PDA

View Full Version : Gönen çayı




Lilium
23-10-2008, 03:55
Bir çoçukluğumdaki çayı düşünüyorum, birde şimdiki halini hey gidi günler hey, nerede o çay şaldır şaldır akardı, biraz zaman bulursak hemen oltaları alır çaya balık tutmaya giderdik, çoçukluğumda manda arabasının kuyruğunda oturur çaydan geçerken eğilir su içerdik.

Köyümüz kadınları çamaşır günü yaparlardı, herkez kazanlarını alıp ateş yakıp çaydan su alıp bir ahenk içinde hem eylenir hem çamaşırlarını yıkardı.

Bizim en büyük denizimiz'di biz deniz nedir bilmezdik, o bizim aynı zamanda klimamızmış şimdi daha iyi anlıyorum, öğlenleyin hayvanları yaymaktan gelir çarcamuk yemeğimizi yer hemen çaya yüzmeye serinlemeye koşardık.

O zamanlar köyde yüzme bilmiyen yok denecek kadar azdı, azdı demek bile yanlış olur, yüzme bilmiyen yoktu, duyulanlarıda ayıplarlardı, oysaki şimdi köyümüzün çoğu gençleri yüzme bilmiyor öğrenenlerde imkanı olan denizde öğreniyor.

NEDENMİ?
Çünkü o güzelim çayımızda ne var demiyeceğim ne yok ki,

Gelin değerli basın mensupları, gelin çevre kuruluşları, gelin sağlıkcılar, nerede o köyümüzde bir hayvanın kemresi kokuyor diye ceza kesenler, gelin görün gönen çayını.
Bu neden görülmez bende anlamış değilim, anlayan varsa banada anlatsın.

Sizler elinizi çaya sokun ben eğilip içeceğim.

Sözde arıtma tesisi var ne arıtması göstermelik, lağımı da orada deri sanainin bütün atıkları süt sanai atıkları orada.

Evet en büyük övünç kaynağımız dünyaca ünlü gönen kaplıcaları, ama yanıbaşından geçen çayı görmüyorlar, yazın çaya yaklaşmak ne kelime nefes almakta zorluk çekersiniz.

Evet değerli yetkililer bunları yazmaktan ben zevk almıyorum, ama o çocukluğumdaki çayı çoçuklarımıza geri verelim.




coşkun ayaz
02-01-2009, 11:39
Selamlar,
Ben yılda iki defa ailecek (kış ve Yaz) güzel ilçenize, yıldız otele, kaplıcalara gelirim.
Bahsettiğiniz şekilde çayın pisliği benimde dikkatimi çekmiştir. Bende kendi yaşadığım Kocaeli-Yeniköy deresi için sizin yazdıklarınızın aynısını yazardım.
Ben 49 yaşındayım ve çocukken deremizde balık avlayıp söğüt dalına solungaçlarından dizerdik. Eve vardığımda anneme balıkları gösterirken ve bunları ben tuttum derken yaşadığım gurur ve mutluluğu hep hatırlarım.
Peki ne olduda böyle oldu ?
İnsanımıza, daha çok üretirsek ve daha çok çalışırsak daha mutlu olacağımızı anlattık.
Tüketmenin bizi mutlu edeceğine inandırıldık.(amerikan anlayışı)
Daha çok tüketim için çok çalışmak ve çok üretmek gerekiyordu.
Suni gübreler(Bizde avrupa gübre derler), makineler, zirai ilaçlar Bize pompalandı. Nereden tabiki batıdan, köylü neden avrupa gübre diyor anlayın.
Bir sebepte batıya göç ve hızlı nüfüs artışımızdır.
Bunların sonucunda doğayı mahfettik. Yanlış söyledim, doğayı değil kendimizi mahfettik. Çünkü doğa mutlaka intikamını alır ve acımasızdır. Bu kadar çok kanser neden olunmaktadır? Ancak insan denen, hırslı ve akıllı (olduğunu sanan) varlık ders aldı mı? Almadı. Tek çözüm : Daha az doğurmak, daha az yemek, daha az tüketmektir.
İhtiyacımız olan çok çalışmak değil, doğal yaşamaktır.

oyaağacı
04-01-2009, 10:49
Babam Gönen 'lidir benim.Ne zaman yolumuz Gönen'e düşse bizi çayın kenarına götürür ve ne yazı ki sizin anlattıklarınızın aynısı şeyler dökülür dudaklarından hüzünlenir. Ben 35 yaşındayım hiç güzellik göremedim o çayda.
Galiba daha da kötüleşecek herşey .Babamın köyünün merasına lojman yapılması öngörülüyormuş.Sanayi sitesi için. Bakın görün o zaman siz, babamın artık bir köyü de olmayacak bizler ve çocuklarımız o uzaktaki köyüde kaybedeceğiz.