agaclar.net

Geri Dön   agaclar.net > Doğaya ve Yaşamınıza Sahip Çıkın > Doğa, Çevre, Ekoloji, Gıda Hukuk ve Politikaları
(https)




Reklam


Beğeni Düzeni103Beğeniler

Cevapla
 
Bookmark and Share Dış Bağlantılar Konu Araçları Mod Seç
Eski 31-12-2019, 09:18   #151
Ağaç Dostu
 
tarku's Avatar
 
Giriş Tarihi: 23-05-2010
Şehir: konya
Mesajlar: 963
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi enginyilmaz Mesajı Göster
Ha ha ha. TOGG yerli otomobil içinde itiraz dilekçesi verecek misiniz? Verinde biraz daha neşemizi bulalım. Forumun reytingi artsın. Ha ha ha...
İnsanı diğer canlılardan ayıran birinci özellik bence mantıktır. Sorgulamadan, size söylenenlere inandığınız ve tekrar ettiğiniz de papağandan ne farkınız kalıyor. Yüklediğim resimdeki bilgileri incelerseniz, Bu aracın seri üretime geçtiği yıllarda insanları hava araçları ile seyahat etmeleri normal bir olay gibi görünecektir. Fabrikanın yapılması için verilen süre 13 yıl ve bilim! ve Teknoloji! bakanlığı bu süreyi %50 oranında arttırma yetkisi var. Ülkemizde hiç bir proje zamanında bitirilmediğini düşünürsek, Bu aracın seri üretime başlaması için gereken süre 20 yıl.

Eklenen Resimler
 
aydemiraydın beğendi.
tarku Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 31-12-2019, 12:25   #152
agaclar.net
 
MeyveliTepe's Avatar
 
Giriş Tarihi: 22-03-2007
Şehir: Kocaeli
Mesajlar: 8,208
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi tarku Mesajı Göster
İnsanı diğer canlılardan ayıran birinci özellik bence mantıktır. Sorgulamadan, size söylenenlere inandığınız ve tekrar ettiğiniz de papağandan ne farkınız kalıyor. Yüklediğim resimdeki bilgileri incelerseniz, Bu aracın seri üretime geçtiği yıllarda insanları hava araçları ile seyahat etmeleri normal bir olay gibi görünecektir. Fabrikanın yapılması için verilen süre 13 yıl ve bilim! ve Teknoloji! bakanlığı bu süreyi %50 oranında arttırma yetkisi var. Ülkemizde hiç bir proje zamanında bitirilmediğini düşünürsek, Bu aracın seri üretime başlaması için gereken süre 20 yıl.
Bu başlığa araç konusunu karıştırmasak iyi olur. Araç konusu tamamen ayrı bir mevzuu.

Kararnamade geçen 13 yıl + %50 süre yatırımın desteklenme süresi, seri üretime geçiş süresi değil. Seri üretime geçiş için 2 yıl deniyor.
Bahsedilenden daha da büyük bir otomotiv yatırımının içinde bulunmuş biri olarak, 2 yıl otomotiv fabrikası kurup seri üretime geçmek için büyük ihtimal yeterli olmayacak. Ancak, 3, bilemedin 4 yılda olur.

Saç parçaları ne yapacaklar bilmiyorum, kalıphane kurup kendileri kalıp hazırlayamacaklar herhalde. Pininfarina'dan hazır kalıp getirmeyeceklerse muhtemelen yurt içinde veya dışında kalıpları yaptıracaklar (ki bunun hemen başlaması gerekiyor).

Fabrikada, preshane, gövde kaynak, boyahane ve montaj bandı kurulması gerekiyor. Her biri kendi içinde birer fabrika gibidir. Dahasi, bu bağımsız üretim birimlerini bir saat dakikliği ile senkronize çalıştırarak, preste basılan saç parçaların bir akışkanlık içinde kısa sürede gövde haline gelmesi, boyanması, doğradan montaja girip yürüyen araç haline gelmesi lazım. Bunlar hayli karmaşık sistemlerle olur.

