agaclar.net

Geri Dön   agaclar.net > Doğaya ve Yaşamınıza Sahip Çıkın > Orman, Ormancılık, Orman Yangınları, Ağaçlandırma
(https)




Reklam


Beğeni Düzeni7Beğeniler
  • 1 Gönderen aybala
  • 1 Gönderen Oğuz Karsan
  • 1 Gönderen Avanos
  • 1 Gönderen Oğuz Karsan
  • 1 Gönderen Fagus Sylvatica
  • 2 Gönderen ozanemre

Cevapla
 
Bookmark and Share Dış Bağlantılar Konu Araçları Mod Seç
Eski 13-06-2005, 14:51   #1
Ağaç Dostu
 
aybala's Avatar
 
Giriş Tarihi: 15-10-2004
Şehir: İstanbul-Maltepe
Mesajlar: 6,826
Galeri: 574
Özel ağaçlandırmada dünyanın gerisindeyiz

Dünya orman varlığının yüzde 24'ü özel ormanlardan oluşurken bu oran Türkiye'de 1986 yılında çıkan yasayla yüzde 1 düzeyinde kaldı.

Şerif Erdikici
İzmir

Kaynak: http://www.zaman.com.tr/?hn=182246&bl=bolgehaberleri

 
mrduran beğendi.
aybala Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 28-12-2009, 23:06   #2
Ağaç Dostu
 
Oğuz Karsan's Avatar
 
Giriş Tarihi: 04-12-2006
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 1,085
Galeri: 181
Merhaba.

Sn. aybala

Aslında çok güzel bir konu açmışsınız, ancak, pek ilgilenen olmamış galiba.

Konunun güncel olduğuna inanıyorum. Çıkarılan Ağaçlandırma ve Özel Orman yasasının göstermelik olduğuna inanıyorum. Bu yüzden düşünce olarak güzel olmasına karşılık, Ülkemizdeki yönetim biçimi nedeniyle uygulanabilirliği neredeyse yok denecek kadar az.

Sadece yasa çıkarılmış ve kendi haline bırakılmış. Yönetmelikte bozuk orman alanlarının Ağaçlandırılabileceğinin belirtilmiş olmasına rağmen, pratikte uygulanamıyor. Bir de köylümüz faktörü var. Neredeyse bütün faydalı bölümlerin altında önceliğin köy tüzel kişiliğine veya orada yaşayanlara öncelik verileceğinden bahsedilmiş.

Böyle olunca da bazı konularda aydınlatılmamış köylümüz, kendi yapmayacaksa bile sırf başkalarının faydalanmasını engellemek için başvuruda bulunuyor ama Ağaçlandırma faliyeti yapmıyor. Böyle olunca da sahiden o bölgeyi Ağaçlandırmak için uygun kişiler ekarte edilmiş oluyor. ( Sn. deretepeorg arkadaşımızın böyle bir hadisesi vardı.)

Orman şeflikleri de bu konuda vatandaşa pek yardımcı olamıyor. Sonuçta Ağaçlandırılacak alan ağaçlandırılamıyor. Birkaç münferit olayda büyük performansın yanında süper şansın da olduğuna eminim. Yeni düzenlemelerin gerektiğine inanıyorum

Saygılar

mrduran beğendi.
Oğuz Karsan Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 28-12-2009, 23:34   #3
Ağaç Dostu
 
