View Single Post
Eski 08-08-2008, 23:13   #6
üzüm
Ağaç Dostu
 
üzüm's Avatar
 
Giriş Tarihi: 30-10-2007
Şehir: Sarıcakaya/Eskişehir
Mesajlar: 1,607
İki kere kepçe ile "kuyucuk" kazdırdım; bir sorun ile karşılaşmadım. Şansdan belki...

İlki killi toprakda kazıldı. 3 mt. de sızıyordu. (günlük 2 ton) Künkleri üst üste dizip etrafına çakıl döktürdük. (Gelen çakıl yağlı çakılmış; uzunca bir süre yağı temizlemek için uğraştık). Çıkan toprağıda kuyunun olduğu bölgeye yayarak o kısmı biraz yükselttik; kuyunun çevresindeki toprağın nemli kalmasını önledi.

İkincisinde ise yine kepçe ile 1.5 mt'de bulduk. (günlük 1-1.5 ton çıkıyor. Belli bir seviyeye gelince kaçma oluyor. Onu önleyebilirsek biraz daha fazla olabilir) Altı kıraç toprak, daha fazla kazmaya gerek yok dedi kepçe operatörü. (Belediyenin kepçesi ile kazdırmışdık, operatörde yörenin insanı olduğundan bilgisi vardı.) Uzunlamasına genişletti. Şimdilik öyle duruyor. İnşaat işimiz bitince künk döşeyip (bu sefer eni geniş olduğunda yanyana iki sütün yapmayı düşünüyoruz) çakıl ile doldurmayı planladık.

İki kuyudada yöre insanından bilgi almıştık. İlkinde kazsak su bulur muyuz diye konuşurken 'çay için suyu buradan alırdık' dedilerdi. Onların söylediği yeri kazdırınca suyu bulmuştuk. İkincisinde ise su olabileceğini düşündüğümüz yeri defalarca köyün yerlilerine sorduk. (Aynı kişiye üçüncü kez sorduğumu biliyorum; belki daha fazla bile sormuşumdur.) İlk başlarda hatırlayan, bilen yoktu. Sonraları 'o taraflarda su vardı galiba' denmeye başlandı. En sonunda birisi 'biz çocukken su içerdik' deyince, hatırladığın yeri göster dedik. Onun söylediği yerde bulduk suyu.

Benim için künk döşemek beton dökmeye göre daha temiz bir iş. Yüzeye yakın su kullandığım için su bölgesinin etrafı batmamış oluyor.

üzüm Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön