View Full Version : Liquidambar orientalis (Anadolu Sığla Agacı)
Familya: HAMAMELIDACEAE
Liquidamber orientalis [ Anadolu Sigla Agaci ]
Kisin yapraklarini doken 15-20 m. boylarinda kalin dalli, genis tepeli bir agactir. Govdelerinde patolojik balsam kanallari bulunur. Bu olay bir yaralanma sonucu, yani dis etkilerle olusturulur. Tomurcuklar 6-8 pulla ortulu olup, sarmal dizilidir. Yapraklar ince, uzun, sapli, 3-5, bazen 7 lobludur. Ayrica bu loblarin kenarlarida keskin dislidir.
Cicekler apetalae'dir. Teker teker degil, uzun bir sapin ucunda baslik halinde kurullardir, bir cinslidir. Erkek ve disi cicekler birbiri ile kaynasmislardir. Bunlardan erkek cicekler terminal durumlu bir salkim halindedir. Disi cicekler ise yapraklarin koltuklarinda yan durumlu olarak bulunmakta ve bunlar birbiri ile kaynasarak, olgunlastiginda adeta sert, dagilmayan kuremsi kurullar halindedir. Ozellikle stiluslar batici diken gibi olur. Ovaryum iki gozludur. Meyce cepticit kapsuldur.
Siglalar Tersiyerden kalma endemik ve ozellikle relik bitkilerdir. Bunlardan biri olan L. orientalis. Anadolu Sigla Agaci yalnizca Turkiye'de Guney Batı Anadolu'da Marmaris, Koycegiz, Dalaman, cayi etrafinda taoplanmistir. Buralarda kiyi duzluklerinde, dere kenarlarinda alluviyal topraklarda iyi yetisir. Saf **** Kizilcam, Karaagac, Kizilagac, Cinar ve benzeri yaprakli turlerle karisik olarak yaklasik 5000 hektar bir alanda yayilmaktadir. Bu endemik ve relik onemli turun, yapisi ve varligi duzensiz yararlanmalarla gittikce azalmakta ve bozulmaktadir. Bu nedenle Anadolu Sigla Agacinin bulundugu alanlari SIKI bir sekilde koruma altina alinmasi zorunludur.
Anadolu Sigla Agacinin kabuklarinda yara acilarak elde edilen sigla yagi (Styrax Liquidus) iceriginde tarcin asidi, styracin, Styrol ve Storesinol gibi maddeler vardir. Kullanim alanlari olarak basta pomat halinde uyuz ve mantar hastaliklari gibi cilt hastaliklarina karsi cok iyi bir antiseptik ve parazit oldurucusudur. Dahilen astim ve bronsit gibi ust solunum yolu hastaliklarinin tedavisinde kullanilir. Ayrica parfumeri ve sabun endustrisinde kullanilan iyi bir fiksatordur. Ote yandan Sigla yagi uretiminden arta kalan madde (Cortex Thymiamitis), cami ve kilisilerde tutsu ve yaki halinde kullanilir.
http://img132.imageshack.us/img132/4044/styrax1wt1.jpg
http://img84.imageshack.us/img84/9878/image001kj9.jpg
http://img84.imageshack.us/img84/2119/sugandahkokilajo8.jpg
http://img146.imageshack.us/img146/2271/12od6.jpg
Kaynak: Tohumlu Bitkiler (Spermatophyta) Rahim ANŞİN - Zafer Cemal ÖZKAN
Selahattin Yılmaz
01-10-2006, 17:20
Daha önceden bende Sığla ile ilgili bir araştırma yapmıştım işte sonuçlar:
Günümüzde sadece Anadolu, Amerika ve Çin'de doğal olarak yayılış gösteren Liguidambar cinsine ait taksonlar,paleontolojik bulgulara göre Tebeşir, Tersiyer,Pleistosen ve Eosen devirlerinde Kuzey Amerika ve Eurasya'nın geniş kesimlerinde bulunmaktaydı.Sığla ağacı esasında üçüncü zamandan kalma endemik bir türdür.Nitekim bugün yaşayan tek türüne rastlanmayan Avrupa kıtasında bile Tersiyerde birçok türlerinin yaşadığı bilinmektedir.Ancak buzul çağından sonra şimdiki yayılış safhalarına çekilmişlerdir.İlk bulunan Liguidambar poleni ve paleosen devrinde ,Kafkasya'nın ve Türkmenistan'ın (Hazar Denizi'nin doğusunda) maden yataklarında ve benzeri yerlerde bulunmuştur.En eski yıllara ait liguidambar polenleri paleosen'de Sibirya ve Kafkasya'da ,alt Oligosen depositelerinde Rusya ve Uzakdoğu'da bulunması bu cinsin jeolojik devirlerde bütün Kuzeydoğu Asya'da geniş yayılış gösterdiğine işaret sayılmaktadır.Weyland(1964) ,Tersiyer ve Tebeşir'de geniş yayılış gösterirken,bugun sahasının çok sınırlı olmasını uzun zamanın etkilerine bağlamaktadır.Szafer (1947) Karpatların kuzey eteklerinde, Depape(1923) aşağı Rhono vadisinde Tersiyer zamanından kalma liguidambar cinsine ait fosilleri tespit etmişlerdir.
LİQUİDAMBAR ORİENTALİS MİLL.(ANADOLU SIĞLA AĞACININ) DENDROLOJİK (ODUN) ÖZELLİKLERİ
Sığla ağacının bugün için Kuzey Amerika ile Güneybatı(Türkiye) ve Doğu Asya'da yaşayan türü kalmıştır.Bu türlerden üçü önemlidir.Bunlar L.styraciflua (Kuzey Amerika'da yetişen tür),L.orientalis(Türkiye'de yetişmekte) ve L.formosana(Doğu Çin ve Formoza adası'nda yetişmekte).
Çınarı veya akçaağaçları anımsatan sığla ağacının tepesi genç fertlerle dar-sivri, yaşlı olanlarda yayvan ve geniştir.Sığla yağı üretimi yapılan yerlerdeki ağaçların gövdeleri düzgün değildir,formları çok bozuktur.Taban suyu seviyesi yüksek yerde yetişen diğer ağaçlar gibi gövdelerinin alt kısmı tabana doğru genişleyerek nayloid bir şekildedir.Sığla yağı ihtihsali yapılan meşcerelerde (Orman alanlarında) ,ağaçların boylarının en fazla 28,5m, çevrelerininde 3 m. olduğu ; sığla yağı istihsali yapılamayan sütçüller'deki ağaçların boylarının ise 35 m. 'ye ulaştığı saptanmıştır.Diğer taraftan cinsinin önemli türlerinden biri olan Amerikan sığla ağacı ,doğal türümüzden 45 m. 'ye varan boyu,120 cm. (Maksimum 96 m. boy ,88 cm. çap )'ye ulaşan çapı ile fark göstermektedir.Ağaçlar çok sayıda kök ,kütük ve su sürgünleri verir ve bu sürgünlerin üzerinde mantarsı çıkıntılar bulunur.Sonbaharda sarı ,koyu kırmızı, ilkbaharda kendine özgü canlı yeşil y,renkli yapraklara sahip olan sığla ağacımız oldukça dekoratif bir bitki olup ,park ,bahçe ve piknik alanlarında kullanılmaktadır.
Kökleri farklı yetişme yerlerinde farklı yapıdadır.Taban suyu yüksek ve nemli olan yerlerde,taban arazide sığ, geniş ve yayvan olup,kök sisteminin küçük ve çok sayıda yan kökleri vardır. Çok rutubetli yerlerde ve bataklıklarda kazık kök geliştirmez .Taban arazide köklerin sığ, yayvan ve geniş olması bazı ağaçların rüzgar ve fırtınaların da etkisi ile devredilmesine neden olmaktadır.Yamaçlarda ve kurak yerlerde ise ağaçlar derine giden kök sistemi geliştirmektedir.
Kubuk genç iken çatlaksız yaşlı iken çatlaklıdır.Kabuklar genç iken rengi grimsi ,yaşlanınca grimsi kahverengi veya kahve renklidir ve meşe ile akçaağacın kabuğunu andırır.Enine ve daha çok boyuna yarıklı olup ,pullar küçük ve büyüktür.Çatlaklar derindir veya bazı bireylerde derinlik fazla değildir.Kesilen kütükler üzerinde yapılan yaş sayımına göre 40 ila 80 yaş arasındaki ağaçlarda kabuk kalınlığı 0.5-1.9 cm. arasında ,çok yaşlı bazı fertlerde ise 4 cm. ye ulaşmaktadır.Kabuktaki çatlama 17 -24 yaşları arasında başlamaktadır.Bazı genç ağaçlarda kabuğun üzerinde ağacın ekseni üzerinde uzanan ince şeritler halinde mantarsı çıkıntılar bulunur.Genç sürgünler önce yeşilimtrak , sonra kırmızımsı-kahverengi olup ,incedir.Çıplak ve parlak olan sürgünler üzerindeki lentiseller küçüktür ve çıplak gözle görülebilir.Yan tomurcuklar sürgünlere çok sıralı sarmal olarak dizilmiştir ve sürgüne az çok yatıktır.Tepe tomurcuğu yan tomurcuklardan biraz daha büyüktür.Yumurta şeklinde ,elipsoid ve sivri uçlu olan tomurcuklar parlak olup pulların kenarı hafif kirpikli , kahverengi sürmeli ve çıplaktır.Pulların rengi elma yeşili-kahverengidir.Ovuşturuldukları zaman aromatik olup ,üzerinde 3 adet iletişlim demeti izi taşır.
Ovuşturulukları zaman tomurcukları gibi aromatik kokulu olan(içerdikleri sığla yağından dolayı)yapraklar morfolojik (yapısal açıdan ) bakımdan çok büyük farklılıklar gösterir.Aynı sürgünlerde yapraklar boyut ve şekil bakımından birbirlerinden farklıdır.Beş loplu ve ışınsan damarlı olan yapraklarda her bir lop genellikle sekonder olarak loplara ayrılır. Ucu küt veya sivri olan lopların sayısı ender olarak 3 veya 7'ir.Yaprakların kenarı ince ve muntazam dişlidir.Dişlerin çok küçük olması özelliği ile çınar ve akçaağaçlardan ayrılır.Yaprak ayasının tabanında, ana damarların birleştiği yerde tüy demetleri saplanmış olup ,bazı yapraklarda söz konusu tüyler yok denecek kadar azdır.Üst yüzleri tamamen çıplak ve parlak yeşildir.Yaprağın sapı ince ve oldukça uzundur. Erkek çiçekler kurul şeklinde ve tomurcukların üst ekseninde bulunanlar sık ve sapsız ,alt tarafında bulunanlar ise daha seyrek olarak yerleşmiştir.eksenin en altında yer alan tomurcuklar ise saplıdır.Ayrıca topuzcuklardan eksenin ucunda yer alanlar daha büyük eksenin alt tarafındakiler ise küçüktür.Renkleri ilk oluştuklarında çok canlı yeşil olan tomurcukların her biri çok sayıda ,uzun ve kahverengi tüylerle örtülü bir pul(Brahte)tarafından taşınırlar. Erkek çiçekler olgunlaştıktan ve polenlerini dağıttıktan sonra ,renkleri soğuk sarı olur.
Dişi çiçekler ilk oluştukları zaman renkleri yeşil olup daha sonraları kırmızımsı renk alır. Üzerleri hafif tüylü olup, meyve içinde dökülmeden kalırlar ve sertleşip odunsu bi hal alırlar.
Meyve ilk oluştuğu zaman canlı yeşil iken, olgunlaştığında açık kahverengi olur. Kasım-aralık aylarıda olgunlaştığında meyveler sertleşir ve odunsu bir yapıya dönüşür. Uzun bir sapın ucunda, aşşağı doğru sarkık olarak durur. Olgunlaştıkları zaman sertleşir, kapsüller açılr ve tohumlar dökülür (meyvesi cok sayıda kapsülden oluşan, gürz şeklinde bir bileşik meyvedir). Meyveler dağılmaz )kapsüller bir arada kalır). Tohumlarını dağıttıktan sonra, kışı, hatta gelecek yazı ağaçta asılı olarak geçirir .Yeni oluşan meyvelerle, geçen yıla ait, tohumlarını dökmüş olan meyvelerin ağaçlarda bir arada bulundukları görülmektedir.
Her bir kapsülde 1-2 adet tohum vardır. Kasım-aralık aylarında olgunlaşan meyvelerde kapsüller açılır, rüzgarın etkisi ile tohumlar dışarı saçılır. Tohumların bir kısmı boştur. Çok küçük kanatlı olan tohumun rengi koyu kahverengidir, basık, dip tarafı yuvarlak, uç kısmı sivridir. Tohum kabuğu parlak, ince ve serttir.
Çimlenme laboratuvar koşullarında, edildikten sonra bir hafta sonra gerçekleşir. Açık havada ise çimlenme süresi 15 gündür. Doğada çimlenme özellikle rutubetli yerlerde kolay olmaktadır. Çimlenen tohumlardan, çenekleri oval, ilk yaprakları loplu olan fidecikle çıkar.
