agaclar.net

Geri Dön   agaclar.net > Bitki Dünyası > Mantar




Reklam


Beğeni Düzeni5Beğeniler

Cevapla
 
Bookmark and Share Dış Bağlantılar Konu Araçları Mod Seç
Eski 10-01-2010, 21:23   #61
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 28-05-2009
Şehir: izmir
Mesajlar: 19
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi Sevilay Mesajı Göster
Ayrıca, "neden o kadar para verir alırlar bilmem, orman dolu bu mantarla" da demişti.

peki bilmeden soruyorum tamamen, birlikte düşünelim diye

şöyle bir şey olabilir mi

misal bu mantar japonyada yetişiyorken orada bazı maddeler olabilir içinde, ama doğal olması ama bazı topraktan aldığı minerallerle farklı özellik gösteriyor da

bu tarafta veya kültür de yetişince özelliğini yitiriyor gibi bir durum olabilir mi?

atacanhimself Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 10-01-2010, 21:35   #62
Ağaçsever
 
Giriş Tarihi: 20-04-2009
Şehir: istanbul
Mesajlar: 38
önemli olan cinsi. üretildiği yer değil. fakat prestij açısından sanırım ithal gelen daha değerlidir, farkedeceğini sanmam. en azından mantar konusunda. yetiştiği yere özgü, endemik türker, mikrocoğrafyaya özel başka kullanıan ürünler olabilir. Mantarda yarar sağlayan mantatın büyürken üzerinde tetiştiği şeyi (ağaç, çürük, toprak, talaş) kendi yaşamı için gereken besin ve maddelere çevirirken ürettiği enteresanlıklar.

bubalus Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 10-01-2010, 22:07   #63
Kaybettik...
 
praecox's Avatar
 
Giriş Tarihi: 12-06-2006
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 4,613
Galeri: 21
Haklısınız babalus,
Eminim Jilber hoca bunu bilemiyordur. Kesin sp. si hatta spp.si değişik varyegat ları olabilir.

Siz placebo effect diye bir şey duydunuz mu?
Bu konu ile paralelikleri de çekebiliyor iseniz ne mutlu size

praecox Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 10-01-2010, 23:09   #64
Ağaçsever
 
Giriş Tarihi: 20-04-2009
Şehir: istanbul
Mesajlar: 38
yoo, kesinlikle. ben mantarların hiçbirinin öyle gözle görülür süper etkileri olduğuna inanmıyorum. uzun süre kullanımda yan tedavi olarak belki bazı iyi etkileri olabilir. Ispanağın içindeki bir enazim de bilmem nereye iyi geliyordun mesela bunun gibi. Söylemeye çalıştığım şey, tüm mantarları aynı kefeye koymamak gerektiği, besleyicilik ve tedavi ediciliğin farklı olduğu.

bubalus Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 19-04-2010, 19:37   #65
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 10-04-2010
Şehir: istanbul
Mesajlar: 8
Bence bu mantar çok abartılıyor.Mikolok olan jilber hocamızda aynı görüşte. Para verilipte alınacak bir mantar değil Belgradda bolca bulunan bir mantar.

utkuyz Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 01-06-2010, 16:06   #66
Ağaç Dostu
 
moso's Avatar
 
Giriş Tarihi: 12-09-2007
Şehir: antalya
Mesajlar: 279
kırmızı reishi mantarı

merhabalar,
arkadaşım gut hastası. "dr quick kırmızı reishi" tavsiye ettiler. kulllanan var mı? Yan etkileri var mıdır? Bilgisi olan paylaşırsa çok sevinirim. aşağıda linkini veriyorum.
http://www.dogallokman.com/page.php?..._REISH_MANTARI


Düzenleyen gece : 01-06-2010 saat 16:27 Neden: Aromatik bitkiler bölümü altında yeni başlık olarak açılmıştı, metni değişmeden buraya taşındı.
moso Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 01-06-2010, 16:37   #67
Ağaç Dostu
 
moso's Avatar
 
Giriş Tarihi: 12-09-2007
Şehir: antalya
Mesajlar: 279
konuyu yanlış yere açmışım. hatamı düzelttiğiniz için teşekkür ederim.

moso Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 14-06-2010, 09:23   #68
Ağaç Dostu
 
nuzel's Avatar
 
Giriş Tarihi: 15-04-2008
Şehir: KAYSERİ
Mesajlar: 595
Bende 3-4 kutukırmızı mantar tükettim.Hatta 1 kutuda şuanda elimde var.Ama aşağıdaki yazıyı okuyunca bıraktım.Neyin doğru olduğuna karar veremedim.

http://www.herbalistatabay.com/mantar.html

nuzel Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 23-06-2010, 10:03   #69
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 13-08-2007
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 16
Kırmızı Reishi mantarı

İnternette bircok bilgiye ulasmak mumkün , ancak internette yayınlanan yazılar ile ilgili bir yasal boşluk da olduğu için isteyen herkes başkasına çamur atacak şekilde yazılar yazabiliyor, iddialarda bulunabiliyor. Bunların hangisinin doğru olduğuna karar verebilmek için , iddialarını kanıtlamak için sundukları bilimsel verilere bakmak doğru olacaktır. Bilimsel çalışmalar ile desteklenmeyen iddialar , iddia olmaktan ileri gidemez.Oysa kırmızı Reishi mantarının sağlık üzerindeki etkileri ile ilgili olarak yapılan çok sayıda bilimsel çalışma, Reishi mantarının yararlarını iddia olmaktan çıkarmış, doğruluğunu kanıtlamaktadır. (PubMed.com sitesinde-ki bu sitede dünyada yapılan ve saygın dergilerde yayınlanan tıbbi araştırmalar ve sonuçları yer almaktadır- güncel yapılmış çalışmaların sonuçları da görülebilir. Arama işlemi Reishi mantarının Latince ismi olan Ganoderma lucidum ile yapılmalıdır)


Verdiğiniz linkte yer alan iddialar ile ilgili olarak bazı bilgiler vermek istiyorum:
1.Bu iddialarda bulunan herbalistin (Atabay Güveloğlu) ne yazık ki mantarlar konusunda sınıflandırma/değerlendirme yapmasını destekleyecek bir eğitimi söz konusu değildir. Kırmızı Reishi mantarı (latince ismi ile Ganoderma lucidum) tıbbi mantarlar sınıfında bir mantardır. Bu herbalistin Kırmızı Reishi mantarının zehirli olduğu iddiasına karşı www.fungi.com sitesinde tıbbi mantarlar ile ilgili dünya çapında otorite olan mantar bilimcisinin bilgilerini ve orada bulunan bir karşılaştırma tablosunu incelemenizi öneririm. Üniversitelerimizin Ziraat fakülteleri ve Meslek Yüksek okulları bünyesinde yer alan Mantarcılık Bölümlerindeki öğretim görevlilerinden de bu konuda bilgi alınabilir. Tıbbi mantar olması nedeni ile Eczacılık Fakülteleri de bu konuda başvurabileceğiniz ve doğru bilgi alabileceğiniz mercilerdir. Örneğin Yeditepe Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Fitoterapi ve Farmakognozi Anabilim Dalı Başkanı Prof Dr. Erdem Yeşilada' nın, ki kendisi Türkiye'de bitkilerle tedavi konusunda en ileri gelen bilim adamlarındandır, yazılarında ve bazı haber programlarında yaptığı açıklamaları izleyebilirsiniz(www.saglikveyasamdergisi.com sitesinde bu yazılar ve videoları bulabilirsiniz) Tıbbi mantarlar konusunda bilgi için ayrıca aşağıdaki linklere de bakabilirsiniz

http://www.springerlink.com/content/m885g5306l5j7842/
http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC1193547/
www.icnet.uk/labs/med_mush/med_mush.html
2. Zehirli olabilecek bir mantar ile ilgili olarak Tarım Bakanlığının ne ad altında olursa olsun izin vermesi sizce mantıklı mı?
Kırmızı Reishi mantarı bir ilaç değil, bir besin destek ürünü olarak değerlendirildiği için Türkiyede mevzuat gereği Tarım Bakanlığı iznine tabidir. Kullanacağınız ürünler için bu izin belgelerini sormanız ve bu izne sahip ürünleri kullanmanız yerinde olur..

3. Bu iddialarda bulunan herbalist ,sundukları bitkilerin toplandığı ortamlar ile ilgili veya yaptıkları karışımlarda kullandıkları bitkilerin birbiri ile etkileşimleri konusunda bilimsel bir veri gösterebiliyor mu? (ör. ısırgan otu yararlıdır, ama yol kenarlarından toplanan ısırgan otu içinde birçok ağır metali de barındırmaktadır; normal çayı düşünün 1 kaşık kuru çay ile de çay hazırlayabilirsiniz, 3 kaşık kuru çay ile de, ancak sonuçta elde edeceğiniz çay farklı olacaktır. Ancak siz daha önce içmediyseniz bunlar arasındaki farkı bilemezsiniz. Herbalistlerin hazırladığı karışımlardaki oranlar ve kullanılan farklı bitkiler konusunda hiçbir veri yoktur) Reishi mantarının Gram gram kullandırıldığını ifade ediyor; kaşık, tutam, bardak diye mi ölçü verilmeli,.bu tip ölçüler ne kadar tutarlı???? Ayrıca mantarın yenemediğini iddia ediyor; mantar odunsu yapısı nedeni ile hazmedilemediği için kaynatılarak suyu, yani özü (ekstraktı) içilmektedir. Bu durum birçok bitki için geçerlidir- en basiti, ıhlamur yaprakları ve çiçekleri de yenmiyor, onlar da mı zehirli acaba?????? Böyle dayanaktan yoksun bir iddia için ne denebilir ki?

4. Bir ürünün tek bir kişiye iyi gelmesi herkese iyi geleceği anlamına gelmez, bu nedenle kullanan kişilerin yorumlarından çok yapılan bilimsel ve tıbbi çalışmalar baz alınmalıdır, çünkü bu çalışmalarda birçok vaka, farklı etkileri ve sonuçları da dikkate alınarak incelenmekte ve istatistiki sonuçlara ulaşılabilmektedir.


5. Birçok sitede bu herbalistten aldıkları ürünlerden hiçbir yarar görmediğini ifade eden çok sayıda kişiye rastlıyoruz, bu kişinin sitesinde eczanelerde satılan ilaçlar için 'sahte ilaçlar' diyebildiğini ve Prof. Dr. seviyesine gelmiş konusunda uzman Dr.lar için ‘öldüren doktor’ ifadesini kullanabildiğini görüyoruz. Kişiler kendi yaptıkları doğrular ile değerlendirilmeli, başkalarına çamur atarak nereye varabilirsiniz? Bilime sonuna kadar inanan kişiler olarak bilimsel çalışmalar sonucunda elde edilen verilere göre hareket etmek durumundayız

Adı geçen yazıda dayanak gösterilen Hacettepe Üniversitesindeki bir hocamızın reishi mantarının kemoterapide zararlı olduğunu ve fare zehiri içerdiğini ifade eden haberi ile ilgili olarak da bazı bilgiler ve inceleyebileceğiniz linkler sunmak istiyorum.
Bu haber daha önce yurtdışında yapılmış bazı çalışmalara dayanarak ancak ne yazık ki buradaki bilgilerin sadece bir kısmı alınarak verilmiştir. Şöyle ki:

1.Bahsedilen ve uzun süre prostat tedavisinde kullanılan PC-SPES isimli ilaç 8 farklı bitkinin karışımı (bunlardan biri Reishi mantarıdır) olarak Amerikada piyasaya sürülen bir ilaçtır , bu bitkilerin ekstraktlarının değişik kimyasal maddelere emdirilerek kapsul haline getirilmiş şeklidir.
( http://www.cancer.gov/ Questions and Answers About PC-SPES)

2. Bu ilaç kullanılmaya başladıktan sonraki dönemde bazı hastaların ilk zamanki etkiyi elde edemedikleri yönünde yaptıkları şikayetler üzerine ilaç üzerinde yapılan testlerde , karışımın içinde doğada doğal olarak bulunmayan (ancak sentetik olarak üretilebilen) maddeler saptanmıştır . Değişik dönemlerde üretilen ilaç karışımlarında bu maddelerin gösterdiği değişkenlik belirlenmiştir ve bu maddeler (haberde adı geçen DES ) standart formulde yer almadığı ve etkileri tam olarak incelenmediği için ilacın üretimi durdurulmuş ve piyasadan toplatılmıştır.
http://www.cancer.gov/cancertopics/p...cdr#Section_85)

3. Karışımda yer alan bitkilerin tek tek özellikleri araştırılmıştır ve kansere karşı olan etkileri belirlenmiştir. Ulusal kanser enstitüsü bahsedilen bu yapay maddeleri içermeyecek şekilde hazırlanacak karışımın üretilmesi durumunda bununla ilgili çalışmaların devam ettirilebileceği açıklanmıştır.
(*NCCAM can only do so when a fully characterized and standardized contaminant-free product using the original product formulation becomes available. NCCAM is open to working with potential new manufacturers of research-grade PC SPES so that studies of its safety and efficacy can proceed.)

