Araçlar

Bookmark and Share






Erguvan Şenliğinin Ardından

İstanbul'un ve İstanbul Boğazı'nın en güzel zamanları bahar ve hazan aylarıdır. Baharda pembe erguvanlar, mor salkımlar, beyaz ve kırmızı atkestaneleri yeşilin üzerinde tarifsiz bir renk cümbüşü sunar. Mevsimin serin veya sıcak gitmesine bağlı olarak İstanbul Boğazı'nın iki yakasında Nisan ayının son iki haftasından Mayıs ayının ilk iki haftasına kadar süren bir aylık dönemde, yaklaşık iki hafta süreyle yeşil yamaçlar pembeleşir, kızarır. İşte Erguvanlar çiçek açmıştır. İstanbullular'a baharın geldiğini müjdeler, bir seyrayin sunar. Erguvan İstanbul'un ve Bursa'nın Marmara Denizi çevresinin karakteristik ağacıdır.

Bursa'da medfun Emir Sultan ve sevenleri yıllarca Bursa'da Erguvan mevsiminde buluşmuşlar, bu gelenek yüzyıllarca sürmüş ve Erguvan Bayramı olarak anılmış. Yahya Kemal de düşünmüş: "Yeni fethedilmiş bir toprağı takdis için fatih cedlerin icad ettikleri bir bayram mı?" diye. 19. yüzyıl sonuna kadar yapılagelen bu bayramı Bursalı dostlar yeniden ihya etmeye çalışıyorlar.

Erguvan tabiat aşıklarının, şairlerin, ressamların dikkatini her dem üzerinde toplamıştır. Şeyh Galip'den Behçet Kemal Çağlar'a ve Hilmi Yavuz'a kadar şairler Erguvan mısraları yazmışlar. Bir İstanbul sevdalısı olan rahmetli Prof. Dr. Süheyl Ünver de İstanbul'u erguvanlarıyla beraber değişik zamanlarda resmetmiş. Süheyl Hoca 1966 yılında Sabah Gazetesi'nde önemli bir makale yayınlamış ve İstanbul Belediye Başkanlarını her yıl İstanbul'da bir Erguvan Şenliği düzenlemeye davet etmiş. Hatta Mayıs ayının adını "Erguvan" ayı, İstanbul Boğazı'nın adını da Erguvan Boğazı koyalım teklifinde bulunmuş. Hoca'nın bu ilginç makalesini de size ayrıca sunuyoruz.

Yıllar sonra Marmara Üniversitesi öğretim üyesi ve kültür tarihçisi Dr. Haluk Dursun da 1983'ten beri İstanbulluların dikkatini Erguvanlara çekmeye çalışıyor. Yazılar yazıyor ve Erguvan Zamanı dostları ile Erguvan Seyirleri düzenliyor. İstanbul'un Erguvanlarını tek tek ziyaret edip hal hatır soruyor. Haluk Dursun, yapmış olduğu kabataslak sayımlarla Rumeli yakasında 500'e yakın, Anadolu'da 700'ü aşkın olmak üzere 1200 civarında erguvan tespit etmiş. Sultanahmet'te su terazisi yanındaki Halide Edip Parkı'nda... Firuzağa Camii arkasında ve Ayosofya Hürrem Haseki Hamamı civarında... Topkapı Sarayı girişinde, Aya İrini önünde... Emirgan'da aşağıda park girişinde... Fenerbahçe Parkı'nda, kafe karşısında... Kuyubaşı'nda Feneryolu Sokağı'nda erguvanlar tek başlarına birer türbe gibi ziyaretçi beklemektedir. Boğaziçini denizyoluyla seyretmek imkanı bulamayıp kerhen karadan erguvan temaşa etmek isteyenler için de Beylerbeyi Camii duvar dibindeki kahveyi, Fethipaşa Korusu'ndaki konakları, Caddebostan'da Cemil Topuzlu Caddesi ile sahil arasını, Anadolu Hisarı'ndaki Güzelce Kafe'yi tavsiye ediyor Haluk Bey. Haluk Bey'in teşvikleri ile biz de bir Erguvan Sevdalısı olduk.

18 Nisan 1999 günü Üsküdar Burhan Felek Lisesi bahçesinde oy kullanmaya gittiğimizde gördüğümüz manzara ise bir mucize idi. Üç metre çevresi olan koca bir Erguvan bizi selamlıyordu. Oy kullanmayı sonraya bırakıp hemen yanına koştuk. Dertliydi. Gövdesinde koca bir oyuk, içi toprak dolmuş. Hasta idi ve yardım bekliyordu. Dede Erguvana yardım sözü verdik. Süheyl Hoca'nın hayalini gerçekleştirecektik. Muhibbân-ı Erguvan toplanacaktı.

2002 Baharında hayallerimizle ve hayallerimize dar gelen imkanlarımızla boğuşurken İSTON Genel Müdürü Mehmet Dündar Bey'le tanıştık ve konuyu açtık. Sayın Dündar konuyu sahiplenerek projeyi İstanbul'u aklından ve gönlünden hiç çıkarmadan yaşayan Belediye Başkanımız Ali Müfit Gürtuna'ya iletmiş. Kendileri de sahiplenerek derhal gerçekleşmesi için talimat vermiş. İstanbul'un bir güzelliğini daha gündeme getiren Başkanımıza İstanbullular adına müteşekkiriz.
Meselenin bir de evveliyatı olduğunu sonradan öğreniyoruz: Burhan Felek Lisesi Müdürü, geçen yıl bir toplantıda karşılaştığı Sayın Gürtuna'ya Dede Erguvan'dan söz etmiş. Sayın Gürtuna da en kısa zamanda ziyaret edeceğini vaat etmiş ve Müdür Bey birkaç gün sonra hiç ummadığı bir zamanda Sayın Gürtuna'yı okulun bahçesinde karşısında bulmuş. Süheyl Hoca'nın Erguvan Şenliği fikri ve bizim projemiz böylece hayata geçmiş oldu.

1.İstanbul Erguvan Şenliği kapsamında ilk olarak Burhan Felek Lisesi bahçesindeki Dede Erguvanımız tedavi altına alındı. Çevresi İSTON şehir mobilyaları ile düzenlendi. Orman Mühendisi ve değerli ağaç tedavi uzmanı Abdullah Aykut Bey ve ekibi Dede Erguvan'ın çürüyen iç kısmını, diplerini temizlediler; mantar ve diğer zararlılardan korumak için ilaçladılar. Gövdenin içine protez yerleştirip oyuğu kapattılar gövdenin yükünü rahat taşıyabilmesi için iki kolu çelik halatlarla takviye ettiler ve inşallah ömrünü uzattılar. Sayın Gürtuna'nın ve Üsküdar Belediye Başkanı Sayın Yılmaz Bayat'ın da katıldığı bir törenle sevgili Burhan Felek Lisesi öğrenci ve öğretmenleriyle beraber bahçeye bir beyaz iki pembe Erguvan daha diktik.

Daha sonra Dede Erguvana veda edip aynı gün medya ve değerli ağaç dostları için Boğaz'da bir Erguvan seyri düzenledik. Sevgili Doç.Dr. Haluk Dursun hocamız Erguvanları ve Boğaziçi'ni dört saat boyunca anlattı. "Rumeli yakasında; Topkapı Sarayı önünde, Gülhane Parkı'nda ilk olarak Saraylı bir erguvan karşıladı. Sonra Fındıklı'da, Dolmabahçe'de; Gümüşsuyu'nda başka erguvanlar birer ikişer kendilerini gösterdiler; ama arkasından esas cemaat, Yıldız Parkı girişinde ve Yahya Efendi Dergahı'nda öbek öbek saf tuttular. Bu toplu gösteri Kuruçeşme'de Ali Saip Efendi Korusu, Enver Paşa Yalısı ve Şeyhülislam CemaIettin Efendi Korusu'nda yoğunlaştı. Arnavutköy girişindeyse gösteriye mor salkımlar da karıştı. Hele Bebek'te Valide Paşa Yalısı'na gelmeden aralarından bir tanesi vardı ki, o frapan renk tonuyla daha bir ön plana çıktı, daha bir göz aldı.

Rumelihisarı'na gelindiğinde Yılanlı Yalı'dan başlamak üzere Aşiyan'da ve Şehitlik'te takım takım, alay alay erguvan orduları 'hazır ol'da durdular; sonra birer ikişer kişilik nöbetlerle İstinye Korusu'ndaki ikinci bir gruba kadar bize refakat ettiler. Karadeniz'e doğru açıldıkça erguvanlar azaldı. Nisan yağmurunun getirdiği bereketle manzara daha bir yeşillendi, erguvanlar yerlerini yeşil bir ağaç denizine bıraktı. At kestaneleri, dişbudaklar, ıhlamurlar, defne ağaçları arasında koyu serviler belirdi. Kavaklar'da ise Boğaz tepeleri iyice dumanlandı, erguvanlar artık hiç görünmez oldu.

Anadolu yakasından kıyı boyunca gezerek çıktığımız dönüş yolunda; Çubuklu Hidiv Korusu'nda, Kanlıca tepelerinde, Mihrabad Korusu'nda, Küçüksu Sevda Tepesi'nde, Kandilli Cemile Sultan Korusu'nda öbek öbek beliren Rumi Erguvanlar, Vaniköy Papaz korusu ile Kuzguncuk Fethi Paşa korularında küçük gruplardan toplu gösterilere geçerek değişik renk tonlarıyla Boğaz'ın Anadolu yakasını Süheyl Ünver'in deyimiyle Erguvan Nuruna dönüştürdüler."

Ve son olarak İstanbul Park ve Bahçeler Müdürü Dr. Faruk Anılsın'ın öncülüğünde Sayın Belediye başkanımız Ali Müfit Gürtuna, Sarıyer Belediye Başkanı, Hisarüstü, Fatih ve Baltalimanı Muhtarları ve halkımızın katılımıyla Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'nün Avrupa yakasındaki ayağının yamacına onlarca Erguvan Fidanı diktik.

35 sene sonra İstanbul Belediye Başkanlarından biri nihayet Süheyl Hoca'nın davetine icabet etti. Sayın Gürtuna İstanbulluları bu utançtan kurtarmış bulunuyor. Tüm bu aktiviteleri ve 1.İstanbul Erguvan şenliğini sponsor olarak destekleyen İSTON'a; ve İSTON'un tabiat aşığı, kalbinin güzelliği yüzündeki tebessümle sürekli bize yansıyan Genel Müdürü Mehmet Dündar'a 'Erguvan Muhibleri' olarak teşekkür ediyoruz.

2003 yılı baharındaki 2. İstanbul Erguvan Şenliği'nde buluşmak ümidiyle...

H.Hüseyin Emiroğlu
İstonbul Dergisi Sayı:7 , 2002
26-08-2005
Yazılım vBadvanced CMPS, Forum vBulletin Version 3.8.5 Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0
agaclar.net © 2004 - 2019