agaclar.net

Geri Dön   agaclar.net > Hastalık ve Zararlılar > Genel bitki koruma
(https)




Reklam


Beğeni Düzeni13Beğeniler
  • 1 Gönderen Ekrem Uslu
  • 2 Gönderen Güzin Çakar
  • 1 Gönderen zbk74
  • 1 Gönderen Güzin Çakar
  • 1 Gönderen Temirhan
  • 1 Gönderen Ekrem Uslu
  • 2 Gönderen falcon00
  • 1 Gönderen Temirhan
  • 1 Gönderen gossip
  • 2 Gönderen Muda

Cevapla
 
Bookmark and Share Dış Bağlantılar Konu Araçları Mod Seç
Eski 05-06-2012, 21:53   #1
Yeni Üye
 
Temirhan's Avatar
 
Giriş Tarihi: 10-01-2007
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 10
Tüm bitkilerimde yaprak sararması problemi

Merhabalar,
Öncelikle konuyu yanlış bir bölümde açtıysam özür dilerim. Ancak problemi terasımda yetiştirdiğim hem süs bitkileri, hem sebze fideleri hem de turunçgillerde yaşadığım için tam olarak nerede açmam gerektiğine emin olamadım.

Yaklaşık 1-2 ay önce terasımda yetiştirdiğim bitkilerin yapraklarında sararmalar başladı. Yeni çıkan yapraklar açık yeşilimsi sarı renkte çıkıyorlardı. Özellikle gülibrişim fidemin yeni çıkan yaprakları sarıya dönüp kurumaya başladı. Aynı problemi asmamda yaşamaya başladım. Yapraklar açık sarı renge döndüler. Yaklaşık 1,5 ay önce diktiğim tere, maydanoz, semizotu tohumları filizlendiler ancak belirli bir süre 2-3 cm boyda kaldıktan sonra onlarda sarardılar.
1-2 yaşlarındaki çekirdekten yetiştirdiğim turunçgillerde benzer problemle karşılaştım. Mart sonuna doğru hızlı bir şekilde yaprak veren turunçgillerde gelişim aniden durdu. Onlarda yaprak sararmaları kenarlarda başladı ve ek olarak kırmızı örümcek tespit ettim ve suda eriyen kükürtü sprey şeklinde uyguladım. Bu uygulamayı takiben yaklaşık 45 cm uzunluğunda olan bir tanesinde yapraklar kenardan kurumaya başladı.

Toparlayacak olursam hemen hemen çoğu bitkimde bu problemi yaşadım diyebilirim.

Hemen hemen çoğunun topraklarını geçtiğimiz 1-2 ay süresince kademeli olarak değiştirdim, bir kısmı zaten yeni dikildi. Toprak harcı olarak, çoğunluğunda değişen oranlarda hazır çiçek toprağı, bahçe toprağı, cocopeat ve iri pomza bazılarında da pomza yerine hidroton kullandım. Tüm saksılara az miktarda granül leonardit ekledim.

Cocopeat'in yıkanmış olduğu söylendiği için sulandırdıktan sonra yıkamadım. Tuzluluk için bir yakınım toprağa HCl damlatıp kabarma olup olmadığını kontrol etmem gerektiğini söylemişti, denedim hiçbir reaksiyon izlemedim.

Sulama için ilk önce direk musluk suyu kullanıyordum ancak özellikle bazı toprakların üzerinde beyaz bir tabaka oluşması sonucunda suyu dinlendirerk vermeye başladım. Problemin devam etmesi üzerine bugün akvaryumlarda GH ölçümü için kullanılan kitlerden aldım ve sonuç şaşırtıcı bir şekilde dinlendirdiğim suda 6 dGH, direk çeşmeden aldığım örnekte ise 7 dGH çıktı.

Problemim ve gelişimi bu şekilde, şu anda fotoğraf çekme şansım malesef yok ilk fırsatta fotoğrafta ekleyeceğim.

Konuyla ilgili değerli fikirleriniz için şimdiden çok teşekkür ederim.

 
Temirhan Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 05-06-2012, 22:13   #2
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 23-11-2011
Şehir: adana
Mesajlar: 228
Muhtemelen azot ve/veya demir eksikliği.

Temirhan beğendi.
Ekrem Uslu Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 05-06-2012, 23:12   #3
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 12-02-2011
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 621
Konunun uzmanlarından yanıt gelene kadar kendi bildiklerimi aktarmak istedim. Azot eksikliği önce yaşlı yapraklarda genel sararma olarak ortaya çıkar. Demir eksikliği genç yapraklarda ortaya çıkar ve yaprak damarları sararmaz yeşil kalır. Sararan yapraklarınızın damarlarına bakarak cevabı siz bulacaksınız.

Anlatılanlar bana demir eksikliğini düşündürdü.Su sertliği için verdiğiniz birimi bilmiyorum. Büyük olasılıkla suyunuz çok sert, kireçli. Bu da bitkilerinizin topraktan demir alımını engelliyor.

Bir an önce kırmızı örümceklerden kurtulmanız ve Demir takviyesi yapmanız gerektiğini sanıyorum. Dinlendirmiş olduğunuz suyun ölçümü 6, musluk suyu 7 birim çıktığına göre olumsuzluğun azaldığını düşünürsem, dinlendirme süresini artırarak sulama sorununuzu çözebilirmisiniz bilmiyorum. Ama bir şekilde bu sorunun da mutlaka çözülmesi gerekir. İlgili sayfalarda arama yaparsanız daha doyurucu bilgiler bulabilirsiniz.

Temirhan ve falcon00 beğendi.
Güzin Çakar Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 06-06-2012, 00:34   #4
Ağaçsever
 
zbk74's Avatar
 
Giriş Tarihi: 21-05-2009
Şehir: BARTIN
Mesajlar: 78
sayın temirhan ın dediği gibi benim de bu sene ektiğim tohumlardan büyüyen fidelerin çoğu büyürken sarardı.damlama sulama kullanıyorum.kireç damlama hortumlarının çoğu deliklerini kapatmış ki siz düşünün..peki demir eksikliği için ne kullanmayı önerirsiniz?fakat sebze fidelerine herhangi bir zararı olmadı!

Temirhan beğendi.
zbk74 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 06-06-2012, 07:09   #5
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 12-02-2011
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 621
Sayın zbk74
Problemi anlamak için, sararmanın hangi yapraklarda olduğuna ya da nereden başladığına dikkat etmek gerekiyor.Demir eksikliği için forumun ilgili sayfalarında, yanlış hatırlamıyorsam Demir sülfat=Kara Boya öneriliyordu.

Temirhan beğendi.
Güzin Çakar Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 10-06-2012, 15:55   #6
Yeni Üye
 
Temirhan's Avatar
 
Giriş Tarihi: 10-01-2007
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 10
Tüm yanıtlar için teşekkür ederim. Bugün ancak yaprakları tekrar inceleme şansı yakaladım. Bitkilerime gübre ve demir takviyesi yapacağım. Elimde daha önce yapı marketten aldığım kimyasal gübre ve akc'nin toz organik gübresi var. Sizce organik gübreyi bu mevsimde saksıya sonradan eklemenin bir sakıncası olurmu?

selis beğendi.
Temirhan Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 10-06-2012, 16:15   #7
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 23-11-2011
Şehir: adana
Mesajlar: 228
Sakıncası yok.

Temirhan beğendi.
Ekrem Uslu Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 15-06-2012, 08:46   #8
Ağaç Dostu
 
falcon00's Avatar
 
Giriş Tarihi: 30-01-2010
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 147
Demir sülfat yani diğer adı saçi kibrisi (halk arasında saçı kırmızı diye geçer)
Bunu ben istanbulda eminönündeki kimyacılardan kg 3 tl den aldım.
Kulanırsanız sulandırarak, köke (dallardaki yaprakları takip ederek) taç iz düşümünü takip ederek kulanınız.

falcon00 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 23-06-2012, 09:25   #9
Yeni Üye
 
Temirhan's Avatar
 
Giriş Tarihi: 10-01-2007
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 10
Tüm yorumlar için teşekkür ederim. Hafta arası yoğunluktan maalesef çok vakit ayıramıyorum. Dolayısıyla konuya ancak yanıt verebildim.
Geçtiğimiz hafta sonu toz organik gübre ekledim saksılara. Bir kısmına da daha önce yapı marketten almış olduğum bir gübreden ekledim. Hemen etki eder mi bilmiyorum ancak asmam ve 2 turunçgilim yeni yapraklar vermeye başladılar.
Eminönüne gitme şansım bu hafta için yok, dolayısyla bizim buralarda saçı kibrisi arayacağım bugün. Sanırım bizim durumumuzdakiler için sürekli el altında bulunmasında fayda var.