SIĞLA YAĞI ÜRETİMİ VE ECZACILIKTA KULLANIMI İLE SIĞLA AĞAÇLARININ DURUMU HAKKINDA BİLGİ
Sığla ağaçları gövdelerinde normal olarak bulunmayan, yaralanma sonucu oluşan travmatik (yaralanma) balsam kanalları oluşur. Bu balsamından dolayı bu ağaca Latince Liquidus (sıvı) ve Arapça, Amber (kokulu) sözcüklerinden yararlanılarak Liquidambar adı verilmiştir. Sığla ağacından sığla yağının çıkarılması ağaçta yara açılması ile olur. Bu amaçla, önce ağaçlarda yara açılacak kısımlar üzerindeki kabuk mart ayı sonuna doğru yontularak inceltilir. Buna kızartma işlemi denir. Ağaçlar bir ay süre ile bu sekilde bırakılır . Mayıs ayı sonunda, kaşık adı verilen aletle yaraların açılmasına başlanır. Damar denilen bu yaralar, dış kabuk, diri kabuk, kambium ve çok az miktarda da diri oduna girecek şekilde açılır. Bir hafta sonra, yaralar tazelenir ve bu işleme ''sır'' denilir . Bu işlemden iki hafta sonra, damarlar içinde biriken yağ kaşık ile sıyrılarak alınır ve buna da ''sır arkası'' denilir. Bundan sonra, esas sığla yağının alınması işlemine geçilir. Temmuz ayı ortasından ekim ayı sonuna kadar sürer. Bu süre içerisinde her 15 günde bir yaralar üzerinde biriken yağ, kabuk, kambiyum ve odun tabakları ile birlikte kaşıkla yontularak alınır. Böylece toplanan yağ ile kabuk, kambiyum ve odun tabakaları yongacıklar halinde olup, buna kapçık denilmektedir. Bunlar işçilerin ön tarafına asılmış torbalar içerisinde toplanır. Bu işleme ''sefer'' adı verilir. Ekim ayı sonunda yaralardan sızan ve sertleşen, oksidasyon nedeniyle koyu renk alan yağ kalıntıları yine kaşıkla kazınarak toplanır. Bu sonucu işlemede ''kara kap'' denilmektedir. Kapçık adı verilen ve yağ ile birlikte kabuk, kambiyum ve diri odun ihtiva eden yongalarbakır kaplarda su içerisinde 0,5 ile 1,5 saat süre ile kaynatılır. Sonra kaynatılan yongalar saplı kabalarda kazandan alınarak keçi kılından yapılmış torbalara konulur. Bu torbalar preslerde sıkıştırılarak sığla yağı çıkartılır ve beton havuzlarda toplanır. Preslerme sonunda torbalar içinde kalan ve yağ ile bulaşmış haldeki artık (küspe) ise kurutulur. Bu artıklara günlük veya buhur adı verilmektedir. Dikili ağaca yara açarak balsam üretiminde sürekliliği sağlamak için ağacın sağlığının korunması gerekir. Ağacın çapı açılan yaranın gövde yüzündeki uzunluğu, genişliği, derinliği ve sayısı çok önemlidir. Üretim süresi, üretime başlama ve son verme zamanı, üretim tekniği ürünün kalitesi üzerinde etkili olur. Ağaç çapının1/3 veya 2/5'i kadar gövde yüzünün yaralanmaması gerekir. Çok küçük çaplı ağaçların yaradan zarar gördüğü, eğrildikleri ve bazen öldükleri görülmüştür. Ağacın 1,30 yüksekliğe sahip yerdeki çapının 20 cm. den az olduğu ağaçlarda üretim yapılmamalıdır yaralar ne kadar uzun, geniş, derin ve çok sayıda olursa yağ üretimi de o oranda fazla olur. Ancak o oranda da ağaç hırpalanır ve ömrü kısalır. Yara uzunluğunun 50 cm, genişliğinin 5 cm.den fazla olmaması gerekir. Ağaç gövdesi üzerinde açılan yara sayısı çapa göre değişir. Örneğin 25cm. çapa 3 yara açılabilir. Bundan sonraki her 5 cm. çap artımında bir yara daha açılabilir. Sığla ağaçlarını yok olması istenmiyorsa, sığla yağı üretimi sırasında yukarıda belirtilen ağacın yaşı ,çapı,yara sayısı,genişliği,uzunluğu ve derinliğine dikkat edilmelidir. Son yıllarda Amerika'da yetişen sığla ağaçlarından yağ elde edilmesinde bizimkinden farklı üretim teknikleri uygulanmaktadır. Sığla yağı (Styrax Liquidus T.K) taze halde iken kahverengimsi, sarı bir rengi ve kendine özgü belirgin bir kokusu, acı lezzeti vardır. İçerisinde sinamik asit (tarçın asidi), sytracin, sytrol, sytron, storesinol ve styrogenin maddeleri bulunmaktadır. İçerdiği tarçın asidi nedeniyle ısıtıldığı zaman tarçın kokusu verir. Sığla, yağı genellikle koyu bal kıvamında olup, özgül ağırlığı 1,091-1,113 gr/cm'tür. Bu balzamın arındırılması ile elde edilen ''Styrax Depuratus'' adlı madde çok değerlidir. Sığla yağı iyi bir antiseptik ve parazit öldürücüdür. Dahilen alındığında astım, bronşit gibi üst solunum yolu hastalıkları ile blenaoraji ve fluoalbus hastalıklarında kullanılır. Pomat ve yakı halinde uyuz, mantar gibi cilt hastalıklarında yararlıdır. Özellikle parfümeri ve sabun endüstrisinde önemli kullanım yeri vardır. Alkoldeki çözeltisi parfümlerin kokularını tespit etmede fiksatör (kalıcı olma özelliği) görevi yapar. Sığla yağı üretimi sırasında arta kalan ve günlük veya buhur adı verilen madde ''Cortex Thymiatis'' ise cami ve kiliselerde tütsü amacı ile yakılarak kullanılır. Sığla yağı çok eski devirlerden beri tanınır. Ticareti Finikeliler tarafından yapılıyordu. Eski Mısırlılar bu yağı mumyaların hazırlanmasında kullanmışlardır.
SIĞLA AĞAÇLARININ TAHRİP EDİLME NEDENLERİ VE KORUNMA TAHRİPLERDEN KORUNMASI İÇİN ÖNERİLER
Sığla ormanlarının en büyük yok olma nedeni, toprağın çok verimli olması nedeniyle yapılan tarla açmaları, sulama kanalları ve otlatmadır. Verimli topraklarda tarla açmak için ağaçlar kesilmekte, ağaç gövdelerinde burgu ile açılan deliklere asit dökülmekle, gövdeye çivi çakılmaktadır. Açılan su kanalları taban suyu seviyesini aşağılara düşürerek, ağaçları kurutmaktadır. Sığla yağı üretimi sırasında uyulması gereken kurallara dikkat edilmemekte, ağaçlar dinlendirmeye alınmadan, sürekli her yıl üretim yapılmakta, bu durumda ağaçları kurutmaktadır.Asıl yayılışını Muğla ili sınırlarında, Fethiye, Marmaris, Köyceğiz'de yapan, ülkemizin relikt ve endemik (az bulunan) ağacı olan, sahaları gün geçtikçe daralan Liquidambar orientalis'i (Anadolu sığla ağacı) koruma altına almamız gerekmektedir. Bunun için sığla yağı üretimi sırasında yukarıda belirtilen kurallara uymalı, insanların tarla açmak, su motopomp-larıyla deinlerden su çekmeleri gibi nedenlerle ağaçlara zarar vermeleri önlenmelidir. Sığla yağı üretimi ana hedef olmamalıdır. Önemli olan bu değerli ağaçların varlığının sürdürmelerine imkan vermektir. Sığla ormanlarının toplam sahası 1949 yılında sayın Prof. Dr. Savni Huş'un doktora tezinde 6312 Ha., Prof. Dr. Hayrettin KAYACIK'ın Orman ve Park Ağaçlarının Özel Sistematiği'' adlı kitabının1981 yılı dördüncü baskısında 5000 Ha. Oalrak verilmekte, bir başka yayında ise 1337 Ha. ya Düştügü bildirilmektedir. 2002 yılı kayıtlarına göre ise mevcut sığla ormanı alanı 3200 Ha. olarak bildirilmektedir.1968 yılında sığla yağı üretiminin 63,1 ton satışının 55,2 ton, Prof. Dr. Hayrettin KAYACIK' ın ''Orman ve Park Ağaçlarının Özel Sistematiği'' adlı kitabının 1981 yılı baskısında yıllık üretiminin 80-90 ton arasında olduğu bildirilmekte iken, son yıllarda üretimi ve satışı giderek azalmıştır. Son altı yılın sığla yağı üretimi ise şöyledir:
1997-2707 kg.
1998-1570 kg.
1999-4198 kg.
2000-3286 kg.
2001-5284 kg.
2002-yaklaşık 2000kg.
2003-yılı için planlanan üretim miktarı 2000 kg. dır.
Son zamanlarda sığla ağaçlarının korunması konusundaki çalışmalar artırılmıştır. Bu çalışmalara değinecek olursak, özellikle sayın MUHİTTİN KIZILEL' in Orman Bölge Müdürlüğü sırasında Muğla Orman Bölge Müdürlüğü' ne bağlı Köyceğiz, Dalaman, Marmaris ve Fethiye Orman İşletme Müdürlüklerinde sığla ağaçlandırmaları yapılmıştır. Ağaçlandırılan bu alanlar dışında üstün kalıtsal nitelikli ağaçlardan oluşan sığla ormanı Fethiye-Göcek' te, Orman Ağaçları Tohum Islahı Araştırma Müdürlüğünün denetim ve gözetiminde tohum meşceresi olarak ayrılmıştır. Köyceğiz'de sığla ağacının biyolojik be biyolojik özelliklerini korumak için 30,0 Ha.lık bir alan biyogenetik rezerv olarak ayrılmıştır. Ayrıca Sütçüler'de sığla yağı üretimi yapılmadığı için, düzgün gövde oluşturan ağaçlar da korunmaya alınmıştır.
Parasal yönden değerlendirilmesine gelince; 2002 yılında üretim birim fiyatı ortalama 5 mil TL./Kg, ihaleli satış ortalama fiyatı ise sığla yağı için 8 mil. TL/Kg, buhur için ise 3 mil. TL/Kg dır . Döviz cinsinde hesaplayacak olursak 1 Kg sığla yağının ortalama fiyatı 5, buhurun 1,75 ve bunların üretim maliyeti de 3 Dolardır. 1968 yılı için verilen üretim miktarı olan 63000 Kg. üzerinden bugünkü satış fiyatları üzerinden elde edilecek kazancı hesaplayacak olursak 63000 kg. ve 5 Dolardan 315000 Dolar, buhurdan ise yaklaşık 20000 Kg. dan ve 1,75 Dolardan 35000 Dolar, bunların üretim maliyeti 3 Dolardan da 189000 dolar masraf ve bunun sonucunda da 161000 dolar kazanç elde edebilecektik. Halbuki 2003 yılı için planlanan üretim miktarı 2000 Kg.dır. Bu miktarın sağlayacağı kazancı hesaplayacak olursak, 2000 Kg. sığla yağından 10000 Dolar, elde edilecek yaklaşık 750 Kg. buhurdan da 1300 Dolar olmak üzere toplam 11300 Dolar gibi çok cüzi bir satış rakamı elde ederiz. Bu rakamdan üretim maliyeti olan yaklaşık 3 Doları da düşersek, bu rakam 5300 Dolar gibi çok daha aşağılara düşecektir.
Üretim rakamlardan da görüleceği gibi, sığla yağı üretimi yıllara göre değişmekte ve son yıllarda giderek düşmektedir. Bunun en büyük nedeni dış piyasada sığla yağının en büyük alıcısı olan Fransa'nın ihtiyacını sentetik olarak üretilen sıla yağından karşılamaya başlamasıdır.
Bir başka neden de kaçak sığla yağı üretimidir. Sığla yağına olan talep artıp satış fiyatı yükseldiğinde, ertesi yıl kaçak üretim artmakta piyasaya kaçak sürülen sığla yağı piyasa ihtiyacını kaçak üretim miktarı kadar doyurmakta, bu da fiyatın düşmesine ve resmi yollardan sığla yağı temin eden tüccarların haksız rekabetle karşı karşıya kalmasına neden olmaktadır.
Dileğimiz, sadece ülkemizde yetişen bu değerli ağacın kıymetini bilmemiz ve varlığının sürmesi ve korunmasıdır.
Klimanjaro,
Paylaşımın için teşekkür ederim..
Mahmut Leventoğlu
27-10-2006, 14:54
İsparta nın Sütçüler ilçesi sınırları içinde SIĞLA ORMANI TABİATI KORUMA ALANI mevcuttur. Bileniniz varmı? Burası Ahmet Kuşçu tarafından Tabiatı Koruma Alanı olarak ilan edilmiş olup Mührü alınmıştır.
eceerkal
06-11-2006, 15:07
Bu ağaçtan bayramda fethiye bölgesine yaptığım gezi sırasında haberim oldu. Oldukça ekonomik değeri olmasına karşın ve önemli ihrac ürünümüz olabilecekken anladığım kadarıyla ekili alanların azalmasıyla birlikte bu özelliğini kaybetmiş durumda. Klimanjoro'nun vermiş olduğu bilgiler bu konudaki bulduğum en kapsamlı bilgi durumunda. Sığla yağı ile ilgili yurtdışından tarafımıza ithalat talebi iletildi, benim öğrenmek istediğim bu yağın küçük işletmelerce mi yoksa tamamen ekili alan sahiplerince mi çıkarıldığı, üretildiği, kaçak üretimden bahsedilmiş bunun ne anlama geldiği, ( amerikada yeni üretim tekniklerinden bahsedilmiş, ağaç bu bölgede yetişiyor mu? bir kaynakta da sadece çin rodos ve köyceğiz denmiş çünkü )ve bu üreticilere nasıl ulaşabileceğimiz, güncel üretim meblağlarımız vs. Bu konuda bilgi sahibi iseniz paylaşabilirseniz sevinirim. Teşekkürler
Mine Pakkaner
06-11-2006, 15:24
Eceerkal hoşgeldiniz.
Sorularınıza cevap alabilmek için http://www.agaclar.net/forum/showthread.php?t=2126 başlığına bir göz atmalısınız.
Selamlar.
Selahattin Yılmaz
06-11-2006, 15:41
Sığla benim bu yıl dikkatimi çeken bir bitki oldu hatta açıkça söyleyeyim bu bitkiye aşık oldum. Yukarıda verdiğim bilgilerde benim internette yaptığım araştırmalar neticesinde bu bitkinin peşine düştüğümde elde ettiklerim. Bu yıl tohum toplayıp gelecek yıl çoğaltmak üzere bir kaç kalem ağaç türleri ile birlikte ticari amaçlı yetiştirmeyi düşünüyorum. Sığla yağının ticaretinin nasıl gerçekleştiği konusunda bir şey diyemem ama size bu yıl yaşadığım iki tecrübeye dayanarak tarım ürünlerinin ülkemizdeki pazarlamasının yapısından bahsedeyim umarım işinize yarar çünki her iki tecrübemde de aynı sistem mevcuttu.
