agaclar.net

Geri Dön   agaclar.net > Hayvanlar > Çiftlik Hayvanları > Arıcılık
(https)




Reklam


Beğeni Düzeni25Beğeniler

Cevapla
 
Bookmark and Share Dış Bağlantılar Konu Araçları Mod Seç
Eski 12-11-2008, 21:43   #31
Ağaç Dostu.
 
kamil35's Avatar
 
Giriş Tarihi: 11-09-2008
Şehir: izmir
Mesajlar: 1,510
Sayın Denizakvaryumu,Karakovan yapmadım hiç. Çünkü ben arıları sürekli naklediyorum. . Arıcılıkta standart kovanlarla çalışmak lazım. Farklı ölçü ve ebat kovanlar taşımada sorun olur.


Düzenleyen kamil35 : 19-07-2012 saat 21:06
kamil35 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 13-11-2008, 10:00   #32
Ağaç Dostu
 
caucasus's Avatar
 
Giriş Tarihi: 15-01-2006
Şehir: Mardin
Mesajlar: 2,270
Galeri: 787
Sayın ertugrula, Benim amacım hem kendim için biraz uğraş, hem de yeni malzemelerle kendi kovanlarımı kendim yapayım dedim. sunta derken normal sunta kullanmak yerine sayın kamil35'in yazdığı gibi suya ve neme dayanıklı bir maddeyle çalışmak istedim.

caucasus Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 13-11-2008, 22:08   #33
Ağaç Dostu
 
ertugrula's Avatar
 
Giriş Tarihi: 04-10-2008
Şehir: Silivri / İstanbul
Mesajlar: 114
Merhaba,
Tabii ki her şey denenebilir. Benim dikkat çekmek istediğim noktalar arasında en önemlisi, sunta yapımında kullanılan kimyasalların arıları ne şekilde etkileyeceği idi. Sunta yapımında yongaları yapıştırmak için kullanılan kimyasalların/yapıştırıcıların yanında sözünü ettiğiniz tür malzemede bir de suya dayanıklı olması için ilave edilmiş kimyasallar olacak. Ben sizin şevkinizi kırmak istemem fakat bunları da düşünmek gerek.

Ayrıca bir maliyet analizi yapmakta da fayda var. Böyle bir çabanın sonunda elde edilecek kar ne düzeyde olacak. Belki de böyle bir çabaya hiç gerek kalmayabilir.
Size kolay gelsin. Deneyimlerinizin sonucunu da daha sonra iletirseniz sevinirim.

ertugrula Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 17-11-2008, 12:44   #34
Ağaç Dostu
 
caucasus's Avatar
 
Giriş Tarihi: 15-01-2006
Şehir: Mardin
Mesajlar: 2,270
Galeri: 787
Ben aslın da sadece kendi emeğimle birşeyler yapmak istiyorum. Maaliyetin düşmesi önemli değil. Suntanın için de bulunan kimyasal yapıştırıcıların ne kadar zarar verceğini araştırmadan bilmek mümkün değil. Şu an için Çam ağacı tahtasını düşünmekteyim ancak onu da marangoza götürmek gerektiği için biraz daha zahmetli ve masraflı olur zannedersem. Aklımdan geçen tamamen benim imalatım olan bir kovan yapmaktı ancak elde olan imkanlarla zor gözüküyor.
Her şey için teşekkürler.

caucasus Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 26-12-2008, 20:00   #35
Ağaç Dostu
 
fahrikucuktas's Avatar
 
Giriş Tarihi: 15-11-2007
Şehir: erzincan
Mesajlar: 192
sayın denizakvaryumu ben bu yıl tamamen toprak ve keçi kılından bir tecrübe yapmayı düşünüyorum.

fahrikucuktas Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 26-12-2008, 20:00   #36
Ağaç Dostu
 
fahrikucuktas's Avatar
 
Giriş Tarihi: 15-11-2007
Şehir: erzincan
Mesajlar: 192
Keçi kılını kil çamur ile karıp onunla küçük silindirik kovanlar oluşturmak

fahrikucuktas Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 26-12-2008, 20:01   #37
Ağaç Dostu
 
fahrikucuktas's Avatar
 
Giriş Tarihi: 15-11-2007
Şehir: erzincan
Mesajlar: 192
Eski insanlar böyle tandırlar yapıyorlarmış.Bunun içine oğul arıyı koyup kendi yapacağı petekleri keserek almalı.

fahrikucuktas Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 26-12-2008, 20:02   #38
Ağaç Dostu
 
fahrikucuktas's Avatar
 
Giriş Tarihi: 15-11-2007
Şehir: erzincan
Mesajlar: 192
bilgi

Kışın zirai kovanlara alınmalı

fahrikucuktas Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 30-12-2008, 14:10   #39
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 17-12-2008
Şehir: mersin
Mesajlar: 1
merhaba arkadaşlar;
sizlere öyle bir kovan tavsiye edeceğimki Türkiye'de üretimine geçen sene başlandı. Ben 50 adet aldım çok memnun kaldım. Kovan dediğin böyle üretilir. ağırlığı 10 kg. Soğuğa, sıcağa ve neme karşı %100 izolasyonludur. Altı dış yüzeyine deniz-yat kontrası içerisinede yumuşak kavak kullanılmıştır. kovanın adı SİHİRLİ KOVAN üretimi MERSİNDE yapılıyor. Kesinlikle tavsiye ederim. sizlere işyeri ve sahibini telefon numarasını bırakıyorum.
tel: 0324 358 44 84
cep: 0532 550 85 04
E-MAİL: balaban_sihirlikovan@hotmail.com

ersen33 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 30-12-2008, 15:39   #40
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 13-04-2006
Şehir: Ankara
Mesajlar: 9,099
Galeri: 25
http://sihirlikovan.com/

Web adresi varken

LavantaSE beğendi.
denizakvaryumu Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 31-12-2008, 10:15   #41
Ağaç Dostu
 
dah-lia's Avatar
 
Giriş Tarihi: 09-02-2008
Şehir: kayseri
Mesajlar: 229
benim tercihim sedir ağacından yapılmış kovanlar hen daha dayanıklı hem böceklere karşıda dayanıklı ( kokusundan ) dolayı bendekilerin çoğu dededen kalma kovanlar hala kullanıyorum

dah-lia Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 10-02-2009, 20:24   #42
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 13-04-2006
Şehir: Ankara
Mesajlar: 9,099
Galeri: 25
http://mehmetyuksel1.blogspot.com/20...tuk-kovan.html

Muhteşem ve çok doğal kütük kovan-karakovan çalışması...

denizakvaryumu Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 11-10-2011, 08:41   #43
Ağaçsever
 
Giriş Tarihi: 03-09-2011
Şehir: çanakkale
Mesajlar: 51
ayaza arı kovan cısının kovanlarını kullanan var mı işçilik nasıl bilgisi olan varmı arkadaşlar

kadrilion Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 11-10-2011, 08:48   #44
Ağaçsever
 
Giriş Tarihi: 10-10-2011
Şehir: Çanakkale
Mesajlar: 46
kadri bey ben de 50 kovan yaptırcam bu sene, tavsiyeler varsa bana da ilet,

sonuncumurat Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 11-10-2011, 14:41   #45
Ağaçsever
 
Giriş Tarihi: 10-10-2011
Şehir: Çanakkale
Mesajlar: 46
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi denizakvaryumu Mesajı Göster
Yıldız kovanı nette herkes övüyor, gerçekten kaliteli iş yapıyormuş.
iki ay önce yıldız kovanın kuyucaktaki atölyesine uğradım. gerçekten işçiliği ve malzemesi güzel kovanlar. özellikle kovan uçuş kapağını kapatmak çok kolay ve kullanışlı, ama fiyatlar diğerlerine göre biraz pahalı geldi.

sonuncumurat Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 11-10-2011, 14:44   #46
Ağaçsever
 
Giriş Tarihi: 10-10-2011
Şehir: Çanakkale
Mesajlar: 46
Strafor kovanlar hakkında bilgisi tecrübesi olan arkadaşlar tavsiye eden var mı

sonuncumurat Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 11-10-2011, 18:01   #47
Ağaç Dostu
 
copur 09's Avatar
 
Giriş Tarihi: 19-11-2006
Şehir: Nazilli
Mesajlar: 592
Kuyucak'taki kovancı, kurumuş tahtadan çaktığı için, ileriki yıllarda kovan tahtalarında dönme olmuyor. Eğer kovan çaktırmak istiyorsanız; tahtaların en az bir yıl önceden kesilip bekletilmesinde (kuruması için) yarar var. Koruma ve boya işi sizlere kalmış.

copur 09 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 11-10-2011, 18:04   #48
Kaybettik, Allah rahmet eylesin
 
memet's Avatar
 
Giriş Tarihi: 18-02-2006
Şehir: İzmir
Mesajlar: 13,948
Galeri: 11
Arıcılık kursuna gittim hoca nemle ilgili endişeleri olduğunu söyledi strafor kovanlarla ilgili.

memet Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 12-10-2011, 09:54   #49
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 15-07-2008
Şehir: İSTANBUL
Mesajlar: 23
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi sonuncumurat Mesajı Göster
Strafor kovanlar hakkında bilgisi tecrübesi olan arkadaşlar tavsiye eden var mı
strafor genel itibariyle gözenikli bir yapı olmadığından doğal nem dengesi ve havalandırma imkanı ahşap gibi olmamaktadır.hatta bilinçsiz boyanan /verniklenen ahşaplarda da aynı sorun yaşanmaktadır.ısı yalıtımı açısından strofor daha avantajlı gibi görünse de ahşap, bünyesinde barıdrıdığı doğal lif ve gözenekler itibariyle çok daha sağlıklıdır.

orhan001 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 12-10-2011, 10:11   #50
Ağaçsever
 
Giriş Tarihi: 10-10-2011
Şehir: Çanakkale
Mesajlar: 46
straforun ısı yalıtımı beni her zaman cezbetmiştir. bu yıl en az 50 tane kovan alcam. belirttiğiniz gibi nem olayından ve temizliğinin zahmetli oluşundan ötürü strafordan soğudum. ama ana arı yetiştirmek için strafordan küçük küçük kovancıklar yapmayı düşünüyorum. piyasada satılanlar 30luk strafor genelde arının kemiremeyeceği kalınlık 70-80 lik diye duydum. bu yoğunlukta bulabilsem hemen çalışmalara başlıcam. normal kovan içinse yine ahşaba devam...

