agaclar.net

Geri Dön   agaclar.net > Hayvanlar > Çiftlik Hayvanları > Arıcılık
(https)




Cevapla
 
Bookmark and Share Dış Bağlantılar Konu Araçları Mod Seç
Eski 25-06-2008, 00:50   #1
Ağaç Dostu
 
copur 09's Avatar
 
Giriş Tarihi: 19-11-2006
Şehir: Nazilli
Mesajlar: 592
Arıların Kış Bakımı

Arı şekeri denilen sert şekerler arıya kışın verilir. Arı bu şekeri yalar ve açlıktan ölmez. Kovan içi nem kışın fazla olduğundan sert olan şeker yüzeyi yumuşar arı kolayca yalar. Diğer arıların aksine bal arılarının keskin çeneleri yoktur. Kışın veya bahar aylarında kovan içi nem yüksek olduğundan nişasta içerem şeker veya lokumu kovana koymayın. Kovan içi küflenir. Hava soğuk olduğundan kovanı aktaramazsınız, arılarınız hastalanır.

copur 09 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 25-06-2008, 12:39   #2
Ağaç Dostu
 
caucasus's Avatar
 
Giriş Tarihi: 15-01-2006
Şehir: Mardin
Mesajlar: 2,271
Galeri: 787
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi copur_09 Mesajı Göster
Arı şekeri denilen sert şekerler arıya kışın verilir. Arı bu şekeri yalar ve açlıktan ölmez. Kovan içi nem kışın fazla olduğundan sert olan şeker yüzeyi yumuşar arı kolayca yalar. Diğer arıların aksine bal arılarının keskin çeneleri yoktur. Kışın veya bahar aylarında kovan içi nem yüksek olduğundan nişasta içerem şeker veya lokumu kovana koymayın. Kovan içi küflenir. Hava soğuk olduğundan kovanı aktaramazsınız, arılarınız hastalanır.
Geçen sene kışa girerken arılara yemeleri için kovan içerisindeki peteklerden bal bırakılmıştı hatta kovanın birinden hiç bal alınmamıştı ( Yeni oğul oldukları için )
1 _Kışa girerken kovan içerisine yazmış olduğunuz arı şekerlerindende koymalımıyız yoksa bırakılan petek ballar yeterli olurmu ?
2 _**** kışa girerken kış bakımı denilen bakımı nasıl yapmalıyız nelere dikkat etmeliyiz ?
3 _Kovandaki çıtalardan kaçtanesi arılar için yeterli olur ortalama olarak.
Teşekkürler. vermiş olduğunuz bilgiler için.

caucasus Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 25-06-2008, 13:47   #3
Ağaç Dostu
 
Tamtutulma's Avatar
 
Giriş Tarihi: 13-06-2008
Şehir: ürgüp
Mesajlar: 319
Galeri: 4
Sayın Caucasus: Ben fazlaca bilmiyorum; hep yardım ederek ve gözlemleyerek bir şeyler kaptım. Babam gayet iyi biliyor; ben bir arıcı sayılmam sadece bazı konuları babamdan gördüm ve bunları size anlatabilirim. Çopur 09 daha iyi biliyor gibi geliyor. Lütfen yanlışım olursa düzeltin. Ayrıca iltifatlarınız için teşekkür ederim.

Kış Bakımı

Kışın arılara iki nedenle kek- şeker-şerbet veriliyor:

1) Kovanın bahara güçlü ( bol yumurtalı- kalabalık) olarak çıkabilmesi.

2) Her ihtimale karşı arıların açlıktan ölmemesi.

Her ikisinin de koyma zamanları var; ancak ben tam bilmiyorum. Bazı arıcılar: "Soğuk havada filanca şerbet arıyı ishal yapar." diyorlar. İyi araştırmak gerekiyor.

Ayrıca kışın kovanın üzeri gazete - köpük- battaniye gibi malzemelrle sarılıyor. Çünkü bizim burada kışın -27 dereceyi görmek mümkün. Örneğin bir Adana'da bu söylediğime gerek yoktur.

Yine mümkünse kovanların yerleri daha az rüzgar alacak şekilde değiştiriliyor. Bazı bölgelerimizde kış ve yaz rüzgarlarının yönleri ve kuvvetleri farklıdır. Yine kovanınız yayla gibi yükseltisi fazla bir yerdeyse daha az rakımı olan bir yere indirmeniz daha sağlıklı olacaktır.

Yine kovanınızın yarısında çıta yoksa; orası boşsa boş bölümü köpük gibi arılara zarar vermeyecek bir malzemeyle doldurarak kovanınızın arılar tarafından daha kolay ısıtılmasına yardımcı olabilirsiniz.

Kışın kovanınızın yerle teması konusuna dikkat edin. Kar- buz- yağmur ve soğuk rüzgarları asla unutmayın. Örneğin kovanın yağmur suları ve kara gömülmesini önlemek için altından rüzgar geçmeyecek şekilde priket vs malzeme kullanabilirsiniz. Babam priket üzerine köpük koyuyor.

Kovanda bırakılacak bal miktarı arı nüfusuna göre belirleniyor ki bu tıpkı bir gtar akord etmeye benziyor. Bunu yapabilmek sizin ustalaştığınızı gösteriyor. Genelde kovanlara dışarıdan- eksradan bal koymaya gerek kalmıyor. Şayet kovanınız çok zayıfsa ve kışı geçireceğine emin değilseniz bunu yapıyorsunuz. Ya da aşırı kalabalık bir kovan oğula gitme; kuralık vs nedenlerle bal yapamamışsa dışarıdan bal takviyesi gerekiyor. Genelde her arının bir hücrede kışı geçirdiği düşünülerek petek-çıta sayısı ayarlanıyor. İhtiyat olarak bir kaç çıta fazla koymanın bir zararı yoktur.

Şerbet -kek verme konusu başlı başına ayrı bir konu: kullanılan malzeme, kaynatma süresi, kovana kesinlikle sıcak koyulmaması gibi incelikleri var. Yine şerbet-kek verirken kovanın civarına dökmemeye dikkat edin; bu haşerelerin ve harami arıların dikkatini o kovana çekebilecek, belkide kovanınızın sönmesine neden olacaktır.

Saygılar.

Tamtutulma Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 25-06-2008, 19:31   #4
Ağaç Dostu
 
copur 09's Avatar
 
Giriş Tarihi: 19-11-2006
Şehir: Nazilli
Mesajlar: 592
Bir kovanda en önemli bakım kapağı açtığınızda gözle yapılan muayene; ilk önce arı nüfusu kontrol edilir. Güneş batımına yakın veya yağmur yağacak gibi havalarda kovan içerisi kalabalıktır. Normal şartlarda tarlacı arıların dışarıda olduğu zamanda yapılan muayenede kovan nüfusu gözünüze az görüldüğünde veya kovanın önünde ölü arı **** normal dışı beyaz siyah karışımı birikintiler varsa çıtaları tek tek kontrol edin. Açık peteklerde günlük yumurtalar dağınık değil belli bir düzendemi atılmış. Ana arı normal hareketli mi, kapalı yavru gözleri belli bir düzende mi, Kapalı yavru gözleri dağınık ve düzensizse koyu kahverengi-siyaha çalar renktemi, üzerlerinde delik veya içe göçme var mı? Arıların üzerinde kahverengi nokta şeklinde varroa var mı?
Kısaca dikkat edilmesi gereken benim bilmediğim bir çok şey var bunlar zamanla öğrenilecek şeyler. Hiç unutmam ilk kovanların yanına gittiğimde korkudan kışlık yün eldivenleri giymiştim. Usta arıcı arkadaşımız fark etmemiş. Arıların gözünden ise kaçmamış. Erkek arıyı parmağımla gösterip usta bu ana arı mı diye sorduğumda eldivenin üzerinden onlarca arı ellerimi şişirmiş ve bana ilk dersi vermişti.
Ders: kovanın yanına kıllı giysilerle gelme; biz tüylü şeyleri sevmeyiz atalarımızdan öyle gördük olmuştu.
Arkadaşlar sağlıklı kovanın nüfusu fazladır. Eğer kovan nüfusu azalıyorsa bir sorun vardır.
Selamlar.

copur 09 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 26-06-2008, 01:50   #5
Ağaçsever
 
halilhadim's Avatar
 
Giriş Tarihi: 25-06-2008
Şehir: Konya
Mesajlar: 39
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi denizakvaryumu Mesajı Göster
Balda önemli olan ;

-Kovanın naturel olması,
-Arının balmumunu kendi yapması,
-Kimyasal hiç bir ilaç atılmaması (organik ilaçlar hariç)
-Arıya şekerli su- kek gibi destekleyici malzemeler verilmemesi.
-Kovanın bulunduğu yerin (en az 3km çaplı) her türlü kimyasal tehditten uzak olması,

İşte bu özelliklleri taşıyan bal organik baldır.
Organik balın Türkiye'deki adı ise karakovan balıdır.

Bu balı yiyen insanlar, bu Dünya'nın şanslı insanlarıdır.Sağlıklıdırlar.
sevgili deniz akvaryumu;
arılara ilkbaharda teşvik beslemesi olarak kek ve şeker şurubu (şerbet) verilmelidir. Arı kovanlarının çoğu zaman iki katdan oluşur. Birinci kat kulukkalık, ikinci kat ise ballık olarak literatüre geçmiştir. İlkbaharda ballık da bal bulunmaz. Boş çerveçeler, arı örüm yaptıkça verilir. Bu örüm esnasında şeker şurubunun verilmesinde zarar yoktur. Çünkü bu şurubu arı, yavruya yedirir ve kendi beslenmesinde kullanır. Ne zaman şurup verilmez derseniz: Örüm biter ve bal akımı başlar, o zaman şurup verme kesilir. Kabartılmış (yani örülmüş) petekler beyaz beyaz şişirilmeye başladığı an, bilin ki bal akımı başlamıştır.

halilhadim Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 26-06-2008, 09:06   #6
Ağaç Dostu
 
caucasus's Avatar
 
Giriş Tarihi: 15-01-2006
Şehir: Mardin
Mesajlar: 2,271
Galeri: 787
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi halilhadim Mesajı Göster
sevgili deniz akvaryumu;
arılara ilkbaharda teşvik beslemesi olarak kek ve şeker şurubu (şerbet) verilmelidir. Arı kovanlarının çoğu zaman iki katdan oluşur. Birinci kat kulukkalık, ikinci kat ise ballık olarak literatüre geçmiştir. İlkbaharda ballık da bal bulunmaz. Boş çerveçeler, arı örüm yaptıkça verilir. Bu örüm esnasında şeker şurubunun verilmesinde zarar yoktur. Çünkü bu şurubu arı, yavruya yedirir ve kendi beslenmesinde kullanır. Ne zaman şurup verilmez derseniz: Örüm biter ve bal akımı başlar, o zaman şurup verme kesilir. Kabartılmış (yani örülmüş) petekler beyaz beyaz şişirilmeye başladığı an, bilin ki bal akımı başlamıştır.
Bizim 2 kovan arımız var bahar'da havalar serinken 3_4 gün kadar şerbet verildi daha sonra da üzerine kat atıldı demek kat bunun için atılmış. Peki bu katlat daha sonra ayrılacakmı ? yoksa ikisi bir ara da seneye devam edeceklermi ? Benim bildiğim kadarıyla ayrılıp 4 kovan olarak yollarına devam edecekler. Ben bu arıcılığa hergecen gün biraz daha merak salıyorum herhalde emekli olunca kesin arıcılıkla uğraşırım. Arkadaşlar vermiş olduğunuz bilgiler için hepinize çok teşekkür ediyorum. Sağlıycakla kalın. Saygılar.

caucasus Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 22-09-2008, 23:26   #7
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 22-09-2008
Şehir: ankara
Mesajlar: 1
ARI kışlık bakımı

arkadaşlar ben yeni arıcıyım benim bulundum bölğe kışım soguk olur. mesela sekiz cıtalık bir kavan tahmini kackilo olmalı bahara cıkması için ..şimdiden sagolun sayğılar

servetcelebi1 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 23-09-2008, 16:12   #8
Ağaç Dostu.
 
