agaclar.net

agaclar.net (http://www.agaclar.net/forum/)
-   Buralardan Çekip Gitmek (Ev yapımları) (http://www.agaclar.net/forum/buralardan-cekip-gitmek-ev-yapimlari/)
-   -   Bu ustalar beni kanser edecek (http://www.agaclar.net/forum/buralardan-cekip-gitmek-ev-yapimlari/40639.htm)

ruzgar78 22-02-2017 21:31

Bu ustalar beni kanser edecek
 
Yahu arkadaşlar bu inşaat ustaları beni kanser edecek. Bitmeyen kaprisleri
Karısıyla sorun yaşar inşaati yarım bırakır, hadi ustam olur böyle şeyler deyip teselli ediyorum,inşaate alanına gider başka birininin işini alır bizde sanıyoruz ki ustalar 3 gündür çalışıyor, arıyorum telefonunu açmaz, telefonunu nihayet açar dalga geçer gibi " Valla bişey yapmıyoruz yatıyoruz" der bi iş aldık der. Banyosunuda benim evde yapar. Şimdi ben ne yapayım arkadaşlar tecrübesi olan var mı bu adamlar hangi dilden anlar ?

TCM 22-02-2017 21:59

Kötü komşu insanı mal sahibi yapar derler ya, kötü ustalar da insanı zanaatkar yapıyor. İnşaat ise apayrı bir sorun. İdeali biraz paraya kıyıp işi birine yaptırtmak, ama kağıt üstünde anlaşmayı yaparak. Diğer seçenekte iş başa düşerse mutlaka araştırıp ustanın mümkün olduğunca iyisini bulmak lazım ve asla iş bitmeden parayı vermemek.

Yaylada evi yaptırırken müteahhitle anlaşmak yerine işten anlayan arkadaşların sayesinde fazla yıpranmadan inşaati bitirebilmiştik. Ancak kafayı yemeye ramak kalan çok arkadaş gördüm etrafımda.

Ustalar müteahhitler hariç kimseden korkmaz, çünkü onlara ihtiyaçları var. İşleri takip etmek lazım, işten anlamıyorsanız, hele ki sizin anlamadığınızı onlar anlarsa yandınız. Mümkün olduğunca boş bırakmayın ve yanlarına giderken ikramları unutmayın :)

ruzgar78 22-02-2017 22:16

İnanın kanser olucam, benim istediğim değil onun istediği oluyor , bu hafta sonu baklava falan alayım ne bileyim adamın kaprisleri deli ediyor. Birde piyasalar çok kötü deyip iş yok diye yakınıyordu. Ahanda iş işde bitir arkadaş adam gibi al paranı . Demekki bunlar böyle , kursa falan mı gitmişler bunların hepsi aynı yerden mezun gibi

david72 23-02-2017 08:12

Parayı vermediyseniz ivedi şekilde kendinize başka bir usta bulun. Baklava filan da almayın. Siz öyle davrandıkça o yüz bulacak daha da pişkinleşecek. Başka usta bulamasanız bile işine son verin. Aklı başına gelip işini düzgün yapmaya karar verirse iş mitene kadar para vermeyin. Maalesef ki bu tiyniyette çok insan var ve emin olun çare iyi davranmak kesinlikle değil, empati kurmak yardım etmek falan değil. İŞin kötüsü siz yardım ettikçe sizden istifade edebileceğini daha net görecek.

ruzgar78 23-02-2017 08:30

Çevremdeki insanlar biraz sabır diyor. Bir kaç hafta deneyeceğim bu arada başka bir usta arayışı içine girelim bakalım. Suriyeli usta bulmak bile geçiyor aklımdan en azından onların işe ihtiyacı olduğu kesin

selim_50 23-02-2017 08:33

baklava alın yazıktır yesinler, içine az biraz öldürmeyecek, süründürecek kadar fare zehiri.:))

ruzgar78 23-02-2017 10:39

Ustalar hakkında hemen hemen herkes aynı şeyleri yaşamış veya yaşamakta. Acaba diyorum bunlara çıraklık döneminde akıl veren mi var böyle ol yoksa sana her şeyi yaptırırlar ,seni kullanırlar diye.Oysaki emeğe gerçekten saygı duyuyorum.Yaptıkları işleri zaman zaman beğenmesek bile hadi buda böyle olsun eline sağlık deyip geçiştiriyoruz ama nafile hep daha fazlasını istemektedirler.

Muda 23-02-2017 13:03

Usta nasıl olunur. Okumaz veya maddi durumu iyi olmaması nedeni ile okuyamaz belirli bir ustanın yanına çırak olarak verilir. Onun yanında çalışır. İşi öğrenir. Kendi çalışmaya başlar. Usta iyi çırak iyi olursa o meslekte pişerse insaniyeti de varsa sıkıntı yok. O usta gibi usta olur. Daha sonraki aşamalarda kendi işyeri, vs. olur. İlerler.

Bazı ustalar ise babamın deyimi ile amele azgını olur. Biraz bir ustanın yanında amelelik yaptıktan sonra ben bu işi öğrendim neden daha fazla para almıyorum ile başlar eline malzemeleri alır ortaya usta diye çıkar. Biraz bildiğini yapar. Biraz bilmediğini kör satıcının kör alıcısı olur. İnsanları süründürür. İşin inceliklerini bilmediği için tuvalet, lavabo, banyo gibi yerlerde su tersine birikir. Yeterli ustalık aşamalarını geçememiştir. Kapasite o kadardır. Ya da işin kötüsü bilerek o şekilde yapmaktır.

Her zaman iş yok. Sizden iş aldı. Başka yerden de iş geldi. Bu arada başka yerden de bir iş aldı ise özellikle parasını almış ise o ustayı bir daha bulmak zor oluyor. Para almadığı yere gidip orayı bitirmeye kalkıyor. İki gün orada iki gün orada bir gün burada vs. Parasını ise mutlaka önceden almaya çalışıyor. Çok ustanın parasını ödemeyen işverenler var çünkü. Madalyonun öteki yüzü de iyi değil. Adamı çalıştırıp hatta malzemeleri de ona aldırıp para ödemeyenler çok az ödeyenler olmakta. Sütten ağzı yanan olunca şuraya borcum var. Hanım hastalandı. Çeşitli bahanelerle paralarını mümkün olduğunca önce almaya çalışıyorlar.

Bir iş yaptıracaksınız. Bizde yazılı sözleşme adeti yoktur. İş anlatılır. Pazarlık edersiniz. İşe başlanılır. İş ilerledikçe yeni sıkıntılar başlar. İş işi getirir. İş yokluğunda iyi olan para az gelmeye başlar. Siz de o zaman gözükmeyen sonradan ortaya çıkan şeyleri istersiniz. Hafıza özellikle kendimizin işine gelmeyen şeylerde hatırlamaz. Yanlış hatırlar. Bizim menfaatimiz olan konularda ise çok iyidir.

Her zaman işin neler olacağını, kaç günde bitirileceğini, hangi malzemelerin kullanılacağını tarih, yer belirterek yazılı olarak sözleşme yapmak gerekiyor. Olabilecek her duruma göre. Hangimiz yapıyoruz.

Duruma göre aynı şekilde bulabildiğimiz kişileri istihdam ediyoruz. Günlük olursa sıkıntı yok. Beğenmediğiniz zaman yarın gelme diye gönderiyoruz. Uzun süreli işlerde mutlaka yazılı olarak yapmak gerekiyor. Hatta gerekirse o konunun uzmanı kişiden ücretini vererek yardım almamız en doğrusu. Belki o gün için para vermiş oluruz. Ancak gelecekte yaşayacağımız sıkıntılardan mümkün olduğu kadar kaçınırız.

aydemiraydın 23-02-2017 13:03

çevremde ev yaptırdıktan sonra kalıcı şekilde hasta olan çok kişi gördüm. biri babam diğeride komşum. komşum inşaattan 2 yıl sonra öldü. size sabırlar diliyorum. paranla rezil olmak buna denir.

TCM 23-02-2017 15:40

Alıntı:

Orijinal Mesaj Sahibi david72 (Mesaj 1496456)
Parayı vermediyseniz ivedi şekilde kendinize başka bir usta bulun. Baklava filan da almayın. Siz öyle davrandıkça o yüz bulacak daha da pişkinleşecek. Başka usta bulamasanız bile işine son verin. Aklı başına gelip işini düzgün yapmaya karar verirse iş mitene kadar para vermeyin. Maalesef ki bu tiyniyette çok insan var ve emin olun çare iyi davranmak kesinlikle değil, empati kurmak yardım etmek falan değil. İŞin kötüsü siz yardım ettikçe sizden istifade edebileceğini daha net görecek.

'Para bende, ne istersem-ne zaman istersem o olacak' moduna girerseniz kimseyi bulamazsınız çalışacak. Vardı öyle arkadaşlar, ilçenin değil ilin bile dışına çıktılar işlerini yaptırabilmek için. Bir liralık işi üç liraya yaptırdı, güzel de oldu, para varsa sonuçta çare de var ama şimdi ufak tefek işler için bile takla atıyor yaptırabilmek için. Klozet akıtıyor diye 200 km. den usta çağrılmaz ki, ama yapacak bir şey yok, adı 'kıl' a çıktı bir kere ;)

Kafam rahat etsin dersen anlaşacaksın müteahhitle, 10 liraysa 13 liraya malolacak ama güzel anlaşıp baskıyı kuracaksın, o da ustanın sırtında boza pişirecek ki, ustalar gıkını çıkaramıyorlar dirayetli müteahhit olunca. Çünkü elleri mahkum.

Sonuçta ne olursa olsun işi azcık bilmen veya bilen birini bilmen gerekiyor. Yoksa her halukarda insanımızın amacı karşısındakini aldatmak olmuş. Haz alıyor adamlar bundan, kandıracak ve akşam kahvede anlatacak; 'tek kat sürdüm boyayı anlamadı enayi' diye.

tarku 23-02-2017 17:28

Bunun tek çaresi; Başka bir ülkeden usta getireceksin. Bir ustayı bırakıp, diğer ustayla çalıştığında farklı mı olacak sanıyorsun? Bu ustalıkla alakalı bir durum değil. Türk insanının yaptığı işe saygısıyla alakalı bir olay.

Eve sıva yaptırmak için usta çağırdık. İlk sorduğu şey "mala var mı?" oldu. sıva yapmaya gelen adam, elini kolunu sallayarak geliyor. Ben sıvacı olsam, seni ne diye çağırayım ey adam?

Yıllar önce elektronik daktilo servisinde bir kaç ay çalışma gafletinde bulunmuştum. Bir sürü usta bir daktiloyu yapamadılar ve en sonunda firmanın japon mühendislerinden biri geldi. Adamı çalışırken seyretmek, ait olduğum milletten utanmama yetti. Adamlar bilgili ama en önemlisi yaptıkları işe saygılılar.

TCM 23-02-2017 18:53

@ tarku, yazıklarınıza beğen tuşu az gelecek, bir de buradan yazayım dedim. Ne iş yaparsan yap işine saygın olacak. Senin işine saygın yoksa bu saygıyı kimseden göremezsin ve istemeye de hakkın olmaz.

Arkadaşın yanında oturuyorum, peynirci, buzdolabı bozuldu diye tamirci çağırmış. Ben oradayken usta geldi ve müthiş soruyu sordu; 'kontrol kalemi var mı, ama sağlam olsun vidaları da açmam gerek'

Likos 23-02-2017 19:04

tabiri yerindeyse,kahvehane önünden usta bulmamaktır birinci çaresi,
hiç mi eş-dost veya herhangi bir tanıdık şu usta vasat usta veya iyi ustadır tavsiyesinde bulunmadı,veya siz mi sormadınız .bulduğunuz usta veya ustaların sizden önce yaptığı işlere bakmadınızmı?

tarku 23-02-2017 19:22

Alıntı:

Orijinal Mesaj Sahibi darkeyedboy1461 (Mesaj 1496511)
tabiri yerindeyse,kahvehane önünden usta bulmamaktır birinci çaresi,
hiç mi eş-dost veya herhangi bir tanıdık şu usta vasat usta veya iyi ustadır tavsiyesinde bulunmadı,veya siz mi sormadınız .bulduğunuz usta veya ustaların sizden önce yaptığı işlere bakmadınızmı?

Arkadaşım sen herhalde Almanya'da falan yaşıyorsun. İstanbulda büyüdüğüm semtteki komşularım evlerini müteahite verdiler. Ev Kıbleye doğru secde vaziyetinde. Bu örnek mübalağa gelebilir ama değil. İsteyene adresi vereyim gitsin, binanın namaz kılışını seyretsin. Hangi Türk işini hakkıyla yapıyor? Parayı alıp, bir an önce kahvede okeye oturayım mantığı ile iş yapıyorlar. Çok sevdiğim bir söz vardı "Bir işin iyi yapılmasını istiyorsan, ya kendin usta olacaksın ya da işi yaptırdığın kişi usta olacak" ama bu sözü artık beğenmiyorum ve uyarladım "Bir işin iyi yapılmasını istiyorsan, kendin yapacaksın"

yarenimex 23-02-2017 19:44

Eğer tanıdığınız yoksa usta bulmanın en iyi yollarından biri inşaat malzemesi satıcılarına danışmaktır. Onlar ustalara iş de bulurlar, çıkardıkları işlerle ve iş ahlaklarıyla ilgili değerlendirmeler de her halukarda kendilerine gelir. Çünkü malzeme alışverişi her zaman peşin olmaz veya eksik gedik için mutlaka malzemeciye tekrar gidilir. Özel durum **** akrabalık falan yoksa gözlerinin tutmadığı ustaları pek tavsiye etmezler yani.. Olur da tavsiye edilen ustayı pek gözünüz tutmazsa daha önce yaptığı inşaatları sorup, inşaat yaptıranlardan da görüş alınabilir.

Ustalara iş verdiğiniz zaman da her gün inşaatta olmanızda fayda var .Hem işi
kontrol edip yanlış yapılan veya hoşunuza gitmeyen yerleri düzelttirmek için anında müdahale fırsatınız olur, hem de ustaları sürekli kontrol imkanınız olur. Arada da yemektir, tatlıdır veya meşrubat çay vs ikramının da ustalarla aranızın biraz bulunmasına dediklerinizin pek itiraz görmeden yerine getirilmesinde katkısı olur.. İnşaat elbette meşakkatli iş, kaç çeşit zanaatkarla çalışıyorsunuz, yapı ustası, demircisi, tesisatçısı, elektrikçisi, sıvacısı, marangozu, boyacısı, çatı ustası, kalorifercisi.. Say say bitmiyor, her biriyle ayrı uğraş gerekiyor. Gene de ev yapanla evlenene Allah yardım eder derler. Allah yardımcınız olsun..

hosseda 23-02-2017 22:41

Ev yaptıracak olan burayı okursa inşaattan vazgeçer. Ancak bu kadar genelleme biraz haksızlık olmuş.

Ustam ile anlaşır anlaşmaz inşaatın SGK tescilini yaparak ustanın girişini yaptım. Bak usta dedim pazar hariç tam çalışırsan her ay 30 gün prim ödenir senin için tarafımdan. O güne kadar tam ay sigorta görmemiş usta inanamadı en başlarda ama inşaat sonuna kadar aynen devam etti sigortası.
İşi parça parça götürdü. Her safhada kararı ona bıraktım. Usta ister götürü yapmak üzere fiyat ver istersen yevmiye ile yap dedim.
Her hafta sonu Karagözden baklava alırdım, Boşnak böreği götürürdüm öğlende de fırını yakarak et yemeği- tandır vs yapardım. Köyün bakkalı emrindeydi çay şeker ne isterse alsın diye. Ama bir kere istismar edilmedim ne gerekiyorsa kendi cebinden harcayacak gibi hakkıyla alırdı. Hafta sonu hesap görürken aşağıdan aldığı yardımcı malzemelere liste yapardı, listeye bakmazdım da toplam ne usta söyle ilave edeyim yevmiyelere derdim. Bir defasında arkamdan babam davranmadı bana bu abi gibi demiş. Her sabah mutlaka telefon eder malzeme vs ne lazım usta yollayayım derdim.
Şimdi kahvedeyse ustam çay içirmeden mümkünatı yok salmaz beni. Bir derdi olursa arar çözebiliyorsam çözerim. O da aynı şekilde ne istersem gelir yapar. Bu kaça olacak demem borcum ne usta der öderim. Ama emin olduğum bir şey var o mutlaka hakkı kadar alacaktır. Başlarında olmadığım sürede benden beş dakikalık mesai hakkım geçmediğine adım gibi eminim. İş bitti kahvede kesin hesabı yaptık helalleştik herkesin önünde.

Ustaya denk gelmem Allahın lutfu derim, bir ihmalim var, pirinç bir tabela yaptırıp evin dış duvarına yazdıramadım " bu taş evi ...usta yapmıştır" diye.

selim_50 24-02-2017 09:43

sayın hoşseda gerçekten Allahın bir lütfu olmuş, sizin anlattığınız peygamber mucizesi gibi birşey, sizin anlattığınız olay hz musanın kızıldenizi yarması ile eşdeğer

aydemiraydın 24-02-2017 09:44

Alıntı:

Orijinal Mesaj Sahibi tarku (Mesaj 1496496)
Bunun tek çaresi; Başka bir ülkeden usta getireceksin. Bir ustayı bırakıp, diğer ustayla çalıştığında farklı mı olacak sanıyorsun? Bu ustalıkla alakalı bir durum değil. Türk insanının yaptığı işe saygısıyla alakalı bir olay.

Eve sıva yaptırmak için usta çağırdık. İlk sorduğu şey "mala var mı?" oldu. sıva yapmaya gelen adam, elini kolunu sallayarak geliyor. Ben sıvacı olsam, seni ne diye çağırayım ey adam?

Yıllar önce elektronik daktilo servisinde bir kaç ay çalışma gafletinde bulunmuştum. Bir sürü usta bir daktiloyu yapamadılar ve en sonunda firmanın japon mühendislerinden biri geldi. Adamı çalışırken seyretmek, ait olduğum milletten utanmama yetti. Adamlar bilgili ama en önemlisi yaptıkları işe saygılılar.

İnşaat yaptırırken mala,kürek,kazma,keser almaya bıkmıştım. çay, piknik tüp , şeker ve yemek almak zaten standart işin.

aydemiraydın 24-02-2017 09:47

Alıntı:

Orijinal Mesaj Sahibi tarku (Mesaj 1496513)
Arkadaşım sen herhalde Almanya'da falan yaşıyorsun. İstanbulda büyüdüğüm semtteki komşularım evlerini müteahite verdiler. Ev Kıbleye doğru secde vaziyetinde. Bu örnek mübalağa gelebilir ama değil. İsteyene adresi vereyim gitsin, binanın namaz kılışını seyretsin. Hangi Türk işini hakkıyla yapıyor? Parayı alıp, bir an önce kahvede okeye oturayım mantığı ile iş yapıyorlar. Çok sevdiğim bir söz vardı "Bir işin iyi yapılmasını istiyorsan, ya kendin usta olacaksın ya da işi yaptırdığın kişi usta olacak" ama bu sözü artık beğenmiyorum ve uyarladım "Bir işin iyi yapılmasını istiyorsan, kendin yapacaksın"


kurda sormuşlar ensen niye kalın? diye. kurt ta cevap vermiş. kendi işimi kendim görüyorum. :))

Asoo 24-02-2017 10:08

"Bu ustalar beni kanser edecek."

2017 yazında ev yaptırmayı düşünen bir adam bu başlığı görünce, hele hele gelecek zaman da kullanılmışken, ne düşünür?

Fena halde üstüme alındım.

Allah'tan Sayın Hosseda farklı bir görüş beyan ederek bir nebze olsun ferahlattı beni.

Ben de yıllarını inşaat sektöründe geçirmiş biri olarak genel kanaate katılsam da, istisnaları görmezden gelmemek, hatta istisnaların rol model olabilmeleri açısından desteklenmesi taraftarıyım.

Bir örnekte benden olsun.

Mutfağımdaki şofbeni balkona çıkartmak için bir tesisatçı ile anlaştım. Meslek grubuna karşı duyduğum derin hisler sebebiyle, daha bu anlaşmaya niyetlenirken sinirlerim gerilmeye başlamıştı.

Daha işin başında usta hiç beklenmeyen bir şey yaptı. Sözleştiğimiz gün ve saatte işe başladı.

Zaten ufak bir iş olduğundan kısa zamanda da bitirdi. Ben uğurlamaya hazırlanıyordum ki tesisatı süzmeye başladı.

"Yok, yok olmadı şurası duvara tam paralel olmadı, ben bunu düzelteceğim." dedi.

Ben "Benim gözüme batmıyor uğraşma." dediysem de dinletemedim.

4-5 bağlantıyı söküp bir boruyu kısalttı, sonra yeniden monte etti.

Tekrar baktı.

"Sen beğenirsen beğen. O beni ilgilendirmez. Benim yaptığım işe, kazandığım ekmeğe saygım, kusurlu gördüğüm şeyi düzeltmemi gerektirir." dedi.

Not: Usta Bulgaristan muhaciriydi. Bulgaristan muhacirlerinden tekniği ve iş ahlakı yüksek ustalara rastlamışımdır.

Not2: MYK yerine, Ahilik teşkilatını tercih ederim.

hosseda 24-02-2017 10:39

Evin bir odasındaki tavan pervanesine bağlı ışık yanmaz oldu. Tanıdığım elektrikçiye telefon ettim çok hastayım abi hastanedeyim dedi. Onun biraz ilerisinde başka bir elektrikçide akşam vakti usta arkadaşıyla oturmuş çay içiyordu. Girdim dükkana usta evde bu iş var dedim. Geleyim hemen dedi, baştan konuşalım ama ne alırsın dedim. İşçilik 20 TL. alırım arıza anlattığın gibiyse ilave malzeme kullanırsam onu verirsin dedi. Beraber gittik yakındaki evimize. Pervaneyi söktü yerinden parçayı çıkardı bunu bulamayız ben ilave bir anahtar koyayım oradan istersen açar kaparsın dedi. Tamam dedim yaptı ilaveyi taktı pervaneyi yerine, borcum dedim 5 tl. malzemeyle 25 dedi, ellerine sağlık dedim 30 tl. ödedim. Bu olay bir kaç ay önce oldu.

Hala dürüst ve iyi insanlar az değil.

ruzgar78 24-02-2017 12:02

Sizler şanslıymışsınız arkadaşlar,benim usta ilk önce konuşup tüm yapılması gereken işleri yazmamıza rağmen hep çark etti.
1. duvarlar önce kaba sonra ince sıva olacak dedim .
Ansızın gittiğim inşaat alanına baktım ki mevcut kerpiç sıva kazınmamış üzerine çentikler atılarak sıva yapmaya hazır hale getirmişler. Usta bu ne dedim. Sen eski sıvayı kazımadan üstüne yeni sıvayı mı vurup geçeceksin deyince , usta bana yok Ali bey alttaki sıva kalkıyor mu kalkmıyor mu diye malanın ucu ile baktık duvardaki çentikler o yüzden dedi . Bu yalan değilde ne arkadaşlar ? banyo tuvalet alanı için hazırlanan yerdeki duvarın gönye siz olduğunu gördüm Usta ya neden böyle dedim
Ali bey sizin bahçe duvarı yamuk dedi.Ben banyo büyük olsun diye böyle yaptım nasıl olsa hafta sonları geleceksin sürekli kalmayacaksın ki dedi. Hayda sana ne kardeşim deyip sinirlendim duvarı nasıl doğru yapması gerektiğini çizerek anlattığımda bir başka baha ne ile karşılaştım.
vs.vs. vs. yani ustalar önce kendine saygısı olmalı sonra işine ve daha sonrada bir standart 'ı olmalı nasıl kolayına geliyorsa öyle yapmaya çalıştı.
artık sinir hastası olmak istemiyorum.Nasıl biliyorsan öyle yap dedim

tarku 24-02-2017 14:38

Alıntı:

Orijinal Mesaj Sahibi hosseda (Mesaj 1496594)
Evin bir odasındaki tavan pervanesine bağlı ışık yanmaz oldu. Tanıdığım elektrikçiye telefon ettim çok hastayım abi hastanedeyim dedi. Onun biraz ilerisinde başka bir elektrikçide akşam vakti usta arkadaşıyla oturmuş çay içiyordu. Girdim dükkana usta evde bu iş var dedim. Geleyim hemen dedi, baştan konuşalım ama ne alırsın dedim. İşçilik 20 TL. alırım arıza anlattığın gibiyse ilave malzeme kullanırsam onu verirsin dedi. Beraber gittik yakındaki evimize. Pervaneyi söktü yerinden parçayı çıkardı bunu bulamayız ben ilave bir anahtar koyayım oradan istersen açar kaparsın dedi. Tamam dedim yaptı ilaveyi taktı pervaneyi yerine, borcum dedim 5 tl. malzemeyle 25 dedi, ellerine sağlık dedim 30 tl. ödedim. Bu olay bir kaç ay önce oldu.

Hala dürüst ve iyi insanlar az değil.

Size hep helal süt emmişler denk geliyor demek ki. 3 yıl önce evimizin dışına mantolama yaptırmak için bir usta ile anlaştık. Daha önceden dilimiz yandığı için bütün şartları ustaya kendi eliyle yazdırdık. Kullanılacak malzemeden, ödeme planına kadar her şeyi yazdı. Baştan nakit paramız olmadığını, kredi kartına taksit ile ödeyebileceğimizi belirttik. İş başladı, ilk başta sorun yokken boya faslına gelince "filli boya yokmuş polisan ile boyayım dedi. Boyacıya gittik filli boya var dedi. Baştan filli boya diye anlaşmış olmamıza ve yazı ile kağıda dökmüş olmamıza rağmen, adam kendi yazdığını inkar etti. Kış bastıracak, her şey ortalıkta, iş bitsin lanet olsun diyerek polisan ile filli boya arasındaki farkı verdik. İş nihayetinde bitti, sorun bitti mi? Hayır. Ödemeye gelince, ben o fiyatın peşin için söyledim demez mi? Ölür müsün? öldürür müsün. Cepte nakit yok ne yaparsın? Gidip bankadan kredi çekip nakit ödedik. Birisi Türk insanı dürüst mi dedi? Hadi canım sende demek geliyor içimden. Bir kulağımın arkası kaldı, bakalım o kime kısmet olacak.

aydemiraydın 24-02-2017 16:16

biraz evvel kayınço geldi apartmanın çatı olukları yaptırılcakmış beraber kara kara düşünüyoruz. yükseklik korkum olmasa kendim yaparımda . yine muhtaç kaldık ustalara.

recepc 24-02-2017 17:49

Evin bir odasını içeriden montalama yaptırdım.alçı panlar ek yerinden çatladı usta diyor ya alçının üzerine file koymamışmıyız.Bana soruyor:)

hosseda 24-02-2017 18:53

Bu hataları yapana usta sıfatı uymuyor. Yarım hatta çeyrek usta demek lazım.

Ne yazık ki esas ustalar azalıyor, ölenin yerine yetişen de yok.

Asoo 24-02-2017 21:10

Kayınpederimin evinin kombi bakımı ve radyatör vanalarının değişimini yaptırmam gerekiyordu. Bir tanıdık aracılığıyla bir tesisatçı buldum. Adamla telefonda konuşup Zeynep Kâmil Hastanesi'nin karşısındaki parkta buluşmak üzere anlaştık.

