agaclar.net

Geri Dön   agaclar.net > Hayvanlar > Çiftlik Hayvanları > Arıcılık
(https)




Reklam


Beğeni Düzeni25Beğeniler

Cevapla
 
Bookmark and Share Dış Bağlantılar Konu Araçları Mod Seç
Eski 20-02-2009, 20:09   #1
Ağaç Dostu
 
caucasus's Avatar
 
Giriş Tarihi: 15-01-2006
Şehir: Mardin
Mesajlar: 2,270
Galeri: 787
Propolis

Propolis

Arının reçine salgılayan ağaçlardan (çeşitli çam türleri, atkestanesi, gürgen, söğüt, karaağaç, kayın, kestane, kayak tomurcukları gibi.) toplayarak kovan çatlaklarını, kapısını sıvamak için yaptığı maddedir. Yanı sıra kovana girip ölen fare, kertenkele gibi, dışarı atamadıklarını da her yönden zararsız duruma getirebilmek için bu madde ile sıvar. Propolis çok iyi bir dezenfekte maddesidir. Eski Mısırlıları n ölülerini mumyalamakta, Yunanlılar ve Romalıların yaraları tedavi etmekte kullandıkları ileri sürülen propolis, uzun süre ihmale uğramış, hatta unutulmuşsa da, son yıllarda insan sağlığındaki olumlu değeri tekrar anlaşılarak incelenmeye, kullanılmaya başlanmıştır.

Ülkemizde propolise çeşitli adlar verilmektedir: Eğir mumu, eğer mumu, eğil mumu, eğin mumu, eğri mum, girabolu, girebo, kirebeli, kirebolu, pirebolu.


Rengi: Arının topladığı yöreye göre değişirse de, sarımsı kahverengi kırmızımsı yeşildir.


Saklanması: Ağzı sıkıca kapanabilen ışık geçirmez kaplarda 3-8 derece arasında saklanır.


Yan etkileri: İçindeki çiçektozunun %1 insanda alerji yapması dışında herhangi bir yan etkisi yoktur.


Propolis suda erimediğinden toz olarak alındığında bozulmadan dışarı çıkar. En az %70, en çok %90lık alkolde eritilerek kullanılır.


İçindeki birkaç madde: İçindeki maddelerin oranı yöreye göre değişir. (Örneğin içersindeki balmumu oranı %10 ile %40 arasında değişebilir). Reçine, balsam. balmumu, çiçektozları, çeşitli mineraller (alüminyum, bakır, çinko, demir, kalsiyum, mangan, silisyum, stronsiyum, vanadyum), vitaminler (E, H, P, B kompleksi), yağ asitleri. Bunların dışında flavone, vanilin, isovanilin, aminoasit,...


Son yıllarda hekimlerin (araştırmacıların) yayınladığı raporlardan propolisle iyi sonuçlar alındığını okuyoruz. Birçok hastalıkta hastaların büyük bölümünün şikayetlerinin ortadan kalktığı, diğer bölümünde hastalığın görülür derecede gerilediği, çok az bölümünde ise, etkisiz kaldığı bildirilmektedir. Günümüzde birçok hastalığa karşı kullanılmakta, kullanılma alanı daha da genişletilmeye çalışılmaktadır. Genellikle (ergenlik çağına gelen) gençlerde yüzde görülen rahatsız edici sivilcelere (akne) karşı, propolisle hazırlanmış kremle iyi sonuçlar alınmaktadır.

Kaynak Hekimce.com 20 şubat 2009 cuma

 
mrduran beğendi.

Düzenleyen caucasus : 20-02-2009 saat 20:13 Neden: Kaynak ekleme
caucasus Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 20-02-2009, 20:11   #2
Ağaç Dostu
 
caucasus's Avatar
 
Giriş Tarihi: 15-01-2006
Şehir: Mardin
Mesajlar: 2,270
Galeri: 787
Bilindiği gibi bal, çok iyi bir gıda olması yanında, çeşitli organik ve inorganik maddelerin çok ince ölçülerle terkibinden ibaret bir şifa kaynağıdır. Balın bu şifa özelliğinin dışında balmumu içine yerleştirilmiş propolis denilen kimyevi terkib son zamanlarda arı isimli mucizevî mahlûk tekrar dikkatleri çekmiştir.

Propolis, çeşitli bitki tomurcuklarından, yaprak ve gövdelerinden, anlar tarafından toplanıp biriktirilen mumdan daha farklı olarak reçinemsi bir karışımdır. İçindeki bileşikler, propolisin toplandığı bitkilerin tür ve çeşitlerine göre değişir. Arı, bitkinin özsuyunu veya reçinesini parçalar ve corbiculae denilen torbaya sokar. Daha sonra bu yük, kovana taşınır ve oradaki çatlak ve yarıkların kapatılmasında kullanılır. Kovandaki propolis birikiminin sebebi henüz bütün yönleriyle anlaşılamamıştır. Bir teoriye göre çatlak ve yarıkların tamiri dışında kovana bal çalmak üzere giden böceklerin mumyalanmasında da kullanılır. Yabancı böcek önce öldürülür ve sonra kovan dışına atılır. Eğer böceğin cesedi kovan dışına taşınamayacak kadar büyükse, olduğu yerde propolisle mumyalanır, böylece enfeksiyon ve hastalıklara sebep olabilecek olan cesed, ancak mumyalama maddesi olan propolisin antibakteriyel ve antifungal özellikleriyle çürümekten korunur. Propolis eski Mısır’da da mumyalamada kullanılmakta olan bir madde olup, yapılan bir deneyle dört yıl boyunca antibakteriyel tesirini kaybetmemiştir. Diğer bir görüşe göre, ise propolis, arılar üzerinde psikolojik tesir göstermekte ve arıların kovan içindeki hareketlerini kontrol etmektedir.

Propolis, rengi sarımsı yeşilden koyu kahverengiye kadar değişen, balmumundan ancak alkolle eriyerek ayrılabilen, muhteviyatı henüz tam olarak analiz edilememiş kimyevi bir karışımdır. İçinde bulunan maddeler, kaynağı olduğu bitkiye göre değişir. Propolis daha çok kayın, karaağaç ve kozalaklı ağaçlardan toplanır. Bazı arı türleri daha fazla propolis biriktirir. Mesela, Kafkas dağlarında yaşayan arı kolonileri, botanik zenginliğin yardımıyla hem propolis yoğunluğu hem de balın kalitesi açısından ayrı bir öneme sahiptir. İtalya ve Ukrayna’daki arılar daha az propolis biriktirirken, tropik bölgelerdeki arılar hiç propolis biriktirmezler.

Propolis üzerinde yapılan çalışmalarla bu arı mahsulünün birçok antimikrobiyal özellikler taşıdığı ispatlanmıştır. Sayısı tam olarak bilinmemekle beraber her propolis bileşiği başta Staphylacoccus Aureus, Streptococcus; Escherichia Coli, çeşitli Salmonella türleri, Shigella, Proteus, Mycobasterium, Bacillus türleri, Candida türleri, Microsporum türleri olmak üzere birçok mikroorganizmaya karşı müessirdir.

Anti mikrobiyal özellikleri yanında, Propolisin içinde insan sağlığı için çok mühim ve lüzumlu olan vitaminler, mineral ve elementler de bulunur. B1, B2, C ve E vitaminleri, bakır, tanganez, kalsiyum, aliminyum, stronsiyum, vanadyum elementleri bunların başlıcalarıdır. Ayrıca Myristik Asit, Benzoik Asit, Benzil Alkol, Cafeik Asit, Vanilin, Sinamik Asit, Acacetin, Kampheride İzovanilini gibi birçok kimyevi bileşikler bulunur.

Propolis, yaraların iyileşmesinde hücre yenileyici olarak, verem, ülser, romatizma, egzama, bazı dermatolojik hastalıklara, mantar hastalıklarına, ağız ve diş hastalıklarına iyi gelir. Çoğumuzun bildiği gibi Kafkaslar’da yaşayan insanlar dünyanın diğer bölgelerindeki insanlardan 30-40 yıl fazla yaşayabiliyor. Temiz hava, yoğurt ve bazı bitkilerin yenilmesinin yanında bu insanların, bol miktarda propolis ihtiva eden petekleriyle beraber Kafkas balı yemelerinin de fazla yaşamalarında önemli bir faktör olduğu düşünülmektedir. Kur’an-ı Kerim’de hususi olarak bahsedilen arının daha kimbilir ne marifetlerini öğreneceğiz? Yeter ki tabiat kitabına bakmasını bilelim.

Kaynak sızıntı dergisi. Haziran 1993 Yıl 15 Sayı 173

mrduran ve HAKAN ÜZKAT beğendi.
caucasus Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 20-02-2009, 20:15   #3
Ağaç Dostu
 
caucasus's Avatar
 
Giriş Tarihi: 15-01-2006
Şehir: Mardin
Mesajlar: 2,270
Galeri: 787
PROPOLİS

Propolis arıların bitki filiz ve tomurcuklarından topladığı, kovan giriş deliğine, çatlak ve kırıkları kapattığı, antibakteriyal, antiviral, antifungal, antioksidan, antiparazitik özelliklere sahip yapışkan ve reçinemsi bir maddedir. Arılar bu bitkilerden topladığı reçinemsi maddeyi arka ayaklarında kovana taşırlar. Balmumu ve bazı sindirim salgıları ile karıştırarak kovan içinde kullanırlar. Arılar propolisi kavak, meşe, kayın, okaliptus ağaçları ve çalılıklardan toplarlar. Arının arka bacağında taşıdığı propolis kovanda ancak diğer arıların yardımı ile boşaltılabilir. Arılar propolisi kovanda dip tahtası, çerçeve kenarları ve giriş deliği arkasında biriktirirler.

Propolisin Fiziksel Özellikleri

1. Renk: Bitki türüne bağlı olarak renk sarıdan koyu kahveye kadar değişir.

2. Propolis 60-70 0C de sıvı, 25-45 0C de yumuşak ve yapışkan, 15 0C altında ise katı kırılgandır.

3. Propolis etanol, glycol ve suda belirli oranlarda çözünür

4. Anti bakteriyal komponentler genellikle alkol ve suda çözülürler.

5. Propolis saf katı, sıvı, tablet, sprey, pomad, propolisli sabun, propolisli şeker vb. gibi birçok şekil ve formulasyonlarda pazarlanmaktadır.

Propolisin Yapısı ve Bileşimi

Propolis örneklerinde bitkisel kaynağa bağlı olarak 150-200 bileşik veya kimyasal saptanmıştır.

Bunlardan bazıları:

1. Flavonlar ve flavonoidler

2. Terpenler ve terpenoidler

3. Aromatik asit ve esterleri

4. Alifatik asit ve esterleri

5. Amino asitler

6. Alkoller

7. Aldehitler

8. Kalkonlar

9. Ketonlar

10. Hidrokarbonlar

Propolis Toplama Yöntemleri

· Çerçeveler Arasından Toplama

· Kovan Giriş Deliğinden Toplama: Polen üretimi ile birlikte yapılır. Bu amaçla polen tuzakları kullanılır. Arının dışarıdan getirdiği propolis bu tuzaklardan geçerken hazneye düşer.

· Örtü Bezinden Toplama: Bunun için teli özel örtüler kullanılır. Arılar bu telli örtünün deliklerini kapatmak için bu kısımları propolis ile doldurur. Bu örtü sıcak suya batırılarak propolisin suya geçmesi sağlanır. Buradan toplanır.

Propolisin Faydaları Ve Kullanma Alanları

Anti-astımatik etki ve ağız spreyleri
Anti romatizmal (Donadieu, 1979), etki
Akciğer rahatsızlıklarında,
Melanoma ve carcinoma tumor hücreleri tedavisinde,
Doku yenileyici,
Kapillar damarları güçlendirici,
Anti diabetik,
Fitoinhibitor, (Donadieu, 1979;Bianchi, 1991)
Propolisin herhangi bir yan etkisi yoktur ancak bazı kişilerde hafif alerjik reaksiyona neden olabilir. Japonya ve Çin gibi Uzakdoğu ülkelerinde propolisin bu yüzyılda keşfedilen " en mükemmel doğal ilaç" olduğu kabul edilmiştir.

Propolisin Tıpta Kullanımı

Antibiotic aktivite :

Gram positive bacteriae (Bacillus brevis, B.polymyxa, B.pumilus, B. sphaericus, B. subtilis, Cellulomonas fimi, Nocardia globerula, Leuconostoc mesenteroides, Leuconostoc mesenteroides, Staphylococcus aureus ve Streptococcus faecalis)
Gram negatives (Aerobacter aerogenes, Alcaligenes sp., Bordetella bronchiseptica, Escherichia coli, Proteus vulgaris, Pseudomonas aeruginosa ve Serratia marcescens).
Staphylococcus aureus ve Sptreptococcus mutans. (flavonoids galangine ve pinocembrine)
Antioksidan aktivite :

Arthritis, Romatizma, Artrosis

Anti-fungal aktivite :

(cynamic acid ve flavonoid crisina).

Anestetik etki :

Kokainden 3-5 kez daha kuvvetli anestetik etki nedeniyle diş hekimliğinde kullanma (Ghisalberti 1979)

Antiprotozoan etki :

Trichomomas vaginalis (Scheller et.al., 1977). Giardia lamblia, (Towers et. al., 1990).

Antiviral aktivite :

erpes simplex tip 1 ve 2, adeno virus, corona virus, ve rota virus.,

Antikanser :

Propolisin yapısındaki cynamic asit ve terpenoidler sitotoksik activiteye sahiptir ve propolis intestin, böbrek, meme, burun ve pharynx kanserinde başarılı bir şekilde kullanılmaktadır.

Dermatoloji ve Kozmetikte:

Antibakteriyel, antifungal ve Doku yenileyici

PROPOLİS

PROPOLİS arıların bitki tomurcuk ve filizlerinden topladığı çok kuvvetli anti-viral, anti-bakteriyel,anti-fungal etkiye sahip yapışkan organik bir maddedir. Arılar kovan içerisindeki besinleri, yavruyu ve kendilerini çeşitli mikroplardan (virüsler, bakteriler, fungus) korumak için PROPOLİS toplarlar ve bununla kovan içerisini dezenfekte ederler.

Kovan içerisinde kapalı bir ortamda 50,000-80,000 ergin arı bir o kadar da yavru (yumurta, larva, pupa) bulunmasına, kovan içi sıcaklığın (34°C) ve rutubetin (%40-%65) de virüsler, bakteriler ve funguslar için çok ideal bir ortam oluşturmasına rağmen PROPOLİS sayesinde hastalıklara yakalanmadan 80 milyon yıldan beri yaşamlarını sürdürmektedir. Kovan içerisine giren taşıyamayacakları kadar büyük canlıları da PROPOLİS ile kaplayarak bir enfeksiyon kaynağı oluşturmasını önlerler. Kovanın giriş deliğini kırık ve çatlakları PROPOLİS ile kapatarak mikropların kovana girmesini ve çoğalmasını önlerler.

PROPOLİS bir çok ilacın aktif maddesi olan bitkisel flavonoidler, antioksidanlar, biyolojik aktif maddeler ve terpenlerden oluşmaktadır.

Yapılan çalışmalarda düzenli ve sürekli olarak PROPOLİS alınması durumunda sindirim, solunum ve dolaşım sistemindeki hastalık etmenlerini (patojenleri) yok ettiği, internal toksinleri vücuttan attığı saptanmıştır.

Sentetik antibiyotiklerin aksine uzun süre PROPOLİS kullanımı zararlı bakterilerde direnç oluşturmamakta, yararlı bakterileri de olumsuz olarak etkilememektedir. Bu nedenle PROPOLİS ender bulunan geniş spektrumlu antibiyotik olarak kabul edilmektedir. Klinik çalışmalarda PROPOLİSin comedo, beriberi, shingles, zosfer psorias, deri ülserine karşı çok etkili olduğunu göstermiştir. PROPOLİS ayrıca ağız yaraları, periodonditis, diş ağrısı, rhinitis, mide ülseri, nefrit, idrar yolları enfeksiyonu, influenza, diare, polypus, malignant tümör (Kanser) ve diğer bir çok hastalıkta da başarılı bir şekilde kullanılmaktadır. Özellikle Japonya'da yapılan klinik çalışmalarda 3 ay ile 1 yıl sürekli bir şekilde alınan PROPOLİSin, çeşitli internal kanser hücrelerinin devitalize ettiği saptanmıştır. PROPOLİS çeşitli kanser hastalıklarının önlenmesi ve tedavisinde de önemli rol oynamaktadır.

PROPOLİSin yapısındaki flavonoidler dolaşım sisteminde de önemli bir etkiye sahiptir. Kan pulcuklarının ve beyaz kürelerin konglomerasyonunu azaltmakta trombosisi önlemekte, damar sertliğini önlemekte, kan dolaşımını düzenlemekte, kan şekerini, lipit ve kolesterolü azaltmakta, kanı temizlemektedir. PROPOLİSteki flavonoidler ve terpenler oldukça kuvvetli antioksidan ve antisenilitik etkilere sahiptir. Unutkanlığa ve beyin damarları kireçlenmesine iyi gelmektedir. PROPOLİSin antioksidan etkisinin BHT den 2 kat daha fazla olduğu bildirilmektedir. Sürekli PROPOLİS kullanımı lipitlerin peruksidasyonunu ve melanin sedimentasyonunu önlemekte, cytotoxinleri yok etmekte, vücut aktivesini artırmakta ve yaşlanmayı (deception) geciktirmektedir.

PROPOLİSin doğal bir inmunopotentior olduğu, bağışıklığı önemli ölçüde artırdığı, fagoçyte fonksiyonunu hızlandırdığı, vücudun antibody salgılayarak hastalıkları önlediği de bildirilmektedir. PROPOLİSin anestetik etkisi de olduğu ve ilaçların etkinliklerini artırdığı da söylenmektedir. PROPOLİSİN HERHANGİ BİR YAN ETKİSİ YOKTUR.

Ancak bazı kişilerde hafif alerjik reaksiyona neden olabilir. Japonya ve Çin gibi Uzakdoğu ülkelerinde PROPOLİSin bu yüzyılda keşfedilen en mükemmel doğal ilaç olduğu kabul edilmiştir.

Özetlersek, PROPOLİSin aşağıdaki hastalıkların tedavisinde destek olarak kullanılması önerilmektedir.

Ağız içindeki yaralar
Kanser

Periodontitis
Yüksek kolesterol, lipit,trigtliserit

Trachetis -
Kalp yetmezliği

Diş ağrısı
Damar sertliği

Helitosis
Yüksek tansiyon

Ciltteki kaşıntı
Varis

Beriberi
Unutkanlık

Shingles
Beyin damarları kireçlenmesi

Tinca corposis
Diabet

Ülser
Toksinleri atma

Yara ve kesikler
Guatr

Comedo
Prostat

Zosfer psorias
Nefrit

Influenza
İdrar yolları enfeksiyonu

Diare
Faranjid

Polypus
Rinit

Kaynak Apiterapi.üzerine.com

caucasus Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 27-02-2009, 07:54   #4
Ağaç Dostu
 
caucasus's Avatar
 
Giriş Tarihi: 15-01-2006
Şehir: Mardin
Mesajlar: 2,270
Galeri: 787
Arıcı arkadaşlar, elin de propolis olan var mı **** nereden temin edilebilir bilgisi olan var mı ?

Sonbahar da ben de bir miktar vardı birisi vasıtasıyla İzmire yolladım hastalık için kullanacakmış ve kullandıktan sonra çok memnun kaldığı için tekrardan istedi ancak benim elim de olmadığı için temin edemedi. Avrupadan getirdiği ilaçlardan daha iyi etki göesterdiğini söylemiş.

İlgilenen arkadaşlara teşekkürler.

caucasus Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 27-02-2009, 08:09   #5
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 26-04-2008
Şehir: istanbul
Mesajlar: 126
mmahmut devecioğlu aktar arkadaşımdan istediği kadar alabilir
tel.212 530 90 35

muammer74 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 27-02-2009, 08:31   #6
Ağaç Dostu
 
caucasus's Avatar
 
Giriş Tarihi: 15-01-2006
Şehir: Mardin
Mesajlar: 2,270
Galeri: 787
Teşekkür ederim ben numarayı kaydettim ilgili kişiye bildireceğim. Tekrardan sağolun.

caucasus Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 27-02-2009, 22:59   #7
Ağaç Dostu.
 
kamil35's Avatar
 
Giriş Tarihi: 11-09-2008
Şehir: izmir
Mesajlar: 1,509
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi caucasus Mesajı Göster
Arıcı arkadaşlar, elin de propolis olan var mı **** nereden temin edilebilir bilgisi olan var mı ?

Sonbahar da ben de bir miktar vardı birisi vasıtasıyla İzmire yolladım hastalık için kullanacakmış ve kullandıktan sonra çok memnun kaldığı için tekrardan istedi ancak benim elim de olmadığı için temin edemedi. Avrupadan getirdiği ilaçlardan daha iyi etki göesterdiğini söylemiş.

İlgilenen arkadaşlara teşekkürler.
Sayın Caucasus, şuan elimde yok ancak arı kovanlarımda var uçuş deliklerini kapatmak için epeyce biriktirmiş arılar. İsterseniz propolisleri toplayabilirim. İzmir'e yollamaktan bahsediyorsunuz. ben Torbalı'dayım zaten.

kamil35 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 28-02-2009, 01:13   #8
Ağaç Dostu
 
caucasus's Avatar
 
Giriş Tarihi: 15-01-2006
Şehir: Mardin
Mesajlar: 2,270
Galeri: 787
Sn kamil35, ben bir abimiz için toplamıştım ve izmire yolladım yarın tekrardan sizin telefon numaranız kendisine veririm o sizinle irtibata geçecektir ilginiz için teşekkür ederim. sağolun, varolun.

caucasus Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 28-02-2009, 14:18   #9
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 13-04-2006
Şehir: Ankara
Mesajlar: 9,099
Galeri: 25
Propolis konusuna dikkat etmek lazım, arılar yollrdaki asfalttan, aşı macunlarından bile hammadde alıyormuş.

Propolis bir çok kaynakta özellikleri itibariyle övülen bir ürün.

Fakat Demet hanımın da belirttiği gibi, propolisin toplandığı kaynak da önemli.

Arı bazen insan sağlığı için zararlı olabilecek maddeleri de topluyor. Özellikle asfalt zift gibi maddeleri getirdiği zaman oldukça kötü bir görüntü oluşuyor. Bundan şikayetçi olan arkadaşlarımızın çektiği fotoğrafları bloglarda görüyoruz.

Propolisin diğer arı ürünlerinden ciddi bir farkı var. Bal, polen, arısütünün aksine propolis arı tarafından gıda olarak kullanılmıyor.

Belki de arı bu sebeple, propolisin kaynağını önemsemeyerek, kendi ihtiyacını görecek ne varsa kovana taşıyor.

Bu yüzden asfalt yola, yerleşim yerlerine, sanayi bölgelerine yakın yerlerde yapılan arıcılıkta, propolisi insan gıdası ya da ilaç gibi tüketmemekte fayda var.

Fakat yüzde yüz doğal olduğundan emin olduğumuz propolisin kendine has o kokusu da çok güzel. Bir çok arıcı gibi ben de o kokuyu duymazsam bir eksiklik hissediyorum

denizakvaryumu Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 28-02-2009, 14:45   #10
Ağaç Dostu
 
caucasus's Avatar
 
Giriş Tarihi: 15-01-2006
Şehir: Mardin
Mesajlar: 2,270
Galeri: 787
Sn Denizakvaryumu, vermiş olduğunuz bilgiler için teşekkürler. Yanlış hatırlamıyorsam daha önce ki yazılarmızda da aynı konuya değinilmişti. Bizim köyün olduğu yer tamamen dağların arasın da asvalta uzak tabi ki bu demek değil başka maddelerden de toplayamazlar.
Ben geçen sene topladığım propolislerden izmir de birisine yolladım ve çok memnun kaldı bu sene kendime de ayıracam çünkü bu maddenin yararları okumakla bitmiyor sanki sihirli bir tılsım gibi. Ayrıca arılar bu maddeyi kendi temizlkleri için de kullanıyorlar.

caucasus Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 01-03-2009, 00:43   #11
Ağaç Dostu
 
hatipali74's Avatar
 
Giriş Tarihi: 30-09-2007
Şehir: Muğla-Beşkaza
Mesajlar: 232
Atadan dededen arıcıyız. Acaba bu propolis , pireboğulu dediğimiz madde mi? Eğer öyleyse biz bu maddeyi çıbanlara veya sivilcelere sararız. Acaba tedavi amaçlı kullanımı nasıl ?

mrduran beğendi.

Düzenleyen hatipali74 : 01-03-2009 saat 10:33 Neden: yazım yanlışı
hatipali74 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 01-03-2009, 10:02   #12
Ağaç Dostu
 
copur 09's Avatar
 
Giriş Tarihi: 19-11-2006
Şehir: Nazilli
Mesajlar: 592
Sayın hatipali74 bahsettiğiniz aynı madde

copur 09 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 01-03-2009, 20:19   #13
Ağaç Dostu
 
caucasus's Avatar
 
Giriş Tarihi: 15-01-2006
Şehir: Mardin
Mesajlar: 2,270
Galeri: 787
Sn Hatipali74, sizin yazdığınız madde mi bilemiyorum ancak kullanan arkadaşın ciğerlerinden kaynaklanan bir hastalığı vardı. Kullanımını yine tam olmamakla birlikte ( Ben kullanmadığım **** hazırlamadığım için ) bilmiyorum propolisleri bir kap için de saf alkolle karıştırarak krem seviyesine getirdikten sonra kollarında ki yara veya kabukları üzreine sürerek kullanmış. Nohut büyüklüğün de ağızda çiğnenerek kullanıldığın da ise yanlış hatırlamıyorsam diş etlerinde ki bakterileri temizliyor, vucutda ki iltihabın temizlenmesine yardımcı oluyor gibi. Ben tam olarak hatırlamıyorum daha önce okumuştum.

Altta ki yazıları okuduysanız nelere iyi geldiği ve hangi kaynaktan alıntılandığı yazıyor.

Teşekkürler.

mrduran beğendi.
caucasus Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 15-03-2009, 20:16   #14
Ağaç Dostu
 
caucasus's Avatar
 
Giriş Tarihi: 15-01-2006
Şehir: Mardin
Mesajlar: 2,270
Galeri: 787
Propolis'in resimlerinden birisi. 2 çita arasın da bulunan propolis'in resimi

Eklenen Resimler
 
mrduran beğendi.
caucasus Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 15-03-2009, 22:17   #15
Ağaç Dostu
 
Cumhur Tonba's Avatar
 
Giriş Tarihi: 07-07-2008
Şehir: EDİRNE-ANTALYA
Mesajlar: 11,385
Galeri: 80
Caucasus. Çok güzel bilgiler derlemişsin. Eline sağlık.

Cumhur Tonba Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 16-03-2009, 09:17   #16
Ağaç Dostu
 
caucasus's Avatar
 
Giriş Tarihi: 15-01-2006
Şehir: Mardin
Mesajlar: 2,270
Galeri: 787
Cumhur Tonba, Teşekkür ederim.

caucasus Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 15-04-2009, 16:16   #17
Ağaç Dostu
 
caucasus's Avatar
 
Giriş Tarihi: 15-01-2006
Şehir: Mardin
Mesajlar: 2,270
Galeri: 787
Propolisin güçlü antimikrobiyal aktivitesinden dolayı, propolis doğal antibiyotik olarak bilinir. Yapılan birçok sayıda araştırma da propolisn yüksek antimikrobiyal olduğunu göstermiştir. Propolisin MRSA da dahil olmak üzere 21 tür bakteri üzerinde, 9 tür mantar üzerinde, Giardia’nın da dahil olduğu 3 protozoa türü üzerinde ve Herpes ve Influenza’nın da dahil olduğu geniş yelpazeli virüsler üzerinde inhibitör etkisi bulunmuştur.

Bunların dışında ayrıca propolisin geniş ölçüde tedavi edici özellikleri vardır. Bu özellikler arasında antikanser etki, antioksidan etkis, yara kapama ve doku tamir etkileri, sindirim sistemi etkileri, deri enfeksiyonları etkisi, anti,-inflamatory etki, anastezik etki, bağışıklık sistemi etkileri, kalp-damar sistemi etkileri ve diş sağlığı etkisidir.
Propolis içerisindeki flavanoid seviyesinin yüksek olmasından dolayı, bu ürün insanlarda oksijen radikallerine karşı yakalayıcı olarak görev görür. Ayrıca ilginç olarak vitamin C’nin okside olarak zarar görmesini engeller.
Klinik çalışmalar propolisn bronşit ve benzeri rahatsızlıkların, influenza ve herpes, deri mantarları, diş ve diş eti rahatsızlıklarında, ülser, yanık ve abselerde, kulak enfeksiyonlarında, giardi ve kolitde, vajinal ve servikal rahatsızlıklarda etkili olduğunu göstermiştir.

Propolis ve propolisli ürünlerin kontaminasyon ve kısa raf ömürlülüğü gibi problemleri olmamaktadır. Bu durum propolisin antioksidan ve antimikrobiyal özelliklerinden dolayıdır. Ayrıca ham propolis kurşun kontaminasyonu için rutin olarak test edilmelidir.


TİCARİ OLARAK KULLANIMI


Ham propolis arıcılar tarafından toplandıktan sonra, kullanılabilir ekstraktlar haline getirilir.

Propolis piyasada şu formlarda sunularak, satılmaktadır:

1. Sıvı/ekstrakt/tinktur: en yüksek tedavi edici formdur. Kansere karşı koruyucu olarak bile. Su içerisine birkaç damla damlatılarak kullanılabilir.

2. Tablet: Propolis tek başına ya da polen ve arı sütü karıştırılarak hazırlanan tabletler besleyici olarak kullanılabilir.

3. Sağlık, kozmetik ve besin ürünlerine ek olarak:

· Şekerler-sakızlar:Propolis bu ürünlerde tadlandırıcı veya ağız enfeksiyonlarına karşı kullanılabilir.

· Boğaz pastil ve damlaları: hızlı ve etkili çözüm sağlar.

· Burun spreyi, burun damlası ve boğaz spreyi

· Diş macunu: enfeksiyonlara, diş abselerine, çürüklere, ağız kokusuna, diş beyazlatılmasına yardımcı olur.

· Cilt ve kozmetik kremleri, balzamları: cilt sağlığı ve koruması için kullanılır. Ayrıca bu ürünler kesik, abse, yara ve yanıklara uygulanır.

· Şampuan: koruma ve kepeğe karşı.

· Sabun: güçlü koruma

İnsanlar Üzerindeki Klinik Etkiler
Klinik deneylerde, propolisin tedavi edici etkisinin genellikle mikrobiyal kontaminasyonlardan kaynaklanan hastalıklarda verimli olduğu belirlenmiştir.

Solunum Enfeksiyonları

Bronşit şikayeti olan 260 çelik işçisine 24 gün boyunca, bağışıklık sisteminin lokal ve sistematik düzenlenmesi gibi çeşitli metotlar ve propolis etanol ekstraktının fizyolojik tuz çözeltisi lokal olarak uygulanmıştır. En iyi sonuçlar, propolis tabletleriyle birlikte alınan etanol ekstraktı ile elde edilmiştir.
Propolis ayrıca, faranjit, kronik bronşit, rhinopharyngolaryngitis, pharyngolaryngitis, nezle ve burun iltihabı gibi diğer otorhinolaryngologic rahatsızlıklarda da pozitif etki göstermiştir.

Viral Enfeksiyonlar

Klinik deneyler, insanlarda grip rahatsızlığına karşı koruyucu etki gösterdiğini ortaya koymuştur. Soğuk algınlığında, propolis kullanan hastalar 3 günde tamamen iyileşirken, propolis kullanmayan hastalarda bu sürenin 5 güne çıktığı görülmüştür.
Deri hastalıkları geçiren hastalardaki klinik deneylerde, propolis kreminin uçuk tip 1 ve uçuk Zona Zoster virüslerine karşı belirgin tedavi edici özellikte olduğu gözlenmiştir. Propolis kremi yara ve acının süresini azaltmış, ayrıca, yara nöbetleri arasındaki süreyi de azaltmıştır.

Deri Enfeksiyonları

Propolisin eter veya alkol ekstraktının (% 1–10) klinik uygulamalarında 10 yüzeysel mantara ve 9 derinde yetişen mantara karşı etkili sonuçlar elde edilmiştir. 160 sedef hastasına 3 ay boyunca, günde 3 kez 0,3 g propolis verilmiş ve üçte birinin iyileştiği ya da tamamen kaybolduğu bulunmuştur.

110 mantar hastasına % 50’lik propolis merhem olarak uygulanmış ve hastaların 97’sinde mükemmel sonuçlar ortaya çıktığı gözlenmiştir.

Diş Uygulamaları

Propolisin plak oluşumu ve dişeti iltihabı üzerindeki etkilerini incelemek üzere 60 öğrenci gruplara ayrılmıştır. Sonuçlar, propolisin oral hijyeni sağlamada yardımsı uygulama olarak faydalı olduğunu göstermiştir.
Klinik çalışmalar, propolis ağız yıkama çözeltisinin (1:5 su ile seyreltilmiş) diş eti kanaması ve periodontal rahatsızlıklarda önemli gelişme sağladığını göstermiştir. Hastalar, plak oluşumu ve dişeti ağrısı açısından değerlendirilmiştir.
Bir klinik çalışmada, propolis ve çinko oksitle hazırlanan dolgu, 150 hastanın diş oyuklarına indirekt olarak, 50 hastaya ise direkt olarak kaplanmıştır. Sonuçlar, propolisle hazırlanan dolgunun çinko eugenat ile aynı etkiyi gösterdiği ve kalsiyum hidroksit bazlı dolgulardan daha iyi iyileştirici etki gösterdiği ortaya konmuştur.
Propolisin, diş eti kanaması ve oral mukoza üzerindeki etkilerini incelemek üzere yapılan klinik çalışmada ise, yara izi kalması açısından daha olumlu sonuçlar elde edilmiştir. Bir diğer çalışmada ise diş eti iltihaplanmasında da benzer sonuçlar elde edilmiştir. Propolisin kemik yenilenmesi ve anestezik etkilerinden dolayı kanal tedavisinde kullanılması tavsiye edilmiştir.


ari-sutu.com
Sitesinden alıntıdır

mrduran beğendi.
caucasus Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 15-04-2009, 16:18   #18
Ağaç Dostu
 
caucasus's Avatar
 
Giriş Tarihi: 15-01-2006
Şehir: Mardin
Mesajlar: 2,270
Galeri: 787
Yara Tedavisi ve Doku Yenilenmesi
23–98 yaş arası tipik açık yarası bulunan 64 hastaya propolis içeren merhemler uygulandı. Yaralı bölgeye hergün propolis içeren merhem uygulandı, ayrıca yara çevresine antibiyotik merhemler sürüldü. Bu uygulama 4–12 hafta sonunda sonlandırıldı. Tedavi sonucunda 19 hastada hiçbir klinik gelişme gözlenmedi, diğer hastalarda ise önemli gelişmeler gözlendi.
Propolis, yaraları enfekte olmuş hastalara uygulandığında, iyileşme sürelerinin arttığı ve aynı zamanda enfeksiyonun azaldığı gözlenmiştir. was used in a trial of hospital patients with infected wounds. Yara bölgesindeki bakterilerin yarısının 4 günde ortadan kaldırılmıştır.
Propolisin yaralar ve yanıklar üzerindeki etkileriyle ilgili çalışmalar sonucunda, kontrol denekleriyle karşılaştırıldığında, iyileşme hızının % 80 attığı gözlenmiştir.
Yanık, temiz yara ve enfekte olmuş yarası olan 229 hastaya % 2 ve % 8 propolis içeren krem uygulanmıştır. Hastaların % 18 inde yüksek konsantrasyon 9. günde etki gösterirken, düşük konsantrasyonda propolis içeren krem % 1.8 inde 16. günde etki göstermiştir. Yara ve yanıklara uygulanan düşük konsantrasyonlu krem ortalama 11 günde, iltihaplı yaralara 11 günde, enfekte olmuş yaraların % 67 sine ise ortalama 38 günde iyileştirici etki göstermiştir.

