agaclar.net

Geri Dön   agaclar.net > Bonsai > Yeni başlayanlar için yardım
(https)




Reklam


Beğeni Düzeni48Beğeniler

Cevapla
 
Bookmark and Share Dış Bağlantılar Konu Araçları Mod Seç
Eski 28-06-2017, 21:33   #241
Ağaç Dostu
 
Harun Parlak's Avatar
 
Giriş Tarihi: 19-01-2007
Şehir: İstanbul Sarıyer
Mesajlar: 4,273
Galeri: 22
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi EnverG Mesajı Göster
Bonsai nedir ne değildir bilmem, sadece forumda gördüğümde bonzaiden farkının ne olduğunu öğrenmek için bir baktım ve gördüğüm şey şu:

1-)Evinde bahçesi olmayan, fakat ağaç isteyenler için saksıda ağaç yapma yöntemi
2-)Bunun için ağacın bir kısmı alınıp saksıya dikiliyor.

Olayı çözmüşsünüz ne güzel ömrün boyunca çalışmak zorunda kalmazsın linkteki gibi yap bir tane torunlarına güzel bir miras.

https://www.bonsaiempire.com/blog/expensive-bonsai


3-)Ağacın yaşaması için gerekli işlemler yapılıp, ağacın büyümemesi için her türlü önlem alınıyor(budama vs.)
4-)Bunların tek sebebi de görsel şölen. Yani insan masasında bir ağaç görmekten mutlu olacağı için o ağacı oraya hapsedip, hem yaşaması için çaba sarf ediyor hem de büyümemesi için budayıp duruyor.

Bonsailer genel olarak bahçede, balkon ve teraslardadır. Sizin paşa kılıcı ortamından daha doğal ortamdır.

5-)Ve buna işkence deyince karşıt görüş olarak evde mobilya kullanımını örnek gösteriyor.
Bir başkasının yaptığı yanlış, bir insanın yaptığı şeyi meşrulaştırması için yeterli değildir.

Siz ve insanların çoğunluğu traş oluyor, tırnak kesiyor, estetik yaptırıyor vs. bunlar işkence olmuyor da bizim yaprak koparmamız, uç almamız mı işkence oluyor?

Ağaçlara bakım yapılmasının sebebi de onların yaşamalarını sağlamak. Yani saksıdaki ağaç için bu bir zorunluluk. Ağaç seven insan onlara eziyet etmez. Gider bu zamanı yeni ağaç dikmek için harcar.

Evlerimize aldığımız her tropikal bitkiyi seviyoruz diye vatanından koparmak yerine oralara gidip besleyip bakmamız gerekiyor bu mantığa göre o zaman.

Ağaçların kesilmesi doğru bir davranış değil, fakat birileri ağaçları kesiyor diye onları saksıya hapsedip büyümelerini engellemek de aynı derecede yanlış. Kaldı ki kesilenlerin içinde çürümüş ağaçlar da var.

Doğada da sulak arazide on onbeş metre büyüyüp kuruyabiliyor, kurak kayalık arazide elli altmış santim de kalabiliyor aynı yaş ve türde. Bizler de doğal olmayan hareket yapamıyoruz zaten aksi halde ölüyor.

Evet, bitkilerin sinir sistemi yok ve hiç bir şey hissetmezler, fakat ben bir canlının hayatına bu derece müdahale etmenin(sadece görsel bir şölen için) bir insanlık ayıbı olduğunu düşünüyorum.

Tek insanlık ayıbımız bu olsun


Aynı şey, evinde kedi, köpek besleyip bunları kısırlaştıranlar için de geçerli. Bu zihniyete sahip olanların ilk başta kendi kendini kısırlaştırması lazım.

Bu kısma evinde kedi köpek besleyen arkadaşlar cevap versin.

Ağaç seven insan, aynı enerjiyi çevresindeki uygun olan yerlere ağaç dikerek harcasa idi sanırım yüzlerce ağaç dikmiş olurdu. Görsel şölen olmasa da doğaya ve insanlığa faydası binlerce kat daha fazla olurdu.

Bırakın da enerjimizi nasıl kullanacağımıza biz karar verelim.

Bende saksıda bitki besliyorum fakat büyümeleri için gübre veriyorum ve budama bahanesiyle sağını solunu kesmiyorum. Sadece kuruyan yapraklar olursa onları ayıklıyorum.

Normalde olması gereken yer odanız değil Amazon ormanları.

Temelde bir insana tuhaf gelen bir durumun da sonrasında fikrini tamamen değiştirmesi de bana pek olası gelmiyor açıkçası. Fazla büyümeyen bir ağaç olsa bende saksıda besleyeyim ama büyümesini engelleme olayı hiç anlamlı gelmiyor.

Tavsiye ederim çiçeklerinizden daha yavaş büyüyen ağaç türleri var.
...

Harun Parlak Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 29-06-2017, 14:19   #242
Moderatör
 
nicholai hel's Avatar
 
Giriş Tarihi: 27-09-2010
Şehir: Antalya
Mesajlar: 884
Enver Bey merhabalar, forumumuza hoşgeldiniz.

Evet değindiğiniz konu burada da, başka sayfalarda da, yabancı forumlarda da çok uzun yıllardır konuşuluyor. Biraz kısırdöngü oluşturabiliyor zaman zaman, bazense taraflar birbirinin fikrini değiştirebiliyor.

Bilgilerinizden gördüğüm kadarıyla yurtdışında yaşıyorsunuz, umuyorum İngilizceniz de vardır. Şu videoyu izlerseniz aslında işin özünü kavrayabilirsiniz diye düşünüyorum.



