View Full Version : Hangi ağaçları daha çok seversiniz?
Tamam hepsini severiz ama kimi ağaçlar biraz daha özeldir bizim için..
Benim biraz daha fazla sevdiklerim... Nedenini bilmiyorum :)
salkım söğüt
iğde
titrek kavak
maviladin
fıstık çamı
arodopman
31-10-2004, 23:50
Bakın bunu hiç düşünmemiştim.
Ama içimi farklı titreten, telaffuz edince bile yüreğime sevinç dolduran ilk üçü;
Çınar
Ihlamur
Erguvan
Sevdiğin ağaca göre karakter tahlili oyunu oynayalım mı?
BülentBoz
01-11-2004, 09:52
Favorim KAYIN ağacıdır..
Kayın ormanları çok güzeldir.
Kiraz ve Yenidünya (meyvelelir dolayısıyla :) )
Sık dallı hemen her çam ağacı.
backyard
02-11-2004, 14:55
http://www.bcadventure.com/adventure/wilderness/forest/tremasp1.jpg http://www.bcadventure.com/adventure/wilderness/forest/tremasp2.jpg
titrek kavak; kültür bakanlığının sitesine göre Konya`da 100 yaşında 25 metre uzunluğunda 2,5 metre çapında bir anıt ağaç olduğu bilgisi var
baktığım bir sitede bu ağaçların çabuk büyüp az yaşadıkları (50 yıl) yazdığını göz önüne alınca, 100 yaş oldukça uzun geldi
bu ağaçların yaprakları hafif bir esintide bile titreyip sallanırmış, bu nedenle yerliler tarafından "gürültülü yaprak" olarak da adlandırılırmış.
Neden bilmem ama çam ağacını severim (belkide ondan başka pek ağaç bilmediğimdendir :D).
arodopman
03-11-2004, 00:11
Sevgili Backyard, Harika bir Erguvan Ağacı görüntüsüne bende bilgi ile katkıda bulunayım.
Cercis
ERGUVANLAR
8 kadar türü bulunan, yaprak döken ağaç ve çalılardır. Göz alıcı çiçekleri vardır. Kuzey Yarımkürenin ılıman bölgelerinde, özellikle Akdeniz kuşağında maki formasyonu içinde doğal olarak yetişen Erguvanlar, ilkbaharda açan bol miktarda çiçekleri ile çok gösterişli ağaçlardır. Ülkemizin doğal ve yaygın türü C. Siliquastrum’ dır. Bundan başka, Beyaz çiçekli (C.s. alba) ve alacalı yapraklı (C.s. variegata) formları da vardır. Işık ağacıdır.
Fakir, taşlı, kireçli topraklarda da gelişin Toprağı iyi drene olan kumlu balçık yerlerde iyi gelişme sağlan Yalnız başlangıçtaki büyümesi yavaştır, sonra hızlanır, fazla boylanmaz. Peyzaj uygulamalarında 3-4 yaşında çıplak köklü fidanlarına kullanma uygundur. Boylu fidanlarda dikim başarısı genelde biraz düşiiktiir. Ancak 3-4 kere repikaj görmüş 2,5-3 m boyunda topraklı veya kaplı fidanlarında başarı mutlaktır.
Sonbaharda tohumlar toplanır toplanmaz ekilebilir. Ekim yastıklarının malçlanması faydalıdır: İlkbaharda ekilmesi halinde iki ay soğuk katlamaya gereksinim vardır Bazı Cercis türleri ilkbahar veya yaz başlarında alınan yumuşak yarı odunlaşmış çeliklerle camekânlarda kolayca köklenirler. Adi daldırma da, erguvanların üretilmesinde başarı ile uygulanabilir.
ovittasbargu
03-11-2004, 08:11
yillar once calisirken ogrenmistim . salix vulvaris miydi hatirlamiyorum latincesini.
ama salkim sogut demeyi seviyorum.
ankarada meclis parkinda vardi. serin serin oturmak pek keyifliydi.
simdi dere kenerainda su kenarinda rastliyorum siklikla.
BülentBoz
03-11-2004, 12:27
Salkım söğüt = Salix babylonica
Bu ağacı bende çok severim. Çocukken ailecek altında kahvaltı yaptığımız bir salkım söğüdümüz vardı.
Sevdiklerim arasında bir de Salkım Huş vardır. Siğilli Huş da denir. Latincesi Betula pendula.. Bu ağacın gövdesi kar gibi beyaz incecik bir kabuktan oluşur. Görsel olarak çok güzel görünür.
backyard
03-11-2004, 13:43
http://www.cloudberryfurniture.se/jpeg/birchtree.jpg
salkım huş bu mudur bülent bey ? :)
Biolight
03-11-2004, 19:50
Benimde favorimde Salkım Sögüt
Edirne - Karaağaç - eski tren istasyonu şimdi ki üni. bahçesinde çok güzel bir tane vardı
ama asırlık (1500-1600) Arapastı Kestane ağacını görünce görünce fikrim değişir gibi oldu.
30-40 metreye çıkan boyu ile göğe yakın ve kurşun kalem düzgünlüğündeki gövdesi ile göknar (köknar) ağacı beni cezbeder.
En uç dallarını görmek için yere yatmanın makul olduğu ağacın, göğe yakın kısmındaki dallara tüneyen kuşların yerinde olmak ne keyifli olurdu diye düşünürüm
Ben de çınar ağaçlarını çok severim..
Sanki saygı duyulan, yaşlı biri imiş gibi gelir bana.
http://home.hetnet.nl/~gerdien14/Mijn%20figuren/2e%20Bruine%20beukDen%20Bramel-stam+zwammen-herfst99-100.jpg
ağaçtan başka bişey sanki , nasıl avuçlamış toprağı..
Meşe (özellıklede anıt sekıllıler)
kara çam
iğde
KIZILCIK
ardıç
Görünen o ki Salkım Sögüt severler çoğunlukta. Buyrunuz efendim :)
http://www.agaclar.net/gallery/album.php?id=214
Biraz reklam yapalım değil mi hocam ;)
cupresus sempervirens
göğü delecekmiş gibi duruyorlar
backyard
17-02-2005, 08:29
cupresus sempervirens
göğü delecekmiş gibi duruyorlar
serviler yani :)
http://www.agaclar.net/gallery/kategori.php?blm_id=114&ktg_id=121
LaZKoPaT
11-05-2005, 02:13
dümdüz gövdesi ile doğu ladini ve osmanlının her fethettiği yere sanki bir imza gibi diktiği çınır ağacını çok seviyorum
tabiiki benim favorim sadece...
:D CEDRUS(Sedir) :D
Cihangir
11-05-2005, 22:15
Ben de yazayım bari.. :)
Akasya ( çiçek açtığında ), fıstık çamı, palmiye, çınar, çınar, çınar, çınar ....
Manolya
ıhlamur
limon
iğne yapraklı çam
kivi :)
Karaağaç
Huş
...
Bunlar da benim en çok beğendiklerim
cedrus libani
13-06-2005, 23:08
cedrus ( sedir), pinus brutia ( kızılçam...ah memleketimin dağlarının ağaçları).... (eh ben de ekledim.)
KARDELEN
14-06-2005, 11:30
Akasya..
Erguvan
Atlas sediri(cedrus atlantica)
mabet ağacı..biz ona okuldayken fil kulağı derdik..(ginkgo biloba)
manolya (magnolia grandiflora)
kayın...
kızılçam..
bunlarda benim sevdiklerim...:)
çınar,akasya.
bir sitede ''çınar sabredenlerin akasya sabırsızların ağacıdır'' diye okumuştum.
"ÇINAR"
"LADİN"
"İĞDE"
"IHLAMUR"
"MEŞE"
Bunlar benim gözde ağaçlarım. Çınarın uzun ömrüne,ladinin görüntüsüne,iğde ve ıhlamurunda kokusuna hayranım.
rukiyesakar
08-10-2005, 13:13
ladin
göknar
sedir
Erguvan Muhibbi
08-10-2005, 23:14
Efendim zor bir soru bu.
Küçükken anneme sorardık en çok hangimizi seviyorsun diyerekten.
Annemde elimizi tutar bu beş parmaktan hangisini daha çok seviyorsun
sorusu ile karşılardı bizi. Ama gene de ilk göz ağrım diye beni
mutlu ederdi.
Benim de ilk göz ağrım Erguvan ve müteakiben Mor Salkımlar...
ve de Taşkent'imin ağacı Katran. Biliyorum şimdi Barbaros Bulvarının,
Hidiv Korusunun Ihlamurları aşkolsun diyorlar. Abbasağa Parkının
At Kestaneleri, Yahya Kemal Parkının Cevizi ve Dutları ise vefasız
ah vefasız diyecekler. Çocukluk aşklarım sizi de seviyorum tabiii.
Vildan Sönmez
10-10-2005, 08:21
Merhaba
Yıllara meydan okuyan çınarlar,
Salkım saçak söğütler,
Herbirinin gövdesi birbirinden farklı renkli okaliptuslar.
Divinity
12-10-2005, 11:30
Herhangi bir ağaç türüne özel ilgim yok, çünkü hepsi benim için değerlidir, fakat bir ağaç seçmem gerekseydi Kırmızı Ağaç(Redwood) derdim, dünyada ondan daha sağlam bir ağaç yok..
Favori ağacım çınardır; yüzyıllara meydan okuyarak günümüze kadar gelebilme becerisi gösterdikleri, ululukları ve görkemleriyle hayranlık duyduğum, kovuklarında hayal gücümü geliştirdikleri için.
Favori ağacım akasyadır; çiçek açtığı zaman gelinler gibi süzüldüğü için.
Favori ağacım tüm meyve ağaçlarıdır; şeftali, kiraz, elma, erik, hünnap, üzüm, incir ve saymakla bitmeyecek en iyisi bu kadarla yetineyim şimdilik. Çocukluğumdan beri damak zevkimi geliştirdikleri için meyve ağaçlarının ayrı bir değeri vardır.
Favori ağacım; evlerin bahçelerine sıkışıp kalmış ve buna rağmen yaşama mücadelesi veren ağaçlardır.
Favori ağacım; kesmemek uğruna yol güzergahı değiştirilen ve insanların uğruna birçok şeyler yaptığı ağaçlardır.
Favori ağacım; yol kenarına dikilen ağaçlardır; şehrin sıkıcı betonlarının duygusuzluğuna kafa tutarcasına, yoldan geçenleri selamladıkları için.
Favori ağacım iğne yapraklı (henüz ayırt edemediğim için bence hepsinin genel adı ne yazık ki hala çam) ağaçlardır; kışın kar yağdığında olağanüstü göründükleri için.
Favori ağacım, acımasızca budandığı halde, budayanlara inat kalın bir gövdeden minicik filizler veren ağaçlardır.
Favori ağacım; her ilkbaharda çiçekleriyle bize yaşama sevinci veren çiçek açan ağaçlardır.
Favori ağacım, ormandaki tüm ağaçların her biridir.
Hangi birini seçeyim. Lütfen bunu istemeyin benden. Her ağacın ayrı bir anısı ayrı bir sevgisi vardır benim gönlümde.
Bunun için bu ayki yarışma konusu benim için çok zor bir seçim. Herhangi bir ağaç göndermeyi düşünüyorum. O ağacı en çok sevdiğimi sanmayın lütfen.
BayMineral
26-10-2005, 17:57
En çok sevdiğim ağaçlar:
Sekoya,
Sedirler,
Peru Biberi Ağacı,
Salkım Söğüt,
Çınar,
Çam türleri.
Peru Biberi Ağacın var mı? Fotoğrafını çekersen sevinirim :)
BayMineral
27-10-2005, 16:00
Kerpe' de yazlıkta var. Bir kaç metre boylanıp güzel bir görüntü oluşturmuştu fakat bir kaç sene önce ana gövdesi kurumaya başladı ve bu yaz başında ağaç yarısından kesildi. Yine fakat ağaçın dibinde yeni filizleri var. Onlar yeniden ağacı oluşturur mu hiç bir fikrim yok. Bayramda yazlığa gidersek, o filizlerin fotoğrafları çekip sizlerle paylaşırım.
picea pungens (mavi ladin),çınar ve tabiki ardıç.... ve diğerleri
Kavagin rüzgardaki hisirtisini, ihlamurun kokusunu, mavi ladinin ve salkim sögütün bana göre estetik görüntülerini, kestaneyi ve inciri ise sebepsiz seviyorum :)
karakedi
10-01-2006, 11:11
salkım söğüt
ayva ağacının ilkbahar çiçekleri
gelin dutu denen ters büyüyen dut ağacı- içine saklanıp önümden geçenlere ağaç konuşuyor numarası yapmak-
Mine Pakkaner
14-01-2006, 06:20
Aman bu ne zor soruymuş, en sonunda yazdıklarımı sildim, sanki yazmadıklarıma ihanet gibi geldi.
Orman Mühendisi
16-01-2006, 12:49
Aman bu ne zor soruymuş, en sonunda yazdıklarımı sildim, sanki yazmadıklarıma ihanet gibi geldi.
Mine Pakkaner size hoşgeldiniz diyemedim. Hoşgeldiniz.
Güzel cevap:)
Zor soru hakikaten! Yinede ilk anda aklıma gelenler şunlar
Çınar ve kestane ağaçlarını sebepsiz seviyorum.
Dut, çocukken üzerinde kalastan yerimin olduğu ve beni çok mutlu eden ağaç.
Merhaba
bende nar ağacını çok severim heleki pembe pembe çiçekler açmışsa..
ağaçlara göre karakter oyunu diye bir cümle vardı bir mesajda..
merak ettim nasıl bir oyun acaba?
üniversitede okurken arkalarda bir yerlerde birini kara dut ağacının tepesinde iştahla dutları yerken görmüştüm.son sınıftaydı.bu ağacı bana biri öğretti demişti.sana miras bırakıyorum.dörtdüncü sınıfa gelince birine bırak sende bu ağacı..şimdi kimde acaba mülkiyeti epeydir gitmedim yanına..o dutu çok severim...
DevrilgenKayik
01-05-2006, 23:55
Benim en çok sevdiğim ağaç GÜL İBRİŞİM. Uzun süre çiçekli kalır, yaz sonuna kadar, o ne hafif ve naif kokudur öyle. Hem nazlı, hem cömert olabilir. Hep erguvan derler ama bence Gül İbrişim de bana göre İstanbul'a özgü bir ağaçtır. Tabi bu da bizim bahçede tutmadı maalesef. İkinci sevdiğim Huş agaçları. Büyük olanlar inanılmaz görkemli, dökümlü olanları biraz söğütü andırıyor ama yaprakları yağmur damlaları gibi.
Yaşlı ağaçları severim. Türü önemli değil. Şöyle 1000 yaşında bir çınarı kim sevmez yada zeytini!
Herkez genelde süs ağacı yazmış.Ben Ağustos ayının kavurucu sıcağında serin serin saatlerce uyuduğum için en çok ceviz ağacını seviyorum.
antikressam
19-04-2007, 16:15
merhaba.........
hepsini birbirinden ayıran ve kendisini sevdiren bir özelliği vardır.
geniş gövde ve heybetli yapılarıyla meşe ve çınar.............
gökyüzünden dökülür gibi duran salkım söğüt..........
çiçegini güzelliği ile erguvanlar......
ve daha niceleri........
sevmeye değer.....
Selam.Ben nar derim.Sebebine gelince o çelimsiz haliyle, o güzelim yapraklarıyla,seyrine doyulmaz çiçeklerinin rengiyle.Ve o küçücük ağaçtan çıkan mücevher görüntüsündeki meyvalarıyla.
Portakal ağacı. Hayatımda kokladığım en güzel kokulu çiçeklere sahipte ondan.
bademagacı
25-04-2007, 13:14
her soruya verecek net bir cevap bulurum.ama bu en zoru ya..bir tutkudur ağaç.bu soru bir anneye hangi çocuğunu daha çok seversin?demek gibi birşey..
Haklısınız ancak çocuk hiçbirşeyle kıyasalanamaz bir değer.
bademagacı
25-04-2007, 13:23
sizde haklı olabilirsiniz..çocuk benim tatmadığım bir duygu.İnşallah günün birinde bende böyle düşünürüm.ama şimdilik diktiğim tüm ağaçları tarif edemeyeceğim kadar çok seviyorum.
2 yaşında bir oğlum var. Ve dünyadaki hiçbirşey onun yerini tutamaz. Nefes almak bile onsuz olmuyor.
ahmetmusti
28-04-2007, 15:18
arkadaşlar benim en çok sevdiğim ağaçlar
ıhlamur
karanfil ağacı
mimoza
ıhlamur
leylak
iğde
manolya
sanırım kokulu ağaçlara karşı bir zaafım var :)
Genel olarak bitki seçmem hepsi benim için değerlidir:) Yabani otları sökerken bile acırım :)Hoşlandığım ve dayanıklı bulduğum ağaçlar arasında olanlar:
Manolya
Zeytin
Selvi(mezarlık selvisi)
Çınar
Okaliptüs
Ardıç ağacı(izmir civarında deniz kenarlarında kendiliğinden yetişen çok dayanaklı olan fakat kimsenin kıymetini bilmediği Ardıçlar)
Sakız ağacı
Turunçgiller:)
Çitlenbik
Fıstık çamı
kanarya adası hurması
İğde
Meşe
LADİNMURAT
06-06-2007, 17:19
Ben Mavi Ladin aşığıyım arkadaşlar.
Gruba da yeni üye oldum bu arada..
Selamlar.
LADİNMURAT
06-06-2007, 17:19
Ben Mavi Ladin aşığıyım arkadaşlar.
Gruba da yeni üye oldum bu arada..
Selamlar.
Bence bu sorunun cevabı, kelimelerde değil, insanın hem kozmik, hem de egzistansiyel olarak ağaçlarla tamamen ortak olan varlığındadır.
"Adam hayatını döktürmüş" diyenler olabilir. Fakat (utanmaksızın) şunları sıralayacağım:
- Doğduğum ve ilk hatırladığım evin bahçesinde çocuk bilinci içinden oldukça yaşlı görünen bir salkım söğüt vardı. Bu hikaye tabi ki, onun çocuk ruhuna yaz ikindilerinden vuran imajı ile başlar.
- Bir-iki yıl sonra, orman yavrusu bahçesinde, asli dostlarımdan olan "kara çamlar"ın bulunduğu bir başka eve taşındık. Orman, sanırım beni orada ele geçirdi (Salıncağımın her sallanışında aynı ikindi güneşinden konuşan orman cini...),
- Bu evin ön bahçesinde kara çamların hemen ardında bir küçük zerdali vardı. O, yakından tanıdığım ilk meyve ağaçlarındandı. Bahçenin arkasında ise yere düşüp çürümeye yüztutmuş meyvelerini tospağaların yediği bir armut, henüz fidan halde olmalarına rağmen meyve veren vişneler ve (ruhumdaki yerini / çocuk bilincimden sonsuza uzanan özlemimi başka başlıklar altında da olsa bu sitede uzun uzadıya ele almak istediğim) bir "bardak eriği". Bilirsiniz, insanlar daima o kadar açtırlar ki, bademler kolay kolay dallarında kalmazlar. İşte benim dalına çıkıp bir önceki yıldan kalma ve çağla kabukları çoktan kaybolmuş meyvelerini "kırarak" yeme şansını bulduğum bir badem ağacı da yine bu bahçedeydi.
- Bahçeden bir patikayla her iki yanında kavakların bulunduğu bir "dere boyu"na çıkılırdı. Kavakların yaprakları o kadar büyük ve gür bir yeşildi ki... Onları soğuk bir sonbahar gününden hatırlıyorum.
- Sadece bir yıl sonra "ilden ilçeye taşınmak" şeklinde tersine tebbet bir süreç gerçekleşti. Bu defa önce harika akasyalar. Onları tanımakla her yıl mayısın 10´u - 20´i arasındaki günlerin kıymetini anlar oldum. Bundan sonra gelen yılarda onların her çiçek açmalarını onlarla birlikte yaşadım. Mayıs ortası günlerinin bitmemesi için onlarla birlikte sızlandım (Önceki yıllarda olduğu gibi, bu yıl da yine onlar için / onlara ulaşabilmek için onlara koştum). Yakın akrabamın evinin bahçesinde bizim evin genç akasyalarına göre oldukça yaşlı bir akasya vardı. Önceleri gövdesinden ve yüksekliğinden korktuğum bu ağaca sonraları tırmanarak çıkmaya başladım. Ömrüm boyunca belki de en düzgün taksonomiye sanırım o ağaç sahipti. Fakat birkaç yıl ardından akrabalarım ben bir daha bahçelerine gelip ona tırmanmayayım diye ağacı kestirdiler...
- İlçede ova kültüründen geçtiğimi anlayamayacak kadar çocuktum. Anadolu ovasında yanık tarlalalara ilaveten iki kavram vardır: Dere ve kavak (aynı ilçenin ait olduğu şehrim Eskişehir´de şimdilerde kimi mücavir alanın akademisyen adam ve madamlarının "tohumlarına kıl olmalarından dolayı" bütün Porsuk Çayı etrafından kesilip ayıklanan kavaklar).
Enaz 5 yıl boyunca, ilçenin içinden geçen derenin yanlarını dolduran kavakları ve çoğunlukla da 8x30 bir el dürbünüyle takip ettim. Onların her ilkbaharda yapraklanmaları, yazboyunca yaprakların hafif rüzgarlarda titreşmesi. Sonbaharlarda özellikle kapalı günlerdeki şiddetli rüzgarlarda kargaların onlardaki yuvalarına ineceğim derken akla karayı seçmeleri. Ve kargaları azaltmak için çifteli bir adama para ödenerek o kargalardan pekçoğunun öldürülmelerine karşın kargaların savaşı asla kaybetmemeleri. Bunları hep "gördüm". Fakat gerçek şu ki, kavakların altında bahçe yapan ve bu yüzden de karga gübrelerini istemeyen köylü dahi, o kavakları toptan asla kestirmedi. Kavaklar dereden asla koparılmadılar. Bugün bile yerlerindeler...