Ne ki, ülkemiz 50 yıllık bir otomotiv deneyimine sahip ve bu fabrikanın var olan diğer fabrikalardan hiç bir farkı olmayacak. Dolayısıyla araç mühendisliğinden fabrika tasarımına, üretim kontrol ve lojistik yönetim sistemlerine kadar hem yetişmiş insan gücü, hem yan sanayi, hem de her türlü deneyim olarak gereken her şey zaten var. Bu sebeplerle bu yatırım, mühendislik işleri de iyi kotarılırsa başarılı olur. Sıkıntı, ileride iç pazara hapsolunduğunda ortaya çıkar. O da muhtemelen başka bir global otomotivciyle hisse eşitleyerek çözülür.

MeyveliTepe Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 31-12-2019, 14:10   #153
Ağaç Dostu
 
tarku's Avatar
 
Giriş Tarihi: 23-05-2010
Şehir: konya
Mesajlar: 963
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi MeyveliTepe Mesajı Göster
Bu başlığa araç konusunu karıştırmasak iyi olur. Araç konusu tamamen ayrı bir mevzuu.

Kararnamade geçen 13 yıl + %50 süre yatırımın desteklenme süresi, seri üretime geçiş süresi değil. Seri üretime geçiş için 2 yıl deniyor.
Bahsedilenden daha da büyük bir otomotiv yatırımının içinde bulunmuş biri olarak, 2 yıl otomotiv fabrikası kurup seri üretime geçmek için büyük ihtimal yeterli olmayacak. Ancak, 3, bilemedin 4 yılda olur.

Saç parçaları ne yapacaklar bilmiyorum, kalıphane kurup kendileri kalıp hazırlayamacaklar herhalde. Pininfarina'dan hazır kalıp getirmeyeceklerse muhtemelen yurt içinde veya dışında kalıpları yaptıracaklar (ki bunun hemen başlaması gerekiyor).

Fabrikada, preshane, gövde kaynak, boyahane ve montaj bandı kurulması gerekiyor. Her biri kendi içinde birer fabrika gibidir. Dahasi, bu bağımsız üretim birimlerini bir saat dakikliği ile senkronize çalıştırarak, preste basılan saç parçaların bir akışkanlık içinde kısa sürede gövde haline gelmesi, boyanması, doğradan montaja girip yürüyen araç haline gelmesi lazım. Bunlar hayli karmaşık sistemlerle olur.

Ne ki, ülkemiz 50 yıllık bir otomotiv deneyimine sahip ve bu fabrikanın var olan diğer fabrikalardan hiç bir farkı olmayacak. Dolayısıyla araç mühendisliğinden fabrika tasarımına, üretim kontrol ve lojistik yönetim sistemlerine kadar hem yetişmiş insan gücü, hem yan sanayi, hem de her türlü deneyim olaran gereken her şey zaten var. Bu sebeplerle bu yatırım, mühendislik işleri de iyi kotarılırsa başarılı olur. Sıkıntı, ileride iç pazara hapsolunduğunda ortaya çıkar. O da muhtemelen başka bir global otomotivciyle hisse eşitleyerek çözülür.
İktidarın otomobil üretmek gibi bir derdinin olduğunu sanmıyorum. Bu iktidar döneminde prototip manyağı olduk.
Seçimlerin yaklaştığını görmemek için ölü olmak lazım. Bir önceki genel seçim öncesi, Saab'a yaptırdıkları prototip ile milleti gazladılar. Geçen yerel seçim öncesi, yerli muharip uçağı yaptık diye maket uçak yapan birinin bile yapmayacağı saçmalığı yaptılar ve uçak kaportası ile milleti gazladılar.
Yakın zamanda memurlara 3600 ek gösterge müjdesini bekliyorum.
Bana göre kanal istanbulun yapılabilirliği sıfırın bile altında ancak ülkenin ekonomik şartlarını ve dış politikadaki saçmalıklarını halka unutturabilmek için ya uzaylılarla iletişim kurduk diyeceklerdi, ya uzaya otoban yapdık diyeceklerdi **** kanal istanbulu yapıyoruz diyeceklerdi.

tarku Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 31-12-2019, 15:23   #154
agaclar.net
 
