agaclar.net

Geri Dön   agaclar.net > Üretim, Bakım, Düzenleme, Temel Malzemeler > Fidan ve Fide, Bitki Üretim (Tohum Çimlenme/Çelik/Aşı)
(https)




Reklam


Beğeni Düzeni1Beğeniler
  • 1 Gönderen ferba266

Cevapla
 
Bookmark and Share Dış Bağlantılar Konu Araçları Mod Seç
Eski 22-02-2012, 00:45   #1
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 02-04-2008
Şehir: istanbul
Mesajlar: 153
kirazın üzerine vişne olur mu

selamlar. yetişkin bir kiraz ağacının üzerine vişne aşılamak istiyorum. sonuç iyi olur mu. bodur ağaç mı olur yoksa. ileride problem çıkmaması, uyuşma problemleri vs olmaması bakımından da soruyorum.

 
junior Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 22-02-2012, 09:46   #2
Ağaçsever
 
ferba266's Avatar
 
Giriş Tarihi: 19-02-2012
Şehir: DİYARBAKIR
Mesajlar: 92
Öncelikle Merhabalar, bahsettiğiniz Kiraz ağacınız ın çelik aşısı yapabilirsiniz çok rahat. Ama olgunlaşmış yeterince büyümüz ağaca aşının tutmama olasılığı artar. bunun bir fotografını siteye aktarmanız mümkün mü? ayrıca Kiraz ile ilgili
Kiraz anaçları:
Yabani kiraz(Prunus avium L.):Ülkemizde yabani kiraz ya da kuş kirazı denir. Dikine ve kuvvetli büyür. Üzerine aşılı çeşitlerle uyuşması iyidir. Toprağa çok iyi tutunan saçak kökler meydana getirir. Kumlu-killi toprakları sever, derin sürüm ve kuraklıktan zararlanır. Organik maddece zengin hafif alkali topraklarda daha iyi yetişir, fazla kirece dayanmaz. Aşırı nemli ve kuru topraklarda zarar görür, büyümez ve çabuk ölürler. Bu nedenle kumlu ve çakıllı topraklara uygun değildir. Diğer anaçlara göre bu anaç üzerine aşılı çeşitle uyuşma, gelişme ve verim yönünden idrise göre kiraz ve vişne için daha iyi bir anaçtır.
East Malling Araştırma istasyonunda yabani kiraz tohumlarından seleksiyon yoluyla elde edilmiş Mazzard F 12/1 Avrupa’ da kullanılmaktadır.
İdris(Prunus mahaleb L.):Bu tür içerisinde yüksek boylu ve çalımsı gelişen formlar bulunur. Küçük taçlı ve sık dallıdır.
Kuvvetli ve standart ağaçlar meydana getirdiğinden, klasik anlamda bodurlaştırıcı anaç olarak düşünülmemelidir.
İdris çöğürleri üzerinde yüksekten aşı (toprak seviyesinden 60-65 cm yukarıdan) yapmak suretiyle yabani kirazın % 50 si kadar bir bodurlaştırma etkisi görülmektedir. Kumlu-killi toprakları sever. Kötü drenajlı ve su tutan topraklara hiç dayanıklı değildir. Üzerine aşılanmış kiraz, vişne çeşitleriyle aşı noktasında bazı hallerde aşırı büyüme yapar. Kökleri kiraz ve vişne çeşitleri için yabani kiraz anacına tercih edilir.
Taban ve su tutan topraklarda, kiraz ve vişne çeşitlerine idris anacı kullanıldığı zaman 7-8 yaşından sonra kesinlikle kuruma ve ölümler olur.
İdris tohumlarından seleksiyon yoluyla elde edilmiş bulunan Mahaleb SL 64 anacı, vejetatif yolla (mist altında yeşil çelikle) çoğaltılmakta olup, kiraz ve vişneler için anaç olarak kullanılmaktadır.
Vişne (Prunus cerasus L.):Killi-çok killi ve nemce fazla topraklara uyumlu olup, kumlu topraklara tavsiye edilmez. Aşı noktasında bazen aşırı büyüme görülebilir. Kaynaşma ve toprağa tutunması çok iyidir. Yabani vişne tohumlarından seleksiyon yolu ile elde edilmiş bulunan Stockton Morell, üzerine aşılanan kiraz çeşitlerini bodurlaştırır. Çoğaltılması kök sürgünleriyle veya mist altında yeşil çeliklerle yapılmaktadır.
Dünyada ve ülkemizde anaç olarak yabani kiraz ve idris daha çok kullanılmaktadır.
gibi bilgiler verebilirim.

ferba266 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 23-02-2012, 11:38   #3
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 02-04-2008
Şehir: istanbul
Mesajlar: 153
Bu kadar yazıp da bu kadar uzun açıklama yaptığınız için çok teşekkürler. şimdi bu ağacın gövdesi ortadan yara aldığı ve üst kısmı aynı zamanda bozulmaya da başladığı için bu şekilde değerlendirmek istedim. ağaç sanırım yabani kiraz, aşağıya ayrıntılı fotoğraflar koydum, ağacın durumunu da anlatır. sorularım hala geçerli bu ağaca vişne aşılayabilir miyim? ileride problem olur mu, sağlıklı büyür mü. bu arada ağaç sağlıklıydı ama zehirli sarmaşık dadandığı için birkaç yılda hem dalları kuruttu hem de gövdeyi çürüttü. yoksa sağlıklı bir ağaçtı.yani kök toprağa göre yıllardır uyumlu.
View image: IMG 0016
View image: IMG 0018
View image: IMG 0019
View image: IMG 0021
Bu ağaca gövdeden aşı yapmak mümkün müdür. yoksa fazla mı yaşlı. eğer olursa öyle yapmak isterim. ilk kararım bu. olmazsa da son fotodaki sürgünlere kalem aşısı yapmak istiyorum. o nasıl olur.


Düzenleyen junior : 23-02-2012 saat 13:13
junior Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 23-02-2012, 15:07   #4
Ağaçsever
 
ferba266's Avatar
 
Giriş Tarihi: 19-02-2012
Şehir: DİYARBAKIR
Mesajlar: 92
Resimlere baktım, gördüklerimi öcelikle anlatıp çözüm anlamında da önerilerim olacak.

ilk etapta, zehirli sarmaşığın ağaca bulaşmaması için önlem almadınız mı ? ya da geç mi kaldınız. gerçekten ağacınız nerdeyse kurumak üzre.

hele hele gövde yarasının o şekilde olması, her türlü hastalık ve özellikle bazı böceklere davetiye çıkarır gibi..

kök bölgesine bakıldığında fungal bazı hastalıkların belirgin bir şekilde oluşmaya başladığını da görmekteyiz. gövde ilaçlaması gibi bazı önlemler alınsaydı önceden bu yaraya çok rahat çözüm bulunurdu. örneğin gövde ve kısmi dal ilaçlaması gibi...
bu saatten sonra bir nebze ağacınızı korumak istiyorsanız bulunduğu bölgede izdüşümüne denk gelecek şekilde toprağı kazıyıp ona güzel rahat bir ortam hazırlamak.. toprak ve mümkün ise gövde ilaçlaması yapmak. ilaçlama sonrasında mümkün ise o yara yerinin bulunduğu bölgeyi kavuk veya birşey yardımı ile örtmek. tabi ilaçlanıp örtülmesi lazım.güneşten etkilenmemesini sağlamak.

zehirli sarmaşık'a gelince.. iki yılı geçirmemiş ise bir herbisit önerebilirim. fakat iki seneyi geçmiş ise tüm bitki sistemine işlemiş olabilir dolayısı ile yapacak birşey kalmaz.
Ayrıca ağacın gövde ve kök bölgesindeki küçük dallanmalar ağacın besin dengesini paylaşmaya açtığı için ve toprak üstündeki ufak hastalık ve zararlıların giriş noktaları olduğu için bence onların hepsini imha edip ağacın rahatlamasına izin vermelisiniz.
Ve... aşı konusuna geldiğimizde ise, bu ağaçtan aşı maalesef olmamaktadır... çünkü yeterince sorunları olan bir ağaç. yaptığınızda %80-85 ihtimaldir ki aşı tutmayacaktır.
fakat 1 veya 2 yılık dallarınız varsa onlar üzerinde göz aşısı yapmak veya çelik aşısı yapmak daha mantıklı bence.
bu konuda yapabileceğim birşey olursa beklerim her zaman. Teşekkürler.