Üreticiler elde ettikleri ürünü yerel tarım ticareti yapan kişilere yine bu kişiler tarafından oluşturulan ve onları kurtaracak kar marjlarını içeren fiyat mekanizması oluştuktan sonra satıyorlar. Ürünün piyasa fiyatı oluşurken piyasaya giren kişiler malı en yukarda satın alacak kişinin toplayıcıya verdiği teklif esas oluyor eğer üretici fiyatı çok isterse toplayıcı üreticiden yüksek fiyat istemesi nedeniyle almıyor bekleyen mal üreticiinin paraya olan ihtiyacına ce aciliyetine göre fiyat düşmelerine uğruyor. Toplayıcının kendi karı esas olmak üzere istenilen fiyatı vermeye hazır olan üreticiler malını satmaya razı olduklarına toplayıcı malı satın alıyor. Sonra biriken mallar sevk olunabilecek çokluğa geldiğinde esas bu işin ticaretini yapan büyük tüccarlara devroluyor. Kimsenin üreticiyi korumak gibi bir amacı olmadığı için burada her zaman zarar gören yine üretici olmuş oluyor çünki anlattığım bu aşamaların tamamında karından vazgeçen sadece üretici oluyor. Toplayıcılarda her halükarda temin ettikleri malın çokluğundan yine karlarını yeterince yapıyorlar. Bunun dışında bazen büyük tüccarlar depo kiralayarak belli alım merkezleri oluşturup alım yapıyorlar.
Kısaca diyeceğim şudur. Orman ürünü olması dolayısıyla mutlaka belli bir izne ve belli bir mevsimlik üretim sezonuna sahiptir. Ve Sığla Ormanlarının o9lduğu yerde mutlaka ticareti gerçekleştiriliyordur. Bu mekanlara gidip piyasa araştırması yapmanız gerekir. Bunun dışında direkt üreticilere de zaten yine bu bölgelere giderek ulaşabilirsiniz veya şansınız varsa forumda bir sığla yağı üretimi yapan bir memleketli karşınıza çıkar.
Sığla yağı ile ilgili güncel rakamları ya devlet istatistik enstitüsünden ya da Orman Bakanlığından elde edebilirsiniz.
Klimanjaro'yu Sıla ağaçı tohumlarını toplarken yakaladım.
http://img100.imageshack.us/img100/9018/img2561ng0.jpg
Selahattin Yılmaz
20-11-2006, 13:53
Teşekkürler Özkan bey. Ben sığla delisi oldum dikkat edin sizide bir yerlerde benim gibi delisi olduğunuz ağacın tohumlarını toplarken yakalamasınlar ;) . Bu arada sizden sonra bende fazla kalamadım çünki hafta sonları tohum toplamaya izin vermiyorlarmış güvenlikçiler uyardı, bende keşfe çıktım ve gözüme başka sığla ağacı kestirdim çarşambaya gidip o ağacın tohumlarını toplayacağım.
Forumumuza hoş geldiniz, umarım bir ağaç dostunu daha siteye çekmeyi başarmışızdır.
Aydınlatıcı bilgileriniz için teşekkürler. Umarım tekrar görüşürüz
Ege Üniversitesi Botanik Bahçesi'nden
1. (http://img527.imageshack.us/my.php?image=liquidambarorientalisslbu6.jpg)
2. (http://img329.imageshack.us/my.php?image=liquidambarorientalissllv8.jpg)
3. (http://img164.imageshack.us/my.php?image=liquidambarorientalisslid7.jpg)
4. (http://img329.imageshack.us/my.php?image=liquidambarorientalisslso8.jpg)
drosophila
22-11-2006, 20:47
sığla ağacı denememiz için tohum toplayacak yeni gönüllüler bulundu galiba:p ben 2-3 meyve kurulu topladım ama içindeki tohumlar gözüme biraz cılız geldi. ve diğerlerine erişemiyorum çok yüksekteler. şu sıralar elinde tohum olan varsa ve gönderebilen olursa sevinirim. . isteyene bendekilerden de yollayabilirim.
Bahçeye uğradıkça toplamaya çalışırım ;) kendim için topladıklarım az çünkü.
Selahattin Yılmaz
23-11-2006, 08:29
Sevgili drosophila, bende de epeyce sığla tohumu var adres verirsen gönderebilirim...
renovatio
05-12-2006, 22:56
bir sığla delisi daha katıldı aranıza...
15 günde çimlendiği söyleniyordu ama 2 hafta olacak neredeyse ve çimlenme belirtisi göremedim,2 tohum koydum saksıma...2 de fidan geçecek elime yakınlarda...Hatay'da yetiştirmeyi düşünüyorum,fidanları memlekette dikeceğim.şuan okulum dolayısıyla afyon'dayım,buranın soğuk iklimine dayanamazlar,ben bile zor duruyorum...
sığla'ya olan hayranlığım "İz Tv de belgeselini" izlememle başladı...yağın üretim şekline kadar değiniyorlardı.ama iz tv ye ulaşamıyorum,bir tel numarası elime geçse belgesel görüntüsünü isteyeceğim,kopyalarını sizlere de yollardım...
Tohum isteyen olursa Muğla Ortaca da Seracılık okuyan tanıdığımdan isteyebilirim,yalnız toplanması yasakmış.Biliyorsunuz ki yabani olarak sadece o yörelerde bulunan ve dünyadaki en kaliteli türü olan Sığla'ya sahibiz ama zamanında değerini bilemeyişimizden şimdi korunma altında...
Bu konuda bilgi paylaşımında bulunmak isteyen arkadaşlar msn adresimden ulaşabilirler.
Selahattin Yılmaz
06-12-2006, 08:40
Sevgili renovatio, madem adını andın İz Tv (http://www.iztv.com.tr/izHakkinda.aspx) ile irtibat kurup videoları istemek veya eğer Programı bulabilirsen orada bulunan videolardan (http://www.iztv.com.tr/izvideo.aspx) bulmak görevi sana ait. Bizde hazıra konarız artık. Sonucu ve görüntüleri bekliyoruz...
renovatio
08-12-2006, 21:44
tamamdır arkadaşlar video görüntüsü pazartesi elimde inşallah bir aksilik olmazsa...yarın elime iki saksı sığla da geçecek...Sanki çocuğum olmuş gibi mutluyum...bugün eve iki afrika menekşesi koydum saksıya :)
Ayrıca belgeselin adı "Sığla'nın Gözyaşları" dır.İz Tv den değil,hiç ummadığım bir şekilde başka bir yerden temin ediyorum.Eee sora sora Bağdat bulunurmuş :)
Belgeselde Sığla ile ilgili çok güzel görüntüler mevcut(daha önce yarısında denk gelip izlediğimden biliyorum) balsamının alınıp,yağının elde edilmesine de değiniliyor.Marmarisin o müthiş güzellikleri ile iki yaşlı çiftin Sığla ile uğraşları da farklı bir güzellik katıyor...
Neyse bi elimize geçsin de :)
Selahattin Yılmaz
08-12-2006, 21:51
Bakalım hangimizden önce geçecek elimize. Hem o kaynaktan izin alırsam ben foruma da o belgesel için link vermeyi düşünüyorum millet faydalansın...
renovatio
10-12-2006, 18:05
tamamdır belgesel görüntüsü elimde ama dvd formatında oldugundan henüz izleyemedim...
2 anadolu sığla agacı da elime geçti...en kısa zamanda minik fidanların resimlerini buraya koyacağım...
ayrıca ben araştırdım ama bulamadım bu ağacın türü cinsi familyası vs bilen/bulan olursa buraya ekleyebilir mi?tüm bilgiler var ama bir o yok...
Familya: Hamamelidaceae - Güvercinagacıgiller
Cins: Liquidambar
Tür: Liquidambar orientalis Mill. - günlük ağacı - sığala ağacı - sığla ağacı
Görünüşleri çınara benzeyen, yaprakları elsi loplu, monoik diklin ağaçlardır. Erkek çiçekler salkım durumunda, dişi çiçekler küre şeklindeki başçıklarda toplanmışlardır. Endemik ve relikt bir tür olup, Güneybatı Anadolu'da, Marmaris, Köyceğiz ve Çine dolaylarında yayılış gösterir. Taban suyunun yüksek olduğu korunaklı yerlerde saf küçük koruluklar oluştururlar. Ülkemiz dışında Rodos Adası'nda da rastlanmaktadır. Gövdeleri çizilmek suretiyle elde edilen sığla yağı tıp ve eczacılıkta önemlidir.
Endemik: Sadece o bulunduğu yörede olan, başka yerde yayılış göstermeyen bitkiler için kullanılır.
Relikt: Çok eski devirlerden beri o bölgede bulunan bitkiler için kullanılır.
Selahattin Yılmaz
11-12-2006, 08:31
Benim bulabildiğim bilgiler:
Orjinal Adı Liquidambar orientalis
Diğer Adları Akamber, Günnük, Sığla, Sığıla
Bilgi
Acıfındıkgiller familyasındandır. Yeryüzünün Üçüncü (Tersiyer) döneminden, yani yaklaşık 65 milyon yıl öncesinden günümüze kalan Anadolu Günlük ağacı (Liquidambar orientalis) dünyada yalnızca ülkemizde, Muğla ilimizin Marmaris, Milas, Köyceğiz ve Fethiye ilçelerinde yabani olarak yetişmektedir. Aynı cinsten Amerikan Günlük ağacı (L. styracifluea) ile Formoza Günlük ağacı (L. formosana) ülkemizde yetişmez. Anadolu Günlük ağacı 20 m'ye kadar boylanabilen, kışın yapraklarını dökmeyen, çınara benzeyen kalın dallı ve geniş tepeli bir bitki olup ya tek cins ya da diğer ağaçlarla birlikte ormanlar oluşturarak gelişir. Çınarınkine benzeyen ama daha küçük ve daha açık renkli olan yapraklan ince uzun saplı, 3-7 loplu ve bu lopların kenarları keskin dişlidir. Yaz mevsiminde açan çiçekleri yeşilimsi renktedir. Aynı ağaç üzerinde erkek ve dişi eşeyli çiçekleri ayrı gruplar halinde bulunur. Kapsül biçimindeki meyvelerinin içinde 1-2 tane küçük tohumu yer alır. Nemli ve humuslu toprakları seven günlük ağacı, döktüğü tohumlarla çoğalır.
Günlük ağacının odunlaşmıs gövdesi üzerinde balsam kanalları vardır. Her ağaçtan iki ya da üç yılda bir, yaz mevsiminde uzunlamasına yarıklar açılarak ağacın güzel kokulu yağı (balsam) ve kabukları alınır. Bu balsam stirol adlı uçucu yağ, vanilin, rejine, sinnanik asit, stirasin ve storesin adlı maddeleri içerir. Parfümeri endüstrisinde iyi bir koku tespit edicidir (fîksatif). Günlük ya da sığla yağı denilen bu balsam, Türkiye'nin tarımda önemli bir dışsatım ürünüdür. Ayrıca tütüne güzel koku vermek üzere kullanılır. Ağacın balsamı alınmış kabukları buhur adıyla dini törenlerde tütsü olarak yakılır.
Tibbi Etkileri ve Kullanımı Piyasada satılan sarımsı gri renkli, bal gibi koyu kıvamlı, güzel kokulu ve acımsı tatlı günlük ya da sığla yağının tıbbi etkileri ve bunlardan yararlanma yöntemleri şöyle özetlenebilir:
• İyi bir antiseptiktir. Yaraların temizlenmesinde ve iyileştirilmesinde dıştan uygulanır.
• Ciltte ve saçlı deride de antiseptik ve temizleyici olarak dıştan uygulanır.
• Uyuz ve mantar gibi deri hastalıklarında günlük merhemi ya da yakısı şeklinde uygulanarak, asalak öldürücü ve iyileştirici etkilerinden yararlanılır.
• Mide ve onikiparmakbağırsağı ülserlerinde yara iyileştirici niteliğinden yararlanılır. Bunun için günlük yağı sulandırılıp içine bal ya da şeker katılarak tatlandırılıp içilir.
• Ayrıca günlük yağı balgam söktürücü, nefes darlığını giderici ve bedeni rahatlatıcı etkiler taşır. Bunun için bir önceki maddedeki gibi tatlandırılıp sulandırılarak içilir.
ceratonia
12-12-2006, 12:38
Atlas Dergisi Geçtiğimiz Yillarda Siğla Ile Ilgilenen Iki Yaşli çifti Konu Etmişti. şu An Dergiyi Bulamadim.lakin Bu Iki Yaşli çift Bu Işten Keyif Aliyordu Fakat Her üretici Gibi Onlarda Emeğinin Karşiliğini Alamamaktan Yakiniyordu.
ceratonia
12-12-2006, 12:40
Siğla Ağaci çokta Dekoratif,peyzaj Değeri Olan Bir Tür.....
renovatio
12-12-2006, 13:39
Atlas Dergisi Geçtiğimiz Yillarda Siğla Ile Ilgilenen Iki Yaşli çifti Konu Etmişti. şu An Dergiyi Bulamadim.lakin Bu Iki Yaşli çift Bu Işten Keyif Aliyordu Fakat Her üretici Gibi Onlarda Emeğinin Karşiliğini Alamamaktan Yakiniyordu.
o dediğin yaşlı çift İsmet BAKA ve Eşi(eşinin ismini hatırlayamadım)
İsmet Amcam(öz değil ama o kadar sevdim,henüz yüz yüze gelemedik nasipse önümüzdeki günlerde Muğlaya gidip göreceğim) 16 yaşından beri bu işi yapıyor ve şuan 70 küsür yaşlarda(yanılmıyorsam 74)
Atlas'ın o sayısını kaçırdığıma üzüldüm,bulunduğum yere bazen gelmiyor bazense numunelik bir iki tane gelip bitiyor.
Ama o yaşlı çifti Marmaris Belediyesi'nin İz Tv ile çektiği belgeselde de görebilirsiniz.Biliyorsunuz belgeseli ücretsiz edinebiliyorsunuz,marmaris belediyesine telefon açıp adresinizi bırakmanız yeterli...Dvd formatında geliyor belgesel...
ceratonia
12-12-2006, 16:52
Buldum...atlas'in 2006 Nisan-157. Sayisinda 34-54. Sayfalarda Konu Edilmiş.
renovatio
12-12-2006, 22:51
Buldum...atlas'in 2006 Nisan-157. Sayisinda 34-54. Sayfalarda Konu Edilmiş.
ben de atlasın 12 sayısının 1 cd de olduğu cd mevcut.herhalde onlar ya son 12 sayı ya da 2005 sayılarıydı...siz de var mı bu dergi?
ceratonia
13-12-2006, 23:26
Evet var.Aslında Dergi geçmiş sayılarını istek halinde size ulaştırır.Birde şunu söyliyeyim internette atlas dergisi yaz,dergi başlığında bu sayıyı teferruatsız gösteriyor.
renovatio
14-12-2006, 16:19
elinde veya çevresinde sığla fidanı/ağacı olanlara bi sorum olacak;
anadolu sığlası koyu yeşil den açık yeşile,sonra sarı,daha sonra kırmızı ve son olarak da bordo rengini alıyormuş,sizdekiler veya diğer türlerini gördüyseniz onlarda öyle mi?
yaprakları haricinde kabuklarında da kokusu var mı?gövdeden balsam alınıyor mu/geliyor mu?
şimdilik böyle...
Aaaa!
Tekirdağ'da bir sığla (Günlük) ağacı.;)
Sağdaki pencerede.
Daha küçük ama büyüyecek.:D
http://img169.imageshack.us/img169/980/gnlkgb3.jpg (http://imageshack.us)
Ben de bu ağacın hayranlarındanım.Renovatio İsmet Baka ve eşi ile tanıştığını yazmış.Rica etsem beni onlarla görüştürebilir mi?Bende de bir adet 4metre boyunda var.Fotoğrafını göndereceğim.
serengeti
17-02-2007, 17:53
Merhabalar, Bende yeni öğrendim ve 15 şubat ta İz tv de seyrettim belgeseli inanılmaz güzel bir belgesel hazırlanmış, galibada ödül almış, bu reçineli ağaç fidanından elinde olan varsa bende almak isterim. ilgilenen olursa sevinirim
ayrıca yukardaki bilgiler için ne kadar teşekkür etsem az zaten bu siteyi üniversite m olarak görüyorum. İnanılmaz mutluyum, ellerinize gönüllerinize sağlık
Klimanjaro sığla fidanı bulabilir sanıyorum. Onunla irtibata geçebilirsiniz.:)
Selahattin Yılmaz
17-02-2007, 23:40
Peyzajda kullanılan Sığla fidanı Amerikan sığlası denilen Liquidamber styraciflua türüdür diğerlerinde yetiştirmede **** adaptasyonda sorun yaşayabilirsiniz. Anadolu sığlası fidanı bulmak zor ama imkansız değil, karar verirken yetişecek yerin özelliklerie göre karar vermek lazım. Yoksa fidan bulmak kısa bir araştırmaya bakar...
serengeti
18-02-2007, 01:33
:o Hocam, tv de izlerken bir kalkıp bir oturdum heycandan deneyeceğim çınar ve benzeri bitkilerin yetiştiği doğal ortamda denemek istiyorum tek korktuğum boyu,o nefis koku erguvanlar gibi koksun istanbulda bu sevgime zannediyorum olur.
SIĞLA’NIN GÖZYAŞLARI”NA EN İYİ BELGESEL ÖDÜLÜ 30.01.2007
Marmaris Belediyesi’nin katkılarıyla İz Tv tarafından hazırlanan “Sığla’nın Gözyaşları” adlı belgesel Çağdaş Gazeteciler Derneği tarafından Yılın Başarılı Tv Belgeseli ödülüne layık görüldü. Her sene geleneksel olarak düzenlenen ödül töreni bu sene 14 Ocak 2007 tarihinde gerçekleştirildi. Haber, fotoğraf, röportaj, inceleme-araştırma gibi kategorilerin yanı sıra televizyon programları dalında da ödüllerin verildiği organizasyonda sığla ağacını tanıtan “Sığla’nın Gözyaşları” adlı eserle Evren Toparlak “Tv Belgesel” dalında ödüle layık görüldü.
Marmaris Belediyesi’nin katkılarıyla geçtiğimiz Haziran ayında hazırlanan belgesel sığla ağacının öyküsünü hüzünlü bir dille anlatıyor.
Marmaris Belediyesi sitesinden alınmıştır.
Selahattin Yılmaz
18-02-2007, 17:28
Yakında o belgeseli burada bulacaksınız... Ne yapalım izleyenler ya yerinde zıp zıp zıplasın **** oturup ağlasın...:)
Ben bu ağaç hakkında geniş bir araştırma yapıyorum.. Siteyide öyle buldum zaten. Bu konu hakkında daha çok bilgi toplamam için bana yardım ederseniz gerçekten çok sevinirim.
Selahattin Yılmaz
24-02-2007, 20:58
Sevgili olympe, foruma hoş geldiniz. Siz sorularınızı sorun size elimizden geldiğince yardım yaparız. Ama önce bu başlığı iyice okuyun...
Sevgili olympe ödevlere yardım konusunda çok katı kurallarımız var.
Ödevlere Yardim Talepleri (http://www.agaclar.net/forum/showthread.php?t=1006) başlığını okur musun? :)
Okudum bilgilendim :) Marmariste yaşadığım için buradaki Milli Parka gittim gerçekten sığla ağaçları harikaydı... Ama şimdi tek ihtiyacım olan konu ile ilgili bir tez onuda bulabilirsem gerçekten çok iyi olacak.
Selahattin Yılmaz
25-02-2007, 17:01
Bu bahsettiğiniz tezi zaten yukarda mesajları bulunan ve sığla gönüldaşı sevgili renovatio hazırladı. Ona mail atınız bakalım ne çıkacak.
renovatio
27-02-2007, 12:10
Tüm bildiklerimiz burada mevcut, yeni bilgiler edindikçe de hemen ekliyorum zaten :)
Şimdi kafamıza takılan başka bir soru vardı Sevgili Klimanjaro ile ;
Bu Sığla türleri bu kadar birbirine benzerken nasıl ayırt ediliyordu?
Anadolu Sığla Ağacı ( Liquidamber orientallis) gövdesin Sığla yağı alınan tek tür. Peki ama yan yana dikilmiş 3 tür düşünelim Amerikan Sığla Ağacı, Formasana ve Anadolu Sığla Ağacı...
Biraz yaptığım araştırma sonucunda edindiğim kısıtlı bilgi var ama daha teferruatlı bir bilgi edineceğim en kısa zamanda ;)
1) Anadolu Sığla Ağacı' nın yaprakları Amerikan türüne göre daha iri oluyormuş,
2) Gövdesindeki delik,derinlik yapısına göre de ayırt ediliyormuş...
Tabi bu anektodlar bazen tutmayabiliyor hatta ayırt edilemeyecek kadar benziyorlar. Bunun da en sağlam yolu Anadolu Sığla Ağacı'nın gövdesinden akan balsamdır ayırt etmekte yine :)
İlerleyen günlerde umarım daha detaylı ve anlaşılır bilgiler ekleyebilirim. Sığla konusundaki araştırmalarım deli gibi sürüyor. Buarada evdeki Sığla'larımda kendini toparladı ve çok iyi gidiyorlar şuan :)
Atilla KÜÇÜKALA
07-06-2007, 10:35
değerli sığla dostları
sığlanın gözyaşları belgeseli fikri Marmaris doğa koruma ve milli parklar mühendisliği yaptığım dönemde marmaris belediyesince yapılacak olan 1. gençlik ve bahar şenliği ana konusunu sığla ağacı olarak belirlememizle başladı. şenlik kapsamında sığla konulu ödüllü fotoğraf yarışması, sığla ve marmarisin bitkisel değerleri konulu panel ve sığla belgeseli yapmaya karar verdik. bu süreçte iz tv ile görüşmelerimiz olumlu sonuçlandı. Sevgili yönetmenimiz evren toparlak hanıma görüşeceği kişi ve çekim yapacağı alanlarla ilgili yönlendiricilik yaptım. sonuçta muhteşem bir belgesel çıktı ortaya. 2007 yılındaki 2. gençlik ve bahar şenliğinde de sığla ağacının korunması konulu resim yarışması düzenlendi.şenlik katılımcılarına sığla sabunu dağıtıldı. coşkun aralın da katıldığı bir gösterim yapıldı gösterim öncesinde bir sunum yaparak sığla konusunda herkesi yardıma çağırdım. marmaris belediyesi ve iz tv ye ve sığla dostlarına teşekkürler. atilla küçükala orman mühendisi
Selahattin Yılmaz
07-06-2007, 11:17
Atilla bey merhabalar. Bu belgesel ve yarışma resimleri elimizde var. Ancak işyerimde internet bulunması dolayısıyla ve MEB rapidsahareyi engellediği için yerleştiripte link koyamadık. Doğrusu 450 MB lık mpeg film için ftp de bulamadık. Ancak resimleri hazırladım onlarda yoğun zamanıma denk geldiği için yerleştiremedim. Bir öğrencimin de yardımıyla en kısa zamanda site galerimize yarışma resimlerini ekleyeceğiz. Bu ekleme konusunda Marmaris belediyesinin Belediye meclisinden iznimizde çıkmıştı.
Atilla KÜÇÜKALA
08-06-2007, 11:10
sevgili selahattin bey,
bu yıl şenlikte yaptığım sunuşu eklemek istedim ancak boyutu büyük geldi düzeltip ekleyeceğim.şu anda bu konuda bir ab projesi hazırlıyorum umarım hibe fon bulur ve bize özel bu ağaca biraz daha katkımız olur. yaptıklarınız için sığla adına hepinize teşekkürler.
Sayın günnük ağacı veya sığla ağacı meraklıları,
Liquidamber orientalis fidesi nerden temin edilir? satışı serbest mi? üreteni var mı? veya temin edebileceğim bir yer bilenininz var mı? elinde fazla tohumu olan var mı?
peşinen teşekkürler
Selahattin Yılmaz
25-06-2007, 14:43
Liquidamber orientalis'in (Anadollı sığlası) küçük fidanları ancak Marmaris, Dalaman civarlarında orman fidanlıklarında bulmak mümkün, yinede sağa sola bir bakayım.
Liquidamber styraciflua (Amerikan Sığlası) küçük fidanı ise (1 yaşında) ise ben temin edebilirim.
denizakvaryumu
25-06-2007, 14:59
Sayın günnük ağacı veya sığla ağacı meraklıları,
Liquidamber orientalis fidesi nerden temin edilir? satışı serbest mi? üreteni var mı? veya temin edebileceğim bir yer bilenininz var mı? elinde fazla tohumu olan var mı?
peşinen teşekkürler
http://www.mineflora.com/product.asp?pid=1937&associate=
.
evet de özelikle orientalis diye belirtilmediğinden styraciflua olacağını varsaysam da mine hanıma sorarım.
teşekkürler
Selahattin Yılmaz
25-06-2007, 15:34
Bu başlıkta fiyat belirtmek istemediğim için fiyatlarla ilgili kısmı Alışveriş başlığına yazıyorum...
denizakvaryumu
25-06-2007, 16:08
evet de özelikle orientalis diye belirtilmediğinden styraciflua olacağını varsaysam da mine hanıma sorarım.
teşekkürler
Orientalis ile styracifla nın yağları yakıldığında kokularında da bir fark var mı?
Bir başka anlatımla mabetlerde yakılan Liquidamber ın sadece orientalis türü mü?
.
Selahattin Yılmaz
25-06-2007, 23:02
Yağ sadece orientalisden elde ediliyor. Diğerlerinin yağları sanırım ya ekonomik değil ya da kaliteli değil...
renovatio
08-07-2007, 01:09
Balsam ve reçine sadece orientalis'den çıkarılıyor.
Normalde Anadolu Sığla'sı koruma altında olduğundan satışı yok diye biliyorum.
Tohumlarının toplanması da yasakmış.
Her geldiğimde yeni bir sığla severi görmek beni çok sevindiriyor. Ama yine de çok seyrek...ayda 1 kişi neredeyse...
Sığla Ağacı için güzel planlarım var. Reklam ve kullanımı açısından.
Marmaris Belediyesi' nden istediğim destek yeterli ölçüde olmadı. Sadece reklamına yatırım yapmışlar. Ama bu ağaca gelir ve üretimi açısından olanak sağlayan kurumlar yok henüz.
Geçenlerde gazeteye demeç verip sığla' yı sabunlarında kullanan bir şirketin, bu ağacın azlığından ve yağından eskisi kadar kullanılmamasından yakındıklarını belirtmişti. Ben bu şirkete e-posta atıp neden yatırım yapmıyorsunuz dedim özetle...Ama cevap alamadım!
Sığla konusunda duyduğum en ufak ip ucu, en az bilgiliden en çok bilgili kişiye kadar herşeye ulaşmaya çalışıyorum. Yüzde 80 olumsuz ve yanıtsız kalan bu çırpınışım beni hiç umutsuz bırakmadı...
Hatırlarsanız bu siteye aylar önce sıfır bilgi ile girip, Sığla ile ilgili bilgi arıyorum tez hazırlayacağımı yazmıştım...
şuan bu noktadaysam bile bu beni mutlu ediyor ve umut veriyor.
Saygılarımla...
Kemal Başer.
renovatio
01-11-2007, 11:19
Yukarıdaki yazımda, Sığla konusuna katılımın çok az olduğunu belirtmiştim.3 aydır tek mesaj yazılmamış, Selahattin Abi nerelerdesin? :) Sığla' nın yalnız olduğunu hissettim, bir gireyim dedim gerçekten de öyleymiş...
Bendeki Sığla fidanının yaprakları sarardı..Ama bu sararma normal bir sararma değil, sanırım soğuk ve toprağından kaynaklanan düzensiz / sağlıksız bir sararma...
Neyse önümüzdeki günlerde, sunum yapacağım. Sunumumu videoya alabilirsem, buraya da eklemek isterim...Sığla konusunda yapılmış tezin ilk videosu olur, araştıranlar için daha eğlenceli, anlaşılması açısından daha kolay olacağını düşünüyorum...
renovatio
03-11-2007, 20:29
The Fountain (Kaynak) 2006 yapımı bu filmi izleyin...
Orda Sığla'yı göreceksiniz...
Selahattin Yılmaz
03-11-2007, 20:37
Sevgili renovatio, hoş geldin. Seni görmek güzel. Buraya yazmadığımızdan dolayı sitem etmişsin haklısın ne diyeyim dünya telaşı koşturmaktan vakit bile olmuyor sağa sola. Ancak galeriye uğrayabilirsen orada Sığla arşivimizin resimlerinin fazlalaştığını göreceksin, marmaris belediyesinin yarışma resimlerini yerleştirdi sevgili Sebahattin Sargın...
kuçukamazon
03-11-2007, 21:18
Günlük ağacının fethiye yakınlarında kampı vardı.Günlük ağaçlarından oluşan bir korlukta kamp yapılıyordu.Deniz kenarındaydı.İlgimi çeken şeyse günlük ağacını yazın görmüştüm ve üzerinde hala yosunlar vardı.Ve sanırım endemik bir tür günlük ağacı.Çınara benziyor.Sayısıda az ve korunması, çoğaltılması gerek.
Selahattin Yılmaz
29-11-2007, 12:03
Linkte (http://www.tarimsalpazarlama.com/ayrinti.asp?Kod=628) sitemizdende alıntı yapılarak yazılmış bir sığla başlığı var.
Atilla KÜÇÜKALA
12-12-2007, 17:33
sığlanın gözyaşları belgeselini dvd formatında adres bilgisini net olan veren arkadaşlara kargo ücretini kendileri ödemek koşuluyla ücretsiz gönderebilirim.bu da sığla severler için güzel bir yeni yıl hediyesi olsun.
lütfen e-posta yazın: akucukala@yahoo.com
ayrıca yazdığımız bir sığla projesinin uygulamasına bir aksilik olmazsa 2008 yılında başlayacağız.
Selahattin Yılmaz
12-12-2007, 18:55
Liquidambar formosana - Doğu Sığlası
26414
26415
26423
Kaynak (http://oregonstate.edu/dept/ldplants/2plants.htm#liquidambar)
Selahattin Yılmaz
12-12-2007, 19:00
Liquidambar orientalis - Anadolu Sığlası
26416
26417
26424
Kaynak (http://oregonstate.edu/dept/ldplants/2plants.htm#liquidambar)
Selahattin Yılmaz
12-12-2007, 19:21
Liquidambar styraciflua - Amerikan Sığlası
26418
26419
26420
26421
26422
Kaynak (http://oregonstate.edu/dept/ldplants/2plants.htm#liquidambar)
Sayın hocam, sizden aldığım sığla ağacını şimdilik saksıda tutuyorum, şu an hiç yaprağı yok. Hepsi döküldü, mevsimidir diye bekliyorum. Niyetim bu kışı balkonda saksı içinde geçirtip, Mart ayının sonunda bahçeye aktarmak. Yanlış bir şey yapmıyorum değil mi?
Lale ağacında umut yok gibi görünüyor, beklemekteyim.
Saygılar.
Selahattin Yılmaz
13-12-2007, 18:50
Şimdilik siz bitkilerinize bakmaya devam edin baharda şartlarımıza bakalım. O zaman size söyleyeceğim özel şeyler olacak onu uygularız. Lale ağacı konusudna ise sevgili bonsaisan'ın tavsiyesi olan buradaki (http://www.superthrive.com/) ürünü tavsiye edeceğim ama benimde bir yol bulup temin etmem gerekecek.
enginpeyzaj
13-02-2008, 12:19
merhaba arkadaşlar.
elimde çok miktarda sığla tohumu var. ama nası ekiceğimi bilmiyoum. tohumdan nası üretebilirim. bana detaylı bi şekilde anlatan olabilirse çok memnun olurum. ayrca isteyenlerle tohularımı paylaşabilirim. teşekkürler.
renovatio
01-03-2008, 23:05
son eklediğin resimler çok güzeldi Selahattin abi, daha cok Amerikan Sığla'sının detaylı resimleri vardı; özellikle tohum ve yaprak resimlerini çok güzel göstermişler. Tebrikler bu güzel resim ve araştırmalar için..
Hatay' a diktiğim Anadolu Sığla'sı 1 yılını doldurdu. Kışı da hasarsız atlattı, sadece kış başlarında yağan dolu sonucunda henüz dökülmeyen yaprakları eper zarar görmüştü. Şuan ki büyüklüğü 1 metreye yakın. 1 yılda 1 karış büyümüş. Artık daha hızlı büyüyeceğini düşünüyorum.
yalnız tek sorun yaprakları hep yeşil kalıyor sonra kuruyup dökülüyor. Sarı ve kırmızı renkleri henüz göremedim, sanırım zamanla olacak...Umarım bu son baharda bu renkleri görebiliriz.
çınaraltı
04-03-2008, 23:49
Sığla ekibine ben de katıldım.
Buradan (http://www.ibiblio.org/pfaf/cgi-bin/arr_html?Liquidambar+orientalis) Anadolu sığla ağacı üretimi ile ilgili bilgi edindim. İngilizce orijinal metinden orta seviye ingilizcemin elverdiği kadarıyla üretim yöntemi şöyle;
Ekim sonu - Kasım başında tohumlar tazeyken toplanır. 1 - 3 ay katlamaya alınır. Mümkün olduğunca Ocak ayında tohumlar ekilir. Bazen çimlenme 2 yıl sürebilir. Çimlenme oranı çok düşüktür. İlk kışında soğuğa toleransı olmadığı için ilk kışı serada geçirmelidir. Gövde odunlaştıktan sonra ikinci yazında toprağa dikilebilir.
Çelikle üretiminde ise;
Yarı odunsu çelikler Temmuz-Ağustos
Kök sürgünleri Eylül-Ekim
Daldırma ile Ekim-Kasım aylarında.
enginpeyzaj için umarım faydalı olmuştur.
renovatio
11-06-2008, 17:13
sevgili çınaraltı,
Anadolu Sığla Ağacı'nı togum harici üretmek mümkün mü? Ben sadece tohumla üretebiliriz sanıyordum?!
Önceki yıllarda sığala tohumlarından başarılı bir şekilde fidan elde edebiliyordum. Ancak geçtiğimiz sonbaharda topladığım tohumları bu sene baharın ilk günlerinde ektiğim halde hala filizlenme olmadı. Üstelik aynı ağaçtan tohum almıştım. Zaten çevremde tek bir ağaç var :) Başka bir kaynak yok :p Acaba bu sorun neden kaynaklanıyor? Ekim için kullandığım ortam torf +perlit karışımıydı. Önceki filizlendirmelerde de aynı karışımı kullanmış ve katlama yapmamıştım. Tohumlar oda sıcaklığına kadar beklemişti. Hatta 1 sene bekleyen tohumlar bile filizlenmişti. Bu senekileri taze iken ektim.
Diğer üretim tekniklerinde başarı oranı nedir acaba? Çelikle üretimi deneyen oldu mu? Çınaraltı diğer üretim şekillerini de önermiş. Eğer yapılabiliyorsa harika olur. Başka yöntemlerle ve hızlı bir şekilde fidan elde etmek isterim. Bir de Çınaraltı bu yöntemleri nasıl yapacağımızı biraz daha ayrıntılı verebilirse çok sevinirim. Şimdiden çok teşekkür ederim.
Bazı bitkilerin tohumları dormant bir faz geçirmesi gereklidir. Bunu beklemenin yanı sıra dormant fazı kısaltan, kıran yöntemler de var.
Ancak sığla tohumları böyle bir dormancyi isteyen bir tür mü bilemem.
çınaraltı
13-06-2008, 15:45
Sevgili arkadaşlar;
Sığlayı çelikten üretmeyi hiç denemedim. Bu konudaki bilgim sadece web araştırmasından. ABD'de deki fidanlıklarda çelikten üretim yapılıyormuş. Biz de bu Temmuz ayında yarı odunsu çelikleri deneyelim bakalım.
Yaklaşık iki yıllık sığala fidanlarımdan ikisinde "air layering" ile köklendirme denemesi yaptım. İki hafta geçtikten sonra kontrol etmek için bir tanesinin naylon tabakasını araladığımda bir noktadan köklendiğini gördüm. Selahattin Bey'in göndermiş olduğu köklendirme hormonunu kullanmıştım. Henüz torfu tamamen açıp bakamaya cesaretim yok. Fakat bir iki hafta daha bekleyip açmayı düşünüyorum. O zamana kadar toprağın nemli kalmasına dikkat edeceğim. Bundan sonraki aşama büyük bir ağaçta bulunan kalın bir dalda köklendirme yapıp saksıya almak olacak. Acaba bu mevsim yaşlı bir ağaçta köklendirme için geç olabilir mi?
Dikkatsizlik sonucu kestiğim ya da hasar verdiğim narin uç sürgünleri de suya koyup köklendirmeyi denedim. İki hafta geçti, köklenme olmadı.
Bu sene tohumdan verim alamadım. Fakat yeni yöntemlerle çoğaltma işlemini yapmayı öğrenmiş oldum.
renovatio
29-08-2008, 19:23
25 Ağustos ta bir kızım oldu...
Ve adı "Sığla"
:)
Step Floribunda
25-12-2008, 13:54
Geç oldu fakat Allah analı babalı büyütsün. :))
renovatio
07-01-2009, 16:12
Geç oldu fakat Allah analı babalı büyütsün. :))
fazla bakılmıyor bu konuya. ilk zamanlar Sığla büyük ilgi görüyordu. ben de arada bakıp cıkıyorum.
teşekkürler buarada cevabınız ve iyi niyetiniz için.
4 ayı bitti. zaman ne cabuk geçmiş.
AgacSevdalisi
15-01-2009, 15:01
teşekkürler bilgiler güzeldi
Açıkçası "Aaaaaa sığla ile başlık var" diyerek ben de hızla girdim ama 3 sayfada bitti. :( Hatta ilk heyecanla bonsai bölümünün altındaki BU BAŞLIKTA (http://www.agaclar.net/forum/showthread.php?t=1202&highlight=s%FD%F0la&page=2) yazdım ilk sığla mesajımı.
Benim sığlalar şu anda kış uykusundalar. Sığla'dan daha çok sığlacıklar.
Amerikan Sığlası ile gerçekten çok benziyor görünüyorlar. Onların da yapraklarında benzer bir aromalı koku var mı?
renovatio
09-05-2009, 02:27
sevgili kaktüs , etrafına koku saçan sadece Anadolu Sığla'sıdır. Yapraklarının renk değiştirdiği dönemde gerek yaprakları , gerekse gövdesinden akan balsamı ile etrafına koku saçar.
Ama diğer türlerde bu koku yoktur. Daha çok odunsu yanı kullanılır. Peyzaj içinde iyidir.
Ama Anadolu Sığla'sını değerli kılan bu koku ve balsamdır , reçinedir.
Bu arada Sığla ilgili öğrendiğim çok güzel bir hikayeyi paylaşmak istiyorum;
Sığla ağaçlarının olduğu bölgelerde kamp ve piknik yapan aileler genellikle çadırlarının veya arabalarının üstüne düşmüş Sığla Ağaçları ile karşılaşırlarmış. Ama işin enteresan kısmı bu ağaçların , çadır ve arabalara içinde insan yokken devrilmesidir.
Gece lavabo için çadırdan ayrılan anne içine sinmeyip dönüp uyuyan çocuğunu da alır yanına.. Aradan bir kaç dakika geçer ve çadırın üstüne Sığla Ağacı devrilir.
bu da değişik ve dilden dile dolanan bir şehir efsanesi olmuş o bölgede...
Saygılar..
berduray
13-05-2009, 00:41
Bu gün benim de minik bir sığla fidanım oldu, cinsinden emin olmamakla birlikte Anadolu sığlası olmasını umuyorum. Bu bölgeden aldığım için Anadolu sığlasıdır diye düşünüyorum.
Ama toprak isteği ile bir bilgi gözüme çarpmadı.
Tecrübesi olan hangi cins toprakta daha iyi geliştiğini açıklayabilir mi?
Şu anda poşette, yarın saksıya geçirmeyi düşünüyorum, nasıl bir toprak ister?
Direkt bahçeye ekmeyi de düşündüm ama etraftaki onlarca yıllık zeytinlerin
kökü bahçeyi sardığı için fidanımın yeterince gelişemeyeceğini düşündüm.
Fıstık çamımı araştırmadan ahır gübreli toprağa dikmiştim ve kurutmuştum, aynı hazin sonu yaşamak istemiyorum.
Bilgi aktarabilen olursa ben ve minik fidanım minnettar olacağız, saygılar.
Sığla başlığını görünce okumadan geçemedim.
Okuyunca gördüm ki 2006 da sözü geçen 'Sığlanın gözyaşları' belgeselini ben daha pazar günü izledim.
Belgeseli izlediğimde sadece ülkemizde bulunduğu belirtilen kokulu sığlaya hayran kaldım ve bir daha anladım ki Türk milleti olarak elimizdeki bir hazinenin daha farkında değiliz.
Belgeselin buraya ekleneceğinden bahsedilmiş ama ben göremedim. Unutulduysa hatırlatırım. Bu güzelliği herkes izlemeli.
Aziz Fayda
19-05-2009, 18:27
İzmir-Kemalpaşa-Nazarköy'de yaşıyorum ve ben de sığla delisiyim. Yani aranıza bir deli daha katıldı. Yazılanları büyük bir heyecanla okudum. Okudum çünkü benim de 4-5 yaşlarında Köyceyiz orman fidanlığından getirdiğim üç tane sığlam var. Her sabah çıkıp onları okşar onlarla konuşurum. Onlara elimle değmek bana korkunç mutluluk veriyor.
Bulunduğum bölgede (köyümüzün kestane deresi) yaz kış akan çayın ve üst tabaka suların iyi olması ve devamlı nemlilik olması sanırım benim bahçemdeki sığlaların istediği şartlar olduğundan keyifleri çok iyi.
Ama ben üretim yapmak istiyorum. Köyceğiz orman fidanlığında acaba tohumla mı üretim yapıyorlar ? Yoksa çelikten, ya da havada daldırma mı ?
Bir yazıda havadan daldırma yöntemi anlatılmış. Bu denemeyi çok iyi bilmiyorum, kimden yardım alabilirim.
Bir de bir sığla ne zaman tohum vermeye başlar ? Benim başka bir ağaçta gördüğüm meyvası, ya da tohumu, çınar ağacı meyavasına benziyordu ve daha sert dikenliydi. Bu gördüğüm mü tohum mu ? Yardımcı olursanız sevinirim.
Aziz FAYDA
Aziz Bey
Bitkiler konusunda bir uzmanlığım yok ama Muğladan getirdiğim 1 adet sığla kozalağından büyümekte olan 3 tane sığa fidem var.
Çınar kozalağına benzeyen kozalak kuruyunca gözenek gözenek açılıyor ve içinden çörek otuna benzer tohumlar çıkıyor. O tohumları ekmiştim. Alır almaz toprağa ekmiştim Eylül sonu - Ekim başı idi. Baharda çimlendiler. 3 tane fide olarak büyüdüler. Bu sene de ilk kışlarını atlattılar baharla beraber yeşillenerek büyümeye devam ediyorlar.
Aziz Fayda
20-05-2009, 20:39
Sayın kaktüs,
Sanırım hatayı kozalağı tümüyle dikmekle yapmışım. Dikim yaptığım zamanlarda bu forumda değildim. Çok şey öğreniyoruz.
Acaba yetişkin bir sığla ağacı ne zaman meyva vermeye (kozalak) başlıyor ?
selamlar
Aziz Fayda
06-07-2009, 20:27
Arkadaşlar,
Uzun zamandır kimseler uğramıyor buralara. bir önceki yazımdaki sorularımı tekrar ediyorum. Ayrıca bugün İzmir'de bir belediyenin bahçesine dikilmiş (büyük bir ihtimalle söküm fidanlardı) 25-30 adet sığla fidanı gördüm ve çok şaşırdım. İlk an çok hoşuma gitti ama söküm oldukları ve muhtemelen ilk yıllarıda olduğu için çok cansızlardı, işin daha da kötüsü damlama ile sulanıyordu, dipleri çok kuruydu. Hatta 1-2 tanesi kuruma moduna girmiş. Bu sığlalar tahminime göre amerikan sığlasıydı. Çünkü bende bulunan ve Köyceğiz orman fidanlığından aldığım Anadolu sığlalarına göre farklı olan yerleri vardı. Fidan bedenlerindeki doku ve renk çok farklıydı. İkincisi beim fidanlarım 4-5 metre boyunda ve 5-6 yaşlarında ve henüz meyva vermemişken bunlar daha küçük olmasına rağmen meyvaları vardı. Acaba hakikaten amerikan sığlası mıydı ? Meyvalarından topladım birkaç tane ama sanırım biraz erken.
Yetişkin bir anadolu sığlası ne zaman meyva verir ? Bakıma ya da iklim şartlarına göre değişebilir mi ?
103126
103127
Arkadaşlar, tohumdan ürettiğimiz sığlalar.
tourkana
27-09-2009, 11:26
Sığla yağı... Kokusunu ben Vicks ve tutkal kokusuna benzettim..(tabi bu yakından kokladığımda aldığım ilk izlenim,aynı koku yaprak saplarında da var)
Yabancı kaynaklarda Storax veye styrax diye de geçiyor.
-Parfümeri üretiminde ürün kokusunu kalıcı yapan özelliğinden dolayı,
-Eczacılıkta sakinleştirici ve anksiyete tedavisinde, mide ve yara kapatmalarında kullanıldığını öğrendim.
Fethiye dolaylarında Günlük ağacı deniyor nedeni, her gün Kilise ayinlerinde sığla ağacın kabuğunun yakılarak kullanılması...Kabuk toplama yağdan sonra ikinci bir pazar oluşturmuş bu bölgede..Acil önlem alınması şart, yoksa bilinçsizce kabuğu soyulan ağaçlar kaybedilebilir.
shapsough
17-10-2009, 01:14
1. mesajda yazılan fiyatlara bakıp üzülmemek elde değil. Ama bu Türkiyenin kurtulamadığı bir durum değilmi, her zaman aynı hali yaşamıyormuyuz! Alıştık, garip oLan şu halden ne zaman kurtulunur merak ediyorum. Sığla tohumundan nasıl bulabilir bu fakir, 3-5 tane bahçemizde olsa çok yerinde olur. Esenlikler dilerim..
shapsough
17-10-2009, 01:17
http://www.agaclar.net/forum/attachment.php?attachmentid=104582&stc=1&d=1254039880
Bal gibi duruyor, şu an yanımda olsa tadına bakmaktan çekinmezdim. :)
ozgur0ozdemir
29-10-2009, 02:29
Ben aranızda şanslı olanlardanım galiba çünkü evimin önünde ufak bir sığla ormanı var. Biz kokusuna ve görüntüsüne alıştık o yüzden o kadar da farklı gelmiyor diye düşünürken. İnternette dolaşırken gördüğüm bonsaileri oldukça ilgimi çekti.
Bir de peyzaj ve süs bitkileri bölümüne başladıktan sonra farklı bir gözle bakmaya başladım. Kesinlikle bu ağacı yaymalı ve yaşatmalıyız. Yaşadığımız bölgede bu konuda gerçekten faydalı çalışmalar yapılıyor. Ancak peyzaj amaçlı olarak bu ağacı yayarak hem reklam yapmış hem de bir çok insanı bitkilendirmiş oluruz.
Ben bu konuda üzerime düşeni tohumlardan ve çeliklerden çoğaltmak yoluyda fidanlar üreterek yapmayı düşünüyorum. İstekli kişilerle de bu başlıkta haberleşebiliriz. Ayrıca bir arkadaşımla birlikte bonsai düşüncemiz var. İlerleyen günlerde fotoğraflarla gelişmeleri sizlere aktarmayı isterim.
Shibumi71
29-10-2009, 10:01
Özgür bey,
zannedersem şu zaman tam tohum toplama zamanı, topladığınız tohumların birazına talibim. Hem bonsai için hemde normal olarak ekmek için. Çelik gönderebileceğinizi zannetmiyorum o yüzden talepte bile bulunmuyorum :)
facebook sayfasındada bulabilirsiniz
Enbiya Tan
kalambaklı
29-10-2009, 11:02
Sayın ozgur0ozdemir; Çatı katımda yaptığım 4 metrekarelik seramda bitki tohumları çimlendirmeye çalışıyorum, şu anda çelik te yapılabilir, rica etsem bir miktar tohum ve çeliği yetiştirebilmek için bana gönderebilirmisiniz. Adresimi özel mesajla bildiriyorum.
Ayrıca en büyük hobim bonsai
ozgur0ozdemir
31-10-2009, 17:31
İlgilenen arkadaşlara özel mesajdan ulaştım. Tohum elde etmek için bir iki hafta daha beklememiz gerekecek. Kök sürgünlerinde yaptığım çelikleri ektim. Okuldan (Ortaca MYO)
Oral Hocam şubat mart aylarında odun çeliklerinden daha uygun bir üretim elde edebileceğimi söyledi o yüzden ben çelik alımını da erteliyorum ileri bir zamana kadar.
Özgür bey merhaba.
Bonsai için araştımalar yaparken tanıştım ağaçlar net le.Büyük bir merakla bütün formları
okumaya çalışıyorum.Sığla belgeselini iz tv de izleyip çok etkilenmiştim.Bonsai için uygunmudur acaba ne dersiniz.Tohum **** çelik temininde yardımcı olursanız çok mutlu olurum.Tekrar görüşmek üzere....
kalambaklı
01-11-2009, 13:21
Sayın ozgur0ozdemir; Bulunduğunuz yerdeki sığla ağaçlarının fotoğraflarını bizimle paylaşırmısınız.
Sevgilerimle,
ozgur0ozdemir
01-11-2009, 23:32
Benim bonsai konusundaki bilgim de henüz merak düzeyinde. İnternette rastladığım bonsai fotoğraflarını estetik olarak çok güzel buldum.
http://www.agaclar.net/forum/showthread.php?t=12416
burada turkana isimli üyenin sığladan bonsai çalışmasını takip ediyorum. size de tavsiye ederim.
Sayın kalambaklı yarın ilk işim bu olacak.
zeynep sırtlı
18-01-2010, 11:16
ya bu sıglaların tohumunu koparmak dert valla..anadolu sığlanın tohumunu koparmak çok zor değil ama eğer amerikan sığla ise üniversıtede yolun kenarından umutsuz bır vaka gıbı aşağıdan yukarı tohumlara boş boş bakarsınız..şahsen ben öyle yaptım..:)
renovatio
26-02-2010, 19:38
İlgilenen arkadaşlara özel mesajdan ulaştım. Tohum elde etmek için bir iki hafta daha beklememiz gerekecek. Kök sürgünlerinde yaptığım çelikleri ektim. Okuldan (Ortaca MYO)
Oral Hocam şubat mart aylarında odun çeliklerinden daha uygun bir üretim elde edebileceğimi söyledi o yüzden ben çelik alımını da erteliyorum ileri bir zamana kadar.
Ortaca MYO dediğinizde anılarım depreşti..o günlerde Afyon Kocatepe de Tıbbi ve aromatik bitkiler öğrencisiydim. Sığla Ağacı için dönüp dururdum ortalıklarda, rüzgarda savrulan yaprak gibi...
Okuduğunuz okulda okuyordum nişanlım, ve okulun serasından araklayıp brkaç fidan gönderirdi bana :) Şimdi bir kızımız var daha önceki yazılarımda da yazdım, adı "Sığla"...
neredeyse 1 yıldır girmiyorum siteye biriktirdiğim ve eklemek istediklerim var yine Sığla ile ilgili...
sağladığı yarar ve ağacın özellikleri, Sığla Ağacı'nın rol aldığı filmleri yazmıştım önceki mesajlarımda...Yine Sığla Ağacı'na doyacağınız bir film sunuyorum sizlere..Filmdeki manzaralar ve suyun içinde ormanlar oluşturmuş Sığla Ağaçlarını dört mevsim sizlere sunuyor film...mutlaka izlemelisiniz!
filmin adı "İlkbahar, Yaz, Sonbahar, Kış… ve İlkbahar (2003)"
sığlanın 4 mevsim değişen yaprakları ve kişiliği insan ömrü gibidir. Her zaman yazdıklarım farklı bir filmde destekleyici olarak cıkıyor karşımıza örneklerle...
Bu yaz Bodrum Güvercinlik'te çalıştım. Orda midesinde ülser ve gastrit olan birkaç kişinin daha önce uyguladığı bir yöntemle karşılaştım. "gripin" ilacının dışındaki kornetin içini boşaltıyorlar ve sığla yağını koyuyorlar içine. her sabah aç karnına içiyorlar. Ve böylece sindirim sistemi rahatsızlıkları ve yaralarına çare buluyorlar. kesinlikle çözüm alınmış bir yöntemdir.
sığla ile ilgili düşünceler yazılar görmek güzel.
Saygılarımla...
Emre Kuzu
02-03-2010, 20:49
http://www.hepsiburada.com/fideland-sigla-agaci-liquidambar-oriantalis/ProductDetails.aspx?productId=hrfidelandsigla&categoryId=34000014
Hepsıburada.com' da sığla ağacı satışı gerçekleştiriliyor. verdiğim linkten ulaşabilirsiniz.
Bilginize
renovatio
15-03-2010, 21:58
anadolu sığla ağacı'mı ki bunlar? ben satışı yasak dye biliyorum onun. amerikan olabilir bunlar.
Emre Kuzu
16-03-2010, 00:29
Evet linkteki anadolu sığla ağacı
Yasak konusu hakkında da bilgim yok bir şey söyleyemeyeceğim.
Yasaksada sebebi şu olabilir mi, sığla ağacını bulunduğu ortamlardan söküp satmak isteyen kişilere karşı bir önlemmi, tohum toplamanın yasak olduğu gibi. Ama böylesine değerli bir ağacı üretmek, çoğaltmak için herkese görev düşüyor...
Selahattin Yılmaz
16-03-2010, 21:17
Yasaktan kasıt bu değerimizin ülke dışına kaçırılmasını engellemek. Tohum elde etmek kolay fidan yetiştirmek yasak değil ülke içinde satı yasağıda yok o halde elde etmeniz için bir sebepte yok.
Üstelik yasak olsa bile satışı yapıldığında tür farkını tanıyabilecek kaç kişi gösterebilirsiniz?
neseyıldız
30-03-2010, 14:57
Merhaba,
Sığala fidanıyla ilgili fidanlık telefonu ararken tesadüfen sizin sitenize ulaştım.Sığala ağacıyla ilgilenen ve bu konuda duyarlı pek çok kişinin oluşundan büyük memnunluk duydum.
Son 1-1,5 ay öncesine kadar sığala ağacını doğru düzgün bilmiyordum bile.Lise 2. sınıfa giden bir kızım var.O ve arkadaşı biyolji hocaları danışmanlığında sığala ağacıyla ilgili bir proje çalışması hazırladılar.(Sığala ve okaliptüs ağacını su tutma oranları ve sığalanın korunması, önemi hakkında.)Özellikle tüm şubat tatili boyunca bu konu üzerinde yoğunlaşıp hazırlandılar ve hazırladıkları projeyi Amerikada uluslararası olimpiyat projesi organizasyonuna gönderdiler.International Sustainable World (Energy, Engineering, Environment) I-Sweeep.Bu projeleri de komite tarafından kabul gördü.Nisanın 14'ünde projelerini sunmak amacıyla Amerika'ya davet edildiler.
Projelerinde bilimsel çalışma ve veriler, laboratuvar ortamında yaptıkları çalışmalar, grafikler ve resimler mevcut.Öğretmenleri proje kabul görünce sığala fidanı bulup götürürlerse projenin sunumu açısından iyi olacağını söyledi.
Eşim de 15-20 gün önce Fethiye'ye yaptığı iş ziyaretinde 2 tane sığala fidanı temin etmiş.Fakat bu fidanı uçakta yanlarında götürme imkanları yok.kargoyla gönderebililiriz ama fidan için tarıma uygunluk belgesi istiyorlar.Bu belgeyi nerden temin edebiliriz?
Sizin sitenizde bu konuda çok bilgili ve duyarlı arkadaşların olduğunu farkettim.Dünyadan 60 ülkenin katılımyla yapılacak olan bu olimpiyatta ülkemizi en iyi şekilde temsil etmek ve uluslararası düzeyde sığala ağacının önemine dikkat çekebilmek için sizin önerileriniz ve yardımlarınız ne olabilir?
Ben sitenizde 'sığalanın gözyaşları ' adlı belgeselden haberdar oldum bu belgeselin cd **** dvd'sini nasıl temin edebiliriz.Yazılı ve görsel olarak orda sergileyip gösterecekleri döküman konusunda yardımcı olabilirseniz çok memnun oluruz.
Siz değerli arkadaşların fikir ve önerilerini bekliyoruz.Teşekkürler...
S Güngör
31-03-2010, 03:47
Ben ufak boy amerikan sığlası fidanı edinmek istiyorum. İstanbul'da satışının olduğu yer bulabilir miyim? Ufak boy olması önemli. Bir de bu sığla ağaçlarının soğuğa dayanıklılık sınırı nedir? Trabzon'da yetişebilir sanırım ama mesela Ankara'da su sorununu çözdük diyelim, soğuğa rağmen yetişebilir mi?
renovatio
04-04-2010, 13:06
Ben ufak boy amerikan sığlası fidanı edinmek istiyorum. İstanbul'da satışının olduğu yer bulabilir miyim? Ufak boy olması önemli. Bir de bu sığla ağaçlarının soğuğa dayanıklılık sınırı nedir? Trabzon'da yetişebilir sanırım ama mesela Ankara'da su sorununu çözdük diyelim, soğuğa rağmen yetişebilir mi?
suyu ne kadar seviyorsa soğuğu o kadar sevmez. yetişse bile ağaçtan verim alınamaz.
buarada Neşe Hanım,
kızınızı ve arkadaşlarını tebrik ederim. bu konuda destek olan sizleri ayrıca tebrik ederim.
böyle şeyler duymak ülkemiz adına sevindirici, Sığla söz konusu olduğu için ayrıca mutlu oldum.
bahsettiğiniz konuda bilgim yok. ama bir sorun olmaması gerekirdi gitmesi için. size bu sorunu çıkaran firma mutlaka sorunun ortadan kalkması için gereken önerileri ve bilgileri de sunacaktır. "tarıma uygunluk belgesi" ni o şekilde elde edeceğinizi düşünüyorum. gümrük müdürlüğünden de elde edilebileceğini düşünüyorum. ama bu ağacın yurt dışına çıkarılması yasak, belki bunun ticari amaç değil de proje için çıkarıldığını göstermek amacıyla da belge istiyorlardır.
kızınıza başarılar. umarım sorunsuz başarıyla üstesinden gelebilirler.
S Güngör
04-05-2010, 01:18
Arkadaşlar, istanbul'da Süleymaniye Camii'nin arkasında güzel bir botanik bahçesi var. İçerisinde çok harika bir sığla ağacı var. Benim için çok hoş bir tecrübe oldu çünkü Türkiye'nin güney bölgelerine hiç gitmediğimden sığla ağacı da görmemiştim hiç. Yaprakları acayip güzel kokuyor. Ve amerikan sığlasından çok daha güzeldi bence.
Emre Kuzu
21-05-2010, 17:17
suyu ne kadar seviyorsa soğuğu o kadar sevmez. yetişse bile ağaçtan verim alınamaz.
buarada Neşe Hanım,
kızınızı ve arkadaşlarını tebrik ederim. bu konuda destek olan sizleri ayrıca tebrik ederim.
böyle şeyler duymak ülkemiz adına sevindirici, Sığla söz konusu olduğu için ayrıca mutlu oldum.
bahsettiğiniz konuda bilgim yok. ama bir sorun olmaması gerekirdi gitmesi için. size bu sorunu çıkaran firma mutlaka sorunun ortadan kalkması için gereken önerileri ve bilgileri de sunacaktır. "tarıma uygunluk belgesi" ni o şekilde elde edeceğinizi düşünüyorum. gümrük müdürlüğünden de elde edilebileceğini düşünüyorum. ama bu ağacın yurt dışına çıkarılması yasak, belki bunun ticari amaç değil de proje için çıkarıldığını göstermek amacıyla da belge istiyorlardır.
kızınıza başarılar. umarım sorunsuz başarıyla üstesinden gelebilirler.
Bence ankarada sorunsuzca yetişir.
Eskişehirde güzel yetişiyor. eskişehirle ankaranın iklimi neredeyse aynıdır.
Suyu sevmekle soğuğa dayanıp dayanmayacağının alakasını göremedim.
Söğüt mesela suyu çok sever ama soğuğada bir o kadar dayanıklıdır.
afyon gibi karasal iklimde bolca vardır.
renovatio
08-06-2010, 23:24
Bence ankarada sorunsuzca yetişir.
Eskişehirde güzel yetişiyor. eskişehirle ankaranın iklimi neredeyse aynıdır.
Suyu sevmekle soğuğa dayanıp dayanmayacağının alakasını göremedim.
Söğüt mesela suyu çok sever ama soğuğada bir o kadar dayanıklıdır.
afyon gibi karasal iklimde bolca vardır.
sevgili Kalyon,
bağlantısını şöyle izah edeyim. Sığla saçak kök yapısına sahip bir ağaçtır, bataklık bölgeleri çok sever. Nemli, deniz seviyesinde, sıcak iklime sahip bölgelerde rahatça yetişir.Bu yapıdak bir ağacı kırmızı ve sert kara toprakta nasıl yetiştirecesiniz?İstek duyduğu sıcaklığı ve suyu nasıl sağlayacaksınız?Çınar kadar büyüyen bir ağacı evinizde veya balkonunuzda ne kadar büyütebilirsiniz?Bonsai yapmaksa amacınız belki işe yarar.
Afyon'da okudum ben. 1 fidan 3 günlük yokluğumda odada durduğu halde don yedi ve kaybetmiştik. Ama ağacı çok farklı bir yöntemle bir sonraki bahar ayında ilahi bir şekilde kazandık. Sanırım sevgi ve yoğun ilgiydi onu döndüren, bir o kadar da ağacın isteğine uygun şartları birebir yerine getirmekti.
Öğrenciliğim Afyon'da geçtiğinden elimdeki Sığla Fidanlarının neler çektiğini benden iyi bilemezsiniz...Gelişmiş bir ağaç belki yetişir, ama bu yetişenler Anadolu Sığla'sı değildir. Amerikan Sığla'ları daha dayanıklıdır bizimkilere göre, odunsu yapısından ve ağacın kendisinden payzajda faydalanılır.İç kesimlerde (ısparta'da 1 tane sığla ormanı var) oluşturulan ormanlarda bana göre amerikan sığlalarıdır.
Hatay'da yetiştirmeye çalıştığım Sığla bile uyum sorunu yaşadı, neyseki Muğla ile benzeyen iklim ve toprak yapısı sayesinde yetiştirebildim.
yine de bir deneyin, başarılı olursunuz umarım.
Sığla; suyu ne kadar seviyorsa , soğuğu da bir o kadar sevmez.
Veya ; sıcağı ne kadar seviyorsa, susuzluğu da bir o kadar sevmez
iyi günler.
Selahattin Yılmaz
08-06-2010, 23:58
Amerikan sğlası soğuğa gayet dayanıklı bilginize...
Emre Kuzu
09-06-2010, 00:02
Bekleyip göreceğiz derim ben sadece.
ve bonsai yapmadan da bir ağacı saksıda istediğiniz kadar terbiye edebilirsiniz.
kirangokhan
14-06-2010, 12:14
merhablar,
Sığla ağacı hakkında bu kadar severi görmek cidden hoşuma gitti. Dün Kayseri'deki bir fidanlıktan bonsai yapmak için amerikan sığlası olduğunı söyledikleri bir fidan aldım. Fidanlıktakiler çok fazla bir bilgiye sahip olmadıkları gördüm. Manisa bölgesinden geldiği ve denemek için üniversiteye verdiklerini söylediler.
1mt boyunda, gövdesi toprağa yakın yerde 3,5cm kadar. Dikkatimi çeken yapraklarının çok büyük olmaması ve fidanın orta 1/3 kısmında üstteki resimlerdeki gibi yaşlanmış ve kurumuş gibi görünmesi idi. Yakın bir zamanda resimlerini sizinle paylaşmaya çalışacağım.
kirangokhan
15-06-2010, 11:34
Pazar günü aldığım sığla ağacımın resimleri...
Esin ÖZKAN
24-07-2010, 23:16
Atilla bey merhabalar. Bu belgesel ve yarışma resimleri elimizde var. Ancak işyerimde internet bulunması dolayısıyla ve MEB rapidsahareyi engellediği için yerleştiripte link koyamadık. Doğrusu 450 MB lık mpeg film için ftp de bulamadık. Ancak resimleri hazırladım onlarda yoğun zamanıma denk geldiği için yerleştiremedim. Bir öğrencimin de yardımıyla en kısa zamanda site galerimize yarışma resimlerini ekleyeceğiz. Bu ekleme konusunda Marmaris belediyesinin Belediye meclisinden iznimizde çıkmıştı.
Selahattin Bey merhaba...
Siteyi sığlayla ilgili araştırma yaparken tesadüfen buldum,çok vakit kaybetmiş olsam da artık ben de bu aileye dahilim...
Sığlanın Gözyaşları belgeselini ailemle birlikte İz TV'de seyretmiştim,hatta sonra ailem İsmet Amca ve eşiyle tanışmak için Antalya'dan Marmaris'e gitti.Bu güzel insanları anlata anlata bitiremediler...Bizim için artık çok daha özel bir anlamı olan bu belgesele ulaşmak istiyoruz.Sizde olduğunu yazmışsınız.Yardımcı olursanız çok sevinirim.Cevabınızı sabırsızlıkla bekliyorum...
Çok çok güzel bir tür. Özellikle kokusuna bayılıyorum. Yaprak rengi, formu harika. Bonsai olarak değerlendirmek üzere almıştım ama yapraklanmış hali o kadar güzel ki, budamaya kıyamıyorum. Büyükçe bir saksıya diktim ve büyüyüp gelişmesini izlemek istiyorum şu anda...
Selahattin Yılmaz
25-07-2010, 00:04
Selahattin Bey merhaba...
Siteyi sığlayla ilgili araştırma yaparken tesadüfen buldum,çok vakit kaybetmiş olsam da artık ben de bu aileye dahilim...
Sığlanın Gözyaşları belgeselini ailemle birlikte İz TV'de seyretmiştim,hatta sonra ailem İsmet Amca ve eşiyle tanışmak için Antalya'dan Marmaris'e gitti.Bu güzel insanları anlata anlata bitiremediler...Bizim için artık çok daha özel bir anlamı olan bu belgesele ulaşmak istiyoruz.Sizde olduğunu yazmışsınız.Yardımcı olursanız çok sevinirim.Cevabınızı sabırsızlıkla bekliyorum...
Sevgili Esin ÖZKAN,
3,5 aydır geçirdiğim bir trafik kazası nedeniyle evde yatıyorum. CD işyerimde idi ancak bulmam mümkün değil. Geçmişte o cd yi ben Marmaris belediyesinden temin etmiştim eğer orayla irtibat kurarsanız dvd olarak gönderiyorlar. CD yi bulduumda ayrıca buradan indirlecek şekilde ayarlamak vazife oldu :)
Emre Kuzu
18-03-2011, 17:38
Anadolu sığlası eksi 13 ve üstü sıcaklıklara küçük boyutlarına rağmen korumasız balkonda dayanabildi.. Bilginize..
Emre Kuzu
18-03-2011, 17:41
Yazında sorun yaşamadım
Resmi;
Sığla ağacı Adanada yetişebileceğini düşündüğüm bir ağaç. Adanalı arkadaşlar bilirler yumurtalık ve karataş bölgesi çok uygun bence.
Proje yapabilecek olursak fidan temini yapabileceğimiz bir yer var mı ? Uygun maaliyette olursa gerekli makamlarla görüşebilirim. Proje onaylanırsa ülkemizde Egeden sonra Akdenizde de Sığla ormanı oluşmuş olur.
kalambaklı
02-02-2012, 09:26
Sayın hexus, İzmir Valiliği İl çevre ve Orman Müdürlüğüne bağlı Torbalı fidanlık mühendisliğinden sığla fidanını temin edebilirsiniz.
Projenizde başarılar dilerim.
Sayın hexus,Karataş ve yumurtalık civarı siğla ormanı oluşturmak için uygun olduğu düşüncenize katıliyorum. Amerikan sığla fidanı düşünüyorsanız biz yardımcı oluruz.Fidan temininde sıkıntı olmaz, özel veya orman fidanlıklarından temin edilebilir.
sığlanın gözyaşları belgeselini dvd formatında adres bilgisini net olan veren arkadaşlara kargo ücretini kendileri ödemek koşuluyla ücretsiz gönderebilirim.bu da sığla severler için güzel bir yeni yıl hediyesi olsun.
lütfen e-posta yazın: akucukala@yahoo.com
ayrıca yazdığımız bir sığla projesinin uygulamasına bir aksilik olmazsa 2008 yılında başlayacağız.
Bu belgeseli internet ortamına yükleseniz. Mesela rapidshare .
Sayın hexus, İzmir Valiliği İl çevre ve Orman Müdürlüğüne bağlı Torbalı fidanlık mühendisliğinden sığla fidanını temin edebilirsiniz.
Projenizde başarılar dilerim.
Teşekkür ederim. Yakında detaylı bir Sığla ormanı projesini gerekli makamlara götürecem bu konu hakkında görüşeceğim. İnşallah olumlu yanıtlar alırım.
Sayın hexus,Karataş ve yumurtalık civarı siğla ormanı oluşturmak için uygun olduğu düşüncenize katıliyorum. Amerikan sığla fidanı düşünüyorsanız biz yardımcı oluruz.Fidan temininde sıkıntı olmaz, özel veya orman fidanlıklarından temin edilebilir.
Sayın Uysal01 , bölgeyi biliyorsunuz. 0 C'nin altına düşmüyor hava sıcaklığı. Bu bölgelerde çok şeyler yapılabilir. İlginizden dolayı teşekkür ederim. Fakat Amerikan Sığlası'nı düşünmüyorum. Çünkü Kültür varlığımızı koruma açısından Liquidamber orientallis - Anadolu Sığlası daha uygun olur. Gerekli kurumlarla görüştükten sonra eğer olumlu olursa Sayın Kalambaklı'nın dediği gibi İzmirdeki kurumlarla görüşüp fidan teminini görüşmem gerekli.
Gazipaşada ücretsiz fidan dağıtımı yapılmış geçmiş yıllarda. Fakat ellerinde kaldığını sanmıyorum.
kelebek çalısı
23-02-2012, 19:24
Merhabalar,
Liquidambar Orientalis-Anadolu Sığla Ağacı başlığını forumda ilgiyle takip ediyorum. Anadolu sığlasını daha yıllar önce ege bölgesindeki yazlığımda bahçeye dikmiş, yaşatamamıştım. Burada şimdi bahçemde üç adet Anadolu sığlası var. Yetiştirmek konusunda kafama yerleştirmişim bir kez, vazgeçer miyim, kimse durduramaz :)
Sığlaların durumu şu ana kadar gayet güzel, sağlıklı ve büyüme hızları da sanki iyi gibi. Üç yaşında üç tane. Üçünü de bahçeye dikmeyi düşünerek değil de, biri tutmazsa bahçe toprağında, diğer ikisi saksıda dursun, sonra birini, sonra birini bahçeye diker denerim yaşatmayı demiştim. İlk tecrübe Türkiye' de başarısızdı ya, ondan pek ümidim yoktu, ilk sığlayı kışı geçiremez, ya da toprağını sevmez gibi negatif düşüncelerle diktim bahçeye. Ama beni şaşırttı, ve yerini sevdi. Bunu görünce diğerlerini de toprağa aldım. Bir sıkıntı yok şimdilik.
Bilmiyorum benim gibi K.K.T.C' de Anadolu sığlası yetiştiren bir meraklı daha var mı?
Bu sene yaprak dökmeleri ve yeniden yapraklanmaya başlamaları arasındaki zaman dilimi çok kısaydı. Yaklaşık 1.5 ay tamamen yapraksız kaldı. Şubat ayı başından bu yana yapraklanmaya başladılar. Zaten burada kış ayı, Türkiye'nin ilkbaharı gibi geçer. Mayıs dediniz mi, otlar sararmaya başlar.
Bütün bitkiler, ağaçlar özel elbette, ama Anadolu Sığlası her zaman ayrı bir yerde durmalı sanırım. Dilerim ki, hepinizin emek verdiği sığlalar sağlıkla büyüsün. Daha çok insan sığla ağacı ile tanışsın ve onu korusun.
kelebek çalısı
04-03-2012, 11:57
Duvar dibine yakın dikili olduklarından üçüne de alt dallardan ufak bir budama operasyonu yapmak zorunda kaldım. Gelişimini daha rahat sürdürmesini bekliyorum böylece.
Budamaya kıyamadım daha fazla. Gelecek seneye tekrar alt dallardan yeniden bir budama isteyecek zaten.
kelebek çalısı
14-04-2012, 01:19
Budamadığım alt dallar şimdiden duvara yaklaştılar.
Merhaba, ağaç dostu saygıdeğer insanlar.
Foruma dakikalar önce üye olmuşsam da uzun süredir sitedeki paylaşımları takip ederek hem bilgilerimi arttırıyorum hem de geleceğe dair umutlarımı tazeliyorum.
Uzun bir süredir merak ettiğim sığla ağacının bir örneğinin Kırklareli - Lüleburgaz Çamlık Parkında bulunduğunu sizlerle paylaşmadan edemedim.
Geçen hafta yeşil kozalaklarından 2-3 tanesini eve götürmüş ve tohumlarını nasıl çıkartırım acaba diyerekten evde sehpa üzerine koyup unutmuştum ki bir haftanın sonunda tohumları çıkartmak için kozalakları elime aldığımda dehşete düştüm....hiç beklemediğim bir şekilde kozalarlar kurumuş ve küçücük tohumlar sıkıştıkları oyuklardan kendiliğinden dökülmeye başlamıştı.
Tohumları özenle çimlendirip bir an önce sığla ağacı yetiştirmek için çocuksu bir sevinç ve azim kapladı içimi....
Aralık 2012 de saksılara serpmiş olduğum bazı sığla tohumları 2013 ün ilk günlerinde filizlendi.
Fagus Sylvatica
31-01-2013, 22:03
Acaba sığla tohumları soğuk katlamaya ihtiyaç duyar mı?
Ben topladığım tohumları kış döneminde ilaç kutusuna koyup buz dolabında saklamıştım. kışın deneme amaçlı evin gün batısına bakan pencere kenarında bulunan saksılarımda çok rahat çimlendirdiğim tohumlar bu bahar sezonunun sürekli kapalı bir hava ile seyretmesi nedeni ile çimlenen tohumlarımı yaşatamadım. iki ay önce taşındığım yeni evin balkonu tam tersi gün doğusu ve güneye cephe olduğundan bahar başında çimlenmesi için aşırı özel bir çaba göstermememe rağmen inanılmaz derecede çabuk çimlenip gelişmeye başladılar.
bunlar da bu sabah çekildi
tkorkunckaya
04-09-2013, 16:41
Anadolu Sığla Ağacı Türkiye'nin Tektaşları (TRT Belgesel)
https://www.facebook.com/video/video.php?v=218128151649676
Videoyu başka bir yerde bulamadım. Sığla ve Günlük ağacı isimlerinin yanı sıra Akamber dendiğini de söylüyor belgeselde ve sığla yağının nasıl elde edildiğini de anlatıyor. Çocukluğumun epey yazını geçirdiğim Fethiye, Günlüklü Orman kampında bu ağaçlardan köylülerin yağ çıkartma, tütsü hazırlama gibi işleri yaptığını izlemiştim.
Ağacın kırılma ve devrilme gibi bir durumu olduğunu söylemek gerek, bu bir şehir efsanesi değil, defaten tanık olduğum bir durumdur. Şu an Küçük Kargı veya Günlüklü Orman Kampının yerinde lüks bir butik otel işletmesi mevcut.
1950'li yıllarda 187bin ton olan sığla yağı üretimi 2007 yılında 180 kilogram olarak gerçekleşmiş.
Sığla ağacının ingilizce isminin Liquidambar yani "sıvı kehribar" olduğunu da söyleyelim.
kelebek çalısı
04-09-2013, 18:20
İz Tv kanalında defalarca yayınlanan ve Evren Toparlak tarafından hazırlanarak çekilen, 2007 Çağdaş Gazeteciler Derneği Belgesel Ödülü sahibi “Sığla’nın Gözyaşları” belgeseli bu ağacı neden sahiplenmemiz gerektiğini, ne kadar özel bir ağaç olduğunu bu belgeselde eşi ile birlikte yer alan İsmet Baka' nın gözünden ve dilinden öyle bir anlatıyor ki insan adeta büyüleniyor.
Her yerde olduğu gibi ne yazıktır ki bilinçsizlik ve ilgisizlik bu ağacın yaşam alanını tehdit eden ana unsurlar.
Nisan ayı başında sığla ağacı. aşağı doğru sarkan yeni kozalakları dışında, yapraklar arasında bir adet geçen seneden kalma erişkin tohum kozalağı seçilebiliyor:
481443
kelebek çalısı
01-05-2014, 13:01
Üç adet Liquidambar orientalis' in gelişimi yönünden gözlemlediğim belirgin bir sorun yok. Zaman içinde, belirgin farklar oluştuğunda yeniden gelişimlerini paylaşacağım.
488165
488166
488167
Biz on yıl önce Akdeniz Üniversitesi İİBF B-bloğun bahçesine 20 kadar sığla dikmiştik. Bugün dev gibi ağaçlar oldular. Ayrıca üniversite de bir yolun kıyısına sığla dikti. Onlarda sağlıklı. Aynı Datça sığlaları gibi. Yani Türkiye'de yetişmesinde sorun yok.
Merhaba arkadaşlar...
Bende sizler gibi bir sığla aşığı olarak araniza katildim..Ancak yaşadığım bölge sebebiyle buralarda yetişemeyeceğini düşündüğümden dolayı bir sığla ağacına sahip olup yetiştirmeye korkuyorum...Acaba daha önce ESKİŞEHİR civarlarında yetiştiren veya elinde bulunan var mi çok merak ediyorum...Eğer ki elinde bulunan yetiştiren ve Eskişehir de yetişmesinde sıkıntı yaşamamış kişiler varsa iletişime geçmeyi çok isterim...
Şimdiden sizlere sevgi ve saygılarımı sunuyorum vereceğiniz bilgilerden dolayı teşekkür ediyorum..
Taşlıbahçe
14-02-2017, 00:33
Merhaba arkadaşlar...
Bende sizler gibi bir sığla aşığı olarak araniza katildim..Ancak yaşadığım bölge sebebiyle buralarda yetişemeyeceğini düşündüğümden dolayı bir sığla ağacına sahip olup yetiştirmeye korkuyorum...Acaba daha önce ESKİŞEHİR civarlarında yetiştiren veya elinde bulunan var mi çok merak ediyorum...Eğer ki elinde bulunan yetiştiren ve Eskişehir de yetişmesinde sıkıntı yaşamamış kişiler varsa iletişime geçmeyi çok isterim...
Şimdiden sizlere sevgi ve saygılarımı sunuyorum vereceğiniz bilgilerden dolayı teşekkür ediyorum..
Kirsal Cevre Dernegi'yle bir iletisime gecin derim, dernege e-mail atabilirsiniz, Ankara'da yasiyorsa Ahmet hoca biliyordur, cevap yazarlar. Orada yasiyorsa Eskisehir'de de yasayabilecegini varsayabilirsiniz. Sayet varsa ve siz de dikerseniz suyunu eksik etmemelisiniz, bilginize... Ogrendiginizde bizi de bilgilendirirseniz sevinirim.
İsparta Sütçüler orman müdürlüğünde kendi sınırları arasında koruma altına alınmış sığla korusu mevcutmuş..orayla iletişime geçip mümkün olduğu kadar sığla fidanı istemeyi düşünüyorum..Eğer ki Eskişehir hava şartlarına uyum saglattirip yasatirsam çok deli projelerim var..Memleketimde boş araziler çok var..bu arazileri sığla korularına çevirmek için belediyelerle iletişime geçip bu ağacı memleketimde koruma altına alınıp çoğaltmaya çalışılmasını sağlamak için uğraşacağım..bu konuda sağlam desteğe ihtiyacım var ama bakalım başarabilecekmiyim?...
Taşlıbahçe
14-02-2017, 13:30
İsparta Sütçüler orman müdürlüğünde kendi sınırları arasında koruma altına alınmış sığla korusu mevcutmuş..orayla iletişime geçip mümkün olduğu kadar sığla fidanı istemeyi düşünüyorum..Eğer ki Eskişehir hava şartlarına uyum saglattirip yasatirsam çok deli projelerim var..Memleketimde boş araziler çok var..bu arazileri sığla korularına çevirmek için belediyelerle iletişime geçip bu ağacı memleketimde koruma altına alınıp çoğaltmaya çalışılmasını sağlamak için uğraşacağım..bu konuda sağlam desteğe ihtiyacım var ama bakalım başarabilecekmiyim?...
Sutculer'de Aksu Cayi'nin civarinda siglalar var ama ormanin fidan uretimi var mi bilmiyorum. Memleketimizin yalnizca bos arazilerinden ziyade bos ve su bakimindan zengin arazileri dusunulmeli. Korunakli vadilerin don cukuru konumunda olmayan taban arazileri olabilir. Siglayi bu projelerde balsam veriminden dolayi dusunuyorsaniz, agac yasasa dahi balsam uretiminin dogal, ekolojik sinirlari disinda ne miktarda oldugunu da arastirmak gerekir. Eskisehir'de akdeniz iklimine has agaclarinin izini surmeniz de bir yol haritasi cikarabilir. Misal, Catacik isletme sinirlarinda dogal kizilcam populasyonlari var.
Siglanin ozellikle dogal yayilim alanlarinin acilen korunma altina alinmasi en guzeli olurdu. Son 60 yilin verilerine gore bu alanlarin yaklasik 6 kat azalmis oldugu goruluyor.
Aklımda deli projeler var ama bunun için birçok aşamadan geçmem gerekiyor..hem maddi hemde bölgesel sıkıntılarım var..bunları aşarsam Eskişehir sarıcakaya **** mihalgazi ilçesinde bir sığla korusu oluşturmak istiyorum..bu konu hakkında belediyelerin de yardımı olması için girişimlerde bulunacağım..ilk asama sığla fidanları temin etmek...bakalım gelişme olursa burdan sizlerle de paylaşmayı düşünüyorum...
mehmet0791
12-08-2017, 15:23
https://www.youtube.com/watch?v=VEnt-4gcsGM
Arkadaşlar Merhaba aranızda yeniyim tesadüf olarak birkaç sığla kozalağı toplamıştım açıkçası sığla nedir hiçbir bilgim yoktu ben çınar sanmıştım düşen tohumlarını subat ayında evde bir saksıya ektim kısa bir surede çimlendi ve macera başladı neymiş bu diye çınarları araştırırken sığla familyasından olduğunu öğrendim çok cinsi var ama ben bilmiyorum şuanda yaklaşık 700 adet sığlam oldu saksıdakiler büyüdükçe viyollere aktardım tabi bu arada viyol torf vermikülit perlit cocopeatlede tanıştık şimdi bizim filizler büyüdüler yaklasık 50 cm oldular ve gittikçe büyüyolar tabi çatalcada ve Çanakkale gelibolunda arsam var ben bunları birazdaha odunlaştırıp lale ağacı çınar ile karıştırıp renkli bir arsa sınırına sahip olmak istiyorum,ancak bunları fidan posetlerindemi büyütmeliyim yoksa önce tarlaya ekip sonra tarladan sökmelimiyim (tarladan sökmenin altından kalkamayacağım gibi duruyor)önerileriniz için şimdiden teşekkür ederim
mehmet0791
22-12-2018, 06:41
https://www.youtube.com/watch?v=gSomIVl4fjY
mehmet0791
22-12-2018, 06:42
https://www.youtube.com/watch?v=0wh-8OMacjw
vBulletin® v3.8.5, Copyright ©2000-2026, Jelsoft Enterprises Ltd.