kamil35's Avatar
 
Giriş Tarihi: 11-09-2008
Şehir: izmir
Mesajlar: 1,627
Servet bey, Ben izmir'de arıcılık yapıyorum. Ankara'nın şartlarını pek bilmem. Tahminim Kasım ayı sonuna kadar arı uçuş yapar sizin oralarda.. Burada 8 çıtalık bir arı için ballı 4 petek yetiyor. Çünkü burada ocak ayında bile arılar bazı günler çalışır. Size tavsiyem arının balını alın ve onu besleyin. 10-15 kg şeker onu ballı ve genç nufuslu olarak kışa sokacaktır. Çünkü bu besleme sonucunda arınız güzel yavru atacaktır. Arı Son yağmurlarla polende bulur. şurubu birebir yapın. Yemliğin üzerine şurup üstünde yüzen tahta çıtalar atmanız da arıların şurup içinde ölmesini engelleyecektir. Şurubu her gün ve 15 gün süreyle verirseniz. Verdiğiniz şurubu o gece bitirip bitirmediğine dikkat edin miktarı ona göre ayarlayınız.Arınız bahara çok sağlıklı olarak çıkar. Bu besleme ona bol yavru attırır. Haftada bir şurup vereyim derseniz istediğiniz yavruyu atmaz. Kışa girerken arınızda en az 15 kg bal olsun. Ben 15 kg dedim ama soğuk bölgede arı besleyen arıcı arkadaşlar yanlışım varsa lütfen düzeltin. Ne de olsa ben sahildeyim. Birde bu besleme sonucu arı yeterli poleni bulursa bu aşırı yavru atmasına sebeb olur. Şurubu birden keserseniz yeni çıkan yavrular mevcut balı tüketip arıyı balsız da kışa sokabilir. Kışa girmeden kovan içini iyi test edin.

kamil35 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 10-11-2008, 11:40   #9
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 13-04-2006
Şehir: Ankara
Mesajlar: 9,099
Galeri: 25
Bal hasadı ile kovanlardan ballar alındı oysa bu balların çoğu/hepsi arıların kış için biriktirdikleri ballardı

Bu durumda geleneksel olarak besleme yapılıyor.Bunlardan biri de arı yemi


ARI YEMİ

Arıcılar ve arılar için üretilen arı yemini duymayan kalmadı sanırım. Arı yemi ile ilgili bir kaç bilgi aktarmak istiyorum. Olumlu **** olumsuz yanları bulunuyormu?

Arı yemi Konya Çumra şeker Fabrikası tarafından üretilen ve Tarım Bakanlığının ruhsatlı tek arı yemi ünvanını üzerinde bulunduran arı beslemesinde kullanılan bir çok olumlu özelliği üzerinde bulunduran arıcılık için büyük bir nimet.

Öncelikle steril olması son derece önemli. Biliyoruz önce şerbet yaparken suyu kaynatır ve aynı hacimde şeker koyarız içine ve şekerde olası bir mikrop varsa sıcak su içinde mikroplar ölsün diye düşünürüz. Arı yeminde fabrikasyon bir şekilde steril durum gerçekleştiriliyor. Arı yemi içinde mikrop olması mümkün değil.

Arı yemi içerisinde bulunan glikoz , fruktoz, sakkaroz oranı balda bulunan miktarlar ile aynı miktarda. Kısacası arı yemi ile beslenen arı, sanki bal ile besleniyormuş gibi gelişimini sürdürüyor. Şeker şerbetleri ile yapılan beslemede bu oranın tutturulması mümkün değildir. Arı beslemesinde kullanılan arı yeminin içerisindeki şekerler bakımından baldan pek bir farkı yok, polen içeriği , mineral maddeler vitaminsel değerler ile iz elementlerin olmaması baldan farklı kılıyor birde içerisindeki gıda boyası.

Arı yemi piyasada satılan diğer şerbet benzeri sıvı ürünlerden arı biyolojisi için daha uygun. Bunun nedeni HMF oranıdır.

HMF= Hidroksi Metil Furfurol Özellikle ısıl işlemlerin uygulanması ile muhafaza edilen ve koyulaştırılan gıdalarda çok önemli bir kalite faktörüdür. Bu değer ballarda belli bir ölçü birimi ve balın daha önce ısıtılıp ısıtılmadığını, ısıtıldı ise sağlığa zararlı olup olmadığını ortaya koyan bir değer. HMF oranı olarakta arıların biyolojisine zarar vermeyecek değer bu üründe mevcut. Aksi taktirde arılarımızın sağlığı bozulur , ömrü kısalır ve verimsiz arıcılığın oluşmasına zamin hazırlarız.

Arılıklarda artık bu manzaraları görmeye başladık.
Arıların beslenmesinde geleneksel yöntem olarak genellikle şeker şerbeti kullanırız. Artık arı yemi kullanılmaya başlanıyor.


Petekler güveden zarar görmesin diye istifleniyor. İstif için özel çerçeve sehpahalarını resimde görüyoruz. Dizilen çerçeveler güveden zarar görmesin diye özel odalarda ilaçlanabiliyor.

Arı yemleri ile besleme yapma için harcayacağımız uzun zaman süreci ortadan kalkıyor. Şerbet yapma için gereken su ısıtma tertibatı, su, karıştırma işlemleri ve yapılan şerbetin taşınması ve kaptan kaba aktarılması bunların tamamı ayrı bir iş ayrı bir zaman hırsızı. İster az arınız olsun ister çok arınız olsun büyük bir kolaylık.

Arılıklarda yapılan besleme işlemleri daha çok erken ilkbahar ve geç sonbaharda yapılmaktadır. Bu süreçte yağmacılık eğilimide son derece yoğun olmaktadır. Her türlü besleme ürünleri bu dönemlerde arılıkta yağmacılığı körükler. Nedeni besleme ürünlerinin kokusundan etkilenen arılardır. Eğerki arılıkta şerbet benzeri besleme ürünleri dökülürse yerlere damlarsa , üsturuplu olarak kaba şerbetler verilmez etrafa dökülürse yağmacılığı tetikleyen durum ortaya çıkmaktadır.
Lakin arı yemi kokusuz olduğu için bu tür bir yağmacılığın ortaya çıkması mümkün değildir.

Arı yemi ayrıca yoğunluk olarak bal ile aynı kıvamda geç sonbaharda arıya verilecek olan yam arıların verilen şerbetin suyunu uçurma telaşesinden arıcıyı kurtaracak ve arıların sağlıklı kışlaması sağlanmış olacaktır. Balda bulunan polen içeriğinin bağğırsaklarda kış boyunca kalacağını ve arıların bağırsaklarda bekleyen polen artıklarından dolayı rahatsızlanacaı ayrıca şeker şerbeti ile beslendiğinde bağırsaklarda atık kısımların daha az olacağını vurgulayan literatürlere uygun bir çalışmada sergilenmiş olacaktır.

Balı alınan koloniye arı yemi veirlerek son derece mükemmel bir kışlama sağlamak mümkün olacaktır.


Sonuçta verim yükselten, arılarımızın sağlığına zarar vermeyen, yağmacılığı ortaya çıkartmayan, steril arı yemi kullanmak **** kullanmamak size kalmış.

Hizmet ve bilgi bizden takdir sizden.

Yalçın SEZER
Uzman Biyolog

http://teknikaricilik.blogspot.com/

denizakvaryumu Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 11-11-2008, 09:32   #10
Ağaç Dostu
 
caucasus's Avatar
 
Giriş Tarihi: 15-01-2006
Şehir: Mardin
Mesajlar: 2,271
Galeri: 787
Vermiş olduğunuz bilgiler için teşekkürler.

caucasus Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 14-11-2008, 14:34   #11
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 13-04-2006
Şehir: Ankara
Mesajlar: 9,099
Galeri: 25
http://selahattinguney.blogspot.com/...ki-bakimi.html

denizakvaryumu Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 27-11-2008, 17:39   #12
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 13-04-2006
Şehir: Ankara
Mesajlar: 9,099
Galeri: 25
ARICILIKTA KEKİN YARARLARI,ZAMANSIZ KULLANIMINDA ZARARLARI

Öncelikle bir canlıyla çalıştığımızı unutmamalıyız,ve bu canlının bir ömrü var ve bu ömrü en iyi şekilde yaşaması gerekir.İşçi arıların ömrüne bir göz atar isek,yumurtadan 21 günde işçi arı olarak doğuyor,20 ün iç hizmetlerde çalışıyor,20 gün civarı da dışarı çalışıp ölüyor.Bu süreler daima önem taşır bu hesapları devamlı yapmamız lazım.Arıların nektar akımına hazırlanmasında kesin bu süreler dikkate alınmalıdır.Toplamda yumurtadan ölüme bu hesaplara göre 60 gün vardır.**** yumurtadan doğuma kadar bölümü çıkarırsak 40 günde ölüyor.Burada en ilginç bir şey var,40 günde ölen arılar kışa denk geldiklerinde 5- 6 aya varan ömürlere ulaşıyorlar.

Birde arıların yaşadıkları ortama bir göz atıyoruz.14 derece altına düştüğünde ısı,arıların kasları işlevlerini azaltıyor.10 derecenin altına düştüğünde de uçmazlar.7 dereceden aşağıdaki ısılara maruz kalırsa felç olup kıvrana,kıvrana ölüyorlar.Arılar normal hallerinde bırakılırsa bu yukarda sayılanlar doğal olarak tekrar edecektir.Ama dışardan müdahalede bulunursanız 10 derecede bile arı uçmaya başlar ve çoğu telef olur bunu yazının sonunda yazacağım.

Birde bu arı dediğimiz canlı ömrü boyunca polen hariç sıvıyla hayatını devam ettirir.Poleni de kullanırken ve yerken değişik işlemlerden geçirdiğini biliyoruz.Peki arı kek yer mi diye bir soru sorarsak kendimize?.Arı keki her zaman yer,kışın ortasında ver gene salkımı bozar kekle uğraşır.Çünkü dışarıdaki ısı ne kadar düşerse düşsün kovan içinde belli bir değişken sıcaklık var.Salkımın merkezi farklı altı üstü farklı ısılardadır.Keki yedikçe de su ve dışkılıma ihtiyaçları olur,dışarı giden geriye gelemez.Kekin asıl zararı da bu değildir.


Peki keki ne zaman vereceğiz soruları sorulabilir.Benim şimdiki geldiğim nokta kek artık besleme ürünü değildir.Adı üstünde arıları kek leme de kullanılır.Yurt dışına baktığımızda Almanya ve Kosova’da arılara kek verildikleri tarihleri inceledim.Son bal hasadından sonra hemen kek verme başladılar.Buralardaki tarihlerden biz ne kadar geriden gidiyoruz herkes kendi bölgesinde bunu hesaplamalı.Yurt dışındada kek arıları beslemekte kullanılmıyor.Arıyı beslemek istersen ver bir kilo şurubu hemen çekip depolasın.Ama bir kilo keki ver arı 15 gün didinsin dursun.Yurt dışında kek yavru üretiminde kullanılıyor.Bizim ülkemizde kek her zaman her derde deva oluyor.

Birde doğal hayatta yaşayan arılara gene bir göz atar isek,bu arılara da hiç kimse ne kek nede şurup veriyor.Bunlarda hiç sorunsuz yaşamlarını devam ettiriyorlar.Dünyadaki arıcılarda arılarını doğal ortamdaki gibi bırakıyor,yapılması gerekenleri zamanında yapıp kenara çekilip baharı bekliyorlar.Türkiye’deki arıcılarda işler karışıyor.Benim anladığım arıyla insanı karıştırıyoruz.İnsanlarda kış salkımı yok ya,arılarda da olmaz diye bazı yiyecekler vermeden edemiyoruz.Sorunda burada başlıyor.Ülkemizde başı boş bir arıcılık var,bir şeyleri zamanında yapmamaktanmı kaynaklanıyor bilemiyorum.Ayrıcada nereden bu kek işi başladı ve devam ediyor orasıda ilginç.


Arıcılığı bilinçli yapan ülkelere baktığımızda arılara kek veriliyor,veriliyor son baharda arı nüfusu doğra çıktığında keki kesip hemen invert şurupla tüm çıtalar bloke ettiriliyor.Burada bizim anlamadığımız bir başka olay ise şudur.Bizde arıcılarımız kek verirken bulundukları hava durumlarına bakıyorlar,kek verildiğinde önümüzdeki 45 günü etkilediğini hesap edenler yok.Kek demet artı yavru demek,çıkan yavruların yerlerinin balla doldurulması demektir .Bunu yapabilmek için yavruların çıkması için 21 gün gerekiyor 15 günde çıtaların bloke çalışması onun peşinden de açık balların de sırlanması gerekiyor.Bunların bir şablon içinde yapılması gerekiyor.Ülke olarak böyle bir şablonumuz maalesef yok.Ben bu gün kek verdim demekle olmuyor taa 45 gün sonrasını ve mevsim şartlarını düşüneceğiz bu işi yaparken.

