agaclar.net

Geri Dön   agaclar.net > Hastalık ve Zararlılar > Dış mekan bitkilerinde hastalık ve zararlılar
(https)




Reklam


Cevapla
 
Bookmark and Share Dış Bağlantılar Konu Araçları Mod Seç
Eski 22-10-2007, 23:37   #1
agaclar.net
 
Mine Pakkaner's Avatar
 
Giriş Tarihi: 06-01-2006
Şehir: İzmir
Mesajlar: 10,732
Galeri: 99
Fidanlık Zararlılarıyla Mücadele

FİDANLIK ZARARLILARIYLA MÜCADELE
Belkıs DİNÇ
Eskişehir Ağç.Erz.Kont.Şb.Müd.


Fidanlıklarda ciddi zararlardan kaçınmak için daima dikkatli ve hazırlıklı bulunmak gerekir. Zararın erken tespiti, iyi bir mücadele kadar önemlidir.

Yabancı Otlarla Mücadele

Yabani otlar, fidanların besin ve su alımlarına ortak olarak fidanın zayıf düşmesine, hatta daha da büyüyerek ışıksız kalmalarına neden olmaktadır. Bu yüzden yabani otların muhakkak uzaklaştırılmaları gerekir. Bu işlemler ya mekanik mücadele dediğimiz işçi gücü ile veya çeşitli makinelerle ya da kimyasal yol dediğimiz herbisitlerle (ot öldürücü ilaç) yapılmaktadır.

Fidanlık çalışmalarında, kültür sahalarındaki otların alınması teknik yönden olduğu kadar ekonomik yönden de büyük önem taşır. Ot alma işleri fidanlık çalışmalarının aksamasına, masrafların artmasına, zamanında yapılmaması durumunda da kalitesiz fidanların elde edilmesine neden olur.

Fidanlıklarımızda yabancı otlarla mücadele, tüm işletme masraflarının %50-70’i gibi oldukça büyük bir miktarını oluşturmaktadır. Bu bakımdan yabancı ot mücadelesi zamanında ve yeterince yapılmalıdır.

Fidanlık Kültür Sahalarına Otların Gelişi

Fidanlık çalışmalarında en pahalı kalemi oluşturan otlar kültür sahalarına çeşitli yollarla gelir.

-Sahalardaki Otlardan: Zararlı otlar dinlendirme ve kültür sahalarındaki otların zamanında yok edilemeyip tohumlarının olgunlaşmasına kadar bekletilmesi sonucu toprağa dökülmesi ile gelmektedir.

-Tarlalara Verilen Organik Maddelerle: Kültür sahalarına organik madde olarak verilen ahır gübresi, kompost, orman toprağı ve humus ile yabancı ot tohumları ve üreme yeteneği olan gövde parçaları toprağa getirilir. Ahır gübresi ve kompostlar usulüne uygun olarak olgunlaştırılmaması halinde semizotu gibi sert kabuklu ve uzun zaman çimlenme yeteneğini muhafaza eden tohumları olan ot çeşitleri kültür sahalarının devamlı konukçusu olur. Ormandan getirilen humus ve toprakta bulunan ayrıklara dikkat edilmelidir.

-Sulama Suyu İle: Bazen tarlalarda görünmeyen zararlı ot çeşitlerinden bazılarının kültür sahalarımızda bol miktarda ürediği görülür. Bu ot tohumları sulama suyu ile kültür sahalarına gelirler. Bu gelen ot tohumları genellikle su yüzünde veya su altında 1-2 cm derinlikte taşınır.

-Tarla Kenarı ve Civardaki Otlardan: Tarla kenarında ve yollardaki otlar genellikle kültür bitkilerine zarar vermediklerinden yok edilmeleri düşünülmez veya en sonraya bırakılır, bunlardan fazla miktarda tohum meydana gelerek kültür sahalarını işgal ederler. Ayrıca komşu tarlalarda bulunan hafif ve uçucu tohumlar rüzgarla kültür sahalarına taşınır.

Ot alma nedenleri kısaca şöyle özetlenebilir; Yabancı otlar topraktaki besin maddelerine ve suya ortak olarak fidanların yeterince gelişmelerine engel olur. Yabancı otlarla fidanlar arasındaki gelişme rekabetini fidanların lehine çevirmek için ot alma işlemi yapılır. Böylece otların fidanları baskı altına almaları ya da onlara sarılmak suretiyle zarar vermeleri önlenmiş olur.

Fidanlık çalışmalarında hedef alınan sağlıklı ve kaliteli fidan üretimini belirleyen faktörlerden birisi de yetiştirme ortamında fidanla birlikte büyüyen yabancı otlar ve onlarla mücadeledir.

Kültür alanlarında kültürü yapılan bitki dışındaki diğer bitkilere yabancı ot denilmektedir. Genellikle yabancı otlar çevre koşullarına çok iyi uyum sağlamış bitkilerdir.

Yabancı otların zararlarını;

-Toprağın su düzenine olan zararları,
-Toprağın besin maddelerine olan zararları,
-Kültür bitkilerinin ışıklanmalarına olan etkileri,
-Toprak sıcaklığına olan etkileri,
-Yabancı otların bazı kültür bitkisi zararlı ve hastalık etmenlerine yataklık yapması,
-Yabancı otların salgıladıkları maddelerin etkileri, olarak gruplandırılabilir.

Kültür sahalarındaki zararlı otların yaşama ve devamlılığında, otların üreme şekillerinin yanı sıra, toprak işlemesi ve zamanı da önemlidir.

Yabancı otlarla mücadele öncelikle zamanında ve iyi yapılan toprak işleme yöntemleriyle başlar. Dinlendirme parsellerinde sürüm derin yapılmalı, otlanma varsa, mutlaka otlar tohum bağlamadan sürülerek toprağa karıştırmalıdır. Ancak rizomlarla çoğalan ayrık gibi yabancı otlar vejetatif parçalanmayla iyice çoğalacağı için, bunlar mümkün olduğunca kökleriyle çıkarılıp alandan uzaklaştırılmalıdır.

Yine dinlendirme parsellerinin kenarında büyüyen otlarında tohum bağlamadan biçilmesi gerekir.

Ekim yastıkları ve repikaj alanlarında yabancı otlarla mücadele ise; İşçi gücü ile, Makine ile, Kimyasal (herbisit), ilaçlarla yapılmaktadır.

Ekim yastıklarında yapılacak ot mücadelesinde daha çok işçi gücü kullanılmaktadır.

Özellikle fidanların çimlenme döneminde ve fidanlar tam gelişmeden yabancı otların alınmaması gerekir. Fidanların ot baskısına bırakılmaması için ekim öncesi herbisitlerin kullanılması gerekmektedir. Ekim öncesi veya hemen ekim sonrasında tohum çimlenmeden önce kullanılan herbisitler, otların çıkışını geciktirmekte, böylece çimlenme döneminde fidanları yabancı ot baskısından korumaktadır. Ekim yastıklarında işçi gücü ile ot alımında, mümkün olduğunca otlar çok büyümeden ve köküyle alınmalıdır. Yastık yolları fazla otlandırılmadan ve aynı zamanda toprağın havalandırılması amacıyla yastık yolları çapa makineleriyle temizlenmelidir. Yine parsel kenarlarındaki otlar mutlaka tohum bağlamadan biçilmeli veya çapalanmalıdır.

Repikaj alanlarında yapılan ot mücadelesi ise, ekim yastıklarına göre daha kolay yapılabilmektedir. Fidan sıra araları uygun dikim aralığıyla dikildiği taktirde; küçük bahçe tipi traktörler, motorlu frezeler ve rotovatör gibi ekipmanlarla sıra araları işlenebilmektedir. Fidan çevreleri ise işçi gücü ile çapalama şeklinde temizlenmektedir. Yine özellikle boylu yapraklı türlerde fidana çok yaklaşılmadan, yeşil aksamı öldüren herbisitler de fidan aralarında kullanılabilmektedir.

Fidanlık Kültür Sahalarında Yabancı Otlarla Kimyasal Mücadele:

Ot alma masraflarını asgariye indirmek için mekanik ot mücadelesi yanında kimyasal ilaçlardan da yararlanılmaktadır. Ot ve bitkilerin yok edilmesinde kullanılan kimyasal maddelere Herbicid denir. Ot öldürücü olarak bir çok Herbicid bulunmakta ise de hepsinin fidanlıklarda kullanma imkanı yoktur. Zira bazıları otları tamamen öldürmesi yanı sıra fidanlara zarar vermekte veya fidanların büyümesini kısıtlayıcı hatta %100 e varabilen öldürücü etki yapabilmektedir.

Etkilerine göre Herbicidler ikiye ayrılırlar:

-Kontakt Herbicidler: Bunlar genellikle yaprak yolu ile etki yaparlar. Yapraktaki suyu almak, yaprak hücrelerine girerek dokuları öldürmek, klorofil oluşumuna mani olmak ve klorofili yok etmek suretiyle bitkilerin temas ettiği kısımlarını öldürür. Bu Herbicidlere kireç azotu, arsenikler, madensel yağlar, solvent, gramaxon örnek olarak verilebilir.

-Sistemik Herbicidler: Bu Herbicidlerin etkin maddeleri bitkilerin yaprakları veya kökleri vasıtasıyla alındığında öz suyu ile bitkinin her tarafına nakledilir. Bunlar bitkiye kök yolu ile etki eder, tohumların çimlenmesine engel olarak ot mücadelesinde faydalı olur. Kontakt Herbicidlere oranla daha etkilidirler.

Yabancı otlarla mücadelenin hedefi; mümkün olduğunda kültür alanına otların gelmesinin önlenmesi, sahadaki otların ise alandan uzaklaştırılmasıdır. Bu amaca ulaşmada uygulanacak en etkili yöntemlerden biri de herbisitler olarak adlandırılan kimyasal ilaçlardır. Ancak, piyasadaki herbisitlerin çoğunluğunun tarım bitkilerine yönelik seçici herbisitler olarak üretilmekte, piyasadaki birçok ilacın ancak bazıları yapılan denemeler sonucunda fidan üretim alanlarında kullanılabilmektedir. Fidanlıklarımızda kullanılan bazı herbisitler ve uygulama şekilleri şöyledir:

-Gramaxone (Etkin maddesi Paraquation 1.1-dimethyl-4,4-bipy ridliumion):

Seçici değildir. Temas ettiği bütün yeşil aksamı öldürür. Sistemik değildir, otların köküne zararı yoktur. Ekim öncesi ekim yastıklarındaki otların mücadelesinde kullanılabilir. Yine ekim yastıkları dışında boş alanlarda, boylu repikaj sahalarda fidana çok yaklaşılmadan ve fidana temas ettirilmeden kullanılabilmektedir. Ancak mümkün olduğunca otların küçük olduğu dönemlerde kullanılması ve yabancı otların her tarafına temas etmesi başarıyı arttırır. İlaçlamanın ikinci gününden sonra ölümler başlar, alanda ilaçlamadan sonra sulama yapılmamalıdır.

Kullanma Dozları: Dar ve geniş yapraklı yabancı otlara 400 ml/da (yabancı otlar 3-6 yapraklı iken), boş alanlarda 500 ml/Da (yabancı otlar 3-5 yapraklı iken) olarak kullanılır. Gramaxone ile ilaçlama yapılırken yabancı otların ıslanmasına özen gösterilmelidir. Gramaxone en çok 40 kısım suya 1 kısım ilaç düşecek konsantrasyonda kullanılmalı, daha yüksek konsantrasyonlarda kullanılmamalıdır. Dekara kullanılacak ilaçlı su miktarını belirlemek için önce sadece su ile belirli bir alandaki yabancı otlar düzgünce ıslatılır, harcanan su belirlenerek dekara kullanılacak ilaçlı su miktarı hesap edilir.

-Roundup (Etkin maddesi Glyphosate):

Seçici değildir. Tüm bitkileri öldürür. Sistemik bir ilaç olduğundan bitkinin yeşil aksamına nüfuz ederek köklere kadar taşınabilir, dolayısıyla bitki kökü de ölür. Toprakta çok çabuk ayrışır. Ekim yastıklarında kullanılmaz.

Kullanımı: Dar ve geniş yapraklı yabancı otlara karşı; 1 litre/da oranında yabancı otların aktif büyüme devresinde kullanılır. Dekara atılacak en uygun su miktarı, 20-40 litredir. Diğer ilaçlarla karıştırılmaz.

-Trifilin (Etkin maddesi Trifluralin):

Ekim öncesi uygulanarak ekim yastıklarında yabancı ot çıkışını geciktirir. Suda erimediği için toprakta alt kısımlara taşınamaz. Ekimden 6 hafta önce başlayarak ekim gününe dek kullanılabilir. Özellikle Karaçam ekim öncesi ve diğer yapraklı türlerde de ekim öncesinde güvenle kullanılabilmektedir. Ancak ilaçlamadan önce sahada mevcut yabancı otlar yok edilmelidir. İlacın uygulanmasından sonra en geç 8 saat içinde toprağa karıştırılmalıdır. Mümkünse püskürtme ve karıştırma faaliyetleri birlikte yürütülmelidir. Karıştırma işlemi toprağa 8-15 cm derinliğinde işleyecek şekilde ayarlanmalıdır. 5 cm den az derinlikte işleyecek şekilde ayarlanan gereçlerle yapılacak yüzeysel karıştırma, yabancı ot mücadelesinde istenilen etkinliği sağlamaz.

Kullanımı: 200 ml/da dozunda kullanılır. İlaç öncesi pulvarizatör ölçüsü belli suyla denenerek dekara yeterli olan su miktarı belirlendikten sonra ilaçlama yapılır. Genel olarak 20-40 lt/Da dozunda kullanılır.

Herbisitler farklı ticari markalarca değişik isimlerle üretilmektedir. Bu nedenle her türlü kimyasal ilaç alınırken o ilacın isminden ziyade etkin maddesine dikkat edilmelidir. Ayrıca kimyasal ilaçlar denenmeden kullanılmamalıdır. Yanlış bir uygulama ile yabancı otla birlikte binlerce fidanında zarar görmesine ve ölmesine neden olunabilmektedir. Bu nedenle gerek önerilen ilaçlar, gerekse kullanılması düşünülenler; eğer daha önce söz konusu türde kullanılmamışsa mutlaka önce küçük alanlarda deneme amaçlı kullanılmalı, sonuca göre kitlesel uygulamaya geçilmelidir.

İlaçlama mümkün olduğunca serin (akşam veya sabah saatleri) ve rüzgarsız havada yapılmalıdır.


Mekanik Yolla Ot Mücadelesi:

Mekanik yolla ot mücadelesi şu bölümlerden oluşur:

-Elle koparılmak suretiyle (ekim yastıklarında)
-El aletleriyle ot alma (çepin, orak, tırmık, el kültivatörü, çapa v.s)
-Sürüm (kültür sahalarında Gobl-disk, Diskaro, Kültivatör, Tırmık, Rotovatör vs)

Geniş ekim sahalarında çalışan fidanlıklarda otların hemen hemen periyodik olarak aynı zamanda geldikleri görülür.

Hem daha masraflı hem de zaman olarak uzun bir dönemi kapsadığından mekanik metot, kimyasal metoda nazaran daha az faydalıdır. Mekanik metotla ot alınırken fidelerde gerek kırılarak gerekse de kökleri gevşeyerek azalma olur. İlk aylarda bu sakıncalar Damping-off hastalığına neden olabilir.

