agaclar.net

Geri Dön   agaclar.net > Doğaya ve Yaşamınıza Sahip Çıkın > Daha İyi Bir Yaşam İçin




Reklam


Cevapla
 
Bookmark and Share LinkBack Konu Araçları Mod Seç
Eski 18-08-2006, 20:54   #1
Ağaç Dostu
 
eskimo's Avatar
 
Giriş Tarihi: 03-06-2005
Şehir: istanbul
Mesajlar: 667
Galeri: 25
Evlerdeki Temizlik Malzemeleri ve Öneriler

Temiz,
Daha temiz
Tertemiz!!!
Bir masal
Bir zamanlar dünyada özellikle temiz olarak isim yapmış bir ülke varmış. Bu ülkenin insanları
beyazı herşeyden çok severler ve kendilerini, çamaşırlarını, elbiselerini, evlerinin içini ve
dışını, arabalarını, sokaklarını, fabrikalarını durmadan ve özenle yıkarlarmış. Ciltlerini “apak”
olana kadar keselerler ve çamaşırlarını hayatlarının en parlak beyazını gösterene kadar
çitileyip, yıkarlarmış.
Bu ülke daha fazla fırçalayıp, temizledikçe, sodalı çamaşır suları nehirlerini daha fazla
kirletirmiş.
Daha fazla beyazlatıcı imal ettikçe, daha fazla asiti denizlere dökmek zorunda kalırlarmış.
Büyük tahta kapları ve büyük fıçıları için daha fazla sıcak su kaynattıkça, elektrik
santrallarından daha fazla kirli kükürt çıkarmış.......
(Anna Dünnebier: “Eva und die Fälscher – İyi niyet ve kötü büyü masalı”, Fischer Yayınevi)
Herşeye rağmen temizlik mi?
Her yıl Avusturya’da temiz çamaşır ve evler için yaklaşık 140.000 ton kimyasal temizlik
maddesi tüketilmektedir. Kişi başına yaklaşık 15 kilogram düşmektedir.
Görüldüğü gibi bugün temizlik artık yeterli olmamaktadır! Herşeyin parlaması ve kokması,
beyazın daha beyaz ve temizin daha temiz olması gerekmektedir – en azından kadın/erkek
reklamlara inanıyorsa. Satışı yükseltmek ve yeni piyasa sektörleri sağlamak için yeni
gereksinimler bulunmakta ve yeni ürünler yaratılmaktadır.
Reklamlar hemen hemen doğru bilgiler içermemektedir. Amaç daha ziyade hislere ve bilinç
altına ve de kısmen “kötü vicdanımıza” hitap etmektir. Bu madde “kendiliğinden temizler” ve
aynı anda bütün aile bireylerinin sevinçten yüzleri pırıl pırıl parlar. Veya “beyaz” genç,
dinamik ve ilerici olarak geçerlidir ve ev kadını veya ev erkeği sadece pırıl pırıl beyaz
çamaşırlarla takdir toplar. Çiçekli çayırlar, sessiz, sakin göller veya şırıldayan küçük orman
akarsuları güzel anıları uyandırmak veya ürünün çevreye olan positif etkilerini “onaylamak”
için katkıda bulunurlar.
“Biyolojik olarak % 98,99 işlenebilir”, “Eko-Torbası” ve “Yeniden doldurma paketi” gibi
sözlerle çevreye olan uyum sağlanmak istenmektedir. Fakat bütün bu ürünler o kadar da
zararsız değillerdir. Su, hava ve sağlığa devamlı yüklenilmektedir.
Çevreyi koruyucu temizleme kafada başlar!
Temizlik ideallerinin ortaya çıkış nedenlerini soruşturun! Çoğunlukla reklamlardaki resimler
bu idealleri belirliyor. Fakat banyodaki fayansla kaplı her duvardan kendimin yansımasını
gerçekten istiyor muyum, yoksa hakiki bir ayna da benim için yeterli mi?
Kendi temizlik isteklerinizi kendiniz belirleyin. Evde her yerin aynı şekilde temiz olması
gerekmez ve zaten kim yerden birşey yemek ister ki?
Ve şunu unutmayınız: Biz toz, kir, pis gömlekler ve ev işinin “esirleri” değiliz.
Gereksiz her ürün çevreyi ve sağlığı lüzumsuz yere kötü etkiler!

Tipler
Genel
􀁊 Bilinçli satın alın – her amaç için ayrı bir madde almanıza gerek yok. Özel maddeler
genelde pahalı olup, daha iyi temizleyecekleri anlamına gelmez.
􀁊 Mikrofiber bezlerini su ile ıslatarak kullanınız. Bunlar çoğunlukla çok amaçlı
temizleyicilerin, sabun ve nötr temizleyicilerin yerine geçer.
􀁊 Satın alırken paketin üzerindeki bilgilere de dikkat edin. Örneğin kavuniçi rengi tehlike
sembolleri çeşitli riskleri gösterirler.
􀁊 Dezenfekte edici temizleyiciler (“Antibac”, “Dezenfekt”, “Hijyenik temiz”) ve hijyenik
deterjanlar gibi klor katkılı temizlik malzemelerini dükkanda bırakınız. Bunların faydadan çok
zararları vardır.
􀁊 “Gereksiz” ürünlerden vazgeçiniz – bunlar gerçekten temizleyen ürünler değildir:

Yumuşatıcılar, parlatıcılar, koku taşları, hava düzelticiler, oda spreyleri, tekstiller için koku
gidericiler ve benzeri maddeler.
􀁊 Temizlik malzemelerini tasarruflu kullanınız.
􀁊 Kimyasal temizlik malzemelerini daima problemli maddelerin toplandığı yere atınız.
􀁊 Güzel koku veren maddeleri tasarruflu kullanınız. Güzel koku veren maddelere karşı
alerjiler artmaktadır. Siz etkilenmeseniz bile başkaları da bu kokuları koklamaktadır: Sonuç
olarak herkes nefes almak zorunda.

Mutfak
􀁊 Bulaşık makineniz için klorsuz deterjanları kullanınız.
􀁊 Bulaşık makinenizi tamamen doldurun.
􀁊 Parlatıcı deterjanlar kullanmayınız. En son yıkama işleminden sonra deterjan tabakçanağa
yayılmaktadır! (Seçenek – Tariflere bakınız)
􀁊 Elle yıkarken mümkün olduğu kadar sıcak su (daha az temizleme maddesi) kullanınız.
Koruyucu eldiven takınız ve en az kirli tabak-çanaktan başlayınız.
􀁊 Su akma deliklerinde süzgeç kullanınız. Çeşitli büyüklükte ve şekillerde paslanmaz
çelikten süzgeçler vardır. Su borularına ne kadar çok yemek artığı giderse, tıkanmalar ve
koku oluşumu daha kolay olur.
􀁊 Fırın/ocaktaki kirlenmeleri en iyisi hemen temizlemek. Kurumuş kirlerde: Arap sabununu
hiç birşey katmadan (koruyucu eldiven giyiniz) sürünüz – örneğin fırça ile. Bütün bir gece
etkisini göstermesini bekleyin, sünger ve su ile temizleyiniz.
􀁊 Tencereler, su ısıtıcıları veya kahve makinelerindeki kireç kalıntılarını temizleyiniz –
tariflere bakınız.

Banyo
􀁊 Yumuşak süngerler kullanınız – vimlenmiş yüzeyler daha çabuk kirlenirler ve daha erken
“eskirler”.
􀁊 Yumuşak çok amaçlı temizleyiciler, nötr temizleyiciler veya temizlik maddeleri lavaboları,
banyo küvetlerini ve diğer yüzeyleri temizlemek için uygundurlar. Sadece su ile ıslatılmış
mikrofiber bezler armatürleri ve aynaları mükemmel temizlemektedirler. Böylece kimyasal
ürünlerin kullanılmasına gerek kalmaz.
􀁊 Su lekelerini ve hafif kireç kalıntılarını kuru mikrofiber bezlerle temizleyebilirsiniz.
􀁊 Çok fazla kireç kalıntılarında ekşi temizleyiciler (örneğin sirkeli temizleyiciler) veya
çözülmüş limon asiti tozu (örneğin süpermarketlerde yemek veya sosları koyulaştırıcı
malzemelerin bulunduğu yerde) yardımcı olabilir. Sirkenin çatlak armatür yüzeylerinde veya
diğer pirinç ya da bakır ile temas ettiğinde yeşil küf oluşumuna neden olduğuna dikkat ediniz.
􀁊 Su akma deliklerinde süzgeç kullanınız!
􀁊 Boruların tıkanmasını önleyiniz: su iyi gitmiyorsa, hemen lastik pompa kullanınız. Bunu
yaparken yakınındaki bütün su akan delikleri (fazla suyun aktığı yerleri de – örneğin nemli bir
bezle) tıkayınız.
􀁊 Tıkanmaları boru spirali ile açınız.
􀁊 Su akan kanalları açan maddeleri kullanmayınız, çoğu zaman bu maddeler tehlikelidirler.

WC:
􀁊 Yumuşak çok amaçlı temizleyiciler, nötr temizleyiciler veya temizlik maddeleri tuvaletleri
temizlemek için uygundurlar.
􀁊 Yemek artıklarını tuvalete atmayınız – aksi takdirde bu pislikleri de güçlükle temizlemek
zorunda kalırsınız.
􀁊 Tuvalet fırçasını sık sık kullanınız – böylece idrar ve koku taşı kolayca kalıntı bırakmaz.
􀁊 Koku/idrar taşı kalıntılarının üzerine yumuşak tuvalet temizliyicileri koyunuz – kısa bir süre
tesir etmesini bekleyiniz. Sirke veya limon asiti ile de bu mümkün, fakat daha zor. Çünkü
satılan ürünlere göre daha sulu olduklarından, kirli yerlerin üzerinden daha kolay akıp,
giderler.
􀁊 Tuvalet çöp kutusu değildir – sigara izmaritlerinin, tamponların vs. aksi takdirde çok
masraflı bir şekilde yeniden çıkartılması gerekir.
􀁊 Tıkanıklıklarda lastik pompa kullanınız.
􀁊 Kokuları havalandırmak suretiyle yok edebilirsiniz. Oda spreyleri kullanmayınız!
􀁊 İsterseniz, kokuların yok olması için bir kibrit yakınız.
􀁊 Koku veren taşları, jelli maddeleri vs. kullanmayınız.

