agaclar.net

Geri Dön   agaclar.net > Üyelerin Balkonları, Bahçeleri > Üyelerin Bahçeleri
(https)




Reklam


Beğeni Düzeni326Beğeniler

Cevapla
 
Bookmark and Share Dış Bağlantılar Konu Araçları Mod Seç
Eski 09-08-2021, 16:00   #91
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 02-09-2020
Şehir: Ankara
Mesajlar: 125
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi feyzi_48 Mesajı Göster
Sayın halcur; Esnaf konusunda sizi kendi yaşadıklarımla o kadar iyi anlıyorum ki, ne isterseniz veriyorlar fakat verdikleri satış amaçlı oluyor fayda amaçlı olmuyor.
Kesinlikle, hele bir de ankarada ulus esnafı var yok bilmezler ne sorsan vardır muhakkak. Ben de üçburun köy biberi aldım güya alakası yok.
Sn. Halcur domatesleriniz için üzüldüm açıkçası hastalık ve net tedavisini bulursanız paylaşmanızı ümit ediyorum.
Ne hikmetse nazlı olduğundan mıdır yoksa geç yetiştiğinden midir nedir bahçenin şahı padişahı domates izlenimi var bende. Domateslerin hastalanması diğer zerzevattan daha çok koyuyor insana

halcur beğendi.
chntskn06 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 17-08-2021, 09:54   #92
Ağaç Dostu
 
halcur's Avatar
 
Giriş Tarihi: 10-12-2018
Şehir: Adana
Mesajlar: 376
Komşunun karpuzları. Tadı, rengi güzel. Çekirdekleri iri ve bol ama temizlemesi kolay.
Name:  01 (9).jpg
Views: 237
Size:  33.3 KB


Günebakanlar yavaş yavaş olgunlaşıyor.
(Yanlış fotoğrafı paylaşmışım. Bu bir önceki hali ama sorun olmaz. Çoğu buna benzer durumda.
Name:  01 (8).jpg
Views: 236
Size:  31.4 KB


Bu sıra en çok göze batan kabaklar. Eş dost bıktı artık, "Patlıcan, kabak, karpuz ister misin?" teklifinden. En çok da kabaktan... Balkon demirlerinde güneşleniyorlar. Bir süre güneş alırsa daha iyi oluyormuş.
Name:  01 (3).jpg
Views: 238
Size:  28.9 KB

Name:  01 (2).jpg
Views: 238
Size:  30.1 KB

halcur Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 17-08-2021, 10:05   #93
Ağaç Dostu
 
halcur's Avatar
 
Giriş Tarihi: 10-12-2018
Şehir: Adana
Mesajlar: 376
Bu fotoğrafta 4-5 tür mısır var. Beyaz, mor/siyah, yerli. Beyaz ve morun hem patlak mısır hem de yemelik çeşidi var. Tohum paylaşım etkinliğinden gelen tüm tohumlar hastalandı. Yerli çeşitler küçük olsa da bir miktar yedik.

Yanlışım varsa düzeltin ama tohum paylaşım etkinliğinden gelenlerin hepsinin hastalanmasını 'bu bölgeye yabancı olmasından kaynaklanıyor' diye düşündüm. Yani adaptasyon sorunu.

Name:  01 (6).jpg
Views: 240
Size:  44.4 KB

Bu da bahçede bolca bulunan bir bitki. Altın çileğe çok benziyor. Sök sök bitmiyor, o kadar çok. Bitkiyi iyi tanıyanlar fikir verirse sevinirim. O mudur?

Name:  01 (5).jpg
Views: 238
Size:  30.1 KB

feyzi_48 beğendi.
halcur Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 17-08-2021, 11:30   #94
Ağaç Dostu
 
akçabardak's Avatar
 
Giriş Tarihi: 21-03-2012
Şehir: Balıkesir
Mesajlar: 5,673
Ellerinize emeklerinize sağlık, son fotoğrafta ki altın çileğe çok benziyor, şekeri olana çok iyi geliyor, aşağıdaki linki bir inceleyin, kolay gelsin.

Bahçede ve Balkonda Altın Çilek (Yer Kirazı)

halcur beğendi.
akçabardak Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 17-08-2021, 12:36   #95
Ağaç Dostu
 
Portakal Rengi's Avatar
 
Giriş Tarihi: 19-02-2018
Şehir: Muğla
Mesajlar: 604
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi halcur Mesajı Göster
Komşunun karpuzları. Tadı, rengi güzel. Çekirdekleri iri ve bol ama temizlemesi kolay.
Eklenti 720968


Günebakanlar yavaş yavaş olgunlaşıyor.
(Yanlış fotoğrafı paylaşmışım. Bu bir önceki hali ama sorun olmaz. Çoğu buna benzer durumda.
Eklenti 720969


Bu sıra en çok göze batan kabaklar. Eş dost bıktı artık, "Patlıcan, kabak, karpuz ister misin?" teklifinden. En çok da kabaktan... Balkon demirlerinde güneşleniyorlar. Bir süre güneş alırsa daha iyi oluyormuş.
Eklenti 720970

Eklenti 720971
Büyük olmayan bal kabaklarını içine peynir, et vb doldurulan yemeği yapmakta kullanabilirsiniz. Fırında nefis oluyor. Forumdaki yemek sayfasında görmüştüm. Ben tulumcuyum.

akçabardak ve halcur beğendi.
Portakal Rengi Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 17-08-2021, 14:58   #96
Ağaç Dostu
 
halcur's Avatar
 
Giriş Tarihi: 10-12-2018
Şehir: Adana
Mesajlar: 376
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi Portakal Rengi Mesajı Göster
Büyük olmayan bal kabaklarını içine peynir, et vb doldurulan yemeği yapmakta kullanabilirsiniz. Fırında nefis oluyor. Forumdaki yemek sayfasında görmüştüm. Ben tulumcuyum.
O yemeğin bir adı var mı?

halcur Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 17-08-2021, 19:45   #97
TCM
Ağaç Dostu
 
TCM's Avatar
 
Giriş Tarihi: 18-01-2014
Şehir: İzmir
Mesajlar: 3,616
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi Portakal Rengi Mesajı Göster
Büyük olmayan bal kabaklarını içine peynir, et vb doldurulan yemeği yapmakta kullanabilirsiniz. Fırında nefis oluyor. Forumdaki yemek sayfasında görmüştüm. Ben tulumcuyum.
Biraz tarif alalım mı..Kabaca, kısaca... Hanım pek böyle değişik şeylerden hoşlaşmaz ama güzel olacak gibi.

TCM Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 18-08-2021, 10:58   #98
Ağaç Dostu
 
Portakal Rengi's Avatar
 
Giriş Tarihi: 19-02-2018
Şehir: Muğla
Mesajlar: 604
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi TCM Mesajı Göster
Biraz tarif alalım mı..Kabaca, kısaca... Hanım pek böyle değişik şeylerden hoşlaşmaz ama güzel olacak gibi.
Balkabağı ile yapılan yemekler
burada var.

Portakal Rengi Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 22-08-2021, 08:37   #99
Ağaç Dostu
 
halcur's Avatar
 
Giriş Tarihi: 10-12-2018
Şehir: Adana
Mesajlar: 376
halcur / Bahçe

Yeşil domates ve süs biberi turşusu

halcur Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 25-08-2021, 22:12   #100
Ağaç Dostu
 
halcur's Avatar
 
Giriş Tarihi: 10-12-2018
Şehir: Adana
Mesajlar: 376
TCM'den

Sayın TCM'nin sayfasını baştan sona okumayı bitirdim. Özetle TCM'den ve biraz da başka kaynaklardan edindiğim bilgi aşağıda. (Kusurumuz varsa affola.)

Alıntı:
Sebze dikilecek/ekilecek alan sürülmeden önce kükürt, kül ve yumurta kabuğu dökün, sonra sürün.

Damlama yapılacaksa arık açmaya gerek yok.

Fide yalaklarına magnezyum, yumurta kabuğu koyup üzerine az toprak koyup solucan gübresi de ekleyip fideyi dik.

Fidelerin sıra arasını 60-100 cm aralıkla olursa aralar çapa makinesi ile sürülebilir.

Domateslerde ve patlıcanlarda ara fide arası 50-60 cm (Domates sırıksa 40 cm)

Kabakları, karpuz ve kavunları sebzelerden ayrı bir yere dik.

Mısırları önce ek 15 gün sonra da fasulyeleri ek.

Günebakanı yan ve arkalara dik.

Hıyarların yerini çok geniş bırak ya da askıya al/sırık dik.(Yerde olursa yaprak altlarına bakmak zor.)

Öncelikle patlıcan tohumlarını 1-1,5 gün suda beklet, bir hafta sonra biber ve biberden bir hafta sonra da domates tohumlarını suda beklet. En geç patlıcan çimleniyor. Biber tohumunu ve mısırı bir gün domatesi yarım gün suda bekletmek yeterli.

Kükürt, çiçeklenme artıncaya kadar bakır ve oksijenli su düzenli aralıklarla fide dikiminden hemen sonra uygulanmaya başlanmalı ki ortam şartlarının mantar etkenleri için ideal olmasının önüne geçilebilsin.

Koruma amaçlı, sıcaklar artınca, domatese sistemik mantar ilacı verilebilir.

1- Fideler dikildikten hemen sonra bordo bulamacı kullan
* 2 kere daha 1 hafta aralıkla tekrarla hatta gerekirse çok çiçekleninceye kadar devam et.

2- Bitkileri ektikten sonra 10 günde bir kükürt/kül karışımı dökün
*Ayrıca her yağmur yağdığında da (özellikle domatese) ilk fırsatta kükürt-kül dökün

3- Kükürt uygulamasına domateste ilk zamanlar 5-7 günde bir (artı yağmurdan sonra) daha sonraki günlerde 10-15 gün aralıklarla (artı yağmur sonrası) devam et.

4- Kükürte ilave sistematik olarak arada oksijenli su kullan (Sulandırma oranı 1/100 )

5- Araya bordo bulamacı sıkıştır.

6-Mantar görülürse sistemik mantar ilacı kullana
Mancozeb

7-Kaolin %2.5 -5 kaolin kili sık (%5-6 derece soğuk-sıcaktan koruyor)

mildiyö ( domates geç yanıklığı - p. infestans ) için sistemik ilaç ile (syngenta - quadris)


halcur Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 26-08-2021, 11:11   #101
TCM
Ağaç Dostu
 
TCM's Avatar
 
Giriş Tarihi: 18-01-2014
Şehir: İzmir
Mesajlar: 3,616
Ben de diyorum bütün gece bahçede tıkırtılar kesilmedi, kim bu dolaşan gece gece...

Derlediklerinizi şöyle bir okuyunca, kızdım kendime, hiç dedim bitkileri kendi haline bırakmamışım, tık demişler kükürt, gık demişler kül, yağmuru bile yağacağına pişman etmişim.

Şuna inanıyorum hep; milyarca yıldır doğa-yaradan bir yoluna koymuş işleri ve tıkır tıkır işlemiş her şey. Ama insanoğlu elinin değdiği, gözünün gördüğü, sesinin gittiği canlı-cansız her şeyi katletmiş doğduğundan beri. Ve bu aç gözlülüğü de artarak devam ederek dünyanın sonunu getirecek gibi duruyor. Bu sebeple insanoğlu ne olursa olsun işleyen süreçlere müdahil olmamalı. Bahçede de durum aynı; en güzeli hiç bir müdahaleye yer olmadan sadece kompost ile yapılmalı her şey. Duruma göre mümkün olduğunca doğal mücadele edilmeli. Tabi bunu derken kimi sanal alemde yapıldığı gibi; hiç gübre atmayın, hiç ilaç vermeyin, bunların ismini bile söylemeyin, söyleyenleri de çarmıha gerin denmemeli.

'Koruma amaçlı, sıcaklar artınca, domatese sistemik mantar ilacı verilebilir' e cevap yazayım dedim amma uzattım konuyu. Herkes kendi bahçesinin dinamiklerine göre davranmalı sonuçta...

@ halcur, bahçemi ziyaretinizden dolayı teşekkür ederim. İmkan olmalı bahçelerimizde çay-kahve eşliğinde sohbetlere devam etmeli di mi...

TCM Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 28-08-2021, 13:29   #102
Ağaç Dostu
 
halcur's Avatar
 
Giriş Tarihi: 10-12-2018
Şehir: Adana
Mesajlar: 376
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi TCM Mesajı Göster
Ben de diyorum bütün gece bahçede tıkırtılar kesilmedi, kim bu dolaşan gece gece...

Derlediklerinizi şöyle bir okuyunca, kızdım kendime, hiç dedim bitkileri kendi haline bırakmamışım, tık demişler kükürt, gık demişler kül, yağmuru bile yağacağına pişman etmişim.

Şuna inanıyorum hep; milyarca yıldır doğa-yaradan bir yoluna koymuş işleri ve tıkır tıkır işlemiş her şey. Ama insanoğlu elinin değdiği, gözünün gördüğü, sesinin gittiği canlı-cansız her şeyi katletmiş doğduğundan beri. Ve bu aç gözlülüğü de artarak devam ederek dünyanın sonunu getirecek gibi duruyor. Bu sebeple insanoğlu ne olursa olsun işleyen süreçlere müdahil olmamalı. Bahçede de durum aynı; en güzeli hiç bir müdahaleye yer olmadan sadece kompost ile yapılmalı her şey. Duruma göre mümkün olduğunca doğal mücadele edilmeli. Tabi bunu derken kimi sanal alemde yapıldığı gibi; hiç gübre atmayın, hiç ilaç vermeyin, bunların ismini bile söylemeyin, söyleyenleri de çarmıha gerin denmemeli.

'Koruma amaçlı, sıcaklar artınca, domatese sistemik mantar ilacı verilebilir' e cevap yazayım dedim amma uzattım konuyu. Herkes kendi bahçesinin dinamiklerine göre davranmalı sonuçta...

@ halcur, bahçemi ziyaretinizden dolayı teşekkür ederim. İmkan olmalı bahçelerimizde çay-kahve eşliğinde sohbetlere devam etmeli di mi...
Sayın TCM, teşekkür ederim. Renkli üslubunuzla yazdıklarınızı yine zevkle okudum. Şekeri bıraktığımdan beri çay zevk vermiyor ama kahve güzel olurdu. Adana'ya yolunuz düşerse ellerimle ikram etmekten mutlu olurum.

halcur Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 30-08-2021, 13:54   #103
Ağaç Dostu
 
halcur's Avatar
 
Giriş Tarihi: 10-12-2018
Şehir: Adana
Mesajlar: 376
Sirke yapmaya başladık yine. Her yıl yapılan standart hazırlıkların bir parçası.
Name:  5.jpg
Views: 122
Size:  30.2 KB


Gül biber ve patlıcan turşusu
Name:  1.jpg
Views: 122
Size:  55.2 KB


Bamya kurutma çalışması
Name:  2.jpg
Views: 121
Size:  59.8 KB


Diğer bamya halkası, biber kurutması ve salça...
Name:  3.jpg
Views: 120
Size:  51.5 KB

Name:  4.jpg
Views: 122
Size:  53.0 KB

halcur Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 30-08-2021, 19:24   #104
TCM
Ağaç Dostu
 
TCM's Avatar
 
Giriş Tarihi: 18-01-2014
Şehir: İzmir
Mesajlar: 3,616
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi halcur Mesajı Göster
...Şekeri bıraktığımdan beri çay zevk vermiyor ama kahve güzel olurdu. Adana'ya yolunuz düşerse ellerimle ikram etmekten mutlu olurum.
- Şeker en büyük düşmanlarımızdan. Çok doğru karar vermişsiniz. Ancak 'şekeri bırakınca çaydan zevk alamamak' pek rastlanılan bi şey değil, muhtemelen daha yeni bıraktığınız için öyle diyorsunuz. Tamam damak tadı bu tartışılmaz ama şu ana kadar hiç duymadım herhalde; esas çayın tadına şimdi varmanız gerek.

- İlk görev yerim 1993 sonu Gaziantep - İslahiye, birlikte çalıştığımız Adana lı arkadaşımız vardı, sayesinde gezdik biraz. Çağırıyor hep, nasip...

TCM Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 03-09-2021, 17:08   #105
Ağaç Dostu
 
halcur's Avatar
 
Giriş Tarihi: 10-12-2018
Şehir: Adana
Mesajlar: 376
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi TCM Mesajı Göster
- Şeker en büyük düşmanlarımızdan. Çok doğru karar vermişsiniz. Ancak 'şekeri bırakınca çaydan zevk alamamak' pek rastlanılan bi şey değil, muhtemelen daha yeni bıraktığınız için öyle diyorsunuz. Tamam damak tadı bu tartışılmaz ama şu ana kadar hiç duymadım herhalde; esas çayın tadına şimdi varmanız gerek.

- İlk görev yerim 1993 sonu Gaziantep - İslahiye, birlikte çalıştığımız Adana lı arkadaşımız vardı, sayesinde gezdik biraz. Çağırıyor hep, nasip...
Biraz geç oldu ama Sayın TCM herkes aynı şeyi söylüyor. "Çayın asıl tadını şimdi alman lazım" ya da "Biraz zaman geçsin, görecekmişsin çay değil şerbet içiyormuşsun."
Şekeri bırakalı 1(bir) yıl oldu. Çayı da bırakmak üzereyim(Zevk almadığım için). Sigaradan sonra hayattaki en büyük ikinci zevkimi de kaybettim.

TCM beğendi.
halcur Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 04-09-2021, 09:33   #106
Ağaç Dostu
 
Portakal Rengi's Avatar
 
Giriş Tarihi: 19-02-2018
Şehir: Muğla
Mesajlar: 604
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi halcur Mesajı Göster
Biraz geç oldu ama Sayın TCM herkes aynı şeyi söylüyor. "Çayın asıl tadını şimdi alman lazım" ya da "Biraz zaman geçsin, görecekmişsin çay değil şerbet içiyormuşsun."
Şekeri bırakalı 1(bir) yıl oldu. Çayı da bırakmak üzereyim(Zevk almadığım için). Sigaradan sonra hayattaki en büyük ikinci zevkimi de kaybettim.
Çayı da şekeri de bırakmıyorum. Bırakmayacağım işte ! Başlarım şeker düşmanlığına.
Yok efendim sağlıklı yaşamak için şunları bunları yapmalıymışım. İyi, hoş da uzun yaşamak için yaşamak istemiyorum ki. Zevk aldığım şeyleri de yapmak istiyorum. Bu vücut denen nesnenin hiç mi toleransı yok ? Benimki toleranslı. 17 yaşından bugüne (63) şekerli çay içerim. (Hafif tatlı) Su gereksinimimi de çayla karşılarım. Rakı içmiyorsam su içtiğim pek görülmez. (yemek sofrasında su bulundurmam. O derece) Çay su sayılmadığı için susuzluktan öldüm mü ben ?
Haftada 4-5 gün bisiklet sürerim üstelik. 25-30 km bisiklet üstüne çay gibi keyifli bir içecek bilmiyorum. Yolda da susuzluğumu termostaki çayla gideririm. Önlemler bir yere kadar. Bu tür önleyici önlemlere gelince kulak asmam.
Avcı toplayıcı topluluklar nereden enerji sağlayabilirdi ?
Karbonhidrat kaynağı olarak buğdayı bile bilmiyorlardı. Topladıkları meyvelerdeki şeker olmazsa ölürler. Yani bedenimiz o günlerden beri şeker yakmayı bilir. Benim çocukluğum pilav ve hoşaf yiyerek geçti. Karbonhidrat üstü şeker demek. Hala ölmedik ama. Arkadaşlarım da yaşıyor.
Sorun gıda endüstrisini desteklemeye çalışan "endüstriyel bilim" anlayışı. Her hazır gıdaya şeker veya türevi, tuz, tatlandırıcı vb eklentilerle dengeli beslenme bozuluyor. Aradan bir şeyi çekip suçlu bu deyince de sistem sürüyor. Yeni ürünler ortaya çıkıyor.
Şekeri kanserli hücreye verirsen hücredeki kanser coşuyor. (Çalışmanın bilimselliğine karşı çıkmıyorum.) Kanserli hasta kötüleşince hastaya serumu niye veriyorlar ? (Serumdaki şeker ne olacak ? ) Beden karmaşık işlemlerle ayakta kalıyor. Hücreye bakıp beden hakkında karar verilemiyor.
Uzatmayayım. Önlem iyidir. Önleyici önlemlere gelince aynı fikirde değilim.
V A Z G E Ç M E M .

TCM ve halcur beğendi.
Portakal Rengi Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 05-09-2021, 00:06   #107
TCM
Ağaç Dostu
 
TCM's Avatar
 
Giriş Tarihi: 18-01-2014
Şehir: İzmir
Mesajlar: 3,616
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi Portakal Rengi Mesajı Göster
...Bu vücut denen nesnenin hiç mi toleransı yok ?...
Mutlaka olur; hastalara olayı anlatırken aşağıdaki örneği veririm hep, en anlaşılır şekilde böyle anlatılır diye düşünüyorum.

- Hastalıkların insan vücuduna etkisinde pek çok önemli şey var. En fazla görülen - bilinen ve önlem alınabilecek hastalıklar şeker (diyabet) ve yüksek tansiyon. Bunlar da vücutta genelde damarları etkileyerek hasar verir. Vücuttaki damarları bahçe hortumuna benzetelim. Diyabet güneş, tansiyon da basınç olsun. Bahçeyi sularken hortumun ucunu ne kadar sıkarsanız (tansiyon) suyun hortumun çeperine yaptığı basınç artacak ve dolayısıyla ömrü kısalacaktır. İşiniz bitince hortumu katlar depoya kaldırırsanız ömrü uzar, ancak bahçede kendi halinde güneşin altında (diyabet) bırakırsanız da ömrü kısalacaktır. Peki hortumun hiç mi etkisi yok olaya; tabi ki çok önemli ve ona da kalıtım diyelim. Elimizde metresini 10 liraya aldığımız esnek mi esnek pırıl pırıl bir hortum var ise mutlaka ömrü daha uzun olacaktır. Ancak hurda plastikten yapılma eğilip bükülmesi bile zor metresi 2 liralık hortumu ne kadar korursanız koruyun ömrünü bir yere kadar uzatabilirsiniz. Ailesinde 80 yaşından önce ölüm görülmeyen birinin 40 yaşında kalp krizinden ölme ihtimali çok düşüktür.

Gelelim şekerin, karbonhidratın vs. nin etkisine. Sabah kahvaltıda; tereyağın içine iki yumurta kırın, üzerine çökelek-kaşar peyniri vs. peynir ekleyin, yanında zeytin, domates, şekersiz çay... Diğer kahvaltı seçeneği; gevrek veya ekmek, üzerine bal - reçel - çikolata vs. - meyve suyu (taze sıkılmış hazır çok önemli değil) - şekerli çay veya kahve... Bu iki çeşit kahvaltı sonrası bedeninizde fark göremiyorsanız istediğiniz kahvaltıyla devam edin. Aynı şeyi öğle ve akşam yemeğinde de tekrarlayabilirsiniz. Yani pirinç - tatlı - un aldığınız öğün ile almadığınız öğünlerde fark yok ise kafanızı yormayın, canınızın istediğini yiyin gitsin. Benim çok fark ediyor mesela; uyku hali, daha çabuk acıkma, nabzın yükselmesi vs...

Bir de şu var; belki de en önemli olan yaptığınızdan zevk alabilmek. Eğer bu kahvaltı, yemek ile oluyorsa abartmadan hayatın tadını çıkartmakta fayda var.Örnekleri çoğaltacam ancak özendirme gibi anlaşılabileceği için burada keseyim. Kişi değişimleri, kendine, yaşamına uyarlayarak uygulayabiliyorsa ne mutlu, ama olmuyorsa hayatı eziyete dönüştürmenin anlamı yok.

NOT: @halcur ve @Portakal Rengi ile bir bahçede oturup sohbet etmek eminim çok zevkli olurdu. Zevklerimiz pek uyuyor zira.