Mekanik Yolla Ot Alma Zamanı

Otlar kültürle birlikte, hatta ekim sahalarında kültürlerden daha evvel geldiklerine göre ot alma işlemi zamanında ve yeteri kadar yapılmalıdır. Ekim sahalarına da tohumlar çimlendikten hemen sonra ot alınacaksa, fideciklerin biraz gelişmesi beklenmeli ancak otlar kültürü tamamen kapatacak kadar büyütülmeden alınmalıdır. Kökünden alınmayan otlar tekrar büyüyeceğinden fazla zaman ve para kaybını önlemek için bu konuda gereken dikkat gösterilmelidir.

Ot mücadelesinde önemli olan diğer bir konu da otların hiçbir zaman tohum verme zamanına kadar bekletilmemesidir.

Çapa İşleri

Çapa yapılmamış, bunun sonucu olarak da sert ve sıkı oturmuş bir bünyeye sahip bulunan bir toprak fidan köklerinin toprağa girmesine mukavemet eder. Bu toprakların içerdiği su kapillarite ile devamlı bir şekilde yüzeye çıkar ve buharlaşarak kaybolur.

Çapa yapmadaki amaç kapillariteyi kırmak toprağın havalanmasını ve köklerin gelişmesini sağlamaktır. Böylece suyun yüzeye doğru toprağa dağılması ve bitkiye faydalı olması sağlanır. Su kaybı önlenerek yağış suyunun toprağa daha iyi nüfuz etmesi sağlanmış ve zararlı otlarda alınmış olur.

Çapalamada Kullanılan El Alet ve Makineleri

El aletleri içinde en fazla kullanılanları el kültivatörü, değişik tip ve ebatta çapalar, bazı hallerde çepin gibi aletlerdir.
El kültivatörü ibreli ve yapraklı ekim yastıklarında fidanların meydana getirdiği çizgiler arasında kalan şeritlerde oluşan kaymak tabakasının kırılmasında kullanılır. Ot varsa alınmış ve çapa yapılmış olur. Kolay ve ekonomik bir alettir.

Çepin de aynı sahalarda kullanılır, fakat oluşan kaymak tabakası kalınlaşmış ise, bunun el kültivatörü ile kırılması sakıncalı olur zira levha halinde kopacak olan kaymak parçaları fidana zarar verebilir. Böyle durumlarda bu aletin kullanılmaması daha doğru olur. Sakıncası yavaş çalıştırılması sonucu daha pahalı olmasıdır.

Repikaj sahalarının çapalanmasında toprak frezeleri ve rotovatörler kullanılır. Fidanlara bunların çalışabileceği aralık-mesafe verilmemişse el çapaları kullanılır.

Çapalama Zamanı:

Genel olarak sulama yapıldıktan sonra toprağın tava gelmesi beklenmeli ve tavında iken çapa yapılmalıdır. Kapillarite ile su kaybına meydan verecek kadar beklenmemeli, aynı çalışma her sulamadan sonra tekrar edilmelidir.

Aralıkla Yapılan Derin Çapalama: Fidanlıklarda uygulanan bu çapalama sistemi, çapalama etkinliğinden uzak, pahalı bir çalışma sistemidir. Yabani otlar fidanı tehdit edecek boya ulaştığı zaman yapılır. Fidan aralarının dar levhalı çapa veya çepin ile derin olarak çapalanması şeklinde yürütülür. Derin çapalama vejetasyon devamınca ortalama 3-4 kez tekrarlanır ve ağır topraklarda daha fazla uygulanır. Yabancı otların boylanmaya bırakılması, kök mücadelesi yanında genellikle ekim ve repikaj fidanlarının alt ibre ve yaprakları üzerinde boğucu etkisi sebebiyle zararlı sonuçlar yaratır. Sıcak havalarda, yabani otlar birden bire sökülüp uzaklaştırılırsa, fidanlarda sararma meydana gelir. Bu sararma büyümeyi büyük ölçüde etkiler.

Devamlı Yapılan Sığ Çapalama: Sığ işleme sistemi, derin çapalama metoduna nazaran gerek ekonomik, gerekse biyolojik bakımdan faydaları olan bir çapalama metodudur. Ekim ve repikaj sahalarının yaklaşık iki haftada bir çekilerek veya vurularak çalışan aletler, el veya motorlu freze makineleri ile sığ olarak 3-4 cm derinlikte işlenir. Bu işleme sayesinde toprak iyice gevşetilmiş, kapillarite kırılmış olur. Bunun sonucu buharlaşma düşer, elle ot alma asgariye iner. Böylece ot alma işi sadece yeni ekim yastıkları ile ekim ve repikaj sıralarında görülen az miktardaki otların uzaklaştırılmasına yardımcı olur. Parseller düzenli olarak, yaklaşık iki haftada bir çapalanmalıdır. Yağışların uzun sürmesi halinde ağır topraklar da tava gelir gelmez derin çapalama yapılmalı, toprak rutubetinin normale dönüşmesi ile tekrar sığ işlemeye geçilmelidir.

Kuş ve Kemirgenlere Karşı Koruma ve Mücadele:

Kuşlar: İbreli ekim yastıklarında zarar yapan kuşlar; Güvercingiller, Kargagiller, Serçegiller ve Tepeli Tarla Kuşlarıdır. Bu Kuşların çabuk üremeleri, süratle hareketleri, özellikle arsız ve kurnaz olmaları nedeniyle ekim yastıklarında fidanlar çıkıncaya kadar koruma metotları uygulanması gerekir. Bütün fidanlıklarımızda bu nedenle Pomarsol-Forte adlı tiksindirici ilaç ve karışım kullanılabilir.

Tohumların bu karışımla ilaçlanmada; 15 kg ibreli tohum için 800gr Pomarsol-Forte, 42 gr Alümine Tozu ve 2 litre suya ihtiyaç vardır. İlk olarak Pomarsol-Forte plastik kap içinde 1 litre su ile eritilip yoğurt kıvamına gelinceye kadar karıştırılır. Tohumların tamamen ilaçla kaplanması sağlanır. Daha sonra 42 gr Alümine Tozu ilave edilerek birkaç kez aktarılır. Tohumların üzeri parlak beyaz renk alıncaya kadar serilerek kurutulur. Kuruyan tohumlar ekime hazırdır. Bu karışıma toprak altı kurtlara etkili olması nedeniyle 10 gr toz Malathion ve Dipterex gibi ilaçlar karıştırabilir ancak bu tür ilaçlar insan ve hayvanlar için zararlı olabileceğinden dikkatli olunmalıdır. Ceviz, Kestane, Meşe gibi tohumlar ekimden önce mazotlu suya(100 litre su + 1 litre mazot) batırılarak ekilirse fare ve kuşlara karşı etkili olabilir.

Devam edecek.

 
Mine Pakkaner Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 22-10-2007, 23:38   #2
agaclar.net
 
Mine Pakkaner's Avatar
 
Giriş Tarihi: 06-01-2006
Şehir: İzmir
Mesajlar: 10,732
Galeri: 99
Tavşanlar: Tavşanlar özellikle yapraklı ağaç türlerinin tomurcuk ve sürgünlerini yiyerek büyük zarar verirler. Zarar alanında tavşan dışkısı bulunur. Isırılma yüzeyi düzdür ve kesici dişlerinin izi görülür. Bunlardan korunmak için 120-150 cm yüksekliğinde kafes tel çit çekilir. Karın fazla yağdığı hallerde kafes tel çit en az 180 cm olmalıdır. Bunlar ayrıca 15 cm kadar da toprağa gömülmelidir. Buna rağmen herhangi bir sızma olup olmadığı kontrol edilmelidir. Yine de tavşan zararı varsa tuzak ve kapan kurularak avlanmak suretiyle mücadele edilir.

Köstebekler: Köstebekler toprak altında yollar(galeri) açarak fidan köklerini kesmek sureti ile zararlı olurlar. Köstebek yolları üzerinde açılan yerlere kapan ve tuzak zehirleri konulur. Köstebeklerin açmış olduğu galeriler 2-3 m den bir ağaç çubuk ile delinerek Paradiklorbenzen Tablet konulur ve delik toprakla kapatılır. Konulan tablet zamanla erir gaz haline geçer ve köstebekler bundan etkilenir. Bu yöntem özellikle çim veya başka bir kullanım sebebiyle tam saha sürülemeyen veya toprak işlemesi yapılamayan yerlerde kullanılmaktadır. Fidanlığımızda ayrıca mekanik köstebek kapanları da kullanılmaktadır. Yuvalar açılarak yerleştirilen kapanlar sayesinde de mücadelede başarılı sonuçlar alınmaktadır.

Fareler: Tarla fareleri tohumları çıkarır ve yerler. Genellikle ekim yastıklarını alttan kazarak zarar verirler. En iyi mücadele yöntemleri tuzaklar, kapanlar kullanmak veya ekimden birkaç hafta önce zehirli yemler koymaktır. Kapanlara elma, sebze,..vs. yerleştirilip geçiş yolları üzerine veya deliklerin ağzına konur. Başlıca zehirler çinko bileşikleri veya striknindir. Fidanlık arazisine zehirli yemler 30 m ara ile kemiricilerin en çok yoğunlaştığı yastıkların civarına gelecek şekilde konulur. Fidanlık dışında ise yemler çit boyunca ve çitten itibaren 60 m daha dış tarafa bir sınır olacak şekilde yerleştirilir. Bu sınır dahilinde arazi çayırlık ise zehirler çite paralel ve her birinin arası 15 m olan dört sıra konur. Bu yemler ufak teneke parçaları üzerine yağmur suları akıtabilecek şekilde konursa etkisi uzun süre devam eder. Evcil hayvanların geçeceği yollar üzerine kesinlikle zehirli yem konmamalıdır. Bu zehirlerin herhangi bir şekilde insanlara zararının olmaması için tedbir alınmalıdır.

Farelere karşı alınabilecek en etkili tedbirlerden biri sürümle galerilerini bozarak uzaklaşmalarını sağlamaktır. Fakat bu yapılırken sıra aralarını sürüp farelerin sadece dikim sıraları altında galeri açmalarına ve bu şekilde zararı artırmalarına neden olunmamalıdır. Repikaj sahalarında su ile göllendirme yapılmak suretiyle de farelerle mücadele edilebilir.

Farelerle mücadele her mevsim devam etmelidir. Ancak en etkili mücadele ilkbahar başlangıcındadır. Zira fareler kıştan çıktıklarından zayıf düşmüş durumdadırlar. Yaz aylarında çok dağılmış olduklarından mücadelesi zordur. Sonbaharda bir araya toplanırlar.

Kenarları dik ve düzgün 20-25 cm genişlik ve 30-40 cm derinlikte hendekler açılıp, tabana 3-5 m arayla saksılar gömülür, saksıların içine fareleri cezbetmek için yem konularak burada toplanan farelerin yok edilmesi de mümkündür.

