View Single Post
Eski 08-01-2015, 23:59   #5
pria
Ağaç Dostu.
 
pria's Avatar
 
Giriş Tarihi: 06-08-2009
Şehir: Çanakkale
Mesajlar: 6,448
İkinci tuhaf durum -ya da komedi- şu: Zeytinliği olanlar, zeytinyağı üretenler gayet iyi bilirler ki boğazı yakan yağ, asidi en yüksek ve en kalitesiz yağdır. Bir sene öncesine kadar yağ fabrikalarından neredeyse yok paraya asitli yağ alınır, türlü romantik hikâyelerle satılırdı. Şimdi birkaç gömlek daha düştü çıta. Yağ fabrikalarının “sabunluk yağ” diye ayırdıkları, litresi 2-3 TL’den satılan zehir gibi asitli yağları topluyorlar. Son derece acayip bir imaj yaratma çabası ile şöyle cümleler kurup satıyorlar: “Yağın iyisi boğazı yakar. İçin. Boğazınız yandı, değil mi? Oh. İşte o eşittir süper yağ!”

Absürt falan deyip gülüyoruz da aslında bu en kibar ismi ile dolandırıcılık. Benden okumakla yetinmeyin, Egeli, zeytinlik sahibi olan, göbekten zeytin çiftçisi olan bir tanıdığınız, yakınınız vardır mutlaka, onlara da sorun bunu. Doğru bilgiler yayılmalı. Bilgi evrenseldir.



Zeytin nedir? Tuz, su, sirke, limon. Bu dörtlünün kimi zaman ikisi, kimi zaman üçü, kimi zaman da dördü birden zeytinin türüne göre birlikte ya da ayrı ayrı zeytin işleme prosesine girer. Ortaya çıkan ürüne de sofralık zeytin denir. Doğal zeytin de bunun ötesi değildir. Boya işin içine girmez. Kostik girmez, koruyucu girmez, kabuk inceltici girmez. Giriyorsa orada bir sorun var demektir.

Doğal zeytin, suyundan çıktıktan sonra 4-5 gün içinde hafiften beyaz beyaz pamukçuklanmaya başlar. Bunu engellemek için yapabileceğiniz tek şey yağlamaktır. Bekletildiği halde pamukçuklaşmayan zeytinler falan… İşte onlar enteresan…!


Pınar Kaftancıoğlu

Bunları da Açıklasınlar « Kuraldışı Dergi

pria Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön