agaclar.net

Geri Dön   agaclar.net > Üretim, Bakım, Düzenleme, Temel Malzemeler > Fidan ve Fide, Bitki Üretim (Tohum Çimlenme/Çelik/Aşı)
(https)




Reklam


Beğeni Düzeni15Beğeniler

Cevapla
 
Bookmark and Share Dış Bağlantılar Konu Araçları Mod Seç
Eski 26-07-2007, 10:10   #1
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 30-07-2006
Şehir: Yalova
Mesajlar: 6,932
Galeri: 29
Yaban mersini (likapa) bitkisinin çoğaltılması

Yaban Mersininin (Likapa) Çoğaltılması

Yaban mersini çoğunlukla çelikle çoğaltılmaktadır. Bu amaçla yumuşak ve sert odun çelikleri kullanılmaktadır. Yetiştiricilerin çoğu fidanlarını, fidanlıklardan almaktadır. Ancak yaban mersini, bahçe tesis edildikten sonra, çiftlik çapında da üretilebilir. Çelik tipi olarak öncelikler sert odun, yarı odun ve yumuşak çelikler kullanılmaktadır. Ayrıca, dip sürgünleri ile, aşı ile, tohumla, daldırma ile, toprak altı gövdeleri ile (rizom) veya doku kültürü ile çoğaltmak mümkündür. Ancak son yıllarda yaban mersininin çoğaltılmasında yaygın olarak yumuşak odun çelikleri kullanılmaktadır.

Sert odun veya yarı odun çelikleri, drenajı iyi olan ancak nem tutma kapasitesi yüksek meteryal içine dikilerek köklendirilir. Bu amaçla 1/1 oranında karıştırılmış turba toprağı ve vermikulit (veya kaba dere kumu) kullanılır. Hazırlanan karışım 1 hafta öncesinden köklendirmenin yapılacağı yastık, tava veya yataklara yerleştirilir. Kuru turba toprağını nemlendirmek için sıcak suya gereksinim duyulabilir. Kum yerine asitli turba toprağı kullanılırsa köklenme oranı artar. Bu aşamada gübreleme yapılmaz. Köklendirme toprak zeminde yapılacaksa üst kısma sedir kütüğü parçaları, veya çakıl taşı serilerek drenajın iyi olması sağlanır. bunun üzerine galvanizden yapılmış ince tel kafes serilmelidir ki, köstebek veya toprak kaynaklı tırtılların zararı engellensin ve havalanma iyi olsun. daha sonra 15-20 cm yükseklikte köklendirme ortamı serilir.

Toprak yüzeyinden yukarıda olan tavalarda köklendirme yapılacaksa allatan ısıtma sistemi de döşenebilir. Bu amaçla tavanın en alt kısmına dere çakılı serilir. üzerine ısıtıcı teller gerilir ve galvanizden yapılmış ince tel kafes ile örtüldükten sonra 1/1 oranında turba ve vermikulit karışımından oluşan dköklendirme ortamı tavaya doldurulur.

Hazırlanan köklendirme ortamına yaban mersini çelikleri dik pozisyonda dikilmelidir. Köklendirme ortamının etrafı çıta ve dallarla çevrilerek %50 göglendirme yapılmalıdır. Çeliklerin üzerine doğrudan güneş ışığı gelmemelidir. Çelikler alçak tüneller altında bulundurulabilir ve bunun üzerine güneş ışığını fazla geçirmeyen %45-50 plastik meteryaller veya çuval serilerek gölgelendirme yapılır. Gölgeleme işlemi yaz sonuna kadar sürdürülmelidir.

 
promise ve kerim08 beğendi.
Todor Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 26-07-2007, 10:31   #2
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 30-07-2006
Şehir: Yalova
Mesajlar: 6,932
Galeri: 29
Odun Çelikleri İle Çoğlaltma

Odun çelikleri, bitki dinlenme döneminde iken sağlıklı ve iyice odunlaşmış 1 yıllık sürgünlerden alınır. Çelik çapı en az kurşun kalem kalınlığı kadar olmalıdır. Çelik alınacak sürgünler 25-75 cm uzunluğunda olup, kamçı (kırbaç) adını alırlar. Sürgünlerin yaprak gözü olan kısımlardan çelik alınmalıdır. Çeliklerin karbonhidrat oranı ne kadar fazla ise köklenmeleri o derece yüksek olacaktır. Sürgün üzerinde bulunabilecek kahverengi noktalar, sürgünün zarar gördüğüne işaret eder ve köklenmesi üzerine olumsuz etkide bulunur. Odun çelikleri yaprak dökümü ile ilkbahar başlangıcına kadar periyotta alınabilirler. Alınan çelikler 2 °C sıcaklık altında, deliksiz polietilen içinde veya nemlendirilmiş sphagnum yosunu, talaş vb. meteryal içinde depolanabilir. Sonbahar veya kış başlarında alınan çelikler, kış ortasında alınan çeliklere göre daha iyi köklenmektedir.

Odun çelikleri kurşun kalem kalınlığında ve 10-13 cm uzunluğunda hazırlanırlar. Daha kalın olan odun çeliklerinin köklenmsi zayıftır. Sürgünlerin dip veya orta kısmından çelik alınır. Çeliklerde alt kesim gözün hemen altından, üst kesim ise gözün 0.5 1 cm üzerinden yapılır.Çelikler dik pozisyonda ve 5X5 cm aralıklarla köklendirme ortamına dikilir. Sadece tepe kısmındaki 1-2 göz dışarıda bırakılır.

Köklendirmeyi arttırıcı hormon kullanımı genelde sonucu etkilemezken bazı çeşitlerde kullanımı önemlidir. Örneğin Bluecrop çeşidinin çeliklerinde Hormodin-3, Bluegray ve Stanley ise Hormo-root C (%15'lik Tetrathyl-thiuram disulfit) iyi sonuç verdiği belirtilmektedir.

Çelikler dikildikten sonra sulama yapılır. Çeliklerin en üst gözlerinden çıkan flaşlar büyümesini tamamlayıncaya kadar ortam nemli olmalıdır. Bunun için mistleme gerekir. Bu periyor 2-3 ay sürer. Tam güneş altında veya %50 gölgelik altında köklendirilen çeliklerdeki köklenme oranının aynı olduğu belirtilmektedir. Gölgelendirme %50nin üzerine çıkarsa kök oluşumu engellenmektedir. Çeliklerde ikinci flaş başlayınca kökler oluşmaya başlar ve gübreleme tavsiye edilir. Bu amaçla 190 lt suya 1,3 lt sıvı gübre önerilmektedir. Hazırlanan gübreden 2.25 m²'ye 3.8 lt atılırsa yeterli olmaktadır. Gübre uygulamasından sonra yaprakların tamamı su ile yıkanmalıdır. Yaz sonuna kadar azar azar gübre uygulaması yapılır.

Köklenmiş olan çelikler kış boyunca köklendirme tavalarında tutulabilir., özellikle soğuk bölgelerde eylül ortalarında fidanlık parsellerine aktarılabilinir veya sonbahar başlarında tüplere dikilebilirler. Köklü yaban mersini fidanları kış periyodunu köklendirme yastıklarında geçirecekse köklerin donması engellenmelidir.

Fidanlık parsellerine dikilecek köklü yaban mersini fidanlarında sıra üzeri 30 cm, sıra arası 50 cm olarak ayarlanmalıdır. Toprak verimli ise ilk yıl fidanlıklarda gübreleme yapılmaz. Fidanlıkta 1 yıl geçtikten sonra bitkiler 2 yıllık olarak değerlendirilirler. Saksıya fikilecek köklü çelikler için standart 3.8 lt.lik saksılar kullanılır. Bu saksılara 2.8 lt. harç konuşur. Saksılara dikilen köklü yaban mersinleri 1 yıl burada bekledikten sonra satışa sunulmalıdır.

promise beğendi.
Todor Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 26-07-2007, 11:27   #3
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 30-07-2006
Şehir: Yalova
Mesajlar: 6,932
Galeri: 29
Yarı Odun Çelikleri ile Çoğaltma

Yarı odun çelikleri, yaban mersini bitkisinin aktif büyümede olduğu yaz başlarında alınan çeliklerdir. Genç çalılardan alınan çelikler daha iyi ve daha kolay köklenir. Yarı odun çelikleri birinci flaşın elle tutulur düzeyde sertleştiği ve ikinci flaşın başladığı zamanlarda alınmalıdır. Erken olgunlaşan çeşitlerin (earlybule, collins, bluecrop, blueray) çelikleri, geç olgunlaşan çeşitlere göre(berkeley, coville) daha kolay köklendiği belirtilmektedir. Concord, ivanhoe, herbert, stanley ve bluecrop çeşitleri ise odun çeliklerine göre, yarı odun çelikleri ile daha kolay çoğaltılabilmektedir.

Yarı odun çelikleri 10 cm uzunluğunda ve yapraklı olarak hazırlanır. Yarı odun çelikleri ökçeli veya yapraklı göz çeliği şeklinde de hazırlanabilir. Çelik miktarının az olması durumunda yapraklı göz çelikleri daha uygundur. Mistleme yapılan ortamlarda sadece çeliğin alt yarısında bulunan yapraklar çıkarılır. köklenmeyi arttırmak için IBA (indol bütrik asit) uygulaması yapılmalıdır. Araştırmalara göre %8'lik IBA ve Hormo-root C karışımı, yarı odun çeliklerinde köklenmeyi arttırmaktadır.

Çelikler 1/1 oranında turba yosunu ve perlit içeren ortamda, en alt yaprağa kadar sokularak dikilirler. Çam kabuğu bu çelikler için ortam olarak yeterli değildir. Sık sulama yapılacağı için, çam kabuklarında az olan besin maddelerinin yıkanmasına sebep olur. Bu çeliklerde nem ve havalanma son derece önemlidir. Gece boyunca mistleme yapılmaz. İyi bir havalandırma ve periyodik olarak yapılacak fungisit uygulaması Botrytis'ten kaynaklanan çürüme ve uç yanıklığını önler. Ferbam ve Banlate uygulamasıda aşırı çürüme ve küflenmeleri engeller. Gerek köklenme ortamı, gerek etraftaki kafes sistemi haftalık olarak ilaçlanmalıdır.

promise beğendi.
Todor Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 26-07-2007, 11:32   #4
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 30-07-2006
Şehir: Yalova
Mesajlar: 6,932
Galeri: 29
Yumuşak Odun Çelikleri ile Çoğaltma

Yaban mersini bitkisinin yapraklı olduğu büyüme periyodu içinde alınan bu çelikler %60 gölge şartlarında iyi köklenmektedir. Köklendirme odasında pencere yoksa floresan ve akkor lamba altında 100-200 mumluk ışık sağlanırsa köklenme gerçekleşir. 300 mumluk ışık şartlarında yapraklar renksizleşir ve köklenme zayıf kalır. Köklenme sonrası yukarıda belirtildiği gibi sıvı gübre ile haftalık olarak gübreleme yapılmalıdır.

promise beğendi.
Todor Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 26-07-2007, 11:46   #5
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 08-12-2006
Şehir: istanbul
Mesajlar: 1,239
Sevgili Todor, 3. mesaj- 2. paragraf- 3. satırda yazılı olan mistleme nedir? İlk defa karşılaşıyorum bu kelime ile.

sukranayalp Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 26-07-2007, 11:50   #6
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 08-12-2006
Şehir: istanbul
Mesajlar: 1,239
Mistleme : suyun ince zerreler halinde püskürtülerek ortamın soğumasını - serinlemesini sağlayan yönteme verilen isimmiş.

sukranayalp Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 26-07-2007, 12:24   #7
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 30-07-2006
Şehir: Yalova
Mesajlar: 6,932
Galeri: 29
Aşı ve Doku kültürü İle Çoğaltma

Yaban mersininin aşı ile çoğaltılması zordur ve aşı ile çoğaltma çok az kullanılmaktadır. Araştırıcılara göre yüksek çalı formlu yaban mersini (Vaccinium ashei ve Vaccinium arboreum üzerine başarılı olarak aşılanabilmektedir. Yaz ortalarında iyi bir yara dokusu (kallus) oluşumunu sağlayacak sıcaklık olduğunda yarma veya yama aşı başarılı sonuç vermektedir.

Son yıllarda Northblue çeşidinde denenen doku kültürü ile çoğaltma sonucunda fazla çalı oluşturan, kuvvetli sürgünler veren ve bol meyveli fidanlar elde edildiği bildirlimektedir. Ayrıca doku kültürü ile çoğaltılan bu çeşidin yapraklarının, çelikle çoğaltılarak elde edilenlere göre 3 kat daha hızlı büyüdüğü saptanmıştır.

