Araçlar

Bookmark and Share






Doğu Anadolu Gezi Notları

Doğu ve Güneydoğu Anadolu barındırdığı uygarlıkların izlerini hala taşıyan şaşırtıcı bir bölge. Aslında tam bir turizm kaynağı. Ancak Yıllardır çözümlenemeyen terör illeti buraları turizm cenneti olmasını engelliyor. Çoğu insan gelmeye çekiniyor. Açıkçası bize de ne işiniz var oralarda diyen çok oldu. Yolumuz haberlerde, baskınlarda duyduğumuz yerlerden geçti.

Name:  vildan%C3%A7atak01942[1].jpg
Views: 3324
Size:  33.9 KB

Ama orda bir köy var uzakta. Şarkı türkü değil onlar bizim köylerimiz. Zorlu yolları, kerpiçten damları, çamuru, tezeği ile. Çocuklarımızı eline silah verip 2 ay eğitimle dağlara gönderebiliyorsak, biz gezmek için gitmekten niye çekinelim? Orada da bizim insanlarımız yaşıyor, çocuklar doğuyor, büyüyor.

Name:  DSC22095.jpg
Views: 2598
Size:  35.3 KB

Doğu Anadolu’yu gezi programlarınıza mutlaka alın arkadaşlar, deniz gezilerini her zaman yaparsınız.
04-11-2008
Eski 04-11-2008, 01:23  
Vildan Sönmez
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 01-08-2005
Şehir: K.çekmece
Mesajlar: 5,159
3 günle sınırlı keşif gezimizde zamanın darlığı yüzünden, birçok yeri es geçtik. Erzurum, Kars, Ağrı her biri en az 1 er gün isteyen yerler Van ve çevresine bir gün bile yetmez. Bu gezinin hakkı en az bir hafta olmalı.

Name:  vildanerzurum123[1].jpg
Views: 2847
Size:  33.0 KB

Name:  tortum 107.jpg
Views: 3238
Size:  40.0 KB

Yusufeli’nden çıktıktan sonra Erzurum yolu üzerinde Tortum şelalesine kısa bir ziyaret yaptık. Tesis kapalı ve şelalenin suyu oldukça azdı. Tortum gölü kenarından geçerek Erzurum’a geldik. Eser ve Yerten’i havalimanından aldık. Doğu Anadolu kadromuz tamamlandı. Yerten coğrafya bilgisi ve şeker gibi anlatımı ile, Eser fotoğraf kompozisyonu hazırlamaktaki becerisi ile göz doldurdu.

Vildan Sönmez Çevrimdışı Kurallara Aykırı Mesajı Bildir IP  
Eski 04-11-2008, 01:26  
Vildan Sönmez
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 01-08-2005
Şehir: K.çekmece
Mesajlar: 5,159
Önce Erzurum Üniversitesi kampüsünde bir tur attık. Kimlik kontrolu filan yoktu. Aklıma Akdeniz üniversitesindeki olay geldi.

Çifte minareli medreseye geldiğimizde sağanak yağmur yağıyordu. Açık avlulu, iki katlı, Anadolu’nun en büyük medresesi olma özelliğine sahip Çifte Minareli Medresenin Avlusunda resim sergisi vardı. Sonra Taşhan’da Oltu taşından yapılmış takı ve hediyelikler satan dükkanları gezdik.

Name:  vildankars1[1].jpg
Views: 3150
Size:  45.5 KB

Name:  vildankars36[1].jpg
Views: 2897
Size:  41.5 KB

Küçük el tezgahlarında altın ve gümüşle birlikte, sabırla işlenmiş siyah ve nadiren yeşil taşlardan yapılmış takılar, tokalar, tespih, ağızlıklar.. Bu ürünler Rüstem Paşa Bedesteni'nde satılıyor. Halen çarşı olarak kullanılan ve Taşhan da denen iki katlı bu yer Kanuni Sultan Süleyman'ın sadrazamı Rüstem Paşa tarafından yaptırılmış.

Gezimiz 3 günle sınırlı olduğundan Erzurum’a ayıracak vakit azdı. Öğle yemeğinde cağ kebabımızı yedik. Kalite kontrol tamam, Pamukspor’a şimdiden afiyet olsun. Ancak kadayıf dolmasının sadece tadına baktık. Bize göre biraz ağır bir lezzetti.



Erzurum’a tam bir gün ayrılsa, Ulu Cami, tuğla minaresi ve çini motifleriyle tanınan Yakutiye Medresesi, Üç Kümbetler, minare ve gözetleme kulesi iken sonradan saat ilave edilen Saat Kulesi, Erzurum Kalesi gezebileceğimiz noktalardan bir kaçı. 93 Harbinde gösterdiği kahramanlıkla unutulmaz Nene Hatun'un mezarını ve Aziziye Tabyalarını ziyaret edebilirdik.

Vildan Sönmez Çevrimdışı Kurallara Aykırı Mesajı Bildir IP  
Eski 04-11-2008, 01:27  
Vildan Sönmez
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 01-08-2005
Şehir: K.çekmece
Mesajlar: 5,159
Pasinler, Horasan , Sarıkamış, Çatak, Selim üzerinden Kars’a geldik. Erzurum’daki gibi hızlı bir şehir turu yaptık. Kars çayı üzerindeki Taşköprü’de inip tarihi hamamlara ve Kars kalesi’ne karşıdan bakıp fotoğraflarını çektik. Ruslardan kalma taş yapılar ve sokaklardaki heykelleri dönüşte bir kez daha görmeyi umuyorduk (Özellikle Eser, aklı Kars’ta kaldı arkadaşımızın.). Bizden sonraki grubun kalacağı Siner oteli teftiş ettikten sonra yollara düştük yine..

Name:  kars01816.jpg
Views: 2615
Size:  39.9 KB

Name:  kars5182.jpg
Views: 3048
Size:  57.3 KB

Burada da bir gün kalabilseydik o sokakları yürüyerek dolaşmak ne güzel olurdu.Çıldır Gölü’nü Tarihimizde acı izleri bulunan Sarıkamış’ta yapılan anıtı, bugün cami olarak kullanılan Havariyyun Kilisesi’ni, Namık Kemal evi ve Kars kalesini gezerdik.

Vildan Sönmez Çevrimdışı Kurallara Aykırı Mesajı Bildir IP  
Eski 04-11-2008, 01:29  
Vildan Sönmez
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 01-08-2005
Şehir: K.çekmece
Mesajlar: 5,159
ANİ

Kars’dan doğuya Ermenistan sınırına doğru 45 km’lik mesafede Ocaklı Köyü’ne Ani harabelerine doğru yola çıkıyoruz,

Ani harabeleri bence bu turun 1 numaralı noktası. Araçtan inip surları ve burçları gördük. Ama kapıdan girince resmen nutkumuz tutuldu. Tek kelimeyle muhteşem. Bu yaşıma kadar birçok tarihi eser gördüm çoğuna bakıp geçtim doğrusu. Ama Ani harabeleri kadar etkilendiğim bir yer olmadı. 8,5 hektar alanda kurulu kent kalıntıları birbirinden kısa yürüyüş mesafelerinde. Biz 1,5 saate koşarcasına tamamladık. Ama en az 2-3 saat hakkı buranın. Anadolu’nun muhteşem coğrafyası içindeki Ani harabelerinde, binlerce yıl koyun koyuna yaşamış Ermeniler, Persler, Selçuklular, ateşe tapanlar, Hıristiyanlar, Müslümanlar. Her kültürden izler var burada.

Anadolu’da inşa edilen ilk cami ve ermeni kilisesi yan yana. Zaten Ermenistan’la aramızda sadece Arpaçay nehri sınır oluşturuyor. Nehrin karşı kıyısındaki Ermenistan topraklarındaki taş ocakları, kamyonlar ve çalışanlar görünüyor. Yakın zamanda, kalıntılara zarar vermemesi için Unesco patlayıcı kullanımını yasaklamış.

Name:  DSC20174.jpg
Views: 3021
Size:  27.2 KB

Name:  DSC20207 (2).jpg
Views: 2853
Size:  26.2 KB

Ani harabeleri bir Ortaçağ kentinden günümüze kalanlar. Zamana direniyor, kısmen restorasyon yapılmış ama hemen göze batıyor. Duvarlarda yazılar, maalesef Ali Ayşe’yi burada da seviyor. Adam Kars’a kadar gelmiş, Ani harabelerinin duvarına yazmış, pes vallahi.

Ani harabelerinde MS 1001 yılında kilise olarak inşa edilmiş “Büyük Katedral”, 1064 yılında Sultan Alpaslan’ın Ani’yı fethinden sonra camiye çevrilmiş. Duvarlarında, Hz. İsa’nın hayatının anlatıldığı Tigran Honen Kilisesi, Güneş saatiyle dikkati çeken Abukhamrent Kilisesi ile Aziz Prkich Kilisesi de başlıca yapılar. Selçuklu mimarisinin izlerini taşıyan Ani harabelerinde ayrıca saray, kervansaray ve hamam bulunuyor. Ani, Hıristiyan Ermeni inanışınca kutsal sayılan yerlerden biri. Ani harabelerinin kapı kanatlarının altından olduğu ve Ruslar tarafından götürüldüğü söyleniyor.


Name:  DSC20207.jpg
Views: 2642
Size:  44.0 KB

Name:  DSC22221.jpg
Views: 2637
Size:  44.7 KB

Vildan Sönmez Çevrimdışı Kurallara Aykırı Mesajı Bildir IP  
Eski 04-11-2008, 01:30  
Vildan Sönmez
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 01-08-2005
Şehir: K.çekmece
Mesajlar: 5,159
Ani’den Kars’a dönüp ( 45 km ) oradan Digor’a 75 km yolumuz var. Fahri görevlilere başka yol var mı diye sorunca görevli araca baktı 10- 15 km .de Digor’a giden toprak bir yol olduğunu ama otomobil veya otobüsün giremiyeceğini söyledi, Arabaya baktı senin araba gider dedi. Yola girdik, ama öyle bir yol ki kuş uçmaz kervan geçmez dediklerinden. Issız, çamur, çukurlu, tümsekli, Hava da kararıyor bir yandan. Görevli haklıymış, bu yola bizden başkası girmez! Böylece jeep safarimizi de tamamladık.

Neyse Digor yoluna girdik. Artık otelimizde yemeğimizi yiyip dinleneceğiz diyoruz. Önümüzden demir profil yüklü arkası açık bir kamyonet gidiyor. Hızla giderken yola bir şey düştü. Havaya zıpladı, bomerang gibi dönerek üstümüze geliyor, Aman, aman, Allah, dikkat, biz bağırıyoruz, Fahri direksiyonda sağ sol yaparak durdu. Cisim de yok oldu derken Doğanay bağırdı: Arabaya saplanmış diye. 60-70 Santimlik üçgen profil sol ön fara resmen ok gibi girmiş. Diğer araca yetiştik. Jandarma ve polisi aradık. Arabadan indik olabilecekleri düşünüp senaryolar üretirken 3 kız tir tir titriyoruz, soğuktan sandık. Az sonra titrememiz daha doğrusu korkumuz geçince, Yerten’in getirdiği çekirdekleri çitlemeye başladık. Ama gidiş ve geliş yönünde gelen araçlar farlarını yakıp uzakta bekliyorlar. Yolda bir şeyler olduğunu farkediyorlar ama yanımızdan geçmeye korkup geri dönüyorlar gece vakti.
Görev bölgesi dışı da olsa silahlı jandarmalar geldi. Balıkesir’li teğmen duruma bakıp anlaşmamızı önerdi. Bu arada da 3 gün önce 10 km .ilerde yola baskın yapıldığını söyledi. Polisi arayıp, anlaştığımızı söyledik Tuzluca’da zabıt tutup Iğdır üzerinden Doğu Beyazıt’a doğru hareket ettik.

Saat 23.00 de otelimize vardık. 11.00 de Erzurum çıkış, 23.00 de Doğubeyazıt, Ne dersiniz? Simer otelde bizi bekliyorlardı.

2.gün Meteor çukuru, Nuh’un gemisi ve İshakpaşa Sarayı var programda.

“Ağrı” deyince aklımıza ilk Ağrı dağı gelir ya, hava koşulları görmemize izin vermedi. Otelimiz aslında Ağrı dağı manzaralı ama hava kapalı. Kahvaltımızı edip meteor çukuruna doğru yollara düştük tekrar.

Vildan Sönmez Çevrimdışı Kurallara Aykırı Mesajı Bildir IP  
Eski 04-11-2008, 01:31  
Vildan Sönmez
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 01-08-2005
Şehir: K.çekmece
Mesajlar: 5,159
Meteor çukuru Küçük Ağrı dağının eteklerinde. Gürbulak Gümrük Kapısı'nın hemen yanından tarif edilen yola girdik, yol tabelası yok. Uzakta Sarıçavuş köyü var, bizim gittiğimiz yönde ise jandarma karakolu. Askerler önce gidin diye işaret ediyorlar, biz devam edince silahlı bir asker bize doğru koşuyor. Geri dönüp diğer yola gidiyoruz, 2 km kadar sonra çukuru buluyoruz.

Kırın ortasında etrafı tellerle çevrili, başka da hiçbir koruması olmayan bir çukur. 1892 yılında büyük bir göktaşı 60 m derinliği 35 metre genişliğinde bir çukur açmış. Alaska’dan sonra dünyada 2. ancak yağmur, rüzgar ve karların taşıdığı topraklarla dolmuş, şimdi derinlik sadece 30 metre ama yine de çok ilginç Yerten yine bilgi veriyor bize.u



Meteor çukurumuzu da gördükten sonra Nuh’un gemisine sıra geldi. Yine tepelere tırmandık Küçük bir tesisin yanından geçtik. Gemiye benzer bir oluşum arıyoruz. Bir çoban sürüsünü otlatıyor. Yanına gidip sorduk, meğer geçmişiz. Tesisten görülüyormuş. Geri göndük. Bir parça hayal gücünüzü kullanmanız gerekiyor. Nuh’un gemisinin izi bir doğal anıt, gemi şekline benzer bir iz. Tepedeki bakımsız kafenin duvarlarında Nuh’un gemisi hakkında detaylı bilgiler ve burada yapılan sismik araştırmalarla ilgili fotoğraflar var..

Yiyecek ya da içecek hiçbir şey yok. Görevli amcanın 4 karısı 17 çocuğu varmış. Fotoğraf çektirmeyi de çok seviyor.

Vildan Sönmez Çevrimdışı Kurallara Aykırı Mesajı Bildir IP  
Eski 04-11-2008, 01:34  
Vildan Sönmez
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 01-08-2005
Şehir: K.çekmece
Mesajlar: 5,159
Artık İshakpaşa sarayına gidebiliriz. Yapımı 99 yıl süren İshakpaşa sarayı 1784 de tamamlanmış. Yüksek bir tepede kurulu. Yukarılardan sarayı seyretmek mi, yoksa saraydan ovayı seyretmek mi güzel karar veremedim doğrusu. Büyüleyici bir yer. İshakpaşa sarayı da en beğendiğim tarihi eserler arasında artık.

Osmanlı mimarisi’nin harikalarından biri. Onca kalabalık olmasa sanki bir masalın içindeymişsiniz de bir yerlerden bir şehzade, zindanlarda bir mahkum göreceğiniz hissine kapılabilirsiniz. Kapılarda ve duvarlarda muhteşem çiçek ve meyveleri tasvir eden oymaları, hayvan ve insan figürleri, haremlik, selamlık, göz kamaştırıyor. Osmanlı, Selçuklu Fars mimarisi ile Avrupa Barok üslubunun etkileri görülüyor. Aynı zamanda külliye özelliğini taşıyan sarayın taş duvarlarındaki boşluklarla, merkezi ısıtma sistemi daha o yıllarda oluşturulmuş.

İshak Paşa, misafiri olan İran elçisi Topkapı Sarayı’na gidip İshak Paşa’nın sarayının daha güzel olduğunu söyleyince devrin padişahının hışmına uğrayıp görevden alınmış ve sürülmüş.

Mem-u Zin” adlı eserin yazarı, Ahmedi Hani’ye ait, “Hani Baba Türbesi “ de İshak Paşa Sarayının üst kısmında. İshakpaşa Sarayı yakınındaki kayalıklar üzerinde“Doğubayazıt Kalesi” kurulmuş, Saraydan çıkıp bir kez de tepeden seyredip fotoğraflarımızı çektikten sonra Doğu Beyazıt’a geldik.

Name:  vildandbey0288[1].jpg
Views: 7051
Size:  63.3 KB

Name:  vildandbey0304[1].jpg
Views: 3062
Size:  26.2 KB

Doğu Beyazıt’ta yöresel yemekler yapan bir yere gittik. Özellikle keledoş köftesi ünlü, hazırlaması uzun sürdüğünden önceden sipariş vermek gerekiyormuş. Biz de Doğu Beyazıt’ta İstanbul’lu olarak, Bursa usulu İskender yiyoruz. Ben daha hızlı yiyip bir fotoğraf stüdyosu buldum. Makinemin hafıza kartı dolmuş. Acele üç CD ye yazdırdım. Sağanak yağmur bastırdı ama Oh içim rahat ya.

(Bana öyle geliyormuş meğer, CDlerin başından birkaç foto açılıyor geri kalan yaklaşık 200 fotoğraf hata veriyor. İstanbul’a dönünce Taner ve Nida çok uğraştıysa da olmadı. İshakpaşa’dan 2-3 tane var, Nuh, Meteordan ve hiç fotoğrafım yok.)

Vildan Sönmez Çevrimdışı Kurallara Aykırı Mesajı Bildir IP  
Eski 04-11-2008, 01:35  
Vildan Sönmez
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 01-08-2005
Şehir: K.çekmece
Mesajlar: 5,159
Van’a Çaldıran üzerinden gideceğiz. Önümüzde 2 önemli geçit var Tendürek ve Gönderme geçitleri.

Name:  DSC22050.jpg
Views: 3660
Size:  30.5 KB

Tendürek dağına tırmanışta arkamızda bıraktığımız manzara karşısında Yerten ve Eser’le birlikte Fahri’yi durup biraz geri geri gitmek zorunda bıraktık, Ne var ki burada demişti ama daha sonra fotoğraf çekmiş olduğunu gördüm. Güzelmiş yani. Yolun büyük kısmında simsiyah, koyu kahverengi ya da gri tuhaf kaya parçalarını ilk gördüğümüzde şaşırdık. Bazen geniş bazen dar ama kilometrelerce bir alana yayılmış bir lav yığını.

Geçitte ilerlerken dağdan çıkan tüfler ve bir lav akıntısının oluşturduğu göz alabildiğine uzanan görüntü çok farklı ve güzeldi. Tüf ve lav akıntılarının oluşumu bilgilerini Yerten hoca’dan dinledik, canlı yayın adeta. Tam bilim kurgu film çekimi için yer. Yüzüklerin efendisini gel burada çek kardeşim. Ne işin var Yeni Zelanda da. Tendürek Geçidi’nin görüntüsü şaşırtıcı olduğu kadar ürpertici de. Ama gerçekte ise burası adeta eşkiyaya kamuflaj için ideal bir alan. Çevrenin siyahlığı ve gecenin karanlığı birleşince düşünün. Bu yüzden sık sık askeri kontrol noktası var.

Tendürek volkan konisi Doğu Beyazıt ile Çaldıran arasında 3533 m yükseklikte. Kars-Erzurum platosu bu dağdan çıkan tüflerden oluşmuş. Tendürek geçidi de 2650 m ile ülkemizin en yüksek ikinci geçidi.

Gönderme geçidi Van Çaldıran arasında 1930 metre yükseklikte.(buradan aklımda kalan fazla bir şey yok).

Vildan Sönmez Çevrimdışı Kurallara Aykırı Mesajı Bildir IP  
Eski 04-11-2008, 01:37  
Vildan Sönmez
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 01-08-2005
Şehir: K.çekmece
Mesajlar: 5,159
Karadeniz’de gezerken, dağ taş yemyeşil, çiçekler tarla misali. Doğuda ise bir o kadar çıplak. Sadece Mayıs ayında olmamızdan mıdır, ağaç olmasa da yemyeşil çimenler var. Yaz sıcakları başlayıp onlarda sararınca buralarda yeşile hasret başlayacak demek ki.

Name:  DSC20015.jpg
Views: 2837
Size:  48.7 KB

Muradiye’ye yaklaştıkça doğa ve köylerin görüntüsü de değişmeye başladı. Ağaçları, çiçekleri özlemişiz. Yol boyu düzenli evleri olan köyleri gördük. Deprem sonrası kurulan köylermiş. İlçeye gelmeden 10 km . mesafede Muradiye şelalesini gezeceğiz. Önce piknik alanından geçiyoruz. Pazar günü piknikçi vatandaşlarımız akın etmiş. Mangalların dumanları tütüyor, salıncaklar kurulmuş, yürüyenler top oynayanlar cıvıl cıvıl. Gençler suya giriyor, köprünün diğer yanında serpme ağla balık avlamaya çalışanlar var.

Name:  DSC20043.jpg
Views: 3038
Size:  49.3 KB

Muradiye Şelalesi Bendimahi Çayı üzerinde 20- 25 metre yükseklikten akıyor. Kışın donunca da farklı güzel oluyormuş. Çay derin bir vadi içerisinden akıyor. Piknik alanı ve şelale bir yakada, kır lokantası diğer yakada. Şelaleyi karşıdan görmek için asma köprüden geçerken gençler köprüyü sallayarak bayağı eğlendiler. Sıkı tutunmak lazım, sağlam mıdır acaba?
Fotoğraf çekip, kır lokantasında şelaleyi seyrederek bir şeyler içtik. Manzara güzel keyfimiz yerinde ama yola çıkmak lazım. Hedef son durak :Van !.

Vildan Sönmez Çevrimdışı Kurallara Aykırı Mesajı Bildir IP  
Eski 04-11-2008, 01:39  
Vildan Sönmez
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 01-08-2005
Şehir: K.çekmece
Mesajlar: 5,159
VAN

Van büyük, modern çarşı ve yapıları ile güzel bir şehir. Göl var, dere var, şelale var, ada var, havaalanı da var yani bana uyar, burada yaşayabilirim. Şehre girerken Fahri soruyor : Otele yerleşmeden, önce göle mi gitsek diye, tamam diyoruz biz de, vakit kaybetmeyiz. Fahri otele çekiyor arabayı! Eşyalarımızı otele bırakıp kaleyi gezmeye gittik.

Name:  DSC20058.jpg
Views: 2621
Size:  36.8 KB

Name:  DSC22186.jpg
Views: 2909
Size:  33.2 KB

Kalenin bahçesindeki tesiste biraz soluklandık ayran aşı ve keledoş yemeğinin tadına baktık. Eser ve Yerten çok beğendi. Afiyet oldu. Bahçede örnek bir eski Van evi var, ama kapalı, içini gezemedik.

Ovanın ortasında yüksek bir tepeye kurulu Van kalesi Urartulardan kalmış Osmanlılar zamanında cami, medrese, kışla, su kulesi ilave edilmiş. Ancak günümüze çok korunarak gelmediğini düşündüm. Kaleye çıkış biraz zorlu oldu. Dik ve kayalık bir yerden başladık. Ova göl ve Van şehri manzarası yükseklerden çok güzel görünüyor. Ama söylemezsem duramam kale kalıntısı beni şaşırttı. Fahri asıl kale ilerde dedikçe devam ettik. Akşam iniyor bir yandan, Karanlıkta dönüş zor olacak gibi. Yukarıda bir yerlerde Doğanay’la dönmeye karar verdik. Toprak bir patikadan bulduk, kolayca indik. Diğerleri devam ettiler. Kaleyi gezerken oldukça harap olduğundan mıdır, pek anlayamadım ama dönüşte araştırdım. Bulduğum fotoğraflarda gördüm ki Van Kalesi’nin oldukça ihtişamlıymış. Aşağıda bahçe içindeki tesis elektrik olmadığından akşamları kapalıymış. Ama az sonra kalenin ardından dolunay çıktı. Kale dolunayda gerçekten çok güzel görünüyor. Karanlık iyice bastırdı, zirve ekibinin dönüşünü beklerken biraz meraklandık.

Akşam yemeğini Tamara otelin ocak başında yiyeceğiz. 4-5 kişilik ocaklar hazırlanmış, gerçekten çok güzel bir mekan. Doğanay ve ben 2 şer parçada kesildik de Fahri ve Eser adeta yarıştılar yemek konusunda.,Sohbet gruptakilerin eşleriyle tanışmalarını anlatmalarıyla renklendi. Fahri ile Kevser’i bir kez daha dinledik. Yerten ve Eser’in hikayeleri de çok hoştu.

Vildan Sönmez Çevrimdışı Kurallara Aykırı Mesajı Bildir IP  
Eski 04-11-2008, 01:41  
Vildan Sönmez
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 01-08-2005
Şehir: K.çekmece
Mesajlar: 5,159
Ertesi güne Van’a özgü lezzetlerden nefis otlu peynir ve kuru kaymakla zenginleşmiş kahvaltıyla başladık ve soluğu bizi Ahtamar adasına götürecek iskelede aldık. Van gölünün sodalı mavi sularında kısa bir yolculukla adaya geldik. Badem ağaçları arasından yukarılara çıktık. Arkada başı karlı dağlar, Van gölü, kilise ve badem ağaçları sıralanmış sanki. Muhteşem manzara.

Aşağıya indik kilise de görülmeye değer. Kırmızı kesme küf taşlarıyla yapılmış iç ve dış duvarları kabartma figürlerle bezeli. Çok güzel. İçeride duvarların birinde cennetten kovulma sahnesi, Adem, Havva, elma ve yılan resmedilmiş. Yapıldığı dönemde figürlerde gözler değerli taşlarla, kabartmalar altın yaldızlarla işlenmiş. Eskiden gümüş, değerli taşlar, inciler ve altın kakmalarla süslüymüş ancak zaman içinde talan edilmiş. Restorasyon için müteahhitler milyarlar almış sadece yol ve ışığı yanmayan tuvaletleri yapmış. Bunları motorcumuz bahçede çay içerken anlattı.

Name:  DSC20087.jpg
Views: 2587
Size:  26.5 KB

Name:  DSC20111.jpg
Views: 2554
Size:  41.0 KB

Name:  DSC32221.jpg
Views: 2428
Size:  37.9 KB

Dönüşte Fahri, Yerten ve Eser kaptan köşküne yerleşti, sırayla motoru kullandılar. Bizde üst kat güvertede manzaranın tadını çıkardık. Sahilde ki restoranda Gölün ünlü inci kefalının tadına bakarken bahçedeki kavak ağaçlarının rüzgarda çıkardığı sesler kulağımızdaydı.

Vildan Sönmez Çevrimdışı Kurallara Aykırı Mesajı Bildir IP  
Eski 04-11-2008, 01:44  
Vildan Sönmez
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 01-08-2005
Şehir: K.çekmece
Mesajlar: 5,159
Van ve Tatvan arasında yol tam seyirlik bir yanda göl, bir yanda dağlar, koyun sürüleri, dere, ağaçlar, çiçekler. İki yerde durup fotoğraf çekiyoruz. Biri mavi- mor, diğeri sarı çiçeklerden iki tarla adeta. Çiçekler diz boyunu aşıyor bazen. Fahri, Eser, Yerten üçlüsü atlıyor, zıplıyor yuvarlanıyor üzerlerinde.

Name:  DSC20190.jpg
Views: 2697
Size:  32.4 KB

Name:  DSC20126.jpg
Views: 2687
Size:  64.7 KB

Yol üzerinde ciddi bir güvenlik kontrol noktasından geçiyoruz. Jandarmalar zırhlı araçlarla birlikte lokanta, büfeler ve benzinlik var, biraz bekletiliyoruz. Sıra var. Çünkü buraya gelene kadar da ciddi bir kamyon trafiği var.

Tatvan’a gelmeden 2235 m . yükseklikteki Kuskunkıran geçidini aşıyoruz. Sarp ve onlarca tehlikeli virajla döne döne çıkıp, döne döne iniyoruz. Tatvan, Van gölü kenarında oldukça güzel bir ilçe. Motosikletli bir gence Nemrut kraterinin yolunu sorduğumuzda önce tarif etti, sonra beni takip edin dedi. Artık önden giden bir eskortumuz var. Sonra Tatvan çıkışında ayrıldık tarife göre gittik, Olmayacak, birine daha sorunca tarifin yanlış olduğunu anladık.

Doğru yola girip dağı tırmanmaya başladık, Kayak tesislerinin olduğu yerden kuş bakışı Van gölü ve Tatvan manzarası çok güzel. Birkaç köy geçtik. Yol oldukça kötü. Otobüs ve büyük minibüs çıkamıyor. Kar ve çığ kalıntıları var hala. Sonunda önce uzaktan krater göllerinden büyük olanı uzaktan gördük, koyu bir mavi. Biraz daha gittik. Ilık göl karşımızda. Kenarında birkaç kamp çadırı var. Galiba Almanlar da var. Bravo vallahi. Dağın başı, soğuk, karanlık ve ıssız. Biraz ilerde buhar bacasına gidip ısındık biraz. Çevrede ilginç görünümlü kısa boylu ağaçlar var, Daha tek yaprak çıkarmamışlar.

Yine akşam çökmeye başladı, gecikmeden Tatvan’a döndük. Fahri Pamukspor grubu için 3 minübüs kiralayacak. Şöförler odasının önünde Bir yandan sohbet edip bir yandan da çaylarımızı içerken Fahri sıkı bir pazarlığa başladı. Sonunda anlaştılar. Bu arada Eser ve Yerten arabada uyuyorlar. Hava iyice kardı. Kuşkunduran geçidini bu kez gecenin karanlığında geçtik. Kimsede çıt yok.

Name:  DSC20129.jpg
Views: 2009
Size:  31.9 KB

Name:  DSC20152.jpg
Views: 2374
Size:  31.8 KB

Vildan Sönmez Çevrimdışı Kurallara Aykırı Mesajı Bildir IP  
Eski 04-11-2008, 02:02  
Vildan Sönmez
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 01-08-2005
Şehir: K.çekmece
Mesajlar: 5,159
Otelimize dönüp yemek yedik. Biraz oturup odalarımıza çekildik. Yarın dönüş var valizler toplanacak. Gelişimiz gibi dönüşte de parça parçayız. Doğanay ve ben 10.00 Yerten 14.00 uçağıyla Van’dan döneceğiz. Fahri Eser’i 17.00 uçağına Erzurum’a götürecek.

Name:  DSC20186.jpg
Views: 2584
Size:  34.0 KB

Name:  DSC20189.jpg
Views: 2588
Size:  41.7 KB

Uçak havalandığında gezi bitti derken, aşağıda Van gölünü kuşbakışı izlemek harikaydı. Az sonra Nemrut krater göllerini de gördüm. Ve yol boyu elimde harita aşağıları izledim. Doğu ve İç Anadolu’nun karlı dağları inanılmaz güzel görünüyor. THY nin rotası süper. Bir anda Keban barajını ve nehri fark ettim. Kuzeyinde üstü karla kaplı dağlar, pamuk parçaları gibi bulutların arasından inanılmaz güzel görünüyordu. Hostes hanıma sordum fotoğraf çekmek yasakmış, içim gitti. Ama bu görüntü aklımdan hiç çıkmayacak.

Cumartesi, Pazar, Pazartesi yani üç günde Artvin- Erzurum-Kars-Ağrı-Iğdır-Van-Bitlis olmak üzere 7 ilin toprağına ayak bastık. Tendürek, Gönderme, Kuşkunkuran olmak üzere üç önemli geçitten, sayısız jandarma kontrol noktasından geçtik. Sonunda yine İstanbul’dayız.

Fahri’ye biz geldik demek için havaalanından aradığımda Eser’le Erciş yolunda giderken arabanın motorunun yandığını söyledi. Çok ama çok üzüldük. Vallahi gezinin tadı gitti bir anda. Tabii cana gelmektense mala gelsin denir, ama mal canın yongası da derler aynı zamanda..

Yine de Senin, Kevser’in, Doğa’nın canı sağ olsun Fahri Kardeş. Dilerim bol katılımcılı, bol kazançlı gezilerin olsun.

Şimdi sıra Güney Doğu Anadolu’muzda. Gözümüz, gönlümüz, aklımız orada.

Teşekkürler.

Vildan Sönmez Çevrimdışı Kurallara Aykırı Mesajı Bildir IP  
Eski 04-11-2008, 13:01  
Vildan Sönmez
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 01-08-2005
Şehir: K.çekmece
Mesajlar: 5,159
Fahri Yardımcı'dan
Meteor çukuru, Nuhun gemisi ve Ahtamar adası zirve...

Name:  meteorDSC_0091.jpg
Views: 3185
Size:  24.2 KB

Name:  nuhDSC_0096.jpg
Views: 2724
Size:  20.4 KB

Name:  vanDSC_0284.jpg
Views: 2293
Size:  21.9 KB

Vildan Sönmez Çevrimdışı Kurallara Aykırı Mesajı Bildir IP  
Yazılım vBadvanced CMPS, Forum vBulletin Version 3.8.5 Copyright ©2000 - 2020, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0
agaclar.net © 2004 - 2020