agaclar.net

Geri Dön   agaclar.net > Hayvanlar > Evcil Hayvanlar > Kediler
(https)




Reklam


Beğeni Düzeni9Beğeniler

Cevapla
 
Bookmark and Share Dış Bağlantılar Konu Araçları Mod Seç
Eski 03-06-2009, 14:33   #61
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 09-05-2009
Şehir: istanbul
Mesajlar: 238
Galeri: 40
27 gunluk bebeklere siz ilac veremezsiniz. dedigim gibi parmakuclarinizla masaj yapin karinlarina

yesim ozgun Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 05-06-2009, 12:08   #62
Ağaç Dostu
 
Nariel's Avatar
 
Giriş Tarihi: 18-04-2008
Şehir: Silifke & İstanbul
Mesajlar: 2,205
Galeri: 236
Sayın BuraqEs, evet karınlarına masaj yapın, çok iyi geliyor. Bu sayfanın başında yazdığım gibi bizim ufaklıkların da şiş karın sorunları vardı. İnek sütünün içine karıştırdığımız yumurta sarıları ve bal çok iyi geldi, karınlarına da sık sık masaj yaptım; göbeklerine hafif hafif vurdum gaz varsa çıksın diye. Sonra sindirim-boşaltım sistemleri düzene girdi.

Şu an ne versek yiyorlar, daha çok haşlama tavuk eti ve suyuna doğranmış ekmek veriyoruz ve çok seviyorlar. Peynir, sosis, sütü de severek yiyip içiyorlar. Bugün küçük küçük kesilmiş çiğ et verdik, onu da yediler.

Arada ellerimi ve ayaklarımı da yemeye bayılıyorlar

Şu an tam oyun dönemindeler, balkonun bir köşesinden diğer köşesine fişek gibi koşuyorlar, saksı aralarında ve üstlerinde atlayıp zıplıyorlar, birbirleriyle boğuşuyorlar, toplarıyla oynuyorlar..

Sabah biri sinek yakalamaya çalışıyordu

Geçen gün de baktık biri ağzında birşey tutuyor, elleriyle de yakalamış onu, saklıyor; elinden kaçırmamaya çalışıyor. Yere bırakıp tekrar yakalıyor. Ne yakalamış diye merak ederken bir de baktık ki, koliden sıyırdığı bir parça kağıtmış

Çekirdekten yetiştirdiğim avokadomun alt yapraklarını parça pinçik ettiler Bütün saksıları tuvalet niyetine kullanıyorlar, iyice yükseğe koyduğum begonvilin saksısına tırmanıp içinde uyuyorlar..

Birgün balkondan aşağı düşecekler diye korkuyorum Acaba tasmayla bir yere bağlasam mı?

Nariel Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 05-06-2009, 12:17   #63
Ağaç Dostu
 
Nariel's Avatar
 
Giriş Tarihi: 18-04-2008
Şehir: Silifke & İstanbul
Mesajlar: 2,205
Galeri: 236
Sayın kaktüs, size cevap yazmayı unutmuşum, özür dilerim.

Götüreceğimiz yazlık bölgesi sadece yazlık olarak değil, kışlık olarak da kullanılıyor, ıssız hale gelmiyor. Babaannem ve büyükbabam kış boyu da onlara yemek götürür kanaatindeyim.. Keşke yaz kış kaldığımız bir bahçeli evimiz olsaydı da bu yavrucaklarla hep başbaşa olsaydık, o kadar alıştık ki..

Kampüs fikrine ise birşey diyemiyorum, bırakıp gitsek sonra bir daha görme şansımız olmadığı için içim rahat olmaz sanırım.

Nariel Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 13-06-2009, 19:13   #64
Ağaç Dostu
 
Nariel's Avatar
 
Giriş Tarihi: 18-04-2008
Şehir: Silifke & İstanbul
Mesajlar: 2,205
Galeri: 236
Minişlerimiz nasıl olmuş? Büyümüşler mi?

Eklenen Resimler
     
Nariel Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 13-06-2009, 19:16   #65
Ağaç Dostu
 
Nariel's Avatar
 
Giriş Tarihi: 18-04-2008
Şehir: Silifke & İstanbul
Mesajlar: 2,205
Galeri: 236
Çiçeklerimi mahvettiler 2 metre boylanmış hanımelimi kuruttular, 3 metre kadar olmuş çarkıfeleğimi kökten kırdılar, avokadomun yapraklarını parçaladılar.. Her saksıya vuran piyango ise aynı Fotoğraflarını yayınlayayım belki utanırlar

Çok yaramazlar çok!

Eklenen Resimler
     
Nariel Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 13-06-2009, 19:29   #66
Ağaç Dostu
 
tolgahann's Avatar
 
Giriş Tarihi: 20-08-2008
Şehir: Tekirdağ
Mesajlar: 976
Galeri: 5
Sn Nariel tohumdan yetiştirdiğiniz çarkıfeleği mi kırdılar yoksa?

tolgahann Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 13-06-2009, 19:32   #67
Ağaç Dostu
 
Nariel's Avatar
 
Giriş Tarihi: 18-04-2008
Şehir: Silifke & İstanbul
Mesajlar: 2,205
Galeri: 236
Evet malesef Ama saksıda 5 kök vardı; sadece birini kırdılar. O da en kalın ve en gelişmişiydi, resmen kemirmişler Gövdedeki kırık birkaç lifle bağlı duruyor, henüz üstlerdeki yapraklar solmamış. Acaba bantla vb. sarsam tekrar kaynar mı ki

Nariel Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 13-06-2009, 19:37   #68
Ağaç Dostu
 
tolgahann's Avatar
 
Giriş Tarihi: 20-08-2008
Şehir: Tekirdağ
Mesajlar: 976
Galeri: 5
Denemekle birşey kaybetmezsiniz.Ama neden olmasın ki, aşı da böyle yapılıyor.Bence daha fazla beklemeden hemen sarın.Zaman geçip dalların kırık yüzeyi kurudukça tutma olasılığı azalır.

tolgahann Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 13-06-2009, 19:57   #69
Ağaç Dostu
 
Nariel's Avatar
 
Giriş Tarihi: 18-04-2008
Şehir: Silifke & İstanbul
Mesajlar: 2,205
Galeri: 236
Hemen gittim, izola bantla birkaç kat sardım. Aklıma saracak başka birşey gelmedi Bir umut, belki tutar..

Nariel Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 13-06-2009, 20:08   #70
Ağaç Dostu
 
tolgahann's Avatar
 
Giriş Tarihi: 20-08-2008
Şehir: Tekirdağ
Mesajlar: 976
Galeri: 5
İyi yapmışsınız.Üzülmeyin tutmasa bile dipten sürgün verir.Çarkıfelek çabuk büyüyor zaten.

tolgahann Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 13-06-2009, 20:13   #71
Ağaç Dostu
 
Crocus Şen's Avatar
 
Giriş Tarihi: 08-12-2007
Şehir: İstanbul/Acıbadem
Mesajlar: 443
Sevgili Nariel, maşallah kocaman olmuş sizin yaramazlar..)

Crocus Şen Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 13-06-2009, 20:52   #72
Ağaç Dostu
 
Sûz-i Dilârâ's Avatar
 
Giriş Tarihi: 11-10-2007
Şehir: Tarsus
Mesajlar: 2,987
Galeri: 3
Sevgili Nariel, çok tatlı olmuşlar bu sayfayı sürekli takip ediyorum, gayretleriniz ve yardımseverliğiniz, bu minik yavrulara evinizi açtığınız, yaşamalarını sağladığınız için size çok dua ediyorum, aynı şekilde diğer vicdan, merhamet sahibi dostlara da.
Ve yaramazların vukuatları konusunda sizi o kadar iyi anlıyorum ki! Benim Sütoğlum da yavruyken aynen sizinkiler gibiydi. Kakasını yapmadığı, toprağını eşip dağıtmadığı saksı kalmamıştı. Karanfillerimi koparıp çiğneyip atıyordu. Küçük kakası asitli olduğu için değdiği bitki birkaç gün sonra sizlere ömür.
Menekşemin tomurcuğunu gördüğümde sevinçten deli olmuştum -o sıra menekşeyi ilk kez aldığım için çok heyecanlıydım ve gözüm sürekli ondaydı- nerden bileyim kediciğin sinsi sinsi beni köşelerden dikizlediğini. Bir gün dışarı çıkmıştım ve akşam geç vakit döndüğümde direkt menekşemin başına gittim, ne göreyim! Zavallı, çiçeğini açmış açmasına ama benim kıskanç yaramazım ısırdığı gibi koparıp atmış yere. "Eşşek kafa nerdesin çık ortayaaaaa!" diye bir saat aramama rağmen bulamadım evin içinde. Kolilerden birinin içine girip saklanmış, sonra hissetmiş gibi öfkem geçince kendiliğinden çıkıp geldi, kucağıma oturdu, yüzümü yalayıp kendini affettirdi.

İşte vukuatlarından birkaç tanesi, çiçek kurutmaya, karpuz tırtıklamaya, koltukların yastıklarını ve perdeleri cart cart tırnaklamaya da bayılırdı.

Eklenen Resimler
    
Sûz-i Dilârâ Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 13-06-2009, 21:05   #73
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 09-05-2009
Şehir: istanbul
Mesajlar: 238
Galeri: 40
sevgili nariel...

ben size ilk gun soylemistim. kolii banti ile saksilariniza koruma banti cekin diye..

koli banti hem icine goirmelerini engeliyor hemde saksi toragi hava alabiliyor ama gec kaldiniz sanirim

yesim ozgun Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 15-06-2009, 12:14   #74
Ağaç Dostu
 
begonvil 14's Avatar
 
Giriş Tarihi: 11-10-2008
Şehir: Bolu
Mesajlar: 239
Sevgili Naril kedişlere çok iyi bakmışsınız. Sizi tebrik ediyorum. Fotoğraflarına her zaman bakıyorum. Biberonla süt içmeleri, sineklik teline tırmanmaları, saksıda uyumaları çok hoşuma gitti doğrusu..
Ayrıca kedileri dağ başına bırakanlara da çok sinir oldum. Bir de kedişlerin yemek yerken fotoğrafı dikkatimi çekti. Çiğ et mi var acaba tabakta?
Çiçekleri kırmalarına da kızmayın olur mu? Bilmeden yapıyorlar ablası Benim kedişte ilk geldiğinde bir sürü çiçeğimi yere düşürdü, saksıdaki toprağı eşeledi, yedi. Ama şimdi abla oldu. Dokunmuyor artık

begonvil 14 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 09-07-2009, 22:47   #75
Ağaç Dostu
 
Nariel's Avatar
 
Giriş Tarihi: 18-04-2008
Şehir: Silifke & İstanbul
Mesajlar: 2,205
Galeri: 236
Arkadaşlar, kediciklerimiz yuvalarına kavuştu..

Babaannemin yazlık evinin bahçesine götürdük, babaannem ve büyükbabam benden daha çok sevdiler kedileri diyebilirim.. Onların yaz kış iyi bakım uygulayacaklarından eminim; tabii sağlıkları elverdiği ölçüde..

Yolda 12 saat geçirdiler, epey sersemlediler ama yeni evlerine çabuk alıştılar. Bahçede fır dönüyorlardı..

Ancak gittiğimizin ertesi günü erkek kedimizin topalladığını ve çok durgunlaştığını farkettik. Sanki arka ayakları felçli gibiydi, denge kaybı yaşıyordu, ayakları birbirine dolanıyor ve rahat yürüyemiyordu. Veterinere götürdük ve adam biraz mıncıkladıktan sonra bir sürü para aldı ve hiçbişey söyleyemedi, film çekecekmiş, her ihtimale karşı antibiyotik yapması gerekirmiş 3 gün boyunca, başka ilaçlar da verecekmiş diye bize günlük 150 lira masraf tutarı belirtti. Biz de adamın çelişkili sözlerine güvenemedik ve kediciğimizi geri getirdik.

Bebekliğinde de bazen yürüme problemi oluyordu ama hemen düzeliyordu, doğuştan gelen bir kas ya da sinir problemi olabileceğini düşünüyorum. Bazen atlayıp zıplıyor, bazense dengesini kaybedip sağa sola devriliyor..

Dişi olan kardeşi çok atak ve her yere burnunu sokuyor, ertesi gün de bir baktık bu topallıyor Kolu çok şişmiş kocaman olmuştu ve belli ki çok acıyordu. Hemen bunu da başka bir veterinere götürdük, antibiyotik ile allerji iğnesi yaptı, röntgen çekti ve çok cüzi bir ücret aldı; işini severek, hayır için yaptığı nasıl da belliydi.. Böcek sokmuş büyük ihtimalle; çünkü bilmedikleri için eşek arılarının peşinden koşup duruyorlardı

Felçli olanı yeniden veterinere götürmeye vaktimiz yetmedi, çok kısa süre kalabildik İzmir'de. Alığımız haberlere göre durumu kötü değilmiş, öbürü kadar iyi olamasa da koşup oynuyormuş..

O kadar temiz ve düzenli hayvanlar ki, tüm gün bahçede oynayıp, tuvaletleri gelince bahçe yerine balkondaki tuvalet kutularına gidip, ona yapıyorlarmış

O kadar alışmışız ki bırakmamız çok zor oldu. Çok özledik.. Ama büyüyebilecekleri en iyi yer orasıydı diye avunuyoruz..

Yavrular büyürken yanlarında anneleri olsaydı çok farklı büyüyeceklerdi elbet. Tehlikelere karşı eğitilmiş, avlanmayı öğrenmiş olacaklardı. Kaçmayı ya da saldırmayı bileceklerdi. Bu kadar narin olmayacaklardı, bünyeleri daha dayanıklı olacaktı.

Sizler de mümkün olduğu kadar hayvanlara yardım etmeye çalışın, dışarıdan görünce insan pek anlayamıyor hayvanların dünyasını; ama bir süre birlikte yaşayınca, onların da tıpkı insanlar gibi duygularının olduğunu; sevinip üzülebildiklerini, merak ettiklerini, rüya gördüklerini, dertleri olduğunu ve onu anlatmaya çalıştıklarını, farklı kişiliklerinin olduğunu, annesiz yetişmenin eksikliğini yaşadıklarını anlayabiliyor.

Ve sokakta gördüğü hayvanlara daha değişik duygularla bakıyor, onların da kendi beslediği hayvanlar gibi bir dünyasının olduğunu farkediyor.

İlgilendiğiniz, duygularınızı belirttiğiniz, üzüldüğünüz, sevindiğiniz, yardımcı olmak için elinizden geleni yaptığınız için çok teşekkürler..

Artık neredeyse yetişkin hale gelmiş kedilerimizin son fotoğraflarıyla sizi baş başa bırakıyorum..

Eklenen Resimler
     
Nariel Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 10-07-2009, 01:29   #76
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 13-03-2009
Şehir: Konya /Çumra
Mesajlar: 786
öyle sevimlilerki ne yapsalar kızmak mümkün değil bendede var bir tane sokaktan bulup büyüttümbulduğumda üç günlük filandı enjektörle besledim şimdi besle kargayı oysun gözünü muamelesi yapıyor bana bakmaya kıyamadığım kaktüslerimi desem yoksa almanyadan siparişle getirttiğim fil ayağınımı desem veyada tohumdan binbir emekle bebek gibi büyüttüğüm adeniumlarımı desem saymakla bitmez hepsini bir şekilde mahvetti tabi gelipte sürtünüp cilve yapınca insan hepsini unutuyor

Hatice Tarhan Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 10-07-2009, 10:18   #77
Ağaç Dostu
 
nevsune's Avatar
 
Giriş Tarihi: 04-05-2007
Şehir: Ankara
Mesajlar: 4,918
Galeri: 215
Sevgili Nariel yeni yuvalarında mutlu olsunlar. Gittikleri yer de yabancı değil, gözünüz hiç arkada kalmayacak

Bir zamanlar bizim de iki kardeş kedilerimiz vardı. 3 aylıklardı aldığımızda. Aynı bunlar gibi her dakika birlikte olurlardı. Oğlan, kızı saatlerce yalayıp temizlerdi, taaaa kulaklarının içine kadar. Tam bir eğlencelikti. Evde bizleri de paylaşmışlardı (BİZ ONLARI DEĞİL). Oğlan benim kedim olmuştu ve ciddi ciddi beni kıskanırdı.

Onlar da pencereden dışarı atlayıp bahçede gezer sonra kapıyı tırmalayıp eve girerlerdi. Neden çıktıkları yerden girmezlerdi hala anlayabilmiş değilim Tuvalet ihtiyaçlarını da eve gelip yapar sonra yine pencereden bahçeye atlarlardı. Sanırım evi sahiplenmekle ilgili bir durum bu. Sonra bir gün oğlan hastalandı, ne yaptıysak kurtaramadık. Bir gün eve dönmedi. Günlerce aradık, ne ölüsünü ne de dirisini bulamadık. Aylarca rüyamda onu gördüm. Kızla 11 yıl daha birlikte olduk, onunla da çoook maceralarımız vardır. Sonra ara kata taşınınca dışarı çıkamaz olmuştu, ne zaman kapı açılsa mutlaka fırlayıp kaçardı. O evde nerden öğrendiyse tuvalete gitmek için kapı koluna zıplayıp aşağı çeker ve kapalı kapıları açarak işini hallederdi. Son evimizde de camdan dışarıyı seyredeceğim derken 5. kattan aşağı düştü hem de 2 kez. Biz yukarda kalp krizi geçirirken, o yürüyerek yoluna devam etmişti.

Uzun yıllar kedilerimiz oldu. Herbiriyle sayısız anılarım var. Çok keyifli yaratıklar, çok. Hele böyle iki kardeş olurlarsa oyunları hiç bitmiyor. Biz iki defa kardeşler büyüttük, büyüseler bile birbirlerine sataşmaktan hiç bıkmıyorlar. Onlarla geçirilen zaman dilimi hiç monoton ve sıkıcı olmuyor.

Kedi öykülerime bir başladım mı durmak bilmem

Bir yerde okumuştum: "Eve kedi alacaksanız şunu iyi bilin ki o evin sahibi olacak, sizse sadece bir bakıcı". Aynen öyle

nevsune Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 10-07-2009, 13:03   #78
Ağaç Dostu
 
MetinT's Avatar
 
Giriş Tarihi: 25-04-2009
Şehir: SAKARYA
Mesajlar: 102
Galeri: 3
Ben de şöyle bir hikayecik biliyorum.
Bir köpek şöyle düşünürmüş:
"Bu insan bana bakıyor, beni seviyor, beni besliyor, koruyor... O halde bu insan Tanrı olmalı!"
Bir kedi ise şöyle düşünürmüş:
"Bu insan bana bakıyor, beni seviyor, beni besliyor, koruyor... O halde ben Tanrı olmalıyım!"

Bu hikayeyi okuduğumda kedilerin evin sahibiymiş de kiracıyı kontrol ediyormuş gibi dolaşmaları gözümün önene geliyor.

MetinT Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 14-07-2009, 07:33   #79
Ağaç Dostu
 
Nariel's Avatar
 
Giriş Tarihi: 18-04-2008
Şehir: Silifke & İstanbul
Mesajlar: 2,205
Galeri: 236
Ah ah, akşamdan beri bir kedi yavrusu yırtınırcasına bağırıyor. Etrafta da birçok anne kedi var, nasıl olsa annelerden birinindir, bulunca susar diye ümit etmekteydim ki, dayanamayıp biraz önce sesin geldiği yere gittim. Çok küçük bir yavru bırakmışlar apartmanların arasındaki terkedilmiş, harabe eve. Bir Allah'ın kulu da dönüp bakmıyor hayvana. Hayvanın bir gözü kör olmuş üstelik! En fazla iki haftalıktır diye tahmin ediyorum.

Ne yapacağımı bilmiyorum, babam "kesinlikle eve getirmeyeceksin" diyor. Veterinere götürmek istiyorum ama buradaki veteriner kesinlikle yardımcı olmaz, biliyorum. Bunlar sadece büyük-küçükbaş hayvanlara bakıp geri kalanı yük olarak gören veterinerlerden. Eski yavrularımızdan kene çıkarttırmaya gitmiştim de, kene çıkarmaya bile üşnmiş, angarya iş olarak görmüştü.

Of of.. Hayvan küçücük, ölecek miyavlamaktan..

Nariel Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 14-07-2009, 10:38   #80
Ağaç Dostu
 
thomasina's Avatar
 
Giriş Tarihi: 06-06-2009
Şehir: istanbul
Mesajlar: 497
Galeri: 31
Sevgili nariel. Sıklıkla başıma gelen birşey olduğundan size önerim eve alamıyorsanız hemen bulunduğu yere korunaklı bir yer hazırlayın. Size yakın olsun. Öylelikle eliniz üstünde olur. Ama öncelikle etrafta emziren bir anne varsa araştırın. Eğer varsa onu süt annesi olması için ikna etmeye çalışın. Bunu yapmanın en kolay yolu, yavrunun ensesine biraz tereyağı sürün mümkünse koyun tereyağı olsun. Aynı tereyağından süt annesi olmaya aday dişiye biraz yedirin. Tereyağı dişi kediye yeni doğmuş yavru kokusunu anımsatır. Hem insan elinden gelen kokuyu bastırır hem de kendi yavrusu olarak algılamasına yardımcı olur. Ben defalarca denedim hiç aksilikle karşılaşmadım. Yalnız annenin alması demek onu yalaması ve karnını ona açması demek ama siz yine de yanında olun bebeği koklatarak elinizden bırakmadan gösterin, tereyağına rağmen kabul etmeyecekse zaten hemen belli eder, tıslar tepki verir, zarar görmesini engellemiş olursunuz. Ben 15 gün önce annesiz kalmış bir haftalık iki kediyi böylelikle süt anneye kabul ettirdim. Hatta bugün onları alıp yuva bulmak için eve getireceğim. Ama eğer süt annesi yoksa apartmanda bile bir kutu içinde bakabilirsiniz. Minik bebekler çişini yaptırıp karınlarını doyurunca bağırıp kimseyi rahatsız etmezler. Sonrasında el birliğiyle birşeyler düşünürüz.Gözü belki de kör değildir. Annesi yalamayınca kapanmıştır. Temiz ıslak bir pamukla hafifçe silmeye çalışın. Aslında eczaneden alacağınız 0,003 lük gözler için hazırlanan borik asit en iyisidir ama bulamıyorsanız teleşlanmayın, silmeye çalışın. Bulunduğu yere koyacağınız örtünün altına çalışan bir kol saati koyarsanız onun tiktakları annesinin kalp atışını düşündürüp rahatlatacaktır bebeği. Eğer tüm bunları yapabilirseniz mama olarak da ben diğer arkadaşlara katılmıyorum en uygunu bebek mamasıdır. Başka birşey eklemeye gerek yoktur. Aslında kediler için hazırlanan süt tozları var ama oldukça pahalı. Bildiğimiz yeni doğan bebek maması işi görür. Eğer düşünürseniz mesajlaşıp size elimden geldiğince yardımcı olmaya çalışırım tabii buradan. Bu kadar delicesine yazdığım için kusuruma da bakmayın lütfen. Elimde olmuyor genellikle. Evdekinden çok dışardakilere karşı hassasım.
Onun sesine bile duyarlı olduğunuz için size çok teşekkür ederim. Tüm iyilik güçleri yanınızda olsun efendim.

thomasina Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 14-07-2009, 11:43   #81
Ağaç Dostu
 
Nariel's Avatar
 
Giriş Tarihi: 18-04-2008
Şehir: Silifke & İstanbul
Mesajlar: 2,205
Galeri: 236
Çok teşekkür ederim Sn. thomasina. Emziren anne 3 tane var yakınlarda ama yavruları epey büyümüş, bu bahsettiğim ise küçücük. Kabul edeceğini sanmıyorum, açıkçası etraftakiler belki büyük yavrulara bile sinir oluyordur, bir de beni yeni bir yavru kabul ettirmeye çalışırken görseler pek hoş olmayacak.

Veterinere götürdüm, beni şaşırttı ve sağolsun ilgilendi. Gözüne antibiyotikli damla damlattı ve gözü açıldı yavrucağın. Ama adam bakamayacağını söyledi.

Ben de bulduğum bahçeye geri götürdüm, enjektörle sulandırılmış süt ve su içirdim (kana kana içti).

Birkaç haftayı atlatabilirse kendini kurtarır. Kutu da koydum, şimdi kutunun içine koymalık birşeyler araştırıyorum. Bir de peluş "anne" koyacağım yanına.

Birazdan yine beslemeye gideceğim. Benim gibiler bulur da bakar diye atıyorlar yavruları sağa sola. Nasıl olsa bizler varız, onlara yük oldu mu at bir yere, oh.

Nariel Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 14-07-2009, 11:56   #82
Ağaç Dostu
 
begonvil 14's Avatar
 
Giriş Tarihi: 11-10-2008
Şehir: Bolu
Mesajlar: 239
Sevgili Nariel kedişlere gösterdiğiniz hassasiyetinizden dolayı sizi binlerce kez tebrik ederim. Diğer kedilere gösterdiğiniz ilgiyi buradan takip ettim. Şimdi de bu kediciğe çok üzüldüm. Yazık daha minicik yavruları sokağa atan insanların nasıl vicdanları rahat olabiliyorki? Yavrunun gözlerinin açılmasına sevindim. İnşallah hayata tutunur sayenizde. Siz elinizden gelenin kat kat fazlasını yapıyorsunuz.

begonvil 14 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 14-07-2009, 12:15   #83
Ağaç Dostu
 
Nariel's Avatar
 
Giriş Tarihi: 18-04-2008
Şehir: Silifke & İstanbul
Mesajlar: 2,205
Galeri: 236
Sağolun sevgili begonvil14. İnşallah büyür, aslan gibi olur.

Şimdi besledim de geldim, yavrucak kuytu bir köşede uyumuş kalmış, bulana kadar epey aradık. Beni görünce o küçücük solucan gibi yavru nasıl ayaklandı bir görseniz.

Dolu dolu 4 enjektör (toplam 20 cc) içti ve dünya gibi oldu. Acaba doyduğunu bilmeden mi içiyor diye önce korktum ama sonra doymuş olacak ki kafasını çevirmeye başladı. Yine bıraktım geldim.

Gözü yine kapanmış, uyuduğu için yapıştı heralde. Açılmazsa yarın yine veterinere götürürüm.