- 1983 yazında ormanla ilk olarak buluştum. 2x50km + 900m (1600-700m) irtifa şeklindeki bisiklet maceralarım böylece başlamış oldu. "Dergi Yorumları"nda geçen uzun yazımda da bahsettiğim gibi, yaklaşık 20 yılımı ormana verdim. Kara Çam, Kayın ve Sarı Çam "yüklenicilerim"...
(Uyanık geçinen mücavirciler bana sorar "yirmi yılını verdin de ne yaptın ?". Yani, akıllarınca "ne ektin / diktin ?" demek isterler. İçimdeki ses der ki onlara, "yazların günbatımlarında yere düştüklerinde seslerini duymak için ayaklarına gittiğim herbir kozalak yeter de artar").
"Seyahat" deyince kimileri "Amazon´a gitmek" gibi birşey anlayabilir. Fakat benim bisikletle ormana her gidişim başlı başına bir seyahatti. Bunu ancak onca yolu "ormana sığınmak" için ve tabi ki bisikletle gitmiş olanlar bilebilir. Son seyahatimi 2001 yazında yaptım. Bu zaman zarfında orman varlığımı ifadeye dönük 12 formalı 10 adet defter doldurdum (günlüklerim).
Orman´ı kağıda / öteme dökebilmek için önce 1991´de "Onaltılar meclisi" adını verdiğim bir tiyatro ve ardında da "Aklımdaki Orman" adında denemelerde bulundum. Yarıda bıraktım. Yine ormanın desteğinde "Bir hayat içinden idealizm" adını verdiğim bir felsefe denemem oldu. On yılda zor tamamladım. Diyarda "insan lehine" esaslı değişiklikler olmaması durumunda bastırmayı da asla düşünmüyorum (yani, büyük ihtimal benimle birlikte mezara gidecek).
1992 yazında "şaman kültürü" üstüne kabaca yapmış olduğum araştırma ardından diyarda ve ait olduğum hayat ....sünde "tabiat"a dair hiçbirşey kalmamış olduğunu anladığımdan, tamamen kendi kavrayışım ve orman izlenimlerime kapandım.
Son 10 yıl kadar da bu kapalılığı bilgisayarın imkanlarıyla aşabilmek için çabalamış olsam da boşa kürek çekmekte olduğumun farkındayım.
Bu döküm çok narsist kalmış olabilir.
"Ağaçları sevmek", ya da "ençok hangi ağaçları sevmek"...
Gayet açık değil mi? Dişil / toplumcu modernitenin tabiattan sapıtmışlığını ağaçların latince adlarını sıralamak suretiyle örtbas etmek mümkün değil. İnsanlığımın bütün paradoksları "derin bir özlem"de dile geliyor.
Yapılması gereken, bu sevgiyi eşeleyip gerçeği ortaya çıkartmak:
Kovulmazdan önce hangi insanlığı o ağacın altına gömmüştük ? Ağaçlar dallarında aslında bu insanın yükünü taşıyor. Onlar o yüzden kendilerinden şüphe edilmesine gerek olmayan dostlar. Sapığın teki (mesela sapık bir toplum) onları kesmemişse şayet, onlar herzaman bıraktığım yerlerinde beni bekler haldeler.
(Sn. Malina !
anlayamamış olanlar için yine tercüme yapmak zorunda kalırsanız beni kınamayın. Bu yazı alakasız bir yerde görünüyorsa arzu ettiğiniz yere taşıyın. Silebilirsiniz de tabi, size kalmış).
bademagacı
08-06-2007, 11:21
Sayın Ormancı
Çok güzel bir yazı..
Okurken hiç bitmesin istedim.
Yüreğinize sağlık.
bahadır helli
08-06-2007, 22:06
ben bir portakal bahçesinde doğdum.. O koku beynimin ilk algıladığı şey.. sadece çiçekleri değil, portakalların altındaki hava.. mükemmel :) ama salkım söğüt ve çınar da yabana atılamaz
Forumdaki herhangibir mesajı okurken, evet bu benim en çok sevdiğim ağaç dedim, sonra başka bir mesajdaki diğer ağacı görünce, aaa ben bu ağacı da çok severim dedim. Sonra başka bir mesajda başka bir ağacı görünce, ya ben bunu nasıl unuttum dedim. Açıkcası tüm ağaçları seviyorum. Farkeden tek şey, yıllara, birbirine benzerliğine inat, hemcinslerine benzemeyen ağaçları biraz fazla sevdiğimdi... Kocaman bir çam ormanında tüm ağaçlar birbirinin aynı gibi dururken, birinin farklı bir duruşu, bir kuru dalı, ben farklıyım diyen çekiciliği vardır. Ardıç ağaçlarında çok gördüm bu farklılığı hiçbiri bir diğerine çok fazla benzemiyor.. Ben böyle ağaçları severim :D İyi akşamlar
nihatdurgut03
10-06-2007, 15:56
slm arkadaşlar ben kiraz agacını cok seviyorum ve izinli günüm o agacın altında bir bank var orada geciyor rahatlık ve huzur veriyor
ULU ÇINAR:) Sevilmeyen ağaç varmıdır veya az sevilen?
