Araçlar

Bookmark and Share






Vietnam Gezi Notları

Sin çaouv, Sabaydi, ve Sue sav-dey

Yukarıda okumakta zorlandığınızı düşündüğüm üç kelime, Türkçe de tek bir kelimenin karşılığı; merhaba.

Vietnam dilinde Xin chao yazılan ve sin çauv diye okunan, Laoluların ülkesi Laos’un dilinde Sa-bai-dee yazılan ve sabaydi okunan, Kamboçya insanları Kimer’lilerin dilinde ise Sues dei yazılan Sue sav-dey okunan kelimeler çok sevdiğim bir kelimenin, merhabanın karşılığı.

Birazı bayram, birazı senelik tatilden, 17 günü yana yana getirip Vietnam Kamboçya Laos gezisi gerçekleştirdik.

Name:  DSC01362-1.JPG
Views: 2490
Size:  65.4 KB

Name:  DSC00694-2.JPG
Views: 2624
Size:  55.1 KB

Name:  DSC00046-2.JPG
Views: 1875
Size:  53.7 KB

Name:  DSC07652-1.JPG
Views: 1898
Size:  53.5 KB

Name:  DSC09101-2.JPG
Views: 1898
Size:  61.7 KB
26-12-2008
Eski 27-12-2008, 00:01  
kuru.umit
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 27-05-2007
Şehir: istanbul
Mesajlar: 712
Sin çaouv, Sabaydi, ve Sue sav-dey

Bu ülkelere gezi fikrini Tayland’da Kraliyet sarayını gezerken aklıma koymuştum; yıllardan 2003 olması lazım. Tayland’ın o muhteşem sarayının bahçesinde Angkor Wat’ın bir maketi vardı. Ben o maketin önünde çakılıp kalmış ve o muhteşem eserin maketi karşısında bile büyülenmiştim. Karar o zaman verildi ve Kamboçya görülmeliydi. Oralara kadar gitmişken de Vietnam ve Laos da listeye eklenmeliydi.

Bütçe ayarlanması, tur ayarlanması derken 2008 yılının şubat ayında Vietnam Kamboçya ve Laos turu ayarlanmıştı. Peru grubu gezginlerinden altı arkadaşı fiilen, iki tanesini de ruhen yanımıza alarak sevgili eşim ve bendenizden meydana gelen sekiz kişilik ekip hazırlıklara başladık.

Program kağıt üzerinde mükemmel, Peru gezisini yaptığımız tur şirketine de güven sonsuz, başladık gezi günü olan 8 Aralık’ı beklemeye. Baştan söylemeliyim ki bu defa tur şirketi biraz çuvalladı.

Aklımızda 17 günlük geziden ne kaldı desek, herkes işin eziyet kısmını eminim ilk olarak hatırlayacaktır. Gidilen bölgenin zor, yemeklerinin damak tadımızdan farklı ve bavul açmaya pek fırsatımızın olmayacağını filan hep hesaplamıştık ama uçak saatlerinin seçiminin kötülüğü yüzünden neredeyse Angkor Wat’ı bile göremeyeceğimizi, her gün sunuluş sırasına kadar aynı menüde yemeği yiyeceğimizi de hesaplamamıştık. Bir de her üç ülkenin lokal acentelerinin kötülüğü eklenince gezi ucundan azıcık eziyete dönüştü.

Sonuçta büyük konuşmayayım ama tur şirketi ile gezi faslı benim için bitti galiba. Neyse biz bardağın dolu tarafından bakalım; bu yerleri görmek, o fakir ama mutlu insanları tanımak, Mekong nehri ile birlikte bu üç ülkeyi dolaşmak güzel bir deneyimdi. Şahsım adına mutluyum.

Geriye her zaman yaptığım gibi sizlerle paylaşmak istediğim anılarım kaldı. Kendi yazdığım anıları okumak ya da okumamak size kalmış. Bol fotoğraflı, otuz iki flim tekmili birden Vietnam,Laos Kamboçya **** Sin çaouv, Sabaydi, ve Sue sav-dey…

Name:  DSC00569-2.JPG
Views: 1969
Size:  54.3 KB

Name:  DSC07661-2.JPG
Views: 2041
Size:  51.6 KB

Name:  DSC09248-2.JPG
Views: 2065
Size:  64.3 KB

Name:  DSC09597-2.JPG
Views: 2012
Size:  50.6 KB

Name:  DSC09542-2.JPG
Views: 2025
Size:  40.3 KB

kuru.umit Çevrimdışı Kurallara Aykırı Mesajı Bildir IP  
Eski 28-12-2008, 12:37  
kuru.umit
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 27-05-2007
Şehir: istanbul
Mesajlar: 712
Vietnam-Hanoi

Singapur sonrası Vietnam’ın başkenti Hanoi’ye varmak için 2200 km daha uçmak yani 3,5 saate daha ihtiyaç oldu. Seksen altı milyonluk Vietnam’ın başkenti olan Hanoi 1010 yılından 1802 yılına kadar kesintisiz başkentlik yapmış 6 milyonluk bir şehir. Sonrasında kesintiler olmasına rağmen Hanoi, bugün Vietnam’ın politik başkenti.

Uçağımız geç saatlerde Hanoi ye inince, gümrüktü, bavul beklemekti derken program aksamaya başladı. Hanoi havaalanından şehir merkezine doğru giderken ilk izlenimlerimiz buranın tam bir motosiklet kenti olduğuydu. Hemen herkesin motosikleti vardı sanki. Bazen bir motosiklette tüm aile olabiliyordu. Ama burada gördüğümüz motosiklet denizi eski adı Saygon günümüz adı Ho Chi Minh City de göreceğimizin yanında azmış meğer!

Hanoi de 2 gece kaldık ama ilk gün geç inince ve bir gün ve geceyi de Halong Bay da geçirince (Hanoi-Halong Bay arası yol 3 saat sürüyor) Hanoi’ye yeteri kadar zaman ayıramadık diye düşünüyorum.

Hanoi de ilk ziyaret yerimiz Edebiyat Tapınağı oldu. Çinli filozof Konfüçyüs adına yapılmış en eski tapınak olarak biliniyor. Tapınağın çok güzel bir giriş kapısı ve içinde lotus çiçeklerinin bulunduğu iki havuzu dikkati çekiyor. Bir diğer ilgi çekici olan taştan yapılmış kaplumbağaların sırtında yazılı anıtların varlığı. Bu anıtlar, bu tapınağın öğretilerini başarı ile bitiren öğrencileri onurlandırmak için dikilmişler. Bir de avluda o kadar güzel bonzailer vardı ki..

Tapınağı gezerken iki tane mankenin fotomodellik yaptığını gördük. Hemen fotoğrafladık. Camii de fotomodellerin çekim yaptığını düşündüm de..

Name:  DSC08339-1.JPG
Views: 2069
Size:  67.3 KB

Name:  edebiyat tapınağı2.jpg
Views: 2067
Size:  27.4 KB

Name:  DSC07508.JPG
Views: 1738
Size:  58.9 KB

Name:  DSC07521-1.JPG
Views: 2073
Size:  43.6 KB

Name:  DSC07573-2.JPG
Views: 1802
Size:  60.9 KB

kuru.umit Çevrimdışı Kurallara Aykırı Mesajı Bildir IP  
Eski 28-12-2008, 12:44  
kuru.umit
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 27-05-2007
Şehir: istanbul
Mesajlar: 712
Vietnam Hanoi

Güneşin ışıkları kaybolunca Hoan Kiem gölünü gün gözüyle göremedik. Hoan Kiem gölü bir efsaneye ev sahipliği yapıyor. Buna göre Çin hanedanı etkisi altında yaşamaya çalışan Vietnam halkı ayaklanıyor ama bir türlü başarı kazanamıyor. Sonunda gölden çıkan bir kaplumbağa, bir kutsal kılıcı kahramanımıza verince zaferler arka arka geliyor ve sonunda Vietnam bağımsızlığına kavuşuyor. Hanoi de başkent oluyor.

Hanoi ile ilgili ilk aklında kalan nedir diye sorsanız hemen sabah sporu yapan Hanoi halkı gelir. Hanoi de genç yaşlı insanlar sabah horozlar öter ötmez Hoan kiem gölü çevresinde spor yapıyorlar. Eğer yolunuz oralara düşerse mutlaka sabah erken göl kenarına gidip insanların güzelliğini görün. Çoğunda eşofman filanda yok. Gündelik giysiler içinde bel kıvıran, sağa sola sallanan, öne eğilen yaşlı genç insanlara şahit olmak ne güzel.

Bir de su kuklası gösterisine gidildi. Bu gösteriyi izlemek gerçekten bir ayrıcalıktı. Kukla gösterisi ancak suyun içinde yapılıyor ve müzik eşliğinde. Bu insanlar gerçekten başarılılar.

Hanoi, Red River kenarında bir şehir. Vietnam’ın kuzeyinde bulunan Hanoi 100 yıla yakın Fransa tarafından yönetilmiş olduğundan kolonyal döneme ait binaları da görebiliyorsunuz.

Hanoi ile ilgili bir anımız daha var. Bu biraz kötü, burada Pazar ziyareti yapalım derken iki arkadaşımız soyuldu. Üzüldük tabii ki. Bu minti, güler yüzlü insanlara yakışmadı doğrusu…

Hanoi de en önemli ziyaret yerlerinden birisi Ho Amcanın (Ho Chi Minh) mozelesi ve müzesi. Onu ayrı bir bölüm olarak anlatmak lazım. Çünkü her Vietnamlı bu Ulusal kahramanları söz konusu olunca farklı bir ruh haline giriveriyor. Saygıyı hak ediyor.

Name:  ebebiyat tapınağı 3.JPG
Views: 1753
Size:  68.7 KB

Name:  DSC07635-1.jpg
Views: 2038
Size:  23.9 KB

Name:  DSC07658-2.JPG
Views: 2074
Size:  67.6 KB

Name:  DSC07668.JPG
Views: 2040
Size:  63.9 KB

Name:  DSC07648.jpg
Views: 2043
Size:  23.9 KB

kuru.umit Çevrimdışı Kurallara Aykırı Mesajı Bildir IP  
Eski 28-12-2008, 12:47  
kuru.umit
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 27-05-2007
Şehir: istanbul
Mesajlar: 712
Vietnam Hanoi

Hanoi den son fotolar.

1 ve 2 nolu fotolar Hoan Kiem gölü üzerindeki kırmızı köprü.
Sonrakiler su kuklası gösterisinden..

Name:  DSC07629-1.JPG
Views: 1717
Size:  58.0 KB

Name:  DSC08258-1.JPG
Views: 2024
Size:  65.4 KB

Name:  DSC08296.JPG
Views: 2028
Size:  67.0 KB

Name:  DSC08329.JPG
Views: 2026
Size:  50.1 KB

Name:  DSC08336-3.JPG
Views: 2000
Size:  61.5 KB

kuru.umit Çevrimdışı Kurallara Aykırı Mesajı Bildir IP  
Eski 30-12-2008, 00:53  
kuru.umit
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 27-05-2007
Şehir: istanbul
Mesajlar: 712
Vietnam-Ho Chi Minh

Ho Chi Minh, 19 Mayıs 1890 da doğan uğruna savaşım verdiği Vietnam’ın birleşmesini göremeden, Ekim 1969 da ölen Vietnam’ın ulusal lideri. Fransızlara karşı verilen savaşta çok önemli bir rol üslenmiş ve ülkesini bağımsızlığa götürmüş birisi. Time Dergisince 20. Yüzyıla damgasını vuran 20 lider arasında kendisine yer bulmuş.

Esas adı Nguyen Tat Thanh olan Ho amca ,21 yaşında Vietnam’ı terk edip Fransa’ya gitmiş. Vietnam’ı gezdiğimizde 3 ayrı şehirde 3 ayrı rehberde şöyle ya da böyle kendisinden bahsetti. Lokal rehberlerin anlattığı Ho Chi Minh de hep aklımızda bir eksiklik kalıyordu. Örneğin kendisi 30 yıl Vietnam dışında yaşamış olan bir Vietnam’lı. Neden ülke dışına gitti ve bu sürede ne yaptı diye sorduğumuzda verdikleri yanıt “kendini eğitmek için yurt dışına gitti” şeklinde oluyordu. Bu yazıyı hazırlarken araştırınca ilginç ayrıntılar öğrendim. Örneğin Ho amca, ünlü bir Fransız şeften pasta konusunda eğitim almış ve Carlton otelde çalışmış. Fransa dışında Amerika ve İngiltere de ve Rusya, Çin dahil birçok ülkede yaşamış.

1919 yılından sonra Fransa Komünist Partisine giriyor ve iyi bir teorisyen olmaya başlıyor. Bundan sonradır ki "aydınlanmış ışık" anlamında Ho Chi Minh adını alıyor. Vietnam’a dönüşü 1941 yılında olmuş ve Fransa’ya karşı direnişi örgütlemiş. İkinci Dünya savaşı sırasında gizlice Amerikalılar tarafından desteklenmiş. Tüberkülozdan tedavi görmüş ve sıtma, dizanteri tedavileri de, kaderin cilvesine bakın, Amerikalılar tarafından yapılmış. Ölene kadar ülke lideri olarak kalmışsa da 1950li yılların sonunda pasifize edilmiş.

Mozolesine girmek tam bir merasim ile oluyor. Önce bizi ikişerli sıraya soktular, okullu çocuklar gibi bir sırada mozoleye kadar sizi askerler götürüyor. Cep telefonları ve fotoğraf makineleri elimizden alındı. Sonra Mozoleden içeri girip sıra ile mumyalanmış Ho amcanın cesedi etrafında bir tur atıyorsunuz. Camlı bir tabut içinde ve etkileyici bir aydınlatma ile Ho Chi Minh sanki uyuyor, birazdan uyanacak gibi. Mumyalama işlemi Rusya da yapılmış.

Name:  225px-Ho_Chi_Minh_1945[1]-1.jpg
Views: 2281
Size:  17.3 KB

Name:  DSC07683-1.JPG
Views: 2000
Size:  62.3 KB

Name:  DSC07684-2.JPG
Views: 2047
Size:  51.4 KB

Name:  DSC07688-2.JPG
Views: 2140
Size:  55.0 KB

Name:  DSC07692.JPG
Views: 2023
Size:  35.4 KB

kuru.umit Çevrimdışı Kurallara Aykırı Mesajı Bildir IP  
Eski 30-12-2008, 00:58  
kuru.umit
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 27-05-2007
Şehir: istanbul
Mesajlar: 712
Vietnam-Ho Chi Minh

Daha sonra cep telefonu ve fotoğraf makinelerini alıp, Ho Chi Minh müzesine gittik. Müze gerçekten ziyarete değer. Tur rehberine göre aslında Ho Chi Minh ne bu saray yavrusu yerde yaşamak ve ne de mumyalanmak istemiş. Fotolar onun çalışma ve yaşam alanlarından. Çalışma odası çok sade ve son zamanlarını da küçücük bir odada geçirmiş.

Kısadan hisse bir ülkenin bağımsızlık mücadelesine önderlik etmek gerçekten önemli ama, ne bileyim, içimde hala bu Vietnam Ulusu kahramanına, hele de 20. yüzyılı değiştiren 20 lider arasında bulunmayı hak etmesine itiraz eden bir yan var. Belki de Atatürk’ün bu listeye sokulmamasına olan kızgınlığım bu itirazın nedenidir.

Neyse, listede yer almaması Atatürk'ün değerini azaltmayacağına göre önemi yok. İngiliz'e tarihinin en ağır yenilgilerini tattırmış birini de listeye sokacak kadar objektif olmalarını beklemezdim doğrusu..

Name:  DSC07696-4.JPG
Views: 1718
Size:  62.5 KB

Name:  DSC07702.jpg
Views: 1985
Size:  25.6 KB

Name:  DSC07716-3.JPG
Views: 2014
Size:  57.2 KB

Name:  DSC07722.jpg
Views: 2000
Size:  27.3 KB

Name:  DSC07739-1.JPG
Views: 2004
Size:  67.9 KB

kuru.umit Çevrimdışı Kurallara Aykırı Mesajı Bildir IP  
Eski 30-12-2008, 01:12  
kuru.umit
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 27-05-2007
Şehir: istanbul
Mesajlar: 712
Vietnam kısa tarihi-Meraklısına

Sevgili sanal gezginler, gezi yazılarımda ansiklopedik bilgi yazmayı sevmiyorum ama Vietnam, Kamboçya ve Laos’un birbirleri ile ilişkilerini anlamak içinde biraz genişçe bir özetle Vietnam tarihini yazmayı uygun gördüm. Bu bölüm meraklısına..

Vietnam a ilk yerleşim Milattan Önce 3. yüzyıldan beri var. Ülkedeki iki büyük ırmaktan kuzeydeki Red River bölgesine ilk olarak Güney Çin den gelen insan toplulukları yerleşmiş (Nam Viet) Milattan Sonra 3. yüzyıllarda ise Çinliler’in istilası var ve sanatta, tarımda, dinde bu tarihten sonra Çin etkisi başlıyor.

939 yılında Çinliler başarısızlığa uğratıldı ve Vietnam yeniden özgürlüğüne kavuştu. 1400 lü yıllarda kısa bir süre yeniden Çin burayı yönetimine alsa da 1428 de ülke yeniden bağımsızlığına kavuşuyor. Bu dönemde bugünkü Vietnam’ın güneyine bildik istila seferleri başladı ve o dönemde orta ve Güney Vietnam’ın halkı olan ve Malezya, Endonezya adalarından göçle bölgeye gelen Champa uygarlığına son verildi. Mekong deltası ise Kimerlilerden alındı. Sonuçta bu halka tarih boyunca huzursuz ve savaşmış ama istilacılara karşı ama kendisi istilacı olarak.

17. Yüzyılda ise Güneye indikçe buralara daha önceden gelerek ticari ilişkilerini kurmuş olan Avrupalılarla temas oldu (Portekiz, İngiliz ve Hollandalılar). Bu arada sülale içi çekişmelerden dolayı bir Vietnam tahtı varisi (Nguyen Anh) hakkının yendiğini ileri sürerek diğer kardeşlere karşı Avrupalılardan yardım istedi. Fransızlardan aldığı yardımla kendi sülalesini kurdu (Nguyen sülalesi). Kendi çıkarlarını, ulusununkinden üstün tutunca da ülkeyi görünürde kendisi ve sülalesi ama gerçekte Fransız genel valisi yönetti. Buna geçmişte de, günümüzde de sömürü diyorlar. Sonuçta 1798 de yardım için çağrılan Fransa sevabına yardım etmediğini gösterip 1887 de ülkeyi bugünkü Kamboçya, Laos u da içine alacak şekilde (Çinhindi) işgal etti. Bu tarihlerden sonra ülke içinde Fransızlara karşı hareketlenmeler olduysa en önemli başkaldırılar 1925 ve 1930 yılları arasında oldu.

1940 yıllarında Fransızlara karşı hareketlenmelerde Vietnam Komünist Partisi ve Lideri Ho Chi Minh ön plana çıktı. Konu ulusal bağımsızlık olunca da komünist olan olmayan herkes destek verdi. 1940 da Fransızlar yenildi. Bu arada 2. Dünya savaşı patlak verince boşluğu Japonlar dolduruyor ve 1945 e kadar ülkeyi istila altında tutuyorlar. 1945 de Japonlar teslim olunca Vietnam Bağımsızlığını ilan etti. Ancak Fransa en azından ülkenin Güney kısmını bırakmak istemeyince bu sefer 1946 da 1954 yılına kadar sürecek olan İndoÇin savaşı başlıyor. Fransızlar bozguna uğrayarak barış yapmak zorunda kalıyorlar ve Cenevre anlaşması ile ülke Kuzey ve Güney Vietnam olarak ikiye bölünüyor.

Kuzey de Ho Chi Minh in Vietnam Demokratik Cumhuriyeti, Güney de ise yönetimi elinde tutan İmparatoru ile Vietnam Cumhuriyeti. Güney Vietnam da Katolik ve diktatör kralın ekonomik, siyasi ve dini baskıları sonucu Budist rahiplerde ayaklanmalar ve fakir halkın isyanları ile ülkede huzursuzluklar ortaya çıkar ve Kuzey Vietnam da bu konuda yardımcı olur.

Tam bu sırada Kral bildik bir başka yardımsever ülkeyi, düzenini sürdürmesi için yardıma çağırır; Amerika Birleşik Devletlerini. 1956 da ABD sahnededir. Kralın baskıları halkın tahammülünü zorlayınca aktör değişikliği gerekir ve Güney Vietnam da darbeler dönemi başlar. İç savaş çıkınca Amerika 1965’de Kuzey Vietnam’da Hanoi’yi bombalatarak savaşa doğrudan dahil olur. Bombalamadan silah ve savaşçı destek yolu olan Laos da nasibini alır. Kuzey ve Güney arasında top yek ün savaş olur.

1968 yılında Kuzey Vietnam birlikleri, Vietnam ın yılbaşısı (Tet) arifesinde güneye büyük bir saldırı gerçekleştirdi (Tet Saldrısı). ABD buna çok sert karşılık verse de Kuzey Vietnam’ın gerilla savaşı taktikleri Amerika ya da ağır kayıplar verdirince Amerika kamuoyu ikiye bölündü. Amerika başkanı Nixon birlikleri geri çekme kararı verdi. 1969’dan itibaren Amerikan birlikleri geri çekilirken, Güney Vietnam’ın generallerinin eline son model silahları vermeyi ihmal etmedi.

1975 yılına kadar süren çatışmalardan sonra Kuzey Vietnam tankları Saygon’a girdiler ve eski rejimin tüm ileri gelenlerini kamplarda siyasal eğitime aldılar. 1976 yılında da Kuzey ve Güney Vietnam birleşip bugünkü Vietnam’ı meydana getirdiler.

Bu arada yeni rejimin getirdikleri sonucu Güney Vietnam’daki Çinlilerin serbest ticareti engellenince ve baskılar sonucunda Vietnam’lı Çinliler, Çin’e göç etmeye başladılar, Çin denizinde çok sayıda göçmen öldü. Kamboçya’da bulunan Pol Pot rejiminin Kamboçya da bulunan Vietnamlılara kötü davranması sonucunda Kamboçya ya Vietnam’ın girmesi ile Çin ve Vietnam ilişkileri bozuldu. ABD ye karşı Çin ve Rusya’nın desteği ile savaş veren Vietnam 1979 da Çin ile savaşa girdi ve Çin Vietnam’ın kuzeyindeki bazı şehirlere saldırdı.

Çin Vietnam da işgal ettiği yerlerden birkaç ay içinde çekildi ama Vietnam Kamboçya içinde ilerledi ve Tayland sınırına kadar Pol Pot ve askerlerini çekilmek zorunda bıraktı. 1982 yılında ise Vietnam Kamboçya’dan birliklerini çekmeye başladı. 1990 yılında yeni anayasa yapılarak Devlet Konseyi kaldırıldı ve secimler yapıldı. Ülkedeki Rus üslerinde Rus askerleri çekildi. ABD ile ilişkiler yeniden düzelmeye ve ticaret serbestleşmeye başladı.

Bu kadar tarih dersi yeter.. Yarın Vietnam’ın doğa harikası köşesinde, Halong Bay'dayız.
Gezekalın..

kuru.umit Çevrimdışı Kurallara Aykırı Mesajı Bildir IP  
Eski 30-12-2008, 20:38  
kuru.umit
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 27-05-2007
Şehir: istanbul
Mesajlar: 712
Vietnam-HaLong Bay

Ha Long Bay Tonkin Körfezinde yer alan ve UNESCO tarafından dünya mirası listesine alınmış olan doğa harikası yerlerden bir tanesi.

Vietnam’ın Kuzey kısmı aslında doğa harikası çok sayıda yere sahip. İç kısımlar dağlık ve yoğun ormanlık alanlar. Burada SAPA diye bir yerin fotoğrafını görmüştüm, aklım kaldı ama yapacak bir şey yok. Fransızların burada bir dönem çok sayıda villa yaptırdığını biliyoruz. Eminim burası da zamanla çok turist alacaktır.

Neyse dönelim Ha Long Bay’a; Hanoi den sabah erkenden otobüslere binip yola çıktık. Üç saate yakın bir yolla Ha Long şehrine vardık. Buradan bizi Junk dedikleri teknelere aldılar. Junklar hani şu yelkenleri yelpaze gibi açılan Çin filmlerinde gördüğümüz tekmeler.

Yani bir tür mavi tur yolculuğu yapacağız. Tekne çok lüks değil ama temiz yatak ve sağlıklı ortama zaten razıyız. Teknede hemen kamaralara yerleştik. Hoş geldin içkisi ardından geceleyeceğimiz körfeze doğru yola çıkıldı. Bir müddet sonra karşımıza kireç taşından meydana gelmiş onlarca adacık çıkmaya başladı.

Vietnam efsanelerle dolu bir ülke. Ha Long Bay içinde bir efsane var ve buna göre Çinlilerle yapılan bir savaşta zor durumda olan Vietnamlılara tanrılar bir ejder gönderiyor. Bu ejder ağzından yeşim ve mücevherler saçarak, gördüğümüz kireçtaşından adacıkları oluşturuyor ve bu set sayesinde Çinliler burayı ele geçiremiyorlar. Daha sonra bu ejder yeryüzünde yerleşmek için buraya konduğu zaman Körfez Ha Long Bay adını alıyor. Ha Long inen ejder demek.

Name:  DSC07899-1.JPG
Views: 2127
Size:  57.9 KB

Name:  DSC07955.jpg
Views: 2293
Size:  25.9 KB

Name:  DSC07788-2.JPG
Views: 2174
Size:  55.7 KB

Name:  DSC07875-1.JPG
Views: 2167
Size:  56.8 KB

Name:  DSC07923-1.JPG
Views: 2166
Size:  55.8 KB

kuru.umit Çevrimdışı Kurallara Aykırı Mesajı Bildir IP  
Eski 30-12-2008, 20:41  
kuru.umit
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 27-05-2007
Şehir: istanbul
Mesajlar: 712
Vietnam-HaLong Bay

Körfezin 120 km lik bir sahil uzunluğu var ve 1969 tane adacık var. Burada 200 e yakında mağara var ama bu bilinen mağara sayısı. Bir kısmı Amerikan savaşı sırasında (Vietnamlılar asla Vietnam savaşı demiyorlar, Amerikan Savaşı demeyi tercih ediyorlar, bu da onların bakış açısı ve bence de doğru) bir kısım mağara sığınak olarak kullanılmış. Suyun altında binlercesi olduğu söyleniyor. Ziyarete açılan mağara sayısı fazla değil ama iyi örneklerden bir tanesini gezdik.

Bir lagün ziyareti yaptık ama o da akşamın karanlığına denk geldi. Tekneye dönüş yolunda harika bir gün batımına denk geldik, hemen tekneyi durdurduk ve fotoğrafladık. Ertesi sabah erkenden kalkıp, civarı fotoğrafladım. Tekneye yanaşan satıcıların her biri ayrı birer konu. Daha sonra Titov adasına çıkıp yüksekten körfezi seyrettik. Bu arada benim su kuşu eşim sahilde deniz girmeyi tercih etti. Bu da onun fantezisiydi!

Ha Long Bay’ın alternatif rotaları da var ve oralar daha az turistik alanlar. Seçme şansımız yoktu ancak kendisi gidenler ya da burada geçirecek daha fazla zamanı olanlar rotayı alanın güneyine doğru kırdırsınlar.

Hanoi bölgesi bu bölümle tamamlandı. Görmeden, yapmadan gelmeyin diyeceklerimi yazdım. Yarın İmparatorluğun korunmuş şehri Hue’ deyiz.
Gezekalın..

Name:  DSC07820.JPG
Views: 2150
Size:  48.2 KB

Name:  DSC07963-1.jpg
Views: 1882
Size:  23.1 KB

Name:  DSC07981-1.JPG
Views: 2055
Size:  51.1 KB

Name:  DSC07994-3.jpg
Views: 2140
Size:  22.4 KB

Name:  DSC08002-1.JPG
Views: 2142
Size:  55.0 KB

kuru.umit Çevrimdışı Kurallara Aykırı Mesajı Bildir IP  
Eski 30-12-2008, 20:44  
kuru.umit
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 27-05-2007
Şehir: istanbul
Mesajlar: 712
Vietnam-HaLong Bay

HaLong Bay

Name:  DSC08018.jpg
Views: 2217
Size:  17.5 KB

Name:  DSC08024.jpg
Views: 2195
Size:  19.4 KB

Name:  DSC08048-2.jpg
Views: 2083
Size:  17.5 KB

Name:  DSC08138-1.jpg
Views: 2149
Size:  25.4 KB

Name:  DSC08166-1.jpg
Views: 2127
Size:  24.1 KB

kuru.umit Çevrimdışı Kurallara Aykırı Mesajı Bildir IP  
Eski 31-12-2008, 15:58  
kuru.umit
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 27-05-2007
Şehir: istanbul
Mesajlar: 712
Vietnam-Hue

Belki de en başından vermeliydim ama bu yazıda telafi ediyorum; Vietnam haritasına baktığınız zaman, Vietnam Kuzeyden Güneye 1600 km boyunca uzanan bir ülke. Yeri geliyor ülkenin doğudan batıya genişliği 40 km’ye kadar düşüyor.

