View Single Post
Eski 13-05-2016, 21:50   #60
Gardenias
Ağaç Dostu
 
Gardenias's Avatar
 
Giriş Tarihi: 10-03-2016
Şehir: Antalya
Mesajlar: 237
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi inci gül Mesajı Göster
Uluborlu: Uluborlu, tarih öncesi devirlerden beri çeşitli medeniyetlerin hüküm sürdüğü yörede yer almaktadır. Uluborlu’nun 4000 yıl öncesi Hititler tarafından kurulduğu bilinmektedir. Bu döneme ait kalıntılara yörede hala rastlanmaktadır. Uluborlu, Türklerin fethi öncesinde Apolonia, Sozopolis, Mardion, Mardiyon, Mardiaion adlarıylada anılmıştır. 1070 yılında Türklerin egemenliğine girmiştir. Bu devirden sonra Uluborlu, Borgulu, Burgulu, Uluğborlu isimleri de almıştır.

Uluborlu’da yaklaşık 17 türde kiraz yetiştirilmektedir. Uluborlu kirazı Avrupa ülkelerinde çok tutulmaktadır. Ürünün büyük bir kısmı ihraç edilmektedir. İlçede Temmuz ayının ilk haftasında 2 gün süreli Altın Kiraz ve Yağlı Pehlivan Güreş Şenlikleri düzenlenmektedir.

ULUBORLU BELED0YE BA^KANLII
Uluborlu; ata memleketimiz olup; bu yüzden inşaat mühendisi olup müteahhitlik yapan, (ve Fransa'ya gidip baraj yapmayı öğrendikten sonra Türkiye'ye gelip Türkiye'de ilk baraj projesini çizen ve böylece Türkiye'ye çok fayda sağlayan ,Uluborlu'ya da baraj yaptırılması için önayak olan) babam tarafından bankalara teminat mektubu için teminat olarak gösterilmek üzere bir arazi satın almış ve İktisatçı olan annem de arazi boş kalmasın, ihracata yönelik, yetiştirilmesi elma gibi çetrefilli olmayan ve ekonomik değeri olan bir ürünü Uluborlu'da yetiştirmeyi kafasına koymuş olup; bu yüzden tarlamızdan biraz toprak örneği alarak yaşadığımız şehir olan Ankara'da, Toprak-Su 'ya toprak analizi yaptırtıp,toprağın çok kireçli olduğu ,dolayısıyla burada ihracata uygun "Napolyon Kirazı" denilen türün iyi yetişeceği,kirazın ise kışın soğuklama isteği nedeniyle iklim olarak da Uluborlu'ya uygun olduğu saptanmış olup,annemle babam o zamanlar köylülerin tüm itirazlarına ve köylülerin "siz üniversite okumuş insanlarsınız çiftçilikten birşey anlamazsınız" alaylarına rağmen yurtdışından Napolyon kirazı fidelerini getirtmiş ve Uluborlu'da (ata memleketim diye) aldığı tarlaya dikmişlerdir.
Uluborlu'da kurulan ilk Napolyon Kirazı bahçesi bize aittir.(Napolyon kirazı denmesinin sebebi; Napolyon gibi sapının kısa boylu olup,sapın ucundaki kirazının, Napolyon'un başı ve dolayısıyla aklı gibi büyük olmasından gelmektedir.)
İlk olduğu için Napolyon kirazındaki tozlaşma problemi ,iyi hesaba katılmamış olmasına rağmen ,bugün bütün o yöre kirazla geçinmekte ve kirazı direkt olarak yurtdışına ihraç etmektedir.Dolayısıyla kiraz o havzanın ekonomisine büyük bir katkı kaynağı olmuştur.
Sen çiftçilikten ne anlarsın diye alay edilen ve asıl mesleği İktisat olan Annemin öngörüsüyle o yörede -akıllıca bir araştırma neticesinde yöre özelliklerine uygun olması nedeniyle- çok güzel yetişen kiraz ,Avrupa'da "ULUBORLU KİRAZI" diye bilinen bir marka olmuştur.Ve Avrupa'da da bugün bu isimle bilinmektedir.
O zamanlar ürün gamını bilmeyen yöre köylüsü, ticari olarak elma yetiştirmekte, bunun dışında da, her evde kendilerinin yiyeceği meyve ağaçlarından birer ikişer bulundurmaktaydı.
Anne ve babamı yıllar önce kaybettik.Ruhları şadolsun...Ama onlar memleketlerine çok güzel bir hediye bıraktılar, "Uluborlu Kirazı" nın yurtdışında bir marka olmasını sağladılar.(Tıpkı babamın Türkiye'ye ilk baraj prototip projesini çizip barajların Türkiye'de artık Fransızlar tarafından değil de Türkler tarafından yapılmasını sağlaması gibi...Önceden Türkiye'de baraj yapılması pek bilinmiyordu,bu yüzden de milli gelirimizi yurtdışına vermek zorunda kalıyorduk.)
Vaktiyle Bulgaristan'da çalışıp, oradan memleketi Isparta'ya gelen bir Ispartalı'nın da bastonu içine (başka bir yörede yetiştirilmesin, sadece bizde olsun diye, sınırların dışına çıkarılması yasaklandığı için gizlice bastonunu oyarak içine gizlediği) "Isparta Gülü" diye bilinen ve parfüm endüstrisinin temeli olan gülyağı elde edilen mis kokulu gülün fidesini , Isparta'ya kazandırması gibi...Bugün Isparta'nın pek çok ilçesinde gülyağı fabrikası olup elde edilen gülyağı direkt yurtdışına ihraç edilmektedir.
Güzel Türkiye'mizin her yöresinde, öngörü sahibi insanların çoğalarak kendi yörelerinin zenginliklerini, özelliklerini ve değerlerini idrak edip su yüzüne çıkartarak, bölgelerinin kalkınmasına katkıda bulunmaları dileğiyle...

Gardenias Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön