Araçlar

Bookmark and Share






Beypazarı

Gümüşü, kurusu, havucu, tarihi evleri ve eşsiz yemekleri ile hayatta daha yapacak çok işi olan bir kent : Beypazarı

Bir Pazar günü düşüyor yolumuz Beypazarı'na. Bey'ler pazarı Evliya Çelebinin Seyahatnamesinde anlattığı gibi kurulmuş. Ancak günümüzün beyleri turistler olmuş artık. Belediyenin öncülüğünde yaşlısı genci elbirliği ile turistleri ağırlamanın ve turizm yolu ile kalkınmanın peşindeler.

Beypazarı'nı gezmeye başlamadan önce Beypazarlı'nın hayata bakışını öğrenmek gerekli. O kentin simgesi olmuş eski evlerin henüz her yerinin bitirilmediğini öğrenmek ilginç geliyor. En azından iki üç yüz yıllık evler size eski gibi görünse de aslında halen inşaat halinde… Hayır, yanlış anlamayın sakın, restorasyon değil kast ettiğim. Geleneğe göre Beypazarlılar dünyada hala yapacakları bir şeylerinin kaldığını vurgulamak için evlerinin üst katlarının bir kısmını ya da tamamını işlemeden bırakırlar. Buna yerel dilde Çandı **** Çantı derler. Ancak ihtiyaç olduğu hallerde bu mekanları tamamlıyorlar. İşte Beypazarlı'nın hayata bakışı böyle, daha yapacak çok işimiz var hayatta diyorlar. Zaten bunu kente adımınızı attığınızda hemen fark ediyorsunuz. Hemen herkes gelen turistleri en iyi şekilde ağırlamanın peşinde.. Kesiliveren bir cevizli sucuk, kürekle ikram edilen Beypazarı kurusu **** rica minnet tatmanız istenen seksen kat yufkadan oluşan baklavası ile çarşıda daha yürürken karnınız doymaya başlıyor..



Beypazarı eskiden o meşhur E-5 yolu yapılmadan önce Ankara - İstanbul karayolunun geçtiği ilçelerden birisi idi. Ancak yol Kızılcahamam - Gerede üzerinden geçtiğinde Beypazarı da kaderine terkedilmiş Ankara ilçelerinden birisi oluvermişti. Beypazarlı, bir çok Ankara ilçesi gibi bu kadere razı olmadı. Bey'lerin pazarı, belediyenin de öncülüğünde beşyüz Beypazarı evini restore etti. Geriye kalan bin evin ise restorasyon çalışmaları sürüyor. Beypazarı belediyesi, bu evlerin bir kısmını sahiplerine, bir kısmını da hayırsever kişi ve kuruluşlara yaptırıyor.
Gelin şimdi Beypazarında nerelerin görülmesi gerektiğine bir bakalım.

Hıdırlık Tepesi Beypazarı'nı ziyaret edenlerin ilk uğrak yeri, şehrin tüm güzelliklerini bir arada görebildikleri Hıdırlık Tepesi'dir. İlçenin tüm bölgelerine hakim olan tepeden tarihi konakların ve doğal güzelliklerin ön plana çıktığı şehir dokusunu tüm ayrıntılarıyla seyredebilirsiniz. Hıdırlık tepesinde demli bir çay içmeyi sakın unutmayın.

Alaattin Sokak Restorasyonu tamamlanmış ve hizmete açılmış bir çok Tarihi Konağı barındıran Alaattin Sokak; yöresel ürünlerin satıldığı tezgahların kurulduğu şehrin en gözde mekanı. Beypazarlı ev hanımlarının el emeği ürünleri tadarak alışverişinizi yaparken sohbet etme fırsatı da bulabilirsiniz.

İnözü Vadisi Beypazarı'nın kuzeyinde yer alan İnözü Vadisi; doğal bitki örtüsü ve kültürel kalıntıları ile oldukça zengin bir görünüme sahiptir. İnözü Çayı'nın aşındırıcı etkisiyle iki tarafı balık sırtı görünümünde yükselen dik kayalardan oluşan Vadi; doğa sporlarını sevenler için eşsiz güzellikler barındırmaktadır.
Kültür Evi ( Müze )
Nurettin Karaoğuz tarafından bağışlanan konak, 1996 yılından itibaren "Beypazarı Tarih ve Kültür Evi" olarak kullanılmaktadır. Beypazarı kültürünü yansıtan eserlerin, kıymetli madenlerin, antika eşyaların ve Beypazarı tarihine ışık tutan tarihi belgelerin sergilendiği Kültür Evi; görülmeye değer bir Beypazarı mirası. Eski Osmanlı haritaları ve eski matematik kitapları konağın en üst katında bulunan çatı arasından çıkartılmıştır.



Halk Evi
Restorasyonu tamamlandıktan seminerler ve çeşitli organizasyonlar için kullanılan Halk Evi; ilk açıldığı 1938 yılındaki amaçlara hizmet etmektedir. Hafta sonları siyah beyaz Beypazarı fotoğraflarının sergilendiği Halk Evi'ni mutlaka ziyaret etmelisiniz.

Gümüş Mağazaları Beypazarı'nın en önemli simgelerinden birisi olan Telkari Gümüş İşlemeciliğinin birbirinden güzel el işi takılarını bulabileceğiniz gümüş mağazaları özellikle bayanların ilgi odağı. Belediye binasında bulunan Gümüşçüler Çarşısı'nın yanı sıra şehir merkezinde de bir çok gümüş mağazası bulabilirsiniz.

Beypazarı Kuru Fırınları Türkiye'de sadece Beypazarı'nda üretilen ve tazeliğini bir sene koruyan, çay saatlerinin vazgeçilmez lezzetlerinden Beypazarı Kurusunu, hem üretim hem satış yeri olan taş fırınlardan tadarak alabilirsiniz. Fırına girdiğinizde tereyağı ve tarçın karışımı enfes bir koku etrafa yayılıyor...

Mutfağı en zengin ilçelerden biri Beypazarı, tarihi zenginliklerinin yanısıra yöresel yemekleriyle de ilgi odağı olmuştur. Anadolu'nun lezzetlerini barındıran yemekleri, sunumunun inceliği ve zarafetinden olsa gerek "İnce Takım" olarak adlandırılır. El yapımı tarhana çorbası, taş fırınlarda pişirilerek yine özel güveç kaplarında ikram edilen etli güveci, parmak kalınlığında damarsız ve ince kara üzüm yaprağına sarılan etli dolması, 80 kat ince yufkadan hazırlanan baklavası ve yöresel tatlısı olan höşmelimiyle bu zengin mutfak, tarihi konaklarda ziyaretçilere sunulur. Taş fırınlarda yapılan, tazeliğini bir sene koruyan, çay saatlerinin vazgeçilmez lezzetlerinden Beypazarı Kurusu, Türkiye'de sadece Beypazarı'nda üretilir. Beypazarı'nın tamamı tescilli bu yemeklerinin tarihi konaklarda servis edilmesi lezzetine lezzet katar.

Her yıl geleneksel olarak düzenlenen Havuç ve Güveç Festivali'nde yöresel yemek yarışmaları düzenlenerek lezzetler ödüllendirilir. Beypazarı'ndaki zengin yemek kültürünün en önemli nedenlerinden biri ilçenin tarım ürünlerinin zenginliğinden kaynaklanır. Topraklarının verimli olması nedeniyle nüfusun yüzde yetmişi tarımla uğraşır ve İstanbul, Ankara gibi merkezlerin domates, ıspanak, salatalık, marul, biber, havuç ihtiyacı da yine Beypazarı'ndan karşılanır. Organik tarımla üretilen ürünlerin hızla arttığı Beypazarı'nda hedeflenen, gübresiz, hormonsuz tarımın yaygınlaştırılması. Türkiye'deki havuç ihtiyacının %60'ını Beypazarı'nda yetiştirilen havuç karşılar. Havucun yan ürünleri olan; lokumu ve reçeli, havuç suyu, lokumu ve reçeli Beypazarı'nın en değerli ürünlerindendir. Pekmezi ve cevizli sucukları da Beypazarı'nın yöresel ürünlerindendir ve bağlarda yetişen kaliteli üzümlerden yapılır.