Güzin Çakar beğendi.
Temirhan Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 19-03-2014, 20:35   #10
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 08-03-2014
Şehir: istanbul
Mesajlar: 3
Aynı sorunu bende yaşamaya başladım. Torf da çimlendirdiğim salatalık ve domatesleri topraksız olarak perlikle durgun su kültüründe yetiştirmeye çalişiyorum. Büyümede hiç bir sıkıntı yok. Bu açık yeşil yaprakalar 2 günde çıktı ama bu renk değişimi dikkatimi çekince resimli olarak fikrinizi almak istedim






Soner Sağ Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 19-03-2014, 21:36   #11
Ağaç Dostu
 
gossip's Avatar
 
Giriş Tarihi: 19-12-2010
Şehir: izmir
Mesajlar: 122
fazla nemden havasız kalmışlar gibi gözüküyor.

Soner Sağ beğendi.
gossip Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 19-03-2014, 22:22   #12
Ağaç Dostu
 
Muda's Avatar
 
Giriş Tarihi: 12-02-2013
Şehir: Afyonkarahisar
Mesajlar: 2,854
Galeri: 8
Benim bildiğim kadarı ile yapraklardaki sararma demir eksikliğinden kaynaklanıyor. Arkadaşlarımız yapılması gerekenleri önermişler.

Soner Sağ ve eneskrky beğendi.
Muda Çevrimiçi   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 19-03-2014, 23:20   #13
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 08-03-2014
Şehir: istanbul
Mesajlar: 3
Teşekkürler arkadaşlar aşağıdaki linkde de aynı şekilde tavsiyelerde bulunmuşlar. Aynı zamanda kabinin kapagını açtım ve örnek bir fideyi yanmiş gübre eklediğim toprağa aldım.
izleyeceğim.

Hyar Yetitirilicilii - Delta Tarm Kimyasallar San. ve Tic. A..

Soner Sağ Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 12-10-2015, 21:22   #14
Ağaç Dostu
 
sinbas's Avatar
 
Giriş Tarihi: 11-07-2012
Şehir: BURDUR
Mesajlar: 1,285
Bitkilerde demir sarılığı

Bitkilerde demir sarılığı

Kurak ve yarı kurak iklim bölgelerinin kireçli ve alkalin reaksiyonlu topraklarında yetiştirilen bitkilerde, demir eksikliğinin neden olduğu sarılık belirtileri sıklıkla görülmektedir. Tarım topraklarının toplam demir içeriklerinin genellikle yeterli olmasına rağmen, topraktaki kimi faktörler tarafından yarayışlılığının sınırlandırılması nedeniyle bitkilerde mutlak değil, fizyolojik demir noksanlığı ortaya çıkmaktadır. Sarılığın görülmesinin temel nedenlerinden biri de toprakların kireç (CaCO3) içerikleridir. Dünya üzerindeki toprakların yaklaşık % 30' unun kireçli olduğu (Chen ve Barak, 1982) dikkate alındığında, demir sarılığının üretim üzerindeki etkisinin büyüklüğü anlaşılmaktadır. Sarılık sınırlı bitki türünde etkili olmayıp, çok sayıda tarla ve bahçe bitkisinde görülmektedir.
Türkiye'nin de, kurak ve yarı kurak iklim özelliklerine sahip olmasının önemli bir sonucu olarak, toprakların yaklaşık % 78'inin kireç içeriği % 1, yaklaşık % 85'inin pH'sı ise 7.0'nin üzerindedir (Eyüpoğlu ve Kurucu, 1997). Bununla birlikte, topraklarda demirin yarayışlılığını artıran ve doğal şelat bileşikleri olarak işlevi olan organik maddenin Türkiye topraklarındaki içeriği düşüktür. Bu durum, sıcak ve kurak iklim şartları nedeniyle organik madde birikiminin çok az olmasından meydana gelmektedir. Sarılığın ortaya çıkışında önemli etkiye sahip olan bu faktörlerin bulunuşu nedeniyle çok sayıda bitki türünde demir sarılığı görülmekte, ürün miktarı ve kalitesinde önemli düşüşler meydana gelmektedir.
Dünya'da ve Türkiye'de yetiştirilen bitkilerde görülen sarılığın giderilmesi amacıyla yapılan çalışmalarda, çok sayıda bileşik ve yöntem denenmiştir. Bu çalışmalarda araştırılan uygulamaların pek çoğunun etkin olmadığı, bazılarının kısmen, bazılarının ise tam etkili olduğu belirlenmiştir. Toprak ve bitki ilişkileri yönüyle incelendiğinde bitkilerin demir beslenmesi oldukça geniş bir konudur. Bu nedenle, bu makalede demir sarılığının giderilmesi ile ilgili günümüze kadar yapılan çalışmaların sonuçlarının kısaca değer-lendirilmesi amaçlanmıştır. Demir Yarayışlılığını Etkileyen Faktörler

Bitkiler tarafından topraktan uzaklaştırılan demir miktarı düşüktür. Toprakların toplam demir içerikleri ise bitkilerin demir ile beslenme durumlarının belirlenmesinde yeterli değildir. Demir eksikliği çoğunlukla toprakta veya bitkilerde demirin düşük yarayışlığının bir sonucu olarak ortaya çıkmaktadır. Demir sarılığının önlenmesi ve giderilmesi öncelikli olarak bu faktörlerin etki mekanizmalarının bilinmesine bağlıdır. Bu faktörler Tablo-1' de sunulmuştur.
Tablo 1'in izlenmesinden de görüleceği üzere, toprak ve bitkide gelişen çok sayıda özellik ve genellikle bu özelliklerin etkinliklerinin bileşimi bitkilerde demir sarılığına neden olabilmektedir. Bu bilgilere göre, demir sarılığının giderilmesi amacıyla yapılacak çalışmalara temel oluşturması için yukarıda belirtilen özelliklerin birlikte değerlendirilmesinin gerekli olduğu düşünülmektedir.

amacıyla yapılacak çalışmalara temel oluşturması için yukarıda belirtilen özelliklerin birlikte değerlendirilmesinin gerekli olduğu düşünülmektedir.
Demir Sarılığının Önlenmesi ve Giderilme-sinde Bazı Uygulamalar

1- Sentetik Şelatlar
Demir içeren çeşitli şelat bileşikleri bulunmaktadır. Bunlar arasında yaygın olarak kullanılanlardan, EDTA (Etilendiamintetraasetik asit) ve DTPA'nın (Dietilentriaminpentaasetik asit) kararlılık katsayılarının düşük olması nedeniyle yapraktan uygulamalar için uygundurlar. EDDHA (Etilendiamindi-o-hidroksifenilasetik asit), EDDHMA arının daha yüksek olmaları nedeniyle toprak uygulamalarında etkilidirler. Kireçli ve alkalin reaksiyonlu topraklara uygulanacak şelatların etkili olabilmesi için kararlılık katsayılarının yüksek olması gerekmektedir.


(Etilendiamindi-o-hidroksi-p-methilfenilasetik asit) ve EDDHSA (Etilendi-o-hidroksi-p-sülfoksifenilasetik asit) kararlılık katsayılarının daha yüksek olmaları nedeniyle toprak uygulamalarında etkilidirler. Kireçli ve alkalin reaksiyonlu topraklara uygulanacak şelatların etkili olabilmesi için kararlılık katsayılarının yüksek olması gerekmektedir.
Kolay çözünür olmaları ve demirin çökmesini önlemeleri nedeniyle şelatlar ile topraklara uygulanan demir, yağış ve sulamalardan sonra kök bölgesinden yıkanırlar. Bununla birlikte sentetik organik bileşikler olan şelatlar mikrobiyolojik olarak da ayrıştırılabilmektedir. Bu nedenlerle, topraktan uygulanan şelatların sonraki yıllarda etkinliği görülememekte, sarılığın giderilmesi amacıyla şelatların her yıl uygulanması gerekebilmektedir.
Topraklarda su birikimi ve toprak sıcaklığının düşmesine bağlı olarak ilkbaharda uygulanan şelatlar etkin olamamaktadır. Bu gibi durumlarda şelatların yapraktan uygulanması olanaklıdır. Şelatların yapraktan uygulanması, toprak uygulamalarına alternatiftir ve belirli fenolojik devrelerde yaprakların demir içeriklerini artırmak için uygulanmaktadır. Demirin floemdeki (soymuk borusu) hareketliliğinin oldukça düşük dilmelidir. Demir şelatları sarılık durumunu gidermek için değil önlemek için daha etkilidir. Çünkü, Fe+3'ün indirgenmesi için şartların uygun olmamasının bir sonucu olarak demir hücre zarını güçlükle geçebilmektedir. olması nedeniyle, gelişmekte olan yaprakların demir ihtiyaçlarını karşılamak için aktif sürgün döneminde yaprak uygulamaları tekrar edilmelidir. Demir şelatları sarılık durumunu gidermek için değil önlemek için daha etkilidir. Çünkü, Fe+3'ün indirgenmesi için şartların uygun olmamasının bir sonucu olarak demir hücre zarını güçlükle geçebilmektedir.
Tek uygulamadan sonraki kısa dönemde bitkilerin demir alımlarının artırılması, sarılığın tam olarak giderilmesini garanti edememektedir. Uygulanacak miktarın kısımlar halinde köklerin geliştiği bölgeye ve olanaklar uygunsa damla sulama veya mikro sprinkler yöntemleriyle verilmesi bitkinin demir ihtiyacını karşılayacak ve sarılık durumunu giderecektir. Bu uygulama şekli ile uygulanacak şelat miktarı azalacağı gibi gelişme döneminde bitkinin ihtiyacına göre uygulanacak miktarlarda değişiklik yapılabilmesi olanaklı hale gelecektir.

2- Demir İçeren Diğer Bileşikler
Sentetik şelatlar piyasaya çıkmadan önce toprağa veya bitkiye (yaprak veya gövdeden) Ferrossülfat uygulanması sarılığın giderilmesi amacıyla yapılan başlıca tedavi yöntemiydi. Ucuz olması nedeniyle bugün hâlâ gelişmekte olan ülkelerin üreticileri tarafından sarılığın giderilmesi amacıyla kullanılmaktadır. Kireçli topraklara ferrossülfatın yalnız uygulanması durumunda, Fe+2 hızlı bir şekilde okside olur ve çözünemez hidroksitlerine dönüşür ve yetiştiricilik için hiç bir yararı olmaz.

gelişmekte olan ülkelerin üreticileri tarafından sarılığın giderilmesi amacıyla kullanılmaktadır. Kireçli topraklara ferrossülfatın yalnız uygulanması durumunda, Fe+2 hızlı bir şekilde okside olur ve çözünemez hidroksitlerine dönüşür ve yetiştiricilik için hiç bir yararı olmaz.
Topraktan uygulanan demir sülfata kimi organik madde (kompost, turba, bitki artıkları vb.) karıştırılarak etkinliği artırılabilir. Bitkinin üst aksamına uygulanan demir sülfat, ucuz ve şelatlara alternatif bir uygulama olmak üzere sarılığın giderilmesinde oldukça etkilidir.
Sentetik demir(II)-fosfat (Fe3(PO4)2.8H2O), mineral Vivianite benzer olup armut ve zeytinde sarılığın giderilmesinde ümit veren sonuçlar vermiştir. Sentetik şelatlar ile karşılaştırıldığında vivianitin topraktan uygulanması yeterince etkili bulunmazken, bakiye etkisi daha fazla bulunmuştur. Vivianitin ucuz olması ve ferrossülfat ile diamonyum veya monoamonyum fosfatın karıştırılmasıyla kolaylıkla hazırlanması üstün taraflarıdır.
Kan unu, Hemoglobin molekülünün Hem grubu ile şelatlanmış halde 2030 gr. Fe kg-1 içeren doğal bir demir kaynağıdır. Kan unu, endüstriyel kuruluşların kesim ünitelerinin yan ürünü olup bitkiler için etkili bir demir kaynağıdır. Tarla koşullarında yapılan çalışmalarda kan ununun, armutta sarılık belirtilerini hafiflettiği belirlenmiştir. Kan unu ayrıca organik tarımın başta gelen gübrelerindendir ve sadece demir değil aynı zamanda adeta yavaş yarayışlı azotlu gübre özelliğindedir.
Demir tuzlarının (Fe+2 sülfat ve Fe amonyum sülfat) çözelti formunda ksilem (bitki gövdesindeki odun borusu) iletim demetlerine enjeksiyonu ile elma, armut, şeftali, kivi, zeytin gibi pek çok meyve ağacında sarılık belirtileri hafifletilmektedir. Hızlı yeşillenme sağlaması ve uzun süreli (23 yıl) etkili olmasına rağmen bu teknik, sarılığın acil olarak giderilmesi gereken durumlarda ve dikim mesafesi geniş olan bitkiler için uygundur. Bu uygulamadaki temel güçlük, demir konsantrasyonu ve enjeksiyonu için uygun zaman belirlenemediğinde yapraklara zehir tehlikesinin bulunmasıdır. Bununla birlikte enjeksiyon yapılan bölgeden potojenlerin ağaçlara yayılması sakıncası da bulunmaktadır. Her ne kadar fazla iş gücüne gereksinim göstersede bazı bitki türlerinde tek yıllık uygulamalar ile bu yöntem etkili olabilmektedir. uygulamalar ile bu yöntem etkili olabilmektedir.
3- Organik Madde
Toprakların organik madde içeriklerinin artırılması demir sarılığı olasılığını da azaltmaktadır. Organik maddenin sarılık üzerindeki olumlu etkisi, humik ve fulvik bileşikleriyle şelat oluşturmasından değil, toprak mikrobiyel aktivitesini artırmasıdır. Gübrelenmiş topraklar bakteriler için iyi bir ortam olup, bu sayede kararlı demir sideroforlar (bir çeşit kök salgısı) oluşturulmaktadır. Aynı zamanda organik madde toprakların havalanmasını düzenlemekte ve alkalin koşullarda ferrihidritlerin tekrar kristalizasyonu ile kristal oksitlerin oluşumu engellenebilmektedir. Topraklara uygulanan hayvan gübresi, kompost, turba vb. toprakta çözünemez demirin çözünürlüğünü artırırken, demir tuzları topraklara uygulanmadan bu organik madde ile inkübe edildiğinde, uygulamanın etkinliği artırılmaktadır.
4- Toprak ve Rizosfer pH'sının Düzenlenmesi
Sarılığın giderilmesi amacıyla, tüm kök bölgesinin pH'sının düşürülmesi uygulamada olanaklı değildir. Ancak, asit etkili maddelerin ilavesiyle uygulama bölgelerinde toprakların nötralizasyonunu sağlamak olanaklıdır. Kireçli topraklarda uzun süreli bir pH düşüşünü konsantre asitler uygulayarak sağlamaya çalışmak, toprakta tuzluluk sorunu meydana getireceği için önerilmemektedir. Bununla birlikte, etkinliği henüz kanıtlanmamış olmasına rağmen kuvvetli asitlerin damla sulama ile bölgesel uygulanmaları Akdeniz ülkelerindeki kimi meyve plantasyonlarında sarılığın giderilmesinde şartlara bağlı olarak etkili olmuştur.
Kök bölgesindeki kireçli toprağın alınarak yerine asit özellikte turbanın konulmasıyla düşük rizosfer ve apoplast pH'sı sağlanmakta ve sarılık üzerinde olumlu etkiler görülmektedir. Önemli miktarda toprağın değiştirilmesi durumunda köklerin adoptasyon güçlüğü nedeniyle bu işlemin bahçe tesisinden önce yapılması önerilir.
Diğer taraftan potasyumlu gübrelemenin demir alınımı üzerine yararlı etkisinin olduğu bildirilmektedir. Rizosfer pH'sını azotlu gübreler ile düşürmek, sürekli amonyum ve nitrifikasyon inhibitörü uygulayarak olanaklıdır. Ancak, uygulama amonyak zehirlenmesine ve gaz halinde amonyak kaybına neden olabilir.

5- Yaprak Uygulamaları
Çok sayıda Fe kaynağının topraktan uygulanmasının etkili olmaması nedeniyle, yapraktan pulverize halde demirli bileşikler sarılığın giderilmesi amacıyla yaygın bir şekilde kullanılmaktadır. Yapraktan FeSO4 ve Fe(NO3)2 uygulanması sarılıklı durumun giderilmesinde sentetik şelat bileşiklerinden daha etkilidir. Lignosulfonatların sarılığın tek yıl için giderilmesinde etkin fakat Ferriksitrat + NH4NO3 ve FeDTPA ise kısmen etkilidir.
Sarılıklı yapraklarda aktif halde bulunmayan demir birikiminin olması nedeniyle,

demir içeren çözeltiler uygulamaksızın sadece mevcut demiri aktif hale geçirmek amacıyla asit çözeltiler uygulanmasıyla sarı yapraklar yeşillenebilmektedir. Bu amaçla, sitrik asit ve sülfürik asit uygulanmasının olumlu etkileri görülebilir.
6- Tohum Uygulamaları
Tohumdan demir içeren bileşiklerin uygulanmasının sarılık üzerindeki etkisini bildiren yeterli çalışma bulunmamaktadır. Bununla birlikte, demirli bileşiklerin tohumdan uygulanmasının hassas çeşitlerde değil, sarılığa dayanıklı çeşitlerde etkili olduğu görülmektedir. Bu nedenle tohumdan demirli bileşiklerin dayanıklı çeşitlere uygulanması daha uygun olacaktır.

7- Genetik Kontrol
Günümüzde demir sarığının önlenmesi için izlenmesi gereken en uygun yöntem olarak demiri etkin değerlendiren çeşit ve anaçların kullanılması görülmektedir. Klasik bitki ıslah çalışmaları ile sorgum ve soya fasulyesi gibi bazı bitki türlerinin sarılığa dayanıklı çeşitleri geliştirilmiştir. Sarılıktan çok etkilenen meyve ağaçları için kireçli ve alkalin reaksiyonlu toprak koşullarına dayanıklı anaçlar belirlenmiş olmasına rağmen, bu anaçlardan büyüyen sürgünlerin aşırı gelişmeleri ve buna bağlı olarak meyve verimlerinin azalması bu anaçların kullanımlarını sınırlandırmaktadır.

Sonuç
Sarılığın giderilmesi veya önlenmesi için demir şelatların uygulanması, ekonomik maliyeti ve çevreye olan etkileri değerlendirildiğinde sürekli kullanımını olanaksızlaştırmaktadır. Genetik ve yetiştiricilik sistemlerinde sağlanacak gelişmeler ile sorunun doğal ortamı içerisinde giderilmesi en etkili yöntem olarak görülmektedir. Demir sarılığının ortaya çıkış olasılığının belirlenmesi ve buna bağlı olarak yapılacak değerlendirmeler için toprak analizlerine gereken önem verilmelidir. Sarılığın giderilmesindeki etkisinin sürekli olmamasına rağmen, etkinliğinin yüksek olmasından ötürü yapraktan inorganik demir tuzlarının ve kimi asit çözeltilerinin uygulanmasına devam edilebilir. Bitki türlerine göre uygulanacak bileşiklerin, dozlarının, uygulama zaman ve yöntemlerinin seçiminde teknik kuruluşların önerilerine müracaat edilmelidir. Bunların yanında, entegre ve organik üretim teknikleri içinde sarılığın giderilmesi amacıyla kalıcı çözümleri hedefleyen çalışmaların sürdürülmesi büyük önem taşımaktadır.

olmamasına rağmen, etkinliğinin yüksek olmasından ötürü yapraktan inorganik demir tuzlarının ve kimi asit çözeltilerinin uygulanmasına devam edilebilir. Bitki türlerine göre uygulanacak bileşiklerin, dozlarının, uygulama zaman ve yöntemlerinin seçiminde teknik kuruluşların önerilerine müracaat edilmelidir. Bunların yanında, entegre ve organik üretim teknikleri içinde sarılığın giderilmesi amacıyla kalıcı çözümleri hedefleyen çalışmaların sürdürülmesi büyük önem taşımaktadır.

Doç. Dr. Haluk Başar
Uludağ Üni. Zir. Fak. Toprak Böl.
bhaluk@uludag.edu.tr

Kaynaklar

- Chen,Y., P.Barak. 1982. Iron nutrition of plants in calcareous soils. Adv. Agron. 35: 217 240.
- Eyüpoğlu,F. ,N.Kurucu.1997. Plant available trace iron, zinc, manganese and copper in Turkish soils.
- Ed. J. Ryan. Accomplishments and Future Challenges in Dryland Soil Fertility Research in the Medditerranean Area. ICARDA book, 191-196.
- Tagliavini,M. ,A.D.Rombolà.2001. Iron defici-ency and chlorosis in orchard and vineyard ecosystems. European Journal of Agronomy. 15: 71 92.

sinbas Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Cevapla

Konu Araçları
Mod Seç

Gönderme Kuralları
Yeni konu gönderemezsiniz
Konulara yanıt veremezsiniz
Ek dosya yükleyemezsiniz
Kendi gönderilerinizi düzenleyemezsiniz

BB code Açık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2. Şu an saat: 06:26.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Forum vBulletin Version 3.8.5 Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0
agaclar.net © 2004 - 2018