ferba266 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 23-02-2012, 20:08   #5
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 02-04-2008
Şehir: istanbul
Mesajlar: 153
sırayla yanıt verirsem, burası bizim bahçenin orman sınırı ve o kısımdaki ağaçlar şimdiye kadar hiç ellenmedi, ücra bir köşe, pek gidilmiyor desem yeridir, kenarda yani. ben yeni ilgilenmeye başladım bahçeyle. aslında meyve bahçesi sayılır ama yıllarca ilgisiz kalmış. bu durumda kestaneler de var hem de bu ne ki bundaki sarmaşık 2cm kalınlığındaydı. 40-50 yaş ve üzeri asırlık kestanelerde abartmıyorum bilek kalınlığında sarmaşıklar. kökleri kazmayla parça parça çıkıyor, ağaca tutunan gövdeleri testereyle boy boy kesip kazmayla ağaçtan söküyorum. isterseniz bir ara fotoğraflarını çekerim.

bu gövdenin sağdaki yarasının karşıdan şu an fotosu yok olsa gösterirdim yerden 1 karış üste kadar iç oduna yoğun böcek girmiş belirtisi var, delik deşik. ortadaki kovuk da o yaraya kadar boşluk yapmış. zaten ağaç da kıymetli birşey değil üst yapı olarak, ama altı gelişmiş olduğundan sağlam olan alttaki 1 karış kısımdan kesip altta kalan kısma aşı yaparım diye düşünmüştüm. elimde bu hafta çok güzel kütahya vişne kalemlerim gelecek. en azından denemek isterim, o yüzden biraz israr gibi olmasın ama bu ağaca 20cm'den kesecek olursam ne çeşit aşı yapmam uygun olur. o yandaki sürgünleri ben de beğenmiyorum ama son çare aşılama olarak tutuyorum. bu büyükce gövdeye yarma aşı olmaz gibi geliyor. keşke geçen yıl farkedip sarmaşığı alıp gövdeyi de kesseydim bu yıl gövdeden süren sürgünlere kalem aşı olurdu çok iyi sanırım. o şekilde eriklerimiz var çok güzel sürdüler, bu yıl aşılanacak olanlar. bir de aklıma cevizlere yapılan kabuk aşısı geliyor şu an en uygun o gibi geliyor. ne düşünürsünüz.

zehirli sarmaşıklara gelince onlara özellikle ilaç atmıyorum yapıştığı ağaçlara da zarar vermesin diye kazma çapa testere balta yollarıyla köklerini almaya çalışıyorum. bu doğru mudur, ilaç zarar verir mi.

sarmaşıklar 2 yılı epeyce geçmiş, içlerinde 10 küsür yıllıklar var, dediğim gibi bilek kalınlığında olanlar var ve çoğu da o kadara yakın. yalnız şöyle birşey var belirtmek isterim. geçen kış o en büyük olan sarmaşıklardan sanırım 15 yaş civarı bir taneyi epey büyük olan 50-60 yaş civarı mantar gibi şekil yapmış güzel bir kestaneden parçalayıp aldım. kestanenin üstünde genele yaygın 5te1 civarında çok sayıda büyüklü küçüklü kuru dalları vardı, sarmaşık zehirlemişti belli ki, fakat bu yıl epeyce kestane verdi yavaş yavaş toparlamasını bekliyoruz. toparlıyor olabilir de, tabi kuru dallar üzerinde duruyor ama zamanla döker sanırım, ya da onları almak daha sağlıklı da olabilir mi? eğer bulabilirsem bu ağacın fotosunu da koyayım.

kiraza ilaç olarak ne tavsiye edersiniz. ağacın üst kısmını keseceğim ama kök bölgesi ve üzerini dediğiniz gibi hasta ise nasıl iyileştirebilirim. öncelikle 3 metre çapta çapalarım. sonra da ilaç yapayım. bir de gövdelere kireç sürmek bu gibi hastalıkların oluşumunu önler mi. veya şimdi sürülebilir mi?

bu arada eğer sorun olmazsa başka konularda sorularım da var cevap rica edeceğim.
bahçedeki ağaçlar meyveler dahil olmak üzere bakımsız, ağaçlar kabuk yapmış durumda. o kabuklar da bakteri mantar böcek tutuyormuş diye duydum. bir ilaç duydum ama adına ulaşamadım kabuk dökücü yağlı bir ilaçmış, gövdeye atınca pullaşmış dış kabukları atıyormuş, bu konuda ne yorumunuz olur.

başka bir sorum, ormana yakın olduğumuz için kesilen ağaç gövdeleri dış zararlılara çok açık, yukarıdaki kirazın iç odundaki oluşan delikler gibi. kesilen bu yara yerlerine sürülebilecek likid bir sıvı olarak ne kullanmalıyız. kimileri aşı macunu diyor ama o çok katı, daha sıvı ve kolay nüfuz eden birşey daha iyi olur sanırım. kesimlere başlayacağım ve buna özel materyalim yok, aklıma dyo'nun emprenye sıvısı pinosanın verniksizi geldi. eğer mecbur kalırsam bunu kullanacağım ama daha uygun ilaçlar var mıdır.

junior Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 23-02-2012, 22:48   #6
Ağaçsever
 
ferba266's Avatar
 
Giriş Tarihi: 19-02-2012
Şehir: DİYARBAKIR
Mesajlar: 92
aslında yazdıklarınızı okuyunca gerçekten doğayı seven yeşillik her türlü alanla ilgilenen biri olduğunuzu farkettim bu çok hoş birşey. gözünüzden çoğu şey kaçmamış bugüzel şimdi teker teker yönlendirdiğiniz sorulara elimden geldiğince yardımcı olmak istiyorum.

ormanlık o alanlarda, belirttiğiniz insan elinin değmediği o güzel yerlere ne kadar da sorun gibi gelse de, bana sorarsanız doğanın kendini yenileme ve rekabet çalışmasından başka birşey değil. çok mecburi değilse doğayı kendi haline bırakmak en iyisi.

hele hele sarmaşıkların marifetlerinden bahsettiğinizde bir gülümseme tuttu beni, çünkü o sarmaşıklar 2 yıl içinde bir ağacın tüm sistemine yerleşirken ana gövdeyi bile kurutabilecek durumda iken, bunu başaramamış hem de 10 yılda.. acaba insan eli değseydi 10 yılda ağaç kurur muydu yine bilinmez

bahsettiğiniz gövdedeki deliklerden girmiş böcekler muhtemelen yazıcı böcekler dediğimiz Scoltidae, familyasından Scolytus rugulosus türüdür. cambaz böceklerdir bunlar. ve bunlarla mücadelede kimyasal mücadele zordur... hele hele ana gövdeye girmişlerse... yapabileceğiniz, bu zamanda onları şaşırtmak amacı ile şöyle bir mücadele yöntemi önerebiliriz: Mekanik Mücadele
Nisan, haziran ve eylül aylarında olmak üzere yılda üç kez ağaçlara taze veya solmuş dallar tuzak olarak asılmalı, parazit çıkışı olduktan sonra bu tuzak dallarda talaş çıkmaya başlar başlamaz, hepsi toplanıp yakılarak imha edilmelidir. bunlar hangi ilaçlamalar ilaçlar ile yapılır derseniz,
Azinphos Methyl % 25 WP 300 g
Carbaryl %50 WP 200 g
Carbaryl %85 WP 100 g
Methiocarb %50 WP 150 g
Aynı şekilde,

bulaşık dallar bahçeden uzaklaştırılmalı, özellikle fidanlıklarda yerde kuru dal bırakılmamalıdır.


Tekrar edecek olursak;
• İlkbaharda nisan-mayıs aylarında yapılacak gözlemlerle kurumuş dallarda ergin çıkışları görülür görülmez birinci ilaçlama ve ilacın etki süresi dikkate alınarak ikinci ilaçlama yapılır. İkinci döle karşı yine aynı şekilde temmuz, ağustos aylarında yapılacak.

aşı konusunda hala emin iseniz kendinizden, merak ediyorum gelen kalemler bu gövdeye nasıl uyarlanacak.. bence bu şekilde darbeler yemiş bir ağaca böylesi bir aşı yapmak yerine, ormanın en güzel yerinde o çeliklerinizi dikmeniz daha güzel olacaktır. yine de ben yapacam derseniz, yardımcı olmak isterim.
zehirli sarmaşıklara ilaç atmak istememeniz mantıklı çünkü bitki sistemi ile bizzat ilgili olduğu için belki bitkinizi de kendisi ile götürür ölüme..

kestanelerinizin üstünde kurudal bırakmayın... bunlar hastalık ve özellikle zararlılara davetiye ve kışın barınma yeridir... (özellikle yazıcı böcekler kışı oralarda geçirmektedirler..)

kanımca, spesifik ilaçlar sarmaşığa etki eder fakat ağaca etki etmez. ama sistemik ilaçları önermem. yaptığınız kültürel mücadeleye gelince, gayet güzel ve etkili görünse de kesin çözüm getirir mi zor.. hiç olmazsa testere veya balta artık ne ile sarmaşık köklerini ağaçtan ayırıyorsanız, kesilen(yaralanan) ağaç kısımlarını petrol yağları ile yarayı kapatmanızı tavsiye ederim. çünkü hastalıkların birinci giriş yerlerinden biri yaralardır.

aşıda ısrar ederseniz, kesmeniz gereken uzunluk standartlara göre 20 cm nin altında olmalıdır. ne kadar anaçtan az varsa o kadar aşı bölgesi iyi tutar bunu böyle bilmek gerekir. yine belirtmek isterim ki o türde bir anaç aşı tutmama olasılığı yüksektir..

halk arasında bilinen hurafelerdir, kireç sürmek hastalıktan korur derler... böyle birşey yoktur. kireç sadece karınca vb, toprak böceklerinin göbdeden yukarı çıkıp zarar yapamaması için ya da işbirlikçileri olan yaprak bitlerini korumaması için yapılan bir yöntemdir. bazıları ise zevk için bunu yapar bazıları ise bu hurafelere inanarak yapar.. kesin bildiğim budur ki kireç hastalığı önler diye birşey yoktur.

bahsettiğiniz kabuk dökücü ilaç ile ilgili birşey duymadım. fakat, kabuk soyma aparatları var piyasada, veya bazı hormonları ile oynarsınız ağacın bu şekilde kabuk soyabilir. net birşey söyleyemem.

Son sorunuza gelince ise şunları söyleyebilirim,
Macunlar

Macunlar, aşı ya da budama bölgesinin dış etkenlerden zarar görmesini ve su kaybını engeller.

Sıcak macunlar:

Kullanılan materyal:

* Zift 500 gr
* Balmumu 500 gr
* İçyağı (eritilip süzülmüş) 300 gr
* Elenmiş ince odun külü 125 gr
* Balık tutkalı 42 gr

Hazırlanışı:

Zift ile balmumu ufak parçalara ayrılıp bir kap içersinde ve alevsiz ateş üzerinde ısıtılarak eritilir. Diğer bir kapta içyağı yine ateş üzerinde eritilir ve sonra zift ile balmumu eriğine katılır. Bunların üzerine ince elenmiş odun külü dökülüp iyice karıştırılarak ısıtılmaya devam edilir. Kaplara dökülür. Macun soğuyunca katılaşır. Kullanılacağı zaman yumuşaması için ısıtılması gerekir. Ancak, macunu çok sıcak olarak kullanılmamasına dikkat edilmelidir.

Soğuk macunlar:
Soğuk macunlar, hazırlandıktan sonra ısıtılmaya gerek kalmadan yumuşaklığının koruyan macun çeşididir.

Kullanılan materyal:

* Ham reçine (çam sakızı) 2 kg
* Bezir yağı 20 gr
* Balmumu 100 gr
* Mavi ispirto 300 gr

Hazırlanışı:
Çam sakızı ateşte eritilir, buna bezir yağı ve balmumu katılır. İyice karıştırılıp eritildikten sonra ateşten indirilerek soğuması beklenir. Sonra yavaş yavaş karıştırılarak ispirto ilave edilir.

Kaynak: Trkiye Tarim Kredi Kooperatifleri

ferba266 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 24-02-2012, 03:06   #7
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 02-04-2008
Şehir: istanbul
Mesajlar: 153
Düşünceleriniz için çok teşekkürler, hakkımda yanılmamışsınız, gerçekten de hem hayattaki hem de doğadaki her ayrıntıyı önemsiyorum, yok sayamıyorum, mesela o kiraz için boş ver kökünden kes diyenler var ama onun da varlığını sürdürmesi için yardımcı olmak zorunda hissediyorum içimden, meyvesi bahane. tabi ki olursa silme meyve verebilir ama onları toplayıp sevenlerle paylaşmaktan çok onu o hale getiren süreç mutlu edecek beni.

Ben de sizin verdiğiniz uzun ve ayrıntılı yanıtlardan sizin bu konuları ne derece önemseyip profesyonel yaklaştığınızı algılayabiliyorum. ayrıca bunun gibi konusunda lider bir forumda dahi bu şekilde yanıtlar bulmak her zaman mümkün olmuyor o yüzden cevaplarınızın çok kıymetli olduğunu düşünüyorum. hem benim hem tüm arkadaşlar için. ihtiyacımız olduğunda böyle kişileri bir klavye mesafesinde hissetmek güven veriyor. verdiğiniz tüm bilgiler için yine teşekkürü borç biliyorum. yarın eğer olursa inşallah şehir dışına gideceğim fidan bakmak için. cevabınızdaki önerileri, fikirleri ve bilgileri uygulamak için de biraz zaman gerekecek. bu ara bahar öncesi bahçede de çok iş var. o yüzden gelişmeleri anında paylaşamayabilirim ama fazla da geciktirmeden mümkün olduğunca fotoğraf da koyarak yazmayı düşünüyorum. aklıma takılanları da vaktim olduğunca yazarım. teşekkür ederim.


Düzenleyen junior : 24-02-2012 saat 14:19
junior Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 24-02-2012, 22:36   #8
Ağaçsever
 
ferba266's Avatar
 
Giriş Tarihi: 19-02-2012
Şehir: DİYARBAKIR
Mesajlar: 92
teşekkür ederim böylesi güzel düşünceleriniz için... yıllarca bu şekilde bir veri tabanı ve bu konularda konuşulacak insnalar arıyordum. bu forum'u onceden de biliyordum ama hiç bu kadar sıcak ve bilgi yüklü olduğunu tahmin etmemiştim. elbette hayatta hepimizin birbirinden öğreneceği şeyler vardır. varolmaya da devam edecek. her zaman için birbirimize saf ve yardımsever bir yürek ile yaklaşmak çıkarsız, şeksiz açıklamalarla doyurmak güzel birşey. bu sayfamızdan bunları öğrendim ben, aynısını da arkadaşlara yansıtmaya çalışıyoruz. selametle. görüşmek üzre.

OSMAN45 beğendi.
ferba266 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Cevapla

Konu Araçları
Mod Seç

Gönderme Kuralları
Yeni konu gönderemezsiniz
Konulara yanıt veremezsiniz
Ek dosya yükleyemezsiniz
Kendi gönderilerinizi düzenleyemezsiniz

BB code Açık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2. Şu an saat: 14:39.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Forum vBulletin Version 3.8.5 Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0
agaclar.net © 2004 - 2019