copur 09's Avatar
 
Giriş Tarihi: 19-11-2006
Şehir: Nazilli
Mesajlar: 592
Emekli olduğum 2006 yılının Mart ayından beri uğraşıyorum. Orman arazisinden umudu kestiğim için hazine arazisine yöneldim. Milli emlak müdürlüğünden kimsenin talep etmediği suyu dahi olmayan arazi istedim (Normal bir yeri ağaçlandırma şansım olmadığına hala inanıyorum). Uzun bir maceradan sonra 36.750 m2 arazi için ağaçlandırma izni verildi. Arazinin bağlı olduğu köyden olmadığımdan; ağaçlandırma izni köyde 7 gün süre ile ilan edildi. Taliplisi çıkmayınca ağaçlandırma izni bana verildi (Bu arada ben araziyi hiç görmedim. Söylediklerine göre bir dağ nasılsa öyleymiş). Şimdi de MTA. dan bölge için maden arama izni olup olmadığı soruluyor. Eğer sorun çıkmazsa bu sefer etüt çalışmaları derken uzun bir süre daha geçecek sanırım. Kararlıyım orayı kendi ellerimle tohumdan orman ağacı ile yeşillendireceğim. İzin verirlerse kıyı köşesinde jojoba vs. deneyeceğim.

copur 09 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 12-09-2010, 09:37   #4
Ağaç Dostu
 
Oğuz Karsan's Avatar
 
Giriş Tarihi: 04-12-2006
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 1,085
Galeri: 181
Merhaba.

AĞAÇLANDIR MA!

Bizim yetkililerimiz Ağaçlandırmayı bu şekilde anlıyorlar.


Konuya olan ilgisizlik ve nasıl olsa biz bu işi yapamayız düşüncesine bir de her şeye rağmen yapmaya kalkışanlara zorluk çıkartılıyor gerçeği ile bu işin olmayacağı muhakkak.

Ağaçlandırma işi bana verilse nasıl yaparım diye düşünmeye başlayalım. Bakalım biz nasıl yaparız bu Ağaçlandırma işini?

Önce yetkili biri olarak bu iş neden olmuyor? neden herkes Ağaçlandırmak istediği halde Ağaçlandıramıyoruz diye düşünür işe öyle başlardım.

Bir sürü bürokrasinin olduğu ve birisini aştıktan sonra bir diğerinin çıkacağının bilincinde olarak, her zorluğu araştırır ve Ağaçlandırma yapmak için istekli insanların önüne çıkabilecek bu engelleri birer birer kaldırmaya çalışırdım.

Önce Ağaçlandırlabilecek bozuk ormanlarımızın listesini yapar, haritalarını hazırlar, madencilik sahaları ile çakışması muhtemel yerleri işaretlerdim. Diğer kurumlar ile de irtibata geçer, onların çıkarabilecekleri zorlukları saptar o ihtimalleri de haritaya işlerdim. mevzuata uygun hale getirilebilecek yerleri derhal, mevzuata uymayan yerleri de yasal düzenlemeleri yaparak Ağaçlandırma sahaları haline getirirdim.

Bu dediklerim öyle 5 hükümet sürmez birkaç ay içinde gerçekleşirdi. Ağaçlandırılabilecek sahaları tesbit ederken, Muhtarın, Müdürün, siyasi yakını olanın, Milletvekilinin veya Bakan ile Başbakanın menfaatlerini düşünmez Önce Vatanı ve Milletimin menfaatini ön plana koyardım. Parti gözetmeksizin adil ve dürüstçe çalışırdım. Kimsenin elini, eteğini öpmez, Dimdik dururdum.(tabi böyle durursan görevden alınırsın diyenler olacaktır) Arkamda da aynı benim gibi duran yetkililer beklerdim.

Bu işleri yaptıktan sonra diğer kurumlar ile yapılması gereken resmi yazışmaları da orman idaresi olarak yapar ve neticelendiririm. Dolayısıyla elimde isteyen kişilere derhal tahsisi edebileceğim alanları gösterir bir kaynağım olur.


Ağaçlandırma yapmak isteyen kişiyi, aşılması mümkün olmayan bürokrasi duvarları ile karşılaşacağı alanlara göndererek işimi yaptığımı zannetmek başka iştir, Bu problemleri birkaç yazışma ve görüşme ile hallederek, Vatandaşa problemi temizlenmiş, bürokrasiden arınmış hemen Ağaçlandırılabileceği alanları tahsisi etmek başka bir iştir diye düşünüyorum.

