agaclar.net

Geri Dön   agaclar.net > Agaclar.net Kullanıcı Hizmetleri > İçimizden Biri
(https)




Reklam


Beğeni Düzeni1Beğeniler

Cevapla
 
Bookmark and Share Dış Bağlantılar Konu Araçları Mod Seç
Eski 30-03-2009, 14:17   #1
agaclar.net
 
malina's Avatar
 
Giriş Tarihi: 03-04-2004
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 37,728
Galeri: 90
TuruncuHis

agaclar.net'e geliş maceranız nasıl oldu?

İş tempom çiçek yetiştirmeme engel düzeyde idi. Birkaç çiçeği de uzun seyahatlerim nedeniyle kaybedince 10 yıl bitkisiz yaşadım. İşimden ayrıldıktan kısa bir süre sonra bir arkadaşım; terenin obsesyonlara, fobilere iyi geldiğini, bir saksı alıp ekmemi söyledi. Evimin altındaki marketten almak varken niçin ekmem gerektiğini sormadım bile. Hemen saksı, toprak, tohum alıp ektim. Günde belki on kez çıkıp kontrol etmekten utandığım için, gece yarısı balkona çıkıp doya doya izliyordum çimlenmelerini. Çimlendiler, büyüdüler ve ben onları yemeye kıyamadığım için tohuma kaçıp, öldüler terelerim.


Bu esnada Ezginin Günlüğü “Çeyrek” adlı tribüte albümü çıkarmıştı. Levent Yüksel’in söylediği şarkıda “Selluka” kelimesi geçiyordu. Yıllardır merak ettiğim bu kelimeyi netten araştırınca muhteşem bir çiçek, hem de yaşadığım şehre özgü bir çiçek olduğunu gördüm.

Bunca yıl sonra Selluka’nın anlamına bakmam ile boş saksılarıma ne ekeceğimi düşünme sürecimin tesadüfî bir çakışma olmadığını düşünerek; saksım varken çiçek alayım dedim ve yaşamdan ne çok koptuğumu fark ettim. Açılışlara göndermekten ibaret fiyat bilgimle mevsimlik fide fiyatları arasındaki farkı görünce kontrolsüzleşmem başladı. Hep fazla aldığım fidelerim için saksı almaya gittiğimde fazladan saksı aldım. Sonra ona çiçek almak için gittiğimde yine fazlasını aldım. Tekrar saksı, tekrar çiçek şeklinde bir kısır döngüye girmiş bulunmuştum bile…

Sözün özü, beni agaclar.net’e Selluka getirdi. Hala bir Selluka’m yok ama bir sürü bakımını bilerek seçtiğim ve artık yaşatabildiğim çiçeğim var.

Burada neler öğrendiniz?

Bitkiler hakkındaki tüm bilgileri öğrendiğimi ya da hatırladığımı söylememe gerek yoktur sanırım. Daha ötesi, doğanın, minik bir kopyasını oluşturduğumuzda bile insanı nasıl eğittiğini, terbiye ettiğini öğrendim.


Karşılıksız paylaşmaya hazır, sorgusuz, yargısız, ortak bir platformda buluşturup, konuşturduğunu hem de bunu heyecan ve mutluluk duyguları ile yaptırdığını gördüm. Tohum ekmeyi, beklemeyi, sabretmeyi öğrendim.

Yok olmakta olan türlerin korunmasının bilim adamlarının işi olduğunu düşünürdüm ki hala öyle düşünüyorum. Düşünmediğim şeyse benim de bir saksı ile buna katkıda bulunacağım. Burada bunu da öğrendim.

Bahçeli bir evde büyüdüm. Çiçek ve toprak satın alınan bir şey değildi bizim için. Her misafirlikten bir dalla döner, bahçeden saksıya toprak doldurur, dikerdik ve olurdu.

Şehirde her materyalin, toprak olmadığını, her çiçeğin her evde yaşamadığını, her komşuda çiçek olmadığını, çiçek yetiştirmek için eskiler gibi kendiliğinden bilinmeyip, okumak, araştırmak gerektiğini, bunun için internete gereksinim olduğunu öğrendim. Anneanneme söylesem bir siteden okuyup çiçek yetiştiriyorum diye “bu gençler de çeşit çeşit iş çıkarıp duru. Çiçeğin okuncak nesi oluu? Dikeesin tutaaa” derdi herhalde.


Diğer üyeler sizden neler öğrendi?

Sanıyorum şimdilik bir şey veremedim. Sadece birkaç kez, obur bir hızla öğrendiklerimi yılların tecrübesi imiş gibi, soru soranlara cevap olarak verdim.


Sizi tanıyalım

1970 yılında Aydın’ın bir kasabasında doğdum. Çocukluğum incir ve zeytin ağaçları tepesinde geçti. En hoş olan da, aşağıda dört ucundan tutup gerdiğimiz sofra bezine, ağaçtaki arkadaşımızın dalları sallayarak dut yağdırması idi.


1987 yılında İzmir’e geldim ve aşık olduğum bu şehirde yaşamaya karar verdim. Biyoloji öğretmenliğini bitirmeme rağmen, bir şehre aşık olmanın bedelinden sayıp, mesleğimi yapmadım. İnşaat sektöründe 13 yıl çalıştım ve yine bu şehirde olmanın bedeli olarak şu anda iş bulmakta zorlanıyorum.

Zamanınızın ne kadarını bitkilere ayırıyorsunuz?

Açıkçası her an onlarla bir işim oluyor. Bazen bir saksıyı gezdiriyorum elimde ısıya ve güneşe doğru, bazen birkaç tohum ekiyorum, bazen çapalıyorum saksı topraklarını, bazen eşeleyip tohumların durumuna bakıyorum, üstten biraz toprak alıp daha iyi bir toprak ekliyorum vs vs… Yapacak hiçbir şey yoksa bakıyorum uzun uzun ne yapabilirim diye bitkilerime.


Agaclar.net'te "şu da olsaydı" ya da "olmasaydı iyi olurdu" diyebileceğiniz neler var?

Üyelerin tüm taleplerini karşılayabilecek bir platform yaratmak doğru bir yaklaşım. Birleştirici ve detaylandırıcı bir fırsat yaratıyor ilişkilerde. Fakat ben burayı sadece bitkiler için kullanmayı tercih ediyorum. Edebiyat, politika, ülke ve dünya gündemi gibi konular için başka alanları tercih ediyorum.

Bu nedenle “olmasaydı” diyemem ama benim için varlığı bir şey ifade etmiyor. Fazla ateşli davrandığım/davranılan bu konular nedeniyle buradaki hiçbir ilişkimi riske etmek istemiyorum. Bu gerekçe ile o konuları okumadım bile bugüne değin…

Diğer üyelere ne tür önerileriniz olabilir?

Kendim dahil olarak herkese tek önerim; bu sitede gördüğümüz, tanıdığımız her çiçeğe sahip olmak için deli gibi yanıp tutuşmamak


Sonu yok bu işin ama alanımız sonlu. Mesela mutfak masam tohum viyollerine, sehpalarım saksılara tahsisli, balkonum saksıyla kaplı; arta kalan alan benim. E oradan kalktığım anda da köpeğim yatıyor yerime. Sandalye üzerinde nereye kadar

Bitkilerle ilgilenmek sizi nasıl etkiliyor? En çok ilgilendiğiniz türler hangileri?

Beni ruhen yükselttiği kesin. Asıl önemlisi çevremdeki herkesin bendeki değişime gösterdikleri ilgi ve şaşkınlık. Sanıyorum bugüne dek hiçbir şey için böylesi emek ve istek içerisinde olmamışım. İşim dışında hobim olmamış. Önceleri alay ediyorlardı ama şimdi herkes çiçeklerime bakmak için geliyor, bana danışıyor. Enerjim pozitif ki; alaylar desteğe dönüştü.

En çok ilgilendiğim tür ayrımım yok henüz. Yolun başındayım çünkü. Fakat tercihim daima çiçekli ve kokulu türlerden yana. Bu yıl soğanlılara merak saldım. Yavaş yavaş da çok yıllık türler edinmeye başladım.

Bitkilerle ilgilenirken yaşadığınız en ilgi çekici, trajik ya da komik olay hangisi?

Bir gün Yenişehir’de bir arkadaşımı işyerinden alıp, Alsancak’a gideceğiz. Yol boyu “hayır, hayır” diye telkin ediyorum kendimi ama nafile. Kendimi yine fidanlıkta buldum. Arkadaşımın işyerine 50 mt. mesafede, nasıl uğramam? Çiçekleri alıp, ağlamaklı arkadaşıma gittim. İradesizliğim yüzünden mutsuzdum çünkü.


Bir de tutturdum programı iptal edelim diye. Salsa gecesine gideceğiz, ben çiçeklerle gidemem, havam bozulur. Arkadaşım ben taşırım dedi ama bu sefer de barda çok duman var, çiçeklere zararlı telaşına düştüm. Hem dansa gitmek istiyorum hem eve gidip çiçekleri dikmek. Öyle çok sorun çıkardım ki; ikimiz de kafayı yediğimi düşünüp, korktuk benden. Arkadaşımın elinde çiçeklerle bara girdik. O dans ederken ben çiçekleri korudum. Ben dans ederken onu yerinden kıpırdatmadım

Foruma katıldıktan sonra ileriye dönük planlarınızda değişiklikler oldu mu?

Çok büyük planlar yapmadım; realist biriyim. Ama seçme şansım olursa teras, balkon, güneş artık öncelikli kriterim olacak.


Agaclar.net toplantılarına katılıyor musunuz? Gözlemlerinizi yazar mısınız?

Üye olduktan sonra iki toplantı oldu ve katıldım. Bireysel çaba ile tanışma fırsatı yakalayabildik ancak. Sürenin sınırlı olması üyelerin tanışma/tanıştırma faslına fırsat bırakmıyor.


İlk toplantının ilk molasında herkesin birden poşetleri açıp, fide, çelik, tohum dağıtmaya başlamasıyla dumura uğramıştım. Benim gibi başkalarının da olduğunu görünce, hasta olmadığımı anlayıp, rahatlamıştım...

Bitkilerle ilgili yararlandığınız ve önereceğiniz kitaplar hangileri?

İşin doğrusu internet, bilginin hızla üretilip, paylaşıldığı bir mecra olduğundan beri tek başvuru kaynağım oldu. Bitkiler alanında da
agaclar.net iyi bir arşiv olma yolunda olduğu için bana şimdilik yetiyor.

Doğa ve çevre ile ilişkisini örnek aldığınız ya da örnek diye gösterebileceğiniz insanlar var mı?

Eminim ilk akla gelen Hayrettin Karaca’dır. Fakat ben bir tohum ekmiş, bir bitkiyi korumuş herkesi önemsiyorum. Ekolojik denge adına geniş anlamda düşünüldüğünde bir şey yapmış herkes örnektir.


Üye olduğunuz diğer forumlar hangileri? Agaclar.net'i onlardan ayıran özellikler ne?

Ülke ve dünya gündemi, politika, edebiyat gibi geniş katılım alanı olan bir foruma üyeyim. Klavye silahşörlerinin at koşturduğu bir alan. Hayatın kaosuna kapılıp gidince, en temel insani taraflarımızı göz ardı ediveriyoruz. Kolay saldırıyor, kolay kırıyoruz.


Burada ise üyeler birbirleri ile şucu, bucu diye ayırt etmeden, yaftalamadan iletişime geçiyor. İlişkiye şans tanıyor. Hem de bunu Türkçe kullanımına özen göstererek yapıyor.

Bitkilerle ilgili mesleki bir eğitim aldınız mı? Almak ister misiniz?

Üniversitede aldığım biyoloji eğitimini saymazsak almadım, almayı da istemem. Deneyerek, sorarak, okuyarak yani sosyalleşerek öğrenmek benim için daha verimli.


Zamanınızın ne kadarını
agaclar.net’e ayırıyorsunuz?

Açıkçası bilgisayarımın açık olduğu andan itibaren site açık. Forum bekçisi gibi sürekli kontrol ediyorum. Günde toplam 3–4 saat kadar da okuyorum.


Bitkilerden başka ilgilendiğiniz neler var?

Edebiyat, köpeğim, Pasaport (İzmir’de deniz kenarı bir semt), deniz, çay vazgeçilmezlerim.


Bitki, tohum, çelik paylaşımlarına katıldınız mı? Neler düşünüyorsunuz?

Henüz kendi çiçeklerimden tohum, çelik alacak düzeye gelmediğim için hiç veremedim. Fakat Mine, malbman, İklimsiz, Penelophe, fatmadündar ve Gül Batur’dan tohum, fide, çelik aldım. Fark ettim ki; ben alırken ne kadar mutlu oluyorsam onlar da paylaşırken mutlu idi.

Hayattan zevk almak bu kadar kolay işte…

Forumdaki hangi üyeler sizi olumlu yönde etkiliyor, neden?

İsim isim sayarsam haksızlık etmiş olurum. Mesleği olmasına rağmen, bilgisini bıkmadan ve karşılıksız olarak aktaranlar, amatör deneyimleri ile yol gösterenler, heveslendirenler benim için hayat adına kıymetli örnekler.

Mine Pakkaner, İklimsiz, Güler hanım, Selahattin Yılmaz, Ali H.ali, kgursan ilk anda aklıma gelenler. Profesyonel düzeydeki bilgilerini amatör bir duygu ile paylaşıyorlar. Benim gibi bir çok üyenin rahatça soru sormasını sağlıyor bu motivasyonları.

Gönüllüsü olduğunuz Sivil Toplum Örgütleri var mı? Hangileri?

Greenpeace’in maddi destekçisiyim. Kan bankasında donörüm. Bu, ivedilikle harekete geçilmesi gereken bir konu. Ne kadar çok ihtiyaç sahibi olduğunu gördükçe, bazen son bağış tarihim konusunda yalan söyleyerek kan ve kan ürünleri veriyorum.

Lütfen kan ve organ bağışçısı olunuz…

Doğa ve çevre konularında yapılan protestolara aktif olarak katılır mısınız, katılmak gerekir mi?

Öğrenci iken katılırdım. Sorgusuz sualsiz katılmak gerek, işe yarar mı sorgusunu derinlemesine yaptığımda cevabım olumsuz çıkar ama bazı işler sorgulanmamalı.


TV ve radyoda bu konuları işleyen programları yeterli buluyor musunuz, nasıl olmalı?

Ulusal kanallardan bunu beklemek anlamlı değil. Tematik kanalları da ben bilmiyorum ama sanıyorum yeterince işleniyor oralarda.

Bu işi dönemsel olarak ele almayı değil de toplumsal bilinç oluşturacak düzeyde yapılması gerektiğini düşünüyorum. Yani her programın, eylemin, davranışın içine yerleşmiş uzun vadeli bir çalışma olmalı. Bunun için önce yöneticilerin bu bilince sahip olması, kanaat önderlerine fırsat verilmesi, temel eğitim düzeyindeki çabalara destek verilmesi, yasal düzenlemeler ile çevre politikalarının oluşturulması gereklidir. Yaptırımlar bilincin yerleşmesi sürecinde risk almamak adına zorunludur.

Hobi bahçeleri hakkında neler düşünüyorsunuz?

Şehir insanı için zevkli bir fırsat ama bana göre değil. Ben bitkimle birlikte yaşamak isterim. Ağaç dikme şansı da yok orada. Bir de ticari aktivite olması beni olayın duygusundan uzaklaştırıyor. Bir ara biz de düşünmüştük ama şimdi evimde 35-40 saksı ile mini bir bahçem var sayılır. Hep birlikte yaşıyoruz.


Hepsinden sadece birer tane yazın: En sevdiğiniz;

Benim için hiçbir sorunun tek ve kesin cevabı yoktur. Bir roman okumak gibidir tüm cevaplar. İlginç bir başlangıç, merakla izleyiş, sonra sıkıcı, ağır gelişme bölümü ve final. Final sadece kitabın maddesel kısmıyla ilgilidir, okuyucunun ise maneviyatına değmiştir bir kere ve orada yaşamaya devam eder. İşte bu nedenle her kitap, şarkı, sanatçı, sanat eseri benim için hala okumakta olduğum bir kitaptır; hiçbirinin henüz finaline gelmediğim.

Sadece ayracımın olduğu sayfadan birer kelime yazabilirim…

ağaç: Çınar
çiçek;
Leylak
kitap:
Körleşme
şarkı:
1945 (Aysel Gürel)
müzik grubu/müzik sanatçısı:
Nazan Öncel
ressam:
Hikmet Sever
şair:
Cemal Süreya
film:
Dalgaları Aşmak
web sitesi:
deviantart.com

 
malina Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 30-03-2009, 16:41   #2
Ağaç Dostu
 
caucasus's Avatar
 
Giriş Tarihi: 15-01-2006
Şehir: Mardin
Mesajlar: 2,270
Galeri: 787
TuruncuHis, sizi tanımak çok güzel. Çiçeklerle gerçekten bara gittiniz mi ? Hani biz tatile çıkarken çiçekleri ya komşuya bırakırız **** biraz su dolu leğene koyarız, demek istediğim bizim çiçeklerin bar alışkanlığı yoktur bence sizin çiçekler kötü örnek teşkil ediyorlar Yakın da bizim çiçekler de sosyal aktivite isteriz diye ayaklanırlarsa size yollayacağım.

