agaclar.net

Geri Dön   agaclar.net > Bonsai > Bakım ve tedaviler
(https)




Reklam


Beğeni Düzeni3Beğeniler

Cevapla
 
Bookmark and Share Dış Bağlantılar Konu Araçları Mod Seç
Eski 25-09-2006, 01:17   #1
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 18-06-2006
Şehir: Kayseri
Mesajlar: 116
çeviri;

Dissectum” yetiştirme

Meşhur inanışın tersine; Japon akçaağaçları güzel gelişmek için asidik toprağa ihtiyaç duymaz. Su bazlı, aşırı alkali ya da tamamen ıslak olanlar dışında çoğu bahçe toprağı ile iyi gelişeceklerdir. Bunlar yarı gölgeye, sığ ancak humustan zengin toprağa, yüksek bir ağacın arkasında kalmaya ve sürekli görece fazla neme alışmış orman bitkileridir. En büyük düşmanları kış baskınları (ince fibröz kökleri çürümeye meyillidir) ve bahar sonu donlarıdır. Japon akçaağaçları mevsim başında yaprak sürmeye başlarlar ve çıkan yaprakların soğuğa maruz kalması nadiren ölümcül olabilir, ciddi bir şekilde çarpabilir. Bahar soğuk hava dalgalarında küçük yapıları sayesinde bu ağacın tümü kaplanmış gibi korunaklı olsa da yavaş gelişen bu bitkilerin donma hasarını tamir etmesi uzun sürebilir.

Çiçek ekiminde kireçli, serbet tahliyeli ya da ağır killi toprak kullanırsanız, genel olarak Japon akçaağaçları, özellikle de “dissectum” kaba iyi alışacaktır ve saksıdaki bitki soğuklar tehdide başladığında koruma altına alnınabilecektir. Tahliyeyi kolaylaştırmak için, verimli toprak, %20 oranında çakıl veya perlit eklenmiş John-Innes tipi karışım en iyisidir. Hiç bir zaman toprağın tamamen kurumasına müsaade etmeyin; bu, yanmış yapraklar ve kağıt inceliğinde, kuru, kahverengi yaprak uçları ile sonuçlanacaktır. Kademeli olarak 2 ya da 3 yılda bir saksı değiştirin.

Yanma yerde büyüyen bitkilerde de görülebilir. Güçlü güneş ışığı ya da rüzgar yapraklarda köklerin uçlarda olan ve savunmasız yapraklara gereken miktarı telafi edebileceğinden daha fazla nemi alıp götürebilir. Donmada olduğu gibi yanan yapraklar da çirkin görünür ancak bitki genellikle kendini tamir edebilir ve etkilenen yapraklar kesilebilir.

Çoğu mor yapraklı “dissectum” renkerini en iyi ışık altındayken sergiler ancak bunun yanma tehlikesi vardır, tabii ki burada kastedilen tüm dikili canlılar için riskli olan direkt güneş ışığı değildir. Değişik renklerdeki bitkiler güneşte yanmaya daha çk eğilimlidir, o halde gölge elzemdir. Tüm japon akçaağaçları gibi “dissectum”lar da yüzeysel kök sistemlerine sahiptirler ve bu yüzden organik organik saman-yaprak karışımı ile yüzeyin kaplanması hem nemi tutar hem de bitkiyi (daha çok Japon akçaağacı türleri için geçerli) besler. Gübre kullanırken tutumlu davranın, çok fazla vermek bitkinin güneşe, rüzgara, susuzluğa ve erken güz soğuklarına savunmasız olan dayanıksız gelişim şekline geçmeye meyletmesine sebep olur.

Bunların hiçbirisi “dissectum”un yetiştirilmesi zor olduğunu göstermez, değillerdir de. Doğru zamanda nem almalarını sağlayın, birazcık gölgeli korunmuş bir alana yerleştirin, mevsimler geçtikçe sık sık değişen yapraklar silsilesi ile size güzel bir cevap vereceklerdir.


Dissectum”u konumlandırma

İster otsu olsun ister odunsu, “dissectum”un büyük ve güçlü komşuları olmamalıdır. Zarif görünümü eşit derecede ince görünümlü ya da küçük yapraklı arkadaşlara sahip olmasını gerektirir. Farklı yaprak türleriyle olan seçimler birbirleri ile etkili bir kontrast oluşturacaktır, ayrıca mercan kabuğu akçaağaç olarak da bilinen Acer palmatum ‘Sango-kaku’ gibi, enfes A. shirasawanum ‘Aureum’ (altın dolunay akçaağacı) gibi ya da Acer palmatum ‘Osakazuki’ gibi yüksek ve heybetli Japon Acer Palmatumlarının önüne yerleştirildiklerinde güzel görünürler. Yarışa girmelerini önlemek için büyük bitkilerin kök yumağından uzakta tutun. “dissectum”lar ayrıca herdem yeşil azaleas, camellias ve pieriler gibi Japon bahçesinin güzide üyeleriyle ya da Stipa tennuissima ve Deschampsia cespitosa gibi tüylü çayırlarla uyum sağlar.

Diğer taraftan saksıları gruplamak suretiyle tamamlayıcı yahut zıt renklerir ve şekiller “dissectum”ları diğer salon bitkileri ile takımlar haline getirin. Kırmızı ve mor “dissectum”lar mavi hostalarla ya da Ophiopogon planiscapus (kara yapraklı siyahiler ya da düz yeşil), Carex siderosticha ya da Carex glauca gibi dolgun kemerli yapraklara sahip sıradan sazlarla, ya da düz yahut değişik renkli Luzula ile iyi gider. Athyrium niponicum var. Pictum, Cyrtomium falcatum (Japon çobanpüskülü) gibi yaprakları güzelce ayıklanmış eğreltiotları ya da Polystichum setiferum Plumosum bitkileri ya da Divisilobum grubu “dissectum” yaprağıyla denge oluşturur. Yeşil, kümeli “dissectum”lar tasfiye edilmiş çayırlar Hakonechloa macra ‘Aureola’ ya da Festuca glauca ‘Elija Blue’ nın yoğun mavi döşemesi yahut Imperata cylindrica ‘Rubra’ (kırmızı çayır) nın koyu kan kırmızısı tezatlığı ya da yeşil-siyah çizgili Equisetum hyemale kökleri ile güzel birer eş olabilirler.

Dissectum”lar sadece japonyada veya çiçek bahçelerinde boy göstermezler buna karşılık küçük kümeleri modern evlerde veya çağdaş güvertelerde aynı oranda kullanılırlar. Morlar ve kırmızılar özel ilgi ve bakım gerektirdiklerkli için numunelik olarak kullanılırken yeşil yapraklılar arka planda ciddi miktarda harmanlanabilir. Hepsi çok çekicidirler. Koyu mavi **** kırmızı sırlanmış saksılar, pas kırmızısı ve mor fideleri iyi tamamlar ve bir kaç “dissectum” saksısıyla güzel bir giriş tasarlanabilir.

Tüm renkler su yakınlarında muhteşem isolasyonda harika görünürler ve yüksek nemin keyfini çıkarabildikleri dere kenarları **** gölet kenarlarında (eğer toprak yeterli tahliyeye sahipse) çok iyi yetişirler.

RHS wisleyin bahçesinde olduğu gibi gürbüz olmayan “dissectum”lar geniş, sarp bahçelerde kullanılmak üzere yeterince küçük ve yavaş gelişime sahiptir. Kümeli formu arka plana taşkıran çiçeği ya da kayakoruğu gibi yastıksı bir hava katarken kıvrımlı eğersiz taslağın zarif süsleri tıpkı kar tanesi çiçeği, Chionodoxa, Leucojum, cüce nergis olduğu gibi ilkbahar soğanlıları için mükemmel bir ahenk olşturur.


Budama

Her ne kadar “dissectum”ların budanmaya ihtiyacı olmasa da dallarının ve yapraklarının kıvırcık ve ağağı doğru yılankavi süzülen güzellikleri saklanmış olarak şişkin bir kube şeklinde durur. Bu iç tasarımı gözler önüne sermek için seçici bir budama yapmak sadece estetik açıdan ileri gitmeyi sağlamaz ayrıca kubbenin içine hava ve ışık girmesine olanak vererek mantar hastalıkları ve içeriye saklanabilecek böcek riskini azaltırlar. “Dissectum”lae en iyi yazın budanır.

Japonya’da güzel yapılarını gözler önüne serebilmek amacıyla “dissectum”lar yerden yeterince yükseltilmiş saksıda yetiştirilirler ve kışın dallarının işlemesi ve yaprakları oranında değerlidirler.

Eğrelti otu yapraklı yahut “dissectum” cinsi Japon akçaağaçları tüm salon bitkileri arasında en güzellerindendir. Bariz bir şekilde çiçek açmayabilirler ancak kesinlikle mevsim değişikliklerini işaret ederler: hayat dolu yapraklarının sıkılgan aceleciliği kışın sonunu gösterir, tüylerin ve yapraklar silsilesinin nefes kesici bir güz kaftanı giymeden önce ustaca daha ağırbaşlı ama göz alıcı bir bahar ortası elbisesine bürünmesi gelir sonra. Son yaprak düştüğünde iskelesiyle kalan bitki büyülemeye devam etmektedir.

Bunlar küçük ebatlarının düşündürdüğünün aksine her mevsim bakım gerektiren bitkileridir.

Not: “dissectum” Acer palmatum'un da içerisinde bulunduğu Japon akçaağaçları grubunun bir üyesidir.

 
incii beğendi.