Koca masaların ardındaki yetkililer kendileri ile görüşmeye gelen insanları ormanın dostu olarak görmeli ve asla ağaçlandırma işini kendi ufukları ile değerlendirmemelidirler. Zamanınde görüşmeye gittiğim bir orman yetkilisi önce mesleğimi, sonra nereli olduğumu sorduktan sonra Allah Allah burada ne işiniz var diye sormuş ve beni Ağaçlandırmaktan vazgeçirmişti.

Aynı zihniyetteki yetkililer daha sonra tapusuyla satın aldığım araziye diktiğim binlerce fıstık Çamını görmezden gelerek 6 yıl sonra burası ormandır diye rapor tutmaya bile cüret etmişlerdi. Yıllar süren bir hukuk mücadelesine başlamış ve Ağaçlandırmayı yarım bırakmak zorunda kalmıştım. Şikayetlerim ise aynı zihniyetteki üstleri tarafından reddedilmişti.

İşte Ağaçlandır ma! mantığı

Böylelikle Ağaçlandırma yapmayı isteyen kişilerin hızını, şevkini, isteğini, arzusunu, heyecanını baştan lüzumsuz ve anlamsız işler ile törpülemezsek, O kişiler zaten bizim tahmin ettiğimiz Ağaçlandırmayı misli misli yaparlar. Diye düşünüyorum.

BENCE AĞAÇLANDIRMA BÖYLE İDARE EDİLMELİDİR. İsteyen denesin görsün.


Saygılar


Düzenleyen Oğuz Karsan : 12-09-2010 saat 09:48 Neden: Eklenti.
Oğuz Karsan Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 13-09-2010, 12:34   #5
Ağaç Dostu
 
Avanos's Avatar
 
Giriş Tarihi: 25-01-2008
Şehir: avanos
Mesajlar: 477
Merhaba
Oğuz Bey sorun sadece hükümetlerde değil biz millet olarak dejenere olmuşuz. Hiç bir şeyi doğru yapıp kazanmak istemiyoruz.Daima kolaya kaçmayı öğretmişler.Birde bize yaptırmazlar deyip sıyrılmayı öğrenmişiz.Örnek vermem gerekirse bana yardımcı olan milli emlakçı arkadaş anlatıyor. Bize bu işi yapmak için çok kişi geldi. 3-5 kişiye yardım ettik ve sonra yardım etmeyi bıraktık size inandığım için yardım ediyorum dedi. Neden bıraktın yardımı deyince cevap hoştu benden yeri öğrenen arkadaş ağaç dikeceğim diye gitti bir yıl sonra o araziden geçtim baktım buğday ekmiş araziye. Yani bizde yerler bilinse milletimiz arazileri talan eder emin olun.Şuan bir proje yerine gittim orman arazisi görünüyor gidin ora müsait dediler gittim baktım arazinin üzerinde 10-15 yıllık kayısılar vardüşünün.

mrduran beğendi.
Avanos Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 25-09-2010, 19:21   #6
Ağaç Dostu
 
Oğuz Karsan's Avatar
 
Giriş Tarihi: 04-12-2006
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 1,085
Galeri: 181
Merhaba.


Alıntı:
Örnek vermem gerekirse bana yardımcı olan milli emlakçı arkadaş anlatıyor. Bize bu işi yapmak için çok kişi geldi. 3-5 kişiye yardım ettik ve sonra yardım etmeyi bıraktık size inandığım için yardım ediyorum dedi. Neden bıraktın yardımı deyince cevap hoştu benden yeri öğrenen arkadaş ağaç dikeceğim diye gitti bir yıl sonra o araziden geçtim baktım buğday ekmiş araziye. Yani bizde yerler bilinse milletimiz arazileri talan eder emin olun.Şuan bir proje yerine gittim orman arazisi görünüyor gidin ora müsait dediler gittim baktım arazinin üzerinde 10-15 yıllık kayısılar var düşünün.

Sn. Avanos,

Evet son derece haklısınız, yukarıdaki verdiğiniz örnek esasında halimizi özetliyor.

Size yardım eden arkadaşın yakınması bence yanlış, neden derseniz kanunlar, yönetmelikler ve tüzükler belli.

Alıntı:
benden yeri öğrenen arkadaş ağaç dikeceğim diye gitti bir yıl sonra o araziden geçtim baktım buğday ekmiş araziye. Yani bizde yerler bilinse milletimiz arazileri talan eder emin olun
Peki bir yıl sonra gidip baktığı arazi kimin kontrolündeymiş?
Neden esas kiralama işi yapılmayınca gerekenler yapılmamış?
Neden arazi tahsis belgesi iptal edilmemiş?
Neden Savcılığa suç duyurusunda bulunulmamış?

Bu soruların cevapları verilirse suçlu, yani bu işe göz yuman veya menfaat elde eden ortaya çıkarılabilir.

Ama ilgililer, yetkililer görevlerini yapmak için birilerinden telefon beklerler ise zaten o iş yürümez.

Benim esas vurgulamaya çalıştığım da bu. Kimse işini layıkıyla yapmıyor, Birkaç kişi dışında.

Bu devirde de işini layıkıyla yapmaya çalışana aptal gözüyle bakılıyor. Çünkü işini layıkıyla yapmayanlar çoğunlukta.

Adam mı yok? Var. Hem de fazlasıyla.
Alet, edavat mı yok? Oda var.
Maaş mı az? Hayır. Bence bu kadar sorumsuzluğa bu maaş fazla bile,

Tabi görevini layıkıyla yapanlarınki sahiden az.

Ancak işini savsaklayanlarınki fazla bile. Bu lafım her kurum çalışanları içindi.


Saygılar

mrduran beğendi.
Oğuz Karsan Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 29-01-2013, 21:36   #7
SZT
Ağaçsever
 
Giriş Tarihi: 28-02-2005
Şehir: Mersin
Mesajlar: 49
Galeri: 3
Konu o kadar yanlış mecrada tartışılıyorki dayanamadım, birkaç cümle yazayım. Sözkonusu haber başlığına bakın! Dünyanın gerisindeyiz... Hedef, ağaçlandırmanın özel şahıslar tarafından yapılması mıdır? Tek doğru bu mudur? Diğer taraftan özel ağaçlandırma mevzuatını ve uygulamalarını incelerseniz, amacın daha fazla alanın ağaçlandırılması olmadığını görürsünüz. Orman teşkilatı zaten devasa bütçesi ve gücüyle bu çalışmaları zaten yapıyor. Şöyle bir kıyaslama yapın. 5-6 yıldır Türkiye genelinde yapılan özel ağaçlandırma miktarı ile sadece 1 adet Orman Bölge Müdürlüğünün yaptığı ağaçlandırma çalışmasını kıyaslayın. Yani Türkiyede ağaçlandırma sorunu, şahısların 5-10 hektar bozuk orman alanlarında ceviz, badem dikmesiyle çözümlenmeyecektir. Bunu da herkes bilmektedir, siz neyi tartışıyorsunuz?

SZT Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 29-01-2013, 22:11   #8
Ağaç Dostu
 
