agaclar.net

Geri Dön   agaclar.net > Hayvanlar > Evcil Hayvanlar > Evcil Hayvanlar / Genel
(https)




Reklam


Beğeni Düzeni113Beğeniler

Cevapla
 
Bookmark and Share Dış Bağlantılar Konu Araçları Mod Seç
Eski 17-01-2009, 13:49   #31
Ağaç Dostu
 
Ülker's Avatar
 
Giriş Tarihi: 17-11-2008
Şehir: İZMİR
Mesajlar: 1,532
Galeri: 1
Gözlerimi hayvanlarla açmışım,hangi anımdan başlayıp hangilerini paylaşayım bilemedim.
Ama nekadar çok üzücü anılarımız varmış,okudukça içim cız etti.
Çocukluğumdan beri sokakta ne bulursam eve getirirdim,annem önce fırça kayar sonra da kıyamaz kabullenirdi.
Evde yalnızken gözümün önünden bir fındık faresinin geçtiğini gördüm,sonra tekrar geçti,baktım fare ortalıkta dolanıp duruyor,yanına yaklaştım farketmedi sanki,bir peynir parçası koydum önüne çok şirin bir biçimde yedi,hiç kaçmadı,dokunmama da izin verince kör olduğunu farkettim,zamanla arkadaş olduk...ve bir gün babamın sinirli sesini duydum; "yahu bu fareler bizim eve nasıl girmiş,nasıl çoğalmış" diye...benim kör fare postu sağlam yere serince ailesini de getirmiş,babamın önünde kaçıştıklarını hatırlıyorum.
Ben besledim demedim artık, ama farelerle daha seviyeli dostluk kurmam gerektiğini de anladım.

Ülker Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 03-05-2009, 10:48   #32
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 19-04-2007
Şehir: Ankara
Mesajlar: 1,457
Galeri: 225
Name:  Köpekler.jpg
Views: 2564
Size:  21.8 KB
Manisa'da, geçen yıl kaza yapan bir tankerden sızan ve yol kenarında biriken zifte saplanan iki köpeğin kurtarılması için itfaiye ekipleri seferber oldu.

Yoldan geçen bir vatandaşın durumu emniyete ve itfaiyeye bildirmesi üzerine bölgeye giden ekipler, köpeklerden birini kurtarırken, diğeri kepçe ile çıkartıldı.

Ellerinde bulunan pet şişeleri keserek ilk etapta hayvanlara su veren ekipler, daha sonra Belediye Veteriner Müdürlüğü'nden veteriner çağırdı.

Name:  Köpekler 2.jpg
Views: 4359
Size:  35.9 KB

Gelen veteriner kurtarma çalışması başlamadan önce iki köpeğe de uyuşturucu iğne yaptı. Köpeklerin sakinleşmesi üzerine yoldan geçen vatandaşların da yardımıyla hummalı bir kurtarma çalışması başlatıldı. Köpeklerden biri itfaiye ekipleri tarafından kurtarılırken, diğer köpek de çağrılan kepçe yardımıyla zift batağından çıkarıldı.

Hayvanların uzun süre ziftin içinde kaldığının anlaşıldığını, zira derilerinde ciddi tahriş olduğunu belirten yetkililer, uygulayacakları tedavi ile köpeklerin yaşayağını söyledi. (Hürriyet)

Name:  Köpekler 4.jpg
Views: 4919
Size:  18.8 KB

Geçen yıl ben de zifte batmış bir köpek kurtarmıştım.
Aslında yol kenarındaki bu ziftler tankerden sızmış falan değil. Sıcak asfalt yapımı sırasında eritme tankerindeki fazla gelen zifti yol kıyısına döküp gidiyorlar. Zamanla üzeri kabuk bağlıyor. Gece soğukluğunda zift donuyor. Sabah güneş açtığında çevrede ilk ısınan yer bu ziftin üzeri oluyor. Sabah serinliğinde sıcak bir yer arayan hayvancıklar gelip bunların üzerine yatıyor. Sıcaklık arttıkça ziftin eridiğinin farkına varmıyorlar.

Zifte batmış bir hayvanı kurtarmak çok zor. Ben eldiven, poşet ve gaz yağı kullandım. İnanın hayvanın gıkı çıkmamıştı. Ve saatlerce uğraştım... Bu arada köpeğe yoğurt yedirdik... hayvancağız kurtulunca vücudunu, burnunu otlara sürtmesi, kendini yerlerde yuvarlaması hem acınasıydı hem komikti. Ben onu kurtarmaya çalışırken bir kadıncağızın köpeğin başında, ' Ne işin var burada, başka yer mi bulamadın...' diye hüngür hüngür ağlamasını ve sonrasında bana ettiği duaları unutamam.

hassoman Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 03-05-2009, 11:33   #33
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 01-08-2008
Şehir: Antalya-Kütahya
Mesajlar: 177
Merhaba, 16 yıldır bizimle yaşayan ailemizin bir ferdi olan biricik köpeğimiz mıstık.
Biz onu hiç bir zaman köpek olarak görmedik. Sanki daha önceki hayatında insandıda şimdiki hayatında köpek olarak dünyaya gelmişti. Konuştuğumuz her bir kelimeyi anlıyor bazan şaşırtıcı hareketleriyle anladığını bize anlatmaya çalışıyordu. Koca 16 yıl dile kolay,çocuklarımın biri 4 diğeri 2 yaşındaydı evimize geldiğinde. 20 gün önce gitti gelmedi, aradık heryerde, yakınımızdaki mezarlıkta cesedini gördük. Çok üzüldük tarifsiz bir üzüntü yaşadık. Ama şuna inanıyorum mıstık hayatı dolu dolu yaşadı, İnşallah acı çekmeden mutlu bir şekilde ölmüştür diye ümit ediyorum. Huzur içinde uyusun.