Ama yinede unutmak mümkünmü çocukluğumun üzerinde geçtiği kızılcık kirazını:)
alevkutlu
13-06-2007, 21:16
İyi akşamlar
Bu başlığı ve tüm cevapları dakikalarca okudum ama hangi ağaçların benim için daha özel olduğuna karar veremedim.
O yizden kabul buyurursanız cevabım; HEPSİİİ.. : )
kuçukamazon
19-10-2007, 19:22
Palmiye(türleri)-manolya-kauçuk üçlüsü en sevdiğim ağaçlar arasında benim için.
Ben özellikle sonbahar renklenmesi yapan ağaçları çok seviyorum. Japon akçaağacı (acer palmatum), huş (betula pendula) bu ağçlar özellikle sonbaharda çok şık duruyorlar.Aslında benim o kadar çok favorim varki.
Jakaranda (jacaranda mimosifolia)
Oya ağacı (lagerstroemia indica)
Lale ağacı (liriodendron tulipifera)
Sığla (liquidambar spp.)
Bu ağaçlar da süper bence. Bilmeyenlerin araştırmalarını tavsiye ederim.
quercuslover
21-10-2007, 18:52
Meşe, Çınar ve At Kestanesi başta olmak üzere gerçek ağaçlar benim favorilerim.
Gerçekten zor bir soru. Ama çok büyüyen ağaçlara bayılıyorum.
Zeytin, çınar, çam, kavak...
Oğuz Karsan
02-11-2007, 21:06
Merhaba,
Ben,Fistik Cami,Sedir,Cinar Dogu Karadeniz Ladini,Meşeyi ve Kazdagi Goknar'ini severim,
kırçiçekleri
03-11-2007, 12:38
Çınar ağacının güçlü görünümü, salkımsöğüdün narinliği, çam ağacının her zaman yemyeşil yaşam dolu oluşu, akçakavak ağacını yapraklarının kararsızlıklarımız gibi her esintide farklı görünüşü, servilerin dimdik, kararlı duruşu ve daha niceleri.
Her ağaç sevilmeyi hak edecek kadar güzel ve değerli..... Onlarsız bir dünyada yaşamak olanaksız...
Arzu Kasapoğlu
03-11-2007, 13:08
Hepsini çok seviyorum ve onların yakılıp katledildiği bir dünya düşünmek istemiyorum.
Bütün ağaçları çok seviyorum. Hiçbirini diğerinden ayıramıyorum.
Ağaç , geçmişi geleceğe bağlar. Size sabrı öğretir.Beraber yaşamanın , faydalı olmanın zevkini verir.
Marcel PREVAST
Tüm Acer varyasyonlarını ....
Sercanoral
30-11-2007, 09:54
Bende herkes gibi bütün agaçları severim. Ama dut,ceviz,badem ve kiraz agaçlarını çok severim:D
Ayırım yok hepsi birbirinden güzel ve sevimli :)
Hakan KINACI
30-11-2007, 11:04
Elbette ayrım olmaz ama İgde ağacının yeri bende biraz daha farklı. :)
Merhabalar.Çınar ağacını çok severim.Çok güçlü ağaçlardır.Heybetlerini çok severim.İri gövdeleriyle nasılda yıllara meydan okuyor gibi dururlar.Salkım söğütler.Onlarıda çok severim.Yere eğilen dalları ve yaprakları sanki bizleri sevgiyle kucaklamak ister gibi.Ne zaman salkım söğüt görsem hep bu duygu kaplar içimi.Koşup sarılasım gelir,yapraklarının arasına saklanasım gelir.
Mucip Gürbüz
01-12-2007, 19:05
Hepsinin ayrı yeri var ama ben ZEYTİN ağacını severim, onun biçimsizliği, sıradışılığı, aykırılığı ve her koşula uyumu na hayranım.:)
yasarulutas
01-12-2007, 22:32
Hangisi sevilmezki, hepsinin de amacı farklı. Ama dikildiği yer çok önemli.
merheba arkadaşım sana katılıyorum.gerçekten portakal çiçeğinin kokusu muhteşemdir.bizim buralarda limonlar çiçek açmaya başladı.o koku yavaş yavaş dağılmaya başladı.
arkadaşlar iğde ağacının çiçeğininde muhteşem bir kokusu vardır.
salkım söğütün ellerini uzatıvermesi,kızılcığın narinliği,iğde ve kokusu ve sedir ve ladinin simetrisi ..ben bunları severmişim düşününce..çam, ağaç demektir hep..yeri ayrı..
öyle güzeldir ki ağaçlar..çünkü onları tanrı çizmiş ,diye düşünürüm
BENBEN1967
17-03-2008, 17:07
Dut ,helede kırmızı dut .Dalına konacaksın, patlayana kadar arılarla savaşarak yiyeceksin . ;)
Çınar ağacını o eşsiz gölgesi için çok severim.Salkım söğüt,erguvan,manolya.
Ben tüm ağaçları seviyormuşum ;)
Bütün ağaçları çok severim. her birinin yeri ayrıdır. Mavi ladini severim seyrine doyum olmaz, elma ağacını severim dalından meyvesini koparıp yemenin zevkini anlatacak kelime bulamıyorum. Hiç erik ağacına çıkıp erik toplayıp yediniz mi?
Salkım söğüdü severim,çünkü; yerlere kadar eğilmiş dallarıyla hem çok mütevazi bir görünümü olduğunu düşünürüm,hemde romantik bir görünümü olduğunu...
Yağmur ve kar yağdığında çamı çok severim,çünkü; harika bir görüntüsü olur.
Sonbaharda yapraklarını dökerken Çınarı çok severim,eteklerine serilmiş sarı yapraklarının arasında yürümek çok hoşuma gider.
Titrek kavağı severim,çünkü; gözlerimi kapatıp onun yapraklarının titrerken çıkardığı ses beni çok dinlendirir.
Nisan ayında portakal ağacını severim; Çünkü Dünyada hiçbir kokuya benzemeyem muhteşem kokulu çiçeklerini açınca kendinizi cennette hissedersiniz benim memleketimde.
Aslında bütün ağaçları seviyorum galiba.Bakmayı bilen için hepsinde ayrı bir güzellik,hepsinde ayrı bir müziğin nameleri var sanki...
Ha bu arada .Bu sene Antepten geçerken ,antep fıstığı ağacının görüntüsünü seyretmeye doyamadım.Bana bu sitede gördüğüm bonsaileri hatırlattı.Bence tam bonsai çalışması yapılacak ağaçlar. Hatta bonsai çalışmayı bile düşündüm onları görünce...
gultekin2017
01-07-2008, 11:52
mavi ladin
köknar
çınar
ceviz
ağaçlarına bakmak ruhumu besliyor
ozcan.yilmaz
04-07-2008, 18:54
Arkadaslar ben illa da ZEYTIN derim... Asirlari günler haftalar gibi eskitmis olan asirlik zeytinler. Yasli fakat halen vefali zeytinler... En azla yetinen zeytinler...
Sonra (klishe bir cevap) hepsi... Ama daha çok asirlik agaçlar. Hani 7 sülalemiz görmüs ve daha 7 gelecek sülalemizi görecek olanlari... Onlara bakinca sanki geçmisi izliyormusuz gibi.
Sultan söğüdüne bayılırım çok asil duruyo ismi gibi....
Büyük ağaçları severim, bunların içindede enine doğru geniş ve yassı olanlarında güzelliği bir başka oluyor. Meşe, çınar gibi..42588 Meyve ağaçlarını severim sonra..
pistacia atlantica.
özellikle aşiyan'da set üzerinde birbirine sarılmış iki ağacı çok severim
ben salkıkm söğütü tek geçerim ne kadar nazlı ne kadar zarif bir ağaçtır o öyle
hdcomert
10-07-2008, 19:48
Harika bir cevap.Bir elin parmakları birbirinden ayrılır mı? Elbette hiç bir ağacı diğerinden çok seviyorum demek pek mümkün değil ama ille de hangisi derseniz; Acer,salkım söğüt, huş,mor çiçekli kıbrıs akasyası ve erguvan. Söğüt çocukluğumu anımsatıyor bana...Saygılar.
Ben hurma ağacına bayılırım,benim için çok estetik bir ağaç!Bahçemdeki oya ağacı da çok hoş!Aslında tüm ağaçlar estetik ve güzeller...zeytin,çınar,meşe,mavi çam...
Ben de Salkım söğüdü çok severim, bütün ağaçların kendine has özellikleri ve güzellikleri var ama ne bileyim salkım söğüdün deyince ayrı bir yeri var bende...Hüznü, sessizliği, durgunluğu, saflığı ve bi sürü duyguyu çağrıştırıyor bende... Ayrıca gerçekten "özel" bir ağaç bence... ( Diğer ağaçlarda olmayan sarkık dalları nedeniyle)
Nurbahar
14-07-2008, 08:57
Çok ağacı severim, kayınlar da her zaman beni etkiler ama zeytin ağaçlarını yakından gördükten sonra vuruldum.
Ölümsüz ağaç, yüzlerce yılı anlatır, 2000 yıl yaşayabilir. Her tarafını kes, yine taze dallar verir. Ege kıyılarına gittiğimizde yaşlı zeytin ağaçlarının yanında hep 500 yıl, 1000 yıl öncesini hayal ederim. "Bu ağaç neler gördü, bir zamanlar ona dokunan insanlar nasıldı, hangi savaşlardan çıktı, nasıl bir bahçedeydi, meyvlerini kimler yedi?", O da sessisce anlatır.
Yaşlandıkça gövdesi kıvrım kıvrım olur, bükülür, sarılır, döner. O gövdeye dokunun sizinle konuşur.
Zeytin ağaçlarının yaprakları rüzgarda çok güzeldir. Ege'nin rüzgarında dans eder, parıldar. Van Gogh'un resminde de zeytin ağacının dansını görürsünüz.
Zeytin'i çok severim ama zeytin ağacını bir başka.
42900
Çınar, at kestanesi, köknar, ladin, akasya, söğüt.
kiwici77
16-08-2008, 01:04
Ihlamur ağacı bana dinginlik hissi verir, zeytin ağacı mücadeleyi hatırlatır, elma ağacı bizde soy kütüğü gibidir 3 nesil ekmeğini yedik yiyiyoruz, ayvaların çiçeğini değişmem güle, nergise ama en özeli kiraz ağacıdır, ulu değildir belki ama o na bakınca başka bi kıpırtı olur bende sanırım bence özel bir meyve olmasından ve yazın gerçek habercisi olmasından.
Saygılarımla...
bir duyuru:
"Sizleri ve çocuklarınızı TÜRKİYE'NİN AĞAÇLARI ve ÇALILARI'nı tanımaya davet ediyoruz.
ODTÜ Elektrik Mühendisliği'nden mezun üyemiz Sn. Necati Güvenç MAMIKOĞLU, Türkiye'nin ağaçlarını tanıtmak, sevdirmek, korunmasına ve çoğaltılmasına yardımcı olmak üzere 4,5 yıl süren çalışma sonucunda birikim ve deneyimlerini 18 Eylül 2008 tarihinde gerçekleştireceğimiz sunum ile bizlerle paylaşacak.
Ağaçlar ve çalılarla ilgili merak ettiğiniz her şeyin fotoğraflarla anlatılacağı, özellikle geleceğimizin emaneti çocuklarımız için çok değerli bir kaynak olacağına inandığımız bu sunumu kaçırmamanızı öneririz.
Saygılarımızla,
ODTU Mezunları Derneği
Sunum: “Türkiye’nin Ağaçları ve Çalıları”
Konuk: Necati Güvenç MAMIKOĞLU (EE’73)
Tarih: 18 Eylül 2008 Perşembe
Saat: 20:30
Yer: ODTÜ Mezunları Derneği Vişnelik Salonu
KozanDağı
16-09-2008, 23:52
Kesinlikle birini yazdıgımda diğerine haksızlık ettiğimi düşünüyorum
Bütün ağaçlar ayrı güzellite ama çınar ve ladin türlerini bir başka seviyorum.
mimoza
ıhlamur
çınar
çam
salkım söğüt
dut
incir ( küçükken anneannemin bahçesinde vardı, üzerine minderimi koyar, kitaplarımı alır çıkardım, akşama kadar beni oradan indiremezlerdi "tabii ki yaz tatilinde" )
ceviz
sezgin53
27-11-2008, 19:12
Ağaç olsunda hangisi olursa olsun hepsini seviyorum. Herbiri bir işe yarıyor.
Cumhur Tonba
27-11-2008, 19:19
Ağaçların hepsini çok seviyorum. Ayırım yapmak bence haksızlık olur. Ihlamur, ceviz, sedir, kayın, iğde, elma, vişne, kavak. Hangisini öne çıkara bilirsiniz ki.
aysun öztürk
27-11-2008, 20:25
Ben Gürgen hayranıyım. Geniş yayılmış dalları, göğe doğru yükselip de çoğalmış o dallardaki küçük yapraklar sonbaharda sararıp yada kızarınca muhteşem oluyor.
soylummt
30-11-2008, 19:00
Hangi ağaçları daha çok seversiniz ?
arkaşlar ağacın sevilmeyeni olurmu ? ağaç olsunda ne ağacı olursa olsun bizlerin solunum ihtiyacımız olan havamızı temizler tozlardan uzak tutar.süzer sel suları ile toprakların denizlere akmasını engeller.birinin meyvesini yeriz. birinin kerestelerini kullanırız. çalıların bile taşların kayaların kaymasını toprakları korurlar.
Bütün ağaçları severim. sizlerde sevin sevdiriniz. doğadaki ağaç kuş hayvan böcek herşeyler çok güzeldir. onlar insanlığın yararı için çabalar uğraşırlar.
Amma insanlar kötüdür.? menfaati için keser yakar hakaret eder takdir etmez.
önemli olan insandır , adam olmaktır.
biradam oğluna sen adam olmazsın dermiş. zaman geçmiş oğul bir yerde memur olmuş ve adamlarını gönderip babasını ayağına getirttirmiş bak BABA senbana Adam olmassın derdin ya bak nasıl adam oldum ya demiş. babasıda ben sana memur olmassın demedimki ADAM olamassın dedim . yine adam olmamışsın der.
şimdiki bazı memurlar ankara nerden bilsin, şuralara ağaç dikeceğiz düzenlemeler yapacağız deyip köylerde binlerce dönüm meşeler kesilip yeni dikilmiş gibi gösterilerek köylüler köylerinden sürülüyor. ağaç olmıyan alanlar ağaçladırılacağı yerde önce hazırlar kesiliyor iki üç bin on cm fidan ekiliyor haydi olun büyüyün bakalım.
karaman SEYİT HASAN köyü arazileri deli çay 13 km çay içi dağlardaki yabani armut, erik, alıç , ve meşeleri 2008 baharında kestiler kasım ayındada KURTDERE köyüne yapılan kuru barajın etrafına göstermelik fidan dikimi yapıldı takdir sizlerin ekteki fotolarda ilgili alanlar görünüyor. kesilmeden korunsa idi meyvelerinden göçmen kuşlar , hayvanlar ve canlılar faydalanırdı ?
hangi ağaç deyil tüm ağaçları sevelim . ağaçları koruyalım sevelim
hoşca kalın sevin sevinelim ağaç dikelim koruyalım. hoşça kalın.
mor beyaz
30-12-2008, 15:49
Bütün ağaçları severim aslında ama benim de içlerinden en çok beğendiklerim ve sevdiklerim şöyle.
1 paulownia
2 Goji berry
3 Litchi
4 Pawpaw
5 feijoa [Kaymak Ağacı]
bu ağaçların hepsini çok sevdiğimizden yetiştiriyoruz.
Romantik Serseri
31-12-2008, 07:58
Bir çok ağacı çok severim. Özellikle ben yetiştiriyorsam o ağacı daha çok severim.Mesela Lime, Litchi, Pawpaw, Goji Berry. En çok sevdiğim çeşitlerdir.
Ağacın - bitkinin sevilmeyeni olur mu? Ya gölgesi ya göntüsü, ya çiçekleri, veya meyveleri güzeldir. Herşeyden önce sessiz canlıdır. Yaban otlarını - dikenleri bile severim. Diğerlerini siz düşünün.
vBulletin® v3.7.4, Copyright ©2000-2009, Jelsoft Enterprises Ltd.