PDA

View Full Version : Sürüngen efsaneleri.




montivipera
22-09-2008, 22:11
Herkese merhaba,

Hepimiz mutlaka köylerimizden, annemizden-babamızdan, akrabalarımızdan sürüngenlerle ilgili çeşitli efsaneler, hikayeler dinlemişizdir. Özellikle de yılanlarla ilgili üretilen efsaneler iananılmaz boyutlara ulaşmaktadır. Zaten yılanların edebiyatta ve diğer sanat dallarında da önemli bir yeri vardır.

Örneğin birçoğumuz (ben de dahil) çocukluğumuzda kertenkelelerden korkmuşuzdur. Nedeni, bize kuyruğunu bıraktığında etrafını zehirlediğinin söylenmesidir, tabi ki bunun gerçekle uzaktan yakından alakası yoktur. Diğer bir örnek de zehirli zannedilen ancak tamamen zararsız olan yılanlarla ilgili durumdur. Örneğin Ok Yılanı olarak bilinen Pltyceps najadum dediğimiz yılan türünün insanı 1 dk. içinde öldürecek kadar kuvvetli bir zehrinin olduğuna, bunun yanında ok gibi fırlayarak insanın kalbini delip geçtiğine inanılır. Tabi bunun da gerçekle bir ilgisi yoktur. Bunların dışında, benim anneannemden duyduğum bir hikaye de şudur: Küçükken bağa gittiklerinde bir yılanla karşılaşırlarsa Şahmeran'ın ruhuna üç fatiha okurlarmış, yılan gidermiş (onlara da annesi söylemiş).

Benim sizden ricam; yılanlar, kertenkeleler, kaplumbağalar (sürüngenler) ve bunlara ek olarak kurbağalar (amfibiler) hakkında duyduğunuz veya okuduğunuz ilginç hikayeleri ve efsaneleri paylaşmanızdır (ağırlık yılanlarda olacaktır). Tabi buna bu canlılar hakkındaki doğruluğundan emin olmadığınız bilgiler de eklenebilir. Böylece hem emin olmadığınız veya yanlış olan bilgileri açıklığa kavuşturmuş oluruz, hem de bu başlık altında herkesin ilgisini çekebilecek hikayeler yazmış oluruz. Ara sıra ben de katkıda bulunacağım.

Yalnız sizden bir ricam daha olacak; bu hikayeleri yazarken sizin ya da size anlatan kişinin bulunduğu yeri yazarsanız çok sevinirim (il yazsanız yeterli olur, ama isterseniz daha da daraltabilirsiniz). Bu konuyla ilgili ya da başka bir konuda dilerseniz bana e-posta ile de ulaşabilirsiniz: igcinasit@yahoo.com.tr

Paylaşımda bulunan herkese şimdiden teşekkür ederim. Saygılarımla,
Naşit İĞCİ




omereser
22-09-2008, 23:41
Evren yılanı:
Sevgili Naşit, bu ilginç konuya ilk katkıyı ben yapayım. Küçüklüğümde kasabamda evren yılanı diye efsanevi bir hayvandan söz edilirdi. Bir yılan diğer bir yılanı yutarsa evren yılanına dönüşürmüş. Bu çok büyük, istediği canlıya hemen yetişip onu yutan bir yaratıkmış. Bizim mezarlıkta bunlardan bir tane varmış. ( Yer: Denizli- Bozkurt- İnceler Kasabası. )

Todor
22-09-2008, 23:54
Bizim buralarda da 30 cm çapında 20 m uzunluğunda yer altında yaşayan bi yılandan bahsediliyor. Bir kaç kişi gördüğünü iddia ediyor. Hatta bir kişi araba ile üzerinden bile geçmiş. Bu araba ile geçen kişi, Karadere Köyü'nden Mesut.