Eklenen Resimler
     

Düzenleyen tropikana : 03-05-2009 saat 21:12
tropikana Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 03-05-2009, 20:46   #34
Ağaç Dostu
 
tolgahann's Avatar
 
Giriş Tarihi: 20-08-2008
Şehir: Tekirdağ
Mesajlar: 976
Galeri: 5
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi tropikana Mesajı Göster
Merhaba, 16 yıldır bizimle yaşayan ailemizin bir ferdi olan biricik köpeğimiz mıstık.
Biz onu hiç bir zaman köpek olarak görmedim. Sanki daha önceki hayatında sanki insandıda şimdiki hayatında köpek olarak dünyaya gelmişti. Konuştuğumuz her bir kelimeyi anlıyor bazan şaşırtıcı hareketleriyle anladığını bize anlatmaya çalışıyordu. Koca 16 yıl dile kolay,çocuklarımın biri 4 diğeri 2 yaşındaydı evimize geldiğinde. 20 gün önce gitti gelmedi, aradık heryerde, yakınımızdaki mezarlıkta cesedini gördük. Çok üzüldük tarifsiz bir üzüntü yaşadık. Ama şuna inanıyorum mıstık hayatı dolu dolu yaşadı, İnşallah acı çekmeden mutlu bir şekilde ölmüştür diye ümit ediyorum. Huzur içinde yaşasın.
Hayvanların ölecekleri zamanı hissedip sevdiklerini üzmemek için evden uzaklıştıklarını duymuştum.Demekki doğruymuş.Hikayenixe çok üzüldüm.Gerçekten bir süRe sonra aileden oluyorlar ve yokluklarına hiç alışılamıyor.

tolgahann Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 03-05-2009, 21:18   #35
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 01-08-2008
Şehir: Antalya-Kütahya
Mesajlar: 177
Teşekkür ederim sn. tolgahan, bu hikayeyi bende duymuştum. Bizimde tahminlerimiz sizinki gibi. Hakikaten alışamadık yokluğuna, bensiz bir yere gitmezdi bana düşkünlüğü çok fazlaydı bir yere giderken sanki peşimden geliyormuş gibi his uyandırıyor. Havlaması, herşeyi gözümün önünden gitmiyor.

tropikana Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 03-05-2009, 21:24   #36
Ağaç Dostu
 
Nariel's Avatar
 
Giriş Tarihi: 18-04-2008
Şehir: Silifke & İstanbul
Mesajlar: 2,203
Galeri: 236
Bugün Eminönü'ye çiçekçileri dolaşmaya gittim, gitmez olaydım!.. Gözden uzak olacağını sandıkları bir köşeye adamlar birşey ATMIŞ. Bu atılan şey çöp değil, bitki de değil, YENİ DOĞMUŞ BİR HAYVAN!

Ne olduğunu anlayamadım hayvanın, yeni doğmuş ve vıcık vıcık, ağzı burnu belli değil, sakarca emekliyordu.. Daha üzerindeki sıvı hiç temizlenmediği için sinekler konuyordu üzerine.. Zavallı yalpalaya yalpalaya birşeyler yapmaya çalışıyordu.

El büyüklüğündeydi, tavşan yavrusu olabilir diye düşündüm. Oradaki satıcılardan birine söylemeye çalıştım ama adamın öyle laubali, öyle çirkin bir tavrı vardı ki, söyleyecek başkalarını aradım. En sonunda biri beni başından savmak için, "hanfendi o bir fare, hastaymış, attılar" dedi. "Ne faresi farenin yetişkini bu kadar olmaz" dedim, sonra çevirdi "hamster diyorlar bayan buna Türkçede". Sanki hamster fareden büyük!

Hiçbirşey yapmayacaklarını anladım ve oradan uzaklaştım. Yapabileceğim birşey yoktu, alıp nereye götürebilirdim? Nasıl temizleyebilirdim? Ya gerçekten hasta idiyse?.. Ama hayvanın o hali gözümden gitmiyor, kimbilir, belki hala ölmemiştir, can çekişmeye devam ediyordur..

Aykor beğendi.
Nariel Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 04-05-2009, 11:09   #37
Ağaç Dostu
 
yalıçapkını's Avatar
 
Giriş Tarihi: 24-11-2008
Şehir: kocaeli
Mesajlar: 149
Kedi,köpek,koyun,inek,tavuk,bıldırcın,keklik,balık ,güvercin,kumru,yılan,köstebek,sincap,kuşlar,ve aklıma gelmeyen diğerleri...köyde yaşayan biri olarak hayvanlarla ilgili anılarımda çok fazla..gerçekten buraya yüzlerce anı yazabilirim..Ama daha birkaç anıyı okuyunca kalbim sızlamaya ellerim titremeye başladı...maalesef ki ve doğal olanı da bu olduğu için,çünkü onların ömrü bizden çok kısa, aklıma hep kaybettiğim hayvanlarım aklıma geldi..özellikle kedi ve köpeklerle ilgili sonucu beni hala derinden sarsan acı kayıplarım var...

yalıçapkını Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 04-05-2009, 12:06   #38
Ağaç Dostu
 
yalıçapkını's Avatar
 
Giriş Tarihi: 24-11-2008
Şehir: kocaeli
Mesajlar: 149
Bu yüzden vakit buldukça ilginç ve komik anılarımdan birkaçını sizinle paylaşacağım...

yalıçapkını Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 04-05-2009, 19:10   #39
Ağaç Dostu
 
tolgahann's Avatar
 
Giriş Tarihi: 20-08-2008
Şehir: Tekirdağ
Mesajlar: 976
Galeri: 5
İçimden bir ses sayfa fazla nemlendi diyor.Bu yüzden sizlere komik bir anımı anlatacağım. Yazılarımda daha önce de bahsettiğim hamsterimimin sabah kafesinde olmadığını görünce paniğe kapıldım.Yerlere basmaya da korkuyorum üstüne basarım diye,parmak uçlarımda kapıya kadar yürüdüm.Kapıyı açar açmaz dışarı fırladı hemen yakaladım ama elimi ısırıp atladı.Asıl olayda sonra başladı;ben kapıyı açınca mama vereceğimi sanan kedim(helldorado) hamsteri kaptı başladı kaçmaya bende arkasından.Sabah maratonunu bitirdiğimi düşünen kedim hamsteri bıraktı baktım hayvan kıpırdamıyo sırt üstü yatmış öylece duruyo, üzerine doğru eğildim ama hala tık yok.Elimle dokunmamla bir bağırmaya başladı.O ses hala kulaklarımda.Hayvanın ödü kopmuş tutmaya çalıştıkça ısırıyor.Üzerimdeki penyenin yenini elime kaplayıp aldım ve eşofmanın fermuarlı cebine koydum.Eve gelene kadar cebimde bozuk para kadar bir delik açtı.Hemen kafese koydum.Sonrada kafesin tellerine ip sardım bir daha iznim dışında dışarı çıkamadı.Allahtan kedi evcil ve fare yemeğe pek alışık değildi.Yoksa çok büyük vicdan azabı çekerdim.