Orta Vietnam doğuda Çin denizine bakan sahilleri ve batıda sık ormanlık alanları tam bir tezatlar bölgesi. Orta Vietnam’da yerleşim çoğunlukla sahil kesimlerinde bulunuyor. Ülkenin en çarpıcı yapısal miraslarından bazıları burada bulunuyor. Hoi An da 16. yüzyıla kadar giden Çin, Japon ve Fransız dönemlerinden kalma evler varken, bir dönem başkent olan Hue Kraliyet Sarayına ve Kral mezarlarına ev sahipliği yapar.

Bugün Vietnam’da en çok Nguyen adına rastlarmışsınız. Lokal rehberin söylediğine ülke nüfusunun %40 kadarında bu ad varmış. Nguyen Hanedanı 1802-1945 yılları arasında hüküm sürmüş bir aile. Kendine ve saraya kimin ucundan kıyısından faydası olmuşsa kendine akraba yapmış ve adını vermiş. Jenerasyonlar genişledikçe de ad yaygınlaşmış. bir imparatorun tebaasını kendine bağlamanın ilginç bir yolu. Ho amcanın bile gerçek isminde Nguyen adı vardı.

Parfüm nehri Hue şehrini ikiye bölüyor. Adı eskiden güzel kokmasından geliyormuş. Kokulu ginseng çiçekleri arasından geçerken, çiçeklerin kokusunu alan nehre bu isim verilmiş ama artık ne geniş, kokulu çiçek tarlaları varmış ne de nehrin güzel kokusu.
Hue Şehrine uçakla gelmemize rağmen kontrol, bavul bekleme derken öğleye yakın, ancak girebildik. Bir de çok gerekliymiş gibi önce yemek ve otele yerleşim demesinler mi, ancak saat 14’ler civarı geziye çıkıldı halbuki gezinin en önemli ayaklarından birisi Orta Vietnam yani Hue ve Hoi An. Program tabii ki zamanında olmadı. Kral Mezarları, Yasak Şehir, Thien Mu Pagoda ve Parfüm nehrinde botla gezi. Her birisi ayrıntı gerektiren yerler.

Hue şehrinde 7 tane kral mezarı var. Hanedanın aslında 13 tane imparatoru olmasına rağmen sadece 7 tanesinin anıt mezarı var. Ama ne mezarlar, Allah insana bu mezarlarda hayatta iken yaşamayı nasip etsin! Mezarların hepsine gitme şansımız yoktu. İki tanesine gittik ama ben hepsini görmeyi çok isterdim, çünkü bunlar birer sanat şaheseri alanlar.

İmparator Minh Mang ailenin 4. imparatoru ama heykelleri, bahçesi, havuzları, bonzaileri ve binaları ile insan rahatlıkla bir gününü burada geçirebilir. Daha sonrasında Tu Duc un mezarına gittik. Aynı heybet ve ihtişam burada da karşımıza çıktı. İmparator Tu Duc akıllı adammış, kendisi bu mezar anıtta yaşamış. Bu mezarlara ulaşım için mutlaka araç kiralamalısınız. Ben tümünü görmek isterdim. Zaten Hue ve Hoi An şehirlerine birer gün asla yeterli değil. Mutlaka bir gün daha lazım.

Name:  untitled.jpg
Views: 2133
Size:  42.2 KB

Name:  DSC08366-1.JPG
Views: 2133
Size:  68.0 KB

Name:  DSC08378-2.JPG
Views: 2136
Size:  60.4 KB

Name:  DSC08379.jpg
Views: 2067
Size:  26.9 KB

Name:  DSC08380-2.JPG
Views: 1759
Size:  44.9 KB

kuru.umit Çevrimdışı Kurallara Aykırı Mesajı Bildir IP  
Eski 31-12-2008, 16:02  
kuru.umit
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 27-05-2007
Şehir: istanbul
Mesajlar: 712
Vietnam-Hue

Minh Mang ve Tu Duc'un mezar anıtlarından fotolar.

Name:  DSC08385-2.JPG
Views: 1913
Size:  59.5 KB

Name:  DSC08390-1.JPG
Views: 1589
Size:  48.5 KB

Name:  DSC08393.JPG
Views: 1911
Size:  58.6 KB

Name:  DSC08408-1.JPG
Views: 1953
Size:  43.3 KB

Name:  DSC08445.JPG
Views: 1953
Size:  56.1 KB

kuru.umit Çevrimdışı Kurallara Aykırı Mesajı Bildir IP  
Eski 31-12-2008, 16:14  
kuru.umit
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 27-05-2007
Şehir: istanbul
Mesajlar: 712
Vietnam-Hue

Tüm Vietnam’da tütsü yakılıyor. İlla da tapınakta olması şart değil. Hatta sokakta bile yakılıyor. İlginçtir, akşamları dükkanlarını kapatırken özellikle Amerikan Doları yakıyorlar ve tütsü bırakıyorlar. Bunda bereket için duanın yanında, ölmüş ataları için öbür dünyada gerekli parayı tedarik etme ihtiyacını hissetme varmış. Kendi para değerleri düşük olunca, ABD Doları ile enflasyona karşı korunma gereksinimi, öbür dünya için bile hissediliyor demek.

Bunu araya sokmamın nedeni Tu Duc'un mezarı sonrası tütsü yapan bir köyden geçtik. Rengarenk tütsüler tezgahlarda çok hoş duruyorlar
İmparatorluk sarayı Amerikan bombardımanlarından nasibini yoğun şekilde almış. Neredeyse saray diye bir şey kalmamış. Saray yeniden aslına uygun şekilde restore ediliyor.

Saraya güzel bir giriş kapısı ile giriliyor (Ngo Mon kapısı). Önde derin bir hendek var. Sonrasında ise iki yan tarafta, bizim Urfa’daki balıklı göldeki obur balıkların kırmızı akrabaları (onlarda yem atınca birbirinin üstüne çıkarlar) olan balıklarla dolu havuzlar çıkıyor.

Uzun ince bir yol sonrası karşınızda yasak şehir ya da Mor şehir çıkıyor. Yasak şehirde ilk karşınıza çıkan Thai Hoa sarayı ya da imparatorun taht odası oluyor. Burası 80 adet kırmızı masif tahtadan sütun ile tabii ki en heybetli alan.

Sarayın içinde tiyatro binası ve kütüphanesi de var. İmparatora ait özel daire ya da bizdeki karşılığı ile harem dairesi, artık bomboş çayırlık bir alan. Amerika en çok bombayı İmparatorluk sarayının yatak odasına atmış galiba.

Name:  DSC08501.JPG
Views: 2035
Size:  67.7 KB

Name:  DSC08453.jpg
Views: 1948
Size:  24.1 KB

Name:  DSC08461-1.jpg
Views: 1907
Size:  24.7 KB

Name:  DSC08480-1.JPG
Views: 1633
Size:  56.2 KB

Name:  DSC08494.JPG
Views: 1938
Size:  42.2 KB

kuru.umit Çevrimdışı Kurallara Aykırı Mesajı Bildir IP  
Eski 31-12-2008, 16:20  
kuru.umit
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 27-05-2007
Şehir: istanbul
Mesajlar: 712
Vietnam-Hue

Thien Mu Pagodası çok önemli pagodalar arasında. Ama burası da akşamın ışıklarının düştüğü zamana kaldı. Bu arada Pagodanın ne anlama geldiğinden biraz bahsedelim.

Pagoda Budistlerin dinî yapılarına verilen bir ad ve taştan, bazen tuğladan ve çok nadir olarak da tahtadan yapılıyor. Pagodalar, Çin, Japonya ve Hint kültürü alanına giren Güneydoğu Asya'da yaygınlar. Bazen yuvarlak, fakat genellikle dört ya da daha fazla kenarlı bir temel üzerine oturtulan yapı, daralarak yükseliyor. Bir pagodanın kat sayısı 5 ile 13 arasında değişiyor. Bizim Thien Mu Pagodası 7 katlıydı. Üzerlerinde çepeçevre bir saçak bulunan bu katlar Tanrıların gök katlarını temsil ediyor.

Pagodaların din alanındaki önemi Buda'nın kalıntılarının korunduğu yerler olması. Pagodaların asıl kökeni Hintlilerin Stupa adını verdikleri dinî yapılar. Stupalar kral mezarlarının ve kraldan kalanların güven içinde bulunduğu kutsal yerler. Stupalara Seylan'da dagoba adı verilirmiş. XVI. yüzyılda Hindistan'a giden Portekizliler burada gördükleri dagobaların adını değişik telâffuz etmişler ve pagoda demişler ve bu ad zamanla yaygınlık kazanmış olmuş sana Pagoda.

Thien Mu Pagodası içinde halen Budist rahipler var. Bizim gördüğümüz de bir kısım rahip top peşindeydi. Çocuk her yerde çocuk. Bu Pagodanın içinde bir dönem kralın Budizm üzerindeki zulmüne karşı protesto olarak kendi yakan bir rahibin arabası da sergileniyor. Bahçesi gecenin karanlığında bile inanılmaz güzel gözüküyordu, her tarafta güzel güzel bonsailer var.

Arkasından tekne gezisi için tekneye bindik ama ne önemi var ki Parfüm nehrinde hiçbir şey gözükmüyor. Sadece Tekne ile geri döndük diyebiliriz. Sabahleyin tutturdum Parfüm nehrini hiç olmasa sabah görelim diye. Sahilde ejderha başlı tekneler bile çok güzellerdi. Otobüs Hoi An’a doğru şehirden çıkarken bir başka anıt önünde durdu. Bu ölen Fransız askerlerin anısına dikilmiş bir anıt dendi. Anıtın karşısında bir okul var. Burası eskiden Kız ve Erkekler için ayrı ayrı okullar olarak hizmet vermiş. Rehber Ho Chi Minh'in de eğitimini burada aldığını söyledi.

Bu arada şehirde her zamanki hareketlilik başladı. Her zaman ki gibi motor üstünde tüm aile manzaralarını fotoladık.

Otobüs Hai Van Geçidi üzerinden, Danang ve Hoi An’a doğru hareket etti. Programa Lang Co sahilinde deniz molası istedim. Dünkü program rezaletinden sonra hakkımız ama değil mi?

Herkes için 2009 yılının mutluluk, sağlık ve başarı getirmesini istiyorum. Getirmese de bir arkadaşın dediği gibi boş verin; daha 2010 var, 2011 var….

Name:  DSC08507-2.JPG
Views: 1978
Size:  59.9 KB

Name:  DSC08514.JPG
Views: 1796
Size:  59.7 KB

Name:  DSC08523-2.JPG
Views: 1572
Size:  52.0 KB

Name:  DSC08556-1.jpg
Views: 1898
Size:  23.6 KB

Name:  DSC08575-2.JPG
Views: 1899
Size:  61.0 KB

kuru.umit Çevrimdışı Kurallara Aykırı Mesajı Bildir IP  
Eski 01-01-2009, 19:48  
kuru.umit
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 27-05-2007
Şehir: istanbul
Mesajlar: 712
Vietnam Kamboçya Laos Gezisi İpuçları

Bir kısım arkadaşın özeline yazarak teşekkür ettim ama öncelikle ilgi ile takip eden ve takdirlerini esirgemeyen tüm agaclar.net üyelerine tekrar teşekkür ederim. Bilgi ve güzellik paylaşıldıkça zenginleşir diye öğretildi ve bunu yapmaya çalışıyorum. Burada bir bölümü yazmak için bile yarım günüm gidiyor bilesiniz ama yüreklendirici yazılarınız emeklerimin karşılığı ve benim için her türlü değerin üstünde.

Doğrusu biz oraya bir tur şirketi ile gittik ve daha evvelden de Peru ve Küba gezilerimizi yapmıştık. Çok memnun kalmış ve Vietnam-Kamboçya-Laos gezileri içinde programı beraber şekillendirmiştik. Aslında yurtdışı gezilerimizi beraber yapan 10 kişilik bir grubuz. Bu grubtan 2 fire ile 8 kişi geziyi 2008 yılı şubat ayında bağlamıştık. İyi bir fiyata 17 gün herşey dahil anlaşıldı. Ancak tur şirketinden tecrübeli arkadaşın babası hastalanınca gidemedi. 2 tane pırıl pırıl genç arkadaş nezaretinde toplam 20 kişi tura çıktık. Bu genç arkadaşların iyi niyet ve çabalarından memnun kaldık ama müdahele etmeleri gereken yerde biraz zayıflıklar oldu.

Bir de Vietnam Kamboçya ve Laos içinde gezilerin hareket saatlerini ve lokanta seçimlerini tamamen lokal şirkete bırakmışlar ki bu hareket bence mükemmel bir geziyi zora soktu. Uçak saatlerinin seçimi iyi değildi bazı günler programı gerçekleştirmek için sabahın 04 lerinde kalkmak zorunda kaldık ki, bu olmamalıydı.

Yemeklerin bizi zorlayacağını biliyorduk, peyniri ve zeytini yanımızda götürdük hatta bazı arkadaşlar kutu kutu konserveler getirdi. Vietnam yemekleri bence güzeldi ama her gün ve aynı sıra ile gelince bıkkınlık verdi. Kendi yediklerini bize vermediklerini iyi biliyorum. Jumbo karidesler , istakozlar, karidesler, yengeçler , nudullar geldi gitti. Kendileri köpek, tarla faresi ne bulurlarsa götürüyorlar, en kıymetli yemekleri nudul ve pirinç lapası. Neyse yemeklerine ayrı bir başlıkta değinecektim.

Sonuçta bardağın dolu tarafına bakacak olursak ben ve eşim gezi genelinden memnunuz. Şimdiki aklımla ah keşke şunu da yapsaydık, şuna gerek yoktu diyebiliyorum. Tek başına Vietnam bile yeterli olabilir çünkü Sapa, My Son ve Güney Vietnam da göremediğimiz yerler var ve buraları çok güzel doğası olan yerler.

Yeşil pasaportla sadece Vietnamda vizeye gerek yok. Kamboçya ve Laos da her pasaport için vizeye gerek var. Kamboçya ve Vietnam vizesi İstanbuldan alınıyor. Laos vizesi Laos a girişte alınıyor. 30 USD civarında vize ücreti. Kamboçya dan ülkeyi terkederken de para veriyorsunuz 25 USD kadar. Uçak olarak Singapur havayolları veya Malezya havayolları kullanılıyor.

Singapur hava yolları ile gittik. Saat 12:30 da hareketle 4 saat sonra Dubai, orada 1 saat kalıp 8 saate yakın Singapur a uçtuk. Singapur da 1 saat bekleyip Hanoi ye 3,5 saatte vardık. Uçak biletleri gidiş dönüş 1100 EU civarında. Bizim turda İstanbuldan çıkıp, tekrar İstanbula gelene kadar 17 günde 13 kez uçağa binmişiz (aktarmalar dahil). Vietnama giriş için tüm turlar genellikle Hanoi ye iniş yaparlar.

Vietnam gezilerine genellikle Kamboçya eklenir ve buradan Siem Reap dan İstanbul a dönüş yapılır. Biz Kamboçyanın başkenti Phnom Penh den döndük. Bu geziye Laos u eklemek çok iyi bir fikir ama bu gezi 20-21 günlük bir gezi olsa daha da mükemmel olurdu. Şimdiki aklımla şöyle yapardım;

Vietnam: Hanoi 1 tam gün gezi, gece hareketle Sapa ya turist treni ile gidiş ve geceleme ve sabah Halong Bay a hareket (3,5 saat sürüyor), geceleme teknede ve civar gezileri (tavsiyem Halong Bay ın güneyine de gidin), Hanoi den Hue ye uçakla gidiş burası ve Hoi An için mutlaka 3 gün verin, Hue de en az üç anıt mezar gezin. Danang da havaalanı ve bir de Cham uygarlığına ait müze var (İhmal etmeyin). Cham uygarlığına ait eserlerin olduğu My Son diye bir yer var. Buranın 30 km yakınında olmamıza rağmen oraya gidemedik halbuki mutlaka gitmek lazımdı. Angkor Wat gibi bir yerdi.

Saigon ve civarı gezi için 2-3 geceleme gerekiyor. Burada bir de Mekong nehri üzerinde Vinh Log köyüne gezi yapın. Muhteşem bir deneyimdi. Dalat şehrinde çiçek festivali vardı , çok çok güzel görünüyordu. Burada iken ayarlamaya çalıştık, olmadı.
Tavsiyem oralara gezi için Aralık ayını seçin, oranın kuru mevsimi. Sıcaklık farkı kuzeyden güneye çok olabiliyor, dikkat edin. Vietnamın orta bölümlerinde çok güzel sahiller var (denize girmek için).

Oralara bir giderseniz alışveriş çok ucuz. Küçük paralarla büyük işler yapabilirsiniz. Saigondan güzel yağlı boya resimler aldım rakamlar çok uygun. El işleri ucuz.
Orkide getirmeniz hemen dönseniz kolay da, gezecekseniz problem olacaktır. Ben esas bonzailere bittim. Getirme şansım olsa onlardan getirirdim. Bu arada Vinh Log dan bir adet amarylis soğanı getirip diktim bakalım ne olacak (Bonzai ve Orkide bahçesinde bir kenarda soğanları görünce orta boy bir adet istedim verdiler, bakalım ne çıkacak)

Genelde bu bölgeler sorunlu. Bu nedenle grup halinde gitmek lazım. Sırt çantası ile gezenler bile 3-4 çift halinde geziyorlardı. Buraya giden turlar var. Karıncalar, Fest travel bunlardan tanıdıklarım. Grup halinde olmanın en önemli avantajlarından birisi fiyat indirimi isteyebilmeniz. Tur programını iyi inceleyin Hoi-An, Hue yani orta Vietnam mutlaka olsun. Sapa, Dalat, Danang, Mekong gezileri varsa tercih sebebi olsun. Vietnam-Kamboçya geçişleri tekne ile yapanlar var, uzun olanlar eziyet olabiliyor, dikkat edin. Laos şu anda çok bakir bir ülke, değerlendirmenizi isterim. Turiste yeni açılıyorlar, çok özgün bir ülke anlatınca seveceksiniz. Doğası hala bozulmamış.

kuru.umit Çevrimdışı Kurallara Aykırı Mesajı Bildir IP  
Eski 01-01-2009, 23:40  
kuru.umit
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 27-05-2007
Şehir: istanbul
Mesajlar: 712
Hoi-An Yolunda-Lang Co sahili, Hai van Pass

Vietnam da yolların kalitesi çok iyi değil ve otoban diye girdiğimiz yollar, otoban adını taşımayı hak etmiyorlar. Bu nedenle de aslında 100-150 km mesafede olan şehirlere varmak uzadıkça uzuyor. Örneğin Hue ve Hoi An arası uzaklık olarak 140 km’lik bir mesafe ancak buraya ulaşmak 3,5-4 saat sürdü. Gerçi yol o kadar güzeldi ki, doğrusu pek de canımız sıkılmadı.

Hoi An’a doğru seyahat ederken yerel rehberimiz yol kenarlarında sık olarak gördüğümüz, yeni yapılan lüks otellere ve bizdeki TOKİ benzeri lüks sitelere dikkatimizi çekti. Sosyalist rejimin sürdürüldüğünü iddia eden Vietnam’lı rehber “bu nasıl sosyalizm” sorumuza, pek de tatmin edici yanıt veremedi. Serbest piyasa şartlarının hakim olduğu ve çok uluslu şirketlerin boy gösterdiği sosyalist ve tek partili bir ülke..

Ülkenin orta bölümü, güneye doğru uzanan çok güzel sahillere sahipmiş. Bu bölgenin bir diğer özelliği de Kuzey-Güney Vietnam savaşı sırasında askersiz alanın bulunduğu ve görece huzurun bulunduğu bölge olması. Ayrıca Amerika savaşı sırasında (Vietnam’lılar, sadece Amerika savaşı dedikleri için bende öyle adlandıracağım. Öyle ya biz onlarda misafiriz..), Amerikan askerlerinin cephe gerisinde dinlendikleri ve yüzdükleri sahillerde buralarda.

Hai Van geçidine gelmeden önce Lang Co sahiline uğradık. Burası Pasifik kıyısında çok güzel bir sahil. Bizim de niyetimiz denize girmek. Hepimizin yanında mayoları, bazılarımız üstümüze giydik, çocuklar gibi şeniz. Otobüs bir güzel tesiste durdu. Hava biraz limoni, özellikle ben ve hanım “bize bu havalar vız gelir” edasını takındık ancak kazın ayağı öyle değil! Hepimiz sahile koştuksa da, su buz gibi. Tornistan geri çıktık. Tesiste denize karşı sıcak Vietnam kahvelerini yudumladık.

Sonrasında Hai Van geçidine girdik. Burası alt tarafı 22 km’lilk bir yol ama Vietnam’lılar bu yola girmek istemiyorlarmış. Çünkü yeni bir tünel açılmış ve buradan geçmek 10 dakika sürüyormuş. Halbuki Hai Van pasajından geçiş 40 dakika sürüyor ve yol dolambaçlı. Ama ne yol, ne manzara.. Aşağıda deniz, arkanızda yeşillik. Burası 498 mt rakımla yüksek bir yer ve manzara harika. Mutlaka buradan gitmeyi tercih edin, döne döne yükselirken manzaranın tadını çıkarın.

Name:  P1060634.jpg
Views: 1968
Size:  13.5 KB

Name:  DSC08633-1.JPG
Views: 1990
Size:  58.3 KB

Name:  DSC08643-1.jpg
Views: 1976
Size:  17.2 KB

Name:  DSC08652.JPG
Views: 1572
Size:  65.2 KB

Name:  DSC08660-3.jpg
Views: 1955
Size:  22.9 KB

kuru.umit Çevrimdışı Kurallara Aykırı Mesajı Bildir IP  
Eski 02-01-2009, 00:01  
kuru.umit
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 27-05-2007
Şehir: istanbul
Mesajlar: 712
Danang

Yola devamla Danang şehrine geliyorsunuz. Danang şehri sahilde ve en önemli özelliği Cham devletine ait güzel heykellerin bulunduğu bir müzeye ev sahipliği yapması. Cham devleti bugün tarihten silinmiş bir devlet ve zamanında güçlü iken Mekong deltasına kadar uzanan ama esas yerleşimi orta Vietnam olan bir devletmiş. Bugün Güney Vietnam’da yaşayan 54 azınlık halk içinde Cham’lılarda var.

Cham halkının geliş yeri Malezya, Endonezya tarafları ve Malay halkından. Bugün Müslüman azınlığın önemli bir bölümünü bu halk meydana getiriyor. O zamanlarda ise Hinduizm-Budizm den etkilenmişler. Müzede çeşitli yerlerden getirilmiş Cham heykelleri var. Gördüğüm en büyük Lingam heykeli buradaydı.

Lingam, Hindu inanışında tanrı Şiva nın sembollerinden birisi, kadın ve erkek cinsel organları ile doğurganlığı ve hayatı temsil ediyor. Bunun dışında dans eden Apsara ve diğer heykeller çok güzellerdi. Müzede bazı genç Vietnamlılar büyük olasılıkla ödev konularını resmediyorlardı.

Cham’lara ait My Son adlı bir yer hemen 30 km yakınımızda kalmasına rağmen, oraya gidemedik. Ne yazık! Kimerlerin Kamboçya da yarattıkları Angkor Wat gibi muhteşem tapınakların, Cham uygarlığınca yapılmış olan benzerlerini (ancak asla aynısı değil) Vietnam topraklarında görme şansını kaçırdık… My Son, oldukça iyi durumda bazı tapınakları da içeren dini bir kompleksin adı.

Name:  DSC08685-2.JPG
Views: 1921
Size:  56.9 KB

Name:  DSC08697.JPG
Views: 1919
Size:  48.2 KB

Name:  DSC08689.JPG
Views: 1947
Size:  67.7 KB

Name:  DSC08696.JPG
Views: 1903
Size:  54.2 KB

Name:  DSC08691-3.JPG
Views: 1926
Size:  59.0 KB

kuru.umit Çevrimdışı Kurallara Aykırı Mesajı Bildir IP  
Eski 02-01-2009, 00:12  
kuru.umit
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 27-05-2007
Şehir: istanbul
Mesajlar: 712
Hoi An Yolu

Hoi An’a girmeden hemen önce ipek böcekçiliği ve ipek dokumanın tüm aşamalarını izlediğimiz bir tesise uğradık.

Geleneksel yöntemlerin korunduğu ve sürdürüldüğü bu tesiste aklıma hemen güzelim Bursa şehri geldi. Kıyısından, ucundan hala geleneksel yöntemlerle ipek böceği yetiştiren yerlerimiz kaldı mı acaba?

Bir diğer dükkanda heykel atölyesiydi. Budaların heykelleri içinde en çok gülen Buda’yı sevdik.

Name:  DSC08716-1.jpg
Views: 1975
Size:  18.1 KB

Name:  DSC08726.JPG
Views: 1886
Size:  54.9 KB

Name:  DSC08729.JPG
Views: 1846
Size:  50.7 KB

Name:  DSC08733-2.JPG
Views: 1861
Size:  59.6 KB

Name:  DSC08709.JPG
Views: 1555
Size:  63.3 KB

kuru.umit Çevrimdışı Kurallara Aykırı Mesajı Bildir IP  
Eski 02-01-2009, 00:53  
kuru.umit
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 27-05-2007
Şehir: istanbul
Mesajlar: 712
Hoi An

Sonunda Hoi An’a geldik. Bu sefer rehberler daha akıllandılar ve önce şehir turu atılıp gezilecek yerler gezildi.

Hoi An 1999 yılında UNESCO tarafından dünya mirası ilan edilmiş yerlerden ve 16.-18. Yüzyılda Çinli, Japon ve hatta Avrupalı tüccarları kendine çekmiş olan bir şehir.

Biz bu şehri çok sevdik. Hoparlöründen müzik yayını yapılan ve her bir köşesinden tarih fışkıran bir şehir. Sanki bu şehir bir tiyatro sahnesi ve bu şehirdeki herkesin bu tiyatroda rolü varmış gibi.

Name:  DSC08748.JPG
Views: 1872
Size:  51.9 KB

Name:  DSC08750-2.jpg
Views: 1550
Size:  25.5 KB

Name:  DSC08754.jpg
Views: 1866
Size:  24.2 KB

Name:  DSC08788.jpg
Views: 1909
Size:  25.0 KB

kuru.umit Çevrimdışı Kurallara Aykırı Mesajı Bildir IP  
Eski 02-01-2009, 00:55  
kuru.umit
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 27-05-2007
Şehir: istanbul
Mesajlar: 712
Hoi An

Thu Bon nehri kenarına kurulu bu şehirde ilk durağımız Kapalı Japon köprüsü. Bu köprü zamanında ticaret yapan Çinli ve Japon mahallelerini birbirlerine bağlarmış. Köprünün sağında solunda yaşlı teyzeler o kadar samimi pozlar veriyorlar ki.

prünün bir girişinde maymun heykeli, bir girişinde de köpek heykeli var. Ay takvimine göre Maymun yılında başlamış, Köpek yılında bitmiş (veya tersi yanıltmış olmayalım).

prüyü Japon tüccarlar 1593 yılında yaptırıyor. 1719 yılında Vietnamlılar köprü içine küçük bir tapınak eklemiş. Köprünün başında küçük dükkanlar içinde çok güzel resimler ve el işleri var, bakmadan geçmeyin derim.

Name:  DSC08768-2.jpg
Views: 2040
Size:  26.9 KB

Name:  DSC08778.JPG
Views: 1569
Size:  60.2 KB

Name:  DSC08959-2.JPG
Views: 1869
Size:  65.0 KB

kuru.umit Çevrimdışı Kurallara Aykırı Mesajı Bildir IP  
Eski 02-01-2009, 00:58  
kuru.umit
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 27-05-2007
Şehir: istanbul
Mesajlar: 712
Hoi An

Hoi An şehrinin bir diğer özelliği de Vietnam tarzı tüp evlerin bulunması. Bu evlerin ön tarafı dükkan ve arka kısımları da yaşam alanıymış. İnce uzun evler. Tüm Vietnam şehirlerinde varlar ama en iyi örneklerini bu şehirde görebilirsiniz. Bu müze evlerden bir tanesinin içini gezdik (Tan Ky evi).

Gerçekten çok ince oymalar ve el işleri var. Ama nehir taşmaları yaşanabiliyormuş ve bu durumda da evi su basıyormuş. En son bir Çin tapınağını gezdik. Bahçesi çok güzeldi. İçinde kıymetli resimler var. Burada yuvarlak tütsülerden satın alıp, dilek dileyerek yakabiliyorsunuz. Yanmanın tamamlanması çok uzun sürüyormuş.

Hoi An içinde eski mahalleleri gezdik. Gecesinde de köprüyü tekrar ziyaret edin, ışıklar altında çok güzel görünüyor. Eski mahallesinde bir pastanemsi dükkana girip, terasında nehir karşı Vietnam kahvemizi içtik. Pastaları çok güzel deneyin derim..

Yarın Vietnam da son durak olan Ho Chi Minh City ‘e yani Saigon’a uçuyoruz..

Name:  DSC08800.JPG
Views: 1875
Size:  54.0 KB

Name:  DSC08820-2.JPG
Views: 1935
Size:  59.6 KB

Name:  DSC08851-2.JPG
Views: 1518
Size:  69.8 KB

Name:  DSC08941-2.jpg
Views: 1759
Size:  28.7 KB

Name:  DSC08955-1.jpg
Views: 1806
Size:  27.3 KB

kuru.umit Çevrimdışı Kurallara Aykırı Mesajı Bildir IP  
Eski 03-01-2009, 09:02  
kuru.umit
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 27-05-2007
Şehir: istanbul
Mesajlar: 712
Ho Chi Minh Şehri

Ho Chi Minh Şehri
Hoi An’dan Danang havaalanına geçerek Ho Chi Minh City’e uçtuk. Uçak sabah erken saatte olduğundan vakitlice şehre vardık. Sabah bir program, öğleden sonrada Cu Chi tünelleri gezisi var. Bu nedenle erken gitmek iyi oldu. Uçuş 50 dakika sürüyor.

Ho Amcanın ismini taşıyan Ho Chi Minh şehrinin eski ismi Saigon. 6.5 Milyon nüfusu ile Vietnam’ın en kalabalık şehri. Mekong Deltası kenarına kurulmuş bir şehir.

Havaalanından çıkıp şehre girer girmez karşımıza motosiklet ordusu çıktı. Sanki tüm şehir bizi haber aldı, transfer otobüsümüzün civarında, motosikletleri ile eşlik ediyorlar. Gece motosiklet sayısının ne kadar fazla olduğu daha da iyi anlaşılıyor. Çocuklar bile motorla bütünleşmişler bir güzel uyuyabiliyorlar.

Bu kez akıllı işi yapıp, otele yerleşme faslını atlayarak tura çıkıyoruz. Önce Jade Emperor Tapınağına (yeşim imparator tapınağına) gittik. Bu da programda yoktu, fazladan istedik, sağ olsun genç kardeşler lokal rehberlerden programa dahil edilmesini istediler.

Bu tapınak 1909 yılında yapılmış, yani çok eski değil ama tapınak içindeki işçilik nedeni ile mutlaka görülmesi gereken yerlerden. Taoist bir tapınak ve yeşim imparator Huang onuruna yapılmış. İçinde kadınlar için ayrı bir bölüm var, çocuk sahibi olmayı dileyen kadınlar burada adakta bulunuyorlar. Ortalıkta mistik bir hava var, tütsü kokusu baş döndürüyor. Bahçesinde içinde kaplumbağaların bulunduğu bir havuz var. Kaplumbağanın şans getirdiğine inanılıyor. Kaplumbağanın birinin sırtına kırmızı bir gamalı haç çizilmişti. Garipsedim ve Hitler özentileri ne arıyor burada dedim. Sonradan öğrendim ki bu işaretin Hinduizm, Budizm gibi dinlerde şans, uğur sembolü (swastika) olarak anlamı varmış. Hitler efendi nereden aldı da bu güzelim sembolün anlamını kirletti anlamadım.

Daha sonra Saigon şehri postanesine gittik. Postane çok güzel bir yapı ve Fransızlardan kalma. Mimarı da tanıdık; Gustave Eiffel. Bazılarımız buradan eşe, dosta kart attılar. Ben yapmadım, itiraf ediyorum, pişmanım. Ama Laos’dan hanıma bir kart attım..

Notre Dame katedrali de Fransızlarca 1893 de yapılmış. Bu adamlar uğura filan aşırı takıntılılar. Uğurlu sayı (7,9, 13 gibi), uğurlu gün gibi takıntıları fazla. Bizde epey bir gelin damat fotoğrafı çektik.

Mekong nehri kenarında bir restoranda yemek yedik. Tabii ki Vietnam yemeklerinden bir menü var. Ama burada sunumlar çok orijinaldi, soğan ve havuçlarla süslenerek insan şekli verilmiş hindistan cevizi kabuğunun içinden güzel bir karides yemeği çıkabiliyordu. Bahçesi çok güzeldi. Her taraf orkide doluydu. Yan tarafta düğün salonu vardı, grup üyeleri Vietnam düğünü görme bahanesi ile düğün şekeri avına gittilerse de elleri boş döndüler. Düğünleri bize benziyor, gelin-damat misafirleri kapıda karşılıyor, akraba arkadaş grubu eğleniyorlar. Bu düğünde şarkıcı da vardı, zengin düğünü olsa gerek.

Name:  DSC09084-3.JPG
Views: 1767
Size:  60.7 KB

Name:  DSC09004-3.JPG
Views: 1788
Size:  56.0 KB

Name:  DSC09016.JPG
Views: 1789
Size:  61.3 KB

Name:  DSC09032-1.JPG
Views: 1756
Size:  58.2 KB

Name:  DSC09037-2.JPG
Views: 1777
Size:  57.6 KB

kuru.umit Çevrimdışı Kurallara Aykırı Mesajı Bildir IP  
Eski 03-01-2009, 09:28  
kuru.umit
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 27-05-2007
Şehir: istanbul
Mesajlar: 712
Ho Chi Minh City'den fotolar.

Name:  DSC09046.JPG
Views: 1487
Size:  54.7 KB

Name:  DSC09023-2.jpg
Views: 1805
Size:  27.3 KB

Name:  DSC09068-2.jpg
Views: 1711
Size:  23.7 KB

Name:  DSC09069-1.jpg
Views: 1465
Size:  25.1 KB

Name:  DSC09064-2.jpg
Views: 1788
Size:  28.4 KB

kuru.umit Çevrimdışı Kurallara Aykırı Mesajı Bildir IP  
Eski 03-01-2009, 22:58  
kuru.umit
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 27-05-2007
Şehir: istanbul
Mesajlar: 712
Cu Chi Tünelleri

Yemek sonrası tekrar otobüse doluşup Ho Chi Minh şehrinin 40 km kuzeybatısında küçük bir şehir olan Cu Chi ‘ye (Ku Çi okunuyor) doğru hareket ettik.

Bu şehir Amerikan savaşının kaderini tayin eden tünelleri ile meşhur. Tüneller sistemi sadece bu alanda yok, ancak en meşhuru ve uzunu bunlar ve turist çeken alanda burası oluyor. Cu Chi Şehrinden geçip tünellerin girişine geliyorsunuz. Kocaman ve garip görünümlü Jack Fruit meyve ağaçları arasından kocaman bir tünelin içinden geçiyorsunuz. Bence bu tünel sizi olaya baştan sokmak amacı ile yapılmış. Onlarca yıl boyunca, yörenin kadın erkek tüm insanlarının katılımı ile yaptıkları tüneller sisteminin ziyaretine, bir tünelden giriyorsunuz.

Önce bizlere video eşliğinde yarım saat kadar süren bilgi verildi. Tünellerin Amerikan savaşı için yapıldığını sanıyordum ama aslında ondan çok önce Fransızlara karşı yapılmış ve kullanılmış. Yani yapımı on yıllar almış. Fransızlara karşı yapılanlar 20 km civarında iken, Amerikalılara karşı yapılanlar 200 km uzunluğunu bulmuş. Yapımında tüm yöre insanı çalışmış. Bu tüneller 10 metre derinliğe kadar inebiliyor.

Bazı yerlerde nehre tünellerden çıkış oluyormuş. Tünellerin içinde hastane, mutfak, yatakhane, toplantı salonları ve hatta sinema salonu bile varmış. Tünellerin girişi o kadar dar ki standart bir Amerikalı askerin girişi ve Vietnamlı gerillayı takibi imkansızmış. Bu amaçla Amerikalılar özel birlikler getirip, takip işini yapmaya çalışmışlar. Bu iş için getirdikleri askerler zayıflıkları ve kısa boylu olmaları ile Vietnamlıya benzeyen Meksika kökenli askerlermiş, bir de özel yetiştirilmiş köpekler. Ancak yine de başaramamışlar ve baskınlar yiyerek ağır kayıplar vermişler.

Name:  DSC09086-1.JPG
Views: 1780
Size:  66.8 KB

Name:  DSC09088-1.jpg
Views: 1773
Size:  25.9 KB

kuru.umit Çevrimdışı Kurallara Aykırı Mesajı Bildir IP  
Eski 03-01-2009, 23:04  
kuru.umit
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 27-05-2007
Şehir: istanbul
Mesajlar: 712
Cu Chi Tünelleri

Bu kısa bilgilendirmeden sonra geziye başladık. Başımıza bir görevli verdiler, bu görevli eşliğinde yeşillikler arasından yürümeye başladık. Bu görevlinin ilk gösterdiği şey bir tünele nasıl girileceği ve nasıl kamufle olunduğuydu. Ben dahil, bazı arkadaşlar denedik. Daha sonra maketlerden yapılma Vietkonglarla (Vietnamlı gerillalara verilen ad) fotoğraf çektirdik. İsterseniz küçük tüneller sistemi içinde gezinmeniz mümkün.

Tabii ki yerel rehber olmadan bunlardan birine girmenize izin yok, girseniz de yol ayrımlarında kaybolmanız olası. Bu tünellerden birisi kısa mesafeli (30 mt kadar), diğeri daha uzun. Kısa olandan yürümek istedik. Yürüme deyince, bu tünellerde dik olarak yürüme diye bir şey yok, kaldı ki bu tüneller turistler için biraz genişletilmiş ve daha yüksek yapılmış. Önde rehber, 6-7 kişi daldık tünele.

Tünelin yüksekliği 1 mt den biraz fazlaydı. Rehber hızlı gidince (belki de muziplikten hızlı gitti) ön ve arka grup arasında fark açıldı. Allahtan İstanbul da gezi çalışmasını yaparken fener götürmek lazım uyarılarını dinlemiş ve feneri yanıma almışım. Biraz daraldım ama 30 mt bitip de ışığın ucu gözüktüğünde kendime aferin dedim. Işığı görmek ne güzel! İnsanlar bu tünellerde nasıl günlerce yaşamışlar, azıcığını bile olsa anlamaya çalıştık. Oralara kadar giderseniz bunu yaşamadan asla gelmeyin, tabii ki fenerinizi yanınıza almayı da unutmayın.

Bir bölümde Vietnamlı gerillaların Amerikan askerlerine karşı hazırladıkları çok basit düzeneklerle kurulmuş ama çok etkili tuzakları sergiliyorlar. Bir kısmını filmlerden gördüğümüz tuzakların orijinallerini görmek savaşın ne kadar acımasız olduğunu düşündürdü.

Savaş insanın yaratıcı yanını da açığa çıkartıyor, bazen bu yaratıcılık insanın canını nasıl alırım şeklinde açığa çıkarken bazen de yıpranmış araba lastiğinden ayakkabı yapma şeklinde gözüküyor.
Bu arada iki yerde mola verdik ve birinde tatlı patates yiyip, yeşil çay içtik.

Name:  DSC09089.jpg
Views: 1770
Size:  27.9 KB

Name:  DSC09101-2.jpg
Views: 1767
Size:  30.7 KB

Name:  DSC09117.jpg
Views: 1781
Size:  24.9 KB

Name:  DSC09108-2.jpg
Views: 1422
Size:  28.9 KB

Name:  DSC09111-1.JPG
Views: 1461
Size:  65.7 KB

kuru.umit Çevrimdışı Kurallara Aykırı Mesajı Bildir IP  
Eski 03-01-2009, 23:07  
kuru.umit
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 27-05-2007
Şehir: istanbul
Mesajlar: 712
Cu Chi Tünelleri

Burada tur yaklaşık 1,5 saat kadar sürdü. Arkasından tekrar otobüse atlayıp Ho Chi minh şehrine geri dönmeye başladık.

Tünellere gelişte yol kenarında sıra sıra ağaçlar görmüştüm. Dönüşte bu ağaçların ne olduğunu sorunca yerel rehber Kauçuk ağacı olduğunu söyledi. Hemen otobüsün durdurulmasını rica ettim. Gruba durumu izah edince hep beraber fotoğraf makineleri ile araçtan indik ve deklanşörlere bastık.

Kauçuk ağacını buralara Fransızlar getirmişler ve ticaretini yapmışlar. Burada hala kauçuk ağacı yetiştiriliyor ve sabahları ağaçlar kauçuk için çiziliyormuş. Kauçuk ağacının sıvısı çok pis kokuyor.

Name:  P1060779-1.jpg
Views: 1786
Size:  30.7 KB

Name:  DSC09143.jpg
Views: 1726
Size:  27.6 KB

Name:  DSC09180-2.jpg
Views: 1735
Size:  26.3 KB

Name:  DSC09179.JPG
Views: 1413
Size:  52.0 KB

kuru.umit Çevrimdışı Kurallara Aykırı Mesajı Bildir IP  
Eski 03-01-2009, 23:16  
kuru.umit
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 27-05-2007
Şehir: istanbul
Mesajlar: 712
Ho Chi Minh Şehri- gece gezisi

Bu gün iyi geçti, finali de iyi yaptık diye Ho Chi Minh’e döndük ama meğerse sürprizler bitmemiş. Burada yeni yıl kutlamaları için hazırlıklar yapılmış ve şehir halkıda Pazar günü olduğundan motosikletleri ile bunları gezmeye çıkmış. Şehir rengarenk, onbinlerce insan (abartmıyorum!) yollarda. Yine motorlarda ailece geziyorlar.

Hareketlilik başımızı döndürüyor, nereyi çekeceğimizi şaşırdık. Gece pazarına doğru yürümeye başladık, ama yol kenarında gördüğümüz Bach Dang isimli dondurmacıyı görünce işler biraz değişti. Buranın Hindistan cevizi içinde sunulan dondurması müthiş, denemeniz gerekiyor, size fotosunu gönderiyorum; öyle ya yediğim içtiğim bana, size gösterip, anlatıyorum..

Rex Otel savaş sırasında özellikle yabancı gazeteciler tarafından kullanılmış olan bir otel. İçi çok hoş döşenmiş. Buranın çatı barına çıkıp mutlaka bir şeyler içmeniz ve Ho Chi Minh şehrine tepeden bakmanızı tavsiye ederim.

Şehir güvenli gibi gözükse de aslında bir turistin dikkatli olması gereken şehirlerden birisi olarak kabul ediliyor. Grup psikolojisi ile toplu hareket etmenizde fayda var.

Gece marketi pek de hayal ettiğim gibi çıkmadı ama kapalı bir pazarları var; Ben Thanh. Buradan küçük hediyelikler almanızı öneririm. Bahsettim mi bilmiyorum; Vietnam para birimi Dong. Bir Amerika Doları yaklaşık 17000 Dong ediyor. Pazarlık yapıyorsunuz ama pazarlığını yaptığınız şey 1-2 USD doları bile olabiliyor. Beğendiğiniz bir şey varsa buradan alın derim. Biz aldık aldık, almadıklarımız içinde pişman olduk. Pazarın bir kısmı küçük objelerin satıldığı dükkanlardan, bir kısmı baharat satan dükkanlardan oluşuyor. Pazarın dışında da canlı deniz ürünlerinin satıldığı bir bölüm var, burayı mutlaka gezin, ne kadar çok deniz ürünü olduğunu görünce şaşıracaksınız.

Rex otelin yanından sahile doğru yürüdüğünüzde bazı resim satan dükkanlar göreceksiniz. Bunlardan çok iyi röprodüksiyon yağlı boya eserler veya özgün Vietnamlı ressamların tablolarından edinebilirsiniz, tabii ki uygun fiyata.

Ho Chi Minh şehrinde yapamadıklarımızda oldu. Örneğin Cholon Cyclo turunu yapmaya çabaladık ama yapamadık. Bu tur, Cholon denen Çin mahallesinde çek çeklerle atılan bir tur. İlginç olabilirdi.
Ho Chi Minh şehri beklediğimden iyi çıktı. Burada bir gün Vinh Long denen bir yerde Mekong deltasına tekne turu yaptık. Burası benim Vietnam da favorimdi.

Name:  DSC09233.JPG
Views: 1748
Size:  60.8 KB

Name:  DSC09245.JPG
Views: 1774
Size:  65.5 KB

Name:  DSC09216-2.JPG
Views: 1709
Size:  69.0 KB

Name:  DSC09689.JPG
Views: 1403
Size:  62.1 KB

Name:  DSC09262-1.jpg
Views: 1734
Size:  28.3 KB

kuru.umit Çevrimdışı Kurallara Aykırı Mesajı Bildir IP  
Eski 03-01-2009, 23:18  
kuru.umit
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 27-05-2007
Şehir: istanbul
Mesajlar: 712
Ho Chi Minh Şehri

Ho Chi Minh

Name:  DSC09258-3.JPG
Views: 1729
Size:  63.9 KB

Name:  DSC09677-1.JPG
Views: 1760
Size:  62.3 KB

Name:  DSC09685.JPG
Views: 1772
Size:  62.0 KB

kuru.umit Çevrimdışı Kurallara Aykırı Mesajı Bildir IP  
Eski 04-01-2009, 00:21  
kuru.umit
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 27-05-2007
Şehir: istanbul
Mesajlar: 712
Doğrusu bir gittiğimiz yere bir daha gitme lüksümüzü kendimizde göremiyoruz. Çünkü harcayabilecek az para ve az zamanımız var ama gezilecek çok fazla yer var. Ancak Vietnam ve Laos benim için özel oldu. Bir kez daha, programı çizerek ve gezilmemiş yerleri katarak (doğası anlamında mesela Sapa denen yeri, Nha Trang denen şehri ve Mekong deltasında daha fazla yeri görebilmek isterdim).
Tünellerde bir şey yok.

Esas Kamboçya da Ölüm tarlalarını gezerken çok kötü olduk. 8000 üzerinde kafatasından büst yapılmıştı. Bir insan, diğer bir insana bunu nasıl yapabilir anlayamadık. Bu ülke insanlarını soykırım yapmakla suçlayan sözde aydınlarımızın , soykırımın ne demek olduğunu anlamaları için burayı görmelerini isterdim. Bu satırlarda yazıp yazmamakta tereddüt ediyorum ama herhalde büyük bir itiraz gelmezse bu nedenle bile olsa yazacağım..

Gerçekten gitmek isteniyor mu merak ediyorum? Burası için 10-14 kişilik bir grup sayısı ideal. Fazlası problem oluyor (hızlı hareket edememek anlamında). Aslında Vietnam ve Laos un doğası için özel bir tur olsa biz bile düşünebiliriz. Kişi başı 2000-2200 EU civarı gerçekleşmesi lazım (sadece Vietnam ve Laos dan bahsediyorum). Uçak bileti gidiş dönüş1100 EU civarı. Grup indirimi her zaman her şirketten alınabiliyor. Bizim grupla bunu yapıyoruz.

kuru.umit Çevrimdışı Kurallara Aykırı Mesajı Bildir IP  
Yazılım vBadvanced CMPS, Forum vBulletin Version 3.8.5 Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0
agaclar.net © 2004 - 2019