agaclar.net

Geri Dön   agaclar.net > Ağaçlar > Geniş Yapraklı Ağaçlar




Reklam


Beğeni Düzeni45Beğeniler

Cevapla
 
Bookmark and Share Dış Bağlantılar Konu Araçları Mod Seç
Eski 05-09-2005, 00:57   #1
Ağaç Dostu
 
ormanbotanigi's Avatar
 
Giriş Tarihi: 24-08-2005
Şehir: Rize-Çayeli
Mesajlar: 433
Galeri: 21
Ihlamur (Tilia)

Tilia platyphyllos Scop- Büyük Yapraklı Ihlamur
( Syn: Tilia grandifolia Ehrh.)

40 m kadar boylanan ağaç nadir olarak da çalı durumunda olur. Tepe seyrek, geniş ve yuvarlakcadır. Yaşlı gövdeler koyu renkte, kabaca yırtılmış, kazık kök güçlü, yan kökler uzun, yeni sürgünler önceleri tüylü, parlak, zeytin yeşili ya da kızıl kahve renginde, yapraklar 6-12 cm uzunlukta, çarpık yumurta ya da yuvarlakca yürek biçiminde, kenarları düzenli ve keskin dişli, ucu sivri, üst yüzü koyu yeşil, bütün yüzde ya da damarlar üzerinde sade ya da beze tüyler bulunur. Alt yüzü mavimsi yeşil, tüylü ya da çıplaktır. Damar açılarında beyaz tüyler bulunur. Yaprak sapı 2-5 cm uzunlukta tüylüdür.Yapraklar sonbahar’da altın sarısı bir renk alır.

Çiçekler sarımsı beyaz renkte olup 3-17 çiçekli, sarkık yalancı şemsiye kuruluşunda, kuruluşlar yeni sürgünlerin yaprak koltuklarında bulunur. Çanaklar 5 parçalı, uzunca yumurta biçiminde, kenarları uca doğru tüylüdür. Taçlar ters uzunca yumurta biçiminde, olup 5-12 cm uzunluktadır.

Meyve yuvarlakça, odunlaşmış, sert kabuklu olup kabuk üzerinde 4-5 tane, uzunca çıkıntı bulunur. Tohum koyu boz kahverenginde, yumurta biçiminde, çenekler el görünüşünde, uzunca ve sivri dilimlere ayrılmıştır.

Ekolojik Özellikleri

Haziran sonu – Temmuz başında çiçek. açar. Tohum olgunluğu Eylül-Ekim aylarıdır. Büyümesi çabuktur. Filizlenme gücü yüksektir. Işık ağacıdır. Sıcaklık isteği nispeten fazladır.

Derin, serin yumuşak, besin ve madence zengin, ılımlı humuslu toprakları sever. Kireçli topraklarda da yetişmektedir. Tuzlu topraklardan kaçınır. Donlara ve kuraklığa karşı duyarlıdır. Güçlü kazık kök yapar, sığ ve fakir topraklarda kuvvetli yan kökler geliştirir, kuvvetli kök sürgünü verir.

ormanbotanigi Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 07-08-2006, 22:47   #2
Yeni Üye
 
doga_dostu's Avatar
 
Giriş Tarihi: 06-08-2006
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 2
gümüş yapraklı ıhlamur

Merhaba arkadaşlar.Sitemize ıhlamur ekilmesi için kampanya başlatmış olan bir şahısım.Amacım 100 adet gümüş yapraklı ıhlamur ekmek,bu yolda da kayda değer ilerleme kaydettim.Sizlere sormak istediğim husus toprak özellikleri ve toprağın su geçirgenliği ile ilgili.Killi ve kırmızımtrak olan olan toprağımızın su geçirgenliği sıfıra yakın.Ekilecek fidanların sağlıklı gelişeceği ve uzun ömürlü olacağı konusunda şüphelerim olduğu için sizlerin bilgi ve tecrübesine müracaat etme ihtiyacı duydum.Bu konuda görüş ve önerilerinizi iletirseniz size minnettar kalırım .İlginize şimdiden teşekkür ederim,saygılarımla Ertan.

doga_dostu Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 08-08-2006, 00:48   #3
agaclar.net
 
Mine Pakkaner's Avatar
 
Giriş Tarihi: 06-01-2006
Şehir: İzmir
Mesajlar: 10,581
Galeri: 99
ErtanBey hoşgeldiniz. Böyle bir toprakta ıhlamur yetiştirmenizi hiç önermem.Ihlamur süzek toprakları sever.Bahsettiğiniz gibi su geçirgenliği sfıra yakın bir toprakta başarı şansınız yok. Fidanlarınız bozuldukça üzülürsünüz. Hem fidanlara hem de emeğinize, zamanınıza, masrafınıza yazık olur.

Siz öncelikle toprağınızı ıslah etmelisiniz.

Selamlar.

Mine Pakkaner Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 11-08-2006, 14:00   #4
Yeni Üye
 
doga_dostu's Avatar
 
Giriş Tarihi: 06-08-2006
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 2
Mine hanım,öncelikle ilginize teşekkür ederim.Biz Bulgaristan göçmenleri için Ihlamur'un (bilhassa Tilia Tomentosa'nın)anlamı çok farklı olup,sözkonusu fidanları ekeceğim yer göçmen konutları'dır.Deneme amaçlı açtırdığım çukurların derinliği bir metre,genişliği de 1.5X1 metre'dir.Görüşleriniz doğrultusunda bunları 2x2x2 boyutlarına çıkarmaya karar verdim.Geçirgenliği yüksek toprak getirttim,ekim zamanında da toprağa organik gübre katmayı düşünüyorum.Gerekirse adıgeçen çukurların dibine ayrık otu ekip sularım (dikim zamanına ikibuçuk ay var) ne dersiniz?Lütfen kabalık olarak kabul etmeyin ancak ben tilia tomentosa'da ısrar etmek istiyorum.Aynı toprak koşullarında ve yakınımızda,belediyenin sekiz yıl evvel diktiği küçük ve büyük yapraklı ıhlamurları gözlemledim,sonuçlar görüşünüzü destekler doğrultuda.Elde edeceğim sonuçları sizlerle paylaşmaya hazırım.Yeni verilerim doğrultusundaki görüşlerinizi samimiyetle merak ediyorum.İlginize tekrar teşekkür ederim.Saygılarımla Ertan Özgür. l

doga_dostu Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 16-08-2006, 12:45   #5
agaclar.net
 
Mine Pakkaner's Avatar
 
Giriş Tarihi: 06-01-2006
Şehir: İzmir
Mesajlar: 10,581
Galeri: 99
Ertan Bey, ne diyebilirim ki,

Belediyenin dikimlerinin de zaman içerisinde iyiye gitmediğini de belirtmişsiniz.

Şimdi şöyle bir yol izleyin o zaman, açtıracağınız fidan çukurlarının dibine 20 cm kalınlığında çakıl dökün. Üzerini 15 cm kalın dişli dere kumu kaplayın,ondan sonra getirttiğiniz toprağı, organik gübre veya kompost ile harmanlatıp fidanlarınızı dikin.

Ayrık otunu ekip sulamak gibi bir işlem yapmamanızı öneririm.

Kolay gelsin.

Mine Pakkaner Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 19-02-2007, 00:35   #6
Ağaçsever
 
arodopman's Avatar
 
Giriş Tarihi: 23-08-2004
Mesajlar: 81
Ihlamur (Tilia)

IHLAMUR


Name:  ıhlamur_1.jpg
Views: 26117
Size:  6.4 KB


Resim 1:



Serin, çisentili ve rüzgarlı bir Pazar gününü soğuk algınlığı semptomlarıyla boğuşarak evde geçirirken penceremden gökyüzündeki gri bulutları seyrediyor, yazın toplayıp kuruttuğum ıhlamurlardan yaptığım içeceğimi yudumluyorum. Her ne kadar insana ferahlık vermeyen bir günümü sürsemde bitkiden, ilaçtan, insandan yana yazmaktan yine de kendimi alamıyorum. Ihlamurum demlenirken içine attığım karanfil tanesini ağzımda çevirirken bugün hangisini yazayım diye geçirdim içimden.
Hazır kış bitmeden ıhlamurdan söz edeyim, karanfili yazında yazarım dedim.

Ihlamur pek çoğumuzun yakından tanıdığı, beklide en iyi bilinen ilaç ağaçların başında gelmektedir. Yurdumuzda geniş bir alanda yayılan ıhlamurun yirmi civarında türü bulunmasına karşın ülkemizde en sık rastlanan ve ilaç olarak kullanılan üç türü vardır. Hemen belirtmek gerekirse, ilaç ağaç olarak nitelediğimiz ıhlamurumuz çiçek, yaprak ve kabukları ilaç olarak kullanılırsa da kerestesinden kolay işlenebildiği için mobilyacılıkta, bazı müzik aletlerinin yapımında, kalem, kibrit, kağıt hamuru gibi değişik alanlarda yararlanılmaktadır. Tabii çok bol olan yapraklarının da organik gübre yapımında kullanılabileceğini hatırlatmakta büyük yarar olacağını belirtelim.

Latince; Flos Tiliae, İngilizce; Lime Flower, Almanca; Lindenblueten, Fransızca; Fleur de Tilleul diye bilinen Ihlamur çiçeği haziran, temmuz aylarında toplanıp kurutularak, kışın % 1-5 lik infüzyonu yapılarak kullanılmak üzere torbalarda veya kavanozlarda bekletilir.

Çiçeklerin olgunlaşıp ta metrelerce uzaktan o baygın kokuları alınmaya başladığında çok gecikmeden özellikle de öğle saatlerinde dikkatlice toplanıp gölgede, hafif bir hava akımında kurutulmasıyla başlar ıhlamurun serüveni. Doğa sanki yanı başımızda olası rahatsızlıklarımıza deva olsun diye o kocaman gövdesiyle bir anıt ağaç bağışlamıştır bize. Ah bir de yeteri kadar kıymetini bilebilsek diyorum.

Farmakopelerde ıhlamur çiçeğinin Avrupa’ da yaygın olan Tiliae Cordata Miller (Küçük Yapraklı Ihlamur) veya Tiliae Platyphyllos(Büyük Yapraklı Ihlamur) türlerinden elde edilebileceği kayıtlıdır. Ülkemizde Küçük Yapraklı türler az bulunmakla birlikte genellikle Büyük Yapraklı Ihlamur, Gümüşi Ihlamur ve Kafkas Ihlamuru yaygındır ve az çok birbirlerinden farklılık gösterseler de aynı amaçlarla kullanılırlar.

Birinci grup orman ağaçları sınıfına sokulan ıhlamur ağacı ormanlarda toplu halde bulunmasına karşın, park ve bahçelerde tek olarak ta yetiştirilerek gerek güzel görüntüsünden, erek çiçeklerinden gerekse gölgeliğinden yararlanılır. Kimi yerlerde 500-600 yıllık ıhlamur ağaçlarına rastlansa da genellikle 100 yaşına kadar yaşadı9kları bilinmektedir.

Toprak üstünde 15-30 metre yükselen ıhlamur ağacı kazık köklü derinlere inebilen yüzeyel olarak ta yanlara doğru dallanan sağlam bir kök sistemine sahiptir. Odunsu bir gövdeyle düzgün olarak yükselir. Yaprakları saplı, iki sıra halinde alternatif dizilişli ekseriye yürek şeklinde, kenarları muntazam dişlidir.

Çiçek sapının çıktığı yerde mızrak şeklinde yeşil bir yaprak daha vardır. Hoş kokulu, beyaz sarımsı çiçekleri uzunca saplarla bir noktada birleşmiş halde bulunurlar. Genellikle beş parçalı olup hoş, özel, kuvvetli kokulu ve hafif baharlı lezzetlidir. Meyve küre şekilli ve tek tohumludur. Meyvelere ıhlamur fındığı da denir. Meyveler küçük ve yuvarlaktır.

Ticarette başlıca iki tip ıhlamurdan söz edilir.Ihlamur alırken ve kullanırken bu ayrıma dikkat edilmesi gerekir.





Resim 2 : www.drogistenverband.atden alınmıştır





1- Çiçek ıhlamur: Yalnız ç,içek durumlarından ibarettir. İçinde ancak % 1 oranında çiçek yaprağı(brakte) bulunabilir. Birinci kalite olarak kabul edilir. Literatürde, Flos Tiliae sine brektea olarak geçmektedir.




Resim 3: www.aromed.com ‘ dan alınmıştır.



2- Yapraklı ıhlamur: Çiçek durumları, çiçek yaprağı ile birlikte toplanmıştır. İkinci kalite olarak kabul edilir ve daha ucuz fiyatla satılır. Literatürde Flos Tiliae cum brektea olarak geçmektedir.

Etki ve kullanılış şekli bölümüne geçtiğimizde bu iki tipin aralarında ki farkı, hazırlanış şekilleri ve uygulama hallerindeki ayrıntıları ayrıca gözden geçireceğiz.












Resim 4 : www.vanderpigge.nl ‘ den alınmıştır.






3- Ihlamurun ilaç olarak kullanılan bir üçüncü şekli daha vardır. Herne kadar halk arasında kullanılmasından daha çok ilaç ve kimya sanayinde yararlanılsa da burada söz etmeden geçemeyeceğiz.


Ihlamur Kabuğu(Cortex Tiliae): Değişik Tiliae türlerinden elde edilen kurutulmuş dal ve gövde kabuğudur.


BİLEŞİMİ


Çiçeklerinde, tür, yetiştiği yer ve toplanma özelliklerine bağlı olarak değişen miktarlarda tanen, müsilaj, şekerler, hesperidin, sudorifid, flavonit, glikozit, saponin ve uçucu yağlar bulunmaktadır.


Yapraklarında, tiliacin isimli bir glikozit ve müsilaj madde bulunmaktadır.

Kabukları ise müsilaj bir maddenin yanı sıra uçucu yağ içerisinde farnasol(seskuiterpenik bir alkol) bulundurmaktadır.


(Devam edecek)


arodopman Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 19-02-2007, 07:59   #7
Ela
Ağaç Dostu
 
Ela's Avatar
 
Giriş Tarihi: 23-10-2006
Şehir: ANKARA
Mesajlar: 937
Teşekkürler Arodopman ıhlamur çok güzel ve faydalı bir içecek.Ihlamur ağacı nasıl yetişir ve Ankara'da iklim bu yetişmeye uygun mudur ?

Ela Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 26-02-2007, 00:31   #8
Ağaçsever
 
arodopman's Avatar
 
Giriş Tarihi: 23-08-2004
Mesajlar: 81
IHLAMUR’ UN KULLANIMI


Ihlamur, genellikle sürekli içtiğimiz çay, ayran, su gibi ilaç değerini önemsemeksizin tükettiğimiz içeceklerimizden birisi haline gelmiştir. Onu evimizde hazırlarken, dışarıda kahvede veya misafirlikte isterken sağlık açısından yararlarını pekte düşünmeyiz. Onun için buraya aktaracağım etkilerine pek te şaşırmayınız. Hele hele bir kaç bardak ıhlamur içerek yazıldığı tüm yararlıkları göreceğinize hiç sanmayınız. Ihlamurunda tüm diğer bitkisel kökenli ürünler ve doğal gıdalar gibi yaşamımızın bir parçası halinde getirildiğinde etkisini göstereceği hiç unutulmamalıdır.

Bu açıklamayı İLAÇ AĞAÇLAR konusunda ele aldığımız ilk bitkimiz olan ıhlamurun kullanım şekilleri ve yararlarını yazmadan önce yapmak istiyorum. Yıllar süren çalışmalarım sırasında karşılaştığım kişiler bu konular açıldığında hep benden mucize bitkiler ve o bitkilerden ilaçlar sormuşlardır. Ne yazık ki pek çoğuna beklediği yanıtı verememiş ve çoğu kez şu yanıtı vermişimdir. ‘’Doğada bir kere kullanımla mucizeler yaratabilecek , tüm hastalık ve dertlerinizi giderebilecek bir bitki yoktur. Böyle bir arayış içerisinde iseniz çok hayal kırıklıklarına uğrarsınız. Bitkiler ancak bilinçle, sabırla ve uzun süreli kullanılmalarıyla yararlı etkilerini gösterebilirler. Bunda da sizinde en az bitki kadar iyi niyetli olmanız ve sağlığınızı korumak veya yeniden kazanmak için azimli olup mantıklı davranmanız gerekir’’.

Ve beni çok etkileyen bir örnekle de söylediklerimin karakatürünü çizmeye çalışayım. Bir toplantıda yoğurt ile ilgili övgülerle dolu bir sunum yaptıktan sonra, yoğurdun ömrü uzatacağı ve sağlık kazandıracağı sözlerinden heyecanlanan bir yabancı konuğun, bizlerin beslenmemizde ana öğelerden biri olan yoğurdu bir gençlik iksiri olarak algılayıp, hemen bir kase yoğurt aldırıp, yedikten sonra da artık ölümsüzlüğü yakaladığını sanmak istemesini hala unutamam.

Bitkisel droglarıda, tıpkı bir kase yoğurt yemekle ömrünü uzatacağını sanan dostumuzun düşündüğü gibi, yazıldıkları, söylenildikleri her derde deva gibi görme eğiliminde hiç olmayınız. Bu uygulamaları yaşamınızın bir parçası haline getirebiliyorsanız zaten pek çok sorunu ortaya çıkmadan çözmüş olacaksınızdır demektir. Yok bir şekilde kullanmak zorunda kalmışsanız da, etkilerini gösterebilmeleri için onlara yeteri kadar zaman ve imkan tanımanız gerekir.

Böyle uzun bir giriş yaptıktan sonra gelelim ıhlamurumuzun faydalarına. Ihlamur çayı, yayıldığı her coğrafyada olduğu gibi ülkemizde de ıhlamur çiçeği ve yapraklarının karışımından hazırlanır. Ancak ıhlamur çiçekleri sakinleştirici etkiye sahip bileşiklerce zengin olmasına karşın yaprakları göğüs yumuşatıcı etkiye sahip bileşiklerce zengindir.

Çiçeklerin etkili maddeleri, ilk demleme sırasında kaynama suyuna geçtiği halde yapraklardaki etkili maddeler düşük ateşte uzun süre kaynatıldıklarından sonra ancak suya geçerler.Buna göre ıhlamur çayı; eğer sakinleştirici etkisinden yararlanmak için içilecekse çay, çiçekten hazırlanmalı ve ilk demlendiği zamanki sarı renkli halde iken

Ve en kısa zamanda içilmelidir. Çaydan eğer göğüs yumuşatıcı olarak faydalanılacak ise o zaman yapraklardan hazırlanan çay uzun süre kaynatılarak kırmızı rengi alıncaya değin beklenilmesi gerekir. Ancak böylece yapraklardaki müshilaj kaynatma suyuna geçebilmekte ve etkisini gösterebilmektedir. Bu nedenle, çiçeklerden hazırlanan hazırlanan bir ıhlamur çayının göğüs yumuşatmak amacıyla kullanılamayacağı gibi yapraklardan hazırlanan çaydan da sakinleştirici olarak yararlanılamayacağı anlaşılmaktadır. Özellikle kahvehanelerde soğuk algınlığından kaynaklanan öksürük, boğaz ağrısı ve göğüs üşütmelerinde ‘’Yap bir çiçek’’ sesiyle üç beş ıhlamur çiçeği üzerinden geçirilen kaynak suyla hazırlanmış bir bardak içeceğin sadece sizi biraz teskin etmekten başka bir işe yaramayacağının da bilincinde olmalısınız.

Ihlamurun sakinleştirici et5kisinden yararlanmak için 0.5 litre kaynatılmış su, 2-3 gram çiçeğin üzerine dökülüp, üzeri kapatılmış vaziyette 5-10 dakika süreyle demlendirilir ve daha fazla bekletilmeden(henüz sarı renkli iken) içilir.

