View Single Post
Eski 23-10-2009, 08:28   #4
denizakvaryumu
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 13-04-2006
Şehir: Ankara
Mesajlar: 9,099
’İsotu üretmenin zahmeti sofradaki acısından fazla’

Şanlıurfa’da, eylül ayında kadınların isot kurutmak için başlattıkları hummalı çalışmalar her evi küçük birer isot atölyesine dönüştürüyor. Evlerin damlarında, balkonlarında ve bahçe kısımlarında ayıklandıktan sonra kurumaya bırakılan isotlar kenti adeta kırmızıya boyuyor.

Tarladan sofraya gelene kadar büyük bir emek harcanan isot biberinin zahmeti, sofradaki acısından fazla oluyor. Ayıklaması, kurutulması ve pul bibere dönüştürülmesi zahmetli olduğu için Şanlıurfalılar tüm bu işlemleri komşular ve akrabalarla dayanışma içinde yapıyor.

Her 7–8 nüfuslu ailenin en az 500 ile 600 kilogram isot kuruttuğunu söyleyen Kadınlar isotun tarladan sofraya gelene kadar bölge insanının neler çektiğini yaşamayanın anlayamayacağını belirtiyor. İş bitiminde acının tadının yalnızca isotta kaldığını ifade eden Kadınlar, “Bizim acı isotumuzun tatlı yorgunluğu oluyor.” diyor.


Şanlıurfa’da kadınların eylül ayının sonuna kadar 15–20 gün boyunca isotunu kurutmak için sabahın erken saatlerinde kalkıp gece geç saatlere kadar çalışıyorlar.

İsot ayıklandıktan sonra serilip 3 gün güneşin altında bekletiliyor ve daha sonra isota renk vermek için poşetlere konup terletiliyor.
Poşetleme döneminde ise her akşam poşetten çıkartılıp terinin alınıp bu işlem tam 7 gün sürüyor.


İsotu sofrada tüketirken değil de, sofraya getirene kadar çektikleri acıların daha fazla olduğunu dile getiren Kadınlar, bütün bu acıları kentte her yıl düzenlenen “en güzel isot” yarışmasında unuttuklarını belirtiyorlar.

100 kilogram isota 5–6 kilogram zeytinyağı karıştırıldığını söyleyen kadınlar, 10 kilo yaş isottan 1 ila 2 kilo kuru isot çıkartıldığını vurguladı.
Kadınlar, kilosu 7 ile 8 milyon lira arasında olan isotun Türkiye’nin değişik illerine gönderildiğini vurguladılar

http://www.fotokritik.com/842845

İsot Sezonu Başladı

Name:  xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx.jpg
Views: 1994
Size:  10.4 KB

Biberde hasat mevsiminin başlamasıyla Şanlıurfa'da da isot üretimi için hazırlıklar başladı. Kendi tarlalarında ürettikleri kırmızı biberleri isot haline getirmek için bölgedeki kadınlar var güçleriyle çalışıyor.

Biberde hasadın yapılmaya başlamasıyla Şanlıurfa Toptan Sebze Hali'nde kırmızı biber alışverişi hız kazandı. Tarlalarında ürettikleri ürünün yanı sıra halden de alışveriş yapan üreticiler, isot yapmak için çalışmalara başladı.

Günde 150 ila 200 ton arasında biberin satıldığı halde yaşanan hareketlilik esnafı da memnun ediyor. İlde yöre mutfağının baş tacı olan Urfa isotunu yapmak için Sırrın Mahallesi'nde kurulan isot kentte kadınlar bir yandan isot temizlerken bir yandan da ev ekonomisine katkıda bulunuyor.

İsot işini 10 yıldır yaptığını belirten İsmail Kahveci, "Yaş olarak 1,5-2 ton günlük yapıyoruz. Biberi önce hal pazarından alıyoruz. Burada patosa vurup tohumlarını çıkarıyoruz. Biberi sonra terlemeye bırakırız. Kuruturuz sonra makineye vururuz. Yaptığımız biberleri 81 ile gönderiyoruz. Almanya'da bile müşterimiz vardır. Biberden ellerimiz ve ayaklarımız yanıyor. Gece yapıyoruz, biraz daha rahat oluyor. Gece olunca ellerimiz ve ayaklarımız fazla yanmıyor" dedi.

Çadırlar içersinde çocuklarıyla yakıcı güneşin altında acı isotları temizleyen kadınlar, gecede acıdan yanan ellerinin sızladığını söylüyor. Günde ortalama 15 ila 20 ton isot temizleyen kadınlar her çuval için karşılığında 1 TL para aldıklarını söyledi.

Şanlıurfa'nın meşhur çiğköftelik biberlerini yapmak için sabah erken saatlerde isot tarlasına gelerek çalıştığını kaydeden kadınlar, "Bizim Urfa isotu elle yapıldığı için Türkiye'de ve yurt dışında meşhur. Bu yüzden bize çok talep geliyor.

Biz burada kırmızı biberleri önce temizleyip ardından güneşte kuruttuktan sonra torbalar içersinde terletmeye bırakıyoruz. Daha sonra kuruyan biberleri döverek Urfa isotunu ortaya çıkarıyoruz" diye konuştu.

Urfa isotu hazırlandıktan sonra çuvallar içersinde hal pazarında götürülüyor ve kısa sürede satılıyor. Şanlıurfa'da bölge insanının vazgeçilmez damak tatlarının başında gelen isot, uzun ve zahmetli bir yolculuğun ardından tarlalardan sofralara geliyor.

Sonbahara doğru tarlalardan toplanan biberler, köylüler tarafından toplanarak, çuvallarla hal pazarı esnafına satılıyor. Kamyonlarla hal pazarına getirilen biberler, isot yaparak geçinen aileler tarafından satın alınarak evlerinin bahçesine götürülüyor.

Burada yıkandıktan sonra saplarından ve çöplerinden ayrılan biberler, günler süren zor ve zahmetli bir işleme tabi tutuluyor.

Elle parçalandıktan sonra yerlere serilen naylonların üzerinde bekletilen biberlerin önce kuruması sağlanıyor. Ardından gün içerisinde ters yüz edilerek güneşlettiriliyor. Yaklaşık 10 günlük işlemin ardından rengi koyulaşan ve makinelerde çekilerek pul biber haline getirilen isot, zeytinyağıyla harmanlanarak o eşsiz tadı ve parlaklığını kazanıyor.

Genellikle kadınların çabasıyla yürütülen işlemler Sırrın Semtinde Tarım İl Müdürlüğü ekiplerinin denetiminde oluşturulan çadırlarda yapılıyor. Yıl boyunca küçük ev işletmelerin **** baharatçıların tezgahlarını süslen isot kilosu kalitesine göre 5 ile 25 TL arasında değişen fiyatlarla satılıyor.

İSOTUN HAZIRLANMASI

Şanlıurfalı kadınlar, tarladan toplanan ve daha sonra pul biber olarak ev şartlarında değerlendirilmesini şöyle anlattılar:

"Önce biberlerin sap kısımları ve tohumları çıkartılıp temizlenir. Daha sonra, naylon örtü içine konularak, güneş altına terleyerek karartılmaya bırakılır. Bu işlem, periyodik aralıklarla alt üst yapılarak, isot iyice kararıncaya kadar devam eder.
Kararan isot, daha sonra örtüden çıkarılarak kurutulur. İsot kurutulduktan sonra çuval içine konularak, tahta bir tokmakla dövülerek, pul biber haline getirilir.
Elekten geçirilen isota, isteğe göre bir miktar tuz ve zeytinyağı ilave edilir
.

Böylece,Şanlıurfa'nın meşhur biberi isot, artık kullanıma hazır hale getirilmiş olur."
(İHA)

http://www.63haber.com/haber_detay.asp?haberID=6055

denizakvaryumu Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön