agaclar.net

Geri Dön   agaclar.net > Üretim, Bakım, Düzenleme, Temel Malzemeler > Bir bilene soralım
(https)




Reklam


Cevapla
 
Bookmark and Share Dış Bağlantılar Konu Araçları Mod Seç
Eski 19-01-2008, 20:45   #1
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 28-11-2007
Şehir: Balıkesir / Altınoluk
Mesajlar: 212
Oksijen, Karbondioksit / Ağaçlarda Fotosentez

Merhaba Arkadaşlar
Ağaçların oksijen üretimimi daha çok yoksa korbondioksit üretimimi çok , benim görüşüm ikisinide eşit alıyor. Birde nette böyle haber buldum
AĞAÇLAR FOTOSENTEZ YAPMAYI KESTİ
Nature Dergisi'nde önceki gün yayımlanan araştırmaya göre, insan kaynaklı fosil yakıt kullanımı sonucu, son 20 yılda atmosferde taşıyabileceğinden fazla karbondioksit birikti. Kuzey enlemlerdeki ormanlarda yapılan araştırma verilerine göre bitki varlığı arttı ama fotosentez yapamaz hale geldiler.

 
Özcan2007 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 19-01-2008, 23:39   #2
Kaybettik...
 
praecox's Avatar
 
Giriş Tarihi: 12-06-2006
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 4,605
Galeri: 21
Akıl var mantık var bilim var...
tüm canlılar devamlı oksijen soluyup karbon dioxid üflüyor.
hal böyle dediğiniz gibi ise dünyada bu kadar yıldır oksijenin tükenmiş olması gerekmez mi?
Bitkiler fotosentez yapmazsa dünyadaki canlıların gerek duyduğu oksijen nerden gelecek dersinizz?

Bir düşünün hele. öyle her yazılana kulak bükersek ...
"Das papier ist geduldig" der almanlar. yani
Kağıt sabırlıdır üzerine istediğinizi yazabilirsiniz.

Ormanlarımız yok olmasın diye neden millet kendini paralıyor dersiniz...
Allahtan bitkilerin sendikal bir grev hakları yok

praecox Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 20-01-2008, 09:28   #3
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 08-12-2006
Şehir: istanbul
Mesajlar: 1,239
Havadaki O2'in kaynağı bitkiler değildir. Fotosentezle O2 üretseler bile bunun böyle olmadığını bize en iyi gösteren şey, hava ölçümleridir.

İzmit2te sanayii bölgesine , Afrika'da Sahra çölüne ve İstanbul'da Belgrad ormanına gidip havada ölçüm yaptığınızda ortaya çıkacak 02 yüzdesinde hiçbir sapma olmaz. Oran (havada oksijen :02 ) bulunma oranı yaklaşık % 20'dir.

Üzerinde hiçbir bitki bulunmayan çöl üzerinde de böyledir. Bu da bize bitkilerden bağımsız olarak havanın zaten bu oranda oksijene sahip olduğunu göstermektedir.

Ne yazıkki zaman zaman , fazla üretim ve dolayısıyla tüketim bölgelerinde bu oranda bulunan 02 ile birlikte ortama karbondioksit, kükürtdioksit gibi bileşikler de salınmaktadır.

Bizimde kirli hava dediğimiz; bu ve benzeri gaz bileşiklerinin havada bulunma oranalrındaki artış durumunda söz konusu olmaktadır. Böyle yerlere milyonlarca ağaç dikseniz bile solunum yapan ağaçlar bu ortamı temizleyemezler. Sadece mekanik olarak havada asıl olan partikülleri (örneğin; toz, is, buhar) yaprak yüzeylerinde toplayarak fiziksel olarak havayı iyileştirirler. Kimyasal olarak ise hava özellikleri aynı kalır.

Ormanlar yok edilse bile havadaki oksijen miktarı aynıdır. Ama sakın ormanları kesebiliriz diye düşündüğümü sanmayın.

Kalahari çölünde bitki yok ama insanlar safari yapmaya gittiklerinde oksijensizlikten boğulup ölmüyorlar. Kaldıki , aynı çölde milyarlarca dolarlık yatırım yaparak özel yaşam ekolojisi kurduğunuzda ve 1 hektarlık alana eukaliptus ( havaya verdiği oksijeni en çok olan ağaç olarak bilirim) ağacı dikmenizde de Kalahari çölünün havasında 02 oranı bakımından hiçbir değişiklik olmayacaktır.

sukranayalp Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 20-01-2008, 13:53   #4
Kaybettik...
 
praecox's Avatar
 
Giriş Tarihi: 12-06-2006
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 4,605
Galeri: 21
Bu tek yönlü bir bakış açısı.

Karbondioksitin nasıl organil kütleye dönüştüğü biliniyor, gerek ağaçlarca gerekse canlılarla. Hatta bazı plantkonlarca çoğu kabuklu deniz canlılarınca karbonatlı tuz olarak denizin dibine çöküşleri vs.

Ancak değişik yerlerde eşit oranlarda veya yer yer değişik az farklı parsyal basınc oksijenin yüksek ölçmemizin fizikte veya fiziko kimyada bir dizi faktörere bağlı. En başta gazın çok çabuk diffusiona girmesi ısı basınç farklılıkları hava hareketi (rüzgar) vs.

Bu yukardaki değişik ölçümleri açıklar, ancak tüm canlılarca tüketilen oksijenin nasıl oluyor da uzun süreler kısmen konstant kaldığına bir cevap veremez.
Bir yerlerden oksijenin üretilmesi gerekir. Kaldı ki çöllerde de vegetasyon yok diyemeyiz.
Bu idaayı ortaya atıyorsanız bir yerden bitkilerden başka bir oksijen üretim sebebi göstermeniz gerek. dünyamızın moleküler oksijen miktarının kapasitesi belli bir kütle ve sınırlı (miktarı akılalmaz dercede fazla olsa da)

Olayı kabaca anlatmak gerekirse karbonhidratlara bağlanmış oksijenin açığa çıkması gerekli. bunu havada yakarsak tekrar CO2 olarak açığa çikar sonuçta hücresinde bunu oksijen gazı olarak açığa çıkan yine karada hücrelerinde kontrollü yapanlar bitkilerdir.

Siz burda sadece oksijen gazının çok çabuk diffuziona uğardığını açıklıyorsunuz. Başka bir şey değil.


Düzenleyen praecox : 20-01-2008 saat 14:52
praecox Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 20-01-2008, 16:29   #5
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 08-12-2006
Şehir: istanbul
Mesajlar: 1,239
Bizim soluduğumuz hava için gerekli olan oksijen, bitkiler tarafından fotosentezle oluşturulmuyor. Havada zaten bir döngü var.

Şayet böyle olsaydı yatak odaları bitkilerle doldurulur, hastane odalarına bilhassa saksılı çiçekler konur, hatta solunum güçlüğü çeken hastaların burunlarına yaklaştırılırlardı.
Ben şimdiye değin böyle bir şey duymadım.

Sadece bunu anlatmaya çalışıyorum.

sukranayalp Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 20-01-2008, 16:48   #6
Ağaç Dostu
 
herbaryum's Avatar
 
Giriş Tarihi: 26-01-2006
Şehir: Ankara
Mesajlar: 1,367
Galeri: 49
Şükran hanım havadaki oksijenin kaynağı bitkiler değilse nedir? Bildiğim kadarı ile Dünyadaki oksijenin kaynağı fotosentez yapan organizmalardır. Bu organizmaların meydana getirdiği oksijen miktarı dünyada değişmeyen bir oranda (sanırım oksijen döngüsü bozulmadığı takdirde) bulunmaktadır.

herbaryum Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 20-01-2008, 16:56   #7
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 08-12-2006
Şehir: istanbul
Mesajlar: 1,239
Öyleyse benim sorduğum sorulara cevap verebilir misiniz?
Bunları yanıtlayın.
Evrimleşme ve yaşam enerjisinin oluşumu süreci içinde havada önce 02 var mıydı ya da yok muydu?
Ya da önce fotosentezle o2 üretimi yapan bitkiler orataya çıktı da ondan sonra mı havadaki 02 gazı diye bir gaz ortaya çıktı.? Bunun cevabını verin bana.

sukranayalp Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 20-01-2008, 17:05   #8
Kaybettik...
 
praecox's Avatar
 
Giriş Tarihi: 12-06-2006
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 4,605
Galeri: 21
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi sukranayalp Mesajı Göster
Bizim soluduğumuz hava için gerekli olan oksijen, bitkiler tarafından fotosentezle oluşturulmuyor. Havada zaten bir döngü var.

Şayet böyle olsaydı yatak odaları bitkilerle doldurulur, hastane odalarına bilhassa saksılı çiçekler konur, hatta solunum güçlüğü çeken hastaların burunlarına yaklaştırılırlardı.
Ben şimdiye değin böyle bir şey duymadım.

Sadece bunu anlatmaya çalışıyorum.
Kusur bakmayın ancak sizin gibi bitkilerle ilgili eğitmli birinden bu tarz tek yönlü bir safsata beklemezdim.

Yazdıklarınızın hiç bir dayanağı yok ancak kapalı odalarda (hermetik) nefesiz kalacağınıza garanti ederim.
Burda oksijen gazının her türlü aralıkdan sızıp ciddi ve de hızlı bir difuzyonundan bahstettim.
Bu tarz kapalı alanlarda bir dizi deneyler yapılmış bilimin bulguları ortada ve de tartışılmaz.

Bitkilerde CO2 gübrelemesini duydunuz ancak parsay bir CO2 fazlalığının da toksik etkileri bilinmekte bu bağlamda ilk mesajda denildiği gibi ağaçlar bitkiler fotosentez yapamazlarsa ölecekleri de çok açık değil mi?
Esasen burda nükleer veya termik santralere ne gerek var elektrik nasılsa prizlerde var mantığı çok tehlikeli bir mantık.

Boşuna yağmur ormanları dünyanın akciğerleri denmedi.

Burda verilere dayanarak çok şey yazılabilir ama oksijen miktarı nasılsa havada sabit. demek.... valla abesle iştigal etmek gibi bir şey.

Evet bir dizi değişik oksijen üreten kaynaklar var ancak bu bitkilerin bize sağladığının çok az seviyelerde.

CO2 seral gazların çoğalması da, bir yerde oksijenin bu atmosfer denen gazların matrix inde ciddi sorunlar yaratır dengeler kayar.

Ben farelerle basınçlı odalarda bu matrix in kaydığında ne sonuçlar yaratacağını çok iyi denemiş ve görmüş biriyim. Uzmanlık alanım bildiğiniz gibi farmakoloji ve toxikoloji. Bu sadece beşeri ilaçların etkileri ile sınırlı bir dal değil aynı zamanda bu bağlamda soluduğumuz gazın oluşum matrixini de kapsar.

Bu çok derin bir tartışma yazdıklarım amatörlerce anlaşılmıyacak dinliğe ulaşabilir. bu bağlamda bu konuyu uzatmıyacağım.
Ancak canlılarla solunan ve de tüketilen (ki fosil atıkların yanması ile de insanlarca tüketilmekte) oksijen bir yerden üretilmeli.

Hah diyebilirsiniz bitkiler değil de bazı micro organizlmalar veya değişik planktonlar da oksijen üretiyor veya çölde karbondioxidler kaya yüzlerinde değişik bir katalitik etki ile oksijene dönüşüyor. Yine de yeterli değil.

