agaclar.net

Geri Dön   agaclar.net > Doğaya ve Yaşamınıza Sahip Çıkın > Daha İyi Bir Yaşam İçin > Fuar, Toplantı, Eğitim, Kampanya, Yarışma
(https)




Reklam


Cevapla
 
Bookmark and Share Dış Bağlantılar Konu Araçları Mod Seç
Eski 26-01-2010, 14:42   #1
Ağaç Dostu
 
ayferaksit's Avatar
 
Giriş Tarihi: 05-03-2009
Şehir: malatya
Mesajlar: 298
Galeri: 15
“Genetik Yapısı Değiştirilmiş Organizmalar” Semineri İstanbul Ticaret Odası

İSTANBUL TİCARET ODASI “GENETİK YAPISI DEĞİŞTİRİLMİŞ ORGANİZMALAR” SEMİNERİ

KONU VE İÇERİK : Genetik Yapısı Değiştirilmiş Organizmalar (GDO)

YER : İSTANBUL TİCARET ODASI, MECLİS SALONU

TARİH /SAAT: 3 Şubat 2010 Çarşamba günü
13:30 - 17:30

OTURUM BAŞKANI Prof.Dr. Dilek Boyacıoğlu
(İTÜ Gıda Muhendisliği Bölümü Öğretim Üyesi)

KONUŞMACILAR

* Prof.Dr. Dilek Boyacıoğlu
(İTÜ Gıda Muhendisliği Bölümü Öğretim Üyesi)

* Prof.Dr. Joachim Schiemann
(Julius Kühn Enstitüsü, Ekilmiş Bitkiler Federal Araştırma Merkezi, GDO Biyogüvenlik Enstitüsü Başkanı)

* Prof. Dr. Selim Çetiner
(Sabancı Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi)

* Prof.Dr. Ali Esat Karakaya
(Gazi Üniversitesi, Eczacılık Fakültesi Öğretim Üyesi)

* Prof.Dr. Sirpa Karenlampi
(Doğu Finlandiya Üniversitesi Bioteknoloji Bölümü Öğretim Üyesi)

* Prof.Dr. Necmettin Ceylan
(Ankara Üniversitesi, Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi)


Katılım ücretsizdir. Ancak kayıt için aşağıdaki formun (212) 520 17 95 no.lu faksa veya aşağıda belirtilen e-posta adresine gönderilmesi gerekmektedir.



BİLGİ İÇİN

Esin Halkçı
Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Şubesi
Tel : (212) 455 62 89
Faks: (212) 520 17 95
e-posta : esin.halkci@ito.org.tr

------------------------------------------------------------------------------------------------


İSTANBUL TİCARET ODASI

“Genetik Yapısı Değiştirilmiş Organizmalar” Semineri
Katılım Formu

Katılımcının Adı-Soyadı :
Temsil Ettiği Firma veya Kuruluş :
Telefon-Faks-E-posta :

 
ayferaksit Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 10-02-2010, 00:22   #2
Ağaç Dostu
 
gece's Avatar
 
Giriş Tarihi: 22-02-2007
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 1,662
Galeri: 32
Seminer Sonrası Yorumlar-1

"GDO’YA FARKLI YAKLAŞIM

TUĞBA BOZKURT


Başbakan Başmüşaviri Dr. Yıldırım M. Ramazanoğlu, GDO tartışmalarına Kuran’daki ayetlerle katıldı. Ramazanoğlu, İTO’nun konuyla ilgili seminerinde GDO’yu ‘tür ıslahının modern hali’ olarak tanımladı.

Soya fasulyesiyle adını duyurup, meyve suyu, çikolata ve bebek maması gibi ürünlere de giren GDO’lu (genetik yapısı değiştirilmiş organizmalar) ürünlerle ilgili tartışmalara bir yenisi eklendi.

İstanbul Ticaret Odası’nın (İTO) düzenlediği Genetik Yapısı Değiştirilmiş Organizmalar Semineri’nde konuşan Başbakan Başmüşaviri Dr. Yıldırım M. Ramazanoğlu, GDO’ların üretimi konusuyla ilgili olarak Kuran-ı Kerim’de 100’e yakın ayetin bulunduğunu söyledi.

Bakara, Nisa, Vâki’a gibi surelerden alınan 19 ayetin GDO’lu ürünlerin ne kadar yanlış anlaşılmaya müsait olduğunu gösterdiğini, bu ayetlerin hem GDO karşıtları hem de taraftarları tarafından kullanıldığını belirten Ramazanoğlu, GDO’lu ürünlere olan olumsuz tepkinin doğru olmadığını öne sürdü. GDO’yu dünyanın kurulmasından itibaren “doğanın kendi başına yaptığı tür ıslahı işleminin modernleşmiş hali” olarak tanımlayan Ramazanoğlu, toplumda bir kafa karışıklığı oluştuğunu bilim adamlarının ise konuya çok daha hassas yaklaşmaları gerektiğini kaydetti.

‘Önemli olan denetim’
GDO’ya ilişkin Müslüman, Musevi ve Hristiyan 3 bilim adamının yaptığı ortak bir bilimsel çalışmaya atıfta bulunan Ramazanoğlu, lehte ve aleyhte görüşlerin, örnek verdiği 19 ayette olduğu gibi ortak bir noktada buluşabildiğine işaret ettiği konuşmasını şu sözlerle sürdürdü:

“GDO, dünyanın kurulmasından itibaren ‘doğanın kendi başına yaptığı tür ıslahı işleminin modernleşmiş hali’. Doğada zaten gen değişimi ve tozlaşma yoluyla mevcut. Böylelikle kendi içinde doğal melez türler ortaya çıkabiliyor. Bugün tartışılan GDO’lar ise bu tür ıslahı işleminin modernleşmiş şekli. Genetik metaryellerin insan, hayvan, bitki ve mikroorganizmalarda değiştirilmesini sağlayarak insanlığın sonunu getirebilecek hastalıkların da önüne geçebiliyor. Önemli olan bu teknolojiyle yapılan üretimin sıkı denetim altına alınması.”



RAMAZANOĞLU’NUN ÖRNEK VERDİĞİ AYETLER
Mâide Suresi
88- Allah’ın size rızık olarak verdiklerinden helal, iyi ve temiz olarak yiyin ve kendisine inanmakta olduğunuz Allah’a karşı gelmekten sakının.

Vâki’a Suresi
28, 29, 30, 31, 32, 33, 34- (Onlar) dikensiz sedir ağaçları ve meyveleri küme küme dizili muz ağaçları altında yayılmış sürekli bir gölgede, çağlayan su başında, tükenmeyen ve yasaklanmayan çok çeşitli meyveler içinde ve yüksek döşekler üzerindedirler.

En’am Suresi
4- O gökten su indirendir. İşte biz onunla her türlü bitkiyi çıkarıp onlardan yeşillik meydana getirir ve o yeşil bitkilerden, üst üste binmiş taneler, -hurma ağacının tomurcuğunda da aşağıya sarkmış salkımlar- üzüm bahçeleri, zeytin ve nar çıkarırız: (Her biri) birbirine benzer ve birbirinden farklı. Bunların meyvesine, bir meyve verdiği zaman, bir de olgunlaştığı zaman bakın. Şüphesiz bunda inanan bir topluluk için (Allah’ın varlığını gösteren) deliller vardır.



GDO tasarısında hâlâ bir uzlaşı yok
TBMM alt komisyonuna sevkedilen Biyogüvenlik Yasa Tasarısı meslek ve sektör kuruluşlarını karşı karşıya getirirken tohumcular ve yem sanayicileri tarafından da eleştiri oklarına tutuluyor.
Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nın yaptığı GDO yönetmeliği değişikliği geçen ay yürürlüğe girerek, AB kriterlerine uygun olmak şartıyla 26 Ekim 2009’dan önce kontrol belgesi alınan ürünlerin 1 Mart 2010’a kadar ithalatında izin verilmişti.
Tasarı, GDO’larla ilgili araştırma, geliştirme, işleme, piyasaya sürme, ithalat, ihracat, depolama ve saklama gibi faaliyetleri kapsıyor. Veteriner ile beşeri tıbbı ve kozmetik ürünler kapsam dışında bulunuyor.



İTO’da GDO mesaisi yapılıyor
Seminerin açılış konuşmasını yapan İTO Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Hasan Demir, GDO haberlerinin toplumda kafa karışıklığı yarattığının altını çizerek bilim adamlarının toplumu aydınlatıcı açıklamalar yapması gerektiğini anlattı. Demir, konuya ilişkin olarak İTO bünyesinde bulunan Gıda İhtisas Komitesi’nin çalışmalar yürüttüğünü belirtti. İTO’nun düzenlediği seminere konuşmacı olarak katılan Sabancı Üniversitesi’nden Prof. Dr. Selim Çetiner, “Toplumda GDO konusunda bir korku ve infial yaratma amacı güdülüyor. Oysa GDO’ların üretimini sağlayan biyoteknoloji yönteminin birçok artıları var” dedi.



‘Üç büyük dinde GDO’ makalesi
Yıldırım Ramazanoğlu’nun atıfta bulunduğu makaleyi Emmanuel B Omobowale, Peter A. Singer ve Abdallah S Daar birlikte hazırladı. “Uluslararası Sağlık ve İnsan Hakları” başlığıyla yayımlanan makalede genetiğine müdahale edilmiş ürünlerin üç büyük dindeki yeri inceleniyor. Makale, Hıristiyanlık, Musevilik ve İslam’ın genel olarak GDO’ya karşı olumlu görüşe karşı eğilimli olsalar da, ortak bir bakışa sahip olmadıklarını savunuyor. Sonuç bölümünde din yoluyla tüketicilerin etkilenmek istediklerinin altını çizen yazarlar, tüketicilerin görüşlerine büyük önem verdiği medya, çevreci aktivistler, bilim adamları ve gıda endüstrisi tarafından konunun ele alışından birçok karşı çıkar ilişkilerinin bulunabileceğini belirtiyorlar.
Makalede üç büyük dinin farklı mezheplerinden ileri gelenlerinin görüşlerini de ele alan yazarlar şu sonuçlara varıyor:
1. Hıristiyanlık, Musevilik ve İslam’ın üçü de GDO’lu ürünlere karşı ne kabul edici, ne de reddedici bir yaklaşımları var.
2. Üç büyük dinde konuyla ilgili olarak ortak bir görüş bulunmuyor; bu da farklı yorumların olabileceğini gösteriyor.
3. Üç büyük dinin mensuplarının GDO’lu ürünlere karşı tutumuyla ilgili ortak bir görüşü bulunmuyor; bu anlamda din liderlerinin görüşleri yol gösterici olabilir.
4. İnançlı tüketiciler, medya, çevreci aktivistler, bilim adamları ve gıda endüstrisinin görüşlerinden etkilenmeye açıklar."

Kaynak: http://www.milliyet.com.tr/gdo-ya-fa...79/default.htm

gece Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 10-02-2010, 00:30   #3
Ağaç Dostu
 
gece's Avatar
 
Giriş Tarihi: 22-02-2007
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 1,662
Galeri: 32
Seminer Sonrası Yorumlar-2

"Her işe dini karıştırmasak iyi olacak

Salı, 09 Şubat 2010

Sayın Güngör Uras’ın, 5 Şubat 2010 tarihli köşe yazısının başlığı “Her işe dini karıştırmasak iyi olacak”.

Aklı selim ile düşünen herkes gibi benim de buna gönülden katıldığımı belirtmek isterim.

Ancak, köşe yazısının devamını okuyunca “Güngör Hoca, GDO’yu duyunca yine bodoslama dalmış konuya” dememek elde değil.

Öncelikle, bu yazıya konu olan toplantıdan bahsedelim.
İstanbul Ticaret Odası tarafından düzenlenen “Genetik Yapısı Değiştirilmiş Organizmalar Semineri”ne Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi (EFSA) nin GDO Paneli Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Sirpa Karenlampi ve Almanya’dan Biyogüvenlik Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Jocheim Schiemann’ın yanında Türkiye’den de konu uzmanı bilim insanları katıldı.

Özetle, İstanbul Teknik Üniversitesi’nden Prof. Dr. Dilek Boyacıoğlu Hocamızın yönettiği toplantıda, yabancı uzmanlar AB ülkelerinde GDO’ları düzenleyen mevzuattan, EFSA’nın yapısı ve GDO’ların nasıl onay sürecinden geçip nasıl etiketlendiğinden, araştırmacıların karşılaştığı sıkıntılardan bahsettiler.

Ankara Ziraat Fakültesi’nden Prof. Dr. Necmettin Ceylan hayvan beslenmesinde kullanılan GD yemlerin klasik yemlerden farkı olmadığını, bunların et, süt ve yumurtaya geçmediğini bilimsel yayınlara (107 adet) dayanarak anlattı.

Gazi Üniversite’sinden Prof. Dr. Ali Esat Karakaya, uzman toksikolog gözüyle ve bilimsel makaleler ışığında GD ürünlerin insan sağlığı açısından değerlendirmesini yaparak, Dünya’nın önde gelen bilim akademileri ile uluslararası meslek kuruluşlarının GDO konusuna yaklaşımlarını özetledi.

Ben de halen TBMM’de görüşülmekte olan Ulusal Biyogüvenlik Taslağı’nın iddiaların aksine AB mevzuatıyla uyumlu olmadığını, bu şekilde yasalaştığı takdirde Türkiye’de biyoteknolojiyle ilgili her türlü Ar-Ge çalışmasının engelleneceğini, ve Türkiye’nin geri kalacağını anlattım.

Birinci oturumun başında konuşan Başbakanlık Başmüşaviri Sayın Dr. Ramazanoğlu ise hekim olması münasebetiyle ağırlıklı olarak modern biyoteknolojik yöntemlerin insan sağlığı alanındaki uygulamalarından bahisle, insan büyüme hormonu ve insülinin artık genetiği değiştirilmiş organizmalardan üretildiğini anlattı. Genetik tedavilerin insanlık açısından öneminden, bazı genetik müdehalelerin doğuracağı etik sorunlardan bahsetti.

Hatta sunum slaytlarını yabancı misafirlere jest olarak İngilizce hazırladığını belirttiği konuşmasında, Sayın Güngör Uras’ın bahsettiği sure ve ayetlerden hiç bahsetmedi.

O zaman, Güngör Uras’ın yazısına konu olan sure ve ayetler nereden çıktı?

Önce, dini GDO’lara karıştıran kim ya da kimler? Ona bakalım...

Haziran ayında genetiği değiştirilmiş organizmaları düzenlemeye yönelik Ulusal Biyogüvenlik Kanunu tasarısı Bakanlar Kurulu’nun gündeme geldiği günlerde, GDO’ya Hayır Platformu sözcülerinden bazılarının GDO’ların dinen sakıncalı olduğu yönünde görüş beyan ettiklerini hatırlatmak isterim. Örneğin, geçtiğimiz Haziran’da Okan Bayülgen’in Sade Vatandaş programına katılan Abdullah Aysu iddialarıyla, Bayülgen’i o kadar etkiledi ki Bayülgen de “hemen Diyanet’i göreve çağıralım” demişti.

Bundan başka, “GDO karşıtı fanatikler GDO'ların yasaklanması gereken birer ucube olduğu inançlarını topluma empoze etme çabalarını öyle bir boyuta getirdiler ki, GDO'ları yasaklatmak için ulemadan fetva bile dilenmekte sakınca görmediler. Kendilerine 'Fikir Sahibi Damaklar' adını takan bir grup var. Yabancı Slowfood hareketinin Türkiye'deki bir uzantısı tarafından kurulan grubun üyelerinin büyük bir kısmı GDO konusunda takıntılı. GDO'yu toptan yasaklatmak için başvurmadık yöntem bırakmayan bu grup geçenlerde Diyanet İşleri Başkanlığı'ndan GDO'ların haram olduğuna dair fetva almak istemiş, ancak başarılı olamamıştı. Bunun üzerine ulemaya başvurdular ve çalmadık kapı bırakmadılar ama istedikleri fetvayı yine kopartamadılar. Sorun da zaten burada: İnanca fikir maskesi takılmasında, bilim yerine fanatizmden medet umulmasında.” diye yazdı Yurtsan Atakan Akşam’daki köşesinde (10 Kasım 2009).

Ayrıca, TBMM’deki 2010 yılı bütçe görüşmelerinde, Diyanet İşleri Başkanlığı bütçesi görüşülürken, CHP Muğla Milletvekili Gürol Ergin’in söz alarak “Türban konusunda AHİM’ye gidildiğinde ve dava kaybedildiğinde sizin arkadaşlarınız çıkıp, ‘hakimin değil, ulemanın görüşü önemli’ dedi. Birçok ülke din açısından buna (GDO’lu ürüne) karşı çıkıyor. Siz alelacele GDO’lu ürünlerle ilgili yönetmelik çıkarırken, Diyanet’ten veya sizin tabirinizle ulemadan fetva aldınız mı?” diye sorduğu basına yansımıştı (5 Kasım 2009).

Bu talepler doğrultusunda Diyanet İşleri Başkanlığı’nın konuyu ele alması, dini açıdan sorgulaması çok mu yanlış sizce?

Bildiğim kadarıyla, İTO’daki toplantı sırasında dinleyicilerden arzu edenlere dağıtılan yazı da Din İşleri Yüksek Kurulu’nun GDO’lar konusunda bilim insanlarından görüş almak amacıyla yaptığı toplantıda verilen bilgi notlarından birisi. Diğeri de tek tanrılı 3 dine mensup bilim insanı tarafından yazılmış ve BMC International Health and Human Rights dergisinde yayımlanmış “The three main monotheistic religions and gm food technology: an overview of perspectives” başlıklı makalenin fotokopisi.

Bu makale okunduğunda da kolayca anlaşılabileceği üzere, “üç din arasında büyük bir konsensus bulunmamakla beraber, her üç dine hakim teolojik görüşün GD teknolojisine, GD organizmalar konusunda araştırma yapılmasına ve GD gıdaların tüketimine meyilli olduğu” ifade edilmektedir. Aynı makale “ bu liberal yaklaşımla beraber, GD ürünlerin araştırma ve geliştirme çalışmalarında bilimsel, etik ve idari kuralların sıkı biçimde uygulanması ve bu ürünlerin kuralına uygun etiketlenmesi de önkoşul olarak alınmalıdır” diye uyarısını yapmaktadır.

Burada bir hatırlatma daha yapalım, Papalık Bilimler Akademisi (Pontifical Academy of Sciences) geçen yıl 15-19 Mayıs 2009 tarihleri arasında Vatikan’da GDO konusunda uzman bilim insanlarının katılımıyla bir toplantı düzenleyerek Katolik kilisesinin konuya bilimsel veriler ışığında yaklaşmasına yönelik bir adım atmıştır.

Sayın Güngör Uras yazısını “İnsanlığa hizmet amacıyla yapılan gen değişimlerini eleştiren yok. Tartışmalar üretim artışı yoluyla kârı yükseltmeye dönük gen değişimi girişimlerinin insan sağlığına yarar yerine, zarar getirip getirmeyeceği konusunda düğümleniyor.

Bu konudaki gerçekleri de sureleri okuyarak olarak değil, bilimsel araştırmaların sonuçlarına bakarak öğrenme şansına sahibiz.” diye bitiriyor.

Sayın Uras’ın bu saptamasına da katılmamak elde değil.

Ancak, diyorum ki keşke Sayın Uras biraz vakit ayırabilip de İTO’daki seminere katılsaydı. Ve aklına takılan soruları, endişeleri Avrupa’dan Ankara’dan kalkıp gelen konu uzmanı bilim insanlarına bizzat sorup anlamaya çalışsaydı.

Böylelikle, GDO’lar konusunda zaman zaman kaleme aldığı yazıların ne kadar duygusal ve bilimsel dayanaktan uzak olduğunu görürdü.

Bu karmaşık konuda iyi niyetli kaygılar bulunması doğaldır. Ancak, konu ile ilgili uluslar arası alanda kabul edilmiş bilimsel bulguların özellikle Sayın Uras gibi dikkatli yazarlar tarafından daha yakın izlenmesi yararlı olacaktır. Tabii ki GDO’ların risk oluşturup oluşturmadığı bilimsel yöntemlerle izlenmelidir ve izlenmektedir, ama riskin kabul edilebilir sınırlar dahilinde olduğunun bilimsel olarak saptandığı durumlarda aksini iddia etmek Türkiye ve Dünya için önemli bir potansiyeli kısıtlamaya yönelmek anlamına gelmektedir.

Sonuç olarak, Türkiye Bilimler Akademisi ile TÜBİTAK’ın da, Dünya’daki tüm bilim akademileri gibi genelde modern biyoteknoloji özelde de Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar konusunda bilimsel görüşlerini oluşturmaları ve bunu kamuoyu ile paylaşmaları büyük önem taşımaktadır. Böylece, bu önemli alandaki bilgi eksikliği ve yoğun bilgi kirliliği kısmen de olsa hafifleyecektir.

Prof. Dr. Selim Çetiner
cetiner@sabanciuniv.edu"

gece Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 10-02-2010, 16:27   #4
agaclar.net
 
MeyveliTepe's Avatar
 
Giriş Tarihi: 22-03-2007
Şehir: Kocaeli
Mesajlar: 8,528
Üstteki yazının yazarının global iklim değişikliği ve tarım konusunda yaptığı bir sunuş. Sunumun 25. sayfasında en önemli iş birliğinin monsanto ile yapıldığı yazılı. GDO karşıtlarının verdiği rahatsızlıktan da söz etmeden geçememiş.

GDO konusunu öyle ya da böyle din ile ilişkilendirmeye çalışanlar oldu. Her durumda da müthiş bir beceriksizlik söz konusu. Bunun en önemli sebebi, Kur'an daki ayetleri bilenlerin GDO'yu bilmeden yönlendirilmeleri. Oysa Kur'an da, birden fazla ayette, "Allahın yarattığını değiştirmeyin" denir ve bu açıkça yasaklanır.

MeyveliTepe Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Cevapla

Konu Araçları
Mod Seç

Gönderme Kuralları
Yeni konu gönderemezsiniz
Konulara yanıt veremezsiniz
Ek dosya yükleyemezsiniz
Kendi gönderilerinizi düzenleyemezsiniz

BB code Açık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2. Şu an saat: 16:43.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Forum vBulletin Version 3.8.5 Copyright ©2000 - 2021, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0
agaclar.net © 2004 - 2021