Şimdide kış arılarına kekin zararlarını yazalım.Yabancı ülkelere baktığımızda kekle doruğa çıkan kış arısı nüfusuna onlar neler yapıyor bizler neler yapıyoruz.Burada yapılan işlemler arıların ömürlerini kısaltmamalı yani arıları yormamak lazım.Yabancı arıcılar buna çok önem ve özen gösteriyorlar.Kış soğukları gelmeden hemen invert şurupla kovanlardaki tüm boş çıtaları bloke ettirmeye başlıyorlar.Verilen şurup miktarı bir seferde 5 litre civarında,her çıkan yavru gözüne hemen şurup basılıyor.Yaklaşık 15 litre şurup 2-3 hafta içinde kovana verilip yavru da sonlandırılmış oluyor.Kışın yavru demek riziko demektir.Arının olur olmaz işler yapması demektir.Burada neden adamlar şeker şurubu değil de invert şurup veriyorlar soruları sorulabilir.Kışa girdik artık yavru yok,yukarda da bahsettik bu arının da bir ömrü var bu ömüre zeval gelmesin diye invert şurup veriliyor.Arı şurubu alsın ve hemen depolasın diye.İnver şurubun diğer adı da yapay baldır balla aşağı yukarı aynı özelliklerdedir.Arı hiç yorulmadan tüm çıtaları bloke ediyor ve huzurlu bir şekilde baharı beklemeye başlıyor. Kış arıları pisikoljik olarakta rahat stok problemi yok.

Gelelim bizim yaptıklarımıza.Kışı olmayan yerlerimizde var orasıyla başka yerler karıştırılmasın.Yurtiçi kaynakları o kadar taradım kışın kek verin **** verilebilir diye bilimsel bir yayın yok.Kış olmayan yerlerde bile ekim ayında beslemeler kesilmiş ta şubata kadar.Arılara ne kek vermişler nede şurup.Kışa belli bir arıyla girdik.Bu arılar bizi bahara taşıyacak ve bu kış arılarınında yedeği yoktur.Hayvanlar kış salkımına girerken keki verirsek bu arıları acayip yormuş olacağız.Çoğu bırakın baharı kışın ortasında mevta olacaktır.Kış arılarının ömrünü kek vererek kısaltıyoruz.Arı kışın çalışmadığı zaman çok uzun süre yaşıyor,ama verilen kekler arıların ömrünü kısaltıyor.Şimdi tüm dünyadaki arıcılar yanlış bizmi doğrusunu yapıyoruz.**** kışın arılara kek verildiğine dair kaynaklarımız nelerdir.Yapılan iş arının zaten tabiatına aykırıdır.Sıvıyla yaşayan arıya katı yiyecek veriliyor,yaz ortasında olsa bir hedefimiz var bir ölürse üç doğuyor.Kışın böyle bir ihtimalde yok kendi elimizle arılarımızı bahara daha zayıf çıkarıyoruz.Birde bahardaki arı kayıplarının bence nedeni budur,kışın sağ kalanlar baharda son nefeslerini vermekte.Baharda o kadar hızlı ölüm oluyor ki diyorum herhalde kovanlarda arı kalmayacak.Kış sakımına hazırlanmış arıya şurup ve kek vermek arının ömründen çok şeyler götürüyor.Bunu daha bizim bilim adamlarımız henüz yazamadılar.Belkide kekçilerle anlaştılarki yazamıyorlar.Birde kek satıcıları vardır üç kuruş kazanacağım diye insanları yanlış yönlendirenler,bunlar kek verin derken kaynakları nelerdir açıklasınlar arının üstünden keki eksik etmeyin demekle bu işler olmaz.Sonuçta bu yazıları bilim adamıyım diyenler yazmalıydı.Tabi yazdıkları yazılarında faydalandığım kaynaklar deyip,bir sürü yabancı yayın verecektir.Onlar ne zaman yazar bilmiyorum ama ,bizim oralarda aş deliye kaldı derler.

Not:Kış arılarının önemi yeni çıktı.Daha önce böyle söylemlerimiz yoktu,buna sebepte Almanya'daki kaynaklar.
ALİ TÜRK
http://bengittim.blogspot.com/2008/1...zamanisiz.html

denizakvaryumu Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 22-12-2008, 21:15   #13
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 25-11-2008
Şehir: KARAMAN
Mesajlar: 12
arkadaşım çok güzel açıklamışsın teşekkür ederim.
1960 ben 7-8 yaşlarında iken bizim 80 , 90 kovan sepet kovan arılarımız vardı. babam rahmetli şaban hoca, güzün kovanlardan durumlarına göre bal alırdık ve iyice çamurla sıvardı. baharında arıların bakımını nisan ayında havalar ısınınca yapardık ve güve varsa döülsün diye tezek dumanı verirken içine çöp ucunda tatlı katran damlatılırdı o duman ilede kovanda kışın olşan güveler , güve kelebekleri dökülürdü hiç şeker kek bilmezdik bol bal yerdik.
Şimdi ben 2008 yılında beş arı aldım kışı silifkede geçirmiş , karaman,a getirdim gülkaya köyünde baktık havalar çok sıcak olmasına rağmen eh normal bal aldık amma sizlerin bu yazılarını okuyunca ,bu yıl iyi verimli bal alacağımızı umuyorum 25 ekimde 1,5kg kek verdim şimdi buralarda havalar çok soğuk bazı arkaşlar şimdide kek yapıp veriyor . ben vermedim bakalım nasıl olcak.durumu kontrol edip ona göre haraket edeceğim. sizlerinde bilgilerinden yararlanarak gelişimi yazacağım.

gülkayalı Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 28-12-2008, 21:28   #14
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 13-04-2006
Şehir: Ankara
Mesajlar: 9,099
Galeri: 25
PEKİ İNVERT ŞURUBU NASIL YAPACAĞIZ?

ARI YEMİ HAZIRLAMA (BALSIZ KEK İNVERT)

50 kg şeker 11 lt su 2 yemek kaşığı sitrik asit (limon tuzu) 117 dereceye kadar karıştırarak kaynat sitrik asidi ekle biraz daha kaynat 120 dereceyi kesinlikle geçmesin elle dokunacak kadar soğuyunca beyazlayana kadar mikserle çırp. Ocağın üzerinden alıncaya kadar karıştırmaya ara vermeden devam edilecek. Şurubun yanmasına ve kararmasına izin vermeyin



3 kg şekere tepeleme 1 çay kaşığı sitrik asit 66cl su.