sonuncumurat Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 12-10-2011, 10:16   #51
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 15-07-2008
Şehir: İSTANBUL
Mesajlar: 23
fakat soğuk bölgelerde kışın kovan alt ve üstlerine köpük konulabilir.hatta kovanları genel olarak ince ahşaptan ve eskimeye yüz tutmuş olan arıcılar bu köpükleri kovan çevresine de koli bantıyla sarabiliyor.çünkü kışın hem kovan içi nem çok olmaz, hem de arıların aktiviteleri itibariyle havalanmaya fazla gereksinimleri olmaz..tabi havalar ısınmaya başladığında bunların sökülmesi şartıyla..ayrıca strafor ile kovan arasında böceklenme olmaması için bantlama işlemi aralıksız yapılırsa iyi olur.

orhan001 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 18-07-2012, 15:02   #52
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 13-04-2006
Şehir: Ankara
Mesajlar: 9,099
Galeri: 25
Plastik tamponcu ’yenilik’ aradı, ana arıyı öldürmeyen kovan yaptı

1978’den beri kamyon ve otobüslerin sert plastik aksamlarını üreten Yıldırım Plastik’in sahibi Muzaffer Yıldırım, TÜBİTAK ile yeni proje geliştirdi ve özel bir plastikten arı kovanı yaptı. Yeni kovanlar, tahta kovanlara göre daha sağlıklı, temiz, uzun ömürlü ve ana arı ölümlerini önleyen, arı biti oluşumunu azaltan özelliklere sahip.

TÜRKİYE’de üretim yapan Mercedes, BMC, Ford, Isuzu gibi otomotiv devlerine 1978’den beri kamyon ve otobüslerin sert plastik aksamlarını üreten Yıldırım Plastik Makina Kalıp Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.’nin sahibi Muzaffer Yıldırım, şimdi de özel bir plastikten arı kovanları yapmaya başladı. Şirketin ’inovasyon’ arayışları kapsamında, TÜBİTAK ile birlikte geliştirilen yeni arı kovanları tahta kovanlara göre daha sağlıklı, temiz, uzun ömürlü ve ana arı ölümlerini önlüyor. Ayrıca arı biti oluşumunu da büyük ölçüde azaltıyor.

İlkokul mezunu sanayici

Sinop Ayancık doğumlu olan Muzaffer Yıldırım, şöyle başlıyor anlatmaya: "Babam Sinop’ta deniz taşımacılığı yapardı. Sonra İstanbul’a geldik ve çalışmaya başladım. Aslında ben teyzemin yanına İstanbul’da okumak için gelmiştim ama parasız yatılı okul kazamadım ve 13 yaşımda sanat öğrenmek için kalıp yapan bir tornacının yanına çırak oldum. Okula gidemediğim için üzülüyordum, akşam sanat okulunda teknik resim kurslarına katıldım. Askerden gelince de 1975’te plastik kalıp ustası olarak kendi işimi kurdum. Plastik mutfak eşyalarının, kapkacağın, bidonların, plastik oyuncakların kalıplarını yapıyorduk. Plastik fabrikalarına atölyelere kalıplar satıyorduk."

Mercedes’le otomotive

1978’de otomotiv sektörünün ihtiyacı olan plastik yan ürünlerin kalıplarını da yapmaya başladığını anlatan Muzaffer Yıldırım, "Süleymaniye’den Yenibosna’ya taşındım ve orada otomotiv sanayisine üretim yapmaya başladım. 1978’de Mercedes Unimog’ların bazı sert plastik parçalarının kalıplarını üretmeye başladık. Halen Mercedes’e üretimimiz sürüyor. Ford, Isuzu ile 20 yıldır, Temsa ile 10 yıldır, BMC ile 15 yıldır çalışıyoruz" diyor. Yıldırım, son 10 yıldır belediye otobüslerinin koltuklarını da blok olarak ürettiklerini Beylikdüzü’nde üç üretim tesisinde, 10 bin metrekarelik kapalı alanda 110 kişilik istihdamla otomotiv sanayisinin yanısıra, promosyon ürenleri de ürettiklerini belirtiyor.

Makine de üretiyoruz

Sokaklardaki park levhalarını, şemsiye bidonlarını, plastik rafları ürettiklerini anlatan Muzaffer Yıldırım şöyle devam ediyor: "Makinemizi kendimiz yaparız. Bu konuda Rusya’da müşterilerimiz, ortaklığımız var. Kriz tecrübemiz olduğu için üretimimiz farklı alanlara yaydık. Eskiden sadece otomotive üretirdik. Şu anda kapasitemizin yüzde 30’u otomotive çalışıyor. İzaydaş’a tıbbi atık bidonu bile üretiyoruz."

Kovan başına bal 50 kiloya çıkacak

TÜRKİYE’de kovan başına bal üretiminin dünya standartlarına göre çok düşük olduğunu söyleyen Muzaffer Yıldırım, "Arı soğuğa dayanıklıdır ama neme küfe ve buza dayanamaz. Bizim kovanda bu sorun olmaktan çıktı. Çünkü havalandırma sistemi çok iyi, temizleme imkanı çok pratik. Şu anda ayda 10 bin adet kovan üretim kapasitemiz var. İhracata da başlayacağız. Bu iş için 2 milyon TL’lik bir yatırım yaptık. TÜBİTAK’tan proje bedelinin önemli bir kısmını destek olarak aldık. Yapı Kredi Bankası da proje için bizi her açıdan destekledi. Bu kovanlar ülke ekonomisine de önemli katkı sağlayacak. Türkiye’de kovan başına 15-16 kilogram olan bal üretimi dünyada 50 kilograma kadar çıkıyor. Bizim kovanlar da bu yüksek üretim rakamını yakalıyor" diyor.

Arı kovanı işine bilimsel girdik

MUZAFFER Yıldırım, plastik ürünler alanındaki tecrübelerinin farklı ürün arayışları da getirdiğini belirterek ’Arıcılık Ekipmanları’ üretimine nasıl girdiklerini de şöyle özetliyor: "Ben arı konusunu bilmezdim. Tahta sandıklardan kovanları görünce ki durumları pek iyi değildi, bu işe plastikle girmeye karar verdim. Türkiye’de ve dünyada kullanılan tüm kovan tiplerini araştırdım. Dededen gelen şeylerin ne olduğunu, bilimsel açıdan nasıl olması gerektiğini öğrendim. Bir kovanın nasıl bir şey olması gerektiğini ortaya çıkardık ve hem TÜBİTAK ile bilimsel hem de bir patent kuruluşu ile patentli üretim planladık. Mevcut kovanlar tahta olduğu için dağda, bayırda, karda, yağmurda çok sayıda faktörden etkileniyor. Tahta kısa sürede çürüyor, çatlıyor, patlıyor ve kovan bozuluyor. Arıları tavanı, duvarı akan, hasta eden evden kurtardık. İlk kez Muğla’da arıcılık konferansında tanıttık. Yabancı hocalar çok ilgilendi. Bulgaristan’da bir fuara katıldık inovasyon ödülü verdiler."

Plastik tamponcu ’yenilik’ aradı, ana arıyı öldürmeyen kovan yaptı - Hürriyet

mrduran beğendi.
denizakvaryumu Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 18-07-2012, 15:03   #53
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 13-04-2006
Şehir: Ankara
Mesajlar: 9,099
Galeri: 25
İSTANBUL - Bir tesadüfle 1986 yılında Türkiye'de ilk şemsiye bidonunu üreten ve bugün hala en büyük üreticisi konumunda bulunan Yıldırım Plastik'in sahibi Muzaffer Yıldırım, arılar için özel termo kovan geliştirdi. Büyük bir AR-GE çalışması ile termo kovanın patentini de alan Muzaffer Yıldırım, Bulgaristan'da katıldığı bir fuarda ise inovasyon ödülü aldı. Kovanı üretebilmek için her gittiği yerde arıcılarla temasa geçip dünyadaki arıcılık trendlerini araştıran Yıldırım, üniversitelerin ilgili bölümleri ve dalının uzmanı öğretim görevlileri ile de dirsek teması ile ürettiği kovanları artık üreticilerin beğenisine sunmuş durumda. Türkiye'nin arı koloni sayısında Çin'den sonra ikinci ama kovan başına üretimde altıncı sırada olduğu bilgisini veren Yıldırım, Türkiye'de bir kovanda 15-16 kg'lık bal alındığına dikkat çekerek, "Bizim geliştirdiğimiz kovanla 2 katı yani 30 kg'lık bal üretimi yapmak mümkün" dedi. Yıldırım'ın hem kovanı nasıl ürettiğini hem krizle arasını hem de bugünlere nasıl geldiğini konuştuk. İşte Yıldırım'ın KOBİden'e verdiği cevaplar.

Yıldırım Plastik neler üretir?

Otomotiv yan sanayiinde üretim yapıyoruz. Otobüs, kamyon gibi araçların plastik parçalarını üretiyoruz. Mesela belediye otobüslerinin mono blok koltuklarını biz üretiyoruz. Bu alanda Mercedes, Isuzu gibi firmalarla çalışıyoruz. Promosyon ürünlerimiz var. Ülker, Algida, Coca Cola gibi firmalara örneğin dondurma dolaplarının yanında bulunan şemsiyelerinin su bidonlarını üretiyoruz. Sütaş gibi firmalar için bazı ambalajlar yapıyoruz.

Şemsiye bidonu ilginç, nasıl başladınız?

1986 yılında ilk biz ürettik şemsiye bidonunu. Sonra başka firmalarda girdi. Firmalar bize ürünün prototipinbi getirir biz kalıbını yapar, üretime geçeriz. Oto ve gıda sanayine ambalaj kalıbı yaparken müşteri yönlendirdi. Biz ürettik ama biz tasarlamadık. Yurtdışından örneğini getirdiler, biraz kapora verdiler. Yaptık ama müşteriyi bir daha bulamadık. Bir sürü bidon elimizde kaldı.

Nasıl sattınız peki?

Bütün bidonlar elimizde kalınca bu sefer şemsiye üreticilerine gittik ama onlar da almadı. Bu defa taktik değiştirdik, yükledik kamyona. Bursa'dan başladık tek tek mağazaları dolaştık. Önce mağazaya giriyorduk 'satılık bidon var' demiyorduk, 'şemsiye almaya geldik' diyorduk. İlk satışı takasla yaptık. Otelleri, sahili dolaştık Bodrum'da bitirdik. Ben bir kucak şemsiye alıyordum arabanın bagajına sığıyordu. Fakat bidonları yolluyorduk, yer kaplıyor dükkanın deposu doluyordu. Onlarda kendi müşterilerine satmaya başladılar. Hep yeni açılan mağazalara gittim. Sonraki sene artık 1987'de Algida, Coca Cola gibi firmalar almaya başladı.

Bir anlamda pazarı kendiniz yarattınız yani?

Satmak için çok dolaştık. O gün kimsenin para vermem dediği ürün bugün 1 milyon adete ulaştı. En büyük üretici hala biziz. En büyük taliplisi de Algida'dır. Onu Ülker ve Coca Cola izler. Sonra bidondan esinlendik ve plastik dubalar yaptık.

Krizle aranız nasıl?

2001'de üretimimizin yüzde 80'i otomotiv sektörüneydi. Zarar ettik. Sonra sepetleri çoğaltalım dedik. Bu krize de esasında yatırımda yakalandık. Ambalaj sanayii ve reklam sektörü için gerekli bazı levha makinaları almıştık fakat daha az etkileniyoruz. Çünkü şimdi işimizin yüzde 30-35'i oto, yüzde 25'i ambalaj ve kalanı promosyon ürünleri. Bunun faydasını görüyoruz.

Termo kovan üretmek nereden aklınıza geldi?

AR-GE merakım çok büyük. Zaten yenilikçilik yapamıyorsanız, ürettiğiniz size hatıra gibi kalıyor. 200 çeşit ürünümüz var. Kimseyi taklit etmeyiz, mutlaka kendimizden bir şeyler katmaya çalışırız. Yabancılar 'Türkler taklitçidir' der, numune vermek istemez. Karamürsel'den bir arıcı bir plastik bal çerçevesi getirdi. Yap, çok satarsın dedi. Elime aldım baktım ne işe yaradığını çözmeye çalıştım. Arıcılığı merak ettim ve her gittiğim yerde arcıları ziyarete başladım. Genellikle de çürük kovanlar, yerlerde gezinen petekler gördüm. Aklıma kovan yapmak geldi.

Bütün petekler tahtadır, siz plastik kovan yapıyorsunuz. Hiç bu olmaz demediler mi?

Arı plastikte hiç durmaz dediler. Ama ilk yaptığım sandıktan arılar çıkmak istemedi! Bir de arının doğasını öğrenmeye başladık. Mesela arı 6 kg çiçek özü yiyerek bir peteği dolduruyor ve mutlaka peteği üfleyerek bal yaptığı yeri sır gibi bir şeyle üfleyerek temizliyor. Bizim kovanda arı peteği sırlamadan bal yapmaya başlıyor. Arı hijyeni tanıyor çünkü. 5 yıl önce başladım izlemeye, şimdi hobim oldu. Bizde doğru, gıda kodeksine uygun hammadde ile üretiyoruz kovanı.

Kovanı geliştirirken nelere dikkat ettiniz?

Dünyadaki kovan tiplerini araştırdık. Türkiye'de her köye göre ölçüler değişiyor. Dünyada ise fenni kovan var. Ağırlıklı olarak kullanılan ise Langstroth denilen bir ölçü. Bir de Dadant yönetimi ile geliştirilen kovanlar var. Biz kendimiz bunlara bakarak kendimiz bir ölçü geliştirdik.

Ürününüze patent aldınız mı?

Kovan tiplerini araştırıp işin içine girince ciddiyeti anladık ve baktık işin boyutu büyüyor duyumla Ankara Patent Genel Müdürü Kaan Dericioğlu ile tanıştık. Patentimizi aldık TÜBİTAK'tan, AR-GE desteği aldık. Projes ile çalıştık. Yapı Kredi Bankası'da yardımcı oldu ve üretime geçtik.

Yurt dışına satmayı düşünüyormusunuz?

Muğla'da bir konferansta Washinghton State University'den bir öğretim görevlisi ile tanıştık. Kendise bize "Biz soğuk bölgede yaşıyoruz sanki bizim için yapılmış" dedi. Şimdi orada kovanın testi yapılıyor. Bir de 3-4 hafta önce Bulgaristan-Plevne'de fuara katıldık. 12 kovan üreticisi arasında inovasyon dalında birinci olduk. Bulgaristan, Polonya, Finlandiya ve Rusya'dan distiribütörlük talep eden, denemek isteyenler bizimle irtibata geçti. Görüşüyoruz.

Türk arıcılar alabilecek mi? Kaça satacaksınız?

İnternette satışa açtık. Alan, çevresindekilere anlatmaya başlıyor. Sandık kovanlar 80-90 bin TL civarında. Bizimkisi 300 bin TL. Ama mutfak robotu gibi bir kovan yaptık. İlk hedefimiz pazarın yüzde 10'una ulaşmak. Yurtdışında özellikle Avrupa ülkelerinde şansımız çok yüksek. Ayrıca Türkiye'deki mevcut ahşap kovanları da destekliyici ürünler yapmaya başladık. Eski kovanları yüzde 50 iyileştiriyoruz.

İlk çizgi Muzaffer Bey'den

Muzaffer Yıldırım, AR-GE'ye çok meraklı bir insan. Eline aldığı her şeyi sonuna kadar inceleyip araştırıyor. Neye yarar, ben ne katabilirim diye bakıyor. 1974 yılından beri kalıpçılık yapıyor. Mesleği esas çıraklıkla öğrenmiş ama akşam sanat okuluna da giderek teknik resim dersi almış. Şimdi üretime geçilecek herhangi bir üründe ilk çizğiyi Muzaffer Yıldırım atıyor. "Ben karakalem çiziyorum sonra ekibimle beraber çalışıyoruz. Ortaya çıkan ürün hepimizin emeği" diyen Yıldırım, 110 kişiye istihdam sağlıyor. Çalışanlarının yüzde 70'i 15 yılı doldurmuş elemanlar. Hatta 30 yıllık çalışanı var. İlk dükkanı İstanbul-Süleymaniye'de açan Yıldırım, şimdi Beylikdüzü'nde 3.500 m2'lik kendi yerinde üretim yapıyor. Bu yıl ise komşu arazileri kiralayarak 10 bin m2'lik alana üretimini yaymış.

KOBİ'lere tavsiyeler

Muzaffer Yıldırım aslında her KOBİ'nin olduğu gibi Türkiye ekonomisinin de değişimine muazzam şekilde ayak uydurabilmiş ve dik durabilmiş bir işletmenin sahibi. Neler dikkatinizi çekiyor diye sorduğumuzda ilk cevabı "Önce kazanmak sonra harcamak gerek. KOBİ kazanmadan harcamamalı" oluyor. Muzaffer Yıldırım'ın ikinci tavsiyesi ise her KOBİ'nin önüne hep rakip çıkacak gibi çalışması ve ürün çeşitliliğine gitmesi. Yıldırım şöyle diyor: "KOBİ'de fabrikatörde boyunu bilecek. Büyük firmalar sadece kendileri için çalışacak ihtisaslaşmış KOBİ'leri sever. Ama krizde herkes kendi derdine düşer. Sapı samanı karıştırmadan işi biraz çeşitlendirmek lazım."

APİMAYE Arıcılık Ekipmanları - 'Şemsiye bidonu' kralından termo kovan - APİMAYE Arıcılık Ekipmanları

Tura beğendi.
denizakvaryumu Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 19-07-2012, 07:40   #54
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 17-07-2012
Şehir: Sinop
Mesajlar: 9
Güzel yazı ama arılar bu kovanlarda da ölüyor malesef aynı zamanda bu kovanlar çok pahalı ülkemizdeki arıcıların bunları almak için alım gücü düşük malesef.

Aricilik Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 11-09-2012, 13:16   #55
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 13-04-2006
Şehir: Ankara
Mesajlar: 9,099
Galeri: 25
Name:  apimaye_aricilik_sept_146.jpg
Views: 20522
Size:  34.5 KB

Arkadaşlar plastik kovanlarda

bisfenol A maddesi olup olmadığını bilen var mı?

Bu plastik kovanlarda Oksalit asit , formik asit kullanıldığında bu kovanlarla ve plastik çerçevelerle etkileşime geçer mi?

denizakvaryumu Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 06-11-2012, 14:49   #56
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 13-04-2006
Şehir: Ankara
Mesajlar: 9,099
Galeri: 25
Üst çıtalı karakovan

Neden Üst Çıtalı Karakovan?

Ticari olarak düşünmediğimiz için işi az. Tek kovan ile yetineceğiz. Yeriniz varsa iki de olabilir ama fazlası gereksiz. Eğer uygun düz bir çatınız varsa istediğiniz sayıda kovan sahibi olabilirsiniz.

Arılara kendi peteklerini sıfırdan yapmak imkanı vermek. Sonuçta bu işi için yaratılmışlar ve petek büyüklüklerini kendileri ayarlıyorlar.

Kovan 30 çıtadan oluşuyor. Eğer 15 çıtadan sonra bal olursa sizin, yoksa ilk 15 çıta arı kolonisine kalıyor. Yarısı kuluçka olsa diğer yarısındaki bal onlara kışın yeterli olacaktır ve ayriyetten beslemeye gerek yok. Zaten besleme olayı tüm balın ellerinden alınması durumunda gerekli oluyor.

Kontroller sırasında kovanın ısısı ve kokusu kaçmıyor. Bir arı kolonisinin en önemli gereksinimi bu.

Arılar fazla rahatsız edilmediği için daha sakin oluyorlar. Sokmalarını azaltıyor.
Tamamen yeniden kullanılabilir tahtalardan üretildiği için çevreye zarar vermiyor.

Arka bahçede arı beslemek arı neslinin devamı ve gen çeşitliliği için elzem. Herkes yapsa arı nesli azalmaz. Şu anda dünya genelinde arı neslinin azalmaya başladığı bir gerçek.

Karakovandan çıkacak balmumu daha fazla. Katma değerli ürün olarak değerlendirilebilir.

Arıların kendi peteklerini örmesine izin verdiğimiz için kışlama sırasında daha korunaklı oluyorlar.

Arı çok akıllı bir böcek. Kendi doğal ortamında bir ağaç kovuğunda 15 sene yaşamış koloniler var. İnsan eli değmeden yaşamını sürdürebiliyor. Bizim kara kovan kısmen bu olguyu destekliyor. İyi bir yaşam alanı sunabilirsek ve onlara gereken saygıyı verebilirsek meyvelerini afiyetle yeriz.

Bahçesinde arı olan kişi zararlı böcek ilaçlarından otomatikman kaçınıyor. Organik tarım için zaten elzem bir olay. Bitkilerin polenlenmesine de yardımcı olduğu için ekstra faydalı.

Arılara güzel bir yaşama alanı verdiğimiz için mutlu olduklarını düşünerek bizde mutlu oluyoruz. Onları seyretmek ise insanı rahatlatıcı bir etkinlik.

Penceresi sayesinde hem kontroller kolaylaşıyor hemde çocuklara neler olup bittiğini gösterebilmek kolaylaşıyor. Bu bence herşeyden daha önemli. Yeni nesil bunları öğrenirse büyük bir ihtimalle ileride onlarda yapmak isteyecekler

Artizan Peynirci: Üst Çıtalı Kara Kovan - Resimler

Tura beğendi.
denizakvaryumu Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 09-11-2012, 23:36   #57
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 13-04-2006
Şehir: Ankara
Mesajlar: 9,099
Galeri: 25
Warre kovan..


http://www.youtube.com/watch?v=ai08l...eature=related

http://www.youtube.com/watch?feature...&v=6IpqiYtpagg

http://www.youtube.com/watch?v=TwD1G...feature=relmfu

Tura beğendi.
denizakvaryumu Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 10-11-2012, 00:04   #58
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 13-04-2006
Şehir: Ankara
Mesajlar: 9,099
Galeri: 25
Taking honey from a traditional beehive in Japan!
...
Gelelim arılara, son 150 yıldır yaşam şartlarını kendilerinden daha iyi bildiğimizi sandık, hangi petek büyüklüğünü tercih edeceğini biz söyledik, kaç koloninin bir arada yaşaması gerektiğini biz dikte ettik ve hayatlarının her aşamasında müdahele ettik ta ki ana arının suni çiftleşmesine kadar. Ve şimdi de kendi kibrimizin meyvalarını topluyoruz! Arılar artık hayatta kalabilmek için kimyasallara ve insan müdahalesine ihtiyaç duyuyor.

Bu olgu tersine çevrilebilir mi? Bu soruya hiç kimse doğru bir yanıt veremez ama sürdürülebilir arıcılık yapan kişiler cevabın arıcılıkta daha düşük teknoloji kullanarak kendi peteklerini örmesine izin vermek, yapay kısıtlamalar yaratan çerçeve ve temel petek kullanımına maruz bırakmamak olduğunu düşünüyorlar ve bunda haklı oldukları da her geçen gün perçinleniyor. Çözüm belki de sandığımızdan çok daha basit.

Temel petek kullanımı arılara yardım amaçlı ortaya çıkmış, enerjilerinin bir kısmını petek örmek yerine bizim için bal toplamaya yönlendirmelerini sağlamıştır. Çünkü temel peteklerin boyutu sadece işçi arı yumurtalarını destekleyecek biçimde tasarlanmıştır. Şişman ve olan balı yemekten başka hiç bir iş yapmayan erkek arılar bu peteklerde yetişmez! Ve bu arada bu peteklerin boyutu doğal petek boyutlarından 0,3 ila 0,5mm arası büyük olduğu içinde işçi arının da vücudu büyümüştür.

Büyük arıların daha iyi arılar olduğu düşünülmüştür hep. Dilleri de buna nazaran büyük olduğu için daha fazla nektar toplayabilir hale gelmişlerdir fakat burada gözden kaçan çok büyük bir yanlış var. Vücudu büyüyen arının uçma mesafesi ve hayatı kısalıyor. Büyük ihtimalle parazit ve hastalıklara da daha yatkın hale geliyor. Yani arılara doğallıklarını kaybettirmiş oluyoruz.

Peteklerini kendi istedikleri gibi ördüklerinde ise varroa parazitinin azaldığı gözlemlenmiştir. Hem larva gelişirken petek içinde daha az yer var hemde arının toraksı (ensesi) küçüldüğü için parazitin tutunabileceği daha az alan. Arılara seçenek verildiğinde peteklerini hep aynı boyda örmüyorlar. Bizim sadece tahmin edebileceğimiz nedenlerle farklı boyutlarda petek örüyorlar. Temel petek vererek her şeyi kontrol etme arzumuz, arıların bugünkü problemlerini ortaya çıkardı. Bugün o güzel ve doğal örülmüş petekleri kendi yÜÇK ve dÜÇK kovanlarımda gördükçe hem bu mucizevi mimarlığa hayran hayran bakıyorum hemde kesinlikle çerçeveli arıcılığa dönemem diyorum. Bu mutluluğu benden kim alacakmış şaşarım...

Görünüşe göre arılar kendi peteklerini örmekten daha mutlular; zaten bunun için yaratılmamışlar mı? Kendi doğal yaşam döngüleri içinde ve vücutlarının yapıları gereği balmumunu üretmiyorlar mı? O zaman bu işi yapma özgürlükleri de var demektir. Eğer bu, koloni mevcudunun %15’i erkek olacak demekse varsın olsun. Neden %15 oranında erkeğe ihtiyaç duyduklarını belki hiç bir zaman bilemeyeceğiz fakat zaten bilmemize de gerek yok. Konvansiyonel arıcılıkta erkek larvalarının öldürülmesi ana arının kalitesini düşürmez mi? Arıların en iyi özelliklerinin erkek arılardan geçtiğini unuttuk mu? Etrafta bulunan kalitesiz ana arıların erkek arı yoksunluğundan dolayı olduğunu hiç düşündünüz mü?

...

natural beekeeping using low-cost, low impact top bar hives adresinden çeviren Gürkan Yeniçeri

Tura, kamil35 ve miyawy beğendi.
denizakvaryumu Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 25-11-2012, 00:10   #59
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 13-04-2006
Şehir: Ankara
Mesajlar: 9,099
Galeri: 25
Ekolojik Kovan WARRE: 8) KOVAN SİPARİŞİ

Ekolojik warre kovan

Warre kovan la ilgilenen meraklılar-amatörler bir göz atsın derim.

Name:  warre.jpg
Views: 8401
Size:  64.7 KB


Düzenleyen denizakvaryumu : 25-11-2012 saat 00:50
denizakvaryumu Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 25-11-2012, 00:54   #60
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 13-04-2006
Şehir: Ankara
Mesajlar: 9,099
Galeri: 25
EKOLOJİK KOVAN UYGULAYALIM ZİRA

ARILARIMIZ TEHLIKEDE !


Tarımda yapılan ilaçlamalar arılarımızı yok ettigini hepimiz biliyoruz. Bunun yanısıra , belki de kabul etmek istemediğimiz 2. Dünya Savaşı'ndan sonra tüccarlar tarafından geliştirmiş modern arılıcılığın malesef arılar için önemli tehlike oluşturmakta olduğu !!


Fenni arıcılığın arıları tehdit ettiğini biliyormuydunuz ?



Fenni kovanların devamlı açılıp kapanması, çıtaların çıkarılması , arılara hazır petek ve bilimum sunni soyalı vs ürünlerin verilmesi hem hastalık taşımakta hem kolonilerin dirençlerini zayıflatmakta. Ustüne de bir de sunni döllenme binlerce sene naturel seleksiyon ile direnmiş arılarımızı doğaya karşı kırmakta. Kar amaçla bilinçsizce bal alıp arıları açlığa terk eden arıcılardan hiç bahsetmiyorum.



Etrafınızdaki arıcılara sorun; Ne zaman başlamışlar? Kaç kovana çıkmışlar? Sonra nasıl olmuş ?

Göreceksiniz çoğu arıcı kovanlarının bir kısmını kaybetmiş . Hatta birçok arıcı kolonilerini kaybettiğinden her sene yüklü miktarda arı satın almak zorunda kalıyor.



Kayıpların nedenini sorarsanız alacağınız cevaplar söyle de olabilir
1.Arılar aç kalmış
2.Ana arı yok olmuş
3.Varroa
4.Başka hastalık
5.Arı kovanı terk etmiş
6.Arı soğuya dayanamamış
7.Eşşek arısı
8.Güve
9.Bilinmeyen sebeb
10.Bakımsızlık


Ekolojik Warre kovanla, usulüne göre arıcılık yaparsanız bunlar başınıza gelmeyecek, veya gelme ihtimali azalacak, zira :


1.Arılara hep 1,5 kat bal bırakacağınız için arılar açlıktan ölmeyecek
2.Kovanı açıp arı memelerini yok etmediğiniz için arılar hiçbir zaman ana arısız kalmayacak
3.İlaçlama gerekmeden arılar varroa ile başa çıkacak
4.Diğer hastalıklar ile de daha kolay başa çıkacak veya hastalığa yakalanma riski azalacak
5.Sorunsuz bir mekanı arı terk etmez
6.Ekolojik Warre Kovanla en zor iklim şartlarına arılar dayanabiliyor, bu kovan Kanada soğunda ve Cezair çölünde bile çok başarılı. Hatta o kadar başarılı ki Kanada Tarım Bakanlığı 2 senedir bu kovanı incelemeye aldı .
7. Mevsiminde koyacağınız eşşek arısı kapısıyla veya arıların propolis ile yapacakları kendi koruma sayesinde eşşek arıları kovana giremez . (Maselef fenni kovanda hareket ettirilen çıtalar yüzün arıların kendilerini koruma mekanizmaları sistematik bir şekilde yok ediliyor )
8. Güve bu kovan için en tehlikelisi ama arı kuvvetli ise başa çıkıyor yoksa arıları yeni temiz bir kovana aktarmak gerekiyor
9.Kovanın yapısından gelen havalandırma düzeni sayesinde arılar kovan ısısı ve nem oranını kendileri,ihtiyaçlarına göre ayarlama lüksüne sahipler
10.Ekolojik Warre Kovanla bilinmeyen sebep kalmıyor !

Dünyada henüz Arılar ve Arıcılık için hiç bir yasa yok.



şu anda Arılar tüccarların insafında !



Umarız bir gün arılar yok edilmeden bir şeyler yapılır ve arılar insafsızca, kendilerine uygun olmayan koşullarda, köleler gibi , insanların sistematik yanlış müdahalelerine maruz kalmadan ulvi yaşamlarını devam ettirir. Yoksa yine mafholacak bizleriz



Bunun lütfen bilincinde olalım .

Seçimimiz

İNSANLARA GÖRE DEĞİL DE ARILARA GÖRE ARICILIKTAN YANA OLSUN...


Ekolojik warre kovan

denizakvaryumu Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Cevapla

Konu Araçları
Mod Seç

Gönderme Kuralları
Yeni konu gönderemezsiniz
Konulara yanıt veremezsiniz
Ek dosya yükleyemezsiniz
Kendi gönderilerinizi düzenleyemezsiniz

BB code Açık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2. Şu an saat: 20:05.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Forum vBulletin Version 3.8.5 Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0
agaclar.net © 2004 - 2019