View Single Post
Eski 09-10-2006, 14:43   #25
saka
Ağaç Dostu
 
saka's Avatar
 
Giriş Tarihi: 18-05-2006
Şehir: Ankara
Mesajlar: 378
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi gallus
bizim evlerimizde içmekan bonsailer için kullanabileceğimiz ve dışarıdan tedariki kolay olabilecek aydınlatma sistemleri nelerdir?
Belli başlı isim yapmış firmaların pek çoğunun bu gibi işlere özgü armatür ve lambaları mevcut. Endüstriyel zirai uygulamalarla, iç-mekan plantasyonları için geliştirilen sistemleri ayrı kulvarlarda değerlendirmek lazım. Her ikisi içinde firmaların çözümleri mevcut.
Örneğin ülkemizde yaygın tüketimi olan Osram’a bakacak olursak:
www.osram.com’ a girerek, katalogdan “floraset” kelimesini arattırın..
Karşınıza sanırım 4 adet armatür getirecek, ister bu armatürleri temin edebilir, isterseniz
sadece içerisindeki lambaları tek başına temin ederek kullanabilirsiniz.
Lambalar HQL (civa buharlıdır), dolayısıyla floresan değildir. “bitki floresanı” adı altında
ürünlerde bulmak mümkün ancak ben pek önermem, Erkan Bey’in de belirttiği gibi 6ay ile 1 yıl arasında her halükarda değiştirilmeleri gerekecektir. (Bu sebeple sizin durumunuzda tek bir bonsaininde aydınlatılmasında spot aydınlatma imkanıda verdiği için floresan yerine HQL daha öne çıkıyor.) Bununla beraner, yine belirtildiği için sıkıştırılmış civa buharlı lambalar, verimsizlikleri sebebi ile giderek metal halid veya seramik metal halidlere doğru yönelmekte.

Öte yandan flüoresan dendiğinde akla bek gelmeyen bir başka çeşiti T5 floresanlarda (ince parmak kalınlığında) durum floresanlara göre avantajşıdır. Her ne kadar bunlarda flüoresan olsa da, geleneksel flüoresanlara göre çok daha verimli ve hizmette daha az kayıpla kalmaları bakımından kullanışlıdır. Çok daha stabil bir kullanım ömrü vardır ve değiştirilme süreleri çok daha uzundur. Neredeyse, ömrü sonuna gelene kadar, ilk baştaki verimleri korunur. Bununla ilgili bir datagram gönderiyorum. T5 flüoresanları daha detaylı araştırmak isteyenler, VHO (Very High Output) veya HO (High Output) kelimeleri ile araştırsınlar. Ben bir kaç yıldır T5'leri akvaryumlarımda tecrübe ederim, kağıt üzerindeki avantajlarını, bitkilerde de gözlemlediğimi not edeyim.

Burada, “Basic” bildiğimiz geleneksel floresanlar. “Lumilux” ise Osram’ın T5 ürün kategorisi. Çizelgeden görüldüğü üzere, floresanların kullanım süreleri ilerledikçe
verimlerinde bir azalma sözkonusu. Bununla birlikte T5 floresanlar, neredeyse ölene kadar ayakta kalıyor.

Civa buharlı lambalara gelince:
Önce civa buharlı lambalarla yaşayan bir mekan fotoğrafı:

Burada, yukarıda belirttiğim Osram’ın “Floraset” armatürlerinde kullanılan civa buharlı lambalar kullanılmış,
www.osram.com.tr ‘den fiyat listesine ulaşarak ( http://www.osram.com.tr/pricelist/pricelist.pdf ) temin etmeye çalışabilirsiniz. Bu lambalardan 80 watt lık olanlar sanırım bonsai ler için kafi bir sarfiyat ve yeterlilik sağlayabilecektir. Bonsailerde spektrumun mavi bölgesinde yüksek çıktı veren lambaların,
gövde gelişiminde çok olumlu etkisi olduğunu bir yerlerde okuduğumu hatırlıyorum ki bunu “Bitki Akvaryumlarında Aydınlatma” adlı yazımda da belirtmiştim. Konuya daha fazla ilgi duyanların, göz atmasını tavsiye ederim.

Bu sebeple ben mümkün olduğunca en yüksek Kelvin değerine sahip lambayı seçmenizi tavsiye ederim ki; bonsainizin gövde gelişimine ışığın niteliğinin, niceliği kadar önemli olduğunu da bu vesile ile vurgulamış olalım..


Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi gallus
yukarıda Mine Hanım beyaz ışık için 200w demiş ama;eğer yanlış anlamadıysam bu bildiğimiz florasan ise bırakın 200 watt'ı 40-50 wattdan bile fazlasını bulmak mümkün değil hatta sorduğum elektrikçiler böyle bir florasan olmayacağını söylediler. bunun dışında birde lux olayı da satılan lambalarda kullanılan bir terim değil. elektrikçiler onu da bilmiyor. lümen diye birşey var internetten biraz araştırdım o da pek lüx ile paralellik gösteren birşey değil gibi.
Yukarıda da anlatmaya çalıştığım sizin de fark etmiş olduğunuz gibi, belli bir watajın üzerine çıkılma ihtiyacı varsa tek bir floresan lamba iş görmez ancak bu durumda da eğer isteniliyorsa
birden fazla lamba aynı anda çalıştırılarak 200Watt’a ulaştırılır. (bunu tavsiye etmem ama bir seçenek olarak mümkün olabileceğini belirtmek için ifade ettim) Cİva buharlı lambalarda, beyaz ışık elde etmek pek mümkün değildir. (teknolojisi gereği) Bununla birlikte tek bir lambada yüksek watajlara ulaşmak mümkündür. Benim size önerdiğim yukarıdaki lamba da 80watt lık güç tüketimine sahiptir ancak bilmelisiniz ki, beyaz ışık verme konusunda handikapları vardır. (Monokromatik alana kalan 3000-4000Kelvinler olasıdır)

Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi gallus

aydınlatma sistemlerinde kaç lümen olduğuna dair bilgiler var ama lux den bahsedilmemeiş.
benim sizden ricam bu bahsedilen terimler kullanılarak hangi özelliklere sahip bir aydınlatma sistemi kullanmam gerektiği. ben şu an için hiç yoktan iyidir diyerek (belki de doğru seçim; bilmiyorum) normal evlerde kullanılan yuvarlak 32 wattlık florasanlardan ufak bir düzenek hazırladım. Ama işe yarayıp yaramadığından emin değilim. daha iyi uygun bir seçenek varsa onu kullanmak isterim. tavsiyelerinizi bekliyorum. teşekkür ederim.
Lüks-Lümen?
Bu Lüks-Lümen konusuna da kısaca açıklık getirmeye çalışayım, çünkü çok karıştırıldığına şahit oluyorum. Lümen, kaynağında ölçülen bir birimdir. Kaynakta ne kadar aydınlatma ürettiğinizi ifade etmeye çalışırsınız. Her lambanın kaynağında ürettiği aydınlatmayı ölçmek mümkün olduğu için, bütün lambaların lümen değerlerini verebilmek mümkün olmaktadır. Bu sayede de lamba karşılaştırmaları yapabiliyoruz. Bunun yanı sıra, bir lambanın ne kadar ışık ürettiğini anlamak, aydınlatma projeleri için pek bir anlam ifade etmez. Zira asıl aydınlatma, “aydınlanma yüzeyi” ndeki başarı ile ortaya çıkar. Bu sebeple aydınlanma yüzeyinde ölçülen değerede lüks ile olarak ölçülür. Lüksmetre, veya ışık ölçer adı verilen bir cihazla ışık kaynağından farklı uzaklıklarda farklı aydınlanmalar okunabilir. Konuyu bir örnek üzerinde toparlamaya çalışacağım. 1000Lümen değere sahip bir lamba, 2 metre uzaklıkta 200 lüks aydınlatma sağlıyor diyelim. Aynı lamba daha kısa bir mesafe olan 1 metrede 250 lüks aydınlatma sağlayabilecektir. Dolayısıyla mesafe ve ortam şartları ile değişken olan lüks değerini lamba specklerine yazabilmek mümkün olamamaktadır. Firmalar bu sebeple, lambaların lüks değerlerini kataloglarına pek koyamazlar. (Bilemezler hangi mesadeki lüks değeri size lazım)

Bu arada belki işinize yarar, lamba karşılaştırırken bakmanız gereken ve bütün lamba speclerinden bakabileceğiniz değerlerden biride watt/lümen değeridir. Bu, harcanan her bir birim enerjinin (watt cinsinden) ne kadarının aydınlatmaya harcadığını anlamakta bir müşir olabilir. Örnek, iki adet 32 watt’lık floresan varsa, bunlardan lümen değeri yüksek olan daha çok aydınlık üretiyor, daha az ısı üretiyor vs. gibi düşünebilirsiniz. Bununla beraber atlanmaması gereken bir nokta, lümen değeri değiştikçe lambanın renk sıcaklığıda (Kelvin) değişmek zorunda kalabilecektir. Bu sebeple, karşılaştırmanızın tam bir anlam ifade edebilmesi için, her iki lambanında aynı Kelvin değerinde olduğuna dikka edin.

Mevcut, simit floresanınıza iş görmüyordur denemez, bunu ancak sizin gözlemleriniz ve düşünceleriniz belirler. Ancak belki de, bir HQL lamba ile değiştirmek daha doğru bir tercih olacaktır.

İç-mekan plantasyonları için bunları söyledikten sonra, Erkan Bey’in de ifade ettiği gibi HQI denen lambalara biraz değinebiliriz. Bu lambaları ülkemizde Metal Halide Lamba diye sorarsanız piyasada araştırırken sorduklarınıza anlamlı gelecektir. 70-150-250-400-1000-2000 watt gibi değerlerde lambalar bulmak mümkün. Bunlar işte yukarıda değindiğim Watt/Lümen değeri en yüksek olan lambalardır. Yani harcadıklarının enerjinin çok daha çoğunu ışık enerjisine dönüştürürler. Bununla beraber ateşleme süreleri vs. diğer lambalardan farklıdır. Bir lamba tam verimine fade ederek, 3-4 dakika da ulaşır. (Stadyum aydınlatmalarında lambalar söndüğünde ancak dakikalar sonra yeniden çalıştığını hatırlayın. Sebebi termik bir konu ve bir devre elemanı ile lambayı korumak için yapılmaktadır)

Hollanda seralarında 400-600-1000-2000Watt gibi lambalardan yüzlercesi bir arada kullanılabiliyor. Bunda hem bu ülkenin rüzgardan elektrik üretip, elektrikten fotosentez sağlayıp, buradan da lale soğanı üreterek toplamda fayda sağlaması var. (atılan taş ürkütülen kurbağaya değiyor) Hemde bu ülkenin coğrafi konumu gereği denk düşen güneşin tayfının yetersizliğini kompanse uğraşı etken oluyor. Teorik ve pratik olarak tek bir lambada wataj arttıkça verimlilik artar. Yani tek bir 2000wattlık lamba, iki adet 1000wattlık lambadan daha fazla aydınlık sağlar. Dolayısıyla endüstriyel zirai plantasyonlarda yüksek wattajlı lambaların tercih edilmesi ayrıca bir verimlilik kıstasından hareketle doğmaktadır. Kapalı alan plantasyonlarında bir destek veya tek aydınlatma olarak sentetik çözümlere başvururken hem spot aydınlatma sağlamak hemde kullanılacak reflektörün başarısı, lamba teknolojisi kadar önemle ele alınmalıdır. Örn. Tek bir bonsai veya iki üç grupluk bir saksı seti!..

Bu sebeple aslında armatür, reflektör başarısı gibi bir dizi etkeni de beraberinde konuşmak gerekir. Duruma göre uygun bir reflektörlerle bitkinin aynı lamba ile %40 daha fazla aydınlatılabileceği de söylenebilir. Keza artık neredeyse çağ dışı kalan, mekanik balast yerine iyi elektronik balast kullanmakta hem elektriği verimli tüketmeyi hem de toplam faydayı arttırmayı sağlayacaktır.

Burada her ne kadar bilen, bilmeyen veya araştıran bir arada olsa da, ilerde birisinin ihtiyacı olursa diye bitkilerin fotosentetik ihtiyaçları ile insan gözünün ihtiyaçlarının bir birine ne kadar ters olduğunu göstere şu eğrileri de koymak sanırım faydalı olacaktır.

Buradan görüldüğü üzere, yeşil alana doğru insan gözü en iyi görmeye başlarken; bitkiler daha ziyade mavi ve kırmızıya doğru fotosentez kabiliyetlerini arttırmakta. Bu sebeple, aslında bir bitkinin iyi aydınlatılmasını gözümüzle beğeniyor olmamız demek; bu aynı zamanda fotosentetik açıdan bitki içinde en iyisi olduğu anlamına gelmez. İşte, mavi ve kırmızı dalga boyları optimize edilmiş özel bitki lambaları bu fotopik curveden esinlenerek geliştirilir. Ancak bunlar özel imalat oldukları için genellikle pahalı kalırlar. Burada birazda ticari pazarlama taktikleri ile süslenen pazarlama stratejileri konuşur. Oysa adı bitki lambası olmayan pek çok lamba da, fotosentetik açıdan gayet tatminkar sonuçlar verebilecektir.

Plantastar gibi MH’ler 400, 600watt gibi yüksek tüketimlere çıktığında toplam verimlilikleri gerçekten artıyor. Ancak dendiği gibi bilhassa ev ortamı gibi kapalı mekanlarda, hem zor hemde çoğu durumda gereksiz kaçabilir. 600Wattlık bir plantastarı çalışırken gördüm, bence armatürüne fanlar vs. muhakkak koymak lazımdır. Hatta ev ortamında kablajı vs. de daha bir önem kazanmaktadır, zira unutulmamalıdır ki, aslında bunlar endüstriyel ürünlerdir.

Saygılarımla,

saka Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön