PDA

View Full Version : Bahçenize dikebileceğiniz soğanlı bitkiler




Lilium
21-10-2008, 15:55
FREZYA (Freesia)
Frezyalar parlak renkleri ve emsalsiz kokusuyla kış aylarında kesme çiçek olarak evlerimizi şenlendirir. Biraz özenle bu güzel çiçeği bahçemizde de yetiştirebiliriz.

Frezya iyi drenajlı hafif toprak, kuytu ve güneşli bir yer ister. Minik soğanlar nisan ayında 5 cm. derinlikte ve 10-15 cm. aralıklarla dikilir. Düzenli su verilir. Temmuz'dan Ekim'e kadar sürekli çiçek açar. Bitki sarardıktan sonra soğanları dikkatlice sökülür. Kuru kum içinde bahara kadar saklanır.

SÜMBÜL (Hyacintus)
Zarafeti ve güzel kokusuyla eskiden beri şiirlere, şarkılara konu olan sümbüller geleneksel çiçeklerimizdendir. Ülkemizde tabii olarak bulunan bu çiçek zamanla Avrupa'ya götürülmüş, özellikle Hollanda'lı çiçekçiler tarafından aşılanarak pek çok çeşidi elde edilmiştir.

Tabii sümbüller uçuk pembe, mavi ve beyaz renklerde, yalınkat olur. Ağır ve tatlı bir kokusu vardır. Dikildiği yerde sürekli çoğalır ve yetiştirilmesi kolaydır.

Hollanda sümbülleri ise çok zengin renklere sahiptir. Çiçekleri kalın bir sapın çevresinde katmerli ve çok sayıdadır. Cinsine göre ağır veya hafif kokulu olabilir.

Sümbül soğanları Eylül-Ekim aylarında iyi gübrelenmiş toprağa 15 cm. derinlik ve 20-30 cm. aralıklarla dikilir. Tabii sümbüller Mart- Nisan, Hollanda sümbülleri ise Nisan-Mayıs aylarında açar. Soğanları topraktan çıkarmaya gerek yoktur.

ZAMBAK (Lilium)
Zambak çiçeği insanlık tarihinde çok eski bir geçmişe sahiptir. Öyle ki bundan 3000 yıl önce yetiştirildiğine dair kayıtlar vardır. Çok fazla çeşidi üretilmiştir. Zambak yetiştirmek kolay değildir. Sabır ve bilgi gerektirir.

Zambak soğanları genellikle Ekim ayında dikilir. İyi drenajlı, rüzgar almayan ve güneşli bir yer seçilir. Humus veya gübreyle zenginleştirilmiş toprakta 20 cm. derinliğinde bir çukur açılır. Çukurun dibine biraz iri kum serpilir. Kökler yaygın bir şekilde yerleştirilir. İyi toprakla çukur doldurulur. Hafifçe bastırılır.

Bahar ve yaz aylarında düzenli ve bol su gerektirir. Çiçeği açıp bittikten sonra da zambak sulanıp beslenmeye devam edilir. Solan çiçekler kesilir ama sap kısmı sonbaharda kendiliğinden kuruyuncaya kadar bırakılır. Soğanları topraktan çıkarmaya gerek yoktur.

NERGİS (Narcissus)
Nergisler şüphesiz soğanlı bitkilerin en tanınmış üyelerinden biridir. Yetiştirilmesi çok kolaydır. Soğanları bir kere dikildikten sonra topraktan çıkarılmaz. Yıldan yıla çoğalarak olduğu yerde yayılır. Nergislerin ana rengi sarı olmakla beraber beyaz, portakal rengi veya iki renkli olanları da vardır. Çiçeklerin farklı boyut ve biçimlerde, kokulu ve kokusuz çeşitleri bulunur.

Nergisler normal bahçe toprağında, güneşte veya hafif gölgede yetişebilir. Soğanlar Eylül başlarında 10- 15 cm. derinliğinde dikilir. Çiçekler cinsine göre Şubat ve Nisan arasında açar. Bitkinin yaprakları kuruyana kadar kesilmemelidir.

GİRİT LALESİ (Ranunculus)
Girit lalesi pençe adı verilen köklerden yetiştirilir. Gösterişli çiçekleri suda uzun süre dayanır. Ayrıca sevilen bir bahçe çiçeğidir.

Pençeler Mart ayında güneşli bir yere 5 cm. derinlik ve 15 cm. aralıklarla dikilir. Mayıs ve Haziran'da açar. Bitki kuruduktan sonra pençeler topraktan çıkarılıp kuru kum içinde saklanmalıdır.

SÜSEN (Iris)
Süsen kılıç biçimi yaprakları, garip biçimli ve güzel kokulu çiçekleriyle çok rastlanan bir çiçektir. Bizde genellikle mor renkli olarak bilinir. Oysa dünyada çok sevilen süsenin parlak maviden siyaha kadar birçok rengi elde edilmiştir.

Süsen farklı zamanlarda açan birkaç türe sahiptir.Kolay yetişir. Fazla bakım istemez. Bol güneş, drenajı düzgün iyi işlenmiş bahçe toprağı yeterlidir. Yazın suyu sever. Rizom denen etli kökleri yıldan yıla yayılarak çoğalır. Kışın topraktan çıkarılmaz.

Rizomlar sonbaharda ana bitkiden ayrılır. 5 cm. derinlik ve 15-20 cm. aralıklarla dikilir. Cinsine göre Şubat ayından Temmuz'a kadar açabilir.

LALE (Tulip)
Bir devre adını veren bir çok sanat dalının değişmez motifi olan lale aynı zamanda milli çiçeklerimizdendir. Ne yazık ki bu zarif çiçeği park ve bahçelerde eskisi kadar sık göremiyoruz.

Lale bahçede olduğu kadar saksılarda da yetiştirilebilir. Farklı zamanlarda açan yüzlerce çeşidiyle Mart'tan Mayıs sonuna kadar göz zevkimizi okşayan çiçeklerini eksik etmez.

Lale soğanları mümkün olduğu kadar geç dikilmelidir. Soğanları çeşidin çok olduğu Eylül- Ekim aylarında satın alın. Serin ve karanlık bir yerde muhafaza edin. Kasım sonlarında toprağa dikin.

Soğanlar 15 cm. derinlik ve 10-15 cm. aralıklarla dikilir. İyi işlenmiş bahçe toprağı ve bol güneş ister. Düzenli sıralar halinde olabileceği gibi soğanları toprağa serpip oldukları yere dikerek tabii bir manzara da elde edebilirsiniz.

Özellikle çim alanlarda böylesi göze daha hoş görünür. Yalnız ilkbaharda lalelerin yaprakları kahverengileşmeden biçilmemelidir. Çiçekleri geçtikten sonra laleler sulanıp arada sıvı gübreyle beslenirse soğanı kuvvetlenir ve ertesi yıl tekrar açar. Soğanları topraktan çıkarmaya gerek yoktur.

ÜZÜM SÜMBÜLÜ (Muscari)
Anadolu'da, çayırlarda tabii olarak yetişir. Boyu 15-20 cm.,çiçekleri genelde mor olmakla beraber,sarı ve beyaz çeşitleri de vardır. Katmerli olanları çok güzeldir. Kolay yetişir. Zamanla çoğalır. Diğer gösterişli çiçeklerin arasında güzel bir zemin oluşturabilir. Çim alanlara dikilebilir.

Soğanları Eylül-Ekim aylarında,7,5 cm. derinlik,10 cm. aralıklarla dikilir. Mart-mayıs aylarında çiçeklenir. Güneşi sever. Soğanları topraktan çıkarmak gerekmez.

ŞAH TACI (Fritillaria)
Doğu Anadolu bölgesinde tabii olarak bulunan bu bitki eskiden beri bahçelerimizde yetiştirilir. Soğanları oldukça iri ve keskin kokuludur.Bu özelliğiyle bahçeden yılan ve fareleri uzak tuttuğuna inanılır.

İki cinsi vardır. Sarı veya portakal renkli Şah tacı toplu halde, aşağı doğru sarkan çiçeklere sahiptir. Boyu 50-75 cm.uzayabilir. Hafif desenli mor veya beyaz çiçekli diğer cins daha kısa boylu olup çiçekleri tek tek açar.

Hafif gölge ve drenajı iyi toprakları sever. Toprak iyi işlenmiş ve gübreli olmalıdır. Soğanlar Eylül ve Kasım ayları arasında 25-30 cm. derinlik, 30-45 cm. aralıklarla dikilir. Nisan ayında çiçeklenir. Soğanlar topraktan çıkarılmaz. Toprağına her yıl az miktarda yanmış gübre konur.

GALA (Calla lily)
Bu gösterişli bitki kesinlikle bahçeye ayrı bir hava verir. Suyu çok sevdiği için havuz kenarlarına veya fazla sulak yerlere dikilebilir. Son zamanlarda çok değişik renklerde gala üretilmekle beraber dış mekan için en dayanıklı olan beyaz çiçeklilerdir.

Rizomları yaz sonuna doğru ayrılarak humuslu toprakla doldurulmuş bir saksıya dikilir. Üzerinde yaprağı olabilir. Önceleri az sulanır. Bitki büyümeye başlayınca artırılır.

Saksıda yetişebilir. Yahut humuslu toprağa bahçeye de dikilebilir. Bahar ve yaz boyunca çiçekleri geçene kadar toprağı hep ıslak tutulmalıdır. Daha sonra suyu azaltılır.

ZEPHYRANTHES
Son derece zarif, bahçe ve balkonlarımızda kalıcı bitki olarak yetiştirebileceğimiz bir çiçektir. İğne biçimli yaprakları, çiğdeme benzer beyaz çiçekleri vardır. Temmuz ve Ağustos aylarında sürekli açar. Boyu 15 cm. kadar uzar. Pembe ve sarı çiçekli olan cinsleri de vardır ama bunlar soğuğa daha az dayanıklı olup, limonluklarda yetiştirmeye elverişlidir.

Özellikleri
Soğanları Nisan ayında bol güneş alan bir yere 5 cm. derinlik ve 10 cm. aralıklarla dikilir. Toprağı kumlu olmalıdır. Ayrıca ilkbahar ve yaz boyunca köklerinden ayrılarak dikilebilir. Kolayca tutacaktır. Suyu sever. Saksı ve çiçekliklerde de çok güzel durur.

ÇİĞDEM
Çiğdem türleri sonbahardan ilkbahara kadar Kardelenler gibi bol ışıklı killi topraklarda çiçek açabiliyorlar. Soğanlar ellenmediği takdirde her sene çoğalıp ürüyorlar. Siklamen, hercai Menekşe, Çuha Çiçeği, Kardelen ya da Osmanlı çimiyle beraber mükemmel gelişiyor.

Çiğdemi, beyaz ve pembe renkli gibi yaklaşık 40 türünü bulabilirsiniz. Önemli olan, renk geçişlerini ve çiçek zamanlarını doğru ayarlamanızda.

Ortalama 12 -15 cm. olan bu bitki, doğru dikimle kışın bu renksiz günlerinde sürprizli olabilir. Gösteriyi, renkleri, zamanları doğru ayarlamak bir iki senenizi alacak, sabırlı olun…

Sonbaharda çiçek açtığında, üzerine basılamayacak ağaç dibi, bordür kenarı gibi bölgelere Çiğdem soğanlarını yerleştirin. Diktikten sonra sıvı gübre verin, üst yüzeyi de yaprak çürükleriyle koruyun. Gerisi kendiliğinden gelecek, her sene açacaklar.

KARDELEN
Kardelen çok garip bir zamanda, kardan sonra, buzlu havalarda incecik gövdesini dans eder gibi uzatıp, ters çiçeklerini açıyor. Bu havalarda rüzgârdan, yağıştan koca ağaçlar devrilirken ona bir şey olmuyor, ilginç. Dikili olduğu mekânda ışık istiyor, ıslak - rutubetli toprağa bayılıyor; ama en çok da rahatsız edilmemeyi seviyor. Hani çok nadiren çocukların önüne yazarlar ya “öpme beni” diye, Kardelenler’e de “elleme beni” yazılmalı. Çünkü çiçekleri biterken tohumlar oluşuyor, bu tohumlar havada uçup bir yerlerde yeni kardelenler yetiştiriyor, dipteki soğanlar da orada içten çoğalıyor gruplaşıp genişliyorlar. Yani, üstte ve altta iş çok.

Soğanları sonbaharda marketlerde var ama görerek almanın tadı başka. Eski bahçeli evlerde de tek tük olabilir, sorun, ya da küçük bitkilerle uğraşan semt fidanlıklarında ararsanız mutlaka bulursunuz. Sizde varsa ve çok gelişmişse söküp dilediğiniz kadar ayırın, tekrar dilediğiniz yere dikin.

Unutmadan uyarayım, toprakta yaşayan saygıdeğer Danaburnu da Kardelen soğanlarını çok severmiş, yemesini tabii!!! Aman sakın atlamayın, gözünüz yerde olsun, bahçenizde yetişmişse kardelen mardelen ne varsa yer bitirirler…Derhal onlardan kurtulun. (Zirai ilaçlamayla!..) Kurtulamayacak gibiyseniz soğanlı bitkileri plastik saksılarla toprağa dikin. Dibe normalinden büyük, su süzülecek delikler açın. İçten hasır tellerle destekleyin, soğanlarınıza böylelikle bir şey olmayacak. Sadece seneler sonra saksılar küçük gelebilir o kadar.

Sonbaharda Kardelen’i daha iyi açtırmak için soğan dikili bölgelere sıvı gübre verebilirsiniz.

İlkbaharda toprağı çapalarken o bölgelere dikkat, sakin oraları çapalamayın. Boyları 15 - 25 cm. arasında değişen Kardelenler, “lektin” adında bir protein üretiyormuş ve bu da yaprak bitiyle mücadelede kullanılıyormuş. Son duyduğuma göre de kanser ve kalp hastalıklarının tedavisinde Kardelen üzerinde birçok araştırma yapılıyormuş.


Safran

Safranın (Crocurus sativus L.)Türkiye'de tabi olarak yetiştiği bilinmektedir.3 parçalı stigmasının çiçeğin diğer kısımlarından ayrılıp kurutulması suretiyle safran baharatı üretilmektedir.
Değişik kaynaklardan alınan verilere göre bir kilogram safranın 8000 dolar ile 80.000 dolar arasında çok geniş bir fiyat aralığında alınıp satıldığı görünmektedir.
ayrıca safran soğanıda tanesi ortalama 1 dolardan satılabilmektedir.
BOTANİK ÖZELLİKLERİ
Crocus(çiğdem) cinsine ait türler yer altında etli köklere sahiptirler.yapraklar türden türe değişmekle birlikte çiçeklerle birlikte yada çiçeklenmeden sonra toprak yüzeyine çıkmaya başlarlar.
Türe bağlı olarak çiçeklenme ilkbaharda ya da ağustos ayından sonra olur.bir bitkide çiçek sayısı bir veya daha fazla olabilir.
MORFOLOJİK ÖZELLİKLERİ
YAPRAK:
Safran yaprağının sapı
bulunmamaktadır.yapraklar doğrudan gövdeden çıkmaktadır.yapraklar küçük demet şeklinde bir noktada toplanmıştır.yapraklar toprak üzerinde yaygın durmakta ve bir ssoğandan çıkan yaprağın sayısı 5-12 adet arasında değişmektedir.
Ekim ayının ilk haftası yani soğanların dikiminden yaklaşık 45-50 gün sonra yapraklar toprak yüzeyinde görülmeye başlarlar.mayıs sonu ve haziran başında yapraklar sararıp kurumaya başlarlar.yaklaşık olarak 230-250 gün yeşil olarak toprak yüzeyinde kalmaktadırlar.
ÇİÇEK:
Crocus sativus çiçeği hermafroittir.yani erkek ve dişi organları aynı çiçek üzerindedir.safran çiçeği soliterdir, yani gövde üzerinden tek tek çıkarlar.herbir soğandan bir adet çiçek meydana gelmektedir.
safranın gıda, ilaç, boya vb. endüstri alanlarında kullanılan kısımları stigmalardır.polenlerinde anomali olduğu için kısır bir bitki olan safranın tohumu olmamaktadır.çiçekler ekim ayında görülmeye başlayıp bu süre bir ay kadar devam etmektedir.
GÖVDE ve KÖK:
Safranın gövdesi toprak altında korm(soğan)adı verilen, gövdenin metamorfoz olmuş şeklidir.sert bir soğan şeklinde olan kormun üzeri örtü pulları ile kaplıdır.
her yıl ana soğandan meydana gelen yavru soğanlar oluşmaktadır.
Safranda görülen kök şekli saçak köktür.safranda bulunan saçak kök,soğanın taban kısmından çıkmakta ve toprak altında yaklaşık 15cm.kadar uzayabilmektedir.
SOĞANLARIN EKİM VE BAKIMI:
Genel olarak kumlu-killi,gevşek iyi tekstürlü geçirgen topraklarda daha iyi gelişim gösterir.iyice havalandırılmış ve karıştırılmış toprakta 10cm.derinliğinde çiziler açılır ve çiziler arası mesafe 20 cm dir. bu soğanlar dikim yapılacak çizilere 1-2cm.aralıklarla yerleştirilir.ekim zamanı olarak bölgelere göre değişmekler birlikte ağustos ve eylül arası uygun olmaktadır.uygun sıra arası ve mesafesine göre dikim işlemi yapıldığında 1Ha'lık alana yaklaşık olarak 8-10 ton safran soğanı gerekmektedir yada başka deyişle 1 Ha için 400.000 soğan dikimi yapılmalıdır.
Yapılan araştırmalar sonucunda yıllık yağışın 1000-1500mm olduğu yerlerde sulamaya gerek kalmadan yetiştiği bilinmektedir.
Kurak geçen yıllarda soğanın daha iyi büyüme sağlaması için ilkbaharda,çiçek veriminin arttırılması için çiçeklenmeden önce, ekim ayının ilk haftası içerisinde sulanması uygun olur.
Soğan verimi 1'e 4-5 şeklinde değişmektedir(1kg soğan dikimine karşı verim 4-5kg arası.dikilen 20 adet safran soğanından elde edilen çiçek sayısı 3-94adet arasında değişip ortalamam çiçek verimi 40 adettir.

ÖNEMİ:
Özellikle birim alandan en fazla kar elde etmek ve küçük alanlarda bol kazanç sağlamak, emek ve iş gücünü en iyi şekilde kullanmak amacıyla yetiştirilmesi gereken bir bitkidir.Zaten yurdumuzda kendiliğinden yetişen çiğdem türleri mevcuttur. yetişmesi için çok seçici bir bitki değildir.en önemlisive yorucu belkide çiçeklerinin toplanması işlemi olabilir. ama bu bile birçok aileye ve kişiye ekmek kapısı sağlamak açısından oldukça önemlidir.

Kaynak : ziraatci.com




nergis06
21-10-2008, 16:22
Tamda bu konularda bilgiye gerekinimim vardı. Sayenizde aydınlandım . Tesekkürler Lilium

Kharel
21-10-2008, 18:32
Hani çiğdem =)

fsuzen
22-10-2008, 13:27
Elinize sağlık.

Safran eksik kalmış hocam.

Saygılarımla :)

Kharel
23-10-2008, 13:34
polenlerinde anomali olduğu için kısır bir bitki olan safranın tohumu olmamaktadır.çsafran doğal bir tür değil mi?
neden kısır onu anlayamadım. Hem doğada sadece öbek öbek değil yaygın ve aralıklı şekilde bulunduklarını da gözlemledim şahsen. Tohumla ürüyordur diye düşünüyorum

fsuzen
23-10-2008, 15:10
Ankara civarında doğal olarak safran yetişen yerler varmı? Görmek isterdim.


SAygılarımla:)

ibrahim37
24-10-2008, 00:00
Bildiğimiz ticari amaçla kullanılan safran doğada bulunmaz. Aynı zamanda sterildir. (kısır)
Doğada bulunanlar çiğdemdir. Doğada bulunan türlerin tamamı tohum tutar. Ancak çok istisnada olsa doğadada steril örnekler bulmak mümkün.

Kharel
24-10-2008, 15:53
Yani safran melez bir türmü?

pembegül
25-10-2008, 11:48
Arkadaşlar bende burada safrana yer verilmemiş diye düşünüyordum konuyu açan arkadaşa tşkrlr birde satın alabileceğimiz yerle nerelerdir ..