Bar, disko, salsa, dans = Ayaklanma ???

caucasus Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 30-03-2009, 18:10   #3
Moderatör
 
Güler's Avatar
 
Giriş Tarihi: 26-04-2007
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 27,319
Galeri: 103
Sevgili TuruncuHis, yazını çok keyifle okudum. Yer yer de kahkahayı bastım. Çok yaşa sen emi.
Demek toplantı molalarındaki tohum alış verişi, senin gözünü korkuttu. Biraz daha katılsan neler göreceksin neler.
Çiçekleri ile dansa giden yegâne insan sensin herhalde. Ne de güzel anlatmışsın.
Turuncunun bu kadar yakıştığı, zarif arkadaşım. Herşey gönlünce olsun.
Seni tanımak çok güzel, inşallah ileride daha sık görüşürüz.

Güler Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 30-03-2009, 18:29   #4
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 09-11-2007
Şehir: İzmir Karşıyaka Dikili
Mesajlar: 169
Sevgili TuruncuHis seni tanımak çok güzeldi .Toplantıda adınızı sormuştum bak üzerimdekinden belli degilmi demiştin Üzerindeki turuncu kazakla çok güzel ve zariftin seninle sohbet etmekte çok keyifliydi .Daha çok görüşmek dilegiyle ,her şey gönlünce olsun Sevgiler

süheyla Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 30-03-2009, 18:49   #5
Ağaç Dostu
 
TuruncuHis's Avatar
 
Giriş Tarihi: 23-12-2008
Şehir: İzmir
Mesajlar: 459
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi caucasus Mesajı Göster
TuruncuHis, sizi tanımak çok güzel. Çiçeklerle gerçekten bara gittiniz mi ? Hani biz tatile çıkarken çiçekleri ya komşuya bırakırız **** biraz su dolu leğene koyarız, demek istediğim bizim çiçeklerin bar alışkanlığı yoktur bence sizin çiçekler kötü örnek teşkil ediyorlar Yakın da bizim çiçekler de sosyal aktivite isteriz diye ayaklanırlarsa size yollayacağım.

Bar, disko, salsa, dans = Ayaklanma ???
Teşekkür ederim caucasus. Çiçeklerle bara gittim tabii, baştan koşulları konuşmakta fayda gördüm. Sonradan bir kuruma, çiçeklenmeme reaksiyonu yaşamayalım diye
Yazın apartmanın bekçisi benim, o nedenle komşular bana bırakır anahtarlarını. Kendiminkileri sudan öldürürken onlarınkini sulamayı unuturum hep. Dönüşte bana minnettar olurlar çok güzel bakmışım diye. Nasıl çoşuyorlar umursamayınca zilliler

TuruncuHis Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 30-03-2009, 19:00   #6
Ağaç Dostu
 
TuruncuHis's Avatar
 
Giriş Tarihi: 23-12-2008
Şehir: İzmir
Mesajlar: 459
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi Güler Mesajı Göster
Sevgili TuruncuHis, yazını çok keyifle okudum. Yer yer de kahkahayı bastım. Çok yaşa sen emi.
Demek toplantı molalarındaki tohum alış verişi, senin gözünü korkuttu. Biraz daha katılsan neler göreceksin neler.
Çiçekleri ile dansa giden yegâne insan sensin herhalde. Ne de güzel anlatmışsın.
Turuncunun bu kadar yakıştığı, zarif arkadaşım. Herşey gönlünce olsun.
Seni tanımak çok güzel, inşallah ileride daha sık görüşürüz.
Çok teşekkür ederim zarif cümleleriniz için Güler Hanım. Sizi sınırlı zamanda tanımaktan ben de büyük keyif aldım. Çok isterim tekrarlanmasını.

Toplantılardaki alışveriş faslına öyle alışıvermişim ki üç seferde, son toplantıda az dağıtım var diye moralim bile bozuldu. Öylesine arsızlaşmışım...
Zaten her toplantıda "ben birşey dağıtamıyorum, yine elim boş geldim" diye üzülüyorum. Fakat geçen ay Mine satın aldığı tohumlarla gelince "aa! Ben sadece ev yapımı tohum verilir sanıyordum, hani misafire fırından börek alınmaz, evde yapılır" mantığıyla deyivermişim

Güler hanım, kesin teşhisi koydum; armağanınız olan gülü humus ve Hümik asite boğmuşum. Sanki kıtlıktan çıktı bitkicağız. Acaba bir fasıla götürsem iyileşir mi?

TuruncuHis Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 30-03-2009, 19:01   #7
Ağaç Dostu
 
Penelophe's Avatar
 
Giriş Tarihi: 30-04-2007
Şehir: İzmir
Mesajlar: 5,469
Galeri: 373
İmleci kaydırdım kaydırdım, upuzun bir yazı, ne yazmış bu kadar uzun dedim kendi kendime.. Okumaya başladım, o upuzun yazı bir nefeste nasıl bitti hayret ettim. Utanmadan kontrol ettim birde, gerçekten bitti mi diye.

Bir dahaki gelişimde senin çiçeklere şarap alcam. Karşılıklı kadeh tokuştururuz artık.

Seni tanımak, sohbet etmek, heyecanını paylaşmak çok hoş arkadaşım..

Penelophe Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 30-03-2009, 19:07   #8
Ağaç Dostu
 
TuruncuHis's Avatar
 
Giriş Tarihi: 23-12-2008
Şehir: İzmir
Mesajlar: 459
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi süheyla Mesajı Göster
Sevgili TuruncuHis seni tanımak çok güzeldi .Toplantıda adınızı sormuştum bak üzerimdekinden belli degilmi demiştin Üzerindeki turuncu kazakla çok güzel ve zariftin seninle sohbet etmekte çok keyifliydi .Daha çok görüşmek dilegiyle ,her şey gönlünce olsun Sevgiler
Süheyla hanım, çok teşekkür ederim nazik cümleleriniz için.

Sizin adınızı yukarıda nasıl da unutmuşum?
İlk toplantının molasında beni bulup, Penelophe'den Selluka tohumu aradığımı duyduğunuzu ve vermek istediğinizi söylemiştiniz. Şüpheler, kaygılar, mesafelerle dolu şehir ilişkilerinde hep bunlardan uzak ilişkiler içerisinde bulundum. Ve bu davranışınız üzerine yine doğru bir yer seçtiğimi düşünmüştüm.
Bir sonraki ay sizi gördüğümde de nasıl mahçup olmuştum, tohumları çimlendiremediğim için. Emanete ihanet etmişim gibi
Bu ay yoktunuz, umarım gelecek toplantılarda keyifli sohbetlerimize devam etme şansımız olur...

TuruncuHis Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 30-03-2009, 19:17   #9
Ağaç Dostu
 
TuruncuHis's Avatar
 
Giriş Tarihi: 23-12-2008
Şehir: İzmir
Mesajlar: 459
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi Penelophe Mesajı Göster
İmleci kaydırdım kaydırdım, upuzun bir yazı, ne yazmış bu kadar uzun dedim kendi kendime.. Okumaya başladım, o upuzun yazı bir nefeste nasıl bitti hayret ettim. Utanmadan kontrol ettim birde, gerçekten bitti mi diye.

Bir dahaki gelişimde senin çiçeklere şarap alcam. Karşılıklı kadeh tokuştururuz artık.

Seni tanımak, sohbet etmek, heyecanını paylaşmak çok hoş arkadaşım..
Evimde şömine mi var deniz mi sence Penelophe? Yani sence şarap mı sever benim çiçekler rakı mı?
Ben bu bölümü hiç okumamıştım ve yanıtları gönderdikten sonra diğer üyelerin yazılarını okuduğumda çok kısa yazdığımı düşünmüştüm. İçerik olarak kısa ama sayfada gerçekten uzun görünmüş. Yazıyla ilişkim hep coşkuludur benim. Şöyle iki kelime ile derdini anlatanlardan olamıyorum.

Bilmukabele diyorum, ben de seni tanımaktan mutluyum arkadaşım. Şimdi söyle bakalım; gülümü gördün, bugün hala Hümik asit akıyordu saksıdan. Çıkarıp, toprağı biraz değiştirip tekrar diksem mi? Hem Güler hanımın armağanı hem de turuncu gül.

TuruncuHis Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 30-03-2009, 19:25   #10
Ağaç Dostu
 
Penelophe's Avatar
 
Giriş Tarihi: 30-04-2007
Şehir: İzmir
Mesajlar: 5,469
Galeri: 373
Ne balık seversin bakıyım sen?

Önce üstten biraz toprak boşalt, sonra üstten sulamaya başla, taaki(bu nasıl yazılıyor ya) alttan temiz su akana kadar, zaten anlarsın toprakda hümik asit kalmadığını. Bir de fazla nem-ıslaklık sorunu vardu o saksının, taban delikleri açıkta ve yüksekte kalacak şekilde en iyi rüzgar-güneş alan yere koy. Toprakdaki ıslaklık biran evvel gitsin, çürüyecek yoksa. Toprak iyice kuruyana kadar da sulama.

En önemlisini unutuyordum, girip çıkıp ah vahh etme ve kur-ca-la-ma.

Penelophe Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 30-03-2009, 19:29   #11
Moderatör
 
Güler's Avatar
 
Giriş Tarihi: 26-04-2007
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 27,319
Galeri: 103
Sevgili TuruncuHis, istersen bir dene. Belki fasılda canlanır.

Güler Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 30-03-2009, 19:40   #12
Ağaç Dostu
 
TuruncuHis's Avatar
 
Giriş Tarihi: 23-12-2008
Şehir: İzmir
Mesajlar: 459
Toprağı bu kadar özenle kontrol ettiğim halde tabakta nasıl bu denli Hümik asit birikmiş anlamadım.
Bugün yıkadım toprağı ama hava da bir türlü açmadı ki kurusun. Açılı koydum saksıyı, su değil hala pekmez gibi Hümik asit akıyor. Toprak aslında çok ıslak değil, elle kontrol ediyordum sürekli, saksı tabağına da dıştan bakıyordum su birikimi var mı diye. Aksilik işte.
Bir çuval humus bulunca insan böyle oluyor demek ki

TuruncuHis Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 30-03-2009, 19:46   #13
Ağaç Dostu
 
Penelophe's Avatar
 
Giriş Tarihi: 30-04-2007
Şehir: İzmir
Mesajlar: 5,469
Galeri: 373
Hala hümik asit akıyorsa, iyi bir yıkama yapamamışsın, duru su gelene kadar kova kova su dökmen gerekecek. Toprağı değiştirme bence, zaten pek rahat yüzü göremedi bitki, iyice afallamasın, bol su ile yıka..

Penelophe Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 30-03-2009, 22:06   #14
Ağaç Dostu
 
Adalet Yağcı's Avatar
 
Giriş Tarihi: 25-06-2008
Şehir: MERSİN
Mesajlar: 11,079
Galeri: 260
Sevgili Turuncu His, bu başlığı okumayı çok severim, sizi tanıtan yazınızı da bir solukta okudum, macera romanı gibi sürükleyiciydi.

Yazarken zorlanmadığınız, içinizden geldiği gibi yazdığınız belli.
Bence bırakın iş aramayı, bir top kağıt ve bir deste kalem alıp yazmaya başlayın

Sizi daha yakından tanımaktan çok mutlu oldum.
Sevgiler.

Adalet Yağcı Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 30-03-2009, 22:17   #15
Ağaç Dostu
 
Cumhur Tonba's Avatar
 
Giriş Tarihi: 07-07-2008
Şehir: EDİRNE-ANTALYA
Mesajlar: 11,385
Galeri: 80
Sayın Turuncu His.
Merhaba. Cevaplarınızı büyük bir zevkle okudum. Sadece sizin yazdıklarınızı değil. Size cevap yazan Caucasus, Güler abla, Süheyla, Penelophe ve Adalet hanımım yazılarınıda.
Çok güzel öneriler, takılmalar ve iyi dilekler.
Agaçlar.net ailesini bu yüzden çok seviyorum.
Sizi tanıdığım için mutluyum.

Cumhur Tonba Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 30-03-2009, 22:29   #16
Ağaç Dostu
 
Ülker's Avatar
 
Giriş Tarihi: 17-11-2008
Şehir: İZMİR
Mesajlar: 1,532
Galeri: 1
İnsan bu kadar mı güzel ifade eder kendini, bu kadar mı akıcı yazar, satırların çok uzun olduğunu düşündüm ama bir nefeste okudum, harikasın TuruncuHis, hemen kitap yazmaya başlamalısın.
Bu arada ben toplantıda güller birayı seviyor derken, senin ayyaş çiçeklerin hikayesini bilmiyordum, senin bitkiler kendini aşmış, korkuyorum akşam yemeklerinde rakı içiyorlardır diye.
Köpeğin de saltanatını kurmuş belli, sana yer kalmamış evde.
Dilerim ilerde kendi krallığını kuracağın geniş bir bahçen olur da sen de sandalye tepelerinden kurtulursun.
Senin gibi bitki delisi ve insan canlısı bir kişiliği tanımak çok güzel, heyecanını hiç yitirme ve her fırsatta bizimle paylaş arkadaşım.

Ülker Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 30-03-2009, 23:06   #17
Ağaç Dostu
 
TuruncuHis's Avatar
 
Giriş Tarihi: 23-12-2008
Şehir: İzmir
Mesajlar: 459
Sevgili Adalet Yağcı,

Çok teşekkür ederim. Ukalalık gibi anlaşılmasın ama yazı ile ilişkimi profesyonel düzeye taşımam çok önerildi. Ben kendim için yazarsam üretken olabiliyorum. Bir hedef, amaç, gerekçe adına alırsam kalemi, elim de dilim de bağlanıyor. Oysa ne çok isterdim hayata bir eser bırakmayı.
Bu takdiriniz beni onurlandıracak en önemli şeydi.
Bu arada Thunbergia Alata somonlar için benden umudu kesin; çimlenmedi tohumlar...Çok istemiştim size fide gönderebilmeyi, olmadı...

TuruncuHis Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 30-03-2009, 23:15   #18
Ağaç Dostu
 
TuruncuHis's Avatar
 
Giriş Tarihi: 23-12-2008
Şehir: İzmir
Mesajlar: 459
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi Cumhur Tonba Mesajı Göster
Sayın Turuncu His.
Merhaba. Cevaplarınızı büyük bir zevkle okudum. Sadece sizin yazdıklarınızı değil. Size cevap yazan Caucasus, Güler abla, Süheyla, Penelophe ve Adalet hanımım yazılarınıda.
Çok güzel öneriler, takılmalar ve iyi dilekler.
Agaçlar.net ailesini bu yüzden çok seviyorum.
Sizi tanıdığım için mutluyum.
Haklısınız sayın Cumhur Tonba,

Ne kadar içten bir diyalog değil mi? Önyargısız, hesapsız, kaygısız tamamen insani incelikler üzerinden yürüyen ilişkiler.
Demiştim ya; doğa insanı yüceltiyor, sadeleştiriyor, birleştiriyor. Sizin de çalışmalarınızı takip ediyorum ama ben henüz ağaçlarla ilgilenecek düzeye gelmediğim için ortak bir konuda konuşamadık.
Geçen yıl saksıya gömüp, filizlenmesine şaşkınlıktan söküp söküp baktığım cevizim ölmeye niyetlendi haklı olarak. 8 aydır saksıda dokunmadan bekledim ve geçen hafta kuru incecik bir çubuk şeklindeki gövdeden filiz verdi yine. Büyüsün fidancığım, dikili ağacı olan biri olarak sizlerin ağaç sohbetlerine de gireceğim

Teşekkür ederim ilginiz için...

TuruncuHis Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 30-03-2009, 23:26   #19
Ağaç Dostu
 
malbman's Avatar
 
Giriş Tarihi: 25-04-2008
Şehir: İzmir
Mesajlar: 3,520
Galeri: 15
Valla ne diyim. Zaten belagat yeteneğini her zaman takdir ederdim ama bu yazı ile bir kez daha hayran oldum. Ama ben daha farklı bir öneride bulunacağım bu konuda. Profesyonelce, başkaları için yazma. Yalnızca kendin için, hesapsız, programsız, amaçsızca yaz. Tıpkı Charles Bukowski gibi.

Seni tanıdığıma çok memnunum racon ablası

malbman Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 30-03-2009, 23:26   #20
Ağaç Dostu
 
Adalet Yağcı's Avatar
 
Giriş Tarihi: 25-06-2008
Şehir: MERSİN
Mesajlar: 11,079
Galeri: 260
Alıntı:
Bu arada Thunbergia Alata somonlar için benden umudu kesin; çimlenmedi tohumlar...Çok istemiştim size fide gönderebilmeyi, olmadı...
Üzülmeyin sevgili Turuncu His, bir şekilde bu kaçağı yakalamak boynumuzun borcu oldu, bu gün değilse yarın.

Adalet Yağcı Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 30-03-2009, 23:45   #21
Ağaç Dostu
 
TuruncuHis's Avatar
 
Giriş Tarihi: 23-12-2008
Şehir: İzmir
Mesajlar: 459
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi Ulker Mesajı Göster
İnsan bu kadar mı güzel ifade eder kendini, bu kadar mı akıcı yazar, satırların çok uzun olduğunu düşündüm ama bir nefeste okudum, harikasın TuruncuHis, hemen kitap yazmaya başlamalısın.
Bu arada ben toplantıda güller birayı seviyor derken, senin ayyaş çiçeklerin hikayesini bilmiyordum, senin bitkiler kendini aşmış, korkuyorum akşam yemeklerinde rakı içiyorlardır diye.
Köpeğin de saltanatını kurmuş belli, sana yer kalmamış evde.
Dilerim ilerde kendi krallığını kuracağın geniş bir bahçen olur da sen de sandalye tepelerinden kurtulursun.
Senin gibi bitki delisi ve insan canlısı bir kişiliği tanımak çok güzel, heyecanını hiç yitirme ve her fırsatta bizimle paylaş arkadaşım.
Seninle de ilk kez bu toplantıda zaman sorunu olmadan görüşebildik Ülker arkadaşım.
Bak ya, sen de aynı şeyi söyleyip hassas noktamdan vurmuşsun beni. Bir kitap yazabilsem, basılmasa da olur, sadece ben okusam...

Sıcak cümlelerin için teşekkür ederim. Fakat sen bira meselesini söylediğinde ben duymazlıktan geldim Süt ve çay artıkları, bazen sebze, biraz da elime ne geçerse ile yetinmeleri gerek. Denize nazır yaşıyorlar zaten, bir de her gece ekstra meze yetiştiremem onlara. Götürdüm, gösterdim. Bakın dedim, buralar böyle dedim, başkalarına kanıp gitmeyin, heves etmeyin, ne varsa evde var, sağlıklı yaşamdır sizin olayınız, bünyenize ters dedim
İnanıp, güvendiler; şimdi ne varsa soframda biraz köpeğim biraz onlar derken, paylaşarak yaşayıp gidiyoruz...

TuruncuHis Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 31-03-2009, 00:30   #22
Ağaç Dostu
 
TuruncuHis's Avatar
 
Giriş Tarihi: 23-12-2008
Şehir: İzmir
Mesajlar: 459
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi malbman Mesajı Göster
Valla ne diyim. Zaten belagat yeteneğini her zaman takdir ederdim ama bu yazı ile bir kez daha hayran oldum. Ama ben daha farklı bir öneride bulunacağım bu konuda. Profesyonelce, başkaları için yazma. Yalnızca kendin için, hesapsız, programsız, amaçsızca yaz. Tıpkı Charles Bukowski gibi.

Seni tanıdığıma çok memnunum racon ablası
Aslında biraz utandım şimdi. Yani sadece yazıyla ilişkili olmayı sevdiğimi söylemek isterken, ukalalık düzeyine vardırdım.
Herkes kadar ben de kendim için birşeyler karalıyorum tabii ama o kadar.
Bu arada her seferinde senden tohumlar aldım malbman. Artık gelecek toplantıda bende olmayan birşey tohumu getirecek misin meraktayım

Bu arada geliş nedenimde yazdığım, Selluka'mın olmadığına dair cümle üzerine hemen bir özel mesaj aldım. Selluka fidesi geliyor bana. Küçük bir özen, büyük bir incelik bizi hayata bağlayan gerekçeler...
Bunları sizlerin bana yaşatmanıza fırsat verdiğim için kendime bir aferin veriyorum...

Sağol arkadaşım...

TuruncuHis Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 31-03-2009, 07:47   #23
Ağaç Dostu
 
Süha Şendoğan's Avatar
 
Giriş Tarihi: 01-06-2007
Şehir: Yalova
Mesajlar: 896
Galeri: 38
Sn.TuruncuHis,
Sizi ve güzel esprili yazınızı okumaktan keyif aldım.
Başarılar dilerim.

Süha Şendoğan Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 31-03-2009, 08:44   #24
Ağaç Dostu
 
günebakan's Avatar
 
Giriş Tarihi: 09-09-2008
Şehir: İstanbul.
Mesajlar: 5,388
Sizi tanımak çok güzeldi Turuncuhis ektiğiniz tohumlar için üzülmeyin onlara "bak eğer bir süre daha çimlenmezsen atıcam seni" diye seslenin Adalet hanımdan duymuştum kızıp azarlayınca toparlanıyorlar diye. ******* öyle ve birgün ama nezaman bilemem bir de bakmışsınız bir tane tohum çimlenmiş işte o zaman dünyalar sizin oluyor

Gününüz hep çiçeklerle geçsin ve inşallah balkon,teras,bahçe ne hayaliniz varsa gerçekleşsin.

günebakan Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 31-03-2009, 11:15   #25
Ağaç Dostu
 
malbman's Avatar
 
Giriş Tarihi: 25-04-2008
Şehir: İzmir
Mesajlar: 3,520
Galeri: 15
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi TuruncuHis Mesajı Göster
gelecek toplantıda bende olmayan birşey tohumu getirecek misin meraktayım
Daha dur. Bunlar bir şey değil. İcraatlarımız sürecek. Bir dahaki toplantıyı bekle

malbman Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 31-03-2009, 15:15   #26
Ağaç Dostu
 
TuruncuHis's Avatar
 
Giriş Tarihi: 23-12-2008
Şehir: İzmir
Mesajlar: 459
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi turco Mesajı Göster
Sn.TuruncuHis,
Sizi ve güzel esprili yazınızı okumaktan keyif aldım.
Başarılar dilerim.
Çok teşekkür ederim sayın turco. Esprili bulmanıza da sevindim açıkçası...

TuruncuHis Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 31-03-2009, 15:31   #27
Ağaç Dostu
 
TuruncuHis's Avatar
 
Giriş Tarihi: 23-12-2008
Şehir: İzmir
Mesajlar: 459
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi günebakan Mesajı Göster
Sizi tanımak çok güzeldi Turuncuhis ektiğiniz tohumlar için üzülmeyin onlara "bak eğer bir süre daha çimlenmezsen atıcam seni" diye seslenin Adalet hanımdan duymuştum kızıp azarlayınca toparlanıyorlar diye. ******* öyle ve birgün ama nezaman bilemem bir de bakmışsınız bir tane tohum çimlenmiş işte o zaman dünyalar sizin oluyor

Gününüz hep çiçeklerle geçsin ve inşallah balkon,teras,bahçe ne hayaliniz varsa gerçekleşsin.
İyi dilekleriniz için teşekkür ederim sevgili günebakan.
Herkes iyi şeylere layık, benimle birlikte kimin hayali varsa gerçekleşsin. Temenninin güzelliğine bakın; para, sağlık filan değil teras, toprak, bitki bahçe. Öyle ki; para kazanılıyor da kaybediliyor da, sağlık için biraz da şans gerekiyor. Ama bu ikisi varsa da yoksa da hayata baktığınız nokta pozitifse, keyif almaya devam ediyorsunuz. Yoksa sadece huysuz bahaneler üretiyorsunuz...
Bugün balkona attım viyolleri günebakan, "işte kapı, işte sapı" kabilinden. Bir hafta da süre verdim, ekilmeye hazır tohumları gösterdim yeriniz dolmaya hazır tehdidi ile. Kendileri bilir ama beyaz ve somon suzanlar aynı saksıda çok güzel olacaktı...
Aman! Hepimizin hayattaki tek derdi bu olsun. Sizin de tüm dileklerinizin gerçekleşmesi umuduyla...

TuruncuHis Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 01-04-2009, 11:05   #28
Ağaç Dostu
 
maviyeşil's Avatar
 
Giriş Tarihi: 22-12-2008
Şehir: İzmir-Foça
Mesajlar: 224
Sevgili Turuncuhis,
Sayfaya tıkladım, açıldı. Karşımda uzun bir yazı, ne zaman başladım okumaya, ne zaman bitirdim hiç bilmiyorum. Okurken pek âdetim olmamasına rağmen yorum yazacağım dedim kendi kendime. Harika yazmışsın, birçok satırda kendimi buldum diyecektim, daha neler neler. Sonra diğer arkadaşların yorumlarını okuyunca söyleyeceklerimin çoğunun yazıldığını gördüm
Seni yakından tanımak güzel oldu, bitkilerinizle hep mutlu kalın.

maviyeşil Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 01-04-2009, 12:20   #29
Ağaç Dostu
 
TuruncuHis's Avatar
 
Giriş Tarihi: 23-12-2008
Şehir: İzmir
Mesajlar: 459
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi maviyeşil Mesajı Göster
Sevgili Turuncuhis,
Sayfaya tıkladım, açıldı. Karşımda uzun bir yazı, ne zaman başladım okumaya, ne zaman bitirdim hiç bilmiyorum. Okurken pek âdetim olmamasına rağmen yorum yazacağım dedim kendi kendime. Harika yazmışsın, birçok satırda kendimi buldum diyecektim, daha neler neler. Sonra diğer arkadaşların yorumlarını okuyunca söyleyeceklerimin çoğunun yazıldığını gördüm
Seni yakından tanımak güzel oldu, bitkilerinizle hep mutlu kalın.
Çok teşekkür ederim sevgili maviyeşil, beğeni ve iyi dilekleriniz için.
Adetinizi bozmaya aynı kentin havasını solumamız etkendir sanıyorum. Bu şehir insanı sıcak kılıyor.
Sizin de selamınızı almak güzeldi. Dilerim hayal ettiklerinizle elde ettikleriniz dengede olsun.

TuruncuHis Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 01-04-2009, 21:18   #30
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 14-04-2008
Şehir: Burdur
Mesajlar: 331
Galeri: 6
Turuncuhis Merhaba,

Sizin yazı ile kanlı canlı, tutkulu, tarihi eskiye dayanan bir ilişkiniz öyle belli ki. Sözler aklımda kalır benim, güzel bir şarkı, güzel bir şiir. Güzel bir üslup da öyle. Adınıza açılan bu başlığı şimdi baştan sona zevkle okurken, bir çok üyenin de benim gibi bunun farkına vardığını görüyorum.

Bir arkadaşınız, "racon abla" demiş, çok güldüm. Vardır mutlaka bir hikayesi. Keşke daha eski üye olsaydım da ben de fark etseydim kesilen racon her ne üzerine idiyse. Gene de birkaç tane de ben fark etmedim sayılmaz

Şimdi anlıyorum ki, körfez, Cemal Süreya ve "bu gençler de çeşit çeşit iş çıkarıp duru. Çiçeğin okuncak nesi oluu? Dikeesin tutaaa " diye konuşan Egeli annane, en az üç ortak özelliğimiz var. Benim babaannem de, " Nasıl olmuş babaanne ?" diye sorunca " bek gadın olmuş" derdi. Çok kadın olmuş: Çok güzel kotarmışsın, pek güzel başarmışsın demek. Kadın sözcüğünün böyle güzel bir sıfat olmasına, daha da bir yerde rastlamadım. Ne yazıda ne yaşamda.

Sizinle burada tanışmış olduk. Sesinizden okul şarkıları , sofranızdan dostlarınız, bahçenizden çiçekleriniz, ömrünüzden "bek gadın işler", elinizden kalem eksilmesin. Sizi tanıdığıma memnun oldum.

seleste Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Cevapla

Konu Araçları
Mod Seç

Gönderme Kuralları
Yeni konu gönderemezsiniz
Konulara yanıt veremezsiniz
Ek dosya yükleyemezsiniz
Kendi gönderilerinizi düzenleyemezsiniz

BB code Açık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2. Şu an saat: 02:47.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Forum vBulletin Version 3.8.5 Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0
agaclar.net © 2004 - 2019