tolgahann Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 05-05-2009, 10:14   #40
Ağaç Dostu
 
yalıçapkını's Avatar
 
Giriş Tarihi: 24-11-2008
Şehir: kocaeli
Mesajlar: 149
Bizim taka-tukayı BİNEKLET yapmak isteyince...
80 Yıllardı,bisiklet nerdee..tabi bizim köy biraz şanslı bu konularda..Çünkü köyümüzde Amerikan Üssü vardı( karamürsel deniz eğitim komutanlığı),Babam dahil köyden çalışmayan yok gibiydi orda...bu nedenle birçok sanayi ve teknoloji ürünüyle tanışmıştı köylü...Uzatmayalım.Babam birgün evdeki hurda parçalarını birleştirince ortaya bir bisiklet çıkıverdi,yalnız bisikletin lastikleri yoktu ve cantların üzerinde kullandığımız için adına taka-tuka demiştik,köydeki tüm arkadaşlarım taka-tuka ile bisikletin ne olduğunu öğrenmişti.
7-8 li yaşlarda bu bisiklet bizim için masallar aleminden gelen bir alameti farika gibiydi..Taka tukanın da hatırası bitmez ya..gelelim bir gün onu BinekLET olarak kullanmaya kalkmama..10 yıl aralıksız yazları köyde inek baktım,birgün taka-tukayıda yanıma alıp çobanlığa gittim..ama bir sorun vardı bisiklet başıma bela oldu,dağda bayırda boyumdan büyük bisiklet devamlı elimde.. yoruldum,bittim. Akşam üstü eve dönerken Bahar isimli düvenin kuyruğuna bisikleti senmisin bağlayan..iple falan değil hayvanın kendi kuyruğunu sarıp bir kördüğüm attım ve hemen Binekleti denemeye kalktım..Tabi ne olacak daha binmemle bizim düvenin vitesi yükseltmesi bir oldu,bizim biseklette o zaman b-inek-let oldu ama üstünde ben yoktum iyikidei..ben düştüğüm yerden baktığımda bizim inek hala dört nala koşuyor,arkasından gelen tangır,tungur seslerle daha da panikliyordu..zor bela dere içinde sıkışmış hayvanın yanına gidip,kuyruğuna attığım düğümü baltayı sürterek kesmiştim..Benim bisikleti,bineklet olarak kullanma fikrimde sona ermişti doğal olarak... şimdinin çocukları sakın ha binekleti denemeyin tamam mı..selamlar

yalıçapkını Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 05-05-2009, 17:28   #41
Ağaç Dostu
 
tolgahann's Avatar
 
Giriş Tarihi: 20-08-2008
Şehir: Tekirdağ
Mesajlar: 976
Galeri: 5
Baltayı sürterek derken;ineğin kuyruğunu mu kestiniz yani.

tolgahann Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 06-05-2009, 10:23   #42
Ağaç Dostu
 
yalıçapkını's Avatar
 
Giriş Tarihi: 24-11-2008
Şehir: kocaeli
Mesajlar: 149
Kuyruğun ucundaki püsküllü kısımı kestim..saç kesmek gibi birşey yani..

yalıçapkını Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 16-09-2009, 15:43   #43
Ağaç Dostu
 
4.tekilkişi's Avatar
 
Giriş Tarihi: 09-04-2009
Şehir: İstanbul/Büyükçekmece
Mesajlar: 204
Öğrenci evimizde iki kedi baktık. Biri kapkara Karamel, diğeri bembeyaz Vanilya. Birbirlerini görmediler hiç. Ama biz sonradan evimizi şenlendiren Vanilyamızı hep Karamel'le kıyasladık. Vanilya'yı sevdikçe Karamel'i andık. Kara kedimiz sokak kedisi idi, beyaz pamuk kızımız asil bir Ankara kedisi. Uzun bembeyaz tüylere masmavi gözleri ile pek bi havalıydı doğrusu. Karamel sıcak kanlıydı dibimizden ayrılmazdı kendini sevdirirdi. Vanilya ise bi havalarda bi havalarda. Başkentli ya derdik İnternetten bir arkadaş yavrularına ev arıyordu öylece tanıdık, eski adı Mavişmiş, heralde ismine alışamadı dedik. Çağırıyoruz çağırıyoruz bizi umursamıyor. Sallamıyo yani Başta epey komik geldi bize. Maviş dedik yine olmadı. Allah allah ne zaman alışacak ismine bu kız diye dertleniyorduk. Bir temizlik anımızda gerçeği anladık: Elektrikli süpürgeyi çalıştıracaktık; Karamel çok korkardı sesinden, Vanilya da ürkmesin diye arka odalardan birine kapatalım dedik, başladık temizliğe. Biraz zaman geçti. A a! Bir baktık bizim kız mutfağın camından atlamış süpürgenin ileri geri hareket eden kablosuyla oynuyor. Çok şaşırdık ev arkadaşımla. " Bu niye korkmuyor ya?" diye. Yoksa yoksa??? şeklinde soru işaretleri dönmeye başladı başımızın üstünde. Kedimiz meğer sağırmış!!! İsmine bir türlü alışamaması, seslenince bizi sallamaması havasından değilmiş yani Aşıları için veterinere gittiğimizde sağır olduğunu söyledik. Ankara kedisi değil mi? dedi. Evet. Ankara kedileri çoğunlukla sağır olurlarmış meğer.