MeyveliTepe's Avatar
 
Giriş Tarihi: 22-03-2007
Şehir: Kocaeli
Mesajlar: 8,208
Kanal İstanbul adı verilen, Karadenizden Marmaraya, 45 km uzunluğundaki, 200 mt genişlik ve 25 mt derinliğindeki kanal, coğrafyaya ve ekolojiye doğrudan, kalıcı ve zaman geçtikçe derinleşecek etkileri olan, dolayısıyla herkesi etkileyecek bir şey. Ekonomik olarak ülkede yaşayan herkesin cebine negatif olarak etkisi olması da cabası. Üstelik bu etkinin bir defaya mahsus da değil, sürekli olacak olması da, köprülerde olduğu gibi ayrıca vahim.

prüler, yapılma ve finansal modellerini hariç tutarsak faydalı yatırımlar (kuzey ormanlarını yok eden bir tanesi hariç). Yapım maliyetini defalarca geçecek şekilde geçmeyen vatandaşın da borçlandırılmış olması ve sonu belirsiz bir şekilde vatandaşın geçmediği köprüye para ödeme durumda olması rahatsız edici. Kanal konusu ise köprü gibi de değil. Nereden bakılsa sıkıntılı. Köprü güzergahının ilanından çok önce bölgedeki arazilerin toplanıp rant alanları haline getirilmiş olmasını duyuyoruz. Bu durum ayrıca ciddi bir problem.

Araba konusunun siyasi rant haline sokulması, bunun üzerinden algı ile siyasi çıkar elde edilmeye çalışılması beklenmeyen bir şey değil. Öte yandan her şeyi eleyip eleğin üzerinde ne kalıyor diye bakıldığında, bir tasarımın (muhtemelen sadece tasarım değil, mühendislik ve cad bilgileriyle beraber) satın alındığını, buna istinaden bir fabrika kurulup üretim yapılacağını anlıyoruz. Bunun çevreye, ekolojiye olumsuz bir etkisi yok. Az ya da çok istihdam sağlayacak, sonunda da bir üretim olacak. En son satın alınan tasarım ise teknolojik olarak doğru (özellikle bir kaç yıl önceki üretimden kalkmış platformun satın alınmasına kıyasla).

Senelerdir sürekli satılan, kapanan fabrikalar, yerli üretimden ithale dönen her çeşit üründen sonra üretim yapma ihtimali olan bir fabrika kurulma haberi pozitif bir şey.

Aracın tasarımı satın alındığından, kullanılan parçaların önemlice bir bölümü ithal bile olsa, ayrıca araç başına bir lisans ödemesi olmayacak. Aracı yerli yapan da bu durum. Buna göre ülkenin ilk yerli aracı da değil. Ülkenin otomotiv endüstrisinin, 50 yıl önce, üstelik de henüz hiç bir yan sanayi, yetişmiş insan gücü, tecrübesinin olmadığı bir dönemde, aynı bu şekilde bir otomobili yerli marka ile ve lisans ödemeden seri üretime sokup binlerce üretip sattığı da bir gerçektir.

Bunun yanısıra, tasarımı, her türlü mühendisliği Türk mühendislerince yapılıp, motorunun tasarımı ve üretimi de ülkemizde yapılıp, %90+ tüm parçaları da yerli olan, halen de hem geliştirilip hem de üretilmekte olan, ayrıca yurt dışına da satılan başka otomotiv araçları da var.

Günümüz otomotiv dünyası bir çok bakımdan diğer sanayi ürünlerinden farklıdır. Mesele bir aracı tasarlayıp üretmek değil, devamlılığını sağlamaktır. Artık hiç bir otomotiv markası tek bir ülke ile sınırlı kalamaz. Tüm vergilerin sıfırlanmış olması, her türlü teşvik belki iç piyasa doyuruluncaya kadar işe yarar, ancak sonrası ölçek ekonomisidir. Bahsedilen yatırımın 175 binlik kapasitesi uzun dönemde ayakta kalmaya yeterli değildir. Fazlası için de dış piyasaya çıkılması gerekiyor. Burada da dış piyasa deyince belli pazar büyüklüklerindeki ülkeleri düşünmek lazım. O noktada oyunun kuralları fazlasıyla değişiyor. Diğer otomotiv şirketlerinin binek otomobilde yerli marka yaratmaktan kaçınmış olmalarının sebebi de burada yatar.

OSMAN45, ahmeter ve chelik26 beğendi.
MeyveliTepe Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 09-01-2020, 23:18   #155
Ağaçsever
 
Kaktüsbahçesi's Avatar
 
Giriş Tarihi: 15-11-2019
Şehir: İstanbul - Fethiye
Mesajlar: 72
Çalıştay

Kanal İstanbul Çalıştayı

Eklenen Resimler
 
Kaktüsbahçesi Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 11-01-2020, 23:27   #156
Ağaç Dostu
 
tarku's Avatar
 
Giriş Tarihi: 23-05-2010
Şehir: konya
Mesajlar: 963
Bu ülkede her şey neden istanbula yapılıyor? İstanbul'da boğazı rahatlatacağız deniyor, sonrasında sırada Kanal Çanakkale mi var acaba? Bu işi kökten çözebilirler aslında, örneğin sinoptan kazmaya başlayıp, antalyadan çıkacak bir kanal yapılabilir. Bu arada yıllardır esprilere konu olan ankaraya deniz getirdik lafını da gerçeğe dönüştürebilirler. Böyle bir kanalın ilçemizden geçmesinden büyük mutluluk duyarım. Hemen oltamı alıp geliyorum.

tarku Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 12-01-2020, 13:10   #157
Ağaç Dostu
 
Portakal Rengi's Avatar
 
Giriş Tarihi: 19-02-2018
Şehir: Muğla
Mesajlar: 199
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi tarku Mesajı Göster
Bu ülkede her şey neden istanbula yapılıyor? İstanbul'da boğazı rahatlatacağız deniyor, sonrasında sırada Kanal Çanakkale mi var acaba? Bu işi kökten çözebilirler aslında, örneğin sinoptan kazmaya başlayıp, antalyadan çıkacak bir kanal yapılabilir. Bu arada yıllardır esprilere konu olan ankaraya deniz getirdik lafını da gerçeğe dönüştürebilirler. Böyle bir kanalın ilçemizden geçmesinden büyük mutluluk duyarım. Hemen oltamı alıp geliyorum.
Durumun aslı şöyle :
İstanbul Boğazı'nda trafiğin sıkışması için Çanakkale Boğazı'ndan daha çok gemi geçirmek gerekli. Benzer boğazlar olduğu için Saros'a da kanal yapılarak başlanmalıydı.
Ama Saros taraflarında arazi değerli olamıyor. Rant yok. Kurtarmıyor.
Petrol boru hatlarının yapılmasından sonra trafik daha da düşecek. Ulaştırma bakanlığının istatistikleri, geçen gemi sayısında azalma olduğunu gösteriyor. 10 yıldır düşüyor. Yeni bir durum değil. Geçişi güvenli kılmak için 50 milyon dolarlık radar sistemi kuruldu. Sis olduğu zaman dahil, olanı biteni izleyebiliyoruz.
Kanal yapıp, etrafındaki arazileri değerlendireceğiz mişiz. Dünya ya geliş nedenimiz beton dökmek sanırım. (Ben hala çözemedim de.)
Kalan son yeşil alanları, su havzalarını, doğal yaşam ile ilgili ne varsa yok edip, Marmara'nın yaşayamaz deniz şekline dönüştürülmesi gerekli. Neden böyle bir görevimiz olduysa.
Daha 3. köprü yapılırken karşılaşmıştık. Batı finans kuruluşları, doğa tahribatını geri dönüşsüz hale getirir, gerekçesiyle kredi vermedi. ÇED raporlarımızı incelettiler ve reddettiler. Henüz kavgalı değildik. Siyasi olarak reddedildi denemez. 3. köprü yetmedi, Karadeniz sahilini ve dağlarını tahrip ettik. (İstanbul ile sınırlı değil yani.)
Hızımızı alamamışız demek ki Kanal işi çıktı.
Kanalın altına 5 m beton dökülecek. Hem erezyonu engelleyecek hem de tuzlu suyu toprağa aktarmayacak. O uzunluktaki beton kütlede çatlak oluşursa ne olacak ? Yeraltı su kaynakların da tuzlanacak. (Görünmez kaza. Halbuki baraj gövdelerinden, tünellerden deneyimliyiz. Olur bunlar.)
Bilimin belirttikleri risk değil. Yaşayacaklarımızı belirtiyorlar. Bilimin anlatım dili nedeniyle kesin ifade kullanılmıyor.
Şu andaki İstanbul nüfusuna su yetmediği için birkaç yüz km den su getiriliyor. Nüfus artınca nasıl karşılanacak ? İklim değişiyor, yağışlar azalacak. Eldeki barajlardan da olursan, ne olur ? Herkes biliyor aslında. Yapılan köprülere de, havaalanına da, şehir hastahanelerine de, hızlı trene de, tünellere de vb, bütçeden ödeme yapılıyor. Kanala ödeyecek para da kalmadı. Borçlar döndürülebilecek seviyeyi geçmek üzere ve dünyanın en yüksek faizi ile borçlanıyor hazine. (Dolara % 8 ödüyor. İçeride düşürsen ne olur?) Battı balık durumu.
Türkmenistan da çalıştığım dönemden anım.
Hazar kıyısında, çalışmayan 13 otelin yanına 14. oteli yapıyorlar. Türkmenlere ne düşündüklerini soruyordum. Dubai gibi olacağız diyorlar. Dubai de bütün yıl denize girilir, burada 45-50 gün diyordum. Kimler turist olarak gelecek diyordum ama boş sorular olduğunu anladım. (Bizdeki başkanlık sistemi benzeri bir yönetimleri vardı. Medya devletin elindeydi.) Umurlarında değildi. Umurunda olmayınca fark edemiyorlardı. Su kaynağı olmayınca ters osmos yöntemiyle Hazar'dan temiz su elde ediyorlardı. Otellerin kullanılmayan havuzları, soğutma kuleleri vb için.
Bizde farklı olan, hala yanlışları engellemeye çalışan bir gurubun ayakta kalabilmiş olması. Türkmenlerin avantajı, borçlanmadan yapabiliyorlardı.
Sizin ilçeden de deniz geçsin. Tamam da. Otel motel işlerine de kalkışıp, Antalya ya rakip olmaya kalkarsanız ?

Portakal Rengi Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 13-01-2020, 09:12   #158
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 28-04-2013
Şehir: tahran iran
Mesajlar: 1,278
Kanal bogaz ile ayni degil orada motorlar yelkenliler balikcilar yok yani oturup seyredecek bgirsey yok koca koca yuk gemileri gecgecip duracak km orada oturmakn ister ? He ranti olacak k Gaza geliyor bazilari

kiziltan Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 13-01-2020, 16:35   #159
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 21-03-2016
Şehir: antalya
Mesajlar: 282
Bu Kanal işinin Çanakkalesi İstanbulu diye bir durum yoktur benim için öncelikle bunu belirtmek isterim Türkiyenin neresine yapılırsa yapılsın. Üretimin kocaman bir " 0 " olduğu ülkede Siyasiler ne derseler desinler boş. Para verin diyoruz YOK ülkeye yük, Üretim yapalım olmaz ne gerek var parayla alıyoruz, İş bulamıyoruz her okuyan iş bulacak diye bir şart mı var deniyor. Peki ne olacak biz Kanal açacağız rezidans yapacağız betona gömeceğiz parayı. Beton bu GEZEGENE hiç bir şey kazandırmaz ve kazandıramaz bunu kavrayabilmek şart. Hollanda Beton mu üretiyor ya da Beton ile mi kalkınıyor ? Almanya aynı Fransa aynı, peki ya parası bizim paramız kadar değerli olmayan Malezya Betona mı gömüyor parayı ? hayır. Bu adını telafuz ettiğim ülkeler üretim odaklı ekonomiye sahip ülkelerdir. Malezya' da efe tüfe Enflasyon yok hükmünde Almanya cari fazla veriyor her sene uzun yıllar hiç çalışılmasa dahi yetecek Franda dünyanın en iyi üzümlerini üretiyor Hollanda tarımda Dünya liderliğine oynuyor. bizler ise halen BETONA gömelim Beton paradır diyoruz. Kanal istanbula yapılacak harcama, Diğer dışarıdan alınan ürünlere verilen paralar kesilerek içeride Fabrika + Tarım olayına harcansa zaten 10 misli kazanılır. Ayranı yok içmeye tahteravan ile gidiyor ihtiyaca misali saçma sapan bir anlayış ile son sürat kurutma gayretiyle Siyasiler tarafından yapılan tüm çalışmalar yanlıştır.

