agaclar.net

Geri Dön   agaclar.net > Üretim, Bakım, Düzenleme, Temel Malzemeler > Temel Konular (Toprak, Gübre, Tohum, Sulama)
(https)




Reklam


Beğeni Düzeni429Beğeniler

Cevapla
 
Bookmark and Share Dış Bağlantılar Konu Araçları Mod Seç
Eski 15-04-2016, 10:39   #1561
Ağaçsever
 
Giriş Tarihi: 27-12-2015
Şehir: Kütahya
Mesajlar: 44
https://www.youtube.com/watch?v=3PXF-u3KBZ8

mustafa1453 beğendi.
Mad Max Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 18-06-2016, 01:03   #1562
ezo
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 24-09-2007
Şehir: kocaeli
Mesajlar: 207
3 yasindaki ceviz agaclarima sulama ile humik asit ve ema yi birlikte verebilirmiyim ve ema nin miktari ne olmali yardimci olabilirmisiniz.

ezo Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 04-11-2016, 15:48   #1563
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 02-11-2015
Şehir: bursa
Mesajlar: 164
Ben bokashi yaptım pirin suyu ve nohut suyu ekleyerek ve pekmez.Sağlıklı işler mi?

çamkokusu Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 04-11-2016, 16:36   #1564
agaclar.net
 
MeyveliTepe's Avatar
 
Giriş Tarihi: 22-03-2007
Şehir: Kocaeli
Mesajlar: 8,245
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi çamkokusu Mesajı Göster
Ben bokashi yaptım pirin suyu ve nohut suyu ekleyerek ve pekmez.Sağlıklı işler mi?
Düzgün yaptıysanız evet.

MeyveliTepe Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 04-11-2016, 21:09   #1565
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 02-11-2015
Şehir: bursa
Mesajlar: 164
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi MeyveliTepe Mesajı Göster
Düzgün yaptıysanız evet.
Sarıcanın nargile sistemini uyguladım ek olarak.Fazla suyunu aldım,ekşimsi kokusu var,mandalina kabuğundan mı yoksa suyun kendi özelliğinden mi bilemedim açıkçası,ama rengi pekmezli sudan ziyade turuncumsu bir şeydi.Sulandırıp giderlere verdim ve pişman oldum,keke biberlere verip olmuş mu diye deneseydim Bana yetecek kadar atık yığdığımda bırakacağım maya eklemeyi.

çamkokusu Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 23-03-2017, 15:34   #1566
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 11-01-2008
Şehir: AfyonKarahisar
Mesajlar: 21
Merhabalar.

İki yaşında 225 badem fidanına gübre vereceğim. Bulunduğum bölgede yanmış ahır gübresi bulamıyorum, ancak yanmamışını neredeyse ücretsiz bulabiliyorum. 3m x 3m, 1.5 metre derinliğinde, içinde aktarma yapabileceğim bir de çukurum var ancak yanmamış gübreyi doğru bir şekilde yakmak için pek fazla zamanım kalmadı. Mayısta yağmurlar kesilecek. Ben de bu sene yapıp seneye kullanırım diyordum.

Fidanlara depodan damla sulama ile ilk yağmur arkası EM aktif vermeyi planlıyordum.

Tam böyle düşünürken bu videoyu gördüm:

sonlara doğru (1.16) girdiler ve miktarları veriliyor. 4 haftada hazır olacağı söyleniyor. Oranlanmış değerler şöyle:
1 ton ahır gübresi,
22 kg saman,
8.4 litre EMA
8.4 litre melas
süre: 4 hafta

düşününce, sanki ayrı ayrı yanmış ahır gübresi ve damla sulama ile EM uygulamaktansa ikisi bir arada olur, aynı işevi görür gibi geldi. Hem de ahır gübresi bu seneye yetişmiş olur.

Hiç EM ile ahır gübresi fermantasyonu deneyen oldu mu? Olduysa videodaki oranlar ve sürenin (4 hafta üzerine ayrıca 2 hafta daha fazla bekletebilirim) doğru olma ihtimali nedir?

MeyveliTepe ve yetsin beğendi.
ozerkavak Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 01-04-2017, 18:47   #1567
Ağaçsever
 
Coskun4216's Avatar
 
Giriş Tarihi: 22-04-2010
Şehir: Bursa
Mesajlar: 47
Sayın ozerkavak

Em Hollanda sitesini göz atmanız iyi olur. Ot, saman, talaş ve sıvı hayvan gübresi ile nemlendirme yaparak kompost hazırlıyorlar.

Sizin linkteki videoya benzeri örnekler.

ilk video da 8 haftada oluyor yazılı, kil, deniz kabuklusu + em katılmış




Organik madde miktarını artırma için bu tür tatbikatlar yapılması elzem.

Üç beş sene evvel kuru yonca, taze koyun gübresi, yağmur suyu ve EMA ile soğuk kompost olarak hazırlanan karışım yerine ekilen domateslerden sera görüntüsünde ürün almıştık.
Bunu tek sefer uygulama imkanı oldu. Araç olmayınca şehir ortamında malzeme temini sıkıntılı oluyor.


Kompost hazırlanma süresi ile alakalı bu konunun ilk sayfasında 3.mesajın en son paragrafı aşağıdadır.


EM Kompost hazırlama:

EMA ile üzerine spreyleyerek (%40 - 45 nem oranı olacak şekilde(*)) muamele edeceğiniz ahır gübresi ve/veya otları üzerini koyu renk bir naylonla örterek doğrudan güneş almayan bir yerde 3-4 hafta fermantesyona bırakınız. Bu işlemi, meyve bahçelerinizde otları temizlediğinizde hemen orada bir yığın oluşturarak yapabilirsiniz. Otları toprağıyla birlikte söktünüzse, sakın toprağı ayırmaya kalkmayınız. Hepsini bir arada kompost yapabilirsiniz. Örtünün kenarları iki tuğla arasına sıkıştırılarak yığının üzerinden çok az da olsa hava geçmesi sağlanır. 15 gün sonra yığın bir kez altüst edilir. Başlangıçtan itibaren yaklaşık 3-4 hafta sonra yığının üzerinde beyaz küfler oluşacaktır. Bu beyaz küfler oluştuğunda EM Kompost kullanıma hazır demektir. 3 kısım toprak ile 1 kısım fermente olmuş ahır gübresini karıştırarak bir köşede yine üzerini aynı şekilde naylonla kapatarak 2 hafta bekletiniz. Ve kompost olarak kullanınız. Eğer toprakla karıştırmadan kullanmak isterseniz, fidanların /ağaçların kök bölgelerinden 35-40 cm uzağa gelecek şekilde fermante olmuş organik madde karışımını (EM Kompost) üst toprağa çapayla karıştırınız.

Sağlıcakla kalınız.

Coskun4216 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 05-04-2017, 09:53   #1568
Ağaçsever
 
oartuc's Avatar
 
Giriş Tarihi: 06-02-2017
Şehir: İzmit
Mesajlar: 36
Merhabalar,

Bu konunun yarısına kadar okudum,meyvelitepe'nin yazıları ve tavsiyelerinin de etkisiyle 2 haftadır em temin etmeye çalışıyorum ancak konu eski olduğu için sanırım,em temin edebileceğim bir yer henüz bulamadım.

Tekirdağ'da Ahmet bey'e ulaşıp temin ettim aslında ama gönderdiği üründen emin olamadım açıkçası,son kullanma tarihi 2 yıl geçmiş ve ürünlerin kapağı açılmıştı(Kontrol etmek amaçlı açtığını söyledi).Son kullanma tarihleri geçmiş ama kötü bir kokusu yok açıkçası keskin ekşimsi kokusu var.

Bu sene daha çok deneme amaçlı kullanmayı düşündüğüm için garantiye almak istiyorum bu ürünü en iyi şekilde nereden nasıl temin edebiliriz?

oartuc Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 12-04-2017, 16:59   #1569
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 04-01-2016
Şehir: ISTANBUL
Mesajlar: 7
ben gecen sene EM Agriton Turkey den temin etmistim.

mimoza3 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 12-04-2017, 19:34   #1570
agaclar.net
 
MeyveliTepe's Avatar
 
Giriş Tarihi: 22-03-2007
Şehir: Kocaeli
Mesajlar: 8,245
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi oartuc Mesajı Göster
Merhabalar,

Bu konunun yarısına kadar okudum,meyvelitepe'nin yazıları ve tavsiyelerinin de etkisiyle 2 haftadır em temin etmeye çalışıyorum ancak konu eski olduğu için sanırım,em temin edebileceğim bir yer henüz bulamadım.

Tekirdağ'da Ahmet bey'e ulaşıp temin ettim aslında ama gönderdiği üründen emin olamadım açıkçası,son kullanma tarihi 2 yıl geçmiş ve ürünlerin kapağı açılmıştı(Kontrol etmek amaçlı açtığını söyledi).Son kullanma tarihleri geçmiş ama kötü bir kokusu yok açıkçası keskin ekşimsi kokusu var.

Bu sene daha çok deneme amaçlı kullanmayı düşündüğüm için garantiye almak istiyorum bu ürünü en iyi şekilde nereden nasıl temin edebiliriz?
Kokusu iyi ise sorun yok, kullanabilirsiniz.

MeyveliTepe Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 13-04-2017, 02:46   #1571
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 11-01-2008
Şehir: AfyonKarahisar
Mesajlar: 21
Merhabalar,

Öncelikle EM aktif ürününü havale günü tarafıma kargolayıp ulaştıran Seda Hanım'a teşekkür ederek başlamak istiyorum. info@emturkey.com.tr attığım e-postayı (telefon ederek takip ettim) hızla yanıtladılar.

Sayın Coskun4216, çok teşekkür ederim. İnanılmaz faydası oldu. İngilizce bilmek, bu kaynaklar ulaşmak için yetmemişti.

İşlerin teoride ve pratikte nasıl yürüdüğüne dair (ilk yapacaklar için) biraz örnek vermek istiyorum. Amacım mayayı (EM) katıp 1 tona yakın taze büyükbaş gübresini en kısa zamanda fidanlara vermek idi bakın neler oldu (ya da olmadı

1. EM aktif tarafıma ulaştıktan sonra gübreyi getirecek arkadaşı son bir hafta içinde (bu arkadaş getirebileceğini söyleyen dördüncü arkadaş, diğerlerini sormayın!) 4 kez aradım, ikisinde telefonuna bakmadı.

2. 1 ton kadar gübre getirecekti, "romörke atıcam 1 tonu geçebilir... bilemem" dedi. 2 tona da razıydım 500 kiloya'da, yanında 3-4 saman balyası bırakacaktı, aradı ve "döktük abi hepsini çukura" dedi.

3. evde biririktirmiş olduğum 30 kilogram civarında kahverengi (yırtılmış 5 cm'lik karton parçaları ve kağıtlar ki, sıkıştırılmış şeker çuvalı) malzemeyi bagaja teptim ve yola koyuldum.

4. Afyon'daki "ben bu işin kralıyım" diyen 3 yemciye uğradım, 1 çuval (40kg) kepek almak istedim ve hiçbirinde kepek bulamadım! Beni başka iki yemciye gönderdiler ve en erken 1 hafta sonra kepek alabileceğimi (o da parasını peşin verirsem) öğrendiğimde eli boş bir halde 45 kilometre yol yapmıştım.

5. Elimdeki 2 litre EM aktif, 50 kg kadar kuru malzeme ile tarladaki kepçe ile açılmış 3m x 3m genişiliğinde 1.5m derinliğindeki çukura vardığımda, beklediğim 1-2 ton gübre yerine üçte biri dışarı boşaltılmış olmak üzere 5 ton yaş büyükbaş gübresi yığını ile karşılaştım. Saman balyası falan da yoktu! Tekrar aramaya utandım. Biraz da "arasam da getirmeyecek" diye saldım.

6. 5 ton yaş gübreye "Hodri meydan" deyip, elimdeki 6m x 8m naylon örtüyü çukurun boş köşesine serip 500kg-1000 kg arası gübreyi kürekle çukurun boş tarafına aktarmayı planlayarak, EM, bahçedeki tırmık yolması kuru malzemeyi, getirdiğim karton ve kağıtları naylon içine doğru çukurun köşesine, naylon içine sermeye başladım.

7. Tek başıma ince ince katmanları (karton/kağıt kuru madde + EM sprey + gübre + kuru otlar + karıştırma ve karıştırırken tekrar EM sprey) oluştururken yağmur başladı

8. EM'yi püskürttüğüm, 15 TL'ye 2 yıl önce aldığım (en kralı abi bu! söylemine inanmamama rağmen) 1.5 litre kapasiteli ilaçlama pompası bozuldu (tulumba lastiği içinde EM varken yırtılıp yerinden çıktı, hazneye düştü), pompaladıkça üstten, pompa yerinden tüm sıvıyı dışarı fışkırtmaya başladı. Kibrit sokuşturarak sıkıştırmayı denesem de fayda etmedi.

9. 3 saat debelenmemin sonunda, beklediğimden daha nemli (yağmur nedeniyle) 1 tona yakın, her katmana kovadan otomobil yıkama fırçası ile EM sepelenmiş, dört bir yanı (alt kısım hariç) naylon ile kapatılıp hava ve ışık alması engellenmiş 1 tona yakın bir gübre kompostu (bukaşi mi demeliyim?) denemesini (5 Nisan 2017) gerçekleştirdim.

10. 1 saat daha harcayıp dışarıdaki yaş 1.5 tona yakın gübreyi çukura olabildiğince aktardım (son kalanları çukura dürttüm). Yağmur işimi kolaylaştırmıştı. iyice cıvımış taze gübre yağ gibi aktı gitti az önce içinde bulunduğum çukura. Hala da üstünü örtemedim

Amaç ne idi? 6 dönüm arazideki 225 fidana bu seneye yetişmek üzere EM ile fermente edilmiş gübreyi mayıs sonu vermek üzere hazırlamak.

Aldığım dersler:
1. tek başına iş yapma, yanında 1-2 her işi tutabilen (köye gidip yapıştırıcı alabilecek mesela), araç kullanabilen insanın olsun
2. parasıyla da olsa en kral satıcılara, arkadaşlara, "hallederiz abi!" diyenlere, "en kalitelisi bu alet, şikayet almadım" diye mal satana güvenme, yedekli ol, kameraman Cevat Kelle gibi yanında herşeyi taşı, kova, hatta kedi taşı

Vazgeçecek miyim? Hayır! Niye anlattım bunca şeyi? Maalesef tecrübelerimizi özetleyip yazarken yaşadığımız olumsuzlukları buraya eklemekte sanki biraz cimri davranıyoruz gibi geliyor, eksiği tamamlayayım dedim Adamlar kepçe dozer her türlü kararken, tarımın hayvancılığın göbeğinde temel yem maddesi 40kg kepek bulamadım

ozerkavak Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 16-05-2017, 17:11   #1572
Ağaçsever
 
Giriş Tarihi: 15-03-2017
Şehir: Konya
Mesajlar: 85
Herkese merhabalar,

Bu işlerde acemi biri olarak ustalardan yardım talep edeceğim.

150m2 civarı ufak bir bahçede sebze yetiştirmeye çalışıyorum fidelerimi diktim onlara EMA vermeyi düşünüyorum 1 lt olarak temin ettim. EMA'yı suya hangi oranda karıştırmalıyım. Ayrıca sulama suyumuz şebeke suyu yani klorlu bu durumda ne yapmam lazım.

EMA'yı damlamadan humik asit ve iz element ile birlikte vermeyi düşünüyorum uygun mudur uygunsa oranları ne olsun? Birde kaç parçada vereyim EMA'yı bitkilerime?

Ayrıca bulundugum yerde mantari hastalıklar çok yaygın bitkiye bir geldimi kurtulması pek mümkün olmuyor bitkinin. EMA kullandıgım için organik olanlar dahil hiçbir mantar ilacını sanırım kullanamayacağım bunların yerine ne yapmamı önerirsiniz.

meminaydin Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 20-05-2017, 12:39   #1573
Yeni Üye
 
Nejat@'s Avatar
 
Giriş Tarihi: 16-05-2017
Şehir: istanbul
Mesajlar: 15
Merhabalar
EMA PLUS MİCROBİYAL GÜBRE hakkında bilgisi olan varmı, tavsiye edermisiniz?

Nejat@ Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 07-06-2017, 14:44   #1574
Yeni Üye
 
Nejat@'s Avatar
 
Giriş Tarihi: 16-05-2017
Şehir: istanbul
Mesajlar: 15
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi meminaydin Mesajı Göster
Herkese merhabalar,

Bu işlerde acemi biri olarak ustalardan yardım talep edeceğim.

150m2 civarı ufak bir bahçede sebze yetiştirmeye çalışıyorum fidelerimi diktim onlara EMA vermeyi düşünüyorum 1 lt olarak temin ettim. EMA'yı suya hangi oranda karıştırmalıyım. Ayrıca sulama suyumuz şebeke suyu yani klorlu bu durumda ne yapmam lazım.

EMA'yı damlamadan humik asit ve iz element ile birlikte vermeyi düşünüyorum uygun mudur uygunsa oranları ne olsun? Birde kaç parçada vereyim EMA'yı bitkilerime?

Ayrıca bulundugum yerde mantari hastalıklar çok yaygın bitkiye bir geldimi kurtulması pek mümkün olmuyor bitkinin. EMA kullandıgım için organik olanlar dahil hiçbir mantar ilacını sanırım kullanamayacağım bunların yerine ne yapmamı önerirsiniz.
sn. meminaydin iyi günler, Elimden geldiğnce sorunuzu yanıtlamaya çalışayım. Şebeke suyundaki klor EMA daki bakterileri öldürür. İmkanınız varsa şebeke suyunu üstü açık bir depoda 24 saat beklettikte sonra kullanın, böylece klor buğarlaşarak suyu terk eder. Dozaj olarak 1lt su için 3ml EMA 5 kafi gelir. Genede tedarikçinize sormanızda fayda var.
EMA nın topraksız tarımda iz elementlerle birlikte iyi sonuçlar verdiği söyleniyor, humik asitle birlikte güzel bir kombinasyon olur.
Mantar hastalıklarına karşı önleyici olarak, toprağa karıştırmak suretiyle toz kükürt kullana bilirsiniz.

oartuc ve Anadolu2019 beğendi.
Nejat@ Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 12-06-2017, 11:18   #1575
Ağaç Dostu
 
muratcolak's Avatar
 
Giriş Tarihi: 13-05-2017
Şehir: Amasya-Samsun
Mesajlar: 275
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi Dogasever Mesajı Göster
Mutfak atıklarından kısa sürede EM ile kokusuz ve sineksiz EM Kompost üretmek için Bukaşi Kovası piyasaya çıkmıştır.
bukovadan temin edebilen varmı

Eklenen Resimler
 
muratcolak Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 12-06-2017, 15:28   #1576
Ağaçsever
 
oartuc's Avatar
 
Giriş Tarihi: 06-02-2017
Şehir: İzmit
Mesajlar: 36


AliExpress te şöyle bir şey buldum ama bana boyu küçük geldi,belki sizin işinize yarar. Büyük boyunu bulabilirsem kendime sipariş etmeyi düşünüyorum ben de.



Tapatalk kullanarak iPhone aracılığıyla gönderildi

oartuc Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 12-06-2017, 16:02   #1577
Ağaç Dostu
 
muratcolak's Avatar
 
Giriş Tarihi: 13-05-2017
Şehir: Amasya-Samsun
Mesajlar: 275
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi oartuc Mesajı Göster


AliExpress te şöyle bir şey buldum ama bana boyu küçük geldi,belki sizin işinize yarar. Büyük boyunu bulabilirsem kendime sipariş etmeyi düşünüyorum ben de.



Tapatalk kullanarak iPhone aracılığıyla gönderildi
Boyut kucuk fiyati inanilmaz
En iyisi kendimiz yapmk

muratcolak Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 12-06-2017, 17:15   #1578
Ağaçsever
 
oartuc's Avatar
 
Giriş Tarihi: 06-02-2017
Şehir: İzmit
Mesajlar: 36
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi muratcolak Mesajı Göster
Boyut kucuk fiyati inanilmaz
En iyisi kendimiz yapmk


Ben daha önce solucan gübresi üreten bir firmanın kompost kutusunu görmüştüm daha pahalıydı. Vaktim olursa onu da bulup ekran görüntü atarım.



Tapatalk kullanarak iPhone aracılığıyla gönderildi

oartuc Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 12-06-2017, 17:17   #1579
Ağaçsever
 
oartuc's Avatar
 
Giriş Tarihi: 06-02-2017
Şehir: İzmit
Mesajlar: 36


Boyut diğeri ile aynıymış,fiyata 500 adet solucan da dahil sanırım. Ben bu ürünü yakından görmüştüm,bana pek kullanışlı gelmedi açıkçası.


Tapatalk kullanarak iPhone aracılığıyla gönderildi

oartuc Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 12-06-2017, 21:00   #1580
agaclar.net
 
MeyveliTepe's Avatar
 
Giriş Tarihi: 22-03-2007
Şehir: Kocaeli
Mesajlar: 8,245
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi muratcolak Mesajı Göster
Boyut kucuk fiyati inanilmaz
En iyisi kendimiz yapmk
Böyle de olur.

MeyveliTepe Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 16-01-2018, 19:22   #1581
Ağaçsever
 
Giriş Tarihi: 26-07-2017
Şehir: ANTALYA
Mesajlar: 89
EM 1 toprağa direk sulandırıp verilir mi , amacım gübre deği toprağı ıslah etmek, bir em firması em aktif ver dedi em 1 litresi 250 lira em aktif 30 lira em1 diye satılanlar zaten em aktif dedi , toprak kireçli tsp , dap vs. Atmaya pek uygun değil napayım taç hizalarına 5 cm çukur eşip içine az melas ve em1 damlatıp üstünü toprakla örtsem olurmu

kartezyenx Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 16-01-2018, 19:26   #1582
Ağaçsever
 
Giriş Tarihi: 26-07-2017
Şehir: ANTALYA
Mesajlar: 89
Kalsiyumu nitrik asitle kırsam nasıl olur 1 ay evvel tsp gömdüğüm çukurlara yüzde birlik nitrik asit mi versem em nin kireçli toprak ıslahına yararı nedir zira bakteri toprakta az ise kükürt iş görnez diyenler var

kartezyenx Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 16-01-2018, 19:28   #1583
Ağaçsever
 
Giriş Tarihi: 26-07-2017
Şehir: ANTALYA
Mesajlar: 89
Bölge çok nemli mantari hastalıklarla başım dertte , fazla organik madde işime gelmez mantarlara ortam hazırlar antalya hem nemli hem sıcak , busene bir de sıcaklık mevsim normallerinin üzerinde

kartezyenx Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 16-01-2018, 19:29   #1584
Ağaçsever
 
Giriş Tarihi: 26-07-2017
Şehir: ANTALYA
Mesajlar: 89
Ağaç sayısı 330 civarı , nar ağacı

kartezyenx Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 19-01-2018, 10:46   #1585
Ağaçsever
 
Giriş Tarihi: 26-07-2017
Şehir: ANTALYA
Mesajlar: 89
EMA İÇİNDE BASİLLUS SPP. VAR genelde basillus türlerinin çok büyük bir kısmı patojendir bu kafa mı bulandırıyor

kartezyenx Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 06-09-2018, 08:30   #1586
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 06-09-2018
Şehir: şanlıurfa
Mesajlar: 2
mrba hala burdaysanız ürünü aldığınız firmayı öğrenebilirmiyim

urfaali Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 21-01-2019, 13:28   #1587
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 30-03-2016
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 15
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi urfaali Mesajı Göster
mrba hala burdaysanız ürünü aldığınız firmayı öğrenebilirmiyim
Emayı EM turkey den (gamze@emturkey.com.tr) mail adresine yazarak temin ettim. Sizde burdan isteyebilirsiniz.

Ardacal Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 28-02-2019, 22:59   #1588
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 28-02-2019
Şehir: karabük
Mesajlar: 1
özra organik firmasında "MİCROZONE (Bakteri) " diye bir ürün var. patenti de kendilerine ait. herhangi bir yabancı firmanın kopyası değil. bu ürünü yaptığınız çalışmanın içine koyup çoğaltıp kullanabilirsiniz. içeriğini de size yazayım :
Azosprilium brasilense Sp 7 VKPM B-11094
Azotobacter vinelandii BIM B-216 VKPM B-10436 Rhizobium trifollii 372a VKPM B-209
Pseudomonas fluorescens 1013 VKPM B-6743
Bacilus subtilis OZ-02 VKPM B-11966
Bacilus licheniformis OZ-01 VKPM B-11965
Azotobacter chroococcum 10 VKPM B-2662
Bacillus amyloliquefaciens OZ-03 VKPM 11967
Bacillus muclaginosus VKPM B-7519 Canlı Mikroorganizma Miktarı: 5x10’8 kob/g pH Aralığı: 6-8"

dagbag Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 11-02-2020, 16:13   #1589
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 11-02-2020
Şehir: Ankara
Mesajlar: 2
Merhabalar, işim dolayısıyla yeni öğrenmeye başladığım etkin mikroorganizmalar hususunda yazdıklarınız benim için çok kıymetli, teşekkür ediyorum. Kitabınızın adını paylaştınız mı forumda göremedim, eğer paylaşırsanız okumayı çok isterim. Saygılar Selamlar.

derdimdoğa Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 11-02-2020, 16:15   #1590
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 11-02-2020
Şehir: Ankara
Mesajlar: 2
Merhabalar, işim dolayısıyla yeni öğrenmeye başladığım etkin mikroorganizmalar hususunda yazdıklarınız benim için çok kıymetli, teşekkür ediyorum. Kitabınızın adını paylaştınız mı forumda göremedim, eğer paylaşırsanız okumayı çok isterim. Saygılar Selamlar.

Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi Dogasever Mesajı Göster
Oğuz Bey bir atımda dünyanın sorusunu sormuş. Kendisine teşekkür ederim. Aslında tüm yanıtları bildiğinden eminim. Önümde hazırlık yapıp Türkiye'ye gitmek için 2 günüm var. O yüzden bu sorulara çok detaylı yanıt veremeyebilirim. Aslında, bu soruların her biri hakkında bir makale yazılabilir. Daha önce Milliyet blogdaki yazılarımı okuyanlar aslında bu soruların yanıtlarını orada da bulabilirler.

Doğada yararlı, zararlı ve oportunist (fırsatçı) mikroorganizmalar vardır. Zararlı mikroorganizmalara biz (Putrefaction) kokuşma mikroorganizmaları da diyoruz. Çok genel bir bakışla ele alacak olursak, zararlılar oksidasyon mikroorganizmalarıdır ve havalı ortamı severler, yararlılar ise genellikle fermentasyon mikroorganizmalarıdır ve havasız ortamda yaşarlar (Tabii ki hepsi değil bu sadece bir genellemedir). Tam burada, Fransız doğabilimci dostum Marie Luıse Schicht'in EM hakkında yazdığım ilk kitaba yazdığı Önsözü okumakta yarar var:

"Yeryüzündeki ilk canlılar oksijene tolerans gösteremeyen anaerobik
mikroorganizmalardı. Bu canlılar, karbon dioksit, metan ve diğer toksik
maddelerle besleniyorlardı. O zamanlar atmosferde oksijen yoktu ve bu canlılar
üreyip sayılarını hızla artırarak tüm yeryüzünü kapladılar. Bu küçücük yaratıklar,
sindirim sistemleri çok basit olduğundan son derece zehirli maddelere iyi tolerans
gösterebiliyorlar ve zehirli maddeleri sindirdikten sonra dışkıları yoluyla biçim
değiştirmiş olarak (kısmen de oksijen olarak) bulundukları çevreye bırakıyorlardı.
Aradan uzun yıllar geçtikten sonra bu süreç sonucu atmosferin bileşimi değişti ve
anaerobik mikroorganizmaların çoğu ya öldü ya da doğal su kaynaklarının
başlangıç noktalarına, mağaraların derinliklerine ve okyanusların dibine
çekilmeye zorlandı. Bugünlerde, bu minik yaratıkları yeryüzünün derin
tabakalarında, bitkilerde ve hayvanlarla insanların bağırsaklarında bulmak
mümkün.
Bugün yeryüzünde oksijene gereksinim duyan aerobik mikroorganizmalar hakim
olmasına rağmen, anaerobik mikroorganizmalar da doğada önemli rol
oynamaktadır ve simbiyosis olarak bilinen her iki tür mikroorganizmaların birlikte
varolmaları sayesinde yaşamın yeryüzünde bildiğimiz şekliyle var olması
mümkün hale gelmiştir.
Bu iki mikroorganizma türü aslında birbirini tamamlamaktadır. Aerobik
mikroorganizmalar yaşamın gelişmesini ve sürüdürülmesini sağlarken, anaerobik
mikroorganizmalar zehirli, artık kullanılamayacak hale gelmiş, eskimiş ve atılmış
maddeleri parçalar. Bu parçalama sonucunda geride kalan maddelerden yeni ve
sağlıklı bir yaşam doğabilir. Doğada ya da bağırsaklarımızda her iki tür
mikroorganizma da kendine özgü görevler üstlenmiştir. Görevleri farklı olmasına
rağmen doğadaki mükemmel dengeyi sağlamak için daima birlikte çalışırlar.
Gün geçtikçe daha fazla sayıda mikroorganizma insanlar tarafından örneğin,
gıda endüstrisinde ve diğer endüstri alanlarında kulanılmaktadır. Tüm dünyadaki
birçok laboratuvarda belirli mikroorganizmalar üretilmekte ve bu
mikroorganizmalar üzerinden çok da para kazanılmaktadır. Üretilen bazı
mikroorganizmalar tek tek makinelerin temizlenmesinde ve diğer cansız
maddelerin bertaraf edilmesinde başarıyla kullanılmaktadır. Ancak, suyun
arıtılması, toprağın gübrelenmesi ya da insanların ve hayvanların sağlığı söz
konusu olduğunda, çok çeşitli aerobik ve anaerobik mikroorganizmaların birarada
görev yapması gereklidir.
Japon Profesör Teruo Higa, bu gerekliliği tam olarak anlamış, uzun yıllar birçok
kimyasal madde kullanımı dolayısıyla canlılığını, verimliliğini kaybetmiş
topraklara, yeniden sağlık ve verimlilik kazandırmanın yolunu aramıştır. Bilimde
başarılı olmak için, son derece doğru yaklaşım, dikkat ve sonsuz sabır gerektiği
herkesin iyi bildiği bir gerçektir. Profesör Higa, otuz yılı aşkın süreyle araştırma
yaptıktan ve birçok başarısızlık yaşadıktan sonra, toplam iki bini aşkın
mikroorganizma içinden birbiriyle uyum içinde yaşayabilen 82 çeşit aerobik ve
anaerobik mikroorganizma bulmuştur. Bu mikroorganizma karışımı, hem
insanların sağlığı hem de toprak için ve çok çeşitli şekillerde kullanılabilmektedir.
Bu konuların hepsi bu kitapta ele alınmaktadır. Bu mikroorganizmaların kullanımı
kolaydır ve zaman içinde kendi kendilerine çoğaldıklarından ötürü, az miktarlarda
kullanıldığından herkesin ekonomik gücü yetebilmektedir.
Bugün Etkin Mikroorganizmaların (EM) kullanımı hala yeni yeni artış
göstermektedir. Bunu bilen ve biraz da hayal gücünü kullanabilen insanlar, EM
ürünleri için yeni kullanım alanları yaratmakta ya da EM ürünlerini kullanarak,
yeni bazı ürünler geliştirebilmektedir.
Şahsen toplumumuzda yakın bir gelecekte mikroorganizmaların çok önemli rol
oynayacağından hiç kuşkum yok. Şu anda bile, başta Antalya olmak üzere
tarımsal ürünlerin yetiştirilmesinde, İzmir’de atıklardan hayvan yemi üretiminde
gittikçe yaygınlaşan biçimde EM ürünleri kullanılmaktadır. Çünkü, toprak, su ve
hava kirletilmiştir ve gittikçe artan miktarlarda toksik (zehirli) maddeler
içermektedir. Çoğu insan durumun ne kadar ciddi olduğunun farkında bile
değildir.
Dünya ilk oluştuğunda, son derece zehirli bir atmosferi olduğundan, bildiğimiz
şekliyle yaşamın gelişmesi mümkün değildi. Yaşamın gelişmesi,
mikroorganizmaların zehirli maddeleri nötralize edip, atmosferde yeterince
oksijen bulunmasını sağlamasından sonra ancak mümkün olabilmiştir. Tıpkı
geçmişte olduğu gibi, şimdi de mikroorganizmalar, karşılaştığımız bu son derece
ciddi durumda değişikliğe neden olarak, dünyayı kirlilikten, zehirli maddelerden
arındırabilirler. Geçmişte dünyamızı zehirli maddelerden bir kere arındırdılar ve
bunu yine yapabilirler. Gerekli ve mümkün olan her yerde bu minik yaratıkları
kullanarak bunu sağlamak için elimizden geleni hızla yapmak biz insanların
elindedir.
Profesör Higa bize doğru yolu gösterdi. Onun gösterdiği yolda ilerleyerek, çok
geç olmadan dünyadaki kirlenmeyi tersine çevirebilir, insanlığı kurtarabiliriz.
Elinizde tuttuğunuz bu kitap bu amaca rehberlik etmektedir."
Marie Luise Schicht N.D.
Tenerif.

Sevgili Marie'ye önsöz için teşekkür ederim. Bunu buraya koymamın amacı olaylara biraz daha geniş açıdan bakabilmekti. umarım yararlı olmuştur.

Yalovadaki sözde EM'cilerin ürünlerinin sonuçlarını düşünmek dahi istemiyorum. Bunlar kuşkusuz doğaya ve bitkilere, insanlara zarar verebilecek ürünlerdir. Etrafa zararlı mikroorganizma saçmaktan başka bir işe yaramayacaklarını düşünüyorum. Yani kirlenmiş dünyamızı biraz daha kirleteceklerdir. Ama tabii ki çok ciddi hastalıklara da neden olabilirler. Genleriyle oynayacak kadar bilgili olduklarını zannetmiyorum ama aralarına aldıkları Akademisyen de onlarla aynı kafada ise, sonuçlar korkunç olabilir tabii ki. Bundan kastım mutasyona (değişime) uğramış mikroorganizmalar ile, dönüşü olmayan büyük tahribatlara yol açabilirler. Doğada herşey milyonlarca yıl süren etkileşimler sonucu en ideal şekliyle oluşmaktadır. Bu milyonlarca yılda oluşmuş denge sonucu insanlar güzel, tadında ve sağlıklı ürünler yiyebilmektedirler. Bazı insanlar, açgözlülük uğruna, daha fazla almak ya da bazı hastalıkları hiç çıkmadan bastırabilmek ya da çıkar çıkmaz anında yok edebilmek için kimyasal ya da genleriyle oynanmış biyolojik "çözümler" kullanmaktadırlar ki, bu milyonlarca yılda oluşmuş dengenin kısa süreler içinde nasıl etkileneceğini hiç hesaba katmamaktadırlar. Doğada en ufak bir canlının bile bir görevi vardır. Ya yemdir ya da yer ve/veya doğadaki temel element döngüsüne katkıda bulunur. Çünkü her canlı doğanın vazgeçilmez bir parçasıdır. İnsan da böyledir. Ama ne yazık ki, insan sırf akıllı olduğu için, hiç hakkı olmadığı halde, bu parçaları değiştirme, yok etme hakkını kendinde görmektedir. Halbuki bu yapılabilecek en büyük akılsızlıktır. Neyse, bu işin biraz felsefi yanı. Şimdi gelelim koku sorununa: yukarda da belirttiğim gibi, organik maddenin oksidasyonu sonucu (zararlı mikroorganizmaların eşliğinde, E-koli, salmonella, clostridium, .... vb. gibi!) hidrojen sülfür, amonyak, metan gibi kötü kokular veren bileşikler oluşur. Halbuki organik maddenin fermantasyonu sonucu, anti-oksidanlar, vitaminler, doğal hormonlar, antibiyotikler, biyolojik aktif maddeler oluşur ki, bunlar canlılar için son derece faydalıdır. Bu yüzden, ben herkese bol bol turşu ve yoğurt yemelerini öneririm. Almanların Sauerkraut dediği bizim lahana turşumuz dünyada kuş gribinden sonra çok meşhur olmuş Batıdaki supermarketlerde yok satmıştır! Bu bileşikler canlıların bağışıklık sistemini güçlendirir ve hastalıklara karşı korur.

Devlet prosedürleri ile ilgili sorulara ben yanıt vermek istemiyorum. Ben sadece bilimsel olarak bazı olguları açıklamak istedim. Aslında Oğuz Bey prosedürleri iyi biliyor. Bu da sorulardan belli oluyor. ancak şu kadarını söyleyebilirim: Organik gübre sertifikasını Bakanlıktan almak çok zor değil. Bildiğim kadarıyla, zararlı mikroorganizma içermemesi gerekiyor ve bunun için devlet laboratuvarında analiz yapılıyor. Bizim ürünlerimiz ise, yararlı mikroorganizma olarak yasalarda kayıtlı olan hemen hemen tüm mikroorganizmaları içermektedir. Önemli olan zararlı mikroorganizma içermemesi, belirli bir sayıda (en az 10 üzeri 7 cfu/ml!) yararli mikroorganizma içermesidır. Her türlü yararlı mikroorganizma, mikrobiyal gübre olarak tescil alabilir. Yeter ki bilimsel yayınlarla bunu ispatlayın. Ancak Türkiyede benim bildiğim kadarıyla mikrobiyal gübre lisansı almış ürün sayısı çok azdır. Bunun nedeni de, çok ince elenip sık dokunmasıdır ki böyle olması da doğrudur. Organik gübre tescili almış pek çok ürün vardır. Mevzuatı daha esnektir. Tarım Bakanlığı bu konuda doğru yapmaktadır. Aksi takdirde topraklarımız biyolojik olarak kirlenebilir ki bunun telafisi çok güçtür!
Organik gübre içindeki ağır metaller ve diğer metaller, mikroorganizmaları olumsuz etkiler. Ancak bu arada şunu da belirtmeden geçemeyeceğim: EM ile atıksular içindeki ve topraklardaki ağır metalleri de arıtabiliyoruz. Bu da EM’nin henüz bilimsel açıdan tam olarak çözemediğimiz “non-iyonik” etikisinden kaynaklanıyor (Ben son bir yıldır teorik olarak çözmek için üzerinde kafa yorduğum bit konu!) Bu konuda belki başka bir başlıkta tartışabiliriz. Nedenini tam açıklayamıyoruz ancak atıksu içindeki ağır metallerin konsantrasyonu EM ilave edilince azalıyor!

Organik gübre üretimi sırasında prosese bağlı olarak zararlı mikroorganizma bulaşabilir. Eve gidip paketi açınca içinden rahatsız edici kokular çıkacaktır. Hidrojen sülfür ya da amonyak gibi. Fermentasyon gübrelerine zararlı mikroorganizma bulaşması daha zordur. Yukarda da bahsettiğim gibi, bu ürünler anaerobik ortamda üretildiğinden zararlı mikroorganizma bulaşma olasılığı daha düşüktür ancak şu anda dünyada bol miktarda bulunan zararlı mikroorganizmalar her zaman fırsat kollamaktadır ve bu fırsatı bulduklarında (genellikle kapağını uzun süre açık bırakırsanız mesela!) bulaşırlar. Ancak fermantasyon gübreler zararlılara karşı doğaları gereği daha dayanıklıdırlar. (Örneğin, laktik asit bakteirleri son derece sterilize edicidir!) Bu yüzden süt, yoğurt ve turşu kolay kolay bozulmaz!

Topraklara organik gübrelerle gübreleme yaparken nelere dikkat etmeliyiz? Eğer topraklarda zararlı mikroorganizma sayısı yararlılardan fazla ise zararlı mikroorganizmalar bu organik maddeleri kullanabilirlermi ? Bunun sonucu neler olabilir?

Aslında toprakta zararlı ve yararlı mikroorganizmalardan çok daha fazla miktarda fırsatçı (oportunist) mikroorganizma vardır. Kabaca oranlarsak Yararlılar yaklaşık %10-15, zararlılar %10-15 ve fırsatçılar %70-75.

Organik maddeden neyi kastettiğinize bağlıdır bu. Eğer hiçbir işleme tabi tutulmamış organik maddeyi toprağa atarsanız, tabii ki zararlı mikroorganizmalar tarafından kokuşma yoluyla parçalanacağı için zararlıdır. Zaten bitkilerin faydalanabilmeleri için organik madde içindeki yararlı element ve bileşiklerin mineralleşmesi yani bitkinin bünyesine alabileceği forma ulaşması gerekir. Örneğin, azot için düşünürsek, Organik madde içindeki azot karbonla bağlıdır. Bunun mineralleşmesi gerekir. Yani amonifikasyon, nitrifikasyon olaylarının geçrekleşmesi gerekir ki nitrat oluşabilsin. Bu yüzden organik madde kompostlaştırılarak toprağa atılır ancak piyasadaki birçok kompost da doğru yapılmamaktadır. İsmini şu anda hatırlamıyorum ama İzmir yakınlarında bir kompost tesisini ziyaret ettiğimde, kompostun üzerinde beyaz beyaz küfler oluşuyor hocam bu küfleri önleyemiyoruz o yüzden satış yapmadan önce bunları yüksek sıcaklıkta yakarak yok ediyoruz demislerdi. Halbuki o beyaz küfler, S. Cerevisia idi ve bitkiler ve toprak için son derece faydalıydı. Neyse sonra düzelttiler.

Kötü kokuyla ilgili konuları yukarda anlattığım için tekrar değinmeme gerek yok.

Kullanıcılar tabii ki istedikleri her ürünü analiz ettirebilirler. Ancak burada eğer bir yanlışlık veya farklılık varsa önce üretici firma ile temasa geçerek neden farklı olduğunu ve bu değişikliğin uygulamayı ve etkisini etkileyip etkilemeyeceğini sormalıdırlar. Mikororganizmalarla yani canlılarla uğraştığınız için her üretilen parti tıpa tıp aynı olmayabilir ama çok büyük fark olduğunda zaten o parti satışa sunulmamalıdır. Firma ve müşteri karşılık anlayış içinde birbirlerinin haklarını da korumalıdırlar diye düşünüyorum. Herkes hata yapabilir önemli olan hatayı anlamak, kabul etmek ve hatadan dönmektir!

Peynire yukarda değinmiştim. Evet kokuşmuş peyniri yerseniz bağışıklık sisteminiz bunu kaldıramayacak düzeyde ise hastalanırsınız.

Evet, bitkiler de insanlar gibidir. Aslında hepimiz toprak gibiyiz demek daha doğru olur. İlginçtir. ‘Topraktan geliyoruz toprağa gideceğiz’ sözü çok doğrudur! Bakarsanız, insan vücudunda bulunan elementlerin hepsi toprakta da mevcut! Bu da bu konuda hiç kuşku bırakmıyor. Ben bitkilerin de, insanların da topraktan geldiklerine inanıyorum. Ama onlara ilahi bir elin değip değmediğini de okuyucularımız yorumlasınlar!

Saygı ve sevgilerimle teşekkür ederim. Umarım okuyucuları bir nebze aydınlatabilmişizdir.

EM'nin tüm belgelerini yakında web sitemize toplu halde koyacağız. Burada bence belgelerden çok düşüncelerimizi paylaşmalıyız diye düşünüyorum.

derdimdoğa Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Cevapla

Konu Araçları
Mod Seç

Gönderme Kuralları
Yeni konu gönderemezsiniz
Konulara yanıt veremezsiniz
Ek dosya yükleyemezsiniz
Kendi gönderilerinizi düzenleyemezsiniz

BB code Açık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2. Şu an saat: 03:09.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Forum vBulletin Version 3.8.5 Copyright ©2000 - 2020, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0
agaclar.net © 2004 - 2020