View Single Post
Eski 04-03-2014, 20:39   #1919
nicholai hel
Ağaç Dostu
 
nicholai hel's Avatar
 
Giriş Tarihi: 27-09-2010
Şehir: Antalya
Mesajlar: 883
Merhabalar Sn. Charlaux,

Güzel bonsai elbette emeksiz olmuyor. Siz de bilirsiniz, Avrupa'da doğadan bonsai adayları toplayarak satan şahıslar, şirketler var. Müthiş adaylar bulup çıkarıyor ve iyi fiyatlarla satıyorlar, fakat onların ağaçları bile çoğu zaman büyük potansiyel barındıran "kütük" tabir ettiğimiz gövdeler oluyor. Yüzey kökleriyle, hareketli, karakterli, konik gövdesiyle, uygun yerlerden verdiği ana dalları ve en önemlisi bolca çatallanmış, sık öbekler oluşturmuş dal yapılarıyla "işte bu hazır bir bonsai" diyebileceğimiz ağaçlar, bu işin ticaretiyle uğraşan insanların bile çok nadiren karşılarına çıkıyor. Kaldı ki böyle bir ağaç bulunsa bile, onun bir bonsai olabilmesi için uygun boyutlu bir saksıya adapte olması gerekiyor ki bu süreç bazen on yıldan fazla zaman alabiliyor.

Turunçgillerde ise durum biraz daha farklı. Yaşadığım yer Türkiye'nin turunçgil cenneti. Çevredeki fidanlıklarda tüm ağaçlardan daha fazla turunçgil varyeteleriyle karşılaşmak mümkün. Fakat bonsai adayı olarak bazı önemli zorlukları bulunuyor. Bunlar örneğin; büyüme hızları, büyük sayılabilecek yaprak boyutları, kabuksuz, genelde hareketsiz gövde yapıları, köklerinin saksı ortamında sağlıklı gelişim konusunda gösterdiği bazı dezavantajlar, meyve üretme arzuları ve ağaç zararlılarınca çokça tercih edilen türler olmaları şeklinde sıralanabilir, daha da çoğaltılabilir.

Diğer yanda yine aynı iklimde yetişebilen zeytin, nar, ateş dikeni, oya gibi pek çok ağaç ve çalı türleri bakım ve şekillendirme konusunda çok daha zahmetsiz, çok daha rahat cevap alınabilen türler olarak karşımıza çıkıyorlar.

Bu türlerden herhangi birinin örnek görsellerini araştırdığınızda, turunçgil türleriyle yapılmış bonsai denemelerinden çok daha başarılı örneklerle karşılaşacaksınızdır.

Yukarıdaki ağaç ise istisna sayılabilecek kadar güzel bir eğitimden geçmiş ve böyle heybetli bir görsele ulaşmış. Çok az örnekte böyle bir güzelliğe rastlayabiliyoruz.

Elbette üzerinde çalışmadan, denemeden bu görsellere ulaşılmıyor. Eğer ileride bahçeli bir evim ve imkanım olursa da üzerinde denemeler yapmayı düşündüğüm bir aile, turunçgiller.

Meşenize gelecek olursak, bahsettiğiniz ağacı biliyorum, henüz biraz genç bir aday. Üzerindeki yara için endişe etmenize gerek yok, o yaranın üzerinden daha çok sular akar. Belki o dalı çok daha geriden budarsınız, belki zamanla etrafını geliştirip ağaca farklı bir karakter katan bir kovuğa dönüşür, bunların hiçbiri olmazsa bile en son aşamada o bölgeye bir işlemle şu ankinden çok daha estetik bir görsel oluşturacak bir kovuk ya da ölü gövde çalışması yapabilirsiniz. Şimdilik sadece ağacınızın doğru bir bakımla bolca gelişime ihtiyacı var. O artık üzerindeki o eski yarayı sizin kadar önemsemiyor, siz de kafanıza takmayın.

Benim dev begonvil ise gayet iyi durumda, ilginiz için teşekkür ederim. Günden güne büyüyor, bir aya kadar balkondaki yerini alacak. Biliyorsunuz sadece bir kütük olarak eve getirmiştim, oldukça iyi köklenmiş olacak ki, o gövde üzerinden verdiği sürgünlerin boyu şu an 150 cm.e ulaştı. Saksı ve gövde boyunu da ekleyince tavana değmesine az kaldı yani.

Balkona çıkarırken bu sürgünlere derin bir budama yapıp eğitimine başlayacağım.
Gelişmeleri ilgili konudan paylaşmaya devam edeceğim.

Sağlıklı ağaçlar, keyifli hobiler diliyorum...

nicholai hel Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön