agaclar.net

Geri Dön   agaclar.net > Üretim, Bakım, Düzenleme, Temel Malzemeler > Biyoteknoloji
(https)




Reklam


Beğeni Düzeni134Beğeniler

Cevapla
 
Bookmark and Share Dış Bağlantılar Konu Araçları Mod Seç
Eski 27-01-2009, 17:09   #31
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 21-11-2008
Şehir: istanbul
Mesajlar: 14
kullanıp faydasını gören **** görmeyen anlamında soruyorum

kombu Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 18-05-2009, 17:02   #32
Yeni Üye
 
hatun's Avatar
 
Giriş Tarihi: 18-05-2009
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 1
Çayı bundan 12 yıl evvel o sıralar henüz 19 yaşında kan kanserine yakalanan kuzenime düzenli olarak ve maalesef doktorlardan gizli olarak içiriyorduk. Hastamız kemoterapi tedavisi görüyordu. Yalnız hazırlarken hijyen koşullarına oldukça dikkat edilmişti. Kızımız şu anda gayet sağlıklı. Kanseri yendi. Evli ve bir kız çocuğu annesidir.

Yiğitece ve Gardenias beğendi.
hatun Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 19-05-2009, 19:12   #33
Ağaç Dostu
 
tolgahann's Avatar
 
Giriş Tarihi: 20-08-2008
Şehir: Tekirdağ
Mesajlar: 976
Galeri: 5
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi Selahattin Yılmaz Mesajı Göster
Şu an sirke tadında bekliyor evde. Önce kendim için alışmak amacıyla çay bardağıyla başladım içmeye yakında bir su bardağına geçmeyi planlıyorum ve en az 1 ay kullandıktan sorna sonuçları, hissedebildiğim değişimleri yazabilirim.
Sn.Selahattin Yılmaz herhangi bir değişim hissediyormusunuz?

tolgahann Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 19-05-2009, 19:53   #34
Ağaç Dostu
 
Selahattin Yılmaz's Avatar
 
Giriş Tarihi: 16-05-2006
Şehir: Bursa
Mesajlar: 5,284
Galeri: 15
Yorgunluk hissetmiyorsunuz ve daha az açlık hissi uyandırıyor. Birde böbreklerimden kaynaklanan acil sıkışma problemim kullandığım sürece kayboldu şu an çayım bitti yenisini hazırlıyorum.

Selahattin Yılmaz Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 09-06-2009, 17:33   #35
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 09-06-2009
Şehir: ANKARA
Mesajlar: 1
Selam arkadaşlar yeni üye oldum.sizden ricam konuyu bilen arkadaşların yukarıda bir arkadaşının yazısında bahsi geçen ÖLÜMCÜL MANTARLAR ÜREYEBİLİR yazısını açıklamasıdır.Kimse bu yazının üstünde durmamış ama bana göre eğer gerçeklik payı varsa bu işi bilerek yapmalıyız.Sağlıklı olucaz diye sağlığımızı da kaybetmeyelim.
bende fermante edilmiş çay vardı.Türkiye de bu işi gerçekten steril şartlarda yapan fabrika usulu işleyen bir yerden temin ettim.bu çayı bır kavanoza koydum ve şuan bekliyorum kültür oluşucak mı diye.ama deminde bahsettiğim konu kafamı baya bi kurcaladı.kendi çayımı üretip üretmemek konusunda şimdi tereddütlerim var.Bu işi düzgün yapan,analizlerini sürekli yaptıran insanlar varken evde üretmek ne derece doğru şimdi bunu düşünüyorum.bu konuda ayrıntılı bilgi sahibi olan biri varsa yardımcı olsun lütfen.

Eklenen Resimler
 

Düzenleyen pançoo : 09-06-2009 saat 17:35 Neden: resim
pançoo Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 24-06-2009, 10:47   #36
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 21-11-2008
Şehir: istanbul
Mesajlar: 14
ne güzel sayın hatun hanım yıllar önce kuzeninin kombu çayını kullanıp sağlığına kavuştuğundan bahsetmiş çok mutlu oldum çünkü ben 20 yıldır kullanıyorum gayette sağlıklıyım.

kombu Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 25-06-2009, 13:47   #37
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 11-11-2007
Şehir: Istanbul
Mesajlar: 343
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi pançoo Mesajı Göster
Selam arkadaşlar yeni üye oldum.sizden ricam konuyu bilen arkadaşların yukarıda bir arkadaşının yazısında bahsi geçen ÖLÜMCÜL MANTARLAR ÜREYEBİLİR yazısını açıklamasıdır.Kimse bu yazının üstünde durmamış ama bana göre eğer gerçeklik payı varsa bu işi bilerek yapmalıyız.Sağlıklı olucaz diye sağlığımızı da kaybetmeyelim.
Aslında bunun açıklaması oldukça basit. Ölümcül mantar, küf, bakteri ve her tür mikrop tüm gıdalarda ürer. Örneğin kasaptan aldığınız ette de bu tür zararlılar üremeye başlamıştır. Eğer siz bu zararlılara, uygun ortamda yeteri kadar zaman verirseniz, bu et sizi zehirleyebilir. Ancak pişirildiğinde ette bulunan bu zararlılar ölür. Oysa kombu çayında böyle bir şansımız yok. Diğer besinlerde bulunan, bizi zehirleyebilecek zararlıları öldürmek için kullandığımız pişirmek gibi yöntemleri kombuya uygulayamayacağımız için, küçük miktarlardaki bir kontaminasyon bile zaman içinde çoğalarak tehlikeli olabilir. Bu yüzden kombu çayında hijyen çok önemli.
Tehlikesine rağmen bu çayı ben de denemek istiyorum. Bana başlangıç kültürü gönderebilecek kimse varsa özel mesaj ile iletişime geçebilir mi?

polatuz Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 25-06-2009, 14:45   #38
Ağaç Dostu
 
İklimsiz's Avatar
 
Giriş Tarihi: 11-03-2007
Şehir: Giresun
Mesajlar: 2,484
Galeri: 53
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi malina Mesajı Göster
Çayı kimi demli içer, kimi çok açık... Kimi şekersiz içer, kimi 6 şekerli... Kime göre içime hazır?
Bu soruyu yeni görüyor olmam affedilmez, farkındayım

İçime hazır çay, elbette kendimize, damak tadımıza göre...

Mantarı fermente edeceğimiz temiz kavanozlara, çayı demli de koyabiliriz, açık da...

Şeker ölçüsünde tarifin dışına taşmaktan kaçınıyorum, yoksa şekerli çay tahammül edeceğim şey değil.

Fakat fermantasyon tamamlanınca ve çay da soğuk olunca (buzdolabında saklıyorum) içilemeyecek kadar itici gelmiyor. Şeker tadını kırsın diye bolca limon da sıkınca, bunaltıcı yaz sıcaklarında serinletici etkisi bile var

İklimsiz Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 26-06-2009, 17:37   #39
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 21-11-2008
Şehir: istanbul
Mesajlar: 14
merhabalar benim ilk tanışmam kombu çayı ilen annemin sayesinde 1980 yılı idi iyiki de tanıştırmış sayılamayacak kadar faydasını gördüm kombu çayının sadece kendim de değil büyük oğlumun yüzünde çilleri yok oldu ortancı kızım çok zayıf idi çok sık hasta oluyor bademcikleri şişiyor üstüne üstlük kekeliyordu ne kekeleme kaldı nede sık hastalanması sandeviç yerken 1 su bardağı kombu çayı koyuyor kola ayran yerine kombu çayı içiyor
küçük kızım birgün dişi ağrıyordu kombu çayını bademcikte gargara yapın diye yazıyordu sitenin birinde bunu dişinde uyguladık çok başarılı oldu bir farkını daha gördüm çocuklarımda 3 ünün de boyları uzadı küçük kızım 1998 doğumlu 1,63cm boyunda babam 90 yaşında 2 yıldır doktora dahi gitme gereği olmuyor problemimiz alzhaimır böyle.


Düzenleyen kombu : 28-06-2009 saat 11:04
kombu Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 05-07-2009, 17:00   #40
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 05-07-2009
Şehir: istanbul
Mesajlar: 1
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi İklimsiz Mesajı Göster
Ürünü yıllar evvel edinip kullanmıştım. Sonra bir şekilde kaybettim, şimdi tekrar kavuşabilme umudum doğdu

Etkisi hakkında hatırladığım, müthiş bir enerji verdiği.

Normal bir aktivitede ne kadar sürede yoruluyorsanız, birkaç kat fazlaya çıkarıyordu.

Ne amaçla kullanılacağına bağlı olmakla birlikte etkiler kişiden kişiye değişebilir

Kokusu biraz sirkeye benzese de, tadı sirke gibi değil.