4. Adı geçen warfarin(coumadin) maddesi ise kalp hastalarının kanı sulandırmak için kullandıkları ve değişik firmalara ait ilaçlarda kullanılan bir maddedir. Reishi mantarının da kanı sulandırıcı etkisi vardır, ancak bu içindeki doğal maddelerden kaynaklanmaktadır ve sentetik olan warfarin ile alakalı değildir. Reishi mantarının bu etkisi nedeni ile Hemofili (kanı pıhtılaşmayan) hastalarda kullanılmaması veya ameliyat önces/sonrası veya kanamalı hallerde kullanılmaması konusunda uyarılar vardır..

NOT: Vermiş olduğum linkleri tıkladığınızda konunun detaylarını görebilirsiniz

Durum böyle iken, , tüm bu karşı durumların sadece Reishi mantarından kaynaklanıyormuş gibi ve FDA tarafından yasaklanan ürünün Reishi mantarında bulunduğu şeklinde lanse edilmesi bilimsel olmadığı gibi kanımca etik de değildir.
Herkese sağlıklı günler dilerim

rerkel Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 07-02-2011, 20:08   #70
Ağaçsever
 
Giriş Tarihi: 14-03-2008
Şehir: istanbul
Mesajlar: 94
35 nolu resimdeki bu mantardan bir kez ormanda bulmuştum Çatalca tarafında. Bu mantarı nasıl kullanılabilir hale getirebiliriz bilen varmı. Kurutuluyormu ? Kurutuluyorsa nasıl ? v.b.

skanatlar Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 07-02-2011, 20:28   #71
Kaybettik, Allah rahmet eylesin
 
memet's Avatar
 
Giriş Tarihi: 18-02-2006
Şehir: İzmir
Mesajlar: 14,120
Galeri: 11
Kullanılır hale getirmeye gerek yok, zaten bir işe yaramıyor. Onun yerine sünger de yenilebilir.
Tahta da yense aynı etkiyi yapıyor.

memet Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 03-03-2011, 17:07   #72
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 01-02-2011
Şehir: ankara
Mesajlar: 8
arkadaşlar uygun bir fiyata reishi mantarı olan varsa almak istiyorum **** elinde olup yetistiren varsa verebilirmi acaba ?...

atakan koçak Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 03-03-2011, 17:29   #73
Kaybettik, Allah rahmet eylesin
 
memet's Avatar
 
Giriş Tarihi: 18-02-2006
Şehir: İzmir
Mesajlar: 14,120
Galeri: 11
Başlığı bir okuyun. Boş yere paranızı ziyan etmiş olmayın.

Yukarıda yazdığım sünger mevzusunu konunun uzmanından alıp yazmıştım.

memet Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 03-03-2011, 18:01   #74
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 13-03-2010
Şehir: istanbul
Mesajlar: 608
Yukarıda yazdığınız hangi yazı memet bey?...

seyyah53 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 15-03-2011, 10:57   #75
Yeni Üye
 
alpix's Avatar
 
Giriş Tarihi: 29-01-2011
Şehir: istanbul
Mesajlar: 44
bende bu mantarı üretiyorum.gerçi daha ilk mahsulümü almak üzereyim desem daha doğru olurbenim sormak istediğim ben bu ürünü nereye ve neşekilde satabilirim,sonuç itibari ile işlenmesi gereken bir mantar türü.yardımcı olacak arkadaşlar olursa sevinirim.

alpix Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 20-03-2011, 14:38   #76
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 23-07-2008
Şehir: ankara
Mesajlar: 10
hikaye bu manar sakın almayın.

atatundra Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 20-03-2011, 15:34   #77
Kaybettik, Allah rahmet eylesin
 
memet's Avatar
 
Giriş Tarihi: 18-02-2006
Şehir: İzmir
Mesajlar: 14,120
Galeri: 11
Bence de hikaye, özellikle kanser hastaları üzerinden para kazanmak için yaratılmış bir yalan.

memet Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 20-03-2011, 16:40   #78
Ağaçsever
 
Kirmit's Avatar
 
Giriş Tarihi: 13-01-2011
Şehir: Alanya / Antalya
Mesajlar: 55
Pek çok bitki ve meyve zaten faydalı içerikteler. Benim de dikkatimi çeken mesela, yurtdışından ithal edilen meyvelerden belki daha lezzetli (ya da biz alışkın olduğumuzdan öyle geliyordur) ve aynı şekilde faydalı meyvelerimiz olmasına rağmen, bunların reklamı dünyada bir ilkmiş, tıbbi buluşmuş gibi yapılıyor.
İşin gerçeği meyve ve sebzeler, mantar vs, sağlığımız için mucizeler zaten bana göre, onların faydalarını ben belki yeni öğreniyorum ama insanlar asırlardır kullanmışlar zaten dünyanın heryerinde... Mesela böyle çok bahsedilen ithal bir meyvenin faydalarını incelerken aynı etkiye sahip kızılcık olduğunu öğrenmiştim bir ara. Bu milliyetçilik değil, sadece bakış açısının farklılığı olabilir.
Tabi ki isteyen istediği meyveyi, bitkiyi, mantarı yetiştirsin, çeşitlilik ve tercih konusudur. Buna karşı değilim, sadece ticari abartmalar gibi geliyor bana, o konuda kandırılmaktansa, bilinçli olmak tüketici olarak doğru geliyor. Türkiye'de kırka yakın mantar çeşidi varmış (Bir kısmı da ihraç ediliyormuş). Mesela avatarımdakini çok severim ama hepsini bilmiyorum. Faydalı olduklarına da inanıyorum. Bütün gıdaların doğası, geni bozulmadıktan sonra tabi...
*Daha önce yazdıklarımla ilgili düşüncelerim aynı ancak internette biraz bu konuyu araştırdığımda ve burada yazılanları okuduğumda, farklı bilgilere ya da düşüncelere rastladım. Bu durumda benim tavsiyem çok bilmediğimiz, emin olmadığımız bir şeyi hemen kullanmamak yönünde. Çünkü ben çağımızdaki bilgi kirliliğinden ve bazen ticaret yüzünden yanlışlar yapılabildiğini gördüm.
Bana Ankara'da bilinen, saygın bir laboratuvarda, bir diyetisyen kanola yağı önermişti yemeklerde kullanmak için. Daha sonra biz bu yağı araştırdığımızda ilk kez GDO'nun ne olduğunu öğrenmiştik. Eskiden sanayide, ucuz olduğu için kullanılan bu bitkinin yağı insan kullanımı için uygun olmadığından, genetiği değiştirilerek piyasaya sunulmuş, yani GDO'lu olarak. O ne kadar uygunsa artık! Geçenlerde bir doktorun tv'de bu yağla ilgili söylediklerini duyunca yine şaşırdım. Sağlığa zararlı olduğunu söylerken, "maalesef bu yağın Türkiye'ye girmesinde ben önayak olmuştum", diyerek pişmanlığını dile getiriyordu.