Düzenleyen bonsaisever : 05-01-2008 saat 20:08
ibuprofen Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 14-12-2007, 23:26   #2
Ağaç Dostu
 
Funda Kalaycıoğlu's Avatar
 
Giriş Tarihi: 20-11-2007
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 264
Acer Palmatum Bakımı

Japon akçaağacı (Acer palmatum),

Akçaağaçgiller (Aceraceae) familyasından doğal olarak Japonya, Kore ve Çin'de bulunan akçaağaç türü.

Morfolojik özellikleri:15 m'ye kadar boylanabilen yaprak döken ağaçlardır. Kabuk yeşilimsi boz veya açık kahverengi ve pürüzsüzdür. Dalları sarı-mor, kış tomurcukları morumsu sarı, konik, büyük, 1 pullu ve pseudoterminaldir. Yaprak sapı 2-6 cm uzunluğunda; yapraklar ilk açtığında sarımsı kahverengi tüylü; elsi (palmat) yapraklar 5-7 loplu, loplar geniş, kenarı çarpık çift dişli, ucu uzun ve sivridir.

Çiçek kurulu 10-20 çiçekten oluşmuş, 3-4 cm uzunluğunda, yarı sarkık, altında 1 veya 2 çift yaprak bulunur. Çanak yapraklar 5'li, morumsu kırmızı, dikdörgen biçiminde, 3 mm uzunluğunda ve kenarları tüylüdür. Taç yapraklar soluk sarı ya da pembemsi beyaz, geniş ve küçüktür. Stamen sayısı 8, uzunluğu 3,5 mm'dir. Dişi çiçekler ise küçük bir disk içerisindedir. Ovaryum düz; birbirine karşı bulunan stigmalar uzuncadır.

Samara 1,5 cm uzunluğunda, kanatlı, kanatlar arasında geniş bir açı vardır. Nus oval-dışbükey, hafif ince damarlı ve zayıf yapılıdır. Kromozom sayısı 2n=26'dır.

Ekolojik özellikleri : Nisan ve Mayıs aylarında çiçek açar. Tohumlar Eylül ayında olgunlaşır. Ilıman iklimli yerleri sever. Işık-yarı gölge ağacıdır. Besin isteği yüksek bir türdür. Kuru, humuslu, hafif ıslak ve asidik, iyi drenajlı ve organik maddece zengin topraklarda iyi yetişir. Tuzlu topraklardan kaçınır. Şiddetli donlardan zarar görür. -18 C sıcaklıklara kadar dayanır. Sıcak ve kurak iklimlerde iyi gelişmez.

Kültivarlar:
Acer palmatum cv."Atropurpureum"
Acer palmatum cv."Dissectum"
Acer palmatum cv.'Senkaki'
Acer palmatum cv.'Dissectum Atropurpureum'
Acer palmatum cv.'Septemlobum'
Acer palmatum cv.'Glawing Embers'
Acer palmatum cv.'Sango Kaku'
Acer palmatum cv.'Osakazuki'
Acer palmatum cv.'Rubrum'

Üretim tekniği: Tohum, çelik ve aşı ile üretilir,. İlkbahar da don tehlikesi olmayan yerlerde tohum, sıcak suda 1-2 gün ıslatıldıktan sonra sonbaharda 25gr./m² olarak ekilir.

Bonsaide kullanımı:
Yer:
Yaprakları güneş ve rüzgar yanıklarından korumak için doğrudan güneş ışığından ve kuvvetli rüzgarlardan korunması gerekmektedir. Bununla birlikte baharda ve sonbaharda iyi ışık alması kuvvetlenmesine ve yaprak renginin güzelleşmesine yardım eder.

Kış:
-10 ºC’nin altındaki soğuklardan korunması gerekir.

Sulama:
Hızlı büyüme dönemlerinde su ihtiyacı ani şekilde artabilir. Bu dönemlerde toprağın tamamen kuruması beklenmeden sulanmalıdır. Güneş yanığına sebep olmamak için kuvvetli güneş ışığı aldığı saatlerde yapraklarını ıslatmamaya özen gösterin.

Beslenme:
Yaprakları karşılaşabileceği tehlikelere karşı kuvvetlendirmek ve ağacın hızlı gelişmesini sağlamak için baharda yaprak tomurcukları patlar patlamaz yüksek azot gübresi haftada bir verilir. Gübrelemeyi erkenden bitirmek kısa yaprak düğümleri (internod) oluşmasını ve bitmiş ya da gelişmiş ağaçlarda daha iyi gelişim olmasını sağlar.

Yapraklar sertleşmeye başlayınca 15 günde bir daha dengeli bir gübreyle işleme devam edilir. Ağustos sonunda, kış başlamadan önce yeni çıkanların iyice sertleşmesi için 15 günde bir düşük azot ile beslenir. Bütün sezon boyunca az azotla beslenmiş ağaçlarda sonbaharda muhteşem renkler görülür ancak bu da yavaş büyümeyi sağlar.

Saksı değiştirme:
Ağaç 10 yaşını geçene kadar her 1 veya 2 yılda, baharda tomurcuklar patlarken saksısı değiştirilir, gerektiği kadar da bonsai toprağı ilave edilir.

Budama:
Yaprak ve dallardaki yeni alanları şekle sokma gereği hissedilmiyorsa gelişme mevsiminde patlayan ilk 1 veya 2 yapraktan sonrası kesilebilir. Kısa yaprak düğümlerine ihtiyaç duyan ağaçlar için yeni çıkan karşılıklı iki yaprak elle koparılabilir. Bu işlem kısa yaprak düğümlerine sahip hoş, ince dallar üretecek ve tomurcuklanmanın tekrarlamasını sağlayacaktır. Uzun yaprak düğümlerine sahip bütün sürgünleri yok edilir.

Yaprak kesme işlemi yaz ortasında uygulanabilir. Küçük yapraklar, daha iyi dal yapısı ve sonbaharda daha kuvvetli yaprak rengi oluşmasını sağlayacaktır. Bununla birlikte yaprak azaltma sadece sağlıklı ağaçlara uygulanmalı, saksı değiştirildiği yılda, zayıf yapılı olan kırmızı yapraklı türlerde ve iki yıl ardarda yapılmamalıdır.

Ağır budamalar ve şekil kazandırmayı sağlayacak budamalar sonbahardaki yaprak dökümünden tercihen bir hafta sonra veya yarı uyuma döneminde olduğundan yaraların daha çabuk iyileşeceği yaz ortasında yapılabilir. Bahar süresince asla budama yapılmaz çünkü bu dönemde akçaağaç türleri çok miktarda bitki öz suyu kaybedebilirler bu da bitkinin zayıflamasına hatta dal kaybına neden olabilir. Yapraksız kış görüntüleriyle sergilenmesi amaçlanan ağaçlarda yaz budamaları düşünülebilir.

Tel Sarma:
Tel sarma bahar öncesi ile sonbahar sonrasındaki herhangi bir süreç içinde gerçekleştirilebilir. En uygunu baharda tomurcuklanma başlamadan önce, yaz ortasında yaprak kestikten sonra veya yaprak dökmesinden sonra çıplak dalları telle sarmaktır. Yılın bu dönemlerinde dallar yapraklarla dolmamıştır ve dallarda esnekliği sağlayacak özsu miktarı da yeterince çoktur.

Bahardaki tel sarmalarda dikkatli olunmalıdır çünkü yeni tomurcuklar zarar görebilir ve bahardaki hızlı gelişime ayak uyduramayan tel dallarda sıkışma izleri bırakabilir. Yaprak dökümünden sora yapılan tel sarma işleminde ağaçlar ağır soğuklardan korunmalıdır çünkü dallar bahardaki yeşerme sezonuna kadar kendini yeterince iyileştiremezler. Kışın dallar epeyce kırılgan ve nazik olacağından aniden kırılabilirler. Bu yüzden kış mevsiminde tel sarma işlemi ancak çok nazik bir şekilde yapılacaksa denenmelidir.

Üreme:
TohumlarTohumları olgunlaşır olgunlaşmaz ekilir. Üremenin esas yolu ise daldan köklendirme (air-layer) yöntemidir ve Mayısta bahar sürgünleri kalışlaştığında uygulanmalıdır. Kesikler çok kolay yapılabilir ancak yüksek hata oranı mevcuttur. Dolayısıyla düzgün bir şekilde tutması 2 veya 3 sezon (buradaki season kelimesini mevsim olarak değil sezon olarak çevirdim, mevsim olarak değerlendirenler öyle uygulasınlar) alabilir.

Zararlı böcekler ve hastalıklar:
Yaprak bitleri, kabuk zararlıları, tırtıllar ve Verticillum wilt türleri. Gübre eksiği nedeniyle zayıf kalması, zayıf kök sistemi, saksı değişimi, yetersiz veya aşırı sulama, uyku dönemini geçirememesi gibi etkenler ağacın yaprak yanması olaylarına daha açık olmalarına neden olurlar.

Stiller:
Literati stili haricindeki tüm stiller uygundur. Özel Bilgiler: Beş uçlu akçaağaçların bazı türleri yetişme alanından kaynaklanan farklılıklar gösterebilirler. Çalılık türünde olanlar (örneğin Kiyohime türü) temel olarak daha baskındırlar ve budamada dikkat edilmezse birçok seyrek zirve oluşabilir.

Çok sıcak iklimler için uygun olduğu şüphelidir. Aşırı sıcaklarda yaprakları sağlıklı tutabilmek ve hatta ağaçta tutabilmek için durmadan uğraş vermek gerekebilir. Akçaağaçlar ayrıca bir uyuklama dönemine ihtiyaç duyarlar (10 ºC’nin altındaki kış günlerinde en az 44 gün boyunca). Birkaç sezon boyunca uyuklama dönemi geçirmeden hayatta kalabilir ancak gittikçe kuvvetlerini kaybederler ve eninde sonunda ölümle karşı karşıya kalırlar.

Kaynak:Vikipedi

Funda Kalaycıoğlu Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 17-10-2008, 20:34   #3
Ağaç Dostu
 
gönder's Avatar
 
Giriş Tarihi: 27-03-2008
Şehir: Gaziantep
Mesajlar: 100
Sayın ibuprofen merhaba;
Benim bir acerim var.Budadım ve iki adet oldu ayrı saksılarda şimdilik büyüyorlar.Kışın onları içeriye cam kenarında tutmaya çalışacağım veyada Bahçede naylondan sera düşünüyorum sizce nerede içeride mi?yoksa sera yani dört sırık yapacağım etrafını naylonla çevirip zemini kumla kapatacağım sizce nerde tutmalıyım.Ayrıca bu ağac hakkında araştırıyorum da tohumu oluyormuş.Bu tohumları nasıl alabilirm.
Saygılar.
Burhan GÖNDER

gönder Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 17-10-2008, 20:59   #4
Ağaç Dostu
 
ciceksever70's Avatar
 
Giriş Tarihi: 14-02-2008
Şehir: Graz(Avusturya)
Mesajlar: 2,666
Acer Palmatum kisin yapraklarini döker mi? Bu bizimle gecirecegi ilk kis o yüzden dökülen yapraklari gördükce acaba bozuluyor mu diye telaslaniyorum.

ciceksever70 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 18-10-2008, 11:27   #5
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 08-06-2006
Şehir: Melbourne Australia
Mesajlar: 4,550
Galeri: 232
Japon akcaagaclari yapraklarini doker. Ciceksever70 oralarda sonbahar olduguna gore agacinizin yapraklarini dokmesi normal.

Baharda tekrar yeni yapraklar acip bahari size mujdeleycektir.

Gonder, akcaagacinizi iceri almayiniz ama asiri soguk olacaksa kuytu bir yer hazirlayip onu soguk esen ruzgardan ve dondan koruyunuz.


Düzenleyen Ali H. ALI : 19-10-2008 saat 12:59
Ali H. ALI Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 18-10-2008, 19:34   #6
Ağaç Dostu
 
gönder's Avatar
 
Giriş Tarihi: 27-03-2008
Şehir: Gaziantep
Mesajlar: 100
Ali hocam ***,
Teşekkür ederim.Ben Gazinatepteyim burada havalar oldukça soğuk oluyor kışın -5 ila -10 arası görülebiliyor.Mutlaka don oluyor.Ozaman söylediğiniz gibi kuytu bir yer hazırlasam ağacı zaten plastik büyük bir saksıya almıştım.Toprağın üzerini daha önceki yazılarınızda okumuştum saman ile kapatıp çok soğuk olduğunda da ağacın üzerinden toprak ile saksı arası 1-2 parmak kalıncaya kadar naylon geçireyim diye düşünmekteyim.Ne dersiniz.
Burhan GÖNDER

gönder Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 19-10-2008, 00:23   #7
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 21-07-2007
Şehir: Tuzla/İstanbul
Mesajlar: 389
Galeri: 7
Benim de mayıs ayında toprağa aktardığım genç bir fidanım var. Gerek toprağa geçmenin verdiği sarsıntı gerekse ( gölgeleme yapmama rağmen ) bunaltıcı yaz sıcağı nedeniyle bütün yaprakları kurudu, acınacak bir görüntüsü oldu.

Ancak üzerine titriyorum ve de tüm okuduklarıma göre bunun normal bir durum olduğun zannediyorum. Nitekim sonbaharla birlikte yeni gözler belirdi.

Şimdi yapılacak iş kış rüzgarlarından korumak ve de bitkiyi kışa hazırlamak için gübrelemek.

Baharla birlikde yeni yapraklarına kavuşacağına kuvvetle inanıyorum. Gövde ve dallar, yaprakların aksine son derece sağlıklı gözüküyor.

Çok dayanıklı bir tür olduğunu sürekli diğer yetiştiricilerin tecrübelerinden duyuyorum.

Kışa hazırlık gübrelemesini yapmayı unutmayın.

tugo Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 19-10-2008, 13:14   #8
Ağaç Dostu
 
ciceksever70's Avatar
 
Giriş Tarihi: 14-02-2008
Şehir: Graz(Avusturya)
Mesajlar: 2,666
Acer palmatum icin hangi gübreyi kullaniyorsunuz organik mi, hayvan gübresi mi yoksa özel bir gübresi mi var?

ciceksever70 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 19-10-2008, 15:58   #9
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 21-07-2007
Şehir: Tuzla/İstanbul
Mesajlar: 389
Galeri: 7
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi ciceksever70 Mesajı Göster
Acer palmatum icin hangi gübreyi kullaniyorsunuz organik mi, hayvan gübresi mi yoksa özel bir gübresi mi var?
Bana tavsiye edilen, kış hazırlığı için hayvan gübresi. Daha fazlasını bilmiyorum.
Geçen yaz az miktarda organik gübre verdim ama doğrumu bilmiyorum.

tugo Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 19-10-2008, 16:07   #10
Ağaç Dostu
 
gönder's Avatar
 
Giriş Tarihi: 27-03-2008
Şehir: Gaziantep
Mesajlar: 100
Sayın çiçeksever merhaba ,
Ben organik gübreli toprak kullandım içerisine belirli miktarda dere kumu ve az miktarda humuslu toprak koydum çok iyi geldi.Hatta ağacımın bir dalını da çelik olarak aldım o da gayet sağlılı büyümeye başladı diyebilirim.Öğrendiğim kadarısıyla hayvan gübrelerinin yoğunluğu çok yüksek olması nedeni ile saksılarda ağaçların köklerini yakabiliyor arazi için daha uygun,organik daha tercihli diye okumuştum.Yanlız bu konu hakkında Hocalarımız daha iyi fikir verebilir.Son söz bence üstadların onların tecrübeleri ve bilgileri bizden daha üstün.
Saygılar
Burhan GÖNDER

gönder Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 19-10-2008, 16:31   #11
Ağaç Dostu
 
ciceksever70's Avatar
 
Giriş Tarihi: 14-02-2008
Şehir: Graz(Avusturya)
Mesajlar: 2,666
Sayin Gönder benim agacim bahcede duruyor.

Eklenen Resimler
Dosya Türü: jpg PICT2752.jpg (70.2 KB, 1141 views)
yardimcierhan beğendi.
ciceksever70 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 19-10-2008, 17:08   #12
Ağaç Dostu
 
gönder's Avatar
 
Giriş Tarihi: 27-03-2008
Şehir: Gaziantep
Mesajlar: 100
Sayın çiçeksever ağacına bayıldım on numara ağaç bahçede olması nedni ile bence hayvan gübresi kullanabilirsin.Ayrıca ağacın sağlıklı gözüküyor önümüz kış bence şuan gübreye gerek yok.Bahar ayında ağacına gübre verebileceğini düşünmekteyim ayrıca alacağın çelikler le de çoğaltabilirsin.Yinede tüm söylediklerimi Sayın bonasaisever ve Ali hocam ne der bilemiyorum son sözü ben yine üstadlarıma bırakayım.
Saygılarımla
Burhan GÖNDER

gönder Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 20-10-2008, 23:51   #13
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 25-10-2005
Şehir: İzmir
Mesajlar: 2,789
Galeri: 18
Sayın çiçek sever Yanılmıyorsam Avusturyada ikamet etmektesiniz.

Acer sağlılı ve bulunduğunu ülkede iyi bir gelişim gösterme olasılığı var lakin biraz narin bir tür.
Don konusnda korumalı olmalı bu yüzden potasyum oranı yüksek olan bir gübre kulnamalısınız çünkü potasyum hem enerji açısnda etkilidir hemnde antifiriz görevi görerek ağaçın dondan etkilenmesini önler.

BU konuda bulunduğunuz ülkenin seracılarna danışmanız daha mantıklı.
SAygılar.

bonsaisan Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 20-10-2008, 23:54   #14
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 25-10-2005
Şehir: İzmir
Mesajlar: 2,789
Galeri: 18
Sayın gönder hayvan gübresi yapısı itibari ile etkli bir toprak iyileştirici ve organikyaşam acısnda iyi bir ortam sağlar.
Tek sorun bu gübrenini kökleri etkilememesi için iyi fermante edimiş ve bekleiş bir gübre olması gerekir.

BU gübreyi yarıyarıya bahce toprağı ile karıştırarak kulanmanız mantıklıdır.
Ayrıca hayvan gübresinin bir miktarda dezenfekte olması daha iyi olaçakdır.
Çünkü sağlıklı bir ağaçda sorun çıkaraçak hastalıkları taşıması mümkündür.

bonsaisan Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 21-10-2008, 08:27   #15
Ağaç Dostu
 
ciceksever70's Avatar
 
Giriş Tarihi: 14-02-2008
Şehir: Graz(Avusturya)
Mesajlar: 2,666
Verdiginiz bilgiler icin tesekkür ederim Bonsaisan. Burada en kücük fidanin 50 euro gibi bir fiyata satildigini düsünürsek en iyi sekilde korumakta fayda var diyorum. Ancak burada hemen her bahcede Acer palmatum var ben de bu gözlemime dayanarak benim bahcemde de saglikli bir sekilde yasayacagini ümit ediyorum. Oglumun anneler günü hediyesi olmasi onu daha da degerli kiliyor. Simdi sizlerden aldigim bilgilere göre tohum zamanini bekliyorum.

ciceksever70 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 21-10-2008, 21:54   #16
Ağaç Dostu
 
gönder's Avatar
 
Giriş Tarihi: 27-03-2008
Şehir: Gaziantep
Mesajlar: 100
Hacm ***,
Çok teşekkür ederim.Ben demiştim üstadlar daha iyi bilir diye.Hocam ayrıca teşekkür ederim bu bilgileri de hemen not alıyorum bana da çok güzel bir bilgi arşivi oluyor.Sayın çiçeksever de sizin sayenizde net olarak öğrenmiş olurken ben de tam olarak öğrendim.
Valla hocam Hz.Ali demiş ya bana 1 harf öğretenin 40 yıl kölesi olurum diye ben de ne desem azdır.diğer tüm arkadaşlar da bence aynı fikirde
İlginiz sabrınız ve verdiğiniz tüm bilgiler için çok teşekkürler.
Saygılarımla
Burhan GÖNDER

gönder Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 21-10-2008, 21:57   #17
Ağaç Dostu
 
gönder's Avatar
 
Giriş Tarihi: 27-03-2008
Şehir: Gaziantep
Mesajlar: 100
Sayın çiçeksever merhaba,
Sayın hocam çok güzel açıklamış dillerine sağlık ben size demiştim.Hocalarımız daha iyi bilir diye ayrıca size de teşekkür ederim bu konuyu açtığınız için sizin sayenizde ben de yeni birşeyler öğrenmiş oldum.
Ağacınız çok güzel ona iyi bakın
Saygılarımla
Burhan GÖNDER

gönder Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 11-10-2009, 22:53   #18
Yeni Üye
 
asdas60's Avatar
 
Giriş Tarihi: 09-11-2008
Şehir: ankara
Mesajlar: 15
Acer Palmatum

Kırmızı küçük yapraklı olandan Acer palmatum yetiştiriyorum.
yer Ankara balkon'da ancak havaların soğumasıyla yapraklar uçtan itibaren büzüşmeye ve kurumaya başladı.
haftada bir suluyorum.
gübre vermem gerekirmi? ne yapmam gerekiyor.
herkese selam

asdas60 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 12-10-2009, 11:58   #19
Ağaç Dostu.
 
tourkana's Avatar
 
Giriş Tarihi: 26-11-2006
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 2,491
Galeri: 21
Bu zamanlarda ve saksıdaki ilk senelerinde karşılaşılan bir durum. Baharda sağlıklı bir şekilde yine yaprak çıkaracaktır, ancak önlem olarak yarı gölge alanlarda Acer yetiştirmenizi tavsiye ederim.

tourkana Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 12-10-2009, 12:11   #20
Ağaç Dostu
 
vyssera's Avatar
 
Giriş Tarihi: 12-02-2007
Şehir: Trabzon
Mesajlar: 1,801
Galeri: 69
Havaların soğuması ile yapraklarını dökmeye başlaması normaldir. Zira Acer palmatum yaprak döken bir türdür. Şu an bitkinizin gübreye ihtiyacı yok. Bitki büyümeye başlarken ve büyüme sürecinde gübrelenmelidir. Sulamayı da azaltın. Kış boyu eskisine göre daha az su vermelisiniz. Sevgiler.

vyssera Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 12-10-2009, 16:22   #21
Yeni Üye
 
asdas60's Avatar
 
Giriş Tarihi: 09-11-2008
Şehir: ankara
Mesajlar: 15
cevap veren ve verecekler için teşekkürler

asdas60 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 03-11-2009, 04:49   #22
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 10-06-2009
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 6
selam arkadaşlar,

Ben de yaklaşık 1 hafta önce ufak bir acer palmatum aldım. Geldiğinde gayet sağlıklıydı ama 1-2 gün sonra yaprakların uç kısımları resimdeki gibi buruşup kurumaya başladı. Bu kadar çabuk mu tepki verir yaprak dökmek için? Aldığım günden beri evin içinde odada duruyor. Ortama alışması için 15 gün boyunca hiç müdahale etmeyi düşünmedim. Ama acerimi böyle görmek beni üzüyor. Dışarıya mı alayım? İstanbul'da bu aralar yağmur var ve hava baya soğuk. Dışarıda daha mı kötü olur acaba? Ne yapamam gerektiği hakkında yardımcı olur musunuz?

Şimdiden teşekkürler.

Eklenen Resimler
Dosya Türü: jpg DSC00018.jpg (45.0 KB, 1000 views)
borleyi Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 03-11-2009, 11:35   #23
Ağaç Dostu
 
Lymyt's Avatar
 
Giriş Tarihi: 08-02-2007
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 111
Acerler dış mekan bitkisidir. İç mekanda yaşayamazlar bir an önce dışarı alın. Zaten 1-2 haftaya yapraklarını dökecektir soğuklardan dolayı. Sadece yapmanız gereken düşük sıcaklıktaki dondan korumak, onun dışında dışarda mutlu olcaktır

Lymyt Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 03-11-2009, 12:12   #24
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 10-06-2009
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 6
Teşekkürler Lymyt.

Peki dışarı aldığım zaman yaprakların ucundaki buruşmalar devam edecek mi? yoksa buruşmadan mı dökülecek yaprakları?

borleyi Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 03-11-2009, 16:52   #25
Ağaç Dostu
 
bonsaisever's Avatar
 
Giriş Tarihi: 13-08-2005
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 3,775
Galeri: 48
Ağacınız hayırlı olsun borleyi.

Acerler dış mekan bitkisi olduğundan dışarıda tutulmalı.
Özellikle kırmızı yapraklı olanlar çok hassastır.
Daha önce bakımını yapmamış arkadaşların, bu ağaçtan bonsai yapmanısını da tavsiye etmem.
Çok hassas olduğu için ağacınızı kurutabilirsiniz.

Şu an dışarı alırsanız, iki günde yapraklarını dökecektir.
Bu ağacı yazın 15 gün evin içinde tutup sonra dışarı çıkartsaydınız, yapraklarını dökecek ve ağacınız kuruyacaktı.
Büyük ihtimalle ağacınız uyku (dormansi) konumuna geçeceğinden kurtaracaksınız.

Kışın 40-50 gün boyunca 10 derecenin altında bulunması ağacı daha sağlıklı hale getirir.
Kışın bu dönemi görmemesi ağacı kurutmaz, ancak sağlıksız hale getirir.
Bu da ağacın özellikle sıcaklarda çabuk kurmasına neden olur.

bonsaisever Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 03-11-2009, 18:45   #26
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 10-06-2009
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 6
Çok teşekkür ederim verdiğiniz bilgiler için.
Az da olsa kırmızı yapraklara dokunma imkanım oldu
O zaman baharı sabırsızlıkla bekliyorum.

borleyi Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 03-11-2009, 19:23   #27
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 25-10-2005
Şehir: İzmir
Mesajlar: 2,789
Galeri: 18
Acer palmatumunuz için gerekli bilgiyi bonsaisever vermiş.

Acerler özelikle elinizdeki tür yaprakları ani sıcaklık ve sıcak esen rüzgarlardan etkilenne bir türdür.

Soğukta hiç bir şey olmaz.

Özelikle İstanbul ikliminde Dışarda bu kışı uyuyarak geçirmesi en doğru olanıdır.

Üzerine kar dahi yağsa bir sorun yaşamaz.

Ama yazın gölgede ve sıcak esen rüzgardan koruyun özelikle temmuz ve ağustos aylarında..
Saygılar.

bonsaisan Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 05-11-2009, 04:04   #28
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 10-06-2009
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 6
yardımcı olan herkese çok teşekkür ederim

borleyi Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 29-06-2010, 14:55   #29
Ağaçsever
 
Giriş Tarihi: 24-05-2010
Şehir: İzmir
Mesajlar: 30
İzmir'deyim ve 2 ader acer palmatum'a titizlikle bakarak hayatta tutmaya çalışıyorum. Gerçi bulunduğum bölge (Güzelbahçe), İzmir'e göre biraz daha serin, fakat yine de sanıyorum bu tür için ideal iklime sahip bir yer değil. Şu anda her iki ağaç da saksıdalar ve topraklarını nemli tutmak için ve yeterli besinleri almaları için elimden geleni yapmaya çalışıyorum...

Bazı yaprakları sıcaktan etkilendiyse de, her iki ağaç da genel olarak sağlıklı. Bu ağaçları toprağa geçirmek için en ideal ay ne zamandır? Ekim-Kasım gibi mi dikmem daha doğru olur, yoksa havaların daha da soğumasını mı beklemeliyim? Ayrıca budama yapmak için en ideal zaman ne zamandır?

Yardımlarınız için şimdiden çok teşekkürler.

Wolf_Kanuni Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 29-06-2010, 21:51   #30
Ağaç Dostu
 
jeomeo's Avatar
 
Giriş Tarihi: 24-07-2009
Şehir: İstanbul, Sarıyer
Mesajlar: 505
İzmir'den arkadaşlar acer palmatum yetiştirmekte çok zorlanıp, en sonunda pes ediyorlar genelde. 25-30 derecenin üstünde ekstra bakım istiyor.

Eger saksısına bu sene almadıysanız, yaprak döktükten sonra yapraklar açana kadar saksısından çıkarıp köklerine dokunmadan topraga geçirebilirsiniz. Budama için ise en iyi zaman yapraklar açmadan şubat-mart gibi yapılabilir.

Bu türle daha çok çalışan arkadaşlar belki daha detaylı ve dogru bilgi verebilir.

jeomeo Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Cevapla

Konu Araçları
Mod Seç

Gönderme Kuralları
Yeni konu gönderemezsiniz
Konulara yanıt veremezsiniz
Ek dosya yükleyemezsiniz
Kendi gönderilerinizi düzenleyemezsiniz

BB code Açık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Kapalı
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2. Şu an saat: 07:52.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Forum vBulletin Version 3.8.5 Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0
agaclar.net © 2004 - 2019