El sanatlarında da öncü
Beypazarı'nda özellikle gümüş işlemeciliği (Telkâri) yaygındır. El işçiliğiyle yapılan telkari gümüşleri, zarafeti ve farklı tasarımlarıyla Beypazarı'nda ustalıkla oluşturulan sanat eserleridir.
Gümüş işleme sanatı Beypazarı'na ahilik yoluyla kazandırılmıştır. Ahilik 13. yy. da Anadolu'da görülmeye başlanan esnaf ve sanatkar birliklerine verilen addır. Beypazarı halkı bu sanatı bir iş olarak kabul etmiş ve zaman içinde geliştirmiştir.

Tarih boyunca önemli bir ticaret geçidi olan İpek yolu üzerinde bulunan Beypazarı'nda gümüş madeni yoktur. Eskiden olduğu gibi bugün de gümüş, başka illerden getirilir. Külçe haline getirilen gümüşler eritilip tel haline getirilerek inceltilir. Saf halde olduğu için kolayca bükülen gümüşler, sanatkar tarafından şekillendirilerek süs eşyaları ve takı yapımında kullanılır. İşlenirken kullanılan teknik, telkaridir. Telkâri, ince telden takı süslemeciliğidir. Tel ne kadar ince olursa takının değeri de o kadar artar. Hammaddesi altın ve gümüştür. Altın pahalı olduğundan genellikle gümüş kullanılır. Gümüş takı çeşitleri; kemer, kolye, iğne, başlık ve tılsım olarak sıralanabilir. Telkârideki motifler, doğanın Türk-İslam düşüncesi ile yorumlanışını ve Türk zevkini aksettirir. Beypazarı'nın takıda sembolü "tılsım" dır. Tılsımın etrafı gümüşle süslenerek, kolye olarak takılır. Bugün Beypazarı'nda yeniden oluşturulan ve hayat bulan bir çarşı içinde gümüş ustaları bir araya toplanmış ve usta, çırak ilişkisiyle bu sanatın geliştirilmesine imkan sağlanmıştır. Büyük bir sabır, el emeği, göz nuru, dikkat ve özenli işçilik gerektiren telkari tekniğiyle işlenip satışa sunulan gümüşler, Beypazarı'nda turizm potansiyelinin artmasına da katkıda bulunmuştur.

Dövme Bakırcılık: Beypazarı'nda en çok ilerleyen el sanatlarından birisidir. Beypazarlı ustalar, madeni çekiç ve örs ile döverek güğüm, tencere, tava, kazan, ibrik ve sigaralık gibi eşyalar yapmaktadırlar. Çok eski zamanlardan beri dövme tekniği ile işlenen bakır eşyalar, günümüzde halen yöre halkı tarafından kullanılmaktadır.



El İşlemeli Çevreler ve Sırma İşlemeleri: Dokuma ve ince deriden yapılmış, muhtelif eşyalara usullerine göre iğne ile türlü cins ve renkte ipliklerle yapılan süslemelere "İşleme" adı verilmektedir. Beypazarı işlemeleri arasında öne çıkan sırma işlemeli "bindallılar", yörede her genç kıza annesinden kalan değerli bir elbise olarak kullanılmaktadır. Tülbent, mermerşahi ve tül üzerine sırma ile işlenen, kare şeklinde mendil büyüklüğündeki "Çevre" adı verilen örtüler ise bindallı elbiselerle birlikte yöre kadınlarınca günümüzde halen kullanılmaktadır.

Dokumacılık: Beypazarı'nda bir aile mesleği olarak devam ettirilen dokumacılıkta, pamuk ipliği, suni ipek, ve yün ipliği kullanılmaktadır. Dokuma tezgahlarında kıldan dar enli kumaşlar dokunur ve bu dokumalardan kışlık yelek ve şalvar dikilir.

İpekli El Dokumacılığı: Beypazarı'nda günümüze kadar geleneksel olarak süregelen ipek el dokumacılığı, yörede sadece "Bürgü" yapmak amacıyla dokunmakta ve halen de bu amaçla devam etmektedir. Kadınların örtünmek için kullandıkları bir tür kıyafet olan bürgüler, erkekler tarafından yapılmaktadır.

Semercilik: Eski tarihlerde oldukça geçerli bir meslek olan semercilik, ulaşım araçlarının zamanla değişmesiyle önemini kaybetmiştir. Beypazarı'nın Bağdat yolu üzerinde bulunması ve kervanların bu yolu kullanması, ilçede semerciliğin çok eskilere dayandığının bir göstergesidir. Beypazarı,bu yüzyılda da semercilik mesleğinin sürdürüldüğü ender ilçelerden biridir.

Saraçlık: Eyer, at takımları, araba koşumları başta olmak üzere deriden ve meşinden çeşitli eşyalar yapanlara "Saraç", bu mesleğe de "Saraçlık" denilmektedir. Türkler için büyük önem taşıyan bu meslek, Beypazarı'nda halen yaşatılmaktadır.

Demircilik: Örs, çekiç, balyoz ve maşa kullanılarak ateş ocaklarında demire şekil veren demircilerin sayısı azalmış olsa da, 70 yıllık bir tarihe sahip bu el sanatı halen Beypazarı'nda sürdürülmektedir.

Beypazarı Maden Suyu
"Herkes yanlış biliyor zaten bu maden suyu... Sodası filan değil. O bize Amerika'dan gelen bir yanlış alışkanlık". İnözü vadisinde Beypazarı marka maden suyunu üreten Niyazi Ercan'la sohbetteyiz . Maden suyu yerin tam 2 bin 200 metresinden çıkıyor ve içindeki karbon dioksit oranı düşürülüyor. İnsan vücudunun sağlıklı gelişimi ve yaşamın sürdürülmesi için gerekli olan mineraller kalsiyum, magnezyum, sodyum, iyot ve sülfatları barındıran maden suyu, işletmeyi ziyarete gelen konuklara Beypazarı misafirperverliği ile ücretsiz ikram ediliyor. Maden suyunun cam ve koyu renk şişede içilmesi gerektiğini ancak ülkemizde beyaz pet şişelerde de maden suyu satıldığını öğreniyoruz. Güneş ışığının başta iyot ve diğer mineralleri de bozduğu için Beypazarı şişelerinin üzerinde güneşten koruyunuz uyarıları yer alıyor. Niyazi Ercan, sigarasız toplum merkezinin de destekleyicisi olarak şunu söylüyor, "Sigarayı bıraktığınız günden itibaren en az iki şişe maden suyu içerseniz kanınız sigaranın nikotin ve zehrinden daha kısa sürede temizlenecektir."

Ya Nasip
Beypazarı çarşını gezerken erkek berberi sayısının bir hayli fazla olduğunu görüyoruz. Bazen iki berber dükkanı yan yana, bazen birer dükkan ara ile berber sayısı hayli fazla. İlginç geliyor bize giriyoruz bir yaşlı ustanın dükkanına. İki eski koltuk, iki eski lavabo, sırları çatlamış birer ayna ile usta kadar yaşlı dükkanı da. " Benim yanımda yetişti hepsi diyor, sonra yetişenin yanında yetişen askere gitti geldi, ne yapacak iş yok,açtı bir berber dükkanı ". Hepsinde iş var mı diyoruz. " Ya nasip" diyor usta eski ahi geleneği ile... Sonradan öğreniyoruz ki açılışlarına hep gitmiş hayırlı olsuna.
Açılan tezgahlarda Belediyenin ve derneklerin teşekkür belgeleri tezgah sahiplerine turizme verdiği desteklerden ötürü gururla sergileniyor. O arada bir havuç suyu geliyor ikram olarak, sonra al bir dilim baklava, cevizli sucuk... Sattıkları gibi insanları da sohbetleri de tatlı, ve hayatta daha yapacak çok şeyleri var. Bir gün yolunuz mutlaka düşsün Beypazarı'na ve bey'ler gibi ağırlanın.

Yazı ve Fotoğraflar : Sequoia gigantea - 2006

Kaynak: Sequoia gigantea
06-04-2006
Eski 23-08-2006, 21:11  
AYDIN_ATICI
Ağaçsever
 
Giriş Tarihi: 26-04-2005
Şehir: BODRUM
Mesajlar: 38
Beypazarı fotografları

Beypazarı'na ait daha fazla fotograf için buraya bakabilirsiniz.
http://www.pansiyonara.com/galeri/type.asp?iType=44

AYDIN_ATICI Çevrimdışı Kurallara Aykırı Mesajı Bildir  
Yazılım vBadvanced CMPS, Forum vBulletin Version 3.8.5 Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0
agaclar.net © 2004 - 2019