agaclar.net

Geri Dön   agaclar.net > Doğaya ve Yaşamınıza Sahip Çıkın > Daha İyi Bir Yaşam İçin
(https)




Beğeni Düzeni8Beğeniler

Cevapla
 
Bookmark and Share Dış Bağlantılar Konu Araçları Mod Seç
Eski 20-12-2010, 15:17   #211
/
 
Giriş Tarihi: 28-05-2010
Şehir: Tekirdağ
Mesajlar: 22
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi malina Mesajı Göster
Devletin temizleme yapması bile gerekmezdi. Yeterli denetimi yapmış olsaydı tabii...

Bence en büyük dayanakları "Önce devlet temizlemek için bir şeyler yapsın" değil. Devlet nasıl olsa ses çıkarmıyor, doğru düzgün yaptırım uygulamıyor; neden daha fazla yatırım, yapıp kirletmemeye çalışayım ki?
Çok haklısınız Sayın Malina. Benim söylediğim biraz eksik oldu. Yasalar yaptırımla birlikte uygulanırsa anlam kazanıyor herhalde. Denetim şart. Sanırım ve ümit ederim ki Sayın Cumhur'un haberini verdiği proje çerçevesinde Ergene üzerinde her kilometrede bir analiz istasyonları kurulur da, deşarj eden olursa anında tespit edilir ve en ağır cezalar verilir.

Emektar Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 20-12-2010, 16:45   #212
agaclar.net
 
MeyveliTepe's Avatar
 
Giriş Tarihi: 22-03-2007
Şehir: Kocaeli
Mesajlar: 8,948
Genel bir toparlama ve ötesi -1

Arkadaşlar,

Bu başlıkta 7 sayfa olmuş. Her şey 9 Ekim tarihinde Sn.Doğasever'in Ergene nehri Muratlı kolu üzerinde, kısa vadede deredeki kokuların önlenmesinin hedeflendiği bir Muratlı kaymakamlığı projesi olarak duyuruldu.

Bu duyurudan bazı önemli bölümler;

"Çorlu Deresi'nin temizlenmesi için daha önce çeşitli üniversitelerle görüşmeler yaptıklarını, araştırmalarında Japon bilim adamlarının bir bakteri geliştirdiğini tespit ettiklerini belirterek bu yönde harekete geçtiklerini söyledi…"

"Hedeflerinin ilk bir ay içinde dereyi pis kokudan arındırmak ve bunda başarılı olunması halinde tüm Ergene'ye sistemi uygulamak olduğunun altını çizen Kaymakam Tat, ''Bir yıllık hedefimiz ise buradaki canlı hayatı tekrar başlatabilmek. Çorlu Deresi'nde olumlu sonuç aldığımızda bu yöntem Ergene havzasının kurtulmasında büyük rol oynayacak'' dedi…"

EM dozajlaması ve özellikle çamur topları kullanımının kirlenmiş suları temizlemekte kullanılan alternatif yöntemlerden biri olduğu, özellikle de uzak doğuda bazı örneklerinin mevcudiyeti bilinmekte.

Kaymakamlık makamının bu bilinirlikten hareketle bir proje hazırladığını anlıyoruz. Ertesi yıla varan hedefler söyleminden projenin kısa vadeli olmadığını, muhtemelen birden çok aşamadan oluştuğunu çıkarsıyoruz.

Bu dere ve genel olarak Ergene-Meriç havzası, 3-4 tane ili, bir çok ilçeyi, yüzlerce yerleşim birimini kapsayan, Çorlu ve Çerkezköy'de yoğunlaşan çok sayıda fabrikayı barındıran, genel olarak çevrenin, özellikle de suların yıllardır ve hesapsızca kirletilmeke olduğu bir bölge.

Muratlı kaymakamlığının hangi kapsamda bir proje hazırladığını, bunun merhalelerini, proje planını, kontrol noktalarını, başarı faktörlerini, mali uygunluk hesaplarını bilmiyoruz.

Dahası, Muratlı gibi başka pek çok ilçeyi, birden fazla ili ilgilendiren ortak bir sorun için hazırlanan çok daha büyük bir projenin bir parçası olup olmadığını da bilmiyoruz.

Ancak, duyurulan bu projenin en azından ilk başındaki aşamada bir alternatif metod olarak EM dozlamasının seçildiğini, bu işlerin bir kısmının taşeronluğunun da (knowhow, ürün ve hizmet sağlanması manasında) EM temsilcisi şirkete verildiğini anlıyoruz.

Forumdaki yazışmalar, proje tarafında EM temsilcisi şirketin yetkili veya bilgili kişileriyle, konuya ilgili gösteren forum üyeleri arasında gerçekleşti. Projenin gerçek sahipleri, projenin eni, boyu, süresi, içeriği, başarı faktörleri vb. hakkında bilgi vermediler.

Durumun vehametini ve büyüklüğünü bilen forum üyeleri tarafından ilk verilen tepkiler sorgulayıcı ama yapıcı mahiyette oldu.

Yazışmalara katılan herkesin tartışmasız ortak noktası, binlerce fabrika ve sanayi tesisisinin ve yüzlerce yerleşim biriminin süregelen kirletme işlemi sonlanmadan bir temizliğin gerçekleşebileceğindeki şüphe idi. Bu noktada ne EM temsilcisi şirketin yetkilileri, ne de ilgili üyeler farklı bir şey söylemediler.

Evet, kirlenme durdurulmalıydı. Kirlenme devam ederken yapılabileceklerin marjinal olmaktan, geçici sonuçlar göstermekten öteye geçemeyeceği, sürdürülebilir olamayacağı gayet açık idi ve temelde net bir itiraz hatırlamıyorum.

Ancak buna rağmen, projenin burada bizlere yansıyan bölümünde böyle bir merhale olduğu anlaşılıyordu.

Yazışmalarda EM temsilcisi şirketi temsil eden bir üye;

"Tartışmaları yapan sizler konunun (doğasever dahil) amacını,ne zaman başladığını,ne zaman son bulduğunu,bu çalışmanın bir deneme olarak bir arge olup olmadığını,uygulamanın bölgede kirletiçilerin çözümünde ne gibi bir yarar sağlıyacağını,kirletiçileri çözerken geçecek zamanda bölge insanını bir nebze olsun rahatlatmak içinmi düşünüldüğünü vs,vs,vs bilmeden..."

diyordu. Bunu en azından projenin tam boyutu ve içeriği bilinmeden yapılan yazışmaların yetersiz kalacağının bir ifadesi olarak görebiliriz. Aynı zamanda, projenin bir kısmının ilgili şirket temsilcisi tarafından bilindiği ancak burada açıklanmadığı anlamına da geliyor.

Benim yorumum ise, projenin tamamına proje sahibi kurum hakimdir, hizmet ve ürün sağlayıcı şirket temsilcilerinin de projenin tamamını bilmesi gerekmez.

Yazışmaların devamında ise bu gibi forum ortamlarında çokça rastlandığı üzere, koku gittiydi, gitmediydi, gitti ama başka sebepten gitmiştir, kurbağa vardı, yok fotomontajdı (bu laf geçmedi ama kastedildi) gibi polemikler başladı.

Bu gibi polemikler bir noktaya kadar normaldir, çünkü her iddianın doğru ve yanlış kısımları bulunabilir.

Gerçek olan ise, proje ve içeriğine ait yeterli bilgiye sahip olmaksızın, çokça yorum ve iddialar ile yazışılır duruma gelinmesiydi.

Böyle durumlar, her alanda olduğu gibi provokasyon ortamlarını da hazırlar. Nitekim (bana göre) öyle de oldu. Konuya en azından kavram olarak vakıf katılımcılar ise provokasyonu gördükleri halde, sınır çekip tartışmayı sağduyu çerçevesinde tutmaya pek gönüllü olmadılar maalesef.

Provokasyon, proje sahibince projenin bu merhalesinde kullanılmasına karar verilmiş ürünü bir şekilde sevmeyen, şirketini de sevmeyen, genel olarak ve zaten firmaları da sevmeyen bir söylem etrafında yeşerdi. Üstüne gidildiğinde ise aslında söylenebilecek bir şeyin olmadığı anlaşıldı. Burası işin üzücü kısmıydı.

Neler yapılabileceğine ve gerçekte ne durumda olunduğuna gelince işler biraz daha farklı görünüyor.

MeyveliTepe Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 20-12-2010, 17:34   #213
agaclar.net
 
MeyveliTepe's Avatar
 
Giriş Tarihi: 22-03-2007
Şehir: Kocaeli
Mesajlar: 8,948
Genel bir toparlama ve ötesi -2

EM teknolojisinin kirlenmiş suların temizlenmesinde kullanıldığının bilindiğinden söz etmiştim. Bu konuda epey bir örnek de var.

Çok uzun araştırmalara girişmeden, İngilizce yazılmış dökümanlardan hemen rasladıklarım Malezya ile ilgili örnekler. Orada bir akarsu ve bir gölün temizlenmesi süreçleri anlatılıyor.

Temizlenme sürecine kalabalık toplum bireylerinin da katılması, toplum bilincinin artmasında, bu projelerde emek vermiş binlerce insanın temiz çevre konusunda duyarlılık ve sahip çıkma güdüsünün arttırılmasına kadar pek çok etkisi olmuş.

Bu konuda pek çok yazı var. İki tanesine buradan ve buradan ulaşabilirsiniz. Bu yazı ise, EM teknolojisi ve çamur toplarının önemli etkilerinin yanısıra sürdürülebilir olmadığını da vurguluyor. Bunu tabi ki, kirlenmenin sonlandırılamamasına bağlıyor, ki haklıdır.

Neticede, EM teknolojisi bir alternatif metod olarak, özellikle de toplumu oluşturan bireylerin de katılımıyla (bunu en az temizlemenin kendisi kadar önemli görüyorum) diğer başka metodlarla birlikte kullanılabilir. Kullanılmalıdır da.

Cumhur beyin bahsettiği gibi bu konuda oldukça geniş kapsamlı bir plan var.

Çevre Bakanlığı, Köy İşleri Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, İller Bankası, Tarım Müdürlükleri, Valilikler vb. gibi paydaşları olan, iyi bir inceleme ve bilgi hakimiyetine sahip, temelde binlerce sanayi tesisi ve yerleşim yerlerinin arıtılmamış atık su deşarjını önlemeye yönelik bir plan bu. Daha yeni bir versiyonu olabilir, 213 sayfalık 2007 versiyonuna buradan ulaşabilirsiniz. Çok ilginç bilgiler var, ilgilenenlerin bir göz atmasını tavsiye ederim.

Muratlı kaymakamlığının projesi, bu büyük planın bir yerlerine oturuyor muydu bilmiyorum. Bir mülki amir olarak bilgisi dahilinde olmasını, uygulamaya koyduğu projenin bir şekilde bu plan ile ilişkilendirmiş olmasını umut ediyorum. Aksi halde, tek bir ilçenin ne yaparsa yapsın, hangi metodu kullanırsa kullansın çözebileceği bir sorun değil bu.

Forumda yapılan hatayı bir de ben yapayım ve bir yorumda bulunayım. Projenin burada bizi meşgul eden kısmı, o bölgede yaşayan toplumda bir farkındalık, çözülebileceği yönünde bir inanç, sahiplenme ve katılım konusunda bir istek sağladıysa bu da bir şeydir.

Toplumun ve medyanın devlet organları ve çevreyi kirletenler nezdinde bir baskı grubu şeklinde bir işleve sahip olması yadsınamaz.

Çevre Bakanlığının 14 Temmuz 2010 tarihli bir yazısında, verilmiş bir soru önergesinin yanıtları görülüyor. Buradaki beşinci soru tam olarak Ergene-Meriç havzasını soruyor ve en uzun cevap da bununla ilgili. En özet şekliyle, yukarıda adı geçen projenin yürürlükte olduğu belirtiliyor.

Bu noktada, destekleyici ve yerinde küçük projeler, medya, bireylerin sahiplenmesi, genel anlamda planın hızlandırılmasında baskı grubu olacaktır.

MeyveliTepe Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 20-12-2010, 22:57   #214
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 29-11-2009
Şehir: İstanbul - Gaziantep
Mesajlar: 1,194
Sevgili Meyvelitepe,

Konuyu toparlama çabanız için teşekkürler. Ancak size bir sorum olacak, çalıştığınız şirkette sorumlu konumdasınız, böyle bir firmayla iş yaptığınızı düşünün. Böyle başarısız ve baştan savma bir işe tepkiniz ne olurdu ve bu firmayla bundan sonraki ilişkileriniz nasıl olurdu?

Ayrıca bu başlıkta hala traji-komik bir şov sürüyor. Ben hala Sn. Emektar nickinin Dogasever tarafından kullanıldığını düşünüyorum. Ya da Dogasever yazıyor, foruma gönderme işini ise Sn. Emektar üstleniyor. Geriye dönük Dogasever'in yazdığı yazıları okuyan dikkatli bir okur hemen farkedecektir. Bugünkü bana cevap yazısında Sn Acemi diye başladı ancak daha sonra panikle bunu Acemi caylak diye düzeltti. (Bakınız 104 nolu mesaj. Mesajın gönderilme saati 13:54 düzenlenme saati 16:53) Bu konuya site yönetimi tarafından açıklık getirilirse sevinirim.

acemi_caylak Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 20-12-2010, 23:27   #215
agaclar.net
 
MeyveliTepe's Avatar
 
Giriş Tarihi: 22-03-2007
Şehir: Kocaeli
Mesajlar: 8,948
Ortada doğru dürüst bir proje varsa, şartname de vardır. İşin başarısız ya da baştan savma olup olmadığını bilmiyorum. Bu şartnamede belirtilen maddelere göre ölçülebilmelidir. Proje bir devlet projesi olduğuna göre benim alıştıklarıma göre bile daha detaylı olması gerekir. Bu gibi detaylar bilinmediğine göre yorum yapmam kendi adıma doğru olmaz.

Diğer konu hakkında bir fikrim yok. Bu mânada site yönetiminde değilim.

Öte yandan bu başlıkta artık daha fazla gereksiz detay ya da polemik konusu olabilecek şeylerle zaman geçirmeyi çok yararlı bulmuyorum. Doğasever ile Emektar aynı kişi olsa ne olur, olmasa ne olur (şahsi düşüncem). Bakın #200 nolu mesaja, o türden bir polemiğin kime ne faydası var. Bunun yerine mesajımda linkini verdiğim döküman incelenip, ergene-meriç havzası hakkındaki plan tartışılsa ileri doğru yeni bir adım atılmış olunur diye düşünüyorum. Böylelikle bu konuda ilk kez kapsamlı bir bilgi, çözüm ve faaliyet planı ile karşılaşmış oluruz.

MeyveliTepe Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 21-12-2010, 02:00   #216
Ağaç Dostu
 
bayindirmevki's Avatar
 
Giriş Tarihi: 22-07-2009
Şehir: istanbul
Mesajlar: 442
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi MeyveliTepe Mesajı Göster
Böyle durumlar, her alanda olduğu gibi provokasyon ortamlarını da hazırlar. Nitekim (bana göre) öyle de oldu. Konuya en azından kavram olarak vakıf katılımcılar ise provokasyonu gördükleri halde, sınır çekip tartışmayı sağduyu çerçevesinde tutmaya pek gönüllü olmadılar maalesef.

Provokasyon, proje sahibince projenin bu merhalesinde kullanılmasına karar verilmiş ürünü bir şekilde sevmeyen, şirketini de sevmeyen, genel olarak ve zaten firmaları da sevmeyen bir söylem etrafında yeşerdi. Üstüne gidildiğinde ise aslında söylenebilecek bir şeyin olmadığı anlaşıldı. Burası işin üzücü kısmıydı.

Sayın Meyvelitepe,

Yazınızın bütünü için de sadece beni hedef göstererek olayı kişisel sorun haline getirmiyor musunuz?. Bu yorumunuzla polemiğe kapı açıp sonra da beni bunla suçluyorsunuz. Biraz dürüst olun. Her seferinde size aynı şeyleri izah etmek zorunda kalıyorum.

Bir gezi ertesi yaptığım kişisel yoruma, firma sahibinin saldırgan ve tehditkar yanıtları bende antipati oluşturmuşsa bu suç mu? Saldıranı bırakıp saldırıya uğrayanı "bu adam bana saldırdı, sevmedim" dedi diye suçluyorsunuz. Firma sahibinin saldırgan tutumu nedeniyle "ürüne sıcak bakmıyorum" dediğim için de suçluyum. Firmaları sevenlere laf yok da sevmeyince suçmuş gibi birde ordan almışsınız. Olayın gelişim sırasını da kendi görmek istediğiniz gibi dizmişsiniz. öz de bu değildi "agaçlar.net'in firmalar ile iş birliğinin sonuçlarıydı." Özü destekleyecek olayları özün kendisi gibi, kendi görmek istediğiniz gibi yazmışsınız. Önerimin içinde cevapta varken. Sizin tabirinizle "üstüme gidilmişte bir şey çıkmamış" Gözünüzün önündeki cevabı görmek istemeyip de kendi çıkarımladığınız sorulara ne dememi bekliyordunuz? Pes... Üstüme gittiğinizi de itiraf etmişsiniz.

Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi MeyveliTepe Mesajı Göster
Doğasever ile Emektar aynı kişi olsa ne olur, olmasa ne olur (şahsi düşüncem). Bakın #200 nolu mesaja, o türden bir polemiğin kime ne faydası var.
Gibi bir mantık kuran insana ne yazsam boşuna.Gerçeği aramak polemik, amaç gerçek olmuşsa yapacağım bir şey yok.


Düzenleyen bayindirmevki : 21-12-2010 saat 02:43 Neden: ek yazı
bayindirmevki Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 21-12-2010, 11:06   #217
agaclar.net
 
MeyveliTepe's Avatar
 
Giriş Tarihi: 22-03-2007
Şehir: Kocaeli
Mesajlar: 8,948
Bir önceki mesajımda linkini verdiğim Meriç-Ergene Havzası Koruma Eylem planına ek olarak,
Ergene Havzası Çevre Yönetim Master Planını bu adresteki ilgili linkten indirebilirsiniz. 428 sayfalı bu dökümanda havzanın özellikle coğrafi ve ekolojik durumu çok detaylı anlatılıyor.

Bu adresteki
Ergene Havzası revize Çevre Düzeni Planı ise DPT'nin 2023 yılına kadar bölge ile ilgili planlama öngürüsünü içeriyor. Bu adresteki sunumda ise Çevre Bakanlığının Su Yönetimi yapılanması ve ilgili mevzuatın özetleri var.

Bu konuda ilerleyebilmek için öncelikle bu (ve benzer) dökümanlardan yararlanarak havza özelinde ve ilgili mevcut planlar hakkında topyekün bir bilgiye sahip olmalı, devamında, koruma eylem planında yer alan aksiyonların gerçek durumlarını saptamak, zamanlamalarını ve hayata geçirilme durumlarını araştırmak faydalı olur diye düşünüyorum. Öte yandan Koruma Eylem planında tarif edilen aksiyonların amaca hizmet edip çözüm getirip getiremeyeceği de özellikle bölgeyi iyi tanıyan arkadaşlarca sorgulanabilir.

Bütün bu dökümanları hızlıca taradığımda gözlemlediğim en özet bulgu, problemin her kurum tarafından algılandığı, çözülmesi konusunda hemfikir olunduğudur. Eylem Planı ise konuya işin büyüklüğü ve karmaşıklığını hafife almadan, belki uzun ve masraflı ama adım adım çözüme varılmasını hedefliyor şeklinde bir izlenimim oluştu. Mevcut durumu kavrayıp uygulamanın üzerine gitmek her halde bu aşamada yapabileceğimizin maksimumudur.

MeyveliTepe Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 21-12-2010, 13:34   #218
Ağaç Dostu
 
Dogasever's Avatar
 
Giriş Tarihi: 05-04-2007
Şehir: Appleton-İngiltere
Mesajlar: 1,706
Ben Doğasever. Yazılanları ilgiyle ve biraz da gülümseyerek okuyorum. Bir yazı yazmak istediğimde kendim yazarım; Elçi'ye ihtiyacım yok. Lütfen küçük ve önemsiz meseleleri bırakalım.

Ortada tüm Trakya'ya yeniden can verecek 450 - 500 milyon Avro değerinde bir proje var. Sayın Meyvelitepe'ye ve Sayın Emektar'a bu tür işlerin firmalarla yapılması gerektiğini açıkça ortaya koydukları için çok teşekkür ediyorum. Hayal dünyasında yaşamayı bırakalıp Ergene Havzasının geleceğinin nasıl şekilleneceği konusuna konsantre olalım lütfen...

Havzanın tek sorunu atıksu değil, katı atık sorunu da var. Çeltik üreticilerinin büyük sorunları var. Dekardan 700 - 800 kg pirinç alırken şu anda 3-4 misli fazla kimyasal gübre kullandıkları halde 100-150 kg alıyorlar ve ürettikleri pirinci kimse satın almak istemiyor. Çeltik tarımı yapanların sağlık sorunları mevcut. Bu sorunları nasıl halledeceğiz. Bu konulara da eğilmeliyiz.

Toprak tuzlanıyor ve verim her sene düşüyor. Toprağı nasıl yeniden canlandıracağımıza bakalım. Lütfen bu konular dururken küçük ayrıntılara takılıp kalmayalım. Eskiden Ergene balıkçı ailelerin geçim kaynağıydı. Bu bitti. Balıkçılığı tekrar Ergenede balıkçılık yapılması mümkün olana kadar gölet balıkçılığı yoluyla yeniden canlandırabilir miyiz ya da alternatif ürün çeşitliliği sağlayabilir miyiz yeni geçim kaynakları yaratabilir miyiz sorularıyla uğraşalım.

Trakya insanının hem çevreden olumsuz etkilenmemesini sağlayacak tedbirleri konuşurken, refah seviyesini de artıracak önlemlerin neler olabileceğini düşünelim... Turizm için neler yapılabilir bunları da ele alalım. Bölgedeki onlarca höyük nasıl değerlendirilebilir? Buralarda turizm olanakları nasıl geliştirilebilir? Lütfen gereksiz konulara saplanıp kalmayalım.
Saygı ve sevgilerimle...


Düzenleyen Dogasever : 21-12-2010 saat 14:04 Neden: ekleme
Dogasever Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 21-12-2010, 18:13   #219
Ağaç Dostu
 
Cumhur Tonba's Avatar
 
Giriş Tarihi: 08-07-2008
Şehir: EDİRNE-ANTALYA
Mesajlar: 11,420
Galeri: 80
Sayın Doğasever,
Bir konuda aydınlatıcı bilgi vermek istiyorum. Trakya'da hiç bir yerde bırakın 150-200 kiloyu, 400 kilo için bile çeltik ekicek çiftçi bulamazsınız. Genelde ortalama verim en az 600-700 kilo dur ve bundan az verim zaten yapılan masrafı çıkarmaz.
Osmancık 97 çeltik çeşidi'nin devreye girmesi ile 1000 kg. sınırı zorlanmaktadır. Ben şu anda Uzunköprü-İpsala, Meriç üçgeninin ortasında bir köyde ikamet etmekteyim. Sağımız solumuz çeltik. Altınyazı kalesine çıkıp baktığım zaman 50 bin dönüm çeltik sahası ayaklarımızın altında. Hele Osmancık 97 de bu sene verim 800-1100 kg. arasında değişmektedir. Baldo'da ise 600-800 kg arası verim alınmıştır.
Çeltikte en önemli kayıp, Ergene Nehrinin seddeleri patlatarak araziyi sular altına almasıyla oluşabilmektedir zaman zaman. Sulama ise genelde barajların ve Meriç Nehrinin ergene ile birleştiği kısımdan kışın su ile doldurulan barajların (Altınyazı-Sultanköy) ve yazın yine nehirden su çeklip kanallara verilmesi ve bu suya baraj sularınının karıştırılması ile ile yapılmaktadır.
Bilgilerinize. Saygılarımla.

Cumhur Tonba Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 21-12-2010, 18:43   #220
Ağaç Dostu
 
Dogasever's Avatar
 
Giriş Tarihi: 05-04-2007
Şehir: Appleton-İngiltere
Mesajlar: 1,706
Sayın Cumhur
Rakamlarda yanılıyor olabilirim. Uzunköprü ve Keşan yöresinde geçen sene görüştüğüm bazı çiftçilerin verdikleri rakamları yazdım sadece. (Bana biraz abartmış da olabilirler!) Genelde verim düşüklüğü olduğunu söylüyorlar. Ayrıca ERgene havzasında yetişen pirince talebin düştüğünden bahsediyorlardı. Bunu anlatmak istemiştim. Siz içinde yaşadığınız için mutlaka daha doğru rakamları verebilirsiniz. Teşekkürler ve Selamlarlar

Dogasever Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 21-12-2010, 19:01   #221
agaclar.net
 
MeyveliTepe's Avatar
 
Giriş Tarihi: 22-03-2007
Şehir: Kocaeli
Mesajlar: 8,948
Ergene havzası master planını çok tatmin edici buldum. Çok detaylı bilgi var. Bölgeyi iyi tanıyan biri olarak Cumhur bey doğruluğu konusunda daha iyi yorum yapabilir.

MeyveliTepe Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 21-12-2010, 19:27   #222
agaclar.net
 
malina's Avatar
 
Giriş Tarihi: 04-04-2004
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 37,245
Galeri: 88
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi bayindirmevki Mesajı Göster
Olayın gelişim sırasını da kendi görmek istediğiniz gibi dizmişsiniz. öz de bu değildi "agaçlar.net'in firmalar ile iş birliğinin sonuçlarıydı." Özü destekleyecek olayları özün kendisi gibi, kendi görmek istediğiniz gibi yazmışsınız.
Yazma tarzınızı hiç değiştirmiyorsunuz. Şimdi, buradaki yazışmalara katılmayan, sadece okuyan bir üye gözüyle bakıyorum...

Agaclar.net, ne haltlar karıştırmış; firma ile işbirliği yapıp ne çıkarlar sağlamıştır acaba diye düşünürüm. Bu kadar kavga kıyamet, işbirliği işbirliği diye suçlamak akla başka şey getirmiyor...

Alıntı:
Sık sık agaclar.net ile firma işbirliğinden söz ediyorsunuz, bunu da bir eleştiri olarak dile getiriyorsunuz. Gizli bir görüşme yapmışız

Agaclar.net, üyeleriyle farklı konularda gizli(!) görüşmeler yapar

Bitki veritabanı gizli örgütü vardır, anıt ağaçlar gizli örgütü vardır, kitap yazma gizli örgütü vardır, dergi gizli örgütü vardır, Doğa İçin Çal gizli örgütü vardır, temiz besin gizli örgütü vardır, nehirlerin temizlenmesi gizli örgütü vardır, eğitim çalışmaları gizli örgütü vardır, yarışmalar gizli örgütü vardır, programlama gizli örgütü vardır...

Bu üyelerden bazılarının firma sahibi olması sadece rastlantıdır...
Demiştim.

Alıntı:
Örgüt, örgüt diye saydıklarınız ile de konuyu saptırmayın. Üyeler çocuk değil, anlayan anlıyor. Saydıklarınız herkesin bildiği alt gruplar. Söz konusu firma ise farklı bir kuruluş.

Üyelerin firma sahibi olması kötü bir şey değildir ama iş bedeli karşılığı bir şey yaptırmaya gelince değişir. Mesela dedim; Belediye başkanı kayınçosuna iş verirse sorgularız da üyeler ile iş ilişkisi olunca sorgulanmasın mı?
diye cevap verdiniz...

Biz bu işin neresinde paraya bulaştık?

Sizin gizlice firma ile işbirliği yaptınız dediğiniz özel görüşmelere katılan üyelerin isimlerini yazayım:

Alper Akman
bonsaisever
Cumhur Tonba
Dogasever
ensar
gece
malina
MeyveliTepe
Mine Pakkaner
Müjgan
uzaytek

malina Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 21-12-2010, 19:54   #223
Ağaç Dostu
 
Zeytinlibahçe's Avatar
 
Giriş Tarihi: 17-07-2009
Şehir: İzmir Zeytinlibahce/Aliaga
Mesajlar: 809
Son okuduğum kitaptan bir alıntı yapmak istiyorum, ortaya

Bilgi, yaşamda ne yapıp neyi yapamayacağımızın, gücümüzün ve haddimizin, nerede durup nerede devam etmemizin doğru olduğu bilgisidir. Bu da kendi farkındalığımızdan gelir, farkındalığımız en büyük güç kaynağımızdır.

Eksik veya yanlış bilmenin de en az hiç bilmemek kadar tehlikeli olabileceğini unutmamalıyız. (kendi Everestinize tırmanın. N.Mahruki)

Zeytinlibahçe Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 21-12-2010, 23:16   #224
Ağaç Dostu
 
Dogasever's Avatar
 
Giriş Tarihi: 05-04-2007
Şehir: Appleton-İngiltere
Mesajlar: 1,706
Sayın arkadaşlar

Zeytinlibahçeye katılmamak mümkün değil. Eksik ve yanlış bilgi tabii ki tehlikelidir. Ergene Havzasında tarımsal ürünlerin verimleri konusunda karışık bazı bilgiler söz konusu. Örneğin, aşağıdaki linkteki haber bakın tarımsal verim konusunda neler söylüyor:

Alıntı:
Uzunköprü olarak Ergene havzasında 80 bin dönüm ekim yapılmaktadır. 2000 yılında çeltikte dönümündeki verim 800 kg iken 2010 de 75 kg verim alınmıştır. 2000 yılında ay çiçekte dönümündeki verim 300 kg iken 2010 de 50 kg verim alınmıştır. Söz konusu kayıp ürünlerden yörenin zararı 200 milyon TL’ye ulaşmaktadır. Ergenenin Meriçe karıştıktan sonra Meriçten sağlanan su ile yetiştirilen Altınyazı-Karasaz, Sultanköy ve Yeni Karpuzlu sulamaları ile yaklaşık 132 bin dekar arazi Ergene nehri sulamaları ile doğrudan veya dolaylı olarak etkilenmekte olup etki altında kalacak alan gelecekte yapılacak Meriç nehrine bağlı sulama projeleri ile felaket çok daha büyüyecektir.
Kaynak: http://jiyan.us/2010/10/10/ergene-ne...-duyan-var-mi/

Her duyduğumuza ve internette her okudugumuza inanmamalıyız. Çeşitli kaynaklara başvurmalıyız. Ve bence en çok da yörede yaşadığı için Sayın Cumhur'un söylediklerine itibar etmeliyiz.

İkinci bir nokta ise artık lütfen kısır çekişmeleri bırakalım ve yöre ve yöre insanı için neler yapılabileceğini konuşalım. Örneğin, miktarı kesin belli olmamakla birlikte hem bahsedilen verim düşüklüğünü önlemek hem de aşırı gübre kimyasal gübre kullanımının (Ergene Çevre Master Planında havzada Türkiyenin diğer bölgelerinden çok daha fazla kimyasal gübre kullanıldığı bahsediliyor) önüne geçmek için benim EM ile yapılabilecek bir önerim var. Tartışmak isteyen varsa, bu önerimi açabilirim. İsterseniz ve yönetim uygun görürse, "Ergene Havzası için tarımsal önlemler" olarak ayrı bir başlık da açabiliriz. Görüşünüze sunuyorum.


Düzenleyen Dogasever : 03-01-2011 saat 12:42
Dogasever Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 21-12-2010, 23:44   #225
Ağaç Dostu
 
bayindirmevki's Avatar
 
Giriş Tarihi: 22-07-2009
Şehir: istanbul
Mesajlar: 442
Sayın Meyvelitepe'ye agaclar.net üyelerine tanıttığı bu çalışma için teşekkür ederim. Kendisinin de önerdiği gibi pozitif bir yaklaşımla raporu inceledim. Çoğunluğunu olumlu buldum. Özellikle parçalanmış toprakların birleştirilmesi. Katılmadığım noktası hayatı daha da pahalılaştıracak öneriler.

Planda bir şey dikkatimi çekti. 175 sayfadan başlayan haritalar...Alternatif 4 nolu haritada yoğun bir ATT dizisi vardı. Plan geleceği öngörerek yapılsa da, yerine oturmayan bir şeyler vardı. Bu sadece Trakya nüfusunun ihtiyaçları için olamazdı. Kısa bir süre önce gazetelerde okuduğum bir haberi hatırladım. "Üçüncü köprü ile Trakya"ya iki milyon kişi göç edecek" " İnternete "İstanbul'un sanayisi Trakya'ya" diye tıkladım, ilk sıralarda bu haberleri buldum. "İstanbul sanayii Trakya'ya kayıyor" "Organize sanayi bölgeleri Trakya'ya" Ve bir karşı bakış http://www.edirnebarosu.org.tr/kutup...anlaniyor.html

Bu aşamada nasıl bir yorum getireceğimi bilemiyorum. İstanbullu olarak kentimin rahatlayacağına mı sevinsem, Trakyanın sanayii ve nüfus baskısı altında kalacağına mı? .

Konuyla ilgilenenlerin bilgisi olsun dedim.

bayindirmevki Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 22-12-2010, 13:52   #226
agaclar.net
 
MeyveliTepe's Avatar
 
Giriş Tarihi: 22-03-2007
Şehir: Kocaeli
Mesajlar: 8,948
Ergene havzasının 2023 yılına kadar nüfus dağılımı, istihdam, tarım, ekoloji, turizm, ulaştırma ve lojistik vb. bakımlarından öngörüleri gösteren, önceki mesajımda linkini verdiğim Devlet Planlama Teşkilatı raporuna göre bölgede 2023 yılına kadarki nüfus artışı ilave 900 bin olarak görünmektedir. Teşvikler, alt yapı yatırımları vb. bu öngörüye göre şekilleneceğinden, çokça magazin yaklaşımıyla haber yapan gazete manşetlerinin pek ciddiye alınırlığı yok.

MeyveliTepe Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 22-12-2010, 15:23   #227
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 22-04-2010
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 481
Sayın Bayındırmevkinin verdiği linklerin sonuncusu Edirne barosuna ait ve bu sitede yapılan bir aramada çıkan sonuçlara da göz gezdirirsek (özellikle 4. sıradakine), bölgedeki bir çok STK'nın bu planlama çerçevesindeki değişikliklere olumlu bakmadığını görüyoruz.

elek Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 22-12-2010, 18:01   #228
agaclar.net
 
malina's Avatar
 
Giriş Tarihi: 04-04-2004
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 37,245
Galeri: 88
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi elek Mesajı Göster
bölgedeki bir çok STK'nın bu planlama çerçevesindeki değişikliklere olumlu bakmadığını görüyoruz...
TOPRAĞIMIZA, SUYUMUZA VE GELECEĞİMİZE SAHİP ÇIKIYORUZ

Trakya Üniversitesi tarafından hazırlanan ve 13.07.2004 tarihinde Çevre ve Orman Bakanlığınca onaylanarak yürürlüğe giren 1/100 000 ölçekli “Ergene Havzası Çevre Düzeni Planı”; gerek kapsamı, gerekse yapılış süreci açısından, bölgenin ekolojik değerlerini dikkate alarak koruyan ve çağımızda Habitat İlkeleri ile bütünleşen, bilimsel yaklaşımla yapılmış; tüm kesimlerinin özlem ve istemlerini yansıtmış olması nedeniyle de ülkemizde bir ilktir.

2020 yılını ve geleceğin dinamizmini hedef alan mevcut 1/100 000 ölçekli Ergene Havzası Çevre Düzeni Planı; Trakya Bölgesi’nde sürdürülebilir, yaşanabilir bir çevre yaratılmasını, doğal kaynaklarının, tarım(sal), mera, orman, turistik ve tarihsel alanların korunmasını, sanayi ve imar hareketlerini disiplin altına alınmasını ve sağlıklı gelişmeyi amaçlayan “korumacı” bir plandır.

Bu plana damgasını vuran “Bütünleşik Sürdürülebilir Havza Yönetimi” kuramsallığı içindeki korumacı yaklaşım; özellikle bölgemizin doğal kaynakları açısından vazgeçilmeyecek öneme sahiptir.

EHÇDP’nın onay tarihinden bu yana, plan hedeflerinin yaşama geçirilmesi için plan kararları gereği, Bölgenin alt ölçekli (1/25.000) Çevre Düzeni Planlarının ivedilikle yapılması gerekiyordu. Bu sürecin yaşanması beklenirken, Çevre ve Orman Bakanlığınca ana hedeflerden sapma gösteren ve stratejik plan kararlarının toplum katmanlarındaki inandırıcılığı giderek yitirilme noktasına getiren ve planın müellifi olan Trakya Üniversitesi’ne, uzlaşmacılık yaklaşımı içinde de çevre sorunlarına sürekli saygılı bulunan Sivil Toplum Kuruluları ile TMMOB’ne bağlı Meslek Odalarına sorulmadan, onları bilgilendirilmeden birçok değişiklikler gerçekleştirilmiştir.

Kırklareli Vize’de yapılan Çimento Fabrikası, bu değişikliklerden en çok tartışılan bir örnek olmuştur. Bu değişiklikler de; plan müelliflerinin ve ilgili kesimlerin bilgisi dışında yapılmıştır.

Bu arada İstanbul Büyükşehir Belediyesine ait Bimtaş A.Ş. bünyesinde İstanbul Metropoliten Planlama ve Kentsel Tasarım Merkezi (İMP) tarafından hazırlanan, 1/100 000 ölçekli İstanbul Çevre Düzeni Planı; “İstanbul’un sorunlarının çözümü” amacıyla yapılmış ancak TMMOB’a bağlı meslek odaları tarafından açılan davada, T.C. İstanbul 2. İdare Mahkemesi, 21.03.2008 tarihinde “22.06.2006 tarihinde onaylanan, 1/100 000 ölçekli İstanbul İl Çevre Düzeni Planı’nda şekil unsuru bakımından da uyarlık görülmemiştir. Yine; belirtilen nedenlerle yetki ve şekil unsuru açısından hukuka aykırı bulunan dava konusu plana, davacı tarafından yapılan itirazın reddine yönelik davalı idare işleminde de, hukuka uyarlılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır” hükmü, oybirliği ile kabul edilerek iptal edilmiştir.

Bu planda; İstanbul’un sorunlarının çözümü için Trakya’nın önemi vurgulanmış, sorunların önemli bir kısmının Trakya’ya desantralizasyonu (ihraç edilmesi) bir yöntem olarak benimsenmiştir. Daha fazla sanayileşme ve işgücünü kaldıramayacak olan İstanbul’da, özellikle marjinal ( İMP-Ülke ve Bölge Planlama Grubu’nun hazırladığı “İSTANBUL METROPOLİTEN ALANI’NIN PLANLAMASINDA MARMARA BÖLGESİ BAĞLANTILI DEĞERLENDİRMELER” isimli Raporunda aynen belirtilen “Bunlar; artık İstanbul’da konumlanmasının herhangi bir avantajı kalmamış olan işletmelerin ve faaliyetlerinin, İstanbul’u gereksiz işlevlerden ve işletmelerden arındırmak için ilk elde düşünülebilecek önlem; sanayi kuruluşlarının İstanbul dışına çıkarılması ve bunların Bölge’de uygun yerlere konumlanmasının sağlanmasıdır. Amaç; İstanbul’da yerleşik olarak halen faaliyette bulunan ve İstanbul’da yerleşerek ilerde faaliyette bulunmak isteyen yatırımcı ve girişimcilere Marmara Bölgesi’nde alternatif mekânlar yaratmaktır. Politik ilke olmak üzere Hükümetçe benimsenen; çok merkezli, dengeli, mekânsal kalkınmayı, İstanbul’u ekonomik ve verimli olmayan işlevlerden ve işletmelerden arındırmak için sanayi kuruluşlarının İstanbul dışına çıkartılması ve bunların Bölge’de uygun yerlere konumlanmasının sağlanmasıdır.”

Özetlersek; çarpık ve kirli sanayinin Trakya’ya sıçraması ve yığılmasına karar verilmiştir. Aynı zamanda, Trakya’nın doğal kaynakları; İstanbul için cazibesini her zaman korumaktadır.

Bu nedenlerle; İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı, Trakya’nın plan çalışmalarına maddi ve manevi olarak sahip çıkmaktadır. Çünkü; İstanbul ÇDP’ nın uygulanmasına en büyük engel, ilk yapıldığı konumuyla 1/100 000 ölçekli Ergene Havzası Çevre Düzeni Planı’nın korumacı ve doğal hayatı kollayıcı anlayışıdır.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB); İstanbul Metropoliten Planlama ve Kentsel Tasarım Merkezi (İMP) aracılığı ile bu korumacılığı kaldırmak ve İstanbul ÇDP’ nın hedeflerine varabilmek için bu kez bölgenin 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planlarını yapmaya talip olmuştur. Trakya Kalkınma Birliği (TRAKAB); İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Çevre ve Orman Bakanlığı ile protokol imzalanmıştır.

Bu protokol sonucu her iki plan arasında “uyumlulaştırma” çalışmaları başlamış ve farklı mekân ve zamanlarda yapılan değerlendirme toplantılarında tartışmaya açılmıştır.

Bu süreçte; en fazla tartışılan hususlar aşağıda özetlendiği gibidir.
• 1/100 000 ölçekli Ergene Havzası Çevre Düzeni Planı “ekolojik korumacı” lığı nedeniyle sosyo-ekonomik açıdan tutucu ve vizyonsuz olmakla suçlanmıştır.
• Sanayileşme için Çerkezköy- Çorlu-Tekirdağ aksında oluşturulan tampon bölge; İMP tarafından Havsa- Babaeski-Lüleburgaz Bölgesine ötelenmek istenmektedir. Hatta Kırklareli İli’nin İstanbul’daki sanayi desantralizasyonunun bir kısmını alabilecek yapıda olması ve 4.derecede deprem kuşağında bulunması nedeniyle, İstanbul’daki şişkin nüfusun ve işletmelerin taşınabileceği bir yer olduğu vurgulanmaktadır.
• Trakya; sakinlerine sorulmadan, yeni sanayi alanlarına ve hak etmediği bir nüfusa sahip olmaya zorlanmaktadır. IMP’ nin zorlamasıyla Trakya’nın demografik yapısı korunamayacak ölçülerde değişime açılmak istenilmektedir. Edirne, Babaeski, Lüleburgaz; kentsel merkez olarak sanayi oluşmasına ve nüfus artışına davet edilmektedir.
• İMP’ nin hazırladığı 1/25 000’lik Çevre Düzeni Planı’na temel veri tabanını oluşturan toprak haritaları, çağdaş ve modern sınıflama sitemlerinden çok uzak Dünya standartlarının dışında kalan ve kendi ölçeklerindeki emsallerinin altındaki haritalardır. İMP’nin hazırladığı bu haritalar, bilimsel yaklaşımdan çok uzak, basit bir yapım tekniğiyle, bilim dışı yaklaşımla (1/25.000 ölçekli planların ve toprak haritalarının yapılması gerekiyor iken bu yapılmamıştır. Tarımsal alanları koruyucu önlemler yetersiz bulunmuştur.) hazırlanmıştır.
• İMP temsilcileri yaptıkları toplantılarda, katılımcıları; yöre ekolojisinden uzak anlatım biçimleriyle yeterli düzeyde bilgilendirememişler ve katılımcıların öneri ve görüşlerini yeterince almamışlardır.
• Ekolojik yapıyı bozacağı gerekçesiyle, İğneada’nın liman kenti olarak düşünülmesi uygun görülmemektedir.
• Su kaynaklarının nasıl değerlendirileceği açıkça belirtilmemiştir.

Özetleyecek olursak;
Yapılacak plan değişikliği ve revizyon çalışmalarının 1/100 000 ölçekli Ergene Havzası Çevre Düzeni Planı’nın ana ilkelerinin ortadan kaldırılmasına yönelik olduğu görülmektedir.

Trakya’da yaşayanlara sorulmaksızın, Trakya’nın büyük bir kısmı İstanbul’dan planlanmaktadır. Trakya’yı bir havza temelinde bütüncül olarak da değerlendirmeyen İstanbul’un sorunlarını çevre illere ve bölgeye ihraç etmeyi temel alan bir planlama anlayışı ile karşı karşıyayız.

İstanbul’un sorunu; Türkiye’nin sorunudur. İstanbul’un sorunu, ulusal politikalarla çözülmelidir. İstanbul’un sorunlarını bölgeye ihraç suretiyle hafifletme politikası, içinden çıkılması çok daha zor sorunların kaynağı olacak ve Türkiye’nin eşsiz bölgelerinden biri olan Ergene Havzası’ nın ekolojik dengesini bozacaktır.

Yukarıdaki öncelikli ve Trakya’daki yaşam paydaşları için önemli, özetlenmiş konular tartışılırken 1/100 000 ölçekli İstanbul Çevre Düzeni Planları’nın yürütmesi yargı tarafından usul yönünden durdurulmuştur. Böylece; İMP’nin plan hazırlamaya yetkisi olup olmadığı, plan değişikliği yapıp yapamayacağı yasal olarak tartışılır hale gelmiştir.

Aşağıda adı ve imzası bulunan kişi ve kurumlar, görüş ve önerilerimizin dikkate alınmasını talep ediyoruz.
• 29 Eylül 2008 tarihinde teslim edileceği bildirilen 1/25.000 alt ölçekli Planlar, temelde 13.07.2004 tarihinde onaylanmış 1/100 000 üst ölçekli Ergene Havzası Çevre Düzeni Planı amaç ve hedeflerine uygun olmalıdır.
• Planlarda; sürdürülebilirlik ve bilimsellik esas alınmalıdır. Ekosistemleri koruyucu ve bu sistemleri bugüne kadar gördüğü zararları telafi edici olmalıdır.
• Trakya’nın sosyal, kültürel, tarımsal ve demografik yapısı korunmalı ve ani değişikliklerle bu yapılara zarar verilmemelidir. Planlar; var olan sorunların çözümünü sağlamalı yeni sorunlara kaynak teşkil etmemelidir.
• Çevre Düzeni Planlarının Revize çalışmaları ulaşım (deniz, kara, hava yolu, raylı sistem) sorunlarını çözmede yetersiz kalacağından, planlarla beraber ulaşım master planının da yapılması gerektiği göz önüne alınmalıdır.
Planların yapım ve uygulama süreçlerinde; üniversiteler, kent konseyleri, meslek odaları ve ilgili sivil toplum örgütleri söz sahibi ve daha etkin olmalıdır. Planların hayata geçirilmesinde en yetkili kurum olan TRAKAB kuruluş amaçlarına sadık kalarak yeniden yapılandırılmalı, daha katılımcı ve demokratik bir yapıya dönüştürülmelidir.
Çevre ve Orman Bakanlığı’nın, planları değiştirme yetkisindeki tekel kaldırılmalı, gerekli yasal düzenlemeler yapılarak değişiklik süreçlerinde de yukarıda belirtilen kurum ve kuruluşlar söz sahibi olmalıdır.
Planlama ve uygulama süreçlerinin kalıcı olması için Trakya Üniversitesi ve bölgenin diğer üniversiteleri ile bir “Trakya Bölgesi Çevre Sorunları ve Planlama Enstitüsü” nün ilgili sivil toplum kuruluşlarının katılımıyla oluşturulması, planlamanın sürekliliği ve denetiminin sağlanması gereklidir

Temelde 13.07.2004 tarihinde onanmış şekliyle Trakya’nın 1/100 000 ölçekli EHÇDP’ na sadık kalınarak yapılacak her türlü planlamayı destekleyeceğimizi, aksi durumda sosyal ve hukuksal her türlü mücadele yöntemine başvuracağımızı, Trakya sakinleri olarak; her şeye rağmen yapılan planların, onay ve uygulanması süreçlerinde; Toprağımıza, Suyumuza ve Geleceğimize Sahip Çıkma konusunda kararlı olduğumuzu kamuoyuna bir kez daha duyururuz.

İMZA VEREN KURUMLAR (alfabetik sırayla)

1 Atatürkçü Derneği Babaeski Şubesi
2 Atatürkçü Düşünce Derneği Keşan Şubesi
3 Atatürkçü Düşünce Derneği Tekirdağ Şubesi
4 Atatürkçü Düşünce Genel Merkezi Çevre Kpmisyonu
5 Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Edirne Şubesi
6 Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Kırklareli Şubesi
7 Çorlu Çevre Gönüllüleri Derneği
8 Çorlu Su Yaşamdır Platformu
9 Çorlu Yerel Yönetim Halk Girişimi
10 Çorlu Ziraat Odası
11 DİSK Emekli Sen Çorlu Temsilciliği
12 DİSK Emekli Sen Edirne Şubesi
13 DİSK Genel İş Sendikası Keşan Temsilciliği
14 DİSK Genel İş Trakya Şubesi
15 DİSK Tekstil Edirne Trakya Şubesi
16 Diş Hekimleri Odası Edirne Şubesi
17 Edirne Çevre Gönüllüleri Derneği
18 Edirne Eczacılar Odası
19 Edirne Esnaf ve Sanatkâr Odaları Birliği
20 Edirne İli Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği
21 Edirne Kent Konseyi
22 Edirne Köy Koop Birliği
23 Edirne Su Yaşamdır Platformu
24 Edirne Ticaret ve Sanayi Odası
25 Edirne Tüketiciler Derneği
26 Edirne Ziraat Odası
27 Eğitim İş Sendikası Çorlu Temsilciliği
28 Eğitim İş Sendikası Lüleburgaz Temsilciliği
29 KESK BES Edirne Şubesi
30 KESK BES Kırklareli Şubesi
31 KESK Eğitim Sen Çorlu Temsilciliği
32 KESK Eğitim Sen Edirne Şubesi
33 KESK Eğitim Sen Keşan İlçe Temsilciliği
34 KESK Eğitim Sen Kırklareli Şubesi
35 KESK Eğitim Sen Lüleburgaz Temsilciliği
36 KESK Haber Sen Kırklareli Temsilciliği
37 KESK SES Edirne Şubesi
38 KESK SES Kırklareli Şubesi
39 KESK SES Sendikası Lüleburgaz Temsilciliği
40 KESK Tarım Orkam Sen Kırklareli Temsilciliği
41 KESK Tüm Bel Sen Çorlu Temsilciliği
42 KESK Tüm Bel Sen Edirne Şubesi
43 KESK Tüm Bel Sen Kırklareli Şubesi
44 KESK Tüm Bel Sen Sendikası Keşan Temsilciliği
45 KESK Yapı Yol Sen Edirne Temsilciliği
46 KESK Yapı Yol Sen Kırklareli Temsilciliği
47 Keşan Doğa ve Kültür Derneği
48 Keşan Emekli Öğretmenler Derneği
49 Kırklareli Tüketici Hakları Derneği
50 TBB Edirne Barosu
51 TBB Tekirdağ Barosu Çorlu Temsilciliği
52 Tekirdağ İnşaat ve Sanatkârlar Odası
53 Tekirdağ Muhasebeciler Odası
54 Tekirdağ Ticaret ve Sanayi Odası
55 TEMA Çorlu Temsilciliği
56 TEMA Edirne Temsilciliği
57 TEMA Lüleburgaz Temsilciliği
58 TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası Çorlu Temsilciliği
59 TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası Edirne Temsilciliği
60 TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası Keşan İlçe Temsilciliği
61 TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası Kırklareli Temsilciliği
62 TMMOB Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası Kırklareli Temsilciliği
63 TMMOB Harita ve Kadastro Mühendisleri Edirne Temsilciliği
64 TMMOB Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası Çorlu Temsilciliği
65 TMMOB İnşaat Mühendisleri Tekirdağ Şubesi
66 TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Çorlu Temsilciliği
67 TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Edirne Temsilciliği
68 TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Kırklareli Temsilciliği
69 TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Edirne Temsilciliği
70 TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Kırklareli Temsilciliği
71 TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Tekirdağ Temsilciliği
72 TMMOB Kimya Mühendisleri Odası Kırklareli Temsilciliği
73 TMMOB Kimya Mühendisleri Odası Tekirdağ Temsilciliği
74 TMMOB Makine Mühendisleri Odası Kırklareli Temsilciliği
75 TMMOB Makine Mühendisler Odası Lüleburgaz Temsilciliği
76 TMMOB Makine Mühendisleri Edirne Şubesi
77 TMMOB Makine Mühendisleri Odası Çorlu Temsilciliği
78 TMMOB Makine Mühendisleri Odası Keşan İlçe Temsilciliği
79 TMMOB Makine Mühendisleri Odası Tekirdağ Temsilciliği
80 TMMOB Mimarlar Odası Çorlu Temsilciliği
81 TMMOB Mimarlar Odası Edirne Temsilciliği
82 TMMOB Mimarlar Odası Kırklareli Temsilciliği
83 TMMOB Mimarlar Odası Lüleburgaz Temsilciliği
84 TMMOB Mimarlar Odası Tekirdağ Temsilciliği
85 TMMOB Şehir Plancıları Odası Çorlu Temsilciliği
86 TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Edirne Temsilciği
87 TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Kırklareli Temsilciği
88 TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Tekirdağ Şubesi
89 Trakya Üniversitesi Öğretim Üyeleri Derneği
90 Trakya Üniversitesi Rektörlüğü
91 Trakya’da Birlik ve Dayanışma Derneği
92 TTB Edirne Tabip Odası
93 TTB Tekirdağ Tabip Odası Çorlu Temsilciliği
94 Türk Eğitim Sen Lüleburgaz Temsilciliği
95 TÜRK İŞ Belediye İş Sendikası Çorlu Temsilciliği
96 TÜRK İŞ Deri İş Sendikası Çorlu Temsilciliği
97 TÜRK İŞ Harb İş Sendikası Çorlu Temsilciliği
98 TÜRK İŞ Kristal İş Lüleburgaz Şubesi
99 TÜRK İŞ Metal İş Sendikası Çorlu Temsilciliği
100 TÜRK İŞ Petrol İş Lüleburgaz Şubesi
101 TÜRK İŞ Tes İş Sendikası Edirne Şubesi
102 Uzunköprü Çevre Gönüllüleri Derneği

http://www.edirnebarosu.org.tr/kutup...bildirisi.html

malina Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 05-02-2011, 22:53   #229
Ağaç Dostu
 
siniroluyorum's Avatar
 
Giriş Tarihi: 30-11-2009
Şehir: Edirne
Mesajlar: 390
Galeri: 1
(Ergene Çevre Master Planında havzada Türkiyenin diğer bölgelerinden çok daha fazla kimyasal gübre kullanıldığı bahsediliyor)
Evet ben de ergene nehri yakınında oturuyorum ve yaşadığım yerde (kırcasalih) temel geçim kaynağı tarım.Ancak yakınlarda bir ziraat mühendisi yok ve gübreleme ve ilaçlamalar biraz da deneme yanılma yoluyla yapılıyor.

Ergene Nehri'nin uzunluğunun 283km olduğu yazıyor vikipedide ve Muratlı'da temizlenen kısım sadece 5km.Kirlenme her ne kadar Çorlu'da da başlasa yine de çok bütük bir alan.Temizlenmesi kolay olacağa benzemiyor.

siniroluyorum Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 02-03-2022, 21:22   #230
Yeni Üye
 
Anti Kapitalist's Avatar
 
Giriş Tarihi: 02-02-2022
Şehir: Tekirdağ
Mesajlar: 28
12 yıl önce açılmış ama yinede hortlatmak istiyorum çünkü bir şeyin olduğu yok ortada. Fabrikalara kimse bir şey demiyor ve rahatça salıyorlar atıklarını. İyi bir yönetim yok ortada 1 asır geçer yine ergene siyah akmaya devam eder....Muratlı kolu temizleniyormuymuş ? Haha cidden güldüm ben muratlılıyım ve hiçbir şeyin
değiştiği yok. Birkaç gün önce dibine kadar yaklaştım rengi simsiyah ve çıkan kimyasal kokusu başımı ağrıttı.

Anti Kapitalist Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 02-03-2022, 23:41   #231
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 02-03-2022
Şehir: amasya
Mesajlar: 1
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi Anti Kapitalist Mesajı Göster
12 yıl önce açılmış ama yinede hortlatmak istiyorum çünkü bir şeyin olduğu yok ortada. Fabrikalara kimse bir şey demiyor ve rahatça salıyorlar atıklarını. İyi bir yönetim yok ortada 1 asır geçer yine ergene siyah akmaya devam eder....Muratlı kolu temizleniyormuymuş ? Haha cidden güldüm ben muratlılıyım ve hiçbir şeyin
değiştiği yok. Birkaç gün önce dibine kadar yaklaştım rengi simsiyah ve çıkan kimyasal kokusu başımı ağrıttı.
ne yazık ki haklısınız hocam..

fulbaibu Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 03-03-2022, 21:34   #232
Yeni Üye
 
Anti Kapitalist's Avatar
 
Giriş Tarihi: 02-02-2022
Şehir: Tekirdağ
Mesajlar: 28
Çaresizlik.

Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi fulbaibu Mesajı Göster
ne yazık ki haklısınız hocam..
Parayı tanrı gibi gören,rant için geleceğimize ve çevreye kalıcı zarar veren bencil fabrika patronları oldukça ve bunları denetlemeyen para için satılmış devlet yöneticileri(en üst makamdakiler) var olduğu sürece ve umursamaz,bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın hesabı yapan vurdumduymaz insanoğlu var olduğu sürece ergene nehri asla kirlilikten kurtulamaz. Bu gidişle kurtulamaz da çünkü insan para için her şeyi yapar. Kıyamet aslında kopuyor şuanda ve bunu 'sözde' yaratılmışların en üstünü yapıyor tüm değerleri çiğneyerek.

Anti Kapitalist Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Cevapla

Konu Araçları
Mod Seç

Gönderme Kuralları
Yeni konu gönderemezsiniz
Konulara yanıt veremezsiniz
Ek dosya yükleyemezsiniz
Kendi gönderilerinizi düzenleyemezsiniz

BB code Açık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2. Şu an saat: 13:58.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Forum vBulletin Version 3.8.5 Copyright ©2000 - 2024, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0
agaclar.net © 2004 - 2024