Yer döşemeleri:
􀁊 Halıları süpürün veya dövün.
􀁊 Halıları ıslak temizlemeyi mümkün olduğu kadar ileri bir zamana bırakın ve halının buna
uygun olup olmadığını kontrol edin. Bazı halılarda kabarma olmaktadır. Mobilyalara da
dikkat ediniz – en iyisi önceden dışarı taşımak. İlk önce sadece sirkeli su kullanınız
(boyasının çıkıp çıkmadığını kontrol ediniz) veya çok kirli ise, yumuşak sabunlu su kullanınız.
􀁊 Sentetik yer döşemeleri (örneğin laminat parke), linolyum, karo, yapay reçine ile
cilalanmış parke ve benzeri gibi düz yer kaplamaları üzerindeki toz ve hafif kirlenmeleri az
nemli bir bezle (veya mikrofiber veya sentetik lifli bezler) sadece su ile temizleyebilirsiniz.
Sadece çok kirlendiğinde çok amaçlı veya nötr temizleyicileri kullanınız.
􀁊 Balmumu sürülmüş ve/veya yağlanmış tahta döşemeleri az nemli bir bezle siliniz. Çok
kirli olan tahta döşemeleri ilgili işleme (yağ, balmumu) uygun olan temizleyicilerle
temizleyiniz. (Belirli tür malların satıldığı yere veya “umweltberatung”a sorunuz).
􀁊 “Besleyici” (cila, kaplama maddeleri) ve “ana temizleyiciler”e evde gerek yoktur.
􀁊 Örneğin bir defa kullanılan mop bezleri gibi kullanıldıktan sonra atılan ürünleri
kullanmaktan kaçınınız.

Mobilyalar:
􀁊 Plastik maddelerden yapılmış mobilyaları ve cilalı veya kaplama ahşap mobilyaların
tozunu alınız ya da az nemli bir bezle siliniz (örneğin mikrofiber veya sentetik lifli bezle). Çok
kirli ise, çok amaçlı temizleyicilerle veya su-sirke karışımı (10 su : 1 sirke) ile
temizleyebilirsiniz. Mobilya bakım ürünlerini kapalı yüzeylerde kullanmak gerekli değildir!
􀁊 “Açık” ahşap yüzeylerin (yağlanmış, balmumu sürülmüş) bakımını, eğer gerekli ise, ilgili
malzemelerle, örneğin keten tohumu yağı cilası veya balmumu balsamı, yapabilirsiniz. Açık
ahşap yüzeylerde mikrofiber, sentetik lifli bezler kullanmayınız.
􀁊 Yumuşak bir bezin üzerine bir kaç damla yemeklik yağ ve biraz tuz koyun ve bununla
lekeyi çıkartın, sonra iyice parlatın.
Camlar:
􀁊 Su ve mikrofiber, sentetik lifli bezler ya da lastik silici kullanınız. Pencere veya cam
temizleyicilere gerçekten gerek yok, ayrıca bu temizleyiciler çoğunlukla % 90 veya daha fazla
normal su içermektedirler.
􀁊 Cam temizleme malzemesini kendiniz de karıştırabilirsiniz: Püskürtme şişesine yaklaşık
3/4 su koyup, üzerine sirke doldurun. Camlar çok kirli ise, biraz bulaşık deterjanı
koyabilirsiniz.

Sağlığı koruma:
􀁊 Bütün temizlik işlerinde koruyucu eldiven kullanınız – bulaşığı elle yıkarken de.
􀁊 Ellerinizi yumuşak bir sabunla (parfümsüz) yıkayın, iyice kurulayın ve sonra kremleyin.
􀁊 Temizlik malzemelerini çocukların erişemeyeceği yerlerde saklayın.
􀁊 Temizlik malzemelerini karıştırmayın ve hiçbir zaman gıda maddeleri şişelerine
doldurmayın.
Ve bir şey daha ......................
Parlaklık daha fazla iş demek, ama artık temizlik demek değil!
Parlayan yüzeylere temiz elle dokunulduğunda veya temiz ayakkabı ile basıldığında bile
gözle görülür izler kalıyor. Bunun sonucu olarak ta siz memnun olmuyorsunuz ve temizlik,
bakım
– sadece optik olarak – mat yüzeylere göre daha sık yapılıyor.

Kolay tarifler

Temizlik malzemeleri için de “yemek tarifleri” var. Lütfen unutmayınız: Temizlik malzemeleri
kimyasal maddelerdir – hazırlarken ve kullanırken koruyucu eldiven kullanınız.

Temizleme tozu
- ekstra ince

İçindekiler:
10 ölçü Kalsit (Kalsiyum karbonat)
8 ölçü özel soda
5 ölçü ince sabun tozu
1 kutu

Yapılışı:
Kalsiti, özel sodayı ve sabun tozunu bir kaba koyunuz. Bir kaşıkla dikkatlice karıştırınız.
Kutuya doldurup, üzerine ne olduğunu yazınız.
Kullanıldığı yerler:
Mutfak, banyo ve tuvaletlerde inatçı lekelere karşı. Hassas yüzeyler için uygundur.

Sabun ruhu

İçindekiler:
125 ml (1/8 litre) % 96 alkol
250 ml (1/4 litre) destile edilmiş su (Aqua Dest)
250 ml (1/4 litre) arap sabunu
(“Beyaz arap sabunu” olmayacak)
1 şişe

Yapılışı:
Arap sabununu destile edilmiş suda eritiniz (gerekirse ısıtın) – iyice karıştırın – soğuduktan
sonra alkolü ilave edin – şişeye doldurup, ağzını kapatın ve iyice çalkalayınız. Üzerine ne
olduğunu yazmayı unutmayınız.

Kullanıldığı yerler:
􀁊 Halılardaki inatçı lekelerde (kullanmadan önce halının görünmeyen bir yerinde boyasının
atıp atmadığını kontrol ediniz)
􀁊 Sorunlu plastik madde temizleyicileri yerine kullanılabilir
􀁊 Istampa mürekkebini, mumlu boya kalemlerini, ... çıkarır
􀁊 Deri temizleme için de kullanılabilir

Paslanmaz çelik temizleme maddesi

İçindekiler:
1 yemek kaşığı kalsit (Kalsiyum karbonat)
1 yemek kaşığı arap sabunu
1 plastik kutu

Yapılışı:
Arap sabununu ve kalsiti bir kaba koyup, bir çatalla beyaz bir karışım elde edene kadar
karıştırınız. Kutuya doldurup, üzerine ne olduğunu yazmayı unutmayınız!

Kullanıldığı yerler:
Nirostal yüzeyler, tencereler, tavalar, ütüler, krom olan herşey, ....
Paslanmaz çeliği hafif ıslatın, bir bezin üzerine temizleyiciden koyun ve ovalayın. Nemli
olarak parlatın.

Gümüş temizleme maddesi

1 yemek kaşığı kalsiti su ile karıştırarak, macun haline getirin ve bir bezle eşyaları temizleyin.
Diş macunu da bunun için çok uygundur.
Cam temizleyicisi

İçindekiler:
1 püskürtmeli şişe
Su
Sirke veya alkol, bulaşık yıkama sabunu

Yapılışı:
Püskürtmeli şişeye 3/4 su koyup, üzerine sirke doldurun. Camlar çok kirli ise, biraz bulaşık
deterjanı koyabilirsiniz.

Kullanıldığı yerler:
Pencereler, cam kapılar, aynalar
Bulaşık makinesi için parlatıcı
1 litre suyun içinde yaklaşık 3 yemek kaşığı limon asiti tozunu eritin. Doldurduğunuz şişenin
üzerine ne olduğunu yazmayı unutmayın ve bu parlatıcıyı alıştığınız gibi bulaşık makinenize
koyunuz.

Kireçten arındırmak, ne ve nasıl?

Musluk suyunuzun su sertliği 10°dH’nın oldukça üstündeyse, arada sırada kireç kalıntılarını
temizlemek zorundasınız. Aşağıda size çevreyi koruyucu bir kaç seçenek sunuyoruz:

Çamaşır makinesi:
Çamaşır makinesinin yaklaşık her 4 – 5 ayda kireçten arındırılması gerekir. Boş makineyi
60°C programına getirip, çalıştırınız ve 1 litre sirke ilave ediniz. Suyun ısınmasından sonra
makineyi birkaç saat için kapatınız. Tekrar çalıştırıp, içindeki suyu boşaltınız. Hepsi bu kadar.

Kahve makinesi:
Kahve makinesinin kabını su ile doldurup, 2-3 yemek kaşığı limon asitini içinde eritin. Suyun
yarısı geçtikten sonra makineyi belli bir süre kapatınız. Sonra tekrar çalıştırıp, geri kalan
suyun geçmesini bekleyiniz. Sonra iki kere temiz su koyup, durulayın.

Çaydanlık, tencere, elektrikli su ıstıcısı:
Su ve sirke ile (yarı/yarı) doldurun. Bir süre öylece bırakın ve sonra yıkayın.


Düzenleyen malina : 18-08-2006 saat 22:34 Neden: paragraf
eskimo Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 19-08-2006, 00:23   #2
Ağaçsever
 
Giriş Tarihi: 14-06-2006
Mesajlar: 71
Çok güzel bilgiler, teşekkürler Sayın Eskimo..

nilgunarpat Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 19-08-2006, 02:53   #3
agaclar.net
 
malina's Avatar
 
Giriş Tarihi: 04-04-2004
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 26,836
Galeri: 88
Kaynağını da öğrenseydik

malina Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 19-08-2006, 12:41   #4
Ağaç Dostu
 
eskimo's Avatar
 
Giriş Tarihi: 03-06-2005
Şehir: istanbul
Mesajlar: 667
Galeri: 25
umweltberatung adlı ekolojik temizlik ürünleri pazarlayan bir firmanın tanıtımı.
Reklama girer diye ürün ile ilgili bilgileri sildim.
Orjinalini e posta ile gönderebilirim.

eskimo Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 12-05-2007, 18:11   #5
Ağaçsever
 
Giriş Tarihi: 26-02-2007
Şehir: ANTALYA
Mesajlar: 61
Daha İyi Bir Yaşam İçin Evlerde Kullandığımız Temizlik Malzemelerine DİKKAT!

Kimyasallar dışarı, organik temizlik ürünleri içeri!

Önce gıdada sonra da tekstilde başlayan organik trend şimdi de temizlik sektörüne sıçradı. İnsan sağlığına ve ekolojik dengeye zarar veren kimyasallar içeren temizlik maddelerine karşı tüm dünyada bir sorgulama başladı. Hatta işi ileri götürenler evlerini bir zamanlar ninelerinin kullandığı arap sabunuyla temizliyor, bulaşıklarını yıkıyor.

Önce gıdada başlayan ekolojik trend, sonra organik ipliklerle tekstile, şimdi de bio-kimyasallarla temizlik sektörüne sıçradı. Dünyada insan sağlığına ve ekolojik dengeye daha az zarar veren kimyasallardan oluşan ürünlere organik (biodegrable) temizlik maddeleri adı veriliyor.
Öyle doğallar ki, çamaşırlarınızı ya da bulaşıklarınızı bu deterjanlarla yıkadıktan sonra suyunu çiçeklerinize gübre niyetine dökebiliyorsunuz. Daha pahalı olan bio-temizlik malzemeleri Türkiye’de henüz yaygın değil ve çok pahalı. Bugün kullandığımız temizlik ürünlerinin çevreye zararı yüzde 80 civarındayken, organik temizlik maddelerinde bu oran yüzde 20’lere düşüyor. Bunu bile çok bulanlar ise nineleri gibi çamaşırlarını toz sabunla yıkıyor, halılarını ve yerleri arap sabunuyla siliyor, banyolarını karbonat ve sirke ile dezenfekte ediyor.

Marketlerde satılan ve evlerimizde kullandığımız ve bol miktarda asit, fosfat, klorür ve adını telaffuz edemediğimiz kimyasallar içeren temizlik malzemelerinin insan sağlığına ve ekolojik dengeye verdikleri zararlara dikkat çeken Buğday derneği, Türkiye’de organik temizlik ürünlerinin yaygınlaşması için çalışmalar yapıyor. Avrupa ve Amerika’da doğada parçalanması çok zor ve geç olan, bu sebeple ekolojik dengeyi altüst eden kimyasallardan oluşan deterjan ve temizlik malzemelerine karşı savaş açılmış durumda.
Ülkemizde ise firmaların canı isterse uygulayabilecekleri ve sadece çamaşır deterjanlarıyla ilgili TSE standartları var. Bunun ötesinde üretici firmaların üzerinde herhangi bir denetim veya yaptırım yok.

Peki, inatçı kirlerden bir sıkışta bizi kurtaran, beyaz tülleri bembeyaz yapan, hatta kötü mikropları anında yok eden bu temizlik malzemelerinin içeriği hakkında bir bilgimiz var mı?
Maalesef yok, hatta bunlarla ilgilenmiyoruz bile. Üstelik temizliğe büyük önem veren toplumumuz gerekenden fazla deterjan ve temizlik malzemesi tüketiyor. Ama bu, bizim çok daha temiz olduğumuz anlamına gelmiyor. Aksine, bu durum ülkemizin ekolojik dengesini daha hızlı bir şekilde bozduğu gibi, gelecek nesilleri daha hastalıklı bir toplum haline getiriyor. İsraf olan milli servet ise cabası...

Organik temizlik trendi ve uzmanlar, tabii ki ninelerimiz gibi çamaşırları küllü sularla, bulaşıkları da arap sabunuyla yıkamayı önermiyor. Ama bu ürünleri bilinçli olarak tüketmemizde ısrar ediyorlar.
İnatçı kirleri bir çırpıda temizleyen malzemelerin birer asit olduğunu hatta kimyacılar arasında canavar asidi olarak tabir edildiğini bilerek kullanmamızı öneriyorlar.


--------------------------------------------------------------------------------
Dr. Sedat Coşgun-Fatih Üniversitesi:
Temizlik maddeleri dikkatli kullanılmalı


İçeriğinde klorür, amonyak, değişik petrol türevleri bulunan temizlik malzemeleri sağlık ve ekolojik dengeyi tehdit ediyor. Mesela ‘sodyum laruryl sülfat’ın kanserojen etkisi var. Temizlik malzemelerinde bulunan ve uygulama anında havaya karışan gazları bünyesinde bulunduran maddeler astıma sebep oluyor. Temizlik maddeleri kir denilen yağları temizler; fakat kirin yanında ellerdeki, saçtaki ve vücuttaki yağları da götürüyor. Bu da dozajına göre saç dökülmesine, vücut yüzeyinde alerjilere ve egzamaya sebep oluyor. Yumuşatıcıların kullanılmasında dikkatli olunması gerekiyor. Özellikle çocukların tenleri daha hassas olduğu için dikkatli davranılmalı.


***


Tüketiciler Birliği Başkanı Av. Bülent Deniz:
Denetimsizlik var ve kim ne üretiyor bilinmiyor!


Türkiye’de deterjan ve temizlik maddelerinin üretimi öncesi bir denetim mekanizması yok. Eğer bir zarar söz konusu olursa ondan sonra ürün bir denetime tabi tutuluyor! O aşamaya kadar serbestçe her şey satılabilir. Temizlik ürünlerinin insan ve çevre sağlığı bakımından denetlenmesiyle ilgili bir mevzuat yok. Açık deterjan ve temizlik malzemeleri ise ayrı bir risk. Zira bu ürünlerin özellikle kanser yapacağı konusunda çok ciddi kaygılarımız var. Bütün ürünlerle ilgili Sağlık Bakanlığı’ndan ön izin ve denetim alınması için bir çalışma yapılması gerekiyor. Tüketici çok da dikkat etmiyor. Tamamen reklamlarla ve daha önceki alışkanlıklarıyla tercihte bulunuyor. Kimyasallar konusunda tüketicinin duyarlı olması lazım.
Sayı: 65
Bölüm: Aktuel



1- SU
•Evde kullanılan temizlik malzemeleri, atık sularla birlikte nehirlere karışır. İçinde fosfat bulunmayan ve suda ayrışabilen temizlik ürünlerini kullanın.


•Dişlerinizi fırçalarken, bulaşık yıkarken ya da traş olurken açık bırakılan musluk, dakikada yaklaşık 15-20 litre suyun boşa akmasına sebep olur

•Tek bir kişi yılda ortalama 49 bin 140 litre suyu tuvaletlerde tüketir. Sifonun bir kez çekilmesi ile 10 lt su harcanır. Yeni teknolojiler sayesinde standart modellere göre yüzde 60 daha az su tüketen klozetler bulunmaktadır.

•Sifon çekildiğinde suyu renklendirsin ve temizlesin diye tuvalete asılan maddeleri kullanmayın. Bunlar kanalizasyona karışarak kirliliğe sebep olur.


•Çamaşır suyu, atık maddelerin ayrılıp çözülmesini sağlayan yararlı bakterileri öldürür. Çamaşır suyunu olabildiğince az kullanın.

•Bozuk musluklardan ve tuvaletlerden sızan su, evinizdeki toplam su tüketiminin yüzde 5'i kadardır. Akan tesisatınızı onarın.

•Kapı önü, balkon, teras gibi yerlerin temizliğinde hortumla su tutmak yerine süpürge kullanın.

•Bahçenizi sulamak için, buharlaşmanın az olduğu sabah ya da akşamüstü saatlerini tercih edin.

•Arabanızı yıkarken kova ve sünger kullanın. Hortumla yıkama, yaklaşık 550 litre su kullanımı demektir.

•Musluklara ve duş başlıklarına takılan ve su akışını azaltırken basıncı artıran yeni sistemleri edinin.

•Suyu kireç ve bakterilerden arındıran filtreler kullanın.


2- TEMİZLİK
•Temizlik ürünü satın alırken, ne tür temizlik için kullanacağınızı düşünün. Yalnızca gereksiniminiz olan ürünleri satın alın.
•Temizlik ürünü satın alırken konsantre ürünleri tercih etmeniz hem tasarruf sağlar, hem de daha az ambalaj tüketmenize neden olur.Ambalajı geri dönüştürülmüş ürünleri tercih edin.

•Aldığınız ürünü kullanmadan önce, mutlaka kullanma kılavuzunu okuyun.

•Temizlik ürünlerini kesinlikle birbiriyle karıştırmayın.

•Kullanma dozunu etikette belirtildiği kadar ayarlayın. Fazla kullanmak daha iyi temizlik sağlamazken, hem sağlığınıza, hem de çevreye daha çok zarar verir.

•Temizlik ürünlerinin kapaklarını sıkıca kapatın ve hiçbir temizlik ürününü yiyeceklerle aynı dolapta saklamayın.

•Temizlik ürünlerini sonuna kadar kullanın. Ambalajları içinde kalan maddelerle çöpe atmayın.

•Hiçbir temizlik ürününü kendi ambalajından başka bir ambalajda saklamayın.


Banyoda

•Sentetik kokulu kozmetikleri kullanmak yerine, doğal ürünlerden yapılmış, kokusuz kozmetikleri kullanın.

•Triklosan içeren diş fırçalarını, diş macunlarını ve ağız sularını kullanmayın.

•Tehlikeli kokuları ve uçucu organik kimyasalları emebilen vinil yer malzemesinden uzak durun.

•Klorinle ağartılmış kağıt bazlı temizlik ürünlerini kullanmayın.

•Ürünlerinde phthalates kullanılmadığını belirten markaları tercih edin.


Düzenleyen DİDEMNAZ : 13-05-2007 saat 10:59
DİDEMNAZ Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 12-05-2007, 18:54   #6
Ağaç Dostu
 
Ophrys's Avatar
 
Giriş Tarihi: 21-10-2006
Şehir: HATAY-İZMİR
Mesajlar: 2,403
Galeri: 25
Bir öneri de benden.
Ispanak, semiz otu, marul, yeşillik gibi çok yıkanan sebzelerinizin yıkama sularını (sirkesiz olanları) çiçeklerinizin sulama işleminde kullanabilirsiz.

Ophrys Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 31-10-2007, 19:25   #7
Ağaç Dostu
 
COYOTE's Avatar
 
Giriş Tarihi: 11-01-2007
Şehir: Giresun
Mesajlar: 1,460
Galeri: 1
Ben her türlü deterjan kullanımını minumuma indirmiştim. Ancak gerektikçe frosch markasını kullanıyordum. Fakat burada ve tahmin ediyorum pek çok ilde bu marka pek bulunmuyor. Sonunda turmepa bu tarz ürünler çıkarmış piyasaya.( Buraya yeni gelebildi)Çevre dostu bu ürünler biyolojik olarak parçalanabiliyor ve formaldehit,fosfat içermiyormuş. Ayrıca ürünler deniz suyu ile de kullanılabiliyormuş.Fiyatları da gayet makul.
Ben kullanmaya başladım bile...

COYOTE Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 14-11-2007, 22:03   #8
Ağaç Dostu
 
denizakvaryumu's Avatar
 
Giriş Tarihi: 13-04-2006
Şehir: Ankara
Mesajlar: 8,588
Galeri: 25
Musluk suyundaki klor, diş macunu ve deterjanlarla birleştiğinde ölümcül olabilir.

Suyu mikroplarından arındırmak için kullanılan Klor, bazı diş macunlarında olabilen triclosan adlı maddeyle birleşerek çok tehlikeli olabiliyor.
ABD'nin Virginia Teknik Üniversitesi Uzmanları, musluk suyuna katılan klorla ilgili endişe verici bulgulara ulaştı.

Uzmanlara göre, klor, diş macunu ve deterjanlardaki triclosan adlı maddeyle temasa geçtiğinde reaksiyona giriyor ve zehirli kloroform gazı oluşuyor. Bu gazın solunması ya da deriden nüfusu depresyon, karaciğer rahatsızlıkları ve kanser riski ortaya çıkarıyor.

İngiltere'de Colgate, Aquafresh, Dentyl ve Sensodyne gibi çok sayıda diş macununun triclosan içerdiği tespit edildi. Triclosan içeren macunlar raflardan indirildi. Dişeti hastalıklarına karşı çok etkili triclosan'ın bulaşık ve el yıkama deterjanlarında da bulunduğu belirlendi.


Triclosan adlı kimyasalı içeren ürünleri imal eden firmalar, bu kimyasalın güvenilir olduğunu iddia etseler de, United States Environmental Protection Agency (EPA) (Amerikan Çevre Koruma Vakfı), onu böcek zehiri olarak kaydetti. Bu bileşimin kimyasal formülü ve molekül yapısı dünyadaki en zehirli kimyasalların bazılarıyla benzer özellikler taşıyor .


Triclosanla ilgili ilk alarm, 2000 yılında İsveç hükümeti, gereksiz yere triclosan kullanımını engellemek istediğinde ortaya çıktı. Bu kimyasal, lağımda, balıkta ve anne sütünde bulununca, İsveç'teki bayiler raflarından bu maddeyi kaldırdılar. Bu tutum İngiliz uzmanları tarafından da desteklendi ve İngiltere'deki ana bayiler bu kimyasaldan kurtulmaya karar verdiler.

Triclosanın her gün kullanılan bir madde olması üstünde düşünülmesi gereken bir durum. Triclosanın yaygın kullanımı, bakterinin antibiyotiklere karşı dirençli hale gelmesine ve reçeteli ilaçların bakteriyel enfeksiyonlarla savaşamamasına neden olur diye endişelere sebep olmuştu. İsveçli uzmanları asıl endişelendiren, bu maddenin anne sütünde ve çevrede bulunması oldu.

http://haratarim.sitemynet.com/beslenme/id15.htm

denizakvaryumu Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 14-11-2007, 22:08   #9
Ağaç Dostu
 
denizakvaryumu's Avatar
 
Giriş Tarihi: 13-04-2006
Şehir: Ankara
Mesajlar: 8,588
Galeri: 25
Zehirli maddeler kullanmadan EVDE TEMİZLİK


Artık hiçbirimiz anneannelerimiz gibi evi süpürmüyor, çamaşırı küllü sularla yıkayıp güneşte kurutmuyor, yerleri arap sabunuyla fırçalamıyoruz. Buna vaktimiz yok. Temizlik için "hoş kokulu", "beyazdan daha beyaz yapan", "iz bırakmadan pırıl pırıl yıkayan", "mikroplardan arındıran" yardımcılarımız var. Ancak evimizi, eşyalarımızı, giysilerimizi ve yediğimiz yemeğin artıklarını temizlerken (!) bedenimizi, suyu, toprağı, havayı, doğal ortamları nasıl kirlettiğimizin farkına varmıyoruz.

Oysa çevreyi ve insan sağlığını tehdit eden temizlik maddeleri yerine ev temizliği konusunda çevreye karşı sorumlu pek çok seçenek bulunuyor. Buğday Dergisi olarak derlediğimiz doğal temizlik maddelerinin çoğu modern, sentetik karışımların, doğal döngüye saygı ön planda tutularak hazırlanmış versiyonları. Ayrıca bu tarifler işinizi istediğiniz şekilde göreceği gibi, size tasarruf yapma olanağı da sağlıyor.

İtiraf edelim ki çoğumuz, ev temizlemek, ovmak ve yıkamaktansa başka bir iş yapmayı tercih ediyoruz! Acaba, vaktimiz olmadığı için mi bulaşıkları elde yıkamıyor, işi makinalara bırakıyoruz, yoksa makinalar, gerekli kimyasallar, elektrik ihtiyacı ve benzer tercihlerimiz yüzünden mi her şeyin daha doğal olanına vaktimiz yok?

Üreticiler, önemli bir çoğunluğu evlerinin "tertemiz", "dezenfekte edilmiş", "mikropsuz" olması gerektiğine inandırmak konusunda son derece başarılı olmuşlar ve bunu yapabilmek için gereken ürünleri satmayı sürdürüyorlar: Tuvalet ve fırını temizlemek için asit, banyoyu dezenfekte etmek için fenol, mobilyaları cilalamak için damıtılmış petrol ürünleri, çamaşırlarımızı beyazlatmak için klor ve yalnızca evlerimizi temiz tutmak için çeşit çeşit diğer zehirli kimyasal maddeler...

Günlük yaşamda kullandığımız ürünler 55 bin’in üzerinde kimyasal çeşidi içeriyor ve her yıl bunlara binin üzerinde yenisi ekleniyor. Birçoğu ise yeterince test edilmeden ve belirli bir mevzuata tabi olmadan piyasaya sürülüyor.

Bu ürünlerin büyük kısmı doğrudan kanalizasyona akıp sonunda da su sistemlerimize karışıyor. Sözünü ettiğimiz kimyasallar, sonunda "fazla yüklenme" olasılığı yaratarak vücudumuzda depolanıyor ve zehirli olma düzeyine ulaştığında çeşitli hastalıklara yol açıyor. (Kronik yorgunluk sendromu, alerjiler, karaciğer sorunları, lenf kanseri gibi.)

Evsel temizlik malzemeleri sadece toprağı ve su kaynaklarını değil, teneffüs ettiğimiz havayı da tehdit ediyor. Sprey boyalar, fırın temizleyiciler, dezenfektanlar, mobilya parlatıcıları ve diğer tüm sprey ürünler, birkaç gün sonra soluyacağımız havanın bir parçası oluyor.

Sadece kentlerde yaşayanların değil, kırsal kesimde yaşayanların da atık su sistemlerine neler gönderdiklerine dikkat etmeleri gerekiyor. Foseptik sistemler atık su sorununu çözmüyor; boyalar, çözücü, inceltici, ağartıcı kimyasallar, aseton, tuvalet temizleyiciler ve lavabo açıcılar ile diğerlerinde bulunan belirli kimyasal maddeler organik maddeleri parçalayan organizmaları zehirleyebiliyor. Oysa organik maddelerin parçalanması doğal döngünün işlemesi açısından zincirin olmazsa olmaz halkalarından birini oluşturuyor.

Zehirli olmayan doğal temizlik maddeleri ise foseptik sistemi, içme suyu ve sağlık konusunda büyük yararlar sağlıyor.

Peki, doğal temizlik maddelerini kullanmak için nereden başlamalı?

İşte size evinizde rahatlıkla uygulayabileceğiniz pratik öneriler…

Temizlikte kullanabileceğiniz doğal ürünler

Çamaşır sodası: Sodyum karbonat adlı bir mineraldir. Çok az miktarda yakıcı olup katı ve sıvı yağlar, kir ve pek çok petrol ürününün etkin temizleyicisidir. Aynı zamanda su yumuşatıcı ve sabun köpürtücü özellikleri de bulunur. Yakıcı özelliği nedeniyle, uygularken lastik eldiven kullanmak doğru olur. Zararlı kimyasal dumanlara neden olmaz. Klorsüz olanı tercih edin.

Boraks: Su, oksijen, sodyum ve bordan meydana gelen, antiseptik, antifungal, antibiyotik, koku giderici ve dezenfektan özellikleri olan doğal kaynaklı bir mineraldir. Küflenmeyi önler. Boraks yutulursa zehirlidir. (Eczane ve aktarlarda bulunabilir.)

Sirke: Meyve ya da tahılların fermantasyonuyla elde edilen bir sıvıdır. Asitli içeriği mikropları öldürmesini, yağı parçalamasını ve mineral kalıntıları çözmesini sağlar.

Karbonat: Sodyum bikarbonat, hafif aşındırıcı bir temizlik sağlar, beyazlatıcı ve koku giderici özellikleri vardır.

Uçucu bitkisel yağlar: Bitki kokularının özleri birçok parfümün ana maddesidir. Piyasada, özellikle doğal ürün satan dükkanlarda çeşitleri bulunabilir. Bir iki damla turunçgil, elma, çilek, nane vb. yağı ile eklenecek koku ev yapımı temizleyicilere hoş bir özellik kazandırır.

Bitkisel yağ tabanlı sıvı sabunlar (arapsabunu vs.): Bu tür sabunlar hayvan yağı içeren ya da petrol tabanlı sabunlara tercih edilmelidirler.

Tarifleri uygularken, püskürtme amacıyla pompalı spreyler, silmek amacıyla yüzde 100 pamuklu bezler, sıkıştırılmış selüloz süngerler, doğal kıldan yapılmış fırçalar kullanılabilir.

Çok amaçlı temizleyiciler

Bu tür temizleyicilerin birçoğu amonyak ve klor içerir ve birlikte kullanıldıklarında ölümcül amonyumklorür gazını oluştururlar. Amonyak akciğerlerimiz için tehlike oluştururken, klorla karıştırıldığında kansere yol açan bileşikler oluşturabiliyor. Bunun yerine;

İki tatlı kaşığı boraks* ve 1 tatlı kaşığı** bitkisel kaynaklı sıvı sabun veya yeterince arapsabununu, 1 lt. sıcak suya karıştırarak her yüzeyde; yarım bardak çamaşır sodasını bir kova suya katarak alüminyum, fiberglas ve cilalı zeminler hariç tüm yüzeylerde kullanabilirsiniz. Yağ lekelerini çıkarmak için, ilk karışıma bir çorba kaşığı sirke veya limon suyu ilave etmek yeterli olacaktır.

Ovarak temizleyenler

Ovarak temizleme için kullanılan tozların neredeyse tümü, beyazlatıcı ve leke çıkarıcı etkisi olan klorlu çamaşır suyu içerir. Toz halindeki klor suyla karıştığında, göz, burun, boğaz ve ciğerler için tahriş edici olabilen klor gazını oluşturur. Kloru asla amonyakla (tuvalet temizleyicisi ya da kullandığınız diğer temizlik malzemelerinin içinde bulunduğu gibi) karıştırmamalısınız, ortaya çıkacak gazlar öldürücü olabilir! Kullandığınız tozların içinde deterjan ile karışık olarak "hidratlı doğal magnezyum" da bulunabilir ve bunların kanserojen asbest ile kirlenmiş olma olasılığı vardır. Bunlar yerine;

* 1 bardak karbonat ve 2 kaşık boraksı karıştırıp bir serpme kavanozuna koyun. Bu karışım banyodaki her şeyi temizlemek için kullanılabilir. Temizlediğiniz yeri su ile durulayıp yumuşak bir bezle kurulayın.

* Eşit miktarlarda sirke ve su karışımı ile nemlendirilmiş süngere tuz veya karbonat serpip kullanabilirsiniz.

Dezenfektanlar

Dezenfekte edici temizlik maddeleri, solunursa tehlikeli olacak birtakım uçucu kimyasallar içerirler. Deri ve solunum sisteminin iç zarları yoluyla kolayca emilebilen kresol, bu kimyasalların en sık kullanılanlarından biridir. Kresol, karaciğer, böbrek, akciğer, pankreas ve dalakta hasara neden olabildiği gibi, merkezi sinir sistemini etkileyerek depresyon, sinirlilik ve hiperaktiviteye de yol açabilir. Dezenfektanlarda bulunabilecek diğer maddeler ise fenol, etanol, formaldehit, amonyak ve klordur. Bunlar yerine;

* 4 litre sıcak suya yarım bardak boraks karıştırarak dezenfekte etmek istediğiniz yüzeye uygulayın. Bu karışım, Temiz Su Vakfı tarafından Kaliforniya Hastanesi’nde bir yıl süreyle denenmiş ve tüm hijyenik gereklilikler sağlanmış. Bu karışıma, antiseptik özellikleri bulunan kekik, okaliptüs, biberiye, adaçayı (antimantari), lavanta bitkilerinin yapraklarını da katabilirsiniz. Bu bitki yağlarından herhangi birinden ya da teatree oil/hint defnesi yağından (antiseptik, antifungal) 2 tatlı kaşığı alıp 2 bardak suya kattıktan sonra pompalı bir spreyle uygulayabilirsiniz. Bu yolla evinizin hoş kokmasını sağlamış olursunuz. Ayrıca birçok yüzeydeki çatlak ve kuytu yerlere sodyumbikarbonat serpiştirip nemli bir süngerle de silebilirsiniz.

*Banyo yerlerini temizlemek için; 4 litre sıcak suya 1 çorba kaşığı karbonat, 1 tatlı kaşığı boraks, iki kaşık çamaşır sodası, yağ parçalayıcı özelliğinden dolayı yarım bardak sirke ve yeterince arapsabunu ekleyin. İyice karıştırıp yerlere fırçayla uygulayın. Temiz suyla ıslatılmış yumuşak bir bezle durulayın. Bu karışım tuvalet çevresini de kokudan arındırıp dezenfekte ederek temizler. Artanını tuvalete boşaltıp birkaç dakika bekletebilir ve fırçalayıp rezervuarı çekebilirsiniz.

* Mutfak yerlerini temizlemek için; yeterince arapsabunu ile yarım bardak sirkeyi 8 litre ılık suda karıştırın. Sabunu aktif hale getirmek için iyice karıştırın. Muşambalar için sirkeyi kullanmadan yukarıdaki tarifi uygulayabilirsiniz.

Fırın temizleyiciler

Fırın temizleyicilerde çeşitli zehirli maddeler bulunmakla birlikte en büyük tehlikeyi deriyi yakıp geçebilen asit ile gözler ve ciğerler için son derece tahriş edici olan amonyak oluşturur. Sprey tüplerindeki fırın temizleyicileri ise minik asit ve amonyak damlacıklarını kolayca solunabilecek, cilde ve gözlere temas edebilecek formda havaya dağıttıkları için tehlikelidir.

Bunlar yerine;

*1 bardak karbonat ile 4 kaşık çamaşır sodasını karıştırın. Fırının tabanına bolca su serpin, sonra da kiri toz halindeki karışımla kaplayın ve üzerine biraz daha su serpin. Gece boyunca öyle beklesin. Sabah, eski bir sünger ya da plastik sürtme teli ile kir ve yağları ovarak silin. Daha sonra süngere biraz arapsabunu koyup fırının kenarlarını, üstünü ve kapağının içini temizleyin, sabunundan iyice arındırmak için de ıslak bezle silin. Çok kötü lekeler metal sürtme teli kullanmanızı gerektirebilir.

* Mikrodalga fırın için; 1 fincan karbonatı su ile karıştırarak bir macun yapın. Fırının kapağını ve içini sünger üzerine koyduğunuz bu karışımla temizleyin. Sonra da iyice durulayın. (Fırın ılıkken döküntülerin üzerine tuz serpip 2 yemek kaşığı sodyum bikarbonat ve 1 bardak sıcak su ile bulamaç yapıp, bununla temizliğinizi yapabilirsiniz. Temizlikte metal olmayan sert, kalın kıllı bir fırça da faydalı olabilir.)

Bulaşık deterjanları

Piyasada satılan bulaşık deterjanlarının çoğunda yüksek düzeyde fosfat ve klor bulunur. Yanlışlıkla yutulursa çok önemli sağlık sorunlarına yol açar. Bu nedenle bulaşıklarınızın çok iyi durulanması gerekir. Düşük düzeyde klor gazları tehlikesiz kabul edilse de bulaşık yıkama süreci boyunca, küçük miktarlarda dışarı verilen klorun etkisiyle oluşan solunum zorluğu, göz yanması, yorgunluk, baş ağrısı gibi semptomlara yol açabilir. Bunun yanında klor, kanalizasyon sistemine karıştığında organiklerle birleşerek son derece tehlikeli bir kimyasal madde olarak bilinen trihalometanı meydana getirir. Klor aynı zamanda kanalizasyon sistemindeki maddeleri parçalama fonksiyonu olan yararlı bakteri ve mikroorganizmaları da çabucak öldürür. Bulaşıklar için kullanılan deterjanların da ana maddeleri petrol kaynaklı ve bu sebeple bakterilerce ayrıştırılıp doğaya tekrar kazandırılamıyor, genellikle de çeşitli kimyasal katkı maddeleri, sentetik esanslar, kokular ve renklendiriliciler içeriyor.

Bunların yerine bulaşık makinasında eşit miktarlarda boraks ve çamaşır sodası kullanabilirsiniz. Ağır lekeler için soda miktarını artırınız.

* Parlatıcı haznesine biraz beyaz sirke (elma sirkesi) ekleyerek bulaşık makinesinin içini temiz tutabilirsiniz.

Elde bulaşık yıkarken;

* Formulünde klor olmayan fosfor ve fosfatsız sıvı deterjanları kullanın ya da bir kalıp saf sabunu tavaya rendeleyerek üzerini örtecek kadar su ekleyin ve hafif ateşte eriyinceye kadar pişirin. Uygun bir kaba döküp, sıvı deterjanları kullandığınız gibi kullanın.

*Sıvı sabun veya arapsabunlu suya sirke katarak, bulaşıkta kullanabilirsiniz.

* Yanmış tencere/tavalarınızı tuzlu veya içinde patetes kabukları olan suda bir gece beklettikten sonra, kaynatıp temizleyebilirsiniz.

* Yanmış çaydanlıklarınız için, 1 çay kaşığı karbonat, 1 çay kaşığı tuz, yarım bardak sirke ve biraz suyu karıştırıp çaydanlığın içinde kaynatın.

Buzdolabı

* Kokuları çekmesi için hem buzdolabı hem de dondurucu bölümlerinde birer kutu karbonat bulundurun.

* Ayda bir kez buzdolabını durdurup tüm yiyecekleri dışarı çıkarın. 1 fincan karbonat ve yeterince arap sabununu, 4 lt sıcak suda karıştırın. Kutu ve tepsiler dahil tüm yüzeyleri bu karışımla temizleyip yarım bardak sirke karıştırılmış sıcak suyla durulayın.

Çamaşır deterjanları

Çamaşır ürünlerinin çoğu doğal ortamda ayrıştırılıp geri kazanılmayan malzemeler; fenol, amonyak, naftalin ve diğer zararlı kimyasal maddeleri içerirler.

* Mümkünse fosfat içermeyen deterjanları tercih edin veya toz sabun kullanın. Toz sabuna geçmeden önce çamaşırlarınızı bir kez sadece çamaşır sodası ile yıkayın. Bu yolla deterjan kalıntılarının sabun ile reaksiyona girip çamaşırlarınızı sarartma riskini ortadan kaldırmış olursunuz. Çamaşır sodasını sabunla beraber kullanırsanız çamaşırlarınızda hem parlaklık hem de ağartıcılara ödediğiniz paranın daha azını harcayarak beyazlık sağlarsınız.

* Fosfatsız deterjanları, koku gidermek, mikrop öldürmek ve beyazlatmak için 2 kaşık boraks ve 4 kaşık çamaşır sodası ekleyerek kullanabilirsiniz. Çalkalama aşaması için yarım bardak sirke ilave ederek hem renklerin canlı kalmasını, hem de havlularınızın yumuşamasını sağlayabilirsiniz. Yumuşatıcı gözüne yarım bardak sirke koyarak, deterjan kalıntılarını giderip suyu yumuşatmanız mümkün.

* Klorlu ağartıcılara alternatif olarak sıvı hidrojen peroksitten yapılmış beyazlatıcılar ya da toz halinde hidrojen peroksit kullanabilirsiniz.

Tuvalet ve su giderleri

* Yarım bardak karbonat ile yarım bardak sirkeyi tuvalete dökün. Fokurdama yaratan bu kimyasal reaksiyon sonunda tuvaletiniz kokulardan arınmış ve temizlenmiş olacaktır. Yine fırçaladıktan sonra üzerine bir kova kaynar su döküp sifonu çekin.

* 2 kaşık boraks, 1 fincan sirke ve 500 ml sıcak su ile hazırladığınız karışımı, tuvalet çevresi ve diğer yüzeylerdeki mikropları öldürmek için püskürterek kullanabilirsiniz.





Lavabo ve tuvalet açıcıların ana maddesi, cildi eritip geçebilecek özellikte aşındırıcı bir madde olan asittir. Yanlışlıkla yutulursa iç dokuları yakarak özafagus, mide ve bağırsak sistemine zarar verir.

Bunlar yerine;

* Öncelikle lavabo pompası ya da tesisatçı kılavuzu kullanın. Uygunsa lavabonun altını sökerek temizleyin. Mekanik çözümler daima kimyasal çözümlerden üstündür.

* Tıkanmış olan gidere, yarım bardak karbonat ve yarım bardak sirke döküp 15 dakika bekletin. Daha sonra sıcak su dolu bir çaydanlığı gidere boşaltın.

Mobilyalar

Mobilya cilalarının, özellikle de aerosol olanların normal kullanımı sırasında çıkan gazların kazara solunması ya da yutulması ciddi bir tehlike oluşturur. Bu cilaların yapımında pek çok zehirli madde kullanılır. İnsan için kanser yapıcı olduğundan şüphelenilen fenol, cilaların çoğunda bulunur. Fenol deriye temas ederse, şişme, soyulma, yanmaya neden olup kurdeşen ya da sivilceler oluşturabilir. Dahili olarak çok az miktarda bile alınması dolaşım sisteminin çökmesine, çırpınma, soğuk ter, koma ve ölüme neden olur. Mobilya ve yer cilalarında sık sık karşılaşılan diğer kimyasallar ise nitrobenzen (çok zehirli), akrilonitril, amonyak, deterjanlar, yapay kokular, nafta ve damıtılmış petrol ürünleridir.

Bunlar yerine;

* Bir ölçü bitkisel yağa, bir ölçü limonsuyu veya sirke karıştırarak ince bir şerit halinde uygulayıp iyice ovalayabilirsiniz.

* Ahşap yüzeylerdeki su izlerini bir parça diş macunu ile ovalayarak silebilirsiniz. Cilasını yitirmiş yüzeylere yarım litre bitkisel yağa 1 yemek kaşığı limon yağı ilave edip uyguladığınızda parlaklığı yeniden kazanabilirsiniz.

Cam ve ayna temizleyiciler

Cam temizleyicilerin çoğu su, amonyak ve biraz da mavi boya karışımından başka bir şey değildir. Amonyak içeren cam temizleyicileri fazlasıyla tahriş edici gazlar yayar ve kazara göze püskürtülürse zararlı olabilir. Kimi cam temizleyicilerinde, camın üzerinde bir tabaka oluşturan ve camı su-sirke karışımıyla silmek istediğinizde renkli çizgiler oluşmasına neden olan parafin de bulunur. Böyle bir durum oluşmuşsa, kimyasal kullanmadan pencerelerinizi temizleyebilmek için mumlu tabakayı çıkarmak amacıyla alkolle biraz ovmanız gerekecektir.

Bunlar yerine;

* 2 ml bitkisel kaynaklı sıvı sabun veya yeterince arap sabunu, büyükçe bir fincan sirke ve 500 ml sıcak suyu karıştırıp püskürtücülü bir şişeye doldurun. Temizlemek ve cilalamak için yüzde 100 pamuklu bir bez kullanın.

* Camlarınızı önce alkolle sonra da eşit miktarlarda katılmış sirke veya limonsuyu ve su karışımı ile temizleyin. 2 çorba kaşığı çamaşır sodası veya boraks ve 3 bardak su; 2 çorba kaşığı mısır nişastası, yarım bardak sirke ve 4 litre ılık su karışımları da işinizi görecektir. Pencerelerinize yukarıdaki karışımları püskürtüp doğal keten bir havlu, temiz, nemli güderi bez veya kauçuk cam sileceği ile temizleyebilirsiniz. Gazete kağıdı da bu amaçla sıklıkla kullanılmaktadır ancak, nemlendiklerinde kimyasal duman verirler.



Duvarlar

* 2 kaşık mısır nişastası ile yarım bardak sirkeyi 4 litre suda karıştırın. Süngerle uygulayıp yumuşak bir bezle kurulayın.

* 4 litre sıcak suya 2 kaşık boraks karıştırın. Süngerle uygulayıp yumuşak bir bezle kurulayın.



Dolaplar

* Formika dolap ya da tezgah üstlerini temizlemek için 2 ml bitkisel kaynaklı sıvı sabun veya yeterince arap sabunu, büyük bir fincan sirke ve 2 ml zeytinyağını, 125 ml ılık suya katıp karıştırın. Dolaplara püskürtüp süngerle temizliğinizi yapın ve ıslak bezle iyice durulayın.

Halılar ve kilimler

Halı ve döşemelik kumaşların temizliği için hazırlanmış şampuvanların birçoğunun aktif maddesi, genellikle leke çıkarıcı olarak kullanılan bir çözücü olan perkloretilen'dir. Bu madde kanserojen olarak bilinir ve hemen görülebilen etkileri sersemleme, baş dönmesi, uyku hali, mide bulantısı, titreme, iştah ve oryantasyon kaybı olabilir. Uzun dönemli maruz kalma sonucu karaciğer ya da merkezi sinir sistemi zarar görebilir. Halı şampuvanlarında, yine insanlar için kanserojen etkilerinden şüphelenilen naftalin, etanol, amonyak ve deterjanlar bulunabilir. Halı ve kilimler çoğunlukla naylon, lateks, polyester, poliüreten, pvc/vinil klorid, akrelik gibi plastik malzemelerden yapılır. Plastik malzemeler doğal malzemelere göre çok daha fazla toz çeker ve tutar. Doğal malzemelerden oluşan bir duvardan duvara halınız varsa bile büyük olasılıkla zeminde poliüreten kullanılmıştır. Mümkünse sentetik malzemelerden ve duvardan duvara halılardan kaçınılmalıdır.

* Halılarınıza mısır nişastası veya sodyumbikorbonat serpip (ortalama büyüklükte bir odayı kaplayan halı için bardak) 30 dakika bekledikten sonra elektrik süpürgesi ile süpürün.

* Yeteri kadar arapsabununu sıcak suda köpürtüp uygun bir bezle sildikten sonra sirkeli su ile nemlendirdiğiniz bir bezle halının tüylerini yattığı yönde, zorlamadan silin.

Halı lekeleri

Çamur: Çamurun bulunduğu yeri tuzla ovun, bir saat kadar bekletin ve elektrik süpürgesiyle temizleyin.

Kahve: Sıvı soda ile lekeyi silin, süngerle temizleyin.

Kırmızı şarap: Kurumadan lekeyi tuzla kaplayın, kuruyunca elektrik süpürgesiyle temizleyin.

Meyve suları: Lekeye az miktarda kaynar su dökün ve süngerle silin.

Küf temizleyiciler

Küf temizleyicilerde; deriyle teması ve solunması durumunda zararlı, yutulması durumunda ise ölümcül bile olabilecek fenol, kerosen, pentaklorofenol gibi kimyasallar ve pestisitler (zirai ilaç) bulunur. Bu ürünlerde göz, boğaz, deri ve ciğerler için tahriş edici olan ve insanlarda kanser yapıcı etkilerinden şüphelenilen formaldehit de bulunabilir. Bunlar yerine;

* Yarım çay kaşığı çamaşır sodası, yarım çay kaşığı boraks, 2 ml bitkisel kaynaklı sıvı sabun veya yeterince arapsabunu ve büyükçe bir fincan sirkeyi, yarım litre çok sıcak suda karıştırın. Püskürtücülü bir şişeye koyup duş çevresindeki duvarlar ve duşakabinlerdeki kir, sabun köpüğü lekeleri ve mineral kalıntılarını temizlemek için kullanın. Daha sonra sirkeli su ile durulayıp yumuşak bir bez ile cilalayabilirsiniz.

* Plastik duş perdelerini eldivenle, ılık suda 2 kahve fincanı boraksla yıkayın. Asarak güneşte kurutun.

Koku Gidericiler

Oda deodorantlarının çoğu hiçbir şekilde havadaki kötü kokuları yok etmez. Bazıları rahatsız edici kokuları, hoş kokularla örtmeye çalışır, bazıları da burun yollarını yağlı bir tabakayla kaplayıp koku alma duyumuzu engelleyen bir kimyasal yayar. Oda deodoratlarında bulunan kimyasal maddelerden bazıları naftalin, fenol, kresol, etanol, ksilen ve formaldehit'tir.

Bunlar yerine;

* Püskürtücülü bir şişede 500 ml sıcak su içine, yarım çay kaşığı karbonat, 1 çay kaşığı limon suyu ve 2-3 damla arzu ettiğiniz bir bitkisel yağı ekleyerek karıştırın. Havayı tazelemek için ve kötü kokuları gidermek istediğiniz yerlerde havaya püskürterek kullanın.

* Bir kaşık sirke, karbonat, uçucu yağlar, doğal malzemelerden yapılmış tütsüler ya da potpuri (kokulu bitkiler, hoş kokulu kuru çiçek ve baharatlardan hazırlanmış karışımlar) hoş olmayan kokuları emer.

* Birçok bitki havadaki kirliliği emerek etkisiz hale getirir. Ne kadar çok bitki bulunursa etkileri o kadar artar. En etkili bitkiler arasında sarısabır, İngiliz sarmaşığı, incir ağacı, kasımpatı ve kurdele çiçeğini sayabiliriz.

Vücut temizliği

Vücut temizliğinde dikkat edilmesi gereken en önemli nokta toz ve kirle kapanan gözeneklerin açılarak oksijen almasını sağlamaktır. Her gün sabunla yıkanmak vücut yağlarını alıp cildi kurulaştırabilir. Ayrıca çok sık ve fazla sürülen kremler de gözenekleri kapatarak oksijen alımını engeller, bu da cilt sağlığı için sakıncalıdır.

Her gün ılık suyla ve lifli bir bezle hafifçe yapılacak bir temizlik cildin nefes alması için yeterlidir. Ayrıca gerek olduça ponza taşı da topuk ve nasırlar için kullanılabilir. Saç bakımı için daha çok bitkisel özlü doğal şampuvanlar kullanmayı tercih edin. Sık sık şampuvan değiştirmek de saçı yıpratır.

Saç bakımı

* 2 yumurta sarısını sıcak suyla iyice çırpın, saçınıza masaj yaparak yedirin, 10 dakika bekledikten sonra durulayın.

* Alman papatyasını kaynatın, süzün. Yumurta akını çırpıp bununla karıştırın. Saçlarınıza iyice yedirip biraz bekledikten sonra durulayın.

* Saçlarınızın parlaması için bir demet maydanozu 20 dakika kaynatın. Suyunu durulama suyu olarak sullanın. Ayrıca 1 avuç ısırgan otunu 2 bardak suda kaynatıp durulama suyu olarak kullanmanız da saçlarınızda parlaklık sağlayacaktır.



* Boraks kolay çözünmeyen bir madde olduğu için, ağırlığınca 22 kat su içinde veya ağırlığınca yarısı kadar kaynar suda çözmek gerekir.

** Tüm kaşık ölçülerinde çorba kaşığı baz alınmıştır.



Aerosoller

Amonyak, sentetik koku maddeleri ve diğer zehirli maddeleri içeriyor. Artık sera etkisine ve ozon tabakasının tahribine yol açan CFC’ları içermiyor olsalar da, yeni nesil itici gazlar üretime yeniden kazandırılamayan kapları ile insan ve çevre sağlığını tehdit etmeyi sürdürüyor. Laboratuvar çalışmaları yeni nesil itici gazların içerdikleri bütan, izobütan ve propan gazları sebebiyle kalp, merkezi sinir sistemi ve akciğerler için zararlı olduklarını gösteriyor. Kötü kokuları maskelemek için aerosollerde kullanılan maddeler burundaki geçitleri kaplayarak ve sinirleri işlevsiz kılarak koku hissini zayıflatıyor. En iyisi mümkün olduğunca aerosol kullanmamak ve önerdiğimiz karışımları pompalı spreylerle kullanmak.

Deterjanlar ve fosfat

Çamaşır ve bulaşık deterjanlarının performansını artırmak ve suya yumuşaklık vermek için kullanılan fosfatın, çevre üzerindeki etkileri başta ABD olmak üzere, gelişmiş ülkelerin en önemli çevre sorunlarından biri haline gelmiştir. Örneğin; Avusturalya’da atıksu sistemlerine aktarılan fosforun yüzde 30’u, fosfatın da yüzde 20’si deterjan kaynaklıdır.

Fosfat, ırmakları, gölleri ve fazla akıntı olmayan körfezleri istila eden zehirli mavi-yeşil alglerin (yosunların) ana nedenidir. Deniz, akarsu ve göllerde en belirgin kirlenme çeşitlerinden biri, aşırı üretim anlamına gelen ötrofikasyondur. Suyun yeşil ve bulanık bir renge dönüşmesine, kıyılarda fosfatla beslenen yosunların (alglerin) birikmesine yol açar. Aşırı fosfat ile birlikte insan tarafından sulak alanlar ve denizlere yüklenen diğer bitki besin maddeleri, bu yosunların çok büyük miktarda üremesine, hızlı büyümesine sebep olur. Bu yosunların dibe çöküp ayrışması sonucu, dip suların oksijeni tükenir ve hidrosülfit gazı (çürük yumurta kokusu) ortaya çıkar. Bu, suda yaşayan canlı hayatın sonunu hazırlar. İzmir Körfezi, Köyceğiz Gölü fosfat kaynaklı kirlenmenin ve ötrofikasyonun iki örneğini oluşturuyor.

Deterjanlardaki fosfor oranı 3 ile çarpıldığında fosfat oranına ulaşılır. Örneğin; yüzde 8 fosfor, yüzde 24 fosfata eşdeğerdir.



KAĞIT TEMİZLİK ÜRÜNLERİ

Kağıttan temizlik ürünleri bir anda nasıl da, pamuktan havlularımızın, bezlerimizin yerini aldı. Sorgusuz, sualsiz kabullendik tuvalet kağıtlarını, peçeteleri, havluları…

Kağıt endüstrisinin "al, at" diyerek verdiği pasla, kendi kalemize bir güzel "gol" atıyoruz. Kolay, hazır, yıkama derdi yok, temiz görünümlü, alıyorsun bir sefer kullanıp atıyorsun. Oysa kendimizi, geleceğimizi atıyoruz çöpe.

Bir kağıt havlu ne kadar kötü olabilir ki?

Yeterince kötü, açıkça söylemek gerekirse ölümcül olabilir. Kağıt havlularla ilgili problem en başta dioksinin varlığından kaynaklanıyor. 75 üyeden oluşan kimyasal ailesine "dioksin" adı veriliyor. (Bunlardan biri Vietnam Savaşı’nda ABD tarafından bir silah olarak kullanılmıştı.) Dioksinler, kağıt sanayinde, klorla ağartma işlemi sırasında oluşuyor ve araştırmalar evlerimizde kullandığımız ürünlerde dioksinin izlerine dikkat çekiyor.

Araştırmacılar zehirli kimyasallar sıralamasında başı çeken dioksinlerin, östrojen gibi "doğal steroid" hormonlarını taklit ederek birçok biyokimyasal reaksiyonu başlattığından söz ediyor. En ufak miktarları bile, akne ve eklem ağrılarından uykusuzluğa, kansere, doğum bozuklukları ve bağışıklık sistemi zayıflığına kadar çeşitli rahatsızlıklara sebep olabiliyor. Dahası dioksinler ve kuzeni "furans" yağda çözünür olduğundan bedenimizdeki yağ hücrelerinde birikme eğilimi gösteriyor. Dioksinlere anne sütünde dahi sıklıkla rastlanıyor. Bebekler yetişkinlere göre 200 kat fazla dioksine maruz kalabiliyor.

Satın aldığımız tuvalet kağıtları, kağıt mendiller, süt veya meyva suyu kartonları, tamponlar, kahve filtreleri, tek kullanımlık çocuk bezleri, peçeteler, kağıt tabakalar vs. eğer klorlu ağartma işleminden geçiyorlarsa düşük dozlarda dioksin içeriyor. Dioksinler bu ürünlerin herhangi birinden yiyeceklere ve vücudumuzun duyarlı kısımlarına geçebiliyor.

Bu bileşiklerin en ufak miktarının bile laboratuvar hayvanlarında kansere sebep olduğu belirtiliyor. ABD Çevre Koruma Bürosu dioksinleri "olası insan kanserojeni" sınıfına alıyor.

Kullandığımız bu ürünler çöplüklerde yakıldığında dioksinler, hava yolu, sanayinin kirlettiği su kaynakları, bu su kaynaklarıyla sulanan tarım ürünleri ve su ürünleri yoluyla da bize ulaşabiliyor. Bu arada kağıt hamuru ve kağıt fabrikalarının atıksularının içerdiği tek zehirli madde dioksin değil. Ontario Çevre Bakanlığı’nın 1986 yılında yaptığı araştırmada alüminyum ve çinko dahil dikkat edilmesi gereken 41 madde (benzen, kadmiyum, kurşun, civa PCB’ler, tölüen vs.) tespit edilmiş.

Dioksinlerden korunma

İyi haber; dioksinlerden, ağartılmamış veya klor içermeyen kağıt ürünleri kullanarak kurtulabilirsiniz. Kötü haber ise; düşük talepten dolayı bunların piyasada bulunmalarının zor oluşu.

Diğer bir çözüm ise geridönüşümlü kağıt kullanmak. Geri dönüşümlü kağıtlarda diğer ürünlere göre daha az ağartma yapılıyor. Düşük sıcaklıklarda çalışılıyor olması da geri dönüşümlü kağıtta dioksin oluşumunu azaltıyor.

Avrupa’da birçok kağıt fabrikasında, ağartma işlemlerinde klor yerine "oksijen", "peroksit" ve "sodyumhidroksit" kullanılıyor. Fakat teknoloji değişiminin maliyeti kağıt sanayini bu alternatiflerden uzak tutuyor.

Hiç şüphe yok ki, bu problemin cevabı çevreci tüketicilerin yapacakları alışveriş tercihlerinde ve örgütlü tüketici baskısında, hatta kağıt havlu gibi ürünleri hiç almamakta. Bizler bu ürünleri tüketmeyi sürdürdükçe, firmalar ekonomik açıdan başarılı kağıt üretimlerini değiştirmeye girişmeyecekler.
http://www.bugday.org/article.php?ID=115

denizakvaryumu Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 19-06-2008, 19:38   #10
Ağaç Dostu
 
nevsune's Avatar
 
Giriş Tarihi: 04-05-2007
Şehir: Ankara
Mesajlar: 4,414
Galeri: 186
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi denizakvaryumu Mesajı Göster
Zehirli maddeler kullanmadan EVDE TEMİZLİK
http://www.bugday.org/article.php?ID=115
Yukardaki yazıyı birkaç yıl önce ilk okuduğumda, önceleri evde böylesine basit maddelerle temizliğin gerçekleşeceğine ikna olmamıştım. Sonra bir gün cesaretimi! toplayıp (çünkü beyaz, bembeyaz, en beyaz safsatasına öyle kaptırmışız ki kendimizi), fırının içini ve küveti bu yöntemle temizlemeye karar verdim. Evdeki kireç sökücü, yağ sökücü, krem temizleyici vs.'yi kapının önüne koyup, soda, karbonat, sirke gibi iddiasız maddelerle işe koyuldum. Aldığım sonuç gayet olumlu olmuştu.

Sonra adım adım diğer yerleri de; sadece karbonat, sirke, arapsabunu, çamaşır sodası, boraks ile temizlemeye başlayıp da, bunlardan aldığım sonuçların da mükemmel olduğunu gördükten sonra, artık zehirli maddeler olmadan da bir evin temiz tutulabileceğini kendime kanıtlamış oldum.

Çamaşır, sabun tozuyla yıkandığı zaman da gayet güzel temizleniyor. Kokusu alışık olduğumuz yumuşatıcıların parfüm kokusunu barındırmasa da, çocukluğumun mis gibi beyaz sabun kokusu da bana yetiyor doğrusu.

Bir tek uygulayamadığım, bulaşık makinesi oldu (nedense kendimi bu konuda ikna edemiyorum). Onda da bulaşığı; doğal olduğu, doğaya ve insan sağlığına zarar vermediği ve doğada yüksek oranda çözünebilirliği iddia edilen bir deterjanla elde yıkamakta buldum çareyi.

En önemlisi ise klorla beyazlaştırılmış peçete ve tuvalet kağıtları kullanımı konusu. Naturel olan kağıtlar pahalıya mal olduğundan, elini taşın altına koyacak firma yok galiba.

Doğa asite, zararlı maddelere doyup da intikamını almaya başlamadan, küçük de olsa bir parça katkı da bizler koymalıyız.

Özellikle son zamanlarda yediğimiz, içtiğimiz, giydiğimiz, kullandığımız herşeyin; bizlere ve geleceğimiz olan nesillere ne gibi zararlar vereceğini bir kez daha düşünüp, yaşam biçimimizi de hem kendimizi hem de doğayı savunacak şekilde ayarlamak gerekiyor galiba.

nevsune Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 20-06-2008, 01:10   #11
Ağaç Dostu
 
hassoman's Avatar
 
Giriş Tarihi: 19-04-2007
Şehir: Ankara
Mesajlar: 1,475
Galeri: 226
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi nevsune Mesajı Göster
En önemlisi ise klorla beyazlaştırılmış peçete ve tuvalet kağıtları kullanımı konusu. Naturel olan kağıtlar pahalıya mal olduğundan, elini taşın altına koyacak firma yok galiba.
"........."
Özellikle son zamanlarda yediğimiz, içtiğimiz, giydiğimiz, kullandığımız herşeyin; bizlere ve geleceğimiz olan nesillere ne gibi zararlar vereceğini bir kez daha düşünüp, yaşam biçimimizi de hem kendimizi hem de doğayı savunacak şekilde ayarlamak gerekiyor galiba.
Daha yenilerde şehirlerarası otobüs yolculuğum sırasında kendi kendime şöyle bir araştırma yaptım...

5-6 saatlik bir yolculuk sırasında bir yolcu ortalama 4-6 plastik bardak, ikişer sallama çay-nescafe-hazır kek poşeti ve ıslak mendil atığı ortaya çıkarıyor. Ortalama kırk yolcuya çarpın bunu... Sonuç dehşet verici...

Evet, gördüğünüz her şehirlerarası otobüsün içindeki insanlar oturdukları yerde harıl harıl çöp üretmekteler...

Bir de şunu farkettim:
Gördüğüm her vatandaş, elinde aksesuar gibi birer pet şişe (su) taşıyor...
Yahu eskiden kimse yanında şişeyle su taşımazdı. İnsanlar susuzluktan yollarda telef oluyordu da bizim mi haberimiz olmuyordu? Bakıyorsunuz her yer pet şişe atığı içinde... Ağaçların dipleri, duvarların oyukları, çöp kutuların içleri...

Sonra, herkesin cebinde, çantasında ıslak mendil paketleri var. Bez mendil tarihe karıştı.

Marketlerde dağlar gibi kağıttan çocuk bezi paketleri var... Kadın bağları (hijyenik ped) dizi dizi...

Evdeki ağır ve tehlikeli kimyasal içerikli temizlik maddeler bilinçsizce kullanılıyor...

Evet bu gidişle insanlar kendi ürettiği çöplüklerinde boğulup gidecek.

Taşımaz...
Bu dünya bu kadar seri üretilen çöpü taşıyamaz...
Artık taşıyamadığını yüzümüze vurmaya başladı zaten...

hassoman Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 20-06-2008, 01:27   #12
Veritabanı
 
Ferda Ülkümen's Avatar
 
Giriş Tarihi: 02-12-2006
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 2,570
Galeri: 5
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi hassoman Mesajı Göster



Bir de şunu farkettim:
Gördüğüm her vatandaş, elinde aksesuar gibi birer pet şişe (su) taşıyor...
Yahu eskiden kimse yanında şişeyle su taşımazdı. İnsanlar susuzluktan yollarda telef oluyordu da bizim mi haberimiz olmuyordu? Bakıyorsunuz her yer pet şişe atığı içinde... Ağaçların dipleri, duvarların oyukları, çöp kutuların içleri...


...

Bu benimde dikkatimi çekiyor sayın hassoman, acaba bir moda mı?

Bir de doluyken taşıdıklarını, boşalınca geri götürmek neden bu kadar zor geliyor?

Ferda Ülkümen Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 20-06-2008, 10:22   #13
Ağaç Dostu
 
Kiraz's Avatar
 
Giriş Tarihi: 13-02-2008
Şehir: istanbul
Mesajlar: 4,119
Galeri: 72
Sayn Hasooman ve Ferda hanım sizlerle aynı fikirdeyim. "Geliştik, modern olduk, satılanlar her şey ambalajlı, öyle zenginiz ki kullan at..." derken telafisi zor bir şekilde dünyamızı kirletiyoruz.

Eskiden pazara filelerle gidilirdi, sebzeler için pazarcıda naylon poşet olmazdı. Ambalajlar basitti, şimdi üç kuruşluk bir çocuk oyuncağı bile kaç türlü ambalajın içinde. En çok da Marketlerde kullanılan poşetlere acıyorum, çöplükler poşet dolu.

Temizlik malzemeleri kullanımında öğrendikçe daha doğala gitmeye çalışıyorum. Çoğu ürün özünde aynı, üstelik çoğunun da özü çevreye zararlı; duvar için, fayans için, metal için, ahşap için derken ürün çeşitliliği arttırılıyor ve pazardan pay kapılıyor. Eminim ki bazılarında sadece renk, parfüm farkı vardır. Mümkün olduğunca bu çeşitleri azaltmaya çalışıyorum, hem çevreye, hem keseme zarar, ayrıca ev çeşit çeşit kimyasal maddeyle, plastik kutuyla doluyor.

Son zamanlarda mutfakta sirke kullanımını arttırdım, hijyen sağlaması, metalleri güzel temizlemesi ve parlatması, ucuz ve zararsız olması güzel, ayrıca bazılarının tahmin ettiği gibi kötü koku da bırakmıyor.

Cam silmek için özel temizlik maddesine de gerek yok. Önceki mesajlarda da belirtildiği gibi, bulaşık sabunu, sirke hatta az miktarda alkol de katabilirsiniz.

En son çocukluğumda kullandığım arap sabunu artık benim evime de giriyor (bu arada çiçeklerde de kullanıyorum).

Yumuşatıcı kullanımını minimuma indirdim, sadece çok sert havlularda istesem de az miktarda kullanıyorum. Renkli çamaşır için leke çıkarıcı tozları uzun zamanır hiç almıyorum.

Çeşitleri azalttım ama yine de kullanımından rahatsız olduğum ürünler var tabii ki, onları da buradaki mesajlardan öğrenerek, doğal yoldan halletmeyi düşünüyorum.

Sonuç olarak kendimizi bir pazarlama dünyasının içindeki tüketiciler (dünyayı ve parayı tüketme konusunda) olarak görüyorum, uyanmak ve uyandırmak lazım, dünya elden gidiyor diyorum.

Kiraz Çevrimiçi   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 20-06-2008, 11:16   #14
Moderatör
 
üzüm's Avatar
 
Giriş Tarihi: 30-10-2007
Şehir: Sarıcakaya/Eskişehir
Mesajlar: 1,075
Galeri: 1
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi nevsune Mesajı Göster
Yukardaki yazıyı birkaç yıl önce ilk okuduğumda, önceleri evde böylesine basit maddelerle temizliğin gerçekleşeceğine ikna olmamıştım. Sonra bir gün cesaretimi! toplayıp (çünkü beyaz, bembeyaz, en beyaz safsatasına öyle kaptırmışız ki kendimizi), fırının içini ve küveti bu yöntemle temizlemeye karar verdim. Evdeki kireç sökücü, yağ sökücü, krem temizleyici vs.'yi kapının önüne koyup, soda, karbonat, sirke gibi iddiasız maddelerle işe koyuldum. Aldığım sonuç gayet olumlu olmuştu.
....

Özellikle son zamanlarda yediğimiz, içtiğimiz, giydiğimiz, kullandığımız herşeyin; bizlere ve geleceğimiz olan nesillere ne gibi zararlar vereceğini bir kez daha düşünüp, yaşam biçimimizi de hem kendimizi hem de doğayı savunacak şekilde ayarlamak gerekiyor galiba.
Siz benden daha cesaretlisiniz.

Çamaşırlarda sabun tozuna yeni geçtim. Her toplayışımda "annemin çamaşırları" gibi diye düşünüyorum. Hava kirliliğinin olmadığı, sokakların, hatta caddelerin egsoz kokmadığı günlerde annemin balkondan çamaşırları toplayıp içeri götürmem için bana verdiği çamaşırların kokusunu hatırlatıyor.

Arap sabununu ahşaplarda, zeminde ve halı temizliğinde kullanıyorum. Çok memnunum.

Bulaşıkta ağırlıklı olarak sabun kullanıyorum. Arada bir kaçamak yaptığım kızartma ve margarinli poğaça yapımında kullandığım araçları detarjanla yıkıyorum.
Banyo, fırın, ocak temizliğinde halen bildik temizlik malzemelerini kullanıyorum. Sizin yaptığınız gibi hepsini kapının önüne koymak en iyisi. Yoksa kolaya kaçmaya devam edeceğim.

üzüm Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Konu Araçları
Mod Seç

Gönderme Kuralları
Yeni konu gönderemezsiniz
Konulara yanıt veremezsiniz
Ek dosya yükleyemezsiniz
Kendi gönderilerinizi düzenleyemezsiniz

BB code Açık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2. Şu an saat: 18:27.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Forum vBulletin Version 3.8.5 Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0
agaclar.net © 2004 - 2012