İçimi kolay ve hoş
merhaba....ben kambu çayı arıyorum..sizde var olduğunu yazmışsınız..mümkünse sizden örnek alabilir miyim ya da istanbulda bildiğiniz bir yerde var mı diye soracaktım.teşekkürler..saygılar

venasque Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 18-01-2010, 15:21   #41
Ağaçsever
 
Giriş Tarihi: 18-02-2009
Şehir: kocaeli
Mesajlar: 53
Kitle yönlendirmede klasik bir uygulama vardir. İnsanlara kullanacaklari bir ürün verip faydali olduğunu söylerseniz ve uzun süre düzenli kullanmalarini sağlarsaniz yillar içinde başlarina gelip atlattiklari her türlü felaketi bu ürün sayesinde atlattiklarini düşünme eğiliminde olurlar.

Sizde doğrudan bu durum var demiyorum ama anladiğim kadariyla kombu çayina biraz fazla anlam yüklemişsiniz.

Çiller kişide bir dönem görülüp geçebilir. Eğer kombu içindeki bir kimyasal buna yardimci olduysa bilmiyorum ama 1 kişiyi baz alarak çillere iyi geliyor diyemeyiz.

Kekemeliğe gelince; kaynaği genelde beynin işitme ve konuşma bölgeleri arasindaki senkronizasyon bozukluğundan ileri gelir. Konuşma bölgesi gecikmeli çalişir, işitmeden gelen sinyaller konuşmayi durdurmakta gecikmeye sebep olur. Bunun üzerine motor sinyaller tekrara girer. Kimyasallarla çözülemediğini, iki kesin çözüm olduğunu biliyorum. Birincisi hafif vakalarda nöral psikiyatri uzmanlarinca terapi uygulanmasi diğeri de aşiri vakalarda konuşma merkezine elektrot bağlanarak kişinin konuşmasi sirasinda mikrofona bağli düzenekle uygun kare sinyallerin üretilmesidir. Kombu çayi ile düzeleceğini sanmiyorum.

Kombu'nun pek çok faydasi olduğunu duydum, bizzat tecrübe eden tanidiklarim da oldu. Yalniz bir gidanin devamli düzenli olarak tüketilmesi ilaç mantiğidir . Kimi zaman ciddi sorunlara yolaçabilir.

Kombu çayi üretimi fermantasyon yoluyla olmaktadir. Fermantasyon ile gida üretimi ciddi bir iştir, steril düzeneklerle ve bilinçli olarak yapilmalidir. Hele devamli ve düzenli olarak kullanilacaksa üretilen az miktarda toksin bir gün vücuttan atilir, iki gün atilir ama devamli kullaninca zarar vermeye başlayabilir.

Bu tip fermante ürünler kullanirken dikkat edin. Fermante ürünlerin aşiri tüketimi metabolik asidoza yolaçabilir. Küf mantarlarina bağli aflatoksinler, clostridium türleri gibi bozulan gidalarda hizla üreyip güçlü toksinler üreten canlilar birkaç kullanimda zarar vermeyebilir ama yillarca ayni zehri alirsaniz işin sonu kötü olabilir. Bu tip işlere girişecekseniz lütfen konuda bilgisi genel kültürden öteye geçmeyen kişilerden değil(kendim dahil), bilimsel alanda formasyonu olan birinden yardim aliniz.

onuruygun Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 18-01-2010, 15:38   #42
Ağaçsever
 
Giriş Tarihi: 18-02-2009
Şehir: kocaeli
Mesajlar: 53
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi kombu Mesajı Göster
ben enaz 18 yıldır bu kombu çayını kullanıyorum.arayanlara da veriyorum insanlara da sevdirmeye çalışıyorum.

KOMBUÇAY’IN BİLEŞİMİ
Glükronik asit, CHO, (CHOH4) COOH, glikozun oksidasyon ürünüdür. Büyük miktarlarda, insan karaciğeri tarafından üretilir. Fonksiyonu, vücudu detoksifiye etmek (zehirlerden arındırmak) tır. Yabancı maddeler ve zehirler glükronik asit tarafından suda erir hâle getirilerek, vücut tarafından tekrar absorbe edilmesi engellenmiş olur. Sonuçta zehirler, böbreklerden geçerek idrar yoluyla dışarı atılır. Bitkiler üzerinde yapılan bir bilimsel çalışmayla saptanmıştır ki, 200’ün üzerinde zehirli madde, glükronik asit tarafından etkisiz hâle getirilmektedir. Bu maddeler, asit yağmuru, radyoaktivite, nitrat ve sülfür gibi zehirli gazları da kapsamaktadır.
Glükronik asit, hücreleri onarmış ve genetik büyüme hasarlarından korumuştur. Bilindiği gibi detoksifikasyon (zehirlerden arındırma) ve kanın temizlenmesi, hastalıkların iyileşmesi için ana koşuldur. Glükronik asit, mantar çayındaki anahtar unsurlardan biri olarak hayati önem taşımaktadır. Glükronik asit aynı zamanda, çok önemli polysaccharid’lerin oluşumunda büyük rol oynar. Bunlar:
¬¬¬¬¬¬¬¬¬¬¬¬¬¬-¬Hyaluronik asit: (C8H15NO6) synovial sıvı’nın, vitreous humor’un, kıkırdağın, kan damarlarının, derinin, umbilical Kordonu’nun, yağlayıcı proteoglycan’larında bulunan glyeosaminoglycan’dır ve bağlayıcı dokular için hayatidir. Hyaluronik asit, suya bağlayarak hücreleri bir arada tutan jöleye benzer bir madde oluşturur. Hyaluronik asit bugün, pahalı kozmetik kremlerde kullanılmaktadır.
-Chondroitinsülfat asit: Kıkırdak, kemik ve kan damarlarımızda bulunan ana maddedir. Diğer bağlayıcı dokularda da bulunur.
-Mucoitinsülfat asit: Gözün, cama benzer kısmının mukozasıdır. Gastric mucin’i ve göz korneasını kaplayan polysaccharide’dir.
-Heparin: Fermente edilmiş çayda bulunan başka bir polysaccharide’dir. Bu da karaciğer tarafından üretilir. Tromboz ve emboli tedavisinde pıhtı çözücü olarak kullanılır. Heparin aynı zamanda lipotronik özelliklere sahiptir ki, yağın transferini sağlar.
-Laktik asit : (C3H6O8) Kombu çay’ın başka bir anahtar metabolitidir. İyi huylu bir bakteri olan lactobacillus acidophilus’un fermentidir. İnsanın hücre metabolizmasında büyük rolü vardır ve kalınbağırsaktaki çürüten bakterilerin gelişmesine engel olur. Yoğurt yiyen birçok insanın iyi bir bağırsak içi yapısı vardır, çünkü yoğurtta da acidophilus vardır. Antibiyotikler birçok iyi huylu bakteriyi de öldürürler, dolayısıyla güçlü bir bağırsak sistemine sahip olmamız gerekmektedir. Tonikte bulunan asitler, dâhilî koruyucu etkiyle iyi bir pH dengesi sağlar. Çünkü yabancı organizmalar ve zararlı mikroplar sağlıklı bir asitik ortamda yaşayamazlar.
-Asetik asit: C2H4O2) Bu asitlerden biridir. Ayırıcı ve yakıcı olarak kullanılır. Sirkenin karakteristik bileşimidir.
-Tannic Asit: (C76H52O46) Yine bu çayda bulunur. Antivirütik ve antibakteriyeldir.
-Usnic asit: (C18H16O7) Liken’den elde edilen sarı kristale benzer bir maddedir. Antibakteriyel özellikleri dolayısıyla antibiyotik olarak kullanılır.
-Folic asit: Pleroylglutamic asit veya (C19H19N7O6). Yeşil bitkilerde, karaciğerde ve mayada bulunan bir madde (lactobacillus casei’nin oluşumu için gerekli). Gastrointestinal malabsortion’un tedavisinde kullanılır. Folic asit vücut proteinlerinin genetik malzemelerinin ve hemoglobinlerin oluşumuna yardım eder. Kemik iliğinin alyuvar üretmesi için gereklidir. Bu tonik, uygun bir sindirim sağlayarak hayatî besleyici maddelerin absorbe edilmesinde (emiliminde) çok önem taşıyan enzimlerle doludur.
Bakterilerin ürettiği enzimler, karmaşık gıda moleküllerini parçalayıp küçük parçalar hâline getirir ve emilebilmelerini sağlayarak metabolizmada özümlemeyi kolaylaştırır. İyi huylu bakterilerin bazıları; bacterium xylinum, bacterium gluconicum ve acetobacter ketogenum’dur.
-Acetobacter ketogenum: Hastalık üretmeyen bakteri ailesi pseudomonadecea genleri taşır. Acetobacter aciti, üzüm suyu ve çaydan sirke üretir. Aynı zamanda sıvının içindeki ‘sirkenin Anası’nı da o üretir. Çay, sirkeye dönüşünce mantar oluşur. Mexico’da mantara Madre de Vinagre (sirkenin annesi) derler. Üzüm sirkesi de çok iyi bilinen bir geleneksel tedavi ilâcıdır.
Çayın içindeki maya enzimleri, vücutta yaşayan mikroorganizmalara tepki verirler ve candida gibi maya enfeksiyonlarıyla savaşırlar. Mantar çayındaki maya hücreleri saccharomyes türündendir. Fermantasyon sırasında şunları buluruz: Saccaharomyec ludwigii, Apiculatus türünden saccaharomyces, Pichia fermantasyonları ve Schizosaccharomyees pembe. Çayın mayasının pembe bölümü, bakteri bölümüne benzer sporlarla ya da tomurcukla çoğalan ve problem doğuran sağlıksız mayalardan ayrıdır. Bölünüm tarzı, bilinen maya enfeksiyonuna antagonistic’dir. Maya, aynı zamanda protein ve B-kompleks vitaminlerinin doğal kaynağıdır.
-B1 THIAMIN: Sinir sistemini normalize eden enerji sentezindeki oksidasyon görevi dolayısıyla gereklidir (mafsal iltihabı, arteriosclerosis ve kanseri engeller).
-B2 RIBOFLAVIN: Karbonhidrat, protein ve yağlardan enerji salıveren hydrogenation süresince; ayrıca sağlıklı cildi oluşturacak mukoza zarı ve parlak ışıkta daha iyi görebilmek için gereklidir.
-B3 NIACIN: Nicotinic asit veya nicotinamid; hücrelerde enerji oluşturabilmek için thiamin e riboflavin ile birlikte çalışır. Glikozu, karbonhidrat depolamanızın tek yolu olan glikojene dönüştürmek için gereklidir. Niacin, kardiyovasküler hastalıkları engellemek veya iyileştirmekte yararlıdır. Ayrıca kandaki kolesterolü ve trigliseriti düşürür, vücudu pisliklere ve zehirlere karşı korur, migren ağrılarını geçirir, mafsal iltihabını teskin eder, damarları genişleterek kan dolaşımını hızlandırır.
-B6 PYRIDOXINE: Aminoasitlerin emilimini ve metabolize olmalarını (sindirilmelerini) kolaylaştırır. Alvuyar oluşumunda rol oynar. 6’dan fazla enzimin faydalı olabilmesi için gereklidir. B6, sivilcelerin temizlenmesine, kuru ve kaşınan cilde faydalıdır. Katarakt’ı önler ve gözdeki lensleri korur.
-B12 COBALAMIN: (Cyanocobalamin) özellikle ilikte kan üreten hücreler, sinir sistemi hücreleri ve sindirim sistemi hücreleri başta olmak üzere vücuttaki tüm hücrelerin normal çalışması için gereklidir. Bu vitamin güçlü bir enerji verici ve gençleştiricidir. Hafızayı güçlendirir, konsantrasyon yeteneğini arttırır ve aklî bozuklukları engeller.
Burada bahsedilen birkaç noktaya itirazim var.

Laktik asit zaten vücutta bolca bulunan, kanda belli bir dozdan yukarisinda bulunursa yorgunluk hissi veren bir maddedir.(Beynin yorgunluğu algilama yöntemlerinden biri kandaki laktik asitle orantilidir) Kaslarimiz koşmaya başladiktan sonra birkaç saniye içinde hücreiçi oksijeni bitirip fermantasyona başlar. Bu işlem sonucunda laktik asit üretilir. Laktik asit istiyorsaniz egzersiz yapabilirsiniz, bu bahaneyle kalbinizi de korursunuz. Laktik asidin kombu'nun faydalarindan sayilmasina şaşirdim açikçasi. Şahsen ben laktik asit alayim diye oturup birşeyler fermante etmem.(şahsi tercihtir)

B vitaminlerinin bir kismi kalinbağirsakta sentezlenir. Geri kalanini gidalardan alabilirsiniz. Eğer B vitamini eksikliğiniz varsa o zaman zaten doktora gitmeniz en iyisidir.

Heparin vb. maddeler kalp sorunlari olanlara, kan inceltici ilaçlar kullananlara(coumadin gibi), K vitamini eksikliği çeken ve buna benzer sorunlari olanlara zararli olabilir. Bu tip sorunlari olanlar kombu kullanmadan önce mutlaka doktorlarina danişsinlar.

Uzun lafin kisasi, yukarida bahsettiğiniz pek çok madde gerek gidalar ile gerekse vücutta sentezlenerek vücudumuzca kullaniliyorlar. Bunlarin sağdan soldan bilgi toplanarak mucize gibi anlatilmasini yanliş buluyorum.(siz gerçekten buna inaniyor olabilirsiniz, fikrim budur saygi duyarim.)

Size buna benzer ufak bir örnek vereyim, lütfen kimse alinmasin, sadece aşiri bir örnekle açiklamak istiyorum.

BAL MUCİZESİ
İçeriği:
İçinde çok yüksek miktarda glikoz bulunur. Glikoz neredeyse her canlinin enerji kaynaği ve depolama aracidir. Yediğiniz gidalarda yeterince glikoz yoksa açlik çekersiniz, uzun süre glikozsuz kalirsaniz ölürsünüz!

Yukaridaki bilgi tamamen doğrudur. Hiç bir yanliş yoktur. Bal da kesinlikle mucizevi bir gida maddesidir ve vücuda faydalari sayilamayacak kadar çoktur. Fakat bu anlatimda bir hata var. O hatayi gördüyseniz ne anlatmaya çaliştiğimi anlamişsinizdir zaten. Bu sebeple daha fazla uzatmayacağim.

Son olarak : Lütfen ilaç mantiğinda yani düzenli ve devamli olarak kullanacağiniz bir gida maddesini hekimlere danişmadan kullanmayiniz.


Yazi boyunca birilerini istemeden kiracak şeyler söylediysem peşinen özür dilerim.

onuruygun Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 17-03-2010, 23:56   #43
Ağaç Dostu
 
bonsaisever's Avatar
 
Giriş Tarihi: 13-08-2005
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 3,775
Galeri: 48
Kombu çayı ararken http://www.kombucay.com/ adresine rastladım buradan temin edilebilir.

bonsaisever Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 17-03-2010, 23:58   #44
Ağaç Dostu
 
Selahattin Yılmaz's Avatar
 
Giriş Tarihi: 16-05-2006
Şehir: Bursa
Mesajlar: 5,284
Galeri: 15
Sevgili agozce, Mantar eğer küflendiyse atın onu. Çayı kombu çayı omuşsa daha hijyenik bir kavanoza aktarın ve mantar oluşmasını bekleyin ağzına kapak olarak kullandığınız malzemeyi değiştirin. Aktarırıken mümkünse şırınga gibi hijyenik bir ortam kullanın ki o bulaşık kaptaki küfler aktarırken bulaşma olmasın.

Selahattin Yılmaz Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 16-04-2010, 12:13   #45
Yeni Üye
 
Manga01's Avatar
 
Giriş Tarihi: 01-03-2010
Şehir: Adana
Mesajlar: 4
hepinize selamlar arkadaşlar.kombu çayını bir yıldır kullanıyorum.babamda ve annemde kollestrol ve şeker vardı yaklaşık üç ayın sonunda yüksek değerlerin aşağa indiğini gözlemledik tavsiye ediyorum

Manga01 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 16-04-2010, 12:16   #46
Yeni Üye
 
Manga01's Avatar
 
Giriş Tarihi: 01-03-2010
Şehir: Adana
Mesajlar: 4
kombuyu kanlı mantarı olan akvaryum balığında denedim balığın 1ayın sonunda mantar geçti yaralarını iyileştirdi.veteriner arkadaşıma ineklerde görülen mantar hastalığında kullanması için verdim yeni yeni güzel sonuçlar aldığını belirtti.

Manga01 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 19-05-2010, 20:52   #47
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 17-05-2010
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 2
Temiz ve Taze KOMBUCHA MANTARI ve ÇAYI için

Google 'de " Kombucha Türkiye " yazın


Düzenleyen sanalcopy : 25-06-2010 saat 23:00
sanalcopy Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 20-05-2010, 14:40   #48
Ağaç Dostu
 
Sarıcan's Avatar
 
Giriş Tarihi: 28-11-2008
Şehir: Küçükyalı-ISTANBUL
Mesajlar: 1,498
Galeri: 32
Sn. sanalcopy,

Verdiğiniz linki inceledim ama yanlış yerde ve yanlış yolda olduğunuzu görüyorum. Bu forumda bilgi paylaşan arkadaşlar paylaşılan bilgilerin doğruluğu konusunda emin olmak isterler. Bu yüzden daha ilk mesajınızda web sitenizin linkini verip reklamını yapmanız, web sitenizin daha ilk satırında kargo ile kombu mantarı almayınız, kadıköye gelin size taze demli çay satalım yaklaşımınız bu işi sadece ticari olarak yaptığınızı düşündürüyor.

