Araçlar

Bookmark and Share






Ünal Çiçekçilik - Bir Kaktüs Yolculuğu

Önde gelen kaktüs üreticilerinden - hatta bence kaktüs üreticilerinin en önde geleni- Ünal Çiçekçiliğin kurucusu Ünal Vural bey'i yerinde ziyaret ederek, www.agaclar.net adına sorularımı yönelttim.



Uzun yıllar gazetelerde köşe yazarlığı yapmış olan Ünal Bey'le gerçekleştirdiğim röportajın düşündüğümden çok daha rahat geçtiğini itiraf etmeliyim. Bunda, Ünal Bey'in sektörün duayenlerinden olmasının yanında, deneyimlerini ve bilgi birikimini aktarma konusunda gösterdiği açık yürekliliğin payı oldukça büyük.



Kendinizi biraz tanıtır mısınız? Mesleğinize ne zaman ve nasıl başladınız?
Mesleğe 70'li yıllarda İstanbul'da başladım. Çiçekçilik o zamanlar Rum, Ermeni, Yahudi bahçıvanların işiydi.Bahçıvan olarak çok az Türk vardı. Ben bu bakımdan ilklerden biriyim. Nikoli usta ve Lilya ustanın yanında çalıştım.O zamanlar üretim İstanbul'a hastı. Diğer şehirlerde seracılık, süs bitkileri üretimi yoktu. Büyükada, Kasımpaşa, Piyale, Eyüp üretim yapılan yerlerdi. Küçükyalı'da, Gebze'de eski seracılar vardı.



En büyüğü, Ahmet Atila, Küçükyalı'daki en iyi seracıydı. Dragos'ta en iyi seralardan biri vardı. Gebze'de Hüseyin Erengil'in yanı sıra Yalova'daki seracılar, İzmir'de starliçe yapanlar iyiler arasında sayılırdı.



İlk tesisim Çayırova'daydı.1980'de Rumelikavağı'daki yeri kurdum. Üretim ve satışı orada yaptım. Bugün orayı halen büyük oğlum işletiyor.



Bunun yanında, televizyon programları yaptım, gazetelerde köşe yazıları yazdım. TRT1'de Nezihe Araz'ın Hanımlar Sizin İçin programında süs bitkileri bölümünü yaptım. Daha sonra pek çok kanalda süs bitkileri programları yaptım. Birçok gazetede yazılarım çıktı. Günaydın gazetesinde üç sütunda her gün bitkiler hakkında yazı yazdım.






İzmir'de seracılığa 1985'de başladık. Urla'da 70 dönüm arazide Ege Ünal Süs Bitkileri A.Ş.yi kurduk. Yeri, İzmir'den Urla'ya giderken, Urla kavşağından 3 km önce sağda.



Ege Süs Bitkileri Üreticileri Derneği'nin beş yıldır başkanıyım. Her yıl Ege Süs Bitkileri fuarını Forsa Fuarcılıkla birlikte organize ediyoruz. İzmir Ticaret Odası'nda meslek komitesinde başkanım. Fuar konusuna çok önem veriyoruz. Konusunda sadece süs bitkileri üzerine en geniş katılımlı fuar İzmir'deki. Ayrıca Yalova'da da bir fuar düzenleniyor. Onu da destekliyoruz. Londra merkezli International Dendroloji Society'nin 20 yıllık üyesiyim. Halen süs bitkileri üretimiyle uğraşıyorum.

1956-57 yılı İstanbul Ziraat lisesi mezunuyum...



Teknolojik gelişimin sera çalışanları üzerindeki etkisinden biraz bahseder misiniz?



Seracılıkta mekanizasyon arttıkça işçilik kaybolmaya başladı. Oysa bu iş emek yoğun bir iştir. Her bitki ayrı bir ilgi, bakım ister. Memlekette sosyal çalkantılar sürdükçe işgücünün mekanizasyona feda edilmemesi gerekiyor. Biz seracılığının bu yönüne önem veriyoruz. Son zamanlarda seracılık çok gelişti. İstanbul'dan İskenderun'a, Ankara'dan Konya'ya kadar seralar var. Ekonomiye artı değer ve istihdam yaratıyoruz. Ancak tüm bunlara karşılık devletten aynı ölçüde ilgi gördüğümüz söylenemez.



Kaktüs konusu önem verdiğimiz bir konu. Bu alanda ülkemizin en önde gelen işletmesi olduğumuzu söyleyebiliriz. Bizden başka Denizli Tavas'ta Halil Kupın var merhum, şimdi torunu devam ediyor. Antalya'da da küçük kaktüs üreten bir işletme var. Başka da üretici yok.





Ayrıca küçük kaplarda gelen ithal kaktüsler var. Sera şartlarında dopingli besinle çabuk büyütüldüğü için dirençli değiller. Biz, kaktüsleri doğal şartlarına daha yakın biçimde yetiştirmeye özen gösterdiğimiz için, kaktüslerimiz daha dayanıklıdır.

Bizim kaktüsler cefakardır..İthal gelenler hanım evladı. İthal kaktüslerin bu dayanaksızlığı karşısında kaktüsün dayanmadığı çabuk öldüğü sanılıyor.



Sizin kaktüslerinizi nasıl ayırt edebiliriz?


İthal olduklarını boyutlarından ayırt edebilirsiniz. Bir kere boyut olarak Ünal kaktüsün ürettikleri daha büyük, ayrıca yakında kendi özel saksılarıyla sürecekler piyasaya.. kaktüs meraklılarının ayırt etmesi kolaylaşacak.



Kaktüsün vatanı neresidir?
Kaktüs Amerika kökenli bir bitki. Meksika, Orta ve Güney Amerika. Peru, Bolivya ve Afrika'da da bazı kaktüs çeşitleri var. Afrika'da daha çok succulent bulunmakta. Ayrıca Asya'da da da bir iki tür var.



Türkiye'de yetişen kaktüs türleri nelerdir? Endemik kaktüsler var mı?


Türkiye'de Kanana dili Opuntia'nın yerel bir tür olduğunu söyleyebiliriz. Ayrıca Agave, sabırlık, Bodrum taraflarında sık sık gördüğümüz bitki artık yerel bir tür gibi oldu.



Kaktüs dikenleri batınca ne yapıyor?


Kaktüsün diken acısı" zamanla geçer". Diken batmalarında zeytinyağı sürmek iyi olur. Dikenin çıkmasını kolaylaştırır. Bazı kaktüslerin balık oltası gibi dikenleri vardır. Onları örnek olarak bulunduruyoruz ama satışını yapmıyoruz. Çünkü bunlar oldukça tehlikeli dikenlere sahipler.




Kaktüsleri bakım çeşitlerine göre (ışık/gölge isteği, su isteği) kaç gruba ayırabiliriz?


Türlerine göre kaktüslerin bakımı farklılık gösterebilir. Işık isteyen var, nispeten gölgeyi tercih edenleri var. Kışın eksi derecelere düşmedikçe etkilenmeyenler var. Eforbia soğuktan zarar gören bir türdür.




En çok hangi kaktüslere talep var? Bu zaman içinde değişim gösteriyor mu?


Kaktüste de modalar var ve zaman zaman çeşitli türlere ilgi artıyor. Bir ara aşıl türlere ilgi fazlaydı. Bu aralar lilops, yaşayan kayalar ilgi görüyor.



Zehirli kaktüs türleri var mı? Dikenleri dışında çocuklardan özellikle uzak tutulması gerekenler?



Zehirli kaktüs yok. Ama narkotik kaktüsler var.(Ünal bey özellikle bir türün adını bile söylemekten kaçındı bu özelliğinden ötürü) Peru menşeli Lopofora Wiliamsi narkotik özelliğe sahip. Bu yüzden Peru dışına çıkarılması yasak. Bu özelliğinden ötürü, zamanında önemli ölçüde tahrip edilmiş. Peru 'da çiğnenerek kullanılıyor.



Kaktüsler tohumdan üretilebilir mi?


Tohumdan üretim, inceliği çok olan zahmetli bir iş. Tohum çimlendirmeye gölgede başlanmalı. Geliştikçe ışık arttırılmalı. Nem ayarı çok önemli. Strofor kasalar tercih ediliyor üretiminde, altına çok iyi drenaj istiyor. Torf ve kum karışımından çok iyi bir vasat elde edilmesi gerek. Nemi korumak ve kedilerle kuşlar tarafından eşelenmesini önlemek için üzerine cam kapatılmalı, sık sık da havalandırılmalı.



Dr. Miskciya'nın ölümünden sonra Yakacık'taki serasından satın aldıkları Cattleya'lara ne oldu, onlar şimdi nerede?


Miskciyan ölünce elindeki zengin koleksiyon uzun süre bakımsız kalmış, bu yüzden çok zarar görmüş. Şimdi geri kalanın yarısı Ünal çiçekçilikte, kalanı Yalova'da Akın çiçekçilikte.



