agaclar.net

Geri Dön   agaclar.net > Hayvanlar > Evcil Hayvanlar > Balıklar
(https)




Reklam


Beğeni Düzeni6Beğeniler
  • 1 Gönderen B.Unver
  • 1 Gönderen B.Unver
  • 1 Gönderen B.Unver
  • 1 Gönderen B.Unver
  • 1 Gönderen B.Unver
  • 1 Gönderen B.Unver

Cevapla
 
Bookmark and Share Dış Bağlantılar Konu Araçları Mod Seç
Eski 30-03-2012, 21:04   #1
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 31-10-2011
Şehir: İSTANBUL
Mesajlar: 205
Galeri: 2
Discus Rehberi (Hazırlanış 2005)

Sevgili ağaçlar net formunun diskus severleri, 2005 yılında İstanbul Akvaryum Klübü için Ali Osman Felek Bey ile hazırladığımız Discus Rehberi adı altında discus ile hobi olarak ilgilenen arkadaşlara kolaylık olması amacı ile bir dizi yazı yazmıştım.

Aslında elimde Pdf doyası olarak var ama kalıcı olmaı amacı ile bu forma eklemek istedim.

 
B.Unver Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 30-03-2012, 21:05   #2
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 31-10-2011
Şehir: İSTANBUL
Mesajlar: 205
Galeri: 2
Discus Rehberi 1 : Giriş
Doğal İstekler:
Diskus; Güney Amerika�nın Amazon havzasının birçok nehir kolunda asidik ve temiz sularda, su kenarlarında oldukça yoğun ağaç köklerinin olduğu, su değerleri oturmuş ama oldukça temiz, ortalama sıcaklığın 30ºC - 32ºC olduğu, Blackwater olarak adlandırılan (4 pH ve 10 Ms) ki Heckel Diskus'un bulunduğu sular (Rio Negro), berrak su olarak adlandırılan (pH 5-6 Ms 15) Rio Xingu, Rio Tabajos ve beyaz su olarak adlandırılan (pH 6,4-7 Ms 25-60) Rio Solimoes, Rio Maderia ve Rio Branco nehir sistemlerindeki sularda yaşar.
Doğal ortamlarında üreme dönemleri, amazon yağmurlarının yağmaya başladığı (Aralık-Nisan ayları arasında), bulundukları yerlere göre değişmekle beraber, sıcaklığın 25ºC - 26ºC ye kadar indiği, suların yağmurun etkisi ile daha yumuşak ve asidik bir hal aldığı dönemde üremeye geçerler.
Tabi ki tank üretimi ırklar birçok nesilden beri akvaryum ortamında ve değişik üreticilerin, değişik uyguladıkları yöntemler ile üretildikleri için değişik su şartlarına adaptasyon sağlamışlardır.
Bu yüzden diskus; akvaryum ortamında pH 4-7,5 derece, Karbonat Sertliği (kH) 3-10dH, Toplam Sertlik (Gh) 50-200 mg/L aralıklara adapte olabilmekle beraber, ideal olarak pH 6,5 (asidik), Kh 3 dh, Gh 0-50 mg/L (yumuşak su) su parametrelerinde yaşatılması gerekmektedir.

Sıcaklık İstekleri:
Doğal ortamları göz önünde bulundurulursa diskus amazon yağmurları zamanında bulundukları bölgelere göre değişmekle beraber 25ºC-26ºC su sıcaklıklarında hayatlarını devam ettirdikleri gibi üremeye de geçmektedirler. Ancak bu yağmurların dışında kalan çoğu zaman, su sıcaklığı 30ºC-32ºC olmaktadır.
Evlerimizde bulunan diskusların çoğu ise tank üretimi diskuslardır. Akvaryum ortamında ise hastalıklar çok çabuk üreyebildikleri için sıcaklık istekleri artmaktadır. 25,5ºC su sıcaklığında diskusun devamlı tutulması, diskusun bu sıcaklıkta hastalığa yakalanma riskini oldukça arttırmaktadır. Onun için diskuslar minimum 27ºC de tutulmalı, ancak en ideal ve güvenilir sıcaklık 29ºC - 30ºC olmalıdır. Benim size tavsiyem 30ºC de sabit tutmanızdır.

Su İstekleri ve Su Kimyası:

PH:
pH skalasında 7 pH nötr, bunun üstündeki değerler alkalin (7-14), altındaki değerler asidik (0-7) değerlerdir. Suyun asidik olmasına birçok unsur neden olmakla beraber, sudaki çözülmüş CO2 (Karbondioksit) oranı ne kadar fazla ise PH derecesini nötrden asidiğe çevirir. Aşırı yemlemenin de etkisi vardır.
Diskus pH isteği olarak hafif asidik suları tercih eder. Onun için ideal pH değeri 6,5 derecedir. Ancak pH 4-7,5 aralığında da yaşarlar. Bununla beraber; pH�ın 5,5 derecenin altında olması diskusu strese sokar. Üretimde ise pH 5,5-6 arasında idealdir.
Eğer diskus yetiştirmeye yeni başladıysanız ve şebeke suyu değeriniz pH 7-7,5 geliyor ise pH ile oynamamanızı tavsiye ederim. Diskus asidik sulardan hoşlanmakla beraber, eğer pH değeri stabil tutulamaz ise, değişik pH oynamalarından strese girecek ve hasta olacaktır. Onun için pH değerini değiştirirken özellikle bu işe yeni başlayanların dikkatli olması ve Fosforik Asit, Hidroklorik Asit, Gazoz Asidi gibi saf, sudaki pH değerlerini biranda keskin bir şekilde düşüren kimyasalları akvaryumda uygulamamalarını öneririm. Çünkü aşırı pH oynamalarında, diskus pH şokuna girecek ve sonuç itibariyle ölümler olacaktır. pH derecesi 7�den 6�ya indiği zaman balık üzerinde 10 kat fazla etki yaparken, pH 6�dan pH 5�e indiği zaman 100 kat etki yapmaktadır. Hele hele siz pH derecesini pH 6�dan bir anda pH 4,5�a indirirseniz sonuç kesin ölümcül olur. Onun için eğer pH değeriniz ile oynamaya karar verirseniz yukarda saydığım kimyasallardan daha güvenli ve akvaryumcularda satılan aparatları kullanmanızı tavsiye ederim.
Sudaki pH�ın stabil kalmasını sağlayan faktör Karbonat Sertliği (Kh) değeridir. Bu suda tampon görevi görerek suyun aynı pH derecesinde kalmasını sağlar. Dolayısı ile Kh ve pH doğru orantılıdır. Kh düştükçe pH�ta o oranda düşer veya Kh�ın çok düşük olduğu sularda dengesizleşir.

Karbonat Sertliği (Kh):
Karbonat sertliği, sudaki bikarbonat (HCO3) iyonlarının konsantrasyonunun bir ölçüsüdür. Karbonat sertliği, akvaryum balıkları için tehlikeli olan ani pH değişimlerine karşı tampon görevi yapar; diskus için Kh değeri 3 dh-6dh arası idealdir. Böylelikle pH�ınızı 6,5-7,5 derece arasında sabit tutabilirsiniz. Üretimde ise Kh 1 dh-3 dh arasında idealdir.

Toplam Sertlik (Gh):
Suda çözünmüş birçok tuzdan ağırlıklı olarak, Kalsiyum Karbonat ve noncarbonat olan magnezyum tuzları, suyun toplam sertliğini oluşturur.
Yavru ve gelişmekte olan Diskusların gelişimi için gerekli olan Gh terimsel kavramı içindeki Kalsiyum Karbonat iskelet gelişimi için, noncarbonat olan magnesium ise yavruların vücut gelişimi için oldukça önem taşıdığından ölçümleri kesinlikle yapılmalıdır.
Yavru ve orta boy diskusların gelişimleri için Gh değeriniz 100-200 mg/L, üretim amaçlı ayırdığınız anaçlar için Gh değeriniz 50-100 mg/L arasında olmalıdır. Yüksek Gh, yani sert suda diskus anaçlarının döl yolları tıkanmaktadır.

İletkenlik (Conductivity):
İletkenliğe su içindeki inorganik çözülmüş tuz oranı etki eder. Milisiemens ve microsiemens olarak ölçülür. Diskus ve özellikle diskus üretiminde microsiemens (ms/cm) cinsinden ölçüm yapılır. Üretim için genel değer 50-80 microsiemens olmakla beraber, çiftlerin özelliklerinden özelliklerine bu oran yukarı ya çıkabilir. Ancak genel olarak üretimde 50-180 microsiemens arası değer önerilir. Yumurtalar 180 microsiemensten sonra beyaz şeffaf bir hal alır, küflenir ve larvalar yumurtlardan çıkamaz. Çok düşük (30-50 microsiemens) oranlarda da yumurtalarda buruşmalar olur. Bunun nedeni yumurta iç ve dış osomatik basıncı farklılığındandır. Onun için çiftlerin özellikleri keşfedilene kadar, değişik microsiemenslerde denemeler yapılarak, yumurta iç ve dış osomatik basıncının eşit olduğu ölçüm bulunulmaya çalışılır.

Su Sertlik Tablosu:
İletkenlik(Conductivity), Toplam Sertlik ve Karbonat Sertliği ilişkisi
dH microsiemens (ms/cm) mg/L CaCO3 Su Discus için
3 0-140 0-50 Yumuşak Üretim
3-6 140-300 50-100 Orta Yumuşak Anaçlar, discus besleme, yavru gelişimi
6-12 300-500 100-200 Hafif Sert Discus besleme, yavru gelişimi
12-18 500-640 200-300 Orta Sert Yavru gelişimi(üreticinin uyguladığı yönteme bağlıdır)
18-25 640-840 300-450 Sert Yavru gelişimi(üreticinin uyguladığı yönteme bağlıdır)
> 25 > 840 > 450 Çok Sert

Suyu Nasıl Yumuşatabilirim?

Reverse Ozmosis cihazı, resin (reçine) filtre, yağmur veya kar suyu kullanımı ile suyu yumuşatabiliriz.

1-Reverse Ozmosis (Ters ozmos):
Çalışma Prensibi: Ters ozmos işleminin çalışma prensibi cihaz üzerinde bulunan membranlar sayesindedir. Su membranlar üzerinde bulunan 2x10-6 mm çapındaki gözeneklerden, yüksek basınç altında geçmeye zorlanır. Bu işlem esnasında su molekülleri ve bazı inorganik moleküller bu gözeneklerden geçebilirken, suyun içindeki maddelerin çoğu bu gözeneklerden geçemez ve konsantre su olarak dışarı atılır. Yapılan bu işlem diğer filitrasyon sistemlerine göre istenilen kapasitede çok daha iyi su kalitesi elde etmeye olanak verir. Ağırlıklı olarak CTA (Cellulose Triacetate) ve TFC (Thin Film Composite) özellikli membrane�lerden, diskus için TFC (Thin Film Composite) özellikli olanının kullanılması üretim ve bakım için önem arz eder. Çünkü TFC özellikli membrane'ler daha küçük gözeneklere sahip oldukları için daha fazla oranda tuz sudan alırlar ve bakterileri tutarlar.
Böylelikle saf bir su özelliğindeki ozmos cihazından alınan su ile şebeke suyunuzun aşılanması ile suyunuz yumuşatılır. Yani Eğer akvaryumunuz 100lt ise 50lt şebeke suyu ve 50lt ozmos dan alınan su (saf su) aşılanır ise Gh değeriniz yarıya inecektir. Böylelikle 100-200 Mg/L olan şebeke suyunuz 50-100 mg/L ye düşecek böylece suyunuz yumuşayacaktır. Dolayısı ile Kh değerinizde 6 dh ise 3 dh değerine inecek, buna paralel olarak sudaki erimiş CO2 oranının etkisiyle de (daha değişik etkilerde olacaktır) daha asidik bir suya sahip olacaksınız.
2-Reçine Filtre(Ion Exchange resin):
Bu tür bir filtreyi diskus için tavsiye etmemekteyim. Eğer illaki su yumuşatılması için bir filtre alınması gerekiyorsa, en ideali reverse ozmos filtrelerdir.
3-Yağmur veya kar suyu:
Yağmur sularını veya kar sularını biriktirerek, kaynattıktan sonra akvaryumunuzda kullanabilirisiniz. Yağmur veya kar suyunun mineralsiz saf bir su olduğundan, aşılama ile suyunuzu yumuşatabilirsiniz.

Nasıl PH�ı düşürebilirim?

Benim önerim,
1-Peat kullanımı: Peat gerçekten diskusun doğal su isteğini sağlayan bir materyaldir. Suya fulvic ve humic asit verir, doğal bir reçine filtre görevi görür ve Karbonat sertliğini düşürür. Peat kullanımında filtrenizin içine peat�i kadın çorabı veya filtre torbalarına koyarak kullanın. Peat genelde bahçe toprağı satan yerlerde ve pet shoplarda bulunur. Benim önerim kesinlikle markasına güvendiğiniz peatleri pet shoplardan almanızdır. Ancak suyu sarartması, hafif çay rengi alması da bazı kişilerin hoşuna gitmemektedir. Ama unutulmamalıdır ki doğal ortamlarındaki su da bu renk veya bu renge yakındır. Peat kullanımı ile beraber PH ölçümleri de düzenli yapılmalıdır.
2-Ters ozmos filtreden alınan saf su ile veya yağmur suyu, kar suyu kullanılarak aşılanan şebeke suyunun Kh oranı düştüğü için asidik olacaktır. PH ölçümü yaptığınızda istediğiniz düşük Kh oranına karşın PH sizi tatmin etmediyse ilave asit ekleme yapıp, bu oranı aşağı çekebilirsiniz.
Not: Akvaryumda amaçladığınız pH düşürme işlemlerinde eğer asit kullanımı yapacaksanız, digital pH metre ile ölçümü önce ayrı bir kapta oranlayarak yapmanızı ve saf kullanacağınız asitleri (Fosforik asit, Hidroklorik asit) direk akvaryum ortamında kullanmamanızı tavsiye ederim. Benim önerim kesinlikle pet shoplarda satılan ve kullanımı daha güvenilir olan pH düşürücüler almanızdır. pH değerini düşürürken eğer Kh değeriniz yüksek ise pH önce düşecek, daha sonra tekrar yukarı çıkacaktır. Onun için Kh�ı önce veya beraberce düşüren aparatlar alın veya yukarıdaki yöntemleri uygulayın.

Bora Ünver 15-04-2005

B.Unver Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 30-03-2012, 21:06   #3
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 31-10-2011
Şehir: İSTANBUL
Mesajlar: 205
Galeri: 2
Discus Rehberi 2 : Beslenme ve Büyüme
Diskus balıkları doğada yüksek protein içerikli su piresi, sinek larvaları, tatlı su karidesleri gibi canlılarla beslenir. Bizlerde yem olarak bu tür yemlere alternatif hazır ve dondurulmuş steril yemleri tercih edebiliriz. Diskus balıkları sindirimi çok hassas bir yapıdadır. Parazitler sürekli fırsat kollamaktadırlar. Yürek gibi sindirimi bozan, iç parazitlerin gelişmesine olanak sağlayan yemlerden kaçınılmalıdır. Beslenme yavru balıklarda 4 saat gibi aralıklarla ve günde minimum 4 öğün yapılabilir. Bu yemleme oranının artırılması yavrunun hızlı gelişimi lehinedir. Yalnız bu yemleme oranına göre günlük su değişimi de artırılmalıdır. Çünkü protein içerikli yapılan yemlemelerde su çok fazla kirlendiğinden suyun nitrit ve nitrat değerlerinde hızlı yükselişler olur. Yemleme ve su değişimi orantılı olarak yapılmalıdır. Yavrulara çeşitli yemleme yapılabilir.
Örneğin bir haftalık bir periyot içersinde yavrulara steril dondurulmuş kurt ya da sivrisinek larvası, toprakta yetiştirilen beyaz kurtlardan, haşlanmış ıspanak, evimizde yaptığımız hazır yemlerden yedirebiliriz. Toprakta yetiştirilen beyaz kurtların temiz olmasına ve temiz şartlarda üretiminin devamlılığına dikkat edilmelidir. Açık havada ya da açık ortamlarda çeşitli hastalık sporlarını alabilirler. Bu tip yemlemeyi haftanın iki günü ara öğünler olarak verebiliriz.
Hazır yapılan yemlerde ise yemin içersine protein ihtiyacı için karides, soya proteini ve antiseptik özelliğinden dolayı sarımsak suyu, yüksek kalori içeriği açısından az miktarda fındık yağı, çeşitli vitamin ve mineralleri içeren multivitamin içerikli ilaçları, amino grup asit, deri tabakasının güçlenmesi ve canlı renklere sahip olması için beta karoten ilave edebiliriz.
Yavru diskuslar yetişkin diskuslara oranla yediklerini daha hızlı sindirmekteler. Bu sindirim sonucu çıkan dışkıları da sürekli sifonlamak sağlıklı bir akvaryum ortamı için faydalıdır. İşte bu noktada taban malzemesi gerek parazitlerin, gerek pisliklerin tutunması açısından ve dip sifonlamayı zorlaştırması bakımından dezavantaj yaratır. Bu yüzden yavru diskusların gençliğe adım attığı (8�9)cm gibi ölçülere gelene dek tabanında kum olan akvaryumlarda bakılmaması taraftarıyım. Fakat uygun koşulları oluşturmak imkansız değildir. Kumu çok fazla derin tutmayarak sifonlamada işimizi kolaylaştırmış oluruz. Her gün tabanı sifonlayarak akvaryumumuzu ilk kurulum günlerindeki kadar temiz tutabiliriz.
Diskus yavrusuna bakım olarak ne kadar emek verirseniz karşılığını size o kadar fazla verecektir. Düşük nitrat değerleri hücre bölünmesini hızlandıracak ve sağlıklı diskuslar yetişmesine olanak sağlayacaktır. Düşük değerleri yakalamanın yolu da düzenli ve programlı su değişiminden geçmektedir. Ayrıca yavru diskuslar için yem yaparken bazı amino asitleri ve mineralleri bulundurulması hızlı hücre bölünmesi açısından önemlidir. İskelet yapısını oluşturmak için bu orantıda ve yeterli miktarda kalsiyum ilavesi de yapılmalıdır. Büyüme akvaryumlarında ph değeri (7.0,7.5) aralığında seyredebilir. Doğal olarak yüksek kh değerindeki büyütme akvaryumlarında ph değeri de kendini yüksek değerlerde gösterecektir. Yetişkinliğe adım atmalarıyla ph değeri düşürülmeli maksimum 7.0 değerinde seyretmelidir. Çünkü yetişkinliğe aday olan erkek diskusların ileriye dönük üreme sorunları bu noktada başlar.
Oturmuş akvaryumlarda kh değeri tükenme içersine girer. Bu tükeniş filtrenin biyolojik anlamda yeterli yoğunluğa ulaşmasından kaynaklanır. Bu tip sularda kh kayıpları yaşandığı için omurga gelişimi de yavaş ve yetersiz olur. Mesela bu tip sularda da diskus yumurtasının larvalaşamadığı görülmektedir. Suya salınım yapan azda olsa kh değerinin artışına etki eden taban malzemesi bu noktada avantajlıdır. Ya da filtreye ph değerlerini çok fazla artırmayacak miktarda mercan kırığı koymanın yararı da olabilir. Dünya üzerinde bazı üreticiler kaliteli deniz tuzuyla da suyu aşılamakta. Yavru Ozmotik yolla bazı iz elementlerini bünyesine almakta ve gelişimlerine fayda sağlamakta.
Yetişkin diskuslarda yemleme daha az yapılmalı ve protein içerikli yemlemenin de yoğunluğu azaltılmalıdır. Balık metabolizması belli bir yemleme düzenine alıştığı için yemleme düzeni ve balığın vücut olarak ihtiyacı çok iyi karşılanmalıdır. Beslenmenin yönü birden değiştirilmemelidir. Günde iki öğün sabah ve akşam olmak üzere yapılabilir. Yine yavrulara kullanılan yemler yetişkin olanlar içinde geçerlidir. Beyaz kurt gibi yemler haftada birçok az miktarda verilmeli. Böylelikle iç organların yağlanmasını engellemiş oluruz. Üreme döneminde olan balıklar proteince zengin ve sıklıkla beslenebilir. Doğal olarak vücudun buna ihtiyacı olacaktır.
Yetersiz beslenen balıklarda vücut kendini belli edecektir. Balık hastalıklara daha az dirençli olur. Yaşlı balıklarda gözlerin dışa fırlamış olması ve vücudun uzaması yetersiz beslenmenin açmış olduğu sonuçları ortaya koyar. Bu süreçte de balık her çeşit hastalığa açık ve savunmasızdır. Uzakdoğu�da da birçok üretici maliyetleri de düşünerek doğada bulunan kurtlarla beslenme yapmaktalar. Balıklar dünya üzerinde çeşitli yerlere sevk edildiğinde gittikleri yerlerdeki beslenme rejimine alışık olmadığından dolayı bir küskünlük içersine girer. Bu noktada balık steril olmayan yemlerle beslenmenin vermiş olduğu sindirim sorunları yaşamaya başlar. Bakın burası çok önemlidir yemleme kesildikten sonra bu sorunlar ortaya çıkmaktadır. Yemleme yapıldığı sürece balığın bağışıklığı bu duruma direnç göstermektedir. Hatta balığın kuru yemi tanımaması da bu durumu destekler.
Örneğin resimdeki balık yetersiz beslenme ve su koşullarından dolayı bir zayıflama sürecine girmiş. Balığın kafa kısımlarındaki zayıflama ve çöküntülerden anlaşılacağı gibi balık Hexamita gibi fırsatçı parazitlere açık bir konumda. Balığın 3 ay önceki ve sonraki resimleri görülmektedir.




Bu yüzden balık alırken hangi kaynak üzerinden geldiğini öğrenerek ileri de yaşanabilecek sorunların bilincine varmış oluruz. Sağlıklı ve steril balıkları temin etmek hobiciler olarak bizim elimizde. Biz taleplerimizi ne yönde kullanırsak karşılığında da önümüze iyi ya da kötü olan çıkacaktır. Sağlıklı balıkların alınması hatta seçici davranmak kaliteli nesillerin geleceğini ve ülkedeki diskus geleceğini bir derece daha ileriye taşıyacaktır.

Ali Osman Felek 15-04-2005

B.Unver Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 30-03-2012, 21:06   #4
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 31-10-2011
Şehir: İSTANBUL
Mesajlar: 205
Galeri: 2
Discus Rehberi 3 : Hastalıklar
Sıkça Yaşanan Hastalıklar, Hastalıklara Neden Olan Unsurlar, Karantina Prosedürü Ve Çiftlerin Sterilizasyonu
Diskus akvaryumlarında akvaristin en fazla zorlandığı kısım Diskusun sağlıklı ve huzurlu yaşatılmasıdır. Hastalıkların birçok nedeni olabilir. İlk bakışta hasta olan balığın şu ya da bu sebepten dolayı hastalandığını rahatlıkla söyleyemeyiz, fakat balığın bazı davranışları, beslenme şartları, su kalitesi bilindiği sürece bazı sonuçları ortaya çıkartabiliriz. Genelde birçok hastalıkta iç ve dış parazitlerin etkisi büyüktür. Dış parazitler iç parazitlere oranla daha hızlı yayılımcı ve daha çabuk ölümcül olur. Balıklar genelde birçok hastalığı bünyesinde bulundurur fakat gerekli ortam (olumsuz su şartları) oluşmadığından faaliyete geçemezler.
Hastalığa yakalanmış bir balık genel belirti olarak gözlerinin dışa fırlaması, vücudunda oluşan yaralar, kararma, mukoza salgılama, objelere sürtünme, tankın içersinde huzursuzluğu, denge kaybı, bir köşeye çekilmesi, sindirimde çöküntü, yemden kesilme ile kendisini belli eder.

Bakteriyel hastalıklar
Bakteriyel enfeksiyonların başında Diskusu en fazla etkileyen "pseudomona ve Aeromonas" gurubu bakterileri gelmektedir. Bu tip enfeksiyonlar hızlı yayılım gösterdiği için hızlı ölümlere neden olabilir. Enfeksiyonlarda belirti olarak gözle kafa çıkıntısı arasında ve yüzgeçlere doğru hafif pembeleşme görülebilir. Bu pembeleşme genelde mavi tonlardaki balıklarda daha açık ve seçik bir hal alır. Renkte kararma, yüzgeçlerde parçalanma, solunumun hızlanması başlıca belirtileridir. Balık hastalığı şiddetli geçirdiği dönemde ciddi mukoza tabakası atarak, hızlı solunum yaparak, kararmış bir halde kendisini akvaryumun bir köşesinde konumlandırmaya çalışır. Bazı hallerde yan dönmeler ve denge kayıpları yaşanabilir. Denge kayıpları balığın ölüme bir adım daha yaklaştığının göstergesidir.
Tedavisinde gram negatif, gram pozitif bakterilerini elimine edebilen geniş spektrumlu antibiyotikler kullanılabilir. Örneğin tetracicilin, nitrufuran içerikli antibiyotikler çoğu zaman işe yaramaktadır. Diskus balığı bu ağır hastalık döneminde kafa kısmında bulunan kıkırdaksı dokuyu çok çabuk bir şekilde kullanır. Hastalık şiddetine bağlı olarak kafa kısmındaki çöküntü bir hafta içerisinde belirebilir. Ölen balıklara bakıldığında ciddi derecede kafada çöküntüler ve vücutta şişmelere rastlanabilir. Bakteriyel enfeksiyonlarda ph değerini düşük tutmak bakteri gelişimini yavaşlatmak için çok önemlidir. Uygun ph değeri 5.5-6.0 aralığıdır. Bazı üreticiler bu tip enfeksiyonlara mahal vermemek için ph değerlerini düşük değerlerde tutarlar. Hatta Jack Wattley ilaç kullanmadan direk ph düşüşleri yaparak balıklarını tedavi etmektedir. Bu yöntem antibiyotik kullanımının yaratacağı dezavantajları engeller.

Mantar
Genelde bu tip enfeksiyonlarda ozmotik şoklara, ani sıcaklık ve ph değişimlerine bağlı olarak gelişme gösterebilir. Bazı durumlarda kepçeyle yakalarken oluşan yaralanmalardan sonrada görülmektedir. Bu tip sporlar akvaryum ortamında mevcuttur ve balığın mukoza tabakasının zarar görmesinde hemen faaliyete geçer. Balığın üzerinde ağız ve yüzgeçlerinde beyaz pamuğumsu bir görüntü oluşturur. Bu yüzden Columnaris ile karıştırılabilir. Bazı türleri buharlaşma yoluyla ortamdaki diğer akvaryumlara yayılabilir. Tedavisinde Acriflavin ya da potasyum permanganat kullanılmalı. Permasol (potasyum permanganat)kısa süreli banyolar için idealdir.

Columnaris
Yukarıda da belirttiğim gibi bu hastalık mantar enfeksiyonlarıyla karıştırılmaktadır. Genelde belirtileri aynıdır. Ağız, kuyruk ve yüzgeçlerde beyaz pamuğumsu bir görüntü oluşur. Balık akvaryumda hafif denge kayıpları gösterebilir. Genelde tabanda ya da yüzeyde asılı vaziyette durur. Tedavisi geciktirilmeden yapılmalıdır. Balık karantinaya alınır ve ph değeri düşürülür. Çünkü Columnaris alkali sularda yaşar ve gelişim gösterir. Daha sonra balık ıslak bir havlunun üzerine yatırılarak eczaneden alacağımız rivanol ile beyaz pamuğumsu ve dokuların parçalanmış kısımlarına sürülür. Balığın gözüne kesinlikle gelmemelidir. Daha sonra sabah ve akşam olmak üzere kısa süreli potasyum permanganat banyosu yaptırılır.

Beyaz benek (Ichthyopthirius)
Beyaz benek Diskuslarda sıkça karşılaşılan bir durumdur. Bu hastalık balık üzerinde gözle rahatça görülebilir. İsminden de anlaşılacağı gibi deri üzerinde beyaz irili ufaklı benekler oluşur. Parazit belli bir olgunlaşma devresinden sonra balıktan ayrılır ve yere düşer. Uygun gelişim süresi geçtikten sonra ısıya bağlı olarak suda patlar ve yüzlerce hatta binlerce birey uygun yüzey bularak balık üzerine yerleşmeye çalışır. Genelde Diskus akvaryumlarında su sıcaklığı yüksek olduğundan daha hızlı gelişim gösterir. Balık belirti olarak kendisini objelere sürtmeye çalışır. Tedavisine gelince akvaryum ortamına her 10 litreye 1 çay kaşığı tuz uygulanır ve balıklar kısa süreli potasyum permanganat banyosu yaptırılır.

Oodinium
Genelde sıkça deniz canlılarında görünen bu hastalık Diskuslarda da rastlanmaktadır. Yavru Diskuslarda ciddi ölümlere sebebiyet verir. Balık vücudunda una bulanmış gibi sarımsı ve gri renkte bir görüntü yaratır. Sağa sola sürtünerek rahatsızlığını belli eder. İlk belirtileri olan sık nefes almayı fark etmeseniz bile sarı toz bölgeleri gördüğünüzde bu hastalıktan şüphelenebilirsiniz. İlaçtan önce akvaryumu her türlü ışıktan uzak tutun. Oodinium parazitleri fotosentez yaparak beslendiğinden ilk olarak tankın etrafını koyu renkli bir kağıt ile kaplayarak ışığı kesin. Işık almayan bir köşeye balıkların durumunu izleme imkanı verecek bir pencere açın. Piyasada oodinium'u tedavi ettiğini belirten ilaçlar vardır. Asla deniz canlıları için hazırlanmış oodinium ilaçlarını satın almayın, çünkü tuzlu sulardaki oodinium (Amyloodinium ocellatum) bakır bazlı ilaçlar ile yok ediliyor ve bakır tatlı su balıkları için yüksek oranda zehirli bir madde. Piyasada satılan oodinium ilaçlarının özellikle formalin-malachite yeşili bir karışımdan oluştuğunu kontrol edin. Bulamıyorsanız kendiniz ayrı ayrı alacağınız formalin ile malachite yeşilini karıştırın. Yumuşak sularda 10 litreye 1 mg, sert sularda 10 litreye 2 mg seklinde en az 5 gün kullanın. İlk günlerde iyileşme belirtisi görseniz bile ilacı kesmeyin. Tüm hastalıklarda olduğu gibi filtre süngerini ve aktif karbonu çıkarın tedavi boyunca. Formalin kullanırken sularınızın çok temiz olduğuna dikkat edin. Ayrıca tedavi boyunca ilaç kullanımından önce her gün en az %20 su değiştirin, çünkü oodinium nitrit-nitratların varlığında ilerleme eğilimi gösterebiliyor. Tam iyileşme gördüğünüzde tedaviyi kesin, 1 hafta sonra tekrar 3 günlük bir tedavi uygulayın.

Solungaç parazitleri
Solungaç parazitleri özellikle yavru Diskuslar için çok tehlikelidir. Genelde üretime alınan çiftlerin bu tip parazitleri için önceden tedavi edilmelidir. Çünkü birçok anaç balık bu tip parazitleri taşımasına karşın bağışıklık kazanmıştır. Yavru Diskuslar bu durumdan hemen etkilenir ve hızlı ölümler gözlenebilir. Belirti olarak gerek yetişkin ve gerek yavru balıklarda solungaçlarda hızlı açılıp kapanma(zor solunum),tankın içersinde sinirli dolaşım, solungaç kapaklarının biri çalışırken diğerinin kapalı kalması, objelere sürtünme, ara sıra renk koyulaştırarak bu durumu belli etmeye çalışır. Normalde yetişkin bir Diskusun solungaç kapakları dakikada 60�70 kez açılıp kapanması normaldir. Yavru Diskuslarda bu sayı artabilir. Bazı durumlarda yemlemeye bağlı olarak sindirimin sıkıştırmasıyla solunumda hızlanmalar tespit edilebilir. Bu durum solungaç parazitleriyle karıştırılmamalıdır.

Solungaç parazitlerinden kurtulmak için tankta tuz kullanmıyorsanız en az 3 hafta boyunca tuz kullanın, 19 litreye bir çorba kaşığı tuz ölçüsünde. Ardından %50 oranında özellikle tabandan su çekin, filtrenin süngerlerini temizleyin, kumları tuz ile yıkayıp iyice durulayın ve tank camının iç kısmını bez ile silin ve oksijeni arttırın. Bunlar parazit popülasyonunu büyük oranda azaltacaktır. Ardından ilaç tedavisine geçin. Piyasadan bulabilirseniz çinkosu olmayan bir formalin-malachite yeşili solüsyon alın. Bulamıyorsanız, çinko içermeyen formalin alın ve her 4 litreye 10�15 damla damlatın. Hassas balıklar için 10, diğerleri için 15 damla kullanın. Formalini en fazla 30 dakika çok iyi havalandıracağınız tankta bırakın, ardından %70 oranında su değiştirin. Tanktaki balıkların birkaç saat rahatlamasını bekleyin ve ilk 2 gün 10 litreye 2 damla malachite yeşili damlatın. Üçüncü gün 10 litreye 1 damla malachite yeşili damlatın ve gene %50 oranında su değiştirin. Beş gün bekleyin ve malachite yeşilini aynı oranlarla uygulayın tekrardan. Bunun nedeni 5 güne kadar kuluçkaya yatmış olan yumurtalar varsa çıktıklarında tekrar çoğalabilirler. Hiçbir ilaç yumurta evresinde olan bir parazite etki etmez. Eğer yavrularınızın parazitlerden etkilendiğinden şüpheleniyorsanız onları 4 litreye 3 damla formalin veya malachite yeşili damlatılmış temiz su dolu bir kapta 10 dakika bekletin. Süre 10 dakikayı geçmesin. Banyodan sonra tamamı temiz su dolu bir tanka alın, yavruların çoğu kurtulacaktır.

Hexamita
Hexamita (Hexamita Octemitus Spironucleus)kafa kısmında deliklere neden olur. Çoğu kaynakta bu hastalığın bir sindirim hastalığı olduğundan bahsedilmektedir. Bu tip hastalıkları genelde şiddetli hastalık geçiren ya da yetersiz beslenmeye bağlı olarak zaman içersinde oluşan kafadaki çöküntü neden olur. Balık tüm ihtiyacını buradaki dokudan temiz etmiştir ve fırsatçı hexamitanın saldırısına maruz kalır. Kafa kısmında kıkırdaksı kısımlarda delikler oyuklar oluşmaya başlar. İlerleyen safhalarında gözlerinin üzerine bir sıvı süzülür. Kafa kısmındaki bazı ufak delikler bu durumla karıştırılmamalıdır. Bu delikler yaş göstergesi de olabilir. Hastalığı ağır geçiren balıklarda tedavi süresi uzatılmalı ve asıl tedaviden ziyade vitamin ve mineralce zengin içerikli besinlerle beslenerek kafa kısmındaki kıkırdaksı dokunun yeniden oluşturulmasına yardımcı olunmalıdır.
İlaç tedavisi olarak 50 litre suya eczaneden alacağımız Flagly isimli ilaçtan bir tablet (500mg) kullanarak tedaviye başlanır. Sıcaklık 31�32 ºC�ye çıkartılır. Balık tedaviye cevap verene dek sürdürülür. Yem yemeye başlamasıyla yemlerine vitamin ve mineral içerikli ilaçlar damlatarak kafa kısmındaki oluşan çöküntü giderilmeye çalışılır. Bu tip balıklar sıkı bir denetim içerisinde olmalıdır. Çünkü Diskusların sindirimleri çok zayıftır. Her an durum eskisine dönebilir. Yemlerine eser miktarda flagly ilave edilerek tedavi sürdürülmelidir. Kısacası bu hastalıkta Diskusun uzun bir tedavi süreci beklemektedir.
Resimdeki balık öncesinde geçirdiği hastalık neticesinde kafa kısmında çöküntü oluşmuştur. Hexamita gibi fırsatçı parazitlere açık konumdadır.

B.Unver Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 30-03-2012, 21:07   #5
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 31-10-2011
Şehir: İSTANBUL
Mesajlar: 205
Galeri: 2
Hastalıklara Neden Olan Unsurlar

Balık Alırken Dikkat Edilmesi Gereken Durumlar
Yeni alınan balıklarda sağlık koşullarına birkaç detaya bakarak anlayabiliriz. Sağlıklı ve büyümeye aday bir Diskus form ve görüntü olarak düzgün olmasına özen gösterilmelidir. Sağlıklı balık yeme olan ilgisinden, renginden, parlak görüntüsünden anlaşılır. Aynı dönem yetiştirilmiş kardeşler renginden ve vücut yapılarından anlaşılabilir. Gerek yavru gerekse yetişkin balıklarda yuvarlak oluşuna özen gösterilmelidir. İleride üretim amaçlanıyorsa kardeş balıkların eş tutmaması açısından farklı türler karışık beslenebilir.

Yeni Getirilen Balıklar, Karantina Uygulamasının Yapılmaması
Öncelikle bir Diskus severin karantina akvaryumu bulundurması gelecekte yaşayabileceği hastalık sorunlarına karşı çok önemlidir. Kurulumu uzun süre olmuş ve oturmuş bir sisteme dışarıdan balık eklemeden önce bu balıkları muhakkak karantina akvaryumunda en az 4 en fazla 6 hafta kadar tutulması gerekmektedir. Bu birçok akvarist tarafından genelde yapılması zor ve gereksiz gibi görünse de gelecekte sorun yaşamamak ve belli bir prensipte, sağlıklı balıklar yaşatmak adına en önemlisi, sağlıklı bir ekosistem adına çok önemlidir. Çünkü akvaryumda sadece Diskusları değil Diskuslara tank arkadaşlığı yapan diğer canlıları da düşünmemiz gerekmektedir. Hastalık yaşanmadan tedbirimizi ve önlemimizi almak bizim elimizdedir. Yeni gelen balıklarda karantina uygulaması sırasında sırayla iç ve dış parazitlerin tedavisi yapılmalıdır. İç parazitler için eczaneden alacağımız Flagly 'den 50 litreye bir tablet(500mg) atarak bir hafta kadar iç parazit tedavisi yapabiliriz. Dış parazitler içinse formalin ya da melachit yeşili banyosu yaptırılabilir. Karantinada bu kadar uzun süreli yapılan tedavilerden balık olumsuz yönde etkilenebilir ve strese girebilir. Bu yüzden karantina akvaryumunda normal ortamı aratmayacak plastik bitkiler ve arkasına saklanabilecekleri seramik huniler kullanılabilir. Kütük koyarak düşük filtrasyon gücüne sahip karantina akvaryumlarının mevcut su yapısı bozulmamalıdır. Karantina tankımız minimum 50 litre ve hava hortumuyla çalışan sünger filtreye bağlanarak filtre edilebilir. Antibiyotik uygulamalarında doz aşımlarından korkulmamalı, ilaç oranları, su değişim oranları, eksiksiz ve tam olarak yapılmalıdır. Bu uygulamalar tam anlamıyla yapılmadığı takdirde başarı oranı düşük olacaktır.

Düzensiz Su Değişimleri, Yüksek Değerlerdeki Nitrit, Nitrat Değerleri
Akvaryumlarımızda belli bir su değişim programı çizerek düzenli su değişimleri yapılmalıdır. Bu sağlıklı bir akvaryum ortamı adına çok önemlidir. Yüksek değerlerdeki nitrit ve nitrat Diskusların bağışıklık sistemine zarar vererek birçok hastalığa açık duruma gelmesine neden olur. Bu değerler belli aralıklarla test kitleriyle kontrol edilmelidir.
Su Değişimlerinde, Suyun Akvaryum Suyuyla Sıcaklık, pH, Gh, Kh Değeri Bakımından Ayarlanamaması
Su değişimleri yaparken de su değerlerimizin akvaryum suyumuza olabildiğince yaklaştırarak yaşanabilecek sorunları kısıtlamış olabiliriz. Ph değerlerini ufak asit ayarlamalarıyla ayrı kaplarda(su dinlendirme kaplarında) akvaryum değerlerine yaklaştırmalıyız. Su sıcaklığı ve ph değeri çok önemlidir. Balık genelde ilk sersemlemeyi bu değerlerin birbirine yakın olmayışından dolayı yaşamaktadır. Kış aylarında akvaryum sıcaklığının oda ısısına oranla daha sıcak kalması sudaki buharlaşmayı artırabilir ve beraberinde genel sertliği de artırabilir. Gh ölçümlerinde değerlerin yüksek çıkması kafamızı karıştırmasın. Su değişimi yaparken düşük Gh değerlerindeki su hem yağmuru andırması bakımından hem de üremeyi tetikleyici olması açısından faydalıdır.
Hatalı Balık Transferleri (Ozmotik Şok)
Balık transferlerine gelince genelde sorunların başı yeni kurulan akvaryumlarda bu noktada başlamaktadır. Aceleci davranarak erkenden akvaryum ortamına salınan balık ozmotik yoğunluk ve ph değerinin farklı oluşunu genelde tolore edemez. Balık mukoza vererek bu durumu doğrular. Balık transfer ederken balığın geldiği su şartları çokça önemlidir. Çünkü balık düşük ph değerindeki bir ortamdan alındıysa su şartlarınızın da bu değerlere yakın olması gerekmektedir. Günlük 0,5 ph değişimi Diskusu strese sokabilir ve daha fazla ph salınımları ölümlere yol açabilir. Su şartlarımız ayarlandıktan sonra balığımızı bulunduğu poşetle ya da kabın içersindeki suyla beraber ilave edileceği ortamın suyuna konularak ısı eşitlemesi yapılır. Yaklaşık yarım saat gibi bir süre geçtikten sonra azar azar poşetin yahut kabın içersine su alınır. İki farklı suyun ph değeri bu su ilavelerinde çabucak eşitlenmeye başlar,fakat iletkenlik hemen eşitlenmez. Bu su takviyeleri çok az oranda ve 15 'er dakika aralıklarla 3 saat kadar yapılabilir. Böylelikle balıklarımızı ozmotik şoka uğratmadan transfer etmiş oluruz.
Örneğin resimdeki balıklar hatalı transfer yüzünden ozmotik şoka maruz kalmış ve ciddi şekilde enfeksiyona yakalanmıştır.



Bitki Çürümeleri, Aşırı Kütük Kullanımı
Akvaryumumuz bitkili bir akvaryumsa bitkilerin durumu çok iyi kontrol edilmelidir. Çürüyen bitkiler suya hızlı bir şekilde amonyak vererek su değerlerinin bozulmasına neden olur. Yine aynı şekilde fazlaca kütük kullanımı da su değerlerinin bozulmasında yeterlidir. Çok fazla suyu sarartan kütükler tercih edilmemelidir ya da gereken periyotlardan geçirdikten sonra kullanılmalıdır. Suyun çok fazla sararmasında taban bitkilerinin ışık alma gücü zayıflar ve bitkilerin gelişim sorunu göstermesine ya da bozulup çürümesine neden olabilir. Su değerleri bozulan bir akvaryumda balıklar hastalıklara daha açık olacaklardır.
Artezyen Suyu Kullanılması Ve Yer Altında Sağlıksız Su Kaynaklarının Bu Suyla Karışması
Artezyen suyu kullanılıyorsa önce bu suyun pataloijk anlamda sağlık onayı alınması, bu onayı aldıktan sonrada suyun filtre edilmesi gerekmektedir. Ayrıca bu suyun değerleri test edilmeli yüksek sertliğe sahip ise Diskus akvaryumlarında kullanılmamalıdır. Yalnız yumuşak suyu aşılamak amacıyla kullanılmak için 0,5 ve 0,1 mikron daha sonra aktif karbondan geçirilerek ve en sonunda ultraviyole sisteminden geçirilerek kullanılabilir.. Bu tip sularda nitrit ve nitrat gibi değerleri test edilmeli yüksek çıktığı takdirde kullanılmamalıdır.

Yetersiz Beslenme
Kısaca vurgulamak gerekirse Diskuslarımızı sağlıklı yaşatmak için düzgün bir beslenme programı edinmek gerekir. Diskus balıklarımızı çeşitli firmaların geliştirdiği protein içeriği yüksek steril yemlerle ya da ev yapımı yemlerle beslenebilir. Yemlemede gerekli vitamin ve minerallerin içermesi balığın iskelet yapısında ve hızlı gelişmesinde önem taşır. Yeterli derecede besin ihtiyacı karşılanan bir Diskus kendi bağışıklık sistemiyle de hastalıklara karşı daha mücadeleci olabilir.

Litre Başına Düşen Balık Miktarı Ve Aşırı Yemleme
Yetişkin Diskuslarda balık başına minimum 50 litre suya ihtiyaç vardır. Örnek vermek gerekirse 400 litrelik bir akvaryumda en fazla 8 yetişkin Diskus beslenebilir. Yemlemede yine suyun kirletilmemesi ve değerlerinin bozulmaması açısından çok önemlidir. Yemleme yaparken balıkların çok kısa sürede tüketebileceği kadar yem verilmeli atılacak öğün bir seferde değil de birkaç seferde azar azar verilmelidir. Bu verilecek öğünün tamamının kısa sürelerde tüketilmesi yönünden faydalıdır.

Balığın Akvaryum Dekorundan Dolayı Ya da Başka Bir Balık Tarafından Dolayı Yaralanması
Akvaryum içersindeki balıkların sıkça kavga etmemesi ve bu kavgalardan dolayı çıkabilecek yaralanmaları önlemek için balıkların saklanabilecekleri alanlar oluşturulabilir. Ayrıca sert yapıda ve balıklara zarar verebilecek akvaryum dekorlarından da kaçınmalıyız. Olabilecek yaralanmalarda hastalıklara açık kapı bırakmamalıyız.
Yeni Tank Sendromu (Aşırı Aydınlatma Işık Şiddeti)
Balıkların strese girmemesi için yüksek şiddette ışık kullanılmamalıdır. Işık şiddetini balığın göz bebeğinin büyümesiyle anlayabiliriz. Stres Diskusun hastalıklara açık olduğu bir andır. Yeni gelen balıklardaki stresi azaltmak için akvaryum şartlarının uygun olması (su parametreleri bakımından) ne çok fazla saklanabileceği, ne de balığı çokça ortada gösterecek dekor düzenlemesi yapmak stres faktörünü belli oranda azaltacaktır. Diskus balıkları sürü halinde gezmekten hoşlanırlar. Bu yüzden akvaryuma balık alırken genelde bu balık alımı topluca yapılırsa oluşabilecek kavgaların ve stresin önüne geçmiş oluruz.
Ekipmanların Dezenfekte Edilmesi
Balık yakaladığımız kepçeleri balık yakalama işlemi bittikten sonra formalin gibi güçlü kimyasallarda kısa süre bekleterek dezenfekte etmemiz oluşabilecek hastalık bulaştırma riskini ortadan kaldırır. Karantina akvaryumları için ayrı, akvaryumdaki balıklar için ayrı kepçeler kullanılması çok önemlidir. Ayrıca sadece kepçeler değil akvaryumlarda kullanılan bütün ekipmanlar işleri bittiğinde dezenfekte edilmelidir.
Düşük Filtrasyon Gücü Ve Tabanda Hareketsiz Bölgelerin Oluşması
İyi bir filtrasyon, akvaryumdaki canlıların daha sağlıklı yaşaması için büyük önem taşır. Filtrasyon devir hızı akvaryum suyunu saatte 2.5 kez çevirmesi yeterlidir. Tabanda kokuşmaya ve çürümeye yüz tutmamak için kum sıkça sifonlanmalı ya da tabanda belli aralıklarla sirkülasyon pompaları çalıştırarak bakteriyel tutunma aza indirilmelidir.
Çiftlerin Sterilizasyonu
Benim çiftlerimi steril ederken kullandığım yöntem aslında bazı uluslararası internet sitelerinde de rastlayabilirsiniz. Ama benim tarafımdan uygulanan ve gerçekten tecrübe edilerek etkili olduğu saptanmış yöntemi ben burada aktaracağım.
Çiftlerinizi üretime almadan önce steril etmeniz şiddetle önerilir. Bu yavru kayıplarını minimal düzeye indirmek için uygulanır.

1. Yavruların yumurtadan çıktıktan sonraki ilk 7 günlük devrede ölmeye başlamalarının ve ağırlıklı olarak kayıpların nedeni Gill Flukes (solungaç parazitleri) dir. Bu parazitleri ağırlıklı neden olarak anaçlardan kaparlar (anaçlarınız oldukça sağlıklı görülseler bile taşıyıcı olular).Onun için öncelikle bu parazitleri yok etmek için anaçlara uygulayacağımız sterilizasyon yöntemi;
Bu yöntemin kimyasalı Formalindir. Solungaç kurtlarının yaşam döngüleri ve türleri değişmekle beraber en çok görülen iki tür vardır.1-Gyrodactylidea 2-Dactylogyridea. Benim tecrübelerim bu tür parazitlere en etkili kimyasal Formalindir. Uygulamadan önce Diskusların içinde bulunduğu tanktan %40 oranında su çekin ve su ekleyin. Her 4 lt ye 1-2 damla 1. gün ekleyin. Aynı dozu 5.-9.-13.-17.-21. günlerde tekrarlayın. Gün aşırı %40 su değişimi yapın.

ÖNEMLİ: FORMALİN KANSOREJEN BİR MADDEDİR. CİLDE VE GÖZE DEĞMEMELİ VE İÇİLMEMELİDİR. ÖZELLİKLE ÇOCUKLARIN ULAŞACAĞI YERLERDEN UZAK TUTUNUZ. FORMALİNİ AKVARYUMUNUZA EKLERKEN DİREK OLARAK DAMLATMA YAPMAYIN AKVARYUMDAN BİR TAS SU ALARAK İÇİNE DAMLATIN VE KARIŞTIRDIKTAN SONRA AKVARYMUNUZA HOMOJEN BİR DAĞILIMLA YAVAŞ YAVAŞ DÖKÜN. FORMALİNİ ALDIĞINIZ YER VE MARKASI ÖNEMLİDİR. FORMALİN (%37 FORMALDEHYDE) DÜŞÜK SICKLIKLARDA BİÇİMİNİ DEĞİŞTİREREK PARAFORMALDEHYDE DÖNÜŞÜR VE BU BALIKLARINIZ İÇİN ÖLÜMCÜLDÜR. ONUN İÇİN ALDIĞINIZ YERDEKİ FORMALİN'İN VE ALDIKTAN SONRA EVDE ODA SICAKLIĞINDA OLMASI GEREKMEKTEDİR. ŞİŞEDEKİ FORMALİN ŞEFFAFTIR EĞER DİPE ÇÖKEN KOYU KIVAMDA İSE PARAFORMALDEHYDE'DİR. KESİNLİKLE BÖYLE FORMALİNLERİ ALMAYINIZ.

2- a) Bu işlem bittikten sonra bir hafta kadar balıkları dinlendirdikten sonra iç parasitleri temizleme safhasına geldik. Metronidazole bu yöntemde kullandığım kimyasaldır.Piyasada satılan flagyl ve metragyl in ana maddesidir.Yine kimyasal uygulaadan önce %40 su değiştirin.Her 50 lt ye 250 mg (1 tablet) gelecek şekilde kaç tablet kullanacaksanız kırarak ılık-sıcağa yakın suda eriterek akvaryumunuza dökün. Bu arada sıcakğınızı 30-33 C ye çıkartın suyu bol havalandırın.3 gün sonra 3 te 1 su çekin ve kontrollu su sıcaklığınızı düşürün. Bundan sonra sterilizayon işlemi biteceği için 4.günde daha önceden hazırlanmış ama PH ve KH ile oynanmamış (KH 3-4 ph 6,5-7) suya blıklarınızı koyun. Ancak bu su üreme suyunuz olacağı için önce çiftlerinizi bir kovaya temiz hazırladığınız üretim suyundan koyarak 15 dakika kadar banyo yapın ki mukozayla ilaç artıklarını üretim suyunuza geçirmesinler. (Bu yöntem Dieter UNTERGASSER'in "HANDBOOK OF FISH DISEASES" kitabından alınmış ve uygulanmıştır.)

b) Burada yukarıdaki banyo süresince yemlemeyi yine metronidazollu yemle yapacağız. Bunun için 100g karides ağırlıklı hindi yüreği karışımına 1 gram metronidazole gelecek şekilde karışımı hazırlayın ve her gün 3 defa olmak üzere 3 gün boyunca (banyo süresince) verin. Unutmayın ikisi beraber olarak önerilse de yemle oral yoldan alınan metronidazole ile dezenfektan daha etkilidir.


Ali Osman Felek & Bora Ünver 15-04-2005

nılgun_dogan beğendi.
B.Unver Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 30-03-2012, 21:08   #6
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 31-10-2011
Şehir: İSTANBUL
Mesajlar: 205
Galeri: 2
Discus Rehberi 4 : Üretim (1)
Giriş

Gerekli Malzemeler ve Çift Oluşturma:
Diskus üretiminden önce diskusu sağlıklı bir şekilde yaşatılmasının öğrenilmesi gerekmektedir. Diskus sizin akvaryumcu ve ithalatçıda gördüğünüz boyları en az 5 cm dir ve bu hayvanların yavrularını yumurtadan çıktıkları anda çıplak gözle çok zor görünür. Böylelikle diskus yavrusu çok hassastır. Tabi ki Diskus üretimi de çok zahmetli, masraflı ve özen gösterilmesi gereken bir iştir. Bir çift için (optimal gereken tank) en az iki tane 80-125 lt�lik iki üretim akvaryumu ve minimum 500 lt�lik bir büyütme tankı gerekmektedir. Tabi ki bir de su dinlendirme tankı ki çok önemlidir su kimyası ile su tankında oynayıp hep aynı kalitede suyu kullanabilirsiniz. Bir kondaktivite ölçüm aleti (dijital) (dikkat ediniz mikrosiemens ölçüm yapan milisiemens değil). Bu alet ile sudaki iletkenliği ölçeceksiniz, etkili bir üretim için önemlidir. Bir adet PH metre (dijital). Dijital olması önemli çünkü hassas PH ölçümleri yapılması gerekmektedir. İyi bir üretim için ozmos filtre sistemi ve dinlenme tankı kullanmayacaksanız, musluk suyunu arıtacak filtre kullanmalısınız (ki tarafımdan önerilen 3 kartuşlu; yani suyun önce 5 mikron kömür ve 1 mikron filtre malzemesinden geçirenler olmalı). Bunlar iyi başarılı bir diskus üretimi için olması gereken malzemeler.
Malzemeleri edindikten sonra şimdi gelelim iyi bir çifte nasıl sahip olabilirsiniz sorusuna. Öncelikle ırk seçilmeli. Şimdi ırk seçiminde size şu öneride bulunabilirim. Ulaşabileceğiniz en sağlıklı ve döl verimi yüksek olan Diskuslar. Hormonsuz, genetik bir hatası olmayan, tam yuvarlak bir gövde. Bakın ırk seçiminde çok değerli ve güzel ırklar olan red spoted, santarem vb. gibi seçimin dışında, yukarıdaki özelliklerdeki diskus seçimi önemlidir. Diskusunuz Red Turkuaz bile olsa yukarıdaki özellikleri taşımalıdır. Yoksa başarılı olamazsınız.
Şimdi benim size önerim yerli üreticilerden bu tarz diskusları bulabilirsiniz. Çünkü emin olun ki, bu diskusları üreten kişiler hormon kullanmayacakları için başarı şansınız %70-80 artar.
Bu anlattıklarım ışığında iki şekilde çift oluşturabilirsiniz. Bir bildiğiniz güvendiğiniz bir kişiden çift tutmuş olarak alınabilir ki ben kesinlikle güvendiğiniz bir kişiden alınması taraftarıyım çünkü çift olarak aldığınız diskuslar;

1. İki dişi olabilir ki inanın en tecrübeli üreticileri bile şaşırtabilir. Çünkü dişinin biri yumurta dökerken öbür dişinin de yumurtaların üzerinden geçen birçok çift olarak satılan diskuslar gördüm. Tabi ki doğal olarak yavru alamazsınız.
2. Her çift gerçek anlamda yavru alabileceğiniz çiftler değildir. Mutlak tam uyum içinde olması gerekmektedir. Bunu çiftlerin tipik hareketlerinden anlayabiliriz. Çift tutuklarını anladığınız çiftlerin kesinlikle kavga etmemeleri erkeğin dişi yem alırken izlemesi gibi özelliklerin dışında çiftlerin yumurtayı korumaları onları yememeleri gerekmektedir. Yavrular çıktıktan sonra onları üzerlerine alarak mukozalarındaki ürettikleri süt ile tam besleyebilmeleri gerekmektedir ki bu özelliklere sahip çiftler zor bulunur ve bunları da size astronomik fiyatlara satarlar.

Benim size önerim kararlaştırdığınız ırk hangisi ise, o ırktan en az altı, en çok 10 tane 5�6 aylık(7�8 cm) diskusların alınarak, bu gruptan çift oluşturmanızdır. Bu onlu veya altılı grubu da aynı kardeşlerden değil, ama aynı ırk olarak ayrı ebeveynlerden alınan yavrulardan oluşturun. Buna kan tazeleme denir ve ırkın yavru yavruya (kardeş kardeşe) kırılmasıyla ırkın açılımı önlenir. Diskus 12 aylık olduğundan itibaren üreme yetisine sahip olur ve bu arada 1 ya da birkaç çift köşelere çekilerek diğer diskusları yanlarına yaklaştırmayacaklardır. Bu olay onların çift tuttuklarını ve üreme içgüdüsü ile territorial hareketlere başladıklarını göstermektedir.

Onun için 12 aylık olduklarından itibaren üreme çağına girdikleri için territorial savaşlar akvaryumda başlar. Diskus kıskanç bir balıktır. Eşini kıskanır ve başka diskuslarla kıran kırana mücadeleye girer. Aynı zamanda da bölgecidir. Tuttukları bölgeye başka diskusları yaklaştırmazlar.
Şimdi burada bu anlattıklarım dışında, suni olarak çift tutmayı teşvik etmek amacı ile uygulanan bir yöntemden bahsedeceğim;
Doğal istekler bölümünde diskusun amazon yağmurları yağdığı, ısının düştüğü, bulundukları nehirler ve göllerdeki suyun daha asidik ve yumuşak bir hal aldığı zamanda üremeye geçtiklerinden bahsetmiştik,

Burada uygulayacağımız yöntem;
Ayrı bir akvaryumda, genelde 100�125 lt�lik üretim akvaryumlarına, bulundukları genel tanktan emin olduğunuz bir erkek ve iki dişiyi alın. Üretim tankınızın tamamını ya da büyük bir bölümünü genel tankınızdan doldurun.
Yukarıda bahsettiğimiz gibi diskus kıskanç bir balıktır. Onun için iki dişi seçtik. Birbirlerini kıskandırmak amaçlı,
Bu tanka aldığımız balıkların suyunu %50 su değişimi ile ve ozmos ya da su yumuşatma yöntemlerinde bahsettiğimiz daha yumuşak ve daha asidik bir karışım ile ve daha düşük sıcaklıklı su ile değiştirdikten sonra;
Diskuslarda suyun sıcaklık düşüşü, yumuşaması ve asidik olması (doğal istekler; amazon yağmurlarının yağmaya başladığı dönemin suni olarak oluşturulması) gibi unsurlar üremeyi içgüdüsel olarak teşvik edecek ve iki dişinin kavgalarından dişilerden birisi erkeği seçip çift oluşturabileceksiniz. Ancak buradaki yöntem bir kandırma ve az balıkla yapıldığı için oluşan çift tam uyumlu bir çift olmayabilir. Oluşabilecek uyumsuz bir çiften de randımanlı bir üretim sağlanamayabilir.
Onun için çiftlerinizin ana tankta kendi kendine oluşmalarını beklemeniz daha iyi randıman sağlamakla beraber, yukarıdaki yöntemi ana tankınızda uygularsanız, bu da çift tutmayı teşvik edecektir. Ancak buradaki ısı düşürmeyi çok uzun tutmamalı ve düştükten sonra ısıtıcı sayesinde eski haline dönmesine izin verilmelidir.
İlerleyen bölümlerde de bu konulara sık sık değinilecek ve daha detay bilgiler verilecektir

Örnek üretim akvaryumu:


Üretim suyu:
Üretime geçmeden önce diskusların üremesine uygun su hazırlanışı çok önemlidir. Diskus üretiminin temelini oluşturan ve pek çok insanın hataya düştüğü durumlar su hazırlanışında yatmaktadır. Diskus üretim değerlerinin belirli bir standardı yoktur. Genelde üretim şartları çiftten çifte değişmektedir. İşte bu noktada diskus üretiminin zorluğu kat kat artmaktadır. Üretim şartları genelde şu aralıktadır. pH 5.5�6.5 iletkenlik 80�170(1-6GH) microsiemens sıcaklık 26�29 ºC�dir.
Bu değerlerin dışında da üretim yapılmaktadır. Bu durum erkeğin sperm gücüne ve dişinin yumurta yapısına göre değişmektedir. Önümüze bu kadar fazla değer aralığı çıktığı için üretimde çok fazla su seçeneği de ortaya çıkmakta. Bu noktada diskus üretimi şu değerde yapılır demek üretim yapacak olan insanları yanılgıya düşürmekten başka bir işe yaramaz. En güzel üretim şartını bizler deneme yanılma yöntemiyle ve not tutarak kademe kademe bulmalıyız.
Yukarıda anlatılanlar doğrultusunda öncelikle bir adet su hazırlama tankı edinmemiz gerekmekte. Üretimde kullanacağımız suyu hep buradan hazırlanmış vaziyette temin edeceğiz. Üretim için yumuşak suya ihtiyacımız olacak ve bu doğrultuda revers ozmos cihazı almak kaçınılmaz bir durumdur. Fakat çeşitli firmaların ürettiği yumuşak nitelikteki sularda kullanılabilir. Ama çok fazla su kullanılacağı için genelde bu daha fazla maliyetlidir. Stok yaptığımız tankta su her gün kontrol edilmeli pH-ms ölçümleri yapılmalıdır. İstenilen pH değerini yakalamak için tankın içersine peat konulabilir ya da asitle rejenere edilebilir. Asitle oynamak, denemeler yapmak çok tehlikelidir. Bu konuda tecrübemiz yoksa ayrı kaplarda denemeler yaparak asit oranlamaları yapılmalıdır. Asit olarak hidroklorik asit, fosforik asit, humik asit kullanılabilir. Humik asit kullanmak çok daha iyidir fakat humik asit pahalıdır ve zor bulunur.
Akvaryuma direk asit kesinlikle uygulanmamalıdır. Bu yüzden hatalara mahal vermemek için su hazırlama tankı çok önemlidir. Üretimde sadece revers ozmos suyu kullanılmamalıdır. Bu su mevcut şebeke suyuyla aşılanmalıdır. Yine bu aşılama oranını bizler %25 ozmoz-%75 şebeke,%50 ozmoz-%50 şebeke şeklinde ayarlayabiliriz. Bu oranlar kesin ve net değerler değildir. Bu oranları bizler deneyerek balığın yapısına ve üreme şartına uygun bir hale getirmeliyiz.
Uygun eşler birbirini bulduğu takdirde kısa sürede üreme moduna geçerler. Tipik davranış hareketleri olarak akvaryumun içersinde birbirlerini konumlandırarak eş olduklarının görüntüsünü çizerler. İlk yumurtayı topluluk akvaryumunda dökmelerinin eşlerin birbirlerine olan bağlarını kuvvetlendirmesi açısından önemlidir. Daha sonra çift çok fazla strese sokulmadan üretim tankına alınmalıdır. Çünkü eş tutmuş bir çift biran önce yavrularını çıkartarak büyütmek isterler. Defalarca yumurtaları küflenen ve bozulan çiftlerde ilerleyen yumurtlamalarda kavgalar yaşanabilir. Kavga eden ve uyumsuz çiftlerden yavru almak çok güçtür. Çünkü kuluçka evresinde muhakkak eşlerden biri yuvayı bozar sorun çıkartmaya çalışır.
Eş tutmuş bir çift beslenmesine bağlı olarak 4ile 15 gün aralıklarla yumurta dökebilir.12�13 cm ve üzerindeki dişiler daha kısa sürede yumurta döker. Ufak dişilerin yumurtlama aralığı daha uzundur. Üreme dönemi eşleri proteince zengin beslemeye özen gösterilmeli. Beslenme dişi balığın iri yumurta dökmesi bakımından önemlidir. Çok fazla yemleme yapılarak ta suyun niteliği bozulmamalıdır.

B.Unver Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 30-03-2012, 21:09   #7
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 31-10-2011
Şehir: İSTANBUL
Mesajlar: 205
Galeri: 2
Üreme ortamı:
Akvaryumun yeri ve ışıklandırma önemlidir. Eğer akvaryumun bulunduğu yer gün ışığı alıyorsa ekstradan ışık yakmaya gerek yoktur. Üretim akvaryumlarında çiftin üzerinde ışık yakmamak olabilecek stres durumlarının önüne geçer. Eğer karanlık ve gün ışığını almayan bir ortamdaysa 9w�lık ışık odayı hafif loş bir hale getirecek şekilde odanın en yüksek ve akvaryuma en uzak olan noktasında bir timer aracılığıyla düzenli zamanlarda yakılmalıdır. Üreme dönemi çiftler iyi takip edilmelidir. Işıkların sönmesine ve bulundukları odanın zifiri karanlığa düştüğü bir anda üremeye başlayan bir çiftin yumurtalarından spermlenme adına randıman alınmaz. Böyle durumda ışıklandırma zamanı üreme bitene kadar uzatılmalıdır. Işıklandırmayı sürekli yapmakta çözüm değildir. Yaptığım denemelerde yumurtaların küflenme oranının en fazla olduğu dönem ışıkların açık olduğu döneme gelmekte.
Akıntı üreme tanklarında minimum olmalıdır. Eğer akvaryumun bulunduğu oda sıcaklığı düşükse akvaryumdaki sirkülasyon azlığı nedeniyle akvaryumun alt ve üst kısımlarında sıcaklık dengesizliği olabilir. Bu sorunu çözmek için kaliteli ısıtıcı kullanarak tabana yakın bir şekilde yatay vaziyette konulabilir. Ya da üreme dönemi dışında sünger filtrenin hava çıkışı artırılarak hafif de olsa akıntı yaratılabilir. Akvaryumdaki ısı dengesizliği balık sağlığı açısından önemlidir.

Üreme:
Üreme zamanı erkek ve dişi yumurtayı dökecekleri bölgeyi iyice temizler. Bu bölge akıntının minimum olduğu bir bölgede olmalı. Üretimde yumurtalarını bırakması için seramik huniler ya da PVC borular kullanılabilir. Çift üreme bölgesinde sürekli kafa titreterek üreme hareketlerine başlar. Dişinin üreme organı daha iri ve dışarıya doğru çıkık olur. Erkeğinki ise daha kısa ve sivridir. Yumurta dökümüne yarım saat kala dişi balık yumurtlama yüzeyine doğru yumurta dökme pozisyonunu alır ve yumurta dökercesine sürtünmeye başlar. Asıl yumurtlama daha sonra başlayacaktır. Bu sırada erkek diskusta çok fazla renklerini vererek üremeye hazır olduğunu belli eder. Daha sonra gerçek çiftleşme başlar. Önce dişi yumurtaları bırakır ve sonra erkek yumurtaların üzerinden geçer. Bu işlem sırayla dişinin yumurta sayısına bağlı olarak45 dakika70 dakika arsında sürer. Balık büyüklüğüne bağlı olarak 150 -500 arası yumurta dökerler. Çiftleşme bittikten sonra eşler sırayla yumurtaların başına geçerek yumurtaları havalandırırlar ve bazen ağızlarıyla yumurtaların üstüne doğru suyu püskürtürler. Bunu yapmalarındaki amaç yumurtaların mantar oluşumuna ve tutunmalarından etkilenmemesi ve yeterince oksijen alarak olgunlaşması bakımından önemlidir.
Yumurtalar su sıcaklığına bağlı olarak 48 ile 55 saat arasında çatlayarak içersinden larvalar çıkar. Asıl önemli olan kısım yumurtaların bu sürece kadar olan olgunlaşma evresidir. Bu süreçte yumurtaların birinci gün ve ikinci gün evreleri vardır. Yumurta dökümünden 24 saat sonra bile yumurta içersinde embriyo gelişimi tam olarak anlaşılamaz. Hatta yapmış olduğum gözlemlerde mercek altında bile yumurta içersinde bir oluşum gözleyemedim. Fakat ikinci gün 35 ve 38. saatlerde yumurtalara hafif bir karartı düşmeye başlar. İkinci günün yumurta açılımına 6-7 saat kala bile yumurtalarda tam anlamıyla karartı yoktur fakat gelişim ve renk koyulaşması her geçen saat daha belirgin ve hızlıdır.
Sonrasında larvalar çatlamaya yakın anne ve baba larvaların yumurtadan çıkmasına yardımcı olur. 3. günün sabahına girildiğinde larvaları huniye yapışık vaziyette görebiliriz. Anne ve baba akvaryum ortamındaki duruma göre larvaların yerini değiştirebilir. Bu duruma stres faktörü de etken olabilir. Bu süreçten sonrada larvaların uzun bir yolu vardır. En önemli sınavları olan anne ve baba sırtına çıkabilmek için gereken gelişim süresini yaşamaya başlarlar. Larva halindeyken ikinci gün siyahlaşma daha fazla artar ve larvaların 3. günü siyahlaşmayla beraber yavrularda azda olsa bir incelme ve topaklama görülebilir. Bu süreçte bazı yavruların hafiften yüzme eğilimi göstermesine karşın anne ya da baba yavruyu tekrar yapıştırır. Yavrunun kafa kısmındaki yapışkansı salgı yavrunun üreme bölgesine yapışmasına yardımcı olur. Larvalar 4. günün sabah saatlerine doğru serbest yüzüşe geçer. Serbest yüzüşe geçiş sıcaklığa bağlı olarak 60-70 saat kadar sürebilir. Bu yavruların ikinci önemli anıdır. Bu noktada sudaki nitrit ve nitrat değerlerinin yüksek oluşu larvanın anne ve baba sırtına çıkışına etki edebilir. Bu etkilenmeyi gören anne baba sakat gibi yüzen yavruları yemeye başlar. Halbuki su değerleri yüzünden yavru hem iyi gelişim gösterememiş hem de yüksek nitrat değerleri yüzünden anne baba mukozasına doğru yüzemez haldedir. Bazı yavrular ilk mukozanın tadına baksa da bir saat sonra düşmeye başlar. Çünkü bu süreçte yavru yüzmek için büyük oranda enerji harcamaktadır. Su değerleri yüzünden de enerjisi biter ve tabana doğru düşerek amaçsızca yüzmeye başlar. İşte bu noktada yavrularının durumundan haberdar olan çift yavrularının yaşayamayacağını görerek yavrularını yemeye başlar. Kolay kolay bir diskus çifti yavrularını ya da yumurtalarını yemez. Eğer yiyorsa bu durumun anne ve baba tarafından bir sebebi vardır.
Bu tip durumlara mahal vermemek için üretim tanklarında düzenli su değişimi yaparak dip sifonlanmalıdır. Su değişim oranı her gün %10 olabilir.

Örneğin resimdeki yumurtaların ikinci günü ve yumurtalar kahverengileşmeye başlamakta.


Eşler üretim boyunca sürekli kontrol altında tutulmalıdır. Olabilecek aksiliklere zamanında müdahale etmek önemlidir. Eğer eşlerden biri yuvayı bozma girişimine giriyorsa yumurtalara ya da yavrulara bakabilecek en uyumlu olanı bırakılmalı diğeri ayrılmalıdır. Fakat bazı durumlarda buda sorunları çözememektedir.

Larvaların serbest yüzüşe geçmeden önceki halleri.


Yavrular serbest yüzmeye başladıkları gün bulundukları odanın ışığı gece gündüz yakılmalıdır. Böylece yavrular ara vermeden gecede anne ve babanın mukozasından faydalanabilirler. Eğer çiftlerde aydınlatmadan doğan kavgalar (stres) başlarsa ışık söndürülebilir. Yavru mukozanın tadına vardıktan 3-4 gün sonra gece ışıklar kapansa da anne babanın derisine yapışırlar,karanlık dahi olsa beslenmeye devam ederler.
Bu süreçte su değişimleri ihmal edilmemelidir. Her gün dip çekerek %10 su değişimi yapılmalıdır. Anne-baba bu süreçte daha az yem yer fakat yine düzenli bir şekilde beslenmelidir. Yavrular 7-10 gün sonra anne babayı bırakarak akvaryumun diğer köşelerinde yem arayışına çıkar. Hatta sünger filtrenin üzerine giderek rotifer yemeye çalışması da bu duruma işarettir. Bu süreden sonra mukoza yavrunun ihtiyacını karşılayamamaktadır ve artemiaya başlanabilir. Artemia verirken su değişim oranı artırılmalıdır. Çünkü gerek artemia kabukları gerek açılmayan yumurtalar suyu bozmaktadır. Vermeden önce iyice durulanmalıdır. Artemia verilmesinden 2-3 gün sonra yavrular artık anne babadan daha fazla ayrılarak yem aramaya koyulur. Yine tek tük yavru anne babanın derisini yese de ana yem olarak artemia gereklidir. Bu boyuttaki yavrular nerdeyse doymak bilmez. O yüzden yemleme az ve sık olarak günde 7-8 öğün kadar yapılabilir. Ne kadar fazla yemleme yapılırsa o kadar hızlı gelişeceklerdir. Tabi ki yemleme oranına göre günlük su değişimleri de %30�lara kadar varabilir.

Yavruların anne baba sırtındaki ilk günleri


Bora Ünver & Ali Osman Felek 15-04-2005

B.Unver Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 30-03-2012, 21:10   #8
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 31-10-2011
Şehir: İSTANBUL
Mesajlar: 205
Galeri: 2
Dİscus Rehberi 4 : Üretim (2)
Yavrular yaklaşık 20-25 gün olduklarında anne babadan ayrılarak büyütme tankına geçirilmelidir. Çünkü artık yavrularında büyümesiyle ufak hacimli üretim ortamında su değerleri bozulmaktadır. Hem yavruların daha geniş ve temiz su ortamında gelişebilmesi hem de anne babanın mukoza tabakasını yenileyebilmesi için bu idealdir. Yavrular belli bir büyüklükten sonra artık anne babanın mukozasına zarar vermektedir. Erken müdahale edilmediği takdirde anaçların ölümüne kadar gidebilir. Çünkü anne baba ne pahasına olursa olsun yavrularını yaşatmak ve büyütmek için elinden gelen gayreti gösterecektir. Bu inatçı özveri çifti ölüme bile götürebilir.
Yavruların suyu ilerleyen günlerde sertleştirilmelidir. Uygun değerler 400-700 microsiemens, 6.5-7.2 pH aralığıdır. Bu dönemde suda yeterince kalsiyum ve magnezyum tuzlarının varlığı iskelet yapısının düzgün ve hızlı gelişmesi için önemlidir.





Yavrular artemia yerken


Diğer örnek resimler:





Üretim Amaçlı Suda Dikkat Etmemiz Gereken Bazı Kavramlar Ve Suya Etkileri:
TDS: Toplam Çözülmüş Tuzlar(katılar)(Total Disolved Salt)Sudaki toplam çözünmüş katılar, inorganik tuzları ve az miktarda organik maddeleri içerirler. Gerek yüzey suları gerekse yeraltı suları ilişkide oldukları toprak ve taş malzemeden mineral çözerler. Çözünmüş inorganik maddeler suda iyon olarak bulunur. Part Per Million (ppm) olarak ölçülür.
EC: Elektriksel İletkenlik (Electrical Conductivity) çözünmüş iyon konsantrasyonunun çokluğu elektriksel iletkenliğin de suda artış gösterdiğini, azlığı iletkenliğin azaldığını işaret eder. microsiemens/cm (µS/cm) olarak ölçülür.
Distile sudaki (ozmos) TDS oranı düşük ve dolayısı ile EC de düşüktür.
Musluk suyunuzda TDS oranı yüksek ve dolayısı ile EC oranı yüksektir.
Böylece TDS ile EC arasında doğru orantılı bir ilişki vardır.
Diskus üretimi ile uğraşanlar üretim suyunda düşük iletkenlik isterler. Distile su ve musluk suyunu aşılayarak iletkenliği, TDS oranını düşürüp, suyu yumuşak yaparlar.
Ancak bir ufak ipucu vermek isterim. Suyun iletkenliği suyun sıcaklığı ile de ilintilidir. Sıcaklık çıktıkça iletkenlik de artar. Onun için düşük sıcaklıklarda iletkenlik daha düşüktür.

Üretim İçin:
Çok Yumuşak Su: TDS (0-70 ppm), EC (0-140 µS/cm), GH (0-50 mg (CaCo3)/Lt)
Anaçlar, Diskus Besleme, Yavru Gelişimi:
Yumuşak Su: TDS (70-150 ppm), EC (140-300 µS/cm), GH (50-100 mg (CaCo3)/lt)
Diskus Besleme,Yavru Gelişimi,
Hafif Sert: TDS (150-250 ppm), EC(300-500 µS/cm), GH (100-150 mg (CaCo3)/lt)
Yavru Gelişimi(Üreticinin Uyguladığı Yönteme Bağlı)
Orta Sert: TDS (250-320 ppm), EC(500-640 µS/cm), GH (150-200 mg(CaCo3)/lt)

________________________________________




Bora Ünver & ALi Osman Felek 15-04-2005

B.Unver Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 30-03-2012, 21:11   #9
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 31-10-2011
Şehir: İSTANBUL
Mesajlar: 205
Galeri: 2
Discus Rehberi 5 : Nitrojen Döngüsü
Akvaryum Ortamında:
Bütün canlılar gibi, balıklar da dışarı metabolik atık (sıvı ve katı) üretimi yaparlar. Balıkların su içerisinde yaşamlarını devam ettirmelerine rağmen çok fazla sıvı salınımları (solungaçlardan çözünebilir gaz olarak amonyak oluşumunu atarlar), sıvı kayıpları vardır. Bunun yanında, bitki ve diğer organik artıkların da parçalanması sonucunda akvaryum ortamında amonyak (NH3) bulunur. Amonyak balıklar için zehirlidir ve ölümcüldür. Bu toxitide balık türlerinden türlerine değişmekle beraber, Diskus amonyak toxititesine oldukça hassastır. Doğal ortamda, su hacmi balık başına akvaryum ortamına göre oldukça fazla olduğu için, amonyak konsantrasyonu da bu nedenle azdır. Bu yüzden, akvaryum ortamındaki su hacmi dikkate alınır ise, amonyak doğal ortamdakinden oldukça yüksek miktarda toksik değerlere ulaşır. Onun için diskus, yetişkin bir balık (10-15 cm) başına 40-50Lt�lik su hacmi hesabı ile akvaryum ortamında yetiştirilir. Amonyak zehirlenmelerinde acil olarak akvaryum suyu değişimi ve/veya zeolit kullanımı gerekmektedir. Amonyağın yüksek sıcaklık ve alkalin sularda toksik oranı çok daha fazladır. Asidik sular ve düşük sıcaklıklarda ise amonyum (NH4+) (asidik sularda bu forma dönüşür) formuna dönüşerek balıklar (diskus) için amonyaktan daha az oranda zararlı bir hal alır. Amonyağın suda 0,1 mg/L�nin üstüne çıkması diskus için tehlike sinyallerinin çalmaya başladığını gösterir.

Aşağıdaki su sıcaklığı ve pH derecelerindeki suyunuzdaki ölçümlerde, amonyak seviyesi bu oranlarda veya daha yukarısında ise, suya anında müdahale edilmesi gerekmektedir. Mutlaka suyunuzun %40-%50 sini değiştirip (bu değişimde, su düzenleyicileri ile dinlenmiş su ya da iyi su kullanınız), yararlı bakteri kültürü (normal kullanımın iki katı oran ile) eklemelisiniz. Zeolit kullanımı da etkili olacaktır. Aynı zamanda fazla oksijeni kısınız. Çünkü amonyaktan yanmış olan solungaçlar, aşırı oksijenden daha da fazla yanmasını önlemiş olursunuz. Ayrıca aşırı oksijen suyunuzdaki pH değerini yukarı çıkartabileceği için ve yüksek pH�ta zehirlenme daha fazla olacağından kısılmalıdır

pH 20 ºC (mg/lt) 25 ºC (mg/lt)
6.5 15.4 11.1
7.0 5.0 3.6
7.5 1.6 1.2

Not: Diskusun genelde 30ºC su sıcaklığında ve pH 6,5 derecede beslendiği düşünülürse, bu oranların daha alt seviyesinde müdahale edilmesi gerektiğini göz ardı etmeyiniz. Bu değerler hat safhalar içindir, diskus beslerken suyunuzdaki amonyak oranı sıfır olmalıdır.
Dolayısıyla yukarıdaki anlatılanlar ışığında, akvaryumdaki en toxic olan amonyağın bir şekilde akvaryum ortamından uzaklaştırılması gerekmektedir. Bu, bir döngü oluşturularak akvaryum ortamından uzaklaştırılır. Bu döngüde en önemli rolü nitrosomanas (nitrosomanas sp.) türü bakteriler oynar. Bu tür bakteriler anaerobik(havasız ortamda yaşayanlar) ve aerobik(havalı ortamda yaşayanlar) olarak döngüde yer alırlar. Amonyak ortamda bulunduğunda bu tür bakteriler amonyağı daha az zararlı olan nitrite (NO2) (aerobik bakteriler sayesinde), nitriti daha az zararlı olan nitrata (NO3) (aerobik bakteriler sayesinde) çevirirler. Buna nitrifikasyon denir. Nitratın ise bir bölümü bitkiler tarafından tüketilir ve diğer bölümü de anaerobik bakteriler tarafından azot gazına dönüştürülerek akvaryum ortamından atılır. Buna denitrifikasyon denir. Nitratın hepsi akvaryum ortamından atılamaz veya bitkiler tarafından kullanılmaz. Bunu için de rutin su değişimleri ile nitrat minimumda tutulur.
Bu nitrojen döngüsü, akvaryum ekosistemlerinde Filtreler ile sağlanır. Ancak ne kadar büyük ve mükemmel Filtreler de kullansanız, beli zaman içinde belli oranlarda mutlaka su değişimleri şarttır. Çünkü Filtreler aynı suyu akvaryum ortamında biyolojik ve mekanik olarak Filtre ettiklerinden belirli bir süre sonra amonyak, nitrit ve nitrat oranlarında çoğalma olacaktır. Bunun için biyolojik Filtre malzemelerinin 6 ayda bir temizlenerek yeniden biyolojik aktivitenin sağlanması, ayda bir suya bakteri kültürü eklenip bakteri kolonisinin güçlendirilmesi gerekmektedir. Mekanik Filtre malzemelerinin ise diskusta hafta da bir değişmesi veya en aşağı ayda bir temizlenmesi gerekmektedir. Bu temizliği her iki flitrasyon malzemesinde de akvaryum suyundan aldığınız bir kap içinde yapmanızı ve bu suyun bir kısmını tekrar akvaryuma dökmenizi öneririm. Çünkü bu Filtre malzemelerine oturan bakterilerin tekrar ortama dönmesine yardımcı olup, biyolojik aktivitenin sekteye uğramadan devam etmesini sağlarsınız. Böylece yeni bakteri ilavesi ile daha sağlıklı bir biyolojik döngünün devamı sağlanır. Kesinlikle ve özellikle biyolojik Filtre malzemelerini soğuk ve Terkoz suyunda temizlemeyiniz. Bu durum bakteri kolonisini öldürecek ve bu temizlikten sonra akvaryumunuzda amonyak patlaması olacaktır.

Yeni tank kurarken nelere dikkat etmeliyim?
Yeni tank kurulumunda ilk önce dikkat etmemiz gereken, suyun klor, kloramin ve ağır metalden arındırılması(su hazırlayıcılar veya aktif karbon ile), daha sonrada nitrifikasyon amaçlı yararlı bakteri kültürünün suya ilave edilmelidir. Su 24 saat klor, kloramin ve ağır metalden arındırıldıktan sonra, yararlı bakteri kültürünün suya ilavesi ile 10-20 gün içinde balıkların ilave edilmesi için uygun bir hal alır. Burada dikkat edilmesi gereken unsur, eğer suda yukarıda bahsettiğimiz atıklardan bir tanesinin olmaması halinde döngü için gerekli amonyak oluşmayacak, böylece döngü geç başlayacaktır. Onun için yararlı bakteri kültürü ilavesinden 24 saat sonra suya 1-2 adet bits yem tanesi atılmalı böylece döngüye start verilmelidir. 10-20 gün sonrada bir adet ucuz balık akvaryuma test amacıyla atılmalı ve bu balık 24 saat gözlendikten sonra diğer balıklarınız akvaryum ortamına atılmalıdır.

Yeni Tank Ortamında Nitrojen Döngüsü ile Gün Karşılaştırılması:

*Time: zaman (days) günler
*Nitrojen (amonyak, nitrit, nitrat)
*Water Change: Su değişimi
*Total Nitrogen: Toplam nitrojen

Filtre Çeşitleri ve Filtre Malzemeleri:
Bu bölümde birçok Filtre olmasına rağmen diskus için en uygun olan üç tip Filtreden bahsedeceğim.

Canister Filtreler(Dış Filtreler): Bu tür Filtreler, kapalı bir kutunun içine sifon sistemi ile suyu alarak, biyolojik ve mekanik olarak suyu filtre ettikten sonra, bir adet motor ile basınçlı bir şekilde akvaryuma filtre edilmiş suyu döndüren filtrelerdir. Debileri akvaryum su hacmini saatte en az iki kere çevirmesi gerekmektedir. Yani 350 Lt�lik akvaryumunuzda minimum 700Lt/saat debili dış filtreler kullanılmalıdır. Bu tarz kapalı sistemlerde aerobik bakteri kolonisinin ölmemesi için dikkat edilecek husus bu filtrelerin 1 saatten fazla kapalı kalmamaları sağlanmalıdır. Diğer dikkat edilmesi gereken husus ise, dış filtrenin emiş borusunun ağzına yuvarlak sünger filtre malzemesi takılırsa, dış Filtrenizin hem mekanik hem biyolojik arıtma ömrü uzar. Ancak bu süngeri her gün çıkartıp, temizleyip yeniden takınız.
Dış Filtre (Canister Filter)


Dış filtreniz genelde üç hazneden oluşur. Bu hazneleri aşağıdan yukarı doğru;

1. Kalın gözenekli ve kaba pisliği Filtre etmesi amacı ile kalın gözenekli sünger, ki bu gözeneklere yararlı bakteri kolonisi de oturacağından hem mekanik hem biyolojik amaçlı kullanılır
2. Biyolojik amaçlı substrat malzemesi (makarna şeklinde), biobol konur.
Eğer karbon kullanılacaksa yine bu gözde kullanılmalıdır. Ancak aktif karbon yalnızca ilk kullanımda klor, kloramin ve ağır metalin Filtre edilmesi(ilk kulumdan itibaren 1-5 gün) veya ilaç kullanımından sonra akvaryum ortamından ilaç artıklarının alınması için kullanılmalıdır. Diğer zamanlarda bu bölümde biyolojik Filtre malzemesi kullanılmalıdır.
3. En üstte elyaf denilen ve daha ince partiküllü pisliklerin tutulması için kullanılan mekanik Filtre malzemesi kullanılmalıdır. 15 gün ila 1 ay içerisinde dış filtre açılarak, yalnızca bu Filtre malzemesi alınarak temizlenmeli veya yenilenmelidir. En üste konan elyafı çok kalın olarak ve tıka basa koymayınız, yoksa Filtrenizin bir süre sonra debisi düşer.

Trickle Filtreler (kuru/ıslak sistem): En doğal filtre bu tür filtrelerde gerçekleştirilir. Canister filtrelere göre daha etkili biyolojik ve mekanik filtrasyon yapılır. Bir dış filtrenin iç hacminin 10 Lt olduğu düşünülürse bu tarz filtrede daha fazla iç hacim ve daha fazla biyolojik ve mekanik filtre yüzeyi olacağından, daha etkili ve güçlü filtrelerdir. Bu tarz filtreler; akvaryumdan PVC boru ile taşırma yolu ile yüzeyden suyu aşağıdaki sumpa (filtre malzemelerinin bulunduğu 2-3 gözlü ve birbirine bağlantılı sistem) indirir ve buradan filtre ederek en son haznesindeki kafa motoru ve buna bağlı hortum yardımı ile akvaryuma aktarır.
Bu tür filtreler diskus için çok daha uygun filtrelerdir. Diskus yavruları genelde bu tarz filtreli ve geniş hacimli tanklarda büyütülüp, yetiştirilir.

Trickle Filtrelerde sumpın kurulumu:
Genelde üç göz, birbirlerine bağlantılı ve taşırmalı sistemlerine filtre malzemeleri konur. Benim kurulumum; birinci göze tamamen mavi kalın gözenekli sünger (hem mekanik (kalın partiküllü pislikler) ve hem de biyolojik (yararlı bakteri kolonisinin oturması için)) ve en yukarıya elyaf (ki bu elyaf her gün dışarı alınarak yıkanır), ikinci göze aşağıdan yukarı kalın sünger araya substrat, kalın sünger ve en sondaki gözede bioballar şeklindedir.Isıtıcı sumpa da tanka da konabilir.


Evimdeki trickle Filtreli sistem(200Lt).

Sponge Filtre:
Çalışma sistemleri, hava motorundan basılan havanın basıncı ile sistemde bulunan bir veya iki sünger filtre suyu içlerine çeker ve bir boru ile hava/su karışımını suya verir. Mekanik ve biyolojik filitrasyon yapılır. Bu tarz filtrelerin dış filtre ile beraber kullanılmasını öneririm ve akvaryum tabanından 5 cm yukarıda olacak şekilde içeride monte edilmesi, dipteki pislikleri ve amonyak-nitrit-nitrat döngüsü için daha sağlıklıdır. Çünkü bu tür oluşumlar akvaryum tabanındadır.


Evde ki üretim akvaryumumda dış Filtre ile sponge filtrenin beraber kullanımına bir örnek. Kulenin üzerindeki yavrular yumurtadan çıktıktan sonra görülüyor. 1 günlük bir diskus yavrusunu bu sistemde sağlıklı bir şekilde yaşatabilirisiniz (tank 150Lt).


Evimdeki başka bir çiftte sponge Filtre kullanımı.(Tank 100Lt)

Ben Eğer En Güçlü Filtreyi Sistemime Kurarsam, Dip Çekmem Ve Su Değiştirmem Gerekir Mi?
Cevabım ise kesinlikle, EVET gerekir.
Peki Neden?
Çünkü dünyanın en iyi Filtresini kullansanız da yukarıdaki nitrojen döngüsünün, günler itibari ile olan tablosunu incelerseniz, buradan şu sonuca varırsınız: Ne kadar iyi ve büyük Filtrem olsa da, aynı su filtre edildiği için, nitrat oranımın akvaryum ortamında oluşma zamanı uzamasına rağmen, belli bir gün sonunda yine tehlikeli bir durum oluşturur. Bunun için ben kesinlikle su değişimi yapmalıyım.

Filtre malzememi ne kadar zaman aralıkları ile temizliğini yapmalıyım?
Mekanik Filtre malzemesi ki ben yalnızca en üst katmandaki elyafı tavsiye ederim, eğer dış filtrede ise 15 gün - 1 ay içinde çıkarılıp temizlenmesi veya yenilenmesi, eğer trickle filtre ise daha kolay olacağından her gün temizlenmesi.
Biyolojik filtre malzemelerinin ise en aşağı 6 ayda bir kez temizlenmesi, yararlı bakteri kolonisinin sağlıklı bir şekilde devamının sağlanması için önemlidir.

Bora Ünver 15-04-2005

nılgun_dogan beğendi.
B.Unver Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 30-03-2012, 21:11   #10
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 31-10-2011
Şehir: İSTANBUL
Mesajlar: 205
Galeri: 2
Discus Rehberi 6 : Alırken
Diskusu Akvaryumcudan Alırken Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar:

Diskusu akvaryumcudan alırken;
Akvaryumcuda görüp, beğendiğiniz diskusu/diskusları iyice inceleyin, hemen karar vermeyin ve en aşağı bu incelemenizi 3-4 gün üst üste giderek, beğendiğiniz diskuslar üzerinde yapın;

Bu incelemede nelere dikkat etmeliyim?
1. Alacağınız diskusun renklerinin parlak ve gözlerinin kırmızı olmasına,
2. Renklerde ve gövdede koyulaşma, pamukçuk oluşumu gibi oluşumların olmamasına, (Dış parazit göstergesi olan diskuslar)
3. Alt ve üst yüzgeçlerinin dik ve diskusun atak, canlı olmasına,
4. Elinizle akvaryumun ön camına, aşağıdan yukarıya yavaş bir hareket yaptığınızda, diskusların hepsinin ön cama doğru ve elinizi izlemesine, ürkek ve köşede kalan hareketsiz diskusların tercih edilmemesine,
5. Eğer beğendiğiniz diskusların yanında hasta olduğundan şüphelendiğiniz bir diskus var ise o akvaryum içinden diskus almamaya,
6. Dikey barlarını (stres barları da denir) çıkaran diskusların, ya su şartlarından **** başka bir konudan rahatsızlık duyduklarını ve böyle stres altında olan diskusların hastalığa açık olduklarını unutmayarak, böyle diskusları alırken biraz şüpheci olmaya ve gözlem sürenizi uzatmaya,
7. Göz büyüklüğü ile gövde büyüklük oranına bakarak, burada küçük göz gelişmiş gövdeye sahip ve tam oval, burun kısımları öne çıkmamış, elipsoid şekilde olmayan diskusların tercih edilmesine,
8. Özelikle dışkılarının kontrol edilerek; şeffaf beyazımsı veya dışkı hava kabarcığı dışkı şeklinde olmamasına (çünkü bu durum, diskuslarda iç parazit olduğu göstergesidir ve diskus dış parazitten çok iç parazitel rahatsızlıklardan ölür).
9. Diskusların hormonlu olmamalarına. 5 cm�lik bir Diskusun capcanlı, normalinden çok daha fazla ve normal mavi veya normal kırmızı tonlardan daha değişik renklerde olan diskusların hormonlu olduklarından şüpheleniniz. Hormonlu diskus hem bu boydan daha fazla büyüyemeyecek ve yanık kalacak, hem de üreme çağına geldiğinde ya kısır olacak **** döl verimi çok düşük olacaktır. Bu durumdan şüphelendiğiniz diskusları almamaya,
10. Dikey barlarının dümdüz ve eksiksiz olarak yukardan aşağıya inmelerine. Çünkü eğer bu dikey barlarda deformasyon, şekil bozukluğu veya eksikliğin olması, diskusun iskelet yapısında da deformasyon veya şekil bozukluğu olduğuna delalettir.Bu durum genetik olabildiği gibi yavruyken geçirdiği bir hastalığa da işaret olabilir.Böyle diskusların tercih edilmemesine,
11. Hızlı nefes alıp vermeyen, normal solunum yapan (dakikada 80 solunum) Diskusların tercih edilmesine (bu durum solungaç parazitlerine işaret ettiği gibi, kötü su şartlarına (amonyak ve nitritli suları da) işaret eder, iki durumda da diskusun alınması risk teşkil edecektir)
12. Alacağınız diskusu mutlaka akvaryumcuda yemletin ve kuru yemleri iştahla yiyip yemediklerini kontrol edin, kuru yeme alışık olmayan diskusları ev ortamında beslemeniz zor olacak ve diskusu kuru yeme alıştırırken bu arada aç kalacak olan ve akvaryumunuza yeni giren diskusun ümmin sisteminin çökmeye başlayacağını ve hastalıklara açık hale geleceğini unutmayın. Kuru yem ile birlikte dondurulmuş yemleri de iştahla yiyen Diskusların tercih edilmesine,
13. Kesinlikle kurt ile beslenen Diskusları tercih etmeyin. Çünkü bu tarz yeme Diskus asla hayır demez. Eğer bu tarz yeme alıştıysa başka yeme kolay kolay evet demeyeceği gibi, bu kurtların ihtiva ettiği iç ve dış parazitel hastalıklar diskusa geçecek ve ağır metal de ihtiva eden kurdu yiyen Diskus kısa zaman sonra hastalanacaktır. Bu durum sizin eve aldığınız zaman da ortaya çıkabilir. Böyle beslenen diskusların alınmamasına,
14. Oradan buradan Diskusu birer ikişer alacağınıza bu gözlemleri yapıp tek bir yerden alabildiğiniz adetin hepsini almanızı öneririm. Çünkü değişik sudan ve akvaryumlardan gelen diskuslardan bir birlerine hastalık geçme riski artacaktır. Böyle bir alım yönüne giderseniz, akvaryuma atacağınız her değişik yerden alınan diskusun en az 15 gün bir karantina tankında tutulup gözlenmesine, eğer gerektiriyorsa bazı dezenfektanların kullanılmasını tavsiye ederim. Ancak bir yerden hepsinin ve alacağınız diskusların yerli mi ithal mi olduklarını öğrenip, ithal diskusla yerliyi veya tersi, yerli ile ithal diskusu karıştırmamanızı tavsiye ederim. Böyle karışımı yapacaksanız yine ayrı ayrı iki karantina tankında dezenfektanlarla iç ve dış parazite karşı steril edilmelerine,
15. En son olarak yukarıdaki uyarıları dikkate alarak bir diskusu almaya karar verirseniz, mutlaka akvaryumcuya diskusların bulunduğu su parametrelerini sorun. Eğer bulunduğunuz ildeki şehir şebeke suyundan başka bir karışım hazırlıyorsa ve ph, kh�ta oynamalar yapıyorsa bunları size akvaryumcu söylemek zorundadır. Böyle bilgileri vermeyen akvaryumculardan diskus almayınız. Eğer değişik bir karışımda veya değişik bir suda (kuyu suyu, yarı ozmos, yarı şebeke suyu gibi) diskuslarını alıştırdıysa, bu diskusları siz eve götürdüğünüz zaman, değişik su parametresindeki sularda diskusu hastalandırabilirsiniz. Böylelikle size tavsiyem, size güven veren ve samimiyetinden emin olduğunuz akvaryumculardan diskusu satın almaya, dikkat ediniz.

Bora Ünver 16-04-2005

nılgun_dogan beğendi.
B.Unver Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 30-03-2012, 21:12   #11
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 31-10-2011
Şehir: İSTANBUL
Mesajlar: 205
Galeri: 2
Discus Rehberi 7 : Su Değişimi
Su Değişimi, Oranları ve Yararları

Burada size diskus bakımının kalbi olan ve diskus bakımındaki birinci önceliğin su kalitesinin eksiksiz yerine getirilmesinin şart olduğu, bunun da rutin su değişimleri ve günlük tank temizliğinin yapılması ile sağlanacağının önemini aktarmaya çalışacağım.
Nitrojen döngüsü bölümünde de bahsedilen amonyak (tehlikeli üst sınır 0,1 mg/lt), nitrit (tehlikeli üst sınır 0,5 mg/lt) ve nitrat (tehlikeli üst sınır 15 mg/lt) oranları, akvaryumunuzda ne kadar yüksek kapasiteli ve büyük filtrasyonunuz da olsa belli bir gün ve tanktaki lt/balık sayısı oranınıza bağlı olarak yükselme eğilimi gösterecektir. Bunun içindir ki bu oranların minimum seviyelerde tutulması ve diskuslarınızın bulundukları tank ortamlarındaki artıkların (yem ve pislik) ortamdan uzaklaştırılması için rutin su değişimleri şarttır.
Su değişim oranları ve zamanı, filtrenizin kapasitesine, lt/balık oranına göre ve bu etmenlerin suyunuzun kondisyon durumuna yaptığı etkilere bağlı olmak kaydı ile değişmekler beraber, önerilen ve önerim, günlük %20 su değişim oranını disiplinli bir şekilde her akşam yemlemeler bittikten sonra yapmanızdır. Bu durumda, örneğin akvaryumunuz 100 lt ise günlük %20 su değişimi ile tankınızın günlük temizliği yapılmakla beraber, 5 gün içinde tankınızdaki suyun tamamı dengeli bir şekilde değişeceği için ortamda sıfır amonyak, nitrit ve nitrat olacaktır. Diskusu hastalandıran ve ümmin sistemini zayıflatan en önemli nokta kötü su şartları, aşırı yemleme ile suyun bozulması ve bu yemleme ve dışkı üretiminin uzun süre suda kalmasıdır. Günlük rutin su değişim uygulaması, birçok üretici tarafından diskusların sağlıklı çabuk gelişimi için uygulanır. Bu oranlarda, yukarda önerdiğim %20 oranlarından daha da fazla oranlarda, su kalitesine bağlı olarak %40-50 olarak uygularlar. Uzakdoğu�daki üreticilerin çoğu bu oranı günde iki kere %50 olarak yapar. Ancak burada su değişim oranlarının yararları olduğu gibi, eklediğiniz su, tankınızdaki su kalitesinde olmaz ise, su değişim oranının fazlalığı da risk teşkil eder (Ph, Kh, sıcaklık oynamaları ile sudaki klor, kloramin, ağır metal oranı gibi). Bu durumda, benim burada önerdiğim %20�lik günlük su değişim oranı, Türkiye�deki genel su kalitesine göre ve ortalama genel su kalitelerine göredir. Ancak suyu musluktan işleyerek alabilirseniz bu oranı arttırabilirsiniz. Özellikle yavru (1-5 cm) ve orta boy (5-8 cm) diskus gelişiminde, günlük su değişim oranının yararları olmakla berber, eğer bu su değişim oranlarını diskus için kaliteli bir su ile yapamaz ve diskus için kalitesi düşük olan bu su ile çok fazla değişim yaparsanız, bu sefer diskus her gün değişen su parametrelerine uyum için savaşmaya başlayacak ve büyüme durma noktasına gelebileceği gibi, bu durum diskus için olumsuzluklar oluşturacağından, diskus hastalanabilecektir.
Kısacası yukarıdaki paragraftan da anlaşılacağı gibi birinci sınıf su kalitesi diskus besleme ve üretiminde en öncelikli sıradadır.
Eğer günlük tank temizliği ve su değişimi sizlere zor geliyor ise, bu durumda diskus yetiştirmede önerilen haftada minimum %25, en fazla %50 su değişimi yapın. Bu değişimde yine tank ortamındaki su kalitesinde su ilavesi şartı geçerlidir.
Şimdi izin verirseniz elimde mevcut yabancı literatürlerin bir tanesinden bu konu hakkındaki bilgileri ve uygulamaları size çevirmeye çalışayım.
Jack Wattley'in "Diskus For the Perfectionist" kitabından örnek alalım. Burada, Jack Wattley Dünyada üretim üzerine kendilerini ispat etmiş üreticilere diskus bakımı ve üretimi üzerine sorular sorup cevaplar almış.
Bu Kitaptan ben bu konu ile ilgili soruyu alıp cevapları siz Diskus severlere aktarmak istedim.
Soru: Jack Wattley: Diskus çiftleri, yetişkinler ve genç yavrular da ne sıklıkta ve hangi yüzde ile su değişimi olmalıdır?

Cevaplar:
Schmidt-Focke-Almanya (Kitabın yazıldığı tarih itibari ile hayatta): Her gün suyu dörtte bir (çiftler ve yetişkinler için), beşte bir (genç yavrular) için değiştiririm.
Chan-Singapore: %50 su değişimini günde iki kere yapmaya çalışırım ve düşünüyorum ki günlük %50-60�a kadar su değişimi hızlı büyümeyi teşvik ediyor. (Cevap oldukça uzun ama ben bu kadarını alıyorum. En can alıcı açıklama burada. Ve benim elimde Uzakdoğu üretim tekniklerine ait CD�ler var. Burada üreticiler öyle yoğun bir su çekiyorlar ki artık yavrular susuzluktan suyun dibinde oynadıklarını görüyorsunuz. Günde bütün suyu değiştiriyorlar 2 kere %50 veya tek hamlede hepsi ama doğal su kaliteleri yüksek bu iş için ve masrafsız yapıyorlar.)
Au-USA: Çiftler ve büyükler için 3 günde bir %50 su değişimi. Yavrular için günde iki kere %10 su değişimi. (Büyük ihtimalle musluktan gelen su kalitesi düşük ve bu suyu işleye bilmek için masraf yapıyor)
Schulze-İngiltere: Günlük %20 çiftler ve büyükler için, Genç diskuslar için günde iki kere %20, yavrular için günde iki kere %10 su değişimi.
Feiller-USA: (Yemleme tekniğinize göre su değiştirmeniz gerektiğinin altını çiziyor. İlginç, çünkü genelde bir üreticiden çok detay bilgi alamazsınız. Diskus üretimi bir zincirin halkaları gibidir ve emin olun onlar bu halkalardan bir tanesini mutlaka çıkarırlar.) Eğer yavru yumurta sarısı ile besleniyorsa günde 6 su değişimi. Artemia ile ilk 4 gün besleniyorsa suyun tamamının değişimi. 2 haftada 10 galonluk tanklara alındıktan sonra suyun tamamının değişimi (%50 sabah, %50 öğleden sonra). 3 haftalık ve 8 haftalık arası her gün tanklar temizlenir ve gün aşırı %30-50 su değişimi yapılır, tanktaki suyun kondüsyonuna bağlı olarak (ve devam ediyor)i

Jack Wattley�in "Diskus For the Perfectionist" kitabından (sayfa 47-48 )
En aşağı dokuz üreticinin cevapları daha var, ama hepsinin birleştiği nokta su değişim oranları tekniklerine göre değişmekle beraber, günlük rutin su değişimi. Sizce ticaretini profesyonelce yapan adamlar bu su değişimini kendilerine masraf ve işkence olsun diye mi yapıyorlar? Yoksa yavruları satış boyu olan 2 ayda 5 cm boya getirebilmek, yavruların yanık kalmaması, gelişim için aşırı yemlemeden ve atıklardan temizlik, su kalitelerini birinci sınıf tutabilmek ve diskusun sağlıklı gelişim göstermesi için mi yapıyorlar?

Su değişiminde kullanacağım suyu nasıl diskus için uygun hale getirip kullanabilirim?
Dinlendirme tankı veya bir kovanın içindeki suyu klor, kloramin ve ağır metal içeriğinden filtre etmek için; dış filtre kullanıp, içine olduğu gibi aktif kömür ve en üst katmanına elyaf koyarsak 24 saat içinde suyumuz hazır olabilir. Suyu havalandırarak kloru uçura bilirsiniz ama kloramin ve ağır metal suyun içinde kalır. Özellikle su şebekesi alt yapısı eski olanlarda su borularındaki korozyon nedeniyle dikkat etmelidir. Dinlendirme tankınızdaki suyunuzda eğer torf (peat) kullanıp suyu yumuşatmayı amaçlıyorsanız, torf ile aktif kömürü beraber kullanmayınız. Önce aktif kömürden geçirip (24 saat), sonra bir beze saracağınız torfu suya bırakabilir veya ikinci bir filtre ile (örneğin askı filtreler olabilir) kullanarak, suyu yumuşatıp asidik hale getirebilirsiniz. Bunun dışındaki Ph ve Kh düşürücüleri balıkların bulunduğu tanka ancak ayrı bir kapta ölçümlerini yaparak uygulayın.
Direk musluktan çıkan suyu, 5 mikron+aktif kömür+1 mikron filtreden geçirirseniz, 5 mikron filtre malzemesi sudaki tortuları tutacak, aktif kömür klor, kloramin ve ağır metali sudan alacak ve en sonda da 1 mikron filtre malzemesinde büyüklükleri ölçüsünde mikroplar tutulacaktır. Buradan çıkan suyun sıcaklığını ayarladıktan sonra kullanabilirsiniz.
Eğer dinlendirme tankınız yoksa, bir filtre kullanmıyorsanız veya yer sorununuz varsa, mutlaka bir kova içinde 24 saat içine bir hava motoruyla havalandırarak oluşturacağınız dinlendirilmiş suyunuzu (sudaki kloru havalandırarak uçurmanız kolaylaşır ve zaman kısalır), su düzenleyici (sudaki kloramin, ağır metali çözelterek bağlar) kullanarak, tankınızla aynı sıcaklık veya en aşağı oda sıcaklığına getirdikten sonra yavaş yavaş tanka ilave ederek kullanınız.

Bana günde % 20 su değişimi ve günlük tank bakımı zor geliyor, ama diskuslarımın da sağlıklı olmasını arzuluyorum. Ne yapmalıyım?
Bu durumda günlük tank temizliği ve su değişimi ile ideal su şartlarını yakalayamayabilirsiniz, ancak haftada en aşağı %25, en fazla %50 su değişimi ile beraber, haftalık tank temizliğini yapınız.

Bora Ünver 16-04-2005

nılgun_dogan beğendi.
B.Unver Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 06-04-2012, 12:09   #12
Ağaç Dostu
 
mandalinleerik's Avatar
 
Giriş Tarihi: 25-05-2011
Şehir: izmir
Mesajlar: 991
Çok güzel bilgiler. Çıktısını alıp sakin kafayla okuyup bilgilerinizden yararlanacağım. Emeğinize sağlık.

mandalinleerik Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 09-04-2012, 13:43   #13
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 07-06-2011
Şehir: sakarya
Mesajlar: 679
Sayın Bora bey filitre iç malzemem miyadını dolduğu için değiştirmek istiyorum şu an içinde seramik boncuk filitrenin kendi içindeki mavi sünger Eheim Substrat Pro ve elyaf bulunuyor sizin tavsiyeniz nasıl olur bu konuda.

nılgun_dogan Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 09-04-2012, 20:02   #14
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 31-10-2011
Şehir: İSTANBUL
Mesajlar: 205
Galeri: 2
Nilgün Hn.

Dış flitrenin içine ve her katmanına kalın gözenekli "mavi sünger" koyun.En üste is ince elyaf.Elyafı sakın çok sıkı ve fazla koymayın.

Hem ucuz hem de çok etkili bir flitre dizilişidir.Yararlı bakteri kolonisi çok geniş alana oturur.

Şimdiye kadar kullandığım diziliş ve flitre materyali yanlızca bu olmuştur.

Üretime yönelirseniz o zaman değişik konuşuruz

Yanlız flitre malzemesini değiştirirken sakın ola eheim ın içindeki kirli gibi görünen suyu tamamen dökmeyin.O suyu bir kovaya alın ve mavi süngerleri onlara emdirin.Sonra o suyun bir miktarını tekrar akvaryuma dökün.(Elbette akvaryumunuzda hastalık olmadığı görüşü üzerinden bunu tavsiye ediyorum)Oturmuş olan yararlı bakterilerin bir miktarını sistem içinde tutmuş olacaksınız.Artı yararlı bakteri kültürü alıp üstünde yazan yeni kurulum oranı kadar kullanın.

İlk 3-5 gün su değişimi yapmayın ve balıklarınız az yemleyin.Çünkü yararlı bakteri kolonisi mutlaka sekteye uğrayacaktır.Koloninin üremesi ile daha sonra %25 e kadar su değiştirebilirsiniz.

nılgun_dogan beğendi.
B.Unver Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 09-04-2012, 20:17   #15
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 07-06-2011
Şehir: sakarya
Mesajlar: 679
Hem ucuz hem de çok etkili bir flitre dizilişidir derken yanlış anlamadıysam Substrat Pro
koymama gerek yok sadece seramik boncuk mavi kalın gözenekli sünger elyaf diye sıralayabilirim kovanın eheim içindeki suyu bu şekilde kullanılacağını ilk defa sizden duydum hatta aklıma takıldı genelde hem akvaryum hem filitre temizliği yaptığım zaman keyifsizleşiyorlar hasta gibi oluyorlar gene rahatlık yaramadı bunlara diye kızıyorum şimdi anladım neden keyifsiz olduklarını bilgileriniz için çok teşekkürler.

nılgun_dogan Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 09-04-2012, 20:28   #16
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 31-10-2011
Şehir: İSTANBUL
Mesajlar: 205
Galeri: 2
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi nılgun_dogan Mesajı Göster
Hem ucuz hem de çok etkili bir flitre dizilişidir derken yanlış anlamadıysam Substrat Pro
koymama gerek yok sadece seramik boncuk mavi kalın gözenekli sünger elyaf diye sıralayabilirim kovanın eheim içindeki suyu bu şekilde kullanılacağını ilk defa sizden duydum hatta aklıma takıldı genelde hem akvaryum hem filitre temizliği yaptığım zaman keyifsizleşiyorlar hasta gibi oluyorlar gene rahatlık yaramadı bunlara diye kızıyorum şimdi anladım neden keyifsiz olduklarını bilgileriniz için çok teşekkürler.
Seramik boncuklara da gerek yok inanın.Hatta eğer Alman malı olan eheim ın kendi seramik boncukları değilse ki eheim da bile 2 çeşittir kesin kalsiyum suya verir.Zaten Türkiye genelinde ki sularımız kireçli ve serte yakın/sert sulardır.Gerek yok.

Keyifsizlik hem bakteri kolonisinin sekteye uğraması ve ona paralel nitrojen döngüsünün sekteye uğramasının nedeni.Yani amonyağın, nitrite nitritin nitrata dönüşmesi ve sonuçta bir miktar nitratın azot gazı olarak havaya kalan nitrat miktarının da su değişimi ile azaltılması .Bu paragraf tüm akvaryum hobisi ile ilgilenen amatörlerin anahtarıdır ve elzemdirBaşka başlıkta yazmıştım buna Yeni Tank Sendromu denir.

nılgun_dogan beğendi.
B.Unver Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Cevapla

Konu Araçları
Mod Seç

Gönderme Kuralları
Yeni konu gönderemezsiniz
Konulara yanıt veremezsiniz
Ek dosya yükleyemezsiniz
Kendi gönderilerinizi düzenleyemezsiniz

BB code Açık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2. Şu an saat: 22:22.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Forum vBulletin Version 3.8.5 Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0
agaclar.net © 2004 - 2019