agaclar.net

Geri Dön   agaclar.net > Doğaya ve Yaşamınıza Sahip Çıkın > Doğa, Çevre, Ekoloji, Gıda Hukuk ve Politikaları




Reklam


Beğeni Düzeni7Beğeniler
  • 3 Gönderen mrduran
  • 2 Gönderen Yakup
  • 1 Gönderen mrduran
  • 1 Gönderen pria

Cevapla
 
Bookmark and Share Dış Bağlantılar Konu Araçları Mod Seç
Eski 26-02-2006, 22:12   #1
Ağaç Dostu
 
hasan42's Avatar
 
Giriş Tarihi: 04-11-2005
Şehir: Konya
Mesajlar: 517
Galeri: 121
Bitkiler ve kimyasallar

Arkadaşlar, aslında bitki yetiştirme ve bakımı konusunda hoş olmayan ama genellikle maalesef uygulanan bir işlem var; kimyevi madde kullanımı.
Bilmiyorum bu siteye uygun düşer mi ama bence bir şekilde işlenmeli bu konu.

Baymineral'in muz ile ilgili dün yüklediği bilgiler arasında rastladım, muz yetiştiriciliğinde normalden 10 kat fazla kimyasal kullanılıyormuş. Günlük hayatımızda da hiç eksik olmuyor bu konudaki duyum ve tartışmalar.

Sizi bilmem ama doğa gibi, yeşillik gibi insanın ruhunu okşayan şeyler arasında kötü çağrışımlar yapan kimyasalları hiç görmek istemiyor insan. Ayrıca hem kendimiz, hem de çocuklarımıza yediriyoruz bu kirli bitkisel ürünleri.

Bu konuda duyarlılığın artırılması ve dolayısıyla çözüm arayışlarının hızlanması için konunun güncel tutulması gerektiğini düşünüyorum. Siz ne dersiniz?

hasan42 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 08-04-2006, 21:45   #2
Ağaç Dostu
 
inci gül's Avatar
 
Giriş Tarihi: 27-02-2006
Şehir: Kastamonu
Mesajlar: 160
Galeri: 63
kimyasallarla ilgili dediklerinize katılıyorum. bu konu ile ilgili bilgili kişilerin bilgilerini paylaşması gerektiğini ve reklamlarla tüm herkesi doğaya dönüşüme teşvik etmelerini düşünüyorum. organik tarım ile ilgili devletin verdiği . üniversitelerin başlatmış olduğu projeler var ama yetersiz kalmakta. burada çiftçiler ve ziraatçiler bilgilendiriliyor. ilk önce reklamlarla halk bilinçlendirilirse üreticide talebe bakarak organik tarıma yöneleceklerdir. ülkemiz tam olarak kimyasal kullanıma başlamadığı için organik tarıma dönüşüm daha kolay olacaktır. burada düşünmemiz gereken yaşadığımız şimdiki zaman değil gelecekte bizi nelerin beklediği olmalıdır. kendimizi ve çocuklarımı gelecekte kimyasallardan dolayı nelerin olabileceği bilinçlendirilirse bu konuya yönelimin artacağını düşünüyorum.

inci gül Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 18-07-2006, 21:06   #3
Ağaç Dostu
 
fmt79's Avatar
 
Giriş Tarihi: 17-07-2006
Şehir: Hatay
Mesajlar: 342
Organik tarım şu şartlarda olmaz arkadaşlar bunu aklınızdan çıkarın. Siz 2 ytl fiyatında, pestisit kullanılmış ancak kalıntı olmayan bir ürünü mü alırsınız, yoksa 5 ytl ancak hiç pestisit kullanılmamış, tamamen doğal, eeee doğal olduğu için de içinde kiraz sineği larvaları olduğu muhtemel (ancak bakarak göremezsiniz ) ürünü mü tercih edersiniz. Bence tarım ilaçlarının etiketlerinde yazan son ilaçlama ile hasat arasındaki süreye dikkat ederse bizim üreticilerimiz (inşallah o günleri de görürüz) o zaman hiçbir sorun olmayacak. Yeter ki bu işler kontrollü olsun. Tarım ilaçları reçete ile satılsın. Uzman kişiler uygulasın vs vs...

fmt79 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 18-07-2006, 21:11   #4
agaclar.net
 
malina's Avatar
 
Giriş Tarihi: 03-04-2004
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 33,844
Galeri: 90
Alıntı:
Organik tarım şu şartlarda olmaz arkadaşlar bunu aklınızdan çıkarın
bunu okuyunca aklıma Mine'nin açtığı konu geldi Okumuşsunuzdur...

Mamak çöplüğünde bile organik tarım yapacağız, moralimizi bozmayın

Mamak çöplüğü sera oluyor

malina Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 18-07-2006, 22:05   #5
Ağaç Dostu
 
hasan42's Avatar
 
Giriş Tarihi: 04-11-2005
Şehir: Konya
Mesajlar: 517
Galeri: 121
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi fmt79
Bence tarım ilaçlarının etiketlerinde yazan son ilaçlama ile hasat arasındaki süreye dikkat ederse bizim üreticilerimiz (inşallah o günleri de görürüz) o zaman hiçbir sorun olmayacak. Yeter ki bu işler kontrollü olsun. Tarım ilaçları reçete ile satılsın. Uzman kişiler uygulasın vs vs...
Siz bakış açınızı oluşturmuş, kararınızı vermişsiniz ve gönül huzuruna sahipsiniz. Ne mutlu size! Yerinizde olmak isterdim.

Ancak, maaleslef, modern dünyada işler göründüğünden daha karışık gibi geliyor bana. Kamuoyna sunuan her bilginin arkasında başka niyetlerin olduğu görülüyor bir süre sonra. Bu da bizi her şeyden şüphe eden insanlara dönüştürüyor.

Tesadüfen bugün okuduğum başka alandaki bir yazıyı, oradaki bakış açısını kullanmak üzere, izninizle buraya aktaracağım: Konu elektriğin sebep olduğu manyetik alan ve bunun insan sağlığına etkisi. Yazar şöyle diyor:

"Dünya genelinde, elektrik üretim ve dağıtım şirketleri ve elektrikli aygıtların üreticileri, çoğunlukla insan sağlığı açısından bir tehdit olmadığını veya çok az olduğunu söylemektedirler. Öte yandan, bu konuda araştırma kaynakları talep eden bilim insanları ve korunma amaçlı ürün veya hizmet satanlar, çoğunlukla olası veya gerçekleşen zararların inkar edilemeyeceğini ve ciddi boyutlarda olduğunu iddia etmektedirler."
(Bu yazının tümünü okumak isterseniz bu adreste bulabilirsiniz.)
http://www.akcaabatim.net/portal/mod...35&post_id=184

Aynı ikilemi tarım ilaçlarında da yaşıyoruz. Bir taraf, bilinçli kullanıldığı taktirde sakınca yok derken, diğer taraf zararlı olduğunu söylemekle kalmayıp bir de harekete geçerek organik tarım teniğiyle sebze-meyve üretiyorlar. Bize de bu tablo karşısında şaşırıp kalmak düşüyor.

Bir yakınımın tez çalışması ile ilgili kaynaklardan birisi koyunlarda haşere mücadelesi için kullanılanPyrethroid adlı bir pestisitten bahsediyordu. Kalıntıları yünde uzun süre kalan bu maddeye bu yünlerden üretilen tekstil ürünlerinde dahi rastlanıyormuş. Hatta bu maddeyi içeren suyun dere ve göllere karışmasıyla bu sulardaki canlı varlığı tehdit altına giriyormuş.

Bütün bunlar biraraya gelince ister istemez huzurumuz kaçıyor.

hasan42 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 19-07-2006, 20:11   #6
Ağaç Dostu
 
fmt79's Avatar
 
Giriş Tarihi: 17-07-2006
Şehir: Hatay
Mesajlar: 342
Pyrethroit bir aktif madde değil, aktif maddeler gurubudur. Malesef tarımda Sentetik Pyrethroit gurubu ilaçlar çok yaygın kullanılıyor. Sizden öğrendim şimdi veterinerlikte de kullanılıyormuş demekki. Sentetik Pyrethroit gurubu pestisitler çok geniş etkili, çok uzun süre kalıcı etkiye sahip, insan sağlığı açısından da LD 50 değerlerinin oldukça düşük olmalarından dolayı oldukça tehlikelidir. Zorunlu olmadıkça önermiyorum tarımda. Ancak zorunlu haller var, mesela Buğdayda Süne mücadelesinde şart, ancak uçakla değil yer aletleriyle uygulasak çok güzel olacak. Bir de Çekirge istilasında Sentetik pyrethroitler ani etkili oldukları için tavsiye ederim. Bunun dışında kullanılmasa iyi olur. Yeter ki uzmanlara danışalım. Yeter ki reçete sistemine geçelim. Reçetesiz tarım ilacı satılmasın. Ürünlerin üzerinde etiket olsun. Kullanılan tarım ilaçları üzerinde açıkca yazsın. İnsanlar da gönül rahatlığı ile alsın ürünleri. pestisit kalıntı analizleri yapılsın. Her ilde bir laboratuar kurulsun. Hal komplekslerinde düzenli olarak ürün muayeneleri yapılsın. Pestisit kalıntılı ürünün sahibi hem para cezası hem de hal'e belli bir süre meyve sebze sokması yasaklansın.

fmt79 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 19-07-2006, 22:30   #7
Ağaç Dostu
 
hasan42's Avatar
 
Giriş Tarihi: 04-11-2005
Şehir: Konya
Mesajlar: 517
Galeri: 121
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi fmt79
Yeter ki uzmanlara danışalım. Yeter ki reçete sistemine geçelim. Reçetesiz tarım ilacı satılmasın. Ürünlerin üzerinde etiket olsun. Kullanılan tarım ilaçları üzerinde açıkca yazsın. İnsanlar da gönül rahatlığı ile alsın ürünleri. pestisit kalıntı analizleri yapılsın. Her ilde bir laboratuar kurulsun. Hal komplekslerinde düzenli olarak ürün muayeneleri yapılsın. Pestisit kalıntılı ürünün sahibi hem para cezası hem de hal'e belli bir süre meyve sebze sokması yasaklansın.
Ah, hocam, ah! İyi söylüyorsunuz da, bunların hiç birisini, en azından tahıl üretiminde görmüyorum ki ben. Ben hiç reçete ile tahıl ilacı alan çiftçi görmedim. Ürün alımlarında da kalıntı ölçümü vesaire de yok. Olsa nelerle karşılaşırdık merak ediyorum.

Bu arada, dün kükürt almak için genellikle zirai ilaç satılan dükkanların bulunduğu yere gittim. Bir zirai ilaç dükkanına girip kükürt sordum. "Bizde 50 kiloluk torbalarda kükürt var, daha düşük miktarda satamıyoruz, yasak." cevabını aldım. Hatta o sırada dükkana uğrayıp giden birisini kasdederek "bu kişi de kontrol görevlisiydi" dedi.
Ama bir kilo kükürtü almayı da başardım, çünkü karşısında başka şeyler satan bir dükkana veriyorlarmış, onlar da küçük poşetlerde kiloluk olarak hazırlayıp satıyorlarmış. İşte durum bu!

hasan42 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 20-07-2006, 19:16   #8
Ağaç Dostu
 
fmt79's Avatar
 
Giriş Tarihi: 17-07-2006
Şehir: Hatay
Mesajlar: 342
Henüz ülkemizde Tarım Reçetesini düzenleyen bir kanun **** yönetmelik yok. Avrupa Birliğinde var. İnşallah ülkemizde de gelecek 10 yıl içinde (umarım) yürürlüğe girecektir. Aslında ilk bayii doğru söylemiş, açık satmak yasak. Genellikle 50 kg'lık torbalar halinde satıyorlar. Ancak saf kükürt almak yerine %80 Kükürt ihtiva eden hazır pestisitler var. Islanabilir toz formunda (WP) onları da tercih edebilirsiniz. Ancak diğer kükürtlere göre pahalıdır. Hem ıslanabilir toz formundaki kükürtü sulandırıp bir el pülverizatörü (sprey, fıs fıs) ile uygulayabilirsiniz. Ama ne için uygulayacağınızı bilmeniz gerekiyor. Biz kükürtü Külleme hastalıklarına karşı öneriyorduk eskiden. Şimdilerde sistemik ve çok etkili külleme ilaçları var piyasada. Onları tercih ediyorum. uygulamadan 1 saat sonra yağmur yağsa bile ilaç yıkanmıyor çünkü sistemik. Bir de Kırmızı örümcek ile eriofit akarların sorun olduğu yerlerde öneriyoruz. Bunun dışında pekçok zararlı böcek için sınırlı etkiye sahip. Organik tarımda önerilen bir kimyasal. O bakımdan önemli.

fmt79 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 01-08-2006, 07:30   #9
agaclar.net
 
malina's Avatar
 
Giriş Tarihi: 03-04-2004
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 33,844
Galeri: 90
Alıntı:
Tarım ilacına barkodlu tedbir

TARIM ve Köyişleri Bakanlığı, gelecek yıl uygulamaya başlayacağı "barkodlu" çiftçi kimliği projesi ile yanlış tarım ilacı kullanan çiftçiyi anında tespit edecek. Bitkisel üretimde zirai mücadele lacı kullanımını azaltmak ve kontrolleri artırmak amacıyla bir proje oluşturuldu.

Çiftçilere, "barkod numaralı" kimlik verilerek, "Satın aldığı ilaçtan sattığı ürüne" kadar her türlü bilgi bu kimliklere işlenecek. Proje ile ilaç satış bayileri de kontrol altına alınacak. Buna göre çiftçi ilaç satın alırken, bayi, çiftçinin kimliğini sisteme girerek satış yapacak. Böylece, çiftçiyle ilgili kayıtlar elektronik ortama işlenecek. Elektronik ortamdaki verilerin Ankara’daki merkezden de izlenerek, takip edilebilecek.

Projenin diğer ayığını da üretim sonrası kontrol oluşturuyor. Çiftçinin satış yaptığı ürünlerin ambalajlarında da çiftçi barkod numarasının yer alması ile üründe limitin üzerinde zirai ilaç kalıntısı olup olmadığı belirlenebilecek.
Hürriyet

malina Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 01-08-2006, 18:23   #10
Ağaç Dostu
 
fmt79's Avatar
 
Giriş Tarihi: 17-07-2006
Şehir: Hatay
Mesajlar: 342
Bu barkot sisteminin yazılımını yapan arkadaşları yakinen tanıyorum. Gerçekten Türkiye için bir ilk ve müthiş bir olay. Hem de yazılım internet tabanlı çalışacak. Yani bir bayide 3 bilgisayar da olsa hiçbir yazılım cd'si olmadan internet aracılığı ile bilgiler girilecek. İlave hiçbir telif hakkı olmadan sadece bir abonelik ile 10 bilgisayar kullanabilecekler isterlerse.

Ve çiftçinin aldığı Tarım İlacını Ankara'dan istedikleri an görecekler. Eski sistemde bilgiler yılda iki defa Tarım il müdürlüğü tarafından alınırdı ve kontrol edilmezdi.

İnşallah bu çalışma ile Chlorpyrifos ethyl'li, Monocrotophos'lu portakal, Parathion methyl'li sebze yemeyeceğiz.

fmt79 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 27-03-2012, 01:10   #11
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 20-08-2011
Şehir: İzmir
Mesajlar: 1,539
Kimyasal kalıntı/kısır döngü/kısır düşünmek ve samimiyet

KİMYASAL KALINTILAR/ KISIR DÜŞÜNMEK/KISIR DÖNGÜ/SAMİMİYET

Rekâbet dünyası içinde yaşıyoruz.
Ne yazık ki insanî olmamızın belkide gereklerinden biri olan rekâbet.

Başka bir deyişle;

Ne mutlu ki insanî değerlerimiz içinde rekâbet var.

Al kullan, tepe tepe kullan, ters çevir kullan, içini dışına çevir gene kullan, istersen allayıp pullayıp kullan, istersen dangadak/hötdenek kullan, ister gizli, ister açık, istersen savaşarak, istersen kafaya alarak kullan... sana kalmış kullanılma şekli ve şartları.

Ya birde güçlü isen, Ez kullan, batır kullan, çiğne kullan, tükür kullan.
Hep böyle gelmiş, ambalâjı değişse de böyle gidecek bu döngü, tekêrrür ede ede.

3-5 idi rekâbet dünyasını yönetenler, bilimsel aydınlanmanın yayılışı/eğitim/medyâ/sosyal ihtiyaçlar.. vs. gereği 300-500 oldu. Ama, zaman içinde gene 3-5 'e inecek. Niçin mi?; Dedik ya insanız vede rekâbet dürtüsü doğallığımızda var.

Yurdumun taşı toprağı altın, ihracâta konu üretim yelpazesi yer altı/yer üstü mevcut. Sebze-meyve de kimyasal kalıntı nedeni ile çeşitli kereler dış ülkeler haklı olarak ihrâç ettiklerimizi iâde ettiler, yaktılar, imha ettiler, sözleşmeleri iptal ettiler ya da dondurdular..vs.

ÜZÜM;

Türkiye' nin bir değeri. Üst sıralarda hemde. İster yetiştirip kendin ye ailen akraban dostların ile, istersen yakın çevrene, uzağına ve hatta çevrendekileri topla, iyi bir organizasyon ile diğer illere veya ülkelere sat, ihraç et.

Tamam da peki şimdi ne olacak?; İşe uluslararası rekâbet bulaştı. Senin bir değerin, üstelik nâm salmış bir değerin var, çekirdekli/çekirdeksiz yaş/kuru üzüm. Rekâbet herkesin ve tabii ki onların da doğal hakkı. Sende onlara el atmış/yardım etmişsin/ etmişiz.
Bu duruma neden mi düşüldü? ;

KISIR DÜŞÜNMEK
''Tevekkeltü alallah'' güzel sözünü sırf tembelliğimizden dolayı farklı yerlere çekmişiz. Halbuki ne alâkâ. O söze verdiğimiz kendi imâlâtımız olan anlâma sığınıp yan gelip sırt üstü yatmışız, göbeğimizi kaşımışız, zamanla güneş yanıklığı bile doğallıktan çıkıp lüks ve hatta azâb olmuş bizlere.

Biz düşürdük biz bizi bu duruma.
Hastalık var bas ilacı, hani hastalık olmaz da olsun sen gene bas ilacı, bence sen de bas ilacı, bu ilac daha etkin bir de bunu bas, çok bas ki az hastalık çok paran olsun, al kardeşim bol bol bas ki bende bol satıp bol para kazanayım,...vs. KİMYASAL KALINTI mı oda ne? Ben kazancıma bakarım, evimi geçindiriyorum, tek kazancım bu, o kadar da çok çalışamam ben kardeşim basar geçer giderim,..vs.

Eeee.. deniz bitti işte. Veya bitmesine ramak kaldı.

SONUÇ;
Asırlardır süregelen şampiyonluğun biter ve biterken de başka bir şampiyon kürsüde yer alır. Sen de baş başa kalırsın üzümlerin ile. Zaten alışığız 3 ay çalışıp 9 ay yatmaya. Tam bize göre bir durum. Satamadığımız üzümleri 9 ay, günde 8-10 fasıl ayçiçeği çıtlatır gibi yer, eş dost ile paylaşırız. Belki de fazla üzüm ikrâmından dostlarımız bile kopar bizden, sabah akşam üzüm ikrâmı bile bıktırır hani. Yiyemediğimiz üzümü içki, pekmez yaparız olmadı, satamıyacağımıza göre hepsini içeriz artık elde kalmasın diye. KISIR DÖNGÜ içine gireriz gene.

Yazım; şahsi fikirler olup şahısları işaret etmemektedir SAMİMİYET ile hemde fikrimdeki SAMİMİYET ile yazılmıştır.

RİCAM, yazacak olanlardan; kişiler/ firmalar/kurumlar zikrederek değil de, kendi kendimizi yargılar/şahsî eleştiri/özeleştiri mahiyetinde yazalım lütfen.
Ali- Veli değil derdimiz, Bağcıyı dövmek hiç değil. KAFALAR, KAFALAR VE TEMBELLİĞİMİZ. Matematik gerçeklik öyle bir sonuç ki; tarihten gelmiş, tarih boyunca gelişmiş, tarihe im düşüp, geleceğe yön verecek. Matematik düşünmeliyiz, tembel değil, Tarihten çıkarımlar elde ederek.

Konunun sağlık yönünü hiç deşelemedim tabii ki. Konu bitmez o zaman. Mantalite/fikriyat/zikriyat yönünden aldım sadece.


Merhabalar efendim, kolay gelsin.

Saygılarımla lütfen.

mrduran Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 27-03-2012, 12:13   #12
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 13-04-2009
Şehir: Balıkesir /Bandırma
Mesajlar: 302
Arkadaşıma sordum: Çocuğun performans ödevini niye sen yapıyorsun?
-Bu sefer yetiştirememiş.
-İyi de ödevi çocuğun yapması gerekmiyor mu? Niye bu ödevleri hep veliler yapıyor?
-Ya zaten öğretmen de söyledi: "Biz biliyoruz velilerin yaptığını. Böylece veliler çocukları ile daha çok ilgileniyor. Hem de onlarında bilmedikleri var. Onlar da öğreniyorlar." dedi.
-Arkadaşım, bahanesi ne olursa olsun, çocuk kolaycılığa ve ezberciliğe alışmıyor mu?
-?!?

Bence önce çocuklarımızı işlerin zorlukları ile korkutuyoruz. Sonra bu zorlukları aşmaları için yardımcı oluyoruz. Ama küçücük bir prensibi unutuyoruz bunu yaparken:
"İnsanları korkuları ve alışkanlıkları yönetir."

Bizim bazı hastalıklarımız var da ilaç acı be doktor.

pria ve mrduran beğendi.
Yakup Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 31-03-2012, 21:12   #13
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 20-08-2011
Şehir: İzmir
Mesajlar: 1,539
Merhaba efendim,

Son ilaçlama ile hasat arasındaki gün sayısını kaç kişi hesaplayıp not ediyor.
AB’ye ihraç edilecek ürünlerde kullanılmamalı işareti olan ilaçlar da var(Hem de cart kırmızı renkte gösterilmiş, adetâ bağırıyor burdayım diye). Ne kadar uyuyoruz bu kurala. Kaçımız takip ediyor, yumurtlama dönemlerine göre edebileceğimiz Bitoteknik mücadele bize zor mu geliyor, zararlılarda çiftleşmeyi engelleme işi günah mı ki?)).

Kaynak; Menemen Ziraat Odası
http://menemenziraatodasi.org/bag_hastaliklari.pdf

Asmada bulamadığım ama Turunçgillerde Adana iline göre düzenlenmiş ve aklımıza, eşimize, dostumuza ne kadar güvendiğimizi ortaya seren bir tablo;

Name:  Adsızzzz.jpg
Views: 348
Size:  22.0 KB

Bu tablodaki oranlar ne ifade ediyor acaba?

Toprağımıza/coğrafik şartlarımıza/aşinâ olduğumuz-olmadığımız zararlıya karşı, bildiğimiz ilaçları mı, arkadaşların önerdiğini mi, ziraat ilacı satan firmanın tavsiye ettiği mi, hangi tür ilacı hangi icâd sistemimiz ile alıyoruz?

Tarım kredi kooperatiflerinde yetkin kişiler az olabilir veya memur zihniyetli(bu gün git yarın gel..) olabilir, zorlama ile onların da kendilerini yetiştirmelerine şans tanıyabiliriz gibi geliyor bana. Elbette ki kendilerini işe adamış mütenâ kişiler de çoğunluktadır.

http://library.cu.edu.tr/tezler/7820.pdf

Her şeyi bilmemize imkân yok, ama araştırmak, terlemek te gerek az.
Bu lafı dememin nedeni;
Çocukluk arkadaşım kendini otorite sayıyor çiftçilikte, ama onun devri geride kaldı bence. Yeniliklere karşı gözünü anında kapatıyor. Ben bilirim den ötesini demiyor asla.

Veee basıyor ilacı...

Kırmızı işaretli ilaçlar ve gün sayısı...

vede

ekmek kapımız, geçim kaynağımız, bindiğimiz/bastığımız dal...

Rakip tanımadığımız üzümde, rekâbet edenlere fırsat vermeyelim..

Saygılarımla lütfen.

Halil Önen beğendi.
mrduran Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 13-04-2012, 19:47   #14
Ağaç Dostu.
 
pria's Avatar
 
Giriş Tarihi: 06-08-2009
Şehir: İstanbul+Çanakkale
Mesajlar: 3,639
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi mrduran Mesajı Göster
Çocukluk arkadaşım kendini otorite sayıyor çiftçilikte, ama onun devri geride kaldı bence. Yeniliklere karşı gözünü anında kapatıyor. Ben bilirim den ötesini demiyor asla.

Veee basıyor ilacı...

.
2 ton biber imha edildi - Gazeteport.com

mrduran beğendi.
pria Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Cevapla

Konu Araçları
Mod Seç

Gönderme Kuralları
Yeni konu gönderemezsiniz
Konulara yanıt veremezsiniz
Ek dosya yükleyemezsiniz
Kendi gönderilerinizi düzenleyemezsiniz

BB code Açık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2. Şu an saat: 00:10.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Forum vBulletin Version 3.8.5 Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0
agaclar.net © 2004 - 2014