Araçlar

Bookmark and Share






Yazılı Kanyon

Yazılı Kanyon'da insanlık dersi..

İsparta ili Sütçüler ilçesine doğru yol alıyoruz. Yazılı kanyon'u gezeceğiz bugün. Niye yazılı diye merak edenler olabilir. Yazılı denmesinin sebebi kanyonda büyük bir kaya üzerinde eski yunan şairlerinden Epiktetos'un Hür İnsan Üzerine bir şiir'inin yer alması. Ayrıca kayalara kazınmış bir çok yazı da yer alıyor yazılı kanyonda. Hür insan üzerine şiiri daha sonraya bırakıp 1989 yılında Milli Park ilan edilen yazılı kanyon vadisini sizlere tanıtalım. Parka girerken yol yorgunluğunu Sütçüler ilçesinin köy kahvesinde atabilirsiniz. Bölgeye has dağ kekiğinden yapılmış sıcak kekik çayını içmenizi öneriyorum.

Yazılı kanyona ülkemizin az bilinen doğal ve tarihi güzelliklerinden birisi. Kanyonda yapılacak yaklaşık bir, bir buçuk saatlik bir kolay yürüyüş parkuru sizlere bu doğa harikasını yeterince tanıtmaya yetecek kanısındayım. Yazılı kanyon, Isparta-Antalya arasında bulunan Aksu nehrinin Çandır kolunun bir devamı niteliğinde. Yaklaşık 600 hektarlık bir alanı kapsayan kanyon geç de olsa bir milli park statüsüne kavuşturulmuş. Kanyonda yürüyüşe başladığınızda ilk dikkatimizi çeken altınızda çağlayarak akan bir nehir başınızın üstünde yer yer yüz metreden dört yüz metreye varan sivri tepeler ve gözlerinizin önünde bu kadar değişik türde ağacı ve bitkiyi başka hiçbir yerde bulamayacağınız bir vadi uzanıyor.

Bu eşsiz tabiat Tabiat Parkı'nda kızılçam, kızılağaç, saçlımeşe, çınar, ardıç, ceviz, pırnal meşesi, keçiboynuzu, akça kesme, defne, zeytin, sandal, sakız, tesbih, mersin, alıç, karaçalı, ladin ağaçları ile katırtırnağı, zakkum, yaban gülü, sarmaşık, eğrelti gibi bitki türleri eşsiz renk ve koku cümbüşü içinde sizleri karşılıyor. Yürüyüş parkuru içinde pek görülmeseler de domuz, yaban keçisi, tilki, porsuk, su samuru, tavşan, sincap, kartal, kızıl akbaba, doğan, güvercin, üveyik, keklik gibi yabani hayvanlar da parkın yaşam türlerini oluşturuyorlar.

Yürüyüş parkurunun başında biraz dik kayalar arasından başlayan yürüyüş demir köprülerden sonra meşhur kral yoluna ulaşıyor. Kanyonun içinde ikinci köprünün sağında tahrip edilmiş olan Hür İnsan Üzerine adlı şiir Antalya Tabiat ve Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu üyesi Prof. Dr. Sencer Şahin tarafından çözülmüş ve Isparta Milli Parklar ve Av Yaban Hayatı Başmühendisliği'nin girişimi ve katkısı ile bu yazıtın karşısına Türkçe ve İngilizce tercümesi asılmıştır. Aziz Paul, Perge'den Pisidia Antiocheia'ya giderken bu kanyondan geçmiştir.Bu yüzden kanyon, hristiyanlar ve din turizmi için de kutsal yerlerden birisi sayılıyor.

Şimdi bu kanyonda bir kayanın üzerine kazınmış şiirde ne dendiğine bir bakalım.

(Hür insan üzerine şiir)
Ey yolcu, yol hazırlığını yap ve koyul yola; şunu bilerek :
Hür kişi sadece karakterinde hür olan kişidir
Kişi hürriyetinin ölçüsü bizzat kendi doğasında bulunur
Ve kararında içtenlikliyse hür kişi ,
Yüreğinde ise dürüstlüğü, işte bunlar asil yapar kişiyi
Ve bununla yücelir hür kişi hatalarla değil.
Ana-babadan gelen uydurma bir asaletten tad almaz o :
Zira ana-baba değildir hür insanı doğuran
Zeus'tur herkese ata olan ve de tek kök insanoğluna
Herkesin tek şansı vardır. O alır kader icabı beden güzelliğini
Budur soy güzelliği ve hür olma hali gerçek anlamda.
Ruhen köle olan ise sakınmaz kötü sözden, katmerli köle de olsa
Aşırılıktır şiarı bu kişinin, yüreğinde soysuzluk vardır
Ey yolcu, Epiktetos köle bir anadan doğmuştu, ama
Yüceydi herkesten, bir kartal gibi: bilgelikte ise takdire şayandı ruhu
Söylemem gerekirse, tanrısal bir varlık doğurdu onu. Keşke şimdi de (bu mümkün olsa)
Böylesine yararlı ve sevinç kaynağı bir insan
Tüm ünlü kişiler arasında köle bir anadan dünyaya geldi.

Şiirin şairi olan Epiktetos, MS.50 yılı civarında Frigya'nın Hierapolis kentinde dünyaya gelen ve 138 yılında Epirus bölgesindeki Nikopolis kentinde ölen ünlü bir filozoftur. 'Epiktetos' aslında bir isim değildir. Köle, esir anlamına gelir. Yaşadıklarından dolayı ona isim olarak konmuştur.Roma'ya köle olarak götürülmüş, daha sonra azad edilmiştir.

Tanrının birliğine, tüm insanların aynı ve tek tanrıdan geldiğine inanan bir düşünür olan Epikietos'a göre, "İnsan, insanın efendisi olamaz. Kader eninde sonunda şöyle veya böyle günahlarımızın bedelini önümüze koyar Görünen ya da görünmeyen zaman içinde herkes günahlarının bedelini öder. Bunu bilen insan kimseye kızmaz, gücenmez, kimseyi aşağılamaz, kimseyi itham etmez, kimseden nefret etmez, kimseye kin tutmaz" biçiminde hümanist düşüncelere de rastlamaktayız.
İslamiyetten yedi yüz yıl önce, aynı anda bir çok tanrıya inananların bulunduğu bir çağda insanların tek tanrıdan geldiğini söyleyen şiirinin yazıldığı kaya, arkasında belki hazine vardır diye dinamitle patlatılmış. Tabii arkasından hazine filan çıkmamış ama şiirin tam ortasında duran derin çukur insan hırsının belki de tam yerinde bir göstergesi olarak bölgeyi gezenlere ayrı bir ders daha veriyor.

Yazılı kanyon gibi sayıları bini geçen doğal ve tarihi mekanlarımızın daha iyi korunmasını sağlayacak önlemlerin bir an önce alınması dileği ile kanyonun hemen altında bulunan alabalık lokantasına gidiyoruz. İki porsiyon alabalık, salata, meşrubat ve sıcak helvadan oluşan yemeğimizi yedikten sonra, Sütçüler kasabasına doğru kısa bir yürüyüş ve hemen ardından yine içtiğimiz dağ kekiği çayı ile sizinde mutlaka görmeniz umuduyla Yazılı Kanyon gezimizi tamamlıyoruz.

Kaynak: Sekoya Gigantea - 2006
20-03-2006
Yazılım vBadvanced CMPS, Forum vBulletin Version 3.8.5 Copyright ©2000 - 2020, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0
agaclar.net © 2004 - 2020