Geç kalmayayım, ayıp olmasın diye erkenden gidip beklemeye başladım. Yaklaşık iki buçuk saat sonra geldi. İlk bir saat telefonuma bile bakmadı. Sonra "Geliyorum. Yoldayım." dedi. Bekledim bekledim bekledim.

İşin bitirilmesine kadarki telefon ve buluşma trafiğini anlatsam kitap hacmine yaklaşır. Sadece, işin tamamlanması iki aya yaklaştı diyeceğim.

Akla "Neden ilk gün bu adamdan vazgeçip başkasını bulmadın?" diye bir soru gelebilir. Bu işe niyetlendiğimde kendi kendime bunun bir tesisat işi olmadığı, sabır ve nefs konularında bir imtihan olduğu yolunda telkinde bulunmuştum. Ayrıca bulacağım diğer tesisatçıların da farklı olmama ihtimali, bu imtihanı kaybedip olay çıkarma ihtimalimi körükleye bilirdi.

Deneyemedim.

tarku 24-02-2017 21:22

Alıntı:

Orijinal Mesaj Sahibi hosseda (Mesaj 1496640)
Bu hataları yapana usta sıfatı uymuyor. Yarım hatta çeyrek usta demek lazım.

Ne yazık ki esas ustalar azalıyor, ölenin yerine yetişen de yok.

Sayın Hoşseda, maalesef bunun hala işi bilmekle alakalı bir durum olduğunda ısrarcısınız. Bu insanlarımızın karakteri ile alakalı. Belki yaptıkları işte dünyanın en iyi ustasıdırlar ama karakter zayıf olunca, akılları parayı almaktan başka işe çalışmıyor. Bir belgesel seyretmiştim, Antwerp elması merkeziymiş ve bu piyasayı Yahudiler yönlendirirmiş. Aklınıza neden Yahudilerde, Türkler değil diye bir soru gelirse, şöyle diyeyim; Bu piyasada tek anlaşma şekli el sıkışmaktan ibaret. Yazılı herhangi bir belge kullanılmıyor. Bir Yahudi, diğerine milyon dolarlık elması bir el sıkışarak veriyor ve karşındakinin parayı vereceğinden şüphe duymadan rahat rahat evinde uyku çekiyor. Bu işi Türklerin yaptığını düşünebiliyor musunuz? Hem de aynı şartlarda. Hani birine kızınca, bizi yönetenlerin dediği gibi "Yahudi tohumu, ermeni tohumu " deniyor ya. Biz onlara böyle hakaret ederken, eminim kıs kıs gülüyorlardır. Ulan bu Türkler ne diyor? diye

hosseda 24-02-2017 21:52

İşini iyi bilen ve hakkıyla yapan ustanın ahlakının da iyi olduğundan emin olmak gerekir.

Ahlaken yetersiz insan nasıl iyi usta olacak sayın tarku.

tarku 24-02-2017 22:01

Alıntı:

Orijinal Mesaj Sahibi hosseda (Mesaj 1496663)
İşini iyi bilen ve hakkıyla yapan ustanın ahlakının da iyi olduğundan emin olmak gerekir.

Ahlaken yetersiz insan nasıl iyi usta olacak sayın tarku.

İşte bütün mesele bu. Ahlaki çöküntü içindeyiz. Bir işi öğrenmek için ahlaklı olmaya gerek yok. Kasa imalathanesinde çalışan bir hırsız, kasaların nasıl imal edildiğini öğrendiğinde, gerçek mesleğini yapmasına yardımcı olması için yeni bir meziyet kazanmış olur. Ahlaklıysa kasa imal eder, ahlaksızsa edindiği bilgiyle kasa soyar. Aradaki fark bilgisi değil, ahlakıdır.


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2. Şu an saat: 21:10.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)

Forum vBulletin Version 3.8.5 Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0
agaclar.net © 2004 - 2019