Aynı yılanın hikayesini başka yerlerde de duydum. İnsana zarar vermeyen, pek korkulmayan bir canlı.

hosseda
23-09-2008, 12:36
Sayın İĞCİ,

Köye anayoldan dönüş sapağında köylü var ise onu mutlaka arabaya alıyorum.
Bir defasında sepetleri ve torbaları ile yaşlı bir köylü teyze el kaldırdı ve aldım onu. Teyze ile sohbet koyulaştı ve kedileri olduğunu, onları ahırlarını basan yılan ve farelerden kurtulmak için beslemeye başladığını ve her iki derttende kedileri sayesinde kurtulduğunu anlattı. Ben yılanlar engerekmi kara yılanmı idi diye sordum, kara yılan diye cevap verdi. Bu cevap üzerine karayılanın zararı yokmuş ama sanırım farelere geliyordu onlar dedim ama teyze müthiş sinirlendi. Anlattığına göre yılan ahıra koyunların memesinden süt emmek için geliyormuş ve bazen hayvanın memesini yaralarmış ve bu sebepten çok da hayvan kaybederlermiş.

Bu bilgi çok ilginç geldi ve bu yaz dinlediğim tüm yılan hikayelerindeki en önde gelen ortak noktanın ahırlar olduğunu hatırladım. Ama o hikayelerde köylü yılanların hep su içmeye ahıra geldiğini anlatmaktaydı. İlk fırsatta bahçede çalışan köylülere bu durumu sordum, bir köylü bu konulara çok ilgili, sadece o evet yılan sütü çok sever olabilir dedi. Diğerleri sadece dinledi. Ancak bir kaç gün sonra köylülerden birisi çalışmaya gelmedi sebebi ahırını onarmış, deliklerimi kapattın dedim güldü. Bunun yanında zamanında köylük yerlerde bebek emziren annelerin yılan bebeğe gelir diye süt kokusunu gidermek için bebeğin ağzını defalarca bezle temizledikleri, süt kaynatınca kokuya yılanın hemen geldiğini de yaşlılardan dinlemiş idim.

Bunlar efsane değil ama sanırım işinize yarayacak bilgiler. Karayılan iyidir, zarar gelmez ondan duyumlarım sarsılmış durumda.

Hoşçakalın.

Filiz
23-09-2008, 13:02
Bir gün tarlada uyuyan yaşlı bir amcanın ağzından midesine yılan yavrusu girmiş ve yediği herşeye ortak olmuş. Amcanın karnında öyle büyümüş ki hareketi görülebiliyormuş yılan olduğunu farketmişler. Sonra yere bir kase süt koymuşlar ve bacaklarından tutup amcayı başaşağı çevirmişler. Yılan boğazından dışarıya sütün kokusunu duyunca çıkmış. (Hatay-Antakyalı bir teyze)

Yılanlar hep çift gezerlermiş. Eğer bir yılanı öldürürseniz eşi sizi görür asla unutmazmış ve mutlaka intikamını almaya gelirmiş.(Eskişehir-Babaannem)

omereser
25-09-2008, 08:50
Çift Boynuzlu Dev Yılan:
Bunu bir piknik sırasında, minibüs şoförümüz bütün içtenliğiyle anlatmıştı.
Kasabalarında iki büyük boynuzu olan, dev bir yılan yaşıyormuş. Yeraltında yaşadığı için pek görünmezmiş. Yol yapımı sırasında bir dozerin kopardığı kuyruğu yedi buçuk ton ağırlığındaymış. Bu cüssesine göre, kasabanın bütün sığırlarını telef etmesi gerekirken, sadece toprak (!) yiyormuş. ( Yer: Afyonkarahisar- Merkez- Beyyazı Kasabası )

Todor
25-09-2008, 09:09
Anlattığına göre yılan ahıra koyunların memesinden süt emmek için geliyormuş ve bazen hayvanın memesini yaralarmış ve bu sebepten çok da hayvan kaybederlermiş.



Evet bu çok anlatılan ve benimde yaşadığım bir olay. Koyun ve ya inek fark etmez, yılan memeden süt emiyor. Bu sırada sütü emilen hayvan hiç hareketsiz duruyor. Eğer hareket eder ise yılan memeyi ısırıyor. Karnı doyunca bırakıp gidiyor. Bu şekilde çok iyi bir ineğimin tek memesi körelmişti. Ahırda yaptığım aramalar sonucunda, yemliğin altında yılan yuvası bulmuştum. Yuvada da 50 cm kadar yavru bir yılan vardı. Annesi dışarıdaydı herhalde. Çok anlamamakla beraber, boz yörük gibi gelmişti. Sonra her yere kükürt serptim.

Ayrıca boğa kurbağalarıda zıplayıp memeye yapışıyor ve süt emiyor. Bunlar nasıl bir hayvansa, yeri bir metre kazıp köstebeği çıkaran, her çeşit yılanı, fareyi yakalayan köpeklerim, iş boğa kurbağasına geldi mi uzaktan koklayıp gidiyor. Boğa kurbağalarıda köpeklere tepki vermiyor.

Bu cüssesine göre, kasabanın bütün sığırlarını telef etmesi gerekirken, sadece toprak (!) yiyormuş. ( Yer: Afyonkarahisar- Merkez- Beyyazı Kasabası )


Benim 3 nolu mesajda anlatığım yılan da, sadece toprak yiyen bir hayvan.

Zeferan
25-09-2008, 15:06
Yıllar önce abimin arkadaşının anlattığı gerçek yaşanmış bir hikaye...

Malumunuz 80 li yıllarda Afganiztan ruslar tarafından işgal edilmişti. Uyanık ruslar Afganistana daha çok Azerbaycan, Özbekistan, Tacikistan ve Türkmenistanlı askerleri gönderirdi.
Azeri bir asker. Şöfer. Yük kamyonuyla askerlere erzak götürüyormuş. Dağların arasından geçen tehlikeli yollar. Kandahar dağlarının ne kadar tehlikeli olduğunu çoğrafyayla azçok ilgisi olanlar bilirler...
Askerimiz dar bir dönemeçte yolda kocaman bir yılanın yattığını görür. Kaza yapmasın deye arabayı durdurur. yarım saattan fazla beklemek zorunda kalmış.Daha sonra yılan kendiliğinden çekip gitmiş. Asker yoluna devam etmiş. Vardığında ne görmüş biliyormusunuz? Bölüğünün olduğu yer bombalanmış. Sağ kimse kalmamış. 19 yaşındaki askerin saçları aniden beyazlamış. O yılanın onu korumak istediğini anlamış.

Not: BU yurtdışında olan bir olay. Ne kadar ilginizi çeker bilmiyorum. Ama ,anlatmakta fayda var sandım.

Todor
25-09-2008, 15:23
Yılan neden tanımadığı bir askeri korumak istemiş anlamadım. Ha, tanısa ne fark eder onu da bilmiyorum.

Tamtutulma
25-09-2008, 18:03
Avcının biri biraz dolaşmış, sonra dere kenarına oturup bir şeyler atıştırdıktan sonra uyuyakalmış. Dev bir yılan gelip avcıyı yutmuş. Tarlaya gitmekte olan bir kaç kişi yılanı bir ağaca sarılıp yediklerini hazmetmeye çalışırken görmüşler. O esnada avcının tüfeğinin namlusu yılanın karnını yarıp dışarı çıkınca avcının yılana av olduğunu anlamışlar.
( Nevşehir)

Yılanı başını ezip öldürseniz bile yıldızları görmeden canı çıkmazmış.
(Ürgüp/Nevşehir)

Metin Y.
02-10-2008, 04:55
Çocukluğumdan aklımda kalan; bizim orda (Çankırı - Korgun) yılan öldürültükten sonra yağmur yağacağına inanılırdı.

omereser
20-11-2008, 08:40
Dayakçı karayılan:
Güney ve Güneydoğu illerimizde yaşayan karayılanın ( Dolichopis jugularis ) kızdığında kırbaç gibi insanları kamçıladığı hep anlatılır. Şanlıurfa'da çalıştığım köyde, Sofi Nuh adında yaşlı bir adam vardı. Ailesiyle birlikte Çukurova'da pamuk toplarken, tarlada her gün bir karayılan görürmüş. Yılan Sofi'ye asla dokunmazmış. Adeta dost olmuşlar. Bir gün, yanlışlıkla yılanın üzerine basmış. Yılan çok sinirlenip adamı dövmüş. Nuh yediği dayaktan çok bu dostluğun bozulmasına üzülmüş.
( Yer: Şanlıurfa-Birecik-Mağaralı Köyü )