Name:  vanilya.jpg
Views: 3944
Size:  24.2 KB
Name:  DSC00790.jpg
Views: 2045
Size:  32.5 KB
Name:  karamel.jpg
Views: 3105
Size:  24.0 KB

4.tekilkişi Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 24-11-2009, 01:57   #44
Ağaçsever
 
lokosit's Avatar
 
Giriş Tarihi: 24-11-2009
Şehir: BALIKESİR
Mesajlar: 64
O zamanlar 1 yaşında olan rottweiler cinsi köpeğimin (Lucky) depresyona girmesinden bahsedeceğim.
Çok güzel oyunlar oynaya, neşeli ve obur olan köpeğim birgün aniden yemek yemekten vazgeçti ama öyleki sadece su içiyor ve asla mamasını yemiyor. Ciğer alıyorum, pişiriyorum ama nafile, et veriyorum koklamıyor bile.
Sabahtan akşama kadar yatıyor ve derin derin puff şeklinde sesler çıkartıyordu. veteriner bir çare bulamadı maalesef. günde 2 kg ciğeri boğazından itmeme rağmen zayıflamaya devam etti. Resmen hayata küstü garibim((
Sebebi neydi tahmin edebilirmisiniz.?
Herşey eve doğalgaz çektiriyordum ve işçilere saldırmasın diye lucky i yuvasına kapattım. İşçilerde yavrumun yuvasının önünü kazdılar. Meğerse onun alanına müdahele etmekmiş bu durum.
Veterinerler bana vitamin desteği ve balık yağı vermemi söylediler ama işe yaramadı.
Antidepresan ilaç başladım ve 1 haftada Lucky eski haline döndü.
Şu an 5 yaşında ve ben ve çocuklarımın stresini almaya devam ediyor.Resmen kolesterolümü düşürüyor)

Aykor beğendi.
lokosit Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 29-11-2009, 07:23   #45
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 30-07-2006
Şehir: Yalova
Mesajlar: 6,884
Galeri: 29
Bunu hep yazıcam buraya ama unutuyorum.

Altı yedi sene önceydi. Mevsim bahardı ve bir kaç gündür hava güzeldi. Toprak tam tava gelmişti ve ben de bahçede belleme yapıyordum. İkindi okunduğu sıra çok yorulduğumu fark edip, o günlük çalışmanın yeterli olduğuna karar verdim. Eve girip ayağımdaki lastik botların yerine terlikleri giydim. Televizyon seyretmek için oturdum. Bir de kahve yaptım kendime. Fakat sandığımdan daha fazla yorulmuşum ki, oturduğum yerde uyuklamaya başladım. Hiç kalkıp divana geçesim yok, öyle tatlı kapanıyor ki gözlerim. Kemeri ve pantolonun düğmesini açıp, kendimi saldım bende.

Ne kadar geçti bilmiyorum. Uykumun içinde acı bir tavuk gıdaklaması duydum. O aralar da bir tilki musallat olmuş, her gün bi tavuk alıyor. Eyvah deyip fırladım bahçeye. Dere boyunda bir tilki, ağzında bir tavuk, hem de en sevdiklerimden biri, güzel yumurtlayan, uysal. Tavuk, tilkinin ağzında çırpınıyor. Tilkide burda mı yesem eve mi götürsem diye düşünüyor.

Köpeklere seslendim hemen. "MAÇA, BOZO YAKALAYIN KIZLAR!"
Pehh, benim kızlar tilkiyi görmediler. Onun yerine havlayarak ters istikamete, bahçe kapısına koşmaya başladılar. Sesleri duyan tilki de ağzında tavuk, salına salına ormana daldı ve gözden yitti.

Ne kadar sinirlenip hırslandığımı kolaydan anlatamam ama o kadar sinirlendiğim zaman çok azdır. Olayı şahsi algıladım o an için. Tilki tilkiliğini yitirdi gözümde, düşman sınıfına girdi. Nerden buldum o anda bilmiyorum, küçük bir balta geçirdim elime. Kendim düştüm tilkinin peşine, daldım ormana.

100-150 m. kadar koştum. Ama dedim ya, mevsim bahardı ve ormanın içi güneş görmediği için yerler çamurdu. Bir kaç kere dengemi kaybedip düştüğümü hatırlıyorum. Çünkü ayağımda ayakkabı yerine, her biri bir kilo çamur topuna dönmüş terlikler var. Yürümek bile mümkün değil, nerde kaldı koşmak.

Az biraz uzaktan tavuğun sesini duydum. O tarafa doğru koşmaya başladım. İyice hırslandım. Bir yakalsam icabına bakıcam o tilkinin. Öğreticem kim olduğumu, tavuk çalmanın ne demek olduğunu. Ah bir yakalasam...

Ormanın içinde kah koşuyorum kah yuvarlanıyorum. Hani kemeri ve pantolunuda çözmüştüm ya, bu sefer başladı pantalon dizlerime düşmeye. Tek elimle pantalonu yukarıda tutmaya çalışıyorum, tel elimde balta. Ayaklar zaten bileklere kadar çamur topu.

Biraz daha koşmaya çabaladım. Ama koşmak kesinlikle mümkün değil. Ormanla güreşiyorum resmen. Alabildiğim bir yolda yok. Düş kalk yuvarlan aynı yerdeyim.

O sarf ettiğim efor sinirimi aldı götürdü, yerine yorgunluk geldi yeniden. Daha sağlıklı düşünebilmeye başladım yavaş yavaş. Şöyle bir halime baktım, elimde balta, pantalon dizlerde. Her tarafım çamur, üstelik o koşturmacada dikenlere falan dalmışım herhalde ki, ince ince kan sızan yerler var ve bazıları hafiften yanıyor.

O dakikada birisi ile karşılassam kesinlikle inandıramam tilki kovaladığıma. Zaten civarda yaşayanlar deli olduğumu düşünüyorlar, şekil şemalimde bunun tescili olacak. Hem kim yakalamış ki çıplak elle tilkiyi. Hele ormanda, onun mekanında. Kendime gülerekten eve döndüm.

Neyse ki artık Viski var ve çakal, tilki, domuz, yabancı köpek bahçeye yanaşamıyor. Epey bir zamandır tilkiye tavuk kaptırmadım. Artık sadece atmacalar palaz ve küçük tavukları kapıyor ama o da onun rızkıymış diyor, hoş görüyorum.

Not: Avatarımdaki köpek Viski.

Todor Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 10-02-2010, 17:41   #46
Ağaçsever
 
Giriş Tarihi: 10-12-2009
Şehir: istanbul
Mesajlar: 40
Merhaba!
Bende artık yanımda olmayan sevgili köpeğim Aleksin anılarını yazmak istiyorum.
küçük bir depresyon olayından başlayabilirim.
Bir sabah yatağımda gözlerimi açtım,ve yerde bana bakarak uyanmamı bekleyen sevgili köpeğimin yatağa atlayıp benle oynamasını beklemeye başladım.O ise bana manalı manalı bakıp oturuyordu..Gel oğlum.Gel oğlum.Çıt yok.Sonra zar zor yanıma çıktı.tek ayağını havaya kaldırıp bekledi.aa bi baktım ayağıyla yere basamıyo.tek bacak sürekli havada.nasıl hazırlanıp,onu kucaklayıp veterinere koştuğumu hatırlamıyorum.o sırada 7-8 yaşında vardı.Veteriner önce kireçlenme olabilir dedi.muayne etti.bişey yok..ay nasıl sinirim bozuldu anlatamam.doktorumuz dediki böyle alışırsa yere bidaha basmaz...
sonra da şöyle devam etti: dün canını sıkan bişey oldumu.(((( dün evde çocuklu misafir vardı bende onu masanın ayağına bağlamıştım.bütün olay bundan ibaret...sonra yavaş yavaş yavaş yere bastı.Çok üç kağıtçıydı(biraz kaba oldu bu tabir)
Allah cennete her hayvandan bir tane koyacakmış numune olsun diye.onun Alex olacağını ve onu görebileceğimi ümit ediyorum.Onun resmini becerebilirsem ekleyeceğim.

gökceada ve Aykor beğendi.
huripek Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 10-02-2010, 17:48   #47
Ağaçsever
 
Giriş Tarihi: 10-12-2009
Şehir: istanbul
Mesajlar: 40
alex

Merhaba!
Bende artık yanımda olmayan sevgili köpeğim Aleksin anılarını yazmak istiyorum.
küçük bir depresyon olayından başlayabilirim.
Bir sabah yatağımda gözlerimi açtım,ve yerde bana bakarak uyanmamı bekleyen sevgili köpeğimin yatağa atlayıp benle oynamasını beklemeye başladım.O ise bana manalı manalı bakıp oturuyordu..Gel oğlum.Gel oğlum.Çıt yok.Sonra zar zor yanıma çıktı.tek ayağını havaya kaldırıp bekledi.aa bi baktım ayağıyla yere basamıyo.tek bacak sürekli havada.nasıl hazırlanıp,onu kucaklayıp veterinere koştuğumu hatırlamıyorum.o sırada 7-8 yaşında vardı.Veteriner önce kireçlenme olabilir dedi.muayne etti.bişey yok..ay nasıl sinirim bozuldu anlatamam.doktorumuz dediki böyle alışırsa yere bidaha basmaz...
sonra da şöyle devam etti: dün canını sıkan bişey oldumu.(((( dün evde çocuklu misafir vardı bende onu masanın ayağına bağlamıştım.bütün olay bundan ibaret...sonra yavaş yavaş yavaş yere bastı.Çok üç kağıtçıydı(biraz kaba oldu bu tabir)
Allah cennete her hayvandan bir tane koyacakmış numune olsun diye.onun Alex olacağını ve onu görebileceğimi ümit ediyorum.[/QUOTE]

Eklenen Resimler
 
huripek Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 11-02-2010, 00:55   #48
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 10-03-2007
Şehir: Basel-Isvicre
Mesajlar: 188
Yunanistan`dan iki animi ayri ayri sizlerle paylasmak istiyorum.
1990 yilinda Samoz adasinda yaptigimiz tatilden dönecegimiz gün esim esyalarimizi toplarken bende gemimizin yerini ögrenmek amaciyla limana gitmis ve gec kalma korkusuyla acele otele dönüyordum ki; sag tarafimsan bir köpek benimle yürüyor,gözleri bende .ikide bir selam verir gibi sag ayagini kaldiriyordu.Bende ona tatli sözler söyleyip selam veriyordum.bir,iki,üc,bes hayvan gözlerimin icine bakip sag ayagini kaldiriyor (adeta gözüme sokuyor) Toka yapmak istiyor olamali diye sag patisini tokaladigimda parmaklarim yapis ,yapis oldu.Hayvanin ayaginda bir sorun oldugunu o an farkettim.Durdum,patisinin tabanina baktim ki ne göreyim! Yovarlak bir alan iltihaplanmis.Zavalli demeye dilim varmisor,akilli köpek benden yardim istiyordu.Ben köpekle ilgilenirken iki genc bayanda durumu farkedip yanimiza geldi.Veteriner bulmaliyiz diye almanca,fransizca söyledim.Köpegin durumu onlarinda yüregini kaldirmisti ama beni anlamiyorlardi. Doktor,doktor dedim.Daksi,daksi (tamam,tamam) deyip etraftaki kisilerden veteriner adresi sordular.Fiesta ( öylenleri is yerleri kapanir ve herkesin uyudugu zaman) zamani oldugu icin veterinerde kapaliydi.Gemiye gec kalma endisemi bir yana atip careler düsünmeye zorladim kendimi ne yapabilirdi? Iltihapli yeri kaziyip bosaltmaliyim dedim.Eeee sonra? Sonrada sigaralirimi parcalayip tütün bastim olusan cukura.Iyi güzelde neyle baglayacaktim.Hanimlardan biri flarini siyirip uzatti.Bir güzel bagladim köpegimizin patisini.Köpek cok ,ama cok rahatlamis inanin bize yürekten tesekkür ediyordu gözleriyle.Patisini yere rahatca basiyor,bize sürtünüyordu.Ben ve iki hanim ise agliyorduk.Veda etmek icin agzimizi actigimiz an sanki avazimiz ciktigi kadar yüksek sesle aglayabilirdik.Biraz sakinlestikten sonra onlara bu sefer yunanca (cat,pat) Yunanmisiniz diye sordum.Ne (evet) dediler. Ego (ben) Türküm dedim ve yunanlilar ve bir türk bir köpege beraber yardim ettik,beraber agliyoruz,... biz filos`uz (arkadas-dostuz dedim.Ikisi birden boynuma atildi ,sarmas dolas olduk... yasasin halklarin dostlugu,yasasin hayvanlar