Ben biraz kuşkucu oldum bu konularda ister istemez. Dikkatli olunmasını tavsiye ederim. (Yine eklemek isterim ki, şahsen benim, insan sağlığı pahasına, ilaç firmalarının son zamanlarada ticarete öncelik vermelerinin örneklerini görmem, GDO'nun gıdalarda belirtilmesine izin verilmemesi gibi nedenlerden dolayı, pek çok uzman ve yetkiliye de güvenim kalmadı ne yazık ki...)


Düzenleyen Kirmit : 20-03-2011 saat 19:25 Neden: ekleme
Kirmit Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 20-04-2011, 10:55   #79
Yeni Üye
 
cankus's Avatar
 
Giriş Tarihi: 03-05-2010
Şehir: ankara
Mesajlar: 5
ankarada olan arkadaşlar. ilbay grupta her türlü mantar var.
macunköyde ben gidip gördüm tavsiye ederim

cankus Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 09-05-2011, 15:02   #80
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 09-05-2011
Şehir: istanbul
Mesajlar: 1
Arkadaşlar http://www.organikreishi.com bu siteden reishi mantarının yararları ve tedavileri hakkında bilgi edinebilir ve ürünü satın alabilirsiniz.

organikreishi Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 18-05-2011, 18:44   #81
Ağaçsever
 
cartel's Avatar
 
Giriş Tarihi: 02-05-2011
Şehir: Kahramanmaraş
Mesajlar: 64
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi memet Mesajı Göster
Kullanılır hale getirmeye gerek yok, zaten bir işe yaramıyor. Onun yerine sünger de yenilebilir.
Tahta da yense aynı etkiyi yapıyor.
Tahta yediğinde ne ekti gördünki ? neden böyle yazıyorsunuz.. ayıp bence.

cartel Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 18-05-2011, 18:52   #82
Kaybettik, Allah rahmet eylesin
 
memet's Avatar
 
Giriş Tarihi: 18-02-2006
Şehir: İzmir
Mesajlar: 14,120
Galeri: 11
Hiç bir işe yaramayan bir mantarı kansere çare diye satıp umudu tükenmiş insanların sırtından para kazanmada siz ayıp olan bir şey görmüyormusunuz?
Bu tadı da olmayan hiç bir işe de yaramayan bir mantar.
Bu mantar için sahte bilgiler vermek ayıp.

memet Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 18-05-2011, 19:29   #83
Ağaçsever
 
cartel's Avatar
 
Giriş Tarihi: 02-05-2011
Şehir: Kahramanmaraş
Mesajlar: 64
Bu bitkiyi eleştirmek yanlış bence. Kanser hastalarına faydalı olabilir, olmayabilirde. Bu bitki kanseri iyileştiriyorsa, zaten bilim adamları bu bitkiden ilaç yapıp kanser hastalarına sunarlardı kanser sorunuda kalmazdı.

Benim bildiğim kadarıyla kanserin hiç bir çaresi yoktur, fakat ömürü uzatacak besinleri ve yaşam kalitetesini olumlu yönden etkileyen bitkiler olumlu yönden bakılmalı.

Kanseri veya AİDS gibi hastaklığı iyileştirir diye Iddia eden kişiler bence eleştirilmeli, hatta bu kişiler iddia etiklerini ıspatlayamasa hakim önüne çılarılmalı.

Kimsede herşeye inanmasın ve ümitlenmesin, her duyduklarına.

Bu Reishi mantarına gelince şahsen iyi bir sağlık bitkisi olduğuna inaniyiyorum, bundan ötesi bir şey diğildir. Nasıl bal sağlıklıysa bu da öyle bişeydir.
Mucizevi olan bir şeyi yoktur.

cartel Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 18-05-2011, 19:39   #84
Kaybettik, Allah rahmet eylesin
 
memet's Avatar
 
Giriş Tarihi: 18-02-2006
Şehir: İzmir
Mesajlar: 14,120
Galeri: 11
Site bünyesine mantar eğitimleri yapıldı. Bu başlıkta da görüleceği üzere eğitimi veren bir uzman. Toplatılara katılanlar teyid edeceklerdir. Çok da konusuna hakim birisi Barutciyan.

"Hiç bir işe yaramaz" dedi. O dediği için söylüyorum. Sünger benzetmesi de ona aitttir.

"Bütün yollar denenmiş artık beklemek kalmış. Bir umut bu mantar var, benden isteyenlere bedava yolluyorum. Bir işe yaradığı için değil. Artık hiçbir umudu kalmamış bir hastaya bunu yapmam gerekiyor, ondan yapıyorum" dedi.

Yani sağlık üzerinde hiçbir etkisi yok. Ticari bir kazanç kapısı.

Gittiğim arıcılık eğitiminde de, benzer biçimde Anzer balının da sadece ticari nedenle bu kadar pahalı olduğunu, yoksa hiç bir farkı olmadığını söylemişti konusunda uzman olan hoca.
Koca profllar önceden siparişler verip dünya paralara balı alıyorlarmış dedim. Bizim hoca da "iki yol var, hocaların yolundan gidersin, ya da dediğimi dinlersin" dedi.

memet Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 18-05-2011, 20:23   #85
Ağaçsever
 
cartel's Avatar
 
Giriş Tarihi: 02-05-2011
Şehir: Kahramanmaraş
Mesajlar: 64
Sn memet bey, herkes yorum yapabilir, fakat buna inanmak, inanmamak, veya kendiniz araştırmak istiyorsaniz bu sizin kendi seçeniyinizdir. Uzman derken bir tek taraflı duruma düşuyorsunuz, senin dediğin uzman benim için uzman olmayabilir.
Benim dediğim uzman, ve inandığım uzman senin için belki hiç bir şey ifade etmez.

Ben de kendimi uzman olarak tanıtabilirim ve akademik çalışmam olmasa bile delice hareket edipte iddialardan bulunabilirim. Örneğin diyebilirimki televizyon kanser yapıyor. Uzman anlamına gelmem, tam tersi olurum pirimitif ve ciddiye alınmıyacak bir kişi olurum.

Yani hiç bir anlamı yok, istediğini desin senin dediğin uzman, tamam olabilir ama bunu kanıtlayacak hakiki olan belgelerle kanıtlasın, ozaman uzman derim.

Herkes farklıdır, herkesin DNA sı değişiktir, bir kişeyi birşey faydalıysa aynı şey başkasına zararlı olabilr. Hiç kimsede ben uzmanın yok efendim bu şu demesin, sadece halkın kafasını karıştırır bu kişilerde bilim adamların alay konusu olmaya mahkumlar.


Düzenleyen cartel : 18-05-2011 saat 22:42
cartel Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 05-07-2011, 22:01   #86
/
 
Giriş Tarihi: 18-01-2009
Şehir: izmir/aliağa
Mesajlar: 5,569
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi rerkel Mesajı Göster
reishi mantarı odunsu yapısı nedeniyle ve acı olduğu için yemeklik mantar olarak tüketilmemektedir. Ancak kurutulmuşu[B] çay [/B]olarak kaynatılarak içilmektedir. Bağışıklık sistemini güçlendirdiği, kan dolaşımını düzenlediği, kanın fazla oksijen taşımasını sağladığı bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Doğada çok nadir olan bu mantar üretilmeye başladıktan sonra daha yaygın olarak tüketilmeye başlamıştır; sağlıklı insanlarda bağışıklık sistemini güçlendirici, birçok hastalığı da tedavide destekleyici olarak faydaları kanıtlanmıştır. Kullanan olarak kullanmanızı öneririm. www.kirmizireishi.com adresinden de bilgi alabilirsiniz
Sn. rerkel,

yüz yıllık Köyönü Tarım projesine 25 yıllık Kırmızı Reishi projesi ile ( belki o da yüzyıllıktır) geldiniz.

Menemen, Belen Köyüne ve Köyönü Tarıma hoş geldiniz.

Belki bir köyün kaderini değiştirecek, projenizin önündeki tüm engeller_ ki köy muhtarının özverili çalışmasıyla_ kalkmıştır.

Hayırlı olsun.

Siz hazır olduğunuzda bizde hazır olacağız.

Başarılar. Eşinize selamlar.

Halil Önen Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 05-07-2011, 22:19   #87
Kaybettik, Allah rahmet eylesin
 
memet's Avatar
 
Giriş Tarihi: 18-02-2006
Şehir: İzmir
Mesajlar: 14,120
Galeri: 11
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi cartel Mesajı Göster
Sn memet bey, herkes yorum yapabilir, fakat buna inanmak, inanmamak, veya kendiniz araştırmak istiyorsaniz bu sizin kendi seçeniyinizdir. Uzman derken bir tek taraflı duruma düşuyorsunuz, senin dediğin uzman benim için uzman olmayabilir.
Benim dediğim uzman, ve inandığım uzman senin için belki hiç bir şey ifade etmez.

Ben de kendimi uzman olarak tanıtabilirim ve akademik çalışmam olmasa bile delice hareket edipte iddialardan bulunabilirim. Örneğin diyebilirimki televizyon kanser yapıyor. Uzman anlamına gelmem, tam tersi olurum pirimitif ve ciddiye alınmıyacak bir kişi olurum.

Yani hiç bir anlamı yok, istediğini desin senin dediğin uzman, tamam olabilir ama bunu kanıtlayacak hakiki olan belgelerle kanıtlasın, ozaman uzman derim.

Herkes farklıdır, herkesin DNA sı değişiktir, bir kişeyi birşey faydalıysa aynı şey başkasına zararlı olabilr. Hiç kimsede ben uzmanın yok efendim bu şu demesin, sadece halkın kafasını karıştırır bu kişilerde bilim adamların alay konusu olmaya mahkumlar.
Uzmalara uzman oldukları için uzman diyoruz. Bize de bu konuda bilgiyi veren mantar konusunda az sayıda kurumdan eğitim almış uzman. O bildiği için biz de onun bilgisine inanıyoruz. Uzmanlar da bilgisine inandığımız kişiler oluyor. Siz kişisel olarak bilimsel bilgiye inanmayabilirsiniz bu sizin fikrinizdir. İlaçlar hastalıkları iyileştirmez. Dünya da güneşin etrafında dönmüyor diyebilirsiniz. Bunlar da kişiseldir. Uzmanlar deyince iş öyle olmuyor işte. Aksi kanıtlanmadığı sürece onların verdikleri bilimsel bilgiyi geçerli kabul ediyoruz.

Bu mantarın hiç bir sağaltıcı etkisi yok dediğine göre bildiği olduğu için bunu söyledi. Bu konunun öyle ben inanmıyorum biçiminde bir durumu yok. Bu mantarı satanlar sadece ticari kazanç elde etmeyi düşünüyor. Yoksa hiçbir sağaltıcı etkisi olmayan bir mantar.

Anzer balının da diğer ballardan hiç bir farkı olmadığı halde çok farklıymış gibi gösterilip inanılmaz paralara satılması gibi bir şey.


Düzenleyen memet : 11-10-2011 saat 16:55
memet Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 11-10-2011, 16:41   #88
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 10-11-2007
Şehir: denizli
Mesajlar: 1
www.agromantar.com

Besleyici değeri olan yenilebilir mantarların birçoğu tedavi edici amaçlar için dünya çapında uzun zamandır kullanılmaktadır. Yenilemeyen türlerin çoğu da önemli tıbbi kullanıma sahiptir. Şu an çeşitli tedavi edici özelliklere sahip olduğu bilinen en az 270 tür mantar vardır (Ying ve ark., 1987). Tıbbi olarak kullanılan mantarlar, çeşitli hastalıkların ve belirli sağlık problemlerinin tedavisi için büyük ölçüde kullanılmaktadır. Otuz yılı aşkın süredir, özellikle Japonya, Çin ve Kore’de bu mantarlar üzerinde yapılan birçok bilimsel çalışmanın sonucu olarak, geleneksel kullanımlarının çoğu doğrulanmış ve yeni uygulamalar geliştirilmiştir
1990 lı yıllardan sonra iletişim ve teknolojinin gelişmesi tıbbi mantara uluslar arası ilginin artmasına ve tıbbi ve egzotik mantar türlerinin tüm dünya çapında tanınmasını ve ilginin artmasını sağlamıştır. Özellikle 1980 li yıllardan sonra yetiştiriciliği hızla artmıştır. Dünyada üretimi 1995 de 500 ton olan Reishi mantarı 2005 yılında 6 000 tona ulaşmıştır. Ülkemizde ise 2000 yılında Agromantarcılık (AGROMA) tarafından Denizlide üretimine başlanmış ve üretimi halen yaygınlaştırılarak devam etmektedir.

Latince ismi Ganoderma lucidum olan mantar bir çok yerde Reishi, Kırmızı Reishi veya ölümsüzlük mantarı gibi isimler ile takdim edilmektedir. Uzakdoğu kaynaklı bu mantarın yaklaşık 2000 yıllık bir geçmişi bulunmaktadır. Uzun yıllar boyunca özellikle Uzakdoğu ülkelerinde başta hipertansiyon ve karaciğer hastalıkları olmak üzere bronşit, astım, ülser, uykusuzluk ve kanser gibi rahatsızlıkların tedavisinde yardımcı bir kaynak olarak kullanılmış. Bu faydalı organizmalar hastalığın tedavi edilmesinde ve vücut direncinin arttırılmasında görev alır. Böylece sadece hasta olan insanların değil normal sağlıklı bireylerinde haftada birkaç kere bu faydalı besinleri tüketmeleri tavsiye edilmektedir. Bu şekilde insan bünyesi daha dirençli bir yapıya kavuşmakta ve herhangi bir rahatsızlık durumunda hastalık etmeni ile daha rahat mücadele edebilmektedir.

Reishi mantarının insan sağlığına olan birçok faydası yapılan çalışmalar ile ispatlanmıştır. Ayrıca bu mantarın bu güne kadar tespit edilmiş bir yan etkisi bulunmamaktadır, bu sebeplerden dolayı Japon Sağlık Bakanlığı tarafından kanser tedavisinde kullanılabilecek yardımcı bitkisel ilaç olarak kabul edilen tek mantar türüdür. Özellikle kanser tedavisinde kullanılan radyoterapi ve kemoterapinin vücuttaki yan etkilerini bertaraf ettiği belirlenmiştir.

Fujian Agriculture University Central Laboratory’de yapılan analiz sonucunda, Ganoderma lucidium’un besin içeriği şunlardır: %12,1 kaba protein, % 79,33 kaba selüloz, %2,63 kül, %1,98 azot, %0,229 fosfor, %0,5 potasyum, %0,085 kalsiyum, ve %0,056 magnezyum. Germanyum ve selenyum içeriği bakımından oldukça yüksektir

Ganoderma lucidum yetiştirme tekniği

Yetiştiricilikte iki yöntem kullanılmaktadır

1) Bitkisel atık (talaş) kültürü

2) Kütükte yetiştiricilik

Talaş Kültürü
Yetiştirme ortamı olarak şert ağaç(meşe,kayın, Gürgen) talaşları kullanılmaktadır
Hazırlanan yetiştirme ortamları ısıya dayanıklı torbalara 1-2 kg olacak şekilde doldurularak, torbaların ağzı pamuk tıkaçla kapatılacaktır. Bu işlemden sonra torbalar 121 °C’de 1.5 saat otoklavda tutularak sterilize edilecektir. Torbaların sıcaklığı 20-25 °C’ye düştükten sonrasteril odalarda misel ekimi yapılacaktır. Misel aşılanan torbalar mantar üretim odasına yerleştirilecek, karanlık koşullarda 25-30 °C’de misel sarması için gerekli koşullar sağlanacaktır. Misel gelişimini tamamlayan torbalarda karpofor oluşumunu teşvik için oda 100-200 lux ışıkla aydınlatılacaktır (Chen, 2004). Primordium görülen torbaların üzeri açılarak ve oda düzenli bir şekilde nemlendirilip, havalandırılmaya başlanacak, oda sıcaklığı 25±2oC olacak şekilde ayarlanacaktır. Primordiumlar görülmeye başladıktan sonra torbaların üst kısımları mantar gelişmesini teşvik ve çıkışları sağlamak için kesilerek açılacaktır. Mantarlar gelişim dönemi boyunca dikkatle incelenerek en uygun hasat zamanında hasat edilecektir.

3) 2) Kütük yönteminde ise meşe kütüğü 15 cm uzunluğunda, 15 cm çapında kesilerek hazırlanacaktır (. Kütüklere 5 cm derinliğinde ve 2 cm genişliğinde 6-10 delik açılacak, bu açılan deliklere miseller yerleştirilecek ve üzerleri bal mumu ile kapatılacaktır. Misel aşılanmış kütükler 25 °C sıcaklık ve %70 neme ayarlanmış odada 6 ay muhafaza edilecektir. Miseller kütükleri sardıktan sonra serada organik maddece zenginleştirilen toprağa kütükler gömülecek ve sıcaklık 25-30 °C ve nem %70-90 olacak şekilde ayarlanacaktır. Seranın direkt güneş ışığı alması engellenecek ve havalandırmaya dikkat edilecektir. Mantarlar oluşum sırasında dikkatle incelenecek ve en uygun hasat zamanında hasat edilecektir

ülkemizde Kütük yetistiriciliği iklimsel özelliği nedeni ile pek uygun bir yetiştiricilik yöntemi değildir ülkemizde Ganoderma yetiştiriciliği sunni talaş kütüklerinde ve iklimlendirilmiş kapalı ortamlarda yetiştiriciliği daha çok başarılı olmaktadır.