Bitkilerin sağladığı oksijen miktarı azımsanamaz.

praecox Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 20-01-2008, 17:10   #9
Kaybettik...
 
praecox's Avatar
 
Giriş Tarihi: 12-06-2006
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 4,605
Galeri: 21
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi sukranayalp Mesajı Göster
Öyleyse benim sorduğum sorulara cevap verebilir misiniz?
Bunları yanıtlayın.
Evrimleşme ve yaşam enerjisinin oluşumu süreci içinde havada önce 02 var mıydı ya da yok muydu?
Ya da önce fotosentezle o2 üretimi yapan bitkiler orataya çıktı da ondan sonra mı havadaki 02 gazı diye bir gaz ortaya çıktı.? Bunun cevabını verin bana.
Evet paleantholojiyle ilgilenirseniz o zaman neden devsa eğreliti otları oluştuğunu, neden hayatın suda bir müddet devam ettiğini, sonra bu devasa bitkilerin sağladığı oksijenle karaya çıktıkları biliniyor.

Bence siz biraz paleantholojiyi araştırın oksijenin oluşumu evet bu bağlamda ne var ki bitkiler mal edilir...

praecox Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 20-01-2008, 17:15   #10
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 08-12-2006
Şehir: istanbul
Mesajlar: 1,239
Öncelikle benim sorularım ve bakış açılarım safsata değildir Praecox bey.

Bakış açımı nelere bağlı olarak geliştirdiğimi en son yazdığım mesaj daha iyi anlatmaktadır.

Yağmur ormanları ise adı üstünde dünya su döngüsüne yardım ederler. Su buharının karaya ulaşması ve bitkileri yeşertmede görevleri üzerine bir ad almışlardır. Bizim Karadeniz ormanlarımız gibi. Onlar da bir yağmur ormanlarıdır. Ama kalkıp kimse bu ormanlara oranın buranın ciğeri demez. Gerçeklerle ve pratik olaylarla düşünmenizi tavsiye ederim.


Yukarıda yazdığım soruyu size de soruyorum. Bunu cevaplandırın. Benim elimdeki kaynaklarda önce yeşil bitkilerin ortaya çıktığı ve havaya 02 yüklediğine dair bir bilgi kesinlikle yok. Sizin elinizde varsa ve bunu kaynağı ile belirtirseniz çok memnun olacağım.

sukranayalp Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 20-01-2008, 17:33   #11
Ağaç Dostu
 
herbaryum's Avatar
 
Giriş Tarihi: 26-01-2006
Şehir: Ankara
Mesajlar: 1,367
Galeri: 49
Bildiğim kadarı ile oksijen dünya oluştuğundan beridir var olan bir element, ancak daha önceleri diğer elementlerle bağlanmış halde bulunan oksijen fotosentezle birlikte serbest hale geçmiştir. Yani daha önce havada serbest oksijen yoktu ancak fotosentezle serbest hale geçti.

herbaryum Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 20-01-2008, 19:28   #12
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 08-12-2006
Şehir: istanbul
Mesajlar: 1,239
Aağaçların oksijen üretimi konusunda Amerika'da bir deneme yapılmıştı. Tam olarak yılını hatırlamasam da yaklaşık olarak bundan 12-15 yıl önce olabilir.

Suni bir gökkubbe ortamında dikilen ağaçların, izole edilmiş bu ortama, canlıların yaşamı için gerekli olan oksijeni üretip üretmedikleri incelenmiş ve sonuç olarak ağaçlar sağlıklı ve canlı kaldıkları halde gökkubbenin içindeki oksijen miktarı ilerleyen günlere doğru orantılı olarak düşmüştür.

Kısaca; yapılan bu deneme (ağaçlar, çalılar, oksijen üreticiler her ne dersek diyelim) bu tezi ispatlayamamıştır.

sukranayalp Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 20-01-2008, 19:37   #13
Ağaç Dostu
 
herbaryum's Avatar
 
Giriş Tarihi: 26-01-2006
Şehir: Ankara
Mesajlar: 1,367
Galeri: 49
Şükran hanım bulabildiğim güzel bir kaynak, bir inceleyin isterseniz. http://en.wikipedia.org/wiki/Oxygen

herbaryum Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 11-12-2008, 23:47   #14
Ağaçsever
 
ilahi morluk's Avatar
 
Giriş Tarihi: 09-08-2007
Şehir: istanbul/ısparta
Mesajlar: 68
Bu tartışmanın sonucu nedir çok merak ediyorum?

ilahi morluk Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 03-03-2009, 20:21   #15
Ağaç Dostu.
 
Giriş Tarihi: 17-01-2009
Şehir: YALOVA
Mesajlar: 3,618
Galeri: 45
Oksijen, CO2, Bitkiler ve fotosentez. Bir yıl sonra bu tartışmada tuzum olsun. Çünki konu ilginç. Tek cümle ile "Hayatın temeli FOTOSENTEZ dir." Fotosentez aynı zamanda ışık (Güneş) enerjisinin diğer enerji türlerine dönüşmesinden başka birşey değildir. Bu enerji dönüşümü için mutlak gerkli olan da Yeşil Bitkiler dir. Enteresan bir nokta da şudur ki; bu gün kullandığımız fosil yakıt enerjilerinin tümü milyonlarca yıl önceki güneş enerjisidir. Milyonlarca yıl önceki güneş enerjisi Fotosentez ile depolanmıştır.

Bitkiler de tüm canlılar gibi solunum yaparlar. Dolayısıyla O2 alıp CO2 verirler. Diğer deyimle yaşamaları için gündüz yapmış oldukları ışık enerjisi birikimi olan besin maddelerini gece o2 alarak yakar ve enerji ihtiyaçlarını sağlarlar. Kısaca solunum yaparlar. Solunum esnsında sıcaklık önemli etkileyicidir. Diğer deyişle gece sıcaklıkları artınca solunum oranı ve solunum hızı artar ve daha fazla besin yakılır.

Bunun sonucu olarak gece sıcaklığının düşük olduğu yayla iklimlerinde üretilen meyveler daha tatlıdır, çiçekler daha parlaktır. Bitki yetiştiriciliğinde kaliteli meyve, sebze, çiçekler için uzmanlar gece sıcaklıklarının düşük olmasını önerirler. Bu nedenle dünyanın en güzel gülleri And dağlarının yaylalarında yetişen Ekvador gülleridir.! Aynı zamanda Isparta yaylasının elmalarıdır!.


Düzenleyen kgursan : 03-03-2009 saat 20:23 Neden: kelime hatası
kgursan Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 01-05-2009, 00:17   #16
Ağaç Dostu
 
Zeytinci's Avatar
 
Giriş Tarihi: 24-12-2008
Şehir: İzmir/Kaynarpınar
Mesajlar: 1,147
Sn. Kgursan,

Önceki mesajınızla bağlantılı olarak cevaplarsanız sevinirim. Ağacın kabuğu ve kabuğun altındaki odunsu gövde ağacın beslenmesinde nasıl bir rol oynamaktadır?

Topraktan alınan besinler, ışık, fotosentez, solunum, besin yakılması vs. Bu döngü (çevrim) içerisinde kim ne görev yapıyor.

Örneğin su yürüdüğü mevsimde bir ağacı budadığınızda kestiğiniz dalın kabuğu sıvıyı (katran sürerseniz) emiyor. Odunsu gövde ortası sulanıyor (besi suyu salıyor).

Yanıtlarsanız hora geçer.
Şimdiden teşekkür ederim.

Zeytinci Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Cevapla

Konu Araçları
Mod Seç

Gönderme Kuralları
Yeni konu gönderemezsiniz
Konulara yanıt veremezsiniz
Ek dosya yükleyemezsiniz
Kendi gönderilerinizi düzenleyemezsiniz

BB code Açık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2. Şu an saat: 05:41.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Forum vBulletin Version 3.8.5 Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0
agaclar.net © 2004 - 2019