Aykor beğendi.
gökceada Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 11-02-2010, 01:59   #49
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 10-03-2007
Şehir: Basel-Isvicre
Mesajlar: 188
Yine Yunanistandayim.Yalniz ve arabamla Türkiyeme gidiyorum.(üc,dört gün sürer yolculugum kimi zamanlar.Güzellikleri yasayarak,ote,pansiyonlarda konaklayarak bir nevi uzatir,ve renklendiririm tatilimi)

Patras bir kücük adadir.Patras limaninda gemiden inip,ayri bir gemiyle yunan ana karasina gectim.(o zamanlar orda onlarin bogaz köprüsü henüz yapilmamisti) Otoban falan yoktu cogu yerlerde . Cok gecmeden bir kasabanin sekiz,on kilometre disinda trafik polisi durdurdu beni.Hizlimi gitmistim ? hic farkinda degilim.Pasaport,ehliyet vb. kontrollerini yapip iyi yolculuklar dilemeleriyle 91 model 205 beygir gücünde,6 silindirli ve 3000 motorlu Mitsubishi Sigma`min gaz pedalina yüklenmemle, frene basmam sanki ayni zamanda oldu.Sag tarafta ,moloz atiklarinin yaninda siyah bir sey gözüme carpmisti.Deri kemik ,kuyrugunda tüy kalmamis bu yaratikla her nasil olmussa saniyenin belkide binde biri göz göze gelmistik.öyle olmaliydi.O gözleri bana ,.. benim gözlerime bakarken görmüs olmaliydim. Arabamdan indim , yanina yaklastim.O da tereddüt icinde bana dogru adim atmak istedi ama buna cesaret edemedi.Kuyrugunu sallamaya calisti.Ama sallayamadi.ürkek ve korkak,memeleri sarkmis,belliki insanlardan(!) cok tekme yemis bir köpekti karsimdaki.Kizim ne oldu sana ,buralara kim atti seni dedim.Oksayip rahatlatmak istedim:Bir deri ,bir kemik oksanacak hic bir yeri kalmamisti.Ama bal rengi,derinlemesine bakan.Insanin yüregine isleyen cok güzel gözleri vardi.Cöktüm yanina,sarildim,sevdim.Kupkuruydu, o temmuz sicaginda kavrulmus gibiydi.Bagaji actim su cikardim avucumdan icti,icti,icti... de sanki kanamadi,doyamadi suya.Bu köpek acliktan ölüyor cabuk ekmek ver dedim.Ekmegi yiyemedi,agzi , damagi kupkuru ve belliki aci icindeydi.

Onu bir veterinere yetistirmek umuduyla arabama aldim.ön koltuga kuruldu.Sag elimle hep oksayip,dayan kizim diyordum.Dayan.Neden sonra aklima kasar peyniri ve sarimsakli peynirim oldugu geldi.Acaba peynir yermiydi? Köpek peynir yermi? yemezmi?diye düsünmektense bir deneyeyim dedim.Saga cektim,peyniri görünce aman nasil yemeye basladi anlatamam. Peynirle kücük parcalar halinde ekmeyin icinden verip doyurdum onu.O koltuguna kuruldu,ben direksiyona gectim.Hic merak etme kizim bir veteriner bulup seni iyilestirecegim diye konusmaya,onunla sakalasmaya ve sohbete gece yarisina kadar devam ettik.Bir cok köy kasaba gecmistik bu ara.Her eczaneye,bakkala veteriner soruyordum.Aldigim tek cevap LAMIA`da bulursun olmustu.Köpegimin adini Lamia koydum.Lamia`ya varmamiz onun kurtulusu olacakti bence.Gece yarisi Lamia`ya vardik.Veteriner varsada kimbilir hangi tavernada.Gece yarisi... simdi ne yapmaliydim?

Lamia`yi Türkiye`ye yakin bir sehre kadar götürecektim.O sehirde veteriner bulacaktim.Veterinere bak hemserim ben Türkiye ye tatile gidiyorum ve su zaman sonra dönüp senden Köpegimi sagligina kavusmus sekilde alacagim.Anlastik mi? anlastik.Kac para istiyorsun ? Su kadar ! Al parani ve Lamia`a iyi bak,... diyecektim ki???

Sabahin ücü gibi , cok genis caddeli,caddesi binlerce tatilci,gezen insan ile dolu bir kasabaya düstü yolum.Benzin almaliydim.Bir benzinciye girdim.Benzin alirken kizli , erkekli genc insanlari sevgiyle izliyordum. Birden sadece insanlarin degil bir cok köpegin,hatta kedininde tatilin keyfini cikardiklarini farkettim.Istisnasiz kim ne yiyorsa köpeklere de veriyordu.Zaten köpeklerde alma,gönül fethetme konusunda uzmanlasmis gibiydiler.
Bu manzarayi seyrederken acliktan ölecegimi anladim.Lamia`nin derdine düsüp ben bir lokma bile yememistim.Arabami benzincinin parkina cekip lokantaya girdigimde ,(ayni türk lokantalari) yumru ,yumru et yemegini de görünce aklim basima geldi.Lamia nasilda sevinecekti.Tezgahtar kiza bana su etlerden iki porsiyon ver,ama götürecegim dedigimde benim yabanci,Türk oldugumu anlayan bayan ohi,ohi (yok-hayir) bu domuz eti sen müslümansin demezmi.Güle,güle anlattim durumu.A daksi,daksi dedi.Kendimede taze fasulye (ölürüm) ve patetes siparis edip Lamia`min yanina gittim. Arabanin disinda yumuldu Lamia etlere,ama ne yumulus.Bende taze fasulyeme ,patatesime yumuldum.

Geri geldigimde Lamia ortalarda yok! Aldimi beni bir endise ne oldu kizima diye!Lamia,Lamia,Lamia diye cigliklarima dayanamamis olmali ki; saklandigi yerden cikti.Nerdesin kizim ödümü patlattin deyip arabanin kapisini acti.Hadi bin kizim!... Lamia nazli,nazli kuyruk sallar ama binmeye yeltenmez. Yardim etmeye calisirim Lamia hanim kendini nazikce geri ceker.Ne yapmak istiyorsun,niyetin nedir derim.Gözlerime gülerek bakar... Lamia güzellesmistir... Lamia orda kalmak ister ... Lamia orada belki benim alamadigim nice hos yemek kokularini almis ve bir daha ac kalmayacag bir yeni kasabasi oldugunu farketmis olmali ki; ne yaptiysam arabaya binmek istemedi.Ama benide bakislariyla hosnut etti.Beni ordan öyle güzel ugurladi ki, gözüm arkada kalmadi.

Sonra ne mi oldu?

Yunanistan boydan boya otoban oldu.Ben otobanlari hala cok az kullansamda,Lamia`yi biraktigim kasabayi acaba Lamia`yi bir daha görebilirmiyim umuduyla her yil ararim.Ama bir türlü bulamam. Aradan yillar gecti.Lamia belki de öldü.Ama ben ölünceye kadar, Lamia`nin hikayesini bilenler yasadikca o hep yasayacak.
Lamia sevgili kizim benim ...

Sadece Lamia icin o yolculugumu uyumadan ,konaklamadan gecirdim,

Gül-bahar ve Aykor beğendi.

Düzenleyen gökceada : 11-02-2010 saat 02:11 Neden: imla
gökceada Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 20-02-2010, 00:10   #50
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 10-03-2007
Şehir: Basel-Isvicre
Mesajlar: 188
Lamia`yi merak edip tanimak isteyen yok mu bu sitede '

gökceada Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 20-02-2010, 21:52   #51
Ağaç Dostu
 
tolgahann's Avatar
 
Giriş Tarihi: 20-08-2008
Şehir: Tekirdağ
Mesajlar: 976
Galeri: 5
Sevgili gokceada lamia'nın hikayesini okumak çok hoştu. Çekmiş olduğunuz fotoğraf varsa görmeyi çok isteriz. Umarım Lamia yaşıyordur ve rahattır. Siz insaniyet görevinizi çok güzel bir şekilde yerine getimişsiniz. Keşke herkes hayvanlara karşı bu kadar sorumlu olsa...

tolgahann Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 21-02-2010, 00:18   #52
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 10-03-2007
Şehir: Basel-Isvicre
Mesajlar: 188
tesekkürler tolgahann bey

Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi tolgahann Mesajı Göster
Sevgili gokceada lamia'nın hikayesini okumak çok hoştu. Çekmiş olduğunuz fotoğraf varsa görmeyi çok isteriz. Umarım Lamia yaşıyordur ve rahattır. Siz insaniyet görevinizi çok güzel bir şekilde yerine getimişsiniz. Keşke herkes hayvanlara karşı bu kadar sorumlu olsa...
Ilginize tesekkür ederim dostum.
Fotograf makinasini elinden düsürmeyen ben Lamia ile gecen o uzun ve caresiz zaman diliminde inanin acligimi bile unutmustum.
selam ve sevgilerimle hoscakalin

gökceada Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 01-03-2010, 17:30   #53
Ağaç Dostu
 
ilksenozturk's Avatar
 
Giriş Tarihi: 19-04-2007
Şehir: istanbul
Mesajlar: 1,351
15 yaşında ve 15 yıldır bizimle olan köpeğimi kaybettim.
hani burası anı alanı ya
onunla anılarım paylaş paylaş bitmez şeyler

ilksenozturk Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 12-07-2010, 20:11   #54
Ağaçsever
 
hanbiyçe's Avatar
 
Giriş Tarihi: 01-07-2010
Şehir: konya
Mesajlar: 81
çocukken oturduğum askeri lojmanın dibinde tabur vardı ve haliyle kedisi köpeğide vardı.ben zaten sahipsiz kedi köpekleri gizli gizli apartmanların köşelerinde büyüttüğüm için mimli bi çocuktum bi gün okula giderken küçük bi köpeğin boynundan bağlı havladığını gördüm oynamak istiyordu.görünce sevimliliğinden gözüm döndü zaten beslenmemin yarısını vermişimdir ona o gün.Ama aşkımız bu kadarlada sınırlı kalmadı tabi ismi viskiydi neden bu ismi aldğını bilen yoktuda.ben her sabah ama kesintisiz her sabah viskiyi sevmekten okula geç kalıyordum okulda viski için küçük çikolatalar alıyordum.Askerler viski için yumurta haşlar kabuğuyla bıakırdı.her gün viskinin yumurtalarını ellerimle yedirirdim.gideceğimi anladıysada montumu ısırır bırakmazdı g,tmemi istemediğini ifade ederdi aslında ben bilirdim.Oturuyorsam ısırmayı bırakır ön patilerini atardı kucağıma.Kendi köpeğim gibiydi elimde büyüdü.Artık viskiyle aşkımızın şöhreti tabur komutanına kadar ulaştığı için muhabbet kuşunuda sevdirmeye çağırırdı aynı zamanda komşumuz olan amca benim tam anlamıyla keyfim yerindeydi.Ama zaten lojmanın panter emeli olarak mimli bir çocuk olduğum için viskiyle aşkımızın şöhretide babamın kulağına kısa zamanda vardı her sabah okula geç gidip geç dönmemdende şüpheleniyorlar 8 yaşşında çocuk bu nerede oalanır diye viski ortaya çıkınca ailemin gözündeki sır perdesi kalktı ve bana viskiyi görmeyi sevmeyi yasakladılar.ilk zamanlar devamlı delsemde bu yasağı haber gidiyordu ve sonunda yasağa uymak zorunda kaldım.10 ya da 11 yaşındaydım aradan 2 sene geçti karşımdan tüyleri dökülmüş uyuz bi köpek ama o kadar rahat geliyor ki kendisini sevdirmeye geliyor ama köpek uyuz olunca ben sevemiyorum aslında çocuk aklı gidip sevmeyede niyetim var ama annem elimi bırakmıyor.benim her sabah viskiyi sevdiğim zaman yeni gelen bi asker benide viskiyide tanıdı ve bana uzaktan ismimle bağırıp 'korkma sakın o viski sana bir şey yapmaz.ama sevme uyuz oldu' deyince içim eridi ellerimle büyüttüm ben viskiyi doğrudur hatta o taburda onun sahibi bile sayılırdım.o gün viskiyi sevememem 11 yıl geçmesine rağmen iiçimi burkar.

gökceada beğendi.
hanbiyçe Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 03-12-2010, 18:01   #55
Ağaç Dostu
 
doga-dostu's Avatar
 
Giriş Tarihi: 14-05-2010
Şehir: istanbul
Mesajlar: 160
tolgahann;
fare ama yavru.sizi sevince birşey yapmaz ki...

hangisini anlatsam acaba ?

tamam buldum

kuşum vardı evvelki sene babam pencereyi açmıştı kaçmıştı yas tutmuştum 1 ay

gökceada beğendi.
doga-dostu Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 03-12-2010, 18:12   #56
Ağaç Dostu
 
Eser İlhan's Avatar
 
Giriş Tarihi: 04-03-2007
Şehir: Istanbul
Mesajlar: 1,298
Galeri: 1
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi tolgahann Mesajı Göster
siz olsanız evinizde iki tane laam faresi beslemeyi kabul edermiydiniz?
Kesinlikle...
O fareler bana getirilmiş olsaydı,onları asla dışarı bırakmazdım.Hareketlerini uygun şekilde sınırlamak kaydıyla onları kendi kendilerine bakacak hale gelene kadar mutlaka besler,bakardım. Can candır.Ayrıca eminim eğer onları beslemiş olsaydınız gözlemleyeceğiniz çok ilginç şeyler olacaktı..
Istanbulda, şehrin göbeğinde doğadan uzak büyümeme rağmen çocukken her zaman hayvanlarım oldu. Civciler,tavuklar, kuşlar(saka, kanarya, muhabbet kuşu), kedi, akvaryum, belediye sarayının havuzundan kovayla avlayıp eve taşıdığım kurbağalar, çocuk parkından topladığım sümüklüböcekler...
Hayvanlarla ilgili birsürü anım var,ama unutamadığım hayvanlarımdan biri ipek böceklerimdir:
Herhalde 8-9 yaşlarındaydım, öğretmen olan teyzem kendi sınıfında öğrencilerine göstermek için temin ettiği ipek böceği yumurtalarından getirmişti eve. Birkaç sene üst üste kendi böceklerimizden elde ettiğimiz yumurtalardan ipek böceği çıkardık.Kışın buzdolabında saklardım yumurtaları. Sonra, bir sene yumurtaları dolaba koymayı unutmuşum ve kışın ortasında çıkıverdiler böceciklerim.Tabii dut yaprağı bulamadım, verdiğim diğer hiçbir yeşilliği de yemeyip öldü ipek böceklerim
O kadar üzülmüştüm ki çok uzun zaman ben de dut yiyemedim..

gökceada ve Aykor beğendi.
Eser İlhan Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 19-04-2012, 01:22   #57
Yeni Üye
 
Aykor's Avatar
 
Giriş Tarihi: 18-04-2012
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 5
Merhabalar,
Üzerinden üç yıl gibi bir zaman geçmiş bu yazışmalar ilgimi çekti. Anılarınızı okurken kiminde hüzünlendim, kiminde keyiflendim.
Hayvanlarla ilgili pek çok anım var ama sonuncuyu anlatmak istiyorum. Umarım bu bölüm halen aktiftir.
Barınağa bırakılmış bir terri aldım. Çok asabi idi ve çok zor dostluk kurabilmiştim. Geldiğinde hafta sonu idi ve veterinere götüremedim, ilk pazartesi günü veterinerin yolunu tuttuk. Orada aşı yapıldı, yıkandı, tırnakları kesildi, ameliyat yeri yenice iyileşmişti, yara yeri temizlendi. Kulağındaki barınak etiketi çıkartıldı. Veteriner bunları yaparken Çakıl çok öfkelendi. Minicik olmasına rağmen ağzına ağızlık takmak zorunda kaldılar.
Neyse, eve döndük. Arabadan indik. Çakıl'ı kucağımdan indirdim. Kucaktaki süreçte tasmasının ipi halkasından çıkmış. İp elimde kaldı. Çakıl son sürat fırladı gitti. Ben tutayım derken dizlerimin üstüne düştüm. Yeşilçam filmlerinde biçare karakterler gibi dizlerimin üstünde, arkasından bakakaldım.
O sırada, "Bir köpeğe sahip olamadın." gibisinden kendime methiyeler düzüyorum. Derken Çakıl durdu ve dönüp arkasına baktı. Aa, kimse yok! Sonra beni gördü ve gittiği hızla geri dönüp koşarak geldi ve üstüme atladı. Dizlerimin üstünde ağlamaklı oldum. Birbirimize yaslanıp içeriye girdik.
Bugün birlikte on üçüncü günümüz. İki dizim de halen yaralı. Daha iyileşemedi. Fakat biz mutluyuz.

Aykor Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 19-04-2012, 01:36   #58
Yeni Üye
 
Aykor's Avatar
 
Giriş Tarihi: 18-04-2012
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 5
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi gökceada Mesajı Göster
Lamia`yi merak edip tanimak isteyen yok mu bu sitede '
Duygulandım...
Dilerim Lamia iyidir ve kalmak isteyip de kaldığı yerde mutludur.

gökceada beğendi.
Aykor Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 19-04-2012, 01:38   #59
Yeni Üye
 
Aykor's Avatar
 
Giriş Tarihi: 18-04-2012
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 5
Arkadaşlar, bu anılarınız öyküleşsin ve çocuklar tarafından okunsun ister misiniz, buna izin verir misiniz?

gökceada beğendi.
Aykor Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 20-04-2012, 03:24   #60
Yeni Üye
 
Aykor's Avatar
 
Giriş Tarihi: 18-04-2012
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 5
Exclamation Çakıl

Çakıl'dan sevgilerle.
Umarım yükleyebilmişimdir fotoğrafları...

Eklenen Resimler
    
Aykor Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Cevapla

Konu Araçları
Mod Seç

Gönderme Kuralları
Yeni konu gönderemezsiniz
Konulara yanıt veremezsiniz
Ek dosya yükleyemezsiniz
Kendi gönderilerinizi düzenleyemezsiniz

BB code Açık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2. Şu an saat: 19:49.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Forum vBulletin Version 3.8.5 Copyright ©2000 - 2021, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0
agaclar.net © 2004 - 2021