Verdiğiniz bilgilerde bazı ilginç şeyler dikkatimi çekti. Yavru doğdu diyorsunuz ve bir çay sıvısı üzerinde iki ayrı çapta (büyüklükte) mantarı yanyana resimliyorsunuz. Sanki büyük mantar küçük mantarı doğurmuş gibi. Kombu mantarla ilk defa tanışan insanlar sizin bu oyununuzu farketmeyebilir ama bu mantarı daha önceden tanımış olanlar kombu mantarın bulunduğu kabın şeklini alarak silindirik kapsa dairesel, prizmatik kapsa prizmanın şeklini alarak en üst yüzeyde zar şeklinde katmanlar şeklinde oluştuğunu bilir.

Pazarlamaya çalıştığınız şey insan sağlığı ile ilgili ve benim gibi ciddi rahatsızlık geçirmiş olanlar içinde umut tacirliği. Bu yüzden insanların yanıltılmasını kabullenemiyorum. Kombu çayı gerçekten sağlığa yararlı olabilir. Buna inandığım için bende aldım, hem kargo ile aldım hemde Istanbul' dan eldende aldım. Kendi çayımı demleyip içtimde. Ama web sitenizi okudukça www.kombu.de web sayfasında paylaşılan bilgilerin daha abartısız ve sağlıklı olduğunu gördüm.

Web sitenize kerameti kendindenden menkul Hıfzı Sıhha' ca uygun görülmüştür ibaresi koyup ortada bir rapor olmaması, beyin emar görüntüleri koyup herkesin bir tıp uzmanıymış gibi bu görüntüleri yorumlayıp anlamasını beklemeniz ve bundanda kombunun mucizelerini çıkarmanız da beni hayrete düşürdü.


Düzenleyen Sarıcan : 20-05-2010 saat 17:41
Sarıcan Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 21-05-2010, 15:09   #49
Ağaç Dostu
 
minka's Avatar
 
Giriş Tarihi: 11-09-2006
Şehir: Adana
Mesajlar: 248
Galeri: 31
Merhaba, ben de denemek için geçen yıl bu mantarı paylaşımla aldım. Eskiden gelenek gibi paylaşılarak verilirmiş. Mantarın faydası konusunda çok bir deneyimim olmadı ama kötü durumdaki ficus benjaminde denedim ve çok başarılı oldu Ben de çayını kullandım ama enerji vermesi dışında fazla bir etki göremedim. O nedenle çevreme de yaymadım. Elimde bir miktar var ve buzdolabında duruyor. Benim merak ettiğim; bozulup bozulmadığı, bunu anlayamıyorum. Sanırım eskimemiş olması gerekiyor. Nereden anlaşılır? Rengi koyu değil. Koku vs. den anlaşılır mı? Teşekkürler.

Gardenias beğendi.

Düzenleyen minka : 21-05-2010 saat 15:10 Neden: yazım hatası
minka Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 25-05-2010, 14:57   #50
Ağaçsever
 
budak-botanik's Avatar
 
Giriş Tarihi: 11-05-2010
Şehir: Konya
Mesajlar: 71
gerçekten ilginç daha neler göreceğiz

budak-botanik Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 26-06-2010, 11:29   #51
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 11-08-2009
Şehir: İzmir
Mesajlar: 1,299
Galeri: 5
Sevgili arkadaşlar, bana çok riskli geldi ve heyecanım kesildi.

kalambaklı Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 09-07-2010, 10:51   #52
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 25-06-2010
Şehir: istanbul
Mesajlar: 1
nasıl heyecanın kesildi anlamadık kalambaklı ne açıdan...

fatality Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 09-07-2010, 11:22   #53
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 11-08-2009
Şehir: İzmir
Mesajlar: 1,299
Galeri: 5
Sayın fatality, sanki yapamayacağım gibi geldi ve bana göre çok zahmetli bir iş konumunda.

kalambaklı Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 11-07-2010, 12:34   #54
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 21-11-2008
Şehir: istanbul
Mesajlar: 14
dostlar kombu çayı allahın insanlara derdi verdim dermanınıda verdim arayıp bulun dediği gibi bir şey
ben onun sayesinde yürüdüm çok samimi söylüyorum kombu çayı kimyasal yapılan ilaç değil şifa kaynağı birşey ben ve ailemde vede kullanan insanlarda o kadar çok faydasını gördüm ki anlatmaya kalksam sayfalar alır ben kombu çayını altarnatif tıp için müthiş birşey çünkü ben yıllar dır kullanırım daha yan etkisini görmedim duymadım afedersiniz tarsuslu hanfendi kombu çayını içmeye başladıktan sonra vücudunda alerjilerin oluştuğunu pıtır pıtır olduğunu kombu çayının yapıp yapmadığını sordu bana bende ilkdefa böyle bir olay ile karşılaştığımı söyledim hastaneye tahlile gideceğini sonucunu bana söyleyeceğini söyledi sonucu alınca beni aradı antibiyotiğin bunu yaptığını söyledi ve daha sonra kombu çayını içtiğini çok faydasını gördüğünü söyledi kullanma sebebebi astım bronşit

kombu Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 17-07-2010, 00:34   #55
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 22-03-2009
Şehir: izmir
Mesajlar: 850
İlginç. Bu mantar dediğiniz, bizim doğal, hakiki sirke yaparken oluşan sirke mantarı mı acaba? Zira bizzat doğal yöntemlerle yaptığımız üzüm sirkesinin üzerin de eskilerden beri oluşan sirke mantarı olduğunu gözlemlediğimi düşünüyorum internetden taratırken.

Kombucha diye tabir edilen bu mantar, bizim kırk yılık sirke mantarımız gibi duruyor. Eğer doğruysa yıllardır ziyan etmişiz bu değerli malzemeyi

balbay Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 17-07-2010, 11:02   #56
Ağaç Dostu
 
sındırgılı's Avatar
 
Giriş Tarihi: 25-12-2007
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 1,951
Galeri: 13
Ben de, bu sabah 2lt icme suyu kaynattim. 1 su bardagi seker ilave edip tekrar 5 dakika daha kaynattim.4 adet tekli poset cay ve aroma katsin diye 2 tek seftali aromali poset cay ilave edip 30 dakika demlendirdim.Steril hale getirdigim 5 lt lik cam kavanoza suzerek bosalttim.Su anda oda sicakligina gelmesini bekliyorum.Daha sonra temiz suda yikadigim kombu mantarini ve icindeki suyu ilave edecegim.
Uzerini ince gozenekli bez ile kapatip 5-7 gun bekleyecegim.
Buraya kadar atladigim bir sey varsa duzeltmek icin1 saatlik vaktim var.Ilgili arkadaslar lutfen beni uyarsin.

sındırgılı Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 18-07-2010, 22:32   #57
Ağaç Dostu
 
sındırgılı's Avatar
 
Giriş Tarihi: 25-12-2007
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 1,951
Galeri: 13
Kombu Mantarim, ust yuzeye cikti. Ters koydum diye korkmustum. Cunki su ile temizlerken alt, ust karistirdim diye tereddutlerim vardi. Artik, 5-7 gun gozlem altinda tutmali. Kefir yapmak kadar hijyen istiyor. Yeni basliyacak arkadaslar,lutfen dikkatli olun.
Bunlar, benim ilk gozlemlerim.

sındırgılı Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 20-07-2010, 16:48   #58
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 21-11-2008
Şehir: istanbul
Mesajlar: 14
sındırgılı hiç merak etmeyin birşey olmaz ben otuz senedir kombu çayı ilen haşır neşirim 2 uyulması gereken önemli şey klorlu su ile yapılması diğeri de kültürü buzdolabına koymayın

kombu Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 20-07-2010, 19:46   #59
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 22-03-2009
Şehir: izmir
Mesajlar: 850
Benim soruma da cevap verebilirmisiniz, doğal sirkelerimizin üzerinde oluşan ve sizin kombu tabir ettiğiniz (mantar demek istemiyorum zira yabancı litaratürden anladığım kadarıyla buna mantar denmiyor ) ürünün arasında ki fark ya da farklar nelerdir ?

balbay Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 21-07-2010, 11:43   #60
Ağaç Dostu
 
berduray's Avatar
 
Giriş Tarihi: 15-04-2007
Şehir: bodrum
Mesajlar: 3,161
Galeri: 72
Tüm steril şartlara dikkat ettim, klorsuz su kullandım, cam kapları çamaşır suyu ile yıkadım.

Ama cam fanusun üzerinde, halka halka oluşan yeşil küflenmelerin önüne geçemedim.

Ayrı ayrı hazırladığım üç ayrı kapta da durum aynı.

Havadan gelen toz , spor..vs...4 kat tülbentten geçmiş olabilir mi?

berduray Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Cevapla

Konu Araçları
Mod Seç

Gönderme Kuralları
Yeni konu gönderemezsiniz
Konulara yanıt veremezsiniz
Ek dosya yükleyemezsiniz
Kendi gönderilerinizi düzenleyemezsiniz

BB code Açık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2. Şu an saat: 02:40.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Forum vBulletin Version 3.8.5 Copyright ©2000 - 2020, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0
agaclar.net © 2004 - 2020