agaclar.net

Geri Dön   agaclar.net > Üretim, Bakım, Düzenleme, Temel Malzemeler > Topraksız Tarım
(https)




Beğeni Düzeni1486Beğeniler

Cevapla
 
Bookmark and Share Dış Bağlantılar Konu Araçları Mod Seç
Eski 27-11-2013, 18:41   #301
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 09-08-2013
Şehir: Mersin
Mesajlar: 617
Bu arada belirmeden edemeyeceğim. Videoda besin tankının üzeri çok pis gibi görünüyor. Ama gerçekte kesinlikle öyle değil. Belli ki besin sıçraması olmuş, ışıktan kameraya ve resimlere öyle yansımış. Aslında alındığı gibi masmavi plastik.

Son resimlerde de domatesin besin tankının içi yosun dolu gibi yeşil çıkmış. Yine ışık yansıması. İçindeki naylon sarı bir naylon. Sanırım besin eriyiği ışık kırılmasından objektife bizim normalde göremediğimiz bir görüntüyü göndermiş.

Tanktaki su bembeyaz.

smnvrl ve omencek beğendi.
leventali Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 27-11-2013, 20:21   #302
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 28-04-2013
Şehir: tahran iran
Mesajlar: 1,314
Levent Ali Bey

Merhaba, sanirim mac izleyeceksin, ben izleyemiyorum burada decoder yok, neyse.

Su besin konusunda olumsuz dusunme hersey iyi gidiyor. malzeme icin gorusmelerin suruyor mu? Ankara`da bir firma soylemistim sanirim gorustun, fiyatlar nasil toptan alinca daha da inecekler mi?

Forum icinde bir soruyu ulasabildigimiz herkese soralim bakalim kac kisi var demistim, ne dusunuyorsun?

Besin icin mikrolari sivi yapalim miktari cok az oluyor, geri kalanlari toz olarak verelim nakliyesi ve saklanmasi kolay olur saniyorum, ne dersin?

Bu arada siviyi hazirlayip sonra toz halina getirelim sorun kokten hallolsun diye bir fikrim var ama, bunun icin kullanilabilecek 4 yol biliyorum. Daha once mikronixe metal tozlar icin birisini kullanmistim, vakit bulursam tumunu tekrar incelemem gerek. Bu sefer cikabilecek gazlari bilmiyorum tehlike yaratmamak icin iyi incelemem lazim. Gerekirse konuyu bir kimya muhendisine sorariz. Karar verilirse gerekli makinalari kendim yaparim, piyasanin 1/10 una malolur. Bu isin pesindeyim.

Bulabildigim 20 kadar formulu grama cevirip gonderecegim birkac gun icinde.

Bu arada yeni boru alma, bir aydir kafama takilan bir konuyu cozdum, sana burada gonderecegim. Olay su. Borularda delikler var fide dikiliyor marul buyudukce sikisiyor yer yok, ne yapiliyor bastan genis ara veriliyor bu sefer az fide dikiliyor. Dusundugum sistem sanirim bunu halledecek, cok iyi olacak.

Bana lutfen sunlari yaz, tekrar olacak ama yine de yaziver.

1- Boru capin
2- Deliklerin merkezden merkeze arasi
3- Fide boruya kondugunda ilk 10 gun marul buyuklugune gore seni idare edecek delik arasi ( merkezden merkeze)
4- En son asamada sana lazimolan delik araligi ( merkezden merkeze ) Eger 2 deki ara
yetmiyorsa yani keske su olsaydi diyorsan
5- Borularin icindeki besinin yuksekligi
6- Borular nezaman ve ne sureyle bos kaliyor ( besinsiz )
Lutfen bunlari yazarsan kafamdaki sistemi yazayim, cizim falan ekleyeyim, maliyet farki olmayacak sanirim. Ozellikle soguk yerlerde calisanlar icin iyi olacak.

Saglicakla kal

leventali beğendi.
kiziltan Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 27-11-2013, 21:08   #303
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 09-08-2013
Şehir: Mersin
Mesajlar: 617
Merhaba Kızıltan, birazdan yukarı çıkıp, sorduklarınızın tamamını net olarak ölçüp yazacağım.

Gübreyi toz haline getirmek ayrı bir sorun. Çünkü az miktarda bir gübre olmayacağını düşünüyorum. Bir de gönderdiğiniz kişiler bunu olumsuz su içine karıştırabilecekler. Örneğin EC si çok yüksek bir suya karıştıracak, ya da ph ı çok yüksek bir suya. Beraberinde de olumsuzluklar olacak. Çökelmeler ya da bitkiyi beslememe gibi.

Ben bir nakliye ambarına sordum. 25 kg bu bidonu 20 tl ye götürüyorlar. Toplu olunca daha da inerler. Normal kargoyla gönderseniz bu 100 tl yi geçer.

Sıvı olmasının daha uygun olduğunu düşünüyorum. 25 litrelik iyi bir plastik bidonda bu besin yıllarca saklanabilir diye düşünüyorum. Yeter ki hava almasın. Kullanan kişiye de zorluk olmaz. Bu benim şahsi fikirlerim tabi ki.

leventali Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 27-11-2013, 21:10   #304
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 28-04-2013
Şehir: tahran iran
Mesajlar: 1,314
Tamamdir bir nokta daha karara baglandi sayilir, sayilir diyorum cunku baskalari da fikrini soylesin.

leventali beğendi.
kiziltan Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 27-11-2013, 21:31   #305
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 09-08-2013
Şehir: Mersin
Mesajlar: 617
Sayın Kızıltan,

1- Boru çapı 110 mm
2- Şu an iki merkez arası 20 cm
3- İlk 10 gün iki merkez arası için şunu söyleyebilirim. Fidelerin girdiği delik çapı 65 mm. 60 olsa daha iyi olurmuş. Delikler kırılmayacak şekilde yan yana delinse bile olur. Yani iki deliğin çemberleri arasındaki boşluk birkaç cm olsa yeterli.

4- Kıvırcık marul için iki merkez arası en az 30 cm olmalı. Hatta 32-35 düşünülebilir. Bende 20 cm, çok bir birlerine girdiler...

5- Boruların içindeki suyun yüksekliği yer yer değişmesine rağmen ortalama 8 cm.

6- Sistem dursa bile boru içindeki su miktarı bu. Düşse düşse .5 cm anca düşer. yani 7.5 olur. Yani hep su mevcut.

smnvrl ve kiziltan beğendi.
leventali Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 28-11-2013, 18:18   #306
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 09-08-2013
Şehir: Mersin
Mesajlar: 617
28-11-2013

Son marullarımızı da sahiplerine ulaştırdık. Afiyet olsun. Biri smsmax.net hızlı sms şirketinin sahibi Murat Aksoy. Mersin ve Adana toplantılarında Agaclar-MRS, Agaclar-ADN başlığıyla mesaj atmamızı sağlayan şirketin sahibi. Kendisine inceliği için teşekkür ederim. Ağaclar.Net'in sayesine yetiştirdiğimiz marullarımızdan biz de kendisine ikram ettik...

Name:  100_4153.jpg
Views: 1783
Size:  43.3 KB


Barkod Center sahibi Ümit Oktay. Onca yıllık arkadaşımız fakat çok eski bir ağaçlar.net üyesi olduğunu yeni öğreniyoruz. Bu serayı yapmam için moral ve motivasyonunu hiç esirgemedi. Ona da teşekkür ederim. Boston Marulunu babasına gönderdim. Buradan da yazayım da

Name:  100_4154.jpg
Views: 2085
Size:  43.7 KB

Seramızda marullarımız bitti. Cumartesi günü sistemi tamamen boşaltıp, yıkayacağız. Kravatlı çiftçinin, sistem yıkama halini de hep birlikte göreceğiz...

Saygı ve sevgilerle...

leventali Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 29-11-2013, 19:53   #307
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 28-04-2013
Şehir: tahran iran
Mesajlar: 1,314
Sayin Levent Ali

Kahve`ye Sn. Malina`nin mudahalesi sanirim iyi oldu, tabii ki benim gorusum bu. Daha teknik, daha hedefe kilitlenmis olacak yeni baslik.

Simdi arkadas, bu kahve olayi senin bu basliktan cikti, ustelik benim durumumda degilsin uygulayicisin, Sn Karagulle`de uygulayici.

Fikrim su, siz basta olmak uzere, elbette herkesin katkisi gerek, isbirligi icin gerekli olacak konulardaki somut mesajlari secseniz ve yonetime iletseniz faydali olur.

Yeni baslik bu yeni kurulum icin bilgi dagarcigimiz olsun, donup su baslikta su bilgi var gir bak yerine, bu baslikta su numaraya git demek buyuk avantaj olacaktir. Yani, iyi niyetler, hal hatir sorma, espriler falan buraya aktarilmasa baslangic icin iyi olur sanirim. Elbette ileride nasil gelisir bilmiyorum.

Bir musibetten yine hayir dogdu gibi, ne dersiniz ?

Bugun internetimde sorun var, hem yavas hem konu icerisinde belli bir sayfaya gecmek sorun oluyor, sebebini bilmiyorum, server dan olabilir, neyse. Duzelirse yardimci olmaya calisacagim.

Herkese hayirli olsun,
Saygilarimla
Engin KIZILTAN

leventali beğendi.
kiziltan Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 30-11-2013, 12:39   #308
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 09-08-2013
Şehir: Mersin
Mesajlar: 617
30-11-2013 Resimler -1

Her zamanki gibi önce resimler. Ancak bu resimler farklı bir deneyin resimleri. 28-11-2013 günü sistemi durdurdum. Yani pompa su basmayı durdurdu. Boru içinde kalan marullar. 2 gündür (48 Saat) bu marulların durduğu boruda hiç bir hareket yok. Redüktörden dolayı borunun %50'si kadar su mevcut.

Name:  30-11-20132_01.jpg
Views: 3112
Size:  39.1 KB

Name:  30-11-20132_02.jpg
Views: 2599
Size:  47.2 KB

Name:  30-11-20132_03.jpg
Views: 3431
Size:  40.9 KB

Name:  30-11-20132_04.jpg
Views: 2066
Size:  51.5 KB


Makinenin objektifini içeri sokmak zor oldu ama, olabildiğince boru içindeki duruş şeklini göstermek istedim. Bu arada bu kadar pis ve yosunlu değil. Sanırım yakın modunda çektiğim için her görüntüyü büyütmüş.

Sadece kökün su içindeki durumunu göstermek istedim.
Name:  30-11-20132_05.jpg
Views: 1734
Size:  28.9 KB

h_dogan ve smnvrl beğendi.
leventali Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 30-11-2013, 12:51   #309
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 09-08-2013
Şehir: Mersin
Mesajlar: 617
30-11-2013 Resimler -2

Marul gayet sağlıklı. Kökleri de. Köklerde kararma, eskime yok. Tabi bu amatörce bir bakış açısı ve yorum. Bilen bir gözle bakmak, bakış açısını değiştirebilir.

Name:  30-11-20132_06.jpg
Views: 1847
Size:  70.3 KB

Name:  30-11-20132_07.jpg
Views: 2020
Size:  40.0 KB

Name:  30-11-20132_08.jpg
Views: 1737
Size:  65.8 KB

Name:  30-11-20132_09.jpg
Views: 2233
Size:  61.1 KB


Yukarıda bahsetmiştim. Deneme yapmak için 48 saattir sistem çalışmıyor. Yani varsayılım ki büyük bir elektrik arızası oldu. Sistem 48 saattir bitkileri koruyor.

İkinci deneyimiz yaklaşık 10 gündür besin eklenmedi. Hasat yapıldığı için. Bu marulların diğerinden farkı 48 saattir su devirdaimi durmuş durumda.

Gözlemim sorun yok gibi görünse de büyüme olmadı. Bozulma da. Boru içindeki EC değerini ölçtüm 0.7. Suyun EC sinin 0.3 olduğu düşünülürse, su içerisinde hala besin mevcut. Bu aynı zamanda boru içindeki sudan tüketim yaptığını da gösteriyor. Sistemi ilk kapattığımda su yüksekliğini ölçmemek hata olsa da bunu bu şekilde de gözlemleyebiliyoruz. Zira besin eklememeye başladıktan bir kaç gün sonra EC değeri çalışan sistemde 0.4 - 0.5 değerlerindeydi. EC nin yükselmesi bize su tüketimi olduğunu gösteriyor.

Büyümenin ilerlememesi sanırım minimal yasasından kaynaklanıyor. Tabi devirdayım yokluğundan su içinde oksijen üretimi de söz konusu değil.

Deneyi devam ettirmek ve içine akvaryum pompasıyla hava verip, besin ekleyerek devam ettirmek istiyordum ama buna vakit kalmadı. Zira bugün sistemi komple yenilemeyi düşünüyorum.

Sistem sökülüp yıkanacak. Yeniden monte edilecek ve bir iki gün içerisindeki suyla çalıştırılacak.

Yeni sistemde Sayın Ankafar'ın marul için başlığa göndermiş olduğu formülü hazırlayıp kullanacağım. Eğer mümkün olursa hazırlanırken videosunu da buraya eklemeyi düşünüyorum.

Görüşmek ümidiyle...

leventali Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 30-11-2013, 13:03   #310
Ağaç Dostu
 
İsmail Karagülle's Avatar
 
Giriş Tarihi: 30-03-2009
Şehir: istanbul-Bolu
Mesajlar: 1,154
leventali, sistem durduktan sonra boruların içinde kalan bitki ve kökler , artık durgun suda uygulaması gibi olmuş. Eksik olan durgun sudaki oksijen . Onu da verdin mi , durgun su sistemi ortaya çıkacak .

Fakat kalan suyun içindeki besin miktarı eksilmiş olabilir . Kocaman olmuş bu marullar için ancak hayatını devam ettirmeye yetecek besin kalmış da olabilir. Ölmeyecek kadar besin ile bitki yaşamaya devam eder fakat gelişme olmaz.

Bunu da zannederim dikkate almışsındır.

İsmail Karagülle Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 30-11-2013, 13:57   #311
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 28-04-2013
Şehir: tahran iran
Mesajlar: 1,314
Leveny Ali Bey`in sistemi ile Todor serasi sitemi arasinda temel fark yok. Burada Sn Karagulle`nin teshisi dogru.

NFT sistemi boru icerisinde birkac mm yukseklikteki besinin surekli akisi. Derin su ise havuza doldurulmus besin ve uzerinde yuzen sistemde dikili bitki, suya oksijen veriliyor.

Boru icerisinde 8 cm su surekli varsa, akis saglanarak besinin dolasirken 8 cm yi asan miktar tekrar tanka donuyorsa, tanka oksijen veriyorsaniz bir fark kalmiyor ki.

Sonus olarak bitki koku surekli su icerisinde, suyun uzerinde kalan hava icerisinde de kok oldugundan bitki hava alabiliyor. Havuzda bu sorunu gidermek icin havuza hava veriliyor,
bazilari yuzen ve bitkileri yasiyan straforun alt kismini oyuk sekil vererek yapiyor ve su ust seviyesi ile kok arasinda ince ( 1 cm kadar ) hava birakiyor.

Cokme olmamasi ( tuzlanma, kokten kopabilecek parcalar gibi ) ve havalandirmanin daha iyi olmasi icin Sn Todor besini havuzun birtarafindan pompayle cekip diger tarafina basiyor.

Her iki sistemin boyut farkindan baska temel farki yok gibi. Bir fatk da su ki, havuz uzerinde asagiya sarkan cilek ekilemezken, boru olunca rahat oluyor.

Havuzun artisi ise, strafaor delik sayisi ( delik mesafeleri ) degistirilerek metrakare basi bitki sayisi 50 ila 10 arasi ayarlaniyor, fideyken 50 adet/m2, hasat zamani 10 adet/m2
yapilabiliyor.

Borulu olunca sicaklik degisimine acik olup etkilenirken, yuksek hacim nedeniyle havuzda bu sorun yok. Havuz EC ve PH degisimleri cok yavas oluyor, her gun, hatta gunde birkac kere olcum istemiyor.

Sn Karagulle tecrube ile dogru teshid koymuslar.
Selametle kalin

kiziltan Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 30-11-2013, 14:21   #312
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 09-08-2013
Şehir: Mersin
Mesajlar: 617
Merhaba Arkadaşlar,

Ben sadece sistemin durduğunda ne kadar süre sorun yaşamayacağımızı test etmek için böyle basit bir deneyi yaptım.

Bir deneyi de sudan çıktıntan sonra ne kadar dayanıyor diye yaptım. Onunda resimlerini yarın ekleyeceğim.

İki maruldan birini köklerini kesmeden, diğerini kökünden keserek bıraktım.

Durumlarını yarın birlikte görürüz.

Marul çok lezzetli. Kusur olarak gördüğüm iki şey var.

1- Marul çok çabuk kırılabiliyor. Bu da sanırım kalsiyum eksikliği.
2- Son bir hafta besini kesince yüzde 10 u sapa kalkma, şekil değişikliği yaşadı.

Bu sistem, yani 1. denemede bayağı bir acemilik ve yapılmaması gereken deneyler yaptım. Örneğin farklı besin eriyikleri de kullanıldı bu sistemde.

İçeriklerini bilemediğimizden dolayı bir çok neden söyleyemeyeceğiz. Ancak 2. deneyde dediğim gibi Sayın Ankafar'ın önerdiği eriyiği hazırlayıp kullanacağım.

Belki 1 hafta süre alabilir bu. Zira bir iki elektronik aksamı da bu sefer eklemek istiyorum. Tabi zamanım kalırsa, zira işler bayağı yoğunlaştı.

Yeni ekimi katlı sisteme çevirmek istiyorum. Işık yönü itibariyle bu sistemin mevcut sera içerisinde domates ve biberlerin ışığını keseceği kesin.

Pvc Boru yerine bu sefer yağmur oluğu su kanalı kullanmayı düşünüyorum. O biraz daha estetik duruyor.

Ben 110'luk boru kullanmıştım ama bu sistemde 70'lik borun bile aynı vazifeyi göreceği kesin. Belki 70 lik boru kullanırım.

Maliyet açısından yarı yarıya neredeyse.

Amatörlük güzel bir şey. Esneksiniz. Dilediğiniz gibi hareket edebiliyorsunuz. Hemen karar vermek istemiyorum. Bakalım uygun olan hangisi olursa onu deneyeceğim.

leventali Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 30-11-2013, 14:42   #313
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 09-08-2013
Şehir: Mersin
Mesajlar: 617
30-11-2013 Biberlerimizden hasat :)

Yaklaşık 30 günlük. Yaklaşık diyorum zira fideler marullarla aynı gün alındı ama ekimi 1 hafta sonrayı buldu. Ekim günü baz alındı...

Biraz önce yukarı çıktım. Biberlerin büyüyenlerinden 7 tane kopardım ve görüntüler aşağıda...

Biberlerimizin büyüklükleri...
Ölçü olarak, bir kalem pil konuldu aralarına. Büyüklüklerini kıyaslamak için...

Name:  100_4166.jpg
Views: 1653
Size:  31.6 KB

En büyük biberlerimizden 2 adet

Name:  100_4168.jpg
Views: 1700
Size:  24.2 KB

En küçük biberlerimizden 2 adet

Name:  100_4170.jpg
Views: 1626
Size:  22.1 KB

Lezzetine gelince. Bunlar akşama. Lezzet testinin sonuçları da akşama...

leventali Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 30-11-2013, 16:49   #314
Ağaçsever
 
Giriş Tarihi: 07-03-2013
Şehir: Mersin / Adana
Mesajlar: 61
Levent Ali Bey,
Marullarınızı hasat etmişsiniz, hayırlı olsun. Ben de tadına bakmak isterdim doğrusu, ancak acil bir iş nedeniyle İstanbul'a gitmek durumunda kaldım. Foruma da ancak bugün girebildim. Keşke Adana toplantısına katılabilseydim. Neyse, bir dahaki sefere artık.

Bu arada marulların yetişme süresi normal de, biberler şaşırttı beni. Epey hızlı gelişmişler. Sistemle ilgili söylemek istediğim bir kaç şey de var ama onları "kavede" söylemek isterim.

Saygılar, iyi çalışmalar..

leventali beğendi.
fozada Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 30-11-2013, 16:58   #315
Ağaçsever
 
Giriş Tarihi: 07-03-2013
Şehir: Mersin / Adana
Mesajlar: 61
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi fozada Mesajı Göster
Sistemle ilgili söylemek istediğim bir kaç şey de var ama onları "kavede" söylemek isterim.
Dedim ama, kahveye gittim kapı duvar. Kapandı mı kahve?

leventali beğendi.
fozada Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 30-11-2013, 17:09   #316
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 09-08-2013
Şehir: Mersin
Mesajlar: 617
Merhaba Sayın fozada.

Dallarında kopardıklarımın 1/2 si ve 1/4 büyüklüğünde daha meyveleri var.
Büyüme süreleriyle ilgili bir bilgim yok. Çünkü hayatımda ilk kez ekiyorum.

Ama şu var ki fideyi aldığım yerde adamların çok ciddi bir fide serası vardı. Daha önce de yazmıştım ismini buraya Tarsus Yonca Fide.

Bu fideler bu kadar sağlıklı büyümüş olmasalar, benim gibi bir aceminin elinde kim bilir ne hale gelirlerdi.

Açıkçası hızlı büyümelerini ben biraz yüksekte oluşlarına bağlıyorum. Yani 3. katın damında, yerden 15 metre yüksekte. Her yönden güneş alıyor. Havadar.

Biberlerden iki tanesi de sistem dışı elle suladığım gariplerden gelme.

Söylemesi ayıp ben toplayınca lepe yapıldı bunun için. Bu lepeyle gider diye Bulgur lepesi.

Biber bir harika. Öncelikle kokladığınızda mis gibi biber kokuyor.

Lezzetine gelince. Benim ilk yediğim biber acıydı. Ama ne acı. Ona rağmen ağızdaki acılık süresi çok kısa sürüyordu. Acı sevenler bilir, hani zehir gibi diye tabir ettiğimiz bir acılık değil. Katur kutur yiyeceğiniz bir acılık da değil.

Yedikten sonra acılığı ağzınızda uzun süre kalmıyor.

Hafif sulu gibi. Çok değil ama hissedebiliyorsunuz. Yani kupkuru, sert bir yeşillik yer gibi değil.

Baklava gibi valla. Hani içimden geçirmedim değil. İnşallah biri acı çıkar diye. Benim yediğim acıydı. Tatlı olanlar da vardı. Ama alırken dikkat etmedim, hangisini hangi fideden aldım diye. Cinsi hepsinin aynı.

Domatesler de inanılmaz büyüyorlar. Hani yeşil domatesten salamura, turşu yaparlar. O büyüklükte bir çoğu. Bilemiyorum belki bir ay içerisinde kızarırlarda. Bunun yetişme süresiyle de bir bilgim yok.

Güzel güneş alıyorlar, düzenli besleniyorlar, perlit içinde, ısı yerinde, deniz manzaralı...

Daha ne olsun.

E bir de tehdit, şantaj var tabi. Her çıktığımda bakın kıymetinizi bilin. Suit dairede yaşıyorsunuz. Kirayı karşılamanız lazım. Yoksa cinsleriniz gibi tarlaya gidersiniz...

Şaka bir yana... Cidden suitte yaşıyorlar.

Topraksız Tarım = Suit Tarla

Sağlıcakla kalın...

smnvrl ve fozada beğendi.
leventali Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 30-11-2013, 17:12   #317
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 09-08-2013
Şehir: Mersin
Mesajlar: 617
Sayın Fozada,

Kahve kısa bir süreliğine kapalı. Orada konuşulan konuların bir kısmı yerine taşınacak. Bir de toplu besin eriyiği temini için bir güç birliği çalışması yapılacak. Onun için de yeni başlık açılacak.

O yüzden kapalı.

Bahsedeceğiniz sistem benim sistemle ilgili ise buraya yazabilirsiniz.

fozada beğendi.
leventali Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 01-12-2013, 11:50   #318
Ağaçsever
 
Giriş Tarihi: 07-03-2013
Şehir: Mersin / Adana
Mesajlar: 61
Levent Ali Bey,

Sistemle ilgili Sn. İsmail Karagülle de görüş belirtmiş. Kendisine katılıyorum. Sistem akan su kültürü ile durgun su kültürünün karışımı olmuş

Akan su kültürü dedikleri, aslında İngilizce NFT (Nutrient Film Technique) dedikleri sistem. Filmden kasıt, birkaç milimetrelik bir derinlik. Bitkilerin sadece kök uçlarına temas eden su akıntısı. Sizin sistemde de redüksiyonların ağzı yukarıda değil de aşağıda olsaydı bu sistem olurdu. Gerçi o durumda zaten redüksiyon kullanmak da anlamsız olurdu. Bir dirsekle su aşağıya alınabilirdi.

Hep merak ettiğim konu ise, birkaç milimetrelik bir akıntıda genç fidelerin henüz uzamamış ve tam gelişmemiş köklerinin su ile nasıl temas edeceği konusu olmuştur. O nedenle sanıyorum ki, derinliği düşük, genişliği fazla bir malzeme ile birkaç milimetrelik akıntı bu sistemde kullanılabilir.

Doğrusunu söylemek gerekirse, o sistemin sizin sistemden daha üstün bir yanı olacak mıdır derseniz, sanmıyorum. Aksine sizin sistemin bence avantajlı tarafları da mevcut.

Örneğin, akan su kültüründe amatör üreticinin korkulu rüyası elektrik kesintisi. Ancak sizin sistem, elektrik kesildiği anda akan su kültürünü doğal ve otomatik olarak (!) durgun su kültürüne çeviriyor. Böylece "akan derin su kültürü" gibi bir sistem oluşuyor.

Şimdi hal böyleyken, mini bir havuz olsa, suyu bir taraftan alıp diğer taraftan tekrar havuza versek, böylece oksijenlenmeyi sağlamış olsak, mantık olarak farklı olmaz sanıyorum. Yani sizin sistem de aslında bir nevi, daraltılmış havuz sistemi gibi çalışıyor.

Artı olarak sistemin daha kapalı bir hale getirilmesi randımanı artıracaktır gibime geliyor. Daha önceki mesajlarda okumuştum, suyun debisinin pH üzerinde etkili olup olmadığı soruluyordu sanırım. Akarsular üzerinde yapılan akademik bir çalışma, suyun debisinin pH üzerinde etkili olmadığını söylüyordu. O çalışmayı dosyaların arasından bulabilirsem ilgili paragrafı eklemeye çalışırım.

Özetle, sistem bence özellikle amatörler ve küçük çaplı üreticiler için ideal. Elbette ufak tefek iyileştirmeler yapılabilir, bu iyileştirmelerin üretime etkisi gözlenebilir. Umarım ukalalık etmemişimdir.

İyi çalışmalar dilerim..

fozada Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 01-12-2013, 13:43   #319
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 28-04-2013
Şehir: tahran iran
Mesajlar: 1,314
Sn Fozada

Mesleginizi ve ya topraksiz tarim yapip yapmadiginizi bilmiyirum, ama siz bu isin teorisini cozmussunuz. Bu yazdiklarinizi belki 5-6 kere yazdim, konustuklarina soyledim, olumlu bir yanit, teyit alamadim.

NFT ile Akansu icin yazdiginiz, elekktrik kesintisi tehlikesi dogru, bu nedenle NFT de bile bir reduktor bulunmasi yararli, kesinti uzun surecekse reduktoru yukseltip yedek motorla veya elle doldurup 60 mm kadar su saklanabilir. Bu kucuk sistemler icin gecerli, buyuk sistemlerde jeneratorler var, milyon dolarlik is onlar !

NFT de kok uzamadan sisteme dikim yaptiysaniz, reduktor yukseltilip koke kapilar olarak besin alacak yaklasikliga getirilip, hergun su seviyesi asagiya cekilirse 2-3 gunde gercekte olmasi gereken 2 mm ye kadar indirilebiliyor. Bunu bir ABD universitesinin sitesinde okumustum.

NFT ve Akansu sistemlerde en buyuk handicap sicaklik degisimleri, surekli dolasan su sanki radyatorde dolasan su gibidir, disarisi besin tankindan soguksa ( kis ) besin soguyacak yazin ise tam tersine hemen isinacak.

Havuz sisteminde besine oksijen verildiginde daha cok DO ( dissolved oxygen ) cozunmus oksijen besine karisiyor, cozunmeyen kismi sivinin yuzeyinde kokle bulusuyor. Hava isindikca sivi isinacagindan, ve su isindikca oksijen bulundurma kapasitesi azalacagindan mahsurlu olabiliyor. Ne yapiliyor peki ? Yuzdurulen ve bitkiyi tasiyan straforlarin dliklerinin etrafi bir miktar icbukey yapiliyor, hava orada toplanarak kokle bulusuyor.

Bir nokta da su, hava basmak ! Havanin icerisinde oksijen ideal sartlarda %20 mertebesinde, yani 10 litre hava bassak 2 litresi oksijen ! Biz gercekten oksijen vermek ve konsantrasyon saglamak istersek ozon konusunu dusunmek zorundayiz.

Akansu sitemde besin deposuna hava tasi koyarak ince ( cok kucuk ) balonlar halinde basabilsek cozunme kolay olur, zaten bitki koku sivi uzerindeki boslukta havayla bulusuyor. Havalandirma havuz icin sart.

Akansu sistemde ve asli olan NFT sistemde kopan kok parcalari, tuz birikiminden olusan parcalar besinle birlikte yola duseceginden, boru ve pompada tikanma yapmamasi icin, besin tankina donus yerinde metal olmayan bir basit filter ise yariyormus, plastic bulasik teller ile dolu bir buyuk hunuden gecmesi gibi..
Bunlar benim bildiklerim eger dogruysa,
Saygilarimla

kiziltan Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 01-12-2013, 13:44   #320
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 09-08-2013
Şehir: Mersin
Mesajlar: 617
Merhaba Sayın fozada,

Sondan başa doğru cevap verim. Ukelalık ne demek efendim. Ben başlığa yazmanızdan onur duyarım.

Ben hep söylemeye çalışıyorum. Lütfen yazın diye ısrar da ediyorum. Bunun bir kaç yararı var.

1- Belki ben yanlış biliyorumdur, siz doğrusunu öğretirsiniz.
2- Belki siz yanlış biliyorsunuzdur, bilenler doğruları yazar siz de öğrenirsiniz.
3- En önemlisi, yazarak güzel yazmayı ve yazma cesaretini öğrenirsiniz.

Doğrusunu söylemek gerekirse, söylediklerinizin tamamına katılıyorum. Tabi benimki de bir amatör görüşü. Ben de endişe etmedim değil. Elektrik kesintisinde olabilecekleri, ancak çalışan bir sistemde test edebiliyorsunuz. Bu testi de bilerek yaptım ve resimledim ki bu konuda çalışma içinde olacaklara bir görüş açısı olsun diye.

48 saatlik bir elektrik kesintisi günümüz şartlarında ihtimal dışı. Ama köy türü yerlerde, trafo patlaması durumunda bu süre ve hatta bundan uzun sürelerde elektrik kesintisi yaşanabilmektedir.

O yüzden küçük seralar (1,2,3 dönüm) tasarlanırken, kullanılacak cihazların seçimi dikkatlice yapılır ve bir akü+ inverter sistemini desteğiyle en azından %30-40 gibi aktiviteyle, uzun elektrik kesintilerinde de ürünlerin korunması sağlanabilir görüşündeyim. Yine söylüyorum, bu tamamen benim amatörce, denenmemiş fikrim. Belki gerçekte uygun düşmüyor olabilir.

Açıkçası sistemi kurarken, okuduklarından insanın kafası o kadar karışıyor, o kadar tedirgin oluyor ki, sistemin gereksinimlerinin kat be kat üzerinde maliyetli parçalar kullanıyor amatörler. Ben de dahil.

Örneğin, akan su kültüründe benim sistemi kurduğumda, çift kafalı iç akvaryum pompasını kullandım. Ben serayı yapmadan önce sistemi yapıp, yaklaşık 15-20 gün test sürüşü yaptırdım. Önce bu pompanın yetmeyeceğini düşündüm. Zira okuduğum yazılar, kaynaklar hep bu yönde. Pompa 22 watt. Öyle çok güçlü bir pompa değil. Ve benim 3-4 yıldır akvaryum içerisinde çalışan bir pompa. Yani yeni de değil.

Test, testtir deyip bunu denedim. Ben bu kadar iyi sonuç vereceğini ve hatta şu an dört boru var, yatayda 10 boruda bile eksiksiz yeteceğine eminim. Hatta sistemin son halini incelerseniz, kafa motorunun bir çıkışı depodan aldığı suyu yukarıdan akıtarak yine depoya veriyor. Oksijen oluşması ve suyun karışması adına. 4 boruyu ise diğer çıkış sağlıyor.

Yani 4 boruyu tek çıkış sağlıyor. Öyle ki yanına 4 boru daha koysanız yeterli gelir. Zira, 3 mm lik spagetti borudan çıkıyor su.

Pompanın fiyatı da yanılmıyorsam 25-30 tl. Aldığınız yere göre farklılık gösterebilir. Ama alacaklar bundan fazla vermesin.

Tabi ki yatayda bu söylediklerim. Dikeyde denemedim neler olur bilmiyorum. Ama abartı olmadığı sürece, mevcut pompanın 2 metreye basacağından da eminim. Çünkü denedim. 2 metrelik bir kangal boru (damlama sulama borusu) bağlayıp denedim. Gayet rahat bastı suyu.

Amatör arkadaşlar karıştırmasınlar diye belirtiyorum: Bu denemeler akan su kültürü için. Yani basınca ihtiyaç duymayan sistemler için. Aynı pompa deneyini, benim katı ortam kültürü bölümünde, perlite ektiğim domates ve biberlerde denemedim.

Yetersiz gelebilir. Emin değilim. Çünkü orada 20 tane spagetti borunun ucuna takılmış damlama kazıkları aracılığıyla sulama yapılıyor. Yani belli bir basınç gücüne ihtiyaç var.
Bu pompa orada yetersiz kalabilir. Belki de kalmaz çünkü denemedim.

Söylemem o ki, ille de pahalı motorlar kullanmak zorunda değilsiniz. Sözüm amatörlere. Ben motorun resmini yayınladım, bundan alabilirsiniz. Tabi benimki kadar büyük bir sistem kuracaksanız. Yok çok daha küçük bir sistem kuracaksanız bunların tek kafalısı da mevcut. Daha da ucuz 10-15 tl civarında.

Katı ortam kültürü bölümünde, AT Atman 105 motor kullandım. 65 tl ye almıştım yanılmıyorsam. Bu motorlar sump denilen bir sistem için akvaryumlarda kullanılan bir motor olduğu için, sistemleri aynı olsa da kendileri pahalı. Çünkü her akvaryumu olan bu motordan kullanmaz. Ama iç kafa motoru her akvaryumu olanın kullandığı bir parça. O yüzden de daha ucuz bunlara göre.

Her ikisininde çalışma sistemi bire bir aynı. Her ikisi de su içerisinde olmak zorunda ve pervane vasıtasıyla suyu sirküle etmekte. Sump sistemlerin suyu 1 metre gibi yukarı basma zorunluluğu olduğundan, bu pompalar güçlü olarak imal ediliyor.

Uzun yazılınca okunmuyor ama ben yine de yazmaya devam edim tecrübelerimi.

Katı ortam kültürü bölümünde 3 mm spagetti hortumu ve 3 mm damlatma kazığı kullandım. Bulamadığım için kullandım. Çok çabuk tıkanıyorlar. Suyun içerisinde perlit gözle görünür biçimde yok. Ama belli ki toz halinde karışmış durumda. Her gün açsamda her gün tıkanıyor. Şırıl şırıl akmıyor.

Bunların 4,5,7 mm likleri mevcut. Bulsam onlardan kullanacağım. Burada yok. 100 metre paket halinde spagetti hortumları satılıyor. Bana lazım 5-10 metre. Gerisin ne yapacağım?

Bu gibi durumlar için ortaklaşa ürün alabileceğimiz bir başlık yakında açılacak. O zaman biraz daha rahat ederiz gibi geliyor.

Ben perlitle inanılmaz bir ürün alıyorum. Perlitteki en büyük sorun, sistemi tıkaması. Ancak sisteme konulmadan çok iyi yıkanırsa ve bir tül vasıtasıyla toz olanlar elenirse yıkanırken, sisteme zarar vermeyeceğini gördüm.

Çünkü ben akan su kültüründeki bardakların içine de perlit koydum. Ama koyacağım perliti akvaryum file kepçesinin içine koyup, tazyikli suyla sulayarak, küçük parçacıklarını eledim öyle koydum. Sisteme hiç perlit düşmedi. Hatta öyle ki kökler perliti sarım sarım sarmalamış. Aklıma gelirse bugün son marulların bardaktaki durumlarının resimlerini çeker koyarım buraya. Yani o perlitin suya düşmesi imkansız.

Hemde çok ucuz bir çözüm.

Perlitin çuvalını fabrikadan 200 lt, 15 tl ye aldım. Yani pazarlıksız kütedene. 4 litresine Koçtaş'ta 4.5 tl verince adamla pazarlık etmeyi yediremedim kendime

Ama toplu alımlarda mutlaka indirim yaparlar. Yani daha büyük serası olanlar ya da alım yapacaklar için diyorum.

Sonuç: Amatörler perlit kullansınlar. Tabi evli olanlara bir kaç tavsiyem de olacak

Amatör denemenizi sonuçlandırmanız, perliti kuru olarak evde açmamanıza bağlı

Kullandığınız sistemde bir şekilde mutlaka üstünü kapatmalısınız. Bir naylon, bez vs. ile. Çünkü kuruduklarında hafifliklerinden dolayı, nefes gücünüzle bile dağılabiliyorlar. Hemde her tarafa.

Söylemedi demeyin, öyle kazaklık felan da sökmüyor bir süre sonra

Devam edecek ...

leventali Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 01-12-2013, 13:56   #321
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 09-08-2013
Şehir: Mersin
Mesajlar: 617
Sayın Kızıltan,

Merak ettiğim şey hava motoru ve hava taşıyla suya oksijen verilmesi olayı. Bu konuda çok yazı okudum ama çok tartışmalı. Yani bu konuda bilgim, deneyimim olmadan okuduklarımdan birkaç şey aktarmak istiyorum. Bilginiz dahilinde yanıtlarsanız sevinirim.

1- Hava motoru + hava taşı ile suya oksijen verilmesi bitkiye fayda sağlayamayacak bir miktarda olacağından gereksiz deniliyor. Yani bu sistemle, sanıldığı kadar suya oksijen karıştırılamazmış.

2- Hatta bir perlatör yardımıyla suya bu havataşından daha fazla oksijen kazandırılabilirmiş. Ancak bu da öyle abartılacak kadar bir oksijen karışımı sağlamıyormuş.

Gerçek manada suya oksijen karıştırmanın, sıvı oksijen üretecek sistemin kurulması ve istenilen oranda karıştırılması olarak belirtiyorlar konuyu iyi bilenler. Tabi ben konuyu hiç bilmediğimden, bunları okumakla yetiniyorum.

Oksijen ölçebilen aletler inanılmaz pahalı. Yani imkan olsa ölçüp deneyip, buraya yazarım.

1- Konuyu tam bilmediğim için soruyorum. Bu sistemin bir yararı var mı (yani mutlaka minimal de olsa vardır ama değer mi)?

2- Oksijen her canlı için çok önem arz ettiğinden sıvı oksijen üretmek kolay mı? Tabi bu soruyu da tamamen amatör düzeyde üretmekten bahsediyorum.

İnternetteki sıvı oksijen düzeneklerine bakınca amatörlerin rahatça yapamayacağı ya da yapsa deymeyeceği bir sistem gibi görülüyor.

leventali Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 01-12-2013, 14:29   #322
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 28-04-2013
Şehir: tahran iran
Mesajlar: 1,314
Sn Levent Ali daha once bir link vermistim, oksijen vermenin bitkinin verimine katkisini universite testetmis ve yayinlamis.

Sn Fozada`ya yukarida yazdim, hava oksijen degil ki, % 20 si yani 1/5 I oksijen. Oksijen verebilsek suda cozunecek ve faydasi olacak.

Sizin sistende kok tamamen suda degil havuz gibi degil, zaten hava aliyor.

Havuz icin, durgun su icin sart. Soyle ornek vereyim, saksinin dibini delin, altina tabak koyun, tabaga da su doldurun. Birkac gunde hersey curuyecektir cunku saksidaki toprak veya karisim hava alamayacak.

Bu konu hakkinda Sn Tezel`in bir fotoflanmis yazisi var forum icinde ama nerede bilmiyorum, durgunsu tipi bir uygulama da , akilli vana denen autopot da oyle , saksi ayakli, ayaklar delik ve sivi oradan fitil seklinde emiliyor ortam tarafindan, ama saksi altida bulunan delik sivi ile tikanmadigindan oradan saksi ici haca cekebiliyor.
Saygilarimla

kiziltan Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 01-12-2013, 23:45   #323
Ağaç Dostu
 
İsmail Karagülle's Avatar
 
Giriş Tarihi: 30-03-2009
Şehir: istanbul-Bolu
Mesajlar: 1,154
Leventali bitki fizyolojisi ile ilgili bir dosyada , Utanarak söylüyorum yazıyı hangi makaleden aldım bilmiyorum . Sadece o kısmını alıp kopyla yapoıştır yapmışım .Demek senin aklına gelen soru bir zamanlar benim de aklıma gelmiş. Ve bunu bulmuşum . Saklamışım.
O da şu;

2. Toprak havası: Bitki kökleri uygun havalanma koşullarında iyi bir gelişme gösterir. Normal gelişme %10 oksijenden sonra başlar, yeni kök oluşumu %12 oksijenden sonra başlar. Optimum gelişme için kök bölgesinde karbondioksit miktarı %1’in altında olmalıdır. Oksijensiz solunum sonucu oluşan Hidrojen sülfür ve metan gazlarının bulunması bitki kökleri içi zararlıdır.

leventali beğendi.
İsmail Karagülle Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 01-12-2013, 23:52   #324
Ağaç Dostu
 
İsmail Karagülle's Avatar
 
Giriş Tarihi: 30-03-2009
Şehir: istanbul-Bolu
Mesajlar: 1,154
Megep bahçecilik ders notlarından bir alıntı;

''Su ile doygun bir yetiştirme ortamında fazla suyun drene olmasından sonra suyun terk
ettiği gözenekler hava ile dolar. Suyun drene olmasından sonra ortamda kalan hava ile dolu
gözeneklerin hacmi ortamın toplam hava kapasitesinin altına düşmemelidir; çünkü bitki
kökleri, fazla miktarda oksijene gerek duyar. Bunu karşılamak için yetiştirme ortamında
hava ile dolu durumda bulunan geniş gözeneklerin toplam hacim içerisindeki oranı en az %
10, tercihen % 20 üzerinde olmalıdır. Yetiştirme ortamının hava kapasitesi en az % 10-20
olmalıdır.''

leventali beğendi.
İsmail Karagülle Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 02-12-2013, 00:07   #325
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 09-08-2013
Şehir: Mersin
Mesajlar: 617
Damda 12 m2 Hidroponic Sera Yapımı

Aslında bu linkteki bitki çalışmasında, akvaryum hava motoru ve hava taşı deneyi mevcut. Bitkinin büyüme hızı topraktakiyle kıyaslanamayacak kadar fazla. Zira aynı çiçekten toprakta ekili olanı da var. Zaten ondan küçük bir kök alıp ekmiştim.

Yani ben hava taşının etkisini mi gördüm, yoksa suyun etkisini mi tam anlamış değilim. Çünkü 1/20 oranında hazırladığım besinli su var. Hem bu sistemin içinde hemde topraktakinin sulanmasında. Her ikisi de coştu. Ama büyüme hızı sudakinde daha fazla.

Hava taşının etkisi olduğunu düşünüyorum. Tabi bu küçük bir sistem olduğu için yeterli geliyor olabilir.

Bir videoda seyretmiştim bulursam linkini eklerim, her kovaya bir fide dikiyor ve her kovaya bir hava taşı koyuyordu adam. Karşısına da hava taşı konmamış kovalar. Farkları anlatıyordu.

İkinci dikkatimi çeken de benim marul sisteminde işgüzarlık sayıp yaptığım sistem değişikliği. Depodan suyu basan pompanın bir çıkışına yine damlama sistemi parçalarıyla yukarıdan akacak şekilde suyu bağladım. Bir çıkış direk marulları besledi, bir çıkış sürekli devirdaim. Ama yukarıdan akarak.

Bu düzeneği bu hale getirdiğimden sonra inanılmaz büyüme hızı gördüm. Daha önceki yazılarımda da yazmışımdır mutlaka.

Şimdi perlatör alıp deneyeceğim. Çünkü bu konuyu araştırdığımda yapılan testlerde perlatörün, havadaki oksijeni en fazla karıştırdığı tespit edilmiş suya. Tabi bununla ilgili bilgim yok. Zaten bu konuda bizim besin eriyiği konusu gibi, alanında acayip bir kavga konusu.

Belli ki bu su arıtma, oksijenleme gibi işlerde karlı işler ve az bilinen işler

Ancak kaliteli perlatörleri öneriyorlar. Ucuzlarını değil. Orada da kalitelisinin fiyatını yazmışlardı 14 tl. Artema'nın perlatörü diye. Ucuzları da 2-5 tl arası.

leventali Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 02-12-2013, 01:43   #326
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 09-08-2013
Şehir: Mersin
Mesajlar: 617
Bugün uzun ve yorucu bir gün olacak. Belki gün boyu buraya hiç uğrayamayabilirim.

leventali Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 02-12-2013, 07:22   #327
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 01-10-2012
Şehir: ankara
Mesajlar: 166
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi leventali Mesajı Göster
Merhaba Sayın fozada,


Sonuç: Amatörler perlit kullansınlar. Tabi evli olanlara bir kaç tavsiyem de olacak

Amatör denemenizi sonuçlandırmanız, perliti kuru olarak evde açmamanıza bağlı

Kullandığınız sistemde bir şekilde mutlaka üstünü kapatmalısınız. Bir naylon, bez vs. ile. Çünkü kuruduklarında hafifliklerinden dolayı, nefes gücünüzle bile dağılabiliyorlar. Hemde her tarafa.

Söylemedi demeyin, öyle kazaklık felan da sökmüyor bir süre sonra
Küçük bir ekleme yapalım perlit ile çalışırken hele hele çuval açarken kesinlikle basitde olsa bir maske ve gözlük takın. Özellikle maske çok önemli, kuru perlitte ortaya çıkan tozlar ciğerlerinize dolup zarar verebilir solunmaması gerekli. (Nemlenince ve bu sorun ortadan kalkınca perlit çok güzel bir ürün)

leventali beğendi.
ankafar Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 02-12-2013, 08:19   #328
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 28-04-2013
Şehir: tahran iran
Mesajlar: 1,314
Merhaba

Kendi mesajim icin bir duzeltme yazayim, amatoruz duydugumuza inaniriz, bir hata yaparak kimseyi etkilemek istemem.

Sisteme hava vermek konusunda, bazi cidddi kuruluslarin yaptiklari calismalarin sonucunda pek etkili olmadigi yazilmis. Demek ki belli bir orani tutturmak sart daha fazla verelim daha fazla alalim yok.

Bir arastirma sonucunda oksijentakviyesinin genc bitkide buyumeyi etkiledigi ama sonucta olusan marulun agirliginda etkisinin cok az oldugu yaziliydi.

Hatta birkac hidroponik system denenmis, durgunsu, akansu, sistemlerinde pek bir fark cikmamis, kabuledilebilir hata sinirlarind farkliliklar olmuz ama enteresan bir nokta cikmis, hindistan cevizi kabugu tozuna dikilip elle sulama yapilan en buyuk marulu vermis agirlik olarak.

Bu konuda okumaya devamederek elde edilen bilgiyi vermek lazim.

Arayip cozunmus oksijen miktarinin optimum degerini bulup yazmaya calisacagim.

Bu arada kok bolgesinin oksijen almasii sart ama bunu besin icerisine hava basma ile karistirmamak lazim saniyorum. Ikisi biraz farkli.

Saygilarimla

kiziltan Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 02-12-2013, 10:04   #329
Ağaçsever
 
Giriş Tarihi: 07-03-2013
Şehir: Mersin / Adana
Mesajlar: 61
Havadaki oksijen miktarı, Sn. Kızıltan'ın da dediği gibi % 20-21 civarındadır. Havataşı ile kullanılan hava motorları da suya oksijen değil hava basıyor zaten. Havuz sisteminde bitkinin oksijeni kullanabilmesi, suda çözünmüş oksijen oranıyla sınırlı. Hava motorunun aslında yaptığı tek iş, dışarıdan aldığı havayı hortum vasıtasıyla suyun içinden geçirmek ve çıkardığı kabarcıklarla su yüzeyini hareketlendirmek. Bu yolla suya oksijen kazandırmaya çalışıyor.

Akvaryum kafa motorlarını düşündüğümüzde, suyu hareketlendirme konusunda çok daha başarılı ve güçlü olduklarını görebiliyoruz. Yine bu motorları karşılaştırdığımızda, hava motorlarının aynı işi tabiri caizse "kulağını ayağının altından göstermek" şeklinde yaptığını söyleyebiliriz. Bu nedenle durgun su sistemlerinde kabarcıklı hava motorlarının çok yetersiz kalacağını düşünüyorum.

Bizim durgun su yönteminin problemi olan oksijen, aslında alabalık üreticilerinin oksijen sorunuyla benzerlik gösteriyor. Neyse ki biz daha avantajlıyız, zira balıkların oksijen ihtiyacı bitkilerinkinden kat be kat fazla.

Burada alabalık üretimiyle ilgilenen bilim adamları oturmuşlar, bir balığın hangi evrede ne kadar oksijen tükettiğini hesaplamışlar. Bu yöntem bitkiler için de kullanılabilir ve bir sonuca varılabilir.

Yöntem aslında basit, örneğin elimizde 100 litre su var diyelim. Önceden elimizdeki yöntemlerle suyu oksijenlendirip, su içerisindeki erimiş oksijenin miktarını ölçüyoruz. Ardından bu suyu bitkinin kullanımına veriyoruz. 1 saat sonra suyu kullanımdan alıp ermiş oksijen miktarını tekrar ölçüyoruz. Aradaki fark, bitkinin bir saatte harcadığı erimiş oksijen miktarını bize veriyor.

Bu elbette milimetrik bir sonuç olmamakla birlikte, bize yaklaşık bir değer sunuyor, fikir sahibi olmamızı sağlıyor. Zira suyun ısısının gün içinde sürekli değişeceğini gözönünde bulundurarak, deneyi ortalama bir sıcaklıkta yapmak gerekiyor. Yani gün içindeki ısı değişimlerinin bir ortalamasını alarak suyu o sıcaklıkta tutarak deneyi gerçekleştirmek gerek. Ya da mevsim normallerinde oluşabilecek birden çok sıcaklık ortamında da test edilebilir.

Elbette bunun için erimiş oksijeni ölçen ölçü aleti lazım. O da bende yok. Fiyatları çok yüksek. Ancak oksijen ölçen sensörler ayrı satılıyor ve fiyatları daha makul. Bir mikrodenetleyici üzerinde kullanarak bu tarz bir ölçü aleti yapmak düşüncelerim arasında. pH, EC, ısı ve oksijeni takip eden bir sistemi oluşturarak elimin altında bulundurmak istiyorum. Ama ne zaman işlerden fırsat bulurum da başlayabilirim onu bilemiyorum açıkçası.

Son bir not, suyun debisinin oksijenle direkt ilgisi olduğunu biliyorsunuzdur. Yani yüksek debili akan suların oksijen açısından da daha zengin olduğunu biliyoruz. Şelale, çağlayan gibi yerlerde suların yüksek oksijen içerdiği bilinen bir durum. Yüksek debi belki NFT sistemlerinde kullanılamaz ama havuzlar için iyi bir seçenek gibi geliyor. Eğer havuz sistemi denemesi yapacak olursam, havuzdan aldığım suyu bir şekilde merdivenli bir sistemden aktardıktan sonra tekrar havuza vermeyi düşünüyorum.

smnvrl ve kiziltan beğendi.
fozada Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 02-12-2013, 10:21   #330
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 09-08-2013
Şehir: Mersin
Mesajlar: 617
Sayın Ankafar'ın söylediğini nasıl da unutmuşum. Teşekkür ediyorum kendisine. Hemen bir tecrübemi de aktarim.

Büyük kasaya perlit doldururken, 2 çuval aldı, her çuval 200 litre, büyük kovaya yarım su doldurdum, ve küçük bir tasla perliti içerisene boşalttım. Hortumun ucuna bahçe sulama fiskiyesi takıp sürekli üzerine tutarak, çabucak ıslattım. Ona rağmen etrafa perlit saçılıyor. Bunun damda olmamın da etkisi var.

İlk çuval yarımdı, bu şekilde yaptım. Açılmamış çuvalda yanlarına bıcakla delik deldim, altlarına da, çuvalın ağzını açıp, fiskiyeyle su tuttum. Böylece ilk alımlarda perlit uçmasını önledim.

Küçük bir uyarı daha eklemek istiyorum. Perliti iyice yıkamanız gerekiyor hemde bir parça derin kapta. Tozlar, alakasız maddeler dibe çöküyor.

Buna rağmen sistemi çalıştırdığımda bir sürü toz depoya inmişti. Çünkü, düzleme yaparken, fedeleri ekerken, naylonu çekerken, kazıkları çakarken, yine ezilmeden kaynaklı sanırım ufalanma oluyor.

Sayın Kızıltan,

Fazla oksijenin insana bile zararı var. Sorun az oksijende. Dağlarda yetişen bitkilerin daha sağlıklı, daha güçlü olmasının sebebi belkide budur. Oksijen.

Bir amatörün ölçmede zorlanacağı en zor element olduğunu sanıyorum. Çünkü bunu ölçen aletler pahalı.

Bugün akşam bir tecrübemi daha paylaşacağım. Bilgili kişilerin de yorumuna muhtaç bir tecrübe. Resimlerle daha iyi anlaşılacağından, resim çektikten sonra yazacağım. Akan su için iyi bir gözlem...

smnvrl ve Zozan beğendi.
leventali Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Cevapla

Konu Araçları
Mod Seç

Gönderme Kuralları
Yeni konu gönderemezsiniz
Konulara yanıt veremezsiniz
Ek dosya yükleyemezsiniz
Kendi gönderilerinizi düzenleyemezsiniz

BB code Açık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2. Şu an saat: 22:34.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Forum vBulletin Version 3.8.5 Copyright ©2000 - 2024, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0
agaclar.net © 2004 - 2024