Kaynak:
Yaban mersini (likapa) Yetiştiriciliği
Doç.Dr. Hüseyin Çelik

promise beğendi.
Todor Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 26-07-2007, 12:30   #8
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 30-07-2006
Şehir: Yalova
Mesajlar: 6,932
Galeri: 29
Mistleme sanıyorum sisleme olarak da adlandırılıyor.


Todor Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 27-07-2007, 00:18   #9
Ağaç Dostu
 
ÇeteÇakal's Avatar
 
Giriş Tarihi: 04-02-2007
Şehir: BURSA
Mesajlar: 305
Bu konuyu ben hazırlayacaktım ama işlerimim yoğunluğu nedeniyle zamanım çok kısıtlıydı. Yani benden önce davrandınız Todor...Bende fotoğraflarla süslemeye çalışacağım ileriki zamanlarda...

ÇeteÇakal Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 11-08-2007, 17:12   #10
Ağaç Dostu
 
egome's Avatar
 
Giriş Tarihi: 23-01-2007
Şehir: kocaeli
Mesajlar: 241
İki gün önce, saksıda büyüttüğüm likapadan çelik alıp diktim birde resimlerde görüldüğü daldırma yoluyla üretim yaptım bakalım kökleneceklermi.
Resim 1. Ufak saksının altını resimdeki gibi kestim.

Eklenen Resimler
 
egome Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 11-08-2007, 17:12   #11
Ağaç Dostu
 
egome's Avatar
 
Giriş Tarihi: 23-01-2007
Şehir: kocaeli
Mesajlar: 241
Resim 2. 3 adet likapa dalını saksının içinden geçirdim.

Eklenen Resimler
 
egome Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 11-08-2007, 17:15   #12
Ağaç Dostu
 
egome's Avatar
 
Giriş Tarihi: 23-01-2007
Şehir: kocaeli
Mesajlar: 241
Resim 3. Saksıyı toprak doldurarak kapattım. Toprak altında kalan dalın bazı yerlerini bıçakla çizdim. Köklenme buralardan olacak diye düşünüyorum.

Eklenen Resimler
  
aydemiraydın beğendi.
egome Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 11-08-2007, 18:04   #13
Ağaç Dostu
 
nevsune's Avatar
 
Giriş Tarihi: 04-05-2007
Şehir: Ankara
Mesajlar: 4,918
Galeri: 215
Egome bu saksıda üretim sistemi için çok güzel bir anlatım olmuş. Peki bu dalı, toprağa daldırmayı başka hangi bitkilerde yapabiliyoruz?

nevsune Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 11-08-2007, 19:28   #14
Ağaç Dostu
 
egome's Avatar
 
Giriş Tarihi: 23-01-2007
Şehir: kocaeli
Mesajlar: 241
Değişik değişik daldırma ile üretim yolları var. Ve bir çok bitkilerde kullanılabiliyor. Ben bu metotla daha önce kamkat anacı olan üç yapraklı anacı köklendirmiştim. Birde dikensiz böğürtlende denemeyi düşünüyorum.

egome Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 26-02-2008, 09:36   #15
Ağaçsever
 
Giriş Tarihi: 16-05-2007
Şehir: Trabzon
Mesajlar: 42
Acaba tohumla çoğaltmak için nasıl bir işlem yapılmalı

doğa aşığı Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 30-03-2008, 00:11   #16
Yeni Üye
 
husnu35's Avatar
 
Giriş Tarihi: 29-03-2008
Şehir: İzmir - tire
Mesajlar: 12
Likapa (Yaban Mersini) bitkisinin ismini bu akşam duydum. Ve en geniş bilgiyi bu siteden aldım. yazı yazan ve bilgi veren herkese teşekkür ederim. Benim öğrenmek istediğim çelikleme üretimi için en uygun mevsim ne zaman.

husnu35 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 24-04-2008, 08:58   #17
Ağaç Dostu
 
COYOTE's Avatar
 
Giriş Tarihi: 11-01-2007
Şehir: Giresun
Mesajlar: 1,515
Galeri: 1
Karınca70 den aldığım ve sphagnum yosununda yaklaşık iki ay önce çimlenmeye bıraktığım blueberrylerden üç tanesi çimlenmiş. Çok sevindim, sabırla bekledim ve çıkmasalardı yakın zamanda doğaya salacaktım kendileriniBakalım büyüyebilecekler mi?

COYOTE Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 24-04-2008, 19:20   #18
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 30-07-2006
Şehir: Yalova
Mesajlar: 6,932
Galeri: 29
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi husnu35 Mesajı Göster
Likapa (Yaban Mersini) bitkisinin ismini bu akşam duydum. Ve en geniş bilgiyi bu siteden aldım. yazı yazan ve bilgi veren herkese teşekkür ederim. Benim öğrenmek istediğim çelikleme üretimi için en uygun mevsim ne zaman.
Her bir çelik tipi için uygun zaman belirtilmiş. İlk mesajlara bakınız.

Alıntı:
Odun çelikleri, bitki dinlenme döneminde iken sağlıklı ve iyice odunlaşmış 1 yıllık sürgünlerden alınır. Çelik çapı en az kurşun kalem kalınlığı kadar olmalıdır.


Alıntı:
Yarı odun çelikleri, yaban mersini bitkisinin aktif büyümede olduğu yaz başlarında alınan çeliklerdir. Genç çalılardan alınan çelikler daha iyi ve daha kolay köklenir. Yarı odun çelikleri birinci flaşın elle tutulur düzeyde sertleştiği ve ikinci flaşın başladığı zamanlarda alınmalıdır.


Alıntı:
Yumuşak Odun Çelikleri ile Çoğaltma: Yaban mersini bitkisinin yapraklı olduğu büyüme periyodu içinde alınan bu çelikler %60 gölge şartlarında iyi köklenmektedir.

Todor Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 28-04-2008, 17:36   #19
Ağaç Dostu
 
erdek's Avatar
 
Giriş Tarihi: 11-06-2007
Şehir: Bandırma
Mesajlar: 150
Yaban Mersini ılıman iklim kuşağına adapte olmuş bir meyve türü olup botanik olarak gerçek üzümler gurubunda yer almaktadır. Ekonomik olarak kültürü yapılan Yüksek boylu Yaban mersini (highbush blueberries) (Vaccinium corymbosum), alçak boylu Yaban mersini (lowbush blueberries) (Vaccinium angustifolium) ve tavşan gözü Yaban mersini (rabbiteye blueberries) (Vaccinium ashei) olmak üzere üç farklı türü vardır. Alçak boylu çalı formunda olan Yaban mersinlerinin yetiştiriciliği daha zordur. Amerika başta olmak üzere bazı Avrupa ülkelerinde binlerce hektarlık alanlarda tarımı yapılmaktadır.
Günümüzde ticari olarak yetiştirilen Yaban mersini 1906 yılından itibaren Amerika Birleşik Devletlerinde başlatılan seleksiyon çalışmalarının ürünüdür. Bu çalışmalarla seçilen Yaban mersini tipleri daha sonra kendi aralarında melezlenerek yeni çeşitler elde edilmiştir. Çok hızlı bir şekilde üretilerek satışa sunulan Yaban mersinleri Dünyada en popüler meyvelerden biri iken ülkemizdeki yetiştiriciliği İkibinli yıllarda Rize’de başlatılmıştır.

Islah çalışmaları ile geliştirilen yeni yaban mersini çeşitleri doğada bulunan formlarına göre çok daha iri, daha sulu ve daha tatlı meyveler verirken hastalık ve zararlılara da daha dayanıklıdırlar. Bu yönleriyle daha geniş alanlara adapte olabilmektedirler. Tavşan gözü Yaban mersinleri yüksek boylu Yaban mersinlerine göre daha geniş yetişme alanı bulmuştur. İklim isteği bakımından Doğu Karadeniz Bölgesindeki illerden Artvin, Rize, Trabzon ve Giresun’un genelde rakımı yüksek dağ ve yaylalarında yabanı formları bulunmakta ve yöre halkı tarafından taze olarak, reçel veya pekmez yapılarak tüketilmektedir.

Yaban mersinleri asitli toprakları tercih ederler (pH=4.5-5.0) ve genel bir ifade ile yabanisinin olduğu yerlerde, defne, çam, kızılağaç veya beyaz sedirin karışık olarak yetiştiği nispeten meyilli alanlarda kültür çeşitleri rahatlıkla yetişebilmektedir (Prits ve Hancook, 1992; Gough, 1995 ve 1996; Strik ve ark., 1993). Rize’de LİKAPA, Trabzon’da LİGARBA, Rize Pazar ilçesinde KASKANAKA, Ardeşen ilçesinde ise ÇERA, Artvin’de MORSİVİT veya MAHABAK olarak isimlendirilen ve yöre insanı tarafından doğadan toplanan yabani meyveleri beğenilerek tüketilen Yaban mersini henüz ticari olarak yetiştirilmemektedir.

Yaban mersini çok farklı amaçlar için kullanılabilmektedir. Taze meyve olarak, meyve suyu sanayisinde (tek başına veya diğer meyve suları ile kokteyl yapılarak), ilaç sanayisinde (kuru meyvesi, çiçek, kök ve yaprakları), süt ve süt ürünleri teknolojisinde (dondurma, yaban mersinli süt, yoğurt v.s.), kuru meyve teknolojisinde, meyveli ekmek, çörek, kek, puding ve pastalarda, baharat sanayisinde, meyve salatalarında, reçel, marmelat, jel ve konserve sanayisinde, çay (kuru yaprağı ve kuru meyvesi), diyet mönülerinde, şarap yapımında (Sibirya) ve bitkisi kulp (sap) yapımında kullanılmaktadır.

Yaban mersininin insan sağlığı ile beslenmesi üzerine yararları ile ilgili dünya çapındaki bilimsel dergilerde yüzlerce araştırma makalesi yayınlanmıştır. Yapılan araştırmalarda bir bardak Yaban mersini meyvesinin 145 gram geldiği ve 21 gram Karbonhidrat, 1 gram protein, 0,5 gram yağ, 19 miligram C-VİTAMİNİ, 145 IU A- VİTAMİNİ ve 85 KALORİ içerdiği belirtilmektedir. Ayrıca, 100 gram yenilebilir Yaban mersininin %83’ünün su, %0.7’sinin protein, %0.5’inin yağ, %15’inin karbonhidrat, %1.5’unun lif olduğu ve 62 kalori sağladığı saptanmıştır. Mineral ve vitaminlerce zengin olan yaban mersini sodyum içermezken potİnsan sağlığı açısından da çok yararlı olan LİKAPA’nın aşağıdaki özellikle sahip olduğu bilimsel araştırmalarla ortaya konulmuştur.

Ekonomik olarak Rize ilinde mevcut tarımsal ürünleri karşılaştırdığımızda LİKAPA (Yaban mersini) başta olmak üzere üzümsü meyvelerin çok üstün olduğu görülebilmektedir. Nitekim 2003 yılında iç piyasaya taze veya dondurulmuş olarak sunulan Yaban mersini meyvesinin kilosu toptan 4.000.000.-TL’ye satılmıştır. Çiftçi bahçesinden çıkış fiyatı olan bu değer, yaban mersininin ORGANİK ÜRÜN kapsamında satışa sunulması ile çok daha yukarılara çıkacaktır. Çünkü Birleşik devletlerden ithal edilerek İstanbul’daki gros marketlerde satışa sunulan ve ilaç ile ticari gübre kullanılan yaban mersini meyvesinin 250 gramı 5.000.000.-TL’ye satılmaktadır. Fındık, çay, ahududu, böğürtlen hatta Kividen elde edilen gelirden çok daha fazla gelir getirecek olan bir meyve olacaktır.

Nitekim ortalama olarak 1 dönüm fındık bahçesinden 300.000.000, çay bahçesinden 675.000.000, Böğürtlen-Ahududu bahçesinden 3.000.000.000 TL gelir elde edilebilirken 2003 yılı fiyatları ile 1 kg yaban mersini 4.000.000 TL karşılığında üreticiden satışa sunulmuştur. Bir dönüm yaban mersini bahçesinden 2 500 kg ürün alınmaktadır (bu miktar 7 500 kg’a kadar çıkabilmektedir). Dolayısıyla toplam elde edilen para miktarı 10.000.000.000.TL’dir. LİKAPA (Yaban mersini) için söylenecek tek söz vardır, hem karlı hem de yararlı. Karadeniz Bölgesinin yüksek kesimlerinde yabani olarak yetişmekte olan likapanın kültür çeşitlerinin bölge çiftçisine kazandırılmasına yönelik çalışmalar Ondokuz Mayıs Üniversitesi Ziraat Fakültesi tarafından başlatılmış, TÜBİTAK ve DPT tarafından yapılan çalışmalara destek alınmıştır. Böylece Karadeniz Bölgesinde ürün çeşitliliğine LİKAPA (Yaban mersini) da eklenmiş olacak ve bu ürüne dayalı yeni sanayi kurulabilecektir.



SİSTEMATİKTEKİ YERİ
Takım : Ericales
Familya : Ericaceae
Alt Familya : Vacciniaceae
Cins : Vaccinium
Alt Cins : Batodendron
: Euvaccinium (3 şubeye ayrılır)

1- Myrtillus
Vaccinium myrtillus (Adi yaban mersini)
Vaccinium uliginosum (Bataklık yaban mersini)
2- Hemimyrtillus
Vaccinium arctostaphylos
3- Vitis-idea
Vaccinium vitis-idea (Noktalı küçük yaban mersini)
: Oxycoccus (Cranberry)
Vaccinium macrocarpon
Vaccinium oxycoccus
: Cyanococcus (kültürü yapılan likapalar)
Vaccinium corymbosum L. (Kuzey orijinli yüksek çalı yaban mersini)
Vaccinium australe L. (Güney orijinli yüksek çalı yaban mersini)
Vaccinium ashei Reade (Tavşangözü yaban mersini)
Vaccinium angustifolium L. (Alçak çalı yaban mersini)
Vaccinium myrtilloides L. (Alçak çalı yaban mersini)

Ayrıca yarı yüksek çalı formundaki likapalar (yüksek çalı x alçak çalı melezleri) ve Güney orijinli yüksek çalı formundaki likapalar (Vaccinium corymbosum x Vaccinium darrowi melezi) da kültürü yapılan likapa grubunda yer almaktadır.

Yüksek çalı formundaki likapalarından yeni çeşitlerin geliştirilmesi 1900’lü yıllardan önce başlamıştır. Bu amaçla doğal ortamlarda yetişmekte olan iyi tipler selekte edilerek çoğaltılmış ve koleksiyon bahçeleri oluşturulmuştur. Bu çalışmalara Maine, New York ve Michigan’da başlatılmıştır. Çiftlik sahibi olan ve doğadan topladığı iyi tip yabani likapalar ile bir bahçe tesis eden bayan Elizabeth White, 1906 yılında bu bahçesi ve tüm imkanlarını Ziraat Mühendisi F.V. Coville’ye sunarak likapa çeşit ıslahı çalışmalarının başlamasını sağlamıştır. Bu çalışmaların başlangıcında Pioneer, Katherine, Cabot ve Rubel gibi birkaç çeşit ıslah edilerek 1920’lerde Amerika’da yeni bir meyve endüstrisinin kurulması sağlanmıştır.

Yüksek boylu çalı formundaki likapalar (Vaccinium corymbosum),

Güney orijinli yüksek boylu çalı formundaki likapalar (Vaccinium australe) ve

Alçak boylu çalı formundaki likapalar(Vaccinium angustifolium) 4n,

Tavşangözü likapaları (Vaccinium ashei) 6n, diğer türler ise 2n
kromozom sayısına sahiptir (n=12).

Modern likapa ıslah programlarında temel hedef olarak,
-Tüketim aşamasında albeniyi artırmak için iri ve daha açık renkli meyveler
-Hasat sonrası raf ömrünü uzatmak için daha sert ve sap çukuru yara izi daha küçük olan meyveler
-Kış soğuklarına dayanıklılık, kurağa dayanıklılık, hastalıklara dayanıklılık, geç çiçeklenme, erken olgunlaşma, yüksek verim ve makineli hasada uyumluluk gibi kriterler dikkate alınarak yeni çeşitler elde edilmiştir.



ANATOMİK VE BOTANİK ÖZELLİKLERİ

Toprak üstü organları:

Ocak şeklinde bir görünüm arz eden likapa bitkisinde toprak üstü
organlarını dip kısımdan çıkan yeni, sukkulent yapıdaki sürgünler, odunlu çalı formundaki sürgünler ile 1 yaşlı sürgünler üzerinden çıkan yeni yeşil yan sürgünler oluşturmaktadır. Sırık(sopa) şeklindeki likapa sürgünleri 10-20 yıl yaşayabilir ancak 5-7 yıl sonra bu sürgünler budanarak çıkarılmalıdır. Yüksek boylu çalı formundaki likapalar 120-300 cm boylanabilir. Alçak boylu çalı formundaki likapalar 90 cm boylanabilirken yarı-yüksek boylu çalı formundaki likapa çeşitleri bu iki grup arasındadır. Tavşangözü likapaları ise daha uzun sürgünlere sahip olup kuvvetli gelişme gösterirler ve 610 cm boy yapabilmektedirler.

Kök sistemi:
Yüksek boylu çalı formundaki likapalrın kökleri ince, kök kılları olmayan lifli kök yapısına sahiptir. Su ve besin maddelerinin kökler tarafından absorbe edilebilmesi içinçoğunlukla endotrofik mikorizalar (VAM) ile birlikte yaşarlar. Kökler bitkinin tabanından itibaren 180 cm’ye kadar yayılabilir ancak nadiren 90 cm derine penetre edebilirler. Alçak boylu çalı formundaki likapaların köklerinde de kök kılı yoktur. Çok ince ve lif (iplik) gibi olan kökleri vardır. Bu likapa bitkileri toprak altı rhizomlardan adventif olarak büyürler. Dolayısıyla alçak boylu çalı formundaki likapalar yayılıcı form gösterirler. Zamanla bitkiler birbirine eklenerek tek bir gövdeliymiş gibi büyüme meydana gelebilir.

Tomurcuklar ve Çiçekler: Likapalarda meyve gözleri yaz sonları ile sonbahar aylarında oluşmaktadır. Tomurcuk gelişimi sürgün ucundan aşağıya doğru yani bazipetal olarak meydana gelir. Çiçek tomurcuklarının sayısı iklime bağlı olduğu kadar sürgün gelişme kuvvetine yani çapına da bağlıdır. Tomurcukların içinde yer alan çiçek demetinin farklılaşması ise aşağıdan yukarı doğru yani akropetal olarak gerçekleşmektedir.

Meyve Gelişimi: Likapalarda meyve iriliği, sürgün çapına ve çekirdek sayısına bağlıdır. Kalın sürgünler daha iri meyve verebilirken döllenme sonucunda meyvede meydana gelen çekirdek sayısının fazlalığı da iri meyve ile sonuçlanır. Bu arada karşılıklı tozlanma da meyve iriliğini artırıcı yönde etkin rol oynamaktadır. Likapalarda meyve tutumu için tozlanma gerekmektedir.

Tozlanma: Likapalarda tozlanma entomofil yani böceklerle olmaktadır. Çünkü böcekleri çeken hoş kokulu ve nektar içeren çiçeklere sahiptir. Likapa çiçeklerinin taç yaprakları birleşik olup uç kısımda açıklık vardır. Ters dönmüş çan şeklindeki likapa çiçeğinde yumurtalığın dip kısmında nektar olup misk kokusu ile böcekleri çiçeğin dip kısmına kadar çeker. Likapa çiçeklerindeki polenler çok ağır olup yapışkandırlar ve rüzgar ile hareket etmezler. Erkek organları da dişi organdan uzun olup çiçeğin uç kısmından dışarı doğru çıkmıştır. Bu yüzden erkek organlardan ayrılan polenler dişi organ tepesine uğramadan çiçeği terk ederler. Ayrıca, dişi organ kendi kendine tozlanmayı engelleyecek şekilde çıkıntılıdır. Bu yüzden karşılıklı ve arılarla tozlanmaya gerek vardır.

LİKAPA YETİŞTİRİCİLİĞİ (YÜKSEK BOYLU LİKAPA)

Sıcaklık
Don olayı olmayan en az 160 günlük yetişme periyodu ister
Gelişmesi için 2000 gün derece sıcaklık ister
Soğuklama süresi 650-850 saat arasındadır

Soğuklara dayanım
Gözler : -26.3 ila -29.1°C’ye kadar dayanır
Gövde : -29.1 ila -34.7°C’ye kadar dayanır
Çiçekler : -1.12 ila -4.48°C’ye kadar dayanır

Gün Uzunluğu: Uzun günler bitkideki vegetatif gelişmeyi teşvik ederken yaz sonları ile sonbahar aylarındaki kısa günler meyve tomurcuğu gelişimini artırır.

Nem: Likapalar kök kıllarından yoksun olduğu için topraktaki nem değişikliklerine son derece hassastırlar. İklime, çeşide ve gelişme kuvvetine bağlı olarak büyümeleri ile meyve verdikleri dönem boyunca haftalık olarak yaklaşık 2.54-5.08 cm suya ihtiyaç duyarlar. Sulamada kullanılan su kaliteli olmalı, çok az veya hiç tuz içermemeli ve kalsiyum içeriği çok az veya hiç olmamalıdır.

Toprak: İdeal likapa toprağı, drenajı iyi olan, asitli ve kumlu topraklardır. Likapa yetişebilecek toprakların pH’sı 4.5-5.2 arasında olmalıdır. Organik madde kapsamı yüksek olan ağır topraklar da likapa yetiştiriciliği için uygundur. Yayla alanlarındaki toprakların likapa yetiştiriciliğine uygun hale getirilmesi için dikim öncesi kompost veya asit torf ilave edilmelidir. Ayrıca, odun talaşı, çam ibresi veya çam kabukları ile bitkiler malçlanmalıdır.

Yer Seçimi: Likapa tarımı için en uygun alanlar, tam güneş alan veya biraz gölge olan, güney yöneye bakan ve hafif meyilli olan alanlardır. olmalıdır. Ayrıca su drenajı ile hava akımının da nispeten iyi olması gerekir. Ayrıca likapa çiçeklerinin soğuklara dayanımının diğer birçok üzümsü meyveden daha yüksek olduğu da unutulmamalıdır. Bu açıdan kuzey-batıya bakan alanlar da yetiştiricilik için uygundur. Genel bir ifade ile yabani likapaların, orman güllerinin, defne, kızıl ağaç ve çamın karışık olarak yetiştiği alanlar likapa yetiştiriciliği için uygundur.

Arazi Hazırlığı

* Drenajı artırmak için arazi işlenir.
* Toprak organik maddesini artırmak için yüzey örtücü bitkiler ekilir ve toprak işlemeile birlikte toprağa karıştırılır.
* Ahır gübresi verilir.
* Gerekli ise toprakta pH ayarlaması yapılır. Bu amaçla toprak tipine ve toprak pH’sına göre gerekli olan kükürt miktarı hesaplanarak dikimden en az 6 ay önce toprağa verilir.
* Toprak tahlilleri sonucunda gübre ilavesi yapılır. P, K, Ca, Mg v.s gübreler toprağın üst 30 cm’sine verilir. Gübrelemede amonyumsülfat gübresi kullanılabilir. Nitratlı gübreler kullanılmamalıdır.
* Drenajın zayıf olduğu düz arazilerde mutlaka masura yapılarak toprak 35 cmyükseltilmeli ve bitkiler 120-150 cm genişliğindeki masuralara dikilmelidir.

Dikim: Bölgedeki kış soğukları ile muhtemelen don olaylarına bağlı olarak dikim ilkbahar veya sonbaharda yapılabilir. Fidanlar fidanlıktaki veya saksıdaki derinlikleri kadar derine dikilmelidir. Derin dikim yapılmamalıdır. Dikim sonrası sıra boyunca 60-120 cm genişliğinde ve 15-20 cm kalınlığında malçlama yapılmalıdır. Bitkiler büyümeye başlayınca ve büyüme periyodunca azotlu gübreleme yapılır. Gübre olarak amonyumsülfat kullanılabilir ve ihtiyaç duyulan gübre miktarı bölünerek verilmelidir.

Aralık- Mesafeler: Likapa yetiştiriciliği yapılan ülkelerde dikim mesafesi sıra üzerinde 120 cm, sıralar arasında ise 300 cm olup bu aralık ve mesafeler 152 ile 365 cm’ye kadar çıkarılabilmektedir. Likapa yetiştiriciliğinde likapa sıraları arasındaki mesafe 250 cm’den daha az olmamalıdır. Bu mesafe hasat sırasında işçilerin rahat çalışabilmesi için gereklidir.

Dikim Fidanları
Likapa bahçesi tesis aşamasında 3 farklı fidan tipi tercih edilebilir. Bunlar;

- Bir yaşında köklü çelikler
- Fidanlıklarda üretilmiş 2-3 yaşında açık köklü fidanlar
- Fidanlıkta üretilmiş 2-3 yaşında tüplü fidanlar

Budama :Likapa ocağındaki sürgünlerin yaşları arasında bir denge kurmak için yaşlı ve genç sürgünlerde her yıl belli oranda azaltma (çıkarma) şeklinde yenileme budaması yapılır. Ayrıca, zayıf ve hastalıklı sürgünler budama ile uzaklaştırılır, verimden düşen yaşlı sürgünlerin bir kısmı çıkarılır, gölgelemeden dolayı diğer sürgünlerin gelişimini engelleyen genç sürgünlerde aralama budaması yapılır ve bitkinin taç kısmında yer alan dalların yoğunluğu ayrıntılı budama ile azaltılır. Aynı yaş grubuna giren aynı sayıdaki 15-20 sürgün bırakılarak bitkide sürgün-meyve oranı dengelenmelidir.

Hastalık ve Zaralılar
Mantari Hastalıklar

Likapalardaki mantari hastalık riski diğer birçok üzümsü meyveye göre çok daha azdır.

Mantari hastalıklardan
- Mumlu tane hastalığı (Monilia vaccinii-corymbosi)
- Pomopsis kanser ve dal yanıklığı (Phomopsis vaccinii)
- Fitofitora kök çürüklüğü (Phtophtora cinnamoni)
- Meyve çürüklüğü
Antraknoz (Colletotrichum gloesporioides)
Alternaria (Alternaria alternata)
Virüs hastalıkları

Likapalarda sıkıntı yaratan virüs hastalıkları bulunmaktadır. Bunlar,
- Likapa Scorch virüsü
- Kısa bağcık virüsü
- Likapa yaprak benek virüsü
- Nekrotik halkalı benek virüsü
- Kırmızı halkalı benek virüsü
Zararlılar

Doğrudan meyve ile beslenerek ürün kaybına sebep olan zaralılar
- Kranberi meyve kurdu
- Likapa kurtçuğu
- Kiraz kurdu
- Erikli hortumlu böceği

Virüs veya mikoplazma benzeri organizmalara vektör görevi yaparak veya yapraklarla beslenerek bitkiye zarar verip indirekt olarak meyve miktarını azaltan zararlılar
- Sivri burunlu yaprak delenler
- Kabuklu bitler
- Likapa tomurcuk delen
- Likapa gövde delen


Yaprak ve kuru meyvelerinden yapılan çay ishal giderici özellik taşımaktadır.
*
Yaban mersini çayının bayanlarda özel günlerin etkisini azalttığı ve düzene sokmaktadır.
*
Yaban mersini çayının idrar yolu enfeksiyonlarında antibiyotik etkisi göstermektedir.
*
Kansere karşı vücudu koruyan enzimleri aktive etmektedir.
*
Anti kanserojen ve antioksidan özelliğe sahiptir.
*
Yağlı bileşiklerin vücuttan atılmasını sağlar.
*
Taze olarak yenildiğinde kanı temizler.
*
Besleyici olmasına rağmen kalori ve sodyum içeriği düşüktür.
*
Kan şekerini düşürür
*
Bağırsak metabolizmasını düzenleyen lifli özelliği vardır.
*
Kan kolesterolünü düşürür.
*
Pektin içeriği yüksektir.
*
Kalp krizi riskini azaltır.
*
Gece görüş kabiliyetini artırır.
*
HIV VİRÜSÜNÜN tekrarlanmasını azaltır.
*
Damar elastikliği ve gözlerin geçirgenliğini artırır
*
Vücutta biyoaktif madde olarak kullanılan polifenoller, aktokyaninler, flavanoller ve tanenlerce zengindir.
*
Kansere karşı savaşan ELLAGIC-ASİT içeriği oldukça yüksektir.
*
Diyetlerin sağlıklı ve çok değerli bir parçasıdır.
*
Göz yorgunluğunu giderir, miyopluk ve şeker hastalığından kaynaklanan görme bozukluklarını engeller. Kamaşma, kılcal damar çatlaması ve gece körlüğünü ortadan kaldırır.
*
Kabızlık, bulantı, mide kramplarını ve ülseri önler.
*
Damar sertliği oluşumunu engeller.
*
Varis ve basur’u (hemoroit) iyileştirir.
*
Sakinleştirici özelliği vardır.
*
Ağız içi yaralarını iyileştirir.
*
İltihaplar için dezenfektan özelliği taşır potasyum içeriği son derece yüksektir.




http://www.selimiye.info/index.php/S...n-Mersini.html

promise beğendi.
erdek Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 14-11-2008, 19:55   #20
Ağaçsever
 
izmirden's Avatar
 
Giriş Tarihi: 14-11-2008
Şehir: izmir
Mesajlar: 42
Likapa (Yaban Mersini), Koca yemiş, Frambuaz yardıma ihtiyacım var..

Öncelikle herkese merhaba..

Bugün neredeyse tüm günümü forumda topic leri okuyarak geçirdim..
Acil yardıma ihtiyacım var çünkü nereden başlayacağımı bilmiyorum..

Balkonumda yaban mersini yetiştirmek istiyorum.. ama bu benim için bir ilk.. çiçek baktım ama hiç meyve ya da sebze yetiştirmedim.. bu konuda hiçbir fikrim yok ne yapmam gerektiğine dair.. forumdan birçok bilgi edindim.. ama çoğu meyvenin ve sebzenin kendine has yöntemi olduğunu gördüm..