Yüksek kaliteli Ganoderma lucidum üretmek için diğer özel koşulların da gerekli olduğu göz önüne alınabilir. Bunlar;
1) verimi en yüksek ırkın seçimi,
2) doğru yetiştiricilik metodunun kullanılması,
3) ürünün doğru zamanda hasat edilmesi ve
4) hasat sonrası ürüne uygun bir biçimde muamele yapılması: Ganoderma lucidum yaşarken (canlıyken) hastalığa karşı korur. Bu hastalıklara karşı koruma gücünün uygun bir şekilde tüketildiğinde ortaya çıktığı tahmin edilmektedir. Onun tüm yaşamı boyunca şiddetli (sert) doğa şartlarında onun hastalıklara karşı koruma gücünü artması iyileştirici özelliğidir. Ganoderma lucidum’un yeni (genç) hücreleri hasattan sonra hemen ölmeye (bozulmaya) başlar. Ganoderma lucidum’un hastalıklara karşı koruma gücünün artışı engellendiği için suni olarak hızlı bir şekilde kurutulmaması gereklidir. Ganoderma lucidum serin, karanlık ve durağan (değişmez) bir yerde muhafaza edilebilir.


Sıcaklık: Ganoderma lucidium için sıcaklık çok önemlidir. Kültür mevsimi sıcaklık isteğine göre ayarlanmalıdır.
Meyve için yüksek sıcaklık gereklidir. Misel gelişimi için 12-36 oC sıcaklık gerekirken, en uygun sıcaklık 24-30 oC’tır. Sıcaklık 30 oC’tan yüksek ya da 24 oC’tan düşük ise misel gelişimi yavaşlayacaktır. meyve oluşumu için uygun sıcaklık 20-30 oC’tır.
Ganoderma lucidium’un yetiştirilmesi sırasında sıcaklığın 20-25 oC olması gelişmeyi yavaşlatır, fakat kapalı bir yapı ve açık renk oluşturur. Sıcaklığın 25-30 oC olması halinde ise gelişme hızlı olur, fakat kalitede düşme görülür. Şapka gelişimi için 22 oC üzerinde sıcaklık iyi büyümeyi sağlar.Aksi halde şapkada deforme olacaktır.
Nem: Hücre oluşumu için esas bileşiktir. Biyolojik olayların meydana gelmesinde ve taşınmasında rol oynar. Misel gelişimi, buton ve meyve oluşumu substratın su içeriği ile ilişkilidir.
Substratın su içeriği misel büyümesi için yaklaşık % 60 olmalıdır. Meyve büyümesi sırasında, nem % 80-90 arasında olmalıdır. Meyvenin büyümesi, üst tabakada bulunan misellerin gelişimine bağlıdır. Düşük hava neminde büyüme duracaktır Bundan dolayı, nemlendirme özellik istemektedir.
Havalandırma: Ganoderma lucidium aerobik bir mantardır. Yaşam boyunca sürekli soluma gösterdiğinden, taze havaya sürekli ihtiyaç gösterir. Karbondioksit konsantrasyonu % 0,1’den yüksek olması halinde meyvede deformasyon oluşur. Bundan dolayı kültür yerinde iyi havalandırma olmalıdır.
Işık: Ganoderma lucidium üzerinde ışık etkisi farklı dönemde farklı şekillerde olmaktadır. Misel, tamamen karanlıkta yetişmektedir. Yüksek ışık, özellikle sarı ışık, gelişmede yavaşlamaya neden olur. Meyve gelişimi için bir miktar ışık gereklidir.
Meyve gövdesi fototropizm gösterir. Meyve ve şapkanın büyüme noktaları ışığa yönelir. Süs amaçlı mantar yetiştiriciliğinde bu karakterden yararlanılır.
pH
Ganoderma lucidium miselleri düşük asit ortamlarından hoşlanır. Büyüme için gerekli pH 3,0-7,5 değerleri arasıdır, fakat en uygun değerler 4,0-6,0 değerleri arasıdır




Reishi’nin Tüketimi

G. lucidum mantarı çok sert dokusundan dolayı taze olarak tüketilememekte, yemeklerde kullanılamamaktadır. Bununla beraber çayı, kahvesi, sıcak suda eriyen tabletleri, kapsülleri, tentürleri, ampulleri, ekstraktları ve sporlarının ürünlerini, dilimlenmiş halde mantarın kendisini piyasadan elde etmek mümkündür. Uzun yıllar yapmış olduğumuz çalışmalar sonucunda geliştirmiş olduğumuz bir yöntemle tamamen tüketime hazır hale getirilmiş içilebilir şekilde saf G. lucidum konsantresi insanların hizmetine sunulmuştur. Genel olarak sağlıklı insanların günde; 1-2 g, hastaların 5-6 g, ağır hastaların ise günde en az 10 g kadar Reishi tüketmeleri tavsiye edilmektedir.
Reishi ile kürde mantarın konsantresi genelde sabah kalkınca ve akşam yatmadan önce aç karnına içilmeli; içme saatlerinin de aynı olmasına özen gösterilmesi gerekmektedir. Ayrıca mantar suyu içilirken, içerisine herhangi bir şeker ya da tatlandırıcı madde vb. kesinlikle katılmamalıdır.
Reishi’nin bünyesinde bulunan polisakkaritler biyolojik olarak makro moleküllerdir. Söz konusu polisakkaritlerin çözülüp vücut tarafından alınabilmesi için günde 1000 mg C vitamini alınması gerekmekte, C vitamini Reishi’nin biyo yarayışlılığını arttırmaktadır. Antioksidant bir madde olan Reishi, hücrelerdeki yaşlanmayı durdururken bağışıklık sistemini güçlendirmektedir. Bu bakımdan mantar suyunun içilmesine en az 2 ile 5 ay arasında devam edilmelidir.

Reishi Çayı Nasıl Hazırlanır?

Reishi Çayı Nasıl Hazırlanır?

Sağlıklı kişilerde günde 2 -3 gr, hastalarda ise hastalığın durumuna göre 6-12 gr kurutulmuş mantardan hazırlanan çayın tüketilmesi önerilir.

Çayın sabah, öğle ve akşam birer bardak içilmesi önerilir;

Günlük olarak tüketilecek miktardaki kuru mantar cam veya porselen kap içerisine

1 litre su içine konarak kaynamaya bırakılır ve kaynama başladıktan sonra ateş kısılarak en az 15-20 dakika kaynatılır.

Tercihen sıcak veya ılık olarak içilir.

2-3 günlük çay bir defada hazırlanıp buzdolabında saklanabilir.

Kaynatma ve içim esnasında çay kesinlikle metal ile temas etmemelidir. Cam veya porselen kapta kaynatılmalı ve muhafaza edilmelidir. Mantarın içeriğinde bulunan Germanyum maddesi vücüdün kullanabileceği formdadır sıcakta metalle teması sonucu elekrton alış verisi ile vücut tarafından kullanılamaz forma geçmesi nedeni ile mutlaka cam bir kapta kaynatılmalıdır.

Çayın tadı acıdır; tatlandırıcı kullanmayın tatlandırma ihtiyacı duyulması halinde bal veya tabii şeker ile tatlandırılmalıdır.


Aç karına içilmesi tavsiye edilir; ancak mide problemi olanlar veya acılığı nedeni ile aç karnına içemeyenler yemekten sonra içebilir.

www.agromantar.com

Mehmet Atmaca Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 11-10-2011, 16:53   #89
Kaybettik, Allah rahmet eylesin
 
memet's Avatar
 
Giriş Tarihi: 18-02-2006
Şehir: İzmir
Mesajlar: 14,120
Galeri: 11
Bu başlıkta sürekli yazıyorum bize mantar eğitimi veren Jilber Barutçiyan sizinle aynı fikirde değil. Onun bu konuda eğitimi, uzmanlığı olduğu için kendisine güveniyorum. Sünger ya da terlik hatta paspas da yiyebilirsiniz sizi kanserden hepsi aynı oranda korur. Yani hiç bir işe yaramıyor, yazdıklarınızın hiç birisi bilimsel değil.
Bu hiç bir işe yaramayan bir mantar üzerinden ticari gelir elde etmeye yaraynan, insanların sağlığı üzerinden para kazanma denemesi.

Domates de anti oksidan olduğu için kanserden koruyormuş günde dört ton yiyebilirseniz.

Ticari hesaplarınızı bu sitede yapmayın.
Sitede satış yapmakla ilgili bir başlık var ona bakmadan satış amaçlı sitenizin linkini vermeniz hoş olmamış.

memet Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 13-10-2011, 17:26   #90
Ağaç Dostu.
 
pria's Avatar
 
Giriş Tarihi: 06-08-2009
Şehir: İstanbul+Çanakkale
Mesajlar: 3,937
Ben bitkisel tedaviye inanan bir insanım;ama, bilimsel yayınlar dışında rastgele yazılanlara itibar etmem..
Bilimsel kaynak gösterilmeksizin yazılan her yazıya inanmayın lütfen..

Bitkiler mutlaka yararlıdır,ama onları doğru alanlarda,doğru kullanmak gerekir..Her bitki her insanda aynı etkiyi yapmayabilir;dozu,hazırlanışı,nereden tedarik edildiği çok önemlidir..
Bazı hastalarda rastgele bitkisel çarelere başvurmak çok ters sonuçlar da verebilir..
...

Yukarıda yazılanları okuduktan sonra birkaç satır da ben yazayım dedim..

Ülkemizde Fitoterapi olarak adlandırılan,tıbbi bitkilerin hastalıkların tedavisinde kullanılması konusunda çok ciddi bir eğitimden geçmiş ve ülkemizde çok az sayıdaki tıbbi onkologdan biri olan Doçent Doktor Canfeza SEZGİN'in ''Hangi kansere hangi bitki'' adlı kitabını okuğumda Reishi Mantarı'nın kansere karşı koruyucu veya tedavi edici 79 bitki arasında olduğunu gördüm.. (sayfa 101-102)

Bu mantar çeşidiyle ilgili olumlu tesbitler var kitapta..

Mantarın en etkili maddesi beta-D glucan imiş..Kanser hastalarında yapılan çalışmalarda bağışıklık sistemini uyardığı,diğer bir çalışmada ise, akciğer kanseri olan hastalarda yaşam kalitesini %65 oranında iyileştirdiği yazılmış..

Laboratuar çalışmalarında meme ve prostat kanseri hücrelerinin yayılma riskini azalttığı,çeşitli kanser hücrelerini öldürdüğü ve kanserin damarlanmasını engellediği gösterilmiştir..
Lösemi,meme,sarkom,kalınbağırsak,karaciğer,mesane ve prostat kanseri hücrelerini öldürmekte..

Fakat kilinik çalışmalarda bazı insanlarda tam tersine bağışıklık sistemini baskıladığı görülen bu mantarın etkisinin her insanda farklı olabileceği ve kemoterapi gören hastalarda beraber kullanılmasında çok dikkatli olunması gerektiği yazılmış kitapta..

Sağlıklı insanların günde 13.2 gram taze reishi mantarı almasının belirgin bir yan etkisinin bulunmadığını,kanda antioksidan kapasitenin arttığını yazmış sayın Canfeza SEZGİN..

Sayın Jilber Barutçiyan mantarları çok iyi tanıyabilir ama eğer fitoterapi uzmanı değilse, Doç.Dr. Canfeza SEZGİN'in bilimsel verilere göre yazdığı kitaptaki bilgilere inanmak çok daha doğru olur..

''Domates de anti oksidan olduğu için kanserden koruyormuş günde dört ton yiyebilirseniz.'' diye yorumlar yapmak bence biraz yakışıksız..
Unutmayalım..bizde halen yok ama Avrupa ülkelerinde doktorlar alternatif tıp ürünlerini reçete edebiliyor..
Bizde ise,küresel ilaç sanayiin esiri olmuş alternatif tıbba tamamen karşı ve düşman olan doktorlar maalesef çoğunlukta.

pria Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Cevapla

Konu Araçları
Mod Seç

Gönderme Kuralları
Yeni konu gönderemezsiniz
Konulara yanıt veremezsiniz
Ek dosya yükleyemezsiniz
Kendi gönderilerinizi düzenleyemezsiniz

BB code Açık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2. Şu an saat: 00:08.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Forum vBulletin Version 3.8.5 Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0
agaclar.net © 2004 - 2014