Fagus Sylvatica's Avatar
 
Giriş Tarihi: 31-08-2012
Şehir: Bandırma
Mesajlar: 559
Özel ağaçlandırmanın devlet ağaçlandırması yanında sönük kaldığı konusunda haklısınız. Ancak özel ağaçlandırma yapacak kişilerin engellenmesi bence de doğru değil. Sonuçta özel ağaçlandırmada gösterilen özen ile devletin yaptığı ağaçlandırma arasında fark var. Küçük çaplı ama değerli ya da aşırı verimsiz alanların ağaçlandırılması ile devlet ilgilenemez. Ancak bu alanlar önemlidir. Çünkü doğanın çehresini değiştirirler. Yani birbirinden 40-50, belki 90-100 km uzaklıktaki iki büyük devlet eliyle yapılmış ormanın yanısıra bu iki orman arsında korulukların olması ağaçların yayılarak bitki örtüsünün doğal bir parçası olması açısından önemlidir. Ayrıca devlet daha narin ağaç türlerini de yetiştiremez. Ancak çam vb bakım istemeyen türler kullanabilir. Ancak doğal bitki örtüsü geniş yapraklı ağaçlardan oluşan bir bölgede özel ağaçlandırma bu türlerin eski doğal yerlerini kazanmaları yani yayılmaları bakımından da önemlidir.

mrduran beğendi.
Fagus Sylvatica Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 29-01-2013, 23:10   #9
SZT
Ağaçsever
 
Giriş Tarihi: 28-02-2005
Şehir: Mersin
Mesajlar: 49
Galeri: 3
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi Fagus Sylvatica Mesajı Göster
Özel ağaçlandırmanın devlet ağaçlandırması yanında sönük kaldığı konusunda haklısınız. Ancak özel ağaçlandırma yapacak kişilerin engellenmesi bence de doğru değil. Sonuçta özel ağaçlandırmada gösterilen özen ile devletin yaptığı ağaçlandırma arasında fark var. Küçük çaplı ama değerli ya da aşırı verimsiz alanların ağaçlandırılması ile devlet ilgilenemez. Ancak bu alanlar önemlidir. Çünkü doğanın çehresini değiştirirler. Yani birbirinden 40-50, belki 90-100 km uzaklıktaki iki büyük devlet eliyle yapılmış ormanın yanısıra bu iki orman arsında korulukların olması ağaçların yayılarak bitki örtüsünün doğal bir parçası olması açısından önemlidir. Ayrıca devlet daha narin ağaç türlerini de yetiştiremez. Ancak çam vb bakım istemeyen türler kullanabilir. Ancak doğal bitki örtüsü geniş yapraklı ağaçlardan oluşan bir bölgede özel ağaçlandırma bu türlerin eski doğal yerlerini kazanmaları yani yayılmaları bakımından da önemlidir.
Çok iyi niyetli düşünüyorsunuz. Ceviz, badem, harnup, defne dışında ne kadar özel ağaçlandırma yapılmış acaba? Özel ağaçlandırma için başvuranlardan yüzde kaçı "ilerde burası benim olur" diye düşünmektedir? Ayrıca devlet sandığınızdan çok daha küçük alanlarda ve değişik türlerde çalışmaktadır.

SZT Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 30-01-2013, 01:52   #10
Ağaç Dostu
 
Fagus Sylvatica's Avatar
 
Giriş Tarihi: 31-08-2012
Şehir: Bandırma
Mesajlar: 559
Bu konuda haklı olmadığınızı söyleyemem tabii ki. Belirli türlerle kısıtlamaları doğru olur.

Fagus Sylvatica Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 19-10-2014, 15:00   #11
Ağaç Dostu
 
ozanemre's Avatar
 
Giriş Tarihi: 29-02-2008
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 277
Konuyu farklı bir değerlendirme ile tekrar güncelleme gereği duydum.

Özel ağaçlandırmada neden dünyanın gerisindeyiz?