Işe yaban mersini fidesi elde etmekle başlamaya karar verdim.. Internette bir sera sahibini buldum telefonları vardı.. tropik meyve fideleri ve sele (sele dedi sanırsam) olarak satıyorlarmış.. konuştuğum bey ellerinde likapa olduğunu ve 2 yaşında olduğunu söyledi, şu an meyve veriyor dedi.. bu iyi midir? fiyat olarak 15ytl dediler, yaklaşık 35cm miş boyu.. yaşına boyuna cinsine göre fiyatı iyi midir? almayı düşünüyorum, almalı mıyım yoksa 2 yaş fazla mıdır? beni bu konuda bilgilendirebilirseniz çok sevinirim.. çünkü tamamiyle fikirsizim...

frambuaz ve koca yemiş için de yaşlarının 1-1,5 olduğunu rahatlıkla yetiştirebileceğimi, meyve veriyorlarmış ve her ikisi için de 5er ytl dediler.. boyları 20-25cm miş..

sizce 3ü de nasıllar ??

ne yapmalıyım ?? 3ünün de fiyatları boyları yaşları için uygun mu sizce ??



bir şekilde bir yerden başlamak istiyorum...

izmirden Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 14-11-2008, 20:35   #21
Ağaçsever
 
izmirden's Avatar
 
Giriş Tarihi: 14-11-2008
Şehir: izmir
Mesajlar: 42
yardımcı olabilirseniz çok sevinirim....

izmirden Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 14-11-2008, 20:51   #22
Ağaç Dostu
 
Lonicera's Avatar
 
Giriş Tarihi: 20-03-2008
Şehir: İZMİR-ANTALYA
Mesajlar: 3,491
Sn izmirden, bahsettiğiniz fidanlar için fiyat gayet makul.Kocayemiş(Arbutus unedo) için saksıda yetiştirmeniz pek olası değil.İzmir iklimi için en uygunu frambuaz görünüyor.Ben de frambuaz,böğürtlen ve likapa(y.mersini) var.Likapa hariç diğerlerini sorunsuz şekilde yetiştirip meyvelerini alabiliyorum.Bu sene başında almış olduğum likapa'yı yaşatmayı başaramadım.Yılmayıp 2 fidan daha aldım.Doğrusu pek umudum yok,ancak aşırı sıcak ve neme dayanıklı olan bir tür bulabilirseniz deneyebilirsiniz.Fakat bu tür bir Likapa'yı ben bilmiyorum.

Lonicera Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 14-11-2008, 21:14   #23
Ağaçsever
 
izmirden's Avatar
 
Giriş Tarihi: 14-11-2008
Şehir: izmir
Mesajlar: 42
Sn Lonicera,
ilgilendiğiniz için çok teşekkür ederim.. içim rahatladı yazdıklarınızı okuyunca..
peki onları aldıktan sonra ne yapmam gerektiğini nereden öğrenebilirim ? bakımı, sulaması, vs..

izmirden Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 14-11-2008, 21:33   #24
Ağaç Dostu
 
Lonicera's Avatar
 
Giriş Tarihi: 20-03-2008
Şehir: İZMİR-ANTALYA
Mesajlar: 3,491
Bu bitkilerin bakımı, özellikleri vb. konuları incelemek için,forumda arama kısmında aratıp çok geniş bilgileri bulabilirsiniz.
Size tek önerim,yukarıda bahsetmiş olduğunuz bitkileri almaya niyetliyseniz bahar sezonunu bekleyin derim.Malum önümüz kış, bitkiler artık uyku dönemine giriyorlar.

Lonicera Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 14-11-2008, 21:51   #25
Ağaçsever
 
izmirden's Avatar
 
Giriş Tarihi: 14-11-2008
Şehir: izmir
Mesajlar: 42
Çok teşekkür ederim tekrar, forumu inceliyorum bir yandan..
Evet, almak istiyorum.. Doğru diyorsunuz uyku dönemine giriyorlar ama bahara kadar bekleyebilir miyim bilmiyorum... Bahara daha çok var....
Olmadı tohum olarak alıp kendim yetiştirmeyi düşündüm, en azından denemeyi... Ertelersem sonra bir daha bu isteği bulabilir miyim kendimde bilmiyorum çünkü şu an zaman açısından çok müsaitim ilgilenmek için.. O halde eğer tutarsa gelecek olan Likapa'm size mutlaka çeşidini bildireceğim...

izmirden Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 18-09-2009, 08:01   #26
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 26-04-2008
Şehir: istanbul
Mesajlar: 126
fidesini nerden bulabiliriz

muammer74 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 21-09-2009, 19:01   #27
Ağaçsever
 
Giriş Tarihi: 09-10-2007
Şehir: istanbul
Mesajlar: 61
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi muammer74 Mesajı Göster
fidesini nerden bulabiliriz
Fidesinden banada lazım verebilecek arkadaş varmı?

ERKAN1974 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 15-10-2009, 11:54   #28
Ağaç Dostu
 
Eovyn's Avatar
 
Giriş Tarihi: 09-09-2009
Şehir: Rize
Mesajlar: 150
Perlitte köklendirilmiş bir likapa çeliğini artık saksıya aldım. Güneş gören bir balkonda duruyor. Ancak önceden yeşil olan yaprak rengi kızarmaya başladı. Sizce neden olabilir? Yoksa sararıp solacak mı


Düzenleyen Eovyn : 16-10-2009 saat 14:49
Eovyn Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 28-10-2009, 22:15   #29
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 01-05-2006
Mesajlar: 18
Galeri: 116
kırmızı sonbahar

Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi Eovyn Mesajı Göster
Perlitte köklendirilmiş bir likapa çeliğini artık saksıya aldım. Güneş gören bir balkonda duruyor. Ancak önceden yeşil olan yaprak rengi kızarmaya başladı. Sizce neden olabilir? Yoksa sararıp solacak mı
sonbahar yapıyor.çok güzel renk yapıyor...seneye insallah yasatabilirsin

obex Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 29-10-2009, 12:01   #30
Ağaç Dostu
 
nariçi's Avatar
 
Giriş Tarihi: 28-09-2008
Şehir: Gaziantep-Adıyaman
Mesajlar: 3,411
Galeri: 8
Wink

Geçen ilkbahar başında fidanistanbul'dan aldığım likapa baharda kendini göstermeden öldü. Yeniden iyi durumda bir likapayı nereden bulabilirim.

nariçi Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Cevapla

Etiketler
frambuaz, koca yemiş, likapa

Konu Araçları
Mod Seç

Gönderme Kuralları
Yeni konu gönderemezsiniz
Konulara yanıt veremezsiniz
Ek dosya yükleyemezsiniz
Kendi gönderilerinizi düzenleyemezsiniz

BB code Açık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2. Şu an saat: 15:41.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Forum vBulletin Version 3.8.5 Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0
agaclar.net © 2004 - 2019