Kulak Enfeksiyonları

İç kulak iltihabı, dış kulak iltihabı ve benzer kulak rahatsızlığı olan 126 hasta üzerinde % 5- 10 propolis çözeltileri denenmiştir. Bütün rahatsızlıklar için propolisin iyileştirici etkisi olduğu belirtilmiştir (Matel ve ark. 1973). Propolis ayrıca kulaktaki akut rahatsızlıklara karşı da pzitif etki göstermiştir.

Sindirim Sistemi Rahatsızlıkları

Bağırsak paraziti şikayeti olan 138 hastaya % 10-20’lik propolis ekstraktı uygulanmıştır. Çocuklarda düşük dozun tedavi edici etkisi olduğu gözlenmiştir. Yetişkinlerde ise % 20 lik propolis ekstraktının, tinidazol ve anti protozoa ilaçlarıyla aynı dozda etki gösterdiği bulunmuştur. Propolis, Danimarka’da ülser ve Crohn hastaları üzerinde denenmiştir. Propolis ekstraktının ülser üzerinde etkili olduğu fakat Crohn hastalığına etkisi olmadığı bulunmuştur.

Bağışıklık Sistemi Bozuklukları

Bağışıklık sistemi bozukluğu olan iki hastaya propolis, esberitox N ve kalsiyum- Magnezyum kombinasyonu uygulanmış ve bağışıklık sisteminde ve klinik durumlarında olumlu gelişmeler elde edilmiştir.

İltihaplanmalar

Aseptik necrosis hastası olan 22 hastaya düzenli olarak propolis enjekte edilmiş, 32 hastaya ise aynı şartlarda normal tedavi uygulanmıştır. Propolis tedavisi uygulanan hastalarda diğerlerine göre belirgin gelişmeler gözlenmiştir. Vajina ve uterus iltihaplanması şikayeti olan 90 hastaya % 3’lük propolis etanol ekstraktı uygulanmış ve % 50’den fazlasında olumlu gelişmeler sağlanmıştır.

Hastalıklara Karşı Etkiler

Doğal penisilin olarak adlandırılan propolisin antibakteriyel, antiviral, antiseptik, antifungal antibiytik özellikleri bulunmaktadır. Bu koruyucu ve tedavi edici özellikleri tüm dünyada yapılan çalışmalarla açıklanmıştır.

Tüberküloz

Eski Sovyetler Birliği’nden V.H. Karinova ve E.l. Rodionova farklı türlerde ve aşamalardaki 135 tüberküloz hastasıyla çalışmışlardır. Hastaların yaş aralığı 6 ile 50 arasındaydı. Hastalara, alınan tepkiye göre, günde 3 kez 4 ile 10 ay arasında propolis uygulanmıştır. Çalışma sonucunda 12 hasta haricinde bütün hastaların iyileştiği gözlenmiştir. Bu 12 hastanın ise böbrek tüberkülozu olduğu tespit edilmiştir.

Ülser

Romanya’da Dr. A. Vasilca ve Dr. Eugenia Milcu propolisin ülser üzerindeki tedavi edici özellikleri üzerinde çalışmışlardır. 34 kronik ülser hastasına 4 hafta boyunca propolis ekstraktı verilmiştir. 28 hasta tamamen iyileşirken 6 hastada önemli gelişmeler kaydedilmiştir. Bazı hastalara doku biyopsisi uygulanmış ve propolisin yenileyici etkisi gözlenmiştir.

Mitoz

N. Popovic ve N. Oita adındaki Romanyalı medikal araştırmacılar, propolisin hücre bölünmesi üzerindeki etkileri ile ilgili bir bildiri yayınlamışlardır. Araştırmacılar, dokunun hiçbir zaman tamamen kanserli hale gelmediğini, her zaman sağlıklı hücrelerin bulunduğunu ve normal hücrelerin aktivitelerinin kanserli hücreler tarafından etkilendiğini belirtmişlerdir. Propolisin, kanserli hücreleri durdurarak, normal hücrelerin aktivitesini arttırdığını ve dokunun normal hale gelmesini sağladığını ortaya koymuşlardır.

Kolit

Bulgaristan’dan Dr. S. Nikolov ve arkadaşları, propolisin akut ve kronik kolit üzerindeki etkisini incelemişlerdir. Çalışmaya, yaşları 20 ile 65 arasında değişen 45 hasta katılmıştır. Hastalara günde üç defa yemeklerden önce propolis ekstraktı verilmiştir. Sonuçta toplam 43 hastada olumlu sonuç elde edilmiştir. Bunlardan 26’sında çok iyi, 12’sinde iyi kalanları ise memnuniyet verici şekilde iyileşme gözlenmiştir. Sadece iki hastada herhangi bir gelişme gözlenmemiştir. Çoğu hastada yedinci günde iyileşme başlamış ve ondokuzuncu ya da yirminci günde tamamen iyileşme görülmüştür.

Bağışıklık Sistemi

Propolisin en çok araştırılan ve yaygın olarak kabul edilen özelliği bağışıklığı arttırıcı özelliğidir. Propolis, doğal, salgı bezlerini aktive eden geniş spektrumlu antibiyotiktir. Propolis sadece enfeksiyonları engelemenin yanında, onları vücuttan temizler.
Çok sayıda deneyle ortaya konduğu gibi, propolis, bakterileri, virüsleri, mantarları ve hatta penisiline dayanıklı staphlococcus’u ortadan kaldırır.
Propolis virüslere karşı çok güçlüdür. Bu etki propoliste bulunan bioflavanoidlerin koruyucu etkisi sayesinde gerçekleşmektedir. Virüsler, proteinlerin dış kısmına yerleşirler. Eğer engellenmezse, bu tehlikeli ve enfekte edici madde taşıyıcı organizmada serbest kalır. Maalesef, böyle bir durumda, enzimler sayesinde protein dış kısmını parçalarlar ve böylece zararlı madde istem içerisine yayılır. Sistemde propolisin bulunması durumunda ise bu durum gerçekleşmez. Bioflavanoidler, proteinin dış kısmını parçalayan enzimleri inhibe eder ve viral maddeyi içeriye hapseder. Aynı flavanoidler, virüsün etrafını kaplayarak aktivitesini engellerler. Bioflavanoidlerin varlığında, taşıyıcı, virüslere karşı bağışıklık kazanmış olur.


Diğer bir yol ise propolisin fagosite aktivitesini güçlendirerek bağışıklık sistemine yardımcı olur. Fagositler, mikroorganizmaların etrafını sarar, içine alır ve sindirerek ortadan kaldırırlar. Propolis sayesinde gerçekleşen bu etki, birçok Sovyet ve Avrupalı bilim adamı tarafından gözlenmiş ve yayınlanmıştır.

mrduran beğendi.
caucasus Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 16-04-2009, 07:30   #19
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 26-04-2008
Şehir: istanbul
Mesajlar: 126
teşekkurler kardeş propolis bilgileri icin
desene ölümden gayri herşeye faidesi var bu propolisin.

muammer74 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 16-04-2009, 09:25   #20
Ağaç Dostu
 
caucasus's Avatar
 
Giriş Tarihi: 15-01-2006
Şehir: Mardin
Mesajlar: 2,270
Galeri: 787
Aynen yazdığın gibi, doğal doping.

caucasus Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 11-06-2010, 12:43   #21
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 27-02-2009
Şehir: ANAMUR
Mesajlar: 240
SN.CAUCASUS
KANSER HASTALARI İÇİN SİZE YENİÇAĞ GAZETESİ YAZARI ARSLANBULUT'UN YAZILARINDAN İKİSİNİ ALINTI OLARAK GÖNDERİYORUM.uMARIM YARARLI OLUR.

“Kansere çareyi Trabzonlu Ömer Özdoğan buldu!
Trabzonlu Ömer Özdoğan, bir yıl önce, telefonla arıyor ve “Kansere çare buldum, ya beni kendi programınızı çıkarın ya da Uğur Dündar’ın telefonunu verin” diyordu. Önceleri pek ciddiye almamıştım ama ısrar üzerine Dündar’ın telefonunu bulup kendisine verdim.
Sonra bir yakınımın kanser olduğu ve iki aylık ömrü kaldığı ortaya çıktı. Öyle ki doktorlar kemoterapi bile uygulayamıyor, vücudun bu ağır ilaçlara direnemeyeceğini ve hastanın hemen öleceğini söylüyordu.
***
Hastamızın midesi bir yıl önce tamamen alınmıştı. Hastalık daha sonra midenin üstünde 12 parmak bağırsağından yemek borusuna ve oradan da artık bütün vücuda yayılmaya başladı.
Yapacak başka bir şey kalmadığından Ömer’i aradım ve bahsettiği ilâcı göndermesini istedim.
Ömer’in gönderdiği bal, arı sütü ve polenden oluşan macunu ve arı sakızını hastaya verdim, Bir hafta içinde kendi çabasıyla ayağa kalkmaya, yürümeye başladı. Bacağındaki 20 cm. uzunluğunda ve dört-beş cm. enindeki yara da hızla iyileşmeye başladı. Belden aşağısı davul gibi şişiyor, su topluyor ve bacağındaki yaradan şırıl şırıl su akıyordu. Bu arada iyileşmeye başlayıp evin içinde dolaşırken ayağı bir mindere takılıp düştü, kalçasını kırdı, ameliyat edildi, ameliyat yaraları da üç ay içinde hızla kapandı. Bir deri bir kemik kalmışken, kilo aldı, kendisini iyi hissetmeye başladı, genel karakteri olan karamsarlığı bile kayboldu, sağlıklı düşünmeye başladı. Şimdi hastamızın kan tahlilleri de tamamen temiz çıkıyor.
Bütün bunlar 200 gram arı reçinesi, 1.5 kilo bal macunu ve doktorun reçeteyle verdiği, hastamızın her gün kullandığı vitamin yüklü mamalar ile oldu.
***
Anladığım kadarı ile arı reçinesi, (propolis), vücuttaki kanserli hücreleri yok ediyor. Bunu yapmak için önce kanı temizliyor. Temiz kan, sadece hasta hücreleri yok ederken, iyi beslenme ile yeni üretilen sağlıklı hücreler onların yerini alıyor.
Fakat propolis, her türlü kanserde etkili olur mu bilmiyorum. Yine de yöntem kesinlikle denemeye değer, çünkü hiçbir yan etkisi yok, kanı temizlediği için faydası kesin.
Kemoterapi, kanserli hücrelerle birlikte sağlıklı hücreleri de yok ettiğinden hastanın iyileşmesi, çok dirençli bir vücuda sahip olmasına bağlıdır.
Böyle bir bilgi elde ederek hastamızın iyileştiğini görünce, vicdanen rahatsız oldum ve birkaç ay önce “kansere çare var” diye bir yazı yazdım ve bizim gibi tamamen çaresiz kalanlar uygulasın istedim. Yazmasam, böyle bir çareyi sadece kendi yakınlarım için saklamış olurdum.
***
Arı, kış dönemi öncesi, kovanın girişini kapatmak ve kovanı dezenfekte etmek için arı reçinesini üretir. Yalnız bu maddenin hepsi alınırsa bütün arılar, mikroptan ve soğuktan ölür. Arıya da bırakmak gerekir. Bir kovandan ne kadar alınabileceğini arıcılar bilir. Son yıllarda görülen toplu arı ölümlerinin sebebi, kovanlarından aşırı miktarda arı reçinesi alınması olabilir.
Hasta, bu sakızdan normal sakız kadar bir parça keserek veya kopararak ağzında eritip un-ufak edene kadar çiğneyip yutacak. Bunu günde üç-beş defa tekrarlayacak.
Macun ise hakiki bala, arı poleni ve çok az miktarda arı sütü karıştırılarak elde edilir. Sabahları, kavanozdaki macun iyice karıştırıldıktan sonra hastaya bir kaşık verilir. Arı sütünün fazlası tehlikeli olabilir, doping etkisi vardır.
Kur’an’daki arı mucizesi
“Kansere çareyi Trabzonlu Ömer Özdoğan buldu” başlıklı yazımla ilgili olarak, çok sayıda okuyucumuz aradı veya mesaj gönderdi. Öncelikle belirteyim ki, sadece yaşadığım tecrübeleri aktararak, doktorların umut kestiği hastalara bir faydam olabilir mi diye düşündüğüm ve birileri hemen bu işin ticaretini yapmaya başladığı için, ayrıca bu buluş, bizim hastamızın kurtuluşuna vesile olan Ömer Özdoğan adıyla anılsın ve arıcılar özellikle propolisi, sadece hastası olanlara satsın diye bu yazıyı yazdım. Çünkü, yabancılar, bütün arı sakızlarını toplamaya başladı! Yani dünya, bu çareyi biliyor!
***
Arayan bütün dostlar, Ömer Bey’in telefonunu istiyor. Ömer Bey, doktor değil, bu işin ticaretini de yapmıyor. Fakat, tıp fakülteleri Ömer Bey’in tecrübeleri ile ilgileniyor. Ömer Bey, arayanlara sadece kendi tecrübesini anlatabilir ve bu doğal maddelerin nasıl kullanılması gerektiğini söyleyebilir. Bal, polen gibi arı ürünleri serbestçe satılan maddeler olduğu için de tavsiye edilmesinde tıbben ve hukuken hiçbir sakınca yoktur. Tabii, kanserin her çeşidinde ve her hastada olumlu sonuç alınabileceğini, tecrübe edilmedikçe kimse söyleyemez.
***
Bal, arı poleni, arı sütü ve arı reçinesi sadece Trabzon’da bulunmuyor, yurdun ve dünyanın her tarafında arıcılardan temin edilebilir. Bu bakımdan, herkes kendi bulunduğu şehirde veya ulaşabildiği herhangi bir arıcıda bu maddeleri bulabilir. Yalnız arı sütünü doktor tavsiyesine göre kullanmak gerekir. Fazlası, tehlikeli olabilir.
Eskiden arıcılar bu reçineyi, bahar temizliği yaparken bıçakla kazıyarak çöpe atardı. 100 gramı bir kişiye bir ay yeter. Çam sakızı gibidir. Arı bu maddeyi yaparken çam sakızından da faydalanır. Hasta, günde üç beş defa bu sakızdan normal sakız kadar bir parça keserek veya kopararak ağzında eritip un-ufak edene kadar çiğneyip yutacak. Tabii bir hastanın bunu yapabilmesi, yemek yiyebilmesine bağlıdır.
Macun ise herhangi bir arıcıdan temin edilecek hakiki bala, üçte bir oranında arı poleni ve bir çay kaşığı arı sütü karıştırılarak elde edilir. Sabahları, kavanozdaki macun iyice karıştırıldıktan sonra hastaya bir kaşık verilir. Tayyip Erdoğan’ın her sabah bu macunu kullandığını eşi Emine Hanım açıklamıştı bir ara.
Macunun karıştırılmasının sebebi, içindeki arı sütünün her kaşığa dengeli dağılması içindir.
***
Asıl etkili olan madde arı reçinesidir.
Propolis diye aranırsa İnternet’te ayrıntılı bilgi de bulunabilir.
Ömer Özdoğan’a göre kemoterapi uygulanmamışsa, normal yemeğini yiyebiliyorsa, hasta birinci hafta biraz toparlanmaya başlar, iki ay içinde iyileşir. Ne olur ne olmaz diye bir ay daha devam etmek faydalıdır.
Ayrıca propolisin şeker, guatr ve astıma da çok iyi geldiği öne sürülüyor. Zaten kanser, şekerle ilgilidir. Kanser, şekerle beslenir denilmektedir.
Propolis, Japonya’da mucize ilaç diye bilinir. Bütün dünyada ve Türkiye’de eczanelerde satılıyor ama onlar kimyasal işlem görmüştür, alkolle temizlenmiştir.
Her maddenin doğal olanı ve az miktarda kullanılması faydalıdır.
Ömer’in bu yöntemi nasıl bulduğuna gelince; “Arının ürettiklerinde sizin bilemediğiniz faydalar vardır” mealindeki ayetten yola çıkarak ve arıcılara “Arı, bizim bilmediğimiz başka ne üretiyor?” diye sora sora bu yöntemi bulmuş. İnternet’teki propolis bilgilerinden ise ben bahsedene kadar hiç haberi yokmuş.
Arslan Bulut/Yeniçağ Gazetesi”

mtugrul33 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 13-06-2010, 00:23   #22
Ağaç Dostu
 
caucasus's Avatar
 
Giriş Tarihi: 15-01-2006
Şehir: Mardin
Mesajlar: 2,270
Galeri: 787
Sayın mtugru33, öncelikle yazmış olduğunuz yazı ve vermiş olduğunuz bilgiler için teşekkür ederim.
Yazmış olduğunuz bilgiler doğrultusun da yararlanmak isteyen arkadaşalr muhakka ki olacaktır. Benim dileğim inşallah herkes istedği ölçü de faydasını görür.
Propolis ile ilgili yazıları gördükçe okumaya çalışıyorum, aklımda kalan bilgileri de elimden geldiği kadar buradan paylaşmaya çalışıyorum. Propolis ile ilgili bilgileri net'te bulabilirsiniz ve bilgiler ışığın da ne kadar faydalı olduğunu ve ne kadar çok hastalığa iyi geldiği ve vucudumuza ne kadar yararlı olduğunu okdukça şaşıracaksınız.

Yazmış olduğunuz yazıdan alıntı yaparsak.
Hasta, günde üç beş defa bu sakızdan normal sakız kadar bir parça keserek veya kopararak ağzında eritip un-ufak edene kadar çiğneyip yutacak.

Çam sakızı kadar kesip yemenin ne kadar doğru olacağını bilmiyorum ancka ben bir nohut tanesi kadar bir parçayı alıp ağzım da çevirerek eritmeye çalışıyordum, çalışıyordum çünkü yoğunluğundan dolayı bir türlü ermek bilmiyor. Kısaca ben çiğneyip yutarım dediğiniz de ise dişlerinize yapışıyor ve saatlerce dişleriniz de ve ya damağınız da kalıyor. Benim yaşadığım teçrübe diyeliem.

Bir de Trabzon bölgesin de bulunan Propolisin başka bölgeler de değişiklik göstereceğini ve belki de Kansere etki edemeyeceğini düşünebiliriz. Bunun için kapsamlı bir araştırma yapılması ve daha sonra karar verilmesi daha uygun olacaktır.
Neden derseniz her bölgenin hava şartlarından tutun da bitki örtüsüne kadar suyuna ve ağaçların cinsine göre değişiklik göstereceğini öne sürebilirim. Buna bir de arının cinsi de etkili olabilir diye düşünüyorum.

Propolisi bal ve bal ürünleri satan dükkanlar da bulmak mümkündür. Alkolle yıkanıp yıkanmadığı hakkın da bilgim yok.

Bal alırken mümkün olduğu kadar petek bal almaya dikkat edin çünkü süzülen ballar her türlü hileye açık hale geliyorlar. Kötü niyetli kişiler balların içerisine aklınıza gelemeyecek katkı malzemerlei katıyorlar.
Bu demek değil ki petek ballar da hile olmaz muhakkak kötü niyetli kişiler buna da bir çare buldular ancak hileye daha az aşık konum da bulunan petek balı tercih ederseniz daha iyi olacaktır. Bir de petek balların peteklerinin içinde de balmumu ile propolis bulunmaktadır bilginiz olsun.

Dilin döndüğü kadar yazmaya çalışıtım umarım biraz katkım olmuştuz. Yazınız, tecrübeniz ve bilgileriniz için tekrardan teşekkürler.

caucasus Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 10-12-2010, 17:58   #23
Ağaç Dostu
 
caucasus's Avatar
 
Giriş Tarihi: 15-01-2006
Şehir: Mardin
Mesajlar: 2,270
Galeri: 787
PROPOLİSİN FAYDALARI...

Yara Tedavisi ve Doku Yenilenmesi
23–98 yaş arası tipik açık yarası bulunan 64 hastaya propolis içeren merhemler uygulandı. Yaralı bölgeye hergün propolis içeren merhem uygulandı, ayrıca yara çevresine antibiyotik merhemler sürüldü. Bu uygulama 4–12 hafta sonunda sonlandırıldı. Tedavi sonucunda 19 hastada hiçbir klinik gelişme gözlenmedi, diğer hastalarda ise önemli gelişmeler gözlendi.
Propolis, yaraları enfekte olmuş hastalara uygulandığında, iyileşme sürelerinin arttığı ve aynı zamanda enfeksiyonun azaldığı gözlenmiştir. was used in a trial of hospital patients with infected wounds. Yara bölgesindeki bakterilerin yarısının 4 günde ortadan kaldırılmıştır.
Propolisin yaralar ve yanıklar üzerindeki etkileriyle ilgili çalışmalar sonucunda, kontrol denekleriyle karşılaştırıldığında, iyileşme hızının % 80 attığı gözlenmiştir.
Yanık, temiz yara ve enfekte olmuş yarası olan 229 hastaya % 2 ve % 8 propolis içeren krem uygulanmıştır. Hastaların % 18 inde yüksek konsantrasyon 9. günde etki gösterirken, düşük konsantrasyonda propolis içeren krem % 1.8 inde 16. günde etki göstermiştir. Yara ve yanıklara uygulanan düşük konsantrasyonlu krem ortalama 11 günde, iltihaplı yaralara 11 günde, enfekte olmuş yaraların % 67 sine ise ortalama 38 günde iyileştirici etki göstermiştir.

Kulak Enfeksiyonları

İç kulak iltihabı, dış kulak iltihabı ve benzer kulak rahatsızlığı olan 126 hasta üzerinde % 5- 10 propolis çözeltileri denenmiştir. Bütün rahatsızlıklar için propolisin iyileştirici etkisi olduğu belirtilmiştir (Matel ve ark. 1973). Propolis ayrıca kulaktaki akut rahatsızlıklara karşı da pzitif etki göstermiştir.

Sindirim Sistemi Rahatsızlıkları

Bağırsak paraziti şikayeti olan 138 hastaya % 10-20’lik propolis ekstraktı uygulanmıştır. Çocuklarda düşük dozun tedavi edici etkisi olduğu gözlenmiştir. Yetişkinlerde ise % 20 lik propolis ekstraktının, tinidazol ve anti protozoa ilaçlarıyla aynı dozda etki gösterdiği bulunmuştur. Propolis, Danimarka’da ülser ve Crohn hastaları üzerinde denenmiştir. Propolis ekstraktının ülser üzerinde etkili olduğu fakat Crohn hastalığına etkisi olmadığı bulunmuştur.

Bağışıklık Sistemi Bozuklukları

Bağışıklık sistemi bozukluğu olan iki hastaya propolis, esberitox N ve kalsiyum- Magnezyum kombinasyonu uygulanmış ve bağışıklık sisteminde ve klinik durumlarında olumlu gelişmeler elde edilmiştir.

İltihaplanmalar

Aseptik necrosis hastası olan 22 hastaya düzenli olarak propolis enjekte edilmiş, 32 hastaya ise aynı şartlarda normal tedavi uygulanmıştır. Propolis tedavisi uygulanan hastalarda diğerlerine göre belirgin gelişmeler gözlenmiştir. Vajina ve uterus iltihaplanması şikayeti olan 90 hastaya % 3’lük propolis etanol ekstraktı uygulanmış ve % 50’den fazlasında olumlu gelişmeler sağlanmıştır.

Hastalıklara Karşı Etkiler

Doğal penisilin olarak adlandırılan propolisin antibakteriyel, antiviral, antiseptik, antifungal antibiytik özellikleri bulunmaktadır. Bu koruyucu ve tedavi edici özellikleri tüm dünyada yapılan çalışmalarla açıklanmıştır.

Tüberküloz

Eski Sovyetler Birliği’nden V.H. Karinova ve E.l. Rodionova farklı türlerde ve aşamalardaki 135 tüberküloz hastasıyla çalışmışlardır. Hastaların yaş aralığı 6 ile 50 arasındaydı. Hastalara, alınan tepkiye göre, günde 3 kez 4 ile 10 ay arasında propolis uygulanmıştır. Çalışma sonucunda 12 hasta haricinde bütün hastaların iyileştiği gözlenmiştir. Bu 12 hastanın ise böbrek tüberkülozu olduğu tespit edilmiştir.

Ülser

Romanya’da Dr. A. Vasilca ve Dr. Eugenia Milcu propolisin ülser üzerindeki tedavi edici özellikleri üzerinde çalışmışlardır. 34 kronik ülser hastasına 4 hafta boyunca propolis ekstraktı verilmiştir. 28 hasta tamamen iyileşirken 6 hastada önemli gelişmeler kaydedilmiştir. Bazı hastalara doku biyopsisi uygulanmış ve propolisin yenileyici etkisi gözlenmiştir.

Mitoz

N. Popovic ve N. Oita adındaki Romanyalı medikal araştırmacılar, propolisin hücre bölünmesi üzerindeki etkileri ile ilgili bir bildiri yayınlamışlardır. Araştırmacılar, dokunun hiçbir zaman tamamen kanserli hale gelmediğini, her zaman sağlıklı hücrelerin bulunduğunu ve normal hücrelerin aktivitelerinin kanserli hücreler tarafından etkilendiğini belirtmişlerdir. Propolisin, kanserli hücreleri durdurarak, normal hücrelerin aktivitesini arttırdığını ve dokunun normal hale gelmesini sağladığını ortaya koymuşlardır.

Kolit

Bulgaristan’dan Dr. S. Nikolov ve arkadaşları, propolisin akut ve kronik kolit üzerindeki etkisini incelemişlerdir. Çalışmaya, yaşları 20 ile 65 arasında değişen 45 hasta katılmıştır. Hastalara günde üç defa yemeklerden önce propolis ekstraktı verilmiştir. Sonuçta toplam 43 hastada olumlu sonuç elde edilmiştir. Bunlardan 26’sında çok iyi, 12’sinde iyi kalanları ise memnuniyet verici şekilde iyileşme gözlenmiştir. Sadece iki hastada herhangi bir gelişme gözlenmemiştir. Çoğu hastada yedinci günde iyileşme başlamış ve ondokuzuncu ya da yirminci günde tamamen iyileşme görülmüştür.

Bağışıklık Sistemi

Propolisin en çok araştırılan ve yaygın olarak kabul edilen özelliği bağışıklığı arttırıcı özelliğidir. Propolis, doğal, salgı bezlerini aktive eden geniş spektrumlu antibiyotiktir. Propolis sadece enfeksiyonları engelemenin yanında, onları vücuttan temizler.
Çok sayıda deneyle ortaya konduğu gibi, propolis, bakterileri, virüsleri, mantarları ve hatta penisiline dayanıklı staphlococcus’u ortadan kaldırır.
Propolis virüslere karşı çok güçlüdür. Bu etki propoliste bulunan bioflavanoidlerin koruyucu etkisi sayesinde gerçekleşmektedir. Virüsler, proteinlerin dış kısmına yerleşirler. Eğer engellenmezse, bu tehlikeli ve enfekte edici madde taşıyıcı organizmada serbest kalır. Maalesef, böyle bir durumda, enzimler sayesinde protein dış kısmını parçalarlar ve böylece zararlı madde istem içerisine yayılır. Sistemde propolisin bulunması durumunda ise bu durum gerçekleşmez. Bioflavanoidler, proteinin dış kısmını parçalayan enzimleri inhibe eder ve viral maddeyi içeriye hapseder. Aynı flavanoidler, virüsün etrafını kaplayarak aktivitesini engellerler. Bioflavanoidlerin varlığında, taşıyıcı, virüslere karşı bağışıklık kazanmış olur.


Diğer bir yol ise propolisin fagosite aktivitesini güçlendirerek bağışıklık sistemine yardımcı olur. Fagositler, mikroorganizmaların etrafını sarar, içine alır ve sindirerek ortadan kaldırırlar. Propolis sayesinde gerçekleşen bu etki, birçok Sovyet ve Avrupalı bilim adamı tarafından gözlenmiş ve yayınlanmıştır.,

caucasus Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 10-12-2010, 18:03   #24
Ağaç Dostu
 
caucasus's Avatar
 
Giriş Tarihi: 15-01-2006
Şehir: Mardin
Mesajlar: 2,270
Galeri: 787
PROPOLİS NEDİR
Propolis, arılar tarafından değişik ağaç kabukları ve bitki yapraklarından toplanarak kovanlara taşınan reçineli maddedir.Propolisin oluşumunda arıların polen ve enzim katkısı bulunmaktadır.Doğal antibiotik,antiseptik,antifungisttir.Arılar propolisi kovan içinde ölen ve dışarı atılmayan arıların izole edilmesinde kullanarak, hastalıkların yayılmasını önler. Arılar,peteği inşa ederken propolisi balmumuyla karıştırıp petek ve kovan yapımındada kullanırlar.

Propolis; %55 reçineler ve balsamlar,%30 mumlar,%3 polen,organik ve mineral maddelerden oluşur.Ayrıca yapısında amino asitler,vitaminler bulunur.Bioflavonoid içeriği akaldan kat kat fazladır.Bioflavonoidler,vitamin C’nin asimilasyonunda temel taştır.

Propolis; Bakteri ve enfeksiyonlara karşı mücadelede mükemmel bir yardımcıdır, ayrıca akyuvarların bakterileri harap etme işlemi olan fagositozu kuvvetlendirir.Sadece gripte değil,tekrarlayan çeşitli enfeksiyonlarda ve zayıflamış bağışıklık sistemini güçlendirmede oldukça yararlıdır.Propolis insanoğlu tarafından binlerce yıldır kullanılmaktadır. Günümüzde ise artan bir popülerlik kazanmıştır. Arılar propolisi milyonlarca, insanlarsa binlerce yıldır kullanmaktadır. Arılar ve insanoğlu propolisi yararlı ve faydalı bulmaktadır. İnsanlık için bu reçinemsi yapının keşf edilen yararları henüz çok az kalmaktadır.

Propolis geçmiş dönemlerden beri çeşitli amaçlarda özellikle tıpta kullanılmaktadır. Eski yunan yazıtları bu maddeyi iltihaplanan yaralar ve çürükler için kür olarak tanımlarken Roma’da yara üzerine konulan lapa benzeri karışımın yapımında pratisyenler tarafından kullanılmaktadır. İbranice eski vasiyetnamelerde tzori olarak geçmektedir ve terapetik özellikleri ile anılmaktadır. Avrupa’daki 12 yy kayıtları propolisin medikal preparatlarının ağız ve yara enfeksiyonlarının tedavisi ve diş sağlığı için kullanımından bahseder.

KOMPOZİSYONU
Propolis içerisinde şu ana kadar 180 farklı bileşik tanımlanmıştır.
Propolis ortalama olarak, % 55 oranında reçineli bileşikleri ve balsamları, % 30 oranında balmumu, % 10 oranında aromatik yağları ve % 5 oranında arı poleni içermektedir. Kalan % 5’lik kısmında ise, flavanoidler aminoasitler, B vitamini ve en önemli olarak tanımlayabileceğimiz antibiyotik içeriği bulunmaktadır.
Propolis içerisindeki farmakolojik olarak etkili en önemli bileşikler flavanoid grubu (flavonlar, flavanollar ve flavanonlar), çeşitli fenolik ve aromatiklerdir.
Propolis içerinde galangin, kaemferol, quercetin, pinosembrin, pinosambrin ve pinobanksin olmak üzere 38 flavanoid tanımlanmıştır. Diğer fenolikler arasında sinnamik alkol, sinnamik asit, benzil alkol, benzoik asit, kafeik asit ve fenilik asit bulunmaktadır.

Propolisin kimyasal yapısı bal arılarının ziyaret ettiği bitki çeşidine göre yüksek çeşitlilik göstermektedir.

caucasus Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 10-04-2011, 22:54   #25
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 10-04-2011
Şehir: zonguldak
Mesajlar: 4
Merhaba Arkadaşlar
Ham propolis satın alıyorum.. Propolis kapanı ile toplanan propolisin kilosunu 50 liradan, çerçeve üstü kazıma ile toplanan propolisin kilosunu 30 liradan alıyorum..
Önemli Not: toplanan propolisler top şekline getirilmemelidir. Kazındığı **** kapandan döküldüğü şekli ile biriktirilmelidir. Aksi takdirde porpoliste işlem yapmak imkansız bir hal alıyor.

metinbaba Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 28-07-2011, 09:25   #26
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 28-07-2011
Şehir: kütahya
Mesajlar: 1
Prpolis tedarik edilen yerlere dikkat

Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi denizakvaryumu Mesajı Göster
Propolis konusuna dikkat etmek lazım, arılar yollrdaki asfalttan, aşı macunlarından bile hammadde alıyormuş.

Propolis bir çok kaynakta özellikleri itibariyle övülen bir ürün.

Fakat Demet hanımın da belirttiği gibi, propolisin toplandığı kaynak da önemli.

Arı bazen insan sağlığı için zararlı olabilecek maddeleri de topluyor. Özellikle asfalt zift gibi maddeleri getirdiği zaman oldukça kötü bir görüntü oluşuyor. Bundan şikayetçi olan arkadaşlarımızın çektiği fotoğrafları bloglarda görüyoruz.

Propolisin diğer arı ürünlerinden ciddi bir farkı var. Bal, polen, arısütünün aksine propolis arı tarafından gıda olarak kullanılmıyor.

Belki de arı bu sebeple, propolisin kaynağını önemsemeyerek, kendi ihtiyacını görecek ne varsa kovana taşıyor.

Bu yüzden asfalt yola, yerleşim yerlerine, sanayi bölgelerine yakın yerlerde yapılan arıcılıkta, propolisi insan gıdası ya da ilaç gibi tüketmemekte fayda var.

Fakat yüzde yüz doğal olduğundan emin olduğumuz propolisin kendine has o kokusu da çok güzel. Bir çok arıcı gibi ben de o kokuyu duymazsam bir eksiklik hissediyorum
ewet arkadaslar sağlıklı bi sonuçl alabilmek için buna dikkat etmek gerekir ben damla formatını kullanıyorum we cok iyi geliyor kullanım seklide cok kolay beeprpolisden faydalanabilrsiniz bu konu için...

rosemcisil Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 06-09-2011, 12:48   #27
Ağaçsever
 
Giriş Tarihi: 03-09-2011
Şehir: çanakkale
Mesajlar: 51
propolisin toptan fiyatını bilen var mı?

kadrilion Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 07-10-2011, 08:19   #28
Ağaçsever
 
Giriş Tarihi: 03-09-2011
Şehir: çanakkale
Mesajlar: 51
elimde 1 kg kadar propolis var arkolle cözelti oranını bilen varmı **** deneyen teşekkürler

kadrilion Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 08-10-2011, 17:01   #29
Ağaç Dostu
 
caucasus's Avatar
 
Giriş Tarihi: 15-01-2006
Şehir: Mardin
Mesajlar: 2,270
Galeri: 787
Süper ellerinize sağlık.
Yapıldığını duymuştum ama bu kadar kapsamlısını ve yapılışını görmemiştim. Teşekkürler...

caucasus Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 10-10-2011, 15:45   #30
Ağaçsever
 
Giriş Tarihi: 10-10-2011
Şehir: Çanakkale
Mesajlar: 46
bir kovandan propolis kapanıyla ne kadar toplayabiliriz. alan satan varmı. bu işe kalkışsak uğraştığımıza değer mi ,

sonuncumurat Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Cevapla

Etiketler
propolis

Konu Araçları
Mod Seç

Gönderme Kuralları
Yeni konu gönderemezsiniz
Konulara yanıt veremezsiniz
Ek dosya yükleyemezsiniz
Kendi gönderilerinizi düzenleyemezsiniz

BB code Açık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2. Şu an saat: 23:42.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Forum vBulletin Version 3.8.5 Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0
agaclar.net © 2004 - 2019