Göğüs yumuşatıcı olarak kullanılacak ıhlamur çayı için ise 0,5 litre su kaynatılır(bu soğuk suda olabilir) ve üzerine 3-5 gram yaprak ilave edilip hafif ateşte 15-20 dakika kaynatılmaya devam edilir. Bu süre içerisinde, yapraktaki etkili maddeler suya geçer ve suyun rengi gittikçe koyulaşarak kırmızı bir renk alır. Bu çay artık göğüs yumuşatıcı ve balgam söktürücü etkinden yararlanılabilecek bir içecek olarak afiyetle tüketilebilir.

İnfüsyon şeklinde % 1-2 veya % 5 lik hazırlanan çaydan günde 3-5 bardak içilebilir. Yan etkisi yoktur. Ihlamurdan elde edilen içeceklerin etkili olduğu söylenilen diğer durumları sıralayacak olursak; sinirleri yatıştırdığı, cinsel isteği azaltığı, terlemeyi sağladığı, bağırsak kurtlarının düşürülmesinde yararlanıldığı, bağırsak sancılarını giderdiği, öksürüğü kestiği, gribe iyi geldiği, hazımsızlığı giderdiği, mide üşütmesini geçirdiği,
uyku getirdiği pek çok yayında belirtilmektedir.

Ihlamurun bazı yayınlarda rastlanan diğer yararlarını da şu şekilde sıralamakta fayda var sanırım. Her ne kadar kesin bilgilere ulaşamasak ta, kansızlığı giderdiği, damar kireçlenmesini önlediği, böbrekleri ve mesaneyi temizlediği, idrar söktürdüğü, kum dökülmesine yardımcı olduğu, taş oluşumunu önlediği, kabızlığı ve barsak spazmını giderdiği, boyun ve yüze güzellik verdiği, burkulma ve ezilmelerde ağrıyı kestiği, saç dökülmesini önlediği, çiçeklerinden elde edilen ıhlamur çayı yüze sürüldüğünde çilleri giderdiği ve gençleştirdiği,başa sürüldüğünde saşları gürleştirdiği ve baş ağrısını giderdiği, kabuklarından elde edilen merhemin iltihaplara ve yanıklara iyi geldiği belirtilmektedir.

Bu kadar içeceğinden söz ettiğimiz ıhlamurun birde yemeğine değinsek nasıl olur? Hemen hemen hepimiz ıhlamur çayını biliriz de, o güzelim yapraklarından yapılan zeytinyağlı yaprak dolmasından haberdar değilizdir. İşte benden size bir de yemek tarifi. İlk yazda daha kızgın güneş ışınlarıyla kavrulmamış, şehrin isi, kiri ile pislenmemiş ıhlamur yapraklarıyla yapabileceğiniz hoş bir dolma. Şimdiden ellerine sağlık yapanların, afiyet, şifa olsun yiyenlere.

ZEYTİN YAĞLI IHLAMUR YAPRAĞI DOLMASI

Gereken Malzeme: 50 tane kadar ıhlamur yaprağı, 1 bardak pirinç, 6 adet kuru soğan, 1 bardak kuş üzümü, 4 tatlı kaşığı toz şeker, 1 bardak zeytinyağı, 1 çay kaşığı karabiber, 1 tatlı kaşığı tuz

Yapılışı: Özenle toplanan ıhlamur yapraklarını kaynayan suya atıp çıkarın. Süzülmesi için bekletin. Zar şeklinde doğradığınız soğanların üzerine karabiber ve tuz atıp ovun. Üzerine yıkanmış pirinçleri, kuş üzümünü, toz şekeri ve zeytinyağını atıp karıştırın. ıhlamur yapraklarını parlak kısımları tezgahın üzerine gelecek şekilde koyun. Yaprağın içine bir kaşık dolma içinden koyup iki yanını içe katlayın. Dolmaları tencereye sıralayın. 2 bardak sıcak su koyun. Dolmaların üzerine bir tabak kapatın. Kısık ateşte 35 dakika pişirin.

Neredeyse her derde deva olan bir drog olarak karşıma çıksa da ben ıhlamuru sadece bir ağaç olarak çok seviyorum. Bahçemiz de babamdan yadigar kalan ıhlamur ağacım yirmi beş yıldır çiçek açıp ürün vermese de ben onu yine çok seviyorum. ‘’Dostlar kes o kısır ıhlamuru’’ deseler de ne elim ne dilim varıyor kesmeye. O da alabildiğince büyüyür da büyüyor işte . Yaz gecelerinde çiçeklerinin kokusunu alamasam da dost sıcaklığını hissediyorum altında oturup gecenin nemli serinliğini duyumsadıkça. Kimi kez sabahlara değin derdimi, düşüncemi paylaşıyorum, kimi kez kalın gövdesine sırtımı dayayıp anılarımı tazeliyorum. Babam küçücük bir fidan olarak getirmişti, birlikte dikmiştik. Çok bekledi çiçek açar diye, olmadı, çiçeklerini göremedi. Şimdi ben bekler oldum çiçeklenmesini. Gerçi o kadar büyüdü ki, artık çiçekte açsa ulaşılabilecek gibi değil dallarına. Belki de beklemek ve özlemek, çiçeklerini kaynatıp suyunu içmekten daha fazla mutluluk veriyordur bana.

Ahmet Rodopman

Eklenen Resimler
   
arodopman Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 26-02-2007, 20:09   #9
Yeni Üye
 
bitki cadısı's Avatar
 
Giriş Tarihi: 24-02-2007
Şehir: muğla/Dalyan
Mesajlar: 4
Teşekkürler Arodopman,
Ihlamur'u çok güzel anlatmışsınız.Umarım başka ağaçlarla konu devam eder.
Sizin sayenizde hem bilgilerimizi tekrar edeceğiz hem de yeni bilgiler edineceğiz.

bitki cadısı Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 27-02-2007, 19:36   #10
bluevard
 
ayhan coruk's Avatar
 
Giriş Tarihi: 20-11-2005
Şehir: izmir
Mesajlar: 55
Galeri: 6
emegınıze saglık çok guzel olmus agac olarak gordugumuz eczanelere dahada cok ozen gostermemız gerektıgını anlamaya basladık bıle

ayhan coruk Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 09-03-2007, 10:01   #11
Ağaç Dostu
 
merdiye's Avatar
 
Giriş Tarihi: 28-02-2007
Şehir: samsun-bandırma
Mesajlar: 113
Arkadaşlar merhaba...
Ben yeni bir üyeyim,öncelikle onu belirteyim.
Sayın Arodopman elinize sağlık, çok güzel yazmışsınız. Benim için çok faydalı oldu çünkü şu ıhlamurun kırmızı olunca mı yoksa taze demlenmişken mi içilmesi gerektiği konusunda çok kafam karışıktı. Zira bazı bitkilerin demlendikten sonra bekletilmesinin, o bitkilerin içeriğindeki istenmeyen maddelerinde demleme suyuna karışmasına sebep olduğunu duymuştum.
Ayrıca birçoklarının yaptığı gibi "her derde devadır bolca için" deyip geçilmemiş bir yazı okumak çok keyifliydi.Teşekkürler...

merdiye Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 29-05-2007, 11:17   #12
Haluk
 
kanikmcank's Avatar
 
Giriş Tarihi: 24-05-2007
Şehir: Ankara/ Cayyolu
Mesajlar: 5
Bahcemde 4 adet Ihlamur agacim var bunlardan 3 tanesi henuz hic meyve vermedi (5 yas) ancak daha eski olan tahminen 12-15 yasindaki agacim meyve (cicek) veriyor.
Bu agacimin yapraklarinda daha once hic bir yerde gormedigim tuhaf bazi uzantilar oluyor ve bu da son 2-3 senedir tekrarliyor.

Oncelikle bunun bir hastalik mi yoksa ihlamur agaclarinda siklikla gorulen dogal olan bir gelisme sorunu mu oldugunu ogrenmek istiyorum. Bahcemde kimyasal gubre **** ilaclama yapmadigim halde boyle bir sorun ile karsilasinca ne yapmak gerektigini bilemedim.

Soz konusu yapraklardan bir tanesinin resmini sitenize yuklemeye calisacagim. Bu konuda bilgi sahibi olan varsa konu hakkinda goruslerini bekliyorum.

Saygi ve sevgilerimle

kanikmcank Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 29-05-2007, 11:32   #13
Haluk
 
kanikmcank's Avatar
 
Giriş Tarihi: 24-05-2007
Şehir: Ankara/ Cayyolu
Mesajlar: 5
Ihlamur agacimin yapragini JPEG olarak yukledim,

Selamlar

Haluk

Eklenen Resimler
 
kanikmcank Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 29-05-2007, 13:18   #14
agaclar.net
 
Mine Pakkaner's Avatar
 
Giriş Tarihi: 06-01-2006
Şehir: İzmir
Mesajlar: 10,581
Galeri: 99
Arkadaşlar, bu durum ile karşılaşmış olan başka üyemiz var mı?

Mine Pakkaner Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 29-05-2007, 14:16   #15
Ağaç Dostu
 
Selahattin Yılmaz's Avatar
 
Giriş Tarihi: 16-05-2006
Şehir: Bursa
Mesajlar: 5,251
Galeri: 15
Bu durum yaprağın üzerine düşen polenin neminde etkisiyle çimlenmesi olayıdır. Kısaca doku kültürünün çıkış noktası. Çimlenen polen bu şekilde memeler yaparak büyüyor. Ancak bu şekilde üretim yapılabilinir mi orasını bilemiyorum. Kısaca endişe edecek bir durum yoktur...

Selahattin Yılmaz Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 29-05-2007, 15:40   #16
Haluk
 
kanikmcank's Avatar
 
Giriş Tarihi: 24-05-2007
Şehir: Ankara/ Cayyolu
Mesajlar: 5
Vermis oldugunuz bilgi icin tesekkur ederim,
Saygilarimla

kanikmcank Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 31-05-2007, 13:54   #17
Haluk
 
kanikmcank's Avatar
 
Giriş Tarihi: 24-05-2007
Şehir: Ankara/ Cayyolu
Mesajlar: 5
Degerli dostlar, tekrar merhabalar.

Sayin Selahattin YILMAZ beyefendi tarafindan verilen cevap (asagida) uzerinde bir suredir dusunuyorum ama burada bir farklilik var.

Fark surada: Bahcemdeki ihlamur agaci henuz cicek acmadi (polen henuz yok) ve buna ragmen bazi yapraklarinda bu garip olusumlar var. Acaba baska bitkilerin polenleri Ihlamur agaci yapraginda bu etkiyi yapabilirmi? **** yapraklarda baska bir sorun olabilirmi?.

Saygilarimla,

A.Haluk KANIK



Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi Selahattin YILMAZ Mesajı Göster
Bu durum yaprağın üzerine düşen polenin neminde etkisiyle çimlenmesi olayıdır. Kısaca doku kültürünün çıkış noktası. Çimlenen polen bu şekilde memeler yaparak büyüyor. Ancak bu şekilde üretim yapılabilinir mi orasını bilemiyorum. Kısaca endişe edecek bir durum yoktur...

kanikmcank Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 02-06-2007, 10:57   #18
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 21-04-2007
Şehir: İSTANBUL
Mesajlar: 3
Tilia

Tilianın cordata türü sadece İstanbulda yetişiyor.Bu garip değil mi,oysaki Avrupada her yere yayılmış.Tilia argentea ise çok yayılmış.Çiçeğinde %1 uçucu yağ oranıda çiçeğin etki gücünü ispatlıyor.Sorum:Çiçek ömrü ne kadar?
Teşekkürler.

biomer beğendi.
rynk Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 18-06-2007, 14:55   #19
Ağaç Dostu
 
DevrilgenKayik's Avatar
 
Giriş Tarihi: 01-05-2006
Mesajlar: 101
Galeri: 4
Merhabalar. Disi ile erkek ihlamur nasil ayirt edilir. Bizde rahmetli bir erkek ihlamur vardi (sanirim). Cok az cicek aciyordu ve kokmuyordu. Burda bir arkadasimizla ikilemde kaldik. Bizim gordugumuz bazi ihlamurlarin hafif ama gulibrisime benzer kokulari var. Bunlar erkek mi? tesekkurler.

DevrilgenKayik Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 18-06-2007, 22:18   #20
Ağaç Dostu
 
limon's Avatar
 
Giriş Tarihi: 14-03-2007
Şehir: istanbul
Mesajlar: 6,274
Galeri: 640
Sarıyer'de mezarlığın ilerisindeki Shell benzin istasyonunun girişinde ilk defa bu kadar büyüğünü gördüğüm ıhlamur ağacı çok bol çiçeklenmiş ve müthiş kokuyor. Yolunun üzerinde olanlar uğrayıp derin bir nefes alsınlar. Özellikle sabahları çok daha güzel koktuğunu söyledi çalışanlar. Benzin kokusunu bile bastırıyordu kokusu....

limon Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 29-06-2007, 23:58   #21
igk
Ağaçsever
 
igk's Avatar
 
Giriş Tarihi: 11-03-2007
Şehir: Lüleburgaz - Babaeski -İzmir - Ankara
Mesajlar: 40
Kimin fikriydi bilmiyorum ama Kırklareli'nin Babaeski ilçesinde, ana caddelerden biri boydan boya ıhlamur ağacı dikili. Halk mevsimi geldiğinde vahşi bir şekilde dallarını kopara kopara ıhlamur topluyor. Merdiven dayayıp nazikçe bu işi yapan pek az insan var.
Enfes, iç bayıltıcı kokusu bir yana gölgesi de mükemmel.
Ben şanslı biri olarak aldığım evin bahçesinde bir ıhlamur ağacına kondum. Boyu 2004 te 2 metre kadardı. Sene 2007, duvar üstüne çıksam da ancak ortalardaki dallara uzanabiliyorum.
Elbette, ıhlamuru toplarken dikene ve Allaha şükrediyorum. Sabahları canım istemediğinden, akşamüzerleri de sivrisinekler olduğundan, tam da arodopman'ın tarif ettiği gibi güneşte topladım ıhlamuru.
Geçtiğimiz yıllarda bir yere serer kuruturdum. Bu yıl ıhlamurları birkaç yastık kılıfına doldurdum, mandallarla çamaşır ipine astım. Gölgede, rüzgarla, tane bile dökmeden o kadar güzel kurudular ki.
Ihlamuru Gülriz Sururi'nin, zamanında tarif ettiği gibi, demlik ve çaydanlık kullanarak, aynen çay gibi demliyorum, servis esnasında alt suyunda ilave etmiyorum o kadar.
Servis yaparken şeker yerine bal koyuyorum tatlı isteyenlere. Arada sırada da kaynatma usulu ile hazırlıyorsam, elma - ayva kabuğu, karanfil, tarçın, kabuğu ile beraber limon da katıyorum. Hazır olunca termosa koyuyorum. İstediğimiz zaman içebiliyoruz.

Sagun beğendi.
igk Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 24-12-2007, 19:08   #22
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 22-12-2007
Şehir: izmir
Mesajlar: 1
ıhlamur ağacı hakkında

bahçeme 2001 yılında iki adet aşılı ıhlamur fidanı alıp dikmiştim 6 yıl geçmesine rağmen çiçek açmıyor, bu konuda bilgi almak isterim şimdiden teşekkür ederim

acaroglu Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 19-09-2008, 23:11   #23
Yeni Üye
 
ondersarigul's Avatar
 
Giriş Tarihi: 03-06-2008
Şehir: İzmir
Mesajlar: 2
İyi akşamlar 6 yıl önce diktiğim ıhlamur fidanlarının boyları 5-6 metre olmasına rağmen henüz çiçek açmadı.Daha bekleyecekmiyim.Cevaplarınız için teşekkürler.

ondersarigul Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 19-09-2008, 23:30   #24
Ağaç Dostu
 
Selahattin Yılmaz's Avatar
 
Giriş Tarihi: 16-05-2006
Şehir: Bursa
Mesajlar: 5,251
Galeri: 15
Ihlamur için 10 yaşına kadar çiçek açmasını bekleyin bazen daha erkende çiçek açabiliyor ama beklemelisiniz.

biomer beğendi.
Selahattin Yılmaz Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 23-10-2008, 19:47   #25
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 19-09-2008
Şehir: ERZURUM
Mesajlar: 9
merhaba arkadaşlar şu an diktiğim 2 metrelik ıhlamur ağacı 5 seneye iyi bir bakımla ortalama kaç metre olur.bilgilendirirseniz sevinirim.

ssempervines Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 21-04-2009, 16:04   #26
Yeni Üye
 
Kamil16's Avatar
 
Giriş Tarihi: 20-04-2009
Şehir: Yalova
Mesajlar: 8
Ihlamur, neden çiçek açmıyor...

7 yıldır bahçede çiçek açmasını dört gözle beklediğim Ihlamur Ağacı, 2 metre boylanmasına rağmen maalesef şimdiye kadar çiçek açmadı.

Etrafta yakın bahçelerde Ihlamur ağaçları var. Araştırdım, kimisi gençlik kısırlığı dedi, kimisi 7-8 yıl bekleyeceksin dedi, kimisi de bu erkek ıhlamur, çiçek açmaz diyor.

Fotoğrafını ekledim. Bu konuda bilgisi olan varsa görüşünü bekliyorum.

Eklenen Resimler
 
Kamil16 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 29-04-2009, 17:20   #27
Yeni Üye
 
Kara Kartal's Avatar
 
Giriş Tarihi: 04-07-2006
Şehir: İZMİT
Mesajlar: 21
Mahallemizdeki ıhlamurların köklerinden yeni ıhlamurlar çimlenmiş. Bunların bir kısmını söküp saksılara dikmek istiyorum. Mevsim olarak çok mu geç kaldım yoksa sökebilir miyim?

Kara Kartal Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 29-04-2009, 22:02   #28
Ağaç Dostu
 
Selahattin Yılmaz's Avatar
 
Giriş Tarihi: 16-05-2006
Şehir: Bursa
Mesajlar: 5,251
Galeri: 15
Ağaçlara su yürüdü maalesef artık biaz geç helede kök sürgünleri için.

Selahattin Yılmaz Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 30-04-2009, 13:38   #29
Yeni Üye
 
Kara Kartal's Avatar
 
Giriş Tarihi: 04-07-2006
Şehir: İZMİT
Mesajlar: 21
Teşekkür ederim. Ne yapalım artık önümüzdeki yıl daha erken davranacağım.

Kara Kartal Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 12-05-2009, 23:15   #30
Ağaçsever
 
Giriş Tarihi: 01-05-2007
Şehir: Ankara
Mesajlar: 54
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi Kamil16 Mesajı Göster
7 yıldır bahçede çiçek açmasını dört gözle beklediğim Ihlamur Ağacı, 2 metre boylanmasına rağmen maalesef şimdiye kadar çiçek açmadı.

Etrafta yakın bahçelerde Ihlamur ağaçları var. Araştırdım, kimisi gençlik kısırlığı dedi, kimisi 7-8 yıl bekleyeceksin dedi, kimisi de bu erkek ıhlamur, çiçek açmaz diyor.

Fotoğrafını ekledim. Bu konuda bilgisi olan varsa görüşünü bekliyorum.
merhaba Kamil16,

Aynı sorun benim bahcedede var. Yaklasık 5 yasını dolduran 2 ıhlamur agacım var.
Ancak ikiside cicek acmadı hic.
Bu seneyi merala bekliyorum
Su an yapraklar geliyor. Cicek ne zaman gelir **** olup olmadıgını nasıl anlarız

Yardımlar icin tum arkadaslara teskkur ederim

agachobim Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Cevapla

Konu Araçları
Mod Seç

Gönderme Kuralları
Yeni konu gönderemezsiniz
Konulara yanıt veremezsiniz
Ek dosya yükleyemezsiniz
Kendi gönderilerinizi düzenleyemezsiniz

BB code Açık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2. Şu an saat: 10:30.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Forum vBulletin Version 3.8.5 Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0
agaclar.net © 2004 - 2014