Nariel Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 14-07-2009, 13:03   #84
Ağaç Dostu
 
thomasina's Avatar
 
Giriş Tarihi: 06-06-2009
Şehir: istanbul
Mesajlar: 497
Galeri: 31
Sevgili nariel sevindim gerçekten. Çok fazla süt içmese iyi olacak, çişini yaptırmakta zorlanırsanız zarar görür. Ama bu halde bile iyi olacağını düşünüyorum. Geçen sene bulduğum sizinki gibi bir bebek vardı, annesini aratmasın diye peluş birşey buldum.Hayati hata. Annesi sanıp sarılmış bir ara sıcak çarpması yaşadı, beyin fonksiyonları durdu,3,5 saatte zor geri getirdiler bebeğimi. O nedenle siz yumuşak olan ama havadar olabilecek ince birşeyler bulursanız daha iyi olur risk almamış olursunuz. Bu arada eski bir saat olayını da yabana atmayın gerçekten işe yarıyor ben de şimdi bizimkileri eve getirdim eşimle ne yapacağımızı düşünüyoruz. Eh gerçekten zor bizim işimiz. Kolaylıklar sizinle olsun...

thomasina Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 14-07-2009, 13:04   #85
Ağaç Dostu
 
thomasina's Avatar
 
Giriş Tarihi: 06-06-2009
Şehir: istanbul
Mesajlar: 497
Galeri: 31
Bu arada gözü bir süre annesi olmadığı için uyudukça kapanır ama karnı doydukça direnci artacak bir de siz silerseniz birşey olmaz. Ben de benimkilerin resmini yüklerim birazdan.

thomasina Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 14-07-2009, 14:39   #86
Ağaç Dostu
 
thomasina's Avatar
 
Giriş Tarihi: 06-06-2009
Şehir: istanbul
Mesajlar: 497
Galeri: 31
İşte bunlarda bizim yaşama tutunmaya çalışan Zeytin ile Kömür' ümüz. Bir yuva buluncaya kadar ya da güvenli bir bahçe haberini alıncaya kadar evdeki kedimizinde üzülmesine engel olarak misafir edeceğiz.

thomasina Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 14-07-2009, 15:19   #87
Ağaç Dostu
 
Ülker's Avatar
 
Giriş Tarihi: 17-11-2008
Şehir: İZMİR
Mesajlar: 1,532
Galeri: 1
Çok sevimliler, canlarım ya!
Gerçi bana göre sevimsizi yok da...
Arkadaşlar ne büyük iyilikler yapıyorsunuz, ne kadar sevgi dolusunuz.
Burada olmaktan çok mutluyum, sizin gibi insanların varlığı beni rahatlatıyor.

Ülker Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 14-07-2009, 15:40   #88
Ağaç Dostu
 
begonvil 14's Avatar
 
Giriş Tarihi: 11-10-2008
Şehir: Bolu
Mesajlar: 239
Ah canım sizinkiler de daha minicikmiş Sevgili thomasina.
Keşke sokakta kalan öksüz yetim yavrulara bakacak kocaman çiftliğim olsa da hepsine baksam. Çok üzülüyorum aç yaşıyorlar hayvanlar.
Geçen bir yerde işimiz vardı. Biz arabadan indik köpek havlamaya başladı. Önündeki boş kabı ağzına alıp sağa sola çeviriyordu. Diyor ki benim karnım aç. Sonra ben de bu köpeğin karnı aç dedim ordaki görevliye. O da öbür çocuğa sordu ne zaman yemek verdiniz dedi. O da dün dedi. Sonra köpeğe yakın bir çuvaldan bir bütün kuru takır takır ekmeği adam köpeğe attı. Garibim nasılda yiyordu. Evimize yakın olsa o köpeği hergün gidip bakarım ama çok uzak. 1 hafta oldu göreli aklım köpekte kaldı.

begonvil 14 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 14-07-2009, 17:05   #89
Ağaç Dostu
 
thomasina's Avatar
 
Giriş Tarihi: 06-06-2009
Şehir: istanbul
Mesajlar: 497
Galeri: 31
Sevgili Ülker teşekkürler. Çoğu zaman ''böyle şeylere nasıl zaman ayırıyorsun? Senden başka kimse yok mu ilgilenecek? Ya da hangi birine koşabileceksin?'' türünden sorularla karşılaşıtığımdan sizin kurduğunuz cümleler bizlere inanılmaz güç veriyor. Doğru bir duruşum var yaşamda diyorum kendi kendime. Herkesin benim gibi olmasını beklemek abartı olur ama en azından yüreklendirmeye o kadar ihtiyacımız var ki... Teşekkürler, bebekler adına tabii. Yoksa bizler yalnızca şans eseri olması gereken yerde oluyoruz o kadar.
Sizi öyle iyi anlıyorum ki begonvil 14. Açlar hem de çok. Acıktıkça çaresizleşiyorlar, çeresizleştikçe zaten dünyayı yalnızca kendilerinin sanan insanların dikkatini çekiyorlar. Bu çok üzücü. Oysa ben çocukken kimsenin evinde bir lokma ekmek çöpe atılmazdı. Çevredeki kedi köpeklerin karnı doyardı. Karpuz kabuklarını bile minikçe doğrar komşunun ineğine verirdi annem. Tabii ben büyükşehirde doğmama rağmen taşradan hiç kopmadığımdan bunları yaşadım. Hoş kedi köpeğe hassas olan bir semtte, Moda' da oturuyorum, bu benim için inanılmaz bir şans. Bizim buraların kedisi köpeği evdekilerden daha besilidir neredeyse. Ama işte ya diğer yerler ne olacak.
Biz eşimle tatilde Foça' daydık. İzmir civarında da dolaştık. Çantamızda ve arabada hep kedi mamasıyla. Bir hafta boyunca gördüğümüz her hayvanı doyurduk. Özellikle Foça' dakiler çok üzdü bizi. Hep hastalar, hep açlar. Bakanlar var ama o kadar yetersiz ki...
Ben de geçenlerde çok sıcak bir akşam eşimle yürüyüşten dönerken bir yetişkin köpek gördüm sokakta. Dili nasıl dışarıda anlatamam. Bence susadı dedim eşime. Hemen bir küçük su aldı, ben avucumu açtım o doldurdu, bir içişi vardı yavrumun görseniz. Kana kana avucumdan bir küçük şişe suyu bitirdi. Sonrasında yere yatmalar bir oyun, bir cilve görmeliydiniz. O nedenle biz eşimle apartmanın kapısına dikkat çekmeyecek bir noktaya hep su koyarız yaz günleri. Kediler ve köpekler bir şekilde yiyecek doyamasalarda buluyorlar ama su çok zor sıcak yaz günlerinde. Susuzluk açlıktan daha çok hastalandırıyor onları. Ne olur en azından sizler de mahallenizin kimseyi rahatsız etmeyecek bir köşesine bir 5 litrelik su şişesini yarıya bölerek bir su kabı yapın. İçsinler garipler.
Bir yudum su veya bir lokma vererek mutlu ettiğimiz bir canlı birgün bizi veye yakınlarımızı bir kötüden korur duasıyla. Ben hep buna inanırım.
Nariel... Durum nedir? Bizi haberdar edin lütfen... Meraktayız...

thomasina Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 14-07-2009, 17:18   #90
Ağaç Dostu
 
Nariel's Avatar
 
Giriş Tarihi: 18-04-2008
Şehir: Silifke & İstanbul
Mesajlar: 2,205
Galeri: 236
Sizden de Allah razı olsun Sn.thomasina. Hava o kadar sıcak ki çoğu hayvan dilleri dışarda, susuz dolaşıyor. O kadar içler acısı durumlar var ki anlatmakla bitmez..

Biraz önce yine besledik bebeciği, kuytu köşelerde uyumuş buluyoruz her defasında. Çok iştahlı, enjektörle beslerken neredeyse enjektörü yiyecek gibi oluyor Yarından itibaren önceki kedilerimin minik biberonuyla besleyeceğim, yumurta sarısı ve bal karışımlı süte geçeceğim. Şu an sadece sulandırılmış süt ve su veriyorum.

Çok seyreltik borik asit çözeltisi hazırladık, bir sonraki beslememizde gözlerini ve yüzünü bununla temizleyeceğiz.

Biraz önce gittiğimizde karnı şiş değildi, demek ki sindirip tuvaletini yapabilmiş. Kıyamam, bir sevimli, bir zavallı görseniz. Çirkin birşey Akşama fotoğraflarını yüklerim.

Nariel Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Cevapla

Konu Araçları
Mod Seç

Gönderme Kuralları
Yeni konu gönderemezsiniz
Konulara yanıt veremezsiniz
Ek dosya yükleyemezsiniz
Kendi gönderilerinizi düzenleyemezsiniz

BB code Açık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2. Şu an saat: 19:28.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Forum vBulletin Version 3.8.5 Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0
agaclar.net © 2004 - 2019