TCM Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 14-09-2021, 20:54   #108
Ağaç Dostu
 
halcur's Avatar
 
Giriş Tarihi: 10-12-2018
Şehir: Adana
Mesajlar: 376
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi Portakal Rengi Mesajı Göster
Çayı da şekeri de bırakmıyorum. Bırakmayacağım işte ! Başlarım şeker düşmanlığına.
Yok efendim sağlıklı yaşamak için şunları bunları yapmalıymışım. İyi, hoş da uzun yaşamak için yaşamak istemiyorum ki. Zevk aldığım şeyleri de yapmak istiyorum. Bu vücut denen nesnenin hiç mi toleransı yok ? Benimki toleranslı. 17 yaşından bugüne (63) şekerli çay içerim. (Hafif tatlı) Su gereksinimimi de çayla karşılarım. Rakı içmiyorsam su içtiğim pek görülmez. (yemek sofrasında su bulundurmam. O derece) Çay su sayılmadığı için susuzluktan öldüm mü ben ?
Haftada 4-5 gün bisiklet sürerim üstelik. 25-30 km bisiklet üstüne çay gibi keyifli bir içecek bilmiyorum. Yolda da susuzluğumu termostaki çayla gideririm. Önlemler bir yere kadar. Bu tür önleyici önlemlere gelince kulak asmam.
Avcı toplayıcı topluluklar nereden enerji sağlayabilirdi ?
Karbonhidrat kaynağı olarak buğdayı bile bilmiyorlardı. Topladıkları meyvelerdeki şeker olmazsa ölürler. Yani bedenimiz o günlerden beri şeker yakmayı bilir. Benim çocukluğum pilav ve hoşaf yiyerek geçti. Karbonhidrat üstü şeker demek. Hala ölmedik ama. Arkadaşlarım da yaşıyor.
Sorun gıda endüstrisini desteklemeye çalışan "endüstriyel bilim" anlayışı. Her hazır gıdaya şeker veya türevi, tuz, tatlandırıcı vb eklentilerle dengeli beslenme bozuluyor. Aradan bir şeyi çekip suçlu bu deyince de sistem sürüyor. Yeni ürünler ortaya çıkıyor.
Şekeri kanserli hücreye verirsen hücredeki kanser coşuyor. (Çalışmanın bilimselliğine karşı çıkmıyorum.) Kanserli hasta kötüleşince hastaya serumu niye veriyorlar ? (Serumdaki şeker ne olacak ? ) Beden karmaşık işlemlerle ayakta kalıyor. Hücreye bakıp beden hakkında karar verilemiyor.
Uzatmayayım. Önlem iyidir. Önleyici önlemlere gelince aynı fikirde değilim.
V A Z G E Ç M E M .
Sayın Portakal Rengi, böyle güzel ve coşkulu anlatıma hak ettiği şekilde mukabele edememe korkusuyla cevap yazamadım ama şimdi biraz cesaretlendim.

Ben de "Başlarım şeker düşmanlığına!" demek istiyorum hatta "Tutmayın küçük enişteyi!" moduna girip gaza geliyorum ama şeker hastası olduğumu hatırlayınca isyanım anında sönüyor.

"Hayat zevk vermiyorsa uzun yaşamanın cazibesi ne ola ki?" diyorum. Sonra aklıma geliyor. Şükür Adanalının şeker haricinde de bir sürü zevki var.

Bisiklet sürme meselesi bence çok önemli. Ben yürümem, spor yapmam, bisiklet sürmem...kısaca sağlıklı ve yararlı bir faaliyetim yok. Biraz bahçede enerji sarf ederim. O kadar. Emin olun spor yapsaydım şekeri ve şekerin baş rolde olduğu tatlıları sabah kahvaltısı niyetine yerdim. Ben de haykırırdım: VAZGEÇMEM, diye.

halcur Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Cevapla

Konu Araçları
Mod Seç

Gönderme Kuralları
Yeni konu gönderemezsiniz
Konulara yanıt veremezsiniz
Ek dosya yükleyemezsiniz
Kendi gönderilerinizi düzenleyemezsiniz

BB code Açık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2. Şu an saat: 22:37.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Forum vBulletin Version 3.8.5 Copyright ©2000 - 2021, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0
agaclar.net © 2004 - 2021