Orkideler konusunda neler düşünüyorsunuz, orkidelerden vazgeçip tamamen kaktüse mi dönüyorsunuz? Rumeli kavağındaki seranızda bulunan cymbidum'lar Antalya'ya gönderiliyormuş sanırım.



Orkide bakımının sorunları ve ithal çiçeklerin fazlalığı, yerli üreticileri orkidelerden uzak tutuyor. Cynbidumlar İstanbul'daki serda var. Orada görebilirsiniz. Ünal çiçekçilik olarak artık ana temamız kaktüs. Orkidecilik yapmıyoruz. Kaktüsü ise şu anda bulunduğu yerden daha ileri götürmeye kararlıyız.



Kaktüslerin bakımı nasıl olmalı?


Yazın cam önü ve balkonlar uygun.. Haftada bir su vermek yeterli. Nemine bakmalı, toprak kurumamışsa suyu vermekte acele etmemeli. Kaktüs susuzluğa değil fazla suya duyarlıdır. Kışın, hiç su vermeyin. Ancak, iç mekanlarda su kaybı olabilir. Kaloriferli yerlerde, cam önlerinde haftada bir duruma göre sulanabilir. Eğer kaktüs soğuk bir ortamdaysa ayda bir sulanması yeterlidir. İyi kaktüs suni besinle beslenmemiş olmalıdır. Suni beslenme hızlı büyümeye neden olsa da dayanıksız yapar bitkiyi.





"kaktüse suyu unutarak verin."



Kaktüs muhakkak çiçek açar ama ortam ve ışık çok önemlidir. Bazı kaktüs türlerinin çiçek açması zaman alır. Kaktüs sabır isteyen bir meraktır.





Kaktüs fiyatları hakkında biraz bilgi verebilir misiniz?



Kaktüsün fiyatını yaşı ve boyutu belirler. /-9 cm saksıda gelişmiş, iki yıllık bir kaktüs 5 lira civarıdır. Büyüdükçe fiyatı da değişir. Elli liradan binlerce liraya kadar çeşitlilik gösterebilir. Örneğin 40 cm çapta Ecinocaktüs'ün fiyatı ortalama 1000- 2000 lira civarındadır. Kaktüsün yaşına ve boyuna göre fiyatı artar.





Ünal beyle yaptığımız sohbet burada bitiyor gibi görünse de, kaktüslerin uçsuz bucaksız evrenine girdiğinizde, her an yeni sorularla karşılaşabileceğinizi fark ediyorsunuz. Ünal bey'den, aklımıza takılan her türlü sorumuzda severek bize yardımcı olacağını duymak, benim adıma oldukça sevindirici bir gelişmeydi.



Tüm bunların yanında Ünal Bey bana bir sürpriz yaşattı. Kaktüs için kullandıkları saksılardan bahsederken, 1985 yılında İzmir Beymen'de açtığı kaktüs ve bonsai sergisinin gazete küpürlerini göstermesi, beni hem şaşırttı hem de heyecanlandırdı. Sergilediği bonsailerin kendi yetiştirdiği bonsailer olduğunu görmem, bu röportajın ikinci bölümünün de olması gerektiği düşüncesini getirdi aklıma. Ünal Bey'in yanından, deneyimlerini agaclar.net üyeleriyle paylaşmaktan büyük bir mutluluk duyacağı sözünü de alarak ayrıldığımda, ikinci röportajın sorularını çoktan düşünmeye başlamıştım bile.



Ünal Bey'e bilgisini ve deneyimlerini www.agaclar.net üyeleriyle paylaştığı için çok teşekkür ediyor ve bu paylaşımının yeni üreticilere öncülük etmesini diliyoruz.





Hazırlayan: memet
08-11-2006
Eski 06-04-2010, 17:38  
J_Joker
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 06-04-2010
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 6
Gercekten cok faydalı bir röportaj olmus...

J_Joker Çevrimdışı Kurallara Aykırı Mesajı Bildir IP  
Eski 20-07-2010, 16:07  
darkstar1970
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 05-07-2010
Şehir: izmir
Mesajlar: 6
Ben bizzat Urladaki bu Dünya harikası kaktüs serasını görme şansını yakaladım,yolu İzmir den geçenlerin mutlaka uğraması gerekir diye düşünüyorum,çok mütevazi ve konuksever insanlar...Sera inanılmaz!!!3000 üzeri kaktüs çesidi var kimisi 1 ton agırlığında!!

darkstar1970 Çevrimdışı Kurallara Aykırı Mesajı Bildir IP  
Yazılım vBadvanced CMPS, Forum vBulletin Version 3.8.5 Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0
agaclar.net © 2004 - 2014