Eğer ingilizceniz yoksa hiç izlemeyin çünkü görüntüler sizin ağaca işkence yapılıyor düşüncenizi kuvvetlendirecektir. İşin aslı, o görüntüler ağaca yapılabilecek en sert uygulamaları örnekliyor ve özellikle konulmuş görüntüler. Bu sanatla 8 senedir uğraşıyorum, benim henüz uygulamaya ihtiyaç duymadığım sertlikte işlemler.

Aslında bakış açınızda yanıldığınız taraf şurası:

Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi EnverG Mesajı Göster
Bunların tek sebebi de görsel şölen.
Dışarıdan bakınca böyle görüldüğünü biliyorum ben de, ama işin özü öyle değil. Sanırım videoda da biraz anlamışsınızdır, bu sanatın özünde "sizi doğaya bağlaması" var. Ve bunun için (malesef artık günümüzde), metropollerdeki evinizden kalkıp en az bir iki saat yol gidip bir ormanda vakit geçirmeniz gerekmiyor. O ortamın çok küçük ölçekte ve elbette çok küçük etkide de olsa bir kopyasını evinizde yaşabiliyorsunuz. Benim tüm ailem şu an bu hobimin olumlu etkilerini hissediyorlar, ağaçların hem günler, hem yıllar içindeki gelişimlerini en yakından gözlemleme fırsatına sahipler, apartman dairesinde yaşadığımız halde. En çok etkilenen ve olumlu etkilerini gözlemlediğimiz de elbette küçük kızım.

Peki bu yeterli mi? Yani biz ağaçları gözlemleyeceğiz diye onları saksıya koyup kesip budamak zorunda mıyız? Hayır elbette, bu çok bencilce olur. Bu hobinin bizlere kattığı çok önemli bir etki de, günümüz toplumlarının en büyük problemlerinden biri olan ama dillendirilmeyen, etkisine aslında her gün maruz kaldığımız, yaşadığımız ama çoğu zaman göremediğimiz "Plant Blindness" durumu, yani çevirecek olursak "Bitki Körlüğü".

Bu oldukça yeni bir terim, fakat terminolojiye girmiş durumda. Bilimle alakalı olduğunuzu düşünüyorum, buyurun makalesi burada; https://academic.oup.com/bioscience/...lant-Blindness

Tanımı: Kişinin etrafındaki bitkisel yaşamın farkında olamaması sonucunda ortaya çıkan dünyamız ve hatta insan ilişkilerini doğrudan etkileyen bitki varlığının önemini anlayamama durumu. Sonucu, doğayı ve onun mükemmelliğini, estetiğini, eşsiz biyolojik çeşitliliği görememe ve dolayısıyla ona saygı duyamama.

Bizler, ve bu hobiye başlayıp da bir süre devam eden herkes, "bitki körü" değiliz. Etrafımızı da bu konuda sürekli bilinçlendiriyoruz. Benim evime gelip de ağaçlarımı gören, ilgi duyup sorular soran herkes giderken ağaçlar konusunda etkilenmiş, büyülenmiş şekilde ayrılıyorlar ve ilerleyen günlerde bana etraflarındaki ağaçların güzelliğini betimleyen fotoğraflar göndermeye başlıyorlar. Bazıları hayatlarında ilk defa fidanlık gezerek bana uygun olabilecek ağaçların fotoğraflarını gönderiyorlar. İnsanların doğaya olan kapalı gözleri açılıyor bu hobiyle. Bunu "gitsinler ormana gözlemlesinler, orada da anlarlar" şeklinde düşünebilirsiniz, fakat pratikte malesef öyle işlemiyor. Bir çok kişi zaten ormanla doğayla bağını koparmış durumda, aksine bu hobiden sonra insanlar daha fazla gözlem yapabilmek için doğaya gitmeyi sıklaştırıyorlar. Ayrıca bir ağacın dört mevsimlik değişimini her gün izleyebilmek müthiş bir deneyim, siz de bilirsiniz, ben evimde 22 ayrı tür ağacın dört mevsim değişimini her gün izleme imkanına sahibim. Bu ancak bunu deneyimleyen benim anlayabildiğim büyük bir nimet.

Ayrıca, dedim ya bitki körü değiliz diye. Kızım 2.5 yıl önce doğduğunda, aynı gün eve gelince önceden hazırladığım 8 farklı türden toplam 100 kadar ağaç tohumunu suyla buluşturdum ve şu an içlerinde boyları 3 metreye ulaşanlar var. Bunlar şehrin çeşitli yerlerinde dikili şekilde büyüyorlar, hala zaman zaman gidip gübreliyor, çok sıcaklarda suluyorum. Kızım da onlarla konuşup hallerini soruyor, dallarını okşuyor. Yakında kendi başlarının çaresine bakar hale gelecekler. Eğer bu hobiyle uğraşıyor olmasam böyle birşey yapacağımı hiç sanmazdım.

Dışarıdan bakınca çok farklı göründüğünün farkındayım. Ama inanın içine girdiğinizde olay düşündüğünüz gibi değil.


9068c4f8-01b6-49b8-a8cf-39b82874084a.jpg

Harun Parlak beğendi.
nicholai hel Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Cevapla

Konu Araçları
Mod Seç

Gönderme Kuralları
Yeni konu gönderemezsiniz
Konulara yanıt veremezsiniz
Ek dosya yükleyemezsiniz
Kendi gönderilerinizi düzenleyemezsiniz

BB code Açık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2. Şu an saat: 09:54.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Forum vBulletin Version 3.8.5 Copyright ©2000 - 2020, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0
agaclar.net © 2004 - 2020