agaclar.net

Geri Dön   agaclar.net > Ağaçlar > Ağaçlar Hakkında Genel Konuşmalar
(https)




Reklam


Cevapla
 
Bookmark and Share Dış Bağlantılar Konu Araçları Mod Seç
Eski 28-12-2006, 20:56   #1
agaclar.net
 
Mine Pakkaner's Avatar
 
Giriş Tarihi: 06-01-2006
Şehir: İzmir
Mesajlar: 10,732
Galeri: 99
Ormancılıkta Ölü Ağaç Kavramı


Ormancılıkta Ölü Ağaç Kavramı


Ağaçların yaşam süreleri diğer canlılara nazaran çok daha uzundur. Ormanları oluşturan ağaç türlerin çoğu doğal ortamlarında birkaç yüzyıl rahatça yaşayabilirler. Ancak bunu abartan ağaçlar da vardır. Öyle ki; 1963 yılında Amerika'nın Kaliforniya eyaletindeki Sierra Nevada'nın kuzeybatı yamaçlarında bir çam ağacının (Pinus longaeva) yaklaşık 4900 yaşında olduğu belirlenmiştir. Bilim adamları longaeva türü çam ağaçlarının potansiyel ömürlerinin 6000 yıl olduğunu belirtmektedirler. Aslında bir çok ağaç türünün doğal yaşam süresi Pinus longaeva'da olduğu gibi binlerce yıl olabilmektedir. Örneğin Japon Sediri (Cryptomeria japonica) ve Ejderha Ağacı (Dracaena draco) birkaç bin yıl ayakta kalabilen canlılardandır.

Yaşam süresi bu kadar uzun olabilen ağaçların ölümü, doğal süreç içerisinde yaşlanma, tepe kırılması, kabuk yaralanması, fırtına devirmeleri, yangın, kar kırmaları, komşu ağaç rekabeti, böcek ve mantarların yol açtığı zararlar nedeniyle olmaktadır. Ancak bütün bu doğal sebeplerin dışında İNSAN ELİYLE meydana gelen ölümler daha çoktur. Yukarıda sözünü ettiğimiz 4900 yaşındaki çam ağacı bile insanın motorlu testeresinden kurtulamamıştır...

Ancak insanoğlu ağacın odunundan yararlanmak için onu kesmek zorundadır. Aslında bu Modern Orman İşletmeciliği yöntemlerinin de doğal bir sonucudur ve ormandan odun üretmek için ağaçlar kesilirler.

Günümüz ormancılığında, işletmecilik gereği insan eliyle yaşamı sona eren ağaçlar, netice itibariyle ormana zarar vermeyecek şekilde bilimsel esaslar dahilinde planlı ve sistemli bir kesime tabi tutuldukları için bir sorun teşkil etmezler. Ancak insanın etkisi dışında doğal nedenlerle ölen ağaçların yarattığı bir ikilem vardır ve bu ikilem günümüz ormancılarını ve bilim adamlarını oldukça meşgul etmektedir. Bu ağaçlar ormanda mı bırakılmalı, yoksa temizlenerek orman dışına mı çıkarılmalıdır?...

Modern orman işletmeciliğinde ormanlardaki devrilmiş, kırılmış **** dikili durumdaki ölü ağaçlar hem kalan kısımlarından yararlanmak için hem de zararlı böceklerin üremesine yol açmasın diye temizlenirler. Bu bir yerde doğru bir davranıştır. Çünkü ormanlardaki ölü ağaçlarda üreyerek çok büyük sayılara ulaşan ve sonra diğer canlı ağaçlara da saldırıp kitle halinde ağaç ölümlerine yol açan Ips sexdentatus gibi kabuk böcekleri vardır. Bu böcekler normalde sekonder zararlıdır. Yani fizyolojik bakımdan ölü ve hasta ağaçları tercih ederler. Ormanlarda bu tip ağaçların çoğunlukta olması böcekte kitle üremesine yol açar. Milyonlarca sayıya ulaşan böcekler orman içerisinde uygun üreme ortamı sağlayan ölü ve hasta ağaçlar yetersiz kalınca sağlıklı ağaçlara da saldırmaya başlarlar. Bu ise orman için yangından çok daha beter bir tehlike demektir. Nitekim sözünü ettiğimiz Ips sexdentatus türü böcek Doğu Karadeniz Bölgesi'nde 1928-1994 yılları arasında 1.216.250 m3 Doğu Ladininin ölmesine yol açmıştır... Bu yüzden ormancılar kırık, devrik ya da dikili haldeki hasta ve ölü ağaçları hemen ormandan temizlerler...

Ancak öte yandan ölü ağaçlar, ormanlar ve içinde barınan canlılar açısından gözardı edilemeyecek ölçüde gereklidirler ve biyolojik çeşitlilik açısından bulundukları ortama çok büyük katkı sağlarlar. Çünkü ormandaki bir ölü ağaç; algler, mantarlar, likenler, yosunlar, böcekler, kuşlar ve küçük memeli hayvanların özel yaşama alanı olarak işlev görür. Ölü ağacın insan eliyle orman dışına çıkarılması burada yaşayan canlılarının yaşama ortamının yok olması demektir... Bilim adamları, ölü ağaçların orman işletmeciliğinin bir gereği olarak ormanlardan temizlenmesi nedeniyle bir çok özel canlı türünün ya yok olduğunu ya da soyu tehlike altına giren türler listesine (kırmızı liste) girdiğini belirtmektedir...

Günümüzde doğanın ve ormanların korunması, biyolojik çeşitliliğin sürdürülmesi kavramları uluslararası düzeyde ele alınan ve üzerinde hassasiyetle durulan konulardır. Nitekim 1992 yılında Brezilya’nın Rio de Janerio kentinde kısaca UNCED diye adlandırılan Birleşmiş Milletler Çevre ve Kalkınma Konferansı toplanmış ve bu konferansta ormanların ve ormancılığın çevre konusundaki hayati önemi bütün açıklığı ile ortaya konmuştur. Bu konferansta ilan edilen "Ormancılık Prensipleri" çerçevesinde biyolojik çeşitliliğin korunarak sürdürülmesi şart koşulmaktadır.

Sonuç itibariyle;

Günümüz ormancılığında ÖLÜ AĞAÇ kavramı oldukça önemli bir yer tutar. Doğal nedenlerle ölen ağaçların ormanda bırakılarak diğer canlılara yaşama ortamı sağlaması, biyolojik çeşitlilik açısından son derece gerekli olmasına karşın zararlı böceklerin kitle üremesi yapmasına da yol açabilmektedir. Arada çok hassas bir denge vardır ve bu dengeyi bozmadan herşeyin yolunda gitmesini sağlamak gerçekten kolay bir iş değildir...

 
Mine Pakkaner Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 22-08-2008, 16:38   #2
Ağaç Dostu
 
Oğuz Karsan's Avatar
 
Giriş Tarihi: 04-12-2006
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 1,085
Galeri: 181
Ormancılık bilim dalıdır. Araştırılması gerekir.

Merhaba,

Sn. Mine Pakkaner

Ormancılık başlı başına bir bilim dalı gerektiriyor. Zaten Orman Fakültelerinin bölümleri var.

Ancak benim yurtdışında gördüğüm ve gelenlerin anlattıklarına bakılırsa , Bizim ormancılığımız tehlikede çünkü biz ormanlarımıza bakmıyoruz, onları kendi başına bırakıp adeta tahrip ediyoruz.

Evet orman yaşayan bir sistemdir. Arada bir alt örtünün temizliğinin yapılması, yanacak nesnelerin ormandan uzaklaştırılması gerekir. Komşu ağaçlara zarar veren dalların budanması ve kardan veya diğer sebeplerden yan yatmış ağaçlar kesilerek diğerlerine zarar verilmesinin önlenmesi gerekir.

Böceklenen ağaçlar ıslah edilmelidir. Islah edilemeyecek ve diğer ağaçlara bulaştırma tehlikesi olanlar kesilerek yakılmalıdır. Bütün ülkeler yeni teknikler bulup denerken biz 1937 den beri oturuyoruz. Dikkat edin heryerde en bütük kamu binaları Kaymakamlıktan sonra Ormanındır. Galiba binaları büyürken hizmetleri ve iş kapasiteleri azalmış.

Daha birçok yöntem var. ama bizim ormancılarımız herşeye karşılar. Ormanlara bakmıyorlar gerektiği gibi korumuyorlar ve yapılması gereken mevsimlik işleri yapmıyorlar. Onun için yıkılan ağaçları ormanın içinden uzaklaştırmıyorlar.

Ormancılığımızın geldiği yer belli değil mi?. Bence artık yenilik yapma zamanı geldi de geçti.

Saygılar

Oğuz Karsan Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 22-08-2008, 21:59   #3
Ağaç Dostu
 
berduray's Avatar
 
Giriş Tarihi: 15-04-2007
Şehir: bodrum
Mesajlar: 3,161
Galeri: 72
Çok yerinde bir konuya değinilmiş...

Ben de "adı orman " olan ama ormandan daha ziyade birkaç ibrelinin olduğu ağaç topluluğunu görünce üzülüyorum.

Kurak kıraç alanlar, bakımsız böcek, tırtıl sarmış ağaçlar...


Güya bu memlekette Orman Bakanlğı var, bakım yapmak bir yana adeta elde kalanları da tüketmek için uğraşıyorlar.


Bir de şu "hatıra ormanı" kavrayamamışımdır hiç, bir olay üzerine birkaç çam, ardıç dikilir ve öylece kalır nedense...

Ne bakanı, ne sulayanı, ne budayanı vardır...


Ben bu hallere sinir olurum.

Ben milletimi bu konuda hiç anlayamadım, devlet yapsın bana ne derler ya...

Sıcaktan kavrulan körpecik fidanlara bir kova su dökmezler de şaldır şaldır halı yıkarlar, henüz o olgunluğa mı erişemedik, ağaç bitki sevgisi mi kalmadı bilemiyorum.

Oysa ezbere okuduk "Kestane gürgen palamutla başlayan orman ne güzel"le biten şarkıları...



Demek ki şarkı öğretmekle değil, ağaç sevgisi aşılamayla oluyor bazı şeyler...


Dün bir dost ziyaretinde böğrüne çakılan dikenli tellere direnen bir zeytini azad ettim, kızımın gözünde kahraman oldum.

Beni merakla izleyen arkadaşına döndü ve bilgiç bir tavırla dedi ki " gördün mü annem bu ağacın hayatını kurtardı, o tellerle canı çok yanmıştır yazık! "

berduray Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 25-10-2008, 11:51   #4
Ağaç Dostu
 
Oğuz Karsan's Avatar
 
Giriş Tarihi: 04-12-2006
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 1,085
Galeri: 181
Çalışmalar yetersiz. Boşa kürek mi çekiyoruz?

Merhaba,

Sn. Mine Pakkaner'in açtığı konu esasında üzerinde çok tartışılması gereken bir konu. Ormancı arkadaşlarımız yardımcı olurlar ise, Aşağıdaki soruları sorarak başlamak istiyorum.

1- Yaşlanan, devrilen, hastalanan ağaçlar ne yapılmalı. ( Bizim ülkemizde kendi kaderine terkediliyor)
2-Yazın malum yangınlar oluyor. Peki şu anda yaza hazırlık yapılıyor mu?
3-Orman yangınları ile mücadele için orman içindeki ölü ağaçlar temizlenmeli mi?
4-Orman içindeki devrilen, yıkılan,hastalanan ve budamaları yapılması gereken ağaçlar için, çevre köylülerden yardımcı olunmasını istemek yanlış olur mu?
5- Ormanın içinde ölen ağaçların artıkları acaba orman idaresinin düşündüğü gibi, biyolojik çeşitliliğin artmasına yardımcı mı oluyor? yoksa zararlı böceklerin çoğalabileceği ortam mı yaratıyor?
6-Orman içinde işe yaramayan ve muhtemel yangın çıkartabilecek veya çıkan yangınların söndürülmesini zorlaştıracak olan artıklar köylülere verilse ve ağaçlara zararlı böcekler vs. temizlense daha iyi olmaz mı? Böylece ağaçlardan düşen tohumlar toprakla daha kolay buluşmazlar mı?

Saygılar

Oğuz Karsan Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Cevapla

Konu Araçları
Mod Seç

Gönderme Kuralları
Yeni konu gönderemezsiniz
Konulara yanıt veremezsiniz
Ek dosya yükleyemezsiniz
Kendi gönderilerinizi düzenleyemezsiniz

BB code Açık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2. Şu an saat: 16:01.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Forum vBulletin Version 3.8.5 Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0
agaclar.net © 2004 - 2019