Atalarımızın doğan her çocukları ve ölen her yakınları için birer ağaç diktiklerini unuttuğumuz için. (Türk Coğrafyasında erkek çocuk yeni doğduğunda, baba evladı için bir tarlaya kavaklık oluşturur, 'evlendiğinde kavakları satıp düğün parasını çıkarsın' der.)
Kutlama ve ritüellere ağaç dikmeden başlanmadığını unuttuğumuz için.
Bu adetlerimiz ile dikilen ağaçlardan kuşaklar boyunca birikerek ünlü ''Ötüken, Kögmen, Çokay, Altun Yışı'' gibi kutsal ormanlar oluştuğunu unuttuğumuz için.
Ormanların atalarımızın efsanelerinde ruh ve öteki aleme ait kutsal mekânlar olarak betimlendiğini unuttuğumuz için.
Tek ağacın ata topraklarında Tanrı yı simgelediğini unuttuğumuz için.
Yeni doğum yapan yakınlarımıza fidan hediye etme âdetini unuttuğumuz için.
Çocuğumuzun elinden tutarak özel günlerde kendi ağacını sulamaya ve yeni ağaç dikimine götürme âdetini unuttuğumuz için.
Yitirdiklerimizi onun adına dikilmiş ağacın başında andığımız adetleri unuttuğumuz için.
Ailelerimizle birlikte bütün bürokrasiye rağmen yüksek fedakarlıklar ile özel ortak fidan bölgeleri oluşturmak yerine sadece kurbanlık için sıraya girdiğimiz bu zamanlarda atalarımızın mirasına sahip çıkmayı unuttuğumuz için.

Oysa atalarımız yüksek zirvelere çıkar gür budaklı, seyrek yerleşmiş sedir ya da köknar taygasında, kutlu gördükleri bu ağaçlara bez parçaları ve at kılı bağladıktan sonra yeni fidan diker, dua eder, dilek diler ve kurban kesimi yaparlardı. Bir de ata ruhlarını saklamak için yüksek kayalara mabet yapar, etrafına kayın fidanları dikilip ağaçlandırılır seyrek orman yani bugüne kadar gelen anlamı ile koru meydana getirilirdi. O bölgeye girmek, zarar vermek, oradan taş, çiçek, dal, odun vb. bir şey almak dahi uğursuzluk anlamına gelirdi. Koruda yatan zatın ve doğadaki ruhların zarar veren kişilere, ailesine ve evine rüyada musallat olacağı, sıkıntılı günler geçireceğine inanılırdı.(Keşke günümüzde yapılanlara karşı bu inanış yerini bulsa)

Orta Asya Türk Topluluklarında Eylül ayı içinde sarı yaprak bayramı, Mart ayı içinde de yeni gün bahar bayramı ritüel ve kutlamaları doğanın doğuşuna ve ağaçlara adanmıştır. Peki bütün hayatını doğaya adamış bir soya doğayı ve kültürel çalışmaları hatırlatma gereği neden gerekmiştir.

Bir toplumun tarihsel, sosyal ve toplumsal dinamiklerini anlamak istediğimizde öncelikle o toplumun yaşamını ve ekonomisini neyle ayakta tuttuğuna bakmamız gerekir. Bize ata mirasını unutturdular. Tüketen, hazırcı ve hafızasız bir toplum yapmaya çalıştılar. Dolayısıyla doğayı da tükettirdiler ve hazır olan, bize ait olmayan bilgiyi kendi doğamıza işlemeye çalıştırdılar. Gelinen nokta bu! Artık özümüze dönme zamanı geldi. Kendi yaşam özümüzü, doğamızı, mirasımızı ve tarihimizi tüketmeye son.

Doğaya sığınmak dileğiyle!

''Ağaç dikmeden yağmur duasına çıkılmaz'' anlamlı bir ata sözü ile yazımı özetleyeyim.

Eklenen Resimler
 
YeniBON ve Ozlem A beğendi.
ozanemre Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Cevapla

Konu Araçları
Mod Seç

Gönderme Kuralları
Yeni konu gönderemezsiniz
Konulara yanıt veremezsiniz
Ek dosya yükleyemezsiniz
Kendi gönderilerinizi düzenleyemezsiniz

BB code Açık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2. Şu an saat: 01:16.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Forum vBulletin Version 3.8.5 Copyright ©2000 - 2021, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0
agaclar.net © 2004 - 2021