Fatih_Soydemir Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 13-01-2020, 16:39   #160
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 21-03-2016
Şehir: antalya
Mesajlar: 282
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi kiziltan Mesajı Göster
Kanal bogaz ile ayni degil orada motorlar yelkenliler balikcilar yok yani oturup seyredecek bgirsey yok koca koca yuk gemileri gecgecip duracak km orada oturmakn ister ? He ranti olacak k Gaza geliyor bazilari
Esas gıcık eden cevabı ben vereyim size Siyasi şahıslar yerine. Harekette Bereket vardır o yüzden istesenizde istemesenizde yapılacak o kanal. Bende kanala karşı birisiyim ama Siyasilerin düşüncelerini ve akıllarında yatan kötülüğüde göz ardı etmemek lazım.

Fatih_Soydemir Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 13-01-2020, 20:47   #161
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 28-04-2013
Şehir: tahran iran
Mesajlar: 1,278
Baslarlar ama basil bitirecekler bilemem, yarim kalirsa havuz yapip balik ciftligiy yaparlar belki

kiziltan Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 14-01-2020, 11:30   #162
Ağaç Dostu
 
HAKAN_O's Avatar
 
Giriş Tarihi: 12-06-2006
Şehir: İSTANBUL
Mesajlar: 506
yapılır biter çok da güzel olur.

HAKAN_O Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 14-01-2020, 11:53   #163
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 28-04-2013
Şehir: tahran iran
Mesajlar: 1,278
Toki insaatlari kadar estetik ayrica kopruler kadar ekonomik olur cebimizden para cikmaz

tarku ve Portakal Rengi beğendi.
kiziltan Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 23-01-2020, 01:06   #164
Ağaçsever
 
Kaktüsbahçesi's Avatar
 
Giriş Tarihi: 15-11-2019
Şehir: İstanbul - Fethiye
Mesajlar: 72
Kanal İstanbul: Ne Pahasına? ⚠

Kanal yapılırsa:
�� İstanbul’un yaşam damarları, Istrancalar’dan İstanbul’a uzanan su kaynakları kesilecek.
��Marmara’nın akciğerleri, kuzey ormanları önemli ölçüde zarar görecek.
�� Marmara denizi, ölü bir denize dönüşme riski ile karşı karşıya kalacak.
❗ İstanbul’da yaşam daha da zorlaşacak.
�� Kanal'ın toplam maliyeti, olası ekonomik faydalarından çok daha fazla olacak.

�� Belirsizlikler ve risklerle dolu Kanal İstanbul projesinin ÇED Raporu geçtiğimiz hafta onaylandı. Fakat Kanal'ı meşrulaştırmak için 1/100.000'lik Çevre Düzeni Planı'nda yapılan değişikliklere itiraz hakkımız 28 Ocak’a kadar devam ediyor. İtiraz, demokratik bir haktır. İstanbul’da ya da İstanbul dışında yaşayan herkes, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlükleri aracılığıyla itirazda bulunabilir.

�� Örnek itiraz dilekçesini aşağıdaki bağlantıdan indirebilirsiniz. #BirlikteMümkün
Kanal İstanbul, İstanbul'un Doğası için Büyük Riskler Yaratacaktır | WWF

Kaktüsbahçesi Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Cevapla

Konu Araçları
Mod Seç

Gönderme Kuralları
Yeni konu gönderemezsiniz
Konulara yanıt veremezsiniz
Ek dosya yükleyemezsiniz
Kendi gönderilerinizi düzenleyemezsiniz

BB code Açık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2. Şu an saat: 18:35.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Forum vBulletin Version 3.8.5 Copyright ©2000 - 2020, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0
agaclar.net © 2004 - 2020