Araçlar

Bookmark and Share






Haydutların ormanında gezi

Ortaçag'da krala yaranmak için köylüleri baskı altında tutup, sömüren Nottingham Şerifi'ne karşı gelen Robin Hood'un maceralarını duymayan yoktur. Baladlardan günümüze kadar gelen Robin Hood hikayeleri cumhuriyetçilere göre gerçektir, muhafazakarlara sorarsanız ortaçağ köylülerinin uydurduğu söylentiden öte birşey değildir. Kimine göre ormanların prensi fakirlerin dostu, kimine gore hırsızların prensi, haydut... Memleketinde o hala bir kahraman...

Robin Hood, Marian ve Şerif mitolojiden çıkıp Nottingham'a Sherwood Ormanına geri dönseler hayatlarına aynı popülerlikle ve bıraktıkları yerden devam ederlerdi hiç kuşkusuz..

İngiltere'nin başkenti Londra'dan kara yoluyla dört saat uzaklıktaki Nottingham şehri sınırları içindeki Sherwood Ormanı'nda, haydutların saklandığı mağaralar ve Ortaçağda yapılmış taş evler Robin Hood ve çetesi oradan ayrıldığından beri koruma altında tutulmuş. Lord Byron'un endüstrileşmesine dayanamayıp Yunanistan'a kaçtığı Nottingham şehri modernleşirken şehrin kahramanının yaşadığı mekanlar bozulmamış. Bir de dantel endüstrisi... Buna değinmeden geçemeyeceğim... Yüzyıllar önce başlayan geleneğe göre yüzlerce kadın bir bina altında dantel yapıyor ve el işi ticaret ürününe dönüşüyor. Bizim ev hanımlarının elişine verdiği emek benzer girişimle değerlendirilse Türkiye'nin diş borçları kapatılırdı...

Nottinghamshire bölgesine adımınızı atar atmaz üzerinde 'Robin Hood Country'-Robin Hood ülkesi yazısı kocaman tabela karşınıza çıkıyor... Ardından Robin Hood Yolu, Robin Hood Mağarası, Robin Hood Bahçesi, Robin Hood Gölü gibi ilk iki kelimesi aynı olan birçok tabela takip ediyor...

Robin Hood'un nerede yaşadığını kime sorsanız Sherwood ormanı cevabını alırsınız... Kraliyet ailesinin mülkiyeti olan diğer ormanlar gibi Ingiltere'nin en iyi bakılmış ormanlarından olan Sherwood, Ortaçağ'da
balta girmemis diye tabir edilirmiş....

Sherwood Ormanı'nda ağaçlar olsa da tahmin edebileceğiniz türden bir orman değil... İlk defa gitseniz de kaybolma ihtimaliniz hiç yok, piknik yapmak, çimenlere oturmak, araç park etmek yasak. Sadece ağaçların arasında açılan patikalarda yürüyorsunuz. Her tarafta görevliler var, hatta ormanın bazı bölümleri kameralarla gözetim altında...

Hikayede adı geçen Robin Hood'un kraldan çalıp fakirlere verdiği geyikler hala ormanın en önemli varlığı... Karaca ve geyiklere ayrılan bölümlere girilmiyor, hayvanat bahçesinde gibi karşıdan görebilirsiniz... Ormanın bazı bölümlerinde çam ağaçları öylesine büyük ki Robin Hood hikayelerinde haydutların şeriften büyük çam ağacı içinde saklandıklarına inanmamak elde değil... Ormanın en büyük çam ağacı, yaşının 800 yılın üzerinde olduğu tahmin edilen 'The Major Oak'.
Yüksekliği 10 metre, dallarının uzunluğu 30 metre olan bu büyük çam ağacının ağırlığının 23 ton civarında olduğu tahmin ediliyor. Çok uzun olan dalları kalaslarla desteklelenen büyük çam ağacının sağlık durumu düzenli olarak kontrol ediliyor. Efsanevi ağaci görmeye gelenlerin daha yakınına gelip ona zarar vermelerini önlemek için etrafı çitle çevrilmiş.

Sherwood'un son derece bakımlı agaçları ve çalılıkları arasında dolaşırken doğaya bu derece medeniyeti sokmak çok doğru mu sorusu aklımı meşgul ediyor... Orman çok iyi bakıldığı için doğal görünmüyor, karanlıkta korkacağınız önünüze hangi vahşi hayvanın çıkacağını bilmediğiniz türden degil... Bir çığlık atsanız Nottingham polisi aynı dakika içinde yanınızda olur. Çalılıklar köklerine kadar temizlenmiş ve her bitki topluluğunun altı açıkça görülüyor. Bölgedeki yılanlar ve yarasalar insanoğlunun istilasına uğradıklarını düşünüyorlardır!… Bu derece doğal olmayan Robin Hood ülkesinde herşey medeniyetin son noktasına kadar ulaşmış ve her yol efsanevi kahramanı daha iyi tanıtmak için düzenlenmiş... Bu tanıtımdan yorulunca da beş yıldızla çay bahçelerinde sütlü çayın yanında biskuvi ve çikolatalı kek ziyafetiyle enerji toplayıp gezinize devam ediyorsunuz...

Sherwood Ormanı'nın kuzeyinde Kraliyete ait evler, doğusunda ise Trent Nehri boyunca tarımsal alanlar uzanıyor. Bu tarım alanları arasında Laxton kasabasının etrafındakı tarlalarda Ortaçağda keşfedilen "Acık Alan" tarım sistemi hala uygulanıyor... Kasabanın etrafında üç büyük tarlaya bölünen alanda herkes kendine ayrılan şeridi işliyor, böylece toprak, kasaba halkı arasında eşit olarak paylaşılmış oluyor. Özel mülkiyetin ulaşmadığı bu kasabada 18'inci yuzyılın tarım devrimine hala geçilmemiş. Artan nüfusla küçük bölümlere ayrılıp ardından aralarında duvarlar örülen ve hendekler açılan tarım devrimi ıskalanmış gibi görünüyor... Herkes monarşinin başı kraliçe için çalışmaktan mutlu, bana sorarsanız hala Robin Hood'un ne yapmak istediğinin farkında değiller, sanki dünyadan habersiz bir çeşit derin uyku periyodu içindeler...

GERÇEKTEN YAŞADI MI?

Hikayeye gore Robin Hood, genÇ, güçlü ve yakışıklıdır .. O zamanlar bu tanıma uyan her erkek gibi kraliyet ordusunda askerdir. Kral Richard'ın ordusunda gittiği savaştan döndüğünde bir çok değişiklikle karşılaşır. Yeni kral John, ülkede otorite sağlamakta zorlanırken, Nottingham şerifi halkın mallarını gasp etmesinin yanısıra halktan zorla para toplamaktadır... Ölen babasının mallarının da gasp edilenler arasında olması üzerine öç alma duygusuyla hiddetlenen Robin'in, şerife karşı gelmesi aralarındakı mücadelenin başlangıcı olur...

İngiliz köylü sınıfına mensup bir askerken şerife başkaldırmasıyla kulaktan kulağa gezen hikayesi ve adına yazılan baladlarla dünyanın en ünlü asisi haline gelen Robin Hood hakkındaki belgeler Robert Hood ve Matilda adında bir çiftin gerçektan yaşadığını gösterir hatta mezarı bile bulunmuştur. Nottingham şehrinin 1323 yılı kaynaklarına göre Robert Hood adında biri kraliyet ordusunun emrinde çalışmış. Robin Hood'un gerçek olduğuna inananlar, Hood çiftinin kahramanlıklarının halk türkülerinde Robin ve Mariana dönüştüğünü iddia ediyorlar... Caxton matbaasının 1447 yılında Westminister'da kurulmasına kadar sözel gelenek de ağızdan ağıza dolaşan bu kahramanlık hikayeleri matbaayla yazıya geçirilmiş. Kimi tarihçilere göre bu halk arasında söylenen baladlar bugünün tarihi kaynaklarına oranla gerçeği daha çok yansıtır.

Robin Hood'un hikayesinin gerçekliği kesin değil ama hikaye anlatma ve dinleme geleneğinin tüm kültürlerde önemli bir yere sahip olduğu bir gerçek... Kulaktan kulağa söylenerek günümüze kadar gelen bu hikayeler, destanlar, halk türküleri anlatılmaya başladıkları dönemi yansıtıyorlar… Robin'in hikayesi gibi hoşa giden ve dinleyici bulanlar kulaktan kulağa geziyor...

Kaynak: www.hurriyetim.com.tr
29-11-2005
Yazılım vBadvanced CMPS, Forum vBulletin Version 3.8.5 Copyright ©2000 - 2020, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0
agaclar.net © 2004 - 2020