ARI YEMİ HAZIRLAMA (BALSIZ KEK İNVERT)


2 fincan beyaz şeker yarım fincan su 1/8 çay kaşığı tartar kreması (tartarik asit) içerikleri birleştirin ve ısıtın şeker eriyene kadar karıştırın 114 dereceye kadar kaynatın dokunulacak sıcaklığa kadar soğuyunca parlaklık oluşuncaya kadar mikserle çırpın ve kalıplar içerisine **** sığ tabaklara boşaltın. Ocağın üzerinden alıncaya kadar karıştırmaya ara vermeden devam edilecek. Şurubun yanmasına ve kararmasına izin vermeyin





İNVERT ŞEKER ŞURUBU HAZIRLAMA




BAL İLE İNVERT ŞEKER ŞURUBU ÜRETİMİ (HI)

2 litre kaynayan suya 3 kg şeker ilave edildi ve çözünene kadar karıştırıldı. Şurubun ısısı 35 santigrata düştüğünde şuruba 0.38 kg bal ilave edilerek nihai karışım iyice çırpıldı. Şurup 5 gün boyunca 3-40 santigratta muhafaza edildi ve her gün iki defa karıştırıldı. 5 günün sonunda 1.2 g cytric asit ilave edildi. Şurup asit ilavesinden sonra 5 gün daha 38-40 santigratta muhafaza edilerek her gün iki defa karıştırıldı.




MAYA İLE İNVERT ŞEKER ŞURUBU ÜRETİMİ (PCHELİT)

İnvert şeker şurubu, 6 g Pchelit mayası eklenmiş 15 litre suda 15 kg şeker çözerek üretildi. Çözelti iyice karıştırıldı ve 48 saat boyunca 25-30 santigratta muhafaza edildi, ardından bir hafta içerisinde arı kolonilerine beslendi.


TARTARİK ASİT İLE İNVERT ŞURUP HAZIRLAMA

4,5 lt su kaynatılacak kaynayan suya 3,5 kg şeker ilave edilecek. Karışım kaynayıncaya kadar ısıtılacak. Solusyon kaynarken devamlı karıştırılacak karıştırmayı bir an bile bırakmayın.Şekerin yanmasına ve kararmasına kesinlikle izin vermeyin. Solusyon kaynamaya başladığında 1.5 çay kaşığı tartarik asit ilave edilecek ve 20 dakika kadar yine kısık ateşte 117 dereceyi geçmeden karıştırarak şekerin yanmasına ve kararmasına izin verilmeden kaynatılacak.

Tartarik asit ile yapılan şurubu devamlı kullanıyorum.

http://alisekerli.blogspot.com/2008/...rup-nasil.html

denizakvaryumu Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 11-10-2011, 08:45   #15
Ağaçsever
 
Giriş Tarihi: 03-09-2011
Şehir: çanakkale
Mesajlar: 51
konya fondan şurup kullnan arkaş var mı faydası nasıl çok met ediyorlar ...

kadrilion Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 11-10-2011, 15:30   #16
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 15-07-2008
Şehir: İSTANBUL
Mesajlar: 23
değerli arkadaşlar,
arıların sönmesini engellemede en önemli gördüğüm "zayıf arıların birleştirilmesi" konusunu biraz daha genişçe anlatabilir misiniz?
-hangi durumda gereklidir?
-birbirlerini kabul etmeme durumları olabilir mi?
-ana arının yakalanıp öldürülmesi mi gerekir? vs. gibi

orhan001 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 12-10-2011, 07:20   #17
Ağaçsever
 
Giriş Tarihi: 10-10-2011
Şehir: Çanakkale
Mesajlar: 46
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi orhan001 Mesajı Göster
değerli arkadaşlar,
arıların sönmesini engellemede en önemli gördüğüm "zayıf arıların birleştirilmesi" konusunu biraz daha genişçe anlatabilir misiniz?
-hangi durumda gereklidir?
-birbirlerini kabul etmeme durumları olabilir mi?
-ana arının yakalanıp öldürülmesi mi gerekir? vs. gibi
arıların sönmesinde arının zayıflığından ziyade kışa girerken yapılan daraltma ve yalıtım önemlidir. güzel bi şekilde daraltılıp sarıp sarmalanmış iki üç çerçevelik arı bile kış ne kadar sert geçerse geçsin rahatlıkla çıkabilir kıştan.

iki arıyı birleştirmek için birinin anasını öldürüp bir gün beklemeli ki arı ana arının kokusunu alamayarak olmadığını anlasın, sonra birleştirildiğinde diğer ana arıyı kabulü kolay oluyor.

sonuncumurat Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 12-10-2011, 09:49   #18
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 15-07-2008
Şehir: İSTANBUL
Mesajlar: 23
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi sonuncumurat Mesajı Göster
arıların sönmesinde arının zayıflığından ziyade kışa girerken yapılan daraltma ve yalıtım önemlidir. güzel bi şekilde daraltılıp sarıp sarmalanmış iki üç çerçevelik arı bile kış ne kadar sert geçerse geçsin rahatlıkla çıkabilir kıştan.

iki arıyı birleştirmek için birinin anasını öldürüp bir gün beklemeli ki arı ana arının kokusunu alamayarak olmadığını anlasın, sonra birleştirildiğinde diğer ana arıyı kabulü kolay oluyor.
öncelikle teşekkür ederim murat bey.
-peki birleştirme her mevsim yapılabilir mi?
-misafir arılarda anası öldüğünde sitrese girip saldırganlaşma olabiliyor mu?
-misafir arılar ev sahibi ile birleştiğinde yağmacı gözüyle değerlendirilme durumu olup savaş çıkma durumu ihtimali var mı?
-birleştirmede misafir arılar peteğiyle birlikte mi yapılmalı?
-birleşme analı olan kovana misafir arıları taşıyarak mı yoksa anasız olan kovana analı kovandaki petekleri taşıyarak mı daha sağlıklı yapılabilir.

biraz fazla soru sorup zahmet verdiğim için özürlerimi arzederim.

orhan001 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 12-10-2011, 10:24   #19
Ağaçsever
 
Giriş Tarihi: 10-10-2011
Şehir: Çanakkale
Mesajlar: 46
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi orhan001 Mesajı Göster
öncelikle teşekkür ederim murat bey.
-peki birleştirme her mevsim yapılabilir mi?
-misafir arılarda anası öldüğünde sitrese girip saldırganlaşma olabiliyor mu?
-misafir arılar ev sahibi ile birleştiğinde yağmacı gözüyle değerlendirilme durumu olup savaş çıkma durumu ihtimali var mı?
-birleştirmede misafir arılar peteğiyle birlikte mi yapılmalı?
-birleşme analı olan kovana misafir arıları taşıyarak mı yoksa anasız olan kovana analı kovandaki petekleri taşıyarak mı daha sağlıklı yapılabilir.

biraz fazla soru sorup zahmet verdiğim için özürlerimi arzederim.
orhan bey. birleştirme anasız arıyı tespit ettiğiniz an, hava sıcaklığı uygunsa anında yapılabilir. yapılmalıdır da.
ana kaybına uğramış arıyı kontrol ederken kovandan aldığınız ilk çerçevede arıların huzursuz huzursuz kaçışmalarından anasız olduğuna kanaat getirebilirsiniz. incelemenizde günlük yavru olmadığını görürsünüz.

eğer herhangi bir koku sıkmadan birleştirme yapılırsa ana kaybı bile yaşanabilir. bi kovanı kurtarayım derken iki kovan telef olabilir.

zayıf ta olsa birinin anasını öldürüp birleştirmek pek akıl karı değil. ancak bal akım zamanı örneğin beşer çerçevelik iki arıdan birinin anasını bulup iki çerçeve bırakıp üç çerçeveyi arısıyla beraber diğer kovanla birleştirip güçlendirme yapılabilir. iki çerçevede hazır ananız bulunmuş olur. 8 çerçeve olan arıdan iki ayrı 5 çerçevelik kovandan alacağınız baldan fazlasını alabilirsiniz.

ben birleştirme işlemini sadece anasız olanlarda yapıyorum. genelde hemen yanındaki analı kovana birleştiriyorum. gül suyu veya kekik suyu, genelde kekik suyu kullanırım. hiç bişey olmadığı zaman bir soğanı kesip sürmek bile yeterli olur. önemli olan ana arının salğıladığı kokunun arıları etkilemesini engellemek. önce analı kovanın çerçeve aralarına bir miktar sıkıp üzerine gazete koyup onun üzerine boş katı ve katın içine anasız kovandaki çerçeveleri arılarıyla beraber koyuyorum. anasız arılarada bir miktar koku sıkıp kapağı kapatıyorum. bi gün sonra gittiğimde gazete arılar tarafından kemirilmiş, üst kattaki arılarla alt kattakinlerin gül gibi geçinip gittiğine şahit oluyorum. böylece hem anasız kovan ziyan olmamış oluyor hemde diğer kovan güçlenmiş oluyor.

bu yöntemi bölme arılara diğer kovanlardan takviye vermek içinde kullanıyorum. ve inanın müthiş bi gelişme oluyor. bu güne kadar yaptığım bu uygulamalarda bırakın ana kaybını, arıların kavga edip birbirlerini öldürdüğüne bile şahit olmadım. hem uygulamasıda pratik.

sonuncumurat Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 12-10-2011, 10:29   #20
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 15-07-2008
Şehir: İSTANBUL
Mesajlar: 23
anladım..çok çok teşekkür ederim murat bey..pek fazla uygulanması bilinen bir yöntem değil.bilgilenmiş olduk..

peki gazeteyi kaç kat koymamızı tavsiye ediyorsunuz? yani tek kat gazeteyi kemirme süresi alışmaları içn yeterli oluyor mu?

tekrar teşekkürler..

orhan001 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 12-10-2011, 10:36   #21
Ağaçsever
 
Giriş Tarihi: 10-10-2011
Şehir: Çanakkale
Mesajlar: 46
ha bu arada birleştirmeyi yaptıktan bi kaç gün sonra gidip üst kattaki çerçeveleri alt kata geçiriyoruz.
bundan 3-4 sene önce muğlalı arıcı bi abimizin tavsiyesi üzerine bölmelerde de aynı şeyi uyguladım. iki çerçeve arısı olan bölmelere güçlü kovanlardan yavruları çıkmak üzere olan üç çerçeveyi aynı uygulamayla verdim. fazla değil 3 gün sonra görüntü müthişti. 2 çerçeve olan bölme kovan sımsıkı 6 çerçeveydi.

sonuncumurat Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 12-10-2011, 10:39   #22
Ağaçsever
 
Giriş Tarihi: 10-10-2011
Şehir: Çanakkale
Mesajlar: 46
sıktığımız koku iki taraftaki arılarında ana arının salgıladığı kokuyu hissetmelerini sağlıyo. arılar yabancı olsada kardeş kardeş oluyolar. tek kat gazete yeterli. bu şekilde değilde iki kovana koku sıkıp yarım saat bekledikten sonra birbirine karıştırmada oluyor. eskiden böyle yapıyoduk. ama ana kayıplarıyla da çok karşılaşıyorduk.
şimdiye kadar yukarıdaki yöntemle bir tane bile ana kaybı yaşamadım

sonuncumurat Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 12-12-2011, 14:07   #23
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 17-06-2010
Şehir: Kocaeli/Gebze
Mesajlar: 2
Ülkemiz çok değişik iklim koşullarına sahip. Arıcılıkta ne yaptığımızı bilmek zorundayız, kek niçin verilir, şurup niçin verilir bilmek lazım.
Bu yazının devamında benim yıllar öncesi yazmış olduğum kek ile alakalı yazı zaten var.

Kek kurak zamanda arıların geri gitmemesi için verilen ürünün adıdır, yani arıyı kekleyip, işlerin yolunda olduğuna inandırıyorsunuz, işçi arılar ve ana arı mevsimin çok iyi olduğunu düşünerek tüm işlerini devam ettiriyor. Arıları kurak dönemde keklemez isek arılar önce yavru faaliyetini durdur, bu durumda kovan içindeki nüfus zincirinde kopmalar olur. Kolonilerin sağlıklı olabilmesi için koloni içinde her yaştan işçi arılara ihtiyaç vardır.

Olayı doğal haliyle düşünmek gerekirse, dağlarda, mağaralarda ve ağaç kovuklarındaki arı kolonileri hayatlarını nasıl devam ettiriyorlarsa o durum izlenmeli. Kış gelmeden bahsi geçen koloni balını polenini depoluyor ve kış salkımana giriyor. Arıcılarda kış gelmeden arıların nüfusunu artırmak için kek vermeli, kışa girmeden ihtiyaç var ise bal stoklarını tamamlayıp kışın arılara hiç bir şey vermemeli.

Arıcılıkla ilgili, görüş ve tecrübelerimizi, yazılarımızı ve videolarımızla başta arıcılık forumunda olmak üzere paylaşıyoruz.

Arıcılık Bilgi Paylaşım Forumu - Anasayfa


Arıcılık videolarımızın toplandığı siteler ise.

Ali Türk (Ali_Turk): Dailymotion üzerindeki videoları


alicik1964's Channel - YouTube


Arıcılıkla ilgili yüzlerce video arşivim yukarıdaki adreslerde.

Ali Türk Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 22-01-2012, 14:42   #24
Yeni Üye
 
VALİ's Avatar
 
Giriş Tarihi: 22-01-2012
Şehir: ısparta
Mesajlar: 15
merhabalar benım bir sorum olucaktı benim bir adet kovanım var yaklaşık 7çıtalıkta arılarım var sıkıntım şu; şuan kışlatma zamanı ancak benim arılar dışarı çıkıp sarımsı bir sıvı atıyolar dışarıdan geri gelen yaşıyor gelemeyen ya düşüp karda ölüyor **** soğuktan bunun nedeni nedir acaba içerde nem mi fazla bilemiyorum hava soğuk olduğundan dolayıda kovanı açamıyorum bölge olarak akdeniz bölgesindeyim yardımlarınızı bekliyorum(

VALİ Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 24-01-2012, 21:58   #25
Ağaç Dostu
 
copur 09's Avatar
 
Giriş Tarihi: 19-11-2006
Şehir: Nazilli
Mesajlar: 592
Eğer kovan üst kapağının üzerinde sarımsı sıvı dediğiniz arı dışkısından fazlaca varsa arılarınız ishal (Nosema) olmuştur. Hava sıcaklığı 15 derece civarında olmayınca arı dışarı çıkmaz. Arı kovan içerisine dışkılamaz. Kovanı mutlaka kontrol edin. Selamlar.

copur 09 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 25-01-2012, 16:36   #26
Yeni Üye
 
VALİ's Avatar
 
Giriş Tarihi: 22-01-2012
Şehir: ısparta
Mesajlar: 15
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi copur_09 Mesajı Göster
Eğer kovan üst kapağının üzerinde sarımsı sıvı dediğiniz arı dışkısından fazlaca varsa arılarınız ishal (Nosema) olmuştur. Hava sıcaklığı 15 derece civarında olmayınca arı dışarı çıkmaz. Arı kovan içerisine dışkılamaz. Kovanı mutlaka kontrol edin. Selamlar.
verdiğiniz bilgi için teşekkür ederim hava sıcaklığı - 5-10 larda olmasına rağmen arılar uçuş deliğinin önünde dilleriyle sıvı emiyor bazıları dışarı çıkıp sarımsı polen renginde bir sıvı atıyorlar 3-5 gündür ölen arı sayım 500 ü bulmuştur dediğiniz gibi belkide ishal olmuşlardır emin değilim çünkü soğuk olduğundan dolayı kovanı açmıyorum riske girmek istemıyorum havanın iyi olmasını bekliycem galiba içeride nem var bunu bugunku kontrolumde gördüm kovana öne doğru biraz daha eğim verdim hayırlısı artık iyi bir havada açıp bakıcam sizlerle paylaşırım bilgileri eğer ishal olmuşlarsa ne yapabilirim sizlerinde bilgilerinizden faydalanmak isterim selametle.

VALİ Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 26-01-2012, 11:14   #27
Ağaç Dostu
 
copur 09's Avatar
 
Giriş Tarihi: 19-11-2006
Şehir: Nazilli
Mesajlar: 592
Öncelikle bölgenizdeki arıcılara danışın. İlaçlı kek verebilirsiniz. Ancak önce teşhisini koyun. Birbirlerinin hastalıklı dışkılarını emdiklerinden (dışkı içinde bir miktar gıda olduğu için ) çok çabuk yayılır. Eğer ishal olmasalardı bahsettiğiniz sıcaklıkta dışarı çıkmaz kış salkımında kalırlardı. Selamlar.

copur 09 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 29-01-2012, 02:43   #28
Yeni Üye
 
VALİ's Avatar
 
Giriş Tarihi: 22-01-2012
Şehir: ısparta
Mesajlar: 15
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi copur_09 Mesajı Göster
Öncelikle bölgenizdeki arıcılara danışın. İlaçlı kek verebilirsiniz. Ancak önce teşhisini koyun. Birbirlerinin hastalıklı dışkılarını emdiklerinden (dışkı içinde bir miktar gıda olduğu için ) çok çabuk yayılır. Eğer ishal olmasalardı bahsettiğiniz sıcaklıkta dışarı çıkmaz kış salkımında kalırlardı. Selamlar.
teşekkürler bilgiler için bugün hava açıktı çok zorlandım ama kek verebildim umarım faydası olur

VALİ Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 31-01-2012, 10:57   #29
Kaybettik, Allah rahmet eylesin
 
memet's Avatar
 
Giriş Tarihi: 18-02-2006
Şehir: İzmir
Mesajlar: 13,948
Galeri: 11
İkinci bir arı kursuna başladım. Önceki hocanın ak dediği her şeye bu hoca kara diyor. İnsan neyin doğru olduğunu şaşırıyor.

memet Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 15-04-2013, 11:41   #30
Ağaçsever
 
kilicaslan3561's Avatar
 
Giriş Tarihi: 09-04-2013
Şehir: Bayburt
Mesajlar: 61
Kış beslemesi olarak kek iyi ama kendiniz yapın bence. Çünkü hazır kekler o kadar iyi olmuyor. İkinci yöntem benim de kullandığım akide şekeri. Akideyi de kendim yapıyorum. Arılar gayet güzel alıyor. Bu sene öyle yaptım gayet güzel yediler. Ama en iyisi kendi balınızdan yaptığınız kek.

kilicaslan3561 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Cevapla

Konu Araçları
Mod Seç

Gönderme Kuralları
Yeni konu gönderemezsiniz
Konulara yanıt veremezsiniz
Ek dosya yükleyemezsiniz
Kendi gönderilerinizi düzenleyemezsiniz

BB code Açık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2. Şu an saat: 11:00.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Forum vBulletin Version 3.8.5 Copyright ©2000 - 2022, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0
agaclar.net © 2004 - 2022