![]() |
|
|
|||||||
![]() |
|
|
|
Dış Bağlantılar | Konu Araçları | Mod Seç |
|
|
|
|
#1 |
|
Ağaçsever
Giriş Tarihi: 23-05-2008
Şehir: Manisa
Mesajlar: 44
|
Bugün başbakanlığa (www.bimer.basbakanlik.gov.tr) aynı alan üzerinde ikincil ürünlerin (örneğin ağaçlandırma sahası içerisinde çok yıllık mera otları ekerek hayvancılık da yapılabilir) yetiştirildiğinde neden çayır mera tesislerine destekleme verilemeyeceği konusunda dilekçe yazacağım. daha önce www.bimer.tarim.gov.tr bilgi iletişime yazdığımda bana şu yönetmeliğin, şu maddesi, şu fıkrası gereği destek yok denildi. Bakın arkadaşlar sadece bu teşviği yaptırmak bile bağı bahçesi olan vatandaşı mera otları ekerek hayvancılığa teşvik edebilir. veya suni yemden kaynaklanan yetiştirme maliyetlerini azaltabilir. duyarsız kalmak istemiyorsanız lütfen sizde yazın. "Neden ağaç altı çayır ve mera bitkileri yetiştirmeye tarımsal destek verilmiyor". |
|
|
|
|
|
#2 |
|
Ağaç Dostu
|
Merhaba. Devletimizin ulusal bir tarım ve hayvancılık politikası hala yok gibi. Günü kurtarmaya uğraşıyoruz. Köylümüz de adeta gelişime direniyor. Hayvancılık yapabilmek için mera gerekiyor. Ancak Çanakkale ve Balıkesirde gördüğüm uygulamalar beni çok üzüyor. Dağın başındaki köylerde bile bakıyorum Konyadan gelen yem kamyonları var. Tembel köylümüz arazisini ekip biçmeye üşeniyor. Çanakkale, Bayramiç, Çan ve Biga taraflarında hayvancılık hazır yeme dayalı yapılıyor. Devlet, hayvana, yemine, aşısına, ekip biçeceğin tarlana, soğutma tankına, sağma makinasına ve aklıma gelmeyen daha birçok şeye de ayrıca geri dönüşümlü veya hibe desteği de veriyor. Buna rağmen hayvancılığın sadece et veya süt fiyatlarındaki istikrarsızlık yüzünden gerilemesi düşündürücü. Hayvancılığın geliştirilebilmesi için daha yapılacak çok şey olduğuna inansam da, Akıllı, Mantıklı ve bilinçli yapılan hayvancılığın zarar edeceğini düşünmüyorum. Saygılar |
|
|
|
|
|
#3 | ||
|
Ağaçsever
|
Alıntı:
Sayın lilium pancar konusunda kota koyulmasının nedeni kimine göre yurtdışından şeker getirtmek kimine göre ise depolarda çürümesini engellemek. Yıllarca her gelen pancar alındı ve depolara koyuldu hem de toprağı ve çamuruyla birlikte. Soğuk hava depolarında harcanan elektriğin rakamlarını bir araştırın isterseniz. Fazlasıyla alım yapıldı ve depolarda biriktirildi. Ertesi sene yeni ürünler gelince yer yok diye eskiler çöpe yeniler depoya. Oysa çok az bir kısmı şekere dönüştü. Her gelen siyasi kendi adamını şeker fabrikalarında işe aldı. Bu fabrikalar özelleşmeden önceki çalışan işçi sayısı neredeyse bir kasaba nüfusu kadar. İşin bir de pancar yetiştirme boyutu var. Her sene aynı tarlaya pancar ekti çiftçi. Kontrol yoktu. Ve sonunda “Sadık yâr kara toprak” hastalandı. Geçen sene 3 yıl olan ekim süresi 4 yıla çıkartıldı. 4 yıl geçmeden aynı tarlaya pancar ekilemiyor artık. Şimdi siz buna ister dış güçlerin kendi şekerini satmak için oyunu deyin ister başka bir şey. Ben sadece şunu derim Toprak can çekişiyor. Nevşehir’de geçen yıl patates ekimi yasaklandı. Her sene patates ekilen tarlalar isyan etti. Çıkın bakın pazara patateslerin şekli nasıl bozulmuş. Birkaç yıla kadar patates te kontrollü ekilecek. Kimin yararına peki. Sayın delimus sizin bölgenizde kesif yem yapmak zor olabilir ama benim bölgemde bu iş gerçekten kolay. Elektrikli yem kırma makinesi imalatı yapan yerler var. Ve devlet bu makinelerin parasının yarısını veriyor. 10 hayvanı olan bir çiftçiye gerekli olan makine 500-600 lira civarında. Kendi arpasını mısırını burada yetiştirip kendi hayvanlarına veren çiftçilerimiz de var burada. Hem de öyle büyük çiftçi de değiller. İşte size örnek. Ama diğer taraftan devlet bana yem yardımında bulunsun, sütümü alsın, elektrik borcumu affetsin diyenler. Alıntı:
|
||
|
|
|
![]() |
|
|