Mantarlara Karşı Koruma

Damping-of (Devrilme Hastalığı):

Fidanlıklarda en sık görülen mantar hastalığı olup, özellikle ekim yastıklarında, üst toprak tabakalarında yaşayan bir grup mantarın tek veya karışık tasallutu ile meydana gelen bir hastalıktır. Damping-off a neden olan mantarlar hem tohumu hem de tohumdan oluşan fideyi etkiler. Kök boğazından etkilenmiş fideler aniden devrilir, çöker.

Ekim hazırlığı ve bakımlarının yeteri kadar ve zamanında yapılması ile hava şartlarının uygunluğu gibi büyümeyi olumlu etkileyen faktörler bu mantarların etkinliğini azaltır. Fidan türlerine göre Damping-off yapan mantarlara karşı direnç farklılık gösterir. Bu hastalığı önlemek için dikkat edilmesi gereken hususlar ve alınacak önlemler şunlardır:

-Toprağın kil oranı yükseldikçe bu hastalık arttığından fidanlıklarda kil oranını düşürücü tedbirler alınmalıdır.

-Bu hastalığın çok etkin olduğu fidanlıklarda ekim sıklığı mümkün olduğu kadar azaltılmalıdır. Zira ekim sıklığı arttıkça Damping-off da artmaktadır.

-Ekimleri sıcak dönemde yapmaktan kaçınılmalıdır. Tohum ekimleri ilkbaharda mümkün olduğunca erken yapılmalıdır. Bu mantarın optimum üremesi +25 ºC de olmaktadır.

-Tohum gerektiğinden daha fazla derine ekilmemelidir.

-Ekim sonrası örtü materyali olarak ağır yapıda materyal kullanmaktan kaçınılmalı, organik maddece zengin, gevşek yapıda materyal kullanılmalıdır.

-Normalden fazla gübre kullanılmamalıdır.

-Kirli su ile sulama yapmaktan kaçınılmalıdır.

-Gerektiğinden fazla sulama yapılmamalı, hastalık görüldüğünde sulama en düşük seviyeye indirilmeli, gerekirse kesilmelidir.

-Mümkün olduğunca sterilize edilmiş materyal kullanılmalıdır.

-Bu hastalığın görüldüğü fidanlıklarda tohumlar ekimden önce Thiram esaslı mantar ilaçları (Pomarsol- Forte) ile ilaçlanmalıdır.

-Çimlenme başladığında hastalık görülürse ekim yastıklarının her 20 m² lik alanı için 100 litre suya 110 gr Captan esaslı bir ilaç karıştırılarak hazırlanan karışım ile sulama yapılmalıdır.

Böcek Zararlarına Karşı Koruma ve Mücadele:

Fidanlıklarda zaman zaman görülen böcekler birçok fidanın zarar görmesine, bazen de kurumasına neden olmaktadır. Bunlara karşı zamanında gerekli tedbirler alındığı taktirde zararlarının tamamen önüne geçilmesi veya asgari hale indirilmesi mümkündür.

Böceklerle mücadelede asıl amaç ilaç kullanmak olmamalıdır. İlaçtan önce alınabilecek her türlü tedbir denenmelidir. Böcek olduğu için değil miktarı zarar verebilecek seviyeye ulaştığı için ilaç kullanılmalıdır. Kimyasal ilaçların çevre kirliliğine neden olabileceği, faydalı kuş ve böcekleri de öldürerek doğal dengeyi bozacağı unutulmamalıdır. Ayrıca ekonomik olarak da ilaçların işletmeye yük getireceği dikkate alınmalıdır.

İlaç kullanmadan önce;
1-Mekanik yolla sonuç alınmaya çalışılmalıdır.
2-Toprak işlemesi veya sulama gibi kültürel çalışma yapılmalı, Mayıs Böceği gibi kök zararlılarının kurt ve krizalitlerinin açık hava şartlarına dayanmadığı göz önünde bulundurulmalıdır.

Dana Burnu: Toprak altında yaşayan Dana Burnu bitkisel ve hayvansal gıdalarla beslenir. Mayıs- haziran aylarında yeni kültürler çıkmaya başlayınca görülür.
Bu böcek toprakta yaşadığından toprak işlemelerine önem vermek gerekir. Ancak yinede kimyasal mücadele de gerekebilir. Bunun için 10 kg kepeğe 400 gr Agrocid-7 karıştırılarak hazırlanan hamurun akşama doğru yastıklarda izlerin olduğu yere atılması ile mücadele edilir. Ayrıca 10 kg kepeğe, Thiodan %35 W:150 gr, Dipterex sp %80:250 gr veya Dursban %25 W:400 gr ilaçlarından birisi karıştırılarak da kullanılabilir.

Mayıs Böceği: Erginleri ibre, yaprak ve çiçekte, kurtları da köklerde tahribat yaparak zarar verir. En önemli zararı ikinci senenin kurtları yapar. Epidemi yaptığında büyük zararlara neden olurlar. 1-2 yaşındaki fidanlar için son derece tehlikelidirler. Fidanların önce yaprakları sararmaya başlar ve sonunda fidan tamamen kurur.

En etkili mücadele uçma yılının sonbaharında olur. Bu mevsimde henüz zararı yoktur. Kurtları da küçük olduğu için dayanıksızdır. Kimyasal mücadelenin en geç uçma yılını takip eden ilkbaharda bitirilmesi gerekir.

Mayıs Böceği kurtlarına karşı, Chlorpyrifos WP 1200 gr/Da, Endosulfan 32.9 WP 1500 gr/Da, Endosulfan 5 Toz 4000 gr/Da gibi ilaçlar kullanılabilir.

Bu böceğin kurtları, toprak içinde yüzeye fazla yaklaştığı ve köklere zarar vermeye başladığı zaman, yukarıdaki ilaçlar bir miktar toprakla karıştırıldıktan sonra, toprak yüzeyine serpilmeli ve 15-20 cm derinliğe kadar karıştırılmalıdır.

Kurtların toprak yüzeyine yaklaşmasından sonra yapılacak sürümlerle son derece etkin sonuç almak mümkündür. Zira açığa çıkan kurtlar açık hava şartlarına dayanamayıp ölmekte ve kuşlara yem olmaktadırlar. Sürüm işlemi yapılırken kesekler içinde kalan kurtların da açığa çıkmasını sağlayıcı toprak işlemesi yapılmalı, sürümler fidanlığın kullanılmayan yerlerinde de uygulanmalıdır.

Tel Kurtları: Kökleri kemirerek zarar yapar, tohumları da yerler. Kabuğa dokunmadan içini kemirmeleri çok karakteristiktir. Tel Kurtları 15 mm kadar boyda ve silindirik yapıdadır. Üzerlerinde kısa ve seyrek kıllar bulunur. Renkleri sarımtrak kırmızıdır ve kafaları daha koyu renklidir. Son vücut halkaları çıkıntılıdır, üzerindeki kıllar daha uzundur, derileri iyice kitinleşmiştir, elle tutulup ezildiklerinde çıtırdarlar.

Tel Kurtlarına karşı yazın yüzeysel toprak işlemesi ile kurt populasyonunu %70 oranında azaltmak mümkündür. Zira kurt yumurtaları kuraklığa dayanıksızdır. Tel Kurtlarına karşı Mayıs Böceği için belirtilen ilaçlar aynı şekilde kullanılabilir.

Kalkanlı Bitler (Koşniller): Bu gruba giren bitler fidanların gövde ve dal yapraklarında yüzlercesi bir araya gelip sabitleşerek özsuyunu emerler.

Özsu emerek zararlı olan böceklerin çoğu fidanlıkta bulunan otsu bitkileri veya diğer fidanları konukçu olarak kullanmaktadır. Otsu bitkilerin herbisit veya sürümle yok edilmeleri mücadelede yardımcı olmaktadır.

Yoğun tasallut halinde fidanı tamamen öldürebilecek şekilde büyük zararlar yaparlar. Böyle durumlarda tercihen aktif maddesi Fenthion olan bir ilaç (örneğin; Lebaycide) 100 litre suya 75 ml aktif madde konsantrasyonunda kullanılmalıdır.

İlaçlama zamanı, böceklerin ilaca direncinin en az olduğu ve bitki üzerinde ilacın ulaşabileceği konumda bulunduğu devredir.

Örücü Yaprak Arıları (Çam çalı antenli yaprakarısı, Ladin örücü yaprakarısı, Kırmızımtrak sarı çalı antenli yaprakarısı vs): Yumurtadan çıkan genç tırtıllar ilk günlerde iğne yaprakları yüzeyden yerler zarar genellikle bir, ender olarak da iki yaşındaki iğne yapraklarda meydana gelir, yumurtaların bulunduğu iğne yapraklara dokunulmamaktadır. İğne yaprağın kını hariç diğer kısımlarını tamamen yerler. Zarara uğramış ağaçlar yaşamlarını sürdürseler bile, iğne yapraklar büyük ölçüde zarar gördüğünden artım kaybına neden olmaktadır. Ayrıca zarar gören ağaçlar çeşitli kabuk böceklerinin üremesine elverişli bir ortam oluşturmaktadır.

Fidan üzerindeki tırtıllar az sayıda ise, toplanarak ezilir. Eğer geniş bir alanda zarar yapıyorsa toz veya sıvı haldeki mide ve temas zehirlerinden yararlanarak mücadele edilir.

Kabuk Böcekleri (Küçük-Büyük orman bahçıvanı, Çam oniki dişli kabuk böceği, Akdeniz çam kabuk böceği vs.): Tüm çam türlerinde, ladin, göknar ve melezlerde zarar yaparlar. Genellikle sekonder zararlı olan bu böcekler isteklerine uygun koşullarda çoğalarak primer duruma geçmekte ve büyük zarara neden olmaktadır. Kurak geçen senelerden ve kış donlarından sonra çok daha etkili olurlar. Yiyim yaptıkları ana yolları yatay ve liflere dik istikamette olduğundan, birkaç böcek bile ağacın kurumasına neden olabilmektedir.

Mücadelesinde, genellikle uçma zamanından(mart, nisan) 2-3 hafta kadar önce tuzak ağaçlar hazırlanır. Tuzak ağaçlar sık sık kontrol edilmeli yumurtadan çıkan kurtlar krizalite geçmeden imha edilmelidir. Kabuk böceklerinin hayat devrelerinin tümü kabuk altında geçtiğinden, kimyasal mücadelede başarı çok zordur.

Feromon tuzakları ile mücadelede, böceklerin üreme dönemlerinde birbirlerini bulmak için salgıladıkları eşeysel cinsel koku (feromon), sentetik yollardan yapılarak tuzaklara asılır. Karşı cinsi cezbeden bu koku sayesinde böcekler uçma zamanında yakalanıp, daha sonra imha edilir. Her böceğin feromonu ayrı olduğundan, hangi böcekle mücadele yapılacağı tespit edilerek onun feromonu kullanılmalıdır.

KAYNAKLAR:

1-AGM, 2002 Tohum, Fidan Üretimi ve Ağaç Islahı ile İlgili Seminer Notları, MURADİYE

2-AGM, 1996 Orman fidanlıklarında Teknik Çalışma Esasları, ANKARA

3-Ürgenç, Suad, 1992 Ağaç ve Süs Bitkileri, Fidanlık ve Yetiştirme Tekniği, İstanbul Ünv. Yayınları No: 3676, İSTANBUL

4-Çanakçıoğlu, Hasan, 1983 Orman Entomolojisi, İstanbul Ünv. Yayınları No: 3152, İSTANBUL

Kaynak

Mine Pakkaner Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 31-12-2007, 20:29   #3
Yeni Üye
 
captainmemo's Avatar
 
Giriş Tarihi: 10-10-2007
Şehir: istanbul
Mesajlar: 19
Sn. Mine hanım,
Öncelikle tüm ağaçlar.net ailesine mutlu ve sağlıklı bir yıl dilerim.
Sorunuma gelince;
Bodur meyve ağaçlarından oluşan bir bahçe kurmaya karar verdiğim arazi uzun bir süre işlenmemiş bir yerdi. Yaz başında sığ bir sürüm yapılması sonrası çok sayıda yabancı ot çıkmış. Ağaçları dikmek üzere yaptığım işaretlemeden sonra fidanlıklarda yabancı otların fidanlara zararlı olacağını öğrendim.
Bunlardan kurtulmak için mekanik mücadele çok zor ve başarısız olacağını düşünerek sitemizde ki yazılardan öğrendiğim total herbisit kullanmak istiyorum. Ancak bir arakadaşımız kesinlikle toprağa ilaç atarak kirletmememi daha sonra sorun olacağını söyledi.

1) Total herbisit bu tarihte kullanılabilir mi?
2)Eğer kullanılabilirse; Fidanları dikmeden önce TouchDown ile yabancı otları ilaçlarsam ne kadar zaman sonra fidanları güvenle dikebilirim. ?
3) Bu ilaçlar toprakta ayrışarak ne kadar süre ile aktif halde olurlar.?
4) Dikeceğim fidanlara olumsuz etkisi olur mu? Olur ise zarara engel olmak için neler yapabilirim.


Forumda ki tüm arkadaşlarımın ve özellikle sizin bilgi ve tecrübelerinizle vereceğiniz cevaplarınızı heyecanla bekliyorum.

Lütfen yardım ediniz. Çok teşekkürler.


Düzenleyen captainmemo : 31-12-2007 saat 21:00
captainmemo Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 01-01-2008, 23:59   #4
agaclar.net
 
Mine Pakkaner's Avatar
 
Giriş Tarihi: 06-01-2006
Şehir: İzmir
Mesajlar: 10,732
Galeri: 99
En iyi uygulama zamanı geniş yapraklıların çiçeklenme başlangıcı veya ortasında, dar yapraklıların ise 10- 15 cm boyunda olduğu zamandır. Bahçenizdeki otların durumuna bakın, karar verin. Bu ilaç topraktaki tohumları öldürmez unutmayın, ilaçlama sonrası baharda hava ısınınca tohumlar çimlenecek ve yine ot çıkacak. Otlarda etkilenme 1 hafta içinde görülür. SOnra ölecekler ve sonra siz onları temizleyeceksiniz, ancak ondan sonra dikim yaparsınız. Yoksa toprakta ilaç kalıp fidanı bozmaz.
İlacı toprağa atmayacaksınız, yoksa etki göremezsiniz, ilacı sadece ve sadece ota atacaksınız, hatta ilaçlama başlığının üzerine özel bir aparat geçirin ki ilaç dağılmasın, sadece ota gelsin, yoksa diğer bitkilere değerse onları da öldürür.

Mine Pakkaner Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 29-08-2011, 13:12   #5
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 29-08-2011
Şehir: istanbul
Mesajlar: 4
teşekkürler

harun34 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 25-07-2013, 13:18   #6
ilknurr
 
ilknurrr's Avatar
 
Giriş Tarihi: 25-07-2007
Şehir: İSTANBUL
Mesajlar: 8
Merhaba ,
Fidanlık geneli için şu dönem a zararlısı şu dönem b zararlısı olabilir diyebileceğimiz bir dönem var mıdır? Bunula ilgili bir çizelge , tablo vs. bulabilir miyiz?

ilknurrr Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Cevapla

Konu Araçları
Mod Seç

Gönderme Kuralları
Yeni konu gönderemezsiniz
Konulara yanıt veremezsiniz
Ek dosya yükleyemezsiniz
Kendi gönderilerinizi düzenleyemezsiniz

BB code Açık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2. Şu an saat: 01:21.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Forum vBulletin Version 3.8.5 Copyright ©2000 - 2020, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0
agaclar.net © 2004 - 2020