View Full Version : Neyi yanlış yaptım?
merhaba,
Son zamanlarda bitkilerle olan iletişimimde çok büyük yanlışlar yaptım, artık durma, biraz kendimle hesaplaşma zamanım geldi.Forumda gördüğüm kadarıyla bu hesaplaşmayı bir çoğumuzun yapması gerekiyor, durulma zamanı geldi.
Ağaçlar.net'le tanıştıktan, bitkilerle ilgili daha fazla bilgi sahibi olduktan, daha fazla bitki tanıdıktan sonra büyük bir açgözlülüğe kapıldım.O bitki de bende olsun, bu çiçek de bende olsun diye gözüm dündü son 2 senedir.Bir baktım ki günümün çoğu ebay'de, internette tohum satan diğer sitelerde geçiyor, şunu da alayım, bunu da alayım.Sonra yavaş yavaş zarflar gelmeye başladı, zarf zarf tohum.
Sonra seralar, fidanlıklar geziliyor, bitkiler alınıyor.Bir zaman geldi ki balkon saksıdan, viyolden geçilmez oldu, her sabah belki 1000 göz viyol, saksı suluyorum.
Sonra yetişememeye başladım, fideler öldü, bitkiler öldü.Adana'ya uygun mu değil mi bilmeden aldığım kamelyalar, manolyalar öldü.Bu kadar bitkiyi tek tek sulayamayacağım için hortumla püskürterek, sisleyerek suladım hepsini, mantarlar geldi duman etti ortalığı, eski bitkilerim de öldü.
Bu bitki sahibi olma hırsı bir baktım bitkiye olan sevgiden çıkmış, en değişik bitkiler, çiçekler bende olsun, eve gelenler "vay be, Mehmet ne değişik bitkiler yetiştiriyor" desinler isteğine dönüşüyor.
Bir baktım ki, Arjantin'den getirttiğim Jacaranda tohumlarımdan çıkan ağaçların, aynısı benim sokağımda 4-5 tane var, meğersem Adana bunlarla doluymuş.
Tayland'dan getirttiğimiz Plumeria tohumlarının yetişmiş koca koca ağaçları, işte Antakya'da varmış.Haftalarca ona buna sorduğum, bir türlü bulamadığım, Ağaçlar.net'teki arkadaşlardan soruşturduğum ful 30 senedir babaannemin bahçesinde varmış.
Yaylada köylülerin getirip sattığı yerli domatese baktım kahvaltıda, altı sarıdan, yeşilden, kırmızıdan bir renk cümbüşü olmuş, öyle bir geçiş ki, düşündüm; yabancı bir tohum sitesinde o domatesin resmini koyup, altına da "Rainbow Tomato" (Gökkuşağı domatesi) yazsalar, hemen 5 dolardan tohumunu getirteceğim, o an artık aklım başıma geldi.
Artık durma, bir nefes alıp sağıma soluma bakma zamanım geldi.Şu andan itibaren çok çok özel bir durum olmadıkça parayla yeni, değişik bitkiler almamaya karar verdim.(Gülmeyin ama bir istisnası olacak, halen Murraya Paniculata(Turunçgil Yasemini) istiyorum :D )
Elimdekilerin kıymetini bilip, keyfini çıkartacağım, size de öneririm, daha zevkli olacak sanki...
Sn.MSaygın,
Tespit ve yaklaşım çok güzel :))
Satırlarınızda geleceğimi gördüm birden :)
Hemen hemen aynı duyguları bende yaşıyorum. Geçenlerde rüyamda etrafımda daha önce hiç görmediğim türlerde kaktüsler var ve ben onların arasında mutlu mesut dolaşıyorum ve hepsini almak istiyorum ama rüyaymış uyandım ve düşündüm abartıyorum diye. Ama görüyorum ki yalnız değilim:)
Ferda Ülkümen
29-08-2008, 14:22
Sanki benim düşüncelerimi yazmışsınız MSaygin.
Ama benimki agaclar.net ten de önce başlamıştı. Babam ayrı, ben ayrı ne görüp bulduysak getirip bahçeye diktik, önemli olan onun bizde olmasıydı. Genel görünümü pek önemsemedik.
İşin içine agaclar.net girip te hiç tanımadığımız bitkilere ulaşabilince bu hırs daha da büyüdü, hiç bir konuda bu kadar haris olmamıştım, hepsi bende olmalıydı.
Sonunda nerede ne olduğu belli olmayan karmakarışık bir bahçem oldu. Hepsiyle ayrı ayrı ilgilenemediğimden birçoğu gelişemedi, cılız kaldı.
Bahçeye bakıp, planlar yapıyorum, kışın herşeyi söküp, yeniden düzenlemem lazım. Ama ona da cesaret edemedim şimdiye kadar.
Hep karar veriyorum yeni bitki almayacağım diye, birtaraftan da bütün kışı seralarda geçirip, şimdiden seneye yeni çeşit tohumları biriktirmeye de devam ediyorum.
Yani o kararlar hemen unutuluyor.
Ne zamandır şu ithal tohumlar konusuna geleceğim bir türlü gelemiyordum. Yüzyüze ya da telefonda konuştuğum arkadaşlar biliyor...
Deli gibi bir ithal tohum furyası var. Konuya hakim olmadığım için toparlayamıyorum da...
Bir baktım ki, Arjantin'den getirttiğim Jacaranda tohumlarımdan çıkan ağaçların, aynısı benim sokağımda 4-5 tane var, meğersem Adana bunlarla doluymuş.
Tayland'dan getirttiğimiz Plumeria tohumlarının yetişmiş koca koca ağaçları, işte Antakya'da varmış.Haftalarca ona buna sorduğum, bir türlü bulamadığım, Ağaçlar.net'teki arkadaşlardan soruşturduğum ful 30 senedir babaannemin bahçesinde varmış.Bu vesile ile şunları bir listelesek de gereksiz emek ve para harcanmasa...
---
Bu arada; özel bazı bitkiler için ithal tohum satışı yapılacaksa, bunu da forumda en çok 2-3 kişinin yapmasına izin versek diyorum. Hani birinin durumu uygun olmaz diğeri devam eder hesabı. Yoksa tek kişi kalsın diyeceğim.
Kendi yerel tohumunu satanlar, kendisi için aldığının fazlasını paylaşmak isteyenler (tabii bunun düzenli hale gelip suistimal edilmemesi gerekir) ve ortak siparişle tohum/çelik alacaklar konu dışı. Onlar devam edebilirler.
Sonuçta burası alıp/satmak yapmak isteyenler için serbest alan değil.
İlk önerim karınca70'in devam etmesi... Ne diyorsunuz?
Not: Konu biraz kaydı gibi görünse de yeni başlık açıp devam etmek istemedim...
İklimsiz
29-08-2008, 15:05
Yaptığınızın yanlış olduğunu düşünüyorsanız emin olun kesinlikle yalnız değilsiniz. Hatta bir dönem benim de kapıldığım, kötü alışkanlık tabir ettiğim davranışı ne güzel anlatmışsınız :)
En son, ebay'den canlı bitki sipariş verip gümrük bedeli de üzerine eklenince satın aldığım fiyatı üçe katlanıp, ben de ödeme yapmayınca siteye üyeliğim engellenmeseydi durumum daha da vahim olacaktı.
İki balkonumda ve evin içinde gerçekten adım atılacak yer olmadığı zamanlar oldu. İşte geçirdiğim saatlerde aklım çimlenen, çimlenmeyen tohumlarda, açan, açmayan çiçeklerde, sararan yapraklarda kalan günler yaşadım. Gecenin bir vakti kalkıp çiçeklerimle konuştuğum oldu.
Tüm bu davranış biçimlerinde yolunda gitmeyen bir şeyler olduğunu biliyor, fakat bunun bana ve kimseye bir zararı yok deyip geçiyordum. Dünya kadar adenium minik saksılarda hala. Ne gerek varmış bu kadar çeşide, bunu şimdi soruyorum :)
Murraya Paniculata (Turunçgil Yasemini) ben size göndereceğim Mehmet bey :)
Birkaç denememde çimlendirmeyi başaramıştım, umarım siz başarabilirsiniz.
ben çok yeniyim çiçek konusunda sadece 5 çeşit çiçeğim var onlarda ev bitkisi ama hep hayalimde evde ve balkonda rengarenk çiçekler hayal ederim ( bu arada benim bitkilerimin hiçbiri çiçek açmıyor :p ) Bugün bu yazıları okuduktan sonra sanırım ileride bende böyle olurdum dedim .Bu yüzden sizin tecrübelerinizden faydalanıp saplantı haline gelmesine izin vermicem .Ama yinede rengarenk çiçeklerle dolu bir balkon yada odam olsa .......:D
İlk önerim karınca70'in devam etmesi... Ne diyorsunuz?
Bence uygun, çünkü karınca70 bu işi gayet detaylı ve organize yürüten arkadaşlarmızdan biri.
aliş, odanızın rengarenk çiçeklerle dolu olmasında bir sakınca yok, keşke hepimizin olsa :) Sorun sizin belirttiğiniz gibi olayın saplantı haline gelmesi, bir hırsa kapılıp elindekinin kıymetini bilmemek ya da elindekinin güzelliğini göremeyecek kadar gözünüzün kararması.
Ferda Hanım, tabi ki kaçamaklarımız olacaktır ama hiç olmazsa sağlıklı bir durum tespiti, elimizi her uzattığımız çiçekte bize dur diyecektir :)
İklimsiz, bu kararım karşılığında kendime hazır, büyümüş ve çiçekli bir yasemin bir hediye edeceğim :D yine de bulamazsam tohumları isterim sizden, çok teşekkürler :)
Ben yetiştirdiğim fazla çiçekleri arkadaşlarıma, dostlarıma hediye ediyorum. Hepimiz mutlu oluyoruz. Örneğin; adenium pink tohumları, pakette çok fazla idi, kızlarıma arkadaşlarıma dağıttım. 10 adet 2 cins adenium ektim. Biraz büyüsünler, kendime birer tane bırakıp onları da vereceğim. Yerleri hazır bile :p Hepsi bizde kalırsa, birer sera kurmamız lazım :D
Koyu yeşil
29-08-2008, 15:57
Sayın MSaygin, uzun zamandırtatilde olduğum için sitemize girememiştir. Özel mesajlarımdan sonra ilk okuduğum mesaj sizinki oldu. O kadar güzel ifade etmişsiniz ki...Son bölümde kahkahamı tutamayıp koyverdiğimi de itiraf etmeliyim. Pek çoğumuzun çılgınlığına bir gem vuracak sanırım bu başlık :) Bu çılgınlığa-ya da açgözlülüğe- bir dur demenin zamanı gelmişti :)
Sayın Malina'nın önerisine de katılıyorum.
Arzu Kasapoğlu
29-08-2008, 15:58
Üç gündür balkonumu yerleştiremiyorum, çünkü yer yok. Artık balkonum güzel görünmüyor.
Bir saksıya birden fazla çiçek ekmek zorunda kaldığım için çiçekler iyi gelişemiyor. Sardunyalarımın hali içler acısı. Yer olmadığı için ve zaten bolkonum güneş almadığı için artan çiçekler birbirini iyice gölgelediler.
Bitkilerimde her türlü hastalık ve zararlı var. Artık beyaz sinek ve kırmızı örümcekle başedemiyorum.
Kendi kendime söz veriyorum, uygun şartlar oluşana kadar artık çiçek alma ama henüz bu sözümü tutamadım.
Msaygına yazdıklarına katılıyorum. Benim gibi olanlar varmış demek. Çok özel ve bulamayacağım çiçekler olmadığı sürece bende yeni çeşit eklemeyeceğim(İnşallah :)).
Nurbahar
29-08-2008, 16:07
Ben artık frenleme işini mecburen yapıyorum. Bir senedir arabam yok, oturduğum yerden ulaşım zor, etrafta sera çok ama ben uğrayamıyorum. Buna rağmen, çiçek yetişebilecek köşelere bulduğum her tuhumu attığım için, her dalı daldırdığım için bazı yerler iyice karıştı.
Artık önümüzdeki sene için neyi nereden çıkarıp, nereye taşıyabileceğimi, hangi çiçeklerden vazgeçebileceğimi düşünüyorum. Bir de arabam olsaydı, kimbilir nasıl hallederdim :eek:
Ali H. ALI
29-08-2008, 16:21
Sayin Msaygin, sanirim hepimizde, az cok olusan, ama olmamasi gereken bir yanlisa parmak basti.
Kendimden biliyorum, ne kadar artik almiyacagim deseniz de bir an geliyor ki, bunu da alayip baska almam oluyor, yine de zaman icerisinde ilk gunlere nazaran,
cesitli nedenlerden oturu daha cok bitki elde etme istegi azaliyor.
Fazla bitkileri ise Gulsen hanimin dedigi gibi paylasmak en guzeli oldugu gibi, sevdiginiz bitkilerin birilerinde olmasi bilmek de, bir gun bitkinizi kaybederseniz belki paylastiginiz arkadaslarinizdan tekrar tohum ve ya celik alabilirsiniz.
Hepimizin bakabilecegi kadar cok bitkisi cicegi(bonsaisi) olsun.
Sayın Msaygin çoğunuz gibi benim de içimden geçenleri buraya dökmüş. Bende çiçek konusunda kendimi fazla kaptırıp onuda alayım buda bende olsun derken işi biraz abarttığımı fark ettim. Ama ne yazık ki biraz geç kaldım. Çünkü benim bu tutkum eşime de bulaştı ve o benden de beter oldu. Nerede ne görse hemen alıp getiriyor, bir çiçek resmi bile görse nereden bulurum diye araştırmaya başlıyor.Sanırım kendimden çok onu durdurmam gerekecek.
Ben o açıdan şanslıyım işte, benim eşim gardiyan gibi :D Çiçek dediğim anda öyle bir bakıyor ki sinirle, ne çiçek ne bitki kalıyor insanın aklında :)
Ben çözümü başka türlü buldum. Terasımdakilerin yarısı yenilebilir bitkilerden oluşuyor :)
Yeşillikse yeşillik işte :)
Ferda Ülkümen
29-08-2008, 20:36
Ama plumeria'nın, adenium'un nasıl açıp, nasıl kokacağını, Morning Glory'lerin çiçeğinin büyüklüğünü, brugmansia'ların rengini, pandora yaseminin şeklini,......merak etmiyormusunuz?
Size katılmamak elde değil sevgili MSaygın. Çok haklısınız. Allahtan büyük bir bahçeye sahibim. Ama bende şu çiçek de illâki olsun diye bir saplantı yok. Güller ve sardunyalar en sevdiklerim olduğu için yurt dışından da getirtiyorum. Hatta bu konuda binbir şaklabanlık, duygu sömürüsü de yapıyorum.
Yetiştirdiğim çiçeklerin tohumlarını, veya çeliklerini siz site arkadaşlarımla paylaşmak bana çok haz veriyor. Sırf bende olsun diye bir düşünceyi hiç sevmiyorum.
Bahçemin de ne manikürlü bir tırnak gibi çok muntazam veya ne bulduysan ek gitsin fikrini yansıtması da beni rahatsız eder. Orası benim zevk ve düşüncelerimi anlatmalı diye düşünüyorum.
Bu arada sayın Malina'nın teklifine de olumlu bakıyorum.
izzeterisen
29-08-2008, 20:59
Çok haklısınız Msaygın,
Türkiye'ye dışarıdan girecek olan her bir değişik bitki, değişik sorunlar ortaya çıkaracaktır. Değişik hastalık zararlı bulaşması ülkemiz için çok önemli bir konudur.
Başka iklimlerde doğal olarak yetişen bitkiler süs bitkisi olarak başka iklimlerde yetiştiriliyor. Ama hepsi acaba gerekli mi ? Öncelikle bunu düşüjnmek gerek . Sebze meyveler açısından da öyle. Bizim bir damak zevkimiz, tadımız var. Alışkanlıklarımız var. Bunun dışında da o getirilecek bitkilerin bizim iklimimizde aynı özelliği göstereceği, meyvesinin veya görünüşünün aynı olacağının garantisi yok.
Herşey şart değil değil mi?
denizakvaryumu
29-08-2008, 21:20
Bu gün itibarıyla;
Wintergreenberry
Ayı sarımsağı
Top hat blueberry
6 tür oregano
roridula dentata
ya sahip olmadan şimdilik durmak yok, yola devam :)
denizakvaryumu
29-08-2008, 21:26
Çok haklısınız Msaygın,
Türkiye'ye dışarıdan girecek olan her bir değişik bitki, değişik sorunlar ortaya çıkaracaktır. Değişik hastalık zararlı bulaşması ülkemiz için çok önemli bir konudur.
Başka iklimlerde doğal olarak yetişen bitkiler süs bitkisi olarak başka iklimlerde yetiştiriliyor. Ama hepsi acaba gerekli mi ? Öncelikle bunu düşüjnmek gerek . Sebze meyveler açısından da öyle. Bizim bir damak zevkimiz, tadımız var. Alışkanlıklarımız var. Bunun dışında da o getirilecek bitkilerin bizim iklimimizde aynı özelliği göstereceği, meyvesinin veya görünüşünün aynı olacağının garantisi yok.
Herşey şart değil değil mi?
Malasef bu yoruma katılmıyorum, sanırım çay Türkiye'de 1930 lardan sonra üretilmeye başlandı yani yabancı bir bitki idi,şimdiki durumu malum.
Kivi yine öyle.
Yani her türlü yeniliğe açık olmak lazım, denemek gerek.
Olmazsa olmaz ama tutarsa bizlerin kazancı olur.
TropikSera
29-08-2008, 21:28
Bende'de O Hastalık Var.Şunu al bunu al su enterasan bu değişik şu güzel kokulu falan filan ama bi türlü kurtulamıyorum.Bende bu hastalık haline Geldi.Sanki Kolleksiyon yapıyorum :D
denizakvaryumu
29-08-2008, 22:10
Bu arada; özel bazı bitkiler için ithal tohum satışı yapılacaksa, bunu da forumda en çok 2-3 kişinin yapmasına izin versek diyorum. Hani birinin durumu uygun olmaz diğeri devam eder hesabı. Yoksa tek kişi kalsın diyeceğim.
Sonuçta burası alıp/satmak yapmak isteyenler için serbest alan değil.
İlk önerim karınca70'in devam etmesi... Ne diyorsunuz?
İthal tohumda şimdiye kadar ağaçlar.nette sorun olmadan 2 kişinin çok emeği geçti
1-karınca70
2-mahon67 (artık yurt dışından getirdiği tohumlardan ürettiği sebzelerin tohumlarını da satıyor ki bu çok daha muhteşem bir olay)
3-?
Sanırım hepimizin derdi aynı benimde balkonumda yer kalmadı. Üstelik evemin üç balonu var ama biri sadece Sn. Malina'nında dediği gibi yenilebilir yeşilikler.
Nasıl bir hastalık bilmiyorum eve mobilya seçer gibi saksıları yerleştirecek düzenekler arıyorum sürekli, yeni planlar, projeler. Almayacağım tamam diyorum. Bu son hiç sözümü tutamıyorum.
Ama hoşuma giden çiçek tohum yada çelik fark etmiyo sahip olma isteği benliğimi sarı veriyor. Hiç düşünmeden şu renkte olsun, ay buda harika, aa bu bende var ama bu rengi yok modunda elimde bir çanta ile çıkı veriyorum seradan sanki hipnoz olmuş gibi
Sanırım her pazartesi rejime başlamak gibi bişey:(
Üstelik eşim artık rahatsız olmaya başladı. Komşularım sen delisin, bu kadar saksı ile uğraşılırmı diyorlar.
Ama büyük oğlum aynı ben yediğimiz meyvanın bile çekirdeğini ekme çabası içinde:D
sanırım bu işin sonu toplu terapi olacak:p
Ben de fazla çiçeklerimi hediye olarak veriyorum. Bu hem beni hem de hediye ettiğim kişileri mutlu ediyor.
İthal tohumda şimdiye kadar ağaçlar.nette sorun olmadan 2 kişinin çok emeği geçti
1-karınca70
2-mahon67 (artık yurt dışından getirdiği tohumlardan ürettiği sebzelerin tohumlarını da satıyor ki bu çok daha muhteşem bir olay)
3-?
İzninizle ben bu listeye Müge yide eklemek isterim
İzninizle ben bu listeye MÜGE yide eklemek isterim
Evet ben de Sevgili Müge'nin bu listede olmasını isterim.
denizakvaryumu
29-08-2008, 22:36
3-müge yi ben de destekliyorum.
Her üç arkadaşımız da hakikaten çok çaba gösterdiler. Tam destek.
Karınca70, Müge ve Snowman77..
Bu 3 arkadaşımızı destekliyorum..Gerçekten çaba gösteriyorlar..İstekleri dinleyip, tedarik etmeye gayret ediyorlar..
Ben o açıdan şanslıyım işte, benim eşim gardiyan gibi :D Çiçek dediğim anda öyle bir bakıyor ki sinirle, ne çiçek ne bitki kalıyor insanın aklında :)
:D:DHaksız da sayılmazlar. Ben de balkonumda sadece sardunya yetiştirmeye karar verdim.
Bir de ipek çiçeği.
Pardon bir de mavişlerim var.
Yumrulu begonyalarımı da unutmayayım.:o
Şaka bir yana en fazla 5 tür yetiştirmeye karar verdim.
Ben çözümü başka türlü buldum. Terasımdakilerin yarısı yenilebilir bitkilerden oluşuyor
Yeşillikse yeşillik işte
Malina'nın çözümü de fena değil.;)
Not: Kakatüs ve sukkulentlerimi bir de fulümü unutmuşum.:(
lerdemir
03-09-2008, 22:03
MSaygin'a gönülden katılıyorum.
Uzunca bir zaman önce bu hislerle boğulmuş gibiydim.
Sonra "dur oğlum!" dedim kendi kendime, duruldum.
Zaten kısıtlı olan yer sorunuma ve zaman yetersizliğime ancak böyle çare bulabildim...
Sadece en düşkün olduklarım ile beraberim artık :)
Yoksa, "sonu yok bu işlerin" :)
"Arkadaşlar ben bahçemi bir türlü beğeniyorum hep bir kusur buluyorum. Ya da biri misafir gelince eviniz pis ve dağınıkken nasıl olursunuz öyle bir duyguya kapılıyorum. "Ne güzel açmış çiçeklerin" diyorlar mesela ben başlıyorum "Siz esas geçen ay görecektiniz yasemin çiçekten görünmüyordu, Ortancaların şimdi renkleri kaçtı nasıl güzellerdi vs. vs. vs..." İçimden "Keşke çimleri biçseydim ne biçim görünüyorlar" diye geçiriyorum."
Ben bu durumumdan çok rahatsızım. Bir de, elimdeki paket paket tohumların karınca duası gibi küçücük yazılarını okumaya çalışıp hangi ay ekileceklerini unutmamaya çalışmaktan, yerde iki büklüm ufacık saksılara ya biri yeşermezse diye ikişer ikişer tohum ekmekten, ektiğim tohumlardan hiç te hayal ettiğim güzellikte bitkiler çıkmamasından vs... vs... vs...
Seneye hiç uğraşmayacağım gidip iki üç kasa mevsimlik alıp dikeceğim diye karar aldıktan sonra işim bir yapı markete düşünce istem dışı kendimi tohum standının önünde bulmaktan, "Vay bu değişikmiş, bu sarmaşıkmış, bu çok yıllıkmış" derken elimde onlarca tohum paketiyle bu yazının başından itibaren yazdıklarımı tekrar etmekten de rahatsızım.
Ama bu yıl almayacağım, sözüm söz. (Sağ ayağım havada ;) )
Haftalardır cinnetin eşiğindeyim. Meğer bu konuda bir yazışma olmuş, haberim olmamış. Yaklaşık 150 saksıdan oluşan kaktüs ve sukulentlerimle kışın mutluydum, çok az sulandığı için. Ve bana terapi gibi geliyordu çiçeklerim. Ancak yaz geldi, yetişemiyorum. İki balkon camla kapandı, duvarlara raflar asıldı, tepelere askılar. Yetmiyor, yer yetmiyor. Evde yatak odaları dışında her yer çiçek. Geçenlerde farkettim ki artık terapi gibi gelmiyor bu iş, sırf bu yüzden terapiye ihtiyacım var. Hiçbirini kıyıp da veremiyorum, öyle de bir arsızlık durumu.
Ama şimdi bir taşınma durumu çıktı ki halim harap sevgili dostlar. Bugün bir nakliye şirketiyle konuşup gün aldım. Ve dedim ki, "Önceden gelip bir keşif yapsanız, benim ev biraz allengirli de" Anlamadılar ne demek istediğimi, pazartesi günü göreceğiz. Minik minik saksılar -üstelik de çoğu dikenli- bakalım nasıl paketlenecek? Ben onlardan önce kolilere koyup götüreyim desem, taşınacağım evde hala tadilat var.
Şöyle üç beş saksılı günlerim ne kadar güzelmiş:)) Bu kadar çok çiçek olunca, hani çok çocuklu kadınlar olur ya, her biri bir büyüğü tarafından büyütülür ve annenin haberi olmaz, öyle hissediyorum.
Halbuki az olsun, tek tek ilgilenelim değil mi?
Böyle diyorum da, yine bir tekine bile kıyamam, yine fidanlıklarda yeni bir şey ararım.
Öyle söz falan da veremem ben...
neconeco
07-09-2008, 19:26
selamlar. evveet . ne olacak bizlerin hali ? bu böyle devam etmesi imkansız mutlaka bir düzenleme ve terapi gerekiyor nerdeyse ceplerime de bitki ekeceğim ..
gecen gün boğaziçi ünv. kampüsüne gittim deli gibi tohum peşinde topla dur sonra nereye kadar yok mavi ladin yok mor salkım akasya vesaire . durmasınıda bilmek lazım
saygılarımla... HEPSİ BİRDEN OLMAZ...( MUTLAKA BİR EKSİK OLMALI)
İlahi neconeco, çok güldürdünüz beni
Acaba dedim pantolon cebinde hangi çiçek şık durur:) bir an gözümde canlandırmaya çalıştım da:))
Bu siteye kesin bir terapist gerek:) herbirimiz ayrı hasta:)Ne para kırardı ama:)
Altınoluk terminaline vardım birde ne öğreneyim hemen arkasında bir sera varmış.
Kim tutacak şimdi beni, seç anam seç.
Bir baktım 9 saksı çiçek olmuş. İzmit aktarma geleceğim. Nasıl taşınacak bu çiçekler?
Ehh dedim böle olmaz, koştum tekerlekli 2 valiz aldım. Dizdim valize, çekeleye çekeleye, aktarıla aktarıla düştüm Ereğliye:)
Ama ondan önce koçtaş ta kaybettim kendimi Ankara da.
Halbuki söz vermiştim almıcam artık diye kendime:(
Bu gün geberdim saksılara alacağım diye onları.
Tedavi şart bana:)
neconeco
08-09-2008, 02:01
selamlar. evet aynen öyle katılıyorum. cepteki çiçek oda ayrı bir mevzu saygılarımla..
neconeco
08-09-2008, 19:06
selamlar. bu sefer ben yanlış yapmadım o beni buldu. Totum ektim bu çıktı , bu yumrular kaç günde filizlenir?
Bu yaz yazlığıma sadece haftanın bir günü gidebiliyorum. Kardeşiminde aynı sitede yazlığı ve iki çocuğu var. Sağolsun, balkon, bahçe ve terastaki çiçeklerimi,arka bahçedeki sebzelerimi ve çimlerimi sulama işini minicik oğluna rağmen üstlendi. Ama geçen hafta "abla gelecek yaz yine ben sulayacaksam bu kadar çiçek ekme lütfen ya da ekeceksen hepsini aynı yere topla" dedi. Toplanmazlar, toplanamazlar... Mecburen bir çoğundan vazgeçeceğim. Bu şekilde zevklide olmuyor. Sadece bir gün için gittiğim yazlığımda oturup keyifle bir kahve bile içemiyorum. Her an işim var. Çimleri, çiçekleri sulamak,gülleri budamak,kuruyan çiçekleri ayırmak...Ve yetişemiyorum. Sebzeleri bile toplamaya fırsat bulamıyorum. Oysa ben eskiden bahçeyle uğraşırken dinlenirdim, çiçeklerimle konuşurdum.
selamlar. bu sefer ben yanlış yapmadım o beni buldu. Totum ektim bu çıktı , bu yumrular kaç günde filizlenir?
Çok güzeller sn. Neconeco;
desenize yakında minicik kumrularınız olacak
güle güle büyütün;)
lerdemir
09-09-2008, 21:38
İyi ama Meyvelitepe, bu şekilde oturuşlarını izlemek bile ayrı bir keyif değil mi? :)
Olsun varsın, gelsinler misafir olsunlar...
lerdemir
11-09-2008, 23:42
Ne demek istediğinizi şimdi daha net anladığımı sanıyorum Sn. Meyvelitepe. :)
Aynı şekilde penceremize yuva yapan kuşlardan evimize giren kuş bitleri o sıralarda beşikte yatan yeni doğmuş kızımı ve eşimi kıpkırmızı yaralar içinde bırakmıştı malesef.Evden uzaklaşmaları için iyice ilaçlanmıştı evimiz.Dolaplara, kıyafetlere kadar yerleşmişlerdi.Şimdi yazarken bile kaşınıyorum.O yüzden pencerede kuş gördüm mü, kışt kışt :D
emre albayrak
12-09-2008, 00:25
Kene de taşır o kefereler bilmez miyim..
lerdemir
12-09-2008, 14:12
Tamam, tamam!!!
Sözümü geri aldım! :)
neconeco
18-09-2008, 17:23
selamlar .. şimdi ben ne yapmalıyım ki,? kollarımdaki kızarıklarn sebebi mi yoksa . yok daha çok küçükler vallahi kıyamam şimdilik katlanacağım . saygılarımla
Adalet Yağcı
18-09-2008, 18:02
Sayın Neconeco;
Yaz başında, oturduğumuz apartmanın altında bir kedi doğurmuş, çokda güzel yavruları var.
Konu komşu seferber oldu sütler, yemekler derken bir süre sonra bitler üçüncü kattaki evimizde cirit atar oldular.
O kadar küçüklerki zor seçiliyorlar, eşim onların bulunduğu yere motosikletini ve otomobilini koyuyordu, girip çıkarken eve taşındılar paçalarında bitler.
Sonunda olacak gibi değil, kedilere kişt dedik epeycede büyümüşlerdi, ama biz her hafta olmak üzere iki ay çok ağır bir zehirle o bölgeyi ilaçlamak zorunda kaldık.
Bununlada bitmedi, eşimin ayaktan dize kadar olan bölümü kaşıntıdan yara oldu enfeksiyon yaptı yaralar.
Birde onun tedavisi ile uğraştık.
Yani diyeceğim o ki, bazen iyilikten maraz doğabilir, size tavsiyem kaşıntılarınız artmadan bitler evinizin içini sarmadan bir an önce kurtulun o sevimli şeylerden.
neconeco
20-09-2008, 21:04
selamlar eğer bu duruma gelmediydeniz ,korkacak birşey yok demektir.
bu muhterem zat ile bir sohbet yapmak isterdim ,fakat kendisine ulaşamadım
Bu duruma gelmedim ama böyle bir yerim olsa fena olmazdı:) Nasılda dar alanda harikalar yaratmış o muhterem zat.
neconeco
21-09-2008, 19:05
selamlar. evet belki kendi çapında bir şeyler yapmış olarak görünsede,birde bu fotoğrafın gece versiyonunu görseniz , bir ara Çeker siteye koyarım. demek istediğim zat zaten karede görünüyor ,eminimki daha Ne eksik diye düşünüyordur. Kendisiyle söyleşi yapamadım çünki si vardı, yanı biraz anormaldi..))))) saygılarımla, hiç bir arkadaşımı o dumda olmasını istemem..... NEYİ YANLIŞ YAPTI ACABA.??
neconeco
21-09-2008, 19:26
Bu duruma gelmedim ama böyle bir yerim olsa fena olmazdı:) Nasılda dar alanda harikalar yaratmış o muhterem zat.
selamlar sayım hocam pardon sizin branjınıza atıfta bulunmak ne haddimize eğerki siz muhteşem diyorsanız tabiki oyledir. Hiç birşey yapmamaktan iyidir.hürmetlerimle
Altınoluk terminaline vardım birde ne öğreneyim hemen arkasında bir sera varmış.
Kim tutacak şimdi beni, seç anam seç.
Bir baktım 9 saksı çiçek olmuş. İzmit aktarma geleceğim. Nasıl taşınacak bu çiçekler?
Ehh dedim böle olmaz, koştum tekerlekli 2 valiz aldım. Dizdim valize, çekeleye çekeleye, aktarıla aktarıla düştüm Ereğliye:)
Ama ondan önce koçtaş ta kaybettim kendimi Ankara da.
Halbuki söz vermiştim almıcam artık diye kendime:(
Bu gün geberdim saksılara alacağım diye onları.
Tedavi şart bana:)
Sevgili cemo; Deliliğinde böylesini görmedim, sen seyyahatteyken çiçek satın al, vede onları taşımak için 2'de tekerlekli valiz al :D
Allah akıl fikir versin :D
Sizi kendimce 2008 bitki delisi şampiyonu ilan ediyorum :eek::p
selamlar sayım hocam pardon sizin branjınıza atıfta bulunmak ne haddimize eğerki siz muteşem diyorsanız tabiki oyledir. Hiç birşey yapmamaktan iyidir.hürmetlerimle
Aşk olsun branşımla ilgili bir yanlış anlaşılma yok. Ama o muhterem zat biraz anormal ise bizlerin yapabileceği bir şey yok. O ruhsal bir durumdur. Benim ilgi alanım daha farklı:) Saygılar benden.
neconeco
22-09-2008, 18:15
selamlar. neyseki şimdi içim daha rahat,enazından bizleri uyaracak bir hocamız var)))
valla ne diyeyim ,en iyisi size bol kahveli günler temenni edeyim. hürmetlerimle
Kahve dediniz ya başka birşey istemem artık:) Saygılar.
Bitki deileri başlığınada bekleriz.
neconeco
24-09-2008, 18:15
Sayın Neconeco;
Yaz başında, oturduğumuz apartmanın altında bir kedi doğurmuş, çokda güzel yavruları var.
Konu komşu seferber oldu sütler, yemekler derken bir süre sonra bitler üçüncü kattaki evimizde cirit atar oldular.
O kadar küçüklerki zor seçiliyorlar, eşim onların bulunduğu yere motosikletini ve otomobilini koyuyordu, girip çıkarken eve taşındılar paçalarında bitler.
Sonunda olacak gibi değil, kedilere kişt dedik epeycede büyümüşlerdi, ama biz her hafta olmak üzere iki ay çok ağır bir zehirle o bölgeyi ilaçlamak zorunda kaldık.
Bununlada bitmedi, eşimin ayaktan dize kadar olan bölümü kaşıntıdan yara oldu enfeksiyon yaptı yaralar.
Birde onun tedavisi ile uğraştık.
Yani diyeceğim o ki, bazen iyilikten maraz doğabilir, size tavsiyem kaşıntılarınız artmadan bitler evinizin içini sarmadan bir an önce kurtulun o sevimli şeylerden.
selamlar. senmisin önemsemeyen kedilerden, bir şey olmaz diyen. yok sen değil benim)))) ne oldu dersiniz. bizler allerji dir geçer dedik,eee geçmedi şimdi ne olacak , tabiki doktor" demezmi kedi mantarı ve tedavisi çok uzun sürer.Al bakalım sana sokakta bulduğun kediyi eve alırsan olacağı bu işte.
çocuklar ilaç kullanıyor ben ise "kudret narından krem yapmıştım daha etkili " oldu. Size katılmamak elde değil. saygılarımla
Sevgili cemo; Deliliğinde böylesini görmedim, sen seyyahatteyken çiçek satın al, vede onları taşımak için 2'de tekerlekli valiz al :D
Allah akıl fikir versin :D
Sizi kendimce 2008 bitki delisi şampiyonu ilan ediyorum :eek::p
Benim oyum da cemo' ya. Bundan daha delice bir delilik olmaz sanırım:p:p
karinca70
27-10-2008, 00:07
İthal tohumda şimdiye kadar ağaçlar.nette sorun olmadan 2 kişinin çok emeği geçti
1-karınca70
2-mahon67 (artık yurt dışından getirdiği tohumlardan ürettiği sebzelerin tohumlarını da satıyor ki bu çok daha muhteşem bir olay)
3-?
Bu mesajı yeni gördüm.
Ben kendi adıma bu sene çok daha fazla şey yapmayı planlamıştım ama şimdilik başaramadım.
Kendi adıma abartmak fiilini hobilerimde oldukça fazla abartmış durumdayım. Sanırım hamuruma kabartma tozu yerine abartma tozu katmışlar :) (http://www.worldpuzzle.org/championships/2000/turkey.html: 7 yıl çalışma sonucunda Türkiye 4. olup katıldığım Dünya Zeka Oyunları Şampiyonasına katıldım, derecem olmasa da dünya 53.lüğüm var :) )
Sarmaşıklara olan ilgim apartman dairelerinde balkonlarda dikey çiçek yetiştirebilmekten kaynaklanıyor. İlk kredi kartımı yurtdışından tohum sipariş edebilmek için çıkartmıştım 1998 yılındaydı sanırım. Yurtdışından gelen tohumlar ve kataloglar için postanede posta kutusu kiralamıştım. Postacı beni ziraat mühendisi sanıyordu. O yıllarda web sayfalarından oluşan kataloglardan ziyade; email veya web üzerinden katalog istiyordum; gelen kataloglardan tohum siparişi veriyordum. 1999 yılında balkonumda yıl boyunca yüzlerce çiçek/sebze yetiştiriyor hale gelmiştim; 3 metrekarelik balkonuma kataloglardan gördüğüm için otomatik sulama sistemi kurmuştum. Yetiştirdiğim sebzeleri görenler bunların genleriyle mi oynuyorsun diye soruyorlardı. Yurtdışından bahçecilik ile ilgili kitapları sipariş veriyordum; o zamanlar Amerika'da kitapların posta ücretleri ucuzdu, surface mail ile yani gemi postaları ile 2-3 ay sonra geliyordu. Bir seferinde katıldığım bir anket sonrasında posta ile frizbi gelmişti, çok şaşırmıştım.
2000 yılında yarışma için Amerika'ya gittiğimde valizin önemli kısmı satın aldığım bitki ansiklopedileriydi. Ayrıca bir koli bitki ile geldim. Mor, turuncu, pembe patatesler, yaprağı kokulu (gül, limon, nane, elma, vs..) sardunyalar, vs... (Patatesleri ekecek yer bulamadığım için yazık ettim, çoğalttığım kokulu sardunyalar taşındığım evin iklimi yüzünden öldü) [Yaprağı kokulu sardunya tohumdan değil çelikten üretiliyor, hep aklımın bir ucunda ama vakit bulamadım]
Daha sonraları akvaryum hobisine daha çok zaman ayırır oldum. Satın aldığım evin salonla koridor arasındaki duvarı yıktırıp; 3 adet herbirisi 170 litrelik (120x55x19 cm) gömme akvaryum barındıran akvaryum dolabı yaptırdım. Yetiştirmediğim tatlı su balıkları türü kalmadı galiba. Bir tatilde elektrik şalter atması yüzünden yıllarca büyüttüğüm balıkların ölmesinden sonra kalan balıkları akvaryumcuya verip; sadece lepistes yetiştirmeye devam ettim (Singapur'dan ithal birkaç lepistes türünü üretmeyi başardım). Akvaryum hobisi tüm hobiler içinde en zor hobilerden bir tanesidir; akvaryum ekosistemini başarıyla sürdürmek için çok iyi kimya/biyoloji/fizik bilmek gerekiyor. Sadece akvaryum bitkileri için bile o kadar çok kitap okudum ki..
İki sene önce memleketteki bahçe için yurtdışından yeniden tohum getirtmeye başladım. Geçen sene bir miktar daha fazla tür getirttim, bunu forumlarda ortak siparişle yaptım; getirttiklerimin bir kısmını da balkonda yetiştirdim (geçen sene balkonumda sebze ağırlıklı çalışmıştım; tatildeyken otomatik sulama sistemini açmıştım; üst katlardaki komşulardan birisi balkonunu temizlerken suları aşağıya taşırmış, benim otomatik sulama sisteminin fazla suyu balkon su giderine bağlayan bağlantısı da var (daha zor olan kısmı bu zaten); ancak bilmedikleri için benim su vanamı kapatmışlar; bitkilerimin çoğu öldü malesef :( yoksa geçen sene çok daha fazla domates türü yetiştirmeyi planlamıştım.
Tam bir sene önce, kendi ürettiğim tohumları forumlarda satışa çıkardım. Ayrıca gözüme kestirdiğim türleri sipariş etmeye başladım; bunlar için paylaşım ortakları buldum. Benim için en öncelikli olanı çocukluğumdan beri çok sevdiğim sabah sefası sarmaşığıydı. Bir japon satıcıdan riske girerek pahalı tohumlar getirttim; Ferda Ülkümen ve Salih İnceçayır'la birlikte ortak paylaşım yaptık. Bu türlerin en önemli özelliği tüm gün boyunca çiçek açıyor olmasıydı. Malesef bu sene işler o kadar karıştı ki, en son Japon sabah sefalarımı viyöllere ekebildim ancak saksılara birkaç hafta önce alabildim; balkonda cambalkonda şu anda koruma altına aldım çiçeklerden tohum almaya çalışıyorum. Neyse ki Ferda Hanım bu sene özenle yetiştiği Japon sabah sefalarından tohum almak üzere. Bu tohumlar bizim için çok değerli; Ferda Hanım'ın alacağı tohumları inşallah bir süre sonra satışa sunacağım (kazancı tamamen agaclar.net'e vermek üzere).
Bu sene için kendi adıma en büyük hatam; bu türlerle ilgili yeterli çalışmayı yapamamış olmamdı. Neyse ki Ferda Hanım imdadıma yetişmiş oldu. Hala getirtmediğim Japon sabah sefası veya başka sabah sefası türleri araştırması yapıyorum. Seneye inşallah bu konuya daha çok öncelik vereceğim.
Şu anda hala yurtdışından beklediğim Red Robin tohumları var; o kadar çok talep geldi ki; iki kez sipariş vermek durumunda kaldım. Ancak yurtdışına verdiğimiz bu paralar için üzüldüğümü de söylemek istiyorum.
Bu sene ailevi sebeplerde ötürü yazın 2 ay serada yaptığım üretim denemeleriyle ilgilenemedim. Serayı işleten kişi de neyin ne olduğunu bilmediği için bitkilerin çoğunu kaybettik. Sadece seralardan birindeki domateslerden tohum alabildim, onları da satışa sundum. Domates tohumları ile uğraşmak biraz dertli tabi; evde balkonda tohumları çürütüp tohumları temizlemek vs...
Bu sene boyunca bine yakın tür tohum getirttim; öncelikle o kadar çok tür tespit etmek için araştırma yapmak gerekiyordu; sonra bunların siparişini vermek (bazen açık arttırma), bunları ortak paylaşımda satışa sunmak (kaç tohumluk paket olacağı, zarar etmemek için ne kadar karla satmam gerektiği, posta ücretleri vs..), tohum paketlerinin takibini yapmak, gelen tohumları küçük paketlere ayırmak, sipariş verenleri takip etmek, ödemeleri takip etmek, kargo/APS paketlerini yapmak, vs.. Tohum ticareti kısmı çok vaktimi aldı; aynı zamanda tohumların çimlendirilmesi, yetiştirilmesi çalışması da çok vaktimi aldı. Viyöllere tek tek tohum ekmek için saatlerce serada yalnız başıma vakit geçirdim. Çoğuna yazık oldu belki ama çok tecrübe kazandım.
Şu anda elimde 500den fazla belki 1000e yakın tohum paketi var hiç ekmediğim. Bu türlerin önemli bir kısmını yetiştirip tohumlarını üretmeyi düşünüyordum. Sadece sebzelerden tohum alınması ile ilgili bir kitabım var; her sebze için değişik yöntemler gerekiyor. Bunları yapmak gerçekten çok zor. Seneye böyle bir hedefim var; başarabilir miyim bilmiyorum; ancak bunun için evime daha yakın bir yer bulmam lazım; çünkü türlerin çoğunda elle dölleme gerekiyor.
Elimdeki bu kadar çok türü ekebilip yetiştirebilecek miyim bilmiyorum. Binlerce YTL değerindeki bu tohumları; sadece hangi türden elimde kaç tane var (paketlerin üzerinde yazmasına rağmen) tasnif etmesi bile 5-6 saat sürmüştü.
Bu seneki birincil amaçlarımdan bir tanesi de elimden geldiğince çok farklı tür getirtebilmekti. Bunu başardığımı düşünüyorum.
Satıcılar konusunda da bir birikime sahip oldum; posta seçenekleri konusunda da. ebay üzerinden 500$ dolandırılmış olmama rağmen, bu ücreti geri alabilmeyi de başardım. Buradan çıkardığım çok dersler de var.
Tohum ticaretini sağlayacak bir yazılım üzerinde çalışmaya başladım. Ancak bu tahminimden uzun sürecek gibi görünüyor. Ölü kış sezonu boyunca bunu tamamlamayı düşünüyorum. Bu süreç, elimdeki tohumlarla ilgili bilgi ve fotoğraf derlemesi anlamına da gelecek inşallah.
Özet olarak 5000e yakın tohum paketledim; bunların çoğunu sattım; bunların önemli bir kısmının da çimlendirildiğini ve yetiştirildiğini düşünüyorum. Türkiye'ye yüzlerce tür bitki getirttiğimi ve tanıttığımın da farkındayım. Sadece getirttiğim türlerle ilgili ilanlar; know-how çalışması için bile kullanılabilir (malesef çoğunluğu ingilizce kalmış olsa da). Ancak Türkiye'deki türlerle ilgili bilgim çok yok malesef :( Yerel türlerin tohumlarının toplanması ve satılması çok önemli bir hedef olabilir; yerel türlerin tohumlarının toplanması ve yurtdışına satılması kar marjı yüksek bir ticaret. Türkiye'de böyle bir sektör yok, endemik türleri bu kadar çok olan bir ülkenin yerel tohumları yurtdışına tohum satışı için kullanılabilir.
Konu birliği olmayan bir değerlendirme oldu :)
İklimsiz
27-10-2008, 00:29
Mesajınızı ilgiyle okudum :)
Aramızda yanlışı (bu başlık bağlamında) en fazla yapan kişi olduğunuz zaten herkesçe biliniyor. Birçok türü sizinle tanıdık ve edindik.
Devamının da geleceğine şüphemiz yok :)
karinca70, yaptığınız işin çok çok küçük bir kısmı kadarını, toplam 20 kadar türün tohum olarak getirtilip, büyütülmesini geçen sene elime yüzüme bulaştırdım zamansızlıktan.Tebrik ediyorum sizi, listelerinizi görünce bazen fenalık geliyor bana okurken bile, nasıl baş ediyorsunuz bilemiyorum.
berduray
31-10-2008, 14:04
Geçen sene ilk defa çimlendirerek bir karış boya zar zor getirdiğim fıstık çamlarımın dibine ahır gübresi koydum.
Araştırmadan yaparsan böyle olur işte, hepsini kaybettim.
Meğer hazretler hiç hoşlanmazmış...
Bu başlığı yeni gördüm, okumaya başladım, bir de baktım ki!
BİZ, HEPİMİZMİŞİZ.
Evet, neredeyse hepimiz aynı durumdan muzdaribiz. Hepimiz gördüğümüz her çiçeği ister hale gelmişiz, gerçekten bakabilir miyiz, vaktimiz var mı, yerimiz var mı? Bunlar bizim için bir anlamda önemini yitirmiş gibi. Haklısınız MSaygın, kendimize çeki düzen verme zamanı gelmişte geçiyor bile.
Ben de günah çıkarayım.
Aynı anda 7-8 çeşit tohum çimlendirme denemelerine girdim. İlk zamanlar her kabın üzerine etiket yapıştırıyordum. Daha sonra biraz da üşengeçlikten, göz hafızama güvenmeye başladım ve bir kaç metre ötede duran etiket ve kalemi kullanmamaya başladım.
Bir birine benzer kaplarda duran su teresi ve nilüfer tohumlarını kaptan kaba aktarırken ipin ucunu kaçırmışım.
Çimlenme olmayan kapları su tereleri zannederek boşalttıktan sonra çimlenenlere nilüfer muamelesi yaptım ve forumda resimli bir başlık açtım.
Arkadaşımız mahon67 nin uyarısı ile yaptığım hatayı fark ettim ve ortaya çok biçimsiz bir durum çıktı.
Kendime ceza verdim ve henüz çimlenmesi olmayan diğer tohumlara ait etiketsiz bütün kapları atarak, herşeye yeniden başladım.
Bütün bunlar bir etiket yapıştırmamanın bedeliydi. Kulaklara küpe olsun, benimkinde şimdi sanal bir küpe var:))
Daha sonra biraz da üşengeçlikten, göz hafızama güvenmeye başladım ve bir kaç metre ötede duran etiket ve kalemi kullanmamaya başladım.
Geçmiş olsun, o göz hafızası var ya, beni de mahvetti, zaten ilk yer değiştirmede her şey karmakarışık oluyor.
Geçen sene aşıladığım turunçgilleri öyle göz hafızası ile etiketlemiştim ben de.Geçen hafta alacalı limon diye toprağa diktiğim 20 ağacın başka bir tür olduğunu anladığımda halimi görmeniz lazımdı, kimsenin başına gelmesin :rolleyes:
İklimsiz
31-10-2008, 15:10
Göz hafızası kurbanlarından biri de benim, itiraf ediyorum :)
Bir de tabii insan fazla konsantre olduğu konularda, umduğu şeyi görmek istiyor. Başka olasılıkları düşünmüyor bile.
vBulletin® v3.7.4, Copyright ©2000-2009, Jelsoft Enterprises Ltd.