agaclar.net

Geri Dön   agaclar.net > Mutfak > Kiler
(https)




Reklam


Beğeni Düzeni61Beğeniler

Cevapla
 
Bookmark and Share Dış Bağlantılar Konu Araçları Mod Seç
Eski 20-10-2011, 22:36   #1
Ağaç Dostu
 
Serpent's Avatar
 
Giriş Tarihi: 29-10-2007
Şehir: Ankara
Mesajlar: 236
Güneş enerjili sebze meyve kurutma sandığı

Arkadaşlar,

Sebze ve meyve kurutma teknikleri ile ilgili epey görüş yazılmış. Bazıları yararlı bilgiler içeriyor. Ancak bazı bilgiler için aynı şeyi söyleyemeyeceğim.

Her şeyin doğal olarak yapılması arzu edilir. Ama bazen buna imkan bulunamaz. Örneğin nemli bir yerde yaşıyorsanız, güneşte sebze-meyve kurutacağım derken, epey bir gıdayı heba edersiniz veya sağlığınızı tehlikeye atarsınız. Dolayısıyla bazen doğaya yardımcı olacak ilave önlemler alınması gerekebilir.

Bu konuda eşimin talebiyle oldukça geniş bir araştırma yaptım. Bununla ilgili olarak elde ettiğim bilgileri paylaşmak istiyorum. Evde sebze meyve kurutma teknikleri olarak şunlar sayılabilir.


1 – Doğrudan güneşte kurutma:

Avantajları: hiçbir özel donanım gerektirmemesi

Dezavantajları: Kurutma süresinin uzunluğu, nemli yerlerde sonuç vermemesi, sinek, diğer böcekler ve toz toprağa karşı savunmasız oluşu (Kurutma tepsisinin üstüne tülbent örtseniz bile sinek yumurtasını tülbentin gözeneklerinden aşağıya bırakabiliyor). Her türlü gıda kurutmaya uygun olmaması.

2 – Evde fırında kurutma:

Avantajları: Evdeki cihazın kullanılması. Ancak bunun için fırının 50-70 derece C ye ayarlanabilir termostatının olması gerekiyor. Eğer fırınınız bu sıcaklıklara ayarlanamıyorsa denemeyin. Ayrıca fırının bir fanının olması da etkin kurutma için avantaj. Temiz bir kurutma yapması.

Dezavantajları: Çok elektrik yakması değil. Çünkü termostat nedeniyle dur kalk olarak çalışacağı için öyle sanıldığı kadar elektrik yakmayacaktır. Toplam 100 -200 W ampül kadar elektrik çekecektir 10 saat çalıştırdığınızda 1 – 2 kWh elektrik harcayacaktır ki bunun maliyeti 50 krş mertebesindedir. Çok küçük miktarlarda kurutma yapabilirsiniz. Eğer 5 kg eriği kurutmak isterseniz bu minimum 5 gün sürecektir. Bu arada fırını kullanamıyor olacaksınız.

3 – Mikrodalga fırında kurutma:

Avantajları: çok hızlı kurutma yapabilmesi, temiz bir kurutma yapabilmesi

Dezavantajları: Sadece nane, maydonoz gibi yapraklı bitkileri kurutmaya elverişlidir. Diğer sebze ve meyveleri kurutmaya kalkışmayın. Kurutamadığınız gibi onların pişmesine neden olursunuz. Yapraklı bitkileri de son derece cüzi miktarda (birkaç dal) havlu kağıt arasına koyup önce 3 dakika sonra istenilen kuruma elde edilinceye kadar 30 saniye sürelerle fırın çalıştırılarak kurutma yapılabilir.

4 – Elektrikli sebze-meyve kurutma makinesi:

Avantajları: Hızlı kurutma yapabilmesi (7-10 saat), temiz bir kurutma yapabilmesi. Kapasitesi normal fırına göre daha fazla. 3 veya 4 tepsi kurutmayı aynı anda yapabiliyor.

Dezavantajları: İlk yatırım maliyeti. Çünkü bu cihazın fiyatı 200 – 500 TL arasında. En önemlisi de ben bulamadım. Fırında olduğu gibi elektrik tüketmesi.

5 - Güneş enerjili kurutma sandığı:

Avantajları: Nemli ortamlarda da kullanılabilmesi. Bir seferde 3-4 kilo malzemeyi kurutabilmesi. Temiz bir kurutma yapabilmesi. Bir kere yaptıktan sonra her istediğinizde bir yaz boyu ve hatta sonbaharın ilk aylarında kulanılabilmesi.

Dezavantajları: Hazır satılmıyor, kendiniz yapacaksınız. Gerekli malzemeleri bulacağım diye göbeğiniz yarılacak. Pek ucuza da mal olmuyor. Benimki yaklaşık 400 TL ye mal olacak. Ayrıca kendi işçiliğinizden de epey katmanız gerekecek.

Yöntemleri yazdım. Kısmetse yarın kendi güneş enerjili kurutma sandığımı yapmaya başlayacağım. Tasarım orijinal olarak bana ait değil. Apalacian Mountain State University’nin tasarımı; ama ben epey değişiklik yaptım. Aklımca ucuzlatacak değişiklikler uyguladım. Bazı malzemeleri de tümüyle değiştirdim.

Tek sorunum kurutma mevsiminin geçmiş olması. Yine de inşa edeceğim. Hasat mevsimi başladığında hazır olur. İmalata ait fotoğrafları yeri geldikçe ekleyeceğim.

Kurutma teknikleriyle ilgili yazacağım başka şeyler de var. Bandırma teknikleri, kurutma sıcaklıkları ve kurulmuş gıdaların saklama koşulları gibi.

Selamlar, saygılar..


Arkadaşlar,

Önemli bir bilgilendirmeyi gerekli görüyorum.

Yukarıdaki ve daha önceki mesajlarımda verdiğim bilgilerin çoğu Amerikan Üniversitelerinin Tarımsal Yayımcılık (Agricultural Extention Services) dökümanlarından derlenmekte olup şahsi görüşlerim veya sağdan soldan duyduğum bilgiler değildir. Bunu bir sorumluluktan kaçınmak için değil, doğrudan bilimsel yayınları esas aldığımı belirtmek için açıklamak istedim.

Selamlar,

 

Düzenleyen Serpent : 20-10-2011 saat 22:52 Neden: İlave açıklama eklendi.
Serpent Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 21-10-2011, 21:19   #2
Ağaç Dostu
 
Serpent's Avatar
 
Giriş Tarihi: 29-10-2007
Şehir: Ankara
Mesajlar: 236
Güneş Enerjili Sebze Meyve Kurutma Sandığı

Arkadaşlar,


Güneş enerjili bir sebze meyve kurutma sandığı yapacağımı ve yapım aşamalarının fotoğrafları koyacağımı söylemiştim.

Bugün imalatın %80 ini bitirdik. Bana bu konuda en büyük yardımı gösteren genç arkadaşım Aydın'a teşekkürlerimi iletiyorum.

Sanırım yarın imalat biter, ben de bitmiş resimleri de koyarım. Sizleri sıkmamak için az sayıda foto ile yetiniyorum.


Name:  s-Fotoğraf0109.jpg
Views: 8977
Size:  33.2 KB

Name:  s-Fotoğraf0111.jpg
Views: 8386
Size:  34.4 KB

Name:  s-Fotoğraf0112.jpg
Views: 8614
Size:  32.9 KB




Saygılar, selamlar..


Düzenleyen Serpent : 25-04-2012 saat 07:49 Neden: Fotolar değiştirildi
Serpent Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 23-10-2011, 21:44   #3
Ağaç Dostu
 
Serpent's Avatar
 
Giriş Tarihi: 29-10-2007
Şehir: Ankara
Mesajlar: 236
Bandırma teknikleri

Yukarıdaki mesajımda meyve sebzelerin kurutulmasında bandırma teknikleri hakkında bilgi vereceğimi söylemiştim.

Aşağıdaki bilgiler Purdue Üniversitesi Tarımsal Yayımcılık dokümanlarından derlenmiştir.

Meyvelerin çoğu kabukları soyulduktan sonra hızlı oksidasyona girip kararır. Bunu önlemek için kurutmaya başlamadan önce hazırlayacağınız bandırma sosları şunlar:

1- Ascorbic asit (C Vitamini): Kaynatıp soğuttuğunuz 1 lt suda yarım tatlı kaşığı (1,5 g) C vitamini eritiniz (C vitaminini eczanelerden alabilirsiniz).

2- Askorbic asit ve limon tuzu (Sitric acit): Kaynatıp soğuttuğunuz 1 lt suda yarım tatlı kaşığı (1,5 g) C vitamini ve yarım tatlı kaşığı limon tuzunu eritiniz.

3- Limon ve/veya portakal suyu: Limon ve/veya portakal suyunu yarı yarıya kaynamış soğumuş su ile sulandırınız.

4- Ballı sos: Yarım ölçü şekeri 1,5 ölçü su ile kaynatınız. Soğuyunca yarım ölçü bal ilave ediniz (Bu sosu daha ziyade gıda sanayii kullanıyormuş)

Meyveler soyulup dilimlenir dilimlenmez hemen yukarıdaki soslardan herhangi birinin içine atılıp 3-5 dakika bekletilip çıkarılacak suları süzülecek ve kurutma yönteminiz her ne ise kurutmaya başlanılacak.

Elmaları soyup 3-4 mm kalınlığında dilimleyiniz. Erikleri ve kayısıları ikiye bölüp çekirdeklerini çıkarınız. Armutların kabuklarını soyunuz. Armutları ve şeftalileri iriyse ay şeklinde dilimleyiniz. Değilse ikiye bölünüz. Bundan sonra yukarıdaki soslardan birine bandırınız.

Yukarıdaki soslar sebzeler için uygun değil. Sebzeleri kaynayan suya bandırabilirsiniz. Bir tencereye 2/3 üne kadar su koyup kaynatınız. Bandıracağınız sebzeleri bir tel sepet ile kaynamakta olan suya üstü örtülecek şekilde daldırınız. Suyun tekrar kaynaması bir dakika içinde gerçekleşmelidir. Eğer daha geç oluyorsa çok sebze koymuşsunuz demektir ve bir sonraki seferde bandırılan miktarı azaltınız. Aşağıda her sebze için verilen süreler kadar kaynar su içinde tutup sepeti çıkarınız ve normal soğuk su içine atınız (Bazı kaynaklarda buzlu su diyor ancak bence gerekli değil). Sıcaklığı geçen sebzeyi tümüyle soğumadan ılık bir durumdayken sudan çıkarınız, suyunu süzünüz ve kurutma tepsilerine yayınız ve kurutmanızı başlatınız.

Fasülye: Küçük parçalara doğranacak veya boylu boyunca ikiye bölünecek. Bandırma 2 dakika

Bezelye: Bandırma 2 dakika

Kabak: 6-7 mm kalınlığında doğranacak. Bandırma 1,5 dakika.

Domates: Kabukların gevşemesi için kaynar suya atın, 1-2 dakika sonra çıkarın soğuk suya atın kabuklarını soyun ve 2 cm kalınlığında dilimleyin.

Bamya, biber, patlıcan gibi bazı sebzeler sıcak suya bandırmaya uygun değil.

Selamlar, saygılar..

Serpent Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 30-10-2011, 20:02   #4
Ağaç Dostu
 
Serpent's Avatar
 
Giriş Tarihi: 29-10-2007
Şehir: Ankara
Mesajlar: 236
Kurutma sıcaklıkları ve kükürt kullanımı

Güneş enerjili sebze meyve kurutma sandığımı henüz bitiremedim.

Bana yardım eden genç arkadaşım Aydın bu aralar çok meşgul. Bu işler tek başına da olmuyor. Her neyse yaza daha çok var ve sanırım bitiririz.

Bu arada ben kurutma teknikleriyle ilgili öğrendiklerimi yazmaya devam edeyim.

Kurutma sıcaklıkları (eğer fırın veya elektrikli kurutucu kullanıyorsanız) şöyle:

Otlar (Nane, maydanoz vs.): 35-40 C
Sebzeler: 50-55 C
Meyveler: 55-60 C

Sebze meyve kurutmada her durumda sıcaklığın 65 C nin altında tutulması tavsiye ediliyor. Aksi takdirde şeker bulunduran gıdalarda karamelleşme başlayacağından, bunun da gıdanın görünümünü bozacağından bahsediliyor.

Sebze meyve kurutmada kükürt kullanımını kötüleyen epey mesajı bu forumda okudum. Bunun yerine küllü su kullanımı tavsiye ediliyor. Öncelikle kimseye kükürt kullanın diye bir öneride bulunmak gibi bir niyetim yok. Ancak bu ağaç külü ne içeriyormuş diye hiç baktınız mı bilmiyorum.

Ağaç külü, yakılan ağacın cinsine göre değişmekle beraber esas itibariyle kalsiyum karbonat (yaklaşık % 25-45) veya ıslanınca kalsiyum hidroksite dönüşen kalsiyum oksit içeriyor. Bu nedenle taze külü ıslatırsanız kalsiyum oksit suyla reaksiyona girerek ısınıyor ve kaynama dahi gösterebiliyor (tecrübeyle sabittir).

Külün aşağı yukarı %10 u ise muhtelif potasyum bileşikleri içeriyor. Bunlar arasında potasyum sülfat, potasyum karbonat ve potasyum oksit (ıslatılınca potasyum hidroksit) var. Biliyorsunuz potasyum hidroksit bazı sabunların yapımında kullanılıyor. Eskiden kül bulaşık ve çamaşır yıkamakta kullanılırdı.

Ayrıca bir miktar ağır metallerin de külde bulunabileceği bildiriliyor.

Şimdi ben kül zararlı filan demiyorum. Ama ne kullandığınızı bilin diye bunları yazıyorum.

Bu tür babadan kalma teknikler yerine sanayinin ürettiği saf ve ne olduğu bilinen maddeleri kullanmanın daha doğru olacağını düşünüyorum.

Bu tür maddelerden biri şarap yapımında da kullanılan patasyum meta bisülfit veya diğer adıyla potasyum disülfit. Ancak bu maddenin bazı insanlarda bir hassasiyet yaptığı da bildirilmiş. Bu madde bir çok zararlı bakteriyi öldürmesinin yanısıra; kurutulan sebze ve meyvedeki bir çok vitaminin de korunmasına yardımcı oluyormuş.

Bu maddenin C vitamini ve A vitamini kaynağı beta karotenlerin korunmasını sağladığı ancak thiamini (B1 vitamini) öldürdüğü bildiriliyor.

Kullanılmasına gelince, %5-7 lik çözelti içine meyvelerin ve sebzelerin 30 saniye süreyle bandırılması öneriliyor. Bu yöntemle kurutulan domateslerin çok daha lezzetli olduğu meyvelerin ise görünümlerinin daha güzel olduğu bildiriliyor.
Benim yazdıklarımın üniversitelerin dokümanlarından alınma bilgiler olduğunu ilave edeyim.

Selamlar, saygılar..

Serpent Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 31-10-2011, 17:40   #5
Ağaç Dostu
 
Serpent's Avatar
 
Giriş Tarihi: 29-10-2007
Şehir: Ankara
Mesajlar: 236
Kurutulan ürünler nasıl saklanacak?

Kurutulan ürünler nasıl saklanacak?

Öncelikle kurumanın tam olup olmadığından emin olmanız gerekiyor.

Kurutulmuş sebzelerin kırılgan bir yapı göstermesi gerekiyor. Meyveler ise en kalın yerinden ikiye kesildiğinde içinde hiç nem belirtisi olmaması gerekiyor. Ayrıca yarı esnek ve yarı kırılgan bir yapı göstermesi gerekiyor, ayrıca ikiye katlandığında yapışkanlık olmamalı (İncir, kiraz ve benzerleri bu kurala uymayabilir).

Kurutma işlemi tamamlanmış gıdaların içindeki böcek ve böcek yumurtalarının öldürülmesi gerekmektedir. Bu husus özellikle güneşte açıkta kurutulmuş gıdalar için gereklidir. Kurutulmuş gıdaların kurtlanması özellikle karasinek yumurtalarından kaynaklanır. Çok kişinin sandığı gibi gıda kendiliğinden kurtlanmaz. Kurtların ortaya çıkabilmesi için gıdanın çevreden aldığı veya kendi içinde bulunan nem ile bir miktar yumuşaması gerekmektedir.

Kurutulmuş gıdalardaki böcek ve yumurtaların öldürülmesi için iki ana yöntem var.

1 - Gıdayı hava almaz sağlam poşet içine koyup en az iki gün buzdalabı buzluğunda (- 18 C) bekletmek.

2 – Fırınınızı önce 60-70 dereceye ısıtıp kurutulmuş gıdayı bu sıcaklıkta en az 30 dakika tutmak.

Bu şekilde böcekleri ve yumurtaları öldürülmüş kuru gıdaların ağzı sımsıkı kapanıp içine hava almayan sağlam poşetler veya kavanozlarda saklanması gerekmekte. Bunun için kavanozdaki veya plastik torbadaki havanın olabildiğince çıkarılacak şekilde sıkı sıkıya yerleştirilmesi tavsiye ediliyor. Ayrıca saklama yerinin güneş görmeyen serin bir yer olması kurutulmuş gıdanın ömrünü uzatacaktır.

Bu vesileyle kendime ait şu görüşü de yazayım. Kurutulmuş gıdaların bez torbalarda saklanması ancak kuru, yani nemsiz bir ortama sahip şartlarda mümkündür. Özellikle kaloriferli evler genellikle kuru olurlar ve bez torbadaki gıda nem almak yerine kurumaya devam eder. Ancak bu, gıdada böcek yumurtası olmadığı anlamına gelmez.

Kıssadan hisse: Baharatçılarda satılan ve dükkanın önüne astıkları kurutulmuş kabak, patlıcan gibi gıdalar özellikle soğuk havalarda yoğuşma nedeniyle aldıkları nem açısından pek güvenli olmayabilir.

Kurutulmuş gıda tüketilmeden önce gözle muayene edilmeli ve eğer küf belirtileri gösteriyorsa kesinlikle tüketilmemelidir.


Selamlar, saygılar..

hepgül beğendi.
Serpent Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 01-11-2011, 22:41   #6
Ağaç Dostu
 
Serpent's Avatar
 
Giriş Tarihi: 29-10-2007
Şehir: Ankara
Mesajlar: 236
Türkçe kaynaklarda güneş enerjili kurutucu

Sebze meyve kurutma yöntemleriyle ilgili olarak yazdıklarım için hemen hiç tepki olmadı. Sanıyorum mevsim itibariyle kurutma dönemi olmaması bunda etkin oldu.

Ben bu güneş enerjili kurutma araştırmasını neredeyse tümüyle yabancı (İngilizce) kaynaklardan yapmıştım. İyi ki de öyle yapmışım. Bugün Türkçe kaynakları araştırdım. Tabii ki Google yardımıyla. Gördüm ki bu konuda yazılan makaleler ve tezler maalesef çok dandik. Kimse üstüne alınmasın. Benim bulabildiklerim öyleydi.

Bunlardan bir kısmı doğrudan Appalachian State University (ASU) tasarımının kötü bir kopyası, bir kısmı ise bu konudaki makaleleri anlamamaktan kaynaklanan kendince uydurulmuş ölçülerde yapılmış heyyula gibi ama işlevi olmayan aparatlar.

Bu üzücü durumun bir kaç örneğini vermeden yapamayacağım:

Bunlardan bir tanesi ASU tasarımında vurgulanan çift cam kullanmaya gerek yok ifadesini kaale almamış. Keza koydukları fotoğraflarda hiçbir yalıtım görülmüyor. Güneş panelinin açısı gibi en temel ölçüleri bile vermemişler.

Diğer ikisinde kurutma odası ile güneş paneli ölçüleri son derece uyumsuz. Nitekim bunlardan bir tanesi açık havada kurutulan biberlerin güneş enerjili sistemde kurutulandan daha çabuk kurutulabildiğini itiraf ediyor. Bu itirafı yapanların kurutma odası her ne hikmetse devasa paslanmaz çelik bir yapıya sahip. Hangi gariban çiftçi muazzam paraya mal olacak bu sistemi inşa edebilir. Üstelik doğrudan güneşte daha hızlı kurutulabiliyorsa.

Bir başkasında güneş kollektöründen gelen sıcak havanın bile giriş noktasının mantıklı olmadığı görülüyor. Bilindiği gibi sıcak hava yükselir. Kurutma odasının ayakları biraz daha uzun yapılsa tabii konveksiyon daha kolay olurdu.

Bunları niçin yazıyorum? Bilim kuruluşlarımızın böylesi kalitesiz yayınlara ev sahipliği yapması bende hayal kırıklığı yarattığı için yazıyorum.

Diyebilirsiniz ki “senin yaptığın/yapacağın çok mu iyi?” Ben amatör olarak yapıyorum. Tasarımın bana ait olmadığını da söylüyorum. Sonucu iyi de çıksa, kötü de çıksa bilimsellik iddiam yok.

Herkese selamlar, saygılar..

betino ve hepgül beğendi.

Düzenleyen Serpent : 01-11-2011 saat 22:43 Neden: imla ve noktalama
Serpent Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 02-11-2011, 12:44   #7
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 20-06-2008
Şehir: Ankara
Mesajlar: 551
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi Serpent Mesajı Göster
Sebze meyve kurutma yöntemleriyle ilgili olarak yazdıklarım için hemen hiç tepki olmadı. Sanıyorum mevsim itibariyle kurutma dönemi olmaması bunda etkin oldu.
Sayın Serpent,

Tepki olmasa da benim gibi kurutma ile ilgili yazdıklarınızı takip edenler mutlaka vardır. Kurutucu tasarımınızı merakla bekliyorum.

Açıkçası ben bu kurutma işinden biraz korkuyorum. Aflatoksin gibi varlığını farkedemeyeceğimiz tehlikeler mevcut. Bu işi hakkıyla yapmak bilgi ve özen gerektiriyor.

Verdiğiniz bilgiler için teşekkürler...

verdoque Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 02-11-2011, 13:40   #8
Ağaç Dostu
 
Serpent's Avatar
 
Giriş Tarihi: 29-10-2007
Şehir: Ankara
Mesajlar: 236
Sayın verdoque,

İlginize teşekkürler.

Benim bu denli araştırmaya girmem, sizin gibi benim de gözle görülemeyen küf (aflatoksin) endişelerinden kaynaklanıyor.

Şu anda teorik olarak kurutmanın uzmanı oldum gibi geliyor bana. Tabii ki uygulama başka bir şey.

Diğer başlıklarda da sorulan sıcak suya daldırmanın sebebinin taze üründeki bozulmayı hızlandıran enzimlerin parçalanması olduğunu öğrenmiş bulunuyorum. Bu, öğrendiklerimden sadece bir örnek.

Kurutucumla ilgili olarak iki ana makaleyi (Applachian Mountain State University tasarımına ait) satır satır okudum. Ölçülendirme nasıl yapılır, kurutmaya etki eden unsurlar nelerdir öğrenmeye çalıştım.

Kendi kurutucumda kullanacağım tüm malzemeleri tek tek araştırdım. Örneğin toksisitesi var mı gibisinden. Güneş panelinin önünde kullandığım saydam elemanın - ki bu malzemenin seçimi benim tercihim (plexyglass diğer adıyla akrilik cam) - güneş ışınlarının hangi frekanslarına saydam olduğuna kadar araştırdım. Bunun için doğrudan malzeme özellikleri araştırması yaptım.

Yapılan imalatı denemeden sonuçları hakkında kesin hüküm vermem mümkün değil. Ancak ben umutluyum. Zaten bilimsel çalışma öylesini gerektirmiyor mu? Gözlem, ölçüm, deney!

Ayrıca, yaptığım imalatın ekonomik olması bakımından malzeme ısrafını minimum yapacak ölçülendirmeye kadar üstünde çalıştım. Yine bir örnek vermek gerekirse imalatın yan elemanı olan kavak kontraplağı 170 x 220 cm ölçülerinde ve bir plakasından iki sandığa yetecek yan elemanlar minimum israfla çıkarılabiliyor. Keza, en pahalı malzemelerden olan kurutma tepsileri paslanmaz çelik hasırının (genişlik 100 cm) 80 cm si bir kurutucu için gerekli 8 tepsi için sıfır israfla kullanılabiliyor. Bütün bu çalışmalarım bu kurutucunun maksimum ekonomiyle yapılabilmesi isteği için. Yoksa, imalat bana 400 veya 700 TL ye mal olmuş çok fark etmez.

Sizin sorduğunuz aflatoksin için önümüzdeki yaz ilk kurutulmuş ürünlerimi Hıfzı Sıhha enstitisüne kontrol için vermeyi de düşünüyorum.

İmalatın tamamlanması maalesef biraz vakit alacak. Önümüz bayram, ayrıca seyahatlerim var. Ama bitirince tüm kullanılan malzemelerin bir listesiyle ölçülendirme bilgilerini foruma koyma niyetim bulunuyor.

Selamlar, saygılar..

Serpent Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 14-11-2011, 10:35   #9
Ağaçsever
 
Kırkmerdiven's Avatar
 
Giriş Tarihi: 26-07-2011
Şehir: İstanbul-Karamürsel
Mesajlar: 48
Şahmuratlı köyünde yapılan güneş enerjili uygulamaya da buradan;

http://www.kerkenes.metu.edu.tr/keco...ar/kurutma.htm

göz atabilirsiniz

Kırkmerdiven Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 14-11-2011, 12:32   #10
Ağaç Dostu
 
Serpent's Avatar
 
Giriş Tarihi: 29-10-2007
Şehir: Ankara
Mesajlar: 236
Bu kurutucu sandığını Türkçe kaynakları araştırırken görmüştüm.
Bununla ilgili düşüncelerim şöyle:

Öncelikle, az bir ölçülendirme bilgisi verilmekle beraber, fotoğraflardan anlaşılabildiği kadarıyla bu konuda yayınlanmış ölçülendirmeye ait hususlar bu örnekte göz ardı edilmiş.

- Kurutma odası, güneş paneli büyüklüğüyle kıyaslandığında çok ama çok büyük gözüküyor.

- Sıcaklığı muhafaza etmek için bir yalıtım kullanılmadığı anlaşılıyor.

- Sıcak havayı güneş panelinden alıp kurutma odasına ileten alüminyum borunun kesitinin yetersiz olduğu, ayrıca sıcak havayı oda içine dağıtmak yerine bir noktadan verdiği anlaşılıyor.

- Kurutma odasındaki sıcaklığı ayarlama amaçlı bir sıcak hava akımınının debisini kontrol edebilen bir mekanizma görülmüyor.

- Ana iskeletin çelik profillerden ve güneş paneli ısı toplayıcı levhasının boyanmış bakırdan yapıldığı düşünülürse çok pahalıya mal edildiği anlaşılıyor.

Diyebilirsiniz ki “sen her şeye muhalefet eden biri misin?”. Hayır değilim. Ama Amerika’yı yeniden keşfetmemek için daha önce yapılmış çalışmalarda elde edilecek bulguları incelemek gerekmez mi? Adamlar hangi panel büyüklüğü için ne hacimde kurutma hacmi idealdir vs araştırıp yayınlamışlar. Tabii ki onlar da yanlış yapabilirler. Eğer bu konuda bir şüphe varsa önce o konuda araştırma yapar, kendi bulgularını ölçümlerle destekleyerek yayınlarsın. Öyle bir şey yapmadan “ben böyle yaptım iyi oldu” dediniz mi şüpheyle karşılanır.

Benim görüşlerim böyle

Selamlar, saygılar..

Serpent Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 14-11-2011, 15:01   #11
Ağaçsever
 
Kırkmerdiven's Avatar
 
Giriş Tarihi: 26-07-2011
Şehir: İstanbul-Karamürsel
Mesajlar: 48
Söylediklerinizde haklı olabilirsiniz tabii ki,

Bu sistemde sıcaklığı muhafaza etmeye belki de gerek yoktur. Çünkü ısınan hava yükselerek ürünlerin arasından geçeceğinden (üstteki döner bacanın da katkısıyla) burada ne kadar koruma yapmak gerek sorulabilir. Artı dış kaplamada OSB plaka kullanılmış, bildiğim kadarıyla ahşap oldukça iyi bir yalıtım maddesidir.

Bir de bu sistem (evet iskeletini kaynaklı kutu profil ile yapmışlar ama ahşap ile de yapılabilir) insanların köylerinde küçük çaplı olarak toza ve sinek, böcek yumurtalarına karşı korunmuş olarak kullanabilecekleri KAPALI bir sistem olarak düşünülmüş ve kişilerin dışardan çok da destek almadan kendi becerileri ile yapabilecekleri bir sistem olarak tasarlanmış.

Maliyetin ucuzlatılması açısından hava yönlendirme kısmını karşılamak üzere (ısı tutucu özelliğini gözardı edip) siyah, bükülebilir, sıcakta bozulmayacak, sağlığa uygun ve ucuz bir materyal kullanılabilir.

Yine bahsettiğiniz hesaplardan destek alıp boyut çalışması yapılabilir, aradaki flex bağlantı kanal boyutu büyütülebilir veya iki adet kullanılabilir, odacığa sıcak havanın orantılı dağılması için bir geçiş detayı planlanabilir vs...


Yukarıda yazdıklarımdan sistemi savunduğum çıkmasın. Ben de başka bir gözle değerlendireyim dedim . Daha başka biri başka eleştiri ve katkıda bulunabilir. Sistemin eksikleri olabilir. Maksat fikir vermesidir. Üstelik burada bu bilgileri paylaşmanın güzelliği de üzerinde fikir alış verişi yapılıp geliştirilmeye, sorgulanmaya açık olmasıdır.

Bu sistemi kuranların da "ben yaptım, en iyisi en doğrusu budur" diye bir iddia sahibi olduklarını sanmam.

Hatta siz de elinizdeki bu bilgileri uygulamayı yapan bu ekiple de paylaşabilirsiniz. Sizin de bu anlamda katkınız olmuş olur. Bazı şeyleri gözden kaçırmış olabilirler. Bazen dışardan bir göz hataları daha iyi görebilir.

Kırkmerdiven Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 14-11-2011, 15:15   #12
Ağaçsever
 
Kırkmerdiven's Avatar
 
Giriş Tarihi: 26-07-2011
Şehir: İstanbul-Karamürsel
Mesajlar: 48
Alfatoksin ile ilgili de Bionem kullanımının tartışıldığı forum sayfasındaki şu mesajda;

Bionem Mikrobiyal Gübre Hakkında

bir bilgi var, daha önce aklımda kaldığı kadarıyla EM nin de benzer bir fonksiyonu vardı diye hatırlıyorum. Yanılıyor olabilirim, araştırılabilir diye düşünüyorum.

Kırkmerdiven Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 14-11-2011, 20:46   #13
Ağaç Dostu
 
Serpent's Avatar
 
Giriş Tarihi: 29-10-2007
Şehir: Ankara
Mesajlar: 236
Sayın Kırkmerdiven arkadaşımız,

Benim yazdıklarımı size karşı yazılmış gibi algıladığınızı anladım. Öyle bir niyetim olmadığı halde yanlış anlamaya sebep olduysam özür dilerim.

Ben daha önce yazdıklarımda bu tasarımla ilgili ilgili bir eleştiride bulunmamıştım. Benim eleştrilerim makale haline getirilmiş tasarımlarla ilgiliydi.

Köylülerimizin hayatını kolaylaştıracak çalışmalar elbetteki takdirle karşılanmalı. Ancak bu yapılırken biraz da önceden neler yapılmış diye bakmakta yarar var. Belli bir işe kalkışırken önce bunun araştırmasını yapmıyor muyuz?

Gerekirse sıcak hava bağlantısının adedinin artırılabileceğini siz de söylüyorsunuz. Ben bu gibi seçeneklerin bu sandığı yapanlar tarafından düşünülebilmesini beklerdim.

Kurutma odasının büyüklüğüyle ilgili bir benzetme yapmak istiyorum. Sıcak su elde etmek için evlerde kullanılan güneş paneli boyutlarıyla bir evin sıcak su ihtiyacını karşılarsınız, ama bir havuz dolusu suyu ısıtmaya kalkmazsınız. Maalesef bu tasarımda öyle bir durum görülüyor.

Her neyse, amacım sizi eleştirmek değildi. Elbette değişik fikirler tartışılacak ve daha iyisi ve güzeli bulunacak. Benim yaptıklarıma ait eleştirileri de öğrenmekten mutlu olacağımı şimdiden söyleyeyim.

Selamlar, saygılar..

Serpent Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 14-11-2011, 21:03   #14
Ağaç Dostu
 
Serpent's Avatar
 
Giriş Tarihi: 29-10-2007
Şehir: Ankara
Mesajlar: 236
Hep eleştiride bulunmak yerine bir iki de olumlu durumları söyleyelim:

Bu tasarımın en önemli avantajı, güneş enerjisini toplama panellerinin açısının güneşin gökte yüksekliğine göre ayarlanabilir olması. Bu önemli bir avantaj.

Benim uygulamasını yaptığım tasarımda bu özellik yok. Aslında bu konuyu da düşündüm ama pratik bir yol bulamadım. Öte yandan benim uyguladığım tasarımın bir başka avantajı var ki o da tüm aparatı güneşe doğru kolayca çevirebilmek. Öteki tasarımda bunu yapmak çok daha zor.

Selamlar..

Serpent Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 18-11-2011, 19:23   #15
Ağaç Dostu
 
Serpent's Avatar
 
Giriş Tarihi: 29-10-2007
Şehir: Ankara
Mesajlar: 236
Güneş enerjili kurutma sandığımı % 99 oranında tamamladık.

Bana bu konuda en çok yardımı yapan ve bu imalatın nededeyse tüm ustalık işlerini yapan genç arkadaşım Aydın'a binlerce teşekkür.

İmalatın sadece boyası kaldı. Tüm imalat güneş ışınlarını emmesi bakımından siyaha boyanacak. Bu nedenle %99 diyorum.

Sandık esas itibariyle 13 mm ve 8 mm kalınlığında kontraplaktan yapıldı. İç izolasyonu alüminyum folyolu radyatör arkalığı sünger. Siyah renkli güneş absorberi siyah renkli alüminyum sinek telinin çok katlı olarak yerleştirilmesiyle yapıldı. Güneş panelinin ön yüzü 3mm kalınlığında akrilik şeffaf levha. İskelet ise çam ağacı. Tepsilerin çerçevesi çam ahşap tabanları paslanmaz çelik ince gözlü hasır.




Name:  s-Fotoğraf0144a.jpg
Views: 8585
Size:  28.4 KB

Name:  s-Fotoğraf0150a.jpg
Views: 7381
Size:  24.5 KB

Name:  s-Fotoğraf0152a.jpg
Views: 8269
Size:  23.1 KB

Name:  s-Fotoğraf0155a.jpg
Views: 7592
Size:  29.2 KB


Düzenleyen Serpent : 25-04-2012 saat 07:57 Neden: Fotolar değiştirildi
Serpent Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 18-11-2011, 20:33   #16
Ağaç Dostu
 
Serpent's Avatar
 
Giriş Tarihi: 29-10-2007
Şehir: Ankara
Mesajlar: 236
Güneş enerjili sebze meyve kurutucumuzun ana ölçülerini de verelim.

Güneş panelinin yatayla yaptığı açı: 30 derece

Güneş paneli ölçüleri: Derinlik 15 cm. Genişlik 45 cm. Uzunluk 129 cm. Uzunluk alt kısımda 155 cm.

Kurutma odası: Ana yükseklik (çatı hariç) 60 cm. Derinlik 30 cm. Genişlik 45 cm (Güneş paneliyle aynı genişlikte).

Kurutma tepsileri 8 Adet: 25 x40 cm.

Yapacağınız imalata göre yukarıdaki ölçüler mm veya cm bazında değişiklik gösterebilir. Bu nedenle tüm ölçülerin doğruluğunu teyit etmek imalatı yapmak isteyenlerin sorumluluğundadır.

Selamlar, saygılar..

denizakvaryumu ve Adil beğendi.
Serpent Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 19-11-2011, 21:40   #17
Ağaç Dostu
 
Serpent's Avatar
 
Giriş Tarihi: 29-10-2007
Şehir: Ankara
Mesajlar: 236
Arkadaşlar,

Ben güneş enerjili meyve ve sebze kurutma sandığımı yaparken aşağıdaki iki makaleden yararlandım. Bunlar İngilizce. İlgilenen arkadaşlar bakabilirler. Ben makalede verilen ölçüleri yaklaşık dörtte bir oranında küçülttüm. Bununla beraber, makalede verilen ölçülendirme kriterlerine de sadık kaldım. Küçük yaptım; çünkü Ankara’da imal edip bahçeme taşıma derdi çıkacaktı.

Bu makalelerden ilki 1997 tarihli, ikincisi bu tasarımın performansının artırılmasıyla ilgili ve 1999 tarihli. Aslında bu tasarım Appalachian Mountain State University’nin tasarımını modifiye eden Richard Komp isimli birinin tasarımını esas alıyor.

Birinci makaleyi okursanız fotoğraflarda gösterilen sandığın güneş panelinin yatayla yaptığı açı 36 derece, buna mukabil verilen ölçülerde bu açı 26 derece. Yazar bunu da belirtiyor. Anladığım kadarıyla önce ilk ölçüye göre yapmış ama sonra bulunduğu yer için optimum açının 26 derece olduğuna hükmetmiş.

Ben makalede verilen bilgilere göre bu açının ankara için 30 derece olacağını anlıyorum. Bu açının ülkemizin en güneyi için 26 derece ve en kuzeyi için 33 derece civarında olması gerekiyor. Daha doğrusu bulunduğunuz Kuzey enleminin 10 derece eksiği yapmanız isteniyor.

İki makaleye de aşağıdaki linkden ulaşabilirsiniz. Makaleler arka arkaya verilmiş durumda. Ben bunları satır satır okuyup anladıktan sonra imalatımı yaptım.

Yapmak isteyenlere kolay gelsin diyorum.

http://www.rivendellvillage.org/Solar_Food_Dryer.pdf


Selamlar, iyi çalışmalar..


Düzenleyen Serpent : 22-11-2011 saat 09:42 Neden: Gereksiz link kaldırıldı
Serpent Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 20-11-2011, 20:16   #18
Ağaç Dostu
 
Serpent's Avatar
 
Giriş Tarihi: 29-10-2007
Şehir: Ankara
Mesajlar: 236
Kurutma tekniklerinin yiyeceklerin besleyici değerlerine etkisi

Bir çok arkadaşımız haklı olarak kurutma yaparken gerçekleşecek vitamin kayıplarıyla ilgili endişelerini dile getiriyor.

Gıdalar işlendiği zaman kaçınılmaz olarak vitamin kayıpları olur. Hatta dilimlediğiniz elmayı yemek için çok bekletirseniz oksidasyon nedeniyle özellikle C vitamininin büyük bir bölümünü kaybedecektir.

Keza pişirme gibi işlemler de vitamin kaybına sebep olur. Arkadaşlarımızın salça yaparkenki vitamin kaybından pek endişe duymayıp, kurutmayla ilgili kayıpları önemsemeleri ise ilginç bir durum.

Kurutma teknikleri içinde en çok vitamin kaybına ise sanılanın aksine doğrudan güneşte kurutmanın sebep olduğu pek çok kaynakta belirtiliyor. Vitamin kayıplarını önlemek için sıcak ortamda, ama doğrudan güneş almayan bir şekilde kurutma tavsiye ediliyor. Doğrudan güneşte kurutma, özellikle C vitamini kaybına sebep oluyor.

Yukarıdaki mesajlarımın birinde de belirttiğim gibi kükürtleme C ve A vitaminini koruyor, ama B1 vitaminini öldürüyor. Sıcak suya daldırma ise C vitaminini öldürüyor. Diğer bazı soslar pek çok vitaminin korunmasına yardımcı olabiliyor.

Sonuç: Ben doğrudan güneşte kurutuyor ve vitaminleri en yüksek seviyede koruyorum yaklaşımı muhtemelen pek doğru değil.

Bu bilgileri de paylaşayım istedim.

Selamlar..

Serpent Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 28-11-2011, 19:10   #19
Ağaç Dostu
 
üzüm's Avatar
 
Giriş Tarihi: 30-10-2007
Şehir: Sarıcakaya/Eskişehir
Mesajlar: 1,607
Galeri: 1
Sayın Serpent,

Güneş enerjili kurutma sandığınızla ilgili bilgileri paylaştığınız için teşekkür ederim.

Hem kontrol etmek hem de kullanılmadığı zaman böcek girişini engellemek için alt havalandırma yerleri için de kapak yaptırdığınızı umarım. (Fotoğraflarda belli olmuyor. )

Tepsilerin tabanları için ince gözlü hasır kullandığınızdan bahsetmişsiniz; aralığını vermemişsiniz. Kurutma yönteminden dolayı olabildiğince geniş aralıklı hasır tel kullanmak gerekiyor.

Güzel ve başarılı sonuçlar alacağınızı tahmin ediyorum. Umarım kurutma sonuçlarını da bizimle paylaşırsınız.

Biraz ek bilgi ekleyeyim:

Appalachian kurutma kasaları altdan hava girişli kurutma sisteminin güzel ve başarılı bir örneği. Diğer bir sistemde üsten hava girişli olanlar. (İlgilenenlerin bu makaleyi okumasını tavsiye ederim. Bu videoda son iki örnekde üsten hava girişli kurutma sistemi anlatılıyor.)

Birde düzeltme yapayım :

Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi Serpent Mesajı Göster
...
Kurutma teknikleri içinde en çok vitamin kaybına ise sanılanın aksine doğrudan güneşte kurutmanın sebep olduğu pek çok kaynakta belirtiliyor. Vitamin kayıplarını önlemek için sıcak ortamda, ama doğrudan güneş almayan bir şekilde kurutma tavsiye ediliyor. Doğrudan güneşte kurutma, özellikle C vitamini kaybına sebep oluyor.
...
C vitamini kaybı bildiğim kadarıyla güneşte kurutmayla alakalı değil; kurutma süresi ile ilişkilidir. Bir bölgede güneşte 6 saatde kuruyan bir sebze bir başka bölgede kurutma kabininde 6 saatde kuruyorsa ikisininde de C vitamin kaybı aynı olur.

üzüm Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 28-11-2011, 23:44   #20
Ağaç Dostu
 
Serpent's Avatar
 
Giriş Tarihi: 29-10-2007
Şehir: Ankara
Mesajlar: 236
Sayın üzüm,

İlginize teşekkürler.

Benim kullandığım paslanmaz çelik hasırın göz açıklığı yaklaşık 5 mm civarında. Ben bu hasırı alırken göz kararı uygun bulduğum için aldım.

Kapaklar konusuna gelince: Hem alttan hava alış kapağı hem de üst havalandırma kapakları alüminyum sinek teli ile kaplı. Dolayısıyla böcek girmesini önlemiş durumdayız. Ayrıca bu kapakların yana sürgülü debi ayar kapakları var. Kapaklar açıkken deldiğimiz delikler üst üste geliyor ve havalandırma gerçekleşiyor. Kapatmak isterseniz (sandık içindeki sıcaklığı artırma amaçlı) sürgüyü biraz daha kaydırarak delikleri kapatabiliyorsunuz. Veya ikisi arası bir konuma getirebiliyorsunuz.

Aslında sandığın iş göreceğinden çok ümitli olduğum için biraz ilave malzeme alarak ikinci sandığı da tamamladım. Birisinin boyası da bitti, ikincisi boyanacak.

Selamlar, saygılar..

Serpent Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 06-12-2011, 20:59   #21
Ağaç Dostu
 
Serpent's Avatar
 
Giriş Tarihi: 29-10-2007
Şehir: Ankara
Mesajlar: 236
Thumbs up

Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi üzüm Mesajı Göster

.... Bu videoda son iki örnekde üsten hava girişli kurutma sistemi anlatılıyor.)

...
Bu linkte verilen videoya şöyle bir göz atmıştım. Bugün ise çok daha dikkatli bir şekilde inceledim. Videoda gösterilen son iki sandık sıcak havayı üstten alıyor.

Bir şey ve onun aksi aynı zamanda doğru olamaz.

Ya benim ve bir kısım insanların yaptığı gibi sıcak havanın yükselmesi nedeniyle sıcak hava kurutma sandığına alttan girmeli ya da videoda gösterildiği şekilde üstten girmeli. Bunların her ikisi de aynı zamanda doğru olamaz.

Videoda yapanın ifadesine göre ve keza yazılan görüşlerde üstten giren sıcak hava üstteki gıdanın nemini alıyor ve ağırlaştığı için alt raflardakileri de kurutmak üzere aşağıya çöküyor.

Ancak bu bilgi fiziğe aykırı. Nemli havanın yoğunluğu kuru havadan düşüktür ve yükselme eğilimi gösterir. Aksi takdirde dünya yüzeyinde yağmur diye bir olgu olmazdı. Güneşin verdiği enerjiyle okyanuslardan su buharlaşır ve hava nemli bir hal alır. Nemli havanın yoğunluğu daha düşük olduğu için yükselir ve bulutları oluşturur. Ne zamanki atmosferin soğuması nedeniyle hava yüksek nemi kaldıramaz ve su buharı tekrar yoğunlaşarak yeryüzüne düşer.

Bu kişilerin yaptıkları kurutucular muhtemelen iş görüyordur. Ancak düşündükleri mekanizmayla değil, kapalı bir sandığın güneşten aldığı enerjiyle içinin ısınması yoluyla kurutma yapıyordur.

Yine muhalefet etmiş gibi oldum. Ama 'nemli hava ağırlaşır ve aşağıya çöker' yanlışını görünce dayanamadım.

Serpent Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 06-12-2011, 21:42   #22
Ağaç Dostu
 
üzüm's Avatar
 
Giriş Tarihi: 30-10-2007
Şehir: Sarıcakaya/Eskişehir
Mesajlar: 1,607
Galeri: 1
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi üzüm Mesajı Göster
...
Appalachian kurutma kasaları altdan hava girişli kurutma sisteminin güzel ve başarılı bir örneği. Diğer bir sistemde üsten hava girişli olanlar. (İlgilenenlerin bu makaleyi okumasını tavsiye ederim. Bu videoda son iki örnekde üsten hava girişli kurutma sistemi anlatılıyor.)
...
Sayın Serpent,

Altdan hava girişli kurutma sistemleri ile üsten hava girişli kurutma sistemlerinin kurutma prensipleri birbirinden farklı. Makalede bu konu hakkında açıklayıcı bilgi var. (Zaman bulduğumda çevirip ekleyeceğim. )

üzüm Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 07-12-2011, 08:32   #23
Ağaç Dostu
 
Serpent's Avatar
 
Giriş Tarihi: 29-10-2007
Şehir: Ankara
Mesajlar: 236
Sayın üzüm,

İlginize teşekkürler.

Makaleyi okumuştum, ama sizin çevirme konusunu gündeme getirmeniz nedeniyle bir kere daha okudum ve görüşlerimi yazmak istedim.

Makalede nemli ve serinleyen havanın aşağıya çökeceği söyleniyor. Bu nemli hava için yanlış, serinleyen hava için doğru. Videolarda aparatı yapan nemli havanın daha ağır olduğunu ve aşağıya çökeceğini söylüyor ki bu tümüyle yanlış. Makalede altta biriken serin havanın tahliyesinin ve bunun bir bacadan atılmasının önemli olduğunu söyleniyor.

Nitekim bir çok makalede bu tür aparatlar için “forced ventilation” yani bir küçük pervane ile soğuyan nemli havanın boşaltılması öngörülmüş.

Appalachian University makalelerinde kurutma odası sıcaklıkları ile ilgili önemli bilgiler var. Odanın alt kısımlarında sıcaklıklar yüksek, üst kısımlarında ise düşük olarak ölçülmüş. Bu gayet doğal; sıcak hava yiyeceğin nemini alırken suyu buharlaştırabilmek için enerjisinin önemli bir bölümünü harcar, dolayısıyla soğur. Bu nemli ve soğuyan havanın atılması önemli bir konu haline gelir. Bunun için hem alt hem de üst havalandırma kapaklarını açarsanız yiyecekler arasından geçen havanın akım hızını artırırsınız. Ancak bu defa güneş paneli bu çok giren havayı yeterince ısıtmakta zorlanır. İşte bu nedenlerle güneş paneli ile kurutma odası boyutlarının bir biriyle uyumlu olması gerekiyor.

Nemli havanın ortamdan atılması önemli bir konu. Videolarda gösterilen sandıklarda hem ısınmış hem de aşırı nemli havanın kurutma odasının üstünde bir blok olarak yığılıp kalacağını düşünüyorum. Bu şekliyle iyice ısınan hava nedeniyle üst rafların hızlı bir şekilde kurutulabileceğini ve alt rafların yeterince kurutulamayacağını düşünüyorum.

Her ne kadar kurutma şartlarını bilmiyorsak da son videodaki kişi eriklerin 3 günde kurutulabildiğini söylüyor. Bence bu uzun bir süre.

Buradaki tartışmanın kim haklı tartışması olmadığını biliyorum. Tartışarak daha iyi sonuçlar alma gayreti içindeyiz. Ancak şunu tekrar vurgulamam da yarar var. Aynı sıcaklıktaki nemli ve kuru havanın yoğunlukları karşılaştırıldığında; nemli havanın yoğunluğu kuru havadan daha düşüktür. Hatta araştırıp bulabilirim, sözgelimi 60 drecede % 30 nispi nemli (relative humiditi) havanın yoğunluğu kaç derecede % 70 nispi nemli havanın yoğunluğuna eşittir. Beklenmelidir ki nemli hava daha düşük sıcaklık değerlerine sahip olmalıdır. Rakamları öylesine verdim. Bu hesap bütün nem oranları ve sıcaklıklar için yapılabilir.

Eğer makaleyi benim için çevirmeyi düşünüyorsanız buna gerek olmadığını ilginize teşekkür ederek söyleyeyim.

Selamlar, iyi çalışmalar..

Not: Bu arada, sandıklarımı (iki adet) tamamladım ama mevsim itibariyle deneyemedim. Yaz gelince kendi sebzelerim üzerinde bir deneme yapacağım. Sonuçları elbette ki yayınlamayı düşünüyorum.

Tekrar selamlar..


Düzenleyen Serpent : 07-12-2011 saat 08:36 Neden: Not ilave edildi.
Serpent Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 07-12-2011, 12:26   #24
Ağaç Dostu
 
Serpent's Avatar
 
Giriş Tarihi: 29-10-2007
Şehir: Ankara
Mesajlar: 236
Yukarıda kendi sorduğum sorunun cevabı için gerekli hesaplamayı yaptım.

60 derecede % 30 nispi neme sahip hava yiyeceklerden aldığı nem ile %70 nispi nem oranına eriştiğinde ve ancak sıcaklığı 45 dereceye düştüğünde yoğunluklar bir birine eşit oluyor ve aşağıya çökmesi için biraz daha soğuması gerekiyor. Bu defa sıcaklığı yiyecekleri kurutmak için yetersiz kalıyor.

Daha detaylı bir başka hesaplama sonuçları ise şöyle:

Ortam sıcaklığı 35 derece ve nispi nem % 40 olsun (kuru sayılabilecek bir hava). Bu durumda havanın yoğunluğu 1.05 g/m3. Güneş paneli ile bu havanın sıcaklığı 70 dereceye çıkarsa havanın nispi neminin %10 a düşeceğini (hava güneş panelinden geçerken dışarıdan nem almıyor ve nem vermiyor, yani maddenin sakınımı kanunu çalışıyor) ve yoğunluğunun 0.91 g/m3 olacağını görüyoruz. Bu sıcak hava yiyeceklerdeki nemi alarak biraz soğuyor ve hem nem almasından hem de soğumasından dolayı %70 neme ulaştığında bile 40 derecede yoğunluğu 0.91 oluyor ki hala giren havanın yoğunluğuna eşit. Bu nemli havanın çökebilmesi için sıcaklığının daha da düşmesi veya üstteki yiyeceklerden daha az nem alması gerekir. Bu da 'Aşağıya tükürsen sakal yukarı tükürsen bıyık' anlamına gelir.

Bütün bu hesapları yiyeceklerin özgül ısıları ve hava ile yiyeceklerdeki su arasındaki enerji alış verişine dayalı olarak da yapabilirim, ama uzun iş olduğu ve gerekli görmediğim için yapmadım )

Yukarıdaki değerler, nemli havanın yoğunluğunun daha düşük olduğunu ve nemli havayı çökeltebilmek için hatırı sayılır derecede soğutmak gerektiğini açıkça gösteriyor.

Nitekim,

Density of air - Wikipedia, the free encyclopedia

linkindeki şu cümle olayı özetliyor:

“The addition of water vapor to air (making the air humid) reduces the density of the air, which may at first appear contrary to logic.”

“Havaya su buharı ilave edilmesi (havanın nemli hale getirilmesi), ilk bakışta mantığa aykırı gibi gözükse de havanın yoğunluğunu azaltır."

Selamlar..

Not: Bütün hesaplamalar deniz seviyesindeki atmosferik basınç için yapılmış olup, bulduğum değerler daha üst rakımlarda hafifçe değişiklik gösterebilir ama işin özü değişmez. Kontrol etmek isteyenler olabilir düşüncesiyle bu açıklamayı yapmak istedim.


Düzenleyen Serpent : 07-12-2011 saat 13:06 Neden: Not ilave edildi. Kelime düzeltme
Serpent Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 07-12-2011, 20:25   #25
Ağaç Dostu
 
Serpent's Avatar
 
Giriş Tarihi: 29-10-2007
Şehir: Ankara
Mesajlar: 236
Sayın üzüm,

Dikkatinizi bir konuya çekmek istiyorum. Linkini verdiğiniz makalede nasıl böyle bir hata yapar da nemli hava daha ağırdır derler diye düşünürken makalenin olduğu sayfanın en üstünde

See main article: Solar food drier

linkine tıklayınca aynı makale bir başka sitede önüme geldi. İlk bakışta bana öyle gelmiş. Çünkü farklılıklar var. Sanıyorum kendi sitelerindeki makalede hatalarını fark etmişler ve makaledeki 'DOWNDRAFT SOLAR DRYER' la ilgili bilgileri daha doğrusu yanlış ifadeleri silmişler. Yerine başka ifadeler koymuşlar.

Tevekkeli nasıl böyle fizik bilimine aykırı bir hata yaparlar diye düşünüyordum. O sitede başka makaleler de var ve hiç birinde üstten sıcak hava veren pasif bir sandıktan bahsedilmiyor. Üstten sıcak hava alanların hepsinde fan bulunuyor. Hatta yandan hava alanlar da bile fan var.

Demek ki birileri videoda gözüken kişileri yanıltmış ve üstten sıcak hava alan bir kurutma sandığı yapmaya yönlendirmiş.

Selamlar..

Serpent Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 09-12-2011, 15:18   #26
Ağaç Dostu
 
üzüm's Avatar
 
Giriş Tarihi: 30-10-2007
Şehir: Sarıcakaya/Eskişehir
Mesajlar: 1,607
Galeri: 1
Sayın Serpent,

Yazdığınız mesajları okuyunca ilk önce şaka yapıyorsunuz sandım...

Üsten hava girişli kurutma sistemlerinin çalışma prensibi ev ısıtmasında, profesyonel kurutma makinalarında kullanılıyor. Çalışmasında bir problem yok. Bildiğim kadarıyla anlatmaya çalışayım.

Üsten hava girişli kurutma sistemleri hava akımı ile kurutma yapar. Güneş panelinde ısınan kuru hava kurutma kasasına üsten verilir. Hava sıcaklık düştükçe aşağıya inme eğilimi gösterir (bacanın çekiş gücü de yardımcı olur); gıdalardaki nemi alıp daha soğuyarak alttaki kanal/baca yardımıyla (pasif ısıtma örneğin koyu renk baca kullanarak) nemli hava dışarıya atılır.

Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi Serpent Mesajı Göster
...
Makalede nemli ve serinleyen havanın aşağıya çökeceği söyleniyor. Bu nemli hava için yanlış, serinleyen hava için doğru.
...
Yeterli bilgiye sahip değilim ama bildiğim kadarıyla birbirlerine göre
- Sıcak hava hafif / Soğuk hava ağır,
- Nemli hava hafif / Kuru hava ağır,
- Kuru ve sıcak hava hafif / Nemli ve soğuk hava ağırdır.

Vantilatör kullanımından bahsetmişsiniz. Üsten hava girişli kurutma kasalarında vantilatöre gerek olmadan (doğru tasarım ve doğru konumlandırma yaparak) pasif ısıtma ile hava çıkışı sağlarsınız. Bildiğim kadarıyla sizin bahsettiğiniz vantilatör ev ısıtma sistemlerinde kullanılıyor.

Son mesajınıza gelirsek:

Makale farklı sitelerde mevcut. Adresini verdiğim site wikea sitesinden orjinal dökümanı almış.

Wikea sitesinde herkes değişiklik yapabilir. Bu makalede pek çok değişiklik isim kullanılarak yapılmış. Üsten hava girişli kurutma sistemlerinin çalışma prensibini anlatan bölüm ise isimsiz bir kullanıcı tarafından çıkarılmış. Üstelik altdan hava girişli kurutma sistemlerinin dezavantajlarının anlatıldığı bölüm de çıkarılmış.
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi Serpent Mesajı Göster
...
Demek ki birileri videoda gözüken kişileri yanıltmış ve üstten sıcak hava alan bir kurutma sandığı yapmaya yönlendirmiş.
Kim yanıltıyor acaba?

Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi Serpent Mesajı Göster
...
Her ne kadar kurutma şartlarını bilmiyorsak da son videodaki kişi eriklerin 3 günde kurutulabildiğini söylüyor. Bence bu uzun bir süre.
...
Erik şimdiye kadar hiç kurutmadım; umarım siz kısa sürede başarılı bir kurutma yaparsınız. Daha kısa sürede kuratacağım diye erikleri pişirmeyin veya dış yüzeyi hızlı kurutup içinin yaş kalmasına olanak vermeyin.


Düzenleyen üzüm : 09-12-2011 saat 16:06 Neden: Yazım hatası
üzüm Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 09-12-2011, 15:54   #27
Ağaç Dostu
 
Serpent's Avatar
 
Giriş Tarihi: 29-10-2007
Şehir: Ankara
Mesajlar: 236
Hımm…

Ben şaka yapmadım. Ben ciddi bir insanım. Yazdığım mesajlardan belli olmuyor mu? Gerektiğinde şaka yapmasını da bilirim elbette.

Sizin yazdıklarınızdan;

- Soğuk hava hafif / Sıcak hava ağır, Maalesef yanlış. Soğuk hava ağırdır. Örnek: Marketlerde üstü açık yatay buzdolaplarında teşhir edilen donmuş gıda ürünlerini görmüşsünüzdür. Soğuk hava daha ağır olduğu için bir yorgan gibi gıdaların üstünü kaplar ve üstü açık olmasına rağmen soğukluğunu muhafaza edebilir.

- Nemli hava hafif / Kuru hava ağır, Bu doğru. Wikipedia’da da böyle söyleniyor. Ben bu gerçeği ortaokuldan bu yana biliyordum (Yağmurların oluşumu gerçekleşmezdi aksi takdirde).

- Kuru ve sıcak hava hafif / Nemli ve soğuk hava ağırdır. Nem miktarına ve sıcaklığa bağlı olarak biri diğerine göre daha ağır da olabilir, daha hafif de olabilir. Önceki mesajlarımda rakamsal örnekler verdim.

Anlaşılan sizi yanıltan ilk argümanda hataya düşmüş olmanız.

Şimdi kim haklı kim haksız tartışmasına girmeyeceğim. Ancak yabancı sitelerde de hatalı bilgiler bulunabiliyor. Ben bunu göstermeye çalıştım. Tabii ki isteyen istediği tipte kurutucuyu yapabilir. Kimsenin elini tutacak halim yok. Dolayısıyla bu konu benim için burada kapanmıştır.

Ben henüz kurutucumda bir şey kurutmadım. Başarılı olacağını umuyorum. Başarılı olacak diye bir iddiam da yok. Benim, eriklerin pişmesine veya dışının sertleşerek içinin yaş kalmasına neden olmamam konusundaki temenniniz için ancak teşekkür edebilirim.

Selamlar, saygılar..

Serpent Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 09-12-2011, 16:04   #28
Ağaç Dostu
 
üzüm's Avatar
 
Giriş Tarihi: 30-10-2007
Şehir: Sarıcakaya/Eskişehir
Mesajlar: 1,607
Galeri: 1
Sayın Serpent,

Yazarken yanlış yazmışım. Yoksa sizin sistem nasıl çalışır..
Düzeltiyorum.

üzüm Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 17-12-2011, 18:08   #29
Ağaç Dostu
 
Serpent's Avatar
 
Giriş Tarihi: 29-10-2007
Şehir: Ankara
Mesajlar: 236
Hibrit kurutma sandığı

Güneş enerjili kurutma sandıklarını iki adet olarak yaptığımı önceki mesajlarımda yazmıştım. Daha önceki mesajlarımda fotoğrafları gözüken sandığın yalıtımının alüminyum folyo kaplı radyatör arkalığı sünger olduğunu da bildirmiştim.

İkinci sandığın yalıtımını özellikle alüminyum folyo kaplı cam yünü radyatör arkalığı yaptım. Çünkü bu sandığı hibrit hale getirmek istiyordum.

Bugün hurdaya çıkmış bir çamaşır makinesinden söktüğümüz bir termostat (30-90 derece ayarlı), iki adet bildiğimiz ampül duyu ve biraz kablolama ile sandığı ayrıca elektrikle ısınabilen bir hale getirdik. Şimdilik iki adet 60 W ampül taktık. Ampüller kurutma odasının en altına takıldı.

Böylelikle, havanın bulutlu olduğu dönemlerde ve kurutmaya gece de devem edilmesi gerektiğinde sandığımız işlevine devam edebilecek. Bu, özellikle uzun kurutma gerektiren domates gibi sebzelerin kurutulmasında işe yarayacak.

Serpent Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 07-03-2012, 15:12   #30
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 02-03-2012
Şehir: istanbul
Mesajlar: 6
Sayın Serpent
Bütün yaz her türlü meyveyi kuruturuz ve pestil yaparız.Yazın Çilek'ten bile pestil yaparız.
Kurutmayı çok yapan bir aile olarak, yaptığınız kurutma kutusundan üretim yaparsanız almak isterim.

bobis Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Cevapla

Konu Araçları
Mod Seç

Gönderme Kuralları
Yeni konu gönderemezsiniz
Konulara yanıt veremezsiniz
Ek dosya yükleyemezsiniz
Kendi gönderilerinizi düzenleyemezsiniz

BB code Açık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2. Şu an saat: 00:44.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Forum vBulletin Version 3.8.5 Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0
agaclar.net © 2004 - 2018